Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Mescidi-i Aksa’da Müslümanların namaz kılmasının engellenmesine sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. İsrail Hükümeti’nin yaptığı uygulamanın din ve vicdan hürriyetinin ihlali olduğunu ifade eden Bozdağ, “İsrail Hükümeti’nin Kudüs’te Harem-i Şerif’te Müslümanların ibadetlerine engel olması, din ve vicdan hürriyetinin, insan haklarının ihlalidir. İsrail Hükümeti’nin Müslümanların mabedine yaptığı saygısızlığı, Müslümanlara uyguladığı şiddeti, din ve vicdan hürriyetinin ihlalini kınıyorum. Haremi Şerif, sadece Filistinlilerin veya Arapların değil bütün Müslümanların ortak ve kutsal mabedidir. Kudüs’teki Harem-i Şerif’in hukuki statüsüne saygı duymak ve hukuki statüsünü korumak İsrail Devleti’nin yükümlülüğüdür. İsrail Hükümeti, Harem-i Şerif’in hukuki statüsüne saygı duymak ve hukuki statüsünü koruma yükümlülüğüne uygun davranmak zorundadır” mesajını paylaştı.

“HAREM-İ ŞERİF’E SAYGISIZLIKTAN VAZGEÇİLMELİDİR”

İsrail Hükümeti’nin Filistinlilere getirdiği kısıtlamaların kabul edilemez olduğunu dile getiren Bozdağ, “Dine, dini değerlere ve dinin gereklerini yerine getirmek isteyenlere saldırmak, hukuk devletinin ve insan haklarının reddidir. İsrail Hükümeti’nin başta Filistinliler olmak üzere bütün Müslümanlara getirdiği kısıtlamalar ve engeller asla kabul edilemez, hoş görülemez. İsrail Hükümeti, Müslümanlara, İslam’ın ve Müslümanların kutsallarına ve kutsal mabedi Harem-i Şerif’e saygısızlıktan derhal vazgeçmelidir” açıklamasında bulundu.

Uluslararası toplum ve İslam ülkelerine çağrıda bulunan Bozdağ şunları kaydetti:

“Müslümanlar ve İslam ülkelerinin kahir ekseriyetinin İsrail’in bu saygısızlığına, saldırganlığına sessiz kalması da asla kabul edilemez. İslam ülkeleri, İsrail Hükümeti’nin bu haksız, saygısız, hukuksuz, din ve vicdan hürriyetini yok eden tutumuna karşı birlik olmalıdır. Uluslararası toplum ve örgütler, İsrail Hükümeti’nin bu saygısız ve saldırgan tutumuna ve yükümlülüklerini çiğnemesine ‘dur’ demelidir. Türkiye Cumhurbaşkanı ve Türk Hükümeti, İsrail Hükümeti’ne bu haksız ve hukuksuz uygulamaları ve saygısızlığı sonlandırmaya çağırmıştır.”

Caner Ünver

Konya’da yaşayan 6 yaşındaki Hüseyin Tunç’un babasının iş dolayısıyla sürekli il dışına seyahat etmesi nedeniyle bir süre sonra otobüs merakı başladı. Sünnet arabasının otobüs olmasını isteyen küçük Hüseyin’in babası, üzerinde özel bir firmanın adının yazdığı otobüs maketi yaptı. Hüseyin’in ailesi, bir süre sonra otobüs firmasına mail attı. Firma yetkilileri de maile duyarsız kalmadı ve Konya-Safranbolu seferini iptal ederek otobüsü süsleyip küçük Hüseyin’e sürpriz yaptı. Otobüsü evinin önünde gören küçük Hüseyin, çok mutlu olduğunu ve bu sürprizi beklemediğini söyledi.

“Otobüsü süsleterek Hüseyin’i hayallerine kavuşturduk”

Otobüs firmasının Konya Otogar Müdürü Umut Özcan, Hüseyin’in ailesinin yaklaşık 15 gün önce kendilerine mail yoluyla ulaştığını söyledi. Hüseyin’in babasının inşaat mühendisliği yaptığını, sürekli şehir dışı seyahatleri olduğunu ve bu şehir dışı seyahatlerini kendi firmaları ile yaptığını dile getiren Özcan, “Hatta Hüseyin’e maket otobüs yapmışlar. Biz de Hüseyin’in sevineceğini düşündük. Ailesinin de bu durumdan haberi yoktu. Belki onlar da firma yetkilileri umursamaz diye düşündü. Hüseyin’e böyle bir sürpriz yapalım istedik. Otobüsü süsleterek Hüseyin’i hayallerine kavuşturduk. Normal şartlarda bugün bu otobüsün seferi vardı. Ama 6 yaşındaki bir çocuğu mutlu etmek paradan daha değerli” dedi.

