Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, hafta başı Külliye’de topladığı Bakanlar Kurulunda, referandum sonuçlarına ilişkin önemli değerlendirmeler yaptığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre Erdoğan, anayasa paketi Meclis’ten geçtiğinde desteğin yüzde 38’ler civarında olduğunu, bu nedenle sandıktan çıkan yüzde 51,4’lük sonucun ‘zafer’ anlamına geldiğini kaydetti. 2019 seçimlerine hazırlanmak için referandum sonuçlarının iyi analiz edilmesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı toplantıda şu mesajları verdi:

HATA RAPORU İSTEDİ

Referandum kararının Meclis’ten çıktığı hafta yapılan anketlerde destek yüzde 36-38 civarındaydı. Hatta AK Parti tabanında bile destek en fazla yüzde 70-75 civarındaydı. Bu süreçte gördünüz anketler bir uçtan bir uca savruldu. Bu nedenle yüzde 51,4’lük sonuç başarılı bir sonuçtur. Bu bir zaferdir. Ama sandıktan çıkan sonucun çok iyi analiz edilmesi lazım. Bunun için genel merkez hemen bir çalışma başlatsın. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere büyükşehirlerde neden hayır çıktığına ilişkin ayrı bir çalışma yapın. Nerede hata yaptık, eksik olan neydi bir bakalım. Belediyelerden teşkilatlara kadar her aşamada, eksikler nedir rapor hazırlansın. 15-20 gün içinde bunun değerlendirmesini yapalım. Doğu ve Güneydoğu’dan gelen destek önemli. Bundan sonra terörle mücadeleden de taviz vermeden, devlete ve hükûmete olan güveni artırmalıyız.

VATANDAŞI İHMAL ETMEYİN

Şimdi icraat zamanı, herkes işine gücüne odaklanmalı. Bütün bakanlar kendi alanları ile ilgili yoğun bir şekilde çalışmaya başlasın, yeni planlar ve projeler üretsin. Hizmet etmek önemli ama hizmet hiçbir zaman tek başına başarı için de yeterli olmaz. İcraata yoğunlaşırken, vatandaşı ihmal etmeyin. İnsan ilişkileri çok önemli. O nedenle tüm bakanlar insan ilişkilerine, diyaloga önem vermeli. Toplumun tüm kesimleri ile ilişkileri geliştirmeli. Tüm toplum kesimlerine hitap edecek icraat içine gireceğiz.

BAKANLARA “HAYIR” SİTEMİ

Erdoğan’ın, seçim bölgelerinde ‘Hayır’ çıkan bakanlara sitem ettiği de öğrenildi. İdam cezasının da gündeme geldiği toplantıda Erdoğan’ın “Meydanların ne dediğini biliyorum. Ben de meydanlar gibi düşünüyorum” ifadesini kullandığı belirtildi.

GENEL BAŞKANLIK İÇİN 2018

Bakanlar Kurulunda, AK Parti’nin kongre süreci de masaya yatırıldı. Olağanüstü kongreye gerek olmadığı söyleyen Erdoğan, olağan kongrenin 2018 başında gerçekleşmesi gerektiğini ifade etti.

UYUM YASALARI YOLDA

Başbakan Binali Yıldırım’ın da toplantıda, referandum sonuçlarını değerlendirirken “Artık tartışmaları bir tarafa bırakalım. Sonuca bakalım. Millet ne dediyse başımızın üstünde yeri var. Bundan sonra sistemin gerekli kıldığı hukuki altyapıyı kurmak için çalışacağız. Önümüzde 2 yıl var. Bu süreçte uyum yasalarını çıkaracağız. MHP ile bu konudaki istişarelerimizi sürdürmek istiyoruz” dediği öğrenildi.

7-8 BAKAN DEĞİŞEBİLİR

Bu arada, Yıldırım’ın kabine değişikliği konusunda “Vatandaşı memnun edecek adımlar atacağız” demesi AK Parti içinde heyecana sebep oldu. AK Parti’de referandum sonuçlarına ilişkin yapılacak analiz çalışmasından sonra en az 7-8 bakanın değişebileceği yorumları yapılıyor.

Yücel KAYAOĞLU | Türkiye Gazetesi

Doğum günü kutlamak, ibadet değil, âdettir. Dinimizde mübarek gecelerin durumu farklıdır, bunlar ibadet olduğu için hicri yıla göre kutlanır. Her peygamberin ümmeti, kendi peygamberinin doğum gününü bayram yapmıştı. Peygamber Efendimiz Muhammed aleyhisselam nübüvvetten sonra, her yıl bu geceye önem verirdi. Bu gecede, Eshab-ı kiram bir yere toplanıp Efendimizin doğum öncesi ve sonrası mucizelerini okurlar, anlatırlardı. Bunun için dünyanın her tarafındaki Müslümanlar bu geceyi Mevlid Kandili olarak kutlayarak Resûlullah Efendimizi yâd etmektedir. Asırlardan beri devam eden bu kutlamalar, Rebiülevvel ayının onikinci gecesi yapılıyordu.

ZAMAN DA İŞİN İÇİNDE…

1989 yılında kutlamaların “Kutlu Doğum Haftası” adı altında yapılması kararlaştırıldı. Teklif FETÖ’nün elebaşı Gülen’den övgü ile bahseden Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay ve Zaman gazetesi yazarı Mümtaz’er Türköne’den gelmiş, kutlamaların ismini de Ayvaz Gökdemir bulmuştu.

