Başbakan Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte katıldığı Mersin Şehir Hastanesi ve Yapımı Tamamlanan Kamu Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Sayın Cumhurbaşkanımız, şehir hastaneleri sizin hayaliniz, sizin sahip çıktığınız projelerden. 15 yıllık bir hayali gerçekleştiriyoruz. Mersin’imiz için uğurlu kademli olsun. İlklerin şehri. Bugün 50 hizmetin de toplu açılışını yapıyoruz. Bütün hizmetlerimiz Mersinli kardeşlerimiz başta olmak üzere hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.

Bugün attıkları bu önemli adımla artık sağlıkta yeni bir döneme başladıklarını ifade eden Başbakan Yıldırım, “Şehir hastanelerin alt yapısını oluşturmaya 2005’te başladık. Bugün 2017. Neden bu kadar uzadı diye Mersinli kardeşlerimiz merak ediyor. Güzel işler yapmaya karar verdiğiniz zaman hayırcıları karşınızda buluyorsunuz. Onlar direndikçe engelleri aşa aşa bugüne geldik. Hamdolsun. Şehir hastaneleri insanımızın sağlığına verdiğimiz değerin göstergesi. Sevgili Mersinliler, bunun için kanun çıkardılar. Ama inatla bir muratla dedik, peşini bırakmadık. Bugün Allah’a şükür bütün engelleri aşarak bu muazzam eseri size sunmuş oluyoruz. Çok zaman kaybettik ama kararlılığımızı asla kaybetmedik.

Bu şehir hastanelerinin her birinde tek kişilik odalar var. Adeta 5 yıldızlı otel konforunda olmuş. Bir sağlık külliyesi olarak adeta hizmet verecek olan bu hastanede her şey mevcut. Helikopter pistinden kapalı açık otoparka kadar hasta refakatçilerinin kalacağı yerden acil muayenelerin yapacağı yerler ameliyathaneler ve daha birçok şey. Tam bin 300 yatak Mersin’in ihtiyacını bırakın dışarıdan komşu ülkelerden gelecek hastaların ihtiyacını yıllarca karşılayacak bir eser. Bütün bu hizmet için 650 milyon lira harcandı. Helali hoş olsun.

Biliyorsunuz, Mersin’de hastaneler ek binalarla parça parça kadın doğum hastanesi bir yerde devlet hastanesi bir yerde, bunların hepsini bir araya topladık şimdi bütün hizmetler burada 7 gün 24 saat verilecek.

Hükümet olarak Mersin’in ne kadar büyük bir imkana sahip olduğunu, büyük bir potansiyeli olduğunu biliyoruz. 15 yılda AK Parti iktidarları olarak Mersin’e tam 16 katrilyon yatırım yaptık. Helali hoş olsun. Yollar. Şu Ulukışla yolunu hatırlayın. O yolda nice canlar gitti. Kamyoncuların seyahat eden vatandaşlarımızın Ulukışla Pozantı yolunda yaşadıkları hep o acı hatıralar var ama şimdi o yollarda 9 tane tünel, 20 tane viyadükle dağları deldik vadileri geçtik. Yeter ki milletimizle buluşalım. Biz milletimize aşığız. Milletimizin bizimle, bizim milletimizle buluşması için arada ne engel varsa o engelleri kaldıra kaldıra geliyoruz” dedi.

“Madem öyle iş böyle”

2007’de AK Parti iktidarının 363 milletvekili olduğunu ve cumhurbaşkanı seçimi yapılacağını ancak anamuhalefet partisinin ‘hayır’ dediğini anlatan Başbakan Yıldırım, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanı seçemezsiniz diyorlar öyle mi? Madem öyle işte böyle? Dedik ki madem biz cumhurbaşkanı seçemeyeceğiz o zaman işin sahibine gidelim. Millete gidelim. 21 Ekim 2007’de cumhurbaşkanının millet tarafından sizler tarafından seçilmesinin yolunu açan referandumda Mersin yüzde 70’e yakın ‘evet’ oyu verdi. ‘Evet, evet, evet’ dedi. Yine diyorlar ki cumhurbaşkanını millet seçmesin, cumhurbaşkanı hükümet kurmasın. Cumhurbaşkanlığı sistemi gelmesin. Yine ‘hayır’ diyorlar.
Şimdi yaptığımız nedir? Şimdi yaptığımız 2007’de sizin yaptığınız ve evet diyerek cumhurbaşkanının millet tarafından seçilmesini sağlayan o değişikliğin eksik kalan kısımlarını yapıyoruz. Aslında karar verildi. Millet cumhurbaşkanını seçecek. Millet, hükümetin nasıl oluşacağına da sandıkta karar verecek.
Diyorlar ki ‘rejim değişiyor’. Ne rejimi kardeşim? Bırakın rejim değişmesini siz kafayı değiştirin. Dünya nereye gidiyor siz nerede kaldınız? Rejimin falan değiştiği yok. Değişen, değişimin ta kendisidir. Değişime direnenler yok olacak, Türkiye hak ettiği yolda muasır medeniyetler yolunda emin adımlarla ilerleyecek. Cumhurbaşkanını siz seçeceksiniz. Nasıl Recep Tayyip Erdoğan’ı 10 Ağustos seçimlerinde seçerek iş başına getirdiğiniz gibi önümüzdeki seçimlerde de sadece cumhurbaşkanını seçmeyeceksiniz. Aynı zamanda 5 yıllığına Türkiye’yi yönetecek cumhurbaşkanı ve ekibini de seçeceksiniz. Aslında siz buna yabancı değilsiniz. Olay şudur. Belediye başkanı seçiyoruz değil mi. 5 yılda bir. Gidiyoruz. 2 tane zarf. Bir tanesi belediye başkanı için bir tanesi de meclis üyeleri için değil mi? Aynı sandıkta aynı gün belediye başkanını da meclisi de seçiyorsunuz ve meclis belediye başkanının ihtiyacı olan kararları alıyor. Belediye başkanı da 5 yıl boyunca hizmet ediyor. 5 yıl sonra beğenmediniz ne yapıyorsunuz yolcu ediyorsunuz yenisini seçiyorsunuz. Ama güzel yapıyorsa işini tekrar seçiyorsunuz. Olay budur. Burada da 2 sandık var. Birinde cumhurbaşkanını evelallah Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı seçeceğiz. İkinci sandık. Millet meclisi seçilecek. Milletvekilleri seçilecek. Onu da siz seçeceksiniz. Hem hükümete güven vereceksiniz hem meclise güven vereceksiniz. Dolayısıyla siz seçtikten sonra başkalarının aradan kafayı uzatıp ‘ben sizin seçtiğinizi istemiyorum’ demeye hakkı olacak mı? ‘Hayır’ diyorsanız işte Nisan’da ‘evet’ diyeceğiz. ‘Hayır’cılara cevaba Nisan’da ‘evet, evet’ diyeceğiz.

