Demirtaş ve Gündoğdu mahallelerine baskınlar düzenleyen ekipler, 4 şüpheliyi gözaltına aldı. Ekipler, molozlar ve çöp kutusunun içinden paketlenmiş satışa hazır vaziyette 10 paket esrar, 7 paket kokain ve 9 ecstasy hap ele geçirdi.

Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ‘torbacı’ diye tabir edilen sokak satıcılarına nefes aldırmıyor. Ekipler, mahalle köşelerinde, okul önlerinde ve çevrelerinde gençleri uyuşturucu batağına çeken sokak satıcılarına yönelik şok operasyonlar düzenliyor. Yıl başından bugüne kadar uyuşturucu satışının olduğu bölgelere sürekli operasyon düzenleyen ekipler, birçok noktada uyuşturucu satışını bitirme noktasına getirdi. Vatandaşlar tarafından da memnuniyetle karşılanan operasyonlar sonucunda çok sayıda satıcı tutuklanırken, çok miktarda uyuşturucu madde de ele geçirildi.

Son olarak ekipler, merkez Toroslar ilçesine bağlı Demirtaş Mahallesi ile Akdeniz ilçesine bağlı Gündoğdu Mahallesi’ne operasyon düzenledi. Düzenlenen şok operasyonlarda köşe başlarında bekleyerek, gençleri zehirleyen 4 kişi gözaltına alındı. Polis bölgede şüpheli birçok kişinin de üstünü arayıp, GBT’sini sorarken, bölge didik didik arandı. Çöp konteynerlerinden bahçelere, kaldırım taşı aralarından molozların içine kadar birçok yerde arama yapan ekipler, paketlenmiş satışa hazır vaziyette 10 esrar, 7 kokain ile sakız kutusunun içinde 9 ecstasy hap ele geçirdi.

Gözaltına alınan şahıslar emniyete götürülürken, polis ekiplerinin önümüzdeki günlerde de operasyonlarını sürdüreceği öğrenildi. 

Koray Ünlü

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde bulunan ve içinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ile Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü’nün bulunduğu emniyet müdürlüğü yerleşkesindeki patlama detayları netleşti. Patlamanın Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğünde onarıma alınan panzerden kaynaklanmadığı, olayın bir terör saldırısı olduğu ortaya çıktı. Teröristler tarafından emniyet müdürlüğü ek binasının bulunduğu yerleşkenin karşısında bulunan ve 2016 yılında yapılan bir binanın bodrum katından tünel kazarak emniyet binalarının altına kadar geldikleri tespit edildi. Tünel kazan teröristlerin hedefinin bütün emniyet binalarını patlatmak olduğunun tahmin edildiği bildirildi. Teröristlerin kazdıkları tünel ile emniyet yerleşkesinde bulunan binaların altına kadar geldikleri ve tünele patlayıcı yerleştirmeye başladıkları belirtildi. Güvenlik kaynakları tünelin tamamen patlayıcılarla doldurulduktan sonra saldırının gerçekleştirileceğinin tahmin edildiğini ancak dünkü patlamanın plansız yaşanması üzerine bu hain saldırının asıl hedefine ulaşamadığını söyledi.

İçişleri Bakanı Soylu, tüneli doğruladı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Diyarbakır’daki saldırının patlama değil, bir terör saldırısı olduğunu söyledi. Soylu, dışarıdan açılan bir tünel vasıtasıyla bunu gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Soylu, tünelin kısa sürede kazıldığını ve yerin altına yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu bu saldırının yapıldığını açıkladı.

3 şehit

Saldırıda ağır yaralanarak hastaneye kaldırılan 1 polis memuru, 1 teknisyen ve 1 teknisyen yardımcısı yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Saldırıda yaralanan polis ve vatandaşların ise hastanelerde tedavilerinin sürdüğü belirtildi. Şehit olan polis memuru, teknisyen ve teknisyen yardımcısı Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü binası bahçesinde düzenlenen törenle memleketlerine uğurlandı. 

Açıklamalarda bulunan Dermatoloji Uzmanı Dr. Bağlam, kış mevsiminin bitmesi ve yaz aylarının yaklaştığı bugünlerde güneşin faydaları olduğu gibi zararlarının da olduğunu söyledi. Bağlam, “Güneş nihayet yüzünü göstermeye başladı. Hayatımızın en önemli kaynaklarından biri olan güneşin birçok yararının yanında zararları da mevcuttur. Güneş ışınları sedef gibi bazı hastalıkların iyileşmesine ve vücudumuz için gerekli olan D vitaminin sentezine yardımcı olmakla birlikte birçok olası zararı da mevcuttur. Erken deri yaşlanması, kırışıklıklar, lekeler, deride incelme, güneş ışınlarına bağlı alerjik reaksiyonlar ve deri kanserleri bu zararlar arasındadır. Kontrolsüz güneşe, ışınlarına maruziyete bağlı oluşan bu durumları önlemede güneşten korunmak oldukça önem taşır. Yaz aylarında mecbur kalınmadıkça 10.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalıdır. Sıkı dokunmuş, pamuklu ve açık renkli giysiler tercih edilmeli. Gölgede kalınmalı. Su, kum ve beton gibi zeminlerin ışığı yansıtarak gölgede bile zarar vereceği bilinmelidir. Geniş çevreli şapka ve şemsiye kullanılmalıdır. Güneş gözlükleri takılmalı, bazı ilaçlar güneşe bağlı leke ve yanık ihtimalini arttırmaktadır. Bu nedenle ilaçlar doktor tavsiyesiyle alınmalıdır. Güneş koruyucu kremlerin sürülmesi gereklidir. Güneş koruyucular sadece plajda değil her zaman kullanılmalıdır. Güneşe çıkmadan 30 dakika önce uygulanmalı ve 3 saatte bir tekrarlanmalıdır. Güneş kremleri yeterli miktarda ve kalınlıkta sürülmelidir. Seçilecek ürünün kokusuz ve parfümsüz olmamasına dikkat edilmelidir” diye konuştu. 

