Kılıçdaroğlu, Kültürpark’taki bir restoranda Balkan göçmenleri tarafından kurulan derneklerin temsilcileriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, konuşmasında 16 Nisan’da Türkiye’nin çok önemli bir halk oylamasıyla karşı karşıya olduğunu, referandumun partilerle kişilerle ilgisinin bulunmadığını belirtti. Devlette denetim, kurallar ve liyakatın çok önemli unsurlar olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bugün bu anayasa değişikliğiyle verdiğimiz yetki Osmanlı padişahlarında bile yoktu. Çünkü orada da veziri azam vardır, başbakan vardır. divan vardır, divan-ı hümayun yani bakanlar kurulu vardır. Vezirler vardır, yani bakanlar vardır. Şimdi biz Osmanlı’da olan düzeni bile ortadan kaldırıyoruz” dedi.

“KABAHATİN BÜYÜK BİR KISMI BİZDEDİR”

Referanduma 5 gün olmasına rağmen Bursalı seçmene “Neden böyle bir tablo çıkıyor ortaya?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Merkez sağın cumhuriyetle bir sorunu yoktur. Merkez sağın Atatürk’le bir sorunu yoktur. Merkez sağın demokrasiyle bir sorunu yoktur. O zaman ne oldu Bursa’ya ve neden böle bir tablo çıkıyor ortaya. Bunun kabahati siyasilerdedir derseniz, ben onu üstleniyorum doğrudur. Bunun kabahatinin büyük bir kısmı bizdedir arkadaşlar. Vatandaşa gitmedik, konuşmadık, derdini dinlemedik, anlatmadık bunun kabahatinin büyük bir kısmı bizdedir” dedi.

“ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNE BAKIN ALLAH AŞKINA İÇİNDE KILIÇDAROĞLU İLE İLGİLİ BİR ŞEY VAR MI?”

Herhangi bir televizyon kanalında canlı yayında tartışma teklifini yineleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Meydanlarda konuşuyorlar. Binlerce kişiye hitap ediyorlar. Mitinglerine bakıyorum konu anayasa değişikliği değil, madde 1, 2, 3 Kılıçdaroğlu. Madde 18 Kılıçdaroğlu. Bütün maddeler Kılıçdaroğlu. Bende arkadaşlara dedim; şu anayasa değişikliğine bakın Allah aşkına içinde Kılıçdaroğlu ile ilgili bir şey var mı? Olur ya biz bir şey mi atladık acaba. Sabah, öğle, akşam, ikindi Kılıçdaroğlu. 27 yılımı devlete verdim. Uzun yıllar Maliye Bakanlığında çalıştım. Sonra Sosyal Güvenlik Bakanlığında çalıştım. Müsteşar yardımcılığı yaptım. Genel müdürlük yaptım. Hiç hazırlamadıysam 100’ün üzerinde kanun taslağı hazırladım. Bakanlarla, başbakanlarla tartıştım. Düşüncelerimi aktardım. Yeri geldi Türkiye’yi yurt dışında temsil ettim. Uluslararası anlaşmalara baktım. O anlaşmalarda oturdum konuştum Türkiye ile ilgili pazarlıkları yaptım. Ama böyle bir düzeni hiçbir yerde görmedim” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu toplantının ardından uçakla İstanbul’a gitti.

Uğur Uslubaş 

Referanduma günler kala Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker kararını twitter’dan duyurdu. Murat Ülker, İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar‏’ın “evet” çağrısına karşılık verdi.

ÜLKER’İN REKLAM FİLMİ ELEŞTİRİ ALMIŞTI

Ülker’in 1 Nisan için hazırladığı reklam filmi vatandaşlardan yoğun eleştiri almış ve günlerce konuşulmuştu.

“1 Nisan yaklaşıyor, tuhaf şeyler oluyor” mesajı ile başlayan Ülker’in reklam filmi, gelen tepkiler üzerine yayından kaldırılmıştı.

Reklamın, sosyal medyada “yeni darbe girişimi” iddialarının yoğunlaştığı bir dönemde yayına girmesi, spekülasyonları da beraberinde getirmişti.

