4 Şubat 2017 Sayısal Loto çekişi sonuçları bu akşam belli oldu. Çekiliş sonrası şanslı numaralar sitemizde yayınlanıyor, sizler de biletinize haberimizden bakabilirsiniz. Şanslı numaraların hangisi olduğunu ve 4 Şubat 2017 Sayısal Loto çekilişinde zengin olup olmadığınızı sitemizden sorgulayarak öğrenebileceksiniz.

İŞTE SAYISAL LOTO 4 ŞUBAT 2017 SONUÇLARI:

16 27 28 32 42 43

SAYISAL LOTO 4 ŞUBAT 2017 DETAYLI ŞONUÇLARI

SAYISAL LOTO NASIL OYNANIR?

İdare tarafından düzenlenen, katılımcıların 1-54 sayı kümesi içinden çekilişle belirlenecek olan 6, 5, 4, ve 3 sayının doğru tahmin edilmesine dayanan ve kısaca ” oyun ” olarak da ifade edilen şans oyunudur.

Çekiliş özel çekiliş küresi kullanılmak suretiyle oyun planına göre dağıtılacak ikramiyeleri kazanacak numaraların belirlenmesidir. Çekilişler İdarece belirlenecek gün ve saatte gerçekleştirilir. (Rıdvan Turşak / İHA)

SAYISAL LOTO BİLET PARASI NASIL ALINIR?

İkramiyelerin ödenmesinde yetkileri dahilinde olması koşuluyla bayiler ve İdarece belirlenen Şubeler yükümlüdür.

İkramiyelerin, bayiler ve Şubelerce ödenme süreleri idarece belirlenir. İkramiyeler, çekiliş tarihinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra zaman aşımına uğrar.

Sistem tarafından kabul edilmeyen sahte, tahrif edilmiş, yırtılmış, zaman aşımına uğramış, iptal edilmiş biletlere ikramiye ödenmez. Bir bilete ikramiye ödenebilmesi için en az çekilen sayılar, barkot, bilet güvenlik numarası ve arka yüzündeki bilet seri numarasının açık şekilde okunması gerekir.

SAYISAL LOTO BİLET PARASI NEREDEN ALINIR?

Süper Loto oyununda büyük ikramiye bilen olmadığı sürece diğer haftalara devredecektir.

Süper Loto oyunu çekilişlerinde ikramiye kazanan talihlilerin ikramiyeleri,

(3) ve (4) bilenlere, ikramiyeleri Loto bayilerinden,
(5) bilenlere, ikramiyeleri Loto bayileri veya MPİ Şubelerinden,
(6) bilenlere ise, ikramiyeleri MPİ Genel Müdürlüğümüz tarafından ödenecektir.

Malatya Cumhuriyet Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada, Kayseri’den 7 kargo uçağını kaçıran FETÖ’cü hainlerin, Denizli Çardak’tan 550 komandoyu uçağa alıp, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne baskın yapmayı planladığı belirlendi.

Darbeci pilotlar Kayseri 1. Komando Hava İndirme Tugayı’ndan 2 A400M, 3 C130, 2 de C160 model askeri kargo uçağını kaçırıp, Çardak’taki havaalanına doğru hareket etti.

550 KOMANDO BEŞTEPE’Yİ BASACAKTI

Amaçları Denizli’deki 11’inci Komando Tugay Komutanlığı’ndan 550 komandoyu alıp, Ankara Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne baskın yapmaktı.

VATANDAŞLAR ENGEL OLDU

Ancak darbe girişimini duyan ve askeri araçların havaalanına gittiğini öğrenen Çardaklılar, araçlarına binerek 550 komandonun bulunduğu konvoyun önünü kesti. Bu arada kargo uçaklarının alana inmesini önlemek için de pist, belediye araçları ve iş makineleriyle kapatıldı. Çardak’a inemeyen FETÖ’cü pilotlar bunun üzerine Malatya’ya yöneldi.

“OLMADI İŞTE KOMUTANIM BAŞARAMADIK”

3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istenen Tuğgeneral Emin Ayık, Malatya Valisi’nin emrine rağmen FETÖ’cü pilotlara iniş izin verdi.

Tuğgeneral Ayık’ın ‘Yurtta Sulh Konseyi’ tarafından yayımlanan mesaj formunda “Sıkıyönetim Komutanı” olarak görevlendirildiği de iddianamede yer aldı.

Tutuklu darbeci komutanın, eski 2.Ordu Komutanı Adem Huduti’nin Malatya’dan Düzce Cezaevi’ne sevki sırasında “Ne yaptınız çocuklar, beni de yaktınız” demesi üzerine “Olmadı işte komutanım başaramadık” dediği de belirlendi. 

Emin Ayık, 4 F-4 savaş uçağının kalkışına izin verdi ancak pistler kapalı olduğu için uçaklar kalkış yapamadı.

