Ankara İbn-i Sina Hastanesinde tedavi gören CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal bugün sabah erken saatlerde tedavi için Almanya’ya götürüldü. Ankara Üniversitesi Prof. Dr. Erkan İbiş, düzenlediği basın toplantısında, “Deniz Bey’le ilgili hastanemiz tarafından yapılacak son açıklama için bir aradayız. 7 haftayı tamamladık, bugün 50’nci günü. Sabah 06.00’da Deniz Bey’i Almanya’ya gitmek üzere hastanemizden uğurladık. Şu anda sanıyorum havaalanına yaklaştı Almanya’ya inmek üzeredir diye düşünüyoruz” açıklamasında bulundu.

“Deniz Bey’in bilinci tam açıktı”

Deniz Baykal’ın çok ağır bir tabloyla hastaneye geldiğini hatırlatan İbiş, “Çok kritik zamanlar yaşadık. Çok riskli anlar, günler geçirdik. Ama şükürler olsun ki bugün Deniz Bey gerçekten iyi bir durumda hastanemizden çıktı. Deniz Bey’in bilinci tam açıktı. Bilişsel fonksiyonları yerindeydi. Konuşması, muhakemesi tamdı. Sol taraftaki kuvvet kaybı dışında durumu iyiydi. Bundan sonraki süreç hastanemizde başlayan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının Almanya’da devamıyla daha iyi bir durumda Türkiye’ye dönmesidir” şeklinde konuştu.

“‘Bir an evvel de ülkeme geri dönmek isterim’ diye duygularını ifade etti”

Dün akşam Baykal’la biraz uzun sohbet ettiklerini anlatan İbiş, şunları kaydetti:
“Daha çok Deniz Bey konuştu biz de dinledik. Konuştuklarından küçük notlar iletmek istiyorum. Sağlığı çok önemsemek gerektiğini, sağlığın kıymetini çok bilmek gerektiğini bunun için herkesin ve toplumun bilincinin yükseltilmesi gerektiğini, oturmanın, hareket etmenin, yürümenin, yaslanmanın, yutmanın büyük bir nimet olduğunu bu fonksiyonları insan sıkıntı yaşadığı zaman çok daha iyi anladığını vurguladı. İleri tedavi uygulamalarının yapıldığı yüksek seviyeli tıbbi hizmetlerin verildiği merkezlerin güçlendirilmesi, desteklenmesi gerektiğini, bu sayede sağlığına kavuştuğunu bize belirtti. Bir soru sorduk, gidince Türkiye’yi özleyecek misiniz diye. ‘Ben Türkiye’deyken Türkiye’yi özlerim, hep özlerim, şimdi de özlüyorum, gidince de özleyeceğim. Bir an evvel de ülkeme geri dönmek isterim’ diye duygularını ifade etti.”

“Başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Genel Başkan, Mevlüt Çavuşoğlu ve Ahmet Demircan olmak üzere tüm bakanlara teşekkür etti”

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbiş, “Başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Genel Başkan, Mevlüt Çavuşoğlu ve Ahmet Demircan olmak üzere tüm bakanlar, hangi partiden olursa olsun tüm siyasiler, parti arkadaşlarına, dostlarına ve özellikle de Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar Hocamıza teşekkür etti. Özellikle kendisiyle sağlık konusunda iletişimde olan herkese. Ankara Üniversitesine Ankara Tıp’a teşekkür etti. Biz de bu vesileyle bu süreçte stresli anlar yaşadık, mutlu olduğumuz anlar yaşadık” ifadelerini kullandı.

“Almanya’da Münih yakınlarında bir merkezde tedavi olacak”

Baykal’ın Almanya’da hangi merkezde tedavi altına alınacağı sorusuna İbiş, “Almanya’da Münih yakınlarında bir merkezde. Gelişmiş bir merkez olduğunu biz de teyit ettik orada tedavi olacak. Aile de onu tercih etti” dedi.
Baykal’ın destekle ayakta durabildiğini söyleyen İbiş, “O konumda gönderdik. Ama inanıyorum ki ben yürüyerek geldiğini, yurda döndüğünü göreceksiniz. Çünkü bundan sonraki süreçte fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları çok çok önemli süreç içerisinde zayıflayan kaslarını kuvvet kaybı olan kaslarının çalışmasını sağlamak ve güçlenmesini arttırmak için. Kafatasından çıkarılanla ilgili bunlar çıkarıldıktan sonra en az 3 ay geçmesi gerekiyor. Dolayısıyla bizdeki süresi daha 2 ayı dolmadığı için kapatılma işlemi yapılamaz burada. O parça ailenin de talebi merkezinde burada da yapabiliriz demesi üzerine kendilerine verildi” açıklamasında bulundu. 