Ülker, bazı çevreler tarafından “subliminal darbe” mesajı vermekle suçlanmıştı.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker ise kendilerine “kumpas” kurulduğunu belirterek reklamı yayından kaldırttı ve reklam şirketi ile yollarını ayırdı.

MURAT ÜLKER’DEN “EVET” MESAJI

Murat Ülker, “1 Nisan” tartışmasından tam on gün sonra bugün de sosyal medyadan ilginç bir mesaj paylaştı.

Ülker, İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar‏’ın, Ülker grubunun ürettiği “Evet yağ” kutusu ile “Ben EVET diyorum. Murat Ülker naber?” notuna alıntılayarak cevap verdi.

Ünlü iş adamı mesajında, “1974’ten bu yana Aile geleneğimiz Evet. Şimdi de EVET’i severim.” diye yazdı

Ünlü ses sanatçısı İbrahim Erkal, Maltepe Başıbüyük’te bulunan evinin otoparkında baygın halde bulundu. Sitenin güvenlik görevlisi tarafından fark edilen Erkal, durumun sağlık ve polis ekiplerine bildirilmesinin ardından Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan ilk müdahalenin ardından Erkal, yoğun bakıma alındı.

Haberi alan alan Erkal’ın yakınları hastaneye akın etti. Erkal’ın durumunun ciddiyetini koruduğu tedavisinin devam ettiği öğrenildi. Baygın halde bulunan İbrahim Erkal’ın sağ arka kulağının altında birde yırtık olduğu tespit edildi.

Yoğun bakımda olan İbrahim Erkal, başka bir hastaneye sevk edildi

Ünlü sanatçı İbrahim Erkal, tedavi gördüğü Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınarak başka bir hastaneye sevk edildi.

“Doktorlar beyin kanaması geçirdiğini söylüyor”

İbrahim Erkal’ın iş ortağı Feyzullah Çelebi, ünlü sanatçının sağlık durumuyla ilgili, “Doktorlar beyin kanaması geçirdiğini söylüyorlar. Rabbimden şifa diliyoruz. Dostlarından dua bekliyoruz” dedi.

Ünlü ses sanatçısı İbrahim Erkal, evinin otoparkında baygın halde bulundu ve hastaneye kaldırıldı. Erkal’ın durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Erkal’ın sağlık durumuyla ilgili iş ortağı Feyzullah Çelebi’den bir açıklama geldi. Star TV ekranlarındaki ‘Duymayan Kalmasın’ programına telefonla bağlanan Çelebi, “Saat 01.00’de siteye giriş yapmış. Güvenlik görevlisi beni aradı. Ben 02.30’da oradaydım. 1-1,5 saat otoparkta kalmış. Doktorlar beyin kanaması geçirdiğini söylüyorlar. Rabbimden şifa diliyoruz. Dostlarından dua bekliyoruz. Allah’tan ümit kesilmez diyoruz. Zaman zaman yüksek tansiyon rahatsızlığı yaşıyordu. Eşi, çocukları ve ailesi de hastanede” diye konuştu.

Erkal’ın kuzeni Hilmi Şahin ise, “İbrahim’in durumu çok kritik. Arkadaşlarıyla akşam yemeğinde buluştu. Yemek sonrası eve gidiyor. Otoparkta 45 dakika sonra baygın halde bulunuyor. Yüksek tansiyon hastasıydı. Beyin kanamasının nedeni yüksek tansiyon. Başka hiçbir rahatsızlığı yoktu. 14 yıl sonra baba oldu. Çok heyecanlıydı” ifadelerini kullandı. 

İstanbul’dan Batman’a gitmek isterken otobüsün Bolu’da mola vermesiyle gözaltına alınan ve çıkarıldığı mahkemece “terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanan Berfin G.’nin Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşması görüldü.

