Şölende Atlı kızak yarışları, Rahvan at yarışları, Atlı okçuluk yarışı, Buz pateni gösterisi ve çeşitli etkinlikler düzenlendi. Yüzeyi tamamen buz tutmuş Çıldır Gölü üzerinde düzenlenen festivale Çıldır ve çevre illerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, Ardahan Valisi İbrahim Özefe ile Ak Parti Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Çıldır gölü üzerinde atlı kızağa bindi ve daha sonra ağ çekerek balık avladı.

Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının ardından başlayan etkinliklere, Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Ak Parti Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Ardahan Üniversitesi Rektörü Mehmet Biber, Çıldır Kaymakamı Bedirhan İmamoğlu ve kurum amirleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Vali Özefe, Açılış Konuşmasında, “Ardahan’ımızın güzelliklerine ve özelliklerine başka bir güzellik katan, tarihi bir derinlik katan Çıldır Gölü üzerinde düzenlediğimiz bu şölene hepiniz hoş geldiniz. Bu cıvıltıyı, buradaki coşkuyu gördükten sonra inşallah Ardahan’ın önü açıktır. Ardahan’a dair, Çıldır Gölü’ndeki bu faaliyete dair ümitlerimiz tazelenmiştir. Bizim de coşkumuz yenilenmiştir, inşallah el birliğiyle hizmet edeceğiz ve Ardahan’ımızı çok daha ötelere taşıyacağız’’ dedi.

Başkan Köksoy ise yaptığı konuşmada Kış Turizminin önemine değinerek, bundan böyle bu tür etkinliklerin süreklilik haline getirilmesine, şehrimizin tanıtımının yapılması kış turizminin canlı tutulması gerekliliğine vurgu yaptı.

Başkan Köksoy, ” Uzun bir kış sezonunun yaşandığı Ardahan’da donmuş Çıldır Gölü bir nimettir. Bu nimetin inşallah insanlarımıza faydalarını ve Türkiye’ye, turizm sektörüne kazanımlarını burada birlikte yaşayacağız. Ve farkındalık oluşturmak için hep birlikte katkı yapacağız. 4 mevsim turizmin her versiyonuna ve Kafkasya’nın, Doğu Karadeniz’in, Doğu Anadolu’nun Kuzey’inin tarihi kültürel bir çok potansiyelini içinde ve çevresinde bulunduran Çıldır Gölü ve Ardahan’ın önemli turizm potansiyeli oluşturmaktadır’’ şeklinde konuştu.

ÇILDIR GÖLÜ’NDE ESKİMO EVLERİ

Karın, buzun ve beyazın güneşle kucaklaştığı Çıldır Göl festivalinde yapılan Eskimo usulü evler ziyaretçilerin büyük ilgisini gördü. Vatandaşlar, Eskimo usulü evlerde oturarak bol bol fotoğraf çektirdiler.

Çeşitli dallarda düzenlenen yarışmalarda dereceye giren sporculara ödüller verildi.

(Olgun Yıldız / İHA)

Kaza, Kocaeli-Yalova arasında bulunan Osman Gazi Köprüsü Dilovası kesiminde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Dilovası’ndan Yalova istikametine giden Ozan Ceylan(30) idaresindeki 34 DR 2512 plakalı otomobille yanlış yola girdi. Köprü üzerinde dinlenme tesislerine giden yolu kaçıran sürücü Ceylan, geri geri gelerek yola girmek istedi. Bu sırada hızla gelen ve savcı olduğu iddia edilen B.A. idaresindeki 34 VG 2966 plakalı otomobil, geri gelmeye çalışan otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan 34 DR 2512 plakalı otomobil yol kenarındaki bariyerlere çarparak refüje çıktı.

Kaza yapan araçları görerek yardıma koşan 35 JP 869 ve 34 TJ 9371 plakalı otomobillere ise hızla gelen 34 AS 5956 plakalı başka bir panelvan araç çarptı. Meydana gelen kaza sonrası olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, kaza yapan ilk iki araçtaki yaralıları çıkararak 112 ekiplerine teslim etti. geri gelmeye çalışan 34 DR 2512 plakalı otomobilde sıkışan Refik Ceylan’ın(55) ise kaza yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.

