Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TGRT Haber televizyonu ile birlikte TGRT EU, TGRT Belgesel televizyonları ve TGRT FM ile İhlas Haber Ajansının hizmet sunduğu yurt içi ve yurt dışındaki 120 TV kanalında yayınlanan “Referanduma Doğru Özel” programında İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber televizyonu Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularına cevap verdi.

“Evet’de ciddi bir tırmanma söz konusu”

Ordu, Giresun, Erzurum ve Şanlıurfa mitinglerinden söz eden ve halkın nabzı hakkında bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda ben Ordu ve Giresun mitinglerinden geldim. Oralarda yağmura rağmen muhteşem kalabalıklar vardı. Böyle bir katılımla bütünleşmek, adeta halkımızın ne denli bu işi benimsediğini göstermesi bakımından çok önemliydi. Meydanların diline önem veririm. Dün Erzurum’da aynı şekilde adeta meydanlar patlarcasına, yollar, balkonlar, her yerde bizimle kucaklaşmak isteyen halkımız vardı. Bir gün önce Şanlıurfa’daydım, muhteşemdi. Artık milletimizin bir karar noktasına, işi hazmetme noktasına geldiğini görüyorum. Bazı sorularıma aldığım cevaplarla artık işi benimsemiş, biliyor, artık kendisinde soru işaretleri kalmamış” dedi.

Kararsızların çok olduğu yönündeki iddialara da cevap veren Erdoğan, “Ben artık kararsızların kaldığına ihtimal vermiyorum. Çok düşük bir seviyede olsa böyle bir durum olabilir. Oda siyasi partili olmak ve siyasi partisinde beklentileri bulamamış olmak gibi bundan dolayı bir kararsızlık olabilir” diye konuştu.

Kamuoyu araştırmalarına ilişkin konuşan Erdoğan “Evet’te ciddi bir tırmanma söz konusu ‘hayır’ ile ilgili bir inişin olduğunu görüyoruz. ‘Evet’e olan alaka iyi konumda. Bir milletvekili seçimi olsa bazı şeyleri açıklamak olur ama bir referandum öncesinde böyle bir durumu şuanda açıklamak doğru olmaz. Bu tür araştırmayı yapan şirketlerin açıklaması çok daha isabetli olur. Şu anda gördüğüm ve bizim de bu konuda müşterek hareket ettiğimiz bazı araştırmacı şirketler ‘evet’in çok iyi bir konumda olduğudur” şeklinde konuştu. 

Derya Yetim – Pelin Üzek – Zeynep Babacan – Yağmur Yıldız
 

“KILIÇDAROĞLU’NUN KORUMALARI DARBECİLERLE GÖRÜŞME YAPTI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İşin kolayına gidiyor onlar. Yine bir televizyon kanalındaydı, 15 Temmuz darbe girişiminin olduğu gece kendisine arkadaşlar soruyor; O gece darbe girişiminde siz neredeydiniz? Diye. Dedi ki; Sayın Cumhurbaşkanı beni haberdar etse kendisini beklerdim. Çünkü daha önce bazı televizyon, radyo programlarında darbe olacak olursa tankların önüne ben çıkarım diyen kişi. O akşam ben 03:30’da Yeşilköy’e iniyorum. Bu arada on binlerce İstanbullu bizi karşıladı, açıklamalar yaptık bu arada da vekaleten 1. Ordu Komutanımızı Genelkurmay Başkanlığı’na atadık. Valilerimizle orada konuştuk daha sonra Enerji Bakanlarımızla görüşmeler yaptık.

Arkadaşlar dedi ki; Buradan 11:15, 11:30 civarı VİP’den Kılıçdaroğlu ayrıldı. Bir ışıldaklı araçla, tabi o akşam bunu bilmiyorduk biz. Şİmdi baktık ki malum A Haber – ATV aynı şekilde Sabah grubu daha farklı görüntüleri yakalamışlar. Oradan yakaladıkları görüntülerle orada yanındaki korumaları darbe yapanlarla görüşme yapıyor. Bu çok manidar, sen o arada 12 dakika bir görüşme yapıyorsun. Bir açıklama da yapmış değil henüz, nedir? Kimle görüştün, neyi görüştün? Bunları toplum bilsin ama her hangi bir açıklama yok. Işıldaklı arabaya atlıyor ve gidiyor. Helikopterler geldi geçti, uçaklar geldi geçti biz ertesi gün öğlene kadar oradaydık. Darbe tamamen geri tepti ve duruma hakim olduk ondan sonra da süreci işlettik. Şimdi bir gerçek var, dürüst ol. Yalan konuşma, şimdi bu milli bir mesela ama buna rağmen hatırlayın ben 7 Ağustos’taki Yenikapı buluşmasına kendisini davet ettim ve icabet etmedi sonra öyle zannediyorum ki çok baskı yedi ve bu baskılar neticesinde Cuma günü geleceğine dair haber geldi.

