Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, kardeş belediye protokolüyle işbirliği yaptığı Almanya’nın Herne Belediye Başkanı Dr. Frank Dudda’ya 1 gün süreyle makamını devretti. Bugün ilçede Beşiktaş Belediye Başkanı olarak görev yapan Frank Dudda, Başkan Murat Hazinedar ve Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Alman Milletvekili Michelle Muenterferring ile birlikte terör saldırılarının yaşandığı Şehitler Tepesi’ni ve Reina’yı ziyaret etti. Yaşanan terör olayları hakkında bilgi alan heyet, Başkan Murat Hazinedar’a üzüntülerini dile getirdi. Olay yerine çiçek bırakan heyet, daha sonra ise 1 dakikalık saygı duruşunda bulunarak terör saldırısında hayatını kaybedenleri andı.

“Kötülüklerin bizi yenmesine izin vermeyeceğiz”
Şehitler Tepesi ziyareti sırasında açıklamalarda bulunan Almanya’nın Herne Belediye Başkanı Dr. Frank Dudda, “Kötülüğün bizi yenmesine izin vermeyeceğiz. Yan yana durarak güçlü olduğumuzu göstermek istiyoruz. Şehitlerimiz için üzülüyoruz, ailelerinin acılarını paylaşıyoruz ve şehitlerimizin sürebilecek hayatlarını düşünerek büyük bir üzüntü duyuyoruz. Ancak bize umut veren yan yana durmamız, birlikte olmamız ve bu anlamsızlıkları beraber yenme gücü bize bunu veriyor” dedi.

“Biz bir araya gelmekle ne kadar güçlü olduğumuzu göstermek istiyoruz”
Terör olaylarından dolayı üzüntülerini dile getiren Sosyal Demokrat Partisi (SPD) Alman Milletvekili Michelle Muenterferrng, “Terör saldırısında hayatını kaybeden şehitlerin anısına biz burada yine bir araya geldik. Biz aynı zamanda bir araya gelmekle ne kadar güçlü olduğumuzu göstermek, simgelemek istiyoruz. Karşılıklı dostluğun, anlayışın, yardımlaşmanın ne kadar güçlü bir adım olduğunu göstermek istiyoruz ve tekrar arkamızda gördüğümüz Beşiktaş Stadının önünde buluşarak bu duyguyu sizinle paylaşmak üzere buraya geldik” diye konuştu.

Hüseyin Coşkun – Mehmet Başa – Murat Horoz 

 

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Gaziosmanpaşa’ya bağlı Karayolları Mahallesi’nde yaşayan bir ailenin yurtdışından gelen uyuşturucuları piyasaya sürdüğü bilgisi üzerine takip başlattı. Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından 1 Şubat Çarşamba Günü 7 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında İ.G. (37), M.G. (34), B.G. (24), R.G. (35) ve E.E. (29) isimli 5 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ise, 30 kilo esrar, bin 650 lira para, 3 hassas terazi, 2 tabanca, 1 pompalı tüfek, 70 mermi ve sahte nüfus cüzdanı ile sahte polis ile basın kartı ele geçirilirken, operasyon anı ise polis kamerasına yansıdı.

Operasyon anı kamerada 

Polis kamerasına yansıyan görüntülerde, ekiplerin adrese girdikleri görülüyor. Adreslerde yapılan aramalarda uyuşturucu maddeler ele geçiriliyor. Adreste bulunan bir dolaptan ise ‘Asayiş Polis Gazetesi’ kimliğinin bulunması ise dikkat çekti. 

Aile suç makinesi çıktı 

Emniyete götürülerek sorguya alınan aynı aileye mensup 5 şebeke üyesinin 32 farklı suçtan kaydının olduğu ortaya çıktı. Şebeke lideri olduğu öğrenilen İ.G.’nin, 16 farklı suçtan kaydının olduğu ve kasten adam öldürme, uyuşturucu imal ve ticareti, esrar kaçakçılığı gibi birçok suçtan ise arandığı ve kesinleşmiş hapis cezasının olduğu belirlendi.Şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor.

