Bundan tam 154 yıl önce yaşanan trajedide, Ruslarla savaşan Kuzey Kafkas halkları, savaşı kaybedince Çarlık Rusyası tarafından başta Anadolu toprakları olmak üzere birçok Osmanlı toprağına sürgün edilmişti. Gemilerle sürgün edilen Çerkes ve Ahbazlar’ın ilk sürgün edildikleri topraklar olan Kocaeli’nin Kandıra ilçesi Babalı Köyü sahilinde anma töreni gerçekleştirildi. Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bursa, Eskişehir, Zonguldak, Samsun, Ankara, İzmir gibi birçok ilden sahile gelen Abhazlar, Kuranı Kerim tilaveti ile başlayan anma töreninde sahile çelenk ve karanfiller bıraktı. Abhaz Dernekleri Genel Başkanı Atanur Aksoy ve Abhazya’nın Türkiye Temsilcisi Vadim Haraziya başta olmak üzere dernek başkanları ve çok sayıda vatandaş, Karadeniz’e karanfiller bırakarak atalarını andı.

“SÜRGÜNÜ UNUTMAYACAĞIZ” 

Gerçekleşen törenlerin sonunda ise meşaleler yakan Ahbazlar, sahil boyunca yürüyüş yaparak büyük halkalar oluşturdu. Son olarak anmalarda her yıl yakılan nart ateşi meşalelerin atılmasıyla yakıldı. Gerçekleşen törenler, sabahın erken saatlerine kadar sürerken özellikle gençler “Sürgün Nöbeti” tutarak sabahın erken saatlerine kadar sahilden ayrılmadı.
Törende konuşan Abhaz Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Atanur Aksoy, “Bu yaşanan büyük sürgünde atalarımız yaşamını yitirdi. Bizler Kafkasyalılar’ın torunları olarak bu anma geleneğini her yıl sürdürüyoruz. Bu acıyı her zaman kalbimizde yaşamayı sürdüreceğiz ve sürgünü unutmayacağız” dedi.  

Geleneksel hat sanatı ile kaleme alınan sergi,hat sanatı ile ilgili Hz. Muhammed’in,isim ve sıfatlarını dijital platforma taşıyan ilk sergi olma özelliğini taşıyor. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, serginin açılışında yaptığı konuşmada, “Ekonomik katkılarının yanında topluma sosyal fayda sağlamak konusunda da yükümlü gördüğümüz Yıldız Holding’in bilhassa kültür ve sanat alanında özgün projelerde yer almasını amaçlıyoruz” dedi. 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV), 104 ismini ve sıfatlarını içeren hat sergisi “Esmaü’n Nebi”, Yıldız Holding Seminer ve Sergi Salonu’nda ziyarete açıldı. Hat sanatçısı Ferhat Kurlu ve Tezhip sanatçıları Numan Aydın ve Deniz Akın tarafından geleneksel hat sanatı ile kaleme alınan sergi,hat sanatı ile ilgili Hz. Muhammed’in,isim ve sıfatlarını dijital platforma taşıyan ilk sergi olma özelliğini de taşıyor. 

Hz. Muhammed’in yaratılış güzelliklerini anlatan 104 isminin hepsine tek hat levhasında yer verildi. İsimlerin ve sıfatlarının her biri ise tek tek 104 ayrı dijital ekranda sergilendi. 

”Esmaü’n Nebi” Sergisi’nin kitabı ve içeriği, Prof. Dr. Faruk Taşkale ve Doç. Dr. Hüseyin Gündüz tarafından, çeşitli müze, kütüphane ve özel koleksiyonlarda bulunan yazı ve tezhip sanatına ışık tutacak özelliklere sahip eserlerden derlendi. Antik A.Ş. Kültür Yayınları’ndan yayınlanan kitabın yayın yönetmenliğini ise Olgaç Artam üstlendi 

Serginin açılışına Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, sanatçılar ve sanatseverler katıldı.

“Ülkemize katkımızı sadece ekonomik faaliyetlerle sınırlı görmüyoruz ” 

Serginin açılışında konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, özellikle kültür ve sanat alanındaki özgün projeleri gönülden desteklediklerini belirterek, “Ekonomik katkılarının yanında topluma sosyal fayda sağlamak konusunda da yükümlü gördüğümüz Yıldız Holding’in bilhassa kültür ve sanat alanında özgün projelerde yer almasını amaçlıyoruz. Özellikle İslam sanatları alanında birçok özel projeyi hem şirketimizin içinde hem de verdiğimiz sponsorluklarla bu zamana kadar destekledik. Çalışma mekânlarımızı, sadece iş yapılan mekânlar olarak değerlendirmiyor, çağdaş ve geleneksel sanatın en güzel örneklerini Yıldız Holding’de sergiliyoruz. Yıldız Holding Seminer ve Sergi Salon’unda bugün sizlerle buluşturduğumuz “Esmaü’n Nebi” Sergisi’nde gördüğümüz isim ve sıfatların hepimizin ufkunu açmasını temenni ederim” dedi.

104 ayrı levhada 104 ayrı isim tek tek sergileniyor 

Sergide konuşan Hattat Ferhat Kurlu, “Yıldız Holding’in bu manada ikincisi projesi. İki sene önce bir Esma Hüsna sergisi yapılmıştı. Aynı konsepte bir Esmaü’n Nebi sergisi bu sefer yapıldı. Burada yalnız bir şey var. Esmaü’n Nebi çok fazla yazılmış çok fazla levha haline getirilmiş bir konu değil. Delailül Hayrat’larda var ama çok fazla çalışılmamış. Bu manada ilk sayılabilir. Burada bir ilk daha var. 104 tane Peygamber Efendimizin ismi var. Ama her biri ayrı ayrı dijital ortamlarda tezhip ile buluşturulup dijital bir sergi haline getirildi. Web sitesinde sosyal medyada çok daha fazla insana, seyirciye ulaşması için dijital bir sergi haline getirildi. Şuanda içinde bulunduğumuz mekanda da 104 ayrı levhada 104 ayrı isim tek tek sergileniyor. Animasyonları ile beraber, okunuşları ile beraber. Bu manada hem levhanın aslı hem de dijitalleri olarak değişik güzel bir sergi oldu. Hem sosyal medyada hem dewww.peygamberimizinisimleri.com adlı sitesinde yayınlanıyor” dedi.