“Kendileri de çok duyarlı davrandılar ve jest yaptılar”

Küçük Hüseyin’in babası Mehmet Tunç ise, otobüs firmasından inanılmaz bir jest olduğunu belirterek, “Ben sürekli bu otobüs firmasıyla seyahat yaptığımdan bir ilgisi başladı. Sonra ona kendi imkanlarımızla maket otobüs yaptık. Yaptığımız maket arabalarının resimlerini biz yetkililere mail attık. Kendileri de çok duyarlı davrandılar ve jest yaptılar. Otobüsün geleceğinden benim de haberim yoktu. Eşim bu organizeyi yapmış” diye konuştu.
Sünnet arabası şekline getirilen otobüse binen Hüseyin ve yakınları, konvoy eşliğinde sünnet düğününün yapılacağı salona gitti. 

Barış Gök – Uğur Sarı – Mustafa Beşer
 

Zonguldak’ın Kozlu Belediye Başkanı Kerim Yılmaz, düğünde makam aracını düğün arabası yaparak şehit ailesine jestte bulundu. Yılmaz, evlenecek çiftin şoförlüğünü de kendisi yaptı.
Şehit Aileleri Derneği Başkanı Mustafa Yorulmaz’ın torunu Mesut Yorulmaz ile Dilek Kapan dünya evine girdi. Kozlu Belediye Başkanı Kerim Yılmaz, şehit ailelerine destek için makam aracını gelin ve damada tahsis ederek, şoförlüğünü de kendisi yaptı. Şoför koltuğuna geçen Başkan Yılmaz, ilk olarak damat Yunus Yorulmaz’ı evinden aldı. Düğün sahipleri ve mahalle halkı ile kız evine giden Başkan Yılmaz, gelini almaya damat ile beraber girdi. Davul zurna eşliğinde gelin kız evinden alınarak, konvoy halinde düğün salonuna geçildi.

Şehit ailelerine özel olarak sünnet ve düğünlerde belediye olarak destek vermek, yanlarında olmak için böyle bir proje düzenlendiklerini ifade eden Belediye Başkanı Yılmaz, “Belediye olarak böyle bir proje geliştirdik. Başkanımızla sohbet esnasında şehit yakınlarına özel olarak evlenecek veya sünnet yapacak şehit yakını var mı, ben böyle bir şey düşünüyorum dedim. Başkan, ‘Benim 22 Temmuz’da torunum evlenecek’ dedi. Bugün belediyemizin makam aracı ile birlikte kendim de kullanarak gelin arabası yaptık. Sağ olsun kendisi bizi kırmadı ve kabul etti. Ben burada bütün şehitlerimizin anısına böyle bir şey başlatmak istedik. Bundan sonra da devam edecek. Şehitlerimiz ve aileleri unutulmamalı, şehitlerimize Allah gani gani rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Bu anlamda yaptığımız bu etkinliğin anlamlı olduğunu düşünüyorum” dedi.

Böyle bir proje yaptığı için Kozlu Belediye Başkanı Kerim Yılmaz’a teşekkür eden Şehit Aileleri Derneği Başkanı Mustafa Yorulmaz, “Başkanım bizim söylemek istediklerimizi anlattı. Ben kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır. Çünkü kendisi, ‘Ben böyle bir proje yaptım. Düğün ve sünnetlerde makam şoförü olarak devam edeceğim’ dedi. Bizleri çok mutlu etti, kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır” şeklinde konuştu.

Mesut Yorulmaz’ın amcası Yunus Yorulmaz’ın vatani görevini yaparken 1996 yılı Kasım ayında Siirt’te şehit olduğu öğrenildi.  