“Kutlu Doğum” ilk yıl 12 Eylül-17 Ekim 1989, ikinci yıl 1 Ekim-7 Ekim 1990, sonraki sene 20 Eylül-26 Eylül 1991, 1992´de 9 Eylül-15 Eylül ve 1993´te ise 30 Ağustos-5 Eylül günleri arasında kutlandı. Hafta ilk zamanlar kimsede rahatsızlık meydana getirmedi. Zira eskiden olduğu gibi hicri takvime göre kutlama yapıldı. Çok geçmeden Türk milletinin kalbini sızlatacak girişimler başladı. 1994 senesine gelindiğinde kutlama tarihi 20 Nisan-26 Nisan günleri arası sabitlendi. Her yıl Mevlid Kandili farklı bir tarihe denk geliyor, ancak millet Peygamber Efendimizin doğum gününü nisan ayında kutluyordu. Bir süre sonra Kutlu Doğum Haftası’nın son gününün FETÖ elebaşı Gülen’in doğum tarihi ile çakıştığı fark edildi. Görünürde Peygamberimizin doğum günü kutlanıyordu. Ancak perde arkasında yapılanlar farklı bir şeydi. Tepki üzerine 2008 yılından itibaren etkinlik tarihi bir hafta öne alındı.

KIŞA DENK GELİNCE…

Hâlen FETÖ’den tutuklu bulunan Mümtaz’er Türköne süreci anlatırken şu itirafta bulunuyordu: “İlerleyen yıllarda, Mevlid Kandili kış aylarına tesadüf edince, Kutlu Doğum’u sabitlemeye karar verdik. Miladi takvime göre nisan ayında bu hafta, Diyanet’in önayak olmasıyla “Kutlu Doğum Haftası” olarak ilan edildi. Başlarda epeyce itiraz geldi. Bidat olarak görüldü.”

Artık FETÖ, projesini istediği gibi yönlendiriyordu. Bir Fransız akademisyenin önerisiyle her yıl farklı gündem ile Peygamberin anlatılması kararlaştırıldı. Ancak programlarda neredeyse Peygamber Efendimiz hiç konuşulmuyor güya insanlık idealleri işleniyordu. Şefkat, merhamet, güven, itimat gibi konulara yer veriliyor “evrensellik” mesajlar anlatılıyordu.

HRİSTİYANLAR GİBİ YAPALIM!

Bu, Hristiyanların Noel yortusuna alternatif bir hafta oluşturmaya çalışıldığı yorumlarına sebep oldu. Zira FETÖ’nün başı Gülen, Ekim 1991’de Sızıntı dergisindeki yazısında şöyle diyordu: Acaba bu Kutlu Doğum’u daha içten ve daha ciddi olarak değerlendiremez miyiz? Hazreti İsa ile alakalı günler, halkı Hristiyan olsun-olmasın, hemen her ülkede âdeta neşe, sevinç kıyametleriyle kutlanır; Her tarafa O’nun adına tebrikler, hediyeler yağar. Dört bir yan kandillerle süslenir, çarşı-pazar renklerle-ışıklarla kahkaha atar.
Gülen’in dediği gibi yapıldı. Kutlamaların, suyu çıkarıldı. Peygamber Efendimizi anlatmanın dışında her şey yapılmaya başlandı. Diyanet ise bu duruma tepki göstermediği gibi işin organizatörü oldu. 

BİR TEK EFENDİMİZ YOK!

Kutlu Doğum Haftasında ilk zamanlar Peygamber Efendimizin hayatı anlatılırken zamanla iş, Türkçe Olimpiyatları gibi FETÖ’nün sazlı sözlü eğlencelerine döndü. Diyanet ise bu duruma hem tepki göstermedi hem de âlet oldu.

İBADET Mİ EĞLENCE Mİ?

İş öylesine ciddiyetsiz bir hal aldı ki artık kutlamalar şenlik havasından öteydi… Kutlu Doğum haftasında aynen Türkçe Olimpiyatları gibi sazlı sözlü organizasyonlar ile bir karnaval havası estirilmeye başlanmıştı. Bid’ata, harama davetler vardı. Kadın-erkek karışık sazlı dümbelekli peygamber anılması başlamıştı. Hatta Kur’ân-ı kerim şeklinde pasta yapılıp katılımcılara dağıtıldı. Bazıları bu haftada özel indirim günleri ilan ederek peygamberimizi ticaretlerine alet etmeye kalktı. 2011 yılında orkestra eşliğinde dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün katılımıyla gerçekleştirilen “Mevlit Kantat Promiyeri” ise devlet büyüklerinin bu rezalete nasıl alet edildiğini gözler önüne seriliyordu.

Peygamberimizi övmek ibadet olduğuna göre, kutlamalar ibadet sınırları içinde olması gerekirdi. Kutlama programlarında “Türk Tasavvuf Musıkisi”ne yer verilmesi, ilahilerin müzikli okunması hangi ölçüyle açıklanabilirdi. İbadet miydi, eğlence miydi? Yoksa ikisinin karışımında mı, yoksa niyete göre mi, değerlendirilecekti…

Dikkati çeken başka bir husus da; gerçek doğum günü olan Mevlid Kandili kutlamaları; kandil gecesi mevlid okutmak, cuma hutbelerinde ve vaazlarda bahsetmekle sınırlı iken; ‘Kutlu Doğum’un bir hafta süreyle Mevlid Kandili programı ile mukayese edilemeyecek zenginlikte kutlanmasıydı. Bu haftaya Mevlid Kandili’nden daha yoğun bir şekilde hazırlanılması maksatlıydı. Zamanla gerçek doğum günü olan Mevlid Kandili unutulacak, yerini Kutlu Doğum Haftası alacaktı…

FETÖ’nün gerçek yüzü ortaya çıkınca Diyanet, bütün kitaplarını toplattı. Ama Diyanet, Kutlu Doğum garabetine ise sıkı sıkıya sarıldı. Bu duruma tepki gösteren ilahiyatçılar ve tarihçiler artık hatadan dönülmesini istiyor.

