Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, sarı-lacivertli kulübün başkanlığına gelişinin 20. yıl dönümü sebebiyle Fenerbahçe camiasına teşekkürlerini ilettiği bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada Yıldırım, Fenerbahçe camiası adına birlik ve beraberlik mesajı verdi. Aziz Yıldırım, sarı-lacivertli kulübün resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Kendimi bilmeye başladığım günden bu yana, hayatımın merkezinde ve her şeyin ötesinde tuttuğum Fenerbahçeliliğimin, tüm yaşamımın en temel mutluluk kaynağı olmasıyla gurur duydum. Çocukluk ve gençlik günlerimin gelecek hayallerinin merkezinde, hep Fenerbahçe vardı. Bugün kalbinde Fenerbahçe sevgisiyle büyüyen herkes gibi, ben de Fenerbahçe’nin en başarılı ve en önde olmasını iflah olmaz bir arzu ile yaşadım. Zamanı geldiğinde, şahsım ve şahsım gibi milyonların bu arzusu için çalışıp çabalama fırsatı bana verildiğinde, tüm hayatımın en büyük gayelerinden biri için mücadele verecek olmanın sevinci ile doldum. O günden bugüne 20 yıl geçti.

Bu 20 yılın yaşananlarına baktığımda, gece gündüz sadece Fenerbahçe diyen o ilk günkü heyecanımın hiç eksilmeden hayatımda var olmasının en büyük sebebinin, Fenerbahçeli olmanın hissettirdiği o muhteşem mücadele duygusu olduğunu görüyorum. Kalbinde Fenerbahçe sevgisi olan herkesin çok iyi bildiği bu duygu, bizi en farklı düşündüğümüz noktalarda bile bir arada tutan, her daim her türlü zorluğa karşı tek yumruk olarak direnmemizi sağlayan duygudur. Yoktan var ettiğimiz tüm yenilikler, olmaz denileni oldurduğumuz tüm olaylar ve kuruluşumuzdan bu yana var olan değerlerimizin vazgeçilmezliği, hepimizin sarsılmaz ortak Fenerbahçelilik karakteri, bu duygunun bize yaşattıklarıdır. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olarak görev yaptığım 20 yılımın özeti bu duygudur.

Bu kutsal görevimin başlangıcından bu güne, benimle birlikte yol alan ve mücadelemize emek vermiş tüm yöneticilere, Yüksek Divan Kurulu üyelerimize; tüm branşların teknik ve idari ekiplerine; ülkemize ve camiamıza büyük gururlar yaşatan tüm sporcularımıza; fikirleri ve değerlendirmeleri ile Fenerbahçe’nin geleceğinde söz sahibi olan tüm üyelerimize; gece-gündüz demeden çalışan tüm kulüp çalışanları ile Fenerbahçe sevgisini ve asırlık armamızın başarısını her şeyin üzerinde tutan, 3 Temmuz döneminde Metris’te ve sonraki süreçte bizleri yalnız bırakmayan; Anıtkabir’de, Bağdat Caddesi’nde, Topuk Yaylası’nda, Köprü’de, Silivri’de, Çağlayan’da ve haksızlığa karşı Fenerbahçe için mücadele ettiğimiz her yerde tek ses, tek yürek haykıran taraftarlarımıza; 2011 yılındaki Manisa maçında, direnişin en güzel örneklerinden birini sergileyen on binlerce kadın taraftarlarımıza, kendimin de mensubu olmaktan gurur duyduğum Büyük Fenerbahçe Camiası’na teşekkür ederim.

Bizler, milyonların bir araya gelerek, sarı-lacivert armada birleştiği kocaman bir aileyiz.” 

