Bayramda tüketilen aşırı tatlıya dikkat çeken Döğerli alınabilecek önlemeleri sıraladı. Döğerli metabolizmayı hızlandıracak sindirimi kolaylaştıracak bir çay tarifi de verdi.

Uzun süren bir açlıktan sonra normal yeme tarzına geçildiğinde insan bünyesinde bir değişimlerin söz konusu olduğunu söyleyen Döğerli; “Kan şekerinde de değişiklikler meydana geldiği için sürekli tatlı ihtiyacımız olabiliyor. Zaten Ramazan şeker bayramı olduğu için tatlılar da bol olacaktır. Öncelikle bunları frenlememiz gerekir. Tatlı tabi ki tüketilecek ama sütlü tatlı olması bizim için öncelikli olsun diyoruz. Birde her gün bayram ziyaretlerine gideceğimiz için tatlıyı günde bir porsiyon ya da kilo vermek istiyorlarsa yarım porsiyon ile kendilerini sınırlandırsınlar. Ancak güne başlarken kesinlikle sağlam bir kahvaltı yaparak başlasınlar, bu tatlıya olan ihtiyacı biraz daha azaltacaktır. Ekmek mutlaka tam tahıllı olmalı, peynir, beyaz renkli peynirlerin yağları daha az olacaktır daha iyi olur. Her gün mutlaka bir yumurta tüketsinler, yumurtanın sindirimi zor olduğu için uzunu süre tok tutar. Bol miktarda yeşillik olsun ki C vitamini biraz daha kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Onun dışında ıhlamur, ada çayı gibi bitkisel tarzda çaylardan tercih ederlerse hazımsızlık problemleriyle biraz daha az karşılaşmış olurlar. Bir de bir yerlere ziyarete gitmeden önce ayran içebilirler süt içebilirler bu da kan şekerinin dengesinin sağlanmasına yardımcı olur. Gündüz ikramlar olacağı için akşam yemeklerinin hafif olmasına dikkat etmek gerekir. Bu da bir sebze yemeği olabilir ya da et tercih etmek durumunda kalıyorsak ızgara, haşlama ya da fırında şeklinde olursa daha iyi olur. Gün içerisinde tatlı tüketileceği için ekmek miktarının da azaltılması istiyoruz. Öğünlerde ekmek, pilav, makarna , çorba, hamur işi tarzındaki besinlerden tercih etmesinler. Onun dışında yoğurt tüketsinler, akşam yemeklerinden sonra da süt ya da ayran tercih edebiliriler.”

Döğerli, metabolizmayı hızlandıracak sindirimi kolaylaştıracak bir çay tarifi de verdi. Döğerli’nin tarifi şu şekilde; ” Bir tatlı kaşığı yeşil çay ya da beyaz çay olsun, bir tatlı kaşığı ıhlamur çayımız olsun, kabuk tarçınımız olsun, bir çay kaşığı rezenemiz, bir tatlı kaşığı da roybos çayı bu da kırmızı renkli bir çaydır metabolizmayı hızlandırır, kendi yapısı gereği tatlı olduğu için ekstra bir şeker kullanmalarına gerek kalmayacaktır. Bir de vanilyalı ve tarçın aromalı olduğu için de tatlı ihtiyacını biraz bastırmış olur. Bunların hepsini 500 mili litre kaynamış suda yaklaşık 5 dakika bekletip bunu ılık bir şekilde içebilirler. Günde bunu duruma göre 2-3 kez tekrarlamaları yeterli olacaktır.” 

Bayram Keleş
 

BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Bursa iş dünyasının taleplerinin de yer aldığı üretim reform paketinin Türkiye ekonomisine ivme kazandıracağını söyledi. Burkay, “Sanayicilerimizin üzerindeki mali yüklerin düşmesini sağlayacak bu düzenleme ile OSB’lerimizin yapısı daha da güçlenerek yatırımlar hızla hayata geçecek. İş dünyamızın taleplerine böylesine önemli bir reform adımıyla cevap veren herkese teşekkür ederiz” dedi.

