Çok sayıda köy yolunun ulaşıma kapandığı bölgede yolda mahsur kalan vatandaşların imdadına İl Özel İdaresi ekipleri yetişti. Adeta Sibirya’yı aratmayan görüntülerin yansıdığı Doğu’da kardan kaybolan araçlar içerisinde vatandaşlar boğulma tehlikesi atlattı, kara saplanan inek kurtarıldı, hasta almaya giden ambulanslar kara saplandı. 

Kar ve tipi Doğu Anadolu Bölgesindeki Ardahan, Kars, Erzurum ve Ağrı’da etkili oldu. Tipinin oluşturduğu sürgünden dolayı Bölgede 320 civarında köy ve mahalle yolu ulaşıma kapandı. Ardahan’da etkili olan kar yağışı ve tipi yüzünden kapanan köy yollarında mahsur kalan 50’e yakın araç ile 95 kişi kurtarıldı.
Etkili kar ve tipi nedeniyle araçların mahsur kaldığı bilgisini alan Ardahan İl Özel İdaresi ekipleri, köy yollarında mahsur kalan araçlara ulaşmak için çalışma başlattı. Ekipler, görüş mesafesinin sıfıra indiği bölgeye yol temizleme ve açma çalışmaları sonucu ulaşabildi. Bölgede mahsur kalan 50’e yakın araçtaki 95 kişiyi kurtarılarak köylerine ulaştırıldı.

Araçları kardan tamamen kaybolma noktasına gelen bazı sürücüler boğulma tehlikesi atlattıklarını belirterek yardım çağırdıklarını söyledi.

İl Özel İdaresi ekipleri yol açma çalışmalarını sürdürürken birde kara saplanan ineği kurtardılar. İnek sahibi uzun süre kurtarmak için uğraştığını ancak başarılı olamadığını ifade ederek, “Allah’ın takdiri. Böyle tipi görmedim. Doğu’da yaşamak çok zor, doğanın zulmü bize” dedi.

Ardahan İl Özel İdaresinden yapılan açıklamada, kar ve tipinin bölge genelinde hala etkisini sürdürdüğü, zorunlu olmayanların yola çıkmaması gerektiği bildirildi.

“Kars’ta kar ve tipi yolları kapadı”

Kars’ta gün boyu etkili olan kar yağışı gece saatlerinde yerini tipiye bırakınca özellikle köy yolları ulaşıma kapandı, birçok araç yolda mahsur kaldı.

Kars’ta etkili olan tipi nedeniyle onlarca köy yolu ulaşıma kapanırken, tipinin yoğun yaşandığı Kars- Digor ilçesi karayolu çift taraflı olmak üzere trafiğe kapatıldı. Karayolları 18’nci Bölge Müdürlüğü ekiplerinin çalışma sürdürdüğü karayolunda Kars merkezden Digor ilçesi istikametine giden yolcular trafik ekipleri tarafından Digor lojmanları önünde yola konulan dubalarla durdurularak, yolun ulaşıma kapalı olduğu konusunda sürücüler bilgilendirdi. Bölgeye gelen sürücüler polis ekiplerince geri gönderildi. Karayolları 18’nci Bölge Müdürlüğü ekipleri yolların açılması için çalışmalarını aralıksız sürdürürken, Kars İl Özel İdaresi ekipleri de tipi nedeniyle yolda kalan araçları çekicilerle kurtardı. Kars’tan merkeze bağlı Söğütlü köyüne gitmekte olan 4 araç, Bozkale Köyü mevkiinde yolda kaldı. Araç sürücüleri tarafından yapılan ihbar doğrultusunda İl Özel İdaresi ekipleri kısa sürede olay yerine ulaştı. Ekiplerin çalışmaları sonrasında saplandıkları yerden kurtarılan araçlar yola devam ederken, sürücüler ve yolcular karla mücadele ekiplerine teşekkür etti.

“Hasta kurtarmaya giden ambulanslar kara saplandı”

Kars ve Ağrı’da hasta kurtarmaya giden ambulanslar kara saplandı. Kars merkez Hasçiftlik Köyü’nden Kars’a hasta getiren bir aracın yolda mahsur kaldı. Astım Hastası olan Burhan Demirci’yi hastaneye götürmek için yola çıkan yeğeni tipi nedeniyle yolda kaldıklarını, yaklaşık 2 saattir araçta çaresiz bir şekilde beklediklerini ihbar etti. Çakmak Kışlası mevkiinde iki saatlik süreçte tamamen karla kaplanan yolda araç, İl Özel İdaresi ekipleri tarafından saplandığı yerden çıkarılırken, astım hastası Burhan Demirci ise Kars Devlet Hastanesi’ne götürüldü.

