Buna göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Yozgat Bölge Müdürlüğüne Tapu ve Kadastro Elazığ Bölge Müdürü Tamer Taşkıran atandı. Taşkıran’dan boşalan göreve Mahir Tuncer’in getirilmesi kararlaştırıldı. Kırşehir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ise Necmettin Şeker atandı.

Ekonomi Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Müdürlüğüne Aydın Güler, Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğüne Batı Karadeniz Bölge Müdürü Muzaffer Ertürk atandı. Ertürk’ten boşlan Batı Karadeniz Bölge Müdürlüğüne Batı Anadolu Bölge Müdürü Sadık Cinaz getirildi.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elekromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Ramazan Usta, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine aynı yerin Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Feridun Alak, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Yinal Yağan’ın atanması uygun görüldü. Bakanlık Müşavirliği görevine ise Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Zafer Alper getirildi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müşavirliğine İbrahim Halil Akbaş, Müsteşar Yardımcılığına Bakanlık Müşaviri Volkan Mutlu Coşkun’un atanması kararlaştırıldı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdür Yardımcılığına Mücahit Arman, Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcılığına Can Erel atandı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Eskişehir Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sultan Murat Aydın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kilis İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Aldemir ile Maliye Bakanlığı İzmir Defterdarı Tamer Utkucu başka bir yere atanmak üzere görevlerinden alındı. 

Caner Ünver
 

3713 sayılı Kanunun ek 1’inci maddesine göre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca hak sahibi olduğu tespit edilerek Devlet Personel Başkanlığı’na bildirilen 350 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının atama kurası bugün Devlet Personel Başkanlığı’nda noter huzurunda gerçekleştirildi. Hak sahiplerinin atama teklifleri yapılırken, atanmayı istedikleri ilk il tercihleri ile öğrenim durumları da dikkate alındı. 350 istihdam hakkı sahibinden; 83’ünün öğrenim durumları itibariyle ihraz ettikleri unvanlar dikkate alınarak; fizyoterapist, mühendis, öğretmen, ressam, tekniker ve teknisyen unvanlı kadrolara, 124’ünün memur unvanlı kadrolara, 135’ inin hizmetli unvanlı kadrolara ve 8 kişinin ise işçi kadrosuna atama teklifleri gerçekleştirildi. Atananların 197’si erkek, 153’ü kadın.
Ayrıca atama teklifleri E- uygulama sistemi üzerinden bu kapsamda personel talep eden kamu kurum ve kuruluşlarına yapılmış olup, kurum ve kuruluşlarının; 26’sı bakanlık ve bağlı kuruluşu, 30’u üniversite, 7’si kamu iktisadi teşebbüsü olmak üzere toplam sayısı 63’ dür. İlgililer atama teklif sonuçlarına 4 Aralık 2017 tarihi saat 17.00 itibariyle www.dpb.gov.tr adresinden ulaşabilecekler.

Bakanlık, ilgililerin atama işlemleri, yazıların kurumlara ulaşmasından itibaren başlayacak olup bundan sonraki süreçte istihdam hakkı sahiplerinin, kurumların atama işlemlerini tamamlamalarını müteakiben kendilerine tebliğde bulunmasını beklemeleri gerektiğini belirtti. 

Yağmur Yıldız
 

Başbakan Yıldırım, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla 81 ilden gelen öğretmenlerle Çankaya Köşkünde bir araya geldi.

Yıldırım, burada yaptığı konuşmada “81 vilayetimizin her köşesinden kar kış demeden, uzak yakın demeden birer eğitim neferi olarak çalışan bütün öğretmenlerimizi yürekten kutluyorum. Nice öğrenciler yetiştirmiş, bu topraklara, bu ülkeye nice değerler kazandırmış emekli öğretmenlerimizinde ellerinden öpüyorum. Bugünlere gelmemize vesile olan şahsım olarak bütün öğretmenlerime ve kendisi de öğretmen olan eşim Semiha hanıma da teşekkür ediyorum. Ülkemizde misafir olan ve bu topraklarda dünyaya gözünü açan 300 bin civarındaki mülteci çocuklarını okutma görevini üstlenerek onlara sadece sayıları, harfleri değil, dilimizi, kültürümüzü de öğretme görevi üstlenen fedakar öğretmenlerimize şükranlarımızı sunuyorum” diye konuştu.

Van depreminde hayatını kaybeden 75 öğretmeni ve eğitim şehitlerini rahmetle anan Yıldırım, programda 15 Temmuz şehitleri, Fevzi Başaran’ın eşi Özge Başaran’ın, Emin Güner’in eşi İlknur Güner’in, şehit Bülent Aydın’ın eşi Şehnaz Aydın’ın, şehit Lütfi Gülşen’in babası Metehan Gülşen’in, şehit Resul Perçin’in oğlu Necmi Perçin’in, şehit Yasin Naci Ağıroğlu’nun oğlu Osman Ağıroğlu’nun şehit Serhat Koç’un eşi Gizem Koç’un, şehit Dursun Acar’ın eşi Özgül Acar ve kızı Elif Naz’ın, şehit öğretmen Yusuf Elitaş’ın eşi Serpil Elitaş’ın da yer aldığını aktardı.