ERDOĞAN’DAN AB’YE: BEKLEYECEK ZAMANIMIZ YOK

16 Nisan Avrupa Birliği’ne bile cevap olacak. Almanya’da, Fransa’da yapılanlar ortada. Fransa’da seçim var, adayların hepsi bu kardeşinizi konuşuyor. Ben orada aday değilim ki neden beni konuşuyorsunuz? Bugün ki dergilerde hepsi kapak yapmış, böyle ücretsiz reklamımızın yapılacağını bilmiyordum. Öğrendiler, bu da güzel birşey kapakların hepsi Türkçe. Bunu da yavaş yavaş öğreniyorlar, bunlar tarihe kayıttır aslında. Bundan sonra şu da olacak, yani evet çok çok yüksek bir rakam çıktığı halde AB ile masaya oturacağız, var mısınız? Yok musunuz? Ne diyorsunuz? Bize kalkıp afra tafra yapmayın, varsanız ne ala 54 sene bekledik, bundan sonra bekleyecek zamanımız yok. Oturun kararınızı verin, vermediğiniz taktirde biz kendi kararımızı vereceğiz. Halkım benim şuanda; Biz artık beklemeye tahammülü olmayan bir milletiz’ diyor. Bu mültecileri biz bir yerlerde barındıralım, Akdeniz’de, Ege’de boğulmaları azaltalım diye destek verdi ama bunlar insanlıktan nasibini almamış. Biz yolumuza devam edeceğiz, bu insanları yalnız bırakmayacağız. Pazar günü de bunun bir cevabıdır, benim vatandaşım Pazar günü vereceği evet oyunun oralara bir cevap olduğunu bilmesi lazım.

“BEN OLDUĞUM SÜRECE AYNI MUAMELEYİ GÖRECEKLER”

Batuhan Yaşar: AB ile bir de FETÖ konusu var bir yandan ABD ile de devam ediyor. Almanya’ya yüzlerce kişi başvurmuş siyasi savunma için. Güvenli limandan bahsediyoruz bakılınca hiç vermeye niyetleri yok, Yunanistan’da keza öyle. Çipras size yan çizdi, ne yapacağız?

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Onlar ne tür muamele yaparlarsa aynı muameleyi bizden görecekler olay bu kadar basit. Her hangi onlardan birisi bizde elimize düşerse aynı muameleyi görür, ben bu makamda olduğum sürece asla. İşte bir tane geldi, bunu bizzat kendisi istedi ve o ara şimdi hemen şurada Almanya’nın rezidansı var orada yatıyormuş, denize nazır. 1 ay orada ağırladılar, dedim ki; Sayın Merkel önce çıksın yargılansın, bizim mahkemelerimiz sizin mahkemelerinizden daha adildir. Mahkemeye çıktı, tutuklandı. Elimizde görüntüler var, bu tam bir ajan teröristti. Gazeteciler piri, pak değil ki. Bunlar gazetecileri böyle göstermeye çalışıyorlar, biz kimlerin neler yaptığını görüyoruz. Düşüncesi, kalemi ile toplumlara yön veren insanların başımız gözümüz üstünde yeri var. Ama benim ülkemi Kandil’den tehdit edecek, yön verecek. Yasalar ne gerektiriyorsa onu yaparız.

ERDOĞAN YAŞADIĞI KAZAYI İLK KEZ ANLATTI

Aslında ben tabii ki, gerek bu durumları anacığım babacığım hep yaşadık. Az önce teyzeyi hatırlayınca o geldi. Gider erken saatlerde kuyruğa gider, numarayı alır ondan sonra annemi alır hastaneye götürürdüm. Yaşlı kadın kimse onu oraya getiren olmamış. Bolu Dağı’ndan bir gün sabah namazı sonrası çıktık, kışı meşhur oranın. Biz kaymaya başladık, bariyerlere vurduk. 5 arkadaşız, Düzce’ye götürdüler bizi. Ama Düzce’de hastanenin ambulansı yok burada bir şey yapamayacağız dediler, bizi van tipi araçlara yatırdılar balık istifi, bu şekilde Bolu’ya geldik, bizi devlet hastanesine götürdüler. Siz memurmusunuz, işçimisiniz dediler, sigortalıyız deyince kabul etmediler oradan SSK’ya götürdüler. Bunların hepsi kan kaybı ama bir ambulans yok, bir hemşire verilmiyor. Şimdi ki duruma bakıyorum artık böyle bir sıkıntımız yok, hiç bir hastane size ben bakamam lüksü yok, cürreti yok. Ne yaptık? Bu olayları yaşadığım için arkadaşlara bu hastanelerin hepsini birleştirmemiz lazım. Sendikalar karşımıza dikildi ama yok arkadaş biz bunu birleştireceğiz, vatandaş hangi hastaneye giderse orada hizmeti alacak. Yasayı çıkardık ve ardından bir şey daha yaptık Genel Sağlık Sigortası’nı çıkardık. İki; Biliyorsunuz eskiden ilaç sıkıntısı aman yarabbi. Eskiden belki bir iki tanesini bulurdunuz, bunların hepsini biz kapattık. Her eczaneden alışveriş yapabilirsiniz dedik, bunlar önce yoktu. Kılıçdaroğlu döneminde bunlar yoktu.