Olay, geçtiğimiz 30 Ocak Salı günü saat 19.00 sıralarında Kağıthane Sanayi Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, akşam saatlerinde işten evine dönen Paşa Acar, 34 EE 5951 plakalı 10 bin lira değerindeki motosikletini direksiyonunu kilitleyerek park etti. Acar’ın evine gitmesinin ardından yine akşam saatlerinde kimliği belirsiz 2 hırsız, yolun karşısından motosikletin yanına geldi. Hırsızlar çevrede dolaşan vatandaşların gözleri önünde motosikletin direksiyon kilidini kırdı. Ardından da motosikleti itekleyen hırsızlar üstüne binerek kayıplara karıştı. O anlar güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Vatandaşların gözleri önünde 20 saniyede çaldılar
Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, 2 hırsız yolun karşısına geçiyor. Motosikletin yanına gelen hırsızlar, direksiyon kilidini kırıyor. Hırsızlar daha sonra motosikleti yola çıkartıyor. Hırsızlardan biri motosikleti sürerken diğeri de arkasından itekliyor. Daha sonra hırsızlar vatandaşlar çevrede yürüdüğü esnada motosikletle birlikte kayıplara karışıyor.

Yan sokak motosikletin malzemelerini buldular
Olayın ardından sabah saatlerinde evden çıkan Paşa Acar, motosikletinin yerinde olmadığını görünce önce çekildiği düşündü. Çevredeki güvenlik kameralarını izleyen Acar, motosikletinin akşam saatlerinde 2 hırsız tarafından çalındığını fark etti. Güvenlik kamera görüntülerini alan Acar, polis merkezine giderek şikayette bulundu. Olayın ertesi günü ise yoldan geçen bir vatandaşın ihbarı sonucu motosikletimin aynaları, plakalığı ve sepeti ile sepetin koyulduğu demir aparat bulundu.

“Kredi çekip almıştım, motosiklet gitti ama hala ödüyorum”
Motosikletin sahibi Paşa Acar, “2 kişi buradan gelip motosikletin direksiyon kilidini kırdılar. Ardından da itekleyerek aşağıya götürdüler. Sonra motosikletin parçaların otoparkın kenarında bulduk. 1 tane kadın köpeğini gezdirirken plakayı görüyor. Polis ekiplerini arıyor, onlar da parçaları bana veriyor ama motosiklet hala piyasada yok. Motosikletler trafikte çevrildiği zaman araç muamelesi görüyor ama çalındığı zaman da bisiklet muamelesi görüyor. Biz bundan şikayetçiyiz. Motosikletimin bulunmasını ve polis ekiplerinin bu konuda duyarlı olmasını istiyorum. Motosikletimin değeri 7-8 bin lira civarındaydı. Kredi çekip almıştım, halen daha 6-7 bin lira ödemem var. Motosiklet ekipmanlarıyla beraber bana yaklaşık 10 bin liraya patladı. Mağdurum” dedi.
Güvenlik kamera görüntülerini incelemeye alan polis, hırsızları yakalamak için çalışma başlattı.

Doğan Can Cesur
 

TSK’dan yapılan açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ülkenin ve milletin güvenliğini sağlamak maksadıyla, yurt içerisinde PKK/KCK terör örgütüne karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü vurgulanarak PKK/KCK terör örgütünün barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergahı olarak kullandığı Bitlis, Mardin, Diyarbakır ile Irak’ın kuzeyinde yürütülen orta ve küçük çaplı operasyonlara aralıksız devam edildiği kaydedildi.
İcra edilen operasyonlarda; 20 teröristin etkisiz hale getirildiği belirtilerek 6 adet piyade tüfeği, 1 adet av tüfeği, 1 adet Milan tanksavar silahı olmak üzere toplam 8 adet hafif silah, 807 kilogram amonyum nitrat, 2 kilogram C-4 patlayıcı madde, 22 adet el bombası, 3 adet RPG-7 mühimmatı, 2 adet RPG-7 sevk fişeği, 6 adet fünye, 156 adet çeşitli cins ve çapta hafif silah mühimmatı, 9 adet şarjör, bölücü terör örgütü tarafından patlayıcı madde eylemlerinde kullanılacağı değerlendirilen 1 adet araç, 39 adet EYP yapımında kullanılacağı değerlendirilen LPG tüp ele geçirildiği ifade edildi.

18 adet EYP’nin tespit edilip imha edildiği kaydedilerek, teröristler tarafından kullanılan 51 silah mevzi, sığınak, barınak, mağara ve deponun bulunarak kullanılamaz hale getirildiği bildirildi.

