Cumhuriyet Üniversitesi tarafından yapılıp, TÜBİTAK Alternatif Enerji Araç Yarışları Elektromobil kategorisinde 16.lık elde eden, “Kangal S4E” isimli yerli otomobil Sivas Tarihi Kent Meydanında Sivaslılara tanıtıldı.

Burada otomobil hakkında bilgi veren CU Rektörü Prof. Dr. Alim Yıldız, CU olarak yerli otomobil üretimine destek vermeye hazır olduklarını belirtip, “Türkiye’de biliyorsunuz yerli otomobil meselesi birkaç yıldır konuşuluyor. Cumhurbaşkanımızda bir baba yiğit aradığını söylemişti. Şuan çalışmalara başlandı ama biz üniversite olarak biz bu işe hazır olduğumuzu söylüyoruz. Gördüğünüz otomobil elektrikli; Kangal S4E, Sivas 4 Eylül anlamına geliyor. Üniversitelerden 67 takımın yarıştığı, yaz döneminde TUBİTAK destekli ve Kocaeli pistinde yapılan yarışta biz 16’ıncı olduk. İnşallah 1 yıl sonraki hedefimiz 1. olmak“ dedi.

Yüz kilometrede 1.40 Kuruş yakıyor

Yıldız, “Kangal 4SE’nin” yüz kilometrede 1.40 kuruşluk yakıt harcadığını, kendi üretimleri olan bu otomobilin Sivas’tan Ankara’ya 5 liralık bir yakıt harcaması ile ulaşabileceğini ifade edip,”Şuan 70 kilometre hıza çıkıyoruz. Yüz kilometre 1.40 kuruş yakıt harcıyor. Şöyle düşünürsek Sivas’tan Ankara’ya gidişimiz 5 lira. Bunun geliştirilmesi gerekiyor. Üniversite olarak bunu geliştirerek 2018 yılında 1’inci olma hedefimiz var.TÜBİTAK Alternatif Enerji Araç Yarışları Elektromobil kategorisinde Cumhuriyet Üniversitesi Kangal S4e aracı ile temsil edilmiştir. Doç. Dr. İbrahim Can’ın akademik danışmanlığında 13 kişilik ekip ile tasarlanmıştır. Yarışmaya başvuru yapan 70 araç arasında finale kalmaya başarmış. 63 dakikada 24 tur 1 bin 549 W enerji sarfiyatıyla başarı elde etmiştir. Tek şarjda 400 km menzil yapıyor” şeklinde konuştu.

Sivaslılar yeni tanıştıkları otomobili beğendiklerini, geliştirilip üretime geçilmesini istediklerini söylediler. 

Onur Erden

Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada, “İlimiz Lice, Kocaköy, Silvan, Hazro ve Kulp ilçeleri mülki sınırları içerisindeki dağlık ve ormanlık alanda faaliyet yürüten, aralarında üst düzey örgüt yöneticilerinin de bulunduğu değerlendirilen Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensuplarını ve işbirlikçilerini etkisiz hale getirmek, bölgede BTÖ mensupları tarafından kullanıldığı değerlendirilen sığınak, barınak, depo alanlarını, uçaksavar mevziilerini tahrip etmek ve malzemeleri ele geçirmek maksadıyla operasyon düzenlenecektir. Operasyon icra edilen bölgelerde halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması ve sivil vatandaşların zarar görmemesi amacıyla, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun ilgili maddeleri gereğince, belirtilen bölgelerde Lice ilçesine bağlı olan; Dibekköy, Yolçatı, Çağdaş, Kayacık, Ortaç, Yalaza, Bağlan, Çavundur, Dolunay, Kabakaya, Tepe, Budak, Dallıca, Kutlu, Oyuklu, Türeli köyleri ve Sınır, Beğendik, Hacıcemil, Esenli, Çanak, Alataş, Kolbağı, Bakanlar, Kalkanlı, Kerpiçören, Göçer, Çaylarbaşı mezralar), Kocaköy ilçesine bağlı olan; Boyunlu köyü ve Varlık mezrası, Silvan ilçesine bağlı olan; Dolaplıdere köyü ve Alakuşak, Üçdirek, Ergeçiti, Erkenciler mezraları, Hazro ilçesine bağlı olan; Koçbaba, Ormankaya, Çitlibahçe köyleri, Şahgeldi ve Güzdamı mezraları, Kulp ilçesine bağlı olan; Taşköprü, Temren, Bayırköy, Demirli, Çukurça köyleri ve Kuyucak, Mevik, Aşağıpolat, Yukarıpolat, Keçiveren, Zümrütlü mezralarnda 08 Aralık 2017 Cuma günü saat 05.00’dan itibaren geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasaklanmıştır” denildi