Kandilli Rasathanesinden alınan bilgiye göre, Muğla’da saat 19.22’de merkez üssü Ula ilçesine bağlı Kavakcalı Mahallesi olan 5.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem başta Muğla geneli olmak üzere Aydın’ın komşu ilçelerinde de hissedildi. Yerin 5 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı yaşanmadı.

Kırsal kesimde araştırma yapılıyor

Ula kent merkezinde can ve mal kaybının yaşanmadığı depremin hemen ardından bölgeye ulaşan AKUT ekipleri, durum tespiti yapmak için ilçe bağlı kırsal mahalleleri dolaşmaya başladı. Ula’da yaşanan 5.0 büyüklüğündeki depremin ardından çoğunluğu yine Ula olmak üzere hafif şiddette 9 artçı sarsıntı daha kaydedildi. Deprem kuşağında yer alan Muğla’da bugün sabah 05.28’den itibaren 1’i orta şiddette olmak üzere 22 deprem meydana geldi.

Komşusunda oturduğu sırada depremi hissedince panik yaşadıklarını belirten Mehmet Zıraplı, “Oturduğumuz sırada şiddetli deprem olduğunu hissettim. Evdeki lambalar şiddetli bir şekilde sallanmaya başladı. Deprem kuşağında olan Muğla’da bunlara alışık olduğumu için korkmadım. Kaçmayı da hiç düşünmedim” dedi.

Müşteriler kendini dışarı attı

Deprem sırasında çalıştığı restoranda servis yapmakta olan Sevcan Semercioğlu ise, “Müşteriler kaçışmaya başlayınca fark ettim. Ayakta olduğum için hissetmedim ancak lambaların sallandığını gördüm. Müşteriler büyük panik yaşadı, kapıya doğru koşuşturdular. Burada deprem oluyordu ancak bu kadar büyüyü olmamıştı. Bugün biraz fazla hissedildi” diye konuştu.

“Panik yaşanacak bir durum söz konusu değil”

Deprem ve sonrasında yaşananları yakinen takip eden Muğla Valisi Amir Çiçek, “Akşam saatlerinde meydana gelen deprem sonrası Ula şehir merkezinde polis, kırsalda da AFAD ile jandarma ekiplerini tedbir amaçlı bölgeye yönlendirdik. Merkez üssü Kavakcalı Mahallesi’nde ve diğer bölgelerde can kaybı ve maddi hasar yok. Vatandaşlarımızda herhangi bir panik oluşmadı. Durum sakin. Buna tüm ekiplerimiz bölgede araştırmalarını sürdürüyor” şeklinde konuştu. 

Bekir Tosun
 

TGRT Haber televizyonu ile birlikte TGRT EU, TGRT Belgesel televizyonları ve TGRT FM ile İhlas Haber Ajansının hizmet sunduğu yurt içi ve yurt dışındaki 120 TV kanalında yayınlanan Referanduma Doğru Özel programında İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber televizyonu Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularına cevap veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beşiktaş’a övgüler yağdırarak, son ana kadar her neticeyi kopartabilecek bir takım olduğunu söyledi.

“Erol gönüldaşımız, yol arkadaşımızdı”

15 Temmuz gecesi şehit olan Erol Olçok ile ilgili sorulan bir soruya cevap veren Erdoğan, “Doğrusu bir reklam ajansı olmaktan öte bizim burada kendi içimizden çıkardığımız, yetiştirdiğimiz, projelerimizi tahakkuk ettiren bir gönüldaşımız, yol arkadaşımızdı. Siz sıradan bir reklam ajansı ile oturur anlaşırsınız, ayrı bir şey. O işin ruhunu kavramamışsa oradan ortaya ciddi eserler çıkmaz. Erol böyle bir tip değildi. O bizimle beraber yaşadı, bizimle beraber oturdu kalktı. Benim leb demeden leblebi diyebileceğimi anlayan birisiydi, aynı zamanda Çorumlu olduğu için bunu anlardı. Bu müzikte de böyleydi, söylemlerde de, şiirde de böyleydi. Benimle ilgili çekimlerde A’dan Z’ye ilgilenen bir kardeşimdi. 15 Temmuz, Rabbim kendi katına çekti, kendisi ile beraber Abdullah Tayyip’i de Rabbim kendi katına çekti. Kardeşi Cevat ve ekibi onun yanında yetiştikleri için hemen hemen aynı şeyleri yakalamış durumdalar. Ağabeyleri kadar olmasa bile bu kampanyalarda aynı çizgileri yakaladıklarını görüyorum. Pazar günü neticeyle de inşallah bu tecessüm edecektir” dedi.

