Saç dökülmesinin en önemli sorunlardan birinin demir ve D vitamini eksiklikleri olduğunu, A vitamini fazlalığının da etkisi olabileceğini belirten Özel İbni Sina Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Kural, özellikle multivitamin alımına dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.

Saç dökülmesinin tiroid hastalığı başta olmak üzere bir çok hormonal sıkıntının ilk göstergesi de olabileceğini belirten Uzm. Dr. Kural, “Saç dökülmesi strese yol açarken, stresin kendisin de saçı döken sebeplerden biridir. Zayıflamak için yaptığımız, kısa sürede kilo kaybetmemize yol açan sert diyetlerin sonucu olarak da saçlarımızı dökülebiliyor. Bu nedenle de dengeli beslenme saç için çok önemli. Sigara içmek de yine saç sağlığını olumsuz yönde etkileyen bir sebeptir” ifadelerini kullandı.

Sık yıkamak saç dökmez

Bilinenin aksine sık yıkamanın saçları dökmediğini ve her dökülen saç için de paniklememek gerektiğini belirten Kural, “Günde 100-150 tel dökülmesi normal. Sağlıklı saçlar için doğru şampuan seçimi çok önemli. Sık karşılaştığımız sorulardan en önemlisi şampuan seçimi. Yağlı saçlar için anyonik gruptan olan lauryl sulfates içeren şampuanlar seçilebilirken, bebekler için gözü yakmayan betaines içeren ampoterik surfaktanların seçilmesi gerekir.

Şampuanın PH değeri önemli. PH ve kıl şaftında şişme ve kabarıklık oluşturur ve bu da kıl şaftı hasarına yol açar . Alkali PH’lı şampuanlar kullanmamaya çalışmalıyız ve kullandığımız şampuanların PH’ı 5.5’i geçmemeli. Şampuanların içeriklerinde provitaminler, vitaminler güneş koruyucular ön plana çıkar ve önemli. Hayır bunlar sadece pazarlama amaçlı ön plana çıkarılan maddelerdir. Şampuanların saçta kalma süresi çok kısa olduğu için vitamin provitaminler güneş koruyucuların etkinlik gösterebilmesi için gerekli sürede temas gerçekleşmediğinden dolayı etkinlikleri de olmuyor” şeklinde açıkladı.

Saç nemlendiricisi kullanılmalı

Saç kremi kullanılmaması konusunda yanlış bilgilerin dolaştığını belirten Kural, “Saç için en iyi nemlendirici ‘sebum’ dediğimiz saçın kendi yağıdır. Üretilen nemlendiricilerde sentetik ve doğal bir çok yağ kullanılmaktadır. Bunların başında slikone türevi olan dimeticone gelmektedir. Bunun dışında birçok bitkisel yağ da nemlendiricilere katılmaktadır” dedi.

Saç kırılmalarına karşı Hindistan yağı

Hindistan cevizi yağının saç kırılmalarına karşı koruduğunun tespit edildiğini belirten Kural, “Günümüzde argan yağı çok popüler olmakla birlikte henüz bununla ilgili yapılmış bir çalışma yoktur. Saçımız normalde negatif elektrik yükü ile yüklüdür. Nemlendiriciler ise pozitif yüklüdür. Dolayısıyla saçımızı nötralize ederler. Bu da elektriklenme dolaşma, kırılma, matlık gibi bir çok istenmeyen durumu ortadan kaldırır. Bunun dışında polimerler (polivinilprolidine PVP), propilen glikol, gliserine, ipek proteini gibi nemlendiricilerde olan maddeler geçici olsa da kıl şaftını onarma özelliğine sahiptirler. Bu nedenle de mutlaka nemlendirici kullanmalıyız” şeklinde konuştu.

Saçlarınızı sıcak su ile yıkamayın

Sıcak suyun saça ve saç derisine zarar verdiğini belirten Kural, “Saçlarımızı ılık su ile yıkayalım. Ilık suyla yıkamanın saçımızı daha parlak gösterdiği tespit edilmiştir. Önce saçlarımızı ılık su ile ıslatalım. Sonra az miktarda şampuanı, avuç içimize yaydıktan sonra saçın tepe bölgesine uygulamaktan ziyade saçlı deriye eşit bir şekilde dağıtarak saçlarımızı yıkayalım” diye konuştu.

