Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in Gazze’deki saldırıları hakkında basın açıklamasında bulundu. ABD Başkanı Trump’ın 6 Aralık 2017 tarihinde tek yanlı ve yozlaşmış bir anlayışla Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinin bölgesel huzur ve sükunete tamiri ve telafisi çok zor olacak bir tahribat verdiğini kaydeden Bahçeli, “İsrail, şiddet ve terörü politika enstrümanı haline getirerek masum Filistinli kardeşlerimizin hayat ve varlık haklarına kast etmiş, sonuç itibariyle katliamcı bir devlet olduğunu hem resmileştirmiş hem de belgelendirmiştir. ABD’nin Tel Aviv’de bulunan büyükelçiliğini haksız ve hukuksuz şekilde Kudüs’e taşıması büyük bir çatışmanın fitilini tutuşturmuş, dehşet verici bir kamplaşmanın gerekçesini oluşturmuştur. İsrail, ABD’nin açtığı karanlık ve kanlı güzergahta gözü dönmüşçesine ilerleyerek Gazze’de son yılların en ağır katliamına imza atmıştır. Dün, Gazze sınırında düzenlenen gösterilere ve bu kapsamda meşru tepkisini koyan göstericilere acımasızca saldıran İsrail askerleri sayıları 60’ı bulan Filistinliyi öldürmüş, 2 bin 500’ü aşkın Filistinliyi de yaralamıştır.

İsrail katil, haydut ve terörist bir devlet olduğunu tüm delilleriyle ispatlamıştır. Mübarek Ramazan ayının hemen öncesinde Gazze’de vasat bulan insanlık ve inanç dramı tahammül sınırlarını aşmış, sabır taşını çatlatmıştır.
İsrail dinler arası husumet ve cepheleşmeye açıkça hizmet etmiştir. İlk kıblemiz Kudüs’ün manevi dokunulmazlığını ihlal eden, inancımızın kutsallarına ihanet ve istila cüretinde bulunan ABD-İsrail şebekesi ateşle oynadığını, çok tehlikeli bir cepheleşmeye hizmet ettiğini vakit daha fazla geç olmadan idrak etmelidir. Gazze’de sadece mazlumların, sadece Filistinlilerin kanı değil, İslam’ın da kanı dökülmüştür. Bu son vahim gelişmeler Filistin meselesinin adil, kalıcı ve barışçı çözüm kulvarına girmesini de sert ve net şekilde sabote etmiştir. İsrail Gazze’de alenen ve canice insanlık suçu işlemiştir. Siyonist emeller, hepimizin yüreğini kavuran cinayetlerin bedelini elbette acı ve ağır biçimde ödemelidir” ifadelerinde bulundu.

“Trump alnına kara leke sürdü”

ABD yönetiminin uluslararası hukuka tamamen aykırı olarak büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdığını, gerilim ve derin ihtilafları düşmanlık boyutuna tırmandırdığını belirten Bahçeli, “Trump, izah ve bahanesi olamayacak bir yanlış kararın fail ve figüranı olarak mazlumların ölümünde pay sahibi olmuş, alnına ömrü boyunca çıkmayacak kara bir leke sürmüştür. Kudüs, İsrail başkenti olamayacaktır. Buna hem tarih, hem insanlık vicdanı, hem de inancımızın derin miras ve kadim hakları müsaade etmeyecektir. ABD’nin başkentini Kudüs’e taşıması uluslararası hukuk açısından yok hükmündedir. 13 Aralık 2017’de İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi ve ardından 21 Aralık 2017’de BM Genel Kurulu’nda 128 ülkenin iradesiyle alınan kararlar ABD’nin gayri meşru tasarrufunu buruşturup tarihin çöplüğüne atmıştır. ABD yalnızlığa itilirken meşum ve melun Kudüs kararı da reddedilmiştir. İsrail ne yaparsa yapsın Kudüs’ü başkenti yapamayacaktır. Filistinli kardeşlerimizin meşru hak ve kazanımlarını inkar ve işgale teşebbüs eden ABD-İsrail vandallığı, inanıyorum ki, hak ettiği cevap ve karşılığı mutlaka alacaktır.

ABD yönetimi ahlaksız ısrarıyla bölgesel istikrar, güvenlik ve uzlaşma zeminini dinamitlemiş, planlı ve kontrollü gerilim stratejisini genişleterek dengeleri alt üst etmiştir. Gazze’de akan kanların asıl sorumlusu İsrailli canavarlar olduğu kadar aynı zamanda ABD emperyalizmidir. Çünkü İsrail, ABD’den güç ve cesaret alarak masum sivillere ölüm yağdırmış, ilk kıblemizi ahlaksızca kundaklamış, İslam’a alçakça suikast düzenlemiştir. Bilinmelidir ki, Filistin sorunu adaletli ve hakkaniyetli biçimde çözülmeden, ne Ortadoğu’ya ne de dünyaya huzur gelmeyecektir. Türkiye’nin Gazze’deki katliamla birlikte üç günlük yas ilanı acıların paylaşılması açısından anlamlı ve değerlidir. Ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Cumhurbaşkanı’nın çağrısıyla devreye girmesi ve insani yardım kanallarının açılma gayretleri isabetli ve yerindedir.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak, İsrail caniliğini nefretle lanetliyoruz. Zulme karşı direnirken hayatlarını kaybeden Filistinli kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyoruz. Türk milleti din kardeşlerinin yanındadır. Kudüs İstanbul’un ikiz kardeşi, ilk kıblemizin namus timsalidir. Gazze milli vicdanlarda kanayan yara, Filistinli kardeşlerimizin haklı davaları ise tüm Türk ve İslam yurtlarına emanettir. Dileğim medeniyetler ve milletler mücadelesinin sisi geçmeden, dinler arası savaş çıkartmak için provokasyon yapan namert ve günahkarların şer oyunlarının kökten bozulmasıdır. Türk milletinin zalimler karşısındaki yeri ve tarafı bellidir. İmanla perçinlenmiş, iradeyle pekişmiş bu ahlaki ve meşru taraf Allah’ın izniyle değişmeyecek, dönüşmeyecektir” mesajını verdi.  