“Hazreti Peygamberin 2 binin üzerinde ismi bulunmakta” 

Bu projeden bahsedildiği zaman çok heyecanlandıklarını belirten Prof. Dr. Faruk Taşkale, “Doktor Hüseyin Gündüz ile birlikte elimizde neler var arşivimizde neler var onun üzerine bir çalışma yaptık. Epey bir çalışma vardı.Halk arasında yaklaşık 99 ismi bilinir Hazreti Peygamberin araştırmamız sırasında gördük ki 2 binin üzerinde isim bulunmakta. Aslında bunlar birer sıfat ama öyle özdeşleşmiş ki Hazreti Peygamber ile isim haline gelmiş ve zengin bir görsel ile kitabımızı tamamladık. Umuyorum ilgi çekecek. Kitap basıldı, yayınlandı ve bugün tanıtımı yapılacak” şeklinde konuştu. 

Sergide, ülkemizde ve dünyada bir ilk olarak, Hz. Muhammed’in (SAV) 300’ü aşkın isim ve sıfatlarından 104 adet hüsnü hat dizisi derlendi. Ferhat Kurlu liderliğinde usta hattatlarca kaleme alınan ve Peygamberimizin yaratılış güzelliklerini insanlara anlatmaya aracı olan 104 isim, 104 dijital ekranda, manaları ile birlikte sergilenecek. Ağustos ayı sonuna kadar ziyarete açık olan“Esmaü’n Nebî” Hat Sergisi,www.peygamberimizinisimleri.com sitesinden de ziyaret edilebilir.  

Mustafa Biçer
 

Terakki Vakfı Okulları Kütüphaneleri tarafından her sene düzenlenen Kütüphane Şenliği; Levent Yerleşkesi’nde 7-11 Mayıs, Tepeören Yerleşkesi’nde 14-18 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşti. Levent Yerleşkesi’nde 1’inci sınıf öğrencileri Kütüphane Şenliği etkinlikleri kapsamında Yazar Eda Albayrak ile ilkokul kütüphanemizde ‘Bidigago’ kitabının Üretici Düşünme ve Yazma etkinliğinde buluştu. Albayrak, akıl ile ilgili çeşitli sorular sorarak öğrencilerimizin kişisel üreticiliklerini ön plana çıkartan, zekayı geliştiren üretici oyunlar oynattı. Her iki yerleşkede ilkokul 2’nci sınıf öğrencileri, ‘Kayıp Sorular’ kitabının yazarı Çiğdem Gündeş ile söyleşti. Gündeş, soru kavramının önemini vurguladı ve yazarlıkla ilgili söyleşti. Söyleşi sonunda öğrencilerimizin kitaplarını imzaladı. 

4’üncü sınıf öğrencileri, ‘Lataşiba’ isimli kitabın yazarı ve çizeri İrem Uşar ile buluştu. Terakkili öğrencilerle interaktif bir söyleşi gerçekleştiren Uşar, kitabını yazma serüveni ve kitabın konusu zıtlıklar üzerine sohbet etti. Öğrenciler, kitaplarını Uşar’a imzalattıktan sonra söyleşi sona erdi.

Okuma tiyatrosu ve domates yetiştirme etkinliği 

Tiyatro oyuncusu ve oyun yazarı Fikret Terzi, 3’üncü ve 4’üncü sınıf öğrencileriyle ‘Ah Karagöz Vah Karagöz’ kitabının ‘Okuma Tiyatrosu’ etkinliğinde bir araya geldi. Öğrencilere, sanatın önemi, geleneksel kültür gölge tiyatrosu ve ‘Hacivat Karagöz’ oyunu hakkında bilgi veren Terzi, ‘Hacivat Karagöz’ oyununu öğrencilerle birlikte kitaptan okuyarak seslendirdi.

Tepeören Yerleşkesi’nde anaokulu 4, 5 ve 6 yaş çocuklar, doğayla ilgili farkındalığı artırmak için düzenlenen domates yetiştirme etkinliğine katıldı. Çocuklar, öncelikle domatesin yetişme hikayesini dinledi. Ardından, domatesin yapısını inceledi. Etkinlik sonunda öğrendikleri yeni bilgileri domates tohumu ekerek pekiştirdi. İlkokul 1’inci sınıf öğrencileri, Levent Yerleşkesi’nde ilkokul ve ortaokul seviyesindeki Çizgi Film Kulübü’nün hazırladığı ‘Benim Evim Kitaplık’ çizgi filmini izlediler. ‘Kitap Sohbetleri ve Kitabını Al Gel’ etkinlikleri gerçekleştirildi. Lise öğrencilerinin açılış konuşmasıyla başlayan etkinliklerde, öğrenciler okudukları kitapları birbirlerine tanıttı, en sevdiği bölümlerden birer kesit okudu ve kitap tavsiyelerinde bulundu. Kitap okuma alışkanlıklarının da konuşulduğu etkinlik, öğrencilerin fikir paylaşımlarıyla sona erdi.