“Beşiktaş son ana kadar her neticeyi kopartabilir”

Beşiktaş Lyon maçı başlamadan önce yorum yapan Erdoğan, sahada yaşanan olaylara ilişkin, “Fransa’da oluyor maç, orada Erdoğan yok. Fransızlar sahaya indiyse çok tehlikeli. Son zamanda orada da bazı değişiklikler var galiba. Beşiktaş Quaresma hariç ful kadro sahada. Şenol Hocamızla iyi bir performans yakaladı Beşiktaş, iyi de bir kadroları var. Biz buna futbolda ‘ısırmak’ deriz. Isıran bir kadrosu var, hırslı bir kadrosu var. Bu kadro ile ‘Beşiktaş gol yedi, acaba bundan sonra ne olur’ Beşiktaş için böyle bir şey söylenmez. Beşiktaş son ana kadar her neticeyi kopartabilir. Yönetiminden hocasına ve ekibine kadar hepsini kutluyorum. Böyle Şampiyonlar Ligi’nde buraya gelmiş olması önemli bir netice. İnşallah Lyon’dan iyi bir netice ile dönerse rövanşında gereği yapılır inşallah. Ondan sonra bir üst tura atlamak suretiyle Beşiktaş temsilde bizi en önemli yerde inşallah temsil eder” diye konuştu. 

Derya Yetim – Pelin Üzek – Zeynep Babacan – Yağmur Yıldız
 

Süper Loto 13 Nisan 2017 Milli Piyango çekiliş sonuçları açıklandı. Süper Loto sonuçlarını sitemizde bulabilirsiniz.. Bu hafta 495. kez çekilen Süper Loto’da kazandıran numaralar belli olur olmaz saat 21:30’dan itibaren çekiliş sonucu sitemizde olacaktır…

SÜPER LOTO 13 NİSAN 2017 ÇEKİLİŞ SONUÇLAR: 04 11 30 41 47 51 SÜPER LOTO 13 NİSAN 2017 (Detaylı) SONUÇLARI: SÜPER LOTO NEDİR?

Süper Loto, Milli Piyango İdaresi tarafından Perşembe günleri çekilişi yapılan bir şans oyunudur.

SÜPER LOTO NASIL OYNANIR?

Aynı kolonda 1’den 54’e kadar olan rakamların arasından altı rakam seçilerek oynanır. Süper Loto’dan ikramiye kazanabilmek için aynı kolon içerisinden en az üç rakamın çekiliş sonuçları ile uyuşması gerekir. Altı rakam çekiliş sonuçları ile uyuştuğu durumda büyük ikramiye kazanılır. Büyük ikramiye bilen olmadığı durumda bir sonraki haftaya devir eder. (Rıdvan Turşak / İHA)

SÜPER LOTO NE ZAMAN ÇEKİLİR?

25 Ekim 2007 tarihinden beri şans oyunu her haftanın Perşembe günü yapılmaktadır.

EN ÇOK ÇIKAN İKİLİ GRUPLAR

Süper Loto çekilişinde bugüne kadara en çok çıkan ikili grupların başında 35-45 ve 9-35 ikilisi geliyor. Bu iki grup toplam 13’er kez çekildi. Daha sonra ise Süper Loto çekiliş sonuçlarına göre en çok çıkan ikili gruplar 12’şer kez ile 19-25, 20-49, 26-50, 15-37 ve 31-35 oldu. Su ana kadar hiçbir 4’lü grup üç kez bir arada çıkmadı.

6 TUTTURMA İHTİMALİM NE?

Süper Loto resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre 6 tutturma ihtimali 25 milyon 827 bin 165’te 1 olarak görünüyor. Tabi bu her bir kolon başına olan ihtimal. 25 milyon 827 bin 165’i oynadığınız kolon sayısına bölerseniz asıl tutturma ihtimalinizi öğrenebilirsiniz.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İtalya dönüşü Antalya’da referandum çalışmalarını sürdürüyor. Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, ilk olarak Konyaaltı ilçesine bağlı Sarısu Mesire Alanı’ndaki kafeterya sahiplerini ziyaret etti. Çavuşoğlu, kafeteryadaki konuşmasına başlamadan önce dışarıda bulunan antika bir aracı da inceledi. Bakan Mevlüt Çavuşoğlu daha sonra, AK Gönüllüler Antalya Platformu’nun Cam Piramit’te düzenlediği akşam yemeğine katıldı. Bakan Çavuşoğlu’yla beraber yemeğe AK Parti Antalya Milletvekilleri Gökcen Özdoğan Enç, Mustafa Köse, AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Aksu Belediye Başkanı Halil Şahin’de katıldı.

“GEÇMİŞTE KARMAŞIK SİSTEMİN BEDELİNİ ÇOK ÖDEDİK”

Antalya’yı hep birlikte büyüttüklerini söyleyen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Doğu ve Güneydoğu’dan Antalya’ya gelen vatandaşlara kardeşlik çağrısı yaptı. Çavuşoğlu, “Son 15 yılda Türkiye’mizi daha da büyüttük ve güçlendirdik. Hayalleri bir bir gerçekleştirdik. Biz daha iyilerini hak ediyoruz. Geçmişteki sorunları bir daha yaşamamak için daha güçlü olmalıyız. Millet olarak güçlü olmalıyız. Sistemimiz güçlü olacak. Birlik ve beraberliğimiz daim olacak. Biz bunu istiyoruz. O yüzden bu sistemi getiriyoruz. Geçmişte bu karmaşık sistemin bedelini çok ödedik. Başbakan ve cumhurbaşkanı kavgalarını çok gördük. Siyasi krizler olarak ödedik. Darbeler olarak ödedik. Krizler olarak ödedik. Biz bunları hak etmedik. Ne zaman kardeşler birbirine düşürüldü, siyasi kriz oldu başka aktörler devreye girdi” dedi.