Yıldırım, ayrıca bu ülkenin bağımsızlığı için canlarını seve seve veren görev başındaki şehit Kaymakam Muhammed Fatih Safitürk’ün eşi Ayşegül Safiktürk’ün, öğretmen Şenay Aybüke Yalçın’ın babası Sadık, annesi Zehra Yalçın’ın, ve 15 Temmuz gazilerinin de programda olduğunu ifade etti.
Yıldırım, “15 Temmuz’da yurt savunmasında ülkesinin bağımsızlığı, bayrağı ve bütünlüğü için şehit olan bütün şehitlerimizi rahmetle şükranla yad ediyoruz, gazilerimize hayırlı ömürler diliyoruz” dedi.

“Öğretmenler Türkiye’nin geleceğidir”

Öğretmenlerin Türkiye’nin geleceği olduğunu söyleyen Yıldırım, “Yazar Nuri Pakdil’in ifade ettiği gibi ‘Türkiye’nin bir adı da umuttur.’ Türkiye yeryüzünün umududur. İnsanlığın umududur. Öğretmenlerimiz böylesine büyük bir emaneti üzerinde taşıyor. Anaokulundan üniversiteye varıncaya kadar 18 milyon öğrencimiz var. Üniversiteyi de sayarsak 25 milyonun üzerinde öğrencimiz var. Dünyanın diğer ülkeleriyle mukayese ettiğimizde nüfusumuz çok genç, çok dinamik, öğrenmeye, değişime çok açık bir nüfusa sahibiz. Dünyadaki birçok ülkenin nüfusu bizim öğrenci sayımız kadar bile yok. Hiç şüphesiz bu genç nüfusumuz ülke olarak bizim en büyük zenginliğimizdir, en büyük kalkınma, refah için kaynağımızdır. Ancak bu potansiyeli harekete geçirebilmek için dinamik, yenilikçi, modern bir eğitim sistemine sahip olmamız gerekiyor. Eğitim sistemimizi kalkınma hedeflerimize ve hızımıza uygun bir şekilde geliştirmeliyiz. Çok donanımlı becerikli gençler yetiştirmek , çocuklarımızın kabiliyetini yeteneğini ve potansiyelini erken yaşlarda fark edip zekayı ilmik ilmik işleyip azami derecede açığa çıkarmamız önemlidir. Bunu da başaracak olan sizlersiniz. Burada yükü omuzlarınıza alıp sizleri yalnız bırakmak gibi bir düşünceye sahip değiliz” ifadelerini kullandı.

“Eğitim bütçesini diğer bütün bakanlıkların bütçesinin üzerine çıkardık”

Başbakan Yıldırım, şunları kaydetti:

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önümüze koyduğu muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma hedefi öncelikle eğitim konusundaki sorunlarımızın çözülmesi ve bu alanda yapısal dönüşümleri sağlamamıza bağlıdır. Hükümet olarak, Bakanlık olarak bizlerin üzerine düşen önemli görevler vardır. Sizin için uygun eğitim alanlarını, fırsatlarını oluşturmak bizim görevimizdir. Sizler de geleceğimizin garantisi olan yeni nesilleri evlatlarımızı en güzel şekilde yetiştireceksiniz. Bu bilinçle göreve geldiğiniz ilk andan itibaren eğitimi en öncelikli alan olarak belirledik. Bunun içinde eğitim bütçesini diğer bütün bakanlıkların bütçesinin üzerine çıkardık. Birinci sıraya aldık. Eğitim bütçesi 2003 yılında 11 milyar, şimdi yaklaşık 135 milyara yükseltmiş bulunuyoruz. Yaklaşık 3 milyar ders kitabını 15 yıldır öğrencilerimize sene başında dağıtıyoruz.”
Öğrencilik yıllarını anlatan Yıldırım, ders kitapları için okul açıldığında kırtasiye kırtasiye dolaşıp aylarca kitapları tamamlamaya çalıştıklarını ve birinci sömestr Şubat tatiline yakın kitapları ancak tamamlayabildiklerini anlattı. Yıldırım, “Böyle günlerden bugünlere geldik. Şimdi okul açılınca kitaplarda hazır. Hem de çocuklar nasıl alırım param var mı yok mu diye endişe etmiyorlar. Bir öğrenci için donanımlı olması bakımından bunun ne kadar önemli, ne kadar öğretime başlarken moral açısından faydalı olduğunu o yaşlardakiler daha iyi anlıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Önümüzdeki sene içerisinde de yine 500 civarında engelli öğretmen ataması gerçekleştireceğiz”

FATİH Projesiyle 65 bin civarındaki okulun her bir sınıfına akıllı etkileşimli tahtaların yerleştirildiğini kaydeden Yıldırım, tablet bilgisayar dağıtımının başladığını ve bunun 1,5 milyonu aştığını bildirdi.
Yıldırım, “Bugün 1 milyonun üzerinde bir öğretmen topluluğumuz var. Buraya nereden geldik 500 binden 1 milyonun üzerine çıkıyoruz. Geçen 15 yılda bizim iktidar dönemimizde 584 bin 288 yeni öğretmen ataması yaptık eğitim camiamıza kazandırdık. Ayrıca bu dönemde 4 bin 522 engelli kardeşimizde öğretmen mesleğine atamasını yaptık. Bu rakam 2002 öncesi bin 668 idi. Önümüzdeki sene içerisinde de yine 500 civarında engelli öğretmen ataması gerçekleştireceğiz senenin ilk aylarında. 950 milli sporcumuzun öğretmen olarak atamasını gerçekleştirdik” açıklamasında bulundu.