Saçlar ıslak taranmamalı

Saçı taramak ve fırçalamanın da doğru yapılmadığı takdirde saça zarar verdiğini belirten Kural, “Metal veya tahta düzensiz dişli taraklardan ziyade plastik yumuşak düzenli dişli taraklar tercih etmeliyiz. Saçı ıslakken taramamalıyız, zarar verebiliriz” ifadelerini kullandı.

Doğal kurulamanın önemi

Saçın doğal yoldan kurutulması gerektiğini belirten Kural, “Saç kurutma makinesi kullandığımızda ısı seviyesi orta seviyede olmalı. Tek bir bölgeye sürekli uygulamak yerine sürekli hareket ettirilerek 15 cm uzaktan tutulmalıdır. Düzleştirici ve perma yapıcı maşaların da sıcaklığı saca zarar vermektedir. Sıcaklığının 190 derecenin altında olmasına dikkat edilmelidir. Kullanılan saç tokaları, klipsler saç bantları sert ve sıkı bir şekilde bağlandığı zaman saça zarar vererek kopmasına ve kırılmasına neden olmaktadır. Saça uygulanan şekil verici jöle, sprey, briyantin gibi ürünlerin içerikleri önemli olmakla birlikte çoğunlukla saça zarar veren ürünler değillerdir. Ancak bazı briyantinler komedojenik dediğimiz gözenekleri tıkayan özellikte olup sivilce yapabilmektedir” dedi.
 

Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Kural, ilkbahar aylarında yapılan sert diyetin saç dökülmesine neden olduğunu ve saç dökülmesinin de kadınların sosyal hayatları ile psikolojilerini olumsuz yönde etkilediğini açıkladı.

Saç dökülmesinin en önemli sorunlardan birinin demir ve D vitamini eksiklikleri olduğunu, A vitamini fazlalığının da etkisi olabileceğini belirten Özel İbni Sina Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Kural, özellikle multivitamin alımına dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.

Saç dökülmesinin tiroid hastalığı başta olmak üzere bir çok hormonal sıkıntının ilk göstergesi de olabileceğini belirten Uzm. Dr. Kural, “Saç dökülmesi strese yol açarken, stresin kendisin de saçı döken sebeplerden biridir. Zayıflamak için yaptığımız, kısa sürede kilo kaybetmemize yol açan sert diyetlerin sonucu olarak da saçlarımızı dökülebiliyor. Bu nedenle de dengeli beslenme saç için çok önemli. Sigara içmek de yine saç sağlığını olumsuz yönde etkileyen bir sebeptir” ifadelerini kullandı.

Sık yıkamak saç dökmez

Bilinenin aksine sık yıkamanın saçları dökmediğini ve her dökülen saç için de paniklememek gerektiğini belirten Kural, “Günde 100-150 tel dökülmesi normal. Sağlıklı saçlar için doğru şampuan seçimi çok önemli. Sık karşılaştığımız sorulardan en önemlisi şampuan seçimi. Yağlı saçlar için anyonik gruptan olan lauryl sulfates içeren şampuanlar seçilebilirken, bebekler için gözü yakmayan betaines içeren ampoterik surfaktanların seçilmesi gerekir.

Şampuanın PH değeri önemli. PH ve kıl şaftında şişme ve kabarıklık oluşturur ve bu da kıl şaftı hasarına yol açar . Alkali PH’lı şampuanlar kullanmamaya çalışmalıyız ve kullandığımız şampuanların PH’ı 5.5’i geçmemeli. Şampuanların içeriklerinde provitaminler, vitaminler güneş koruyucular ön plana çıkar ve önemli. Hayır bunlar sadece pazarlama amaçlı ön plana çıkarılan maddelerdir. Şampuanların saçta kalma süresi çok kısa olduğu için vitamin provitaminler güneş koruyucuların etkinlik gösterebilmesi için gerekli sürede temas gerçekleşmediğinden dolayı etkinlikleri de olmuyor” şeklinde açıkladı.

