Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi İbrahim Kalın, Daily Sabah gazetesinde kaleme aldığı makalesinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Katar ve bazı Körfez ülkeleri arasında yaşanan krizin üçüncü haftasına girmesine rağmen aynı şiddetle devam ettiğini belirten Kalın, “Krizi çözme girişimleri karalama kampanyaları ve ciddi ekonomik ve jeopolitik yansımaları olan siyasi baskılardan müteşekkil döngüyü henüz kıramadı. Aslında bu kriz Körfez’deki bölgesel düzenin ne kadar kırılgan olduğunu ve bölge ülkelerinin Avrupa ve ABD ile olan ilişkisinin istikrarsızlığını ortaya koydu. Katar, terörü desteklediği suçlamasını reddederek kendisini bu pozisyonda bulan her ülkenin yapacağı gibi somut kanıtlar görmek istiyor. Kuşkusuz ortada çok ciddi bir itham var. Katarlı yetkililer bu iddiaları ciddiye alıyor ama henüz kendilerini Körfez’de, Suriye’de veya başka yerlerde faaliyet gösteren terör örgütleriyle irtibatlandıran somut kanıt göremediler. Ayrıca Katar’a uygulanan blokajın adil olmadığını, uluslararası normlara uymadığını ve Müslüman ülkeler arasındaki dostluk ve kardeşliği ihlal ettiğini vurguluyorlar” ifadelerini kullandı.

Kalın, şunları kaydetti:

“Katar’ın terör örgütlerini desteklediği iddiasını destekleyecek herhangi bir kanıt ortaya çıkmadığı düşünülürse bu ülkenin talepleri oldukça makul. Katar’a karşı atılan adımlar gerçekten orantısız ve bu yaptırımlar krizin çözümüne katkı sağlamıyor. Zaten Katar hükümeti de blokaj kaldırılmadığı sürece müzakereye yanaşmayacağını açıkça söyledi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu çağrıyı dikkate alarak diyalog ve müzakere sürecini başlatmak için blokajı kaldırmaları gerekir. Bu süreçte Kuveyt Emiri de gerilimin azaltılması ve krizin çözümü için önemli bir rol oynadı. Kendisinin girişimini desteklemek gerekir. Türkiye de bu noktada yardıma hazırdır.”

Krizin başından itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bölge liderleriyle birçok telefon görüşmeleri yaparak gerilimin azaltılması ve sorunun barışçıl ve dostane yollardan çözülmesi için gayret sarf ettiğini hatırlatan Kalın, “Blokajdan etkilenen Katar vatandaşlarına yardım için Türkiye insani bir jest yaparak gıda maddelerini Doha’ya ulaştırdı. Ayrıca tüm bölgenin güvenlik ve istikrarına hizmet edecek olan bir askeri üssün Katar’da kurulmasına dair anlaşma Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylandı. Cumhurbaşkanımız birkaç defa Hadimul Haremeyn Şerifeyn Selman bin Abdülaziz’in bölgenin en güçlü ülkesinin lideri olarak bu süreçte özel bir rol oynayabileceğini ifade ettiler. Aslında Türkiye bu tavrı takınarak hiçbir bölge ülkesinin iç meselelerine müdahil olmak istemediğini açıkça gösterdi. Bu krizden faydalanarak Türk-Arap ilişkilerine zarar vermek isteyen bazı propagandistlerin iddialarının aksine Türkiye’nin tek arzusu bu krizin barışçıl yollardan çözülmesidir” açıklamasında bulundu.
Birlik ve dayanışma vurgusu yapan Kalın, “Suriye iç savaşının siyasi ve insani sonuçlarıyla karşı karşıya olduğumuz, mezhep gerilimlerinin devam ettiği ve terörün ulusal sınırları tanımadığı bir dönemden geçerken asıl ihtiyacımız olan birlik ve dayanışma ruhu içerisinde el birliğiyle ve koordineli bir şekilde hareket etmektir. Tüm taraflar bu hedef doğrultusunda çalışmalı, küçük çıkarları ve farklı hedefleri bir kenara bırakmalıdır. Ancak bu aşamada krizin terör suçlamalarından çok daha kapsamlı olduğunu görüyor olmamız gerekir. Yaşananlar aynı zamanda Müslüman Kardeşler ve Hamas gibi siyasal İslami hareketlerle ne yapılacağıyla bağlantılı. Müslüman Kardeşler şiddeti uzun süre önce reddetmiştir ve bugün şiddete başvuran gruplarla arasında hemen mesafe koymaktadır. Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin General Abdülfettah Sisi tarafından bir darbe ile devrildiği Mısır’da Müslüman Kardeşler şiddete başvurmadı. Binlerce üyelerinin öldürülmesine, çok daha fazla kişinin hapsedilmesine ve liderlerinin dört yıldır hapiste olmasına rağmen şiddeti bir siyasi enstrüman olarak kullanmadılar. Müslüman Kardeşler’i yer altına itmek ancak şiddet yanlısı aşırıcıların çıkarlarına hizmet eder” dedi.