Türkiye’nin önünün açılması gerektiğini ifade eden Çavuşoğlu, “Hazırladığımız anayasa ile madde madde her şeyi koyduk. AK Parti tek başına iktidarda diye bir şey olmaz demeyelim. 7 Haziran sonrası gibi hükümet kurulamayabilir. Koalisyona gitmeyin, seçime gidin biz sizi yine iktidara taşıyacağız dediniz. Kavga dövüşle değil istikrarla gitmeliyiz. Biz tüm bunları anayasaya koyduk. Türkiye’nin geleceğiyle ilgili kararı millet vermesi lazım. Sözde karar da milletindir. Son sözü millet söyleyecek. 18 madde burada okuyacağız, anlayacağız soranlara da anlatacağız” diye konuştu.

“HALA AKILLANMAMIŞLAR MİLLETE HAKARET EDİYORLAR”

Hassas bir süreçte olduklarını ve millete önemli kararlar düştüğünü dile getiren Bakan Mevlüt Çavuşoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yalanlara cevap vereceğiz. Milletin kafasını karıştıranlara hadi oradan diyeceğiz. Göster anayasanın içinde nerede var senin söylediğin diyeceğiz. İşte bir tane Yalova milletvekili var. Televizyonda salladı salladı, karşısındakini de aynı zihniyetten diye, sonra karşısındaki de dayanamadı ve göster nerede var anayasa paketinde bunlar dedi. Bir sağa bir sola baktı. Sonra dedi ki, ben getirmemişim zaten okusam da bu millet anlamaz dedi. Millete nasıl baktığını görüyorsunuz. İşte bunlar millete tepeden bakıyor. Millet her seçimde bunlara tokadı indirdi, sandığa gömdü. Hala akıllanmamışlar millete hakaret ediyorlar.”

“YİNE FİKRİNİ SÖYLE AMA DÜRÜST OL”

Utanmadan milletin huzuruna çıkıp yalan söyleyenlerin olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Söyleme kardeşim yalanı. Doğruyu söyle. Yine fikrini söyle ama dürüst ol. Yok Cumhuriyet, laiklik elden gidiyor. Yok tek adam geliyormuş, bunların hepsi de yalan. En fazla 2 defa seçilen bir yerde tek adamlık olur mu? Sana meclis ve yargı hesap sorarsa, 5 seneden 5 seneye millet hesap sorarsa tek adamlık olur mu?” dedi.

“BAZI AVRUPA ÜLKELERİ TARAF TUTUYOR”

Bazı Avrupa ülkelerinin taraf tuttuğunu belirten Çavuşoğlu, “Avrupa ülkeleri neden taraf tutuyorlar. Neden size bize akıl vermeye çalışıyorlar ‘hayır’ deyin diye. Atatürk olsaydı ’hayır derdi’ diyorlar. Neden akıl vermeye çalışıyorlar. Bizden daha mı zekiler bunlar? Türkiye’yi bizden daha mı çok seviyorlar? Bunlar bu vatanı milleti bizden daha mı çok seviyorlar. Müslümanları daha mı çok seviyor. Yoksa tam tersi mi? İslam karşıtlığı ve düşmanlığı arttığı için mi? Türkiye’nin büyümesinden rahatsız oldukları için mi? Türkiye’yi artık hazmedemedikleri için mi? Büyük büyük projeleri yaptığımız için mi? Hazmedemiyorsan çatla kardeşim. Korkma yapılanın sana bir zararı yok. Rekabet diyorsan sende yap çalış. Aklını kullan çalış. Üret kıskanma” dedi.

“NE KADAR HAİN VARSA ‘HAYIR’ İÇİN ÇALIŞIYOR”

Ne kadar hain varsa onların da ‘hayır’ için çalıştığını kaydeden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “FETÖ’cüsü, PKK’lısı, DAEŞ’lisi o bu DHKP/C’si hepsi. Siz bu vatanın, milletin istikrarını bizim milletimizden daha mı iyi düşünüyorsunuz? Nerede bir terörist varsa zulmediyor. PKK ben Kürtlerin hakkını savunuyorum diyor. Hangi hakkını savunuyorsun. Sen Marksist/Komünist bir terör örgütüsün. Bugüne kadar Kürt kardeşlerimin ne haklarını savundun. Her evden haracı bağlamaya çalıştın. Her evden çocukları dağa kaçırdın. Zulmediyorsun. Diyarbakır’ın ortasında bombayı patlatıyorsun. Sen hangi hakkı savunuyorsun. Neymiş efendim dindarlık yobazlıkmış, Marksist/Komünist/ateist olması lazımmış Kürtler. Hadi oradan. Benim Kürt kardeşlerim inançlıdır. Dinine de inanır, İslam’a da inanır ama vatanını milletine de inanır. Bu vatanın milletin çimentosudur. Sen gidiyorsun dağda sapıklıklarınla yaşayıp, haraç topluyorsun. Bir de gelip hak savunuyorsun. Bu milletin hakkını, Kürt kardeşlerimizin de haklarını savunan varsa o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. İşte Suriye’de bunların uzantısı 500 bin Kürt kardeşimi Marksist/Komünist değil diye sürgüne gönderdi. Bundan 3 hafta önce 15 tane YPG’ye karşı olan Kürt partisini zorla kapattılar. O yüzden bu hainlerin hayır dediği yerde bizim milletimiz evet diyecek. Olay bu. Türkiye’nin engellerini aşacağız. Haddini bilmeyenlere hadlerini bildireceğiz” ifadelerini kullandı.