Saç nemlendiricisi kullanılmalı

Saç kremi kullanılmaması konusunda yanlış bilgilerin dolaştığını belirten Kural, “Saç için en iyi nemlendirici ‘sebum’ dediğimiz saçın kendi yağıdır. Üretilen nemlendiricilerde sentetik ve doğal bir çok yağ kullanılmaktadır. Bunların başında slikone türevi olan dimeticone gelmektedir. Bunun dışında birçok bitkisel yağ da nemlendiricilere katılmaktadır” dedi.

Saç kırılmalarına karşı Hindistan yağı

Hindistan cevizi yağının saç kırılmalarına karşı koruduğunun tespit edildiğini belirten Kural, “Günümüzde argan yağı çok popüler olmakla birlikte henüz bununla ilgili yapılmış bir çalışma yoktur. Saçımız normalde negatif elektrik yükü ile yüklüdür. Nemlendiriciler ise pozitif yüklüdür. Dolayısıyla saçımızı nötralize ederler. Bu da elektriklenme dolaşma, kırılma, matlık gibi bir çok istenmeyen durumu ortadan kaldırır. Bunun dışında polimerler (polivinilprolidine PVP), propilen glikol, gliserine, ipek proteini gibi nemlendiricilerde olan maddeler geçici olsa da kıl şaftını onarma özelliğine sahiptirler. Bu nedenle de mutlaka nemlendirici kullanmalıyız” şeklinde konuştu.

Saçlarınızı sıcak su ile yıkamayın

Sıcak suyun saça ve saç derisine zarar verdiğini belirten Kural, “Saçlarımızı ılık su ile yıkayalım. Ilık suyla yıkamanın saçımızı daha parlak gösterdiği tespit edilmiştir. Önce saçlarımızı ılık su ile ıslatalım. Sonra az miktarda şampuanı, avuç içimize yaydıktan sonra saçın tepe bölgesine uygulamaktan ziyade saçlı deriye eşit bir şekilde dağıtarak saçlarımızı yıkayalım” diye konuştu.

Saçlar ıslak taranmamalı

Saçı taramak ve fırçalamanın da doğru yapılmadığı takdirde saça zarar verdiğini belirten Kural, “Metal veya tahta düzensiz dişli taraklardan ziyade plastik yumuşak düzenli dişli taraklar tercih etmeliyiz. Saçı ıslakken taramamalıyız, zarar verebiliriz” ifadelerini kullandı.

Doğal kurulamanın önemi

Saçın doğal yoldan kurutulması gerektiğini belirten Kural, “Saç kurutma makinesi kullandığımızda ısı seviyesi orta seviyede olmalı. Tek bir bölgeye sürekli uygulamak yerine sürekli hareket ettirilerek 15 cm uzaktan tutulmalıdır. Düzleştirici ve perma yapıcı maşaların da sıcaklığı saca zarar vermektedir. Sıcaklığının 190 derecenin altında olmasına dikkat edilmelidir. Kullanılan saç tokaları, klipsler saç bantları sert ve sıkı bir şekilde bağlandığı zaman saça zarar vererek kopmasına ve kırılmasına neden olmaktadır. Saça uygulanan şekil verici jöle, sprey, briyantin gibi ürünlerin içerikleri önemli olmakla birlikte çoğunlukla saça zarar veren ürünler değillerdir. Ancak bazı briyantinler komedojenik dediğimiz gözenekleri tıkayan özellikte olup sivilce yapabilmektedir” dedi. 