“Sıkıntı nerede? Dağılımda”

“Hükümetimiz döneminde atanan öğretmen sayımız mevcut öğretmen sayısının yüzde 64’ünü oluşturuyor” diyen Başbakan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

“Yani her 3 öğretmenden 2’si son 15 yılda göreve başladı. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, şu anda öğrenci, okul sayısı, derslik sayısı bakımından öğretmen sayımızda yeterli gözüküyor. Öğrenci sayısını, öğretmen sayısına böldüğümüz zaman sınıf başına düşen öğretmen sayısı 17. Bir sınıfta 17 öğrenciye 1 öğretmen düşüyor. Bu gayet ideal bir sayı. Peki sıkıntı nerede? Dağılımda. Bazı yerlerde eksik var, dolayısıyla sınıflar kalabalık, bazı yerlerde de fazla var. Zaman içerisinde bu dengelemeyi, eşleştirmeyi de yapmış olacağız. Ortaöğretimde öğretmen başına öğrenci sayısı 13’e düşmüş oldu. Norm kadro doluluk oranı, Doğu Anadolu Bölgesinde yüzde 92, Güneydoğu’da yüzde 90 seviyesine çıktı. Daha önce buralarda öğretmen maalesef çalışamıyordu, güvenlik sorunlarımız vardı. Çok şükür artık güvenlik sorunumuz yok. Oradaki öğretmenlerimiz büyük bir fedakarlıkla, heyecanla görevlerini yapmaya gayret ediyorlar.”

“2019 senesinin sonunda bütün okullarımızda tekli eğitime geçeceğiz”

Yıldırım, öğretmen sayısının yüzde 66’sının 40 yaş ve daha aşağısından oluştuğunu bildirdi.
65 bin 793 okul olduğunu ve okullardaki 282 bin dersliğin son 15 yılda yapıldığına dikkat çeken Yıldırım, “2019 senesinin sonunda bütün okullarımızda tekli eğitime geçeceğiz. Bu iddialı bir karar. Hatta şu müjdeyi de verebilirim, bazı illerimizde şimdiden geçmeler oldu. Bu kapsamda tekli öğretime geçmek için 58 bin yeni dersliğe ihtiyacımız var. 15 yılda 300 bine yakın derslik yapmış bir iktidar olarak önümüzdeki iki yılda 58 bin dersliği yaparız. Yurt genelinde tekli öğretimi de inşallah başarmış olacağız. Öğrencilerimiz daha da donanımlı bir şekilde yetişmiş olacak. Velilerde bu işe çok seviniyorlar. Sabah gönderiyorlar öğlen programları var geri gelmek zorunda kalıyorlar. Sabah size yavrularımızı teslim edecekler akşam alacaklar. Benim rahmetli dedem okula beni yazdırdığında, ‘Muallim bey, eti senin kemiği benim ne yaparsan yap’ diye teslim etmişti. Öğretmenimiz de bizi mezun oluncaya kadar iyice bir şekle sokmuştu. Ama şimdi siz öğrencilerinizle kardeş gibi onları yavrularınız gibi görüyorsunuz. Onları sevginizle de ayrıca eğitiyorsunuz, geleceğe hazırlıyorsunuz, özgüven kazanmasını sağlıyorsunuz. Öğrencilerimizin özgüven kazanması ve dünyadaki bu amansız rekabette ayakta kalması için çok büyük gayretleriniz var” şeklinde konuştu.

“Öğretmenlik mesleğini hak ettiği seviyeye ve standartlara ulaşıncaya kadar durmayacağız”

Öğretmenler için mali ve sosyal haklardan, okul ortamını iyileştirmeye kadar atılan adımlar olduğunu belirten Yıldırım, “Tabi daha iyisini yapmak isteriz. Müfredatta da son yıllarda değişikliğe gidildi. Yapılanları hatırlamakta fayda olmakla beraber asıl olan daha fazla neler yapılacağı bunu akılda tutmak daha önemli. Biz yapılması gerekenleri de ülkenin ihtiyaçlarını da yavrularımızın beklentilerini de biliyoruz. Bu nedenle öğretmenlik mesleğini hak ettiği seviyeye ve standartlara ulaşıncaya kadar durmayacağız, gereken her türlü adımı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleriyle atmaya devam edeceğiz” dedi.
Yıldırım, şunları kaydetti:

“Ama yaptığınız işten haz duymuyorsanız, eğer mesleğiniz sizi mutlu etmiyorsa o zaman başarı mümkün değildir. Mersin’den gelen genç öğretmenimiz burada sadece kelimeleri ifade etmedi, kalbinden ruhundan geçenleri de bizlerle paylaştı. Gerçekten mesleği sevmenin adı bu diye düşünüyorum. Bu iş sadece parayla yapılacak bir iş değil. Sınıftaki o yaştaki bütün yavrularımızın hepsinin farklı farklı özellikleri var. Bunlarla bu işin yapılması parayla pulla ölçülecek bir şey değil.”