“16 NİSAN BİR MEMLEKET MESELESİDİR”

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, “Artık son viraja girdik. Seçimlere çok az bir süre kaldı. Bir küçük hatırlatmayla aranızdan ayrılmak istiyorum. Şu son bir ayda Antalya’mızda Gündoğmuş Akseki’ye bir taraftan Alanya’dan Kaş’a bir uçtan bir uca açılışlara gidiyoruz. Bazıları da çıkıyor bu kadar tesis nerden çıktı diyor. Başbakanımız geldi, tesisler açtık daha sona cumhurbaşkanımız geldi yine tesisler açtık. Bundan önce bu kadar tesis açılışına şahit olmamışlar. Biz Antalya’mızda bu büyük hizmetleri gerçekleştirmek için büyükşehir yasasını sunduk. Biz ne zaman iyi bir şey yapsak karımız hayır diye çıkanlar bölüneceğiz, eyalet sistemi geliyor, demokrasi ve cumhuriyet elden gidiyor dediler. Biz ne zaman iyi bir şey yapsak hep böyle dediler. Böyle bir şey mi oldu. Bunların yalan olduğu yine ortaya çıkacak. Başkanlık sistemiyle çok daha kalkınmış bir Türkiye için çalışıyoruz. O yüzden 16 Nisan’da bir siyasi karar vermek için sandık başına gitmiyoruz. 16 Nisan ülkemizin daha çok kalkınması için sandık başına gidiyoruz. 16 Nisan’da hükümet sistemimizi güçlendirmek için yola çıkıyoruz. 16 Nisan bir memleket meselesidir” diye konuştu.

“16 NİSAN’DAN SONRA YARINIMIZ BUGÜNDEN DAHA GÜZEL OLACAKTIR”

Dün gece Bakan Mevlüt Çavuşoğlu’nun da katılımıyla saat 23.00’de toplantılarının bittiğinin ve gece 24.00’da İtalya’ya gittiğini ifade eden AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer, “Referandum çok önemli. Biz 7 Haziran’dan sonra partimiz sıkıntı yaşadı. Ek başına iktidara gelemedik ve bütün ülke sıkıntı yaşadı. Bu sıkıntıların yaşamamak için istikrar diyoruz. Bu yeni sistemde çift başlılık ortadan kalkacak. Bu ülke ne zaman güzel şeyleri görürse o zaman kalkınmayı sağladı. Halkımız 16 Nisan’da referandum da en doğru kararı verecektir. 16 Nisan’dan sonra yarınımız bugünden daha güzel olacaktır” dedi.

Adem Akalan – Harun Erdoğdu 

Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda “Erzincanlılar Buluşması”nda konuştu. Yıldırım, “Size bugün siyaseti çok görenler unutmasın ki 15 Temmuz FETÖ’nün alçak darbe girişiminde meydanlara ilk inenler gençlerdi, sizlerdiniz. Siz bayrağı indirtmediniz, ezanları dindirtmediniz. Türkiye’yi alçaklara teslim etmediniz. Allah sizden razı olsun” dedi.

16 NİSAN HALK OYLAMASI

16 Nisandaki halk oylamasının normal bir seçimden farklı olduğuna vurgu yapan Başbakan, referandumda ülkenin geleceğinin oylanacağını söyledi. Yıldırım, şöyle konuştu:

“Bu oylama bir seçim değildir. Burada partiler seçime girmiyor. Milletvekili, belediye başkanı seçmeyeceğiz. Burada Türkiye’nin geleceğine karar vereceğiz. Türkiye, 82 model, her tarafı dökülen darbe anayasasıyla yoluna devam mı edecek, yoksa gelişen, büyüyen, kalkınan Türkiye’ye yakışan, milletin iradesini esas alan, milletten başka hiçbir güç tanımayan yeni bir anayasayla yoluna devam mı edecek? İşte bunun kararını vereceğiz.”