Olay, 9 Şubat Cuma günü saat 04.10’da Beyoğlu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aynı cadde üzerinde daha önce de bir inşaata girerek hırsızlık yapan çete, bu kez hemen yanındaki bir binayı gözlerine kestirdi. Binanın önüne gelen 4 kişi çevreyi bir süre gözetledikten sonra hırsızlardan biri pencerelerdeki ferforjeleri merdiven olarak kullanarak en üst kata tırmandı. Diğer hırsızlar ise kendilerini güvenlik kameralarından izleyen apartman görevlisinden habersiz çevrede gözcülük yaptı. Bu esnada en üst kata tırmanan hırsız, içeriden aldığı televizyonu ip bağlayarak aşağıya indirmek istedi. Hırsızlar televizyonu aşağıya indirmek için plan yaptıkları esnada yan binada gece çalışan güvenlik görevlisi Rıdvan Karataş, silahını çekip hırsızlara doğru koşmaya başladı. Neye uğradığını şaşıran hırsızlardan 3’ü koşarak kaçarken, eve tırmanan yaşı küçük hırsız ise yakalandı. Karataş, polisi arayarak zanlıyı polise teslim etti. Yaşananlar ise güvenlik kameralarına yansıdı.

“Koşup yakaladım, silahımı çektim ve birkaç el sıktım”
Hırsızları fark ederek yakalayan Rıdvan Karataş, “Ben gece apartmanda güvenlik olarak çalışıyorum. O esnada gözüm kameraya takıldı. Kameraya baktığımda 4 kişinin geldiğini gördüm. Hırsızlık yapacak şekilde yolu kesmeye başladılar. Bir baktım ki demirden biri yukarıya çıkmaya başladı. Sonra üst kata çıkarak pencereyi açıyor, ardından içeriye girdi. O esnada ben dışarıya çıktım ve hırsızlardan birini yakaladım ve polise teslim ettim. Koşup yakaladım, silahımı çektim ve birkaç el sıktım. Sonra çıkmaz sokakta biraz dövdüm. Olaydan 1 gün önce de hemen yanındaki inşaatı soydular. Evden televizyon çalıyorlardı, iple aşağıya indirmeye çalıştılar. O sırada ben engel oldum ve indiremediler. Hiç korkmadım. Çünkü üstlerinde bana zarar verecek bir şey olmadığını biliyordum, suçüstü yakaladım” dedi. 

Doğan Can Cesur
 

AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, İngiltere’nin başkenti Londra’da temaslarına akşam saatlerinde de devam etti. Gün içinde Türk ve yabancı basın mensuplarıyla bir araya gelen Eker, ardından İngiltere merkezli Müslüman STK’ların temsilcileriyle görüştü. Eker’in son programı ise İngiltere Parlamentosu’ndaydı. Mehdi Eker, Avrupalı Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) İngiltere şubesinin düzenlediği “Suriye Savaşı Ve Suriye’nin Toprak Bütünlüğü ‘nün Önemi” başlıklı paneline konuşmacı olarak katıldı. Parlamentoda gerçekleşen panele konuşmacı olarak katılan bir diğer isim ise Birleşik Krallık Kraliyet Enstitüsü’nden (RUSİ) araştırmacı Michael Stephens’dı. Yaklaşık 2 saat süren panelde Suriye’de yaşananlar öncesi ve sonrası ile masaya yatırıldı. Panel sırasında konuşma yapan Mehdi Eker Türkiye’nin kendi güvenliğine ve sınırlarına yapılan açık tehdit ve saldırıların önüne geçmek için operasyonun başladığını söyledi. Eker, “Kendi topraklarımızı ve sınırlarımızı koruma altına almak zorundayız, bu çerçevede zeytin dalı operasyonun hedefleri hakkında konuşmak istiyorum. İlk olarak biz terörizmle ve terör gruplarına karşı savaşmak zorundayız. Bunları isim olarak söylersem PKK/PYD/YPG VE DEAŞ ve bizim son 5 yıl içerisinde birçok vatandaşımız bu terör saldırıları yüzünden hayatını kaybetti. Bu operasyonun amacı bu tehdidi ortadan kaldırmak ve güvenliği sağlamaktır. Bu operasyon ne Suriyelilere karşı ne Kürtlere nede Arap ya da diğer etnik gruplara yönelik değildir. Peki, neden Afrin’in durumu Türkiye’yi tehdit ediyor? Çünkü sınır şehirlerimiz tehdit altında” dedi.
Katılımın yoğun olduğu panelin ikinci kısmında ise Suriye’de yaşananlar ve Türkiye’nin Afrin’e yönelik gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili katılımcıların soruları yanıtlandı. Panelde Basın Enformasyon Müdürlüğü tarafından hazırlanan sosyal medyada yer alan yalan haberleri anlatan kitapçık katılımcılara dağıtıldı. Mehdi Eker, sosyal medya üzerinden yapılan yalan haber ve fotoğraflar hakkında katılımcılara bilgi verdi. 