Bir günlük öğretmenlik anısını anlattı

Eşi Semiha Hanımla üniversitedeyken evlendiklerini üniversite çocuklarının olduğunu anlatan Yıldırım, “İlkokul birinci sınıf öğretmeniydi, bir gün çok hastalandı. ‘Sınıf boş kalmasın. Sen git bugün benim yerime ders ver’ dedi. Benim de hoşuma gitti ne güzel iş öğrenci olurken birdenbire öğretmenliğe terfi ettik. Gittim sınıfa girdim. Fakat çocuklar görmezden geliyor. Bekledim bekledim. Masaların üstlerinde koşturuyorlar, birbirlerinin üzerine atlıyorlar, gürültü, uğultu. Ondan sonra bağırdım bir şeyler söyledim hiç oralı olan yok. Ya nereden düştük buraya diye düşünmeye başladım. Şöyle bir hamle yaptım gittim, çocuğun birini kavradım havaya kaldırdım. Birden bire çıt ses kesildi. Güç bela tamamladık dersi geldik. Ertesi gün Semiha Hanım gidince müdür bey çağırmış, ‘ O senin dersine giren kimdi?’ demiş. O da ‘beyim’ deyince. O da ‘Hocam dersler boş kalsın tek de sen ona söyle bir daha girmesin’ demiş. Her bilirim diyen öğretmen olmuyor. Bu işin pedagojik formasyonu var. O çocukların ruh halinden anlamak var. Bir öğretmen eşi olarak sizin ne kadar fedakarca görev yaptığınızı çok iyi anlayabiliyorum. Sizler için neler yapsak yeridir. Hangi işi yaparsak yapalım mutlaka işimizi seveceğiz. İnsanı seveceğiz. İnsan sevgisi yoksa, insanı yüceltme duygusu yoksa o zaman yaptığımız işinde anlamı yok. Bir çocuğu kazanacak yeteneklerinin farkına varacak onu hayata bağlayacak olan öğretmendir. Her çocuğun Edison ya da Einstein kadar şansı olmayabilir. Özellikle de rekabetin yoğun yaşandığı günümüzde bu şans daha da gittikçe azalıyor. İhtiyacımız olan şey senden bir şey olmaz diyerek karamsarlık aşılayan değil, Urfalı Aysel öğretmen gibi sizler dünyayı daha güzel hale getireceksiniz diyerek umut aşılayan öğretmenlerimizdir. Bizim müzik öğretmeni Nuri Dağdelen gibi öğrencilerine hayatın ritmini yakalamayı başaran öğretmenlerimize ihtiyacımız var. Engelli öğrencisini 4 yıl boyunca sınıfta kucağında taşıyan Sivaslı Hakan öğretmen gibi fedakar öğretmenlerimize ihtiyacımız var. Lösemi hastası çocuklara umut ışığı olan Nesibe öğretmenlere, yeni yazılımlar geliştirerek okul sınırlarını aşıp Türkiye için hizmet üreten bilişim teknolojisi öğretmenlere, öğrencilerine okumayı yazmayı sevdiren onlarla kitaplar dergiler çıkaran edebiyat öğrencilere ihtiyacımız var. öğrencileriyle deney yapan icat ortaya koyan onları yarışmalara hazırlayan daima yaptıklarıyla gurur duyan öğretmenlere ihtiyacımız var” dedi.

“Öğrencilerimize mutlaka, vatan, millet, bayrak sevgisini aşılamayı ihmal etmeyin”

“Sizlerden tek talebimiz beklentimiz mutlaka yavrularımıza öğrencilerimize gelecek umudu, heyecanı aşılayın” diyen Yıldırım, “Öğrencilerimize mutlaka, vatan, millet, bayrak sevgisini aşılamayı ihmal etmeyin. En büyük belamız terörle mücadelenin ilacı da birliğimizin, beraberliğimizin, toprak bütünlüğümüzün küçük yaşta gençlerimizin zihnine ilmek ilmek işlenmesidir. Sabır ve paylaşmayı onlara anlatın” ifadelerini kullandı.
Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Bir yazarımız var Cahit Sıtkı Tarancı öğretmen olmuş, Sivas’ta bir köye kış bastırmış yol yok iz yok köyüne gitmek istiyor, öğrencileriyle buluşmak istiyor. Fakat o yollar kış kıyamet geçit vermiyor. Dizlerinin üzerine çömeliyor, ağzından şu sözler çıkıyor; ‘Orada bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür, gitmesek de gezmesek de o köy bizim köyümüzdür.’ 780 bin kilometrekare vatan toprağıyla, 50 bin köyüyle, 970 ilçesiyle, 81 iliyle ay yıldızlı bayrağıyla bu ülke bizim ülkemizdir, bu topraklar bizim topraklarımızdır. ‘Erişemediğin yer senin değildir.’ Halil Rıfat Paşa yüzyıl önce söylemiş. 15 yıldır ülkenin her köşesine erişmek için dağları deldik, tüneller yaptık, vadileri, köprülerle aştık. Yeter ki yurdumuzun her köşesinde bayrağımızı dalgalandıran ocağını tüttüren insanlarımız orada mutlu yaşasın ve geleceğe büyük bir umutlu planlarını yapsın istiyoruz.”

Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanan kararlara göre; Başbakan Yardımcılığı Hazine Müsteşarlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdür Yardımcılığına Muhammed Faruk Azkut, Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdür Yardımcılıklarına Kemal Çağatay İmirgi, İbrahim Sepici, Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanlığı Hazine Başkontrolörlüklerine Hazine Kontrolörü Ali Çalışkan, Akif Bülent Boyacıoğlu, Bilgehan Gökmen, Ahmet Tutal, Hazine Kontrolörlüklerine Stajyer Hazine Kontrolörü Erdem Erol, Beçlim Ergün, Ahmet Tuğrul Öztürk, Oğuzhan Herdem, Ömer Kaçaran, Semih Şahin, İsmail Halıcı, Turgut Sayılır, Selçuk Kırbaş atanırken, Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdür Yardımcılığına Satı Balcı getirildi.