1 askerin şehit olduğu ifade edilen açıklamada, “Etkili hudut güvenliği ve hizmetleri kapsamında icra edilen denetim ve kontroller sonucunda sınırlardan yasa dışı geçiş yapmaya çalışan 7 bin 267 kişi yakalanmıştır.
PKK/KCK terör örgütünün en önemli finansal kaynaklarından olan kaçakçılık ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar neticesinde 1.7 kilogram uyuşturucu madde, 78 litre akaryakıt, 198 bin 140 paket kaçak sigara, 11 adet kaçak cep telefonu ele geçirilmiştir” denildi.
Azim ve kararlıkla icra edilen operasyonlarla PKK/KCK terör örgütü üzerinde oluşturulan baskı neticesinde, örgütün serbest hareket etmesi ve eylem kabiliyeti kısıtlandığına dikkat çekilerek Suriye’nin kuzeyinde icra edilen harekat kapsamında; hudut güvenliğini sağlamak, DEAŞ terör örgütünün tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak, sivilleri korumak ve yaşanan terör olaylarından zarar görmesini engellemek maksadıyla icra edilmekte olan Fırat Kalkanı Harekatında, TSK tarafından desteklenen ÖSO’nun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azez-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskun mahal ve 2.015 kilometrelik alanın kontrol altına alındığı kaydedildi.

“Azez-Mare ve zaman zaman da Münbiç bölgesinden yapılan taciz ve saldırılara meşru müdafaa kapsamında karşılık verilmektedir”

Bab bölgesinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK/YPG terörist unsurlarının Afrin’den doğuya, Münbiç’ten batıya doğru gerçekleşen saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edildiği vurgulanarak “Bu kapsamda özellikle Azez-Mare ve zaman zaman da Münbiç bölgesinden yapılan taciz ve saldırılara meşru müdafaa kapsamında karşılık verilmektedir. Bölgede yürütülen normalleşme (altyapı, üstyapı, yerel yönetimlerin desteklenmesi vb.) çalışmalarına katkı sağlanmaktadır” ifadesi kullanıldı.

İdlib bölgesinde, Astana görüşmeleri kapsamında ateşkesin etkinliğinin artırılması, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönüşü için uygun şartların sağlanması ve ihtilafın barışçıl yollarla çözülmesi için uygun koşulların oluşturulmasına destek sağlamak maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü olarak görev yaptığı hatırlatılarak şöyle denildi:

“Bu kapsamda; 13 Ekim 2017 tarihinde 1 Numaralı Gözlem Noktası, 23 Ekim 2017 tarihinde 2 Numaralı Gözlem Noktası, 19 Kasım 2017 tarihinde ise 3 Numaralı Gözlem Noktası tesis edilmiştir. Diğer Gözlem Noktalarının açılarak faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalara devam edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları bölgedeki görevlerini Astana görüşmelerinde garantör ülkelerce mutabık kalınan angajman kuralları çerçevesinde sürdürmektedir.”

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hak ve menfaatlerini korumak ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak maksadıyla, milli birliği ve bölünmez bütünlüğü hedef alan başta FETÖ/PDY/PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelesini kesintisiz olarak en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar sürdürme azim ve kararlılığında olduğu vurgulandı. 

20 Ocak 2018 Sayısal Loto çekişi sonuçları bu akşam belli oldu. Çekiliş sonrası şanslı numaralar sitemizde yayınlanıyor, sizler de biletinize haberimizden bakabilirsiniz. Şanslı numaraların hangisi olduğunu ve 20 Ocak 2018 Sayısal Loto çekilişinde zengin olup olmadığınızı sitemizden sorgulayarak öğrenebileceksiniz.

SAYISAL LOTO NASIL OYNANIR?

İdare tarafından düzenlenen, katılımcıların 1-54 sayı kümesi içinden çekilişle belirlenecek olan 6, 5, 4, ve 3 sayının doğru tahmin edilmesine dayanan ve kısaca ” oyun ” olarak da ifade edilen şans oyunudur.
Çekiliş özel çekiliş küresi kullanılmak suretiyle oyun planına göre dağıtılacak ikramiyeleri kazanacak numaraların belirlenmesidir. Çekilişler İdarece belirlenecek gün ve saatte gerçekleştirilir.