Yaklaşık 4 aydır Bakırköy Kadın Cezaevinde yatmakta olan Berfin G., Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde SEGBİS yoluyla ifade verdi. Terör örgütü üyesi olmadığını, zorla nişanlandırıldığı için Batman’da bulunan sevgilisine gitmek isterken jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındığını belirten Berfin G., “Ailem beni zorla halamın oğlu ile evlendirmek istiyordu. Bizi nişanladılar ama ben Batman’da bulunan Z.B. isimli kişiyi seviyordum. Nişanda bana takılan yüzüğü İstanbul’da bozdurarak Batman’a gitmek istedim. Otogarda Batman’a direk otobüs bulamayınca Diyarbakır otobüsüne bindim. Bolu’da mola verdiğimizde şoför yanıma gelerek ailemin beni Ankara’da beklediğini söyledi. Otobüsten inip mola verdiğimiz yerde bulunan Kayseri otobüsündeki muavinlerin yattığı yere saklandım. Jandarmalar beni orada yakaladı ve korktuğum için ‘Jandarma ve polisten nefret ediyorum’ dedim. Benim terör örgütüyle hiç bir bağım yok. Ailem ve nişanlandığım taraf başka bir adama kaçtığımı öğrenseydi ciddi sıkıntılar yaşayacaktım” dedi.

Berfin G.’nin ifadesinin ardından mahkeme heyeti delil yetersizliği nedeniyle genç kızın beraatine ve tahliyesine karar verildi. Beraat kararını duyan Berfin G. gözyaşı dökerek, ailesinden özür diledi.  

Kdz. Ereğli ilçesinde dün akşam saatlerinde medyana gelen trafik kazasında yolun karşısındaki çocuk parkına gitmek isteyen 5 yaşındaki Muhammet Ali Çınar isimli çocuk, T.K. (47) idaresindeki 67 TY 925 çekici ve 67 TY 926 dorse plakalı tırın altında kalarak feci şekilde can verdi. Kaza sonrası Muhammet Ali Çınar’ın ailesi yasa boğulurken mahalle sakinleri ise aynı yerde sürekli kazaların yaşanmasına tepki göstererek Potbaşı Sokak’ta araçlarını ve çöp bidonlarını yolun ortasına çekerek trafiğe kapattı.

Öfkeli kalabalığı Emniyet Müdürü sakinleştirdi

Gülüç Deresi kenarında ki eski yolun yeniden trafiğe açılmasını isteyen mahalle sakinleri karayoluna çıkıp eylem yapmak istedi. Öfkeli kalabalığı araya giren Kdz. Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Fahri Küçük sakinleştirdi. AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu ile AK Parti Kdz. Ereğli İlçe Başkanı Fatih Çakır’a mahalle sakinlerinin taleplerini ileten Küçük, sorunun çözümü için yoğun çaba gösterdi. Kazanın yaşandığı yere gelen AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu mahalle sakinlerine başsağlığı diledi. Kışla Mahallesi Muhtarı Muhammet Demir aynı yolda sürekli kazaların yaşandığını bu günde yine üzücü bir olay yaşadıklarını söyledi. Dere kenarındaki eski yolun yeniden açılmasını ve mahalle arasındaki yolun trafiğe kapatılmasını isteyen Demir “Bizlerin, insanların artık sabrı kalmadı. İnsanların hepsi dolu. Ölen çocuk hepimizin çocuğu. Komşumuz değil şu an hepimizin yüreği yanıyor. Daha bir hafta önce yine burada bir çocuğa araç çarptı. Allah’tan ona bir şey olmadı, gittim kucağıma kendim aldım. Ama bu çocuğumuzu kucağıma alamadım. İnşallah biz bu gün bu yolu açarız ve mahallemizde bir daha böyle üzücü olaylar yaşanmaz” dedi.

Çaturoğlu “Risk alıyorum, eski yol açılacak”

AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu mahalle sakinlerinin ve çocuğunu kaybeden ailenin acısını en iyi kendisinin anladığını dile getirerek, kendisinin de 6 yaşındaki kardeşini trafik kazasında kaybettiğini söyledi. Çaturoğlu konuşmasında riski üzerine alıp dere kenarındaki eski yolun açılacağını belirterek “Biz durumun hassasiyetine binaen riskte alarak kaymakamımız ve müdürümüzle görüştük, bu akşam bu yolu açacağız” dedi. Mahalle sakinleri Kdz. Ereğli Emniyet Müdürü Fahri Küçük’e teşekkür ederek, kaza olduğundan bu yana yanlarında bir tek kendisinin olduğunu ifade etti. Emniyet Müdürü Fahri Küçük’te olay sonrası gerek Milletvekili Faruk Çaturoğlu ve gerekse Kaymakam Nazım Madenoğlu’na durumu aktardığını ve kendileri ile hep istişare halinde olduğunu belirterek, onların emirleri doğrultusunda hareket ettiğini dile getirdi. Mahalle sakinlerinin yanına gelen Gülüç Belediye Başkanı Gökhan Demirtaş’ta mahalle arasındaki yolun dubalarla kapatılıp, araç trafiğinin eski yoldan verilebileceğini söyledi.