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde hasta almaya gittiği bölgede kara saplanan ambulans, belediye ekipleri tarafından kurtarıldı.
Büyük Ağrı Mahallesi’nde 3 yaşındaki Yusuf Kanat’ın rahatsızlandığını fark eden ailesi, durumu 112 Acil Sağlık Komuta Kontrol Merkezine bildirdi.
Mahalleye sevk edilen ambulanstaki ekipler, kısa sürede hastanın bulunduğu mahalleye ulaştı. Ambulans, mahalledeki sokakta kar ve tipi nedeniyle oluşan kara saplandı.
Ambulanstaki personel, durumu hemen Doğubayazıt Belediyesi karla mücadele ekiplerine bildirdi.
Olay yerine gelen karla mücadele ekipleri, iş makinesine bağlanan halat yardımıyla ambulansı saplandığı yerden çıkardı. 

Olgun Yıldız
 

Çağdaş Arap edebiyatının önemli isimlerinden Filistinli romancı ve şair İbrahim Nasrallah, Üsküdar’da gerçekleştirilen söyleşide gençlerle bir araya geldi. Moderatörlüğünü Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiller Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Tomar’ın yaptığı söyleşide konuşan İbrahim Nasrallah, Askeri direnişten önce direniş edebiyatının oluştuğunu söyleyerek, “Filistinli yazarlar şunu gördü, dünyayı anlatmak için, her birimiz kendi alanımızda sorumlu olmalıyız. Bir çok Filistinli yazar dünyanın bir çok ülkesinde edebiyat alanında katkıda bulundu. Yazarlarımız birer fedaidir. Romanlar ülkelerinin bakış açısını değiştiriyor” dedi.
Nasrallah, Filistinli yazarların yeni bir imaj vermeye başladığını söyleyerek, “Yazarlarımız, mülteci edebiyatından direniş edebiyatına geçerek, kültürel ekleme yapabilecek bir bakış açısı gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı.
İbrahim Nasrallah, dünyanın bilinçliğinin bir sınav olduğunu söyleyerek, “Dünya bilinçli olduğunu kanıtlamak için 100 yıl verildi. Ama ne yazık ki bugüne kadar ve her gün bilinçli olmadığını kanıtlıyor. Tüm bu sorular Filistin konusundaki kendi anlayışınızı oluşturuyor. Bu yazılarımıza da yansıyacaktır. Sadece ulusal bağlılığınız değil, aynı zamanda insanda ve ulusal bağlarda da” ifadelerini kullandı.

Geçmiş yaşamında çok zor günler geçirdiğini belirten İbrahim Nasrallah, “Geri dönüp ilk sınıfta olan, çadırda kaldığımız zamanlar hakkında konuşmak istiyorum. Hatırlıyorumki çok yağmur yağıyordu. Çamurlu bir yerde oturuyorduk” dedi.

Okuduğu dönemde sınıfın tamamı için bir kitap olduğunu vurgulayan Nastallah sözlerini şöyle tamamladı: “Sınıfın tamamı için bir kitap vardı. Eve dönünce kitabı öğretmende bırakıyorduk. O günden sonra kendi kitabımın olmasını diledim. Ama kendi kitabımın olması için çok sabırlı olmalıydım. İlk olarak durum çok zordu. Çünkü okullarda herhangi bir kütüphane yoktu. Kimse seni okumaya teşvik etmiyor. Öğretmen, eğitim sistemi ya da UNWRA sizi okumaya teşvik etmiyordu. Ayrıca, aile okumamdan korkuyordu. Kitabın tehlike kaynağı olarak kabul edildiği bir ortamda büyüdüm. Farkındalık kötü gerçeklerle çelişiyor ve cezaya götürecekti. Bu yüzden ailelerimiz okul kitaplarının yanı sıra bir şey okumamızı istemiyorlardı”. 