20 OCAK 2018 SAYISAL LOTO ÇEKİLİŞ SONUÇLARI İÇİN TIKLAYINIZ SAYISAL LOTO BİLET PARASI NASIL ALINIR?

İkramiyelerin ödenmesinde yetkileri dahilinde olması koşuluyla bayiler ve İdarece belirlenen Şubeler yükümlüdür. İkramiyelerin, bayiler ve Şubelerce ödenme süreleri idarece belirlenir. İkramiyeler, çekiliş tarihinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra zaman aşımına uğrar.

Sistem tarafından kabul edilmeyen sahte, tahrif edilmiş, yırtılmış, zaman aşımına uğramış, iptal edilmiş biletlere ikramiye ödenmez. Bir bilete ikramiye ödenebilmesi için en az çekilen sayılar, barkot, bilet güvenlik numarası ve arka yüzündeki bilet seri numarasının açık şekilde okunması gerekir.

SAYISAL LOTO BİLET PARASI NEREDEN ALINIR?

Süper Loto oyununda büyük ikramiye bilen olmadığı sürece diğer haftalara devredecektir.
Süper Loto oyunu çekilişlerinde ikramiye kazanan talihlilerin ikramiyeleri,
(3) ve (4) bilenlere, ikramiyeleri Loto bayilerinden,
(5) bilenlere, ikramiyeleri Loto bayileri veya MPİ Şubelerinden,
(6) bilenlere ise, ikramiyeleri MPİ Genel Müdürlüğümüz tarafından ödenecektir.

Başkent’te gece saatlerinden itibaren etkili olan yağış nedeniyle bir evi su bastı. Yaşanan su baskını sonucu evdeki eşyalar kullanılmaz hale gelirken, ev sahibi Ferhat Özbengi, son 3 yılda 20 defa su baskını ile karşı karşıya kaldığını söyledi.

Ankara’da, gece saatlerinden itibaren etkili olan yağış hayatı olumsuz etkilerken, Etimesgut ilçesinde bulunan bir evi de su bastı. Sığınakta bulunan giderin tıkanması sonucu meydana gelen taşkında, eşyalar kullanılmaz hale geldi. Babası Harun Özbengi’nin Mardin’de girdiği bir çatışmada gazi olduğunu, 2015 yılında şehit ve gazi yakınlarına tanınan faizsiz konut kredisinden faydalanarak Piyade Mahallesinde bir ev aldığını kaydeden Ferhat Özbengi, evi aldığı günden bugüne kadar sürekli su baskınlarına maruz kaldığını söyledi. Son 3 yıl içerisinde yaklaşık 20 defa su baskını yaşadığına dikkat çeken Özbengi, yaşanan su baskınları sonucunda Etimesgut Belediyesine başvuruda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını ifade etti. Gece saat 03.00’dan itibaren suyu boşaltmaya çalıştığını söyleyen Özbengi, yaşanan su baskını nedeniyle evindeki birçok eşyanın kullanılmaz hale geldiğini belirtti. Sığınakta bulunan kanalın tıkanması sonucu giderlerden, kapı girişinden ve duvar diplerinden gelen yağmur suyu sonucu baskın yaşandığını belirten Özbengi, su baskınları ile sürekli karşılaştığı için evindeki eşyaların birçoğunu da demir almaya özen gösterdiğini söyledi. 

İlker Turak

Denizli Valiliği, Denizli Büyükşehir Belediyesi, Denizli Ticaret Borsası, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü ve İş-Kur İl Müdürlüğü tarafından yürütülen ‘Denizli Cevizin Başkenti Oluyor’ projesi kapsamında kentte 500 bin ceviz fidanı dağıtılacak. Orman Bölge Müdürlüğü’nün Üçler Karahasanlı Fidanlığında yetiştirilen ilk 20 bin ceviz fidanın dağıtımı, düzenlenen törenle yapıldı. 

Törene Denizli Valisi Hasan Karahan, Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Ali Değirmenci, Orman Bölge Müdürü Mustafa Korucu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Yılmaz Erkaya, Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili ve çiftçiler katıldı.