ABD’nin Michigan eyaletine bağlı Lansing Kenti Belediye Başkanı Andy Schor, su taşkınlarının yerleşim alanlarına ulaşması ihtimaline karşı şehir için olağanüstü hal ilan etti. Ulusal Hava Durumu Servisi, Lansing’deki Grand Nehri’nin gece saatlerinde su taşkınları nedeniyle üç metre yükseldiğini açıkladı. Schor, yağmurun durduğunu ancak önemli sel baskınlarının meydana geleceğini belirtti. Kent sakinlerini korumak için gerekli çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü, sel bölgelerinde yaşayan herkesin Perşembe öğlene kadar evlerini geçici olarak terk etmelerini istedi.

Michigan Eyalet Polisi, 1 yaşındaki bir kızın çocuğunun sel sularına kapılarak hayatını kaybettiğini duyurdu. Polis, Çocuk Koruma Hizmetleri merkezi tarafından çocuğun ölüm nedenini araştırıldığını açıkladı. Yetkililer, şiddetli yağışların ve kötü hava koşullarının etkili olduğu Illinois, Kansas ve Nebraska eyaletinde meydana gelen su taşkınlarından en az 6 kişinin öldüğünü açıkladı. Yağışların etkili olduğu bölgelerde tahliye çalışmalarının devam ettiği belirtildi.

Ulusal Hava Durumu Servisi, Pazartesi gününden bu yana Kuzey Indiana ve Illinois eyaletlerinde etkili olan yağışlar nedeniyle Illinois Nehri yakınlarındaki Marsilya kentinde yaşayan insanlar için acil tahliye kararı verildiğini açıkladı. Arkansas Pulaski Şerif Ofisi, Arkansas eyaletinde sel sularına kapılan bir okul otobüsünden 17 öğrencinin kurtarıldığını bildirdi.

Hasan Çelik
 

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği bölümünden 2016 yılında mezun olduktan sonra askere gitmek için gerekli müracaatlarını yapan 27 yaşındaki Demirel, hastaneye rapor almaya gittiğinde aşırı kiloları yüzünden bu hedefine ulaşamadı. Aşırı kilo, obezite tanısıyla askerliği bir yıl ertelenen Demirel, dedesinden, babasından dinlediği askerlik anılarının da etkisiyle askere gidebilmek için zayıflama çalışmalarına başladı.

Bu kapsamda spor yapan, yüzmeye giden, özel diyet merkezine başvuran Demirel, 131 kiloluk vücut ağırlığını 3 ay içerisinde sıkı çalışma ve diyet programıyla 32 kilo vererek 99’a düşürdü. Hemen askerlik şubesine müracaat ederek askere gitmek istediğini bildiren Demirel, önümüzdeki Mart ayında askere alınacak. Bunu öğrenen Demirel’in annesi ise gözyaşları içinde oğlunun eline kına yaktı.
Spor salonunda çalışmalarına ve diyetine halen devam eden Demirel, askerliği vatan görevi, namus borcu olarak değerlendirdiğini söyledi.

Çevresinde bazılarının ‘Askerlik şu devirde zordur, gitme’ şeklindeki ifadelerine de kulak asmayan Demirel, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye’nin Afrin bölgesinde yürütülen ‘Zeytin Dalı’ harekatının da bu kararı verdikten sonra başladığını belirterek, “Orada olmayı çok isterim. Gönlüm, duam Afrin’de Mehmetçiğimizle birlikte. Artık bende bir Mehmetçiğim, bende bir askerim inşallah. Bedenen orada olamasak ta gönlümüz ve duamız orada. Allah bu vatan için savaşmayı bize nasip eder inşallah” dedi.