Sertaç Özdemir – Ahmet Hamzaçebi
 

Muğla’nın Bodrum ilçesinde 6.3 şiddetinde deprem meydana geldi. Muğla’nın Bodrum ilçesinde gece saat 01.31 sıralarında deprem meydana geldi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD)’ın internet sitesinde yer alan bilgiye göre 6.3 şiddetindeki deprem yerin 10 km altında meydana geldi.

MERKEZ ÜSSÜ ONİKİ ADALAR

Kandilli Rasathanesi’nde yer alan bilgiye göre merkez üssü Oniki Adalar olan ve yerin 10 km derinliğinde meydana gelen depremin şiddeti 6,8 olarak kaydedildi

Deprem çevre illerden de hissedildi. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon yaptığı açıklamasında “Şu anda halkımızda bir panik var. Hastanelerde herhangi bir can kaybı yok, ağır bir yaralanma yok.” dedi.

3 BUÇUK SAATTE 51 ARTÇI SARSINTI DAHA YAŞANDI

Muğla’da gece saat 01.31’deki 6.3 büyüklüğündeki depremin ardından 3 buçuk saatte 51 artçı sarsıntı yaşandı.

Muğla’da 4,8 ile 2,2 şiddeti arasında gerçekleşen artçı sarsıntılar aralıklarla devam ederken, Bodrum Kaymakamı Bekir Yılmaz vatandaşlardan binalara girmemesini istedi. 

Şu an itibariyle 12’si Datça’da olmak üzere Bodrum ve Datça’da hastanelere yaklaşık 100 kişinin müracaat ettiği, Datça’da 2 kişinin vücudunda oluşan kırık nedeniyle Marmaris’e sevk edildiği, Bodrum’daki yaralıların ise Bodrum’da tedavi edildiği öğrenildi.

Artçıların devam ettiği Muğla’da panik havası devam ederken, depremin etkili hissedildiği Bodrum ve Marmaris’te her türlü tedbirin alındığı belirtildi. 

‘BODRUM İLK DEFA BU KADAR ŞİDDETLİ SALLANDI’

Bodrum’da meydana gelen depremin ardından açıklama yapan Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadan Bodrum’un ilk defa bu kadar sallandığını belirterek “Tek tesellimiz can kaybı yok. Anadolu halkına sesleniyorum. Panik yapmasınlar. Olumsuz bir durum yok” dedi.

Depremden sonra halkın sokaklarda, park ve geniş alanlarda toplandığını belirten Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, “Şu an itibariyle can ve mal kaybı yok. Vatandaşlarımız büyük şok yaşıyor. Vatandaşlarımızın yanı sıra turistler de panikleyip otellerden dışarı çıktı. Bodrum ilk defa bu kadar sallandı. Can kaybının olmaması teselli kaynağımız. Ufak tefek hasarlarımız var. Anadolu halkına sesleniyorum panik yapmasınlar şu anda olumsuz bir durum yok” dedi. 

TÜM HEKİMLER GÖREVE ÇAĞRILDI

Muğla’nın Bodrum ilçesinde gece saat 01.31 sıralarında meydana gelen depremin ardından ilçedeki tüm hekimler göreve çağrıldı. Bölgede çalışmalar devam ediyor. Bodrum Kaymakamlığı evlere girilmemesi konusunda vatandaşları uyardı. Bodrum açıklarında 10 kilometre derinlikte meydana gelen 6.3 şiddetindeki depremin ardından ilçede yaşayan herkes binalardan çıktı. Turizm sezonu olması dolayısıyla yoğunluğun oldukça fazla olduğu Bodrum’da şu an itibariyle deprem sırasında atlama ve düşme neticesi yaralanan vatandaşlar hastaneye kaldırıldı. Depremin hemen ardından Bodrum Devlet Hastanesi tahliye edilirken, yaralılara da hastane bahçesinde müdahale ediliyor. Bu arada yaralananların çoğunun ayağında sıkıntısı olduğu ve bu kişilerin ayaklarının alçıya alındığı görüldü. Hastane otoparkı tahliye edildi

Depremin ardından Bodrum Devlet Hastanesi’nde yaşanan yoğunluk nedeniyle Bodrum Devlet Hastanesi Otoparkı’nda bulunan tüm araçlar tahliye edildi. Bölgeye gelen UMKE ekipleri tarafından hastane bahçesine acil müdahale çadırları kurulmaya başlandı. Bu arada, bazı bölgelerde deniz seviyesinin yükseldiği iddiaları halk arasında paniğe neden oldu. Öte yandan, Bodrum Kaymakamlığı tarafından vatandaşların binalara girmemesi yönünde uyarılar yapılıyor. Depremin en çok hissedildiği bölgelerden biri olan Bitez ve Akyarlar’da elektrikler kesilirken, telefon hatlarının da zaman zaman kesintiye uğradığı Bodrum Yarımadası’nda panik devam ediyor.