Denizli Valisi Hasan Karahan, proje ile ithal cevizin önüne geçileceğini belirterek, “Amacımız çiftçilerimize ek gelir sağlamaktır. Cevizi ithalinden, ihraç eder duruma gelmeliyiz. 500 bin ceviz fidanın ilk 20 bini bu gün toprakla buluşması için çiftçilere dağıtıyoruz. Hayırlı olsun” dedi. Proje hakkında bilgi veren Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Yılmaz Erkaya “Bu proje Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun öncülüğünde Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Borsası, Orman Bölge Müdürlüğü, İşkur İl Müdürlüğü ve Tarım Müdürlüğünce ortaklaşa yürütülmektedir. Sloganımızda olduğu gibi “Denizli Cevizin Başkenti Olacak” hedefi ile 2017 yılında üretilen fidanlardan ilk parti olarak 2 bin adet aşılı sertifikalı ceviz fidanı Acıpayam çiftçilerine dağıtıldı. Kalan fidanlar önümüzdeki günlerde Tavas, Çal, Çameli, Buldan, Baklan ilçelerindeki üreticilere dağıtılacaktır. 5 yıl sürecek olan projede 500 bin adet dünyaca tanınan ticari değeri yüksek aşılı sertifikalı ceviz fidanlarını toprakla buluşturmak hedeflenmiştir. Proje sonunda Denizli mahallerinde ceviz sayısının bir buçuk milyona ulaşması amaçlanmaktadır” dedi. Törenin ardından protokol üyeleri tarafından ceviz fidanları dağıtıldı. 

Büyükbaş hayvancılığın yaygın olduğu Sivas’ta Süleyman Nazlım isimli üretici, bir yılda 20 kazla başladığı kaz yetiştiriciliğinde 600’e yakın kazı ölmesine rağmen vazgeçmeyerek 100 kazı beslemeyi başardı. İlk yıl yaşadığı aksiliklerle tecrübe kazandığını belirten Nazlım, üçüncü yılın sonunda 50 bin adet kaza ulaşmayı hedefliyor. Nazlım, 20 kaz ve 8 ördekle başladığı kanatlı yetiştiriciliğinde aksilikler yaşadığını ancak acemiliği üzerinden atarak ustalaştığını belirterek, “Bir yıl önce 20 kaz ve 8 ördek ile üretime başladım. Şuan 200 tane ördek ve 100 tane kaz var. 600’e yakın kaz ve ördek öldü. Çoğunu tilkiye kaptırdık. Zayiatımız büyük olsa da vazgeçmedik. Bu sene acemilikti, seneye ustalık olacak. Seneye nasip olursa sayılarını 40-50 kat arttıracağız. 30-40 bin kapasitede kaz, buna yakın sayıda da ördek yetiştirmeyi düşünüyorum. Bunların yumurtlama sezonu ikinci ayda başlayıp, yedinci aya kadar devam ediyor. Bu hayvanlar 7-8 ayda bu hale geliyorlar. Hedefim 10 bin damızlık, 50 bin üretim. Bu da normalde 34 ayda oluyor böyle. 1 seneye yayılmıyor” dedi.

“Tüyü etinden pahalı”

Nazlım, kaz etinin birçok etten daha lezzetli ve pahalı olduğunu, kaz tüyünün ise etine oranda daha pahalı olduğunu söyledi. Nazlım, “Kazın tüyünün daha pahalı olduğunu duyuyorum. Bu konu hakkında pek bilgim yok. Ben tüy satmıyorum. Lezzet tarafından çok lezzetli. Yiyen bilir. Zaten onun için bu kadar pahalı. Tabii 1 kilo kuzu etinin karkas fiyatı 15-20 lira ama kazınki 30-40 lira. Ördek ona göre biraz daha ucuz” diye konuştu. 

Nazlım, kaz üretiminde beslemenin kolay olduğunun altını çizerek, “Bunlar doğada ne bulurlarsa yerler. Ama tabii yumurtlama döneminde yemlerine dikkat ediyoruz. En çok sevdikleri şey sudur. Yemez içmezler akşama kadar suda oynarlar. Tavuklara göre kıyaslanması mümkün değil. Bunların bakımı daha kolay. Maliyeti daha ucuz. Bunlara 12 ayın sadece bir ya da iki ayında yem verebilirsin. Diğer 9 ayını rahatlıkla doğada yayılarak, beslenerek hayatlarını devam ettirirler” şeklinde konuştu. 