Tugay Saday
 

Twitter hesabından, “Şahsıma atılan tüm iftiraları reddediyorum. Devletimin yanındayım kısa bir süre sonra gerçekleri yazacağım” mesajı paylaşıldı. Adil Öksüz adına açılan hesabın da Fuat Avni gibi propaganda amaçlı kullanılıp kullanılmayacağı merak konusu oldu. 

Adil Öksüz için 319 yıla kadar hapis cezası isteniyor
Sakarya’da 15 Temmuz gecesi Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe teşebbüsü sonrasında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan ve kabul edilen ilk iddianamede FETÖ’nün “Hava Kuvvetleri İmamı” olan Adil Öksüz için bir kez ağırlaştırılmış müebbet ile 190 yıl 6 aydan 319 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Sakarya’da 15 Temmuz gecesi Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensuplarının darbe teşebbüsü sonrasında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmalar tüm hızıyla devam ediyor. Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı, başsavcı vekili ve 5 savcı tarafından hazırlanan 6 bölümden ve toplam bin 353 sayfadan oluşan ilk iddianame 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilmişti. Hazırlanan iddianamede FETÖ’nün “Hava Kuvvetleri İmamı” olan Adil Öksüz için istenen ceza da belli oldu.

İddianamede, FETÖ Lideri Fetullah Gülen ile FETÖ’nün “Hava Kuvvetleri İmamı” Adil Öksüz hakkında “Anayasayı İhlal” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile “Silahlı Terör Örgütü Kurma ve Yönetme, Adam Öldürmeye Teşebbüs, Kamu Malına Zarar Verme, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Konut Dokunulmazlığının ihlali” suçlarından 190 yıl 6 aydan 319 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
 

Bir dizi ziyaret, inceleme ve açılışlara katılmak üzere Ordu’ya gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ordu Valiliğini ziyaret etti. Ordu Valiliğine gelişinde, Vali İrfan Balkanlıoğlu, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç, İl Emniyet Müdürü Suat Çelik, İl Jandarma Komutanı Albay Sedat Sarıkaya, vali yardımcıları ve valilik birim müdürleri tarafından karşılanan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, makama geçti. Daha sonra Koordinasyon Kurulu toplantısının yapıldığı salona geçen Kurtulmuş, burada ilçe kaymakamları, belediye başkanları, yatırımcı kuruluşların bölge ve il müdürlerine hitap etti.