Fırat Aksoy
 

Kumluca’da her ay tarihi ve doğal güzelliklerin bulunduğu bölgelere yürüyüş düzenleyen Kumluca Belediyesi, Şubat ayı gezisini Mavikent Mahallesi Karaöz mevkiinde bulunan tarihi Gelidonya Feneri’ne düzenledi. Yaklaşık bin 500 kişinin katıldığı doğa yürüyüşü sabah saat 09.30’da başladı. Yürüyüşe katılmak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinde Cumhuriyet Meydanı’nda toplandı. Yürüyüş parkuruna hareket etmeden önce Atatürk büstü önünde fotoğraf çektiren vatandaşlar, minibüslerle Mavikent Mahallesi Karaöz mevkiine gitti. Gelidonya Feneri’ne yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta minibüslerden inen vatandaşlar, denizden yaklaşık 220 metre yükseklikteki Gelidonya Feneri’ne doğru yola çıktı. Yorulan vatandaşlar, zaman zaman yol kenarında dinlenerek belediye tarafından dağıtılan yiyecekleri yedi. Gelidonya Feneri’ne ulaştıklarında büyüleyen bir manzara ile karşılaşan vatandaşlar, eşsiz manzaranın tadını çıkardılar. Vatandaşlar Gelidonya Feneri etrafında büyük Türk bayrağı açtı.

“BÖLGENİN GÜNEY KISMINDA 15 YÜZYILDAN KALMA DENİZ BATIKLARI KARŞILAŞIYORUZ”

Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, “Her ay keşif yürüyüşleri adı altında doğa yürüyüşleri yapıyoruz. Bu ayki yürüyüşümüzü Kırlangıç Burnu diye geçen Gelidonya Feneri’nin bulunduğu bölgeye yaptık. Tamamen doğal ve patika yollardan geçerek yaklaşık bin 500 vatandaşımızla yaptığımız yürüyüşte yerel halkın söylemiş olduğu Deveci taşlarını ve doğa harikası manzarayı görme fırsatımız oldu. Aynı zamanda bu Gelidonya Feneri, Likya Yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu bölge Likyalılar açısından önemli bir bölge. Bulunduğumuz bölgenin güney kısmında 15 yüzyıldan kalma deniz batıkları karşılaşıyoruz. Bu bölge denizcilik anlamında stratejik bir yer olarak gösteriliyor. Rekor bir katılım oldu. Tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.

Yürüyüşe katılan vatandaşlar ise, yürüyüşü zor ama çok güzel ve keyifli bulduklarını, Gelidonya Feneri’nin doğa harikası olduğunu, ülkemizin gezip görülmesi gereken bir yer olduğunu söylediler.

Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen toplantıya MHP Ankara Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Erkan Haberal, MHP Ankara Milletvekili Mustafa Mit, MHP Hatay Milletvekili Mehmet Necmettin Ahrazoğlu, Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, MHP Ankara İl Başkanı Turgay Baştuğ, kadın ve gençlik kolları yöneticileri ve binlerce partili katıldı. Bu yıl içinde MHP saflarına katılan 6 bin 972 kişi için sembolik olarak 185 kişiye parti rozetleri takıldı. Toplantıda konuşan MHP Ankara İl Başkanı Turgay Baştuğ, MHP’nin Ankara’da gücüne güç kattığını belirterek, “Bugün partimize 6 bin 972 kişi katılıyor. 6 bin 972 yeni dava arkadaşımıza teşekkür ediyorum. Varlıklarıyla gücümüze güç kattılar” dedi.

“FETÖ ALÇAĞINA UMUT OLANIN TÜRK MİLLETİNİN GÖNLÜNDE YERİ YOKTUR”

Ülkücüler olarak Devlet Bahçeli’nin etrafında kenetlendiklerini, birlik ve beraberlik ruhuyla hain planlara geçit vermediklerini vurgulayan Baştuğ, “Birileri de gitti ipini kimin tuttuğunu herkesin bildiği partilerini kurdular. Buradan o İP’sizlere ve ardına taktıklarına sesleniyorum. FETÖ alçağına umut olanın Türk milletinin gönlünde yeri yoktur. Sizlerin bir ucunu tuttuğunuz İP’in diğer ucunun ihanete yansıdığının, FETÖ’ya can suyu vermeye amaçladığının bu millet farkındadır” diye konuştu.

Baştuğ Afrin operasyonuna da değinerek, “Kim ne söylerse söylesin Türkiye Cumhuriyeti Devleti terörle mücadelede kararlılığını sürdürmelidir. Ankara’nın güvenliğinin Afrin’deki terör yuvalarının dağıtılmasından geçtiğini kimse aklından çıkarmamalıdır. Bir tek Afrin’de yetmez, nerede bir terörist varsa bulunup imha edilmelidir” şeklinde konuştu.