Vahit Olcay

İddiaya göre, Serkan S. ve Tuğba S. 4 ay önce dünya evine girdi. Ancak çift anlaşamayınca boşanma davası açıldı. Çiftin boşanma davası devam ederken, Tuğba S. başka bir erkek ile tanıştı. İkili önceki gün Belsa Plaza’da bulunan bir kafede buluştu. Ortak bir tanıdıkları ise kayınbaba Kenan S.’yi arayarak, oğlunun evli olduğu kadının başka bir erkekle oturduğunu söyledi. Bunun üzerine baba Kenan S. ve oğlu Serkan S. kafeye gelerek çifti yakaladı. Tuğba S.’nin yanında ki Okan S. evli olduğunu bilmediğini söylerken, olay yerine polis çağrıldı. Ancak Tuğba S. gelen polis ekiplerine inanmayarak ilk önce direndi. Daha sonra olay yerine takviye polis ekiplerinin gelmesi ile Tuğba S. ifadesi alınmak üzere karakola götürüldü.

“Oğlumun eşini başka adamla bastım. Adama ‘sen kimsin’ dedim”

‘Oğlunun eşi başka bir erkekle geziyor’ bilgisi üzerine oğluyla birlikte olay yerine gittiklerini belirten baba Kenan S. , “Bize bir haber geldi. Boşanma işlemleri devam eden oğlumun eşini başka bir erkekle gezdiğini söylediler. Bunun üzerine olay yerine gittik, kendilerini otururken gördüm. Yanlarına gittim ve kızın yanında bulunan adama ‘Sen kimsin’ diye söylendim. Onun üzerine mekan sahibi beni dışarı çıkardı. Dışarı çıktıktan sonra olay polise intikal etti. Ben kendisinden şikayetçiyim. Çünkü boşanma aşamaları kesinleşmiş değil. Kanunen oğlumun eşi durumunda. Olay küçük bir olay değil hala soyadımızı taşıyor. Bizim için bu durum namus meselesi” dedi.

Oğlunun eşinin polis ekiplerine tepki gösterdiğini belirten baba Kenan S., ”Oğlumun eşi olay yerine gelen polis ekiplerine direndi. Gelen polislerin sahte polis olduklarını söyledi. Polisler üniformalıydı. Kendisine tartışma sırasında herhangi bir fiziki müdahalem olmadı. Ama doktor raporuna giderken kendi kolunu sıkmaya başladı. Yanındaki çocukla da medeni bir şekilde konuştum. Maalesef çocuğu da kandırmış. ‘Bekarım, boşanmak üzereyim’ demiş. Kızın evli olduğundan adamın kesinlikle haberi yok. Olay olduktan sonra erkek arkadaşı bana ‘Allah size sabırlar versin’ dedi zaten. Nihayetinde bir bayan arkadaş olalım demiş çocuğun yapabileceği bir şey yok” diye konuştu.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı. 

İsmail Gündüz

Yunanistan ve Bulgaristan’a sınırı bulunan Edirne’de Mehmetçik, özel eğitimli köpeklerle 24 saat sınır devriyesi yaparak, dosta güven düşmana ise korku salmaya devam ediyor. Türkiye’nin, Yunanistan-Bulgaristan sınır hattını oluşturan Meriç Nehri ve kara sınırında görev yapan hudut kartalları, 24 saat gözetleme kulesinde özel termal dürbünler ile bölgeyi gözetliyor. Özel eğitimli köpeklerden oluşan timler, kara sınırında bulunan arazileri didik didik ederek, son günlerde yasa dışı yollarla Avrupa’ya kaçmaya çalışan firari FETÖ’cülerin, Avrupa hayallerini adeta suya düşürüyor.

“Hudut kartalları firari FETÖ’cüleri tek tek yakalıyor”

Edirne’nin Avrupa’ya açılan konumu nedeniyle son yıllarda başta Suriye olmak üzere ülkelerindeki gerek iç savaş gerekse de ekonomik krizler nedeniyle, binlerce düzensiz göçmen insan tacirleri aracılığıyla yasa dışı yollarla Yunanistan, Bulgaristan üzerinden Avrupa’nın içlerine gitmeye çalışıyor. 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından firari durumda bulunan FETÖ üyeleri de düzensiz göçmen kılığına girerek veya direkt yasa dışı yollarla hem karayolu ile hem de Meriç Nehri üzerinden Avrupa’ya kaçmaya çalışıyor. Piyade birlikleri, özel eğitimli köpekleri ile birlikte 24 saat esasına uygun olarak yaptıkları sınır devriyeleri ve kule nöbetleri ile hem hain FETÖ’cülere hem de göçmen kaçakçılarına bir an olsun bile göz açtırmıyor.