Yangın gece 03.00 sıralarında Kadıköy Acıbadem Mahallesi Palmiye sokakta bulunan bir iş yerinin bodrum katında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Yangın esnasında oluşan patlama çevrede yaşayan vatandaşlar tarafından korku ve paniğe yol açarken, patlama seslerini duyan vatandaşlar sokağa çıktı. Vatandaşların durumu bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İş yerinin bulunduğu binanın üst katlarında yaşayan vatandaşlar binadan tahliye edildi. İtfaiye ekiplerinin kısa süreli müdahalesi sonrasında yangın tamamen söndürüldü. Yangında ölen yada yaralanan olmazken, yangın sonrası iş yerinde maddi hasar oluştu. Alev alev yanan iş yerinin o anları ise cep telefonu ile kayıt edildi.

Patlama seslerini duyarak olay yerine gelen bir vatandaş, “Ben zaten oradaydım hemen buraya yürüdük. O zaman daha camlar patlamamıştı. İçeride bir ışık meydana geldi. Sonra büyüdükçe patır patır patlamalar oluştu. Hemen itfaiye ve polis ekiplerine haber verdik. Sonra apartman sakinleri bağırmaya başladı. Bizde camlara taş atmaya başladık camlar kırılsın diye.İtfaiye ekipleri geldi, yangını söndürdü.Herhangi ölen yaralanan olmadı. Altta nalbur dükkanı tutuştuğu için apartmanı etkilemedi. Şuanda yangının hangi sebepten çıktığı belli değil. Polis ekiplerinin incelemeleri sürüyor” dedi.

Yangının çıkış sebebi araştırılırken, polis ekiplerinin kundaklama ihtimali üzerinde durduğu öğrenildi. 

Selim Bayraktar

Yaklaşık 10 yıldır kullanılmayan ve atıl durumda evinin bahçesinde duran motosikletinin plakasına, Aydın-Çeşme Otoyolu Havalimanı istasyonunda yaptığı ihlal gerekçesiyle para cezası kesilmesini, garip olay olarak değerlendiren Kalınağıl, şimdi dava açmaya hazırlanıyor.

Kimi zaman izlediğimiz/okuduğumuz haberler karşısında ‘bir garip ülkeyiz’ demekten kendimizi alamadığımız bir olay bu kez Milas’ta yaşandı. Milas’ta Bahçelievler Mahallesi Ahmet Kozak Caddesi No: 41’de ikamet eden 1956 Milas doğumlu Süleyman Kalınağıl, önceki gün mahalle muhtarlığı aracılığıyla ulaşan ceza makbuzunu görünce şok oldu. Yaklaşık 10 yıldır evinin bahçesinde çalışmayan, atıl durumdaki motosikletinin plakasına, 20 Ekim 2016 tarihinde Aydın-Çeşme Otoyolu’ndaki Havalimanı giriş istasyonunda yaptığı ihlal gerekçesiyle kesilen ve tarafına posta yoluyla gönderilen ceza makbuzuna bir anlam veremediğini söylerken, Kalınağıl şimdilerde karşı dava açmaya hazırlanıyor.

10 yıldır kullanılmadı

Kendisinin hayatı boyunca hiç motosiklet kullanmadığını belirten Süleyman Kalınağıl; “Motosikleti oğluma liseye giderken rahat bir şekilde gidip, gelsin diye almıştım. Zaten o da ehliyeti olmadığı için o dönem fazla binmedi. Sonrasında zaten otomobil aldı ve yıllardır motosiklet evin bahçesinde duruyor. Ne ben, ne oğlum ne de bir başka kişi yıllardır motosikleti kullanmadı. Üstelik yıllardır çalışmayan bir vaziyette bahçede duruyor.
Ceza makbuzunu görünce önce şaşırdım, sonra da başıma gelen bu garip durum nedeniyle güldüm. Bırakın Aydın’a veya Çeşme’ye gitmeyi, motosiklet ile Milas’ın dışına bile çıkmadık. Nasıl oldu biz de bir anlam veremiyoruz ancak ortada motosikletin plakasına kesilmiş bir ceza makbuzu var” diyerek, karşılaştığı garip durumu aktardı.