Samsun’da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında haklarında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan dava açılan 32’si tutuklu 53 öğretmenin yargılanmasına devam edildi. Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülen davanın son duruşmasında Hakan Tokgöz ve Mehmet Tekkaya’ya “etkin pişmanlık hükümleri” kapsamında 1 yıl 6 ay 22’şer gün hapis cezası verildi. Ahmet Alış, Ali Bayram İskender, Ayşe Boz Çolak, Coşkun Yetkin, Elif Serin, Eyüp Köse, Hatice Meral Bilen, İsmail Soylu, İsmet Atasoy, Kağan Özdemir, Mehmet Ünsal, Mete Kılıç, Mustafa Şener, Müyesser Temiz, Nilgün Ebrar Karakaya, Sabri Çolak, Seydiahmet Van, Sırma Arslan, Solgül Gökdağ Van, Tamer Meral, Tuncay Karakuş, Utku Bakar, Ünal Tacir, Yaşar Aksoy ve Zelfi Erdoğan “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3’er ay hapis cezasına çarptırıldılar. Alper Muhcu, Hamza Özdemir, Halil Özçelik, Muhsin Bayrak, Mustafa Kara, Osman İner ve Ömer Bedir, “silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırıldılar.

Abdullah H., Aylin Ş., İlhami T., Nazım D., Rukiye S., Semra K., Seda D., Ayşegül B., Berker K., Halil Öz., Nermin Ö. ve Selim K.’nin ise delil yetersizliğinden beraatlerine karar verildi.

Tutuklu kaldıkları süre göz önünde bulundurulan bazı sanıkların ise aldıkları cezanın ardından tahliyeleri kararlaştırıldı.

Öte yandan, mahkeme heyeti tutuklu sanıklardan Onur Akkaya hakkında mahkemeye yeni delil geldiği ve bu konuda ifadesinin alınamadığından, Arif Arslan, Mustafa Bülbül ve Orhan Kaya’nın ise bulundukları cezaevlerinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlantı kurulamadığından, ayrıca firarda olan Ali Osman Kansu, Coşfer Öztokatlı ve Aynur Arslan’ın da halen yakalanamadıklarından söz konusu 7 kişinin haklarındaki dava dosyasının ayrılmasına ve tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına karar verdi. 

Muhammer Ay
 

Buna göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Yozgat Bölge Müdürlüğüne Tapu ve Kadastro Elazığ Bölge Müdürü Tamer Taşkıran atandı. Taşkıran’dan boşalan göreve Mahir Tuncer’in getirilmesi kararlaştırıldı. Kırşehir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ise Necmettin Şeker atandı.

Ekonomi Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Müdürlüğüne Aydın Güler, Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğüne Batı Karadeniz Bölge Müdürü Muzaffer Ertürk atandı. Ertürk’ten boşlan Batı Karadeniz Bölge Müdürlüğüne Batı Anadolu Bölge Müdürü Sadık Cinaz getirildi.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elekromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Ramazan Usta, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine aynı yerin Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Feridun Alak, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Yinal Yağan’ın atanması uygun görüldü. Bakanlık Müşavirliği görevine ise Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Zafer Alper getirildi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müşavirliğine İbrahim Halil Akbaş, Müsteşar Yardımcılığına Bakanlık Müşaviri Volkan Mutlu Coşkun’un atanması kararlaştırıldı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdür Yardımcılığına Mücahit Arman, Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcılığına Can Erel atandı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Eskişehir Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sultan Murat Aydın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kilis İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Aldemir ile Maliye Bakanlığı İzmir Defterdarı Tamer Utkucu başka bir yere atanmak üzere görevlerinden alındı. 

Caner Ünver
 

Başbakan Binali Yıldırım, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Ataşehir’de bir otelde düzenlenen “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” etkinliğine katıldı. Programa Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul Valisi Vasip Şahin, AK Parti’li milletvekilleri ve engelli vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program Ankara Saray Engelsiz Yaşam Merkezinin mehteran takımı ile devam etti. Engelli vatandaşlarla ilgili bazı projelerin yer aldığı videoların gösterildiği etkinlikte daha sonra Başbakan Binali Yıldırım bir konuşma yaptı.