“BİZİM İNANCIMIZDA İNSAN VARDIR”

“Öldürmek bizim işimiz değil. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın düsturuyla hareket eden bir partiyiz. Böyle olduk böyle olmaya devam edeceğiz. Bizim inancımızda insan vardır. İnsanı merkeze almak vardır. İnsana hizmet etmeyen hiçbir yönetimin başarılı olma şansı yok. Yolları böleriz Türkiye’yi böldürtmeyiz. Pazar günü yapılacak oylamaya kimler karşı çıkıyor. Terör örgütleri hayır diyor. PKK terör örgütü evet çıkarsa biz biteriz diyor. Evet çıkacak siz de biteceksiniz. FETÖ karşı çıkıyor. FETÖ, milletin kardeşliğine, bağımsızlığına darbe vurmaya çalışan alçaklar bugün hayır kampanyası yapıyor bunları anlarız bunlar terör örgütü ama Atatürk’ün kurduğu CHP’ye ne demeli? CHP bu kampanya döneminde iyi bir sınav vermedi. İnsanların kafasını karıştırarak yalanla dolanla insanları ikna etmeye çalıştı. Kılıçdaroğlu 17 Nisan’a kahveler, muhtarlıklar kapatılacak diyor. Bu millete ümit ver korku verme gelecek ver. Türkiye’nin önü bu anayasa değişikliğiyle açılacak. Bu anayasa değişikliği ile millet iktidarın sahibi olacak. Güvenoyunu millet verecek. En büyük güven milletin güvenidir. Milletin güvenini kazanamayan asla iktidar olamaz. CHP 1950’den beri iktidar olamadı. Hep vesayetçilerin arkasına saklandı.”

Başbakan Binali Yıldırım konuşmasının ardından referandumda hemşerilerinden destek istedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Kastamonu Belediyesi önlüğünde Atatürk Spor Salonunda düzenlenen “Sivil Toplum Kuruluşları ve Halk Buluşması”na katıldı.

Referandum gündemine dair önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “İnşallah 16 Nisan Türkiye’nin siyasi tarihi bakımından önemli bir dönüm noktası olacaktır. Devrim niteliğinde bir adım olacaktır. Türkiye yeni hükümet modeliyle birlikte çok daha etkili, çok daha hızlı karar alabilen ve küresel yarışta çok daha güçlü bir şekilde var olabilen bir Türkiye haline gelecek” dedi.
Halk oylamasında 16 Nisan’da en yüksek oranda ‘evet’ oyu çıkmasıyla Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet modelini onaylamış olacağını ifade eden Kurtulmuş, yeni sistemin şimdiden bereket, iyilik ve güzellik getirmesi temennisinde bulundu.

Daha evvel 1982 Anayasası’nın 18 kere değiştirildiğini hatırlatan Kurtulmuş, “Şimdi 19’uncusunu değiştiriyoruz. Böylece çok köklü bir değişiklik yapıyoruz. Belki Türkiye’nin 150 yıllık siyasi tarihini en önemli geçiş noktasından geçiyoruz. Bundan sonra eski sistemin bütün hastalıklarını geride bırakıyor, ayaklarımızdaki bütün prangalardan kurtuluyor ve yolumuza devam ediyoruz. Bu anayasa değişikliğini nereden çıktığını soruyorlar. Bu anayasa bir fantezi değildir. Laf olsun diye yapılan bir değişiklik değildir. Türkiye’deki mevcut sistem artık halkı taşımıyor, milleti taşımıyor, milletin hedeflerini taşımıyor. Dolayısıyla bu anayasanın değiştirilmesi gerekiyor. Eski sistemin hastalıkları dolayısıyla değiştirilmesi gerekiyor. 1946 yılında halk, sandıkta başka bir şey söyledi, ülkeyi yöneten vesayet odakları sandıktan CHP’yi çıkardı. Bu bir şike seçimidir. Bunu saymıyorum. 1950 yılından 2017 yılına kadar çok partili bir sistemle yönetiliyoruz” diye konuştu.

Eski vesayet sistemini yani mevcut sistemin Türkiye’ye getirdiklerinin bir gözden geçirilmesin isteyen Kurtulmuş, “Türkiye’de 67 yılda 5 tane darbe meydana geldi. Bu millete yazık günah değil mi? Bu millet ikide bir darbe tehdidiyle mi hareket edecek. Yetmedi 6-7 tane de darbe teşebbüsü oldu. En son darbe teşebbüsü en son 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüdür, FETÖ ve eşkıya çetesinin ortaya koyduğu ihanettir” şeklinde konuştu.

Bu esnada salondaki kalabalık tarafından ‘yuh’ çekildi. Kurtulmuş’ta, yuh çeken vatandaşları yönelik, “Çektiğiniz yuhlar buradan Pensilvanya’ya kadar gitsin” dedi.
Alman istihbaratının başındaki kişinin her şeyi anladığını fakat hain darbe girişiminin FETÖ’nün yaptığına ikna olmadığını belirten Kurtulmuş, “Be densiz adam, 15 Temmuz hain darbe girişimini FETÖ’nün yaptığını anlamanız için 250 şehit yetmedi mi? 250 bin şehit mi vermemiz gerekiyordu. Ama hiç aklınızdan çıkarmayın. Bu millet gerektiğinde İstiklal Harbinde olduğu gibi Şehit Şerife Bacı’nın gösterdiği cesaret gibi aynı bayrağında altında aynı ezanın altında gösterdiği cesaret gibi yine gerekirse 250 bin şehit verir emperyalistleri ve uşaklarını denize döker ve bu memleketten kovar” ifadelerini kullandı.