KAYNAK: SABAH

Şartları taşıyan kamu çalışanları geriye dönük yıllık 50 lira ile 2.587 lira arasında değişen tutarlarda ek ikramiye alacak. 2005 yılından sonra emekli olmuş polis ve öğretmenler de 30 yılı aşan her yıl için bin liradan başlayan ikramiye alabilecek.

Kamuda 30 yıldan fazla çalıştıktan sonra 7 Ocak 2015 tarihinden önce emekli olanlara ödenecek ikramiyeler için bir yıllık başvuru süresi başladı. Torba kanunla getirilen düzenleme çerçevesinde yaklaşık 408 bin kişiye 2.1 milyar lira emekli ikramiyesi ödenecek. 2005 yılından sonra emekli olan öğretmenlere yıllık en az bin TL ve üzerinde ikramiye ödemesi yapılacak.

Torba kanun uyarınca, 7 Ocak 2015 tarihinden önce 30 yılın üzerinde hizmetle kamudan emekli olanlara yapılacak ilave ikramiye ödemeleri için takvim işlemeye başladı. Kanun Resmi gazete’de 27 Ocak 2017 tarihinde yayımlandığı için, ikramiye başvurularının 26 Ocak 2018 tarihine kadar bir yıllık sürede yapılması gerekiyor.

Emekli ikramiyesi ödemesinden, 7 Ocak 2017 tarihinden önce vefat eden memurların dul ve yetimleri gibi kanuni vârisleri ile emeklilerin kendileri yararlanacak. Bunlara, 30 yılı aşan her “tam yıl” için emekli ikramiyesi ödenecek.

1 YILDA BAŞVURMAYAN HAKKINI KAYBEDER

Ödenecek emekli ikramiyesi, emeklilik ya da ölüm gibi nedenlerle görevin sona erdiği tarihteki emekli keseneğine esas aylık unsurları üzerinden ve emekli aylıklarının başlangıç tarihindeki katsayılar esas alınarak yapılacak. Ancak, bir yıl için ödenecek ikramiye tutarı 50 liranın; ödenecek toplam ikramiye tutarı da 100 liranın altında olamayacak. 1995 ve öncesinde emekli olan ya da hayatını kaybedenler için yıllık 50 lira ikramiye ödenecek.

Kanundan yararlanmak için tanınan 1 yıllık başvuru süresi, “hak düşürücü süre” olarak kabul ediliyor. Bu süre içinde başvuru yapılmaması halinde, emekli ikramiyesi hakkı ortadan kalkacak. Bu nedenle hak sahiplerinin 26 Ocak 2018 tarihine kadar başvuruda bulunması gerekiyor. Torba kanun çıkmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) emekli ikramiyesi için başvuru yapıp dava açmamış olanların eski başvuruları, 27 Ocak 2017 tarihinde yapılmış kabul edilecek. Bunların yeniden başvuruda bulunmalarına gerek olmayacak.

Ancak, bu durumdaki kişilerin, 4 ay içinde paraları yatırılmadığı takdirde, bir yıllık sürenin dolmasını beklemeden, her ihtimale karşı başvuruda bulunmasında yarar var. Başvuru yapılan tarihi izleyen üç ay içinde ödemeler yapılacak.

1996 ÖNCESİ İÇİN YILLIK 50 LİRA

Yüksek öğrenim görmüş 1. derece 4. kademede yer alan 3600 ek göstergeli memurlar 1 Ocak 1996 ve öncesi yıllar için; 2200 ve 3000 ek göstergeli memurlar ise 1 Temmuz 1996 ve daha önceki tarihlerde emekli olmuşlarsa, çalıştıkları her yıl için 50 lira ikramiye alacaklar. Örneğin, 3600 ek göstergeli ve 35 yıl hizmeti bulunan bir memur 1 Ocak 1996 tarihinde emekli olduysa, 5 yıllık hizmeti için 250 lira ikramiye alacak.

Yükseköğrenim mezunu öğretmen, vaiz, avukat, polis gibi devlet memurları 3600 ek gösterge üzerinden emekli olmuşlarsa 1 Temmuz 2003; 3000 ek göstergeyle emekli olmuşlarsa 1 Temmuz 2005; 2200 ek göstergeyle emekli olmuşlarsa 1 Temmuz 2006 tarihinden itibaren her bir yıl için bin lira ve üzerinde ikramiye alacaklar.

3600 ek göstergeli bir öğretmen 35 yıl hizmet üzerinden 1 Ocak 2006 tarihinde emekli olmuşsa 6 bin 496.70 lira ikramiye alacak. Aynı öğretmen 2010’da emekli olmuşsa 5 yıl için kendisine 8 bin 964.75 lira ikramiye ödenecek.

7.500 LİRASI İLK YIL YATACAK

İkramiyenin 7 bin 500 liraya kadar olan kısmı ilk yıl ödenecek. Kalan kısmı ise bir yıl sonra yasal faiziyle birlikte yatırılacak.