BTSO Meclisi tarafından onaylanan model fabrika projesini Ankara’nın ardından Bursa’da hayata geçireceklerini ifade eden Burkay, “İşletmelerde yalın üretim süreçleriyle birlikte kaliteyi ve verimliliği de artıracak olan model fabrika projesiyle firmalara rehberlik edecek. Dünyada çok başarılı örnekleri bulunan model fabrika, işletmelerimizin yeni sanayi devrimine geçişinde de önemli bir role sahip olacak. BTSO olarak iş dünyamıza bu konuda da liderlik etme sorumluluğunu üstlendik. Projenin hayata geçmesi için destek veren meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. BUTGEM Yerleşkesi’nde kuracağımız ‘model fabrikanın’ Bursa iş dünyamız için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Ramazan Bayramı’ndan sonra oda çalışmalarındaki temponun artacağını belirten Burkay, “Bayramdan sonra ilk olarak 5 Temmuz’da Junioshow Fuarı’nı, ardından 15 Temmuz Şehitler Anıtı ve New York’ta Türk Ticaret Merkezimizin açılışını yapacağız. Yaz döneminde ayrıca BUTEKOM ve MESYEB’in resmi açılışlarını; TEKNOSAB, Kirazlıyala Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ile Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi’nin temellerini atmayı hedefliyoruz. BTSO olarak yoğun tempomuzu sürdüreceğiz” diye konuştu. 

Burkay, makro projeleri arasında bulunan ‘BTSO BİZ’ kapsamında da üyelerine ayrıcalıklı hizmetlerden yararlanma fırsatı sunacaklarını söyledi. İbrahim Burkay, “BTSO BİZ ile üyelerimiz arasındaki işbirliği ve dayanışmayı da geliştirmeyi hedefliyoruz. Proje kapsamında iletişim sektöründen eğitime, sağlıktan enerjiye, ulaşımdan konaklamaya kadar onlarca seçkin firmanın ürün ve hizmetlerini de BTSO BİZ Kart ile avantajlı şartlarda sunmuş olacağız. Bayramdan sonra üyelerimize kart dağıtımını gerçekleştireceğiz” dedi. 

BTSO olarak Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı liderliğinde AB destekli ‘Rekabetçi Sektörler Programı’na başvuru yaptıklarını da vurgulayan Burkay, proje kapsamında firmaların Ar-Ge’sini yaptıkları ürünlerin prototipini geliştirme fırsatına sahip olacaklarını kaydetti. BTSO Başkanı Burkay, “BUTEKOM’da hayata geçirmeyi hedeflediğimiz projeyle birlikte BUTEKOM, Türkiye’nin en önemli Ar-Ge merkezleri arasındaki yerini pekiştirecek” ifadelerini kullandı. 

Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada, bölücü terör örgütü mensupları ve işbirlikçilerinin yakalanması maksadıyla 7 bin 742 güvenlik personelinin katılımıyla 28 Mayıs 2017 Pazar günü saat 22.00’dan itibaren Bayrak-54 Şehit Jandarma Yüzbaşı Fuat Oğuzcan müşterek birlik operasyonunun devam ettiği belirtildi. Açıklamada, “İl Emniyet Müdürlüğü personeliyle müşterek oluşturulan 30 yol kontrol noktasında yapılan kontrol neticesinde, 133 araç ve 986 şahsın sorgulaması yapılmış, yapılan sorgulamalar sonucu yoklama kaçağı olduğu tespit edilen 9 şahıs yakalanarak, 1111 Sayılı Askerlik Kanunu gereğince tebligat yapılmasını müteakip serbest bırakılmıştır. Adli makamlardan alınan kararlara istinaden 7 köy ve 2 mezrada toplam 106 ev ve eklentilerinde adli arama faaliyeti icra edilmiş, bu kapsamda, “kasten adam öldürme” ve “suçluyu kayırma” şüphelisi 2 şahıs gözaltına alınmıştır. Bölücü terör örgütü mensuplarına ait 5 sığınak içinde ve çevresinde yapılan detaylı aramada 450 kilogram Amonyum Nitrat, 2 adet 8’li pil bloğu, 15 adet piknik tüpü, 7 adet mutfak tüpü, 1 adet tüfek bombası, 1 adet roketatar sevk fişeği, 11 adet Kaleşnikof şarjörü, 160 adet uçaksavar mühimmatı, 440 adet Bixi mühimmatı, 3 adet Bixi şeridi, 5 adet G-3 piyade tüfeği şarjörü, 1 adet HK-33 piyade tüfeği şarjörü, 4 adet Kaleşnikof kütüklüğü, 1 adet hücum yeleği, 1 adet şemsiye, 9 takım bölücü terör örgütü kıyafeti, 3 adet mini TSD bataryası, 2 adet örgütsel kitap, 4 adet örgütsel fotoğraf ele geçirilmiş, Cumhuriyet Savcılığının talimatı gereğince tespit edilen sığınaklar kullanılmaz hale getirilmiş, mayın/EYP yapımında kullanılan malzemeler yerinde tahrip edilmiş, silah ve mühimmat muhafaza altına alınmıştır. Hazro ilçesi Çitlibahçe köyü mülki sınırları içerisinde karayolu kenarına, 1 adet 12 kilogramlık mutfak tüpü içerisine yaklaşık 50 kilogram amonyum nitrat ve şeker ile güçlendirilen ve ayrıca, Kocaköy ilçesi Yazıköyü mülki sınırları içerisindeki karayolu kenarına 50 kilogramlık plastik bidon içerisine yerleştirilmiş amonyum nitrat ile irtibatlı 8 adet 1,5 voltluk pil ve alfa fire alıcı sistemli uzaktan komutalı 2 ayrı EYP düzeneği, tespit edilmesi sonrasında patlayıcı madde imha timi tarafından yerinden çıkarılarak, emniyetli bir bölgede tahrip edilmiştir. Narko-terörizmle mücadele kapsamında, 749 kilogram kubar, 3 ton 961 kilogram toz olmak üzere toplam 4 ton 710 kilogram uyuşturucu maddesi ile 70 bin 728 kök kenevir bitkisi ele geçirilmiş olup, kenevir bitkileri numune alınmasını müteakip, Cumhuriyet Savcılığının talimatı gereğince yerinde imha edilmiş, söz konusu uyuşturucu maddesi muhafaza altına alınmıştır. Bölgemizde yaşayan vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması ve teröristle mücadele kapsamında yürütülen operasyonel faaliyetlere artan bir azim ve kararlılıkla devam edilmektedir” denildi. 

Çevresinden değişik tepkiler aldığını ve Türkiye birinciliği beklemediğini söyleyen Tok, “Adana birinciliğini düşünmezken bile Türkiye birinciliği ödülü alıp projeyi hayata geçirdim. ‘Neden bamya ekmiyorsun ne kazanabileceksin?’ dediler ama ben hayalimi gerçekleştirdim” dedi.

Evli ve 2 çocuk annesi 35 yaşındaki Yeliz Tok, geçtiğimiz 2016 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hazırladığı ‘Kadın Girişimciler Çiftçilikle Güçleniyor’ programını gördü. Daha önce tarım ve hayvancılıkla ilgilenmeyen Tok, Ziraat Mühendisi olan kız kardeşi Çiğdem’in teşvikleriyle programa katılıp 10 günlük eğitim aldı. Daha sonra proje üretmesi gereken Yeliz Tok, kayınbabasının Seyhan ilçesine bağlı Kuyumcular Mahallesi’ndeki 5 dönümlük arsaya en sevdiği çiçek olan lavantayı ekmeyi düşündü ve “Lavanta Kokulu Kelebekler” projesini bakanlığa sundu. Proje Bakanlık tarafından da Türkiye birincisi seçilerek Tok’a 40 bin TL ödül verildi.