Prof. Dr. Ramazan Ayvallı: Bunu başaran tarihe geçer

“14 asır hep hicri takvime göre kutlanan Mevlid Kandili şimdi alternatif bir programla miladi takvime göre tertipleniyor. Bu alelade bir hafta değil, bir Orman Haftası, Yeşilay Haftası, Uyuşturucuyla Mücadele Haftası değil bu dinî bir gecedir. Dinî kaideler neler gerektiriyorsa ona göre kutlamak lazım. Dünyanın hiçbir yerinde miladi takvime göre kutlama yapılmıyor. Bu ikilem kaldırılmalıdır. İslam âleminde Mevlid Kandili rebiül-evvel ayında kutlanırdı. Daha önce belirtilen tarihlerde oynama yapılmaktadır. Bu ciddiyetten uzaktır. Diyanet İşleri Başkanı ve ekibine çağrım bu alternatif kutlamaları bırakıp Mevlid Gecesi kutlamalarını İslam âlemi ile birlik ve beraberle yapalım. Hem de aslına rücu olacaktır. Başkan da bu işte başarılı olabilirse tarihe geçecektir.’’

Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil:Kandilleri de değiştireceklerdi

“Kutlu Doğum Haftası” FETÖ’nün organize projesidir. Ben iddia ediyorum ki bu isimler de FETÖ bağlantılı kişilerdir. Bu örgüt, kandil günlerini bile Miladi takvime göre yapacaklardı. Ramazan ayı, Kadir Gecesi de bunlara dâhil. Diyanet hâlâ FETÖ tuzağındadır. Ne üzücüdür ki 14 Nisan 2017 cuma hutbesinde Diyanet bu projenin kendilerine ait olduğunu ifade etti. Dikkat edin! Millî Eğitim Bakanlığı yerinde bir kararla kutlu doğum programlarını kaldırdı. Fakat Diyanet ve İlahiyat camiası nedense direnmektedir. Direnme bir yana 25 yıldır Gülen örgütü içinde yer alan Prof. Dr. Ahmet Keleş Bey “Kutlu Doğum Haftası FETÖ projesidir” diyerek itirafta bulunurken Diyanet sahiplenmeye çalışmaktadır. Eğer Diyanet bunları değiştirmezse bunların vebalinden kurtulamaz.

İlahiyatçı Osman Ünlü: ‘Niyetimiz iyi’ demek kurtarmaz

Bütün mübarek geceler kameri aylara göre tespit edilir. Bunu 20 Nisan’a almak caiz olmaz. Dinimize aykırı bir husus için, (Niyetimiz iyi) demek veya (Herkes kutlu doğumdan bahsederken, susmak uygun olmaz) demek de, geçerli bir mazeret değildir. Haram bir iş, iyi niyetle de yapılsa haramlıktan çıkmaz. İşte bidatler böyle iyi niyet kılıfı altında yayılıyor. (Biz o niyetle değil de, şu güzel niyetle yapıyoruz) diyorlar. İbadete bidat karıştırmak büyük günahtır. Hele bir de kutlu doğum haftasında yapılan ibadetlere, çalgılar karıştırılıp kadın erkek karışık mevlidler de okunursa, ibadete haram karıştırılırsa, daha büyük günah olur. Harama önem verilmezse küfür de olur.  

Abdülhakim Arvas | Türkiye Gazetesi

Yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyılarının sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra Uşak, Afyonkarahisar, Samsun ve Amasya çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor.

UYARILAR

KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; öğle saatlerinden sonra Uşak, Afyonkarahisar, Samsun ve Amasya çevrelerinde kuvvetli sağanak şeklinde olması beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı (ani sel, su baskını, yıldırım) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın; Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu, Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun batısında kuvvetli (40-70 Km/saat) olarak esmesi beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı (çatı uçması vb.) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

İL İL 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU İÇİN TIKLAYINIZ…

BÖLGELERİMİZDE HAVA

MARMARA

Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar hafif olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BURSA °C, 12°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra hafif olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

ÇANAKKALE °C, 14°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra hafif olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

ISTANBUL °C, 12°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra hafif olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

YALOVA °C, 12°C
Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra hafif olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı

EGE
Parçalı yer yer çok bulutlu, aralıklı sağanak ve kıyı kesimlerinin yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra Uşak ve Afyonkarahisar çevrelerinde kuvvetli sağanak şeklinde olması bekleniyor.

A.KARAHISAR °C, 13°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor.

IZMIR °C, 17°C
Çok bulutlu, sabah saatlerinde güney kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

MUĞLA °C, 16°C
Çok bulutlu, öğle saatlerine kadar sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

UŞAK °C, 11°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor.

AKDENİZ
Parçalı, batısı yer yer çok bulutlu, Batı Akdeniz’in sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; iç kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli (40-70 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

ADANA °C, 25°C
Parçalı bulutlu

ANTALYA °C, 20°C
Çok bulutlu, öğle saatlerine kadar aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ISPARTA °C, 14°C
Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı

MERSİN °C, 22°C
Parçalı bulutlu

İÇ ANADOLU
Parçalı, yer yer çok bulutlu, kuzey kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli (40-70 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

ANKARA °C, 12°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı

ESKİŞEHİR °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı

NİĞDE °C, 22°C
Parçalı ve çok bulutlu

YOZGAT °C, 17°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı

BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BARTIN °C, 11°C
Çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak yağışlı

BOLU °C, 10°C
Çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 13°C
Çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 10°C
Çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak yağışlı

ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı, yer yer çok bulutlu, Orta Karadeniz kesimi ve Giresun ile gece saatlerinden sonra Trabzon ve Rize çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra Samsun ve Amasya çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli (40-70 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

AMASYA °C, 22°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor.