Yapılan konuşmaların ardından vatandaşlar kendi imkanları ile buldukları kepçe ile daha önce karayolları tarafından kapatılan dere kenarındaki eski yolu yeniden trafiğe açtı. Yolun trafiğe açılması ile birlikte mahalle sakinleri de eylemi sona erdirip evlerine döndü. 

Vedat Kılıç

Maliye Bakanı Naci Ağbal, çeşitli programlar kapsamında Erzurum’a geldi. Atatürk Üniversitesi öğrencileriyle Güzel Sanatlar Fakültesi Konferans Salonunda buluşan Ağbal, Eğitim konusunda yapılan değişimlere değindi. Hükümet bütçelerindeki payın geçmiş dönemlerde büyük çoğunluğunun savunma ve güvenliğe harcandığına ama yeni dönemde pastadan payı ağırlıklı olarak eğitimin aldığını söyledi. Programa AK Parti Erzurum Milletvekilleri Zehra Taşkesenlioğlu, Mustafa Ilıcalı ile öğrenciler katıldı.
Türkiye’nin büyümesinin ve kalkınmasının olmazsa olmazını eğitim olarak gördüklerini belirten Ağbal, “14 yıldır yaptığımız bütün bütçelerde en fazla kaynağı hep eğitime ayırdık. Bizden önceki dönemlere bakıldığında savunma, güvenlik ve faiz harcamaları her zaman önde oldu.” ifadesini kullandı.

2002 yılından itibaren eğitime yapılan yatırımların 2 kat arttığında değinen Naci Ağbal, “Biz iktidara geldikten sonra eğitime ayrılan bütçeyi artırdık. 2002 yılında 11,3 milyar lira eğitime bütçe ayırdık. 2017’de yaklaşık 645 milyarlık bütçemizin 122 milyar lirasını tek başına eğitime ayırdık. Bu son derece önemli. Eğitime ayırdığımız kaynak iki kat artmış oldu. 2002’de 510 bin öğretmen vardı, şu anda 950 bin civarında öğretmenimiz var. Böylelikle öğretmen başına düşen öğrenci sayısında ve sınıf başına düşen öğrenci sayısında son derece olumlu gelişmeler kaydettik. Bugün geriye dönüp baktığımızda derslik başına düşen öğrenci sayısı 2002’de ilköğretimde 36, şimdi ise 25’e düşmüş. Bu eğitimin kalitesini artırıyor.”

Birçok ülkenin gıptayla baktığı Fatih Projesi’ni hayata geçirdiklerini hatırlatan Ağbal, şunları söyledi:
“Sınıflarımızda akıllı tahtalar var, çocuklarımızın elinde bilgisayarlar var. Sanal dersler yapılıyor. Birleşmiş Milletler’de örnek proje olarak takdir edilen bir projedir. Ciddi anlamda buna yatırım yaptık. Önümüzdeki dönemde eğitime en büyük bütçeyi ayırmaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın bizlere bütçe yaparken başta verdiği talimat, ‘eğitimde kesinlikle taviz vermeyeceğiz, eğitime en büyük kaynağı ayıracağız’ talimatı olmuştur. Her ile bir üniversite kurduk. Tüm vilayetlerimizde çocuklarımızın gittiği üniversiteler var. Yeni fakülteler açtık. 2002’de 53 iken şu anda Türkiye’de 111 devlet üniversitesi var. Vakıf üniversiteleri dahil 180’in üzerinde üniversite var.”