Kazada yardım için duran 35 JP 869 plakalı otomobile başka bir otomobilin çarpması sonucu ise araçta bulunan A.Ç. ve İ.Ç. (7) adlı iki çocuğun da yaralandığı öğrenildi. Yaralılar ambulanslarla Darıca Farabi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

Kaza da hayatını kaybeden Refik Ceylan’ın cesedi ise cenaze aracıyla Farabi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Kaza nedeniyle tek şeride düşürülen Osman Gazi Köprüsü Dilovası kesiminde polis ekipleri, hızla gelen araçların başka kazaya neden olmaması için sürekli uyarılarda bulundu. Köprüde aksayan trafik akışı araçların kaldırılmasıyla yeniden normale dönerken kaza hakkında inceleme başlatıldı. 

Gürcan Yılmaz 

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli’de düzenlenen AK Parti İl İstişare Kurulu toplantısına katıldı. Toplantıda söz alan Bakan Işık, Yunanistan savunma bakanının açıklamalarına sert bir şekilde cevap verdi. Bakan Işık açıklamaları sorumsuz ve provakatif bulduğunu dile getirerek, “Yunanistan’a çağrımız bu savunma bakanının sorumsuzca açıklamalarına bir son vermesi, sorunlarımızın, meselelerimizin bir arada birlikte konuşarak çözüm gayretlerimizi sürdürmemizdir” dedi.

“Yunan Bakanının açıklamaları sorumsuz ve provakatifçe”
Türkiye’nin dostluğunun değerli düşmanlığının ise çok ciddi bir sorun olduğunun herkesçe bilinmesi gerektiğini belirterek Yunanistan’dan yapılan açıklamalara değinen Bakan Işık, “Son günlerde son derece mesnetsiz ve sorumsuz açıklamalar yapan Yunanistan Savunma Bakanı’nın açıklamalarını doğrusu üzüntüyle izliyoruz. Yaptığı açıklamalar, söylemler ve eylemler sorumsuzca ve provakatiftir. Bundan dolayı kendisini kınıyorum. Türkiye ve Yunanistan komşudur. Elbette bu güne kadar aramızda çözülmeyen sorunlarımız var. Ama bu sorunların çözümü meydan okumak değil sorunlara yönelik istikşafi görüşmeleri sürdürmektir. Bu Yunanistan’ın lehine değildir” dedi.

“Yunan Bakanı’nın açıklamalarına son vermesi gerekiyor”
Türkiye ve Yunanistan’ın sorunlarını oturup konuşarak çözmesinden yana olduklarını belirten Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Türkiye Cumhuriyeti olarak bizim tavrımız budur. Bundan dolayı kimsenin sorumsuzca ve provakatif açıklamalar yapmasını asla doğru bulmayız. Biz sorunlarımızı konuşarak çözmenin her zaman gayreti içerisinde olduk. Bu hiçbir zaman emrivakiye boyun edeceğimiz anlamına gelmez. Yunanistan’a çağrımız bu savunma bakanının sorumsuzca açıklamalarına bir son vermesi, sorunlarımızın, meselelerimizin bir arada birlikte konuşarak çözüm gayretlerimizi sürdürmemizdir. Bu çağrıyı bir kez daha Kocaeli’den yeniliyorum” dedi. 

Gürcan Yılmaz – İsmail Gündüz 

4 Şubat 2017 Sayısal Loto çekişi sonuçları bu akşam belli oldu. Çekiliş sonrası şanslı numaralar sitemizde yayınlanıyor, sizler de biletinize haberimizden bakabilirsiniz. Şanslı numaraların hangisi olduğunu ve 4 Şubat 2017 Sayısal Loto çekilişinde zengin olup olmadığınızı sitemizden sorgulayarak öğrenebileceksiniz.