İzlerken gülüyordum, şimdi benim başıma geldi

Televizyonlarda veya gazetelerde bu tür haberleri gülerek izlediğini söyleyen Süleyman Kalınağıl; “Şimdi benim başıma geldi. Kesilen para cezası 22 lira ancak ben işin parasında değilim. Bu nedenle yasal itiraz sürem içerisinde gereğini yapacak ve makbuzun iptali için dava açacağım. Umarım böyle bir şey bir daha ne benim, ne de bir başkasının başına gelir” dedi. 

Çağrı Purma
 

Olay, Seyhan ilçesi Mithapaşa Mahallesi Mücahitler Caddesi’nde bulunan bir barda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, barda müşteri olan, Muhammet Çil (43), Elif Çil (24), Ahmet Çil (26) ve bar çalışanları Mehmet Özpolat (35), Hakan Güngör (20), Ahmet Barut (20) ile henüz nedeni belirlenemeyen bir sebepten dolayı aralarında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesiyle Ahmet Çil ile Muhammet Çil bar çalışanlarına sopa ve bıçakla saldırmaya başladı. Saldırı sırasında Mehmet Özpolat, Hakan Güngör ve Ahmet Barut hafif şekilde yaralandı.

Yaralılardan Ahmet Barut iş yerinde bulundurduğu av tüfeğini alarak Ahmet Çil, Muhammet Çil ve Elif Çil’in üzerine doğru yürüdü. Panikle kendilerini bardan dışarı atmalarına rağmen Ahmet Barut av tüfeğiyle 7 el ateş açtı. Av tüfeğinden çıkan saçmalar, Ahmet ve Muhammet Çil’in bacaklarına isabet ederken, Elif Çil göğsünden ağır yaralandı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede yoğun güvenlik önlemi aldı. Sağlık ekipleri yaralıları kentteki çeşitli hastanelere kaldırdı. 

Yaralılardan Elif Çil kaldırıldığı Adana Devlet Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılmadı. Elif Çil’in cenazesi otopsisi yapılmak üzere Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerinde erkek arkadaşı yerde av tüfeğiyle bacağından vurulmuş halde yattığı sırada, bir kadın sinir krizi geçirirken, polisler genç kadını sakinleştirmekte zorlandı.

Öte yandan, av tüfeğini kullanan cinayet zanlısı Ahmet Barut hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alındı.

Süleyman Cenk İdaye

TSK, yurt içerisinde bölücü terör örgütüne (BTÖ) karşı yürütülen Teröristle Mücadele Harekatı, Fırat Kalkanı Harekat bölgesinde güvenliğin sağlanması ve bölgede terör nedeniyle göç etmiş halkın geri dönüşüne destek kapsamındaki faaliyetlere ilişkin son bir hafta içindeki gelişmeler hakkında bilgilendirmede bulundu.

Buna göre Teröristle Mücadele Harekatı kapsamında; geride kalan hafta içerisinde (13-20 Temmuz 2017) BTÖ’nün sürekli barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergahı olarak kullanması sebebiyle büyük önem taşıyan (özellikle Hakkari, Şırnak, Diyarbakır, Mardin, Erzurum, Batman, Van ve Siirt) illerinde teröristlerden temizlemek maksadıyla yürütülen operasyonlara taarruz anlayışıyla aralıksız devam edildi. Bu kapsamda; Mardin Nusaybin, Artuklu, Ömerli, Şırnak Beytüşşebap, Merkez (Bestler Dereler, Cudi Dağı), Şırnak Beytüşşebap – Faraşin Bölgesi, Hakkari Yüksekova, Diyarbakır Silvan, Kulp, Batman Hasankeyf, Sason, Erzurum, Karayazı, Van, Gürpınar ve Siirt Pervari bölgelerinde büyük ve orta çaplı operasyonlar icra edildi.