“15 YILDA ENGELLİ KARDEŞLERİMİZ ADETA KABUĞUNU KIRDI”

15 yıldır ülkemizi bir baştan bir başa imar etmek için çalıştıklarını kaydeden Başbakan Yıldırım, “Özellikle kadınlarımızın, çocuklarımızın, yaşlılarımızın hayat kalitesinin iyileştirilmesi konusunda apayrı gayretimiz var. 15 yılda engelli kardeşlerimiz adeta kabuğunu kırdı, başarı hikayesi yazmaya devam ediyor. Engelli kardeşlerimiz toplumun içine girdi. Artık ülkemizde hiçbir engelli kardeşimizin hayal kurmasının önüne kimse engel koyamıyor. Yarınına ümitle bakıyor. 2012 İşitme Engelliler Organizasyonu’na Türkiye ev sahipliği yaptı. Tam 46 madalya kazandık. Sizler kazandınız. Ampute Milli Takımımızın aldığı şampiyonluk hepimizin göğsünü kabarttı. Sizler bu güzel çalışmalara devam edeceksiniz ve diğer kardeşlerinize de örnek olarak onların hayatlarına da dokunacaksınız. Bizler de sizin başarılarınızla gurur duyacağız ve daha fazlasını yapmanız için ne gerekiyorsa onu da yapacağız” dedi.

“NÜFUSUMUZUN YÜZDE 7’SİNİN ENGELLİLERDEN OLUŞTUĞU HESAP EDİLİYOR”

Dünyada 7.5 milyardan fazla insanın yaşadığını aktaran Yıldırım, “Bu nüfusun 1 milyar civarındaki kısmı herhangi bir engelle karşılaşarak yaşamını sürdürmek zorunda. Ülkemizde ise nüfusumuzun yüzde 7’sinin engellilerden oluştuğu hesap ediliyor. Aileleri ile birlikte yaklaşık 25 milyon insandan bahsediyoruz. Tarihe baktığımızda Peygamber Efendimizin hayatından önemli dersler var. O engelli sahabeleri hayatın dışında tutmadan farklı yöndeki yetenekleri ile değerlendirmiştir. Peygamber Efendimiz bir gün vaaz verirken bir görme engellinin yanına geldiğinde ilgilenmemesi üzerine ayet nazil olmuş ve kendisi uyarılmıştır. ’Yüzünü ekşittin, yüzünü çevirdin’ diye uyarılmıştı. İster peygamber olsun ister sıradan bir kul olsun bir insan olsun engelli engelsiz diye ayrım yapmamız söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.

“2018’DE 5 BİN KARDEŞİMİZİ İŞE BAŞLATACAĞIZ”

Başbakan Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

“Engelli vatandaşlara hizmette yönetim zafiyetini ortadan kaldırdık. Yerel yönetimlerimiz adeta bir zihniyet devrimi yaşadı ve güzel hizmetlere imza attılar. Yasal düzenlemelerde ise işe ilk olarak kanunlarımızdaki aşağılayıcı ifadeleri çıkararak başladık. ’Çürük, sakat, özürlü’ gibi ifadeleri metinlerin dışına attık. 2005’te Türkiye’de ilk defa engelliler kanununu biz çıkardık. Ulaştırma Bakanlığım sırasında, ulaştırma ve haberleşme faaliyetlerinin bütün alanlarını engelli vatandaşlarımızın kullanımına uygun hale getirmek için çalışmalar başlattık ancak bu konuda henüz istediğimiz yerde değiliz. Bütün kurumlara engellilerimizin hiçbir engel görmeden ulaşması için ne gerekiyorsa yapılacak, bunun da bakanlığımız takipçisi olacak. 500 binin üzerinde kardeşimize evde bakım hizmeti sunuyoruz. 2018’de 5 bin kardeşimizi işe başlatacağız. KPSS puanı geçerlilik süresini 2 yıldan 4 yıla çıkardık.”

Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki Barış Manço Kültür Merkezi’nde öğretmenlerle müfredattaki yenilikler konusunda toplantı yapan Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alparslan Durmuş, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde yenilenecek müfredat hakkında devam eden çalışmaları ve bu çalışmaların dayandırıldığı temelden bahsetti. Durmuş, “Bin 522 tane kitap var. Bu kitaplar Talim Terbiye Kurulu’ndan onay almış kitaplar. Bunların tarihe gömülmesi lazım. Mesela öğretmenlerimize yönelik hakaretamiz bir anlayış var. ‘Milli Eğitim’in öğretmenleri işe yaramaz öğretemiyorlar. Milli Eğitimin ders programları çok kötü, işe yaramaz. Milli Eğitim’in ders kitapları işe yaramaz. O zaman gelin bizim dershanemize, gelin bizim ders kitaplarımıza.’ FETÖ’cülerin yaklaşımları cümleleri kabaca bu değil miydi? İyi de Allah’ın vicdansızı, vicdansız herif. Benim öğretmen arkadaşlarım kötü ise bu çocukları sen nasıl kazandırıyorsun? Onların 12 yıl boyunca pışpışladıkları büyüttükleri çocukları sen 8 ayda yukarıdan aşağıya nasıl bir sistemle başarıya eriştiriyorsun? Ama adamlar bu sözleri söylüyorlardı. Bunlar üzerinden de hem dershanelerine öğrenci kazanıyorlardı, hem de bir takım velilerden bununla alakalı maddi destek sağlamayı becerdiklerini görüyorduk. Onun için öğretmenlerimize yönelik bu anlayışın değişmesi lazım” dedi.

“Sınava hazırlık kitapları FETÖ’nün en büyük finans kaynağıydı”
Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alparslan Durmuş Milli Eğitim Bakanlığı’nca öğrencilere dağıtılan ders kitapları haricinde test kitabı, kaynak kitap veya sınava hazırlık kitabı gibi ek kitapların kullanılmaması gerektiğini belirterek, “Ders kitapları müfredata göre değerlendiriliyor. Ders kitabı müfredatın altında veya üstünde bir seviyedeyse eğer kurul diyor ki yayıncıya bu kitaptaki eksikleri gider, ya da fazlalıkları çıkar. Öğretmen, Ölçme Değerlendirme, ders kitabı programla hiza tutuyor.. Ondan sonra adam diyor ki bizim kitabımızı alırsan başarırsın, yoksa başaramazsın. Size mantıklı geliyor mu? Dolayısıyla test kitapları, kaynak kitap dediklerinin hepsini çöpe atın! Hiçbirini kullanmayın! Çünkü bu test kitapları, sınava hazırlık kitapları dediğimiz kitaplar FETÖ’nün en büyük finans kaynağıydı. Şu anda kimin finans kaynağı bilmiyoruz. Ama böyle bir finansa ihtiyaç yok. Ders programı ile çerçevelenmiş bir ders kitabı var, ders kitabı ile çerçevelenmiş ve ders programı ile çerçevelenmiş bir sınav var. Kaldı ki biz sınavı da şu anda yüzde 90 öğrencimiz için kaldırmış durumdayız. Malumunuz yüzde 10 öğrencinin girebileceği kapasitede bir sınav sistemi var. Onun dışında öğrencilerin tamamı sınavsız yerleşecek. Bırakın sınavı artık sınavdan kurtulun. Bu sene bizim 1 milyon 256 bin öğrencimizin bir üst sınıfa geçmesi gerekiyor. Bunun tahminen 600 bin civarı sınava girebilir. Ama gelecek sene 120 bin kontenjan için en fazla 250 bin öğrenci sınava girecektir. Belki gelecek sene o 120 bin kontenjan için de o sınavı kaldırırız. Bu konularda bu adamlara hiçbir şekilde prim vermemek lazım. Bu test kitapları, kaynak kitaplar çocuklarımız için lüzumsuz yük” şeklinde konuştu.

“FETÖ kaynak kitaplardan 8,5 milyar TL kazandı”
Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alparslan Durmuş, FETÖ’nün en büyük gelir kaynağının sınava hazırlık ve test kitapları olduğunu belirterek, sadece 2014 yılında bu gelirin 8,5 milyar TL olduğunu vurguladı. Durmuş, “2014’ün başında FETÖ’cü yayın evlerinin sattığı 48 sayfanın üzerindeki toplam kitap sayısı 850 milyon adet. 48 sayfanın altındaki kitapları ve yaprak testleri saymıyorum. Onlar bandrol almadıkları için o rakamları bilmiyoruz. 48 sayfanın üzerinde olup da bu adamların test kitabı, kaynak kitap diye yayınladıkları kitap adedi 850 milyon. Tanesini 10 TL olarak düşünürsek, 8,5 milyar TL yapar. 2014 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın 18 milyon öğrenciye dağıttığı ders kitaplarının toplam bedeli 284 milyon TL idi. 284 milyon lira ile ortalama çocuk başına 11 kitap dağıttık. Bu adamlar 850 milyon adet kitap piyasaya satmışlar. 10 TL’den tanesini ortalama hesap etseniz 8,5 milyar TL. Hadi 5 TL’den hesap etseniz 4 milyar 250 milyon TL” şeklinde konuştu.