Yeliz Tok, geçtiğimiz ocak ayında ise aldığı ödül ile atıl arsayı düzenleyip lavanta ekimi yaptı. Lavantaları büyüyen Tok, dün ise Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Muhammet Ali Tekin, Seyhan Kaymakamı Şenol Bozacıoğlu, Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve vatandaşların katılımı ile hasat töreni gerçekleştirdi.

“Artık Adana ekonomisine ciddi katkılar olacak”

Törende konuşan Adana Valisi Mahmut Demirtaş, kadınların böyle bir görev üstlenmesinin önemli olduğundan bahsederek, “Kızlarımıza güveneceğiz, oğullarımıza sağladığımız imkanı onlara da sağlayacağız. Adana’nın artık katma değeri yüksek ürünler üretmesi lazım. Böylelikle hem ülke ekonomisine hem de Adana ekonomisine ciddi katkılarımız olacak” diye konuştu.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Adana İl Müdürü Tekin de “Bu gurur hepimizi onurlandırdı. İnşallah daha farklı projelerle daha farklı çiftçilerimizle yeni birinciliklere ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

“Türkiye birinciliği ödülü alıp projeyi hayata geçirdim”

Hasat töreni öncesi İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Tok, hazırladığı proje ile Adana birinciliği düşünmezken Türkiye birincisi olduğunu ve bundan dolayı sevinç yaşadığını belirterek “Hayatımda tarım ve hayvancılıkla hiçbir şekilde ilgilenmedim. Kız kardeşim teşviki ile programa katıldım. Proje hazırlamamızı istediler. Ben de hiçbir bilgim olmadığı için ne yapabilirim diye düşündüm. Çiçekleri seviyorum. Bununla ilgili araştırma yaptım. Kayınbabama ait atıl durumda olan araziyi de değerlendireyim diye araştırmaya girdim ve lavantanın bu topraklara uygun olduğunu gördüm. Neden bizim bölgemizde de olmasın diye projeyi hazırladım. Adana birinciliğini düşünmezken bile Türkiye birinciliği ödülü alıp projeyi hayata geçirdim” ifadelerini kullandı.

“Bamya değil hayalimi ektim”

Çevresinden aldığı tepkileri de anlatan Tok, “İlk başta köyümdeki insanlardan ‘neden çilek ve bamya ekmiyorsun da çiçek ekiyorsun, ne kazanabileceksin?’ şeklinde tepkiler aldım. Fakat kimseyi dinlemeyip, hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim” şeklinde konuştu.

Girişimci Yeliz Tok, ileride lavanta ekim alanını genişletip sektörde önemli bir noktaya gelmek istediğini de sözlerine ekledi.
Daha sonra, Vali Demirtaş ve protokol üyeleri hasat alanını gezerek, dağıtılan bahçe makaslarıyla lavanta hasadı yaptı. 

Elif Ayşenur Bay – Umutcan İşledici

Ramazan Bayramı’na 4 gün kala tatilciler Bodrum’a akın etmeye başladı. Bayram tatilini fırsat bilen vatandaşların bayram ve yaz tatilini bir arada geçirmek için ilçeye giriş yapmaya başladı. Hafta sonu tatili ile birlikte 5 günlük bayram tatilini 9 güne çıkarmak isteyen vatandaşlar erkenden Bodrum’a akın etmeye başladı. Tatilin gelmesini dört gözle bekleyen turizmciler ise şimdiden gelen tatilcilerle otelleri yarı yarıya doldurdu. Ramazan Bayramı boyunca en büyük yoğunluğun başta Bodrum olmak üzere, Fethiye ve Marmaris gibi tatil yörelerinde yaşanacağı düşünülüyor. Muğla’nın sahil ilçelerini yaklaşık 3 ila 4 milyon arasında tatilcinin ziyaret edeceği tahmin ediliyor.