Her iki yerleşkeden 1’inci ve 2’nci sınıf öğrencileri, Terakki’de Kütüphaneci olan Nurcan Zenginer ile ‘Çocuk Yogası’ etkinliği gerçekleştirdi. Levent Yerleşkesi’nde 1’inci sınıf öğrencileri ‘Eve Yolculuk’ adlı kitabın, Tepeören Yerleşkesi’nde ise 2’nci sınıf öğrencileri ‘Güneşli Şirin Köyü’ adlı kitabın öyküsünü dinleyerek öyküye uygun yoga hareketlerini yaptı. Levent Yerleşkesi’nde anaokulu 6 yaş grubu öğrencileri, ‘Masal Abla Kitap Tiyatrosu’ tarafından hazırlanan kitap sevgisi, kitap okuma alışkanlığı ve tasarruf yapma konularının işlendiği ‘Benim Kitap Hazinem’ adlı tiyatro oyununu Terakki Vakfı Kültür Merkezi K2’de izledi. Her iki yerleşkede öğrencilerin kütüphane konusunda farkındalıklarını artırmak için ‘Benim İçin Kütüphane’ adlı rollup banner çalışması yapıldı. Öğrenciler kütüphanenin, okumanın kendilerine neler çağrıştırdığı; kütüphaneye verdikleri değeri ifade ettikleri kelime veya kelime gruplarını ‘Benim İçin Kütüphane’ adlı rollup banner çalışmasına ve bulutlara yapıştırdı ve fotoğraf çektirdi.

Öğrenciler, hafta boyunca Levent Yerleşkesi’nde İ1 binası katında ve Tepeören yerleşkesi İlkokul kütüphane katında ilkokul 4’üncü sınıf öğrencileri, seramik dersinde yapmış oldukları ‘Seramik Çalışmaları Sergisi’ ile resim sergisini gezdiler. Tepeören Yerleşkesi lise öğrencileriyle ‘Kütüphane Keşfi Etkinliği’ gerçekleştirildi. Seçilen öğrenciler, takımlar halinde kütüphaneye gelip zamanla yarışarak, kütüphane web sayfası, elektronik kaynaklar ve kaynakça konularında hazırlanan etapları tamamladılar. Düzenlenen tören ile öğrencilere katılım sertifikaları ve ödülleri verildi.

Levent Yerleşkesi’nde Ortaokul Terakki Brass Band grubu öğrencileri, hazırladıkları Brass İntro-Rumba Barcelona-Latin Potpuri- Lambada dinletilerinden oluşan müzik gösterisini ortaokul öğrencilerine sundu. Tepeören Yerleşkesi’nde ise İlkokul/Ortaokul binasında kütüphane koridorunda ‘Ortaokul Gitar Orkestrası’ ve ‘6. ve7. Sınıflar Keman Orkestrası’ dinletilerinin yanı sıra lise binasında kütüphane önünde piyano ve keman dinletileri sunuldu.

Tepeören Yerleşkesi’nde lise öğrencileri, okuma eyleminde farkındalığı amaçlayan ‘Her Şeyi Bırak, Oku’ etkinliğinde belirlenen saatte her şeyi bırakıp sınıflarında kitap okudu. Ayrıca liseli gençler, 4, 5 ve 6 yaş seviyesindeki miniklere lise kütüphanesinde hikaye ve masallar okuyarak ‘Anaokulu Kardeşine Kitap Oku’ etkinliğini gerçekleştirdi.  

İstenmeyen tüylerden kurtulmak ve tatilde daha güzel görünmek isteyenler, lazer epilasyon uygulamaları için güzellik ve estetik merkezlerini tercih edebiliyor. Yeni nesil lazer epilasyon uygulamalarının istenmeyen tüylerden kurtulmada en etkili ve en çok tercih edilen yöntemler olduğuna dikkat çeken JW Güzellik Merkezi Genel Müdürü Yasemin Kuzu, “Tatil planlarının yapıldığı şu günlerde yaz aylarında güzel görünmek isteyen, istenmeyen tüylerinden kurtulmak isteyenler lazer epilasyon uygulamaları için güzellik ve estetik merkezlerinin yolunu tutmaya başladı. Daha konforlu, hızlı, yan etkisi olmayan, ağrısız ve acısız yöntemler ilgi görüyor” dedi. 

Gelişen teknoloji ile birlikte lazer epilasyon yöntemlerinde çeşitlenme olduğuna dikkat çeken Kuzu, ”Eskiden yapılan lazer epilasyonlar 10-12 seans gibi 2-3 yıla kadar süren uzun ve külfetli bir süreçti. Günümüzde yeni nesil teknolojiler sayesinde lazer epilasyon uygulamalarında seans süreleri azaldı. Yeni teknoloji ile birlikte artık 4 ya da 6 seansta istenmeyen tüylerden ağrısız, acısız ve konforlu bir şekilde kurtulmak mümkün oluyor” şeklinde konuştu.

”Yeni nesil teknolojilerle artık her mevsim lazer epilasyon yaptırılabiliyor” 

Kuzu sözlerini şöyle tamamladı: ”Lazer epilasyon için en uygun dönem sonbahar ve kış ayları olarak öne çıksa da yeni nesil teknolojilerle artık her mevsim lazer epilasyon yaptırılabiliyor. Bu yöntemlerden biri olan Diode Buz Başlıklı Lazer epilasyon dört mevsim konforlu, ağrısız ve bir şekilde uygulanabiliyor. Kendinden soğutucu özellikleri ile acı ve ağrı hassasiyetini minimum seviyeye indirerek kısa sürede epilasyon işleminin gerçekleştirilmesi mümkün oluyor. Diode Buz Başlıklı Lazer, soğutma sitemi ile çalıştığından dolayı cilt yanmaları, acı ve ağrı oranı düşük oluyor. Hızlı, kolay ve konforlu bir tedavi süreci ile bayanların kabusu istenmeyen tüylerden kısa sürede kurtulmayı sağlıyor. Buz başlıklı lazerler ile koyu ya da açık olmak üzere tüm cilt tiplerinde birkaç seansta başarılı sonuçlar almak mümkün oluyor. İstenmeyen tüylerinden kolayca kurtulanlar yaz tatilinde rahat bir şekilde plajda boydan boya yürümenin keyfini çıkarabilecek”.  