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde iki hafta önce hırsızlar bir dükkanı gözlerine kestirdi. Gece saat 03.30’da planlarını devreye koyan hırsızlar, dükkanın önüne gelerek demir makasıyla kepenkteki kilitleri kırıp rahat tavırlarla iş yerine girip 10 dakika içinde 20 bin liralık malı ve iki sigara standını sırtlarına yükleyerek kayıplara karıştı. Güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen görüntülerde hırsızların rahat tavırlar sergilediği, gece karanlığı nedeniyle önlerini seçemedikleri için iş yerinin ışıklarını açtıkları görüldü. 5 hırsızdan ikisinin girdiği dükkanda üçünün de çalınan malların sırtlarına alarak olay yerinden uzaklaştığı görüldü. Olay yerinin güvenlik noktalarına yakın olmasına rağmen rahat tavırlar sergileyen hırsızlar, kısa sürede izlerini kaybettirerek sırra kadem bastı.

Zanlılar 15 gündür bulunamıyor

Olayın ardından sabah iş yerini açmak için dükkanına gelen iş yeri sahibi Ömer Çelik, gördüğü manzara karşısında şoka girdi. Hemen güvenlik güçlerine haber veren Çelik, iş yerinde bulunan güvenlik kamerası ile birlikte kendi imkanları ile bulduğu 3 farklı güvenlik kamerası görüntüsünü de polise iletti. 15 gündür zanlıların bulunmaması nedeniyle zor günler geçiren Çelik, konu ile ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Çelik, “Olay gece 03.30 sularında meydana gelmiş. Demir makasla kilitleri kesip darabayı biraz kaldırmışlar ve içeri girmişler. Görüntülerde görünüyor. İçerideki kapıyı tornavida veya levye ile açmışlar. Dükkana girdiler. İki tane sigara standını almışlar. Ayrıca, çekmecelerimizde bulunan malzemelerimizi de götürdüler. Toplam 20 bin lira civarında mal çalıp gittiler” dedi.

Aynı bölgede son 3 haftada 3 farklı hırsızlık

Hırsızlık olayının sadece kendilerinde olmadığını, olaydan iki gün önce yakınlardaki bir kahvehanenin de soyulduğunu aktaran Çelik, şöyle devam etti:

“Otomatik darabayı patlatmışlar bilgisayar ve mallarını götürmüşler. Bizim olaydan iki üç gün sonra güvenli korunan bir yerin yanı başındaki bir dükkana daha girmişler. Orada da yaklaşık 15 milyarlık mal çalıp gitmişler. Bunlar bizim bildiklerimiz, daha bilmediklerimiz var. Dükkana yaklaşık 50 metre uzaklıkta mobese kamerası var. Oradaki görüntüleri görmedik ama kendi imkanlarımızla 3 yerden görüntü temin ettik. Bunları emniyete verdik ve davacı olduk fakat 15 gündür bir netice alamadık. Suçluların bir an önce bulunmasını istiyoruz.” 

Aydın Yorat

Devrek ilçesinde yaşayan dört kız çocuğu annesi 54 Nezahat Demirbaş, ferforje işi yapan eşine destek olmak için 20 yıldır atölyede eşiyle birlikte çalışıyor. İlk başlarda eşine yalnızca akşamları yardım etmeye başlayan Demirbaş, çocuklarının da büyümesi üzerine bütün gününü atölyede çalışarak geçiriyor. Atölyede demir kesen, süs baskı makinesini kullanan Nezahat Demirbaş, demir boyama işlerinin yanı sıra atölyenin yemeklerini de yapıyor.

“İşe gelmezsem huzursuz oluyorum”
Eşine destek olmak amacıyla başladığı ferforje işinde 20 yılı geride bıraktığını ve mesleğini gururla yaptığını anlatan Nezahat Demirbaş, “Eşim ferforje işi yapıyor bende eşime yardım etmek amacıyla destek olmak amacıyla başladım. 20 yıldır bu işi yapıyorum. İlk zamanlar sadece akşamları geliyordum bu makinelerde çalışıyordum. Sonra ben alıştım. Gündüzde gelmeye başladım. Çocuklar büyümeye başlayınca gündüzde gelmeye başladım. Şimdi işe gelmezsem huzursuz oluyorum. Her türlü işi bütün makinelerde yapmaya çalışıyorum. Demir çekme, kesim makinesi, demir çekme makinesi, süs basım makinesi ve boyama gibi işler yapıyorum. Her türlü işi yapmaya çalışıyorum. Yemeklerini ve çaylarını veriyorum. Burada aile gibiyiz onlar benim evlatlarım oldu” diye konuştu.