Güneş Motel olayını anlatan Kurtulmuş, şöyle konuştu: 

“Yaşı müsait olanlar bilir. İstanbul’da Yeşilyurt’ta Güneş Motel diye bir otel vardı. O otelde iktidar pazarlıkları yapıldı. Dönemin Adalet Partisinin oyları yetmiyordu, CHP’nin de oyları yetmiyordu hükümet kurmaya, AP’den 11 kişiyi aldılar, para verdiler, çantalar dolusu paralar verdiler ve hükümeti kurdular. Haramla kurulan hükümette hiçbir işe yaramadı ve tepetaklak oldu gitti. Biz, Türkiye’de 65’inci hükümetiz. 94 yılda 65 hükümet kurulmuş, yani 17 ayda bir hükümet değişmiş. Bu millete Allah’tan revamıdır? Köşe başına bir market açsanız 17 ayda ancak ayakları üzerinde durur. 80 milyonluk bir ülkeyi siz 17 aylık hükümetler yöneteceksiniz. Böyle bir şey olamaz. Şimdi 16 Nisan’da sandıklar geliyor, sandık akşamında millet kimi Türkiye’de hükümetin başkanı olarak seçer, Cumhurbaşkanı olarak seçerse o 5 yıl süreyle ülkeyi yönetiyor.”
Bülent Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer arasında anayasa kitapçığı kavgası çıktığını söyleyen Kurtulmuş, şunları söyledi: 

“Sadece kavga kısmında duruyoruz. Ama 22 banka ve finans kuruluşu iflas etti. Esnaflar dükkan kapattı. Fabrikalar kapandı. Türkiye 580 milyar TL borçlandı dışarıya. Öde Allah öde, 2011’da ancak bitti. Allah’tan reva mı? Şimdi bu dönem geride kalıyor. Bundan sonra sandık geldiği zaman iki sandık gelecek. Birinci sandıkta hükümetin başı kim olacak. Ülkeyi kim yönetecek. Kim Cumhurbaşkanı olacak. Buna karar verilecek. Karar verecek olan millettir. Şimdiye kadar Cumhurbaşkanını kim olacağına vesayet sistemleri karar veriyordu. Allah’ın izniyle sözde kararda milletin olacaktır, millet beşeri dünyada tek egemen güç haline gelecektir.”

Timur ile Yıldırım Beyazıt arasında yaşanan savaşa dikkat çeken Kurtulmuş, “Timur’un orduları Anadolu’ya geliyordu. Çok büyük silahları vardı. Kalabalık bir ordu. Yıldırım Beyazıt’ın etrafındakiler diyordu ki sultana. Sultanım, ne yaparsak yapalım, yenemeyiz, bunlar güçlü bir ordu. Anlaşalım. Uzlaşalım. Bütün Anadolu’yu tarumar edecekler. Bunların karşısına çıkmanın bir anlamı yok. Yeni bir anlaşma yaparak paylaşımı birlikte yapalım. Yıldırım Beyazıt ise şu cevabı verir. Diyor ki: ‘Paşalar, ben milletime korkuyu miras bırakmayacağım’ Biz, 15 Temmuz akşamı korkuyu miras bırakmayan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a millet olarak minnettarız” dedi.

Kurtulmuş, “Bu halk, bu millet Cumhurbaşkanını seçmeye devam ettikçe inan ki bu milletin çarşısından pazarından geçmeyen, bu milletin camisiyle mescidiyle ilgisi olmayan, bu milletin tarihini kültürünü bilmeyen, bu milletin dertleriyle dertlenip bu milletin tasasıyla kederlenmeyen hiçbir kimse bu ülkede Cumhurbaşkanı olamayacak” diye konuştu.

CHP’nin 16 Nisan’da evet çıkması halinde ‘evet’ verenleri İzmir’den denize dökeceklerini dediklerini anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Neresini düzeltelim. Haddini bil, edebini takın. Edepli bir şekilde kenarda otur ve milletten özür dile. Milletin ben size bunu söylemek istemedim. Başka milletlerde denize dökme tabiri yoktur. Ama denize dökme tabiri bizim lügatimizde vardır. İzmir’in şanlı tarihinde vardır. Bu millet emperyalistin ve uşaklarını yeri geldiği zaman denize de döker, 15 Temmuz’da olduğu gibi karşısına yumrukla da geçer, onların karşısında direnir.”
Konuşmasının ardından Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş ile AK Parti Kastamonu İl Başkanı Av. Halil Uluay, tablo ile Kastamonu’nun yöresel ürünlerinden oluşan hediye sepeti takdim ettiler.
Ayrıca Kastamonu Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü öğrencisi Furkan Şimşek de, Numan Kurtulmuş’u çizdiği tabloyu Kurtulmuş’a hediye etti. 

Vedat Yunus İkizoğlu