Tokat’ta Yeşilırmak Mahallesi’nde kaldırımda bir vatandaş tarafından kadın el çantası içerisinde bulunan yaklaşık 45 bin TL değerindeki ziynet eşyası sahibine teslim edildi. Altınları bulan duyarlı vatandaş Orhan Çoban, tesadüfen bulduğu çantanın sahibine teslim edilmesinden mutlu olduğunu söyledi. Organize Sanayi Bölgesinde mobilyacılık yapan Çoban, tesadüf yolda küçük bir çanta bulduğunu ifade ederek, “Sağa sola baktım kimseyi göremeyince içerisine baktığımızda ziynet eşyaları vardı. Ziynet eşyaları olduğu için ilk önce tedirgin oldum. Daha sonra emniyet müdürlüğüne gittim. Oradan da polis memurları ile zabıtaya giderek ziynet eşyalarını teslim ettim” dedi.

“Ne yapacağımı şaşırdım” 

Çantanın içerisine baktığında heyecanlandığını, ne yapacağımızı şaşırdığını belirten Çoban, “Böyle bir şey başımıza ilk defa geldiği için zan altında kalmaktan da korktum. Meblağ büyük, hırsızlık malı da olabilirdi. Ama yinede cesaretimizi toplayıp sağ olsun polis arkadaşlarda yardımcı oldular zabıtaya teslim ettik. Bu anlamda çok da huzurluyum. Vicdanımda çokta rahat. Her vatandaşın başına böyle bir şey geldiğinde teslim etmesi lazım” diye konuştu.

Örnek vatandaştan ibretlik sözler 

Vatandaşları bu tür konularda duyarlı olmaya davet eden Çoban, “Kendisini bilen kim olursa olsun hak etmediği, kazanmadığı, alın terletmediği bir şeyin sahibi değildir. Benim olmayan bir şeye ben hak sahibi olamam. Çünkü onu ne zorluklarla kazanmışlardır. Bu hem haram, hem emeğe saygısızlık. Kendisini bilen yapmaması lazım. Duyarlı vatandaşların gidip ilgili kurumlara teslimatını yapması lazım” ifadelerini kullandı.
Altınların sahibine teslim edilirken orada olmadığını ifade eden,”Altınların sahibini tanımıyorum hiç görmedim bilmiyorum. Gelirlerse tanışmak isterim. Telefonda altınları teslim aldığına dair görüştük. Uğrayıp teşekkür edeceğiz dediler” şeklinde konuştu. 

Yeşilırmak Mahallesinde bir binanın önünde Orhan Çoban tarafından bulunan kadın el çantası içinden 44 adet küçük altın, 7 adet yarım altın, bir adet tam altın, bir adet altın kolye, inci kolye, bileklikle birlikte tespih ve küpelerin olduğu ziynet eşyası çıkmıştı. Tokat Belediyesi Zabıta ekiplerine ulaştırılan ziynet eşyaları sahibi bulunarak teslim edilmişti. Altınları küçük bir el çantasına koyarak yorganları arasına saklayan emekli öğretmenin evine gelen temizlikçinin yorganı balkona çıkartarak astığı sırada altın dolusu çantanın binadan aşağı düşmesi sonucu kaybolduğu kaydedilmişti.  

Nurhan İçmez
 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ile birlikte Antalya’nın Manavgat ilçesinde Toplu Temel Atma ve Tesis Açılış Töreni katıldı. Programda konuşan Bakan Çavuşoğlu, Türkiye’nin dış politikada 16 yılda geldiği noktanın çok önemli olduğunu söyledi.

“Dostluk kurulması gerekenlerle dostluğun alasını kurarız” 

16 yılda Türkiye’nin dünyada en saygın, güçlü, sözü geçen ve takdir edilen bir ülke olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, “16 yılda dış politikada geldiğimiz nokta ortada. Bugün dünyanın en saygın ülkelerinden biri olduk. En güçlü ülkelerinden birisi olduk. Sözü geçen, takdir edilen bir ülke olduk. Bakmayın siz muhalefetin boş boş konuştuğuna. Onlar Türkiye’nin büyümesini hazmedemiyor. Onların vizyonu yok. Onların zamanında başka ülkeler ne derse, ‘Başüstüne’ diyordu Türkiye. Kim ne karar alırsa, ‘emriniz olur’ diyordu Türkiye. Şimdi öyle değil. Senin söylediğin yanlış, senin yanlışlıklarını kabul etmiyorum sana karşıyım kardeşim diyen bir Türkiye var. Kızılması gerekenlere kızarız şefkat gösterilmesi gerekenlere şefkat gösteririz dostluk kurulması gerekenlerle dostluğun alasını kurarız. Müzakere edilmesi gerekenlerle müzakere yaparız. Diplomasinin işleyişi gereken yerde en iyisini uygularız. Ama herkesin aldığı kararı kabul etmek zorunda değiliz” dedi.