“Orta Doğu’da 100 yıl önce oynanan oyunun ikinci perdesi oynanıyor”
Anayasa değişikliğinin neler değiştireceği ve Türkiye’ye kazandıracakları konusunda açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, yeni yönetim sisteminin hayata geçmesiyle birlikte terörle mücadelenin de güçleneceğini vurguladı. Özellikle Orta Doğu sahnesine dikkat çeken Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi:
“Orta Doğu’da bir oyun oynanıyor. PYD’sinden PKK’sından DEAŞ’ına kadar. Musul’daki operasyonlardan Rakka’ya kadar, Türkiye’de kazılan çukurlara kadar bunların hepsi aynı resmin küçük bir parçasıdır. Yüzlerce parçadan oluşan bu büyük resmin bütününü görmek mecburiyetindeyiz. Bölgede bir oyun bir oynanıyor. Bölgede bir oyun oynanıyor. Oyun, 100 sene önce oynanan oyunun ikinci perdesidir. Türkiye, ikinci Sykes-Picot dediğimiz yeni bir bölünme senaryosunun ortasındaki, İslam coğrafyasının merkez ülkesidir. Etnik bakımdan, mezhebi bakımdan, bu ülkeler bölünmeye çalışılıyor. Bu oyunu bozacak tek ülke, Türkiye’dir. Bu oyunun farkında olan tek ülke, Türkiye’dir. İşte, Türkiye böyle olduğu için, sürekli terör saldırılarıyla karşı karşıyadır, sürekli ekonomik birtakım saldırılarla karşı karşıyadır. Dini, mezhebi, siyaseti birbirine taban tabana zıt birtakım uydurulmuş terör örgütünün hepsinin de Türkiye’ye karşı olmasının sebebi budur. Bakıyorsunuz DEAŞ’a karşı uluslararası bir ittifak oluşturmak için bir araya gelen ülkelerin, DEAŞ’a karşı mücadele etmek şöyle dursun, DEAŞ’a karşı samimiyetle mücadele eden Türkiye’ye karşı en ufak bir destek de bulunmuyorlar. Hadi oradan da vazgeçtik, gölge etmesinler, bu ülkenin silahları, Türkiye’ye karşı mücadele eden PKK’nın uzantısı olan örgütlerin elinde. Onlara zırhlılar, roketatarlar, tanksavarlar veriyorlar. Mesele, Türkiye’nin ayağa kalkmasını önlemektir. Burada bu yeni yönetim sistemiyle birlikte bir beka sorunu haline gelen terör belasını Allah’ın izniyle bütünüyle bertaraf edeceğiz ve bütün terör örgütlerine diz çöktüreceğiz. Bu mücadele zaten devam ediyor. Ama sonuçta bu referandumdan sonra ortaya çıkacak yeni yönetim modeli, mücadele gücümüzü daha da artıracak, millet bir kere daha terörle mücadeleye destek verdiğini ortaya koyacaktır.” 

Metin Akyürek

Süper Loto 2 Şubat 2017 Milli Piyango çekiliş sonuçları açıklandı. Süper Loto sonuçlarını sitemizde bulabilirsiniz.. Bu hafta 48. kez çekilen Süper Loto’da kazandıran numaralar belli olur olmaz saat 21:30’dan itibaren çekiliş sonucu sitemizde olacaktır…

Süper Loto’da bu hafta yapılan çekilişte dev ikramiye Ankara Çankaya’da bir kişiye çıktı. Dev ikramiye tutarı tam 21.032.070,15 TL

İŞTE SÜPER LOTO 2 Şubat 2017 SONUÇLARI:

14 17 18 43 47 49

SÜPER LOTO 2 ŞUBAT 2017 DETAYLI SONUÇLARI

 

SÜPER LOTO NEDİR?

Süper Loto, Milli Piyango İdaresi tarafından Perşembe günleri çekilişi yapılan bir şans oyunudur.

SÜPER LOTO NASIL OYNANIR?

Aynı kolonda 1’den 54’e kadar olan rakamların arasından altı rakam seçilerek oynanır. Süper Loto’dan ikramiye kazanabilmek için aynı kolon içerisinden en az üç rakamın çekiliş sonuçları ile uyuşması gerekir. Altı rakam çekiliş sonuçları ile uyuştuğu durumda büyük ikramiye kazanılır. Büyük ikramiye bilen olmadığı durumda bir sonraki haftaya devir eder. (Rıdvan Turşak / İHA)

SÜPER LOTO NE ZAMAN ÇEKİLİR?

25 Ekim 2007 tarihinden beri şans oyunu her haftanın Perşembe günü yapılmaktadır.

EN ÇOK ÇIKAN İKİLİ GRUPLAR

Süper Loto çekilişinde bugüne kadara en çok çıkan ikili grupların başında 35-45 ve 9-35 ikilisi geliyor. Bu iki grup toplam 13’er kez çekildi. Daha sonra ise Süper Loto çekiliş sonuçlarına göre en çok çıkan ikili gruplar 12’şer kez ile 19-25, 20-49, 26-50, 15-37 ve 31-35 oldu. Su ana kadar hiçbir 4’lü grup üç kez bir arada çıkmadı.

