Medya takibinin önemli kurumu Ajans Press, geçen yıl Türkiye’de yayımlanan kitap sayılarını inceledi. Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’de 2017 yılında 58 bin 27 kitap yayımlandığı belirlendi. Yayıncılar tarafından yayımlanan kitap sayısı 58 bin 27 olurken, 212 elektronik kitap (DVD, VCD,CD), bin 767 web tabanlı elektronik kitap, 26 konuşan kitap ve 303 diğer olmak üzere toplamda bu sayının 60 bin 335’e çıktığı görüldü. 

En fazla artış eğitim konulu yayınlarda oldu 

Ajans Press ve PRNet’in gerçekleştirdiği medya analizinde kitap başlığı altında medyaya 151 bin 852 haber yansıdığı belirlenirken, bu rakam 2016 yılında 121 bin 482, 2015 yılında ise 119 bin 380 oldu. 2017 yılında özel sektör tarafından yayımlanan materyal sayısı 55 bin 663 olarak belirlenirken, bu sayının 2016 yılına oranla yüzde 11,1 arttığı tespit edildi. Böylelikle, geçen yıl yapılan yayımların yüzde 92,2’sini özel sektör, yüzde 5,3’ünü kamu ve eğitim kurumları, yüzde 2,5’ini ise sivil toplum kuruluşları gerçekleştirdi. Yayınlar konularına göre incelendiğinde de; yayımlanan materyallerin yüzde 28,4’ü eğitim, yüzde 19,1’i yetişkin kültür, yüzde 16,6’sı çocuk ve ilk gençlik, yüzde 16,3’ü yetişkin kurgu edebiyat, yüzde 13,5’i akademik, yüzde 6,1’i ise inanç konulu olarak ayrıldığı görüldü. Yayınlarına göre ayrılan kitaplardan, eğitim konulu olanların sayısı 2016 yılına oranla yüzde 16,6 artış gösterirken, en büyük yükselme ile 17 bin 153’e ulaştığı saptandı. Bunun yanı sıra, çocuk ve ilk gençlik yayınları da yüzde 16,5 artarak 10 bin 42 oldu. 

2017 yılında yayımlanan materyallerin yüzde 91,4’ünün dili Türkçe olurken, yüzde 5’i İngilizce, yüzde 3,6’sı ise diğer diller şeklinde gerçekleşti. Satılan kitap bandrolü sayısı da 407 milyon 739 bin 8 adet olarak görülürken, 2016 yılına oranla yüzde 0,9 arttığı gözlemlendi.  

Demirözü Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıl baraj üzerinde hizmet vermeye başlayan ‘Diriliş’ adı verilen tekne, Turizm Haftası dolayısıyla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce organize edilen geziye katılmak isteyen yaklaşık 500 kişiyi ağırladı. 

Tekne turu için vatandaşlar, gruplar halinde tekneye alınarak çevre genişliği 11 kilometre olan Demirözü Barajı üzerinde gezdirildi. İl Kültür ve Turizm Müdür Vekili Bekir Kurtoğlu, burada gazetecilere açıklamalarda bulundu. 

“Bayburt’un denizi” 

Turizm Haftası kutlamalarını bu yıl ilk defa il merkezinin dışına taşıyarak tanıtımı geniş tuttuklarını belirten Kurtoğlu, kutlamalar kapsamında kent merkezindeki Bayburt Kalesi’nin yanında kültürel değerler olan Dede Korkut, Şair Zihni ve Bamsı Beyrek gibi karakterlerin de canlandırmasını yaptıklarını belirterek, “Yine bu kapsamda dün Aydıntepe Yeraltı Şehri ile Baksı Müzesi gezisi yaptık. Bugün ise bu kapsamda Bayburt’un denizi diye nitelendirilen Demirözü Barajı’na gezi düzenledik” dedi. 

Kurtoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tanıtım böyle olur. İnşallah bu tanıtımları devam ettireceğiz. Bu tanıtımlarımızı gelecek yıllarda çevre illerimize de ilimizin tanıtımını taşıyacağız. Çevre illerdeki tanıtımlarımızla turisti Bayburt’a çekmeye çalışacağız” diye konuştu. 