DAVA AÇANLARA FAİZ DE ÖDENECEK

30 yıl üzeri hizmetleri için ikramiye almak amacıyla açılmış davası devam edenlerin de başvuruda bulunmaları gerekmeyecek. Bunlar da 27 Ocak itibarıyla doğrudan başvuru yapmış sayılacak. Dava açan ve davaları henüz sonuçlanmamış olan emekli ve hak sahiplerine ödenecek emekli ikramiyesi, dava öncesi yapmış oldukları başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödenecek.

DAVA DOSYALARI KAPATILACAK

Daha önce açılmış davalar, mahkemelerce, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmek suretiyle sonuçlandırılacak. Kapatılan davalarla ilgili yargılama giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinde bırakılacak. Ancak, SGK vekalet ücretinin dörtte birini ödeyecek. SGK, yerel mahkemelerce verilen kararlar hakkında temyize başvurmayacak, daha önce yapılan temyiz başvurularından da vazgeçmiş sayılacak.

VÂRİSLERİNE ÖDEME YAPILACAK

Emeklilik sonrası hayatını kaybedenler adına hesaplanacak ikramiyeler kanuni vârislerine ödenecek. Görevleri sırasında hayatını kaybeden memurlar adına tahakkuk ettirilecek emekli ikramiyesi ise ölüm tarihinde aylığa müstehâk olan dul ve yetimlerine yapılacak. Aylığa müstehâk dul ve yetimi bulunmayanların ise vârislerine ödenecek.

ÖZEL BANKALAR DA İŞ’LE PROMOSYONA BAŞLIYOR

11.5 milyon emekliye, aylıkları karşılığında promosyon ödenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Ziraat Bankası arasında önceki gün atılan imzanın ardından dün de Türkiye İş Bankası ile protokol imzalandı. SGK’nın, promosyon ödemesi için özel bankalarla yürüttüğü görüşmeler sonuç verdi. 818 bin emekli müşterisiyle özel bankalar arasında ilk sırada yer alan İş Bankası ile protokol imzalanmasıyla, özel bankalar da promosyon sürecine dahil oldu. Promosyon ödemelerine en geç mart ayında başlanacak. Ödemelere nisan ve mayıs aylarında da devam edilecek. Banka promosyonu kapsamında emeklilere toplamda 6 milyar liraya yakın bir tutar ödenecek. Emekliler, SGK ile protokol imzalayan bankalara müracaat ederek paralarını alabilecekler. Kamu bankaları emeklilere, 3 yıl için bin liranın altında emekli aylığı alanlara 300 lira, bin ila 2 bin arasında aylık alanlara 375 lira, 2 bin liranın üzerinde aylık alanlara ise 450 lira promosyon verecek.

İŞ MAHKEMESİNDE VERDİĞİNİZ İFADE SONRA SİZİ ÜZMESİN

Yargıtay, mahkemede tanıklık yapan kişinin verdiği ifadenin, ileride kendisinin açacağı davada işveren tarafından delil olarak kullanılabileceğine hükmetti.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2016/1876 sayılı kararına konu olan dosyada, davacı işçinin bir başka davada tanık olarak verdiği ifade, aleyhine kullanıldı. Davacı işçi, açtığı davada günde 16 saat çalıştığını, çalışma saatlerinin gece 00.30’a kadar sürdüğünü, milli bayramlarda ve genel tatil günlerinde cumartesi ve pazar günleri de dahil olmak üzere çalıştırıldığını belirterek fazla mesai, hafta tatili ve milli bayram-genel tatil günlerine ilişkin ücretlerinin ödenmesini talep etti. Yerel mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak işçinin 7.30-22.30 saatleri arasında çalıştırıldığını kabul ederek fazla mesai ödenmesine hükmetti. Ancak, işveren, davacı işçinin daha önce bir başka işçinin açtığı davada tanık olarak ifade verdiğini, o davadaki ifadesinde genel olarak 8.00-18.00 saatleri arasında çalıştıklarını, bayram ve pazar günleri çalışmadıklarını söyledi. Yargıtay, bu beyanının davacı işçiyi bağladığını, fazla çalışma hesabının işçinin tanıklık yaptığı dosyada vermiş olduğu ifadeye göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Habertürk

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Suriye’de sürdürülen Fırat Kalkanı Harekatı’nın 164’üncü gününde, 64 DEAŞ hedefine yönelik düzenlenen hava harekatında 45 bina, 5 karargah binası, 3 bombalı araç, 2 silahlı araç, 2 top, 1 havan, 1 cephaneliğin imha edildiğini açıkladı. İcra edilen hava harekatı ve çatışmalarda 47 DEAŞ mensubu teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

TSK’dan yapılan açıklamaya göre, 03 Şubat 2017 günü saat 07.00’ye kadar meydana gelen gelişmeler kapsamında, Muhalif unsurlardan oluşan Özel Görev Kuvvet Grupları tarafından, karadan ve havadan yoğun ateş desteği ile planlı harekatın icrasına devam edildi. Hedef tespit vasıtaları ile tespit edilen 135 DEAŞ hedefine ateş destek vasıtaları ile atış yapılarak, DEAŞ mensuplarınca kullanılan savunma mevzileri ve komuta kontrol tesisleri baskı altına alındı.