79 milyon bilsin. Türkiye’de rejimi değiştirmeye kalkanların karşısında Mersin’i bulurlar. Kimse bu millete zorla bir şey yaptıramaz. 15 Temmuz’da denediler, derslerini aldılar mı ? Evet, size de evet yakışır. Millet iradesi neyse bizim de istikametimiz odur. Daha güçlü, bölgesinde daha güvenli bir Türkiye için evet diyoruz. Hizmetin yatırımların dev projelerin daha çabuk zamana kaybetmeden yapılması için evet diyoruz. Bütün vaktini enerjisini büyümeye kalkınmaya harcayan gücüne güç katmak isteyen bir Türkiye için. Yeni yollar yeni tüneller yeni barajlar yeni stadyumlar için, yeni hastaneler için. Şehir hastanemizin ve bu güzel projelerin Mersin’imiz için güzel hizmetlere vesile olmasını mevlamdan niyaz ediyorum. Bu güzel eserlerin bugünlere gelmesinde en başta bu projenin sahiplenen ve bu projenin gerçekleşmesini talimatını veren sayın cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Dünyada olmayan en güzel sağlık hizmetlerini bu hastanede elde etmiş olacaksınız.” 

Hüseyin Kar – Kıymet Gökçe – Koray Ünlü – Nuri Pir 

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İzmir’de Ege İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen “İhracatın Yükselen Yıldızları Ödülleri” töreni öncesi basın toplantısı düzenledi. İhracatçıya yönelik desteklerde bugüne kadar kullanılmış olan tüm enstrümanları kullandıklarını kaydeden Bakan Zeybekci, “83’le başlayan Türkiye’nin dışa açılması, ihracata dayalı büyüme sürecindeki bugüne kadar kullanılmış ve sonuç alınmış olan ihracat destekleriyle ilgili tüm enstrümanları kullanıyoruz. 2017 yeniden bir atılım yılının başlangıcı olacak. 2016 ve 2017’de dünya ticareti ilk defa dünya büyümesinin altına indi. Dünya büyümesi artık dünya ticareti tarafından aşağıya çekilmiş hale geldi. Böyle bir coğrafyada Türkiye’nin kendi iç piyasalarındaki durgunluğu ihracatla aşma fırsatı var. Türkiye’de ihracatın artışı demek içeride üretim ve istihdam artışı demek. Bununla birlikte iç piyasada canlanma, ihracata dayalı büyüme demek. 2,5 yıldan bu yana ihracatın büyümeye katkı vermediği bir dönem geçirildi. İhracatın büyümeye başladığı bir dönem yaşayacağımızı ümit ediyoruz. Bunlar olumlu gelişmeler” diye konuştu.

“Dokunmamak lazım, müdahale etmemek lazım”
KDV ve ÖTV düzenlemesi, kur ve enflasyon hakkında da değerlendirmede bulunan Bakan Zeybekci, şöyle konuştu:
“Kur konusunda dokunmamak lazım, müdahale etmemek lazım. Ekonomi, kendi dengeleri içinde bir değer oluşturacaktır. Spekülatif hareketlerin olduğu ortam, piyasayı, ihracatçıyı da rahatsız eder. 2015 Mayıs’tan itibaren negatif anlamda ayrıştık. Temmuz itibariyle negatif ayrışmamız biraz daha derinleşti. Bununla da spekülatif hareketler kur üzerinden açık hale geldi. Merkez Bankası ve ekonomi yönetimi ‘dokunmamak lazım’ bölümüyle ilgili mutabık kaldı. Dövize Merkez Bankasının satış yaparak müdahalesi tercih edilmedi. Merkez Bankasının attığı adımları başarılı buluyorum. Artık spekülatif hareketlerle tetiklemenin sürdürülemeyeceği anlaşıldıktan sonra kendiliğinden bir noktaya doğru gidecektir. TL’nin değersizliği üzerindeki algı değişecektir. Doların euro karşısındaki değeri de değişecektir. Milli gelirinin yüzde 25’ini dış ticaretten sağlayan ABD ekonomisi için değerli dolar sürdürülebilir değildir. Amerikan Merkez Bankası, Amerikan ekonomisi için aşırı değerli dolar sürdürülebilir değildir. Amerikan Merkez Bankası da faiz artıramaz, artırsa bile uzun vadeli olamaz.”

“Kurun etkisi sıfırlanacaktır”
İhracatta yüzde 15’ler seviyesindeki artış nedeniyle iç piyasada canlanma olacağına inandıklarını kaydeden Bakan Zeybekci, “İç piyasada ekonominin istenen noktaya gelmesi için hükümetin aldığı bir tedbir var. Bazı ürünlerde ÖTV 30 Nisan’a kadar kalktı. Beyaz eşya çoğunluk olmak üzere böyle bir tedbir alındı. Piyasada olumlu etkisi olacağını düşünüyoruz. Kurun enflasyona doğrudan geçişkenliği olduğu 1-2 aylık dönem olacaktır. Öngördüğümüz bir şeydi ama ondan sonraki süreçte kurun etkisi sıfırlanacaktır. Enflasyon kurdan kendini kurtardıktan sonra istediğimiz zemine doğru gelmeye başlayacaktır” diye konuştu.

“İzmir serbest bölgeler şehri olacaktır”
Konuşmasında İzmir’in serbest bölgeler şehri olacağını vurgulayan Bakan Zeybekci, şu ifadelere yer verdi:
“Salı günü Serbest Bölgeler Kanunu Mecliste görüşmeye başlanacak. Onaylanırsa bu hafta içinde çıkmasını bekliyoruz. Eksikliklerimiz çoktu. Aliağa ile ilgili sıkıntımız çözülme noktasına geldi. O da 1-2 ay içinde Aliağa’nın resmi olarak açılması ile sonuçlanacak. İnşallah Sayın Başbakanımıza arz edeceğiz. En kısa sürede bitirip İzmir serbest bölgeye kavuşmuş olacak. ‘İzmir serbest bölgeler şehri olacak’ sözü bizim sözümüzdür. İnşallah bunu da yapacağız.”
Bakan Zeybekci, ‘kredi derecelendirme kuruluşları bizi eleştirdi’ demektense gelecekle ilgili planlara konsantre olunması gerektiğini belirterek, “Altını çizerek söylüyorum; proje bazlı yatırım teşvik sisteminde dünyada en iddialı ülkeyiz” dedi. 

Ali Gözeten – Ceren Atmaca – Sinan Yeniçeri

AK Parti Ordu İl Danışma Kurulu toplantısında partililere seslenen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Nisan ayında yapılacak anayasa referandumu ve Cumhurbaşkanlığı sisteminin neler getireceği konularını anlattı.

CHP’nin ‘OHAL altında referanduma gidilmemesi’ şeklindeki eleştirilerine tepki gösteren Kurtulmuş, “1961 Anayasası 27 Mayıs’ın gölgesi altında yapıldığı için, 1982 Anayasası 12 Eylül’ün palet şakırtıları altında yapıldığı için bu çevreler sivillerin Anayasa yapmasından rahatsızlık duyarlar. Şimdi diyorlar ki ’OHAL altında referandum olur mu?’ Ey CHP, 1960 darbesinin, 1980 darbesinin o palet şakırtıları altında yapılan Anayasasından rahatsız olmuyorsun da milletin helal oylarıyla yapılacak bir anayasa oylamasından niye rahatsızlık duyuyorsun?” diye konuştu.