‘Okyanus’ FETÖ’cülere korku salıyor

54’üncü Mekanize Piyade Tugayı 3’üncü Hudut Taburu 2’inci Hudut Bölük Komutanlığına bağlı Kapıkule Hudut Karakolunda görev yapan Mehmetçik, yüksek moral ve motivasyonuyla sınırı korumaya devam ediyor. Hudut kartalları, sınırda meydana gelebilecek her türlü olumsuz şartlara karşı sürekli hazır ve atik bekliyor. Özel eğitimli devriye köpeği ‘Okyanus’ ile birlikte oluşturulan özel timler, Avrupa sınırında hem FETÖ’cülere hem de göçmen kaçakçılarına korku salmaya devam ediyor.

“Hudut karakolunda görev yapmak onurdur”

Yunanistan ve Bulgaristan’ın Türkiye ile kesiştiği noktada bulunan kulede nöbet tutan Piyade Er Emre Çelikçi, “Asil Türk milletinin, namus ve şerefini, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, sorumluluk bölgemde korumakla görevli gözetleyiciyim. Gözüm sorumluluk bölgemde, kulağım komutanda, vatan ve millet uğruna seve seve can vermeye hazırım komutanım” diyerek, ettiği hudut yemininin ardından nöbetini devir alıyor. İHA’ya açıklamada bulunan Piyade Er Emre Çelikçi, “Kapıkule Hudut Karakolunda görev yapıyorum. Hudut karakolunda görev yapmak onurdur, herkese nasip olmaz. Anneme ve babama selamlarımı gönderiyorum ve bütün Mehmetçik kardeşlerimin annelerinin ellerinden öpüyorum. Bizleri merak etmesinler” dedi. 

Koray Ustabaşı – Ahmet Cafer

Sakarya Barosuna kayıtlı 200’ü aşkın avukat Adapazarı ilçesinde bir otelde düzenledikleri toplantıda Barolar Birliğinin ‘Hayır’ kararının aksine ‘Evet’ cevabı vereceklerini söylediler. Gerçekleştirilen toplantıya; 200’ü aşkın avukatın yanı sıra, Baro Başkan yardımcısı, baro yönetim üyeleri, AK Parti Sakarya İl Başkanı Fevzi Kılıç, AK Parti Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, MHP Sakarya İl Başkanı Avukat Levent Bülbül ve MHP Sakarya Milletvekili Zihni Açba katıldı.

16 Nisanda referandumunun sadece siyasilerin değil tüm toplumun meselesi olduğu anlayışını söyleyen eski Baro Başkanı Recep Hacıeyüpoğlu, “Bugün Sakarya Barosuna mensup 200’ü aşkın avukat arkadaşlarımız, meslektaşlarımız ile içinde az sayıda da olsa stajyer avukat arkadaşlarımızla bir araya gelerek referandumu değerlendiriyoruz. Anayasa değişikliğini hukukçular olarak irdelenmesini sağladık. Neticede 16 Nisan günü bir anayasa referandumu ama Türkiye’nin yönetimi açısından, Türkiye’nin belki 100 yılını etkileyecek yönetim biçimi yapılarını daha çok inceleyebilecek, bunları daha çok iyi anlayabilecek bir değerlendirme toplantısını meslektaşlarımızla gerçekleştiriyoruz. Hukukçular olarak sistem değişikliği olacağını ve bu sistem üzerinde herkesin bir eleştirisi, fikri olacağına inanıyoruz. Bizim barolar olarak, barolar birliği olarak bu ortamı sağlamamız gerekiyor. Bu tartışmaları görüşümüz ne olursa olsun, bu ordunun sağlama vazifesi vardı. Beklentilerimiz istediğimiz yönde olmadı. Biz avukatlar olarak bunu sağlayamazsak, biz ki tarafları dinleme, tarafların eleştiri konusuna bu demokratik kültürden uzak olursak, sistemi yönetenler iktidarda olanlara karşı bizim sözümüzün tesiri olmayacaktır. Bizim inandırıcılığımız da olmayacaktır aynı zamanda. Bir karar verdik birçok arkadaşımla birlikte istişaresini yaptık. Biz kendi aramızda böyle bir toplantı yapalım dedik, aslında tüm arkadaşlarımızı tek tek aramak isterdik, zaman çok kısaydı, çokta hızlı bir süreç içerisinde karar vererek böyle bir toplantı yaptık. Önce kendi bahçemizin önünü süpüreceğiz, ondan sonra bu ülkenin, bu milletin dertleri ve sorunları ile ilgileneceğiz. Önce kendimiz demokrasi kültürünün gereklerini yerine getireceğiz” dedi.

Hacıeyüpoğlu, “Türkiye Barolar Birliği ve onunla birlikte hareket eden baroların referandum çerçevesinde siyasi görüşlerini kamuoyuna taraf olarak açıklamalarından ibaretti. Oysa Türkiye’de barolar ve barolar birliği çok saygın kuruluşlar. Bu anlamda biz onlardan konuştukları her platformda farklı görüşleri içeren, kendileri gibi akademisyen, hukukçu meslektaşlarımıza da yer vermelerini beklerdik. Biz biliyoruz ki her oy kullanan saygın bir iş yapıyor, kararı da saygın olacaktır. Ama dediğim gibi biz bugün ki meslektaşlarımız ile o imkanı sağlamayan barolara ve barolar birliğinin aksine bir alternatif olarak, kendi aramızda da olsa o platformu sağladık” diye konuştu.