Pelin Üzek Kılıç – Fatih Erdoğan
 

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın gece yarısı yüksek ateş nedeniyle Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesinde tedavi altına alındığı öğrenildi. Baykal’ın sağlık durumuyla ilgili CHP’li milletvekilleri açıklamalarda bulundu. CHP Antalya eski Milletvekili Tuncay Ercenk, Baykal’ın yüksek ateş nedeniyle hastaneye kaldırıldığını belirterek, doktorlarının verdiği bilgiye göre üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunu ve tedavisinin sürdüğünü bildirdi

CHP’li Yılmaz Ateş, Baykal’ın damarının birinde pıhtı tespit edildiğini kaydetti.

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş ise sosyal medya hesabı Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, hastane yetkilileriyle görüştüğünü kaydederek, “Baykal şu an yoğun bakımda. Bazı testler yapılıyor. Hastane yarım saat içinde açıklama yapacak. Baykal’ın bir damarında pıhtı tespit edilmiş. Hastane gerekli müdahaleyi yapıyor. Sayın Baykal’a acil şifa diliyorum” ifadelerini kullandı.

Hastaneden açıklama yapıldı

Beyin damarında oluşan pıhtı sebebiyle sabah saatlerinde Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi’nde tedavi altına alınan Deniz Baykal’ın sağlık durumuna ilişkin bilgi veren Ankara Üniversitesi Hastanelerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahattin Güzel, “Beyin damarlarından ana damarın tıkandığı görüldü, bu nedenle kapalı olarak girişimsel işlem yapıldı, tıkanmış olan damar açıldı ve stent koyuldu. Şu anda tedavisi yoğun bakımda devam ediyor. Sayın Baykal’ın bilinci açık, sadece bir miktar güç kaybıyla hastanemize geldi. Durumunun daha iyiye gideceğini umuyoruz” dedi.

Baykal’ın beyin fonksiyonlarının hepsinin yerinde olduğunu, sol kol ve bacağında hafif güçsüzlük olduğunu söyleyen Güzel, “Yapılan müdahalenin çabuk yapılmış olmasının faydası var. Gecikilseydi beyin fonksiyonlarındaki güçsüzlüğün geri dönme şansı az olacaktı. Yoğun bakımda tedavi sürüyor, bundan sonraki süreç yoğun bakımdaki tedavinin gidişine göre olacak. Sol kolunda ve sol bacağında kısmi hafif derecede güçsüzlük var. Beyindeki damar tıkanıklığının sebep olduğu şey bu. Şu anda cerrahi operasyonluk bir durum yok. Yapılan damar açma işlemi kapalı girişimsel olarak yapıldı. Bu tür durumlarda hayati tehlike her zaman bir miktar vardır. Ama şu andaki durumu bilinci açık, konuşabilecek durumda. Ciddi bir problem görülmüyor ama takibi sürüyor” diye konuştu.

Alanya’nın kırsal bölgesinde bulunan Sapadere mevkiinde 2 gün boyunca süren orman yangınının söndürülmesinin ardından CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal ve partililer bölgeyi ziyaret etti. Baykal, bölge halkı ve muhtarlar eşliğinde yangında hasar gören alanları gezdi. Burada bir konuşma yapan Baykal, yangında kül olan 6 bin 400 hektar ormanın çok kıymetli olduğunu aktardı. Bölgede çıkan yangınların çoğunun elektrik hatlarından çıkabileceğini belirten Baykal, “Bu bölgedeki hatlar çok eski. Bizim iktidar dönemimizde yaptığımız, yani 70’li yıllardan kalma hatlar ve bunlar ömrünü tamamlamış. Bu eski hatlar herhangi bir rüzgarda, sıcakta, fırtınada yangına müsait hale geliyor. Bu hatların yenilenmesi gerekiyor. Fakat elektrik işi özelleştirildi. Özel şirketler ise bu tip işlere pek yanaşmıyor” dedi.