6 TUTTURMA İHTİMALİM NE?

Süper Loto resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre 6 tutturma ihtimali 25 milyon 827 bin 165’te 1 olarak görünüyor. Tabi bu her bir kolon başına olan ihtimal. 25 milyon 827 bin 165’i oynadığınız kolon sayısına bölerseniz asıl tutturma ihtimalinizi öğrenebilirsiniz.

İstanbul Küçükçekmece’de kocası tarafından öldürülen Sinem Metin Şahin’in (26) cenazesi, memleketi Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kuyucak köyündeki evine getirildi. 7 aylık evliyken kocası tarafından vurularak öldürülen Sinem Metin Şahin’in yakınları uzun süre gözyaşı döktü. Rıza ve Türkan çiftinin 4 kızından birisi olan Sinem Metin Şahin son yolculuğuna uğurlanırken kuaför olan ablası Seval Metin, “Yoldaşım benim, kahpelere yenik düştün bebeğim” diyerek göz yaşı döktü.

Abla Selvi Metin “Mavişim güzel gözlüm” diye ağıtlar yakarken kız kardeşi Seren “Benim duvağımı sen örtecektin” diyerek feryat etti. Anne Türkan Metin kızının tabutuna sarılarak gözyaşı dökerken, baba Rıza Metin metanetini korumaya çalıştı. 

Sinem Metin Şahin’in cenazesi Cem Dedesi Rıza Yılmaz tarafından helallik alındıktan sonra köy imamı Yusuf Yıldırım tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

“Yavrum boşanma davası açmıştı”
Anne Türkan Metin, kızının boşanma aşamasında olduğunu ifade ederek, “Benim yavrum hiçbirisini hak etmedi. Yavrum boşanma davası açmıştı. Kahpelik yaptılar benim yavruma. Kahpe kurşunla yaptılar” diye konuştu. Köy halkı da yaşananları “vahşet” olarak değerlendirerek olayı kınadı.

Olay
İstanbul Küçükçekmece Mehmet Akif Ersoy Mahallesi 3. Sakarya Sokak’ta meydana gelen olayda, Mustafa Şahin, boşanma aşamasında olduğu eşini takip ederek bir kuaförde barışmak için konuşmak istemişti. Konuşma sırasında eşiyle tartışan Mustafa Şahin, yanında getirdiği tabanca ile eşi Sinem Metin Şahin’i vurup intihar etmişti. Mustafa Şahin’in İstanbul’da toprağa verildiği öğrenildi.

Nurhan İçmez 

 

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleriyle birlikte Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’yi ziyaret etti. Kongre ve fuar turizmi, sağlık turizmi, termal turizm ve savunma sanayinin Ankara için önemine işaret eden Başkan Baran, Ankara’nın bu alanlarda gelişmesi için yurt dışına direkt uçuşların arttırılması gerektiğini vurguladı. Başbakan Yardımcısı Canikli, önemli uçuş noktalarına Ankara’dan direkt uçuşların belirli bir süre için desteklenebileceğini belirterek, “Bu daha önce de denenmişti. Denge çerçevesinde bir deneme daha yapabiliriz. Belli bir marjla, belli bir süre için, belirlenmiş bir hedefe ulaşana kadar geçici bir desteği içeren bir uygulamayı tekrar hayata geçirebiliriz. Hangi noktalar direkt uçuşa açılabilir, onu bir çalışsınlar” ifadelerine yer verdi.
Canikli, Türk Hava Yollarının karlılık üzerine kurulu ticari bir şirket olduğunu da hatırlattı.
ATO Başkanı Baran ise “Sistem oturana kadar bu süreye tahammül gösterildiğinde Ankara’dan direkt uçuşlarla ilgili hiçbir sıkıntı olacağını düşünmüyorum” karşılığını verdi.

“Reel sektör olarak bizler de sıkıntıdayız”
Konuşmasında Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini de belirten Baran, “Reel sektör olarak bizler de sıkıntıdayız. Bu günlerin yakın zamanda aşılacağını düşünüyoruz” dedi.