AK Parti Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, şuan ki sistemde ne gibi sorunların yaşandığını ve yaşanmaya müsait olduğunu izah ederek, yeni sistemin daha avantajlı, daha iyi, daha hızlı ve etkin bir sistem olduğunu belirterek, “Türkiye gerçekten tarihin en kritik dönemlerinden birisini yaşıyor. Bu Türkiye’nin iyi yönetilmediği manasına gelmez kesinlikle böyle anlamayın. Ama size şunu ifade etmek istiyorum, 1. Dünya Savaşı ile birlikte biz hem bir imparatorluk hem de bir medeniyet kaybettik. Bana göre medeniyet, imparatorluktan daha önemlidir. İmparatorluk, medeniyet kaybı sonrasında bugün ki çevremizdeki sınırlar belli oldu büyük oranda. Bu sınırlar şimdi yeniden çiziliyor, bu yeniden çizilme aşamasında çok şükür ki Türkiye bugün 1915’te ki hasta adam konumunda değil. Meselelerine daha çok sahip çıkabilecek bir konumda. Ama çevremizde ciddi bir yangın var, bu yangın Türkiye’yi etkiliyor. Türkiye’de hem bu yangının söndürülmesinde, hem de bu yangının neticelerinden kendisini daha sade bir konuma taşımada gayret içinde. O bakımdan da Türkiye’nin gerçekten hızlı karar alabilme ve bunları hızlı uygulayabilme noktasında çok kritik bir aşamada durduğunu biliyorum. Bunun çok hayrına olabilecek ve Türkiye’nin önünü açabilecek dikkate değer bir uygulama olduğunu bir kez daha vurgu yapıyorum” şeklinde konuştu.

Sakarya MHP Milletvekili Zihni Açba , “Bir konuşmacı çıkıyor diyor ki, eğer 16 Nisan akşamı sandıkta hayır çıkarsa, Türkiye’de kan gövdeyi götürür, Türkiye’de savaş çıkar diyerek yalan söylüyor. Yine bir başka kişi çıkıyor ve diyor ki; eğer 16 Nisan akşamı evet çıkarsa, Türkiye’ye 17 Nisan’dan itibaren padişahlık gelir buda yalan söylüyor. Türk milleti hakikaten Cumhuriyet ile birlikte fikrini verdi. Bu memlekette bu milleti birbirine düşürmeye ne kimsenin gücü yeter nede kimse bunu başarabilir” ifadelerini kullandı.

MHP İl Başkanı Avukat Levent Bülbül kararının ‘Evet’ olduğunu söyleyerek, “Çatı kuruluşumuz ana meslek kuruluşumuz Türkiye Barolar Birliği’nin çok ciddi bir angajman içerisine girmesi bir anda meslektaşlarımızı sıkıntıya soktu diye gördük. Bu sıkıntıyı her sohbetimizde, her yerde konuştuk ‘Evet’ diyecekleri düşünen de ‘Hayır’ demeyi düşünende bu noktada bu işin bir aşırılığa dönüştüğünü ifade etti. Bende ‘Evet’ görüşünde olan bir meslektaşınızım. Bu sebeple belki böyle bir toplantıya ihtiyaç duyuldu” dedi.

Burak Can Tokyürek

 

Diyarbakır Valiliği, Emniyet Müdürlüğünün Bağlar ilçesi Emek ile Hatboyu Caddeleri arasında kalan ek yerleşkesine dün teröristlerce yapılan ve 1’i polis, 2’si sivil memur, 3 kişinin şehit olduğu bombalı saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Emniyet Müdürlüğü ek birimlerinin yer aldığı alan içerisindeki Bakım-Onarım Şube Müdürlüğüne ait tamir atölyesinde dün saat 10.47’de sebebi henüz belli olmayan bir patlamanın meydana geldiğine ve olayda 1 sivil personelin şehit düştüğüne ilişkin valilikçe duyuru yapıldığı anımsatıldı.

Patlama sonrası yapılan çalışmalar sonucunda enkaz altında 2 polis memuru ile 1 sivil personelin kaldığının anlaşıldığına dikkat çekilen açıklamada, “AFAD ekipleri koordinesinde UMKE, 112, itfaiye ve emniyet birimlerimizce gerçekleştirilen arama kurtarma faaliyetleri neticesinde saat 12.20’de enkaz altında kalan 1 polis memuruna ulaşılmış, hemen hastaneye kaldırılarak tedavisine başlanmış ve tedavi sonucu taburcu olmuştur. AFAD koordinesinde gerçekleştirilen uzun süre yapılan arama kurtarma faaliyetleri neticesinde enkaz altında kalan sivil personele saat 17.50 sıralarında, diğer polis memurumuza ise 23.15 sıralarında ulaşılmıştır. Yaşanan olay sonucunda 1’i polis, 2’si sivil personel olmak üzere toplam 3 emniyet personelimiz şehit düşmüştür. Patlamada yaralanan 1’i polis, 3’ü sivil vatandaş olmak üzere toplam 4 yaralımızın tedavileri çeşitli hastanelerde devam etmektedir” denildi.