Tekne gezisine katılan Evin Yaşar ise, Demirözü Barajı’na ilk defa geldiğini, baraj ve çevresini çok beğendiğini dile getirerek, “Bizler Bayburt’u yalnızca Çoruh Nehri ve kıyısından ibaret sanıyorduk. Ancak buraya gelip bu doğayı görünce bunun böyle olmadığını da anlamış oldum. Bu imkanı bizlere sunan herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. 

Bayburt Üniversitesi öğrencisi Mehmet Kılıç da, Bayburt’a üniversite eğitimi için 4 yıl önce geldiğini ve bu yıl kentte son senesi olduğunu anlatarak, Bayburt’tan gitmeden önce Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında Bayburt’un bu güzelliklerine şahit olduğu için çok mutlu olduğunu belirtti. 

Geziye katılan vatandaşlar, tekne üzerinde halay çekip, hatıra fotoğrafı çektiler. Gezinin ardından vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu.  

Beşir Kelleci

Taşlıçay ilçesine 6 kilometre uzaklıkta bulunan 50 haneli Aşağı Toklu köyünde geçimini çiftçilikle sağlayan besiciler, kış mevsiminin önceki yıllara göre sıcak geçmesini fırsat bilip aylar öncesinden bölgede bulunan köyler ve ilçelerde çoban aramaya başladı. Hayvanlarını otlatmak için çoban bulamayan köylüler, mart ayından bu yana büyükbaş hayvanlarını nöbetleşe otlatmak zorunda kalıyor. Çoban bulamama endişesi yaşayan köylüler, ‘herkes iş yok diyor, ama biz 50-60 bin liraya çoban bulamıyoruz’ diyerek yakındı.

“Çobanlar gelip köyde araba alıp gidiyorlar” 

Köyde hayvanlarını komşuları ile nöbetleşe otlatan Abdullah Deniz, köye gelen çobanlara birçok kolaylığın sağlandığını dile getirerek köylülerin süt, peynir, ekmek verdiklerini kaydetti. Kış mevsiminden bu yana köylüler olarak yoğun çaba harcadıklarını ancak çoban bulamadıklarını söyleyen Deniz, “Biz çoban bulamıyoruz, köylüler olarak hayvanlarımızı sırasıyla otlatıyoruz. Çok mağdur durumdayız, kendimiz gitmek zorunda kalıyoruz. 600’e yakın büyükbaş hayvan var, çobanlara yaklaşık 50 bin lira para veriyoruz, adam da bulamıyoruz. Çoban arıyoruz bulamıyoruz, kalmışız, perişanız. Çobanlık yapmak isteyen gelsin bizim hayvanlarımızı otlatsın. Çobanlar gelip köyde araba alıp gidiyorlar. İyi bir para ama gelmiyorlar” dedi

“Hayvanlarımızı otlatmaları için biz 50-60 bin lira vara veriyoruz” 

Hayvanlarını komşuları ile birlikte sırasıyla otlatan Hakkı Demir ise, herkesin kendi hayvanını otlatmaya çalıştığını belirtti. İnsanların işsizlikten yakındığını kendilerinin ise oldukça yüksek bir fiyat vermelerine rağmen çoban bulamadıklarını vurgulayan Demir, “Çoban bulamıyoruz, ‘memlekette herkes işsizlik falan var diyor’ biz 50-60 bin lira vara veriyoruz hayvanlarımızın önüne gitmesi için çoban bulamıyoruz. Köyde yaklaşık 600 büyükbaş hayvan var ve 50 aile besicilik yapıyor, adam bulamıyoruz. Çoban bulmak için çevrede geziyoruz, kimse yok bulamıyoruz. İnsanlar işsizlikten yakınırken nasıl bir şeyse biz bulamıyoruz” ifadelerini kullandı.  