Türk Hava Kuvvetlerine ait uçaklar tarafından, Bab ve Bzagah bölgelerinde tespit edilen 64 DEAŞ hedefine yönelik düzenlenen hava harekatı sonucunda, barınma maksatlı kullanılan 45 bina, 5 karargah binası, 3 bombalı araç, 2 silahlı araç, 2 top, 1 havan, 1 cephanelik imha edildi. Koalisyon Güçlerince, Bab ve Bzagah bölgelerinde tespit edilen DEAŞ hedeflerine yönelik icra edilen 8 hava harekatı sonucunda 2 savunma mevzii, 1 komuta kontrol merkezi ve 1 Drone imha edildi. İcra edilen hava harekatı ve çatışmalarda 47 DEAŞ mensubu terörist etkisiz hale getirildi. DEAŞ’tan temizlenen bölgelerde muhaliflere destek sağlayan, patlayıcı madde tespit ve imha timleri tarafından 41el yapımı patlayıcı (EYP) imha edildi, harekatın başından bugüne kadar, çoğu tuzaklanmış 3 bin 632 EYP ve 55 mayın kontrollü olarak etkisiz hale getirildi.

Açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin yarattığı tehdidi bertaraf ederek hudut güvenliğimizi artırmak ve Koalisyon Güçlerine destek vermek maksadıyla; 24 Ağustos 2016 tarihinde başlatılan ‘Fırat Kalkanı Harekatı’ ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları ve BM Sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı ile BM’nin DEAŞ’la mücadeleye yönelik almış olduğu kararlar çerçevesinde sürdürülmektedir. Terör örgütleri tarafından kullanılan ve hudut bölgemizde güvenlik riski doğuran Suriye kuzeyinde, icra edilen koalisyon harekâtına destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede yaşayan sivil halkın zarar görmemesi için her türlü tedbiri almakta ve bu konuda azami hassasiyet göstermektedir” ifadeleri yer aldı.  

Caner Ünver

Bakanlar Kurulu’nun bazı eşyalarda ÖTV, konutta ise KDV düzenlemesi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan konuya ilişkin Bakanlar Kurulu kararına göre, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) kanununa ekli (IV) sayılı listede yer alan ve klima, buzdolapları, derin dondurucular, gazla çalışan su ısıtıcıları, termosifonlar, çamaşır ve çamaşır kurutma makineleri, bulaşık makineleri, elektrik süpürgesi, gıda ve meyve presleri ile elektrikli küçük ev aletlerine uygulanan ÖTV’yi 30 Nisan’a kadar sıfırlandı. Ahşap ve plastik mobilyalar, koltuklar ve büro mobilyalarına uygulanan KDV oranı da 30 Nisan’a kadar yüzde 8 olarak tespit edildi.

KDV’de düzenleme

Yine Bakanlar Kurulu kararıyla, yapı ruhsatı 1 Ocak 2013 ile 31 Aralık 2016 arasında alınmış konut inşaat projeleri ile kamu tarafından ihalesi 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren yapılan konut inşaatı projelerinde; metrekare vergi değeri 500 TL – Bin TL arasında olan konutların tesliminde yüzde 8 (Katma Değer Vergisi) KDV uygulanması hüküm altına alındı. Bu kapsamda, metrekare vergi değeri bin TL ve üzeri konutların tesliminde uygulanacak KDV oranı da yüzde 18 olacak. Yapı ruhsatı 1 Ocak’tan sonra alınan konut inşaatı projeleri ile kamu tarafından ihalesi 1 Ocak’tan itibaren yapılacak konut inşaatı projelerinde ise metrekare vergi değeri bin TL ile 2 bin TL arasında olan konutların tesliminde yüzde 8, 2 bin TL üzerinde olan konutların tesliminde de yüzde 18 KDV uygulanacak. 

11 çocuklu Elhamo ailesi, Musul’daki savaştan kaçarak yollara düştü. Irak ve Suriye güzergahını takip ederek Türkiye’ye gelen Elhamo ailesi yaklaşık 4 ay yollarda perişanlık çekti. 2 hafta önce, akrabaları Kayseri’de olduğu için kente gelen aile, yardımlarla bir ev kiraladı. Yine çevreden gelen yardımlarla eşyalarını toparlayan aile aşevinden yemek yiyor.