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Yönetim Kurulu üyeliğine Mehmet İlker Haktankaçmaz, Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurumu üyeliklerine Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ile Hazine Müsteşarlığı Daire Başkanı Kemal Çağatay İmirgi atandı.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Isparta Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne Yakup Kütük, Mardin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne Hüsnü Bengin Efetürk, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğüne Elife Ünal, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne İsmail Tuna Cebecioğlu, Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüne Ömer Alan, Gaziantep Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne Hasan Alan, Hukuk Müşavirliğine Veli Böke, Kastamonu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne Oktay Marşap, Müsteşar Yardımcılığına Fatma Varank, Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler Genel Müdürlüğüne Büyükelçi Süleyman İnan Özyıldız, Uluslararası Siyasi Kuruluşlar Genel Müdür Yardımcılığına Alp Ay, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğüne Genel Müdür Yardımcısı Özgür Volkan Ağar atandı. Ağar’dan boşalan göreve ise Musa Demir getirildi. Ürün Güvenliği Denetimi Genel Müdürlüğüne Zafer Soylu, Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdür Yardımcılığına Mukaddes Nur Yılmaz atandı.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcılığına Eti Maden İşletmeleri Genel Müdür Yardımcısı Hızır Ay, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Özgür Saç, Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Oğuz Can, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Tabip Gülbay, Bakanlık Müşavirliğine Ahmet Adanır, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Genel Müdür Yardımcılığına Mustafa Cihangir Akbaba atandı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müşavirliğine Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ünal Yılmaz, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurlu Üyeliğine Bakanlık Müşaviri Müslüm Beyazgül getirildi.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kahramanmaraş Ticaret İl Müdürlüğüne Ahmet Uçar, Rize Ticaret İl Müdürlüğüne Osman Köseoğlu, Yalova Ticaret İl Müdürlüğüne Alparslan Tunali, Kalkınma Bakanlığı 1. Hukuk Müşavirliğine Mehmet Cüneyt Genç, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdür Yardımcılığına Yusuf Şahin, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğüne Kudret Arslan, Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığına Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Berrin Dikmelik, Gelir Politikaları Genel Müdür Yardımcılığına Murat Üstün, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdür Yardımcılıklarına Ali Karatürk, Abdülkadir Bahadır Yıldız, Muhasebat Genel Müdür Yardımcılıklarına Arif Yıldırım, Muhammed Varol, Zeki Balta, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdür Yardımcılığına İsmet Keskin, Personel Genel Müdür Yardımcılığına Tayyar Tarı, Milli Piyango İdaresi Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurlu Üyeliğine Muhasebat Genel Müdür Yardımcısı Mustafa İlhan, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdür Yardımcılığına Uğur Sancarbaba, Milli Piyango İdaresi Yönetim Kurulu Üyeliğine Genel Müdür Yardımcısı Ergun Gürel atandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Hakkari İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Veysel Durgun, Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Kemal Karahan, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji 11. Bölge (Trabzon) Bölge Müdürlüğüne Abdullah Ceylan, Meteoroloji 15. Bölge (Diyarbakır) Müdürlüğüne Dursun Bozkurt, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğüne Bakanlık Müşaviri Cem Murat Yıldırım getirildi.
 

Gümrük ve Ticaret Bakanlığında atama heyecanı yaşandı. Bakanlığın taşra teşkilatında çalışacak 589 personelin görev yerleri Bakanlığın Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kura çekimi ile belli oldu. Kura töreninde bir konuşma yapan Gümrük ve Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Çiftci, “Bu ülkenin sınırları, kapıları size emanet” diyerek göreve başlayacak memurlara tavsiyelerde bulundu.

Çiftci, “Sizler pek çok elemeden geçtiniz, hayatınız boyunca iyi eğitim aldınız. Asıl hayatınız ve asıl çalışmanız şimdi başlıyor. Aldığınız eğitimin hakkını verin; anne-babalarınızın, bu milletin size verdiği emeğin karşılığını verme zamanı geldi. Kura çekiminin ardından görev yerlerinize gidecek ve inanıyorum ki üstlendiğiniz o kutsal emanetin hakkını en iyi şekilde vereceksiniz. Bu ülkenin sınırları, kapıları size emanettir. Göreviniz kutsaldır. Bu millete hizmet etmek için bu görevlere seçildiğinizi her daim hatırınızda tutmanızı istiyorum. Sorunlara takılıp kalmak yerine, çözümün bir parçası olmak için mücadele edin. Şikâyet etmek, seyirci olmak yerine, aktif olarak söz sahibi olun” ifadelerini kullandı.

Çiftci, göreve başlayacak memurların milletin temsilcisi olacağının altını çizerek şunları kaydetti:

“Sizler yurt dışından ülkemize gelenlerin ilk karşılaştığı kişiler olacaksınız. Dolayısıyla bizleri, milletimiz sizler temsil edeceksiniz. Davranışlarınızla, konuşmanızla, kıyafetinizle, ülkemizi temsil ettiğinizi her an hatırınızda tutun. Sizlerin de huzur içinde çalışmanız, mutlu olmanız bizim için çok önemli. Sizin hep daha iyi şartlarda çalışmanız için elimizden geleni yapıyoruz. Göremediğimiz, yetişemediğimiz yerler olabilir, bunları bize iletin. Sizlerle Bakanlığımızın ve ülkemizin daha da güçleneceğine inanıyorum. Ülkemize ve milletimize hizmet etmek adına çıktığınız bu yolda hepinize başarılar diliyorum.”
Bakan Yardımcısı Çiftci konuşmasının ardından Müsteşar Yardımcıları İsmail Yücel, Sezai Uçarmak ve Remzi Akçin ile birlikte butona bastı elektronik ortamda atama işlemini başlattı.
Salonda atanacağı yeri heyecanla bekleyen memurların yanı sıra aileler de yer aldı. Aileler de atama sevinci yaşayan yakınının sevincine, heyecanına ortak oldu. Ekranda ismini ve atandığı yere görenler, sevinç gözyaşları döktü.