“15 Temmuz gecesi Türkiye millet sayesinde uçurumun kenarından alınmış, Türkiye en kanlı darbeden kurtarılmıştır” diyen Kurtulmuş, şu ifadeleri kaydetti:

“Böylesine hain bir saldırıyı durduran bu millet, Türkiye’yi en kanlı olağanüstü halden kurtarmış olan bu millet, tabii ki referanduma gider, ne istiyorsa onu yapar, neye karar verirse ona karar verir. Bu millet referandumda ne sonucu uygun görürse başımızın üstündedir. Ama aynı olgunluğu CHP’den de bekleriz. Şimdiden mazeret üretmeye başlıyorlar. Hiç mazeret üretmeyin. İnşallah Nisan ayının ortasında bu millet evet, evet, evet diyecektir.”

AK Parti Ordu İl Danışma Kurulu toplantısına Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un yanı sıra AK Parti Ordu Milletvekili Ergün Taşçı, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver yılmaz, AK Parti Ordu İl Başkanı Uğur Çelenk, İlçe Başkanları, Belediye Başkanları ve partililer katıldı.

(Metin Akyürek / İHA)

Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş., 6 Şubat 2017 tarihinde “planlı bakım ve iyileştirme çalışmaları” kapsamında elektrik enerjisi verilemeyecek olan bölgeler ve kesinti saatlerine ilişkin listeyi yayımladı. Buna göre kesinti yaşanacak bölgeler ve kesinti saatleri şöyle: 

Ankara

“Ankara ili Çankaya ilçesine 09.00-11.00 saatleri arasında tesis çalışması nedeniyle Meşrutiyet Mahallesi Atatürk – Karanfil -sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Ankara ili Gölbaşı ilçesine 12.00-14.00 saatleri arasında TEİAŞ çalışması nedeniyle İncek Mahallesi İncibağ sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Ankara ili Polatlı ilçesine 10.00-17.00 saatleri arasında TEİAŞ çalışması nedeniyle Beylikköprü Mahallesi Beylik sokak/sokaklarına, Ömerler Mahallesi Kıran Harmanı Mahallesi sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Ankara ili Yenimahalle ilçesine 10.00-12.00 saatleri arasında tesis çalışması nedeniyle Yakacık Mahallesi 3879 – 3711 – 3703/2 – 1487 – 3576 – 3573 – 3572 – 3577 – 3710 – 3706 – 3707 – 3709 – 3703 – 3705 – 3708 – 3567 sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.

Kastamonu

Kastamonu ili Merkez ilçesine 09.00-17.00 saatleri arasında tesis çalışması nedeniyle Eymir köyü Mahallesi, Baltacı Kuyucağı köyü Kuyucak Mahallesi, Aşağı Ören Mahallesi, Yanık Mahallesi, Kaypı Mahallesi, Akpınar Mahallesi sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Kastamonu ili Merkez ilçesine 09.00-10.30 saatleri arasında tesis çalışması nedeniyle Bucak Merkez Mahallesi 36. sokak/sokaklarına, Candaroğulları Mahallesi 57.Alay-Bal-Şehit Piyade Er Yüksel Yılmaz – Şehit Piyade Er Orhan Cengiz Karaçam – Şehit Hayrettin Taşdelen – Piyade – Şehit Piyade Er Ersin Yener – Alparslan Türkeş – Şehit Serkan Meşe – Şehit Murat Güler – Şehit Satı Yanaşoğlu – Şehit Piyade Komando Er Muharrem Demirtaş – Şehit İdris Hınık- Emek – Şehit Piyade Jandarma Er Selahattin Tokat sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.

Zonguldak

Zonguldak ili Alaplı ilçesine 10.00-16.00 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Tepeköy Mahallesi Genç Osman – Orhan Gazi – Bahar sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Alaplı ilçesine 10.00-16.00 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Yeni Siteler Mahallesi Site-Cami – Zambak – Aydınlık – İstiklal – İncivez’e enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Çaycuma ilçesine 09.00-17.00 saatleri arasında tesis çalışması nedeniyle Yeni Mahallesi Girgin – Kiraz – Hanımeli – Tetik – Mimar Sinan – Yaren – Uzaldı – Kahyaoğlu – Erenler – Atatürk – Güneş Müftüoğlu – Sokak/Sokaklarına Pehlivanlar Mahallesi Oran – Tekin – Nazlı – Billur – Deniz – Pehlivanoğlu – Çakıl – Ece – Kumru – Yaman – Poyraz – Mısra – Hisar – Muzaffer Çelik – Fikirtepe – Bilgin – Yakıcı – Koçcuk – İstiklal – Hüseyin Çakır – Saray – Güneş Müftüoğlu – Ömer Kalaycı – Yadigar – Mustafa sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Çaycuma ilçesine 08.30-10.30 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Gemiciler Mahallesi Sahil yolu – Yayla – Balkan – Söğütlü- Demirciler – Gazi – Alagözler – Arslanlar – Saban Dere – sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir. Zonguldak İli Çaycuma İlçesine 10:40 – 12:40 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Yeni Mahallesi Uzaldı sokak/sokaklarına, İstasyon Mahallesi Gazi – Ay – Efes – Çamlık – İstasyon – Çimen – Yaşar Doğu- Kenan Aydın – Fatih sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Çaycuma ilçesine 13.40-15.30 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Yeni Mahallesi Güllü – Çavdar – Serhat- Günebakan – Bahar – Gonca – Hanımeli – Uzaldı – Cihan – Metin sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Çaycuma ilçesine 15.40-17.40 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Yeni Mahallesi Mühürlü – sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Devrek ilçesine 08.30-10.30 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Eğerci Bucak Durupınar köyü Merkez Mahallesi sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Devrek ilçesine 10.40-12.40 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Eğerci Bucak Durupınar köyü Tırkızlar Mahallesi Kınıklar Mahallesi sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Devrek ilçesine 13.30-15.30 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Eğerci Bucak Durupınar Köyü Güneyler Mahallesi Hamitler Mahallesi Kınıklar Mahallesi sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Devrek ilçesine 15.40-17.40 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Eğerci Bucak Aksu köyü Hatlar Mahallesi Şıhlar Mahallesi Güney Mahallesi sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Ereğli ilçesine 10.00-16.00 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Kepez Mahallesi Ali Paşa – Mahmut Paşa – 2 Nolu Çetin Emeç – sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Ereğli ilçesine 10.00-16.00 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle İmranlar Köyü Merkez Mahallesi Tantanlar Mahallesi sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Merkez ilçesine 09.00-10.00 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Elvan pazarcık Köyü Cumhuriyet Mahallesi lale – Dilaver – Ankara – Depo – Cevizli – Ata – On Temmuz Mahallesi Ayyıldız – Sokak/Sokaklarına Kara Elmas Mahallesi Gazi Mustafa Kemal – Alsancak – Uslu – sokak/sokaklarına Ardınç – Elvan – Kahyaoğlu – Bedri Güneri – Karamanya – Hulusi Erman – Giresun -Elma – Boz – Şehit Ekrem Tüysüz – Ali Soydaş – Yeşildağ – Sis dağı – Çoşkun – Şehit Ahmet Güntepe – Kemerbaca sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Merkez ilçesine 10:30 – 11:30 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Kilimli Bucak Kilimli Köyü Yeşil Mahallesi Komiser Sadi Bey – Doğan – Deniz – Kapuz – Akşemsettin – Şehit ayhan sütcü – Asfalt Tesisleri – Sazlık – Yakamoz – Tersane Üstü – Turgut Reis – Zeybek – Uzunkum – Gölbaşı – Esentepe – Dr. Cevdet Müftüoğlu – Çapa – Karauşak – Sokak/Sokaklarına Yeni Mahallesi Bağlık – Toki Evleri Küme Sk – Pilot Mehmet – Yurt – Harman – Efe – Ahmet Recep Bey – İlim – Zeybek – Mustafa Tamer – Maden sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Merkez ilçesine 11.45-12.30 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Terakki Mahallesi Milli Egemenlik – Sokak/Sokaklarına İncivez Mahallesi Sarmaşık – Çaybaşı – Üniversite – Sokak/Sokaklarına Bahçelievler Mahallesi Fatih – Özer Paşa – Işık Yönder – Gül – Mehmetçik – Sarmaşık – Madenciler – Gelincik – Funda – Ergenekon – Sendika – Açelya – sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.
Zonguldak ili Merkez ilçesine 09.00-17.00 saatleri arasında bakım çalışması nedeniyle Mithatpaşa Mahallesi Şinasi – İsmet Paşa – Sağlık – İstiklal – Tulumba – Namık Kemal sokak/sokaklarına, Meşrutiyet Mahallesi sokak/sokaklarına enerji verilemeyecektir.”  