Ağbal, Amerika’yı Amerika, İngiltere’yi İngiltere yapan şeyin üniversiteleri olduğunu belirterek, rekabetçi Türkiye’yi de o seviyeye getirecek olan şeyin üniversiteler olduğunu dile getirdi. Ağbal, “Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına sokmak istiyoruz. Ülkeleri karşılaştırırken en çok kullanılan göstergelerden biri, o ülkede yapılan Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranıdır. Bu oran arttıkça, o ülkenin rekabetçi olma oranı artıyor. 2002’de bu oran 0,50 ama 15 yıl sonra şu anda biz bunu ikiye katladık ama bunu yeterli görmüyoruz. Bizim hedefimiz yüzde 3’e varabilmek. Onun için bütçeden her yıl Ar-Ge’ye, inovasyona kaynak aktarıyoruz. 2002 yılında Türkiye’de özel sektör, kamu sektörü ve üniversiteler toplam 1,8 milyar lira Ar-Ge’ye harcama yapmış. Türkiye’nin Ar-Ge’ye yıllık 70 milyar para harcaması lazım. Türkiye son 5-6 yıldır araştırma laboratuvarlarına çok ciddi kaynak harcadı. Laboratuvarları kurduk şimdi o laboratuvarlarda araştırma yapacak elemanları almamız lazım.” dedi.

Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, programın sonunda Ağbal’a hediye takdim etti. 

Yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun güney, iç ve doğu kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun batısı ile Muğla, Denizli, Afyonkarahisar, Kırşehir ve Diyarbakır çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah saatlerinde Marmara ile Batı Karadeniz’in iç kesimlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığının kuzey ve doğu kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı ve mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgar, genellikle kuzey ve doğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, sabah saatlerinde

KENDİ İLİNİZİN HAVA DURUMUNU ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN

Hatay çevrelerinde kuzeydoğudan kuvvetli olarak (40-70 Km/sa) esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı, zamanla çok bulutlu 17

İstanbul: Az bulutlu 17

İzmir: Parçalı ve az bulutlu, iç kesimleri yer yer çok bulutlu 20

Bursa: Az bulutlu 20

Adana: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 24

Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 22

Samsun: Parçalı bulutlu 17

Trabzon: Parçalı bulutlu 14

Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu 13

Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren sağanak yağışlı 20  

Zengin menüler, fast – food alışkanlıkları, zorla bitirilmesi istenilen tabaklar ve genetik faktörler. Sayılan tüm unsurlar çağın en korkutucu hastalıklarından biri olan obezitenin yükselen çıtasındaki başlıca sebepleri olarak görülüyor. Prof. Elmacıoğlu özellikle çocukluk çağında obezitenin önlenebilmesi ve gelecek yıllarda kronik hastalıklarla karşı karşıya kalınmaması için neler yapılması gerektiğine anlatı.

Anne sütü en önemli kalkan

Anne sütünün yaşam boyu çocuğu obeziteden koruyacak önemli kalkan olduğunu söyleyen Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, “Bugün dünyada en kıymetli şey çocukluk çağında obeziteden korunma eşittir anne sütü almak demektir. Anne süttü alan çocuklarda obezite görülme sıklığı çok daha az olduğunu hem bilimsel yayınlar ortaya koymuştur” dedi.

“Danışman diyetisyen” ve “beslenme dersi”

Okulların beslenme dostu kriterini yakalamış olması gerekliliğine vurgu yapan Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, “Hatta benim hayalim mutlaka okullarda ilkokullarda, orta öğretimlerde besleneme danışmanlarının varolması gerekiyor. Çünkü çocuklar her daim beslenme konusunda bir şeyler sormak istiyor. Öğretmenler yoğun çalışıyorlar, öğretmenlerin de beslenme konusunda yüzde 100 doğru bilgiye sahip olmalarını beklemek haksızlık olur. Dolaysıyla ben okullarda danışman diyetisyenin olması çocukluk çağın beslenmesinde önemli bilgi kaynağı olacağını düşünüyorum” diye konuştu. Prof. Elmacıoğlu ayrıca MEB’in müfredata beslenme konusunu ders olarak dahil etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “ Çocuğun büyümesi, gelişmesi, iyi bir spor yapabilmesi, aktif olabilmesi, yeni düşünce ve bilgi üretebilmesi adına beslenmenin önemini onlara anlatmamız lazım. Onlara beslenmeyi anlatmak içinde beslenmenin gerçekten bir ders olarak, hiç olmazsa hafta bir saat çocukların eğitim programına girmesi lazım.”