Dedesinin 42 ay, babasının 20 ay askerlik yaptığını sürekli onlardan dinlediğini ifade eden Demirel, ‘vatan borcudur kesinlikle yapmam gerekiyor’ anlayışıyla 3 ay gibi kısa bir sürede hedefine ulaştığı için mutlu olduğunu söyledi.

Askerlik yerinin belli olmasının ardından annesinin bir akşam evde otururken eline kına yaktığını anlatan Demirel, şunları söyledi: 

“Annem bir akşam kınayı getirdi, bizde adettir dedi. Biz seni vatana kınalı koç olarak gönderiyoruz dedi. Ağlayarak, kına ve asker türküsü söyleyerek kınamızı yaktı.” 

Recep Ergin
 

Aşırı zayıf ya da aşırı kilolu kadınlarda yaşanan adet düzensizliği ve yumurtlama sorunu hamileliğe engel olduğu kaydedilirken, fazla kilo erkeklerde de sperm kalitesi ve miktarını olumsuz etkilediği bilinenler arasında. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, kilonun kısırlıkla olan ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Op. Dr. Seval Taşdemir, Obezitenin adet düzensizliği, yumurtlama problemi ve kısırlığa sebep olduğunu dile getirdi.

Hücrelerdeki yağ fazlalığının östrojen dengesiyle oynadığını ve yüksek miktarda östrojenin yumurtlamaya engel olduğunu ifade eden Op. Dr. Taşdemir, “Vücut kitle indeksinin yüksek olması; bölgesel, hormonal ve metabolik bozukluğu da beraberinde getiriyor. Bunlar da yumurtaların olgunlaşmamasına yol açıyor. Kilo artışı ile hiperandrojenizm (testosteron gibi erkeklik hormonlarının artması) sorunu ortaya çıkıyor. Böylece yumurtlama bozukluğu meydana gelerek hamilelik şansını düşürüyor. Hamilelik için olması gereken vücut kitle indeksi 21 ila 29 arasındadır” dedi.

Obez kadınların, fazla kilolarının yüzde 5’ini verdiğinde kısırlık probleminden yüzde 60 oranda kurtulabileceğini belirten Taşdemir, obezitenin sadece kadınları değil erkekleri de tehdit ettiğine dikkat çekti. Fazla kiloların erkeklerde sperm kalitesini düşürdüğünü, hormon dengesizliklerine yol açtığını vurgulayan Op. Dr. Taşdemir, kilolu erkeklerin testis bölgesindeki fazla yağın vücudun ısısını arttırdığını, bu ısının testis damarlarını genişlettiğini bunun sonu olarak ise sperm üretimi ve kalitesinin düştüğünü belirtti. Tüm bunların çocuk sahibi olmaya da engel olduğunu ve iktidarsızlığa yol açtığını da sözlerine ekledi.

Kısırlığa yol açan sebepler

Yaş, hayat tarzı, kilo, stres, sigara ve alkol kullanımı ile genetik yapıların sperm kalitesini etkileyerek döllenmeyi azalttığına dikkat çeken Op. Dr. Seval Taşdemir, bu olumsuzlukların tüp bebekteki başarı şansını da olumsuz etkilediğine değindi.

Op. Dr. Seval Taşdemir, “Çinko eksikliği de sperm üretimi ve sperm kalitesini olumsuz etkiliyor, testosteron salgılanmasını engelliyor. Çinko ve folik asit takviyesi ile sperm kalitesini arttırmak mümkün. C ve E vitaminlerinin de sperm kalitesine olumlu etkileri mevcut” ifadelerini kullandı.