İstanbul Valiliğinden 2017 yılında kente yapılacak miting alanlarına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “Temel hak ve özgürlüklerden olan, Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının özgür bir ortamda anayasa ve kanunlarla belirtilen esaslar çerçevesinde kullanılması, sivil toplum kuruluşları ile tüzel kişiliği bulunmayan diğer oluşumların ve gerçek şahısların itibar edecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşü alanlarının tespit edilmesi, Büyükşehir Belediyesinin çevre düzenlemesi ve şehir temizliği ile ilgili olarak afiş asılacak yerlerin belirlenmesi amacıyla İstanbul ili sınırları içerisinde ilk toplanma alanı, yürüyüş güzergahı, toplantı alanı, dağılma güzergahları ile afiş ve pankart asılacak yerler 2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 6. maddesi ve bu kanunun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 3. maddesi uyarınca Valilik makamının 31/01/2017 tarihli onayı ile belirlenmiş olup; söz konusu alanlarla ilgili bilgiler aşağıya çıkartılmıştır” denildi.

Açıklamada toplantı ve gösteri yürüyüş alanlarına ilişkin şu ifadelere yer verildi:
“Yenikapı Sahil Alanı, Toplanma Alanı: Kenndy Caddesi üzeri Samatya ışıklardan Yenikapı istikameti yönü (alana yaklaşık 900 metre) 2. Toplanma Alanı: Park İçi A5 Giriş Önü Yürüyüş Güzergahı: Kennedy Caddesi Toplantı Alanı: Yenikapı Sahil Alanı Dağılma Güzergahları: Kennedy Caddesi, Namık Kemal Caddesi, Gazi Mustafa Kemalpaşa Caddesi Afiş ve Pankart Asılacak Yerler: Düzenleme Kurulunun bildirimleri doğrultusunda İstanbul Valiliğinin olur vereceği afiş ve pankartlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin uygun göreceği yerlere asılır.

Maltepe Sahil Alanı, İlk Toplanma Alanı: Atatürk Caddesi Üzeri Adalı Sokaktan Bağdat Caddesi girişine kadar olan alan (alana yaklaşık 1.100 metre) Yürüyüş Güzergahı: Atatürk Caddesi Başlangıç, Bağdat Caddesi, Mimar Sinan Caddesi, Turgut Özal Bulvarı Toplantı Alanı: Maltepe Sahil Alanı Dağılma Güzergahları: Turgut Özal Bulvarı, Rıhtım Caddesi Afiş ve Pankart Asılacak Yerler: Düzenleme Kurulunun bildirimleri doğrultusunda İstanbul Valiliğinin olur vereceği afiş ve pankartlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile İlçe belediyelerinin uygun göreceği yerlere asılır.

Kartal Meydanı Alanı, Toplanma Alanı: Neyzen Tevfik Caddesi üzeri Türk Büyükleri Anıtı (Alana yaklaşık 500 metre) Yürüyüş Güzergahı: Neyzen Tevfik Caddesi başlangıç, Savarona Caddesi Toplantı Alanı: Kartal Meydanı (Çeçenistan Parkı) Dağılma Güzergahları: Savarona Caddesi, Neyzen Tevfik Caddesi, Rıhtım Caddesi Afiş ve Pankart Asılacak Yerler: Düzenleme Kurulunun bildirimleri doğrultusunda İstanbul Valiliğinin olur vereceği afiş ve pankartlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin uygun gördüğü yerlere asılır.

Kadıköy Yeni Salı Pazarı Alanı, Toplantı Alanı: Kadıköy Yeni Salı Pazarı Afiş ve Pankart Asılacak Yerler: Düzenleme Kurulunun bildirimleri doğrultusunda İstanbul Valiliğinin olur vereceği afiş ve pankartlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin uygun gördüğü yerlere asılır.

Pendik Cumartesi Pazar Alanı, Toplanma Alanı: Pendik Meydan Dr. Tahsin Arcan Parkı (Alana yaklaşık 600 metre) Yürüyüş Güzergahı: Dr. Tahsin Arcan Park İçerisi Yürüyüş Pisti Toplantı Alanı: Pendik Cumartesi Halk Pazarı Alanı Dağılma Güzergahları: Dr. Tahsin Arcan Parkı Afiş ve Pankart Asılacak Yerler: Düzenleme Kurulunun bildirimleri doğrultusunda İstanbul Valiliğinin olur vereceği afiş ve pankartlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin uygun gördüğü yerlere asılır.

Bakırköy Cumhuriyet Meydanı Alanı, Toplanma Alanı: Akmescit Sokak, Şükran Çiftliği Sokak Kesişimi (Alana yaklaşık 500 metre) Yürüyüş Güzergahı: Şükran Çiftliği Sokak Toplantı Alanı: Bakırköy Cumhuriyet Meydanı Dağılma Güzergahları: Şükran Çiftliği Sokak, İncirli Caddesi, İstasyon Caddesi Afiş ve Pankart Asılacak Yerler: Düzenleme Kurulunun Bildirimleri doğrultusunda İstanbul Valiliğinin olur vereceği afiş ve pankartlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin uygun gördüğü yerlere asılır.

Bakırköy Cumartesi Halk Pazarı Alanı, Toplanma Alanı: Olgunlar Sokak, İsmail Erez Bulvarı Kesişimi Yürüyüş Güzergahı: İsmail Erez Bulvarı Üzeri Toplantı Alanı: Bakırköy Cumartesi Pazar Alanı Dağılma Güzergahları: Olgunlar Sokak, İsmail Erez Bulvarı Afiş ve Pankart Asılacak Yerler: Düzenleme Kurulunun bildirimleri doğrultusunda İstanbul Valiliğinin olur vereceği afiş ve pankartlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin uygun gördüğü yerlere asılır.

Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Cami Otopark Alanı, Toplanma Alanı: Cumhuriyet Caddesi Üzerindeki Beylikdüzü Yeni Etkinlik Alanı (Alana yaklaşık 750 metre)Yürüyüş Güzergahı: Cumhuriyet Caddesi Toplantı Alanı: Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Camii Önündeki Otopark Alanı Dağılma Güzergahları: Cumhuriyet Caddesi ve Atatürk Bulvarı Afiş ve Pankart Asılacak Yerler: Düzenleme Kurulunun bildirimleri doğrultusunda İstanbul Valiliğinin olur vereceği afiş ve pankartlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin uygun gördüğü yerlere asılır.” 

Mersin’de bin 300 yatak kapasiteli Şehir Hastanesi ve toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mersin’e her zaman öncelik verdiklerini belirterek, toplam yatırım bedeli 1 milyar 100 milyon lira olan 19 eserin de toplu açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi. Şehir hastanelerinin ilkinin Yozgat’ta hizmete girdiğini ancak resmi açılışı ilk yapılan merkezin Mersin olduğunu kaydeden Erdoğan, Isparta, Adana, Kayseri, Ankara Bilkent ve Manisa’nın da aralarında bulunduğu 30 büyükşehirde 2020 yılına kadar şehir hastanelerinin tamamlanacağını, 2 ay içerisinde 3 tane hastanenin hizmete açılacağını dile getirdi. “Birileri laf üretir, biz ise iş üretiriz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buraya girdiğiniz zaman Allah’ın izniyle içeride moderniteyi göreceksiniz. Modern bir bakımı göreceksiniz. Ve burada insan olduğunuzu hatırlayacaksınız. ‘Devletim bana sahip çıkıyor’ diyeceksiniz. Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi. Diğer hastane projeleriyle birlikte değerlendirdiğimizde 2023 yılında tamamı nitelikli olmak üzere 10 bin kişiye 32 yatak hedefine inşallah ulaşmış olacağız. Bu bir rekordur. Bu projenin amacı tek bir kampüsün içerisinde vatandaşlarımızın tüm sağlık sorunlarını en kaliteli hizmetle çözüme kavuşturmuş olmasıdır. Hepsi hem şifa arayan vatandaşlarımız hem de refakatçileri için 5 yıldızlı konfordadır. Helikopter pistinden otoparklarına, binalarından cihazlarına, enerji sisteminden otomasyonuna kadar her konuda en üst standartta tasarlanan hastanelerimiz ülkemize sağlık alanında evet bir sınıf atlatıyor. 232 bin metrekarelik bir alan üzerinde 375 bin metrekare kapalı alana sahip iftihar verici bir tesis. Hastanemizde her biri 33 metrekarelik içinde banyosu, tuvaleti, hasta yatağı, refakatçi kanepesi, televizyon, buzdolabı, gerekli tıbbi cihazları bulunan 502 adedi tek kişilik odalar var” şeklinde konuştu.

“Kuyrukçu sisteme son veren bir hastanedir”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na da atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15-20 yıl önce, 30 yıl önce o günleri hatırlıyorum. Ana muhalefetin başındaki zatın SSK’nın başında olduğu zamanı hatırlıyorum. Sağlam girersiniz hastaneden ne yazık ki sakat çıkarsınız. O günleri hatırlıyorum. Afedersiniz ne banyo ne tuvalet. Bunların olmadığı günleri hatırlıyorum, çünkü bunların zihniyeti kirli. Hastane mi görmek istiyorsun şimdi? Gel Mersin’e gör. Git Yozgat’a gör. Git 81 vilayetin hepsini gör. 40 metrekarelik, 252 adedi çift kişilik odalar var. 65 metrekarelik, 21 adet suit oda olmak üzere hastanemiz bu şekilde modern bir projedir. Toplamda bin 300 yatak var. 51 ameliyathanesi var. 210 yoğun bakım ünitesi var. Bunlar yoktu. Bu bir ilk. 230 polikliniği var. Kuyruklarda falan sizleri inşallah sağlık sistemimiz bu reformla bekletmeyecek, çünkü bu hastane kuyrukçu sisteme son veren bir hastanedir. En ileri teşhis ve tedavi teknolojilerine sahip cihazları, gelişmiş laboratuvarları ile vatandaşlarımıza hizmet verecektir. Altında 4 bin araçlık otopark var. Bin 200 güvenlik kamerası var. 13 yemekhane, 3 restoran, kablosuz internet, mescitler. Hastanemiz herkesi memnun edecek bir altyapıya sahip. Mersin Şehir Hastanemizle 3 hastanemizin yatırım bedeli 716 milyon liradır” ifadelerini kullandı.

“Obama küçük reformları hayata geçiremedi”

Sağlık hizmetlerinin hem sistem hem kalite olarak ABD ve Avrupa başta olmak üzere dünyanın her yerinden katbekat üstün olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, doktor ve hemşire sayısında eksiklikler olduğunu, tıp fakültelerinde yetişen doktor ve hemşirelerle bu eksikliğin de yakın zamanda giderileceğini açıkladı. ABD’nin eski Başkanı Barack Obama’nın da Türkiye’deki sağlık sisteminin küçük bir modelini ülkesinde uygulamak istediğini ancak reformları hayata geçiremediğini söyleyen Erdoğan, “Yaşı özellikle 40’ın üzerinde olanlar eski Türkiye’yi, o dönemin hastanelerini, kıt imkanlarını çok iyi bilirler. O sisteme evet mi hayır mı? Olay bu kadar basit. Hastane bulsanız doktor bulamazdınız. Doktor bulsanız cihaz bulamazdınız. 1 yıl sonraya röntgen, ilaç. Alamazsın. Doktor 5 ilaç yazar, 2’si var, 3’ü yok. İlaç bulsanız para bulamazdınız. Bırakın tedavi olmayı, sağlam girenin hasta çıktığı sağlık düzeni vardı. Türkiye’nin nereden nereye gittiğini merak edenler vatandaşlarımızla gitsin konuşsunlar. Marmaray projemizi duydunuz değil mi? Ardından Avrasya Tüneli’ni açtık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü açtık. Körfez geçişinde Osman Gazi Köprüsü’nü açtık. İnşallah şimdi de Çanakkale 18 Mart Köprüsü’nün temeli 18 Mart’ta atılacak ve inşallah yakın zamanda Çukurova Havalimanı’nın da açılışını 2018’de Allah’ın izniyle yapacağız. Hedef Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri yapmak. Ve en münevver ülkeler arasına sokma hedefimize 2023 yılına kadar ulaştırmakta kararlıyız. Parlamento ‘evet’ dedi millet de maşallah ‘evet’ diyor” şeklinde konuştu.
Mersin Şehir Hastanesinin çevresindeki düzenlemeler ve açılışı gerçekleştirilen diğer yatırımlar için Mersin Büyükşehir Belediyesine de teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, uyumlu çalışmaların önemine vurgu yaptı.