ARTVİN °C, 25°C
Parçalı, zamanla çok bulutlu

SAMSUN °C, 11°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; öğle saatlerinden sonra kuvvetli olması bekleniyor.

TRABZON °C, 19°C
Parçalı, zamanla çok bulutlu, gece saatlerinden sonra sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU
Parçalı, kuzey ve doğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; batı kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli (40-70 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

BİNGÖL °C, 19°C
Parçalı bulutlu

ERZURUM °C, 16°C
Parçalı ve çok bulutlu

IĞDIR °C, 24°C
Parçalı bulutlu

MALATYA °C, 23°C
Parçalı bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU
Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; batı kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli (40-70 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

ADIYAMAN °C, 23°C
Parçalı bulutlu

DIYARBAKIR °C, 23°C
Parçalı bulutlu

GAZIANTEP °C, 23°C
Parçalı bulutlu

SIIRT °C, 24°C
Parçalı bulutlu

DENİZLERDE HAVA
Orta Karadeniz’de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.

KARADENİZ
Hava Durumu: Çok bulutlu ve sağanak yağışlı; Rüzgar: Batı Karadeniz’de batı ve kuzeybatıdan 3 ila 5 (20-40 km/sa), doğusu 4 ila 6 (30-50 km/sa); gece saatlerinde 5 ila 7 (40-60 km/sa), Doğu Karadeniz’de batı ve kuzeybatıdan 3 ila 5 (20-40 km/sa) batısı gece saatlerinde 5 ila 7 (40-60 km/sa) kuvvetinde; Dalga: 1,0 ila 2,0m Orta Karadeniz’de 2,0 ila 3,0m Görüş: İyi, yağış anında orta.

MARMARA
Hava Durumu: Çok bulutlu, doğusu yer yer sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey ve kuzeybatıdan 2 ila 4 (10-30 km/sa), akşam saatlerinde kuzeydoğudan 3 ila 5 (20-40 km/sa) kuvvetinde; Dalga: 1,0 ila 1,5m Görüş: İyi, yağış anında orta.

EGE
Hava Durumu: Çok bulutlu, güneyi sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey ve kuzeybatıdan, kuzeyi kuzeydoğudan 3 ila 5 (20-40 km/sa) kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0m Görüş: İyi, yağış anında orta.

AKDENİZ
Hava Durumu: Parçalı bulutlu Rüzgar: Doğu ve güneydoğudan, doğusu kuzeydoğudan 2 ila 4 (10-30 km/sa) kuvvetinde Dalga: 0,5 ila 1,5m, Görüş: İyi, yağış anında orta.

VAN GÖLÜ
Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, Rüzgar: Batı ve güneybatıdan 3 ila 5 (20-40 km/sa) kuvvetinde, Dalga: 0,25 ila 0,50m, Görüş: İyi.

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Ağrı İl Müftülüğü tarafından İbrahim Çeçen Üniversitesi, Osmanlı Konferans Salonunda düzenlenen programa katıldı. ‘Hz Peygamber ve Güven Toplumu’ sloganı ile yapılan programa, Ağrı Valisi ve Belediye Başkan Vekili Musa Işın, İl Müftüsü İbrahim Gemici, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Kur’an tilavetiyle başlayan programda konuşan Görmez, millet olarak hazreti peygambere saygılarının sonsuz olduğunu, türkü, şarkı, ilahi, kaside, mevlidiler ve Edebiyatın her satırında Hz. Muhammed’in aşkını ve sevgisinin anlatıldığını söyledi. Fuzuli’nin Anadolu topraklarını şekillerini peygamber sevgisiyle anlattığını belirten Görmez,” Arap’ın Arap olmayana, zencinin beyaz’a, beyazında zenciye üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takvadadır diyen Peygamberimizin haykırışını bugün bütün insanlığın yeniden okuması ve anlaması lazım. Nihayet, hayata veda edişini veda ederken şahadet parmağını kaldırarak gözümün nuru, namazı unutmayın diyerek hayata veda ettiğini ve size 2 emanet bırakıyorum, Kur’an dan ve sünnetten ayrılmadıkça siz dalalete düşmezsiniz deyişini yeniden okumamız ve yeniden anlamamız lazım” ifadelerini kullandı.
Dünya’nın ve insanlığın bir güvenlik bunalımından geçtiğini ifade eden Görmez, “Toplumlar toplumlara güvenmiyor, insanın insana güveni azaldı. Komşu komşuya güvenmiyor, selam vermiyor.

Dost dosta, arkadaş arkadaşa ve hatta kardeş kardeşe güvenini kaybetti. Onun için, istedim ki imanın bize kazandırdığı eman ile birbirimize olan emanı güveni yeniden inşa edelim. Güvenlik toplumu değil, güven toplumu olalım istedik. İnsanlık bu güven problemini sorununu halletmek için neler yapıyor biliyor musunuz? , silahlar icat ediyor, bütün insanları katledecek kimyasal silahlar icat etmeye devam ediyor. Ülkeler sınırlarına güvenlik duvarları kuruyorlar. Bütün çarşılar, pazarlar, ş yerleri ve havaalanları kameralarla donatılıyor. Öyle ki bir yere uçakla yolculuk yaptığınız zaman insanlık onuruna yakışmayan her şeye maruz kalıyorsunuz. İnsanların parmak izleri alınıyor, ta ki güven duyalım diye. Güven sorununu çözmek için gözleri okuyabilen makineler icat edildi. Ancak Hz. Muhammed’in (sav) insanlığa takdim ettiği reçete bize diyor ki, eğer siz kalplerin kalelerini güvene almışsanız, şehirlerin kalelerini güvene alamazsınız. Eğer siz gönül evini korumaz ve oranın emanını sağlayamazsanız o takdirde siz bizi ve ülkelerimizi de koruyamazsınız. Eğer siz, Allahın sağınıza ve solunuza yerleştirdiği ilahi kameraları yok sayarsanız, bütün sokaklara ve bütün evleri kameralarla donatsanız da, insanlığın güveninin sağlayamazsınız” şeklinde konuştu.