Yağmur Yıldız
 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Hz.Adem’den Hz.Muhammed’e nice peygamberlerin ayak bastığı, büyük medeniyetlerin barındığı, melikler, sultanlar, komutanlar, alimler ve gönül insanlarının isimlerini toprağının her köşesine kazıdığı tarihsel mirasın medar-ı iftiharıdır Kudüs. Kudüs’ün kalbi Mescid-i Aksa, Mescid-i Aksa’nın kalbi ise Muallak Kayasıdır. Altın kubbeli Kubbetü’s Sahra Kudüs’ün sembolüdür. Efendimizin Recep ayının 27. gecesi Cenab-ı Allah’ın lütfu üzerine yücelerin yücesi ilahi makamlara yükselişinin ilk adım ve anısıdır Kudüs. Hz. Nuh, gemisi ile büyük tufandan kurtulduğunda suların çekilip çekilmediğini anlamak için bir güvercin uçurmuş, güvercin günler sonra ağzında bir zeytin dalı geri dönmüştür. Bu zeytin dalı, Kudüs’teki Zeytin Dağı’na aittir. Yani Falih Rıfkı’nın romanında anlattığı Zeytin Dağı.
Kudüs; kutsallığın mekânı, kutlu hatıra ve haysiyetin manevi membaıdır. Kudüs’ü anlamak tarihi anlamaktır. Kudüs’ü tanımak inancımızın mehabet ve muhtevasını kavramaktır. Kudüs ilk kıblemizin iffet, irade ve istiklal sancağıdır. Kudüs zalimlerin tasallutu altında inim inlemekte, manen feryat etmektedir. Yeryüzünün en faziletli mekanları camiler, camilerin en faziletlileri Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve kuşatılmış, hüzne boğulmuş, için için yanmış Mescid-i Aksa’dır” dedi.

“Kudüs’te oynanan şirret oyun küfrün, küffarın ve katil heveslerin en vahşi komplosudur”

Kudüs’te oynanan oyun katil heveslerin en vahşi komplosu olduğunu belirten Bahçeli, “Mübarek Ramazan ayına kavuştuğumuz bugünlerde, Kudüs’te oynanan şirret oyun küfrün, küffarın ve katil heveslerin en vahşi komplosudur. İlk kıblemizin önüne Evanjelist-Kabalist-Siyonist-Emperyalist perde çekilmek istenmektedir. Zulüm kol gezmekte, katliam hüküm sürmektedir. Kudüs aynı zamanda dinlerin, kültürlerin, farklı kökenlerden gelen insanların asırlarca iç içe, yan yana, huzur ve sükûnetle yaşadığı barış ve kardeşlik kentidir. Kudüs’te Müslümanlara yönelik suikastlar eşzamanlı şekilde diğer dinlere ve gruplara da yapılmış sayılacaktır” dedi.

“Bir yanımız Kudüs, diğer yanımız Gazze’dir”

MHP Lideri Bahçeli, “Gazze’de şehit edilen mazlumların arşa yükselen ahları ABD-İsrail ortak yapımı şiddet mimarisinin acı verici ve kahredici bir sonucudur. Ramazan ayına girerken Filistinli kardeşlerimize düzenlenmiş saldırılar bölgeyi, hatta dünyayı ateşe verecek risk ve ihtimaller taşımaktadır. Zalimlere karşı safımız masumların yanıdır. Canilere karşı taraf ve tercihimiz hakikatin ve adaletin çizgisidir. İnsanlık dramına sessiz kalan, Gazze’yi kana ve gözyaşlarına bulayan, buna destek veren kim varsa Hakk’ın su katılmamış düşmanıdır. Bir yanımız Kudüs, diğer yanımız Gazze’dir. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi kurtuluş olan Mübarek Ramazan ayında, mukaddesatımızın muhteşem bir diriliş ruhuyla kanatlanması, Müslümanların birlik ve beraberlik duygusuyla kenetlenmesi ve kucaklaşması başlıca niyazımdır” ifadelerine yer verdi.

“Irak’ta yapılan seçimlerde, sandık yolsuzluğu kanalıyla irade hırsızlığı yapmaya teşebbüs edenlerin foyasının ortaya çıkması da en samimi dileğimdir”

Irak’ta yapılan seçimlerde değinen Bahçeli, “Demokratik hak ve tercihleri gasp edilen Türkmenlerin seslerinin ve seslenişlerinin duyulması, sandık yolsuzluğu kanalıyla irade hırsızlığı yapmaya teşebbüs edenlerin foyasının ortaya çıkması da en samimi dileğimdir. Irak’ta yapılan seçimlerde, demokratik hak ve tercihleri gasp edilen Türkmenlerin seslerinin ve seslenişlerinin duyulması, sandık yolsuzluğu kanalıyla irade hırsızlığı yapmaya teşebbüs edenlerin foyasının ortaya çıkması da en samimi dileğimdir. Kaşgar, Karabağ, Keşmir, Kerkük, Kudüs, Kıbrıs, Kırım istikrar ve huzura kavuşmadan insanlık rahat nefes alamayacak, dünya güvenli olamayacaktır” dedi.

“ABD vicdansızlığını çok net, çok açık, çok kararlı şekilde kınıyorum”

ABD vicdansızlığını çok net, çok açık, çok kararlı şekilde kınadığını belirten Bahçeli, “Aziz vatandaşlarımın, çok geniş bir coğrafyada hayat ve varlık mücadelesi veren soydaşlarımızın, tüm din kardeşlerimizin, kısaca Türk-İslam aleminin Mübarek Ramazan ayını buruk bir vicdanla, müteessir bir ruhla kutluyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum. İsrail vandallığını, ABD vicdansızlığını çok net, çok açık, çok kararlı şekilde kınıyorum. Gazze’de şehit düşen onlarca mazlumlara Allah’tan rahmet, binlerce yaralıya şifalar temenni ediyorum. Zalimin hesabı varsa Allah’ın da hesabı vardır. Nitekim Allah bes baki hevestir. Bugün gönüllerde Gazze, gözlerde Kudüs vardır. Mümin kalpler Filistin davası için atmaktadır. Nitekim bütün Müslümanlar kıyam, infial ve intifadadır. İsrail hem ilahi adaletin önünde, hem de insanlık vicdanı karşısında döktüğü kanların hesabını damla damla verecektir” dedi.  