“1980 darbesinin maliyetini hala ödüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke ve milletin 200 yılının sürekli çalkantılarla ve arayışlarla geçtiğini hatırlatarak, bedel ödeyenin hep millet olduğunu kaydetti. Osmanlı’nın koskoca coğrafyaları kaybederken milletin hep bedeller ödediğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“60-70 yılımıza baktığımızda bu hakikati görebiliriz. 1950’li yıllarda rahmetli Menderes ve arkadaşlarının ülkemizi getirdiği yere bakın bir de 1960 darbesinden sonra kendimizi bulduğumuz yere bakın. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Abazası, Boşnağı, Arnavudu, bizi böldüler, parçaladılar. Ben sizleri Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Abazası, Boşnağı, Romanıyla ayırt ederek değil. Yaradandan ötürü sevdim. Çünkü bize ayrımcılık yakışmaz. Bugün cumayı kıldığım camide Mersin Müftümüz’ün hakikaten güzel bir hutbesi vardı. Ve orada bir ana başlık önemliydi. Şu veya bu mezheple böyle bir ayrımcılık bizde olamaz. Bunların hepsi bir yorumdur. Biz İslam milletindeniz. Ve bizim kaynağımız, menşeimiz Hz. Adem ile Hz. Havva’dır. Oradan geliyoruz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. 80 darbesinin Türkiye’ye olan maliyetini hala ödüyoruz. 1994 krizi, 1997 post modern darbesi, 2001 krizi milli iradenin yerine Cumhurbaşkanı’nın da yargıya ordudan sermayeye kadar vesayet güçlerinin ikamet ettiği dönemlerden çıkmıştır. Bedeli hep millet ödemiştir. Sahibi olmadığı her dönemde aynı sancıları yaşadık. 14 yılda biz de bu sıkıntılarla defalarca karşılaştık. Ülkenin seçilmiş hükümetini, seçilmiş bakanlarını, seçilmiş milletvekillerini hiçe sayarak kendi çıkarlarını dayatmak isteyenlere karşı yıllarca mücadele ettik. 2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimini hatırlayın. Meclisin iradesine karşı dönemin cumhurbaşkanını ve yargısını arkalarına alarak 367 garabeti ortaya sürenlerin kimler olduğunu biliyorsunuz. Meşru hükümeti devirmek için gayret sarfedenleri biliyorsunuz değil mi? Onlar yine işbaşında ama başaramayacaklar. Çünkü karşılarında millet var. ve bu millet buna fırsat vermeyecek.”

“Pensilvanya ile Kandil-İmralı birleşti”

Meşru hükümete karşı işbaşındaki güçlerin amaçlarında başarılı olamayınca 17-25 Aralık, FETÖ gibi konuların devreye girdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:
“Emniyet-yargı darbe girişimini başlattılar. Orada da netice alamadılar bu sefer bölücü terör örgütünü sahaya sürdüler. Pensilvanya ile Kandil, İmralı birleşti. 6-7 Ekim 2014’te, ardından 20 temmuz 2015’te çukur eylemlerine başladılar. Ülkeyi ateşe ve kana boğmaya çalıştılar. Ama tüm bu süreçte milletimiz duruma el koydu. Siyaset kurumunun arkasında durdu. Oyunlar bozuldu. Ve bu böyle devam edecek. 15 temmuz’da bu ihanet şebekeleri gökten F-16’larla yağdırdılar. Helikopterlerle yağdırdılar. Tanklarla toplarla modern silahlarla yağdırdılar. Ama benim milletim ne dedi? ‘Arkadaş, yurdumu alçaklara uğratma, sakın. Siper et dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana vadettiği yıllar hakkın, kim bilir belki yarın belki yarından da yakın’ mesele bitmiştir. İşte siz bunu yaptınız. Onun için ne diyorum? ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.’ Bu direkler sarsılmayacak. Birbirimize sarılacağız. Birbirimizi Allah için seveceğiz.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, törene katılan kalabalığa seslenerek, nisanda yapılacak anayasa referandumu için ‘evet’ çağrısı yaptı.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Sandıkta evete hazır mıyız? Durmak yok, yola devam mı? Aman ha geçmişteki gibi evelallah sandıkları patlatmaya hazır mı? Türk milleti 15 temmuz gecesi üzün zamandır sessiz sedasız yürüttüğü istiklaline ve istikbaline sahip çıkma konusundaki kararlılığını tüm dünyaya adeta haykırmıştır. Seçilme yaşını 18’e indirdik. Dünyada 56 ülkede 18. Niye Türkiye’de olmasın? Benim gencime güvenmeyecek miyiz? Bizim ecdadımız Fatih 21 yaşında bir çağ kapatıp çağ açtı. Biz onların torunlarıyız ya gümbürdeyeceğiz. Eseceğiz ve evelallah seçme yaşına 18 diyorsun, seçilmeye niye demiyorsun? Hazır mıyız buna? Milletvekili sayısını 550’den 600’e çıkarmaya hazır mıyız?” 

Hüseyin Kar – Kıymet Gökçe – Koray Ünlü – Nuri Pir 

Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü terör soruşturması çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca görevden alınan ve ardından tutuklanan eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk hakkında, avukatlarının Mardin Sulh Ceza Hakimliğine yaptığı başvuru üzerine bugün akşam saatlerinde adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar verilmişti. Türk, saat 19.45 sıralarında tutuklu bulunduğu Elazığ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan çıkarıldı. Türk’ü cezaevi önünde avukatları, bir grup partili ve gazeteciler karşıladı.

Gazetecilere açıklamalarda bulunan Türk, tahliye olmasının güzel olduğunu ancak büyük bir burukluk hissettiğini belirterek, “Milletvekili arkadaşlarımız, partimizin genel başkanları, belediye başkanları, arkadaşlarımız içeride. Aynı koğuşta kaldığımız Fırat Anlı ve Cebbar Leygara’dan ayrılmak da kolay değildi. Umut ediyorum ki Türkiye’de bir gün bir mutlak akıl oluşur ve bütün olumsuzlar ile hukuksuzluklar ortadan kalkar. Bu ülkede artık ortak akılla hareket edilmesi gerekir. Sorunları ortak akılla çözmenin dönemidir. Geçmişten bugüne geldiğimizde birçok dönemi yaşadık. Ama sonuç olarak barışın ötesinde başka bir formül bulunamaz diye düşünüyorum” dedi.

Türk, bir gazetecinin “Sağlık problemleriniz nedeniyle mi serbest bırakıldınız?” sorusuna ise, “Sağlık konusunda problemlerim vardı. Ancak içeri alınmamızın hukuki bir dayanağı yoktu” yanıtını verdi.
Açıklamalarının ardından Türk ve beraberindekiler cezaevi önünden ayrıldı. 

Halil İbrahim Varlı – Kamil Cankılıç 

Centerra Madencilik’in Türkiye’deki ortağı olduğu iddia edilen ve merkezi Kayseri’de bulunan Öksüt Madencilik ile birlikte hazırladıkları proje kapsamında Alaplı’nın Aşağıdağ köyü Çanakcı Dere mevkiinde maden arama ve sondaj çalışmaları için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bir proje sunuldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından incelenen projeye ’ÇED gerekli değildir’ kararı verilerek, projenin hayata geçmesinin önü açılmış oldu. Merkezi İstanbul’da bulunan Akca Çevre Mühendislik Danışmanlık şirketi tarafından hazırlanan 570 bin liralık projede Aşağıdağ köyü Çanakçı Dere mevkii IV. Grup 3229049 erişim nolu sahada maden, petrol ve jeotermal kaynak arama projeleri, (sismik, elektrik,manyetik, elektromanyetik, jeofizik yöntemle yapılan aramalar hariç) yapabilecek.