Çocuk sahibi olmak isteyen ailelerin, yaşam tarzında değişikliğe giderek beslenmesini düzeltmeleri, egzersiz yapıp programlı kilo vererek ideal kiloya ulaşmaları gerektiğini belirten Op. Dr. Seval Taşdemir, böylece sperm fonksiyonlarını düzelterek gebelik şansını arttırabileceği, bununla birlikte Omega-3 içeren bitkisel yağların tercih edilmesinin sperm sorunlarının önüne geçeceği bilgisini verdi.

Fazla kilo gibi aşırı zayıflığın da kısırlığa davetiye çıkardığını söyleyerek, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, “Çok zayıflama, beyinden yumurtalıklara giden sinyallerin azalmasına yol açıyor. Bu durum östrojen üretimini durduruyor. Böylece rahmin iç tabakası gelişemiyor. Bunun sonucunda ise döllenen yumurta rahme tutunamadığı için hamilelik oluşamıyor. Aşırı egzersiz yapımı da adet düzenini bozup yumurtlamayı engelliyor. Bu da kısırlığa yol açıyor” diye konuştu. 

Bakan Albayrak’tan ABD’ye empati çağrısı

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Zeytin Dalı Harekatı’yla ilgili açıklamasında ABD’yi empati yapmaya davet ederek, “Şu empatiyi yapalım. Teksas’ın hemen sınır bölgesinde Meksika tarafından kilisede pazar günü ibadet halinde olan Hristiyan vatandaşlara füze gelse bir kısmı ölse bir kısmı yaralansa Amerikan toplumu ne hisseder” dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen 1. Türkiye Enerji ve Maden Forumu’na katıldı. Bakan Albayrak, Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili konuşarak, “Son günlerde yaşanan Afrin operasyonuyla birlikte her geçen gün daha yüksek bir tonda sahada cereyan eden sürecin Türkiye’nin yalnızca beka meselesi değil. Artık Türkiye’de 81 milyon vatandaşımız bu resmin farkında” dedi.

ABD’yi eleştiren Albayrak, “Siz sınırın ötesine 5 bin tır silah yığacaksınız. İki bin tır kargo uçakla farklı ekipman yığacaksınız. Sonra da diyeceksiniz ki 900 küsur kilometre biriyle, 300-400 kilometre diğeriyle olan sınırınızdaki gelişmeleri oturup bekleyeceksiniz. Oradan son iki yılda yüzlerce, sadece Afrin operasyonu özelinde yaklaşık 100 tane füze havan topu, havan mermisi noktasında başta da sivil insanlarınız olmak üzere tehdit unsurları oluşturacak gelişmeleri izleyeceksiniz. Öyle öyle bir şey yok” dedi.

Amerikalı dostlarını empati yapmaya davet eden Bakan Albayrak, “Amerikalı dostlarıma hep şunu ifade ettim. Şu empatiyi yapalım. Teksas’ın hemen sınır bölgesinde Meksika tarafından kilisede pazar günü ibadet halinde olan Hristiyan vatandaşlara füze gelse bir kısmı ölse bir kısmı yaralansa Amerikan toplumu ne hisseder. Daha da ötesi bu saldırıyı gerçekleştiren terör grubuna bu füzeleri stratejik müttefiğiniz olarak tanımladığınız ülkelerden tedarik edildiği bilgisini duyduğunuzda ne hissedersiniz. Türkiye, bölgenin, dünyanın çok önemli gelişmeler olduğu, bu süreçte artık bağımsız bir iç ve dış politikayı her geçen gün sahada uyguluyor. Bu beraberinde fırsatları da doğurduğu kaçınılmaz. zahmetsiz rahmet olmuyor” dedi. 

Doğan Can Cesur
 

İzmir’in Menderes ilçesinde bir iç giyim mağazasında yürekleri sızlatan bir olay yaşandı. Suriyeli bir kadın, küçük çocuğu ile birlikte girdiği iç giyim mağazasında güvenlik kamerasının açısından çıktığını sanarak elindeki çorap ve benzeri ürünleri poşete doldurdu. Mağazadan çıkacakları sırada küçük çocuk annesinin yaptığından utanıp elleriyle yüzünü kapattı. Güvenlik kameraları incelendiğinde kadının daha önce de mağazadan hırsızlık yaptığı tespit edilirken, polis ekipleri kadını pazarda yakaladı. Mağaza sahibi Zehra Akciğer (31), küçük çocuk için şikayetçi olmadı.