Ailenin büyüğü Muhammed Şerif, yollarda çok zahmet çektiklerini söyledi. Bir keresinde yaklaşık 6 saat hiç durmadan yürüdüklerini dile getiren Muhammed Şerif, “Orada evlerimiz bırakıp geldik. Hiçbir şey alamadık. Bir esbabımızla yola çıktık. Yollarda çok zahmet çektik. Ama Türk insanının özünden Allah razı olsun” dedi.
Kalp ve tansiyon hastası olan Anne Nejad Şerif de yollarda hastalandıklarını söyledi. Çocukların halen daha hasta olduğunu belirten Nejad Şerif, bir an önce oğullarının iş bulmasını dilediklerini kaydetti.
Muhammed Şerif’in oğullarından Natık Şerif ise bir an önce iş bulabilirlerse ancak hayata tutunabileceklerini ifade etti. Oturdukları evin şartlarının iyi olmadığını ve aile için küçük olduğunu söyleyen Natık Şerif, Türk halkına minnettar olduklarını dile getirdi.

Ailenin gelini Delal Şerif ise geride bıraktığı ailesi için çok üzgün olduğunu belirtti. Böbrek hastası olduğunu ve ilacının kalmadığını söyleyen Delal Şerif, aş evinden gelen yemeklerle beslendiklerini, 22 kişilik aileyi geçindirmenin çok zor olduğunu sözlerine ekledi.

En kısa sürede iş bulmak isteyen Elhamo ailesi, Türk halkına yardımları için teşekkür etti. 

Selma Kara

Kanserin kesin sebebi ya da sebeplerinin bilinmediğini belirten Tanyıldızı, “Bireylerin gen mirasları, bazı virüsler, bilinçsiz şekilde radyasyona maruz kalma, çeşitli yollarla kimyasal maddeler kullanma, bağışıklık sistemindeki bozulmalar, çeşitli çevresel faktörler ya da yetersiz beslenme kanser sebepleri arasında sayılıyor. 21. Yüzyıl içerisinde kanserle mücadelede eden tüm ülkelerin bu faktörleri değerlendirip, akılcı kanser mücadele politikaları geliştirmesi gerekiyor. Kanser sadece pahalı ilaç ya da tedaviler ile kontrol altına alınabilecek bir hastalık değildir, önlenebilir bir hastalıktır. Bu yüzden, ülkelerin finansal kaynaklarına uygun şekilde yatırımlarını kanseri önleme ve erken teşhise yönlendirmeleri gerekmektedir” diye konuştu.

“KANSER VAKALARI GÜN GEÇTİKÇE ARTIYOR”

Türk Halk Sağlığı Kurumu verilerine göre ülkemizde kanser vakaları gün geçtikçe arttığına dikkat çeken Tanyıldızı, “T.C. Sağlık Bakanlığının yayımladığı istatistiklere bakıldığında ülkemizde de dünyaya paralel oranda artış gösteren başlıca kanser türleri kadınlarda meme ve tiroid iken, erkeklerde akciğer ve prostattır. Diğer ülkeler ile kıyaslandığında ülkemiz için esas sorun tütün kullanımına bağlı oluşan kanserler. Sağlık bakanlığı verilerine göre her yıl yeni teşhis edilen 150 bin kanser olgusunun en az 100 bini direkt olarak sigara kullanımı ile ilişkili. Bu nedenle Türkiye için en önemli kanser kontrol yöntemi tütünle mücadele. Sadece tütün kontrolü ile ülkemizde görülen kanserlerin üçte ikisinin önlenmesi ön görülmektedir” dedi.
Tanyıldızı konuşmasına şu şekilde devam etti, “Ülkemizdeki kanser politikaları ile mücadele eylem planları Ulusal Kanser Kontrol Programı tarafından organize edilmekte. Dünya Sağlık Örgütü ile ortaklaşa çalışılan bu eylem planı kanser kayıtçılığı, kanser önleme, kanser erken teşhis ve tarama, kanser tedavileri ve son dönem hastalar için palyatif bakım hizmetlerinin artırılmasını içeren beş başlıktan oluşmakta. Tüm bunlara ilaveten tütün ile mücadele ve ulusal obezite kontrol programı da kanserle mücadelede önemli bir adımdır.”

“KANSER HASTALARININ KOŞULLARI İYİLEŞTİRİLMELİ”

Tanyıldızı, son olarak “Kanserle savaş için bakanlık tarafından yönetilen kanser politikalarına ek olarak toplumumuza da önemli görevler düşmekte. Kanser vaka sayısı alınan önlemler ile stabil tutulmaya ve düşürülmeye çalışılırken, mevcut kanser hastalarının koşulları iyileştirilmeli. Bir kanser hastası hastalığını açıkça konuşabilmeli, hikâyesini örnek teşkil etmesi açısından paylaşabilmeli, günlük yaşantısına dönebilmeli ve en önemlisi moral ve motivasyonla kanser yolculuğunu yönetebilmeli. Toplum tarafından kanser hastaları kabul görmeli, daha sağlıklı alanlar yaratılmalı En önemlisi de erken teşhisin öneminin idrak edilmesi.” ifadelerini kullandı.
 