Uçaklar ek sefer koydu

Bayram tatili boyunca yaklaşık 1 milyonun üzerinde yerli turisti ağırlamayı planlayan Bodrum’a uçak firmaları ve otobüs firmaları ek seferler koymaya başladı. Milas-Bodrum Havaalanına, iç ve dış hatlardan gelecek uçaklara yaklaşık 100 ek sefer ilave edileceği belirtildi. Uçak biletlerinin günler önceden tükenmesi nedeniyle havayolu şirketleri tarafından ek seferlerin daha da artırılabileceği öğrenildi. Şehirlerarası otobüs firmaları da Bodrum seferlerine ek otobüsler koyduklarını bildirdi.

Güvenlik en üst düzeye çıkarıldı

Muğla’nın sahil kesiminde jandarma ve emniyet güçlerince güvenliği en üst düzeye çıkarılırken, Bodrum İlçe Jandarma Komutanlığı ve Bodrum İlçe Emniyet Müdürlüğü ilçe giriş çıkışlarında üst düzey güvenlik önlemleri almaya başladı. 24 saat boyunca Bodrum giriş ve çıkışlarında nöbete başlayan jandarma ve polis ekipleri, ilçeye giriş yapan tüm araçları didik didik kontrol ediyor. Kimlik sorgusu yapan ekipler ilçeye kontrollü giriş sağlıyor. Kendi otomobilleriyle tatile gelen vatandaşlar ise jandarma ve polis ekiplerinin yaptığı yol kontrollerinden memnun olduklarını ve güvenli bir tatil için böyle uygulamaların gerektiğini söyledi.

Oteller eğlencelere başladı

Ramazan ayı nedeniyle Bodrum’da turizmin tam anlamıyla açılmaması, turizmcilere karamsar bir tablo çizdirmişti. Ramazan Bayramı’nın gelmesine günler kala turizmciler bayram programlarını hazırladı. Tatilcilerin gelmesiyle birlikte yüzü gülmeye başlayan otel ve turistlik tesis yöneticileri bayram ve sonrasında Bodrum’un yerli ve yabancı turist akınına uğrayacağını tahmin ediyor. Rixos Premium Bodrum Genel Müdürü Mehmet Tulunay, bayram tatiline günler kala otellerinin yüze 80 doluluk oranına ulaştığını söyleyerek, “Bodrum yine bayramı dolu geçirecek. İnşallah turizmcilere faydalı olur. Bu bayram beklentimiz çok güzel. Bayrama sayılı günler kala otel doluluklarımıza baktığımızda yüzde 80’i buluyor. Geçen seneye kıyasen bu yıl daha iyi bir ambiyans görünüyor. Türk misafirimiz ağırlıklı ama bu yıl Ortadoğu misafirlerimiz de çok fazla. Güzel bir bayram tatili turizmcileri bekliyor. Bodrum turizmi gecen seneye göre daha iyi gidiyor. Sadece biraz daha son dakika gelişmeleri oluyor. Misafirlerimiz normalde 1 veya 2 ay önceden rezervasyon yaptırırlardı. Bu yıl ise 1 hafta ila 2 hafta önceden rezervasyon yaptırıyorlar. Bu turizmi geliştirmek adına sürekli reklam ve tanıtım çalışmaları yapıyoruz hem kendi otelimiz adına hem de Bodrum turizmi adına yurt içi ve yurt dışında tanıtımlara ağırlık veriyoruz. Ramazan Bayramı boyunca misafirlerimize çok güzel bir organizasyon hazırladık. Gelecek olan misafirlerimize geleneksel Türk bayramını yaşatacak sürprizlerimiz olacak. Bayram tatili boyunca Türk sanatçılarımız sahne alacak. Fatih Ürek, Cem Belevi, Tuba Özerk ve Sinan Erkoç sahne alacak. Şimdiden vatandaşlarımızın ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum” dedi.