“İşyerinde kendimi zinde hissediyorum”
Kendisine destek veren eşi 57 yaşındaki Hasan Demirbaş ile birlikte atölyede çalıştıklarını hatırlatan Nezahat Demirbaş, ev kadınlarına da şu çağrıyı yaptı:
“Eşime çok teşekkür ediyorum bana çok destek verdi. Yardım amaçlı başladım ama kendimi işin içinde buldum. Eşim sayesinde ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim. Ev hanımıydım, yemeklerini ve çaylarını veriyordum çocuklarda büyüyünce eşimle beraber yürütmeye başladım. Ben 20 yıldır buradayım. Eşim işleri bana devredince sorumluluk arttı. Hiçbir kadının bu işi yapmayacağına inanmıyorum. Evet bazı rahatsızlıklar benimde var. Çalışmazsam kendimi rahatsız hissediyorum. Evde psikolojim bozuluyor evde daha çok kendimi dinliyorum. İşe geldiğimi zaman daha çok zinde oluyorum. Her şey iyi gidiyor.”

“Erkek çocuğum olmadığı için kendimi yalnız hissediyordum”
Kendisini atölyede yalnız hissetmesi üzerine eşi Nezahat Demirbaş’ın kendisine destek olduğunu aktaran Hasan Demirbaş ise “Güzel bir duygu. Bizim erke çocuğumuz olmadığı için yalnız olduğumuzdan eşimizi de buraya çağırdım. Dükkânda ben olmadığım zaman burada eşim duruyor. Gözüm arkada kalmıyor. İlk başlarda dışarıdan yadırganır gibi oldu. Sanayi olduğu için kırsal bölge burası ama daha sonra herkes alıştı. Şuanda da her şey gayet iyi” diye ifade etti.

Fikri Erdem – Sertaç Özdemir

 

Kredi, vergi, muayene ve sigorta sorunları nedeniyle haciz edilen ya da trafikten men edilen 200’ü lüks toplam 800 araç, Çukurova ilçesindeki Sonbey Yediemin Otoparkı’nda çürümeye terk edildi. Bazı araçlar uzun yıllar önce bırakılması nedeniyle otopark ücretleri kendi değerlerini aştı. Otopark yetkilileri, araç fiyatlarının 20 milyon TL’yi geçtiğini bildirdi.

“2009’dan bu yana araçlar var”

Sonbey Yediemin Otoparkı sahibi Hasan Basri Pamuk, 2009 yılından bu yana otopark işletmeciliği yaptığını belirterek, “2009 tarihinden yatan araçlar var burada. Sıkıntı yaşıyoruz bizde, başına bir şey gelebiliyor. Biz parasal yönden de alacağımızı alamıyoruz” diye konuştu.

“Araçların hurdaya ayrılması lazım”

Otoparkta 200’ü lüks otomobil olmak üzere toplam 800 aracın bulunduğunu ifade eden Pamuk, bazı araçların otopark ücretinin değerini aştığını belirterek, “Bu araçları korumak için 10 kişi çalışıyor. Genellikle hacizli, muayenesiz ve sigortasız araçlar geliyor. Bu araçların hurdaya ayrılması lazım. Maddi değeri de yok bazı araçların” ifadelerini kullandı.

“Bu iş çok sağlıklı ilerlemiyor”

Otoparka geldikten sonra 6 ay içerisinde alınmayacak araçlar için satma yetkileri olduğunu ancak satışı gerçekleştiremediklerini kaydeden Pamuk, “Bu iş çok fazla sağlıklı ilerlemiyor. Bizim alacağımızı bile tahsil edebilmemiz için neredeyse 5 bin TL’ye yakın para harcamamız gerekli. Bunun kolaylaştırılması lazım” şeklinde konuştu.

Hasan Basri Pamuk, otoparkta bin adetten fazla motosiklet olduğunu da sözlerine ekledi. 

Umutcan İşledici – Elif Ayşenur Bay