Hamas’ın Arap dünyasında herkes tarafından Filistin’in bağımsızlık davasının bir parçası olarak görüldüğünü anlatan Kalın, “Bugün Hamas’ı terörizmle suçlama gibi bir niyet varsa bile bunun hiçbir anlamı olmaz. Zira Hamas, Filistin toplumunun ve Filistinlilerin İsrail işgalini sona erdirme çabalarının ayrılmaz bir parçasıdır. Doha’da bulunan Hamas Bürosu’nun Şam’dan Katar’a birkaç yıl önce tüm bölge ülkeleriyle koordinasyon içerisinde taşındığı düşünülürse bu durum da Katarlılara yönelik terör suçlamasını kanıtlamaz. Bu süreç yaşanırken krizden faydalanmak isteyenler, Türkler ve Araplar arasına fitne ve düşmanlık tohumları serpmeye çalışıyor. Kökleri eskiye dayanan bu oyuna hep birlikte dur demeliyiz. Yüz yıl önce Arapların Osmanlı’yı sırtından hançerlediği iddiası on yıllar boyunca Türklerle Arapların ayrı düşmesine sebep oldu. Aynı şekilde Türklerin Cumhuriyet kurulduktan sonra Araplara sırtını döndüğü iddiası Arap kamuoyunda Türkiye’yle olan ilişkilere şüpheyle yaklaşılması sonucunu doğurdu” ifadelerini kullandı.

Kalın, makalesini şöyle tamamladı: 

“Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu efsane son on yılda çürütülmüştür. Türkler ve Araplar kardeş, dost, müttefik, komşu ve ortak olarak Arap ve Müslüman dünyasına daha parlak ve güvenli bir gelecek sunmak için iş birliği yapmak durumundadır. Fikir ayrılıkları asla karşılıklı suçlamalara, güvensizliğe ve karalama kampanyalarına dönüşmemelidir. Bugün Türklerle Arapların arasını açmak isteyenler sadece kendi çıkarlarına hizmet etmektedir. Medya savaşları kimseye bir fayda sağlamaz. Tam aksine entelektüel ve siyasi kaynaklarımızı düşmanlık ve vekalet savaşları yolunda ziyan etmemiz için atılan adımlara karşı uyanık olmalıyız. Bunun yerine enerjimizi karşılıklı olarak gücümüzü artıracak ortamlar kurmaya ve kazan-kazan ilişkilerini geliştirmeye harcamalıyız.”
 

Vatandaşların yapılandırmadan azami faydalanabilmeleri için iş yerlerini dolaşan Adana Vergi Dairesi Başkanlığı çalışanları, sürenin 30 Haziran’da dolacağını hatırlatarak, bu fırsatın kaçırılmaması önerisinde bulunuyor.

Adana Vergi Dairesi Başkanı Ahmet Tunalı, konuyla ilgili açıklamasında, vatandaşların kamuya olan borç yükünü azaltacak, “7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun”un 27 Mayıs 2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiğini anımsattı. Tunalı, vatandaşların bu kanundan yararlanması için bilgilendirme çalışmaları yaptıklarını bildirdi.

