Olay, Yumurtalık ilçesi Kemalpaşa Mahallesi’nde 2 gün önce meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mahallede tarlada av tüfeğiyle öldürülmüş olarak bulunan Ramazan Salıç (34) ile ilgili çalışma başlatan polis, Salıç’ı Y.Y.’nin (17) öldürdüğünü belirledi. Okulda gözaltına alınan genç, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Tutuklanan Y.Y’nin ifadesi ortaya çıktı. Gencin ifadesinde Salıç ile birlikte içki içmeye gittiklerini anlatarak, “Biz Salıç ile beraber içki içtik. İçki içerken Ramazan Salıç 10-11 yıl önce meydana gelen kız isteme olayından bahsetmeye başladı. Burada kendisinin haklı olduğunu, bizim ailemizin haksız olduğunu anlatmaya başladı. İçkinin de etkisiyle küfürler ederek hakaretlerde bulundu. Hem mezarda yatanlara hem de hayattakilere küfür etti. Ve köy yoluna doğru arabayı sürdü. Burada da tekrar hakaretlere devam etti. Ve arabasından çıkartmış olduğu tüfeği kafama dayadı. Tüfek elindeyken de ‘Şimdi seni burada öldüreceğim, bana sevdiğim kızı vermediğinizden dolayı yıllardır içimde yaşattığın acının intikamını alacağım, seni öldürdükten sonra mahalleye gideceğim, orada da anneni, babanı, amcanı önüme kim çıkarsa sizin sülalede vurup öldüreceğim’ demeye devam etti” dedi.

“Elini cebine atınca korkup tetiğe dokundum”

Y.Y. ifadesine şöyle devam etti: 

“Bu esnada içkinin de vermiş olduğu sarhoşluğun etkisiyle ben bir anda onun üzerine atladım. Elindeki tüfeği alıp ölümden kurtulmak için aramızda boğuşma gerçekleşti, ben bu boğuşmadan sonra tüfeği ele geçirdim. Bu sefer bu şahıs ayağa kalktı arabaya yaslandı, elleri de cebindeydi, tekrar bizim, benim namusumuza küfür etti ve bana hitaben ‘Sen erkek misin, siz erkek misiniz. Adam vuramazsın, silahı eline aldıysan o tetiğe basacaksın’ kelimelerini söyledi. Cebinden bir şey çıkartınca beni öldüreceğini zannederek o psikoloji ile ve can havliyle tetiğe dokundum. Daha sonrada korkup eve geldim. Kimseye bir şey anlatamadım, olayın şokundaydım.”

Gencin ailesi ise cinayetin yengeleriyle alakası olmadığını, 11 yıl öne şahsın aileden bir kız istediğini ancak kızın şahsı istemediğini, ailenin de onay vermemesinden dolayı evliliğin olmadığını, bu nedenle Salıç’ın aileye kin güttüğünü ve Y.Y.’yi de aileye zarar vermek için öldürmek istediğini, 11 yılın intikamını almak için lise öğrencisi çocuğun hayatını mahvettiğini söyledi. 

Fatih Keçe
 

Edinilen bilgiye göre, olay, Seyhan ilçesine bağlı Onur Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, 13 Şubat günü saat 17.30 sıralarında motosiklet ile giden Serhat Demir (28) bir otomobilden sıkılan tabanca ve pompalı tüfekle ağır yaralandı. Demir, kaldırıldığı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde hayatını kaybetti.

“40 kamera incelendi otomobilden zanlılara ulaşıldı”

Demir’in ölmesi üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri zanlıları bulmak için çalışma başlattı. Yapılan çalışmalarda polis, otomobilin kaçış güzergahında yaklaşık 40 güvenlik kamerasını inceledi. Yapılan inceleme sonucunda polis ekipleri, cinayeti Davut T. (30) ile ağabeyi Habib T. (31) ile birlikte işlediğini onlara ise Nedim Ö. (39), Mehmet Ö. (25) ve Ahmet T.’nin yardım ettiğini belirledi. Polis yaptığı operasyonda 5 kişiyi gözaltına aldı.