“AFRİN’DE ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASI VAR”

MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal da konuşmasını Afrin Operasyonu’na ayırdı. Haberal, “Afrin’de ne aradığımızı soranlara cevabımız, Afrin’de, Hatay ve Kilis vardır. Afrin’de bekamız vardır. Afrin’de özgürlüğümüz vardır. Afrin’de kutsalımıza ve toprağımıza göz diken emperyalist hainler vardır. Afrin’de aziz şehitlerimizin aziz hatıraları vardır. İçerisinde bulunduğumuz coğrafya etnik ve mezhep ayrılıkları temelinde husumetlerin körüklendiği, iç savaşların yaşandığı, kanlı terör örgütlerinin at oynattığı, ülkelerin toprak bütünlüğünün parçalandığı, siyasi yapıların yıkıldığı, ayrışma ve bölünme dinamiklerinin harekete geçtiği ve istikrarsızlığın hüküm sürdüğü sorunlu bir coğrafyadır. Irak ve Suriye’de yaşanan gelişmeler Türkiye’yi çok ciddi milli güvenlik tehlike ve tehditleriyle karşı karşıya bırakmıştır” diye konuştu.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi tarafından alınan kararla ABD Büyükelçiliği önündeki ‘Nevzat Tandoğan Caddesi’nin ismi ‘Zeytin Dalı Caddesi’ olarak değiştirildi. Zeytin Dalı Caddesi adını taşıyan levha konuldu.

Ankara’da 8 cadde ve sokağın ismi değişti

ABD Büyükelçiliğinin önündeki cadde tabelası “Zeytin Dalı” olarak değiştirildi 

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince alınan kararla, ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nin bulunduğu caddedeki “Nevzat Tandoğan Caddesi” tabelası indirilerek yerine “Zeytin Dalı Caddesi” yazılı tabela asıldı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, ABD Büyükelçiliği önündeki Nevzat Tandoğan Caddesi’nin adının, “Zeytin Dalı Caddesi” olarak değiştirilmesi için gerekli teklifin imzalandığını ve Belediye Meclisinde başkanlık önergesinin sunulacağını duyurmuş, Belediye Meclisince alınan kararla da ABD Ankara Büyükelçiliği önündeki “Nevzat Tandoğan Caddesi” tabelasının değiştirilmesi kararlaştırılmıştı. Bugün, Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığına bağlı Numerataj Şube Müdürlüğü ekiplerince “Nevzat Tandoğan Caddesi” tabelası “Zeytin Dalı” tabelası ile değiştirildi.

Tuna, ABD Büyükelçiliği önünde bulunan Nevzat Tandoğan Caddesi tabelasının Zeytin Dalı Caddesi olarak değiştirileceğini sosyal medya hesabından şöyle açıklamıştı:

“ABD Büyükelçiği önünde bulunan Nevzat Tandoğan Caddesi’nin adını ‘Zeytin Dalı’ olarak değiştirmek için gerekli teklifi imzaladık. Bu akşam Ankara Büyükşehir Meclisimize başkanlık önergesini sunacağız. Hayırlı olsun, aziz şehitlerimizin ruhu şad olsun.” 

Yüksekovalı Kurtuluş Çapraz isimli genç, yaklaşık 8 yıl önce çalışmak için gittiği Singapur’dan Çin’e geçip lokanta sektöründe çalışmaya başladı. Kurtuluş Çapraz, Çin’de bir kafede kahve içerken tanıştığı Shan Shan ile 7 yıllık beraberliğini evlilikle taçlandırdı. Çift için Yüksekova’da bir düğün salonunda düğün yapıldı. Kiras fistan giyen ve Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çeken Çinli gelinin mutluluğu gözlerinden okundu.

8 yıl önce işsizlik nedeniyle Singapur’a giden bir süre sonra da Çin’de iş bulan 37 yaşındaki Yüksekovalı Kurtuluş Çapraz, Çin’in Shandong Bölgesi’ndeki Qingdao kentinde iş çıkışında oturduğu kafede tesadüfen karşılaşıp tanıştığı 31 yaşındaki Çinli Shan Shan ile evlendi. Damat Kurtuluş Çapraz, “Daha önce Singapur’da çalışıyordum. Sonra Çin’e geçtim. Orada çalışıyorum. Aşçı olarak gittim sonra kendi yerimi açtım. Shan Shan’da bir kafede kahve içerken beraberliğimiz öyle başladı. O gün bugündür beraberliğimiz bu güne kadar devam etti. 7 yıllık bir beraberliğimiz oldu. Ondan sonra evlenmeye karar verdik. Evlenmek içinde kendi memleketimizi akrabalarımızla yapmaya karar verdik. Büyük bir kültür farklılığı var. Çinlilerin düğünleri bu kadar kalablık olmuyor o yüzden Shan Shan ve annesi Lizhni Fen kalabalığın şokundalar. Bundan sonra’da Çin’de yaşayacağız” dedi.