Fethiye’nin Ölüdeniz Mahallesi’nde yer alan ve yılda yaklaşık 100 bin yerli ve yabancı turisti ağırlayan Babadağ, kış aylarında Çinli turistlerin akınına uğruyor. Çin’deki yılbaşı tatili nedeniyle tatillerini Fethiye’de geçirmek için gelen Çinli turistler, yamaç paraşütüyle ünlü Babadağ’dan uçarak gökyüzünü şenlendiriyor. Şubat ayında güneşli ve sıcak havanın keyfini çıkaran turistler, sosyal medyadan da fotoğraf paylaşarak Ölüdeniz’in tanıtımına katkı sağlıyor.

“Güvenlik endişesi var”
Çin’den ve diğer ülkelerden çok sayıda turistin Türkiye’ye gelmek istediğini ancak güvenlik nedeniyle rezervasyonlarda iptallerin yaşandığına dikkat çeken yamaç paraşütü pilotu Naci Paksoy, “Yamaç paraşütü sayesinde umarım turizm canlanacak. Ülkemizde bir şeyler yolunda gitse ve Ankara gölge etmese biz üzerimize düşeni yapacağız. Yapıyoruz da ama ne yazık ki güvenlik sebebiyle düşme oldu, bu sene geçen seneye göre biraz daha iyi umarım ülkemizde her şey stabil gider ve insanlar gelmeye hazırlar. Uzakdoğu özellikle Çin’de ciddi bir popülaritesi var insanlar şu an gelmek istiyor ama güvenlik endişesiyle ne yazık ki ertelediler, iptaller oldu. Geçen sene bunu çok yaşadık grupların gelişi bile yasaklandı. Bu sene umarım öle bir şey yaşamayız. Şu anda herhangi bir yasaklanma yok gruplara geliyorlar” dedi.

Çinlilerin gelişinde vize politikası etkili oldu
Çinlilerin tatil için Fethiye Ölüdeniz’i seçmelerinin nedenini Türkiye’nin uyguladığı vize politikasına bağlayan Paksoy, “Türkiye’nin vize politikasının değişmesi. Yani e-vize uygulamasına geçerek vize olayını kolaylaştırması. Bir diğer nedeni de Çinliler şu anda seyahat olayını yeni öğrendiler gelişen bir ülke bizim gibi, o nedenle ciddi bir artış var. Bir buçuk milyarlık bir ülke ve hala yüzde beşi seyahat ediyor yüzde on beşe çıktığı zaman bütün dünyaya yetecek kadar yaklaşık 225 milyon insanın seyahat ettiğini düşündüğümüzde bütün Avrupa demek. Bize yüzde 1’i geldiği zaman mutlu oluruz. Türkiye’ye en fazla Çinli gelişi 300 bin oldu. Onda bile biz her yeri Çinliler bastı sandık” diye konuştu.

Ölüdeniz Mahallesi’ndeki yoğunluğu hava şartlarının iyi olmasına bağlayan Fethiye Ölüdeniz Pilot Kooperatifi Başkanı Celal Yıldız ise şöyle konuştu:
“Her yer kar altında ama Ölüdeniz’de, Fethiye’de günlük güneşlik bir hava var. İnsanlar plajlarda, uçuşa geliyorlar çok güzel bir havamız var burada. Buna istinaden şuanda bütün turistler buraya akın ediyor.”
Çinlilerin yeni yılı kutladıklarını ve bu sebeple tatil için Türkiye’ye geldiklerini belirten Yıldız, “Çin’in yeni yılı Dünya yeni yılından farklı. Şu anda Çin’de yeni yıl tatili var 15 gündür tatildeler. Ülkemize binlerce Çinli turist akın etti. Bunların çok büyük kısmı Fethiye Ölüdeniz’e geldi. Yapmak istedikleri tek şey burada yamaç paraşütü. İnşallah böle havalar devam ettikçe daha çok gelecekler” şeklinde konuştu.
Babadağ’dan 8 yaşındaki kızı Dede Peng’in uçuşunu izleyen ve kendisinin de uçtuğunu belirten Xing Peng, “Çin’den Babadağ’dan yamaç paraşütü yapmak için geldik. Uçuşlarımızı daha önce planlayıp internet üzerinden rezervasyon yaptık. Bugün hava yaklaşık 18 derece uçuş içinde mükemmel bir hava. Ülkemizde düşünenleri de Ölüdeniz Babadağ’a bekliyoruz sanırım 2 hafta boyunca da hava böyle olacak” dedi.

“Her şey mükemmeldi”
Ölüdeniz’e ilk defa geldiğini ve ilk defa yamaç paraşütü yaptığını ifade eden Bonnie Guo ise şunları söyledi:
“Çok güzel bir atlayış gerçekleştirdik. Manzara, hava her şey mükemmeldi. Tekrar uçmak için Babadağ’ına geleceğim. Türkiye’yi Türk insanını çok seviyorum” dedi.
Yamaç paraşütü yapmak için herkesi Fethiye Ölüdeniz’e çağıran yamaç paraşütü pilotu Törehan Şimşek, “Herkesi uçmak için bekliyoruz. bin 200 pistimiz açık. Çinlilerin yeni yılı olmasa nedeniyle yoğunluk yaşıyoruz. Bugün 8 yaşındaki bir kız çocuğu da uçtu. Burada her yaştan insanlar uçabiliyor” ifadelerini kullandı.