Türkiye’nin uzun yıllar yüzde 70-80’lere varan enflasyonla ve PKK terörüyle mücadele ettiğini anlatan Baran, “Enflasyonla bizi yıkamadılar. Ondan sonra PKK terörünü üzerimize saldılar” değerlendirmesinde bulundu. Fetullahçı Terör Örgütünün darbe girişimine de değinen Baran, şunları kaydetti:
“Şimdi de ekonomik terör var. Yine dışarıdan düğmeye bastı birileri. Ülkemizin üzerinde yine kirli oyunlarını sergilemeye çalışıyorlar. Dövizdeki oynamalar, ihracat yapan insanımızı, bizleri, vatandaşımızı sıkıntıya sokuyor. Ama bizlerin dik durmasıyla, yatırımlarını aksatmamasıyla, sizlerin güven ortamını sağlamasıyla bu ekonomik terörün de çok kısa zamanda üstesinden geleceğimizi düşünüyorum. Bizler sizlerin yanındayız. Elimizden gelen her ne varsa yaparız.”

ATO’nun bilişim altyapısındaki sıkıntıları TOBB ile birlikte çözme gayreti içinde olduklarını belirten Baran, “İnsanların odamıza gelmeden iş yerlerinden, evlerinden evraklarını alabilecekleri bir ortamı kısa zamanda sağlamayı ümit ediyoruz” dedi.
Baran, ATO’nun TOBB öncülüğünde başlatılan Nefes Kredisi’ne en çok destek veren Oda olduğuna da dikkati çekerek, “İmkanlarımızın önemli bir kısmını buraya ayırdık” diye konuştu.
Baran, yeni yönetim olarak Ankara tüccarının yanında olma, ATO’nun hizmet kalitesini artırma ve Ankara’nın sorunlarını çözme gayreti içinde olduklarını bildirdi. Temeli atıldıktan sonra atıl kalan Akyurt Fuar Alanı Projesi’nin hayata geçirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyleyen ATO Başkanı Baran, “Sayın Başbakanımızın bu konuda talimatı var. Fuar alanını kendileri de önemsiyor, biz de önemsiyoruz” açıklamasında bulundu.
Ziyaret sırasında ATO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri de Başbakan Yardımcısı Canikli’ye sektörlerinin sorunlarını ileterek çözüm önerilerini sundu. ATO üyelerinin sorunlarını not alan Canikli, yeni yönetimi tebrik etti. 

Benan Özben
 

İstanbul’da 18 Temmuz 2016’da Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş’ın başından vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Abdullah Yurtsever tarafından 6 şüpheli hazırlanan iddianamede, azmettirici olduğu öne sürülen Mithat Y.’nin “öldürmeye azmettirme” ve tetikçi Şenol Ş.’nin “tasarlayarak öldürme” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaları istendi.

SAVCILIK YASA DIŞI YOLLARLA VERİLEN İMAR İZİNLERİNİ ARAŞTIRIYOR

Soruşturma savcılığı, Candaş’ın öldürülmesine ilişkin soruşturmayı tamamlarken, Candaş’ın ölümüyle bağlantılı olduğunu öngördüğü imar dosyasındaki incelemesini sürdürüyor. Savcılık devam eden dosya kapsamında, Şişli Belediyesinin imar işlemlerinin yapıldığı bilgisayar sisteminin şifrelerini ele geçiren bir grubun, yasal olarak yapı ruhsatı verilmesi mümkün olmayan bazı inşaatlara, yasal olmayan yapı kullanım izni düzenlendiğini tespit etmişti. Yasa dışı yolla elde edilen yapı kullanım izinlerinin hangi binalarla ilgili olduğunu araştıran savcılık, birçok ünlü firmanın sahibinin ifadesine başvurmuştu.

Bu kapsamda savcılık ünlü inşaat firması sahibi Selahattin K.’nın ifadesinin ardından eski Şişli Belediyesi Başkanı Mustafa Sarıgül’ü bilgisine başvurmak üzere ifadeye çağırmıştı. Sarıgül ifadesinde hakkındaki iddiaları reddetmişti.