Mutluğu yüzünde okunan Çinli Shan Shan ise Çin’den Türkiye’ye geldiğini belirterek, çok mutlu olduğunu söyledi. Bir kafede kahve içerken tanıştıklarını belirten Shan Shan, “Biz 7 yıldır birlikteyiz. Ben Kurtuluş ile evlenmek istedim çünkü bana çok iyi davranıyor. Bana güzel yemekler yapıyor. İlk anneme ve babama söylediğimde yabancı biriyle evlenmek istediğimde başta yabancı olduğu için biraz tedirginlik oldu. Sonrasında en önemlisi ikimizin mutluluğunu düşündükleri için karşı çıkmadılar. Türkiye’ye geldiğim için çok mutluyum. Buranın kültürü çok güzel, bundan çok memnunum. Yüksekova çok güzel bir yer Kurtuluş’un ailesi de bana çok iyi davranıyor. Burayı çok sevdim çok memnunum” dedi.

Gelinin annesi Lizhi Fen de, “Türkiye çok güzel harika bir ülke. Hepimiz çok sevdik. İki ülke arsında çok mesafe düşünmüyorum. Kurtuluş’un ailesi de çok iyi insanlar. Hiçbir endişem yok. Bütün misafirlere de teşekkür ederim” dedi.

Gelin ve damat ile kol kola giren davetliler saatlerce halay çekerken, gelin ve annesinin halay çekmesi büyük ilgi gördü. Damadın kız kardeşi turist rehberi Gülşah Çapraz da Çin’de Çince eğitimi aldığını belirterek, “Sürekli gelin ve ailesine burada eşlik ediyorum. Damat sürekli tercüme için hazır olamıyor o yüzden birkaç gündür gelinimiz ve annesinin bizim aile ve çevremizle iletişimini sağlamaya çalışıyorum. Konuşmalarını aynı anda hem Türkçeye hem de Kürtçeye çeviriyorum” dedi. 

Ömer Oğuz
 

Bünyesinde bulundurduğu Organize Sanayi Bölgesi ile Türkiye’nin en fazla göç alan ilçeleri arasından ilk üçe giren Çerkezköy ve Kaapaklı’da 112 Acil Servis ekipleri toplam 15 bin 129 vakaya müdahale etti. 112 ekipleri Çerkezköy’de 4, Kapaklı’da ise bulunan 2 istasyonda 7/24 tetikte bekliyorlar.

Öte yandan Tekirdağ Merkez Süleymanpaşa’da 7 istasyonu bulunan 112 ekipleri, burada 19 bin 722 vakıaya müdahale etti. Tekirdağ’ın en kalabalık ilçesi Çorlu’da ise 6 istasyon bulunuyor. 112 Acil Servis ekipleri burada da 2017 yılı içerisinde 16 bin 751 vakaya müdahalede bulundu.

Ergene ilçesinde bulunan 2 istasyonda 3 bin 679 vakıaya müdahale bulunurken, Marmara Ereğlisi’nde bulunan tek istasyon 2 bin 13 olaya müdahale etti.

Şarköy’deki 2 istasyon ise, 2017’de 3 bin 307 olaya müdahale etti. Muratlı’da ki tek istasyonda bin 967, Hayrabolu’da bin 596 ve Saray’da ise 2 bin 338 vakıaya anında müdahalede bulunuldu.

İki istasyonu bulunan Malkara’da ise toplam 3 bin 703 olaya müdahale edildi.

112 Acil Servis Komuta Merkezi ekiplerinin en çok karşılaştıkları problem ise kendilerinin gereksiz yere meşgul edilmeleri ve asılsız ihbarlar. Ayrıca komuta merkezi personelleri gelen ihbarlarda olay yeri adresinin tam ve eksiksiz şekilde verilmediği zamanlarda vakıaya ulaşma dakikalarının uzadıklarını ifade ederek, vatandaşların verecekleri ihbarlarda adresi doğru ve eksiksiz verilmesi yönünde uyardılar. 