Suriyeli kadını mağazadan çıktıktan sonra pazar yerinde yakaladıklarını anlatan Akciğer, “Çocuk annesi hırsızlık yaparken yüzünü kapatıyor. Annesinin yaptığı şeyden utanıyor. Yüzünü o şekilde kapatıp çıkması çok etkiledi bizi. Bu yüzden de şikayetçi olmadık. Durumum yok dese, istese buradaki hiçbir esnafın duyarsız kalmayacağını biliyorum. Herkes yardımcı olurdu ama hırsızlık, başkasının emeğini çalmak çok kötü bir şey. İnşallah tekrar böyle bir şey yaşanmaz. Çocuklara kötü bir örnek, belki iki gün sonra annesinden gördüğünü yapacak. Zor ve üzücü bir durum” diye konuştu.

Yakalanınca çocuk üzerindekileri çıkarmaya başladı

Pazar yerinde yakalanınca çocuğun kendilerini görünce üzerindekileri hemen çıkarttığını söyleyen Akciğer, “Bizi gördüğünde çocuk hemen üzerindekileri çıkarmaya başladı. ‘Ellemeyin, alın, anneme dokunmayın, annemi götürmeyin’ demeye başladı. Çocuğun yalvarışına dayanamadık ve şikayetçi olmadık. Allah yola getirsin, inşallah bir daha da böyle bir şey yaşanmasın” dedi.

Mihrap Düzöz – Sinan Yeniçeri

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Bandırma Su Ürünleri Hali’nde tezgahlarda uskumru hakimiyeti hüküm sürüyor. Uzun yıllardan sonra ilk kez bu kadar bol avlanan uskumru balığı fiyatıyla vatandaşın, bolluğu ile de balıkçı esnafının yüzünü güldürdü. Geçtiğimiz hafta kilosu 40 TL’den tezgahlarda yer bulan uskumrunun fiyatı bu hafta 20 TL’ye düştü.

Bandırma Balık Hali’nde esnaflık yapan balıkçı Cem Tecimen, “Şu anda denizlerimizde uskumru akını var. Ege Bölgesi’nde ve Babakale’de çok güzel uskumru balığı var. Yıllardır görülmeyen uskumru balığı bu yıl 15-20 TL’lere kadar düştü. Denizin en güzel balıklarından bir tanesi. Yurt dışından ithal edilen Norveç uskumrusundan daha kaliteli. Yağlı bir balık. Izgarası, tavası, her şeyi olur. Bunun yanısıra hamsi balığının fiyatı düşmüştü ama avlanmaya göre yine yükseldi. 15 TL’den 30 TL’ye kadar çıktı” dedi.

Balık sezonunun bu yıl iklimlere ve hava şartlarına bağlı olarak zayıf olduğunu ifade eden Tecimen, “Bu hafta sonunda havaların kötüleşeceği bilgisi geliyor. İnşallah en azından uskumru bu şekilde bol çıkmaya devam eder. Halkımız bol bol uskumru yer. Uskumrunun bol olması bu yıl iklimlere bağlı. Uzun yıllardır mevsimler normal şekilde, yani kışın kış mevsimini, yazın yaz mevsimini yaşıyorduk. Bu nedenle uskumru pek görülmüyordu. Ama bu yıl iklimler değişti, kış sıcak geçiyor. Ama hafta sonu hava patlarsa dengeler değişebilir” dedi.
Tecimen, hamsi balığının da kilosunun 15 TL’den 25-30 TL’ye kadar yükseldiğini ifade ederek, İstanbul piyasasında 30 TL olan hamsinin Bandırma’da da 25-30 TL arasında tezgahlarda alıcı beklediğini ifade etti.  

İbrahim Aldemir