30 metre tünel kazılmış

Konuyla ilgili yapılan araştırmada, Emniyet Müdürlüğü ek birimlerinin bulunduğu alana bitişik vaziyette bulunan apartmanın bodrum katından, Bakım Onarım Şube Müdürlüğüne bağlı tamir atölyesine doğru yaklaşık 30 metre uzunluğunda tünel kazıldığının belirlendiğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Yapılan kriminal inceleme sonucu RDX, Amonyum Nitrat, TNT ve mazot ile hazırlanan yaklaşık 1 ton olduğu değerlendirilen patlayıcı yerleştirildiği ve zaman ayarlı düzenek ile patlamanın gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.”

177 şüpheli gözaltına alındı

Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, olayla doğrudan ilişkisi olduğu değerlendirilen 5 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığının da kaydedildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Ayrıca, Terörle mücadele kapsamı çerçevesinde, Cumhuriyet Başsavcılığımızın talimatı ile terör örgütü ile iltisakı olduğu değerlendirilen, 12.04.2017 tarihi saat 12.00 itibariyle 172 şüpheli daha gözaltına alınmıştır. Şüphelilerin soruşturma işlemleri devam etmektedir.
Halkımızın huzur ve güvenliğinin sağlanması için terörle mücadeleye kararlılıkla ve aralıksız olarak devam edilecektir.”

Mehmet Pişkin
 

Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Sivil Toplum Buluşması’nda hemşehri dernekleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıya; AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican ve AK Parti İzmir Milletvekilleri de katıldı. 16 Nisan’da yapılacak referanduma ilişkin konuşan Başbakan Yıldırım, “Verdiğiniz kararın başımız gözümüz üstünde yeri var. Bizden şunu beklemeyin; ‘Hayır çıkarsa İzmir’de denize döktüğümüz gibi sevineceğiz.’ Bu laflar bize yakışmaz. Bunu söyleyeni de şiddetle kınıyoruz. Bir de diyorlar ki ‘Evet çıkarsa nasıl Yunan’ı denize döktük, sizi de denize dökeceğiz.’ Biz ‘evet’ çıkarsa onları da çağıracağız, yanaklarından öpeceğiz. Bizim işimiz sevgi. Nefret değil. Bize nefret yakışmaz. Bu millete nefret duyguları yakışmaz. Çünkü biz farklılıklarımızla zenginiz. Bu kampanya döneminde İzmir’in adını iyi kullanmadılar” diye konuştu.

“MEMLEKETİMDE OLDUĞUM ZAMAN ÇOK MUTLU OLUYORUM”

İzmir’deki programının 3. gününde olduğunu hatırlatan Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:

“İzmir’de, memleketimde olduğum zaman çok mutlu oluyorum. Moral depoluyorum. İki gündür buradayım. Bugün 3. gün. Hiçbir anını boş geçirmedim. İlçelerde açık hava toplantılarıyla, esnaf ziyaretiyle ve buna benzer toplantılarla hemşehrilerle bir araya geldik, hasret giderdik. Bu İzmir’in dayanışma gücünü ortaya koyuyor.”

“SİZLER TOPLUMUN KALBİSİNİZ”

İzmir’de 7 bin civarında dernek ve sivil toplum kuruluşu olduğunu kaydeden Başbakan Yıldırım, sivil toplum kuruluşlarının demokratik hayatın vazgeçilmez kurumları olduğunu vurguladı. Başbakan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Derneklere, vakıflara ne lüzum var diye düşünenler de olabilir ama gelişmiş demokrasilerde toplumun bütün paydaşlarının memleketin temel sorunlarına duyarlı olması ve ülkeyi yönetenlere gerekli uyarılarda bulunması o ülkenin sağlıklı bir şekilde yol almasına vesile olur. Sizler toplumun kalbisiniz, vicdanısınız. İzmir, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı ama aynı zamanda Anadolu’nun bir özeti. Bu salonda Anadolu’nun her köşesinden kardeşlerimiz var. Bizi buralara getiren, daha iyi bir gelecek, daha güzel bir dünya. Kardeşçe, refah içerisinde yaşayacağımız dünya. Asıl mücadele etmemiz gereken konu da bu.”

“BİZİM VATANDAŞIMIZ İNADINA SANDIKLARI DOLDURDU”

İnsanların doğduğu bir yeri bırakıp gitmek istemese bile şartların mecbur tutabildiğini dile getiren Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:

“Ben de Erzincan’da doğdum. Şartlar bizi batıya doğru göçe zorladı. Dünyanın her tarafında kardeşlerimiz var. Nerede olursa olsunlar onların beyinlerinin yarısı bu memlekette. Bayrak sevdası ile orada yaşamaya çalışıyorlar. Bu her millette yok. Aidiyet duygusu, milliyet duygusu, vatanseverlik bize mahsus bir şey. Türkiye olarak tarihin hiçbir döneminde başka bir ülkenin esareti altına girmedik. Bakanlarımızı, milletvekillerimizi durdurdular, kampanyaları engellediler. Atlarını, itlerini üzerilerine gittiler. Bizim vatandaşımız inadına sandıkları doldurdu. Cevabını sandıkta verdi. Onların hiçbir engel, gönüllerindeki bayrak sevdasını, Türkiye sevdasını korkutamadı.”