15 Temmuz darbe girişimine de değinen Görmez, “15 Temmuz ülkemize bir ihanet, işgal ve darbe teşebbüsüne maruz kaldık. Bu darbeden sonra toplumsal güven sarsıldı. Hiç kimsenin kimseye güveni kalmadı. En büyük zararı dini mümini İslam gördü. Genç kardeşlerimizin dine olan güveni sarsıldı. Onun için o belayı ve o kötülüğü arkamıza bırakmak ve hep birlikte yeniden birbirimize olan emanımızı yenilemek için Hz. Peygamberin emin vasfı üzerinde durmamız lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Görmez’in konuşmasından sonra Grup Tillo tarafından Kürtçe ve Türkçe ilahiler okundu. Daha sonra Mehmet Görmez, Vali Musa Işın ve İl müftüsü İbrahim Gemici vatandaşlara gül dağıttı. 

Ahmet Genç
 

Ak Parti’de önceki gün gerçekleştirilen il başkanları, MYK ve MKYK toplantılarında referandum sonuçları ele alındı. Referandumdan çıkan, “evet” oyları, 1 Kasım, 7 Haziran seçimleri ve 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçimi ile kıyaslandı. Karşılaştırmada, oyların en çok arttığı 10 ilden 9’unun Doğu ve Güneydoğu’da olması dikkat çekti. Başbakan Binali Yıldırım’ın bu artışı “Doğu ve Güneydoğu’da izlenen politikaların olumlu yansıması” olarak niteledi.

Ak Parti’nin önceki günkü MYK ve MKYK toplantılarında referandum sonuçlarına ilişkin il il değerlendirmeler yapıldı. İl ve ilçelerden gelecek raporlara göre daha sonra detaylı bir analiz yapılması kararlaştırıldı. Kurmaylar, bu seçim sonuçlarının 2019 için bir uyarı olduğunu ve iyi analiz edilmesi gerektiğini ifade etti.

Başbakan memnun

Başbakan Binali Yıldırım, Doğu ve Güneydoğu’da çıkan “evet” oylarının özel bir anlamı olduğunu belirterek, bölgedeki Ak Parti teşkilatlarına özel olarak teşekkür etti. 65. Hükümet’in kurulmasının ardından teröre karşı yürütülen operasyonlar ile başlatılan cazibe merkezleri projesi ve yatırımlara değinen Yıldırım, izlenen bu politikaların “evet” oylarının bölgede beklenenden yüksek çıkmasında etkili olduğunu kaydetti. Yıldırım, hem terörle mücadelenin hem de bölgeye dönük yatırımların devam edeceği mesajını verdi.

Toplantıda referandumdan çıkan “evet” oyları, 1 Kasım, 7 Haziran ve 2014’teki Cumhurbaşkanlığı seçiminde alınan oylar ile kıyaslandı. Yapılan karşılaştırmada, oyların en çok arttığı iller 1 Kasım seçimlerine bakılarak sıralandı. “Oyumuzu en çok arttırdığımız 10 il” başlıklı sunumda, Hakkâri, Şırnak, Muş ve Ağrı ilk dört sırada yer aldı. Bu illeri Bitlis, Kars, Van, Mardin, Siirt ve Osmaniye izledi. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin memleketi ve seçim bölgesi Osmaniye’nin de, “oyların en fazla artırıldığı” iller arasında yer alması dikkati çekti. Doğu ve Güneydoğu’da oyların artış trendinin devam edeceği beklentisi de toplantıda ifade edilirken bu artışın süreceği tüm kurmaylar tarafından savunuldu. Toplantıda MHP’nin güçlü olduğu yerlerde beklenen desteğin alınamadığı da vurgulandı. 

Sincik’ten Harran’a 

İlçe bazlı değerlendirmede Şanlıurfa’nın Harran ve Akçakale ile Adıyaman’ın Sincik ilçesinin ilk üçte yer alması toplantıya katılanlar tarafından alkışlarla karşılandı. Toplantılarda bir sunum yapan Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, önceki seçimlerde Sincik’in şampiyon olduğunu ancak bu sefer Harran’ın birinciliği ele geçirdiğini söyledi. Ataş, ‘evet’e Adıyaman Samsat, Elazığ Palu, Malatya Kale, Muş Hasköy gibi ilçelerden de yüzde 90’ın üzerinde oy çıktığını kaydetti. 

Kıvanç El – Milliyet gazetesi

“Ekmek Ana” lakabıyla tanınan 53 yaşındaki Kezban Nerse, 16 yıl önce eşini kaybetti. 2 çocuğuna hem annelik hem de babalık yapan Nerse, onların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, kendi yaptığı pıtıl ve bazlamaları önceleri sokak sokak gezerek sattı. Sokakta başladığı işine şimdi açtığı küçük bir fırında devam ediyor. Ekmek ana açtığı fırında kendisi gibi mağdur olan kadınlara da iş imkanı sağlıyor.

Eşi vefat ettikten sonra çocuklarıyla tek başına kaldıklarını dile getiren Kezban Nerse, “16 yıl önce eşim vefat etti. Ben de kendi kendime acaba ne iş yapabilirim diye düşündüm. Ancak herhangi bir işte çalışamadım. İş başvurusu yaptığımda bana ‘tahsilin yok, yaşlısın’ dediler. Sonra küçükken yaptığım köy ekmekleri aklıma geldi. Akşamları sabaha kadar evde bazlama, pıtıl, gözleme ve katmer gibi ekmek çeşitleri yaptım, gündüzleri de sokak sokak, pazar pazar satmaya başladım” dedi.