Uğur Arslan

Doğanın Şifası Bal

Bal yüzlerce yıldır doğal olarak tüketilen bir ilaçtır. Çünkü kanı hızlandırması ve böylelikle vücudumuzun daha etkin bir şekilde bakterilerle savaşmasını ve hatta yaralarımızın daha kolay iyileşmesini sağlamaktadır. Dünya genelinde bal tüketiminin sürekli artıyor olması, balın kalitesini düşürmektedir. Oysa ki bal, tamamı ile doğal olmalı ve bu doğallığı ile bizlere istediğimizi sunmalı.

Bugün iyi bir bal organik ortamında yetişmelidir. Herhangi bir çiçekten toplanan polenler ile oluşan bal, arıların şifası niteliğindedir. Çiçek balı, çam balı, akasya balı, siyah çam balları, kekik balı, ıhlamur balı, kestane balı gibi farklı çeşitlerde ballar bulunmaktadır. Bu balların her birinin kendine has özellikleri bulunmakla birlikte, genel olarak tümünün özelliği sağlıklı olmamıza fayda sağlamasıdır.

Organik Olmayan Balları Tüketmeyin

Ne yazık ki televizyon başta olmak üzere, çeşitli medya araçlarında sürekli tanıtılan kavanoz balları, bal değildirler. Bunlar glikozlar ile suni olarak elde edilmektedir. Bunların tüketilmesi ise yarardan çok zarar olmaktadır. Organik bir bal tüketmek ise, anında sizin hissetmenize neden olacaktır. Çünkü kan akışı hızlanacağı için, soğuk havada üşümeniz geçecektir. Anlık belirgin özelliklerinin yanı sıra, en önemlisi sizi gün boyu zinde tutacak olmasıdır.

Ayrıca çeşitli özel bal karışımları ile daha fazla doğayı hissedebiliyor ve doğanın gücünü yaşayabiliyorsunuz. Süzme ya da petek balların natürel olarak tüketilmesi, bal içerisine tarçın ya da çörek otu bulunması, etkisini daha fazla hissetmenize neden olacaktır. Bunların tamamı balı nasıl tüketmek istediğiniz ile alakalıdır.

Buram Bal Şifa Kaynağı

Bal ile birlikte ayrıca doğal şifa kaynağı olarak arı poleni, arı sütü ve Buram Bal’ın özel Buram Propolis ürünü de şifayı doğadan almanızı sağlamaktadır. Ürün çeşitliliği ve doğal balları ile sofraların lezzet şöleni olan Buram Honey Turkey sayesinde, doğanın ve arıların ortaklaşa sunmuş oldukları bu eşsiz tatlar ile sofralarınızı şenlendirebilir ve sağlığı elde edebilirsiniz.

Buram bal, sadece süzme ya da petek bal çeşitleri ile değil, ayrıca ürünleri içerisinde bulunan Buram ballı çerez, Buram Propolis, Buram Arı Poleni, Buram Arı Sütü, çiçek balı, çam balı, akasya balı, siyah çam balları, kekik balı, ıhlamur balı, kestane balı, tarçınlı bal, çörek otlu bal çeşitleri ile de her damak tadına uygun, doğal balı almanızı sağlamaktadır.

Sofralarınız İçin Buram Bal

Bugün iyi bir bal tüketmek ve doğanın sunduğu o eşsiz lezzetleri tüketmek, sizin için harika bir deneyim olacaktır. Gerçek balın yakıcılığını ve şifasını elde etmek, Buram Balı tercih etmeniz ile mümkün olacaktır.

Kaynak : https://burambal.com/blog/

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Suriye Devlet Televizyonu tarafından yapılan habere yanıt verdi. Çavuşoğlu, Ürdün’de düzenlediği basın toplantısında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı güçlerin saatler içinde Afrin’e gireceği iddialarına ilişkin, “Rejim YPG’yi korumak için girerse Türk askerini kimse durduramaz” dedi.

Konuya ilişkin açıklama yapan Çavuşoğlu, “Bu haberleri ben de gördüm bu sabah. Biz başından beri net bir şey söylüyoruz. Bizim Zeytin Dalı operasyonumuzun hedefi belli. Teröristleri yok etmek. Fırat Kalkanı’yla DEAŞ’ı temizledik. Afrin bölgesinde Türkiye’ye tehdit oluşturan YPG’yi temizlemek için operasyon başlattık. Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda vurgumuzu yapıyoruz. Rejim buraya girer mi girmez mi girerse ne için girer bu önemli. Rejim buraya YPG/PKK’yı temizlemek için girerse problem yok. YPG’yi korumak için giriyorsa, bizi, Türkiye’yi, Türk askerini kimse durduramaz” diye konuştu. 