İŞTE SAYISAL LOTO 4 ŞUBAT 2017 SONUÇLARI:

16 27 28 32 42 43

SAYISAL LOTO 4 ŞUBAT 2017 DETAYLI ŞONUÇLARI

SAYISAL LOTO NASIL OYNANIR?

İdare tarafından düzenlenen, katılımcıların 1-54 sayı kümesi içinden çekilişle belirlenecek olan 6, 5, 4, ve 3 sayının doğru tahmin edilmesine dayanan ve kısaca ” oyun ” olarak da ifade edilen şans oyunudur.

Çekiliş özel çekiliş küresi kullanılmak suretiyle oyun planına göre dağıtılacak ikramiyeleri kazanacak numaraların belirlenmesidir. Çekilişler İdarece belirlenecek gün ve saatte gerçekleştirilir. (Rıdvan Turşak / İHA)

SAYISAL LOTO BİLET PARASI NASIL ALINIR?

İkramiyelerin ödenmesinde yetkileri dahilinde olması koşuluyla bayiler ve İdarece belirlenen Şubeler yükümlüdür.

İkramiyelerin, bayiler ve Şubelerce ödenme süreleri idarece belirlenir. İkramiyeler, çekiliş tarihinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra zaman aşımına uğrar.

Sistem tarafından kabul edilmeyen sahte, tahrif edilmiş, yırtılmış, zaman aşımına uğramış, iptal edilmiş biletlere ikramiye ödenmez. Bir bilete ikramiye ödenebilmesi için en az çekilen sayılar, barkot, bilet güvenlik numarası ve arka yüzündeki bilet seri numarasının açık şekilde okunması gerekir.

SAYISAL LOTO BİLET PARASI NEREDEN ALINIR?

Süper Loto oyununda büyük ikramiye bilen olmadığı sürece diğer haftalara devredecektir.

Süper Loto oyunu çekilişlerinde ikramiye kazanan talihlilerin ikramiyeleri,

(3) ve (4) bilenlere, ikramiyeleri Loto bayilerinden,
(5) bilenlere, ikramiyeleri Loto bayileri veya MPİ Şubelerinden,
(6) bilenlere ise, ikramiyeleri MPİ Genel Müdürlüğümüz tarafından ödenecektir.

Malatya Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, Kayseri’den 7 kargo uçağını kaçıran FETÖ’cü hainlerin, Denizli Çardak’tan 550 komandoyu uçağa alıp, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne baskın yapmayı planladığı belirlendi.

Darbeci pilotlar Kayseri 1. Komando Hava İndirme Tugayı’ndan 2 A400M, 3 C130, 2 de C160 model askeri kargo uçağını kaçırıp, Çardak’taki havaalanına doğru hareket etti.

550 KOMANDO BEŞTEPE’Yİ BASACAKTI

Amaçları Denizli’deki 11’inci Komando Tugay Komutanlığı’ndan 550 komandoyu alıp, Ankara Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne baskın yapmaktı.

VATANDAŞLAR ENGEL OLDU

Ancak darbe girişimini duyan ve askeri araçların havaalanına gittiğini öğrenen Çardaklılar, araçlarına binerek 550 komandonun bulunduğu konvoyun önünü kesti. Bu arada kargo uçaklarının alana inmesini önlemek için de pist, belediye araçları ve iş makineleriyle kapatıldı. Çardak’a inemeyen FETÖ’cü pilotlar bunun üzerine Malatya’ya yöneldi.

“OLMADI İŞTE KOMUTANIM BAŞARAMADIK”

3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istenen Tuğgeneral Emin Ayık, Malatya Valisi’nin emrine rağmen FETÖ’cü pilotlara iniş izin verdi.

Tuğgeneral Ayık’ın ‘Yurtta Sulh Konseyi’ tarafından yayımlanan mesaj formunda “Sıkıyönetim Komutanı” olarak görevlendirildiği de iddianamede yer aldı.