“Belediye zabıtaları müsaade etmedi”

Sokakta ekmekleri satarken bazı sıkıntılar yaşadığını anlatan Nerse, “Belediye zabıtaları bana müsaade etmedi. Onlar beni engellediği zaman benim maddi durumum daha da zorlaştı. Sonra dükkan açmayı düşündüm. Krediyle kendime küçük bir dükkan açtım. Şimdi dükkanımda durumu iyi olmayan kadın arkadaşlarımla çalışıyoruz. Yaklaşık 15 kadın eleman çalıştırıyorum. Hepsi burada çalışarak evlerine katkı sağlıyor. Şu anda ise 2. dükkanımı açtım. Ben işlerimi daha çok ilerletip daha çok kadına iş imkanı sağlamak istiyorum. Bugün 15 kişiyle çalışıyorum ancak yarın 200, 300 kadına burada iş vermek istiyorum” diye konuştu.
Kezban Nerse’nin açtığı fırında, kimi kadın çocuğunu okutabilmek için kimi de evine ek bir gelir sağlayabilmek için çalışıyor. 

Şahin Binici

Geçen yıl ekim ayında meydana gelen kazada, 35 yaşındaki Tuğba Dilmeç, Namazgah Mahallesi’ndeki evinden tatlı almak için çıktı. Yeşil Caddesi üzerinde yolun karşı tarafındaki tatlıcıya geçmek için yaya kaldırımında bekleyen genç kadına üç çocuk babası şoför Süleyman Kılıç (64) idaresindeki 16 YT 157 plakalı otobüs çarptı. Dilmeç, vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çağırdığı 112 ambulansıyla Şevket yılmaz Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan anne Tuğba Dilmeç doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamazken, 8 aylık bebek sezaryenle annesinin karnından alındı.

Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “taksirle ve tedbirsizlik sonucu ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermek” suçundan hakkında 15 yıl hapis cezası talebiyle yargılanan 64 yaşındaki Süleyman Kılıç, “Olay günü normal hızla seyir halindeydim. Tuğba Dilmeç, körüklü belediye otobüsün arkasından aniden yola fırladı. Elindeki cep telefonuyla görüşüyordu. Aramızda çok az mesafe vardı. Direksiyonu kıramadım ve çarptım. Yakınlarına başsağlığı diliyorum. Benim suçum yok” dedi. 

Tuğba Dilmeç’in ablası Ebru Dalkır ise, “Kardeşim, hamileliği döneminde aş eriyordu. Olay akşamı benden biber dolması istedi. Ben evde onu hazırlarken kardeşim dışarıya çıktı. Bebeği olacağı için ne kadar mutlu olduğunu söylüyordu. Doktorlar, kardeşimin durumun iyi olmadığını, bebeği kurtarmak için erken doğum yapacaklarını söyleyerek ameliyathaneye aldılar. Kalp rahatsızlığı vardı. Şikayetçiyim. Tutuklanmasını istiyorum” şeklinde konuştu.

Kaan bebeğin babası Yusuf Kahraman, “Bir arkadaşım telefon etmesi üzerine, eşimin kaza geçirdiğini öğrendim. Hemen kazanın olduğu yere geldim. Eşim yerde yatıyordu. Polis olay yerinde idi. Fren izi 7 metre 20 santim idi. Fren izine göre otobüsün hızı en az 65-70 kilometre arasında olmalı ki, eşime o hızla çarptı. Park halinde bir taksi vardı. Körüklü bir otobüs yoktu. Eşimin bir otobüsün arkasından geçmesi mümkün değil” dedi.

Kazanın gözleri önünde olduğunu, ilk müdahaleyi kendisinin yaptığını vurgulayan şahit Engin Çelik (34) ise, “Tuğba hanım bizim müşterimiz di. Yaya geçidinden bizim dükkana doğru gelirken, bir elinde telefon, diğer elinde ise cüzdanı vardı. Bizim dükkanın önü zaten tek yönlü. Bir otomobil park halinde idi. Otobüs çarptı, ayakları yerden kesildi. Körüklü otobüsü hatırlamıyorum. Ne kadar süratli olduğunu bilmiyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti, eksik evrakların tamamlanmasına, sanığın adli kontrolünün devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. 

Serkan Akkuş
 

  Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Üniversitesi ve Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen “Hz. Peygamberi sanatla anlatmak” sempozyumu geniş katılımla gerçekleşti. Sakarya Üniversitesi Sabahattin Zaim Konferans salonunda gerçekleşen sempozyuma Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Musa Duman, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanı İbrahim Aktürk, Sakarya Üniversitesi Rektörü Muzaffer Elmas, davetliler ve öğrenciler katıldı.

    Elmas: “Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi bizim bir kardeş üniversitemiz”

 Gerçekleşen sempozyumda açılış konuşmasını yapan Sakarya Üniversitesi Rektörü Muzaffer Elmas, “Bu olay başlı başına çok güzel bir olay. İki üniversite olarak bir araya geldik, bir iş yaptık, bu başlı başına çok önemsediğimiz bir olay. Biz paylaşarak, bir araya gelerek çok önemli işler yapabiliriz. Tabi Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi bizim bir kardeş üniversitemiz diyebiliriz. Başka tabirlerde diyebiliriz ama kullandığımız tabir şu anlık bu olabilir. O bakımdan başka programları da birlikte yapılmasına da vesile olur. Seçilen konu başlığı isim olarak bu zamana kadar çok duymadığımız ‘Hazreti Peygamber’i Sanatla Anlamak’ çünkü bu biraz cesaret isteyen bir tabir” dedi.