Bakanlığın 2016/2 B Grubu personel alımına ilişkin 760 aday sınavda başarılı olarak atanmaya hak kazanmış, 139 da yedek aday belirlenmişti. Asıl listeden atama hakkı kazanan adaylar ile yedek adaylardan toplam 719 aday belgelerini teslim etti. Belge teslim eden adaylardan 85’i eş, 4’ü sağlık durumundan, 41’i ise merkez teşkilatına yerleştirileceği için toplam 130 aday kuraya girmedi. Kalan 589 adayın elektronik ortamda kura işlemi gerçekleştirildi, yeni memurların görev yerleri belirlendi. 

Pelin Üzek
 

Nevzat Kulaberoğlu, yeni görevi kapsamında eğitim öğretim, IT, yatırım ve operasyonlar, finans ve pazarlama olmak üzere 5 ayrı birime liderlik ederken 104 okul, 13 kampüs, yeni açılması hedeflenen 25 yeni kampüs ve toplamda 2200 kişinin görev aldığı kurumun sorumluluğunu üstlenecek.

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği Bölümü mezunu Kulaberoğlu, iş hayatına 1994’te Marmara Kolejinde Fizik öğretmeni olarak başladı. Marmara Kolejinde görev aldığı 18 yıllık süre zarfında farklı birim ve alanlarda liderlik yaptı. Kulaberoğlu, eş zamanlı olarak Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde dersler verdi. Eğitim sektöründe özgün, yenilikçi projeleri hayata geçirmeye önem veren Kulaberoğlu, 2012 yılında kariyerine Darüşşafaka Eğitim Kurumlarında Lise Müdürü ve Kampüs Koordinatörü olarak devam etti.

Uğur Okullarına 2016 Eylül ayında “Uğur Okulları Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” göreviyle başlayan Kulaberoğlu, nisan ayı itibariyle Uğur Okulları Genel Müdürü pozisyonuna atandı.

Kulaberoğlu “49 yıl önce Enver Yücel’in vizyonu ile kurulan, ülkemizin eğitim sisteminde önemli ve başarılı bir yer edinen Uğur ailesinin bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum. Önümüzdeki dönem 50. yılda 50 kampüs hedefiyle Türkiye’nin her noktasında akademik ve bireysel gelişimi destekleyen, nitelikli eğitim anlayışı ile başarılı nesiller yetiştirecek kampüslerimizin yatırımına devam edeceğiz” dedi.

Nevzat Kulaberoğlu, yeni göreviyle ilgili şu açıklamalarda bulundu;

“Bir çocuğun hayatına eğitimle dokunmakla hem çocuğun hem de dünyanın değişim ve gelişimini sağlıyoruz. Daha yaşanabilir bir dünya ve insanlığın karşı karşıya olduğu tüm sorunların çözülmesinde en önemli faktör eğitimdir. Bu nedenle okulların ve biz eğitimcilerin sorumluluğu hiçbir meslekte olmadığı kadar hassasiyet ve ciddiyet gerektirir. Uğur Okulları, geçmişinden günümüze kadar bu hassasiyet ve ciddiyetle her zaman nitelikli eğitimi ön planda tutmuş ve tutmaya devam edecektir.”

Geçtiğimiz haftalarda, Uluslararası Diplomatlar Birliği Başkanı ve AB Parlamento üyesi Dr. Gunther Meinel, Akpınar’ı KKTC’de ziyaret ederek kendisine, kuruluşun ‘Kuzey Kıbrıs Başkanlık’ görevine atandığı haberini vermesinin ardından, dün Almanya’da düzenlenen tören ile Akpınar’a, Uluslararası Diplomatlar Birliği Kuzey Kıbrıs Başkanlığı’nın yanında, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler Başkan Yardımcılığı görevine de resmi olarak verildi.

Konuyla ilgili sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulunan Akpınar, Kuzey Kıbrıs Başkanlığını üstlenirken, aynı zamanda Uluslararası Diplomatlar Birliği AB ve BM Başkan Yardımcılığına atanmasının, şahsı ve KKTC için çok büyük bir onur olduğunu belirtti. Yeni bir döneme girildiğini ifade eden Akpınar, KKTC’de resmi olarak Uluslararası Diplomatlar Birliği Merkez Ofisini açacaklarını ve bu şekilde AB ve BM’de etkin bir döneme giriyor olduklarını vurguladı.

Akpınar açıklamasında ayrıca şunları söyledi;

“Yeni bir görev ve sorumluluk bilinci ile BM tarafından akredite olarak, merkez giriş kodları ile KKTC ile ilgili gelişmeleri resmi ağız olarak sürekli sizlere aktaracağım. Kıbrıs konusunda düşünce ve paylaşımlarınızı bekliyorum. Yeni bir cephe açıyoruz. Haziran Sonunda çok özel bir açılım yapacağız. Üniversitemizin Uluslararası İlişkiler Bölüm Akademisyenleri ve Öğrencilerimizin desteğini bekliyorum. Başarı hepimizindir.”
 