Murat Yalçın

 

Diyarbakır, Siirt, Batman ve Şırnak’ta bulunan büyük aşiret ve aileler, yeni anayasanın halk oylamasına sunulacağı referandumda “evet” oyu vereceklerini açıkladı.

Siirt 

7 ayrı kolu ile Siirt’in en büyük aşiretlerinden biri olan ve Kasimiye köyünde ikamet eden Memediyan aşireti reisi Kasım Hüseyinoğlu (61), canlarıyla ve kanlarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında yer alarak “evet” oyu kullanacaklarını belirtti. Hüseyinoğlu, “Biz 1982 askeri anayasayı gördük, neler yaşadığımızı çok iyi biliyoruz. İnşallah yeni yasamız meclisten geçti. Halka, yani sahibine geliyor. Tüm çevreyle yeni sisteme ‘evet’ diyoruz. Biz cumhurbaşkanımızı çok iyi biliyoruz, o ne dediyse hepsi oldu. Allah’ın izniyle FETÖ’cülere karşı PYD, PKK’ya karşı ve hainlere karşı cumhurbaşkanımız yalnız değil. Kanımızla ve canımızla ‘evet’ diyoruz” dedi.

Siirt’te 21 ayrı kolu bulunan Duderan aşireti temsilcisi Abdurrahman Tetik, referandumda tüm aşiret mensuplarıyla güçlü bir şekilde “evet” diyeceklerini söyledi. 1982 anayasasının darbe anayasası olduğunu anlatan Tetik, “Birçok parti bunu kökten değiştirmeye çalıştı fakat partililer üzerinde bir türlü uzlaşma sağlayamadığı için buralara kadar geldi. Parlamenter sistem birçok sefer koalisyonlara sebep vermekteydi. Başkanlık sisteminin Türkiye’nin önüne açarak dünyada daha güçlü ve daha söz sahibi bir ülke haline getireceğine inanıyorum. Bu sebepten dolayı Duderan aşireti olarak ‘evet’ diyeceğiz” diye konuştu.

Diyarbakır 

Diyarbakır’ın tanınmış ailelerinden olan Güler ailesinden Türkan Güler, binin üzerinde aile mensubuyla birlikte aktif olarak çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Bölgenin hassasiyeti bakımından başkanlık sisteminin ya da anayasa değişikliğinin inanılmaz faydaları olabileceğine inanan bir ailenin mensubuyum. Daha önce kaygıyla bakılan bu sürecin kaygı uyandırmayacak bir derecede bölgeye katkıları olacağına ve bölgeyi yeniden yapılandıracağına inanıyoruz. Türkiye’nin hak etmediği bir yönetim şekli vardı. Sorunlarımıza çözüm üretilmeyen, derdimize derman olmayan bir sisteme sahiptik. Bu değişiklikle beraber bölgenin daha iyi konumlandırılması, sorunlarına cevap vermesi ve çözüm üretmedeki öncelikli özelliği var. Çünkü bizler bugüne kadar özellikle bölge halkı olarak farklı bir yapılanmanın içerisindeydik. Belirli bir sorunumuz vardı. Cumhuriyetten bu yana bu sorun hiçbir şekilde çözümlenmedi ve bir yere oturtulmadı ama başkanlık rejimiyle beraber bu sorunların da aşılabileceğine inanıyoruz. Bununla beraber insanların sivil olarak kendilerini ifade edebilmeleri, dolayısıyla kendi devletinin ve sisteminin arkasında durmasını gerektirecek birçok nedeni olacağına inanıyorum. Yani halkın devletle, devletin halkla bütünleşeceği bir durum olacağına inanıyorum.”

Batman 

Batman’ın büyük ailelerinden olan Hamidi ailesi liderlerinden Sebahattin Hamidi, Türkiye’nin çok ciddi bir sınavdan geçtiğini kaydetti. Türkiye’nin ivme kazanıp, şaha kalktığı bir anda dış güçlerin Türkiye’yi parçalamaya çalıştığını ifade eden Hamidi, “Halk içinde sürekli bulunduğumuzdan ötürü yeni anayasa içeriği hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadıklarını gördük. İçerik ne olursa olsun, elbette ki menfi ve müspet yönleri olacak ancak partili Cumhurbaşkanlığı diyoruz. Partili Cumhurbaşkanlığı Mustafa Kemal Atatürk’le başlayıp, Celal Bayar’la devam etmişti. Cumhurbaşkanlarımızın tümü de partiliydi. Partili olmak taraf olmak değildir, adaletin bir köşeye itilmesi değildir. Halkının meselelerine duyarlı tek başlı olmak çok başlı olmaktan daha evladır. Dolayısıyla halkımıza çok ciddi anlamda bu referandumun içeriğinin anlatılmasıyla çıkabilecek neticesinin çok daha yüksek olabileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Şırnak 