 Duman: “Bu sempozyumun bir başlangıç olmasını diliyorum”

 Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Musa Duman ise yaptığı konuşmada, “30’un üzerinde sanatçı, bilim adamını bir araya getirip onları böyle çok nazik bir konuda konuşturmak üzere sempozyum yapabilmek büyük bir beceri ister. Bizim öğrencilerimiz bugün burada ki sempozyumda, yarında Sakarya Üniversitemizin öğrencileri sempozyuma katılmak üzere inşallah İstanbul’da olacaklar. ‘Hazreti Peygamber’i Sanatla Anlatmak’ hakikaten çok orjinal bir isim. Bu konu ile ilgili belki bir çok şey konuşuldu ve yazıldı ama böyle bir isimle bir sempozyum, toplantı düzenlendiğini ben hatırlamıyorum. Peygamberimiz, bu tür sanat eserlerine konu olurken yeni dönemde sanat eserleri zenginleşiyor. Bu zenginleşen sanat alanlarında da, sanatçıların eserlerine de konu olmaya başladı. Bunlar hakkında işin ehli hocalarımız konuşmalar yapacaklar. Bence bu sempozyumun en dikkat çekici ve en önemsediğimiz yanı bu olacak. Bu konuda ne olacak, ne söylenecek, ne yapacağız, yapılan doğrumu yapılıyor bunlar ile ilgili bilgiler verilecek. Ve ben bu sempozyumun bir başlangıç olmasını diliyorum. İnşallah bundan sonrada değişik vesileler ile ‘Sanat ve Hazreti Peygamber’ ilişkisini konu alan çalışmaların, toplantıların artarak devam etmesini diliyorum” diye konuştu.

  Açılış konuşmaların sonrasında Prof. Dr. Fatih Andı, Prof. Dr. Yılmaz Daşcıoğlu, Ömer Lekesiz, Yardımcı Doç. Dr. Ahmet Murat Özel, Dr. Celal Fedai sempozyumda konuşmalar yaptı.
 

Saniye saniye kameralara yansıyan olayın ardından iyileşen hasta, hayatını kurtaran hemşirenin elini öptü. Gözyaşı dolu buluşmada duygusal anlar yaşandı. Balıkesir’de hastaneye 50 metre mesafede kalp krizi geçiren hastayı fark ederek yaptığı kalp masajıyla hastayı hayata bağlayan Balıkesir Devlet Hastanesi koroner bakım hemşiresi Meral Türkyılmaz ile sağlığına kavuşan 50 yaşındaki Yılmaz Çelik’in buluşmasında duygusal anlar yaşandı. Yılmaz Çelik, hemşire Türkyılmaz’ı karşısında görünce gözyaşlarını tutamadı ve “Siz benim hayatımı kurtardınız” diyerek elini öptü.

Balıkesir Devlet Hastanesinde görevli hemşire Meral Türkyılmaz, izin gününde bankamatik önünde para çekmek üzereyken bir vatandaşın yere yığıldığını görünce hemen yardıma koştu. Hastanın kalp krizi geçirdiğini gören hemşire Türkyılmaz, kalp masajıyla ilk müdahalesini gerçekleştirdikten sonra hastayı acil servise götürdü. Acil serviste görev yapan Uzman Doktor Veysi Eryiğit, Anestezi Uzmanı Mehmet Baykal ve Kardiyolog Çağatay Durna’nın uzun süren müdahaleleri sonrası hasta hayata döndürüldü. Yoğun bakımdan 1. basamak koroner yoğun bakıma alınan ve sağlık durumu iyi olan 50 yaşındaki Yılmaz Çelik ile kendisini hayata döndüren Balıkesir Devlet Hastanesi Kroner bakım hemşiresi Meral Türkyılmaz’ın karşılaşmasında duygusal anlar yaşandı.

Bütün yoğun bakım personelinden ‘Allah bin kere razı olsun’ diyen Çelik “Doktor bey beni canlı tutabilmek için elinden geleni yapmış. Bundan sonrası mükemmeldi oradaki ilgi alaka göstermeleri mükemmel bir şeydi. Allah hepinizden razı olsun. Devletimiz her şeyi seferber etti. Kardeşimin bana denk gelmesi nasip. Göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye geldim, arabadan çıktım, ceketimi bırakıp acile gidecektim başka bir şey hatırlamıyorum. Sadece anjiyo bölümünde gözlerimi açtığımı hatırlıyorum. Benim için çok çaba sarf etmişler” dedi.

Hemşire Meral Türkyılmaz olayın yaşandığı gün eşinin rahatsızlığı nedeniyle hastanede olduklarını söyledi. Türkyılmaz, “Ben ATM’lerin önündeyken Yılmaz Bey’in arabasından indiğini ve birden yere yığıldığını gördüm. Acil personeline sedye getirmeleri için seslendim kendim koşarak hastanın başına gittim. Onu gördüğümde elleri ve dişleri kasılmıştı, kalp rahatsızlığı olduğu belliydi. Fibrilasyon dediğimiz durumdaydı. Müdahalesini yaptım çok şükür hayatta. Onu böyle görmek mesleğim adına alabileceğim en büyük hediye” şeklinde konuştu.

Balıkesir Devlet Hastanesi Başhekimi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr.Adil Ozan Gökuç meslektaşı ile gurur duyduğunu söyleyerek “İnsanları hayata döndürmek hastane dışındaki bir hastaya müdahale etmek, onun iyi olduğunu, dua ve şükrettiğini görmek insanı çok mutlu eden şeyler. Hastalarımıza en iyi hizmeti vermeye çalışan hastanelerden biriyiz. Kardiyoloji yönünden gerçekten çok güçlüyüz. Her doktorumuzun ve hemşiremizin bu hassasiyeti vardır. Hemşire hanıma sizin huzurunuzda çok teşekkür ediyorum, hastamıza çok geçmiş olsun diyorum” dedi.