“6 yıl önce yanlarınca çalıştı eşini kandırıp kaçırdı”

Polis, zanlıları yakalayınca cinayetin nedeni de ortaya çıktı. Serhat Demir’in bundan 6 yıl önce İstanbul’a giderek midyecilik yapan Davut T.’nin yanında işe girdiği, bir süre sonrada Demir’in Davut T.’nin eşi Halise S.ile sevgili olduğu ve onu kaçırarak Adana’ya getirdiği öğrenildi. Bunun üzerine Davut T.’nin eşini boşadığı ancak kin güttüğü tespit edildi. Serhat Demir ile Halise S.’nin evlenip boşandığı ve başkalarıyla evlendikleri belirlendi.

“Adana’ya akrabalarının düğününe geldiler kanlı planı yaptılar”

Yapılan sorgulamada Davut T.’nin Adana’ya ağabeyleri Habib T. ile Ahmet T. ile birlikte akrabalarının düğününe geldiği, bu sırada da düğüne gelmişken 6 yıl önce eşini kaçıran işçisini de öldürmeyi planladıkları öğrenildi. Kardeşlerin Ahmet T.’nin otomobilini alıp plakasını çamurla kapattığı, Serhat Demir’in çalıştığı iş yerini Mehmet Ö.’den öğrenerek takibe başladığı tespit edildi. Ayrıca Davut ve Habib T.’nin Serhat Demir’i öldürmek için pusu kurduğu ancak Demir’in kaçmayı başardığını da öğrenildi.

“Beni öldürmeyin diye yalvardı”

Davut T. ile Habib T. 13 Şubat günü Demir’i yine takip edip bu kez otomobil ile motosikletle giden Demir’i çarpıp onu yere düşürdükten sonra tabanca ve pompalı tüfekle yakından ateş ettiği belirlendi. Ayrıca ağabey ve kardeşin Demir’in belden aşağısına ateş ettiği bu sırada da Demir’in “beni öldürmeyi, ne olur bana kıymayın, beni Halise kandırdı” dediği belirlendi. Ancak buna rağmen ağabey ve kardeşin ateş etmeye devam ettiği daha sonra da plakası çamurla kaplanan otomobille kaçtıkları öğrenildi.
Zanlılar emniyette sorgulandıktan sonra bugün adliyeye sevk edildi. 

Fatih Keçe – Serkan Çetinkaya
 

Edinilen bilgiye göre, cinayet, 9 Eylül 2012 tarihinde Seyhan’a bağlı Mithatpaşa Mahallesi’nde işlendi. İddiaya göre; hırsızlık, kadın ticareti ve uyuşturucu satıcılığı yaptığı öne sürülen ‘Aybeyler Çetesi’ ile aynı mahallede yaşayan Taş ailesi arasındaki ‘güç savaşı’nda kan döküldü. Uzun namlulu silah, av tüfeğiyle birlikte taş ve sopaların da kullanıldığı kavgada Malik, Melih, Reşat, Ercan, Mehmet Taş ile birlikte Ömer ve Halit Peri yaralandı.
Durumu ağır olan Ercan Taş, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken, aynı olayda 4 polis memuru da açılan ateş sonucu yaralandı; 3 polis aracı zarar gördü. Olay bastırılırken, Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipleri, 13 Eylül 2012 tarihinde cinayeti işleyen ve yardım eden şahısları yakalamak için harekete geçti. Operasyona; özel harekat karadan, polis helikopteri de havadan destek verdi.

Daha önceden 4 ayrı mahallede belirlenen 11 ayrı adrese, şafak vakti 500 polisle ardı ardına şok baskınlar yapıldı. Tekin Yardım, Derviş Aybeş, Selman Tabak, Sevda Aybey, Saadet Aybey, Serengül Aybey, Servet Aybey, Meral Aybey ve yaşı küçük olan S.A. gözaltına alındı. Aramalarda, bir ‘Kalaşnikof’ marka uzun namlulu silah, 3 tabanca, 2 av tüfeği ve bunlara ait çok sayıda mermi ile bir adet ‘sallama’ olarak tabir edilen bıçak ele geçirildi.
‘Aybeyler Çetesi’nin lideri olan Mehmet Selim Aybey’in, 63 yaşındaki Saadet Aybey’in, kavga çıktığı zaman şalvarının içinde ‘Kalaşnikof’ marka uzun namlulu silahı getirdiği, sonrasında da polise yakalanmamak için yine aynı şekilde silahı ortadan kaldırdığı belirlendi. Emniyette tam 4 gün boyunca sorgulanan zanlılardan Tekin Yardım ve 2 kişi tutuklanırken, diğer 4’ü kadın 6 kişi de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
49 yaşındaki Tekin Yardım, 17 Eylül 2012 tarihinde tutuklanırken, yargılandığı davada da kendisi hakkında hüküm verilmediğinden 21 Ağustos 2014 tarihinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ‘kasten adam öldürme’ suçundan 21 yıl hapis cezasına mahkum edilen Yardım için 3 Haziran 2016 tarihinde de ‘yakalama kararı’ çıkartıldı.