Abdullah Söylemez
 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için uyum yasaları ile ilgili çalışmaları yürüten komisyon üyeleri ile bir araya geldi. AK Parti Genel Merkezinde yapılan ve yaklaşık 4 saat 15 dakika süren toplantı sonrasında bir açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, toplantıda ele alınan konulara ilişkin bilgi verdi.

Yapılan toplantıda 5 komisyon başkanının da sunumu olduğunu belirten Yazıcı, “Toplantıda zamanımızın çoğunluğunu yürütmenin yapılandırılması alanı teşkil etti. Bu alanda yapacağımız çalışmaların seçimlere kadar yapılacak kısmı, seçimlerden hemen sonra yapılacak kısmı var, daha sonra devam edecek kısmı var. Seçimlere kadar yapacağımız çalışmaların özü bir anlamda alan temizliği yapmak. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişi sağlayacak cumhurbaşkanının anayasada kendisine verilmiş kararname ile düzenleme alanı ile ilgili rahat, hukuksal sorunlara yol açmadan çalışmasını sağlayacak bir alan temizliği yapıyoruz. Yani kanunlar çatışması olmasın, anayasal normlar arasında bir ihtilaf zuhur etmesin amacıyla. Bu alandaki düzenlemeleri anayasanın 91. maddesi gereği bir yetki kanunu Meclisten geçirmek suretiyle yapılmasının daha doğru olduğunu değerlendiriyoruz” diye konuştu.

Siyasi partiler ve seçim mevzuatına ilişkin de bunum yapıldığını belirten Yazıcı, “Anayasa değişikliğinde cumhurbaşkanlığına aday olabilmek için 100 bin seçmenin teklifinin de yöntemlerden birisi olması için, bunun nasıl gerçekleşeceğine ilişkin bir düzenleme” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için 100 bin seçmenin imzası ile cumhurbaşkanı adayı olacak kişilerin YSK tarafından açıklanacağını belirten Yazıcı, seçmenlerin destekledikleri aday için seçim kuruluna başvurarak beyanda bulunacağını söyledi.

Cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan kişinin milletvekili adayı olamayacağını, milletvekili adayı olacak kişinin de cumhurbaşkanlığı adaylığının söz konusu olmayacağını söyleyen Yazıcı, “Bu seçimde aday olacak kişinin seçimlerde ikisine de aynı anda aday olması söz konusu değil” ifadelerini kullandı.

Hazırlanan paketin önümüzdeki hafta Mecliste görüşülüp yasalaşmasını planladıklarını kaydeden Yazıcı, 100 bin imza ile cumhurbaşkanı adayı olacak kişiye, bir seçmenin sadece bir aday için imza verebileceğini kaydetti.  

Derya Yetim
 

Yozgat’ın Başıbüyüklü Köyü’nde çiftçilikle uğraşan Hacı Ömer Kılıç, erken ürün almak için tarlasına ektiği sebze fidelerini, hurdacıdan aldığı 3 bin pet şişe ile don olayından koruyor. Yozgatlı çiftçi, zirai don olayına karşı geliştirdiği bu ilginç yöntemle hem ürünlerini soğuk gecelerde don olayına karşı koruyor hem de erken ürün elde etmeyi amaçlıyor.

Bu yöntemi internette hobi bahçesi yapılan yerlerde gördüğünü ve kendisinin de uyguladığını söyleyen Kılıç, tarlasının 2 dönümüne ektiği sebzeleri bu yöntemle soğuktan koruduğunu söyledi. 5 litrelik 3 bin pet şişenin kendisine 500 liraya mal olduğunu dile getiren Kılıç, sera yapmak ve sebzelerin üzerini örtmenin maliyetinin ise yaklaşık 3 bin lira olduğunu ifade etti.

Kılıç, köylerinde genelde sebze ekiminin 25 Nisan’dan itibaren yapıldığını anlatarak, “Daha erken ürün almak için ben 25 Mart’ta ekim yaptım, bu şekilde pet şişe ile sebzeleri korumaya aldım. Şu an da sebzeler büyüyor, don olmasına rağmen zarar görmedi. Mayıs’ın 10’unda da pet şişeleri tekrar alacağım. Bu yıl bunu ilk defa denedim, başarılı olursam bundan sonra da her zaman bu şekilde yaparım” şeklinde konuştu.

