Konservatuar Eğitiminde Kademeler Arasında Geçiş

Müzik geçmişten günümüze kadar gelen en popüler sanat dallarından biri olmaya devam ediyor. Bu alanda eğitim almanın ise çeşitli yolları var. Bunlardan en önemlisi ise konservatuar eğitimi. Konservatuar eğitimi ilköğretimde başlayıp lisans derecesine kadar devam etmekte. Beşinci sınıfta yetenek sınavları ile alım yapan konservatuarlara devam eden öğrenciler, zorunlu dersleri normal eğitim aldıkları okulda görüp, günün geri kalan kısmında konservatuar eğitimlerine katılmaktadırlar. Lisede de aynı okula devam etmek isteyenler sözel alan tercihi yaparak yine mecburi dersleri örgün eğitim aldıkları okulda okumakta, müzik eğitimlerine ise konservatuarda devam etmektedirler. Ne var ki bu çocuklar üniversiteye devam etmek istediklerinde yine sadece konservatuar seçimi yapabilmektedirler. Çünkü okudukları alanlarda aldıkları eğitim düzeyi son derece basit düzeyde kalmaktadır ve yaşıtları ile yarışa girecek kapasiteye ulaşmaları oldukça zordur. Burada da normal eğitim kurumlarının müfredat eksikliklerinden bahsetmek mümkündür.

Artık genç olan ve kişilikleri oturmaya başlayan bu çocuklar hayata dair yeni edinimler kazanmakta ve dolaylı olarak kimi zaman farklı alanlara yoğunlaşmak isteyebilmektedirler. Ancak tercih alanlarındaki kısıtlılık onları yine konservatuar eğitimi ile müzikte bir kademe daha yükseğe taşımaya sürüklemektedir.

Sonuç olarak henüz 11-12 yaşlarında kendini bile yeterince tanımayan ve ne istediğini bilemeyecek olan çocuklar hayatları ile ilgili önemli kararlar alıp uygulamaktadırlar. Bu konuda ailelerin de parmağı elbette ki vardır.
Konservatuardan lisans derecesinde mezun olan gençler için ise ne yazık ki uygulama alanları oldukça kısıtlıdır. Klasik müzik eğitimi alanlar genellikle yurt dışındaki bazı orkestralarda şanslarını denemekte, daha çok ta Royal Academy sınavlarında kendilerini deneyerek İngiliz Kraliyet Orkestrası’nda kendilerine yer edinmeye çalışmaktadırlar. Bir kısmı ise popüler müzik hayatına atılarak, dilerlerse müzik teknolojileri alanında da kendilerini geliştirerek müzik piyasasında tutunmaya çalışmaktadırlar.

Konservatuarlar dışında müzik eğitimi veren özel kuruluşlar da mevcuttur. Bunlar özellikle belli dallara yönelen bireylere konu ile ilgili gerekli eğitimleri vermeyi amaçlamaktadırlar. Örnek vermek gerekirse piyano konusunda eğitim almak isteyen birey bu tür kurumlara kayıt yaptırarak kendine uygun saatleri seçmekle beraber bir ders çizelgesi oluşturarak zaman içerisinde piyano çalma konusunda kendini yetiştirebilmektedir. Keman, klarnet gibi enstrümanlarda da aynı şey geçerlidir. Ancak herhangi bir enstrümanı iyi düzeyde çalabilmek için küçük yaşlardan itibaren üzerine eğilmek gerekir. Çünkü küçük kas hareketlerinin gelişimi bu yaşlarda hızlı gerçekleşmektedir. Bu tür bir yatkınlığı olmayanlar ise sese yönelik bir takım dersler alarak seslerini eğitebilmekte ve şarkı söylerken profesyonel olmak için eğitim görebilmektedirler.