Bugünkü sayıda yayımlanan kararda, Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde vuku bulan korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleri hakkında 2008 yılından bu yana kabul edilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları ve TBMM’nin kararı ile bir yıl için verdiği ve birer yıl arayla uzattığı izin çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafazası ve uluslararası toplumca yürütülen korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle müşterek mücadele harekatına aktif katılımda bulunulmasının sağlandığı belirtildi.

Anılan bölgelerde meydana gelmeye devam eden korsanlık/deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemleriyle uluslararası toplumca mücadele edilebilmesine cevaz veren BMGK’nın ilgili kararlarının süresinin son olarak 7 Kasım 2017 tarihli ve 2383 sayılı Kararla bir yıl daha uzatıldığı vurgulandı.

Bu kapsamda, Türk donanmasının söz konusu bölgelerdeki görevinin 10 Şubat 2018 tarihinden itibaren bir yıl daha uzatılmasına, ayrıca denizde terörizmle mücadele harekatlarına katkı sağlanabilmesi maksadıyla unsurların bölge ülkeleri karasuları dışında denizde terörizmle mücadele görevi için yetkilendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Hükümet tarafından yapılması için izin verilmesine karar verildiği ifade edildi. 

Yemen’de Aden Geçiş Konseyi üyeleri, Başbakan Ahmet Bin Dager’in görevden alınması için ayaklandı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteklediği Geçiş Konseyinin Başkanı Aydarus El Zubeydi’nin, Cumhurbaşkanı Abdurabbu Hadi’nin daha önce görevden aldığı eski Aden Valisi olduğu kaydedildi. Geçiş Konseyi’nin talepleri arasında, Yemen’in geleceğinde eski Yemen Valisi Ali Salih’in ailesinin söz sahibi olması isteği yer alıyor.
Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Hadi’nin ise Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’in siyasi geleceği konusundaki isteğini kesinlikle reddettiği kaydedildi.
Yemen Hükumet yetkilisi yaptığı açıklamada, Aden’de son iki gün içinde çıkan çatışmalarda her iki taraftan ölenlerin sayısının 87, yaralananların ise 312 olduğunu belirtti.

Yemen hükümetinden açıklama
Yemen meşru hükumeti, yönetime karşı ayaklanmayla ilgili olarak yayınladığı açıklamada, Aden’deki isyan teşebbüsünü hükumeti devirmek, faaliyetlerine engel olmak ve Yemen milli ordusunun dışında bir milis gücü oluşturma girişimi olarak değerlendirdi. Açıklamada, bu eylemin, BM Güvenlik Konseyi’nin 2216 kararının açık bir ihlali ve bölge güvenliğine tehdit olarak görüldüğü, Husi milislere karşı sürdürülen mücadelenin altını oyduğu, Yemen’in toprak bütünlüğü ve istikrarını hedef aldığı belirtildi.

Türkiye’nin tepkisi
Aden’de meşru hükumete karşı ayaklanma ile ilgili olarak Türk Dışişleri Bakanlığının iki gün önce yaptığı açıklamada, taraflar arasındaki çatışmalardan Türkiye’nin kaygı duyduğu belirtilerek, ”Yemen meşru hükumetine saygı gösterilmesi ve ülkedeki mevcut krizin çözümünü daha da zorlaştırabilecek adımlardan kaçınılması çağrısında bulunuyoruz. Türkiye olarak Yemen’in barış, istikrar ve toprak bütünlüğünü desteklemeye, meşruiyetin yanında durmaya ve kardeş Yemen halkıyla dayanışma içinde olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz” ifadeleri kullanıldı.