(Başak Akbulut/İHA)

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat Valiliği ziyaretinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bozdağ yaptığı açıklamada, “Türkiye olarak biz bu güne kadar gerek Almanya’dan gerekse diğer batılı ülkelerden pek çok suçlunun iadesini istedik. Tabi iadeleri de aramızdaki iade anlaşmaları çerçevesinde talep ettik. Bir hukuk var o hukuka uygun bir şekilde talep ettik. Ancak Almanya özelinde baktığımızda Almanya bu güne kadar terör eylemlerine karışmış olan kişilerle ilgili bir iade gerçekleştirmedi, hükümlü nakillerinde olumlu bir gelişme var ama yargılama süreçlerinde bir iade yapmadı. Aksine Almanya’nın Adalet Bakanı ve diğer bazı yetkilileri Türkiye aleyhine faaliyette bulunan teröristlerin iade edilmeyeceğine dair açıklamalar yapıyorlar. Türkiye’de hapis cezası almış, yargılaması süren bazı kişileri Almanya’nın Sayın Cumhurbaşkanı sarayda ağırladı ve Almanya Adalet Bakanı da davet edip ona bir konuşma yaptırdı. Bütün bunlar gösteriyor ki Almanya, Türkiye’nin iade taleplerine olumlu bakmamaktadır” dedi.

PKK terör örgütünün Almanya’da aleni faaliyette bulunduğunu söyleyen Bozdağ, “Pek çok sivil toplum görünümü adı altında terör örgütünün kurdurduğu yapılar üzerinden Almanya’dan hem finansman temini yapılmakta hem terörist temini yapılmakta hem de terör örgütünün çok etkin bir şekilde propagandası yapılmaktadır. Almanya’ya buna da defalarca geçmişte iletildi ancak bu konuda da olumlu bir gelişme olmadı. Şuanda da pek çok Fetullahçı Terör Örgütü üyesi teröristlerin Almanya’da bulunduğunu biliyoruz. Zekeriya Öz orada, Celal Kara orada başka isimler orda ve son günlerde bazı darbeci, FETÖ’cü askerlerin de oradan talepte bulundukları hepimiz tarafından malum. Ama bütün bunlara rağmen Almanya’da olumlu bir gelişme yok. Herkes kanıt söylüyor, bizim gönderdiğimiz kanıtların hiçbirine bakmadılar. Dosyalar var, dosyaların içerisine de bakmıyorlar. Kamuoyuna şunu söylüyorlar, ‘Türkler bize kanıt vermiyor, delil vermiyor, bilgi vermiyor veya dosya vermiyor da biz o yüzden iade etmiyoruz’ diyerek bir algı oluşturmaya çalışılıyor. Bu da gerçek bir algı değildir. PKK’lılarla ilgili ve diğerleri ile ilgili Türkiye’nin ilettiği dosyalar var, o dosyaların hiçbirisinde bu güne kadar alınmış olumlu bir netice yok” şeklinde konuştu.

Bakan Bozdağ, “Kim Türkiye’nin aleyhine çalışırsa, kim Türk milletine ve Türk Devletine ihanet ederse, kim Türkiye’ye zarar verdiyse onun himaye edildiğini görüyoruz. Bunun hukukla, yargı bağımsızlığı ile başka bir izahı mümkün gözükmüyor. Can Dündar’ı orada Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda ağırladılar. Adalet Bakanı davet edip konuşturdu. Ben buradan sizin aracılığı ile sormak isterim ‘Can Dündar insanlığın lehine, hayrına, yararına, ortak iyiliğine hangi iyi işi yaptı da Sayın Cumhurbaşkanı Almanya’da ağırladı ve orada Adalet Bakanı himaye ediyor veya Türkiye’nin hayrına, yararına hangi iyi işi yaptı?’ Bir şey gösterilmesi lazım ama aksine Türk mahkemelerinde yargılandı, bir cezaya çarptırıldı buna rağmen orada himaye görüyor. Şimdi bu gerçeklikler karşısında biz somut verilere bakacağız. Bundan sonra Almanya, başka ülkeler Türkiye’ye karşı suçluların iadesi konusunda aramızdaki uluslar arası sözleşmelere uygun hareket ettikleri sürece biz de aynı muameleyi yapacağız ama Türkiye’ye karşı suçluların iadesi konusunda gereken hassasiyet gösterilmediği takdirde Türkiye’de aynı ile mukabele etmeye devam edecektir. Mütekabiliyet ilkesi suçluların iadesinde de aynen uygulanacaktır” ifadelerine yer verdi. 