Esnafın yüzü gülmeye başladı

Turizm sezonunun haziran ayında kötü gitmesi esnafın da moralini bozmuştu. Bayram tatilinin gelmesine 4 gün kala tatilcilerin ilçeye gelmesiyle esnafında yüzü gülmeye başladı. Şimdiden dolan Bodrum sokakları esnafı heyecanlandırdı. Gündoğan sahilinde midye restoran sahibi Şehmuz Özay ise şimdiden tatilcilerin geldiğini ifade ederek, “Ramazan Bayramı’ndan çok umutluyuz, hazırlıklarımızı yaptık. Bayram tatili için Bodrum’a vatandaşlar gelmeye başladı. İnşallah bu bayram çok güzel geçecek. Şimdiden herkesin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum” şeklinde konuştu. 

Eren Ayhan
 

Büyükşehir Belediyesi, Mimsin-TOKİ arasında 6 şeritlik geniş bir yol yapıyor. Büyük bölümü tamamlanan yoldaki çalışmalar hız kesmeden devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Mimsin-TOKİ yolundaki çalışmaları yerinde takip etti.

Mimsin-TOKİ yolunun yapımına geçen yıl başladıklarını hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Çelik, bu yolun Malatya yolunu, Sivas yoluna bağlayan kestirme bir yol olacağını belirtti. 2 bin 700 metre uzunluğunda 3+3 olmak üzere 6 şeritli bir yol yaptıklarını ifade eden Başkan çelik, “Bu yolu yapmamızın en başta gelen sebebi ağır vasıta araçların Mimsin’deki meskun mahalden geçmesini önlemekti. Araçların Mimsin içinden geçmesi nedeniyle birçok kazaya sebebiyet veriliyordu. Alternatif bir aks olarak hazırladığımız bu yol yaşanan sorunu giderecek. Yaklaşık bir ay içinde yolun tamamını bitirerek trafiğe açmayı planlıyoruz. Burası tamamlanınca Malatya istikametinden gelen araçlar Mimarsinan Köprülü Kavşağı’na gelmeden Sivas yoluna ulaşabilecek” dedi.

Yolda Continous Form denilen kesintisiz bordür kullandıklarını da belirten Başkan Çelik, yola daha estetik bir görünüm verildiğini söyledi. Yolun uzunluğunun bağlantı yollarıyla birlikte 3 bin 800 metreye ulaştığını dile getiren Başkan Mustafa Çelik, yaklaşık maliyetin 10,5 milyon TL olduğunu kaydetti.

Büyükşehir Belediye Başkanı Çelik, ulaşım yılı ilan ettikleri 2017 yılında alternatif güzergahlar belirleme ve mevcut yollardaki yükü dağıtma konusundaki önemli çalışmalardan birisinin de Mimsin-TOKİ yolu olduğunu söyledi. 

Niğde’nin Ulukışla ilçesi Darboğaz köyünde yetişen dünyaca ünlü kirazlar, uzun süren kış mevsiminden dolayı üreticinin beklentisini karşılayamıyor. Geçimleri, yüzde 90’ı Avrupa, Ortadoğu ve Çin’e ihraç edilen kiraza bağlı olan köylüler, hasat yapamayacakları için düğünleri ertelemekten korkuyor.
Darboğaz kirazının, yayla şartlarında yetişmesinden dolayı lezzetli olduğunu belirten Köy Muhtarı Durmuş Güven, “Kirazımız soğukta yetiştiği için lezzetli olur. Ama bu yıl kış haddinden uzun sürdü, bu da kirazı vurdu” dedi. Bu yıl, geçen yılın onda biri kadar bile kiraz yetişmediğini söyleyen Muhtar Durmuş Güven, “Uzun süren kış hasadımızı çok etkiledi. Kirazımızı Avrupa ülkelerinin tümüne ihracat ediyoruz. Avrupa ile birlikte Rusya, İran, Irak, Çin gibi ülkelere de ihracatımız başladı. Bizim paramız, bütçemiz, gelirimiz ve her şeyimiz kiraza bağlı. Bu yüzden de bu sene kiraz olmadığı için ekonomimizi olumsuz etkileyecek” diye konuştu. Muhtar Durmuş Güven, kirazın azlığından dolayı festivalin de erteleneceğini sözlerine ekledi.