“SINAVDAN 7 HAZİRAN’DA GEÇTİK”

Ötekileştiren ve ayrıştırmaya çalışanların karşısında uyanık olunması gerektiğini kaydeden Başbakan Yıldırım, “Biz bu sınavdan 7 Haziran’da geçtik. Ülkemizin ne kadar büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu gördük. Bu bayrak altında güçlenerek yolumuza devam edeceğiz. Bu toprak üzerinde hesabı kitabı olanlara izin vermeyeceğiz. Bu coğrafya her zaman dinamik olmuştur. Medeniyetleri birbirine bağlıyoruz. Bu zor bir iştir. Petrolümüz, doğalgazımız yok ama öyle bir stratejik konumumuz var ki bunlar doğal kaynaklardan daha önemli. En büyük gücümüz de insan gücümüz. İnsanın olmadığı yerde hiçbir şey olmaz” diye konuştu.

“HER ŞEY İNSANLA BAŞLAR, İNSANLA BİTER”

2008’den beri dünyanın bir kriz yaşadığını ve hala bu krizin atlatılamadığını ifade eden Başbakan Yıldırım, “Çünkü küresel sistem, kapitalist ekonomi bakış açısı insanı ihmal etti. İnsanı üretim aracı olarak gördü. Finansman aracı olarak gördü. Geldiğimiz nokta; gözyaşı, daha fazla ekonomik sıkıntı, daha fazla problem. Bunu iyi görmemiz lazım. 15 yıl önce ‘insanı yücelt ki devlet yaşasın; insanı yaşat ki devlet yaşasın’ dedik. Bu Osmanlı’nın kuruluş prensibi. Her şey insanla başlar, insanla biter” dedi.

“KÜRTLER DE TÜRKLER DE İNANDI”

Konuşmasında terör konusuna da değinen Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Güneydoğu’da sorunlar yaşadık. ‘Bir fırsat verelim.’ Verildi mi? Verildi. Ama bu fırsatı terörü azdırmak için fırsata dönüştürenlerin bölgeyi ne hale getirdiğini gördük. Yıktılar, yaktılar, hendekler kazdılar, insanları acımasızca katlettiler. Yetmedi evlerinden, yurtlarından göç etmek zorunda bıraktılar. Bölgeye 5 sefer gittim. O gün HDP diye bir parti ‘Ben Türkiye partisiyim. Bölgecilik, etnik milliyetçilik yapmayacağım’ diye güzel bir çıkış yaptı ve insanlar ona inandı. Kürtler de Türkler de inandı ve destek verdi. Yeni bir ses herkesi heyecanlandırdı ama 8 Haziran olunca bu partinin, bu partiyi yönetenlerin iradesinin olmadığını gördük. Açıklamalarının hemen arkasından Kandil düzeltme yaptı ve nihayet çıktılar ‘arkamızda Kandil var’ dediler. Bu ülkenin onuruna, gururuna, kardeşliğine büyük zarar getirdiler. Kürt kardeşlerimizle sorun yok. Kürtlerin de Türklerin de sorunu PKK’dır, bölücü terör örgütüdür. Görevimiz aradan bu bölücüleri çıkarmak. Milleti buluşturmak. Doğu ile batıyı buluşturmak. Sokaklarda bölücü terör örgütüne elinde ay yıldızlı bayrak teröre lanet okuyor. 15 Temmuz’da İzmir nasıl meydanları bayraklarıyla doldurduysa Hakkari de Diyarbakır da aynısını yaptı. Ortak ses. Mesele memleket meselesiyse gerisi teferruattır.”

“FARKLILIKLARIMIZI HOŞGÖRÜ İLE KARŞILAYACAĞIZ”

Sorunları torunlara bırakmayacaklarını söyleyen Başbakan Yıldırım, “Sorunların üzerine gideceğiz, üzerini örtmeyeceğiz. Bu ülkeyi devredeceğimiz gelecek kuşaklarımıza borçlu olmamamız lazım. Daha güzel bir Türkiye bırakmak gibi bir görevimiz var. Bu önemli hedefi ıskalayıp işe yaramayan, hiçbir fayda sağlamayan boş tartışmalarla zamanı tüketmememiz lazım. Daha fazla kenetleneceğiz, daha fazla konuşacağız. Farklılıklarımızı hoşgörü ile karşılayacağız. Hepimizin aynı olması şart değil. İnsan fıtratına aykırı. Gün bir olma, beraber olma günüdür” ifadelerine yer verdi.

“BOL BOL HATIRASINI YAZSIN”

Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu belirten Başbakan Yıldırım, “Halk oylaması bir seçim değildir. Partiler seçime girmiyor, adaylar yok. Kimseyi seçmeyeceğiz. Karar vereceğimiz şey çok açık; Türkiye bir yol ayrımında. Türkiye 15 Temmuz’da çok büyük bir darbe ile karşı karşıya geldi. İnsanların üzerine bomba yağdırdılar. Ne uğruna? Kafalarını kiraya verdikleri Prensilvanya’da oturan adam uğruna. Kime hizmet ettiği bilinmeyen bir adam. O gün insanların üzerine bomba atıyorlar. ‘Bu uçakları kaldırın, bunları uzaklaştırın’ diyorum. ‘Yazılı izin gerekiyor’ dediler. ‘Ben yarın size yazılı izni gösteririm’ dedim. Şimdi yazılı izin orada. Bol bol hatırasını yazsın. Bu sistemin arızasıdır. Ben o gün torunuma cevap veremedim. Bunun cevabı pazar günü verilecek” diye konuştu.