“Bu yangınlar her yıl oluyor”
Mahalle muhtarlarına geçmiş olsun temennisinde bulunan Baykal, “Büyük üzüntü içerisindeyiz. Yurt dışındaydım, yangın olunca cumartesi geldim. Pazar Ankara’da işim vardı, o yüzden bugün buraya gelebildim. Şu anda yangın olacak, Allah’ın emri kaçınılmaz bir şey gibi kabul ediyoruz. Yangın olacak hazır olalım, yangın söndürecek kadroları hazır tutalım, tedbirli olalım. Yani bataklığı kurutmayı değil de sivrisinekleri öldürmeyi öngören bir mücadele anlayışı içerisindeyiz. Bu yangınlar her yıl oluyor. Sadece burada değil. Kaş’ta oluyor, Muğla’da, Bodrum’da, Çanakkale’de, Anamur’da oluyor. Daha temmuzun başındayız. Temmuz, ağustos var, eylül var” diye konuştu.
Yangın sorunlarını çözmek gerektiğinin altını çizen Baykal, ”İşin en önemli sorunu, ‘yüzde 70’i elektrik iletişim hatlarından kaynaklanıyor’ diyor herkes. Şimdi bununla ilgili çalışma yapılacak, yapılsın görelim. Ne olacak? ‘Unutacağız seneye’ diye bakacağız, bakmayalım. Buradaki mesele özel şirket, ‘benim sözleşmemde var-yok’ diyordur ayrı bir şey ama kimin, bu devletin işi. Ele ele verelim, bunu isteyelim. Bunu Meclisten, arkadaşımızdan rica edelim. Ayın 17’sinde Meclis toplanacak, 15 Temmuz yıl dönümü konuşmaları tamam ama bir de bu mesele de var demeliyiz” dedi.

Erdal Anak 

 

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ANSİAD) 2017 yılı faaliyetleri 10. Olağan Toplantısı’nda iş adamlarıyla bir araya gelen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Türkiye gündemi ve 2019’da yapılacak olan referandum ile alakalı önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı adayının halkın içerisinden seçilmesi gerektiğini savunan CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı adaylığı için kafasındaki modelin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu söyledi. Baykal ayrıca kendisine yöneltilen “Keşkeleriniz oldu mu?” sorusunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2002 yılında kendisine getirilen seçilme hakkıyla ilgili algıladığını belirterek, o dönemde verdiği kararla ilgili, “Kesinlikle pişman değilim” dedi.

“Halktan olması yüzde 4 veya 5 avantaj sağlar”

Seçimlerde tabana inilmesi gerektiğini belirten Baykal, yeni yüzlerle girilmenin avantaj sağlayacağını dile getirdi. İstanbul’da CHP üyelerine dayalı yapılan seçimi hatırlatan Baykal, halka dayalı bir Cumhurbaşkanı adayının seçimler öncesi heyecan yaşatacağını belirterek, “Biz İstanbul’da üyelere dayalı seçim yaptık. 3 bölge var İstanbul’da, oradaki bütün üyeler Türkiye’deki üye sayımızın belki yüzde 20-25’dir. Hepsi oy kullandı ve kimsenin bir şikayeti olmadı. Şimdi İstanbul bunu yaptıysa, İzmir bunu yapabilirse, Ankara bunu yapabilirse Antalya’da bu yapılabilirse, niye olmasın. Bir gün sabah herkes kalkıp gidecek, bütün aday adaylarının temsilcileri sandıklarda elbette gözlem yapacaklar. Vatandaşlar gelecekler oyunu kullanacak, akşam falan kişi alacak diyeceğiz. Ne kaybederiz. Normal şartlarda birisinin tayiniyle gelen adaydansa, tabandan çıkmış olması adayın en azından yüzde 4-5 ekstra bir avantaj sağlar” dedi.

“Aday olacaksan ol, olmayacaksan…”

Seçilen aday sonrası partinin o aday etrafında kenetlenmesi gerektiğini belirten Baykal, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan örnekler vererek, “Bakın Tayyip Bey Cumhurbaşkanlığı elinde. Hükümet elinde. Bakanlar Kurulu elinde, devletin bütün olanakları elinde, dün dedi ki ‘Beni seçin’ arkadaşlar. Niye seçim bürokrasi seçimi değil, parti seçimi. Parti girecek oraya. Adayı millet üretecek ve parti onun etrafında bütün siyasi varlığıyla, ne varsa elde, finans şu bu, her şeyi seferber edecek. O nedenle benim modelimde parti genel başkanı olacaktır. O nedenle genel başkanımıza onu söyledim. ‘Siz adaysanız bütün gücümüzle arkanızdayız. Çünkü sizin aday olma hakkınız var. 7 yıldır buradasınız, seçimlere girdiniz. Kazanırız, kazanmayız ayrı bir iş. Ama bunu söyleme hukuku var. Aday olacaksan ol bitti, aday olmayacaksan oradan buradan birisini seçelim o arkadaşa verelim görevi, hepimiz el ele verelim. Benim kafamdaki model bu” şeklinde konuştu.