Tam 20 aydır her yerde aranan Tekin Yardım’ın izine ulaşan Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Yardım, Şakirpaşa Mahallesi’nde saklandığı evin çatısından kaçmaya çalışırken yakalandı. Karşısında polisi gören Yardım, “Aradan o kadar zaman geçti ki, beni unuttunuz sanmıştım” diyerek şaşkınlığını dile getirdi. Yardım, emniyete getirilerek işlemleri tamamlandıktan sonra önce adliyeye daha sonra da yeniden cezaevine gönderildi. 

Fatih Keçe – Serkan Çetinkaya
 

Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesine bağlı Çınarlı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre yıllar önce evlenen Mahmut Demirci ile Zühal Kırlangıç (47) anlaşamayarak boşandı. Ancak Demirci bir türlü eşinin peşini bırakmadı. Demirci sürekli Kırlangıç’ı arayarak onu çok sevdiğini birleşmek istediğini söyledi. Ancak buna rağmen Kırlangıç her defasında eski eşini reddetti. Bugün de Kırlangıç’ı takip ederek Çınarlı Mahallesi Ziyapaşa Bulvarı’nda yakalayan Demirci onun yanına gelerek barışmak istediğini kendisini çok sevdiğini söyledi. Genç kadın eski eşinin bu teklifini kabul etmedi. Bunun üzerine Demirci “Yarın Sevgililer Günü bugüne barışmış olarak girelim” dedi. Ancak buna rağmen kadın teklifi kabul etmeyince zanlı yanında getirdiği pompalı tüfeği çıkartıp önce eski eşinin kalbine sonrada kendi kalbine sıktı. Olayı gören vatandaşlar hemen polise ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen iki ambulansla kadın ve erkek hastanelere kaldırıldı. Polis ise olayla ilgili çalışma başlattı. 

Eski eşinin vurduğu kadın öldü

Adana’da eski eşinin vurduğu kadın kaldırıldığı özel hastanede hayatını kaybetti.
Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesine bağlı Çınarlı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Mahmut Demirci ile Zühal Kırlangıç (47) bir süre anlaşamayarak boşandı. Demirci eski eşiyle barışmak istedi. Ancak eşi barışmak istemeyince kadını sokak ortasında kalbinden vurup, sonra kendi kalbine pompalı tüfekle sıkarak intihar girişiminde bulundu. Olay yerine gelen ambulanslarla kadın özel bir hastaneye Demirci ise Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesine kaldırıldı. Kadın yapılan müdahalelere rağmen hastanede hayatını kaybetti. Demirci’nin tedavisi ise devam ediyor. 

Fatih Keçe – Süleyman Cenk İdaye

Edinilen bilgiye göre, Ahmet Tataroğulları (66) sabah evinden çıkıp elektrikli motosikletiyle D-400 yol kenarında kuruyemiş sattı. Tataroğulları öğleden sonra saat 16.00’da elektrikli motosikletiyle eve gitmek için yola çıktı. Özgür Mahallesi’ne geldiği sırada Fevzi Gülmez (52) yönetimindeki 01 B 7476 plakalı kamyon D-400’e dönmek istediği sırada Tataroğullar’ını altına aldı. Ahmet Tataroğulları, kamyonun ön sol tekerinin altında kaldı. Çevredeki vatandaşlar durumu fark etmeyen kamyonu bir süre gittikten sora durdurup motosiklet sürücüsünü altına aldığını söyledi.

Kamyon altından çıkartılamadı

Olay yerine gelen sağlık ekipleri kamyonun lastiğinin altında kalan kuruyemişçinin hayatta kalıp kalmadığını kontrol etmek istedi ancak kamyon altından çıkartılamayınca olay yerine Can-Kur ekipleri çağrıldı. Gelen ekipler, Tataroğulları’nın bedenini ve elektrikli motosikleti kamyonun altından çıkardı. Sağlık ekipleri Tataroğulları’nı kontrol etti ancak feci şekilde can verdiğini belirledi. Polis kazayla ilgili inceleme başlatırken sürücü gözaltına alınarak Akıncılar Polis Merkezine götürüldü.