Tutuklu darbeci komutanın, eski 2.Ordu Komutanı Adem Huduti’nin Malatya’dan Düzce Cezaevi’ne sevki sırasında “Ne yaptınız çocuklar, beni de yaktınız” demesi üzerine “Olmadı işte komutanım başaramadık” dediği de belirlendi. 

Emin Ayık, 4 F-4 savaş uçağının kalkışına izin verdi ancak pistler kapalı olduğu için uçaklar kalkış yapamadı.

KAYNAK: SABAH

Şartları taşıyan kamu çalışanları geriye dönük yıllık 50 lira ile 2.587 lira arasında değişen tutarlarda ek ikramiye alacak. 2005 yılından sonra emekli olmuş polis ve öğretmenler de 30 yılı aşan her yıl için bin liradan başlayan ikramiye alabilecek.

Kamuda 30 yıldan fazla çalıştıktan sonra 7 Ocak 2015 tarihinden önce emekli olanlara ödenecek ikramiyeler için bir yıllık başvuru süresi başladı. Torba kanunla getirilen düzenleme çerçevesinde yaklaşık 408 bin kişiye 2.1 milyar lira emekli ikramiyesi ödenecek. 2005 yılından sonra emekli olan öğretmenlere yıllık en az bin TL ve üzerinde ikramiye ödemesi yapılacak.

Torba kanun uyarınca, 7 Ocak 2015 tarihinden önce 30 yılın üzerinde hizmetle kamudan emekli olanlara yapılacak ilave ikramiye ödemeleri için takvim işlemeye başladı. Kanun Resmi gazete’de 27 Ocak 2017 tarihinde yayımlandığı için, ikramiye başvurularının 26 Ocak 2018 tarihine kadar bir yıllık sürede yapılması gerekiyor.

Emekli ikramiyesi ödemesinden, 7 Ocak 2017 tarihinden önce vefat eden memurların dul ve yetimleri gibi kanuni vârisleri ile emeklilerin kendileri yararlanacak. Bunlara, 30 yılı aşan her “tam yıl” için emekli ikramiyesi ödenecek.

1 YILDA BAŞVURMAYAN HAKKINI KAYBEDER

Ödenecek emekli ikramiyesi, emeklilik ya da ölüm gibi nedenlerle görevin sona erdiği tarihteki emekli keseneğine esas aylık unsurları üzerinden ve emekli aylıklarının başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınarak yapılacak. Ancak, bir yıl için ödenecek ikramiye tutarı 50 liranın; ödenecek toplam ikramiye tutarı da 100 liranın altında olamayacak. 1995 ve öncesinde emekli olan ya da hayatını kaybedenler için yıllık 50 lira ikramiye ödenecek.

Kanundan yararlanmak için tanınan 1 yıllık başvuru süresi, “hak düşürücü süre” olarak kabul ediliyor. Bu süre içinde başvuru yapılmaması halinde, emekli ikramiyesi hakkı ortadan kalkacak. Bu nedenle hak sahiplerinin 26 Ocak 2018 tarihine kadar başvuruda bulunması gerekiyor. Torba kanun çıkmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) emekli ikramiyesi için başvuru yapıp dava açmamış olanların eski başvuruları, 27 Ocak 2017 tarihinde yapılmış kabul edilecek. Bunların yeniden başvuruda bulunmalarına gerek olmayacak.

Ancak, bu durumdaki kişilerin, 4 ay içinde paraları yatırılmadığı takdirde, bir yıllık sürenin dolmasını beklemeden, her ihtimale karşı başvuruda bulunmasında yarar var. Başvuru yapılan tarihi izleyen üç ay içinde ödemeler yapılacak.