“Biri sözde lider kadrosunda olmak üzere 54 terörist etkisiz hale getirildi”

İcra edilen operasyonlarda; biri sözde lider kadroda olmak üzere 54 terörist etkisiz hale getirildi. Bu teröristler içerisinde; gri listede yer alan Baver (K) Kasım Yanık ve Ağrı Doğubayazıt Eli köyü sözde bölge sorumlusu Murat Bazid (K) Ahmet Acar ile yeşil listede yer alan; sözde Garzan Eyaleti 5’li yürütmede görevli (aynı zamanda Hizan sorumlusu) Kia Koçer (K), Ali Ulaş ve Taylan (K) Ferit Polat Sözde Kuzey (Kars) alan sorumlusu (06 Temmuz 2017 tarihinde Kars’ta yapılan hava harekatıyla) etkisiz hale getirildi.

“Teröristlerce kullanılan çok sayıda silah, mühimmat ve yaşam malzemesi ele geçirildi”

Açıklamada teröristlere ait 17 adet piyade tüfeği, 2 adet makineli tüfek, 1 adet Zagros keskin nişancı tüfeği, 2 adet roketatar, 1 adet av tüfeği olmak üzere toplam 21 adet silah ve 30 kg plastik patlayıcı, 696 kg amonyum nitrat, 1 adet 81 mm havan mühimmatı, 1 adet 60 mm havan mühimmatı, 5 adet roketatar mühimmatı, 3 adet roketatar sevk fişeği, 13 adet el bombası, 2 adet mayın, 51 adet fünye, 52 adet tüp, bin 237 adedi Biksi makineli tüfek mühimmatı olmak üzere yaklaşık bin 939 adet hafif silah mühimmatı, 324 adet uçaksavar mühimmatı, 1 adet top mermisi, 1 adet el dürbünü, 3 adet telsiz, 32 adet şarjör ve çok miktarda el yapımı patlayıcı (EYP) yapımında kullanılan kablonun ele geçirildiği kaydedildi.

19 adet EYP’nin tespit edilerek imha edildiğinin ifade edildiği açıklamada, teröristler tarafından kullanılan 16 sığınak, barınak, mağara ve deponun bulunarak kullanılamaz hale getirildiği aktarıldı.

BTÖ’nün en önemli finansal kaynaklarından olan uyuşturucu ticareti ve kaçakçılık ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar neticesinde 43 bin 260 paket kaçak sigara ele geçirilirken, etkili hudut denetim ve kontrolleri sonucunda sınırlardan yasa dışı yollardan geçmeye çalışan 5 bin 207 kişi yakalandı.

“1 asker şehit oldu, 26 asker yaralandı”

13-20 Temmuz 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen operasyonlarda 1 askerin şehit olduğu, 26 askerin yaralandığı açıklandı.
BTÖ’nün önemli gelir kaynaklarından olan kaçakçılık faaliyetlerinin, hudut hattında alınan etkili tedbirlerle engellenmeye devam edildiği, hudut bölgelerinde alınan tedbirler sayesinde hafta içinde 5 bin 207 kişinin yakalandığı ve bol miktarda kaçak sigaranın da ele geçirildiği belirtildi.

“Azaz-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskun mahal ve 2 bin 15 kilometrekarelik alan kontrol altına alındı”

Suriye’nin kuzeyinde icra edilen harekat kapsamında; hudut güvenliğini sağlamak, DEAŞ tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak ve sivilleri korumak/yaşanan terör olaylarından zarar görmesini engellemek maksatlarıyla icra edilmekte olan harekatta, TSK tarafından desteklenen ÖSO’nun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azaz-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskun mahal ve 2 bin 15 kilometrekarelik alan kontrol altına alındı.

Bab ilçe merkezi, Kabbasin ve Bzagah bölgelerinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK/YPG terörist unsurlarının Afrin’den doğuya, Münbiç’ten batıya doğru olabilecek saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edildiği de bilgilendirmede yer aldı.

Açıklamada özellikle bu hafta içinde, gerçekleştirilen Teröristle Mücadele Harekatı kapsamında bölücü terör örgütünün elemanlarının önemli bir bölümünü yitirdiği, yeni katılımların azalması nedeniyle bu kayıplarını da yeterli şekilde tamamlayamayan PKK’nın, son dönemde oldukça güç duruma düştüğü ifade edildi.  