“Suriye konusunda, Irak konusunda Ürdün’le görüşlerimiz aynı” 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ürdün ziyareti kapsamında Ürdünlü Mevkidaşı Ayman Al Safadi ile ortak basın toplantısı düzenledi. İki ülke arasındaki son bir yıl içinde ikili ilişkilerin ivme kazandığını, karşılıklı ziyaretlerin sayısının en üst düzeyde ve bakanlar düzeyinde artmaya başladığını belirten Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ürdün ziyareti Kral 2. Abdullah’ın Türkiye’yi iki kez ziyaret etmesi ileride yapılacak görüşmelerin ikili ilişkilere ivme kazandırdığının altını çizdi.

İki bakanlık arasında siyasi istişare mekanizması kurma konusunda mutabık kalındığını belirten Çavuşoğlu, “Üst düzey kıdemli memurlarımız tarafından tüm bu ziyaretlerin imzalayacağımız anlaşmalarımızın, İmzaladığımız anlaşmaların uygulamasının takip edilmesi gerekiyor” dedi.

“Ürdün bizim için kardeş ülkedir”
Ürdün’ün ve Ürdün halkının Türkiye için kardeş ülke olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Dün akşam Büyükelçilik rezidansında çok sayıda vatandaşlarımızla görüştük, tanıştık. Karma evlilikler var. Burada yaşamaktan vatandaşlarımız çok mutlu. Kültürümüz aynı tarihimiz ortak. Dolayısıyla vatandaşlarımızın bura da mutlu olması bir sürpriz değil. Çok sayıda öğrencimizin özellikle Arapça öğrenmek için ve üniversitede okumak için Ürdün’ü tercih ettiğini görmekten ayrıca mutluyuz. Akademisyenlerimiz, hocalarımız, iş adamlarımız, mühendislerimiz, TİKA’mız, Yunus Emre Kültür Merkezi’miz Maarif Vakfımız bir çok özel sektör ve devlet kurumları burada Ürdün’de var. Biz bundan mutluluk duyuyoruz”şeklinde konuştu.
Türk hava yollarının Amman seferinin günde 3 sefere çıkacağını belirten Bakan Çavuşoğlu, “Bu da karşılıklı turist sayısını da arttıracaktır. Biz vatandaşlarımızın Kudüs’e kutsal mekanımıza Ürdün üzerinden gitmesini teşvik ediyoruz destekliyoruz” dedi.

Türkiye ve Ürdün’ün ikili ticaret hacminde Türkiye lehine bir açık olduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Bunun farkındayız. Bunun Ürdün ekonomisine yüklediği yükün de farkındayız. Bunu dengelememiz lazım. Bunu dengelemek için atılması gereken adımlar var. Dün akşam bunları değerlendirdik” ifadelerini kullandı.
Geçen Yıl Türkiye-Ürdün diplomatik ilişkilerinin 70. yıl dönümünün kutlandığının altını çizen Çavuşoğlu, “Önümüzdeki yıllarda artık her iki ülkede kültür yılı olarak kutlayacağız” dedi.
Çavuşoğlu, Ürdün’ün istikrarının ekonomik büyümesi Türkiye için önemli olduğunu vurgulayarak “Hem kardeşlik hukukumuz bakımından hem de ikili ilişkilerimiz bakımından önemlidir” dedi.

“Suriye konusunda, Irak konusunda görüşlerimiz aynı”
Ürdün’de bölgesel konularda görüş ayrılığı yaşanmadığını ifade eden Çavuşoğlu, “Hatta tamamen görüş birliğimiz var. Kudüs konusunda da ABD’nin aldığı bu yanlış karar konusunda da görüşlerimizin ve çabalarımızın ne kadar ortak olduğunu herkes gördü. Önce İstanbul’da İslam zirvesini gerçekleştirdik. Kral 2. Abdullah’ın bu zirveye katılması çok anlamlıydı. Çünkü bu kutsal mekanların bekçisi Ürdün’dür, majesteleri Kral 2. Abdullah’tır. Bu çabalarımız daha sonrada devam ettirdik. BM Genel Kurulunda aldırdığımız kararla bu kararın hukuk dışı olduğunu bir kere daha gösterdik. Bundan sonra bu davayı sahiplenmemiz için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Suriye konusunda, Irak konusunda yine görüşlerimiz aynı. Biz buralarda barış huzur istiyoruz. Bu ülkelerin sınır bütünlüğünü destekliyoruz. Komşu ülkeler olarak bizim başka hiçbir gizli ajandamız yok. Bu ülkelerin yeniden inşası için çözüm olduktan sonra yine birlikte çalışacağımızı söylemek istiyorum” diye konuştu.