İbrahim Aldemir

 

Samsun’da, FETÖ darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınarak 22 Ağustos 2016 tarihinde tutuklanan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Dursun K. hakkında “silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan dava açıldı. FETÖ’nün Ankara cezaevleri sorumlusu ve Samsun, Sinop ve Çankırı illerinin adliye sorumlusu olduğu iddiasıyla hakkında dava açılan ve örgütün gizli haberleşme ağı olan ByLock kullandığı tespit edilen Dursun K.’nin yargılanması sona erdi.

Samsun 2. ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülen davanın son duruşmasında Dursun K., kendini savunarak suçlamaları kabul etmedi. Tanık ifadelerinde Dursun K.’nin Ankara cezaevleri sorumlusu ve daha sonra Ankara’dan Samsun’a taşınınca da Samsun, Sinop ve Çankırı illeri adliye sorumlusu olarak görev yaptığı ileri sürüldü.

Kendisinin 5 bin öğrencisi olduğunu ve binden fazla öğretmen ile görev yaptığını hatırlatan Dursun K., “Beni öğretmen arkadaşları ve öğrencilere sorun. Bank Asya’ya talimatla para yatırmadım. ByLock kullanmadım. Bank Asya’ya sattığım bir aracın parası olan 33 bin lirayı yatırıp bir hafta sonra da yine araç almak için çektim. Ciddi anlamda bu örgütün mağduruyum. Ben tutuklanınca babam kalp krizi geçirdi ve daha sonra öldü. Annemi de 2 ay önce kaybettim. ByLock olduğu iddia edilen isim listesinde o kadar tanımadığım isimler var ki bana ait değil. Ben din bilgisi öğretmeni olduğum için gittiğim yerlerde Kur’an ve diğer din dersleri veriyordum. Suçlamaları kabul etmiyorum. 16 aydır tutukluyum. Beraatime ve tahliyeme karar verilmesini istiyorum” diye konuştu.

Mahkeme heyeti Dursun K.’yi “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 13 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. 

Muhammer Ay
 

İzmir’de, 27 Mayıs 2016 günü İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince FETÖ/PDY’nin sözde Karşıyaka eyaletine yönelik soruşturma kapsamında operasyon düzenlenmişti. Operasyonda, örgütün okullar ve dershaneler Türkiye sorumlusu olduğu iddia edilen ve aynı zamanda silahlı terör örgütü elebaşı Fethullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen’in de aralarında bulunduğu 32 şüpheli gözaltına alınmış, 14’ü ise tutuklanmıştı. İzmir Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz, tutuklu 14 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, yeğen Gülen hakkında “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçlamasıyla 22,5 yıla kadar, diğer sanıklar hakkında da “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. Dava İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandı. Mahkeme verdiği ara kararla arasında Fethullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen, Mehmet Daşönü ve Ersin Topuz’un doyasını ‘Karşıyaka eyalet yapılanması’ dosyasından çıkararak ayrı görülmesine karar verdi.

Savcı örgüt yöneticiliğinden cezalandırılmalarını talep etti

Dosya ayrıldıktan sonra İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanıklar Mehmet Mezher Gülen, Mehmet Daşönü, Ersin Topuz ve sanık avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, sanık Mehmet Daşönü’nün İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen bir başka dosyasının da bu dosya ile birleştiğini, birleşen dosyada sanık Daşönü’nün ‘Foça sorumlusu’ olduğu ve ByLock kullandığının iddia edildiğini söyledi. KHK ile ihraç edilen eski sorumlu sanık Mehmet Daşönü, kendisinin yıllardır Foça’da resmi din görevlisi olduğunu, yaptıkları bütün programların resmi makamlarca bilinen dini programlar olduğunu ve FETÖ’nün de din ile uğraştığı için gittiği bütün din görevlerinin FETÖ ile bağdaştırıldığını ileri sürdü. Örgüt ile bağlantısının olmadığını iddia eden sanık Daşönü, ByLock kullanmadığını ifade etti. Diğer sanık Ersin Topuz da örgüt ile bağlantısının olmadığını, toplantılarına katılmadığını, ByLock indirmediğini ve kullanmadığını söyledi. Fethullah Gülen’in yeğeni sanık Mehmet Mezher Gülen ise örgüt yöneticisi olduğuna dair net bir kanıtın olmadığını ve gizli bir tanığın verdiği ifade ile yargılandığını söyleyerek, dosyanın ayrılmasından sonra beraat edeceğini düşündüğünü ve hakkındaki iddiaların somut olmadığını ileri sürdü. Duruşma savcısı verdiği mütalaasında; sanıklar hakkındaki tanık beyanları, ByLock yazışmaları, Bank Asya’ya talimattan sonra para yatırmaları ve toplanan delillerin değerlendirilmesinden sonra 3 sanığın da “terör örgütü yöneticiliği” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar cezalandırılmasını talep etti. Sanık ve sanık avukatları esas hakkında savunma yapmak için tanıkların ve dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, kısa bir aradan sonra dinlenmeyen tanıkların dinlenmesine karar verip duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. 