Anadolu mutfağına dönme çağrısı

Ebeveynlerin kendileri ve çocukları için öğün konusunda hassas davranması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu, şunları söyledi: “Sabahları ebeveynler, çocuklarını kahvaltı yaptırıp okula yollamalı hatta bu sadece çocuklar için değil çalışan anne ve babanın da kahvaltı ederek evlerinden çıkması lazım. Öğlen yemeklerini geçiştirmemek lazım. Ayak üstü beslenme modeli belki günümüzde ucuz ve doğru seçerseniz ihtiyacı karşılıyor ama yine akşamları Anadolu geleneğinde olan sofra modelimizi kurmamız lazım.”

HÜSEYİN ÇAKMAK – HALİME SEVİNÇ 

Seyhan Baraj Gölü’nde hayatı son bulan 25 yaşındaki Serpil Durmuş’un doğduğu andan itibaren yaşadığı yürek burkan dram şöyle ortaya çıktı: Adana Seyhan Baraj Gölü kıyısındaki Adnan Menderes Bulvarı üzerinde spor yapan vatandaşlar, suda bir kadın cesedi görünce durumu hemen polise haber verdi. Olay yerine gelen Adana Emniyet Müdürlüğü Sualtı Grup Amirliği’ne bağlı dalgıç polisler, cesedi sudan çıkardı. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan araştırmada, 25-30 yaşlarındaki kadının vücudunda bıçak veya silah yarası olmadığı belirlendi. 28 Mart tarihinde Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırılan cesedin üzerinden kimlik çıkmadığı için polis, genç kadının parmak izini aldı. Ancak parmak izinden de kimliği tespit edilemedi. Bunun üzerine güvenlik güçleri, kadının üzerindeki kıyafetten, konsomatris olma ihtimalini araştırdı. Kadının kolunda ise ünlü Rus şair Vasily Zhukovsky’nin adının yazılı olduğu dövme olduğu görüldü. Polis, kadının Rus vatandaşı olabileceği üzerinde durdu. Yaklaşık 200 barı dolaşan polis, elindeki fotoğrafla kadının kim olduğunu belirleyemedi.

Bu arada, 5 Nisan günü Eşe Durmuş tarafından yapılan kayıp başvurusundaki genç kızın, gölde cesedi bulunan kadına benzediği belirlendi. Polis, Eşe Durmuş’u morga götürdü. Eşe Durmuş, morgdaki cesedin üvey kızı Serpil Durmuş (25) olduğunu dövmesinden teşhis etti. Eşe Durmuş kızının 27 Mart’tan bu yana kayıp olduğunu belirtti.

Acılara dayanamamış

Bu arada Durmuş’u teşhis eden Eşe Durmuş’un genç kızın üvey annesi olduğu ortaya çıktı. Eşe Durmuş, Serpil Durmuş’un öz anne-babasının babasının Hanife-Erdal Yılmaz çifti olduğunu belirterek, “Serpil 2 yaşındayken babası kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiş. Annesi Hanife Erdal 1 erkek, 1 kız çocukla ortada kalmış. Bir süre sonra ise Hanife Erdal evlenmek istemiş. Ancak koca adayı, çocuklardan birine bakabileceğini söyleyince Hanife, erkek çocuğunu yanına almış. Kız çocuğunu ise mahallede çocuğu olmayan Durmuş Ali Durmuş ve Aysel Durmuş çiftine vermiş” dedi.

Durmuş, ailenin kıza soy ismini de vererek kendi evlatları gibi baktığını dile getirerek şunları kaydetti:
“Kısa bir süre sonra Aysel Durmuş hayatını kaybetmiş. Bunun üzerine Durmuş Ali Durmuş benim de kocam öldüğü için benimle evlendi. Biz, benim 2 çocuğum ve Serpil’le birlikte 3 çocuklu bir aile olduk. Ancak 2009 yılında Durmuş Ali, beyin kanaması geçirerek hayatını kaybedince ben 3 çocukla tek başıma kaldım. Serpil Durmuş’u ben büyüttüm. 20 yıldır ben baktım.”