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, CHP, parti teşkilatlarını inceden İnce’ye seferber ederken, diğer yanda rakip Cumhurbaşkanı adaylarına imza verilmesini istemiş, bunu da Sayın Kılıçdaroğlu’nun ağzından ilan etmiştir. CHP, FETÖ’nün kuluçkası haline geldiğine yanmamış, Türkiye muhaliflerinin gözdesi olmuştur. Madem ona buna imza toplayacaktı, o halde CHP Lideri, MHP’ye en yüksek husumet duyan bir şahsı, gel buraya bakim diyerek, tariz ve tezyif dolu buyurgan bir üslupla niye Cumhurbaşkanı adayı yaptı? Aday şahıs inceldiği yerden kopar, tuzağa çekildiğini görürse ne olacak? Birbirinin sırtından geçinen, aynı projenin içinde buluşan dört siyasi parti Millet İttifakı çatısı altında bir araya gelmişlerdir.

Sizin neyiniz milleti temsil etmektedir ki, ittifakınız millet olsun? Millet değil, zillet; millet değil, illet çatısı FETÖ harcıyla örülmüştür. CHP, 15 Temmuz’un rövanşını almak isteyen ne kadar kripto damar varsa siyasi omurgasına bağlamıştır. CHP, İP’e çıkmış; İP, CHP’ye dolanmış; ipsiz, sapsız, şuursuz ve sorumsuz fesat bloğu düşe kalka, ine çıka, siyasi med cezir eşliğinde bina ve tesis edilmiştir” dedi.

“Türkiye’yi felakete sürüklemek isteyenleri, Türk milleti inanıyorum ki, fena yapacaktır”

“İbn-i Sina diyor ki; “hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir.” Ancak fesat kumpanyası 24 Haziran’da hak ettiğini görecek, layığını bulacak, kumdan kale gibi devrilip gidecektir. Türkiye’yi felakete sürüklemek isteyenleri, Türk milleti inanıyorum ki, fena yapacaktır” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Yusuf Has Hacib’in şu sözleri ne denli anlamlıdır: ‘Fesattır bozan her şeyin aslını, fesat bozar her iyi izi. Fesat kaçırır bulunmuş kutu, fesat tutuşturur sönmüş ateşi. Fesadın etrafında durma, ona yakın yürüme. Fesat neredeyse ucuzluk orada.’ Zillet İttifakı ucuzdur, uçurumdur. Bir ülkücü katili, siyasi iffetini kaybetmiş orak çekiç sevdalısı bir husumet kaynağı, 15 Temmuz gecesi nerede olduğumu sormuş. Milleti fişlediğimi söylemiş. İsmini anmaktan imtina ettiğim bu yabancı beslemesi, Beka Vadisi’nde sanıyorum aklını kaybetmiş,ruhunu da teslim etmiştir.

15 Temmuz gecesi nerede olduğumu millet biliyor, tarih biliyor, maşeri vicdan biliyor, vatan biliyor, bayrak biliyor, ecdat biliyor, devlet biliyor; sen bilsen ne yazar bilmesen ne çıkar. Emin ol ki, senin olmadığın her yerdeyim. Senin olduğun yerde de zaten yokum.

İnsanlar başaklara benzermiş; içleri boşken başları havada, doluyken eğikmiş. Bu eğik olma hali, taviz ve teslimiyet değil; müşfiklik, münevverlik, mülayimlik, müteyakkız bir şuurun hal özetidir. Şahsım ve partim 15 Temmuz’da Türk ve Türkiye düşmanlarının tam karşısında bozkurt gibi duruş gösterirken, bunu sorgulamaya cüret eden, dedikoduyla, yalan ve dolanla piyasa değerini arttırmaya gayret eden müfteri ve alçağa millet hak ettiği muameleyi mutlaka yapacaktır.

Yusuf Has Hacib güzel söylemiş: ‘İftiracı kişilere katılma, uzak dur. İftiracının dilinde yanan ateş vardır. Gönlünü, dilini doğru tut, erdemini ulu. Özünü unutma, şaşırma yolunu.’

Ankara Mamak’ta aşırı yağışlardan zarar gören, bunun yanında afette yaralanan vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bu kardeşlerimize gerekli ekonomik yardım ve sosyal desteğin acilen sağlanmasını temenni ediyorum. Ayrıca Hızır Aleyhisselam ile İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluşma günü olarak idrak ve kabul edilen Hıdırellez’in bereket ve bolluğa, barış ve kucaklaşmaya vesile olmasını Allah’tan diliyorum.”  

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin genel merkezindeki milletvekili aday adaylığı başvuru stantlarını gezdi.

Daha sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bahçeli, her sabah stantları gezdiğini anımsatarak, ilk defa bugün kalabalık bir grup ile karşılaştığını söyledi. Bu durumun 3 Mayıs ile ilişkili olduğunu kaydeden Bahçeli, partililerin 3 Mayıs şuuru ile hareket ederek başvurularını bugüne beklettiklerini ifade etti. Bahçeli, saat 17.00’den sonra hiçbir başvurunun kabul edilmeyeceğini bildirdi. 

“İttifak protokolü ile ilgili çalışmalar bugün tamamlanır” 

Bahçeli, MHP Meclis Grubu’nun dün cumhurbaşkanlığı seçimi için aday olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı belirlediğini anımsatarak, “Bu karar bugün AK Parti tarafından da gerçekleştirilecektir. Sonra cumhur ittifakını oluşturan partiler olarak Cuma günü saat 11.00’de Başbakan Binali Yıldırım ile birlikte YSK’ya başvuruda bulunacağız. Bu bir başlangıçtır. Her parti cumhur ittifakında kendi tüzel kişiliğini koruyarak meşru bir zeminde ittifak oluşturdu. Faaliyetlerimiz hedef birliği çerçevesinde değişik olabilir. Onu zaman gösterecektir. İttifak protokolü ile ilgili çalışmalar bugün tamamlanır zannediyorum. Yarın uygun hale gelirse beraber de verilebilir” diye konuştu.

100 imzada FETÖ’ye dikkat çekti 

“Dün akşamdan bu yana kafamı meşgul eden bir konu var” diyen Bahçeli, şunları kaydetti: 

“15 Temmuz darbesinin siyasi ayağı hep tartışıldı. Siyasi ayak üzerinde kesin bir sonuçtan bahsedilemez duruma geldi. İleriki günlerde bu nasıl olacak onu bilemiyorum. Demek ki FETÖ darbe hareketinde bir siyasi ayak var. Siyasi ayağın olduğu yerde siyasi seçmen olur. Şimdi dikkatinizi çekmek istediğim konu şudur; 4 cumhurbaşkanı adayı 100 bin imza ile müracaatı öngördü. Bu 100 bin aday talebinde bulunan 4 kişiden bir tanesi CHP’nin 15 milletvekili kaydırmasıyla destek buldu. Dolayısıyla 100 bin seçmene ihtiyaç kaldı mı? Kalmaması gerekirdi. Ama şahsiyet 100 bin seçmenle adaylığını koyacağını söyledi. O zaman akla gelen soru şudur; bu her aday için geçerlidir. FETÖ darbe hareketinden 15 gün sonra OHAL kabul edildi ve uygulamaya konuldu. Çok sayıda TSK mensubu, emniyet mensubu, eğitim kadroları ve önemli bir uzaklaştırma, görevden alma oldu. Bunların bir de yönü vardır, aileleri vardır, çevreleri vardır. Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı, FETÖ’nün seçmen ayağı üzerindeki etkisini bugüne kadar takip etmiş midir? 100 bin kişinin içerisinde bu hangi aday etrafında toplanabilir, burası benim kafamı biraz meşgul ediyor. Bu 100 bin kişinin içerisinde eğer FETÖ desteğiyle, PKK desteğiyle bir aday araması yapılacaksa o zaman FETÖ’nün seçmendeki siyasi ayağının hangi aday etrafında toplandığı hakkında bir kanaat oluşabilir. Ne kadar ByLock’çu var, ne kadar görevden alınmış olan var, ne kadar uzaklaştırılmış olan var, ne kadar bunların yakını var, hepsi hangi aday etrafında düğümlenip 100 bin imzayı tamamlayacaksa o zaman önemli bir sonuç Türkiye açısından elde edilmiş olur.” 

Bahçeli, “100 bin kişi teker teker güvenlik soruşturmasından mı geçirilsin, bunu mu öneriyorsunuz?” şeklindeki soruya, “Hayır, bu önemli bir düşüncedir. Eğer FETÖ ile mücadele ediliyorsa, FETÖ ile bu mücadelesini yaparken hala kendi israrını devam ettiriyorsa, her konuyu değerlendiriyor olacak. Acaba Pensilvanya’dan bir talimat gelip ‘100 bin kişiyi filan aday etrafında toparlayınız’ derlerse, FETÖ ‘benim en kötü şartlarda dahi 100 bin taraftarım hala Türkiye’de var’ derse ne olur. Bunları çok yönlü düşünmek lazım. Bunu da tartışılsın diye ortaya koyuyorum. Benimki düşünce” yanıtını verdi.  

 Bahçeli,  “Birinci olarak, Cumhurbaşkanı seçiminde adayımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. İkinci stratejimiz ise Milliyetçi Hareket Partisi’nin 27. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisinde sayısal ve siyasal ağırlık olarak çok güçlü bir şekilde temsil edilmesini mutlak anlamda tesis ve temin etmektir.” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli,  “CHP, İP’e dolansa da, İP CHP’ye bulaşsa da, FETÖ, PKK, HDP, PYD, YPG, DHKP-C, Türk düşmanları kudursa da Türk milletinin hükmünden kaçamayacaklardır’ dedi.

MHP lideri Bahçeli, “Kriz severi, kaos neferi CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı çıkarma konusunda bunalıma düşmesi garip bir çaresizlik, 95 yıllık müktesebatı açısından kaygı verici bir çürümedir” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni karalayan, kötüleyen, felaket çığırtkanlığı yapan siyaset ve sivil toplum kuruluşları dış kaynaklı huşunet serumu, husumet yardımı, fitne takviyesi ile ayakta kalmaya çırpınan ucube ve ucuz zihniyetlerdir. Kandil ve Pensilvanya’nın arkasına saklanarak Türkiye’yi taşlayan CHP bunlardan birisidir. İP’yi FETÖ’ye zimmetleyen, siyasi iliğini fikirsizlikle, ikbalini fenalıklarla zenginleştiren dönek ve kaçkınlar bunlardan bir diğeridir.” dedi. 

MHP Genel Başkanı Bahçeli:”Adalet ve Kalkınma Partisi’yle farkı siyasi kulvarlarda olsak da, hedef birlikteliği yaptığımız açıktır. Bu nedenle her düzeyde, her seviyede, her aşamada kullanılan dil ve üsluba özen göstermek, maksadını aşan, ittifakı zora sokan yorum ve değerlendirmelerden kaçınmak başlıca ihtiyaçtır.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli resmi twitter hesabı üzerinden açıklamalarda bulundu. İnsanlığın var olduğu andan itibaren muhatap kaldığı maddi ve manevi sorunlardan kurtuluşun yollarını aradığını, bulduğu zaman yükseldiğini, mahrum kaldığında da dağılmanın, yıkımın, yozlaşmanın pençesine düştüğünü belirten Bahçeli, Yusuf Has Hacib’in, “Dünya baştan ayağı bozuldu, görüp de şaşıran var mı bunu? Müslümanlar karıştı, birbirini yiyor, tam bir huzur bulan kafirler yatıyor” sözünü anımsattı. Aklı başında, vicdan ve insaf sahibi her insanın talebinin benzer olduğunu kaydeden Bahçeli, “Huzur aranır, sükûnet istenir, saadet beklenir, refah ümit edilir. Bunlar her insanın hakkıdır. Bu değerler insanın insanca yaşaması için yeterli değilse de, gerekli ihtiyaçlar arasındadır. Farkında mısınız, ne çok kutuplaştık? Nasıl da birbirimize çatık kaşlarla bakar olduk? Yüzler gergin, sesler boğuk, eller soğuk, gönüller donuk! Diyor ya Yusuf Has Hacib, ‘Yaşam zorlaştı, endişe çoğaldı; hırs ve tamah arttı, sevinç azaldı.’ Tam da böyle değil mi? Kalpten geçen dilden akarmış. Eğer bu akan güzellikle, doğrulukla, helalle, temizlikle bezenmiş ise mesele yoktur, marifet ve mehabetin aşısı tutmuş demektir. Yok akıntıda kir, pas, nifak, kötülük varsa melanet ve zillet adresini bulmuş haldedir. Her insan emanettir. Manevi sorumluluğunu idrak edenler için emanetin yere düşmesi, emanete leke düşürülmesi hatıra veya hayale bile getirilemeyecektir. Ancak Yusuf Has Hacib yine asırlar önce hükmünü vermişti, ‘Emanetin adı var, hani koruyan; nasihatin sözü var, hani tutan” ifadelerine yer verdi.

Bahçeli, açıklamasına şöyle devam etti:

“Günahın çıkmazında yolunu kaybedenler, Hakk’ın izinden,hakikatin çizgisinden sapan zavallılardır. Bunlar için vefa teferruattır. Bunlar için her değere veda tıynettir. Bunlara ne söylense nafile, ne yapılsa temelsizdir. Ve bunların hesabı, karanlık planları mutlaka ters tepecektir. Ağızları bozuk, anıları bulanık, adları bulaşık, ahlakları bozgun olanların, suretleri ne olursa olsun, siretlerini gizleme ihtimali yoktur. Satır satır büyüyen, sadır sadır devleşen samimiyet, milliyet, muhabbet, hürmet ve mensubiyet onuru her engeli yıkacak, her operasyonu alt edecektir. Adam gibi adam olan doğal dürtüsüyle değil, aklıyla, kalbiyle, fikriyle, imanıyla, cesaretiyle hareket edendir. Bu hareket bir kez başladı mı durmak, durdurulmak nedir bilmez, böyle bir ihtimal tanımaz. Hamd olsun, muazzam millet hareketi devrededir. Bu da Cumhur İttifakı’dır.”
“Af pınarı, merhamet kaynağı, mağfiret sancağı olarak inandığımız mübarek Berat Gecesi’nde, Cenab-ı Allah’tan niyazım lütuf, kerem ve inayetini üzerimizden eksik etmemesidir” diyen Bahçeli, “Millete yan bakan, milli beka ve beraberliğe kastetmek için pusuya yatan kim varsa yenilip yutulacaktır. Şahsi hırslarının kurbanı olmuş, makam, mevki ve dünyevi çıkarları uğruna işbirlikçiliğin ve ihanetin kuryeliğine soyunmuş kim varsa, dilerim ki Allah’tan, ıslah olsunlar, tövbe edip manen arınmanın çabasına girsinler. Allah katında berat etmek için önce günahlardan uzak durulması, kin ve nefret salgınından kaçınılması gerektiğini bilmek lazımdır. Berat önce vicdandaki durulukla, sonra irfan ve inançtaki dinginlikle olabilecektir. Sözle değil, özüyle berat edenler ne mutlu, ne şanslı insanlardır! Nefsine teslim olup, niyetini vatan ve millet aleyhine temin ve tecelli ettirenler her zaman beratın manevi gücüyle püskürtülüp, cumhurun iffet, ittifak ve istiklal şerefiyle dağılacaklardır. İtibarlı istikbal, iradeli istiklal önümüzdedir” dedi.
Yarın kutlanılacak olan 1 Mayıs’a ve Berat Kandili’ne değinen Bahçeli, “Kutlu Ramazan ayına az bir süre kala, beratımıza vesile olması dileklerimle aziz vatandaşlarımın, Türk-İslam aleminin, siz değerli takipçilerimin mübarek kandilini en halisane duygularımla kutluyor, herkesi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum. Kavgadan, karışıklıktan, kışkırtmadan, kaostan tamamen uzak kalmasını temenni ettiğim 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü münasebetiyle emeğiyle geçinen, alın teriyle hayatın külfetine direnen vatan evlatlarını yürekten selamlıyor, hepsini kucaklıyorum. Berat Kandili’nde bir kez daha Yusuf Has Hacib’in şu dua ve hikmet dolu sözlerini sizlerle paylaşıyorum: ‘Ey Bengi, muhtaç olmayan Tanrım, sensin ulu; sen bağışla bu muhtaç kulunu. Suçunu bağışla bütün müminlerin, onlarla birlikte bağışla beni'” ifadelerini kullandı.  

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilleri seçimlerinin erkene alınarak 26 Ağustos 2018 tarihinde yapılması mesajını verdi. Bahçeli, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi henüz tam devreye girmedi. Türkiye’nin 3 Kasım 2019’a kadar dayanması kolay değildir. 3 Kasım 2019’u beklemek mümkün değildir. 3 Kasım 2019’a kadar ulaşmak her dakika zorlaşmaktadır. Partimiz mahalli idareler seçimleri hariç geçerli olan Cumhur İttifakı vardır.

Türkiye’nin bekası açısından Cumhur İttifakı’nın korunması elzemdir. İttifakın başarıyla seçimlerden çıkması için toplumsal olayların iyi takip edilmesi, atılan adımların verilere göre atılması gerekmektedir. Türkiye’nin, ABD, Fransa, İngiltere ile ilgili kurulan ilişkiler değişime uğramıştır. Ülkemizin Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçmesi acil bir hal almıştır. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi’nden sonra neyle muhattap kalacağı belli değildir. Mahalli idareler seçimlerindeki kutuplaşmaların 3 Kasım’a nasıl yansıyacağı az çok malumunuzdur. Bu riski kaynağında kesmek başlıca amacımızdır.

Önümüzde 2 seçim vardır. Ya normal tarihi beklenecek. Ya da milli mecburiyetten dolayı seçimleri erkene çekilecektir. Bilinmelidir ki, gerekli uyum yasalarının çıkarılmasının ardından MHP seçimlerin erkene alınmasından yana takdirini kullanmaktadır. Teklifimiz şudur; 26 Ağustos 2018 günü Türk milleti yeni bir zafer ruhuyla sandığa gidip hem cumhurbaşkanını hem de milletvekili genel seçimiyle Türkiye düşmanlarına gereken dersi vermesi en makul, en demokratik, en akılcı yoldur. Seçimse isteğiniz hodri meydan. Sandık er meydanıdır, mertliğin kaynağıdır. Biz meydandan kaçmadık. Türkiye’ye pusu kuranları pususunda boğalım. Tercih büyük Türk Milleti’ne aittir. Ne istiyorsak Türk Milleti içindir. Ne amaçlıyorsak Türk Milleti’nin lehinedir” şeklinde konuştu.  

Bahçeli: “Rusya’nın askeri bir karşılık vermemesi ABD ile gizli temasların varlığına delildir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “ABD, Fransa ve İngiltere ile beraber Suriye rejimine yönelik askeri harekata başlamış, 100’ü aşkın füzeyi belirlenen noktalara fırlatmıştır. Harekata bakıldığında dar çerçeveli muhataplarına mesaj odaklı olduğu anlaşılmıştır. Rusya’nın askeri bir karşılık vermeyerek diplomatik dile saldırıyı kınadığını belirtmesi, ABD ile gizli temasların varlığına delildir” dedi.

Partisinin TBMM Grup Toplantısında konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son günlerde alınan şehit haberlerine değinen Bahçeli, duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “Türkiye terör belasının üstesinden milli birlik ve dayanışma ruhuyla gelecektir. Teröristler döktükleri temiz şehit kanlarının hesabını verecektir. Türkiye silah ve bombayla teslim alınamaz. Türk milleti kuru tehditlere bu millet boyun eğmez. Terörle mücadeleyi güçlü bir iradeyle sürdürmek milli bekamızın sırtımıza yüklediği ağır bir sorumluluktur. Türkiye Cumhuriyeti cesaret ve dirayetle bu mücadeleyi devam ettirmektedir. Fırat Kalkanı’ndan sonra Zeytin Dalı Harekatıyla teröristler saklandıkları tünellerde ele geçirilmiştir. Hainler ve arkalarındaki şer güçler emellerine ulaşamayacaktır. Terör yasa dışı ve insanlık dışıdır. İğrenç bir eylemdir. Terörizm fail ve figüranları pek fazla olan bir cinayettir. Türkiye bedeli ne olursa olsun teröristleri her düzeyde yok edecek ve terörizmi göğüsleyecek güce sahiptir. Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmeyecektir. Taviz, geri adım ve mücadeleden geri dönüş yoktur. Müzakere ve mütareke arayışları kapalıdır. And olsun milletçe kazanacağız, kan tutkunlarına fırsat tanımayacağız. Yarının güçlü Türkiye’sini inşa etmek hepimizin asli sorumluluğudur. Katillere ne yapılacağı bellidir ve bunun gereği de yapılmaktadır” şeklinde konuştu.

“Beyaz Saray saldırı öncesi Rusya’yı bilgilendirmiştir”

7 Nisan’da Suriye’nin Duma bölgesinde yapılan kimyasal saldırılara ilişkin açıklama yapan Bahçeli, bu saldırının bölgesel havayı ısındırıp, küresel sistemi gerdiğini aktardı. Bahçeli, “Başta ABD ve İngiltere olmak üzere çok sayıda ülke bu saldırının Esad rejimi tarafından yapıldığını öne sürmüşken, Rusya beklendiği üzere aksini iddia etmiştir. Fransa’nın talebiyle BMGK toplanmış ancak bu toplantıdan herhangi bir karar çıkmamıştır. Suriye’de masumlar hayatlarını kaybederken Duma’daki hadise küresel güçler arasındaki güç ve nüfuz mücadelelerine bahane edilmiştir. Esad rejimine yönelik askeri mücadele seçeneklerinin konuşulmaya başlandığı günlerde Rusya rejimi hedef alacak saldırılara karşı misillemede bulunacaklarını duyurmuşlardır. Bu kapsamda şayet füzeler atılırsa rejimi savunacaklarını ilan etmişlerdir. ABD Başkanı sosyal medya hesabından yeni yetme ergen edasıyla Rusya’ya medyan okumuş, akıllı ve yeni olduğunu iddia ettiği füzeleri kullanacaklarını müjdeler gibi beyan etmiştir.

Ayrıca ABD, Fransa İngiltere ve Almanya gibi ülkeler savaş gemilerini Doğu Akdeniz’e göndermişlerdir. Rusya ise Doğu Akdeniz’de tatbikat yapacağını, Suriye kıyılarına 50 kilometreden daha az yaklaşan hedeflerini vuracağını söylemişti. Gelişmeler savaş senaryolarını gündeme getirirken, ekonomik tetikçiler boş durmamış yangından mal kaçırmanın hesabını yapıştır. Dünya borsalarında kaygılandırıcı dalgalanmalar oluyorken, döviz fiyatları giderek artış göstermiştir. Suriye emperyalizmin daha da şiddetli hesaplaşmasına sahne olmuştur. ABD, Fransa ve İngiltere’yle beraber Suriye rejimine yönelik askeri harekata başlamış, 100’ü aşkın füzeyi belirlenen noktalara fırlatmıştır. Harekata bakıldığında dar çerçeveli muhataplarına mesaj odaklı olduğu anlaşılmıştır. Almanya’nın katılmayı reddettiği harekat kapsamında ABD, İngiltere ve Fransa, Esad’ın kimyasal silah üretme ve yönetme kabiliyetinin olduğu bazı üs ve merkezleri vurmuştur. İran bu harekata öfkeyle tepki göstermiştir. Rusya’nın askeri bir karşılık vermeyerek diplomatik dile saldırıyı kınadığını belirtmesi, ABD ile gizli temasların varlığına delildir. Muhtemelen Beyaz Saray saldırı öncesi Rusya’yı bilgilendirmiştir” ifadelerini kaydetti.

“Esad cezalandırılmalı”

Esad’ın cezalandırılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Suriye’nin geleceğine sadece Suriyeliler karar vermelidir. Suriye’de yaşanan iç savaş yüzünden yüz binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Milyonlarca Suriyeli yerinden yurdundan edilmiştir. Esad rejimine karşı sesini çıkarmayıp varını yoğunu DEAŞ’la mücadele kılıfı altında PKK/PYD terör örgütüne harcayanlar hangi vicdanı temsil eder noktaya gelmiştir. Ne oldu da vicdana gelmişlerdir, gelseler bile bu vicdan mıdır, petrol kuyularının, enerji kaynaklarının silahla bombayla açılmış vanalarının cazibesi midir? Asıl niyetlerin başka olduğuna dair kuvvetli şüpheler vardır. Doğu Guta’da kimyasal silah kullanımı gerek Suriye gerekse Orta Doğu açısından önümüzdeki dönemde yaşanacak şiddetli rekabet için bazı ülkeler tarafından fırsat olarak değerlendirilmiştir. Hedefler her zaman olduğu gibi karanlıktır. Türkiye, Suriye’de gerginliğin azalmasına katkı vermiştir” dedi.  

Yağmur Yıldız
 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Miraç Kandili vesilesiyle açıklamada bulundu. “Mübarek bir gecenin feyziyle doluyoruz, yükselişin fikriyle coşuyoruz, muhteşem bir halin, muhterem ve müstesna bir hadisenin faziletiyle hemhal oluyor, vecd ile dualarımızı ediyoruz. Nitekim Miraç’ın şan ve şerefine layık olabilmenin mücadelesini veriyoruz” diyen Bahçeli, Peygamber Efendimizin Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya, oradan da semaya, Rabbimizin sonsuz kudret, eşsiz merhamet, sınırsız rahmetiyle müşerref olduğu hidayet ve hikmet yolculuğunun insanlık için aşılamayacak ufuk, almasını bildikten sonra büyük bir ders olacağını ifade etti.

“Türkiye kuşatılıyor” 

Suriye meselesi üzerinden gündeme ilişkin de değerlendirme yapan Bahçeli, “Ortadoğu kaynıyor, komşu coğrafya ve ülkeler küresel emperyalizmin kamçı darbeleriyle, kahredici güç, çıkar ve nüfuz mücadelelerinin altında ağır kanama geçiriyor. Bu nedenle huzur, istikrar ve barışın miracına ulaşmayı diliyorum. Türkiye her yönden kuşatılıyor. Bölgesel ve küresel tehditler bekamızın hisarlarına devamlı çarpıyor. Düşman emeller düşmemizi, adeta teslimiyete razı olmamızı dayatıyor. Bu itibarla birliğimizin, beraberliğimizin, sükûnet ve selametin miracına milletçe ulaşmayı temenni ediyorum. Twitter’den rest çekenler, füze diliyle konuşanlar, sürekli elleri silaha gidenler varken paylaşmanın, kardeşliğin, sımsıkı sarılmanın, milli bir kucaklaşmanın miracına Türk milleti olarak vasıl olmayı ümit ediyorum. Hüzünlü Mescid-i Aksa’nın ablukadan kurtulması, mukaddesatımıza örtülü savaş açanların oyunlarının bozulması için Türk ve İslam aleminin Miraç Kandili’nin mirasıyla kutlu bir dirilişe, kalıcı bir dirence kademe kademe yükselmesini arzuluyorum. Aziz Türk milletinin, İslam dünyasının Miraç Kandili’ni dua ve en halisane duygularımla kutluyor, Allah’tan daimi saadet ve nice manevi güzellikler diliyorum. Üzülmeyin, Rabbim inananlarladır, dert etmeyin Allah bizimledir” dedi.  

Yağmur Yıldız
 

Meclis’te Grup Toplantısı’nda konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın, “Ege’de sıcak temas oluşturan kendi ayağına kurşun sıkar” ifadelerine çok sert cevap verdi. AB’nin hem Akdeniz hem de Ege’de Yunan taraftarlığı yaptığını belirten Bahçeli, şunları söyledi: Fırsatçılık yapan Yunanistan Başbakanı Çipras kaleyi boş zannetmiş olacak ki, açmış ağzını yummuş gözünü, ne alırsam kâr mantığına düşe kalka gömülmüştür. Bu zat Brüksel’deki AB zirvesi sonrası, Türkiye’nin Ege’de sıcak temas oluşturmak istediğini yüzü kızarmadan dile getirmiş, sabrımızı test etmeye kalkışmıştır.

BU NE CÜRET
Üstelik böyle bir sıcak temas sağlayacak olanın kendi ayağına kurşun sıkmış olacağını söyleyerek, Türkiye’ye aba altından sopa göstermeye cüret etmiştir. Ayağına kim kurşun sıkar bilemeyiz, ama geçmişte nereye ve kimlerin göğsüne millî onurun, kurtuluş şuurunun kurşun sıktığını dünya âlem bilmekte, denizin dibi bugünkü boş konuşanların dedeleriyle dolup taşmaktadır. Türkiye, Akdeniz ve Ege’deki kanunsuz ve korsan faaliyetleri sineye çekecek, olağan kabul edecek yeni yetme bir devlet değildir.

BİTİ KANLANMIŞ
 Biti kanlanan, gaza gelen Yunanistan’ın Ege’de saldırgan bir tutum içine girerek Kardak ihtilafını yeniden kaşımaya başlaması beyhude bir çırpınıştır. Herkes aklını başına almalıdır. Türkiye’nin sinir uçlarına dokunan, hassasiyetleriyle oynayan, kuşatmaya heves eden kim olursa olsun sonuçlarına katlanmıştır, bundan sonra da katlanmaya mahkûmdur. Bu işin şakası yoktur. Hamdolsun, Barbaros Hayrettin Paşa ruhu henüz kaybolmamış, Akdeniz’i Türk gölü hâline getiren tarihi ve güçlü irade henüz sönmemiştir.
AB üyelik süreci, yılan hikayesine dönmekle kalmayan, taviz koparmaya, temellerimizi dinamitlemeye, tarihî emanetlerimizle oynamaya dayanan bir kapana, tuzağa, girdaba bürünmüştür. AB, her seferinde Türkiye’nin karşısına bariyerler dikmektedir. Türkiye millî onurun ayaklar altına alınmasına müsaade etmeyecektir.

KINASAN NE OLUR
AB Konseyi’nin, Türkiye’nin Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki faaliyetlerini kınaması skandal, iflah olmaz bir Haçlı kafası olduğunun göstergesidir. Türkiye yasa dışı faaliyet içindeymiş… AB konseyi, bunu güçlü bir şekilde kınıyor, Rum yönetimi ve Yunanistan’la dayanışma içinde olduğunu ifade ediyormuş. AB’nin kınama mesajı bizim için yok hükmündedir. Buradan diyorum ki, kınasanız ne yazar, kınamasanız ne çıkar.

Amerika PKK’nın dostudur
“Tel Rifat’tan Sincar’a, Ayn El Arap’tan Kandil’e kadar adım adım, aşama aşama, köşe bucak teröristler bulunup yok edilmelidir. Terörle yaşamaya alışmayacağız. Tehlikeleri sineye çekmeyeceğiz. Tehditleri olağan görmeyeceğiz. Türkiye bu hain hesapları boş çıkarmaya azimlidir, kararlıdır, buna da gücü yetecektir. Ancak, bu konuda PKK/PYD’nin en büyük destekçisi, ne yazıktır ki dost ve müttefik bildiğimiz ABD’dir. Amerika PKK/PYD teröristleriyle stratejik ortaklık yapmakta, bu hainleri silahlandırmakta, bu bölgelerde terör ordusu kurmaya çalışmakta, PKK/PYD’nin emellerine hizmet etmektedir. Kontrollü istikrarsızlık ABD’nin bölgedeki stratejik tercihidir. Türkiye’nin itibarını sarsmak, istikrarını bozmak, tecrit ederek yalnızlığa itmek için ihanet cephesi açanlar, inançla söylüyorum ki hesapları kursaklarında kalarak, yine kaybedeceklerdir. Unutmayın ki yaşayacaksak adam gibi yaşayalım. Öleceksek de adam gibi ölelim. Var olacaksak tam bağımsız kalalım.”

Türkiye Gazetesi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “CHP, İP, HDP, PKK, FETÖ, PYD, YPG, IŞİD, DHKP-C ve küresel cinayet şebekesinden müteşekkil ihtilaf ve ihanet bloku cumhurun karşısında tel tel dağılacaktır” dedi. MHP’yi 2019 seçimlerine taşıyacak yönetim kadrolarının da şekillendiği 12. Olağan Büyük Kurultay dün Ankara Arena Spor Salonu’nda yapıldı. Bahçeli, delegenin tümünün desteğiyle yeniden genel başkan seçildiği kurultayda şu mesajları verdi:

10 Ocak 2016’da dedik ki, kurultayımızın tarihi 18 Mart 2018’dir. Siz söyleyiniz; sözümüzü milim ödün vermeden tuttuk mu? (Evet) Kurultay bezirgânlarından, sırtımızdaki kamburlardan, içimizdeki safralardan kurtulduk mu? (Evet)

12. Olağan Büyük Kurultayına gelene kadar ne kadar kepazelik, ihanet, skandal, travma varsa hepsine maruz kaldık. Hamdolsun hepsinden alnımızın akıyla çıktık, oyunları tümden bozduk. Unutmayınız, bir kere satan yine satar. Vefasızlık imansızlıktır, ihanete iltifat ve ihtiramdır. Bir kere ihanetle bin kere ihanet arasında hiçbir fark yoktur. Kulu kandıranlar, Allah’ı nasıl kandıracaklar?

MHP, 1 Kasım 2015’den sonra ele geçirilmek istendi; çünkü Türkiye’nin işgal planında sosyal ve siyasal dayanak arandı. Milletin son kalesi teslim olsaydı, millî direnç düşecek, milliyetçi direniş inişe geçecek, 15 Temmuz hain FETÖ darbesi Allah muhafaza belki de gerçekleşmiş olacaktı.

ÇİN MALI BAŞBAKANLIK
 MHP’nin, başını CHP’nin çektiği PKK, FETÖ karışımı ve haçlı tembihli iktidar oluşumunu reddetmesi, bütün hesapları bozmuştur. CHP’nin Çin malı başbakanlık teklifini kabul etmiş olsaydık, HDP’yi yanımıza yöremize kazara alıp FETÖ’nün tuzağına düşseydik, bilinsin ki, Türkiye iç savaşa sürüklenecek, bekamız hepten, tümden çökecek, çürüyecekti. Böyle bir vebale ortak olamazdık.

Hem MHP, hem de partisiyle birlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan küresel kuşatmaya alındı. İlk vuruş 15 Temmuz’da Türk milleti tarafından gerçekleştirilmiştir. İkinci vuruş, 24 Ağustos 2016 tarihinde başlayan Fırat Kalkanı Harekâtı, üçüncüsü de 20 Ocak 2018’de Afrin’i kapsamına alan Zeytin Dalı Harekâtı’dır. Tehlike geçti mi? Hayır. Saldırılar azaldı mı? Asla. Karşımızda beka düzeyindeki tehditler artıyor ve yaygınlaşıyorken sorumluluktan kaçamazdık, duruşumuzu bozamazdık, iş birliği ve uzlaşmaya kulak tıkayamazdık. Zira mesele namus bildiğimiz vatandır.

Millet için uzlaştık, devlet için özveride bulunduk. Türklüğün bekası için taşın altına elimizi koyduk. AK Parti’yle millî zaruret ve mecburiyetleri değerlendirip millî bekamızın muhatap kaldığı yüksek riskleri göğüslemek amacıyla yeni bir hükûmet sistemi üzerinde anlaştık. Yeni hükûmet sistemi husumet ve hıyanete karşı güvencedir. Türk milletinin tarihî uzlaşmasıdır.

ÇİFTLİK BANK CHP!
 Şu anda CHP ele geçirilmiş, kontrol ve denetimi Türkiye karşıtı mihraklara geçmiştir. Çiftlik Bank dolandırıcılığıyla CHP’nin tevatür, tezgâh ve tezviratları birdir, aynıdır. Ana muhalefet, ana vatana ihanet içindedir. Cumhur diyoruz, CHP’nin kafası bozuluyor, şaftı kayıyor, şanzımanı dağılıyor.
Baraj altında kalacakmışız, bu nedenle kurtarılmışız. Tabanımız kaymış, bu sebeple can simidi uzatılmış. Hep aynı masal, hep aynı hava hep aynı ezber. Kim bu müfteriler? CHP, İP, HDP ve Perinçekgiller familyası…
Tabanda ittifak yok sözlerini elimizin tersiyle iteceğiz. Soruyorum sizlere; Cumhur İttifakı’na destek veriyor musunuz? (Evet)

Cumhurbaşkanı seçiminde adayımız aksi ve arızi bir gelişme olmadıktan sonra Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. Hiçbir odak, hiçbir mahfil, hiçbir güruh, hiçbir siyasi düşük Cumhur İttifakı’nı çatlatamayacaktır.

Türkiye Gazetesi