Vergi Dairesi Başkanı Tunalı, yeni yapılandırma kanununun, kesinleşmiş borçlara ödeme kolaylığı getirdiğini, vergi ve diğer borçların gecikme zamları, faizlerinin Yİ-ÜFE oranında, yani üçte iki oranında azaltıldığını, vergi aslına bağlı cezaların da tamamen silindiğini belirtti.

Mükelleflerin kanun sayesinde geçmiş borçlarını taksitler halinde ödeyerek ekonomik faaliyetlerini daha kolay yürütebileceklerine dikkati çeken Tunalı, “31 Mart 2017 tarihinden öncesine ilişkin gelir vergisi, kurumlar vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, KDV, ÖTV gibi tüm vergiler bu Kanuna göre ödenebilecek” dedi.

Aynı zamanda vatandaşı yakından ilgilendiren trafik, nüfus, seçim, askerlik para cezaları, karayollarından usulsüz geçişler nedeniyle kesilen cezaların da kanun kapsamında yapılandırılabileceğini belirterek, YURT-KUR üzerinden öğrenim kredisi alan öğrencilerin kuruma olan öğrenim ve katkı kredisi borçları ile ecrimisil borçlarının da bu kanuna göre yapılandırılarak ödenebileceğini İfade etti.

Başvuru ve ödemeler

Yeni yapılandırma kanunu olan 7020 sayılı kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, 30 Haziran 2017 tarihine kadar ilgili vergi dairesine başvurmalarının şart olduğunu belirten Ahmet Tunalı, bu sürenin uzatılmasına ilişkin kanunda yetki bulunmadığından, sürenin uzamasının söz konusu olmayacağını kaydetti.

“Bilgilendirme faaliyetleri için yoğun çalışıyoruz”

Adana Vergi Dairesi Başkanlığı olarak kanunun tanıtım faaliyetleri için yoğun bir şekilde çalıştıklarını ifade eden Tunalı, “Yapılandırmayla ilgili oda, borsa, birlik ve STK ile il ve ilçelerde yapmış olduğumuz ziyaret ve toplantıların yanı sıra yerel televizyon ve radyolarda yayınlanmakta olan kamu spotu ve röportajlarla vatandaşlarımızı bilgilendirmekteyiz. Bunlarla birlikte mükelleflerimizi gerek iş yerlerinde ziyaret ederek gerekse vatandaşlarımızın yoğun bulunduğu yerlerde açtığımız statlarla bilgilendiriyoruz. Bu çalışmalardaki temel amacımız yapılandırması ihlal olan mükelleflerimizin kanunun getirdiği imkânlardan faydalanmaları sağlamaktır” dedi. 

İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, Ihlamur Cafe ve Restaurant’ta İlkadım İlçe Milli Eğitim camiası ile bir araya geldi.

Sahur öncesi eğiticilerle bir araya gelerek sohbet eden Başkan Tok, eğitimciliğin kutsal bir meslek olduğunu vurgulayarak programa katılım sağlayan öğretmenlere teşekkür etti.

“Güzel bir eğitim sezonu geçirdik”

İlkadım İlçe Milli Eğitim Müdürü Davut Numanoğlu yaptığı konuşmada, “İlkadım ilçesi sınırları içerisinde yer alan tüm okullarımızda ortalama olarak güzel bir eğitim sezonu geçirdiğimizi söyleyebilirim. Ancak tabii ki ilçemiz okullarının eksikleri olmakta. Bu eksiklerin giderilmesinde her yardım istediğimizde bizleri aynı samimiyet ile karşılayarak elinden gelen desteği esirgemeyen İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok’a teşekkür ederim” dedi.