“İZMİR’İN HAVASI DEĞİŞİYOR”

Toplantıda konuşan AK Parti İzmir İl Başkanı Bülent Delican ise “İzmir tarihi günler yaşıyor. Sayın Başbakanımız İzmir’e geldiğinde İzmir’in havası değişiyor. Birlik ve beraberlik havası bütün kenti kaplamış durumda” dedi.

Ali Gözeten – Ceren Atmaca – Sinan Yeniçeri

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Maltepe’de geri dönüşüm işçileriyle bir araya geldi. Maltepe Belediyesi Küçükyalı Kültür Merkezi’nde düzenlene toplantıya Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç, CHP Milletvekilleri ve çok sayıda işçi katıldı.

Programda konuşan Kılıçdaroğlu Türkiye’deki işsizlik sorununa dikkat çekerek, “6.5 milyon işsizimiz var. 17 milyon hanede yoksulluk var. Bu sosyal devlet nerede. Anayasal güvence altına alınan ekonomik ve sosyal haklar tek adam rejimi ile bir kişiye devrediliyor. Bir kişi arzu ettiği zaman asgari ücreti dondurabilecek, arzu ettiği derneği sendikayı kapatabilecek. Sizin hakkınızı teslim etmek boynumuzun borcudur. Güçlü sosyal devleti birlikte inşa edeceğiz. Bütün kapıları sizin yüzünüze kapatanlara bir kez olsun çıkacaksınız ‘hayır’ diyeceksiniz. Bu sizin bir hak arama çığlığınız olacak” diye konuştu.
Anayasa değişikliğine değinen Kılıçdaroğlu, “Anayasa görüşmeleri yapılıyor. 18 madde ile ilgili tartışma bizim dışımızda konuşulmuyor. Başka konular tartışılıyor. Amaç gündemi saptırmak. Elinizden alınacak hakları duyurmamak. Söz verdim karar verdim, 16’sına kadar hiçbir kısır tartışmanın içine girmeyeceğim.” şeklinde konuştu.

Yeni anayasa paketi ile tüm yetkilerin bir kişiye verileceğini savunan Kılıçdaroğlu, “Kaç bakan olacağına bir kişi karar verecek. O bakanların görevleri ne olacak bir kişi karar verecek, kaç başkan yardımcısı olacak bir kişi karar verecek. Parlamento tamamen devre dışı. Ekonomik ve sosyal haklarla ilgili bütün kararları ve kararnameleri çıkarmaya bir kişi yetkili olacak. Bir kişiye devleti teslim edeceğiz. Ne yapacağı onun takdirine bağlı. Bunu anlamakta zorlanıyorum. ‘Yeni bir devlet kuracağız’ diyorlar. Siz Türkiye Cumhuriyet Devletinden ne istiyorsunuz. Tarihimiz, kültürümüz, birikimimiz var. El ele kol kola mücadele ettik. Eksiğimiz olabilir, oturur düzeltiriz. Tarihimizi niye reddediyoruz. Rejimimizi niye değiştiriyoruz. Dünyanın en gelişmiş 20 ülkesinden biri başkanlık sistemi ile yönetiliyor ABD başkanlık sistemiyle, diğerleri parlamenter sistemle. Dünyanın ek yoksul 20 ülkesi tamamı başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Bize diyorlar ki ‘3. Lige inelim, 1. Ligde ne işimiz var’. Yoksul ülkelerle aynı rejimi benimseyelim diyorlar” ifadelerini kulandı.

Konuşmasında anket sonuçlarını da açıklayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Son yapılan çalışmalar şunu gösteriyor. İstanbul’da en az yüzde 53 hayır var. Hayırlı olsun. Korkuyorlar baskı kuruyorlar. İstedikleri kadar baskı kursunlar, para harcasınlar, yeri göğü ‘evet’ ile donatsınlar. Bu milletin bir onuru vardır. Birlikte huzur içinde yaşamak istiyoruz. Türkiye Cumhuriyetini bir kişiye teslim etmek istemiyoruz. Bunun bir parti ile ilgisi yoktur. Bunun bir kişi ile de ilgisi yoktur, tamamen demokrasi ile ilgili bir olaydır. Demokraside sözümüz geçer, derdimizi anlatırız” 