Geriye bozuk para ve kuruyemişler kaldı

Ahmet Tataroğulları’nın cesedi olay yerine gelen cenaze aracıyla otopsi yapılmak için adli tıp kurumu morguna kaldırıldı. Bu arada, Tataroğluları’ndan geriye ise akşama kadar sattığı kuruyemişlerden kazandığı bozuk paralar, poşetlere ayırdığı kuruyemişler ve oturduğu tabure kaldı. Polis bozuk paraları tek tek sayarak poşetlere koydu. Polis, yaklaşık 30 lira ve 5 poşet kuruyemişi polis merkezine götürdü.

Cesedi korkuyla izleyip görüntülediler

Polis ve sağlık ekipleri olay yerinde çalışma yaparken meraklı vatandaşlar da kamyonun lastiğinin altında feci şekilde ölen yaşlı adamı görmek için birbiriyle yarıştı. Yol kenarından geçen çocuk, genç, yaşlı, erkek, kadın herkes cesedi görmek istedi. Daha yakından görmek isteyenler polisin çektiği güvenlik şeridini geçince polisle vatandaşlar arasında tartışma çıktı. Bazıları ise cesedi görmek için eğilip kamyonun altına baktı. Bir çocuğun ise cesedi görünce korkudan tırnaklarını yediği görüldü. Bazıları ise cesedi cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. 

Fatih Keçe – Umutcan İşledici
 

Birinci dünya savaşından kalma silahlardan, eski paralara, eski tarihli ve önemli manşetlere sahip gazetelerden, kitaplara, lambalı amfilerden eski plaklara, tarihi fotoğraf makinelerinden değerli taş ve çeşitli ülkelere ait tarihi bozuk paralara kadar oldukça geniş bir koleksiyona sahip olan Yılmaz biriktirdiği antika ürünleri hem evinde hem de oluşturduğu birkaç depoda muhafaza ediyor.

Antika ürünlerin bakımının ve muhafazasının kendisini yorduğunu ve yetkililerden bu antika ürünleri sergileyebileceği bir alan tahsis etmelerini isteyen Yılmaz, antika eşyalarına gözü gibi bakıyor. Kendi evinde muhafaza ettiği antika ürünler arasında halen çalışan eski pikaplar, lambalı amfiler, eski telefonlar, silahlar, plaklar ve daha bir çok antika ürünlerinin her hafta bakımını yapan Yılmaz, antika eşyalarını muhafaza edebilecek yer sıkıntısı çektiğini belirterek yetkililerden yardım istiyor.
Antika eşyaların gelecek nesillerimize sergilenmesi gerektiğini ifade eden antika eşya koleksiyoncusu Murat

Ylımaz, “25 30 yıldır antika eşya biriktiriyorum. Kitap koleksiyonum var. Eski ciltlerden kütüphane dolusu, değişik matbaa makineleri, değişik fotoğraf makinalarım, fosil, çok değerli taş koleksiyonum var. Birinci dünya savaşında kullanılan nazilerin kullandığı işkence aletlerinden, Rus gemi dürbünlerine, Rus gemi santral ölçüm aletlerine, mors vuruşlu santral makinelerine kadar 1840 yıllara ait telgraf makinelerim var koleksiyonumda. Birinci dünya savaşında kullanılan telefonlarım, manyetik konum belirleyici gemilerde kullanılan tarihi pusulalarım var. Bu antika eserlerim dağınık dağınık ben yetkililerden geniş bir alan tahsis etmelerini istiyorum. Şuanda bir etnoğrafya müzesi olarak eşi benzeri bulunmayan eserlerim var. Şuan halen çalışan telgraf makineleri, koktes cihazı birinci dünya savaşında kullanılan, lambalı amfilerim var, şuanda bulamayacağımız modellerde çok sayıda antika eşyam mevcuttur” dedi.

Tarihi plakların başka ülkelerde halen kullanıldığını ifade eden Murat Yılmaz plakların ses kalitesinin günümüz teknolojisinden daha kaliteli olduğunu da ifade etti. 