Atakan Şen

İzmir-Aydın otoyolunda, Behzat Ç.’nin senaristi Emrah Serbes’in kullandığı 34 NT 5005 plakalı otomobil Torbalı kavşağı yakınlarında Ayhan Özçelik (59) idaresindeki 34 TV 9335 plakalı otomobile arkadan çarpmış, kazada Özçelik ile 16 yaşındaki kızı Zeynep Özçelik olay yerinde yaşamını yitirmişti. Kazada ağır yaralanan Nilgün Özçelik ise tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Feci kazanın ardından 34 NT 5005 plakalı otomobili kendisinin kullandığını söyleyen Kenan Doğru, gözaltına alındıktan sonra tutuklanmış, olaydan bir hafta sonra otomobili kendisinin kullandığını ifade ederek Torbalı Adliyesine teslim olan Emrah Serbes ise daha sonra tutuklanırken, Doğru ise itirafın ardından serbest kalmıştı.

Fezleke İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi

Torbalı Başsavcılığı hazırladığı fezlekede Emrah Serbes’in TCK’nın 85/2. maddesi gereğince “bilinçli taksirle adam öldürmek” suçlamasıyla 22,5 yıla kadar hapsi istendi. Torbalı’da ağır ceza mahkemesi olmadığı için fezlekenin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, iddianameyi fezleke üzerinden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının hazırlayacağı öğrenildi. İddianame, fezleke doğrultusunda hazırlanırsa Serbes 22,5 yıl hapis istemiyle yargılanacak. 

Öte yandan, fezlekede kaza sırasında Serbes ile aynı araçta olan ve ilk aşamada aracı kendisinin kullandığını ileri süren arkadaşı Kenan Doğru için ise “suçu üstlenmek” suçundan 2 yıla kadar hapis isteniyor. 

Atakan Şen

Diyarbakır Valiliğinden yapılan açıklamada, “İlimiz Silvan, Hazro, Kocaköy, Kulp ve Lice ilçeleri mülki sınırları içerisindeki dağlık ve ormanlık alanda faaliyet yürüten, aralarında üst düzey örgüt yöneticilerinin de bulunduğu değerlendirilen Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) mensuplarını ve işbirlikçilerini etkisiz hale getirmek, bölgede BTÖ mensupları tarafından kullanıldığı değerlendirilen sığınak, barınak, depo alanlarını, uçaksavar mevziilerini tahrip etmek ve malzemeleri ele geçirmek maksadıyla operasyon düzenlenecektir. Operasyon icra edilen bölgelerde halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması ve sivil vatandaşların zarar görmemesi amacıyla, 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun ilgili maddeleri gereğince, belirtilen bölgelerde Lice ilçesine bağlı olan; Ortaç, Yalaza, Çavundur, Dolunay, Bağlan, Kabakaya, Kutlu, Oyuklu, Türeli, Tepe, Budak, Dallıca, Sığınak, Kıyıköy, Çıralı, Kıpçak, Zümrüt ve Damar köyleri, Kulp ilçesine bağlı olan; Kamışlı, Çukurca, Akbulak, Demirli, Bayırköy, Düzce, Temren, Güleç, Taşköprü ve Barın köyleri, Hazro ilçesine bağlı olan; Gözebaşı, Sarıerik, Çitlibahçe, Meşebağları, Kırmataş, Terdöken ve Kavaklıboğaz köyleri, Silvan ilçesine bağlı olan; Dolaplıdere, Dağcılar, Mutluca ve Çaldere köyleri, Kocaköy ilçesine bağlı olan; Boyunlu, Arkbaşı ve Tepecik köylerinde 29 Kasım 2017 Çarşamba günü saat 05.00’ten itibaren geçerli olmak üzere ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasaklanmıştır” denildi.