Durmuş, psikolojisi bozuk olan ve şairlere çok düşkün olan Serpil Durmuş’un uyuşturucuya alıştığını ve defalarca intihar girişiminde bulunduğunu da söyledi.
Serpil Durmuş’un cenazesi öz annesi Hanife Erdal ile üvey annesi Eşe Durmuş tarafından morgdan alınarak Buruk Mezarlığı’nda toprağa verildi. 

Fatih Keçe-Serkan Çetinkaya

Ünlü ses sanatçısı İbrahim Erkal, Maltepe Başıbüyük’te bulunan evinin otoparkında baygın halde bulundu. Sitenin güvenlik görevlisi tarafından fark edilen Erkal, durumun sağlık ve polis ekiplerine bildirilmesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Yapılan ilk müdahalenin ardından Erkal, yoğun bakıma alındı.

İbrahim Erkal kimdir?

İbrahim Erkal (d. 10 Ekim 1967; Narman, Erzurum), Türk şarkıcı, söz yazarı, besteci ve oyuncu. 1984 yılında İbrahim Güzelses adıyla “Sarhoş Baki (Erzurum Türküleri)” adlı ilk albümünü çıkardı. Fakat sesini duyuramadı. 1994 yılının ilk ayında kendi adıyla çıkardığı ilk albümü Tutku adlı albümünü yayınladı. Bu albümle sesini duyurmayı başardı ve müziğiyle insanların ilgi odağı oldu. 1995 yılının ilk aylarında Sıra Bende/Aklımdasın adlı ikinci albümünü yayınladı. Albümdeki, “Sevmesende Olur” ve “İnsafsız” gibi şarkılar ön plana çıktı. 1996 yılının yaz aylarında üçüncü albümü Gönlünüze Talibim çıkmıştır. Albümün çıkış parçası olan “Unutmayacağım” yayınlanmıştır ardından ikinci parça “Canısı” yayınlandığında albüm büyük bir patlama yaşadı. Albüm listelere girdi ve satışları oldukça yükseldi. Albümdeki bir şarkı hariç hepsinin sözü İbrahim Erkal’a aitti. Daha sonra albümden “Erzurum’a Gel” adlı şarkı yayınlandı. İbrahim Erkal, ülke çapında tanındı. Albümün büyük başarısından sonra, Kral TV Video Müzik Ödülleri’nde dört dalda aday gösterildi ve ikisini kazanarak geceden iki ödülle birden ayrıldı. 1997 yılında Canısı adlı TV filminin baş rolünde Emine Ün ile birlikte oynadı. Film yayınlandığı gün çok reyting alınca dizi olarak yayınlanma kararı alındı. Aynı yıl Canısı adıyla STAR’da dizi olarak yayınlanmaya başlandı. Daha sonra dizi SHOW’a geçti ve 1998 yılında ekranlara veda etti.

1998 yılında dördüncü albümü Sırılsıklam çıktı. Albümden ilk olarak “Güllerede Küstüm” adlı şarkı yayınlanan ilk parça olmuştur. Ardından diğer hit şarkısı “Gavurun Kızı” parçasını yayınladı. Albüm oldukça beğenildi ve iyi bir satış grafiği çizdi. Albümden son olarak albümün en fazla ses getiren parçalarından birisi olan “Sen Aldırma” adlı parçayı yayınladı. Albümün adını taşıyan parçanın Eylül 1998 tarihinde dizisi yayınlanmaya başladı. 5 Ocak 2000 tarihinde beşinci albümü De Get Yalan Dünya’yı çıkardı. Albümle aynı adı taşıyan “De Get Yalan Dünya” adlı parça döneme damgasını vurdu. Ardından albümden bir parça daha yayınladı. 2001 yılında Su Gibi albümünü çıkarmıştır. Albümdeki “Aşkından Yanayım Mı (Gönül)” parçası döneme damgasını vurdu. Radyolarda ve televizyonlarda sıkça gösterildi. Ardından Aşkname, (2002), Gönül Limanı (2004), Yüreğinden Öpüyorum – Gülüm (2006), Aranağme (2008), Burnumda Tütüyorsun (2011) ve Nefes 1 (2015) albümlerini çıkardı.