“Kudüs davasında biz susarsak kim sesini çıkarak” 

Filistin konusunda Müslüman ülkelerinden gerekli desteği göremediklerini ifade eden Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “ABD’nin aldığı karara ben doğru diyebilir miyim? İsrail’in Kudüs’ü başkent yapma kararını ben kabul edebilir miyim? Dünya da kabul etmiyor biz de kabul etmiyoruz. Herkes bizim gibi cesur değil. Bizim gibi sesini çıkaramıyor. Doğruyu ne zaman söyleyeceğiz öldükten sonra mı söyleyeceğiz? Her gün korkudan ölecek miyiz? İnsan bir kere ölür, bin kere ölmez biz buna inanıyoruz. Kudüs davasında biz susarsak kim sesini çıkarak? Biz durursak kim adım atacak? Biz Filistinli ve Kudüslü kardeşlerimizin yanında yer almazsak kim yanlarında duracak? Bölgedeki ülkeleri mi güveniyorsunuz? Katil İsrail askerlerinin yaraladığı kardeşlerimiz ve aralarında şehitlerde var. O gün yaralı kardeşlerimizi getirmek istedik Mısır karşı çıktı” diye konuştu.

“Filistin konusunda kimse bizim kadar duyarlı değil” 

Filistin konusunda Müslüman ülkelerinin duyarlı olmadığını işaret eden Çavuşoğlu, “Güvenlik konseyinde ABD’nin vetosunda karar geçmeyince Yemenle birlikte genel kurula götürdük. Yemen kendi sorunlarıyla uğraşıyor ama Filistin konusunda bizim kadar duyarlı. Filistin Dışişleri Bakanıyla beraber New York’a gittik. Bizden başka kimse yoktu Dışişleri Bakanı olarak. Bazı büyük Müslüman ülkelerin Büyükelçileri de ABD’nin baskısı ve tehdidi yüzünden New York’tan kaçmıştık. Bunlara mı bırakacağız Kudüs’ü? Türkiye’nin güçlü olması sadece Antalya için Manavgat için önemli değil. Dünyadaki ümmet için önemli. Sadece ümmet için de değil mazlumlar için önemli. Biz ayrım yapmadan dünyadaki tüm mazlumların sesiyiz” ifadelerini kaydetti.

“72 saat içerisinde en iyi zirveyi gerçekleştirecek kapasitede bir ülkeyiz” 

İstanbul’da toplanan İslam Zirvesi’nden de bahseden Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, “İsrail teröründen sonra zirve gerçekleştirdik. Hem de 72 saat içerisinde. 72 saat içerisinde gerçekleştirdiğimiz İslam Zirvesi konusunda da konuklarımız zirvenin başarısı ve zirveden çıkan metnin içindeki somut öneriler, kararlar, paragraflar sayesinde şaşkınlıklarını gizleyemediler. İşte biz Türkiye’yiz. 72 saat içerisinde de en iyi zirveyi gerçekleştirecek kapasitede bir ülkeyiz. Oradan çıkan karar boş bir karar değil. Bizzat Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kardeşiniz oturup, neler yapmamız gerekiyor? Hani adımları atacağız? Bundan sonra somut adımlar atacağız. Çünkü İsrail attığı adımda estirdiği terörden dolayı hesap vermezse, ayvazlığı giderek artıyor. O yüzden İsrail hesap verecek. Bugün Filistin Dışişleri Bakanı kardeşimiz, İsrail’in yaptıklarını Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne götürdü. Bunun peşini bırakmayacağız. Şu ana kadar 50 civarında Dışişleri Bakanı ve uluslararası örgüt genel sekreterleri, yöneticileriyle görüştüm. Tüm dünyayla görüşerek, artık İsrail’in hesap vermesini sağlayacağız. Hesap verecek. Ayrıca bir soruşturma komisyonu kurup göndereceğiz ve İsrail’in ihlalleri açıkça ortaya çıkacak. Birleşmiş Milletler Cenevre’deki toplantıda bağımsız bir soruşturma komisyonunun kurulup, bölgeye gönderilmesi kararı çıktı. İlk defa İslam dünyası bir karar aldı. Filistinli kardeşlerimizin Kudüs’ün korunması için uluslararası bir güç göndereceğiz. Bundan sonra İsrail istediği zaman Kudüslü kardeşlerimize saldıramayacak. Tabi ki bunu Uluslararası camiayla ve Birleşmiş Milletlerle birlikte yapacağız. Çünkü bu sadece biz Müslümanların derdi değil, 3 semavi dinin ve 3 semavi dine inananların sorunu ve sorumluluğu. Dünyadaki Museviler Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyor. Neden teşekkür ediyor biliyor musunuz? ‘Oradaki siyonistleri iyi ayırt ediyorsunuz, biz de karşıyız’ diyorlar. İşte o yüzden Cumhurbaşkanımız dünyadaki Musevilere çağrıda bulunuyor. Oradaki katilleri durdurmak sizin de sorumluluğunuz. Sadece ‘Karşı çıkıyoruz’ demek yetmez. Korkmayın. Recep Tayyip Erdoğan’ı örnek alın” dedi.  

Suat Metin – Arif Kaplan
 

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Çankaya Köşkü’nde Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa’yı kabul etti. AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu da kabulde hazır bulundu. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Filistin için düzenlediği olağanüstü zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin Başbakanı Rami Hamdallah ile görüştüğünü anımsatan Akdağ, Erdoğan’ın kendilerine talimat verdiğini, bu kapsamda da talimatı yerine getirmek için çalıştıklarını ifade etti. Türkiye’nin TİKA vasıtasıyla 75 milyon dolar harcayarak Filistin’de yaptığı bir hastanenin olduğunu kaydeden Akdağ, “Bu hastanenin hemen hemen bütün ihtiyaçları tamamlandı. Şimdi karşılıklı bir anlaşmayla ortak bir biçimde bu hastaneyi işleteceğiz ve yılda 14 milyon dolarda kendi bütçemizden para vereceğiz. Filistin ve Türkiye Sağlık Bakanlıklarının bir anlaşma atfetmesi gerekiyor. Önümüzdeki hafta içinde Filistin Sağlık Bakanı inşallah Türkiye’ye gelecek. Küçük pürüzler vardı çözülmesi gereken, o pürüzleri çözerek bu hastaneyle ilgili hizmeti en kısa zamanda başlatmayı planlıyoruz” diye konuştu.