Bahadır Muhlis Gökgül

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanık R.Ö.(32), hayatını kaybeden Cuma C.’nin (45) şikayetçi eşi S.C., oğlu C.C., hayatını kaybeden Ercüment E.’nin şikayetçi yakınları A.E. ve T.E. ile avukatlar hazır bulundu.

Şikayetçi yakınları sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ettiler.

Sanık R.Ö. ise, bu zamana kadar emniyet ve mahkemede yaptığı tüm savunmaları reddetti. Sanık, iki cinayeti de işlemediğini belirterek, “Ercüment ve Cuma’yı iş ortakları öldürttü ve suçu tehditle benim üstlenmemi istediler. Onlarla ortak iş yapan, uyuşturucu ve fuhuş işleri olan R.Ç., E.P., soy ismini bilmediğim M ve ismini söyleyemeyeceğim büyük birisi bu cinayetleri işletmiştir. Beni ve ailemi ölümle tehdit ettiler. Bu yüzden suçu üzerime aldım. Cezaevinde insanlık dışı muameleye uğradım. Cezaevinde beni öldürmeye kalkıştılar, zor kurtuldum. Olay günü biz alkol alırken dördüncü bir şahıs geldi. Kirli sakallı, 1.70 boylarında, esmer, zayıf, turuncu tişört, mavi kot pantolon ve beyaz spor ayakkabılı birisi yanımıza gelerek sohbet etti. Cuma’nın gırtlağına bıçağı sapladı, Cuma kaçmaya başladı, o adam Ercüment’i bıçaklamaya başladı. Ben de Cuma’nın peşinden kaçtım. Cuma’nın boynundan attığı bıçağı alarak yanına doğru kaçtım. Gelirse diye kendimi koruyacaktım. Cuma’ya kim olduğunu sordum, söyleyemedi, o sıra şantiyedeki işçiler geldi, üzerime yürüdüler. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ailemi korumak istiyorum ve itirafçı olmak istiyorum” diye konuştu.

Sanığın önceki savunmalarında ‘Ben akıl hastasıyım. Rapor alınsın’ demesi üzerine Adli Tıp’a gönderildiği ve o raporun geldiği, sanığın herhangi bir akıl hastalığı bulunmadığı, cezai ehliyetinin olduğu öğrenildi.
Mahkeme heyeti yapılan yargılama sonucu sanığın suçu işlediğine kanaat getirerek, sanığa Cuma C.’yi ve Ercüment E.’yi öldürme suçlarından iki kez müebbet hapis cezasına çarptırdı.

OLAY

9 Ağustos 2016’da Melikgazi ilçesi İldem Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana gelen olayda uyuşturucu ve alkol içerken, Cuma C., Ercüment E. ile R. Ö. arasında kavga çıktı. İddiaya göre, R.Ö. önce bıçakla Ercüment E.’yi, daha sonra kendisine taş atıp kaçan Cuma C.’yi bıçakla öldürerek kaçtı. 4 gün boyunca ormanlık alanda ve boş arazilerde saklanan R.Ö. polis ekipleri tarafından yakalandı. R.Ö. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

Şeref Kahraman