Esad güçleri Afrin’e giriyor

Terör örgütü PYD/YPG’nin Esad yönetimiyle anlaştığı ve rejime bağlı güçlerin bugün Afrin’e gireceği bildirildi.
Beşşar Esad rejimi ile terör örgütü PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG’nin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında anlaşma sağlandı. Buna göre Şeyhu Belu bölgesinde bulunan rejim güçlerinin bugün terör örgütü PYD/YPG kontrolündeki Afrin’e girmesi bekleniyor.

Yerel kaynaklar, PYD/YPG elinde bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) silahlarının rejim güçlerine geçebileceğini bildirdi. PYD/YPG’nin Afrin çekilip çekilmeyeceğine dair bir bilgi paylaşılmazken, Esad güçlerinin Afrin’i Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)’na karşı savunacağı öne sürüldü.

Öte yandan TSK tarafından Suriye’nin Afrin bölgesindeki terörist yapılanmalara yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı kararlılıkla devam ediyor.

MASEV, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin bölgesinde terör örgütlerine yönelik yürüttüğü ‘Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit olan askerler için Büyükçekmece’de bulunan dernek binasında Mevlid-i Şerif okuttu. Yaklaşık 500 kişinin katıldığı Mevlid-i Şerif programı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Mehmetçik için hazırlanan video izletildi ve yine Mehmetçik için yazılmış şiir okundu. Mevlid-i Şerif’in okunması ve Mehmetçik için duaların edilmesi ardından program sona erdi. Programa MASEV Başkanı Fatih Güvendik, dernek üyeleri, AK Parti Büyükçekmece İlçe Başkanı İlker Gürbüz, yerel siyasetçiler, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

”Biz halk olarak askerimizin her daim arkasındayız”

Programda konuşan MASEV Başkanı Fatih Güvendik, ”15 Temmuz’da ülkemize diz çökertemeyen iç hainlerle desteklenen dış güçler, Afrin’de ülkemizi güneyde kuşatma girişiminde bulundular. Akraba topluluk olarak bildiğimiz ve kendilerini Kürt olarak lanse etmekle birlikte bunu tamamen art niyetli kullanarak kefereliği kendilerine şiar edinmiş olan tetikçiler, ülkemizi güneyden kuşatmak istemektedirler. Oysa biz, tüm güney komşularımızla sınırsız bir iletişim istemekteyiz. Ülkemizin geldiği bu son noktada Mehmetçiğimiz,dış güçlerin desteğiyle bizi güneyden kuşatmak isteyen hainlerin meydana getirdiği çeteler güruhunu ortadan kaldırmak için gerek El Bab’da gerek Afrin’de operasyonlara girişmiştir. Biz halk olarak askerimizin her daim arkasındayız. Bizim bütün varlığımız, askerimizin varlığıdır. Çünkü bizim varlığımız, onların varlığına bağlıdır. Her zaman bu bilinçte olduğumuz için asker bir millet olmuşuzdur. Asker bir millet olmanın verdiği sorumluluk bize birşeyler yapma ihtiyacı doğurmuştur. Bu bağlamda hem şehitlerimize bir selam yollayalım hem şuanda silah altında düşman karşı canhıraş bir mücadeleye girişmiş olan kahraman askerlerimize dua yollayım hem de arkalarında dimdik durduğumuzu kendilerine bildirelim diye böyle bir gece tertip ettik. Her zaman askerlerimizin yandayız. Her zaman bizde birer askeriz. Allah askerimizin yar ve yardımcısı olsun” dedi.

Programa katılan AK Parti Büyükçekmece İlçe Başkanı İlker Gürbüz, ”Bu güzel kara parçasını bize vatan yapma noktasında onurlandıran, gururlandıran, bin yıllık tarihi boyunca farklı zaman dilimlerinde verdiğimiz binlerce, yüzbinlerce ve milyonlarca şehitleri ve gazileri, Afrin operasyonunda şehit düşenleri anma ve gazilerimize acil şifalar temenni etme noktasında bir araya geldik. Rabbim dualarımızı kabul etsin. Bu topraklarda yetiştirdiğimiz evlatlarımız, ürettiği yerli teknoloji silahlarla askere ihtiyaç olmadan kendi işini kendisi görüyor. İnşallah çok kısa bir zaman içersinde başlattığımız bu operasyonu başarıyla sonuçlandıracağız” şeklinde konuştu.