1996 ÖNCESİ İÇİN YILLIK 50 LİRA

Yüksek öğrenim görmüş 1. derece 4. kademede yer alan 3600 ek göstergeli memurlar 1 Ocak 1996 ve öncesi yıllar için; 2200 ve 3000 ek göstergeli memurlar ise 1 Temmuz 1996 ve daha önceki tarihlerde emekli olmuşlarsa, çalıştıkları her yıl için 50 lira ikramiye alacaklar. Örneğin, 3600 ek göstergeli ve 35 yıl hizmeti bulunan bir memur 1 Ocak 1996 tarihinde emekli olduysa, 5 yıllık hizmeti için 250 lira ikramiye alacak.

Yükseköğrenim mezunu öğretmen, vaiz, avukat, polis gibi devlet memurları 3600 ek gösterge üzerinden emekli olmuşlarsa 1 Temmuz 2003; 3000 ek göstergeyle emekli olmuşlarsa 1 Temmuz 2005; 2200 ek göstergeyle emekli olmuşlarsa 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren her bir yıl için bin lira ve üzerinde ikramiye alacaklar.

3600 ek göstergeli bir öğretmen 35 yıl hizmet üzerinden 1 Ocak 2006 tarihinde emekli olmuşsa 6 bin 496.70 lira ikramiye alacak. Aynı öğretmen 2010’da emekli olmuşsa 5 yıl için kendisine 8 bin 964.75 lira ikramiye ödenecek.

7.500 LİRASI İLK YIL YATACAK

İkramiyenin 7 bin 500 liraya kadar olan kısmı ilk yıl ödenecek. Kalan kısmı ise bir yıl sonra yasal faiziyle birlikte yatırılacak.

DAVA AÇANLARA FAİZ DE ÖDENECEK

30 yıl üzeri hizmetleri için ikramiye almak amacıyla açılmış davası devam edenlerin de başvuruda bulunmaları gerekmeyecek. Bunlar da 27 Ocak itibarıyla doğrudan başvuru yapmış sayılacak. Dava açan ve davaları henüz sonuçlanmamış olan emekli ve hak sahiplerine ödenecek emekli ikramiyesi, dava öncesi yapmış oldukları başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödenecek.

DAVA DOSYALARI KAPATILACAK

Daha önce açılmış davalar, mahkemelerce, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmek suretiyle sonuçlandırılacak. Kapatılan davalarla ilgili yargılama giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinde bırakılacak. Ancak, SGK vekalet ücretinin dörtte birini ödeyecek. SGK, yerel mahkemelerce verilen kararlar hakkında temyize başvurmayacak, daha önce yapılan temyiz başvurularından da vazgeçmiş sayılacak.

VÂRİSLERİNE ÖDEME YAPILACAK

Emeklilik sonrası hayatını kaybedenler adına hesaplanacak ikramiyeler kanuni vârislerine ödenecek. Görevleri sırasında hayatını kaybeden memurlar adına tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesi ise ölüm tarihinde aylığa müstehâk olan dul ve yetimlerine yapılacak. Aylığa müstehâk dul ve yetimi bulunmayanların ise vârislerine ödenecek.

ÖZEL BANKALAR DA İŞ’LE PROMOSYONA BAŞLIYOR

11.5 milyon emekliye, aylıkları karşılığında promosyon ödenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Ziraat Bankası arasında önceki gün atılan imzanın ardından dün de Türkiye İş Bankası ile protokol imzalandı. SGK’nın, promosyon ödemesi için özel bankalarla yürüttüğü görüşmeler sonuç verdi. 818 bin emekli müşterisiyle özel bankalar arasında ilk sırada yer alan İş Bankası ile protokol imzalanmasıyla, özel bankalar da promosyon sürecine dahil oldu. Promosyon ödemelerine en geç mart ayında başlanacak. Ödemelere nisan ve mayıs aylarında da devam edilecek. Banka promosyonu kapsamında emeklilere toplamda 6 milyar liraya yakın bir tutar ödenecek. Emekliler, SGK ile protokol imzalayan bankalara müracaat ederek paralarını alabilecekler. Kamu bankaları emeklilere, 3 yıl için bin liranın altında emekli aylığı alanlara 300 lira, bin ila 2 bin arasında aylık alanlara 375 lira, 2 bin liranın üzerinde aylık alanlara ise 450 lira promosyon verecek.