Emre Bozdemir

Edinilen bilgiye göre olay, Seyhan ilçesine bağlı Reşatbey Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Mukrima Altınok’un sahibi olduğu tatlıcıdan, kilosu 120 lira olan Antep fıstığı çalınmaya başladı. Bir türlü buna mani olamayan Altınok son 15 günlük güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan incelemede daha önce 10 yıl boyunca tatlı ustası olarak Çalışan Ali B.’nin (45) eşi İ.B. (42) ile birlikte 24 Ocak günü sabah saat 05.00 sıralarında kamyonetle tatlıcının depo kısmına gelip park ettiğini, daha sonrada içeri girip güvenlik kamerasının açısını değiştirerek 25 kiloluk 21 bin lira değerindeki 7 Antep fıstığı torbasını çaldığını belirledi. Bunun üzerine Altınok polise başvurdu. Polis hemen güvenlik kamera görüntülerini inceleyip zanlı karı kocayı yakaladı. Ali b. fıstık çalmadığını, tatlıcıda uzun süre çalıştığını bir süre önce de tarım işiyle uğraşmaya başladığı için işten ayrıldığını kendisinin boş torba aldığını fıstık dolu torbaları almadığını söyledi. Eşi de hırsızlık yapmadıklarını ileri sürdü. Sorgularının ardından bugün adliyeye sevk edilen zanlılardan Ali B, tutuklanırken İ.B. ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

“10 yıl ekmeğimizi yedi”

Altınok, 10 yıl ekmeklerini yiyen birisinin bunu yaptığını belirterek, “Sabaha karşı eşiyle birlikte gelip kamera açısını değiştirip fıstıkları çalmışlar. Bizim daha öncede eşim hayattayken de fıstıklarımız çalınıyordu. Biz bunların çaldığı 7 torbayı kanıtladık bunun bize zararı 21 bin lira. Bu zamana kadar bizim 800 bin liralık fıstığımız çalındı. Ben zararımızın karşılanmasını istiyorum” dedi. 

Fatih Keçe – Umutcan İşledici

Alınan bilgiye göre, olay, sabah saatlerinde 01 M 0723 plakalı Cemalpaşa dolmuşunda meydana geldi. 20 yıldır dolmuş şoförlüğü yapan Özay Şahin (40), sabah Çukurova ilçesine bağlı Süleyman Demirel Bulvarı’nda bir yolcuyu dolmuşuna aldı. Seyhan ilçesi İbo Osman Caddesi’ne geldiğinde ise yolcu dolmuşta kalp krizi geçirdi. Bu sırada dolmuşta bulunan diğer yolcular ilk müdahaleyi yaptı. Şoför Özay Şahin ise soğukkanlılığını koruyup kalp krizi geçiren yolcusunu yoğun trafiğe rağmen 3 dakika içerisinde Aşkım Tüfekçi Hastanesi’ne yetiştirdi. Yolcuyu hastaneye teslim eden Şahin, daha sonra yoluna devam etti. Bu anlar ise dolmuşun güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

“Bir can kurtardım”

Olay sonrası gazetecilere açıklamalarda bulunan Şahin, yolcusunun kalp krizi geçirince çok heyecanlandığını ancak soğukkanlılığını koruyarak karar verdiğini söyleyip, şu ifadeleri kullandı:
“Böyle bir olay başıma ilk kez geliyor. Bütün şoförler böyle bir olayla karşılaşırsa aynı tepkiyi vermeliler. Ben bir can kurtardım. Çok mutluyum. 3 dakika içerisinde hastayı hastaneye ulaştırdım. Yolculara da çok teşekkür ediyorum ilk müdahaleyi yapmasalardı belki o insan şu anda ölecekti. Engelli Agit kardeşimiz dayak yerken herkes izlemişti ama benim dolmuşumdaki yolcular öyle bir şey yapmadı. Mutluyum.”
Öte yandan Şahin, yolcunun ismini almadığını belirtti. 

