Özbekistan, inanç turizmiyle öne çıkıyor

Mekke, Medine, Kudüs’ten sonra mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında şerif sıfatının kullanıldığı Buhara ile Semerkant geliyor. Özbekistan, ülkeye daha çok turist çekmek için alt yapısını güçlendiriyor. Turizm konusunda yeni bir yol haritası belirleyen Özbekistan, elindeki tüm imkanları seferber ediyor.

Özellikle Buhara’da Silsile-i Aliyye büyüklerinin kabirlerine yoğun ziyaretçi var. Abdülhalık-i Goncdüvani, Arif-i Rivegeri, Mahmud-i Encirfagnevi, Ali Ramiteni, Muhammed Bâbâ Semmasi, Seyyid Emir Gilâl, Seyyid Muhammed Behaeddin Buhari Hazretleri, Özbekistan’da 7 pirler olarak biliniyor. Semerkand’da da Silsile-i Aliyye büyüklerinden Ubeydullah-i Ahrâr Hazretleri’nin kabri bulunuyor.

Semarkand’da ayrıca günümüze Peygamber Efendimiz’den en çok hadis nakleden, büyük hadis alimi İmam Buhari Hazretleri’nin kabri yoğun ziyaretçi akınına uğruyor. Dünyanın dört bir yanından müslümanlar kabir ziyaretlerini gerçekleştiriyor. Ayrıca Ehl-i sünnetin iki itikad imamından birincisi İmam-ı Maturidi Hazretleri’nin kabri de Semerkand’da bulunuyor.

Şah-ı Zinde Merkezi denilen kabristanda ise Peygamber Efendimiz’in amcası Hazreti Abbas’ın oğlu Hazret-i Kusem bin Abbas’ın kabri bulunuyor. Peygamber Efendimiz’in cenazesi yıkanırken yardım edenlerden biri de odur, Server-i kâinatın nurlu kabrine iner ve kabirden en son o çıkar. İslam aleminde Peygamber Efendimiz’e yeryüzünde dokunan son kişi olarak tanınır. Hazret-i Muâviye devrinde Saîd bin Osman bin Affân kumandasındaki orduya katılır, Horasan civarına sefere çıkar. Bu ordu Semerkant’ı fetheder. Efresiyap Tepeleri denilen mıntıkada, ibadet ederken baskına uğrar, şehadet şerbetini içer. Aradan dört asır geçtikten sonra üzerine türbe yapılır. Müminler kabrini ziyaret eder, ona “Şah-ı zinde” (yaşayan şah) derler.
Özbekistan’da adı sıklıkla duyulan bir diğer isim de Amir Timur yani Timur Han. Kabri Semarkand’da bulunan Timur Han’a Özbekler çok önem veriyor.

Semerkand’da bulunan Timur Han’ın torunu Uluğbey’in müthiş keşiflerini yaptığı gözlem evi de Semerkand’da gezilecek yerler arasında.

Özbekistan’da misafirperverlik aynı Anadolu’daki gibi. Hangi evin kapısını çalsanız, hemen sizi kabul ediyorlar ve ellerinde ne varsa ikram olarak önünüze getiriyorlar.

Nasrettin Hoca

Özbekistan’da Nasrettin Hoca da Türkiye’deki kadar kıymetli. Nasrettin Hoca’nın Özbekistan’da yaşadığına inanıyorlar. Yalnız Nasreddin Hoca Özbekistan’da Türkiye’de olduğu gibi nüktedan birisi değil, eşeğe de ters binmiyor. Bu topraklarda yardımsever bir zat olarak biliniyor.

Semerkand’da, Bibi Hanım Camii ve Türbesi, Registan Meydanı, Siabsky Pazarı gezilebilecek önemli yerler. Siabsky Pazarı’nda ürünlerin bolluğu ve kuruyemişlerdeki ucuzluk dikkat çekiyor. Ürünlerin organik olması da cabası. Semerkand ekmeği yaklaşık 2 kilo geliyor ve fiyatı da 2 Türk Lirası. Semerkand iç cevizinin kilosu da 30 ile 40 TL arasında satılıyor. Cevizin tadı damaklarda kalıyor. Kuru üzüm de Semerkand’da meşhur. Pazarda, daha önce Türkiye’de çalışmış ve çok iyi Türkçe konuşan satıcılara da her an rastlamak mümkün.
Registan Meydanı’nda 3 medreseler olarak bilinen yapılar, özenle işlenen çini taşlarıyla yıllara meydan okuyor.
Buhara’daki, Miri Arab Medresesi halen talebe yetiştirirken, Kalon Minaresi ve Camii, Lyabi – Khauz Külliyesi, İsmail Samani Türbesi, Ark Kalesi dikkat çeken ziyeratgahlardan oluyor. Buhara’da müze haline çevrilmeyip, hala ders görülen tek medrese Miri Arab Medresesi. Burada yatılı okuyan öğrenciler hafızlık eğitimi de alıyor. 3 sene öğrenim gördükten sonra da mezun oluyorlar. Her mahallede cami bulmanın mümkün olduğu Özbekistan’ın bağımsızlığı kazanmasının ardından her dinin mensuplarının ibadetlerini rahatça yapabilmeleri dikkat çekiyor.

Buhara pilavı

Buhara’ya gidince Buhara pilavını yemeden dönmek olmaz. Özbekistan’ın her şehrinde değişik şekillerde pişirilen pilavların en meşhuru Buhara pilavı. Türkiye’de Özbek pilavı olarak bilinen pilav, Özbekistan’da pişirildiği şehre göre isimlendiriliyor. Sarımsak pilava soyulmadan konuluyor ve bıldırcın yumurtalarıyla süsleniyor.

İrfan Altıkardeş – Mehmet Ömer Kılıç