İŞ MAHKEMESİNDE VERDİĞİNİZ İFADE SONRA SİZİ ÜZMESİN

Yargıtay, mahkemede tanıklık yapan kişinin verdiği ifadenin, ileride kendisinin açacağı davada işveren tarafından delil olarak kullanılabileceğine hükmetti.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2016/1876 sayılı kararına konu olan dosyada, davacı işçinin bir başka davada tanık olarak verdiği ifade, aleyhine kullanıldı. Davacı işçi, açtığı davada günde 16 saat çalıştığını, çalışma saatlerinin gece 00.30’a kadar sürdüğünü, milli bayramlarda ve genel tatil günlerinde cumartesi ve pazar günleri de dahil olmak üzere çalıştırıldığını belirterek fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram-genel tatil günlerine ilişkin ücretlerinin ödenmesini talep etti. Yerel mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak işçinin 7.30-22.30 saatleri arasında çalıştırıldığını kabul ederek fazla mesai ödenmesine hükmetti. Ancak, işveren, davacı işçinin daha önce bir başka işçinin açtığı davada tanık olarak ifade verdiğini, o davadaki ifadesinde genel olarak 8.00-18.00 saatleri arasında çalıştıklarını, bayram ve pazar günleri çalışmadıklarını söyledi. Yargıtay, bu beyanının davacı işçiyi bağladığını, fazla çalışma hesabının işçinin tanıklık yaptığı dosyada vermiş olduğu ifadeye göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Habertürk

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye’de sürdürülen Fırat Kalkanı Harekatı’nın 164’üncü gününde, 64 DEAŞ hedefine yönelik düzenlenen hava harekatında 45 bina, 5 karargah binası, 3 bombalı araç, 2 silahlı araç, 2 top, 1 havan, 1 cephaneliğin imha edildiğini açıkladı. İcra edilen hava harekatı ve çatışmalarda 47 DEAŞ mensubu teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

TSK’dan yapılan açıklamaya göre, 03 Şubat 2017 günü saat 07.00’ye kadar meydana gelen gelişmeler kapsamında, Muhalif unsurlardan oluşan Özel Görev Kuvvet Grupları tarafından, karadan ve havadan yoğun ateş desteği ile planlı harekatın icrasına devam edildi. Hedef tespit vasıtaları ile tespit edilen 135 DEAŞ hedefine ateş destek vasıtaları ile atış yapılarak, DEAŞ mensuplarınca kullanılan savunma mevzileri ve komuta kontrol tesisleri baskı altına alındı.

Türk Hava Kuvvetlerine ait uçaklar tarafından, Bab ve Bzagah bölgelerinde tespit edilen 64 DEAŞ hedefine yönelik düzenlenen hava harekatı sonucunda, barınma maksatlı kullanılan 45 bina, 5 karargah binası, 3 bombalı araç, 2 silahlı araç, 2 top, 1 havan, 1 cephanelik imha edildi. Koalisyon Güçlerince, Bab ve Bzagah bölgelerinde tespit edilen DEAŞ hedeflerine yönelik icra edilen 8 hava harekatı sonucunda 2 savunma mevzii, 1 komuta kontrol merkezi ve 1 Drone imha edildi. İcra edilen hava harekatı ve çatışmalarda 47 DEAŞ mensubu terörist etkisiz hale getirildi. DEAŞ’tan temizlenen bölgelerde muhaliflere destek sağlayan, patlayıcı madde tespit ve imha timleri tarafından 41el yapımı patlayıcı (EYP) imha edildi, harekatın başından bugüne kadar, çoğu tuzaklanmış 3 bin 632 EYP ve 55 mayın kontrollü olarak etkisiz hale getirildi.

Açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin yarattığı tehdidi bertaraf ederek hudut güvenliğimizi artırmak ve Koalisyon Güçlerine destek vermek maksadıyla; 24 Ağustos 2016 tarihinde başlatılan ‘Fırat Kalkanı Harekatı’ ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları ve BM Sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı ile BM’nin DEAŞ’la mücadeleye yönelik almış olduğu kararlar çerçevesinde sürdürülmektedir. Terör örgütleri tarafından kullanılan ve hudut bölgemizde güvenlik riski doğuran Suriye kuzeyinde, icra edilen koalisyon harekâtına destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbiri almakta ve bu konuda azami hassasiyet göstermektedir” ifadeleri yer aldı.  

Caner Ünver

Bakanlar Kurulu’nun bazı eşyalarda ÖTV, konutta ise KDV düzenlemesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan konuya ilişkin Bakanlar Kurulu kararına göre, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) kanununa ekli (IV) sayılı listede yer alan ve klima, buzdolapları, derin dondurucular, gazla çalışan su ısıtıcıları, termosifonlar, çamaşır ve çamaşır kurutma makineleri, bulaşık makineleri, elektrik süpürgesi, gıda ve meyve presleri ile elektrikli küçük ev aletlerine uygulanan ÖTV’yi 30 Nisan’a kadar sıfırlandı. Ahşap ve plastik mobilyalar, koltuklar ve büro mobilyalarına uygulanan KDV oranı da 30 Nisan’a kadar yüzde 8 olarak tespit edildi.

KDV’de düzenleme

Yine Bakanlar Kurulu kararıyla, yapı ruhsatı 1 Ocak 2013 ile 31 Aralık 2016 arasında alınmış konut inşaat projeleri ile kamu tarafından ihalesi 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren yapılan konut inşaatı projelerinde; metrekare vergi değeri 500 TL – Bin TL arasında olan konutların tesliminde yüzde 8 (Katma Değer Vergisi) KDV uygulanması hüküm altına alındı. Bu kapsamda, metrekare vergi değeri bin TL ve üzeri konutların tesliminde uygulanacak KDV oranı da yüzde 18 olacak. Yapı ruhsatı 1 Ocak’tan sonra alınan konut inşaatı projeleri ile kamu tarafından ihalesi 1 Ocak’tan itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde ise metrekare vergi değeri bin TL ile 2 bin TL arasında olan konutların tesliminde yüzde 8, 2 bin TL üzerinde olan konutların tesliminde de yüzde 18 KDV uygulanacak. 

11 çocuklu Elhamo ailesi, Musul’daki savaştan kaçarak yollara düştü. Irak ve Suriye güzergahını takip ederek Türkiye’ye gelen Elhamo ailesi yaklaşık 4 ay yollarda perişanlık çekti. 2 hafta önce, akrabaları Kayseri’de olduğu için kente gelen aile, yardımlarla bir ev kiraladı. Yine çevreden gelen yardımlarla eşyalarını toparlayan aile aşevinden yemek yiyor.

Ailenin büyüğü Muhammed Şerif, yollarda çok zahmet çektiklerini söyledi. Bir keresinde yaklaşık 6 saat hiç durmadan yürüdüklerini dile getiren Muhammed Şerif, “Orada evlerimiz bırakıp geldik. Hiçbir şey alamadık. Bir esbabımızla yola çıktık. Yollarda çok zahmet çektik. Ama Türk insanının özünden Allah razı olsun” dedi.
Kalp ve tansiyon hastası olan Anne Nejad Şerif de yollarda hastalandıklarını söyledi. Çocukların halen daha hasta olduğunu belirten Nejad Şerif, bir an önce oğullarının iş bulmasını dilediklerini kaydetti.
Muhammed Şerif’in oğullarından Natık Şerif ise bir an önce iş bulabilirlerse ancak hayata tutunabileceklerini ifade etti. Oturdukları evin şartlarının iyi olmadığını ve aile için küçük olduğunu söyleyen Natık Şerif, Türk halkına minnettar olduklarını dile getirdi.

