İzmir Adliyesi önüne bomba yüklü araçla gelen teröristleri önlemek için canını ortaya koyan ve çatışmaya girerek olası bir katliamı önleyen kahraman polis Fethi Sekin ve aynı saldırıda şehit düşen adliye memuru Musa Can unutulmadı. İzmir Büyükşehir Belediyesinin Bayraklı’da 40 dönüm alan üzerine kurduğu Şehit Polis Fethi Sekin Parkı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katıldığı törenle açılırken, şehit polis Fethi Sekin ve adliye memuru Musa Can’ın isimleri caddeye verildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve ilçe belediye başkanları tabelaların üzerindeki örtüyü indirirken, Musa Can’ın ailesi gözyaşı döktü. Can’ın ablası, “Kardeşimi istiyorum” diyerek feryat etti.

Protokol, daha sonra park alanına giderek açılış törenine katıldı. Açılış törenine, şehit polis Fethi Sekin ve adliye memuru Musa Can’ın ailelerinin yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Vatandaşlar, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları attı.  Şehit polis Fethi Sekin’in babası Mehmet Zeki Sekin, törende yaptığı konuşmasında dinleyenleri duygulandırırken, “Şimdi bedeni aramızda değil ama her bahar geldiğinde, İzmir’in dağlarında çiçekler açtığında onun kokusunu duyacağım” dedi.

“Bizim sınırlarımız cetvelle çizilmedi”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu, “Teröristler hep şunu düşünürler; yılgınlık yaratır, istediklerimizi kabul ettiriz. O hainler şunu bilmiyorlar; Türkiye Cumhuriyeti sıradan devlet değildir. Ölümü göze aldılar. Bizim sınırlarımız cetvelle, pergelle çizilmiş sınırlar değildir. Binlerce şehidin sınırlarda kanı vardır. Şiddet ve terör nereden gelirse kimden gelirse gelsin, hepsinin önünde göğsümüzü siper etmeye hazırız. Bu ülke için vatanımız için bu mücadeleyi yapacağız. Bu bizim ortak görevimizdir, vatan görevimizdir. Az önce kısa bir film izledik. Terör örgütünün uzun namlulu silahlarla nasıl saldırdıklarını duyduk. O silah seslerinin bir benzerini ben Artvin’de yaşadım. Orada da en önde giden araçta bir askerimiz şehit oldu” dedi.

“Ben de o silah seslerini Artvin’de duydum”
İzmir’in özelliğinin Anadolu’nun her ilinden gelen insanların kendisini yabancı hissetmeden yaşaması olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Fethi Sekin Elazığlıdır, ben de Elazığ Ticaret Lisesi’nin ilk mezunuyum. Yıllarım Elazığ’da geçti. Gakkoş sözcüğünü ilk orada duydum, sevdiklerine ‘gakkoş’ diye hitap eder. Fethi Sekin Türkiye’nin gakkoşudur, bütün Türkiye’nin gönlünü titretti. O mücadeleyi yapmasaydı çok daha acı olaylar olacaktı. O gözünü kırpmadan ölüme koştu, daha acı olayın olmasını engelledi. Musa Can dışarıda neler oluyor diye baktığında hayatını kaybetti. Her iki şehidimize de rahmet diliyoruz. Onlar gözlerini kırpmadan ülkemiz, çocuklarımız için ölüme gittiler” ifadelerini kullandı.

“Onlara sıkılan her kurşun millete sıkılmıştır”
Emniyet teşkilatının öneminden bahseden Kılıçdaroğlu, onlara gerekli hakların verilmediğini savundu. Polislerin kimi zaman 24 saat gözlerini kırpmadan çalıştığına işaret eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Bizler akşamları evde rahat uyuruz, yemek yeriz, miting yaparız, toplantı yaparız. Zaman zaman koştururuz, zaman zaman kavga ederiz. Ama polislerimiz 24 saat görev başındadırlar. Biz evimizde uyuruz ama onlar görev başındadır. Kimimizin babası, kimimizin dedesi, kimimizin komşusu dolayısıyla onlar bu milletin parçasıdır. Polise sıkılan her kurşun, millete sıkılan kurşundur. Askere sıkılan her kurşun millete sıkılan kurşundur. Polislerimizin zor koşullarda görev yaptıklarını çok iyi biliyorum. Her birimizin ailesinde, yankında polis vardır benim de oldu. Dedim ya biz akşam evimizde misafir gelirken, oturup güzel güzel sohbet ederken, onlar güvenliğimizi sağlamak için görev başındalar. Onarlın tam olarak ödüyor muyuz? Ödeyemiyoruz. Günün 12, 24 saatinde görev yapan polislerimize haklarını ödememiz gerekir. Askerlerimiz de eksi 35 derecede terörle mücadele ediyorlar. Adım boyu kar içindeyken, biz İzmir’de, Hakkari’de rahat caddelerde yürüyelim diye mücadele ediyorlar. Dolayısıyla onlara şükran borçluyuz.”

“Asil, onurlu duruşumuzu sergileyeceğiz”
Şehitlerin asla unutulmaması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, “Sizlerden isteğim şehitlerimizi asla unutmayalım şehit ve gazilere gerekli değer vermiyoruz. Bir İngiltere’de bir şehit yakını mağazada anons edilir falan şehit ya da gazi mağazamızı onurlandırmıştır’ diye. Şehitlerimiz, yakınlarını, gazilerimizi kucaklayalım. Eğer bugün burada rahat konulabiliyor, bir arada sohbet edebiliyorsak bizim güvenliğimiz sağlayan polislerimiz ve askerlerimiz sayesinde. Onlara şükran borçluyuz. Hep birlikte dik, asil, onurlu duruşumuzu sergileyeceğiz. İzmir’e yakışan bir güzelliği hep beraber hayata geçirdik” dedi.

“İzmir’in dağlarında çiçekler açtığında kokusunu duyacağım”
Alkışlarla kürsüye çıkan şehit polis Fethi Sekin’in babası Mehmet Zeki Sekin, duygusal bir konuşma yaparken, dinleyenler de gözyaşlarını tutamadı. Oğlunun cenaze törenine ameliyatlı olduğu için katılamadığını hatırlatan baba Sekin, “İzmir şehidine sahip çıktı, Elazığ şehidine sahip çıktı, Türkiye şehidine sahip çıktı. 6 Ocak günü oğlum İzmirden uğurlanırken ben de tabutunun arkasından gitmek isterdim, arkasından ıslanmak isterdim. Benim yerinme tabutunu tutan, yağmur çamur demeden arkasından giden İzmir halkına teşekkür ediyorum. Şimdi bedeni aramızda değil ama her bahar geldiğinde, İzmir’in dağlarında çiçekler açtığında onun kokusunu duyacağım. Sizler de duyacaksınız, bu toprakları seven herkes duyacak” ifadelerini kullandı.

“Adliye binasına oğlumun isminin verilmesi için destek bekliyorum”
Oğlu Fethi Sekin’in doğduğu topraklara ihanet etmediğini ancak bunu hainlerin anlamayacağını söyleyen baba Sekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rahat uyu Türkiyem, şehitler ölmez vatan bölmez. Birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece hiç kimse vatanımızı parçalayamaz, bölemez. Bu güzel parkı yapıp İzmir’in hizmetine sunan, parka kahraman oğlumun ismini veren ve birçok sokakta ismini yaşatan başta Başkan Kocaoğlu ve emeği geçen herkese teşekkür ederim. Türkiye’nin dört bir yanında oğlumun isminin cadde, sokak, park, kütüphane gibi yerlere verildiği haberini alıyorum. Yeni doğan yavrularına Fethi Sekin adını veren anne ve babalara da teşekkür ediyorum. Bu, acımızı bir nebze de olsa hafifletiyor. Oğlumun adının İzmir Adliyesi binasına verilmesi için desteklerinizi bekliyorum. Bir Fethi Sekin ölür, bin Fethi Sekin doğar.”

“Emniyetin içinde hala Fethi Sekin’ler var”
İzmir İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın da İzmir Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederek, “Toprakları ancak o toprakların kahraman evlatları vatan yapabilir. Bu Anadolu topraklarında yüzyıllardır böyle oldu ve böyle olmaya devam edecek. 5 Ocak 2017 günü kahraman polis memuru Fethi Sekin, kentte katletmeye gelenlere ve onların piyonlarına çok büyük ders verdi. Kaleşnikoflara karşı tabancasıyla bir gül bahçesine gidercesine şehadete koştu. Şehit polis memuru Fethi Sekin İzmir’in Türkiye’nin kalbinde büyük bir yer etti. Eğer biz bu kentte ve ülkede huzurla yaşıyorsak Fethi Sekin ve onun gibi silah arkadaşları sayesinde yaşıyoruz. Buradan haykırmak istiyorum ki emniyet teşkilatı milletin, devletin bağrından çıkmış bir teşkilattır. Emniyet güçleri bu ülkeyi yıkmak isteyen bütün alçakların karşısında dimdik durmaktadır. Fethi Sekin hala emniyet güçlerinin içerisinde vardır. Hiç kimse endişe etmesin, biz devletimize milletimize sahip çıkacağız. Adliye sarayına verilmesi konusunda çalışmalar devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“Kahraman polisimiz nesilden nesile yaşayacak”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise “Bu herhangi tören değil, bu farklı bir şey. Ben 13 senelik belediye başkanlığımda ilk defa yaşıyorum. Bu bir anma, bu bir saygı. Bu vatanı vatan yapan, bu milleti ilelebet bağımsız yaşatan tüm şehitlerimize, başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere teröre karşı, kalkışmaya karşı, terör eylemlerine karşı mücadele eden, vatanımızı, geleceğimizi koruyan tüm şehitlerimize karşı başta şehitlerimiz Fethi Sekin ve Musa Can’ın aziz hatırası önünde saygı duyma törenidir. Bu töreni diğer törenlerden de farklı kılan budur. Biz bu vatan için canının veren insanları yaşatmak, onları unutturmamak zorundayız. Unutturmayacağız, onların ismi ilelebet yaşayacak. Onun hatırasının adliyeye neler kazandırdığını, kolluk kuvvetlerine nasıl bir yürek verdiğinin bilincindeyiz. Kahraman polisimiz nesilden nesile yaşayacaktır” diye konuştu.
Konuşmaların ardından, kurdele kesilirken, protokol mensupları parkı gezdi ve Fethi Sekin’in fotoğrafının bulunduğu park girişindeki tabelanın açılışını yaptı.

4 bölümden oluşuyor
İzmir Büyükşehir Belediyesinin yaklaşık 10 milyon liraya mal ettiği, 4 etap halinde projelendiren parkın içerisinde ‘Park İzmir’, ‘Park İzmir Kaykay’, ‘Park İzmir Çocuk’ ve ‘Park İzmir Çamlık’ bölümleri bulunuyor. Parkın 7’den 70’e her yaş grubuna uygun aktivite alanları, çocuk oyun ve spor alanları ve yeşil alan düzenlemeleriyle bölgede yaşayanların hem dinlenme, hem eğlenme hem de spor yapma ihtiyaçlarına cevap vermesi bekleniyor. İzmir’in yeni parkı, yapılan ışık düzenlemeleri ile geceleri de ayrı bir görünüme bürünüyor.

Hem havuz hem meydan
Kentin en nitelikli parklarından biri haline gelen Şehit Fethi Sekin Parkı’nın ana girişinde, ziyaretçileri manolya ağaçları ile gölgelenen bir meydan karşılıyor. Bu meydanda gezenler için su perdesi ile serinleyecekleri bir su arkadı ve çocukların oyun oynayabileceği üzeri fıskiyeli bir kuru havuz yer alıyor. Söz konusu havuz, suyu kesildiğinde bir meydana dönüşerek çeşitli etkinliklere imkan tanıyor. Ayrıca parkın içinden geçen su kanalı ise sıcak yaz günlerinde serinlemek isteyenlere soluk aldıracak.

Engelli çocuklara uygun oyuncaklar
Parkta ikinci bir havuz da, amfi tiyatronun bulunduğu alanda yer alıyor. Etkinlik zamanlarında havuzun suyu kesilerek, alan amfi tiyatroya dönüşüyor. İzmir’in simgesi palmiye ağaçları ile planlanan bu bölüm, aynı zamanda yol aksında da devam ediyor. Park içerisinde bisiklet severler ve yürüyüş-koşu yapmak isteyenler için dut ağaçları ile gölgelenen ve tüm alanı çevreleyen yollar da hazırlandı. Bu yollar, Şehit Fethi Sekin Parkı’nı Şehit Hakan Ünal Parkı’yla birbirine bağlıyor. Modern oyuncaklarla donatılarak engelli çocukların da kullanımına uygun olarak hazırlanan çocuk oyun parkı ise tarçın ağaçları ile gölgeleniyor.

Kaykay ve patenci gençlerin buluşma noktası
Şehit Fethi Sekin Parkı, yeşil alan düzenlemelerinin yanı sıra skate park, macera oyun parkı gibi değişik aktivite alanlarıyla özellikle macera tutkunu çocuk ve gençler için bir cazibe merkezi olacak. Skate Park’ta, kaykay ve paten yapmayı seven gençler hoşça vakit geçirecek. Kum zemin üzerine hazırlanan ahşap görünümlü macera oyun parkı ise parkın en ilgi çeken noktalarından biri olacak. Dökme kauçuk zeminli bir çocuk oyun alanıyla birlikte, korunan çam ağaçlarının altına çim tepelerden oturma alanları hazırlanıyor. Parkın bu bölümünde bir süs havuzu da yer alıyor.

800 adet ağaç
Şehit Fethi Sekin Parkı’nda mevsim değişikliklerine göre farklı renk ve koku özelliklerine sahip olan gravilya, çınar, mabet ağacı, sığla ve meşe gibi büyüdükçe anıt ağaç formuna ulaşabilecek ağaçlar ile sedir, çam, pembe çiçekli akasya, ıhlamur, palmiye türlerinde olmak üzere toplam 800 adet ağacın yanı sıra yaklaşık 32 bin adet çalı ve yer örtücü bitki yer alıyor. Çevrenin ihtiyacı da göz önünde bulundurularak planlanan otoparkların üzerini pembe çiçekli akasyalar süslüyor.

Teknoloji sevenler de unutulmadı
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentin birçok noktasında hizmete sunduğu ücretsiz Wİ-Fİ erişimi ile USB şarj noktaları hizmeti, Şehit Fethi Sekin Parkı’nda da yer alıyor. Güvenliğin kamera sistemiyle sağlandığı parkta, kendi kendini temizleyen akıllı WC’ler de kuruluyor.

Heykeli dikilecek
İzmir Büyükşehir Belediyesi, gösterdiği kahramanlıkla olası bir katliamı önleyen Fethi Sekin’in anısına, şehit düştüğü İzmir Adliyesi önüne bir de heykelini dikecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu amaçla ulusal düzeyde bir heykel yarışması düzenliyor. 

Ali Gözeten – Ceren Atmaca – Mihrap Düzöz

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Milli Eğitme devredilen öğrenci yurtlarından Demokrasi Şehidi Polis Memuru Ferhat Koç’un ismi verilen 15 Temmuz Şehit Ferhat Koç Kız İmam Hatip Lisesi Kız Öğrenci Pansiyonu ikinci yarı yılda faaliyete geçecek. Okulların açılmasına kısa bir süre kala çalışmaları yerinde inceleyen Kaymakam Üçer, tadilat çalışmalarını yerinde inceledi. Üçer daha sonra Hayırsever iş adamı tarafından yaptırılan Neziha-Kazım Atıcı İmam Hatip Ortaokulunda incelmelerde bulundu.

İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yıldız’ın da hazır bulunduğu programda açıklamalarda bulunan Üçer, daha önce FETÖ’cülerin öğrenci yurdu olarak yaptırdığı ve hain darbe girişimi sonrasında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne devredilen yurtta incelemelerde bulunduklarını ifade ederek, “Uzun süredir burada tadilat çalışmaları yapılıyordu. Artık bu çalışmalarda son geldik. Bugün itibariyle yurdumuzun her türlü ihtiyacını karşıladık ve öğrenci nakillerimizi gerçekleştirdik. 6 Şubat Pazartesi itibariyle 110 kişilik kız pansiyonumuz tam kapasite hizmet vermeye başlayacak. Bununla birlikte hayırsever iş adamı tarafından yaptırılan Neziha-Kazım Atıcı İmam Hatip Ortaokulumuz da artık eğitime hazır. Bu okulumuzda 6 Şubat Pazartesi günü eğitim-öğretime başlayacak. 16 derslik olarak yapılan okulumuza 214 öğrencimizin nakil işlemleri yapıldı. Biz ilçemizde eğitimin kalitesinin daha da artması için tüm çalışmaları yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. Bunun en açık göstergesi de ilçemizde sınıf başına düşen öğrenci sayısının Milli Eğitim Bakanlığımızın standartlarında olmasıdır. O nedenle eğitim bizim önceliğimiz olmaya devam edecektir” diye konuştu.
 

ABD Başkanı Donald Trump’un ülkeye göçmen girişlerinin sınırlandırılmasına ilişkin tasarıyı imzalamasının ardından tartışmalar devam ederken, karara ilişkin yeni haber Seatlle eyaletinden geldi. ABD Başkanı Trump’ın 7 ülkeye yönelik başlattığı seyahat yasağının Seatlle eyaletindeki federal yargıç James Robart tarafından ‘anayasaya aykırılık’ kararıyla durdurulmasının ardından karar kapsamındaki Suriye, Irak, İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen’li yolcular ABD’ye alınmaya başlandı.

Yasaklı yolcular ABD’ye alınmaya başlandı

Bu kapsamda Türkiye üzerinden ABD’ye gidecek yolculara da sevindirici haber geldi. Geçtiğimiz haftadan beri ABD’ye gitmekte sorun yaşayan söz konusu ülkelerin yolcuları bugünden itibaren Atatürk Havalimanı’ndan ABD’ye gerçekleştirilen uçaklara sorunsuz binmeye başladı. Kararın durdurulmasının ardından bazı havayolu şirketlerinin Atatürk Havalimanı’ndan New York, Washington, San Fransisco ve Los Angeles’a düzenleyeceği seferleri için terminale gelen yolcuların bilet işlemleri sorunsuz olarak yapıldı. ABD’ye giriş yasağı uygulanan bazı ülke vatandaşlarının bulunduğu yolcular, kararın geçici olarak durdurulmasının ardından kontroller sırasında herhangi bir sorun yaşamadı. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın 7 ülkeye yönelik başlattığı ABD’ye giriş yasağı kapsamında nedeniyle Atatürk Havalimanı’nda 28 Ocak’ta 10, 29 Ocak’ta 42, 30 Ocak’ta 4, 31 Ocak’ta ise 2 olmak üzere 58 kişi ABD’ye giden uçaklara alınmamıştı.

Ferhat Yasak
 

Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ı Ordu Büyükşehir Belediyesi ziyaretinde Başkan Enver Yılmaz, Başkan Vekili Ahmet Çoruh, Genel Sekreter Bülent Civelek, OSKİ Genel Müdürü Fatih Yürük, Genel Sekreter Yardımcısı Hikmet Yıldırım ve üst yönetim kadrosu karşıladı. Başkan Enver Yılmaz, Bakan Akdağ’a ziyaretinden duydukları memnuniyeti ifade ederek, “Büyükşehir Belediyemize ziyaretinizden dolayı teşekkür ediyoruz. Sağlıkta dönüşümün mimarı olan hükümetimizin bu alandaki hizmetinin mihmandarı Bakanımız olarak sizleri kutluyor ve teşekkür ediyoruz” ifadelerini kaydetti.

Başkan Yılmaz teşekkür konuşmasında, “İlimizde 800 yataklı bir şehir hastanesinin yapılacağının müjdesini verdiniz. Bunun yanı sıra sağlık alanında yapılacak yatırımlarla ilgili gerekli bilgilendirme yaptınız. Bu konuda sizlere çok teşekkür ediyoruz. Özellikle şehir hastanesiyle ilgili yaptığınız açıklama ilimizin yıllardır beklentisiydi. Yozgat ve Mersin Şehir Hastanelerinden sonra Ordumuzda da böyle bir projenin hayata geçecek olması bizleri çok mutlu etti. Şehrimizdeki yatırımlar için sizlere minnettarız” ifadelerini kaydetti.

“Enver Yılmaz, yüksek bir vizyonla şehri geliştirip dönüştürmeye devam ediyor”
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, her gelişinde değişen ve gelişen bir Ordu gördüğünü söyleyerek Başkan Enver Yılmaz’ın şehri dönüştürmeye devam ettiğini ifade etti. Mecliste Başkan Yılmaz’la birlikte uzun yıllar çalıştıklarını hatırlatan Bakan Akdağ, “Enver Bey’in Büyükşehir Belediye Başkanı olmasının ardından Ordu ilimizde gözle görülür değişimler yaşanmakta. Bundan da çok mutlu oluyorum. AK Partimizin en önemli özelliklerinden biri de hükümet işlerini sürdürürken, belediyecilik bayrağını da en yüksekte tutmuş olmasıdır. Bunun en önemli etkenlerinden biri, Sayın Cumhurbaşkanımızın belediyecilikten gelmiş olmasıdır. Ülkemiz son 15 yıl içerisinde hızlı bir biçimde gelişiyor ve bu dönüşümü Ordu ilimizde de görüyoruz. Değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız Enver Yılmaz, yüksek bir vizyonla şehri geliştirmeye ve dönüştürmeye devam ediyor” dedi.

“Artık köy suları da klorlanacak”
Sağlık Bakanlığının belediyelerle özellikle içme suyu konusunda işbirliği yürüttüğüne de dikkat çeken Bakan Recep Akdağ, “Sağlık Bakanlığı olarak, vatandaşımızın sağlıklı su içmesini çok önemsiyoruz. Türkiye bu konuda büyük bir mesafe katetti. Ülkemizde artık yok denecek kadar az olan tifo gibi birçok hastalığın kaynağı içme sularıdır. AK Parti hükümetimizle birlikte geçmişte büyük bir sorun olan içme suyundan kaynaklı bu hastalıkların da önüne geçtik. 80 milyonluk ülkemiz artık temiz su içiyor. Şimdi köy sularımızla ilgili bir prensip kararı aldık. Artık tüm köylerimizde içme sularının klorlanması otomatik klorlama cihazlarıyla yapılacak” diye konuştu.

“Enver Bey’i tebrik ediyorum”
Bakan Akdağ, Ordu’daki değişim ve dönüşümün önümüzdeki aylarda da devam edeceğinden emin olduğunu söyleyerek, “Değerli Büyükşehir Belediye Başkanımız Enver Bey ve arkadaşlarının Ordulu hemşehrilerimize mükemmel hizmetlerinin devam edeceğini düşünüyorum. Bu nedenle kendisini tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. 

Metin Akyürek

Son zamanlarda medya yolu ile yaygınlaşan ‘gezen tavuk’ yumurtasını kullanan bazı satıcıların müşterileri kandırdığını belirten Kayseri Yum-Bir Başkanı İbrahim Afyon, “Halkın doğal yumurtaya bakış açısı, ‘kirli olan yumurta doğal yumurtadır’ şeklinde. Bazıları da bunu kullanıyor ve yumurta fabrikalarından yarı fiyatına temin ettikleri kirli yumurtaları satın alarak, piyasaya üç-dört katı fazla fiyata ‘gezen tavuk yumurtası’ diye sürüyor.” dedi.

“Yumurtanın üzerindeki kir aksine zararlı”
Yumurtaların üzerindeki kirin, algının aksine sağlıksız olduğunu vurgulayan Başkan İbrahim Afyon, “Yumurtanın üzerindeki kir aksine zararlıdır. Yumurtanın üzerindeki gözenekten içeri geçebilir. Bunlar hijyen dışıdır. Biz paketlerimize kesinlikle bu tür ürünler koymayız. Halkımızdan ricamız şudur ki; ambalajsız ürün almasınlar. Paketlerin üzerindeki son kullanma tarihine dikkat ederek yüzeyi temiz yumurtalar satın arasınlar.” diye konuştu.

“Ticari yumurtadan farkı yok”
Özellikle gezen tavuk yumurtası aramanın gereksiz olduğunu belirten Başkan İbrahim Afyon, fabrikada üretilen yumurtaların daha hijyenik olduğunu savundu. Başkan İbrahim Afyon sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu tür yumurtaların ticari yumurtalardan hiçbir farkı yoktur. Hatta ticari yumurtaların şu avantajı vardır; hijyeniktir, yediği yem bellidir, bulunduğu ortam bellidir, aşılamaları ilaçlamaları zamanında yapılır ve kontrol altındadır. Herhangi bir hastalık riski oluştuğu an müdahale edilir ve o sürü kesime gönderilir.”

“Kullandıkları yemleri bizimle aynı fabrikadan alıyorlar”
Gezen tavuk üretimi yaptığını iddia eden üreticilerin de kullandıkları yemleri diğerleri ile aynı yem fabrikalarından aldıklarına dikkat çeken Başkan İbrahim Afyon, “Ticari ortamdaki tavuğun yediği yemle onların tavuklarına verdiği yem aynı. Biz de onlar da aynı fabrikalardan yem satın alıyoruz. Ayrıca, bu tavukların gezmesi için çok geniş alanlara ihtiyaç vardır. Ama mahalle arasında bile üretim yapıyorlar. Zaten yüz tane tavukla bir günde 200 yumurta nasıl elde edilir? Tavukların dışarıda gezebileceği mevsim de sıcak aylardır. Dolayısıyla burada da bir aldatmaca vardır.” ifadelerini kullandı.

Selma Kara

Bilgisi olmadan 3 GSM hattına 300 liralık borçtan dolayı icraya verildiğini belirten Fahri Sofu, “Bilgim olmadan adıma hat açılıyor ve bana borç geliyor bu işi anlamıyorum. Tek istediğim adalet” dedi.
GSM şirketinden yaklaşık 3 ay önce kendisine icra kağıdı geldiğinde şaşırdığını belirten Sofu, konuyu araştırınca üzerine haberi olmadan 3 GSM hattı açıldığını ve ödenmeyen borçlar yüzünden icraya verildiğini öğrendiğini söyledi.

Borçlar yüzünden zor durumda kaldığını belirten Sofu, “Devamlı seyahat halindeyim ve zaman zaman otellerde kalıyorum. Mecburen otellere kimlik bırakıyorum. Haberim olmadan bu yolla bir GSM şirketinden üzerime 3 tane hat alınıyor. Kimlik fotokopimi kullananlara firma ve bayi bu hattı neye göre veriyor anlamadım. 3 ay önce İstanbul 1’nci noterden bana icra kağıdı geldi ve ben de avukatı aradım. Avukat bana “Gidin en yakın savcılığa suç duyurunda bulunun” dedi. Ben de Görele ilçesine giderek Savcılığa suç duyurusunda bulundum. 3 ay sonra tekrar bana aynı GSM şirketi “borcunuzu ödemezseniz aracınıza haciz koyacağız” mesaj gönderdi” ifadelerini kullandı.

Sorunun çözümü için sonuna kadar mücadele edeceğini ifade eden Sofu, “Bu nasıl bir sistemdir. Bu sorunu çözmek için nereye gideceğiz. Kullanmadığım ve haberim olmayan 3 hat için bana icra geliyor. Durum böyle olunca bizde mağdur olduk. Bu işin sonuna kadar takipçisiyim, böyle bir iş olamaz. Yetkililere sesleniyorum, ben mağdurum ve mağduriyetimin giderilmesini istiyorum” şeklinde konuştu.

Fikret Bodur 

 

AK Parti Yozgat İl Danışma Meclis Toplantısı, Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, AK Parti İl Başkanı Harun Lekesiz ve vatandaşlar katıldı.

“Ne kadar terör örgütü varsa hepsi ‘hayır’ için işbirliği yapıyor”

Toplantıda konuşan Bakan Bozdağ, “Bakın hayırcıların safına PKK’ın elebaşları Kandil’den açıklama yapıyor. MHP ve AK Parti anlaştı bizi bitirecek diye. Onun için aman bu sistem gelmesin diye herkesi seferber ediyorlar. Pensilvanya’daki bedduacı FETÖ terör örgütünün elebaşı bütün kadrolarıyla onlarda hayır çıksın diye uğraşıyorlar. DHKP-C terör örgütü dahil ne kadar Türkiye’ye ve Türk milletine ihanet eden terör örgütü varsa hepsi hayır için iş birliği yapıyorlar. Şimdi CHP’de HDP’de aynı safta eylem birliği yapmışlar. O hedefi gerçekleştirmek için eylem birliği yapmışlar. Hedefleri de Türkiye’nin hükümet sistemini değiştirmesine engel olmak” dedi.

“Milliyetçi Hareket Partisi üzerine oyunlar oynanıyor”

Milliyetçi Hareket Partisi üzerine oyunlar oynandığını da söyleyen Bakan Bozdağ, “Oynayanlar da belli. Bu milletin hukukunu her zaman çiğneyenler. Oradan buradan karıştırıyorlar. Zannediyorlar ki ülkücüleri, MHP’lileri, vatanını, milletini sevenleri PKK ile hedef birliğinde aynı amaç için ter döktüreceklerine inanıyor bu zavallılar. AK Partilileri böyle yaptıracaklarına Saadet Partilileri, Büyük Birlik Partilileri böyle yaptıracaklarına inanıyorlar. Boşa kürek çekmeyin. Ne bir AK Partili ne bir MHP’li ne bir Saadet Partili ne de BBP’li, PKK ile hedef birliğine ve bu hükümet sistemine hayır kampanyası yapmaz, yapılmasına dahi izin vermez. Onların vatan, millet ve devlet sevgisi buna mani olur” ifadelerini kaydetti.

Memleketi Yozgat’ta Cumhurbaşkanlığı sistemi için ‘evet’ diyen Bakan Bozdağ, Yozgatlılara seslenerek “Yozgat bir kaledir ve milletin kalesidir partilerin kalesi değil. Kim milletine devletine sahip çıkıyorsa Yozgatlı da hep milletine, devletine sahip çıkanlara sahip çıkmıştır. Onun içinde de bu referandum sürecinde bütün hemşerilerime diyorum ki durmak yok yola devam. Türkiye’mizin gelecekte daha güçlü olması için bu hükümet sistemi değişikliğini el birliğiyle yapmamız ve halkımızın evet demesiyle Türkiye’nin geleceğini yeniden kurmalıyız. Büyük Türkiye’nin temelleri inşallah evetlerle atılacaktır. Ben büyük Türkiye için bölgesinde ve dünyada güçlü yol ve pota belirleme kudretine sahip büyük bir Türkiye için evet diyorum, evet diyorum, evet diyorum. Yozgatlı da evet demeye var mı? Allahın izniyle bu iş evetle bitecek ve evetle yollar açılacak” şeklinde konuştu.
 

Bahadır Muhlis Gökgül
 

Bir dizi ziyaret ve açılış için Şanlıurfa’ya gelen Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Cazibe Merkezleri programı kapsamında Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odasında (ŞUTSO) iş adamları ve STK temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Elvan, Cazibe Merkezleri programı kapsamında yatırım yapmak isteyen iş adamları ve girişimcileri devletin destekleri konusunda bilgilendirdi.

Devletin yatırım yapmak isteyenlere her türlü desteği vereceğini dile getiren Bakan Elvan, yatırım için alınan paranın başka alanlarda kullanılmasına ise asla müsaade etmeyeceklerini belirtti.

AK Parti döneminde ciddi yatırımların hayata geçirildiğini belirten Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, “Şanlıurfa medeniyetler şehridir, peygamberler şehridir. Bir turizm ve tarım şehridir, şehrimizin bunların tamamını barındıran bir gücü var. GAP’ın merkezidir. Bölge üretiminin bir merkezidir. 14 yıldır yaptığımız yatırımlar böyle bir merkez olmasını güçlendirmiştir. Şanlıurfa gelişmeden bölge ve ülke gelişmez. Şanlıurfa Cazibe Merkezi Projesinin de merkezdedir. 23 ili kapsayan cazibe merkezlerimizde hemen hemen merkezde sayılıyor. Özellikle AK Parti hükümetleri döneminde önemli teşvik programları hayata geçirildi. Bugün burada Cazibe Merkezleri Programının farklı bir yönü var. Yatırım yapmak isteyen bir yatırımcımız normalde teşvik belgesi alır ve bu yaklaşımımız devam edecek ama bunun ötesine taşıdığımız yeni bir program var. Bu programla yatırımcılarımızın önünü daha iyi görmelerini sağlayacak bir paket hazırladık. Yatırıma başladınız, bankaya kredi başvurusunda bulundunuz. Belki kredi alamadınız. Bu projenyle böyle bir sıkıntı yaşamayacaksınız. Yatırımı devlet yatırımcıyla birlikte gerçekleştirecek. Baştan sona sizlerle birlikte hareket edeceğiz” dedi.

“İŞİN HER SÜRECİNDE SORUNLARINIZ BİZİM SORUNLARIMIZ OLACAK”

Yan sanayinin gelişmesini istediklerini dile getiren Elvan, “İşin her sürecinde sorunlarınız bizim sorunlarımız olacak. Biz yatırımcıyı yönlendireceğiz. Rahmetli Turgut Özal Döneminde ciddi bir teşvik programı hayata geçirildi ama bazı yatırımlar yarım kaldı. İhtiyaç fazlası yatırımlar yapıldı. Bir süre sonra atıl durumda kaldı. Biz yatırımcıyı bu konuda yönlendireceğiz. Sizler yatırım destek ofisine başvuracaksınız. Kimler yatırım yapmak istiyor onlara bakacağız. Örneğin ayakkabı imalatına yönelik yatırım yapmak isteyenlere Şanlıurfa’ya gidersen desteği vereceğiz diyeceğiz. Bunu o ilin uzmanlaşması ve kümeleşmesi için yapıyoruz. Küme oluşturmak zorundasınız yoksa ayakta kalmaları zor. Yan sanayinin gelişmesini de arzu ediyoruz. Belli alanlarda uzmanlaşmasını istiyoruz. Alanlarımız olacak ve buna yoğunlaşacağız. Yatırımcıya danışmanlık hizmeti vereceğiz. Neye göre yönlendiriyorsunuz diyebilirsiniz. Biz illerin rekabet gücünün ne olduğunu, hangi alanlarda yatırım yapılırsa iyi olacağını, illerin rekabet güçlerini bir bütün olarak analiz ederek danışmanlık hizmetlerini sizlere sunacağız. Önceliği deneyim sahiplerine vereceğiz. Hayatında hiç imalat sektörüne girmemiş kardeşimizin talebi varsa red etmeyeceğiz ama ikinci sırada yer vereceğiz. Bu illerimize büyük ölçekli firmaların da gelmesini arzu ediyoruz. Önümüzdeki günlerde Mardin, Elazığ, Kars programlarım var. MÜSİAD, TÜSİAD gibi kuruluşlara da bu cazibe merkezi programını anlatacağım. Başvurular illerdeki kalkınma ajanslarına bağlı yatırım destek ofislerinde yapılacak. Neler yapılacağı konunda oradakilere eğitim verdik” dedi.

“DEVLETİN DESTEĞİ HER AŞAMADA OLACAK”

Devletin yatırım yapmak isteyenlere her türlü desteği verip kolaylığı sağlayacağını söyleyen Elvan, “Bu program ne getiriyor. Bir proje fikriniz var. Yatırım yapmak istiyorsunuz. Kalkınma Bankamıza geleceksiniz. Fizibilite çalışması yapalım. Hangi bölgeye yatırım yaparsanız iyi olacak diye bir fizibilite çalışmasını bedelsiz yapacağız. Hangi yatırımı yapacağımı biliyorum derseniz de ne ihtiyacınız var, arsaya. Ne yapacağız, size bedelsiz arsa tahsis edeceğiz. Arsa tahsisinden sonra ne yapacaksınız, bina. Bina için de iki teklif sunacağız. Siz yapabilirsiniz, bedelini biz ödeyeceğiz. Bir kısıt var mı, o da 20 bin metre kareye kadar ve maliyeti 10 milyonu geçmeyecek kadar, biz karşılıyoruz. Siz benim adıma yapabilirsiniz derseniz valiliğimiz bu binayı yapacak ve biz bedelini valiliğe vereceğiz. Arsayı verdik, binayı da verdik. İçine makine almanız lazım. Nasıl alacağız. Benim bir kaç evim var, başka da vereceğim ipoteğim yok diyeceksiniz. Banka az olduğu için ipotek almıyor. İşte bu sorunu da çözdük. Bir paket olarak dünyada bir ilk. Teminatla uğraşmıyorsunuz. Siz listesini oluşturup Kalkınma Bakanlığımıza ulaştıracaksınız. Devletten para alıp başka alanda kullanabilir miyim diyen varsa unutsun. Biz işin en başından yanınızdayız. 7 gün, 24 saat ne yaptığınızı bileceğiz. Gerçek yatırımcının yanındayız” ifadelerine yer verdi.

“YÜZDE 70 DEVLETTEN, YÜZDE 30 YATIRIMCIDAN”

Devletin yatırım yapmak isteyenlere yüzde 70 destek sağlayacağını belirten Bakan Elvan, “Makineleri dışarıdan ithal edebilirsin. 6 yıl vade ile faizsiz, ilk iki yıl ödemesiz. Yerli ise 6 yılı 10 yıla çıkarıyoruz. İlk 3 yıl ödemesiz ve faizsiz. Kalkınma Bankası, projeniz onaylanmışsa siz e kredinizi verecek. Sırada elaman istihdamı var. İşçilerinizin eğitim masraflarını biz karşılayacağız. Eğitip fabrikaya eleman aldınız. Mal üretmeye başladınız. İşletme sermayesine ihtiyacınız olursa almış olduğunuz kredinin faizinin yarısını biz karşılayacağız. İlave teminat istemeyeceğiz. Hiç param yok ama deneyimim var diyenlere de bu iş olmaz, sen de elini taşın altına koyacaksın diyeceğiz. Yüzde 30 öz kaynak olarak siz koyacaksınız. Binayı kendiniz yaparsanız yüzde 30’u öz kaynak olarak sayabiliriz. Yüzde 30 siz koyacaksınız, yüzde 70 biz koyacağız” dedi.

“YATIRIMCIYA YÜZDE 15 FİYAT AVANTAJI”

Kamunun ihtiyaçları konusunda yapılacak ihaleye giren ilin yatırımcılarına yüzde 15 fiyat avantajı sağlanacağını söyleyen Bakan Elvan, “Şanlıurfa’da ürettiğiniz bir malın kamu tarafından alımı söz konusuysa Şanlıurfa’da üretim yaptığınız için size yüzde 15 fiyat avantajı sağlayacağız. Fiyatınız yüzde 15 fazla olsa bile sizi tercih edeceğiz. Bu Türkiyemiz, Şanlıurfa, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu için büyük bir fırsat. Bu güne kadar böyle bir teşvik programı uygulanmadı. Artık bir kaygınız olmayacak. Hesabınızı kitabınızı bileceksiniz. Şanlıurfa’nın önemli bir avantajı var. Bir tarım şehri. Çok geniş sulama projelerimiz var. Suruç ve Bozova sulamasına baktığımızda yatırım 4 milyar lirayı geçiyor. 2,5 milyarlık kısmını harcadık. Suruç’ta 100 bin hektar, Bozova’da 60-65 bin hertarlık bölümü hayata geçirdik. Bu konuda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’e çok teşekkür ediyorum. Arazi toplulaştırmada kilometrelerce kanallar inşaa ediyoruz. Toplulaştırmayı biz başlattık ve önemsiyoruz. Şanlıurfa’da bir milyon hektarın toplulaştırması hedefi var. Yaklaşık 200 bin hektarını yaptık” ifadelerini kullandı.

“NİTELİKLİ ELEMANLARI BİZ YETİŞTİRECEĞİZ”

Yatırımcının istihdam konusunda kalifiye eleman ihtiyacını da karşılayacaklarını söyleyen Bakan Elvan, “Şanlıurfa’nın üretime dayalı ciddi bir altı yapısı var. Geri kalmışlık hususunu kapatıyoruz. Şanlıurfa şahlanacak. Siz de hükümetinize, devletinize güvenin. Şu ana kadar 3 milyar lira proje tutarında bir ön yatırım talebi var. 23 ilde 20 milyar lirayı geçti ama biz daha yukarı çekmek istiyoruz. Siz yatırım yapın, biz size nitelikli eleman yetiştirelim. Neye ihtiyacınız varsa biz personeli eğiteceğiz, siz istihdam edeceksiniz. Şanlıurfa işsiz oranının mevcut sayısını kat kat istihdam edecek güce sahip. Sizin aranıza gerçek anlamda üretim yapmak istemeyenler girebilir ama biz bunlara müsaade etmeyeceğiz. Bizim gerçek yatırımcılara kapımız açık” şeklinde konuştu.

Bakan Elvan’ın konuşmasının ardından Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi ile Türkiye Ayakkabıcı Sanayicileri Derneği arasında yapılan projenin protokolü imzalandı.

Bekir Basmacı 

Okul bahçelerinde kar kaldırma işlemin ardından yıkama çalışmaları yapılırken okulların çevreleri ve bağlantı yollarında da gerekli çalışmalar hızlı bir şekilde sürüyor. Belediye ekipleri şehir merkezi olmak üzere ilçe merkezlerindeki temizlik çalışmalarını da sürdürüyor. Trabzon şehir merkezinde Meydan Parkı, Uzunsokak ve Kahramanmaraş Caddesi gibi işlek alanlarda temizlik çalışmaları tamamlanırken ana caddeler ve kamusal alanlardaki çalışmalara ek olarak, kaldırımlar, pazaryerleri, sokak ve caddeler, tali alanlar gibi noktalarda da temizlik çalışmaları sürüyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi mahalle yollarının ulaşıma açılması çalışmalarını da yoğunlaştırarak sürdürülüyor. 692 mahallesi bulunan Trabzon’da ana yolu henüz ulaşıma açılmamış olan çoğunluğu yayla ve dağ mahallesi olmak üzere 10 mahalle bulunurken bu mahalleler ile birlikte ana yolu ulaşıma açılmış olan tüm mahallelerin tali yollarında yol açma çalışmalarına aralıksız olarak devam ediliyor. Bu kapsamda çalışmalarını il genelinde sürdüren Belediye ekipleri kalınlılığı yer yer 3 metreyi bulan kar kütleleri ile mücadele ediliyor.

109 hastanın sağlık ekiplerine nakli sağlandı
Kırsal mahallelerdeki çalışmalarına aralıksız sürdüren Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların mağduriyet yaşamasının önüne geçilmesi için kar mücadelesi çalışmalarında prensip edindiği, hasta, cenaze vb durumlara öncelikli olarak müdahale etmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda 112’den gelen tüm taleplere anında yanıt veren Belediye ekipleri, önceki gece Of ilçesinin Yanıktaş Mahallesi kırsalında kalp ve şeker hastası olan Emine Çapoğlu’nun hastaneye ulaştırılmasını sağladılar.

Gece geç saatlerde Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yardımına geldiğini gören Çapoğlu, “Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, Büyükşehir Belediye Başkanımızdan Allah (c.c.) razı olsun. Hızır gibi yetiştiniz” diyerek memnuniyetini dile getirdi. Büyükşehir Belediyesi ekipleri il genelinde kar yağışının başladığı 26 Ocak’tan itibaren bu şekilde 109 hastaya müdahale gerçekleştirdi.
Büyükşehir Belediyesi, buzlanmaya karşı tuzlama çalışmalarını da aralıksız olarak sürdürüyor. Bu kapsamda tüm ana arterler ile birlikte gerekli tali yollar, hastane yolları, kamusal alanlara ulaşımı sağlayan yollar düzenli olarak tuzlanıyor.

İl genelinde sürdürülen kar mücadelesi çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, söz konusu çalışmalara ara verilmeden en az bir hafta daha devam edileceğini ifade etti. Trabzon’un son 57 yılın en büyük kar yağışı ile karşı karşıya kaldığını hatırlatan Başkan Gümrükçüoğlu, “Kırsal mahallelerimizde kar kalınlığının 3 metreyi bulduğu noktalar var. Pazartesi günü okulların açılacak olması münasebetiyle okul alanlarında temizlik çalışmalarını programlayarak çalışmalara başladık. Bunun yanında her noktada gerek temizlik, gerek yol açma ve buzlanmaya karşı tuzlama çalışmalarına ara vermeden devam ediyoruz” diye konuştu. 

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, daha önce 400 yataklı Devlet Hastanesi projesi iptal edilen Ordu’da 800 yataklı son teknoloji Şehir Hastanesi inşa edecekleri müjdesini verdi.  İnceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Ordu’ya gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ordu Valiliğini ziyaret etti. Valilik ziyaretinde ilk olarak şeref defterini imzalayan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, daha sonra Valilik makamına geçti. Valilik makamı ziyaretinde AK Parti Ordu Milletvekili Ergün Taşçı, Ordu Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, Altınordu Belediye Başkanı Engin Tekintaş, AK Parti Ordu İl Başkanı Uğur Çelenk ve protokol üyeleri hazır bulundu.

Burada bir açıklama yapan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Mersin’de son teknoloji niteliğinde Şehir Hastanesini hizmete açtıklarını, bundan sonra başta büyükşehirler olmak üzere bu tür hastaneler inşa edeceklerini belirtti. Bakan Akdağ, Ordu’da da 800 yataklı kamu-özel işbirliği ile ‘Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ niteliğinde çok donanımlı ve son teknoloji bir Şehir Hastanesi inşa edeceklerini açıkladı. Daha önce 400 yataklı inşa edilmesi planlanan Ordu Devlet Hastanesi ihalesinin iptal edildiğini hatırlatan Bakan Akdağ, “Ordu’da daha önceki planlanan 400 yataklı yeni bir Devlet Hastanesi, ayrıca Ordu Üniversitesi kampüsü içerisinde yine o büyüklükte iki ayrı hastane planlanmıştı. Bunu milletvekili arkadaşlarımızla, Büyükşehir Belediye Başkanımızla, Bakanımızla ve ODÜ rektörümüzle istişare yaptık. 800 yataklı son teknoloji ve muazzam bir Şehir Hastanesi inşa etmeyi uygun gördük.” dedi.

“800 yataklı muazzam bir hastane inşa edeceğiz”
Bakan Akdağ, şöyle konuştu: “Benim tecrübelerim de şunu gösteriyor: Eğer Ordu gibi bir büyükşehire layık gerçek bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi istiyorsanız oranın güçlü olması lazım. Hem yatak sayısı itibariyle hem de böyle bir eğitim araştırma hastanesine gelecek hasta sayısı ve hasta çeşitliliği itibariyle güçlü olması lazım ki orası gerçek bir Eğitim ve Eğitim Araştırma Hastanesi olsun. Biz Ordu’da hep böyle bir hastane hayal ettik. Ama başka problemlerimiz vardı. Bu sefer üniversitemizle işbirliği yapınca üniversitede 75 dönüm arsa temin edebildik. Böylece 800 yataklı bir şehir hastanesi yapma imkanımız doğdu. Sağlık Bakanlığının hastaneyi inşa ettiği, Sağlık Bakanlığının hastane yönetimin yaptığı, mali çerçevesini belirlediği, üniversitenin de eğitim ve araştırma yaptığı bu şekilde 23 işbirliğimiz var. Sayın Cumhurbaşkanımızın memleketi Rize’den Sakarya’ya kadar böyle 23 hastanemiz var. Hepsi de çok başarılı olarak hizmet veriyor. Ordu’nun bir damadı olarak Ordu’ya en iyisini istiyorum. Muazzam bir hastane yapacağız. Böylece üniversitemiz çok kolay gelişecek. Bazen küçük olsun benim olsun zihniyeti ortaya çıkabiliyor. Hayır, büyük olsun muhteşem olsun, vatandaşımıza en mükemmel hizmeti verecek olsun ve ortak kullanalım. Ordu’ya son jenerasyon bir hastane yapacağız. Çalışmalara başladık. Şu andaki Ordu Devlet Hastanesinin 5 katı bir hastane inşa ediyoruz. Ancak çok kısa sürede inşa ediyoruz. Bu seneye yetiştirmeye çalışacağız.”

“Hastane kamu-özel işbirliği ile yapılacak”
Hastaneyi kamu-özel işbirliği ile yapmayı planladıklarını belirten Bakan Akdağ, şu açıklamayı yaptı: “Ordu Şehir Hastanesinin kamu-özel ortaklığında yapılması fikri doğdu. Bunu Kalkınma Bakanlığı ile görüşüyoruz. Kamu-özel ortaklığı bize şunu sağlıyor. Hem daha kısa bir sürede hastaneye kavuşabiliyoruz, hem çok daha kaliteli bir hastaneye sahip olabiliyoruz. Çünkü bu hastaneleri yapan firmalar 25 yıl boyunca hastaneyi en mükemmel bir şekilde tutmak zorundalar. Biz bunlara yıllık ödeme yapıyoruz. Ama kamu binası ve hastane binasını normal yolla ihale ediyorsunuz, zaman zaman iyi sonuçlar alıyoruz zaman zaman iyi sonuçlar alamıyoruz. Çünkü işi yapan firma parasını alıyor ve gidiyor. Oysa burada işi yapan firma parasını alıp gitmiyor. Burada işi yapan firma 25 yıl boyunca hastanenin her şeyinden sorumlu. Bir kapının kolu arızalandı ise onu hemen yapması gerekiyor, asansörlerden biri sorunlu olsa anında yapmak zorunda oluyor. Aksi takdirde düzenli ödemelerini alamaz. Bu yöntem çok daha kaliteli hastane ve hizmet getiriyor. İnşallah Ordu bu şekilde olacak.

Bakan Akdağ ayrıca Ordu’ya çok donanımlı Acil Sağlık Merkezi inşa edeceklerini, halen Aybastı ve Korgan’’da hastane inşaatlarının sürdüğünü ve en kısa zamanda hizmete gireceklerini de belirterek, “Onun dışında Akkuş’ta, Ulubey’de ve Gölköy’de hastane programlarımızda yer alıyor.”  

Metin Akyürek