1 milyon 200 bin dolarlık destek

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Filistin’e bir yardım kampanyası başlattıklarını hatırlatan Akdağ, Ramazan ayı boyunca bu kampanyanın devam edeceğini söyledi. Akdağ, şu ana kadar ne İsrail ne de Mısır tarafından yaralıların Türkiye’ye taşınmasıyla ilgili bir imkanın verilmediğine dikkat çekerek, “Ancak Dünya Sağlık Örgütü ile bir prensip anlaşması yaptık. AFAD’dan Dünya Sağlık Örgütü’ne 1 milyon 200 bin dolarlık bir destek de bulunuyoruz. Bu destek Gazze’nin ihtiyacı olan tıbbi malzemeleri oraya aktarma imkanı sağlayacak. Ayrıca yine AFAD vasıtasıyla 26 bin ton un ihalesi de tamamlandı. Ramazan ayı içinde sevkiyata başlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir”

İsrail’in Filistinlilere yönelik zulmüne tepki gösteren Akdağ, “Filistin konusundaki hassasiyetimiz bellidir. Filistin bizim gözbebeğimizdir, Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir. Asla Kudüs’te oldu bittilere rıza göstermeyeceğiz. Bu hususta İslam İşbirliği Teşkilatı’nda alınan kararların yürürlüğüe koyulması için Türkiye olarak elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Filistinli kardeşlerimizin yanındayız. İsrail’in zulmüne ‘dur’ demenin zamanının geldiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“Bu zulme ‘dur’ demeli”

Akdağ, Filistin’in İsrail’i Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etmesine ilişkin, “Çok yerinde bir başvuru oldu. Umarım bu hususta Uluslararası Ceza Mahkemesi de bir hakkaniyetle karara doğru yol alır. Bu zulme ‘dur’ demeli” değerlendirmesini yaptı.

“Durmak yok yola devam”

AK Parti’nin milletvekili aday listesine ilişkin ise Akdağ, “Allah’a şükürler olsun AK Parti çatısı altında siyaset yapan hepimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir davanın peşindeyiz. Türkiye’yi güçlü yapmanın, insanımızı huzur ve refahın içinde yaşatmanın davası içerisindeyiz. Durmak yok yola devam. Hazırlıklarımız yapıyoruz. Ramazan boyunca yoğun bir çalışmamız olacak” dedi.

“Halkımız bir cinayete maruz kaldı”
Filistin’in Ankara Büyükelçisi Faed Mustafa ise şunları kaydetti:
“Türkiye’deki kardeşlerimiz, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bütün hükümet yetkilileri ellerinden gelen bütün desteği vermeye hazır olduklarını bildirdiler. Bu da halkımızın yükünü hafifletecektir. Halkımız 14 Mayıs günü bir cinayete maruz kaldı. Biz, Filistin halkı olarak Türkiye’ye çok teşekkür ediyoruz. Hem insani açıdan Kudüs’e ve Filistin’e desteği devam ediyor, hem de siyasi açıdan desteği devam ediyor. Kudüs’ün İslam kimliğini korumaya çalışıyorlar. Çünkü Kudüs’ün kimliğini ve tarihini değiştirmeye çalışıyorlar. Bu yüzden çok teşekkür ederim. İnşallah işbirliğimiz ve çalışmalarımız iki ülke halkının çıkarları doğrultusunda devam edecektir.”  

 Sanık duruşmada, “Anneme küfür edince kendimi kaybettim. Bunca insanın canına, malına kastedecek bir şey yapmak istemezdim. Çok pişmanım” dedi. 

Acıbadem’de, seyir halindeyken tartıştığı metrobüs şoförüne elindeki şemsiyeyle vurarak metrobüsün yoldan çıkmasına ve 13 kişinin yaralanmasına neden olan sanığın, “olası kastla kasten yaralama” ve “olası kastla mala zarar verme” suçlarından toplamda 68 yıl 9 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. 

Anadolu 17’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma tutuksuz sanık Murat Akbulut katılırken, aralarında metrobüs şoförü Recai Türkoğlu’nun da bulunduğu 13 kişi müşteki sıfatıyla salonda hazır bulundu.
“Kendimi kaybettim, çok pişmanım”
Duruşmada savunma yapan sanık Murat Akbulut, her sabah Altunizade’den metrobüse binerek Sögütlüçeşme’deki iş yerine gittiğini belirterek, “Metrobüs şoförü olay günü yaşlı bir bayanın araca binmek istemesine rağmen kapıyı açmadı. Ben bu sırada orta kapıya yakındım. Yolcular kapıyı açmasını istedi. Şoför ‘kahraman eşekler istediğimi alırım, istemediğimi almam’ dedi. Ben de ‘insanız hakaret etmene gerek yok’ dedim. Şoför yerinden kalktı, iki eliyle göğsümden itti. Vurmak gibi bir niyetim yoktu. Arkaya doğru ilerledim. Anneme küfür edince kendimi kaybettim. Allah kahretsin şeklinde elimi salladım. O sırada elimde şemsiye vardı. Kendimi kaybettim, gerisini hatırlamıyorum. Bunca insanın canına, malına kastedecek bir şey yapmak istemezdim. Çok pişmanım” dedi. 