Cenk İşver

Bursa’nın ulaşım planlaması için dünyadaki en iyilerle çalıştıklarını belirten Başkan Recep Altepe, “Sonunda önemli olan burada yatırımlar yaparak bütçeye uygun proje üreterek, bunları hayata geçirebilmek. Yoksa yerin altından gitmek, tüneller yapmak her zaman için düşünülebiliyor. Ama önemli olan bunları gerçekleştirmek. Bu konuda güç sahibi olmak. İmkan sahibi olmak da önemli. Şimdi Bursa’da tüm yatırımlar gerçekleşiyor. Bununla ilgili ulaşımla ilgili yollar yapılıyor. Binalar yıkılıyor, yeni caddeler açılıyor. Bir çok köprüler kavşaklar yapılıyor. 68 tane oldu köprü ve kavşak sayısı bizim dönemimizde. Yeni tramvay hatları raylı sistemler metro hatları yapılıyor. Gün geçtikçe şartlar zorluyor. Normal yollar açıyoruz. Ama normal yollar artık Bursa’da boş yer yok. Mecburen binalar yıkıyoruz. Artık normal caddelerde tramvay hattı yapıyorduk ama artık caddeler araçlara yetmediği için yerin üzerinden gidecek tramvay hattı yapmamıza imkan kalmıyor. Bundan sonra yeni yapacağmız hatları mecburen yer altına almak durumunda kalıyoruz. İlk planlanan yer Yıldırım etabı. Burada özellikle Gökdere’den Mimar Sinan istasyonuna kadar Davutkadı üzerinden Şevket Yılmaz Hastanesi’ne inmiş olacak. Bundan sonraki hatlarımızda üzerinde çalıştıklarımızda aynı şekilde yer altından gidecek. Dediğimiz gibi yerin üzerinde gidecek yer kalmadı. Mevcut caddeler yetersiz. Bunun yanında yeni açılacak yollar, tüneller var. Artık bazı caddeleri mecburen bazı bölgeleri, yer altından açmamız gerekiyor. Onlar yapılacak. Bazı yerde viyadükler gerekiyor, üstten köprüleri, yolları atlayacak projeler yapıyoruz. Bir yandan telli sistemler hayata geçiyor. Mevcut teleferiğin Gökdere Parkı’na indirilmesi. Onun ihalesi tamamlanmak üzere. Bir yandan da Osmangazi Teleferiği, Maksem, Alacahırka, Kuştepe bölgelerine hitap eden Demirkapı hattımız, Pınarbaşı’ndan Kültürpark metro istasyonuna iniyor. Tüm bu bölgeler artık direkt metroya bağlanmış oluyor. Metrodan otobüse biner gibi Teleferik’e binecekler oradan da semtlerine ulaşabilecekler. Çünkü bu bölgelerde artık lastik sistemli ulaşımla ulaşmak kolay değil. Dar sokaklar. Telli sistemleri hızlandırıyoruz” dedi.

“Acemleri ikiye bölüyoruz”

Acemler kavşağındaki yoğunluğun İzmir yolunu kilitlediğini kaydeden Başkan Altepe, “Acemler kavşağından önce bir kol daha alıp viyadükle geçmek istiyoruz. Acemleri ikiye bölmek istiyoruz. Yani tamamen yükü azaltacağız. İzmir, Mudanya istikametinden gelenler Acemler Kavşağı’ndan önce de bir kolla yine ayrılmış olacak. Onun dışında değişik viyadükler var. Mesela Sıcaksu ile Çekirge Muradiye bağlantısı var. Üstten bağlantı şeklinde çalışma hızlandı. Sıcaksu bölgesinden direkt Kükürtlü’ye geçiyor. Oradan Kükürtlü, Çekirge, Muradiye, Hamzabey bölgesini, Çelebi Mehmet Bulvarı’na bağlamış oluyoruz. Beşyol Kavşağı başladı kısa sürede bitecek. Artık Beşyol Köprüsü’nden Yıldırım’a kadar gidebilecekler. Mevcut Ankara İzmir yolunu kullanmayacaklar. Bunlar yapılıyor. Bir yandan Karaman – Yeni Karaman arasında İhsaniye bölgesinde bir geçiş var. Yalova yolu İstanbul caddesi üzerinde Kemerçeşme tarafında yolun iki tarafında bir birine bağlayan Tuna mahallesi Kemerçeşme arası gibi orada bir geçiş var. Onlar yapılıyor. Panayır Kavşağı yapılıyor. Bu kavşak bittiği zaman zaten Panayır Kavşağı ile birlikte Yunuseli’ne doğru 3 tane köprü yaptık. O yol Recep Tayyip Erdoğan bulvarına bağlanıyor. Köprü bittiğinde Mudanya tarafından gelenler Yunuseli’ne Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’ndan gelerek Yunuseli’nde Yeniceabat yolundan geçerek Panayır köprüsünden geçerek Yıldırım’a doğru Demirtaş kavşağından Yıldırım’a devam edebilecekler. Yine mevcut Ankara İzmir yolunu kullanmamış olacak. Stadyumun önündeki köprüyü genişletiyoruz. O da bitmek üzere, köprünün son çalışmaları yapıldı. Bir yandan Dikkaldırım, Beşevler tarafında kol tamamlanıyor. Onun da çelik imalatları yapılıyor. Dikkaldırım’dan gelenler direkt Mudanya Kavşağı’na girip çıkabilecekler. Devamlı faaliyet var” dedi.

“Buttim’den Yıldırım’a kolay ulaşım sağlanacak”

Buttim içerisinden Yıldırım’a gitmenin de kolaylaşacağını bu konuda adım attıklarını anlatan Başkan Altepe, “Buttim içerisinden Yıldırım’a gitmek kolaylaşacak. Yeni geçiş yolu açıyoruz. Buttim’den çıkarak direkt Demirtaş Kavşağı’na giden yola çıkış yaparak bu bölgenin de yükünü azaltacağız. Yıldırım’a kolay ulaşılabilecek. Her geçen gün yeni bağlantılar köprüler, viyadükler, raylı hatlar, alttan giden üstten giden telli hatlar devamlı trafiği rahatlatacak çalışmalara gayret ediyoruz. Her şey daha ulaşılabilir bir Bursa için” diye konuştu. 

Uğur Uslubaş