Bakan Akdağ, Ceyhan Kültür Merkezi’nde ‘Gençlik Kürsüsü’ programı kapsamında gençlerle bir araya geldi.
Yenikapı’da yapılan ‘15 Temmuz Ruhunu Koruma’ mitinginden kısa bir süre sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz ruhundan koptuğunu ifade eden Bakan Akdağ, “Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve Devlet Bahçeli’nin Yenikapı’da yaptıkları ‘15 Temmuz Ruhunu Koruma’ mitinginden kısa bir süre 15 Temmuz ruhunu bir kenara bırakıp FETÖ çetesinin adeta koruyucusu haline geldi” dedi.

“CHP, HDP kol kola”

16 Nisan’da yapılacak halk oylaması öncesinde 18 maddeyi meclisten geçirirken CHP ve HDP’nin meclis kürsüsünü işgal ettiğini kaydeden Akdağ, “Şimdi biz bu değişikliği hazırlarken maddeleri meclise getirip komisyonlarda görüştürüp sizlerin oylarına sunduk. Önce meclis komisyonunda kavga çıkardılar pet şişeler fırlattılar. HDP ile kol kola girip bunu beraber yaptılar. Meclis kürsüsünü işgal ettiler. Ve daha birçok şey yaptılar. Dikkat edin bütün tarihinde olduğu gibi CHP milletine güvenemediği için bu engelleri çıkardı. Biz anayasayı mecliste değiştirip o işi bitirmiyorduk ki size getiriyorduk. Ama Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının yaptıkları şu oldu milletten korktuklarını bir kere de bu 16 Nisan referandumuna götüren günlerde görmüş olduk. Buna hiç şaşırmadık” ifadelerini kullandı.

“İki ay içerisinde atamalar olacak”

Bazı sağlık meslek lisesinde okuyan öğrencilerin atama istemesi üzerine ise Bakan Akdağ, şunları söyledi:
“Bu sene Maliye Bakanlığı’nda 16 bin 500 atama limiti alabildik. Bunun 3 bin 900’ünü atadık. Geri kalanını da atayacağız. Kalan 12 bin 500 kişiyi önümüzdeki iki ay içerisinde atayacağız. Ortaöğretim mezunları da atayacağız ama sayı az. Neden az, çünkü üniversite mezunlarının da sayıları arttı. Bunları atadıktan sonra da Maliye Bakanı Naci Ağbal’dan ben başka kadrolar alacağım inşallah.”
Daha sonra Bakan Akdağ’a bir öğrenci Türk Bayrağı hediye etti. 

Umutcan İşledici
 

Başbakan Yıldırım, grup toplantısında yaptığı konuşmada 20 bin 127 öğretmen adayı içinde önemli bir müjde verdi. Yıldırım, “Öğretmen adaylarına müjdemiz var. 20 bin 127 öğretmenin atamasını Mart ayında yapmaya karar verdik. Mart ayında işlemler başlıyor” açıklamasında bulundu.

Viranşehir’deki alçak saldırı

Başbakan Binali Yıldırım, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, PKK terör örgütünün 3 gün önce Şanlıurfa Viranşehir’de alçakça bir saldırı gerçekleştirdiğini hatırlatarak, şehitlere Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar dilediğini ifade etti. El Bab şehitlerine de Allah’tan rahmet dileyen Yıldırım, yaralılara şifa dilediğini söyledi.

Bu sırada ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’ sloganları yükseldi. Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Canilikte hiçbir sınır tanımayan saldırılara yenisini eklemiştir. Bu olay hepimizi derinden üzmüştür. Saldırıya uğrayan lojman sakinlerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu terör saldırısı sadece yargı görevi yapanlara değil, kardeşliğimize yapılmıştır. Geçtiğimiz hafta kardeş ülke Pakistan’da yaşanan terör saldırısı da çok vahim bir durumdur.

DEAŞ terör örgütünün üstlendiği bu saldırıda 70’ten fazla masu insan hayatını kaybetmiştir. DEAŞ terör örgütü bölge ülkeler için ne kadar büyük tehditse, Asya, Amerika için de aynı şekilde tehdittir. Bütün terör örgütlerinin hedefi insandır. Bugün bizim kapımızı çalan tehdit unutulmasın ki yarın bunların sırtını sıvazlayanların da kapısını zorlayacaktır. Son dönemde bazı ülkelerde terörü ve şiddeti destekleyen ırkçı ve ayrımcı söylemler yükseliyor.

İsrail Meclisi

İsrail meclisinin ezan kısıtlaması, Avrupa’da yükselen İslam karşıtı söylemler çok ama çok tehlikeli söylemlerdir. Bu söylemlerin hepsi evrensel insani değerleri bir yok etmektedir. Terör örgütlerini beslemektedir. Buradan bütün ülkelere çağrıda bulunuyorum, yaşayacağımız bir başka dünya yok, bindiğimiz dalı kesmeyelim. Bu ırkçılık ayrımcılık hastalığına kapılmadan dünya için elimizi biraz daha taşın altına koyalım.”

“Parolamız belli, durmak yok yola devam” diyen Yıldırım, hafta içinde Malta’ya yaptığı ziyareti hatırlattı. Konuşmasının partililerce sürekli sloganlarla bölünmesi üzerine Yıldırım, “Yorulunca bana haber verin” dedi. Bu ifadeler salonda gülüşmelere neden oldu. Yıldırım, Almanya’da gurbetçilerle biraraya geldiğini hatırlatarak, “Gurbetteki kardeşlerimizin gözünde hasret dolu memleket sevdalısı gözlerini gördük, çok duygulandık.