Umutcan İşledici – Serkan Çetinkaya

Edinilen bilgiye göre, olay Seyhan ilçesi Onur Mahallesi’nde 18 Ocak günü meydana geldi. İddiaya göre, demir ve plastik doğrama işi yapan ortaklar Hüsnü Y. (44) ile Serdem K. bir süre önce ortaklığı sonlandırdı. İki eski ortak, malzeme ve para paylaşımı yaptı. Ancak çalışan işçilerin paylaşılması konusunda iki eski ortak tartışma yaşadı. Eski ortaklar bir türlü işçileri paylaşamayınca aralarında kavga çıktı. Sinirlenen Serdem K. iş yerinden ayrılıp gitti. Serdem K. işçi paylaşımı konusu bir türlü çözülmeyince 18 Ocak günü saat 16.00 sıralarında Hüsnü Y., kardeşleri Nasih ve Aziz Y. ile birlikte Tekel Caddesi’ndeki iş yerlerine geldi. Otomobilden inen Serdem K., tabancasını çekip Hüsnü Y.’ye ateş etti. Hüsnü Y. merminin isabet etmesiyle yere yığılınca kardeşleri Nesin ve Aziz Y., Serdem K.’ye saldırıp kazma, kürek ve demir sopalarla vurmaya başladı. Serdem K. de Nasih ve Aziz Y.’ye ateş etti.

ÖLDÜ DİYE BIRAKTILAR

Bu arada, iş yerinde çalışanlar polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Yaralanan kardeşler ise kazma, kürek ve demir sopalarla dövdükleri Serdem K.’yı öldü diye iş yerinde bırakıp yaralı halde kendi araçlarıyla yakınları tarafından özel bir hastaneye götürüldü. Bir süre sonra kazma, kürek ve demir sopalarla yaralanan Serdem K. ise olay yerine gelen bir ambulans ile Balcalı Hastanesine kaldırıldı. Ağır yaralanan Serdem K.’nin Balcalı Hastanesinde yoğun bakıma alındığı öğrenildi.

Hüsnü Y. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybederken kardeşlerinin tedavisi devam ediyor.

İKİ BACAĞI ALÇIDA,KAFASI SARILI GÖZLERİ MOR ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Öldü sanılarak bırakılan ve kaldırıldığı hastanede bir hafta tedavi gördükten sonra ayağa kalkan zanlı savcının talimatıyla gözaltına alındı. Sorgusu yapılan zanlının ifadesinde eski ortağıyla işçilerin paylaşımı konusunda anlaşamadıkları için onları vurduğunu söylediği öğrenildi. Zanlı Serdem K. ifadesinin alınmasının ardından iki ayağı alçıda, kafası sargılı, gözleri morluklar içinde önce adli tıp birimine getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi. Zanlı daha sonrada güçlükle yürüyerek polis aracına bindirilip adliyeye götürüldü.

Mahkemeye çıkarılan Serdem K. ev hapsi cezasıyla serbest kaldı.

Fatih Keçe – Serkan Çetinkaya 

Edinilen bilgiye göre, olay Sarıçam ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, Adana Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde hasta bakıcı olarak çalışan Yahya Han Doğan (32), 15 Ocak’ta Seyhan Baraj Gölü üzerinde bulunun Çatalan Köprüsü’ne geldi. Otomobilini park eden Doğan, ablası Hacer Dokuyucu’yu arayıp, “Ben sizi çok üzdüm, hakkınızı helal edin” dedi. Cep telefonunu aracına bırakan Doğan’dan bir daha haber alınamadı. Bunun üzerine aile, polise giderek Doğan’ın bulunmasını istedi. İhbar üzerine polis, Yahya Han Doğan’ın otomobilini Çatalan Köprüsü üzerinde terk edilmiş olarak buldu.

Doğan’ın intihar ettiğini değerlendiren su altı polisleri, 4 gün boyunca baraj gölünde arama yaptı, ancak bir sonuç alamadı. Olay günü Doğan’ın otomobilinin köprü üzerinden geçiş anını güvenlik kameralarından tespit eden ekipler aramayı genişletti.

Aile gözyaşları arasında arama çalışmalarını izliyor

Su altı polisleri bugün de yağmura rağmen gölde arama çalışmalarına devam etti. Arama sırasında Doğan’ın ağabeyleri ve ablası Dokuyucu da şemsiye ile köprünün üzerinde umutla kardeşlerinin bulunmasını bekledi. Doğan’ın bazı akrabaları ise yağmurdan korunmak için başlarına naylon geçirerek bekledi.
Yahya Han Doğan’ın ağabeyi Müşerref Doğan ise gözyaşları içinde köprüde beklerken kardeşinin 4 gündür bulunamadığını, köprüden göle atladığını düşündüklerini söyledi.
Dalgıçlar yapılan aramaya rağmen şu ana kadar Doğan’a ulaşamadı. 

Fatih Keçe