Alaplı ilçesine yaklaşık 14 kilometre uzaklıkta bulunan Aşağıdağ köyünde altın heyecanı yaşanıyor. Bir taraftan proje alanına ait arama ruhsatı Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından arama süresinin hala devam ettiği belirtildi. Ruhsat sahasında yapılacak sondaj çalışmasında 96 mm çapında bir delik açılacak olup, sondajın tamamı karot alınarak yapılacak. Alınan karotlar sandıklarda muhafaza edilecek ve analiz için sahadan alınıp depolara kaldırılacakr. Sondaj ekipmanları ve karot sandıkları sondaj esnasında geniş olan parsel içerisinde herhangi bir görüntü kirliliği yapmayacak şekilde muhafaza edilecekr. Proje kapsamında sondaj faaliyeti esnasında projede 10 kişinin istihdam edileceği belirtildi.

Ertuğrul Yüksel

İzmir’de FETÖ’nin 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında 152’si tutuklu 270 sanığın yargılanmasına Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde öğleden sonra devam edildi. Duruşmanın öğleden sonraki celsesinde tutuklu sanık Ulaştırma Personel ve Eğitim Komutanı Tümgeneral Mustafa İlter savunmasını yaptı. Mesleğe başladığı günden beri vatan, millet ve Atatürk sevgisiyle hareket ettiğini söyleyen İlter, FETÖ’yle bağlantısının olmadığını ileri sürdü. İlter, savunmasında hain darbe teşebbüsünün ne hazırlık ne de uygulama aşamasında hiçbir faaliyetine katılmadığını, herhangi bir bağlantısının olmadığını söyledi.

“ÖNLEM ALDIM”

15 Temmuz günü yaşananları anlatan İlter, bir yakınını akşam saatlerinde yolcu ettikten sonra fıtık ameliyatı olduğu için belinde ağrı hissettiğini, bu sebeple evinde istirahate çekildiğini söyledi. İlter, “Nöbetçi amirliğinden arandım. Harekat yıldırım mesajının geldiği söylendi. Hemen üzerimi giyinip karargaha gittim. Kurmay başkanının da çağrılmasını istedim. Karargahta mesajı inceledim, okudum. Bir dönemde de Genelkurmayda çalıştım. Yazının altında Yurtta Sulh Konseyi yazıyordu. Fakat formatın dışında bir evraktı. Bu tür yazılarda Genelkurmay Başkanı ya da Genelkurmay İkinci Başkanı gibi imzalar açılırdı. Bunda yoktu. Bunun kalkışma olduğunu değerlendirdik. Korgeneral Mehmet Baysal’ı aradım. ’Komutanım sizi komutanlık emrine almışlar. Bana da devam demişler. Bizler tedbirleri arttıracağız, disiplinsizliğe izin vermeyeceğiz’. Bize gönderilen mesajda, Mehmet Baysal’ın yerine vekaleten Tümgeneral Veli Yıldırım atandığı yazılıydı. Ben bu kişiyle o gece hiç görüşmedim. Ankara’dan da kimseyle görüşmem olmadı” dedi.

İlter, kışlada yaşanabilecek olaylara karşı önlem aldıklarını, cephanelikte tedbirleri arttırdıklarını, bu önlemleri de FETÖ’cü olmadığını bildiği kişilerle yaptıklarını öne sürdü. İlter, “Komutanın en önemli sorumluluğu, birliğine sahip olmak, emniyet tedbirlerini almaktır. Ben o gece toplantı yapmadım. Birlik komutanlarını çağırmadım. Erkan başkanını çağırdım. Birliğime hazırlık seviyesini yükselten çalışma yapmadım” dedi.

İsminin terör örgütüyle anılmasını şiddetle reddettiğini söyleyen İlter, darbeye iştirak edenlerin kendisiyle devam etmek istemesine yönelik, “Benim ismimin karşısına devam yazmışlar ama görev vermemişler. Çünkü yapmayacağımı biliyorlardı. İsmimin bulunmasında bilgim, onayım, iradem olmamıştır. Aktif olarak kullandıkları tümenlere kendi adamlarını atamışlardır” diye konuştu.

Kendisinin TSK’ya, TSK’nın da kendisine ihtiyacı olduğunu savunan İlter, “Emeklilik işlemlerini yaptırmadım. Umudumu koruyorum. PKK’yla yıllarca mücadele ettim. Çatışmalara girdim. Şimdi onun yerine başka bir terör örgütüyle ismimin anılmasını şiddetle reddediyorum. Benim içim rahat, kendime güvenim tam. Benim için yapılan suçlamaları dürüstçe muhakeme yaptığım zaman vicdanıma kabul ettiremiyorum” dedi.

Mustafa İlter, Mahkeme Başkanı Oktay Tabur’un Ankara’ya gidip gitmediğine yönelik sorusuna da, “Ben darbe girişiminden 6 ay öncesine kadar Ankara’ya gitmedim. Adımımı atmadım” yanıtını verdi.

İddianamede tutuklu sanıklardan Tümgeneral Ahmet Cural ve Tuğgeneral Ersal Ölmez’le öğle yemeği yemekle suçlandığını hatırlatan Mustafa İlter, “Haziran ayında fıtık ameliyatı olmuştum. Ahmet Cural, yeni öğrenmiş, yemek yemeye karar verdik. Yemeğin konusu benim sağlık durumumdu. Tamamen sosyal bir yemekti” ifadelerini kullandı.

“KAPIDA FETÖ YAZIYOR”

Duruşmada daha sonra sanık İstihkam Okulu ve Eğitim Merkez Komutanı Tuğgeneral Osman Nadir Saylan ifade verdi. Gözaltına alındıktan sonra karakolda rütbelerinin sökülmesinin kendisini çok yaraladığını söyleyen Saylan, cezaevinde kaldıkları kısımla ilgili de eleştiride bulundu. Kapılarında FETÖ’cü yazdığını anlatan Saylan, “Hücre kapısında FETÖ yazıyor. FETÖ’cü değilim. Kabul etmiyorum. Ölünceye kadar kimse beni FETÖ’cü olarak nitelendiremez. Nerede yazsın. Bu çok ağır bir suçlama. Biz FETÖ Metö bilmeyiz. Babam, dedem asker. Ben çocuklarımın gittiği okulları bile araştıran birisiyim” dedi.

Kurmaylığı kazandıktan sonra askeri üniformayla Karacaahmet Mezarlığı’nda babasının mezarını ziyaret etiğini anlattığı sırada gözleri dolan Osman Nadir Saylan, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Işık Koşaner ile de yakın ilişkide bulunduklarını anlattı.

“HUKUK HERKESE LAZIM”

Balyoz ve Ergenekon yargılamaları sürecinde sık sık gündeme gelen “Hukuk herkese lazım” sözünü ifadesi sırasında dile getiren Saylan, “O süreçte çok söyleniyordu. Bende bunlardan etkileniyordum. Ama bu kadar yakın bir zamanda bana lazım olacağını düşünmedim” dedi.