Bu vesileyle size gurbetteki vatandaşlarımızın selamlarını getirdik” şeklinde konuştu.
Almanya’da 10 binin üzerinde Türkiye sevdalısının, binlerce demokrasi gönüllüsünün tek yürek olduğunu ve ‘evet’ dediğini belirten Yıldırım, “Almanya söz verdi, sandıklara ilk giden bizler olacağız dedi. İlk evet mührünü de biz vuracağız, demokrasiye Türkiye’nin aydınlık yarınlarına karar vereceğiz dediler” şeklinde konuştu.

Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bütün engelleri aşacağız. Birbirimizle kenetleneceğiz. Uğradığımız her durakta sizlerin 15 Temmuz’da yazdığı milli irade destanı konuşuluyor Avrupa’da. Şimdi bu destanı taçlandırma vakti geliyor. Milli iradeyi darbeci teröristler karşısında aslanlar gibi müdafaa ettik. Artık sandığa gideceğiz, milli iradeyi daha da etkin kılacağız. Etkili temsil için, evet. 15 Temmuz’da 248 şehidimizin kanına giren hain, darbeci teröristler bir daha cesaret bulmasın diye, evet. Siz bakmayın, ‘hayır türküsüyle’ milletin içini karartan bu felaket tellallarına. Ne diyor bu tellallar, ‘Efendim, ülke bölünecek’. Yahu bu referanduma ‘evet’ deyince ülke bölünecek olsa, önce Kandil koşa koşa evet der. Onların amacı Türkiye’yi bölmek değil mi zaten?”

“2017 yılı, istihdamda seferberlik yılı olacak”

Yıldırım, 2017 yılının istihdamda seferberlik yılı olacağına dikkat çekerek, hükümet olarak bunu desteklediklerini ifade etti. Yapılan teşviklere işaret eden Yıldırım, ilk andan itibaren alışverişte ciddi bir bereketin olduğunu söyledi.

20 bin 127 öğretmen…

Yıldırım, 20 bin 127 öğretmenin atamasının yapılmaya karar verilidiğini anlatarak, Mart ayında işleme başlanacağını dile getirdi.

Bakanlar Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dün gerçekleştirildiğini hatırlatan Yıldırım, Mümbiç ve Rakka konusunun da masada olduğunu ifade etti. Yıldırım, “Şu bilinsin ki, Türkiye’nin etrafının terör örgütlerinin egemenlik alanı olarak parsellemelerine izin vermeyeceğiz. Terör örgütünün adı ne olursa olsun, ister dayı ister yeğen, ister kuzen ister kardeş olsun. Bunların topunu bu ülkeye tehdit olmayacak şekilde kökünü kazıyacağız.

Terör örgütleri arasında yarım yapanların şunu iyi bilmesi lazım, bizim için PKK eşit, YPG, PYD, DEAŞ eşit FETÖ. Hepsi terör batağına batmış katiller sürüsüdür. Türkiye’nin ulusal güvenliği ve çıkarları için bunların hepsiyle amansız mücadelemiz sürecek. Bab’ta şehrin tamamı kontrol altına alndı, şimdi temizlik harekatı yapılıyor. Bu yüzden şehirde güvenliğin tamamını sağlanması biraz zaman alacak” dedi.

Yıldırım, “FETÖ ele başına gelince, ABD’li yetkililerle iade konusunda görüşmelerimiz devam ediyor. Yeni yönetimin bu konuda daha anlayışlı ve duyarlı olacağını görüyoruz. Şartlar ne olursa olsun, FETÖ gelecek hesap verecek. Bölücü terör örgütleri tamamen yok oluncaya kadar bu mücadele sürecek” diye konuştu.
Anadolu’nun her yerine gideceklerini belirten Yıldırım, “Oyunları bozacağız. Hesabı kitabı iyi yapıyoruz. Yatırımlara zerre kadar ara vermiyoruz, yavaşlatmıyoruz.

Dünyaya ilham verecek projeler ve hizmetlerle ülkemizin potansiyelini en doğru yolda kullanıyoruz. Ama birleri çıkıp hayır diyor. Hayırcılara nereden başlayıp nereye vardıklarını görelim. Hayır demeyi adet edinenler, Marmaray’a, Yavuz Sultan Selim, 3. Havalimanı, Avrasya Tüneli, Çanakkale Köprüsü, bölünmüş yollara hayır dedi mi? Türkiye’nin istikrarlı şeklide gelişmesini bağlayacak ne varsa hayır dediler” ifadelerini kullandı.

CHP’nin referandum kampanyasını eleştirdi

CHP’nin referandum kampanyasını eleştiren Yıldırım, “Buradan açık bir şekilde Sayın Kılıçdaroğlu sana sesleniyorum, Kılıçdaroğlu halk oylaması için bir ilham peşinde. Nerede bulmuş ilhamı? Şili’de. Adamlar bir film yapmış, CHP de ondan medet ummuş. Tamam anladık, uzun yıllar halka güvenmediniz, seçkin takıldınız ama hani değişiyordunuz. Hani artık halkı esas alacaktınız? Şili’ye kadar uzanacağınıza, Şile’ye gitseydiniz.Gidip de bir kahvehanede otursaydınız, orada sizi öğretirlerdi. Şili’ye boşu boşuna gittiniz. Kafa bu ülkeye yabancı. Bu halkın aklına, irfanına, idrağına güvenmiyor.Sayın Kılıçdaroğlu senin bu derdin bu kafayla derman bulamaz, nereye gidersen git” ifadelerini kullandı.

Enise Vural