“Agresif tavırlarla, ‘Sen nasıl kapıları açmazsın’ dedi” 

Müşteki metrobüs şoförü Recai Türkoğlu, “Avcılar istikametinden Söğütlüçeşme istikametine seyir halindeydim. Acıbadem durağına geldiğimde önümdeki 2-3 araç durağa girdiğinden ben giremedim. Aracın arkası durağın dışındaydı. Öndeki araçlar yolcu alırken benim kapım kapalıydı. Bir hanım ön kapıyı tıklattı. Can güvenliği tehlikeye girmesin diye durağa nizami olarak yaklaşamadığımdan kapıyı açmadım. İşaretle ön tarafa ilerlemesini söyledim. O sırada arkadan bir ses ‘kapıları açsana’ dedi. Durağa yanaştım, kapıları açtım. İnme ve binme tamamlanınca, hareket edeceğim sırada sanık başıma gelerek agresif tavırlarla ‘sen nasıl kapıları açmazsın. 3 lira para veriyor vatandaş, sanki bedava taşıyorsun’ şeklinde ifadelerde bulundu. Kendisine bu işin bir kuralı olduğunu, duraklara nizami girmeden kapıları açamayacağımı söyledim, daha da söylenmeye başladı” diye konuştu. 

“Elimle işaret ettim, iteklemedim” 

Müşteki Recai Türkoğlu, sanığı geriye doğru gitmesi için uyardığını belirterek, “Elimle işaret ettim, iteklemedim. Ben olayın bittiğini düşünerek yoluma devam ettim. Sol aynaya bakıp kafamı çevirdiğim sırada gözüme doğru siyah bir darbe aldım. Burnumdan yaralandım, aniden yere düştüm. Sonra araç durmuş. Ben aracın devrildiğini, başka araçlara çarptığını hatırlamıyorum. Kalktıktan sonra gördüm. Sanığın savunmasında söylediği gibi ‘kahraman eşekler’ demedim” ifadelerini kullandı. 

“Şemsiyenin havada savrulduğunu gördüm” 

Bunun üzerine söz alan müşteki Çağla Babalık, metrobüste orta kapının arkasında oturduğunu belirterek, “Bağırtı duydum. Şoförü ayakta gördüm. Şoförün olduğu yerde bir şemsiyenin havada savrulduğunu gördüm ama kimin savurduğunu görmedim. Şemsiye savrulduktan sonra ben öne doğru savruldum. Bir yere tutunmaya çalıştım. O sırada metrobüs zikzaklar çizerek gidiyordu. Sonra çok şiddetli bir yere çarptığımı anladım. Otobüse çarptığımızı gördüm” diyerek şikayetçi olduğunu söyledi. 

“45 dakika metrobüsün altında kaldım” 

Müştekilerden doktor İbrahim Mithat Us, “Ben Anadolu yakasından Avrupa Yakası’na doğru aracımla gidiyordum. Metrobüs 3-4 aracı kenara iterek bana çarptı. 45 dakika kadar metrobüsün altında kaldım. Parçalanmıştı araç, sadece benim bulunduğum bölge kalmıştı. Hasarımı sigorta şirketi karşıladı. Şoför refleks olarak frene bassaydı bu olaylar daha az zararla giderilebilirdi” dedi.

“Şoförün kusuru olduğu kanısındayız” 

Bunun üzerine söz alan sanık avukatı, “Metrobüs şoförünün psikoteknik raporları istensin. Dudak okuma yöntemiyle şoför ve müvekkilim arasında geçen konuşmanın tespitini istiyoruz. Müvekkilimin olayda kusursuz olduğunu beyan etmiyoruz ancak şoförün kusurlu olduğu kanısındayız” dedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, metrobüs şoförü Recai Türkoğlu’nun psikoteknik raporlarının onaylı örneklerinin gönderilmesinin istenmesine karar verdi. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi. 

İddianameden 

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Acıbadem’de 23 Eylül 2016’da, metrobüs durağına yanaşmadığı için kapıları açmayan şoför Recai Türkoğlu ile tartışan muhasebeci Murat Akbulut’un elindeki şemsiye ile seyir halindeki metrobüs şoförünün yüzüne vurduğu anlatıldı.
Seyir halindeyken metrobüsün direksiyonunu bırakıp ayağa kalkmak isteyen şoför Recai Türkoğlu’nun ön kapının yanına düştüğü ve yoldan çıkan metrobüsün, D-100 karayoluna girerek 3 otomobili altına aldığı belirtildi. Olayda 13 kişinin yaralandığı, 8 aracın ise hasar gördüğü vurgulandı.
İddianamede, şüpheli Murat Akbulut’un , “olası kastla kasten yaralama” ve “olası kastla mala zarar verme” suçlarından toplamda 17 yıldan 68 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.  

Gamze Erdemir
 

Olay, Bursa’nın merkez Yıldırım ilçesi Hocataşkın Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tutuklu olarak cezaevinde yatan Tarık D. (39), dini nikahlı eşi İclal G.’nin (36) kendisini aldattığını iddia ederek, cezaevinden firar etti. Bursa’ya karısının yaşadığı eve gelen cezaevi firarisi kapısının önünde İclal G.’yi bıçakladı. Olayı gören çevredeki vatandaşlar polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen polis ekiplerine teslim olmayıp direnen Tarık D., yaralı İclal G.’yi rehin aldı. Tarık D., dini nikahlı eşini darp ederek evin içerisine taşırken kendisine müdahale etmek isteyen polis ekiplerine tehditler savurdu. Polis ekiplerinin sözleriyle ikna olmayan saldırgan şahıs için bölgeye özel harekat ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen özel harekat ekipleri, operasyon için evi kuşattı. Öfkeli mahallelinin linç girişimi için olay yerine sevk edilen Çevik Kuvvet ekipleri çevrede yoğun güvenlik önlemi aldı. Müzakereci polis, 3 saati geçen ikna çabaları üzerine Tarık D.’yi ikna etti. Ekipler tarafından gözaltına alınan Tarık D., emniyete götürüldü. Vücudunun birçok yerinde bıçak yarası bulunan ve kan kaybeden İclal G. ise ağır yaralı olarak Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tarık D. ile İclal G.’ye ait olduğu öğrenilen ve olay sırasında evde uyuyan 9 aylık Efe isimli bebek, polis ekiplerince teslim alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından Tarık D. adliyeye sevk edildi. 