Caner Ünver

Olay, geçtiğimiz günlerde Şişli Halide Edip Adıvar Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, buradaki bir apartmanı gözlerine kestiren 3 hırsız bir süre apartman önünde tur attı. Daha sonra hırsızlardan biri örümcek adam gibi tırmanarak apartmanın 3’üncü kattaki dairesine çıkmayı başardı.

Aşağıda bekleyen arkadaşına dairede bulunan bir pantolonu atan hırsız bir süre daire içerisinde kaldı. Aşağıda bekleyen hırsızlardan teki aşağıya atılan pantolonun ceplerini boşaltırken daireye giren arkadaşı ise kısa süre sonra aşağı indi. Evden çaldığı arabanın anahtarı ile kapıda duran son model otomobili çalıştıran hırsızlardan biri bölgeden uzaklaşırken, diğer iki hırsız pantolonun cebinde buldukları arabanın anahtarı ile bir süre çevrede diğer otomobili aradı. Diğer otomobili tespit edemeyen zanlılar daha sonra az ötedeki bir daireye girdi. Bu daireden de bir miktar para ve laptop çalan hırsızlar kayıplara karıştı.

“5 ay önce aldığım arabanın hayrını göremedim

Evi soyulan İlker Kayıkçı, “Eve tırmanarak giren hırsız önce babamın pantolonunu aşağıda bekleyen hırsıza atıyor, aşağıdaki hırsız, babamın ceplerini filan boşaltıyor. Babamın arabasının anahtarını alıyor. Babamın arabasını bulamayınca aşağıdaki hırsız binaya yöneliyor. Hırsızlar elbise dolabında pantolonumun cebinde bana ait olan aracımın anahtarlarını alıyor. Dolabın da kapağı falan kapalıydı direk yerini biliyorlarmış gibi gelmiş almışlar resmen. Evimiz üçüncü katta aracım da hemen kapının önünde boşlukta park halinde duruyordu. Arabamı daha beş ay önce almıştım, hayrını göremeden çaldılar” dedi.

Evi soyulan Muhammed Elşihabi ise geçen yıl da evine hırsız girdiğini aktararak hırsızların yakalanmasını istedi.

15 dakikada gerçekleşen iki hırsızlık anı da kamerada

Polis, daire sahiplerinin şikayeti üzerine hırsızların yakalanması için çalışma başlatırken, yaşanan hırsızlık anı ise güvenlik kameralarına yansıdı.

Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde hırsızların bir apartmanın önünde etrafı kolaçan ettikleri görülüyor. Bu sırada hırsızlardan tekinin duvarı tırmanarak çıktığı görülüyor. Aşağıda bekleyen arkadaşına daireden pantolon atan hırsızın bir süre sonra evden aldığı anahtar ile aşağı inerek kapıda bekleyen otomobili çalıştırarak olay yerinden uzaklaştığı görülüyor. Aşağıda bekleyen hırsızın ise ceplerini boşalttığı pantolonu kenara attığı, hemen sonra az ötedeki bir eve girdikleri görülüyor. Bu evden de bir laptop ile bir miktar para çalan hırsızların rahat tavırları görenleri hayrete düşürüyor. 

Yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun kuzey ve batı kesimlerinin parçalı bulutlu, İç Ege, Göller yöresi, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Eskişehir, Bolu ve Artvin çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığının kuzey ve iç kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı ve ülkemiz genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın ise genellikle kuzey yönlerden, güneydoğu kesimler ile Akdeniz’in kıyılarında batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın güneybatısı ile Ege kıyılarında kuzeyli yönlerden kuvvetlice (30-50 km/sa) eseceği tahmin ediliyor.

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı ve az bulutlu 32

İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 30

İzmir: Az bulutlu ve açık 34

Adana: Az bulutlu ve açık 36

Bursa: Parçalı ve az bulutlu 32

Antalya: Parçalı az bulutlu, öğle saatlerinden sonra iç kesimleri kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 33

Samsun: Parçalı bulutlu, doğu ilçeleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 28

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 27

Erzurum: Parçalı ve az bulutlu 32

Diyarbakır: Az bulutlu ve açık