Şırnaklı Tatar aşireti lideri Arslan Tatar ise Şırnak halkı olarak kenetlendiklerini belirterek, şunları söyledi:
“Fikrimiz zikrimiz bir olmuştur. Hep birlikte referandum sürecinde ‘evet’ oyu kullanacağız. Hep beraberde hükümetimizin, hep birlikte sayın cumhurbaşkanımızın etrafında kenetlenmeye hazır olduğumuzu vatandaşımız dile getirmiştir. İspatlamıştır. Ben şuanda bütün STK’larımızla, muhtarlarımızla, vatandaşlarımızla iç içeyim. Hepsinin oyunun rengi belli diyebilirim. Hepsi de ‘evet’ diyecekler. Cumhurbaşkanımızın Türkiye’ye göstermiş olduğu fedakarlığı hiçbir liderimiz gösterememiştir. Önümüzde bir referandum var. Bunu Demirel denedi, başaramadı. Rahmetli Özal denedi, başaramadı. Sayın cumhurbaşkanı, ‘işte halk işte sandık’ diyor. O da cumhurbaşkanı seçilmeden önce geçmişte olan cumhurbaşkanları gibi meclisten oyunu alıp rahat rahat koltuğuna geçebilirdi. Kendini Türkiye’de seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olmaya adadı. Sandığı halkın önüne koydu. Halk ne yaptı. Büyük oranla yüzde 50’nin üzerinde bir oyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanlığını sayın Recep Tayip Erdoğan’a verdi. Ben de Cumhurbaşkanının bu cesaretine ve bize vermiş olduğu bu güvenine dayanarak bende kendimi onun yoluna adamış bir kardeşiniz olarak o ne dese emrindeyiz. Kürt halkı artık cumhurbaşkanımızın etrafında kenetlenecek. Güneydoğu’dan alacakları oyu batıdan alamazlar. Çünkü Kürt halkı uyandı.” 

Emrah Kızıl – Mehmet Niyazi Deniz – Mehmet Şükrü Yıldırım – Melih Yiğit – Osman Arslan
 

Medya Takip Merkezi (MTM), Türk medyasında yıl boyunca yaşanan görev değişikliklerini ve yayın hareketliliğini inceledi. Buna göre, 2016 yılında 1.075 yayın kapanırken, 117 yeni yayın okurla buluştu. Transfer, terfi, görev değişimi, işten ayrılma veya çıkartılma gibi nedenlerle yayın veya pozisyon değiştiren medya çalışanı sayısı ise 14 bin 450 oldu. İşte medya raporunun ayrıntıları…

Kuşkusuz geçtiğimiz yılı en hareketli geçiren sektörlerin başında medya vardı. Açılan kapanan yayınlar, medyadaki görev değişiklikleri, ayrılmalar, atamalar, terfiler derken medya oldukça faal bir dönem yaşadı. Buna siyasetten ekonomiye ülke gündemindeki yoğun hareketlilik de eklenince, gazeteciler ve yayınlar hummalı bir yılı geride bıraktılar.

Medya Takip Merkezi’nin, güncel medya verilerini bünyesinde bulunduran platformu MBR verilerine göre, geçtiğimiz yıl ulusal, yerel ve bölgesel olmak üzere 1.075 yayın kapanırken, 117 yeni yayın ise okurla buluştu.

Yazılı Basın, TV, radyo, internet medyası ve ajanslardan oluşan beş farklı mecrayı kapsayan araştırmada, 7 bin 604 yayının incelendiği rapora göre, en çok kayıp internet medyasından geldi. 786 medya sitesi veya portal yayınını durdururken, 124 gazete, 84 dergi, 45 TV kanalı, 32 radyo ve 4 ajans yayın dünyasından çekildiler.

Yayın hayatına yeni katılan 117 yayının 84 adedini medya sitesi veya portalı oluşturdu. 25 dergi ve 5 gazete okurla ilk kez buluşurken, 2 TV kanalı ve 1 adet radyo da dinleyiciyle tanıştı.

Faaliyete başlayan yayınlarda ise ilk sırada ekonomi içerikliler yer alırken, ikinci sırada Lifestyle/Yaşam, üçünde sırada ise Gündem içerikli yayınlar vardı.

Medya çalışanlarının yüzde 44’ünde hareketlilik yaşandı

Medya Bilgi Rehberi platformuna kayıtlı 32 bin 688 medya çalışanının yaklaşık yüzde 44’ünde ise çeşitli hareketlilikler gözlendi.

Toplam 14 bin 450 medya çalışanı, transfer, terfi, görev değişimi, işten ayrılma veya çıkartılma gibi nedenlerle yayın değiştirdi veya çalıştıkları yayınlarda pozisyon/mevki değişikliği yaşadı.

Medya Bilgi Rehberi (MBR) platformunda, Şubat 2017 itibariyle kayıtlı aktif yayın ve medya çalışanı bilgi dağılımı ise şöyle: