Süper Loto 2 Şubat 2017 Milli Piyango çekiliş sonuçları açıklandı. Süper Loto sonuçlarını sitemizde bulabilirsiniz.. Bu hafta 48. kez çekilen Süper Loto’da kazandıran numaralar belli olur olmaz saat 21:30’dan itibaren çekiliş sonucu sitemizde olacaktır…

Süper Loto’da bu hafta yapılan çekilişte dev ikramiye Ankara Çankaya’da bir kişiye çıktı. Dev ikramiye tutarı tam 21.032.070,15 TL

İŞTE SÜPER LOTO 2 Şubat 2017 SONUÇLARI:

14 17 18 43 47 49

SÜPER LOTO 2 ŞUBAT 2017 DETAYLI SONUÇLARI

 

SÜPER LOTO NEDİR?

Süper Loto, Milli Piyango İdaresi tarafından Perşembe günleri çekilişi yapılan bir şans oyunudur.

SÜPER LOTO NASIL OYNANIR?

Aynı kolonda 1’den 54’e kadar olan rakamların arasından altı rakam seçilerek oynanır. Süper Loto’dan ikramiye kazanabilmek için aynı kolon içerisinden en az üç rakamın çekiliş sonuçları ile uyuşması gerekir. Altı rakam çekiliş sonuçları ile uyuştuğu durumda büyük ikramiye kazanılır. Büyük ikramiye bilen olmadığı durumda bir sonraki haftaya devir eder. (Rıdvan Turşak / İHA)

SÜPER LOTO NE ZAMAN ÇEKİLİR?

25 Ekim 2007 tarihinden beri şans oyunu her haftanın Perşembe günü yapılmaktadır.

EN ÇOK ÇIKAN İKİLİ GRUPLAR

Süper Loto çekilişinde bugüne kadara en çok çıkan ikili grupların başında 35-45 ve 9-35 ikilisi geliyor. Bu iki grup toplam 13’er kez çekildi. Daha sonra ise Süper Loto çekiliş sonuçlarına göre en çok çıkan ikili gruplar 12’şer kez ile 19-25, 20-49, 26-50, 15-37 ve 31-35 oldu. Su ana kadar hiçbir 4’lü grup üç kez bir arada çıkmadı.

6 TUTTURMA İHTİMALİM NE?

Süper Loto resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre 6 tutturma ihtimali 25 milyon 827 bin 165’te 1 olarak görünüyor. Tabi bu her bir kolon başına olan ihtimal. 25 milyon 827 bin 165’i oynadığınız kolon sayısına bölerseniz asıl tutturma ihtimalinizi öğrenebilirsiniz.

İstanbul Küçükçekmece’de kocası tarafından öldürülen Sinem Metin Şahin’in (26) cenazesi, memleketi Tokat’ın Niksar ilçesine bağlı Kuyucak köyündeki evine getirildi. 7 aylık evliyken kocası tarafından vurularak öldürülen Sinem Metin Şahin’in yakınları uzun süre gözyaşı döktü. Rıza ve Türkan çiftinin 4 kızından birisi olan Sinem Metin Şahin son yolculuğuna uğurlanırken kuaför olan ablası Seval Metin, “Yoldaşım benim, kahpelere yenik düştün bebeğim” diyerek göz yaşı döktü.

Abla Selvi Metin “Mavişim güzel gözlüm” diye ağıtlar yakarken kız kardeşi Seren “Benim duvağımı sen örtecektin” diyerek feryat etti. Anne Türkan Metin kızının tabutuna sarılarak gözyaşı dökerken, baba Rıza Metin metanetini korumaya çalıştı. 

Sinem Metin Şahin’in cenazesi Cem Dedesi Rıza Yılmaz tarafından helallik alındıktan sonra köy imamı Yusuf Yıldırım tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

“Yavrum boşanma davası açmıştı”
Anne Türkan Metin, kızının boşanma aşamasında olduğunu ifade ederek, “Benim yavrum hiçbirisini hak etmedi. Yavrum boşanma davası açmıştı. Kahpelik yaptılar benim yavruma. Kahpe kurşunla yaptılar” diye konuştu. Köy halkı da yaşananları “vahşet” olarak değerlendirerek olayı kınadı.

Olay
İstanbul Küçükçekmece Mehmet Akif Ersoy Mahallesi 3. Sakarya Sokak’ta meydana gelen olayda, Mustafa Şahin, boşanma aşamasında olduğu eşini takip ederek bir kuaförde barışmak için konuşmak istemişti. Konuşma sırasında eşiyle tartışan Mustafa Şahin, yanında getirdiği tabanca ile eşi Sinem Metin Şahin’i vurup intihar etmişti. Mustafa Şahin’in İstanbul’da toprağa verildiği öğrenildi.

Nurhan İçmez 

 

ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleriyle birlikte Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’yi ziyaret etti. Kongre ve fuar turizmi, sağlık turizmi, termal turizm ve savunma sanayinin Ankara için önemine işaret eden Başkan Baran, Ankara’nın bu alanlarda gelişmesi için yurt dışına direkt uçuşların arttırılması gerektiğini vurguladı. Başbakan Yardımcısı Canikli, önemli uçuş noktalarına Ankara’dan direkt uçuşların belirli bir süre için desteklenebileceğini belirterek, “Bu daha önce de denenmişti. Denge çerçevesinde bir deneme daha yapabiliriz. Belli bir marjla, belli bir süre için, belirlenmiş bir hedefe ulaşana kadar geçici bir desteği içeren bir uygulamayı tekrar hayata geçirebiliriz. Hangi noktalar direkt uçuşa açılabilir, onu bir çalışsınlar” ifadelerine yer verdi.
Canikli, Türk Hava Yollarının karlılık üzerine kurulu ticari bir şirket olduğunu da hatırlattı.
ATO Başkanı Baran ise “Sistem oturana kadar bu süreye tahammül gösterildiğinde Ankara’dan direkt uçuşlarla ilgili hiçbir sıkıntı olacağını düşünmüyorum” karşılığını verdi.

“Reel sektör olarak bizler de sıkıntıdayız”
Konuşmasında Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini de belirten Baran, “Reel sektör olarak bizler de sıkıntıdayız. Bu günlerin yakın zamanda aşılacağını düşünüyoruz” dedi.

Türkiye’nin uzun yıllar yüzde 70-80’lere varan enflasyonla ve PKK terörüyle mücadele ettiğini anlatan Baran, “Enflasyonla bizi yıkamadılar. Ondan sonra PKK terörünü üzerimize saldılar” değerlendirmesinde bulundu. Fetullahçı Terör Örgütünün darbe girişimine de değinen Baran, şunları kaydetti:
“Şimdi de ekonomik terör var. Yine dışarıdan düğmeye bastı birileri. Ülkemizin üzerinde yine kirli oyunlarını sergilemeye çalışıyorlar. Dövizdeki oynamalar, ihracat yapan insanımızı, bizleri, vatandaşımızı sıkıntıya sokuyor. Ama bizlerin dik durmasıyla, yatırımlarını aksatmamasıyla, sizlerin güven ortamını sağlamasıyla bu ekonomik terörün de çok kısa zamanda üstesinden geleceğimizi düşünüyorum. Bizler sizlerin yanındayız. Elimizden gelen her ne varsa yaparız.”

ATO’nun bilişim altyapısındaki sıkıntıları TOBB ile birlikte çözme gayreti içinde olduklarını belirten Baran, “İnsanların odamıza gelmeden iş yerlerinden, evlerinden evraklarını alabilecekleri bir ortamı kısa zamanda sağlamayı ümit ediyoruz” dedi.
Baran, ATO’nun TOBB öncülüğünde başlatılan Nefes Kredisi’ne en çok destek veren Oda olduğuna da dikkati çekerek, “İmkanlarımızın önemli bir kısmını buraya ayırdık” diye konuştu.
Baran, yeni yönetim olarak Ankara tüccarının yanında olma, ATO’nun hizmet kalitesini artırma ve Ankara’nın sorunlarını çözme gayreti içinde olduklarını bildirdi. Temeli atıldıktan sonra atıl kalan Akyurt Fuar Alanı Projesi’nin hayata geçirilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyleyen ATO Başkanı Baran, “Sayın Başbakanımızın bu konuda talimatı var. Fuar alanını kendileri de önemsiyor, biz de önemsiyoruz” açıklamasında bulundu.
Ziyaret sırasında ATO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri de Başbakan Yardımcısı Canikli’ye sektörlerinin sorunlarını ileterek çözüm önerilerini sundu. ATO üyelerinin sorunlarını not alan Canikli, yeni yönetimi tebrik etti. 

Benan Özben
 

İstanbul’da 18 Temmuz 2016’da Şişli Belediyesi İmar ve Şehircilikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Cemil Candaş’ın başından vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlanarak iddianame hazırlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Abdullah Yurtsever tarafından 6 şüpheli hazırlanan iddianamede, azmettirici olduğu öne sürülen Mithat Y.’nin “öldürmeye azmettirme” ve tetikçi Şenol Ş.’nin “tasarlayarak öldürme” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaları istendi.

SAVCILIK YASA DIŞI YOLLARLA VERİLEN İMAR İZİNLERİNİ ARAŞTIRIYOR

Soruşturma savcılığı, Candaş’ın öldürülmesine ilişkin soruşturmayı tamamlarken, Candaş’ın ölümüyle bağlantılı olduğunu öngördüğü imar dosyasındaki incelemesini sürdürüyor. Savcılık devam eden dosya kapsamında, Şişli Belediyesinin imar işlemlerinin yapıldığı bilgisayar sisteminin şifrelerini ele geçiren bir grubun, yasal olarak yapı ruhsatı verilmesi mümkün olmayan bazı inşaatlara, yasal olmayan yapı kullanım izni düzenlendiğini tespit etmişti. Yasa dışı yolla elde edilen yapı kullanım izinlerinin hangi binalarla ilgili olduğunu araştıran savcılık, birçok ünlü firmanın sahibinin ifadesine başvurmuştu.

Bu kapsamda savcılık ünlü inşaat firması sahibi Selahattin K.’nın ifadesinin ardından eski Şişli Belediyesi Başkanı Mustafa Sarıgül’ü bilgisine başvurmak üzere ifadeye çağırmıştı. Sarıgül ifadesinde hakkındaki iddiaları reddetmişti.

(Başak Akbulut/İHA)

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat Valiliği ziyaretinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bozdağ yaptığı açıklamada, “Türkiye olarak biz bu güne kadar gerek Almanya’dan gerekse diğer batılı ülkelerden pek çok suçlunun iadesini istedik. Tabi iadeleri de aramızdaki iade anlaşmaları çerçevesinde talep ettik. Bir hukuk var o hukuka uygun bir şekilde talep ettik. Ancak Almanya özelinde baktığımızda Almanya bu güne kadar terör eylemlerine karışmış olan kişilerle ilgili bir iade gerçekleştirmedi, hükümlü nakillerinde olumlu bir gelişme var ama yargılama süreçlerinde bir iade yapmadı. Aksine Almanya’nın Adalet Bakanı ve diğer bazı yetkilileri Türkiye aleyhine faaliyette bulunan teröristlerin iade edilmeyeceğine dair açıklamalar yapıyorlar. Türkiye’de hapis cezası almış, yargılaması süren bazı kişileri Almanya’nın Sayın Cumhurbaşkanı sarayda ağırladı ve Almanya Adalet Bakanı da davet edip ona bir konuşma yaptırdı. Bütün bunlar gösteriyor ki Almanya, Türkiye’nin iade taleplerine olumlu bakmamaktadır” dedi.

PKK terör örgütünün Almanya’da aleni faaliyette bulunduğunu söyleyen Bozdağ, “Pek çok sivil toplum görünümü adı altında terör örgütünün kurdurduğu yapılar üzerinden Almanya’dan hem finansman temini yapılmakta hem terörist temini yapılmakta hem de terör örgütünün çok etkin bir şekilde propagandası yapılmaktadır. Almanya’ya buna da defalarca geçmişte iletildi ancak bu konuda da olumlu bir gelişme olmadı. Şuanda da pek çok Fetullahçı Terör Örgütü üyesi teröristlerin Almanya’da bulunduğunu biliyoruz. Zekeriya Öz orada, Celal Kara orada başka isimler orda ve son günlerde bazı darbeci, FETÖ’cü askerlerin de oradan talepte bulundukları hepimiz tarafından malum. Ama bütün bunlara rağmen Almanya’da olumlu bir gelişme yok. Herkes kanıt söylüyor, bizim gönderdiğimiz kanıtların hiçbirine bakmadılar. Dosyalar var, dosyaların içerisine de bakmıyorlar. Kamuoyuna şunu söylüyorlar, ‘Türkler bize kanıt vermiyor, delil vermiyor, bilgi vermiyor veya dosya vermiyor da biz o yüzden iade etmiyoruz’ diyerek bir algı oluşturmaya çalışılıyor. Bu da gerçek bir algı değildir. PKK’lılarla ilgili ve diğerleri ile ilgili Türkiye’nin ilettiği dosyalar var, o dosyaların hiçbirisinde bu güne kadar alınmış olumlu bir netice yok” şeklinde konuştu.

Bakan Bozdağ, “Kim Türkiye’nin aleyhine çalışırsa, kim Türk milletine ve Türk Devletine ihanet ederse, kim Türkiye’ye zarar verdiyse onun himaye edildiğini görüyoruz. Bunun hukukla, yargı bağımsızlığı ile başka bir izahı mümkün gözükmüyor. Can Dündar’ı orada Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda ağırladılar. Adalet Bakanı davet edip konuşturdu. Ben buradan sizin aracılığı ile sormak isterim ‘Can Dündar insanlığın lehine, hayrına, yararına, ortak iyiliğine hangi iyi işi yaptı da Sayın Cumhurbaşkanı Almanya’da ağırladı ve orada Adalet Bakanı himaye ediyor veya Türkiye’nin hayrına, yararına hangi iyi işi yaptı?’ Bir şey gösterilmesi lazım ama aksine Türk mahkemelerinde yargılandı, bir cezaya çarptırıldı buna rağmen orada himaye görüyor. Şimdi bu gerçeklikler karşısında biz somut verilere bakacağız. Bundan sonra Almanya, başka ülkeler Türkiye’ye karşı suçluların iadesi konusunda aramızdaki uluslar arası sözleşmelere uygun hareket ettikleri sürece biz de aynı muameleyi yapacağız ama Türkiye’ye karşı suçluların iadesi konusunda gereken hassasiyet gösterilmediği takdirde Türkiye’de aynı ile mukabele etmeye devam edecektir. Mütekabiliyet ilkesi suçluların iadesinde de aynen uygulanacaktır” ifadelerine yer verdi. 

Bahadır Muhlis Gökgül

Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanık R.Ö.(32), hayatını kaybeden Cuma C.’nin (45) şikayetçi eşi S.C., oğlu C.C., hayatını kaybeden Ercüment E.’nin şikayetçi yakınları A.E. ve T.E. ile avukatlar hazır bulundu.

Şikayetçi yakınları sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ettiler.

Sanık R.Ö. ise, bu zamana kadar emniyet ve mahkemede yaptığı tüm savunmaları reddetti. Sanık, iki cinayeti de işlemediğini belirterek, “Ercüment ve Cuma’yı iş ortakları öldürttü ve suçu tehditle benim üstlenmemi istediler. Onlarla ortak iş yapan, uyuşturucu ve fuhuş işleri olan R.Ç., E.P., soy ismini bilmediğim M ve ismini söyleyemeyeceğim büyük birisi bu cinayetleri işletmiştir. Beni ve ailemi ölümle tehdit ettiler. Bu yüzden suçu üzerime aldım. Cezaevinde insanlık dışı muameleye uğradım. Cezaevinde beni öldürmeye kalkıştılar, zor kurtuldum. Olay günü biz alkol alırken dördüncü bir şahıs geldi. Kirli sakallı, 1.70 boylarında, esmer, zayıf, turuncu tişört, mavi kot pantolon ve beyaz spor ayakkabılı birisi yanımıza gelerek sohbet etti. Cuma’nın gırtlağına bıçağı sapladı, Cuma kaçmaya başladı, o adam Ercüment’i bıçaklamaya başladı. Ben de Cuma’nın peşinden kaçtım. Cuma’nın boynundan attığı bıçağı alarak yanına doğru kaçtım. Gelirse diye kendimi koruyacaktım. Cuma’ya kim olduğunu sordum, söyleyemedi, o sıra şantiyedeki işçiler geldi, üzerime yürüdüler. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Ailemi korumak istiyorum ve itirafçı olmak istiyorum” diye konuştu.

Sanığın önceki savunmalarında ‘Ben akıl hastasıyım. Rapor alınsın’ demesi üzerine Adli Tıp’a gönderildiği ve o raporun geldiği, sanığın herhangi bir akıl hastalığı bulunmadığı, cezai ehliyetinin olduğu öğrenildi.
Mahkeme heyeti yapılan yargılama sonucu sanığın suçu işlediğine kanaat getirerek, sanığa Cuma C.’yi ve Ercüment E.’yi öldürme suçlarından iki kez müebbet hapis cezasına çarptırdı.

OLAY

9 Ağustos 2016’da Melikgazi ilçesi İldem Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana gelen olayda uyuşturucu ve alkol içerken, Cuma C., Ercüment E. ile R. Ö. arasında kavga çıktı. İddiaya göre, R.Ö. önce bıçakla Ercüment E.’yi, daha sonra kendisine taş atıp kaçan Cuma C.’yi bıçakla öldürerek kaçtı. 4 gün boyunca ormanlık alanda ve boş arazilerde saklanan R.Ö. polis ekipleri tarafından yakalandı. R.Ö. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. 

Şeref Kahraman
 

Operasyonda gözaltına alınan bir araştırma görevlisinin verdiği ifadede, örgütün sözde sivil imamlarının darbeden haberdar oldukları ve darbenin başarıya ulaşması için dua istendiği ortaya çıktı.
Edinilen bilgilere göre, İstanbul Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Fetullahçı Terör Örgütünün İstanbul Teknik Üniversitesi yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda aralarında Bylock kullandığı belirlenen 31 şüpheli gözaltına alındı.

Bylock itirafı

Gözaltına alınanlar arasında bulunan A.T.Ü isimli bir araştırma görevlisi, örgüt üyeleriyle sık sık ev toplantılarına katıldığını belirterek, daha önceden meslekten ihraç edilen Orhan K. isimli bir öğretmen tarafından telefonuna Bylock programını yüklendiğini söylediği ortaya çıktı. Telefonuna yüklenen Bylock programını 4 ay kullandığını ifade eden A.T.Ü, 4 yıl boyunca katıldığı ev toplantılarında meslekten ihraç edilen polislerin aileleri için para toplandığını söylediği öğrenildi.

Darbe girişimi için dua istediler

A.T.Ü’nün verdiği ifadelerde, darbe girişiminden bir gün önce örgüt evinde katıldığı bir sohbete örgüt içerisinde sözde imam konumunda olan 3 kişinin katıldığını belirtti. A.T.Ü sohbete katılan 3 sözde imamın, “Pazartesi gününe kadar sancılı günler yaşanacak. Bu süreç içerisinde çok sıkıntı olacak. Bol bol dua edin. Diğer evlerdeki arkadaşlara da telkinde bulunun, onlarda dua etsinler” şeklinde konuşmalar yaptığını belirtti.

Örgüt imamları tabletlerle iletişim kuruyorlardı

Ayrıca A.T.Ü isimli araştırma görevlisi, darbe girişiminden bir gün önce sohbete katılan 3 sözde imamın telefon taşımadıklarını ve yanlarında getirdikleri tabletler üzerinden iletişim kurduklarını söyledi.
FETÖ içerisindeki evlilik yapılanmasına da değinen A.T.Ü.’nün, “Örgütün evlilik imamı İdris K. isimli bir kişi bana 30-40 kadar üniversite mezunu kadının fotoğrafını gösterip, beğendiğim birisi varsa evlendirebileceğini söyledi. Ancak ben o katalogdaki kadınları beğenmediğim için evlenmedim” dediği öğrenildi. 

Tugay Saday
 

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ‘2016 Yılı Değerlendirme Toplantısı’nda basın mensuplarıyla bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Özhaseki Türkiye’de en az 500 bin konutun değiştirilmesi planlandığını söyledi.

“2018’den itibaren 500 bin konutu yenileyip dönüştüreceğiz”
Bakan Özhaseki, önümüzdeki 15 yıl içerisinde tüm Türkiye’de riskli olarak gördükleri 7 buçuk milyon civarındaki yapıyı 2018’den itibaren dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti. Bakan Özhaseki, “Şura sonuçlarını yasalarla şekillendireceğiz. Çok hızlı bir biçimde kentsel dönüşüme gireceğiz. Okun yaydan çıkmadan önceki gerilme anı gibi 2017 bizim için. Hızla başlayabilir bu sene ama hata yapmak istemiyoruz. 2018 yılından itibaren de nasip olursa her yıl Türkiye’de en az 500 bin konutu değiştirmeyi, dönüştürmeyi düşünüyoruz. Bunu yarısı İstanbul’da olacak 250 bini İstanbul’da 250 bini Anadolu’da olacak” şeklinde konuştu.

Belediyelere kentsel dönüşüm desteği
Kentsel dönüşümle ilgili Belediyelere finans desteği sağlayacaklarını belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakanlık olarak bu yıl içerisinde yapacağımız çalışmalarla belediyelerin finansman sorununu çözeceğiz. İddialı söylüyorum biraz sıfır faizli gibi büyük krediler açacağız. Dönüşümlerde ellerini rahatlatmak için. Bakanlık olarak paranın faizine katlanacağız. Gerektiği kadar belediyelerimize finans desteği sağlayacağız. Bakanlarımızın önceden hibe yaparlardı, hayır yapmıyoruz bundan sonra bundan da vazgeçtik. Benim iki dudağımın arasında hibe olmaz. Böyle bir yetkiyi kullanamam ben. İstanbul’un kentsel dönüşümünde finans sorunu yaşayan belediyelerimize büyük paralar temin edip. Onların faizlerini karşılayacağım”.

Her bir problemi tek tek çözdük
Fikirtepe’de süren kentsel dönüşüm hakkında da açıklamalarda bulunan Bakan Özhaseki, İstanbul İl Müdürlüğü olarak sorunun tek tek ve ada ada çözümü için bir çalışma başlatıklarını söyledi. Bakan Özhaseki, “Bu pazar günü 13 adada temel atıyoruz. 2 adanın da yıkımına başlıyoruz. Ada bazında başladığımızda her bir problemi tek tek çözdük. Müteahhitleri anlaştırdık, vatandaşlarla anlaştık. İflas eden müteahhitlere ortak olduk. Kiptaş ve İller Bankası ortaklığıyla orada çözüm ortağı olduk. Bu pazar günü 13 adada temel atıyoruz. 2 adanın da yıkımına başlıyoruz. Yani 15 adada işe başlıyoruz. 15 adada 9 bin 189 konut, 571 işyeri, 509 ofis var. Pazar günü bağımsız 10 bin 269 bağımsız biriminin temelini atıyoruz. Fikirtepe’de ekonomik büyüklük olarak 35 bin konut yapılacak ve 18 milyar dolarlık bir hacim var” ifadelerini kullandı.

“2030 yılına kadar İstanbul’da büyük bir deprem olabilir”
Ülkemizdeki deprem gerçekliği konusuna da değinen Bakan Özhaseki, Türkiye’nin yüzde 42’sinin deprem kuşağında olduğunun bilinmesi gerektiğini ve bu gerçekliğin hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamamız gerektiğine vurgu yaptı. Son yüz yıl içerisinde 6 şiddeti ve üzerinde tam 56 deprem olduğunu söyleyen Bakan Özhaseki, Bilim adamlarının genel olarak İstanbul özelinde genel olarak benzer fikirlere sahip olduklarına dikkat çekti. Özhaseki, “Bizim bu bütün bilim adamlarının çalışmalarından oluşturduğumuz dosya da incelediğimizde karşımıza çıkan bir gerçeklik var. Özellikle İTÜ ‘den bir hocamızın çalışması neticesinde ki bu çalışma tarihsel depremler ve faylar arasında ki uyumu inceliyor.Ortak görüşte şu 2030 yılına kadar İstanbul’da büyük bir deprem olabilir. 2030 yılına kadar biraz sonra da olabilir, 1 sene sonra da olabilir, 2030 yılında da olabilir.Peki şiddeti ne olacak? 7 şiddetinde olacak diyorlar. Peki büyün bunları söylemek bir kötülük mü? Bir şom ağızlılık mı? Değil arkadaşlar acı gerçeği söylemeliyiz. Bunları örterek kapatamayız. Yanlış yapılanların olduğunu dile getiren bakan Yoğunluk arttırarak devam ediyoruz. İstanbul’daki en büyük yanlışlık o. Eğer bir yerde yoğunluk bir ise iki yapıyoruz. İki ise dört yapıyoruz. Dört ise sekiz yapıyoruz. Bunun manası konut sayısı 2 katına çıkacak demektir. İstanbul nüfusunun iki katına çıkması problemleri 10 katına çıkması demektir” şeklinde konuştu.

Terör örgütü çukur siyaseti izledi
Bakan Özhaseki yaptığı konuşmada Doğu ve Güneydoğuda yaşanan terör olaylarına ve zarar gören, yıkılan binalara da değindi. Bakan Özhaseki “Bir sene kadar öncesinde şiddetli çatışmaların yaşandığı yerler var. Oradaki terör örgütü çukur siyaseti izledi. Kendi kendine öz yönetimler ilan etti. Çatışma çıktı, bu çatışmalar neticesinde neredeyse 70 bin fazla bina hasarlı. Bunun yaklaşık yarısı ağır hasarlı. Bizim orada yaptığımız çalışma şu, önce buradaki bütün zararları, hasarları tespit ettik. Ağır hasarı olan bütün binaların enkazını kaldırdık. Çatışma yaşanmış, yıkılmış ,içerisinde oturma imkanı kalmayan, oturulursa büyük tehlike oluşturacak olan bunların hepsini kaldırdık. Hafif hasarlıların bedelini ödedik. 30 bin liraya kadar olan bütün hasarlarını vatandaşın ödedik. Evindeki hasar bedelinin yüzde 12’si kadarda eşya bedeli ödedik. Ara ara kira yardımı gibi, iaşe yardımı gibi de oradaki vatandaşların mağdur olmaması için elimizden geleni yaptık. Evi yıkılan her vatandaşın şu an da teslim edebilir, anahtarını alıp gidip oturabilir. İdil ve Silopi’de bir iki ay içerisinde, evlerimiz bitti. Evi yıkılan vatandaşlarımızın evlerini teslim edebiliriz. Şırnak, Yüksekova, Nusaybin gibi yerlerimizde de Cizre’de de bu senin sonuna kadar evlerimizin hepsi bitiyor. Evi yıkılan vatandaşlarımıza metre karesine, metre kare ev verebilecek durumdayız” dedi.

Alper Korkmaz

Van, Erciş ve Edremit gıda tarım ve hayvancılık müdürlüklerinin hizmet binalarının açılışı ile Kırsal Kalkınma ve DAP Yatırımları Hibe Programları Dağıtım Töreni’ne katılmak üzere kente gelen Bakan Faruk Çelik, Ferit Melen Havaalanında Vali İbrahim Taşyapan, AK Parti İl Başkanı Zahir Soğanda, kurum amirleri ve partililer tarafından karşılandı. Daha sonra hizmet binalarının toplu açılış törenine katılan Bakan Çelik, tarımın ülkelerin gelişmesinde en önemli sektörlerden biri olduğunu söyledi.

Dünyanın, Sanayi Devrimi’nden sonra tarımla ilgili meslek kavramlarını küçük görme anlayışından hızlı şekilde çıktığını ifade eden Çelik, “Müdürlük binalarımız hizmet açısından önemlidir. Tarım dediğimiz sektörün merkezi bu binalardır. Bu binalarda sağlıklı ortamlarda çalışma arkadaşlarımız istihdam edilirse kente büyük katkı sağlayacaktır. Bu binayı buradaki arkadaşlarımız ve Van halkı hak ediyor. Milletimiz de bu imkanlarda hayırlı hizmetlerin üretilmesini, personelin vatandaşların derdiyle dertlenmesini, güler yüzle muamele etmesini bekliyor. Memur olsan, Bakan olsan ne olacak, insanlara tepeden baktıktan sonra. İnsanlara tepeden bakmak yok. İl müdürümüz başta olmak üzere ilçe müdürlerimiz ve tüm personelimiz, buralara gelen, tarımla ilgilenen eli nasırlı olan kardeşlerimizin dertleriyle dertlenecek. Sorunu yalnız burada çözmeyecek. Gerekirse araziye gidecek. Masa başında tarım olmaz. Masa başında oturarak tarımı bir yere getiremeyiz. Sahada, tarlada, merada, ahırda olacağız ve böylece tarımı yeniden gelinen noktadan daha ileriye taşımış olacağız” diye konuştu.

AK Parti Van Milletvekili Beşir Atalay’ın da bir konuşma yapmasının ardından açılış kurdelesini kesen Bakan Çelik ve beraberindekiler, daha sonra hizmet binasını gezdi. Bakan Çelik, Yukarı Nurşin Camisi’nde Cuma namazı kıldıktan sonra Kırsal Kalkınma ve DAP Yatırımları Hibe Programları Dağıtım Töreni’ne katıldı.

Atilla İdiz
 

Konuyla ilgili açıklamada bulunan GAÜ Mimarlık, Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Silvia Covarino, Moldova Amerikan Üniversitesi bünyesinde kendilerine her türlü imkanın sağlandığını ifade ederek, öğrencileri ile birlikte şehir ile iç içe derslerine devam ettiklerini belirtti. Covarino, ara dönem derslerinin ilk haftasında, Kişinev şehri ile ilgili araştırma gezileri düzenlediklerini belirterek, ilk hafta elde ettikleri materyaller ve analizler ile şehrin kronolojik haritalarını oluşturacaklarını ve son hafta bu kapsamda sunum ve sergi gerçekleştireceklerini söyledi.
Covarino, Kişinev şehrinde bulunmanın özellikle Mimarlık öğrencileri için büyük fırsat olduğunu söyleyerek, bozulmamış bir tarihi ve düzenli bir şehir yapısını incelemek ve bununla ilgili çalışmalar gerçekleştirmenin öğrencilere büyük katkı sağladığını ve ufuklarını genişlettiğini ifade etti.
Covarino ayrıca, eğitimlerinin bir bölümünü Moldova Amerikan Üniversitesi’nde almak isteyen öğrenciler için tavsiyede bulunarak, farklı bir ülkede ve farklı bir kültürde eğitim almanın kendilerine çok büyük katkı sağlayacağını belirtti. Bunun yanı sıra, GAÜ’nün öğrencilerine sunmuş olduğu hızlandırılmış eğitim programı ile öğrencilerin sömestrda; tatil, gezi ve derslerinin hepsini bir arada yakalama şanslarını mutlaka değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.