“Gençler hasadı bekliyordu”
Köylünün evlenmek için hasat mevsimini beklediğini dile getiren çiftçi Yunus Çetiner ise, “Köydeki vatandaşın ekonomisi de kiraza bağlı olduğu için ekonomimiz sıkıntıya girdi. Evlenmek için hasadı bekleyen gençlerin evlilikleri de ertelenecek mecburen. Hasat az olduğu için festival yapılmasından da yana değiliz. Kiraz yok ki festival olsun” ifadelerini kullandı.

Mücahit Bilgi 

 

Denizli’nin Çivril ilçesi Ömerli Mahallesi sakinleri, 1950’li yıllarda yapıldığı tahmin edilen ve son 30 yıldır kullanılmayan eski ilkokul binasının yıkılmasını istiyor. Mahalle sakinleri binanın yıkılması için tüm kurumlara iletişime geçtiklerini ancak binanın yıllardır bu halde olduğunu söyledi.

Eski okul binasının yıkılması için gereken kurumlardan yardım istediğini belirten Mahalle Muhtarı Göker Yılmaz, “Bu bina 25-30 yıldır boş. Son yıllarda bazı duvarları yıkılmaya başladı. Çocuklarımız okulun bahçesinde oynarken bu eski binanın içine de giriyor oyun oynuyor. Binanın bazı duvarları ve çatısı yağmurların etkisi ile yıkıldı halen de yıkılmaya devam ediyor. Belediyeye bu binanın çocuklar için tehlike oluşturduğunu dilekçe ile söyledik. Yıkılmasını istedik, ama bir yıldır netice alamadık. Çocukların oyun alanı ölüm alanı olmasın. Bu binanın hiçbir özelliği yok üzücü olaylar yaşanmadan bir kepçe ile buranın yıkımı gerekli kurumlar tarafından yapılabilir ve bize yardımcı olsun. Yağmurlardan sonra bina iyice yıkıldı. Hiçbir yetkili ilgilenmiyor. Çocuklar bina etrafında oynuyor. Can güvenliği yok” dedi.

Eski okul binasının bulunduğu alanın hazine arazisi olduğunu kaydeden Muhtar Yılmaz, “Okul yıkılırsa olduğu alana çocuk oyun alanı ya da park ve pazar yeri gibi bir alan yapılabilir. Hem mahallemizi için faydalı bir alan yapılmış olur hem de çocuklarımız için tehlike oluşturan bina ortadan kalkar” diye konuştu.

Mültecilerin ülkeye erişimi için yasal ve güvenli yolların sağlanması ve geri göndermeme (Non-Refoulement) ilkesine mutlak uyulması gerektiği kaydeden Cengiz açıklamasında, “Dünya genelinde mülteci sayısı toplam 65,3 milyona ulaştı.Günümüzde savaşlar, çatışma, zulüm, şiddet ve hak ihlalleri nedeniyle dünya genelinde zorla yerinden edilenlerin sayısı tarihin en yüksek seviyelerine ulaştı.Bu sayının büyük kısmını Müslüman ülkeler ve Türk Soylu halklar oluşturuyor” dedi.

Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı da olan İsmail Cengiz, Türkçe Konuşan Ülkeler Uluslararası Derneği’nin araştırmasını da kamuoyuyla paylaştı. Gengiz, “En fazla mülteci çıkan ülkeler sırasıyla Suriye, Afganistan ve Somali. Dünyadaki mültecilerin yüzde 54’ü bu üç ülkeden, diğer ülke ve bölgelere geliyor. Suriye’de 2011 yılından beri 5 milyon kişi mülteci konumuna düştü. Suriye’yi 2,7 milyon kişiyle Afganistan ve 1,1 milyon kişiyle Somali izlemektedir.

Mülteciler ayrıca Güney Sudan, Sudan, Demokratik Kongo, Orta Afrika, Myanmar, Eritre ve Kolombiya gibi ülkelerden dünyaya yayılmaktadır.Diğer en dikkat çekici ülke ise Doğu Türkistan’dan baskılardan dolayı kaçmak zorunda olan mültecilerdir. Evlerini terke eden mültecilere korunma ve sığınma sağlanamazsa DEAŞ,El Kaide, PKK/YPG başta olmak üzere birçok terör örgütünün ağına düşmektedir” diye konuştu. 

Akif Yaman

Günümüzde artan iş yükü, rekabet, modern yaşamın getirdikleriyle birlikte stresi çok daha derinden yaşandığını belirten uzmanlar, insanın kendini uygun görmeme, çalıştığı yerin kültür ve normlarına uyum sağlayamama, ya da işten diğer alanlara vakit ayıramama gibi faktörler iş yaşamındaki stresin temel sebepleri olduğunu söyledi. VM Medical Park Bursa Hastanesi Uzm. Psikolog Gözde Nilüfer, “İş yaşamının dışında özel hayatta strese sebep olan birçok faktör sayılabilir. Stresi oluşturan durumlar herkes için farklı olsa da kayıplar, trafik, ekonomik zorluklar, sınavlar, rekabet, mükemmeliyetçilik, kendine vakit ayıramama, ilişki problemleri, boşanma, taşınma gibi durumlar stres sebepleri olarak sayılabilir. Stresin ilerleyen durumlarda ise baş ağrısı, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları, mide rahatsızlıkları, obezite, cilt problemleri gibi ciddi durumlar ortaya çıkarabilmektedir. Diğer yandan dikkatin azalması, zihni bir konu üzerinde toplama güçlüğü, çeşitli konular arasında ilişki kurma güçlüğü, aşırı unutkanlık, takıntılı düşünceler görülebilir. Bunlar dışında kişiler, karar verme güçlükleri, değersizlik, yetersizlik, güvensizlik ve terk edilmişlik duyguları, davranış değişiklikleri, öfke problemleri yaşayabilir. Kişiler stresleriyle baş edebilmek için alkol ve sigaraya başvurabilir” dedi.

İşe ve sosyal hayata daha aktif katılmalı, mücadele ve değişiklikten zevk alınması gerektiğini ifade eden Nilüfer, “Gelecekle ilgili umutsuzluk çekmemeli, olumlu bir bakış açısı geliştirmeliyiz. Hoşgörülü ve esnek olmalı, yakın çevreyle olumlu ilişkiler kurmaya çaba göstermeliyiz. Düşüncelerimizin bizi nasıl hissettirdiğine dikkat etmeliyiz. Olumsuz düşünceler, stresten daha çok etkilenmemize sebep olacaktır. Örneğin, aşırı genellemeler yapmamalı, başkalarının zihnini okumaktan kaçınmalıyız. Zamanı iyi yönetmeliyiz. Sosyal ve kültürel faaliyetlerin günlük yaşamın stresiyle baş etmedeki önemini unutmamalıyız. Bu aktiviteler bize gevşemeyi ve duygusal boşalımı sağlar. Kendi ilgi alanlarımıza göre hobiler edinmek de stresten uzaklaşmak, zamandan keyif almak için son derece önemlidir” şeklinde konuştu. 

Abdullah Çibir