Dev spor kompleksi

Kutsal bir meslek olan öğretmenliğin ilçedeki temsilcileriyle sahur sofrasında bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Başkan Erdoğan Tok, “Şahsım ve belediyemiz adına en çok önem verdiğimiz konuların başında eğitim gelmektedir. Geleceğimizi şekillendirecek olan öğrencilerimizin yarınlara en iyi şekilde hazırlanmaları için var gücümüzle çalışmalıyız. Belediye olarak sağlayabileceğimiz destekleri en üst seviyede tutarak elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz. İlçemiz sınırları içerisinde ki tüm okullarımızda mutlaka bir çalışmamız olmuştur. Fen İşleri Müdürlüğümüzce tadilattan yenilemeye kadar birçok hizmeti seferber ediyoruz.

Bunun dışında büyük yatırımlar için büyük çabalar harcayarak geleceğimizi güçlendiriyoruz. Çok yakın bir zamanda Samsun Anadolu Lisesi bahçesine yeni ve kapsamlı bir spor salonu için Sayın Gençlik ve Spor Bakanımız Akif Çağatay Kılıç’tan söz aldık. Geçmiş dönem başkanlığımda da Kalkanca Mahallesi’nde 43 dönümlük bir arsayı eğitim kampüsü haline getirmiştim. Bu dönemde de 3 yıl gibi kısa bir sürede Halk Eğitim Müdürlüğü ile ortak yürüttüğümüz eğitim çalışmalarında binlerce vatandaşımıza birçok ayrı branşta eğitim veriyoruz. Bu ve bunun gibi çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek. Katılımınızdan dolayı siz değerli öğretmenlerimize teşekkür ederim” diye konuştu. 

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkilileri, “5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında tüm gıda işletmelerimizde risk esasına göre tüketici menfaatlerinin ve halk sağlığı korunması ile haksız rekabetin önlenmesi amacıyla İl ve İlçe Müdürlüklerinde Resmi Kontrol görevlileri tarafından rutin denetimler yapılmaktadır.

Bu denetçilerimizin hepsi konularında uzman Gıda Mühendisi, Veteriner Hekim ve Ziraat Mühendisleridir. İlimizde 9187 adet gıda işletmesi bulunmaktadır. Bu işletmelerin 1177 adedi gıda üretimi 5156 adedi ise gıda satış ve 2854 toplu tüketim yeridir. Rutin denetim programımızda tüm gıda işletmelerine yılda ortalama 2 kez denetim yapılmaktadır” ifadesinde bulundu.

Ramazan ayının gelmesiyle devam etmekte olan denetimler, İl Müdürü Özkan Kayacan’ın da katılımlarıyla denetim ekipleri tarafından bayram öncesi şekerleme imalathanelerinde incelemelerde bulundu. Denetimlerde; kullanılan ham maddelerin izlenebilir olmasına ve genel işletme-ekipman, personel hijyenine ilişkin hususlara bakıldı. Ayrıca işletmede kullanılan ekipmanların gıdaya uygunluğuna (krom ve şeffaf plastik malzeme), kullanılan hammaddelerin tazeliğine bakıldı. Denetim ekipleri rutin denetim faaliyetlerinin dışına çıkarak mesai dışında hafta sonu ve gerektiğinde akşam saatlerinde de denetimlerini sürdürdü.

Ramazan Ayında üretim işletmelerine 350, satış işletmelerine 1.272 ve toplu tüketim işletmelerine 600 olmak üzere toplam 2.222 denetim gerçekleştirildi. Yapılan denetimlerin yanında, üretilen ve satışa sunulan gıda maddelerinin mevzuata uygunluğunun kontrolü amacıyla 126 üründen gıda kontrol laboratuvarlarında analiz ettirilmek üzere numune alındı. Gerçekleştirilen denetimlerde tespit edilen uygunsuzluklara istinaden 27 İşletmeye 146 bin TL İdari Para Cezası uygulandı. 

Dr. Fevzi Özgönül, bayram ve sonrası beslenmeye dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.
Dr. Fevzi Özgönül, “Ramazan Bayramının ilk günü olan Pazar gününden itibaren oruç düzeninden çıkıp eski yeme düzenine geçeceğiz. Tüm Ramazan boyunca oruç tutarak sindirim sisteminizi gece yemeye alıştırdık. Fakat normal yaşam içerisinde artık yiyeceklerden daha iyi yararlanmak için ideal olan yeme sistemine geri dönmemiz gerekiyor. Bu yeme sisteminde Ramazan boyunca edindiğimiz güzel alışkanlıklara devam etmemiz gerekiyor” dedi.

Dr. Özgönül, bu alışkanlıkları şöyle sıraladı:

“1- Ramazan ayı içerisinde edindiğimiz en güzel alışkanlık ara öğünlere ihtiyaç duymadan kendimizi daha sağlıklı hissettik.
2- Sadece iki öğün beslenerek lüzumsuz yemek israfından kurtulduk.
3- Düzenli saatlerde yemek yemeye alıştık. Böylece sindirim sistemimiz dinlendi ve kendisini yenileyebildi.
4- Kötü alışkanlıklardan uzaklaştık.”
Ramazan ayının bittiğini kişi için çok önemli ikinci bir imtihanın başladığını kaydeden Dr. Özgönül, “Ramazan ayının hemen sonrasında ki bayram ve ikramlar aslında bizim bir nevi sınanmamızdır. Eğer normal hayatımızda da Ramazan ayında olduğu gibi sağlıklı hissetmek istiyorsak önerileri dikkate almamız gerek” diye konuştu.
Dr. Fevzi Özgönül, önerileri şöyle sıraladı:
“1- Sabah bayram namazımızı kıldıktan sonra aynı ramazan ayında sahurda yaptığımız gibi güzel bir kahvaltı yapalım.
2- Kahvaltıdan kalktıktan sonra bir daha ki öğüne kadar bir şey yememeye özen gösterelim.
3- Bayram ziyaretlerinde ikram geleneği olduğu için özellikle ikramını geri çeviremeyeceğimiz büyüklerimizin ziyaretlerini ikindi vaktine sarkıtalım.
4- Sabah yaptığımız ziyaretlerde içecek ikramlarını alalım fakat yiyecek ikramlarını geri çevirmeye özen gösterelim.
5- Öğlen vaktini mutlaka kendimize ayıralım ve güzel bir öğlen yemeği yiyelim.
6- Öğlen yemeğinden sonra en az 3-4 saat hiç bir ziyaret gerçekleştirmeyelim.”

Bayramı bu şekilde kazasız atlattıktan sonra akşama mümkün olduğunca hafif pişmiş sebze yemekleri ve çorba türü yiyeceklerle geçiştirilmesi konusunda uyarıda bulunan Dr. Özgönül, “Üç günde bedenimiz ; kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeği ritmine uyum sağlar. Gece uzak durmamız gereken yiyeceklerin başında pişmemiş sebze yani salata ve meyve geldiğini, eğer bu kurallara uyup aralarda da bir şey yemezsek uzun yıllar sağlıklı yaşarız ve en önemlisi her yıl Ramazan ayında çok daha rahat orucumuzu tutabiliriz” açıklamalarında bulundu. 

Edinilen bilgeye göre kaza, Mersin’in merkez Akdeniz ilçesine bağlı Adanalıoğlu Mahallesi kavşağında sabah saatlerinde meydana geldi. Sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 33 B 8574 plakalı tır, D-400 karayolu Tarsus-Mersin istikameti Adanalıoğlu Mahallesi kavşağında, önünde seyir halinde olan ve plakası tespit edilemeyen otomobile çarptı. Kaza nedeniyle tırın ön bölümünde hasar oluşurken, otomobil olay yerinden ayrıldı. Tırın şoförü de olay yerinde durup iş yerini aradı. Bu sırada aynı istikamette seyreden ve sürücüsünün kimliği henüz belirlenemeyen 33 TL 014 plakalı kasasında tarım işçileri bulunan kamyonet, kaza nedeniyle yolda park halinde olan tıra arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle devrilen kamyonetin kasasında bulunan 10 işçi savruldu. Kazada Dilek (17), Hasan Arslan ve Hüsna Ay hayatını kaybetti. Yaralanan 5 kişi ise ambulanslarla kentin çeşitli hastanelerine kaldırıldı.

Kaza öncesinde tarım işçilerinin şoförü sürekli yavaş gitmesi yönünde uyardığı, kazanın aşırı hız ve dikkatsizlikten dolayı meydana geldiği iddia edildi.

Tır ve kamyonet sürücüleri, ifadelerine başvurulmak üzere polis merkezine götürülürken D-400 karayolu Tarsus-Mersin istikameti uzun süre trafiğe kapatıldı. Ekiplerin yolu temizlenmesi ve araçların kaldırılmasıyla yol trafiğe açıldı.

Koray Ünlü 

 

Tuzla Belediyesi, Ramazan ayının en kalabalık sokak iftarlarından birini Mimarsinan Mahallesi’nde gerçekleştirdi. Mimarsinan Mahallesi Kömürcü Sokak’ta 6 bin kişilik sokak iftarı düzenlendi. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, iftar öncesi alanı gezdi, iftara katılan mahalle sakinlerine teşekkür etti. Başkan Yazıcı, “Ramazan’ı Şerif’te birlik, beraberlik ve kardeşliği, paylaşmayı yaşıyoruz. Sokak iftarlarında bir iftar yemeği paylaşmak için değil, burada aynı sofrayı paylaşmak, aynı masada buluşmak, birlik ve beraberliğimize katkıda bulunmak için bir aradayız. Yoksa daha güzel yemekler evde yiyebilirsiniz, yoksa daha güzel masalarda gidip iftar yapabilirsiniz ama bu işi asıl güzelliği, asıl bu işe anlam katan bu masalarda olabilmektir. Allah sizden razı olsun. Tuzla’daki tüm mahallelerde, dernek iftarlarında bizi yalnız bırakmayıp birlik ve beraberlikle ile bu güzel iftar sofralarını süsleyen siz değerli hemşehrilerimizden Allah razı olsun, iyi ki varsınız. Sizin için çalışmak bizim için onur ve gururdur” dedi.

“Tuzla’da kimseyi yalnız bırakmıyoruz”

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Sizinle beraber geleceğe daha güzel hazırlayacağımız Tuzla için çalışıyoruz. Biz Tuzlamızı İstanbul’un en uç noktasında bir ilçe olarak değil, biz Tuzlamızı daha da İstanbul’un merkezinde olan ve her şeyini tamamlamış bir ilçe gibi görmek arzusundayız. Hem şehircilik hem de sosyal ve kültürel belediyecilik hizmetlerimizde bunu gerçekleştirdik. Tüm hizmetleri yaparken asla unutmadığımız bir şey vardı. Biz fakir fukarayı asla unutmadık. Biz engelimizle, yetimimizle, fakirimizle ve yaşlımızla, yetim ve kimsesizimizle mutlaka beraber olduk. Asla onları yalnız bırakmadık ve Rabbim bize bu fırsatı verdiği sürece de asla onları yalnız bırakmayacağız. Kimsesizin kimsesi olmayı sürdüreceğiz. Yapmış olduğunuz şehircilik manasında hizmetleri bir tarafa bırakıyoruz, sosyal manadaki hizmetlerimizle her zaman sizin yanınızdayız.”

Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, bölgeyi yakından ilgilendiren 2 müjdeyi de iftarda paylaştı. Şifa Alışveriş Merkezi açılışını 22 Haziran 2017 Perşembe günü gerçekleştireceklerini belirten Başkan Yazıcı, yine aynı mahallede yaptırdıkları Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin de açılışa gün saydığını söyledi. 

Büyükşehir Belediyesi Beydeğirmeni Besi Bölgesi projesi için bölgede yol çalışmalarına başladı. Bölgeye giderek incelemelerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Beydeğirmeni Besi Bölgesi’nin Kayseri’nin geleceğinde iz bırakacak projelerden birisi olacağını söyledi.

Beydeğirmeni Besi Bölgesi projesinde ilk etapta açılacak yolların planlamasının yapıldığını ifade eden Başkan Çelik, “Fen İşleri ekiplerimiz yol çalışmalarına başladı. İlk etapta bölgenin ortasından geçen ana yolun çalışmaları yapılıyor. Beydeğirmeni Besi Bölgesi’nin çevresi ve içinde 56 kilometrelik bir yol açacağız” dedi.

Beydeğirmeni Besi Bölgesi’nin temelinin önümüzdeki ay atılacağını da vurgulayan Başkan Mustafa Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada 80 bin baş hayvanın besisi yapılacak. Bu bölge ekonomik anlamda Kayseri’ye çok büyük değer katacak. OSB, Serbest Bölge, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri kadar Kayseri’ye kaynak yaratacak bir bölge olacak. Kayseri’yi besiciliğin merkezi haline getirecek olan toplam 5,5 milyon metrekare büyüklüğündeki bölgede irili ufaklı 650 civarında besi parseli planladık. Bu bölge Kayseri’yi Türkiye’de besicilikte ilk üç içerisine sokacak.”

Beydeğirmeni Besi Bölgesi’nin çevreye duyarlı olacağını da vurgulayan Başkan Mustafa Çelik, “Buraya yapacağımız biyogaz tesisi ile bölgedeki hayvan atıklarını değerlendireceğiz. Yaklaşık 8 megavatlık bir enerji santrali kuracağız. Besicilerimizin atıklar konusunda sıkıntısı olmayacak. Atıklardan hem elektrik hem de gübre üreteceğiz” diye konuştu. 

81 yaşındaki terzi Ahmet Akgül, 10 yaşında çıraklığa başladığını ve ustasından kalan makine ile 71 yıldır terzilik yaptığını, makinesine uygun kayış bulamadığı için kendi hazırladığı ip düzeneği ile emektar makinesiyle hizmete devam ettiğini ve işini hala severek yaptığını söyledi.

1937 yılında Çavdarhisar’da doğduğunu ve 10 yaşında başladığı terzilik mesleğini hala severek yaptığını belirten Akgül, ”1947 yılında başladığım terzilik mesleğinde hem erkek hem bayan terziliği yapardım. Askerliğimi de terzi olarak yaptım. Askerden döndükten sonra mesleğime devam ettim. Çavdarhisar’a ziyarete gelen bir çok siyasetçiye gömlek dikip hediye ettim. Bunlardan biri de rahmetli Süleyman Demirel’dir. Çıraklık yaptığım dönemde eski Çavdarhisar’da dükkanımız vardı. Gediz depreminden sonra Çavdarhisar Mustafa Ertaş Caddesi’ndeki şimdiki dükkanıma taşındım. 18 yaşında evlendim, eşim hala hayatta çok şükür. Bu meslekle 2 kız 1 erkek evlat yetiştirdim. Kızlarımı evlendirdim. Oğlum 22 yıldır öğretmen olarak çalışmaya devam ediyor. Hiç bir zaman işimden, mesleğimden şikayetçi olmadım. Ancak son yıllarda bu meslek seri üretim fabrikaları kurulunca bitme noktasına geldi. Şimdilerde pantolon paçası ve gömlek düzeltme işinden başka bir iş yapamıyorum. Yaşım 81 ve çok şükür sağlığım yerinde. Ömrüm yettiğince bu işi, sadece pantolon ve gömlek düzeltme de olsa bırakmayı düşünmüyorum” dedi.

Çavdarhisar’da tek terzi olduğunu, buna rağmen iş yapmanın gün geçtikçe zorlaştığını belirten Akgül, “Artık şimdilerde pantolon ve gömlek satan mağazalar paça ve gömlek düzeltme işlerini de kendileri yapıyor. Meslek hayatım boyunca sayısız çırak yetiştirdim ancak hepsi de bu işi bırakıp farklı işlere girdiler. Bizimkisi meslekten öte bir aşk, bir sevda oldu. Ömrüm bu meslekle başladı ve bu meslekle biter inşallah” ifadelerini kullandı. Emektar makinesine gözü gibi baktığını belirten Akgül, ”O benden torunlarıma armağan olarak kalacak” diye konuştu. 

Yunus Daşdemir

Kütahya İl Özel İdaresi Sosyal Tesislerindeki iftar programına, Vali Ahmet H. Nayir ile eşi Münevver Nayir, AK Parti Kütahya Milletvekili Mustafa Şükrü Nazlı ile eşi Gülten Nazlı, İdare Mahkemesi Başkanı Mustafa Bilici ile eşi Elif Bilici, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Uğur, İl Emniyet Müdürü Hasan Çevik, İl Özel İdaresi Genel Sekreter Vekili Murat Koyak, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Ömer Turan, Kütahya Çocuk Evleri Sitesi Müdürü Kadir Ergani, koruyucu aileler ile çocukları katıldı.

Masaları tek tek tek gezerek aileleri selamlayan, onların isteklerini dinleyen ve çocuklarla yakından ilgilenen Vali Ahmet Hamdi Nayir ile eşi Münevver Nayir büyük bir ilgi ve sevgiyle karşılandı.

Çocuklara kapılarını açan koruyucu ailelerin devlete en büyük desteği sağladığını belirten Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Bu ibadetlerin en büyüğü, yapılabilecek işlerin en güzeli” dedi.

Kütahya’da 32 ailenin 42 çocuğa sıcak bir aile yuvası sağladığını dile getiren Vali Nayir, çocukların aile ortamında yetişmesi için gerek devletin gerekse ailelerin ellerinden gelen desteği verdiğini söyledi. Vali Ahmet H. Nayir, “Ramazan ayının sonuna yaklaşırken bugünkü iftarımızı çocuklarımız en neşeli, en tatlı iftar haline getirdiler. Malumunuz olduğu üzere Osmanlı Devleti’nin padişahları aynı zamanda iyi birer şairdi. Fatih Sultan Mehmet “Hiç kimse yok kimsesiz herkesin var bir kimsesi. Kimsesiz kaldım medet kıl ey kimsesizler kimsesi” diyerek Cenab-ı Hakk’a kimsesizler kimsesi olduğunu ifade eden ve kendisinin de O’na muhtaç olduğunu söyleyen güzel bir şiirle günümüze kadar adını yaşatmış durumda.

Devletimiz de kimsesizlerin kimsesi olmaya çalışıyor. Kimsesiz yaşlılarımıza ve çocuklarımıza kol kanat germeye çalışıyor. Gönül arzu eder ki her çocuk ailesiyle birlikte bu hayatı tamamlayıp, dünyadan öyle ayrılsın ama kimsesiz kalanlara devletimiz kapılarını açarak onları kendi çatısı altında yetiştirmeye çalışıyor. Bu faaliyet içerisinde koruyucu ailelerimiz devlete en büyük yardımı, en büyük desteği vererek çocuklarımıza kapılarını ve kucaklarını açıp onların aile havası içerisinde yetişmesi için gerekli bütün desteği veriyorlar.

Bizler Kütahya’mızda da 32 fedakar, alicenap ailemiz 42 yavrumuza yuvalarını, kucaklarını ve gönüllerini açarak çocuklarımızın bir aile havası içerisinde yetişmesi için gerekli desteği, katkıyı, fedakarlığı yapmış bulunuyorlar. Bizler her sene en azından bir kere Ramazan ayında da olsa koruyucu ailelerimizle bir araya gelip çocuklarımıza yapmış oldukları yardımın, ilginin takdirini bir arada yapmış oluyoruz. Bu ibadetlerin en büyüğü, yapılabilecek işlerin en güzeli. 42 yavrumuza ev sahipliği yapan 32 ailemizi tebrik ediyorum.

Temennimiz koruyucu aile sayısı artarak devam etsin ve yavrularımız aile havasından, aile terbiyesinden uzak kalmasın. Ne güzel, başlarken duamızı, bitirirken duamızı bu çocuklardan biri yaptı. Demek ki hedefe ulaşıyoruz, demek ki bizler bu çocuklardan gelecek hakkında daha ümitli olacak bir yapıyı oluşturuyoruz” diye konuştu.

İftar programı Vali Ahmet Hamdi Nayir ile protokol üyeleri tarafından çocuklara oyuncak hediye edilmesiyle sona erdi. 

Hüseyin Efe