İzin gününde hayatını kurtaran Hemşire Türkyılmaz’a defalarca teşekkür eden Yılmaz Çelik’in ‘Müdahale etmeyebilirdiniz’ sözleri ise duygu dolu anlar yaşanmasına neden oldu.  

Otağ Fırıncıoğulları

Bahçeşehir Üniversitesi’nin Gastronomi sponsorluğunu üstlendiği, Tatu Creative Solutions, ThePartners ve Medyadoktoru Yapım’ın organizasyonluğunda gerçekleşen Uluslararası Çikolata Festivali Sirkeci Garın’da çikolata severler ile buluştu. 4 gün sürecek festival ziyaretçilerin damak hafızalarında güzel anıların yanı sıra BAU Gastronomi ve USLA Akademi işbirliği ile dünyaca ünlü ve Türk şeflerin katılacağı çikolata workshopları, seminerler ve söyleşiler ile devam edecek. Sektörün en önemli çikolata ve kahve markaları, tasarımcılar, canlı performanslar, dünyaca ünlü yerli-yabancı şeflerle atölyeler ve söyleşiler 23 Nisan’a kadar devam edecek.

Festivalde çocukları da ‘tatlı’ sürprizler bekliyor. Bu vazgeçilmez lezzetin tutkunu olan çocuklar da kendileri için özel olarak oluşturulan Kidszone alanındaki birbirinden eğlenceli aktivitelerle hem festival keyfini hem de 23 Nisan coşkusunu doyasıya yaşayacak. 

BAU Gastronomi Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Esra Mankan böyle güzel bir etkinliğe ana sponsor olmanın heyecanını yaşadıklarını belirleterek, “Sektördeki herkesin bu festivale katılmasını öneriyorum. Çok güzel etkinliklerimiz ve workshoplarımız olacak. Bu festival bundan sonraki festivallere de olanak sağlayacaktır. BAU Gastronomi olarak daha güzel festivallerde olacağız. Biz burada olmaktan son derece memnunuz. Bu tarz kaliteli etkinliklerde bundan sonra bulunmayı düşünüyoruz” dedi. 

Çocuklara tamamen çikolatan uzak tutmamızın fakat aynı şekilde kararında yedirilmesi gerektiğine de değinen Yrd. Doç. Dr. Esra Mankan, “Çikolata konusunda bizim en riskli gruplarımız arasında çocuklar var. Çocukların asitli, bol şekerli ve glikoz içeren gıdalardan uzak durmaları gerekiyor fakat tamamen çocuklara çikolatayı yasaklamamalıyız. Çikolata serotonin hormonunu arttırdığı için son derece güzel de bir gıda. O yüzden kararında yemek gerekiyor” diye konuştu. 

Daha önce denenmemiş çikolatalı yeni tatlar…

Festivalde BAU ile yapmış oldukları işbirliği doğrultusunda verdikleri workshoplarla izleyicilere keyifli dakikalar yaşatan USLA Workshop ve BAU Gastronomi Bölümü Eğitmen Şefi Ahmet Can Aras da çikolatayı yeni tatlarla buluşturacaklarını dile getirdi. Ahmet Can Aras aynı zamanda, “Bahçeşehir Üniversite ile bu sene çok güzel bir başlangıç yaptık. Üniversite’nin Gastronomi Bölümü öğrencileri bizim okulda pratik derslerini alıyorlar. Oldukça kalabalık ve canlı bir öğrenci grubu ile birlikte çalışıyoruz. Bugün de çikolataya aşçı yorumu katacağız. Güzel antrkotlu bir tencere yemeği yapacağız. Fakat çikolatalı ve hardallı bir yemek olacak. Bir de bunun yanında çikolata ile biraz oynamak istedik ve sadece et yemeğinin içine katıp kaybetmeyelim dedik. Biraz çikolata temperleyip sıfırdan bir çikolata da yapacağız. Gelen misafirlerimize kaz ciğerli ve fuagralı bir çikolata sunacağız. İçinde fuagra ganajı ile birlikte bir çikolata yedireceğiz. Oldukça eğlenceli ve daha önce tatmadıkları tatlar deneyimleyecekler” diye konuştu.

“Bu kadar katılımı ilk günde beklemiyorduk”

Festival’in organizatörlerinden Ata Kavame de ilk gün olmasına rağmen çok fazla ziyaretçi ile karşılaştıklarını ve çok memnun olduklarını dile getirerek, “Bugün festivalin ilk günü ve Perşembe olmasına rağmen çok fazla yoğunluk var bu kadarını biz de tahmin edemiyorduk. Çiçek, çanta, çay ve kahve gibi çikolatanın arkadaşlarının da yanımızda olduğu bir festival yaptık. Aslında festival şunu söylüyor; ‘Biz mutlu olmak istiyoruz.’. Özellikle bu dönemde mutlu olmaya ihtiyacımız var. Mutlu olmak için gerçekten küçük bir çikolata parçası yeterli. Yedinden yetmişe herkesin gerçekten ortak zevkidir çikolata. Bu yüzden de böyle bir festival yapmaya karar verdik. Herkesin keyif aldığı bir festival yapmaya çalışıyoruz. Normalde bizim beklentimiz 10 bin civarıydı. Fakat bugün 4 bine ulaştık ve önümüzde daha üç gün var. Özellikle hafta sonunu heyecan ile bekliyoruz. Bütün çikolata ve mutluluk severleri festivalimize bekliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.