Hiçbir terör örgütüyle ilişkisinin olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini belirten Osman Nadir Saylan, “Bu kadar general ve amiral darbe yapmak isteseydi sonucunu sizde tahmin edebilirsiniz. Emir verir giderlerdi. Darbenin başarılı olmamasının en büyük sigortası biziz. Sayın Cumhurbaşkanı bunu böyle bilsin” dedi.

15 Temmuz’daki darbe girişimini de yemekte bulunduğu sırada bir arkadaşının kendisini aramasıyla öğrendiğini söyleyen Saylan, ardından gelişmeleri televizyondan takip ettiğini anlattı. Osman Nadir Saylan, darbe teşebbüsü gecesine ilişkin olarak ise, “Altında Yurtta Sulh Konseyi yazan belgenin geçersiz ve kanunsuz olduğunu düşündüm. Astlarıma böyle emir verdim. Gelen emrin Genelkurmaydan mı geldiğini, yoksa korsan mı olduğunu başta anlamadık. Evrak Genelkurmaydan gelse bile bu emre uymayacaktık. Neyin ne olduğunu anlamaya çalıştık. Memduh Hakbilen’i de sıkıyönetim komutanı olduğu için değil, ne olduğunu anlamak için ve aynı kışla içerisinde bulunduğumuz için aradım. Askeri hattan aradım. Bana cevap vermedi. Bende ısrarcı olmadım” diye konuştu.

FETÖ kapsamında tutuklu bulunan Korgeneral Metin İyidil’in de kendisini üst komutanı olarak Ankara’dan aradığını söyleyen Saylan, “Bana ‘Nadir Paşa neredesin?’ diye sordu. Gelen yazıyı kendisine söyledim. Emri dikkate almadığımızı anlattım. O da bana ‘Tabi ki emri yerine getirmiyoruz. Devletin ordusuyuz. Kimsenin adamı değiliz. Gerekirse yanına adam al, ordu komutanını kurtarın’ dedi” sözleriyle telefonda geçen konuşmalarını anlattı.

Mahkeme Başkanı Oktay Tabur, tahliye taleplerini değerlendirip, Salih Sevil, Mustafa İlter ve Osman Nadir Saylan’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Nimet Ergün

Van’da kırsal kalkınma ve IPARD destekleri ile ortak akıl toplantılarının ardından AK Parti İl Başkanlığına geçen Bakan Çelik, burada yaptığı açıklamada uzun yıllardır siyasetin içinde yer alan biri olduğunu söyleyerek, mahallede sandık müşahitliğinden mahalle temsilciliğine, il başkanlığından genel başkan yardımcılığına, bakanlığa kadar partinin tüm kademelerinde görev aldığını belirtti. Bakan Çelik, “Artvin’in kırsal bir bölgesinde dünyaya geldim. Bursa’da yaşıyorum. Şanlıurfa milletvekilliği yapıyorum. Bu özelliklerle Türkiye’de ne olup bittiğini bizzat yerinde görme şansına sahip oldum. AK Parti’yi hayatlarını millete atfeden bir siyasi yapı olarak görüyorum. Bu amaçla siyaset yapıyoruz. Çığ altındaki ülkenin çağ atlaması için çok çaba gösterdik. Bunda Başbakan ve bakanların yanı sıra teşkilatlarda görev yapan parti mensuplarının da çok büyük emekleri var” şeklinde konuştu.

“Bir üst akıl, planlayıcılarıyla ülkemize yön verme gayreti içinde”
Bölgede, dünyada ilginç şeyler yaşandığını aktaran Çelik, “Bu memlekete 200 yılı aşkın aleni buyruk olmaya başlamış, ‘yönetemezsin’ diye baskılar uygulamış, önüne reçeteler konmuş anlayışa dur diyeceğimiz bir sürecin içindeyiz. 200 yıldır önümüze bu faturaları koyan, üst akıl diye bir şey var. Geriye 15 yılda yaşadığımıza bakıldığında bir üst akıl tarafından planlandığını görmemek için saf olmak gerekiyor. Gezi olayları, Abdullah Bey’in seçilmemesi için hukuksuz uygulamaların yapılması, kapatma davaları açılması. Bir üst akıl, planlayıcılarıyla bölgeye, dünyaya, ülkemize yön verme gayreti içinde olanlar uzun süre başardılar. Bizim iktidarımızla tosladılar. Kendilerine çıkış yolu bulamadılar. Uzun süredir üst akılla, üstün aklın mücadelesi var. Üstün akıl millettir. Alpaslan Malazgirt’e gelirken, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethederken, Çanakkale’yi Mustafa Kemal arkadaşlarıyla gezilmez hale getirdi. Hepsinde üst akıl mağlup oldu, üstün akıl galip geldi. 15 Temmuz’da da üstün akıl duruma müdahale etti, onlara geçit vermedi. Bu önemli bir noktadır. Millet arkanızda ise yürüyebiliyorsunuz. Millete teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Bakan Çelik, ülke üzerinde nasıl oyunların oynandığını vatandaşların ve teşkilatların çok iyi bildiğini ifade ederek, bölgede gençlerin iş bulduğu, ekonominin canlanmaya başladığı anlarda bombaların patlatıldığını söyledi. Bakan Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Van, Şanlıurfa, Diyarbakır ülkenin geleceğe taşınmasında lokomotif görevi yürütecek. Teşkilatlarımızda makul, akıllı, tek yüzlü politikayı yerleştirmemiz gerekiyor. Allah, bizi tek yüzlü yaratmıştır. Bu bölgenin yaşanan sıkıntılardan çıkışı, bölge halkının net duruş sergilemesine bağlıdır. Devletimiz şu anda hakim ama birileri rahat durmuyor. Açık bir yer arıyorlar. Bu ortamı gençler üzerinde bulamamaları gerekmektedir. Birlikte tek yüzlü duruşu sergilememiz gerekiyor. Bölge halkı mayası itibariyle buna çok müsait. Teşkilatlarımız çok önemli. Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilata çok ihtiyacı yok. Bazı zamanlar belki oyların azalmasına neden oluyoruz. Çünkü kendisi sevilen bir lider. Ama ilk günden itibaren teşkilatlara önem veriyor. Bu nedenle teşkilatlarımız bizim için çok önemli.”

Bugün katıldığı toplantılarda Van’ın sahip olduğu potansiyele bir kez daha tanıklık ettiklerini aktaran Çelik, referandum konusuna da değinerek, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmeleddin İhsanoğlu için partiler, sivil toplum kuruluşları bir araya geldi. Demek ki yüzde 51 yakalamak için sivrilikler törpülenebiliyor. Kutuplaşmayı değil daha büyük kitlelerin birleşmesini sağlayacak bir sisteme Türkiye’nin yol almaya başladığını belirtmek istiyorum” ifadelerini kullandı. 

Eski Başbakan Yardımcısı ve Van Milletvekili Beşir Atalay ise uzun süredir gündemde olan Van Et ve Balık Kombinası için de Bakan Çelik’in müjde verdiğini söyledi. 

AK Parti Van İl Başkanı Av. Zahir Soğanda’nın konuşmasının ardından Bakan Çelik, kentten ayrılmak üzere Ferit Melen Havalanı’na gitti.

Atilla İdiz – Murat Dalgın