Orman ve Su İşleri Bakanlığının Antalya’da 166 milyon TL değerinde baraj, gölet, bal ormanı, ağaçlandırma ve çeşitli yatırımlarıyla ilgili temel atma töreni ve açılışlarının arından yine Manavgat ilçesinde partisinin Seçim Koordinasyon Merkezi açılış törenine katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, seçimlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Dün belirlenen listeler sonrası kolları sıvayarak çalışmalara başladıklarını ifade eden Bakan Çavuşoğlu, AK Parti’nin Antalya listesiyle ilgili görüşlerini dile getirerek, her bir adayın birbirinden kıymetli olduğunu söyledi. Listedeki 16 adaydan 5’inin Manavgatlı olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, “Bu listeye Manavgat damgasını vurdu. Biraz önce arkadaşlarımız bazı isimleri saydı, başta kendimi saymak istiyorum. En az Alanyalı olduğum kadar Manavgatlıyım diyorum. Bunun da gururla söylüyorum” dedi.
“Uzun ince yolun devamı”
Son 16 yılda önlerine çıkan tüm engelleri birlik ve beraberlik sayesinde aştıklarını belirten Bakan Çavuşoğlu, “Büyük hedeflere yürüyeceğiz. Kutlu yolculuğumuzda yeni bir sayfa açıyoruz, yeni bir yola giriyoruz. Esasen bu önceden temelini attığımız uzun ince bir yolun devamı. Ama bu aşama aşama. O hedeflere ulaşmak için çok daha güçlü olmamız lazım. Bugün dış politikada güçlüysek, sizlerin desteği sayesinde güçlüyüz. Dış politikada haksızlıklara karşı sesimizi gür çıkarabiliyorsak, arkamızda 81 milyonun olduğunu hissettiğimiz içindir. Bugün adaletsizliklere sesimizi çıkartıyorsak, bu milletimizin vicdanının bizlere emridir” diye konuştu.
“1,8 milyar ümmet dua ediyor”
Dünyanın gözünün Türkiye’de olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, son olarak şunları söyledi:
“Bugün dünyada insani yardımı ulaştırmada birinci sıradaysak bu da bizim insanımızın vicdanının yansımasıdır. Bugün kalkınma yardımlarında dünyada en öndeysek, esasen dünyadaki mazlumların bizden beklentilerinin bir sonucudur. Çünkü dünyanın gözü bizde, kıskananların da gözü bizde. Pakistan’ın da, Afganistan’ın da, Afrika’nın da, Somali’nin de, hatta ve hatta hayal edemeyeceğiniz en küçük ülkelerin, herkesin gözü bizde. Ama şunu unutmayın. 1,8 milyar ümmetin de duası bizimle. Şu 1 ayda her gün bize dua ediyorlar, dua edecekler. Niye? Çünkü Recep Tayyip Erdoğan’ın tekrar seçilmesin istiyorlar. Çünkü bu kutlu yolculuğun devam etmesini istiyorlar, Çünkü Türkiye’den başka mazlumların ve ümmetin umudu yoktur. Bu bilinçle çalışacağız. Sorumluluğumuzun daha büyük olduğunu hiçbir zaman unutmayacağız. Uluslararası arenada küresel bir aktör olduğumuzu unutmayacağız. Beklentilerin sadece mazlumlar tarafından olduğunu düşünürsek aldanırız. Dünya insanlarının Türkiye’den beklentileri var.”
“24 Haziran Türkiye’yi teslim almak isteyenlerle, teslim etmek istemeyenlerin mücadelesidir”
Çavuşoğlu’na programlarında eşlik eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel de, 24 Haziran seçimlerinin önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin son 15 yılda büyük mesafeler kat ettiğini söyledi. Türkiye’nin gelişimini önlemek için her türlü kupasın kurulduğunu vurgulayan Türel, “Türkiye kalkınarak yoluna devam ediyor. Topla tüfekle hizmetten engellemeye çalıştılar ama o kurşunlara göğsünü siper eden bu millet o hainlere izin vermedi. Ak Parti’nin iktidar olmasını istemeyen, Recep Tayyip Erdoğan seçilmesin isteyenlere bir bakınız. Onun üstüne söz söylemeye gerek yok. 24 Haziran Türkiye’yi teslim almak isteyenlerle, teslim etmek istemeyenlerin mücadelesidir” diye konuştu.
“Manavgat bu seçimin en şanslı ilçesi”
Antalya’da 7. seçim merkezini açtıklarını ifade eden AK Parti Antalya İl Başkanı İbrahim Ethem Taş ise açıklanan aday listelerinin Antalya’nın her köşesine hitap ettiğini vurguladı. Taş, “Manavgat’tan 3 tane adayımız var. İbrahim Aydın, Ercan Mekteplioğlu, Ömer Akbaş kardeşimiz. Manavgat bu seçimin en şanslı ilçesi. Yüzde 21 ile başladığımız Antalya’da yüzde 42’yi yakaladık. Milletvekili sayımız 5’ti Kasım’da 7’ye çıkardık. Bu seçimde daha yüksek milletvekili çıkaracağız. Yine Antalya’da birinci olmak, zaferlerle çıkmak istiyoruz. Seçimlere 32 gün kaldı, milletvekillerimizi Ankara’ya göndererek Antalya’nın güçlü bir şekilde temsil edilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından seçim ofisinin açılışı kurdele kesimiyle gerçekleşti. Bakan Çavuşoğlu daha sonra Antalya kent merkezindeki bir iftar programına katılmak üzere ilçeden ayrıldı.