Ailenin gelini Delal Şerif ise geride bıraktığı ailesi için çok üzgün olduğunu belirtti. Böbrek hastası olduğunu ve ilacının kalmadığını söyleyen Delal Şerif, aş evinden gelen yemeklerle beslendiklerini, 22 kişilik aileyi geçindirmenin çok zor olduğunu sözlerine ekledi.

En kısa sürede iş bulmak isteyen Elhamo ailesi, Türk halkına yardımları için teşekkür etti. 

Selma Kara

Kanserin kesin sebebi ya da sebeplerinin bilinmediğini belirten Tanyıldızı, “Bireylerin gen mirasları, bazı virüsler, bilinçsiz şekilde radyasyona maruz kalma, çeşitli yollarla kimyasal maddeler kullanma, bağışıklık sistemindeki bozulmalar, çeşitli çevresel faktörler ya da yetersiz beslenme kanser sebepleri arasında sayılıyor. 21. Yüzyıl içerisinde kanserle mücadelede eden tüm ülkelerin bu faktörleri değerlendirip, akılcı kanser mücadele politikaları geliştirmesi gerekiyor. Kanser sadece pahalı ilaç ya da tedaviler ile kontrol altına alınabilecek bir hastalık değildir, önlenebilir bir hastalıktır. Bu yüzden, ülkelerin finansal kaynaklarına uygun şekilde yatırımlarını kanseri önleme ve erken teşhise yönlendirmeleri gerekmektedir” diye konuştu.

“KANSER VAKALARI GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR”

Türk Halk Sağlığı Kurumu verilerine göre ülkemizde kanser vakaları gün geçtikçe arttığına dikkat çeken Tanyıldızı, “T.C. Sağlık Bakanlığının yayımladığı istatistiklere bakıldığında ülkemizde de dünyaya paralel oranda artış gösteren başlıca kanser türleri kadınlarda meme ve tiroid iken, erkeklerde akciğer ve prostattır. Diğer ülkeler ile kıyaslandığında ülkemiz için esas sorun tütün kullanımına bağlı oluşan kanserler. Sağlık bakanlığı verilerine göre her yıl yeni teşhis edilen 150 bin kanser olgusunun en az 100 bini direkt olarak sigara kullanımı ile ilişkili. Bu nedenle Türkiye için en önemli kanser kontrol yöntemi tütünle mücadele. Sadece tütün kontrolü ile ülkemizde görülen kanserlerin üçte ikisinin önlenmesi ön görülmektedir” dedi.
Tanyıldızı konuşmasına şu şekilde devam etti, “Ülkemizdeki kanser politikaları ile mücadele eylem planları Ulusal Kanser Kontrol Programı tarafından organize edilmekte. Dünya Sağlık Örgütü ile ortaklaşa çalışılan bu eylem planı kanser kayıtçılığı, kanser önleme, kanser erken teşhis ve tarama, kanser tedavileri ve son dönem hastalar için palyatif bakım hizmetlerinin artırılmasını içeren beş başlıktan oluşmakta. Tüm bunlara ilaveten tütün ile mücadele ve ulusal obezite kontrol programı da kanserle mücadelede önemli bir adımdır.”

“KANSER HASTALARININ KOŞULLARI İYİLEŞTİRİLMELİ”

Tanyıldızı, son olarak “Kanserle savaş için bakanlık tarafından yönetilen kanser politikalarına ek olarak toplumumuza da önemli görevler düşmekte. Kanser vaka sayısı alınan önlemler ile stabil tutulmaya ve düşürülmeye çalışılırken, mevcut kanser hastalarının koşulları iyileştirilmeli. Bir kanser hastası hastalığını açıkça konuşabilmeli, hikâyesini örnek teşkil etmesi açısından paylaşabilmeli, günlük yaşantısına dönebilmeli ve en önemlisi moral ve motivasyonla kanser yolculuğunu yönetebilmeli. Toplum tarafından kanser hastaları kabul görmeli, daha sağlıklı alanlar yaratılmalı En önemlisi de erken teşhisin öneminin idrak edilmesi.” ifadelerini kullandı.