Kafasındaki Cumhurbaşkanı adayı olarak Kılıçdaroğlu’nu işaret etmesi üzerine eleştirilerin de olduğunu belirten Baykal, “Eleştiriler yapılıyor, ‘Biz tarafsız Cumhurbaşkanı diyoruz, sen partili genel başkanı diyorsun’ diye. Evet, seçimi kazanıncaya kadar, seçimi kazanmak için partili olması lazım. Partili olmazsa seçimi kazanamazsa. Partiye hükmedemezse seçimi kazanamaz. Seçimi kazandığı anda daha yemin etmeden YSK kararı açıkladığı anda istifa edecek ve istifa ettiğini de sürecin başında ilan edecek” diye konuştu.

“Pişman değilim”

Bir iş adamının, “Geçmişte keşkeleriniz oldu mu?” sorusu üzerine ilk etapta “Elbette herkesin geçmişe baktığı zaman kendi aldığı tercihler hakkında değerlendirmeleri olabilir. Benim kafamda öyle somut bir değerlendirme yok. Çünkü ben geçmişler değil gelecekle meşgulüm. Bütün enerjimi geçmişin muhasebesiyle değil, geleceğin inşasıyla değerlendirmeye çalışıyorum” diye cevap veren Baykal, daha sonra şunları söyledi: “Arkadaşımızın sorusunun altında, yanılıyor da olabilirim belki ama, ‘Ya sen Tayyip Bey’e seçilme şansını verdin. Pişman mısın?’ diye belki bir soru vardır. O soruyu sormaya çalışıyordur. Ona cevabım ‘Çok net bir şekilde hayır değilim’ çünkü hiç alakası yok. Çünkü bugün yaşadığımız sorunların, Tayyip Bey’e milletvekilliği hakkını verilmesinden kaynaklandığını zannetmek kadar naif, gerçeklikten kopuk, hayali bir değerlendirme olamaz. Adam partinin genel başkanı, adayları o belirlemiş, bütün oy pusularında adı yazılı. Seçime girmiş, bütün illerde miting yapmış. Millet onun adının etrafında partiye oy vermiş ve adam yüzde 34 oy almış. Meclisin üçte ikisi neredeyse onun kontrolünde. Şimdi bunu sen milletvekili seçtirmeyeceksin, bu demokrasiye de aykırı, siyasi ahlaka da aykırı. Hukuka da aykırı, sürdürülebilir değil. Bu nereden çıktı? Atatürk zamanında böyle bir olay var mı? İnönü, Bayar, Ecevit, Turgut Özal zamanın da var mı? Hayır hiçbirinde yok. Ne zaman geldi bu olay. Kenan Evren zamanında geldi. Kenan Evren 12 Eylül mantığı içerisinde böyle bir uygulama koymuş. Bundan sonra ne diyen böyle olacak. Kenan Evren nerede şimdi? Adam seçime gelmiş yüzde 34 oy almış milletvekili yapmayacaksın ve bunun öncüsü olarak biz yapacağız, bunu da vatan hizmeti diye söyleyeceğiz ve bunu halka kabul ettireceğiz. Hiçbir ciddiyeti yok bu işin. Yani eğer buysa somut örnek, inançla o tercihin gerekli olduğu konusundayım. Yani adam o kadar oy almış, adamı genel başkan diye kabul etmiş, milletvekilinin üçte ikisi ona veriş, halka diyeceğiz ki milletvekilliğini buna milletvekilliği olma hakkını verme. Ayıp, ayıp. Ben diyemem. Diyen der. Ama ben diyemem” 

Suat Metin – Harun Erdoğdu

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, CNN Türk’te referandum sonuçları ve 2019’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Baykal, “Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığına sıcak bakarım” dedi.

İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın geçtiğimiz hafta kaleme aldığı “Gül Baykal’la görüştü, hayırcıların adayı olabilir” başlıklı makalesi gündemi sarsmış ve haber Gül tarafından yalanlanmıştı. Halbuki Deniz Baykal, dün akşam televizyonda yaptığı açıklamalarla görüşmenin doğruluğunu itiraf etmiş oldu.

CNN Türk’te yayınlanan ve Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programına konuk olan Baykal, Ahmet Hakan’ın “Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olması halinde Erdoğan karşısında çok büyük bir başarı şansı olur” sözleri üzerine, “Abdullah Gül ismi geçerse ben ciddiye alırım” dedi.

“DEĞERLENDİRMEK GEREKİR”

Baykal’ın konuya ilişkin açıklaması şöyle: “Eğer Sayın Gül çıkar ise bu ciddi bir tablodur. Sayın Gül Cumhurbaşkanı adayı olmayı, bu söylediğim siyasi bağlantıları dikkate alarak, bu 48’i rencide etmeyecek bir anlayış içinde aday olarak çıkma eğilimini sergilerse, bu değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Abdullah Gül ismi geçerse ben ciddiye alırım. Çok gecikmemesi lazım. Süreç başlayacak çünkü.”

Baykal referandum sonuçlarıyla ilgili değerlendirmesinde ise, “Hayırcılar okumuş kültürlü bir kesimi temsil ediyor” diyerek “evet” oyu verenleri cahillikle suçladı. 

CHP Milletvekili Deniz Baykal, CHP Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Baykal, dün gece bir televizyonda yaptığı açıklamalara yönelik soruya, “Ben söylenmesi gerekenleri söylediğimi düşünüyorum. Bir sorumluluk duygusu içinde, uyarı da içeren, öneri de içeren bir yol haritası ortaya koydum. Bunun partimiz için, Türkiye için bir demokratik çıkış yolu olduğuna yürekten inanıyorum. Zarafeti, nezaketi siyasetten ayırmayı bilmek lazım. Orada bir zarafet, nezaket anlayışı içinde değerlendirme yaptım. Sorulmuş bir soruya cevaben benim bir önerim, değerlendirmem olarak ortaya çıkmadı. Bir siyasi değerlendirme, siyasi karar, öneri olarak bunun anlaşılması çok yanlış olur. Nezakete de zarafete de siyasette yer verelim” dedi.

CHP’de kurultay yapılıp yapılamayacağına ilişkin soruya ise Baykal, “Yetkili organlar uygun gördükleri kararı alırlar. Bir zorlama arayışı içinde değilim. Bir öneri yapıyorum. Bu önerinin yerine getirilmesinin anlamı vardır, yerine getirilmemesinin de sorumluluğu vardır. Bu ortamda gerektiği halde bir şeyler yapmamak bazen bir şeyi yapmaktan çok daha fazla sorumluluğa yansır. Söz konusu olan Türkiye’de devletin geleceği ile ilgili üzerimize düşen görevleri yerine getirip getirmediğimizdir. Bu görevleri görmezden gelerek, sorumlulukları üstlenmeden üzerimize düşen görevi yerine getirmiş olamayız” cevabını verdi.

Cumhurbaşkanının parti üyeliğine ilişkin olarak sorulan soru üzerine Baykal, “Anayasa’nın tarafsızlığı üzerine yemin etmiş bir Cumhurbaşkanının sadece yoruma açık siyasi davranışlarla değil, resmen net bir şekilde üye olarak tarafsızlığın tümüyle ortadan kaldırdığı çok açık bir olaydır. Bunların mutlaka zaman içinde Türkiye’de yerine oturması, tutarlı, uyumlu bir bütünlük içinde bir işleyişin sağlanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Ahmet Umur Öztürk – İbrahim Berat Yılmaz 

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, partisinin Mardin’deki bir otelde düzenlediği referandum programının ardından İçişleri Bakanlığınca görevden alınan eski Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Türk’ün Derik ilçesinin Atlı Mahallesi’ne bağlı Kasro Konca’daki evine konuk oldu.

Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Baykal, “Mardin ziyaretimizin siyasi sorumluluğumuzun sonucu olarak yürüttüğümüz referandum ile ilgili kampanyanın bir parçası olarak bir siyasi yönü ve boyutu var. Öte yandan da arkadaşlık, dostluk buluşması gerçekleştiriyoruz. Yıllar önce 12 Eylül’ün karanlık günlerinde Ahmet Türk ile bir araya gelmiştik. O dönemin şartları içinde ülkenin durumu ve gidişatı ile ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapmıştık. Türkiye’nin bir daha böyle olaylara sürüklenmemesi için hepimiz bir değerlendirme ihtiyacı hissediyorduk. Aradan 35 yıl geçti, şimdi gene ülkemizin sıkıntılı bir döneminde bir aradayız. Tabi böyle bir ulusal bir boyutu da var ama Türkiye artık yeni bir başlangıç yapmak zorunda. Bundan sonra artık şiddeti, terörü dışlayan, herkesin birbirine değer verdiği, saygı duyduğu, herkesin hukuku önemsediği olumlu bir anlayış içinde yeni bir siyasi şekillenmeye ihtiyacımız var. İnşallah ülkemiz bakımından hayırlı bir sonuç önümüzdeki 16 Nisan’da ortaya çıkar” dedi.  

Mehmet Salih Keskin