Yozgat’ta iki gün önce don olayının yaşadığını ve ceviz ağaçlarını soğuk vurduğunu belirten Kılıç, buna rağmen pet şişe ile korunan fidelerin soğuktan etkilenmediğini sözlerine ekledi.  

Bahadır Muhlis Gökgül – Alpaslan Demir
 

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı, Ocak-Mart dönemindeki kaza bilançosunu kamuoyu ile paylaştı. Sadece Mart ayında ülke genelinde 33 bin 218 trafik kazasında 260 kişi hayatını kaybetti, 21 bin 620 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Yılın ilk üç ayında ülke genelinde meydana gelen 94 bin 47 trafik kazasında 722 kişi hayatını kaybetti, 60 bin 90 kişi yaralandı. Kazalara yine sürücü kusurları damga vurdu.

Üç ayda vuku bulan 38 bin 674 trafik kazasında kural tanımayan sürücüler dehşet saçtı. 3 bin 926 kazaya ise yaya kusurları sebebiyet verdi. 242 kazada yol kusurlu bulunurken 180 kazaya ise araçlardaki yolcular kazaya davetiye çıkardı. Yılın ilk 3 ayındaki kazalardan bin 45’i kırmızı ışıkta durmayan sürücüler yüzünden gerçekleşirken, taşıt giremez trafik işareti bulunan yerlere giren bin 210 sürücü de kazaya davetiye çıkardı. 2018’in Ocak – Mart dönemindeki 707 kazaya da alkol alıp direksiyon başına geçen sürücüler sebep oldu. Hatalı şerit değiştiren 557 sürücü de onlarca ocağın sönmesine sebep oldu. Yılın üç aylık dönemindeki bin 199 kazaya bisiklet, 19 kazaya at arabası, 346 kazaya aktör, 87 kazaya ambulanslar, 14 kazaya da tren neden oldu. 

Bursa’da 3 ayda 21 kişi öldü 

Resmi verilere göre; Artvin, Erzincan, Kilis ve Ardahan’da yılın ilk 3 ayında ölümlü kaza yaşanmadı. Aynı dönemde Ankara’da 37, Bursa’da 21, İstanbul’da 37 ve İzmir’de 22 kişi trafik kazalarında hayatını kaybetti. 2018’in ilk üç ayında bin 322 yaralamalı kazanın meydana geldiği Bursa’da 3 bin 87 de maddi hasarlı kaza gerçekleşti. Bursa’da trafik kazalarında yaralanan 2 bin 50 kişi ise hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Bursa Emniyet Müdürlüğü, sürücülerin anlaştığı kazaların ise rakamlara dahil olmadığını duyurdu.
Öte yandan üç aylık dönemde ülke genelinde 3 milyon 147 bin 279 sürücü ve yayaya 921 milyon 552 bin 901 lira ceza kesildi. Cezalardan 574 milyon 688 bin 848 liralık bölümü kural ihlali yapan araçların plakasına yazıldı. Ocak – Mart döneminde alkol alıp direksiyona geçen 36 bin 213 sürücü hakkında ise yasal işlem uygulandı. Çeşitli kural ihlalleri sebebiyle 242 bin 618 araç ise trafikten men edildi.  

Avukat Mehmet Savruk, yazılı açıklamasında, “Bilindiği gibi, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 20 Mart 2018 tarihli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmasında, AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’ın açıklamalarından yola çıkarak, “FETÖ davası nedeniyle parası olan dayısı olan serbest kalıyor. Arada bir, birilerinin, demek ki vicdanı rahat etmiyor. Şamil Tayyar diyor ki, Gaziantep de çok ciddi FETÖ Borsası var. Git Kayseri’ye de bak. Kayseri’de de var. Sanki biz bilmiyor muyuz? Elitaş’a sorun, kimi nasıl çıkardı? Milyon dolarlar dönüyor” şeklinde sözler sarf etmiştir. 

Açıktır ki Genel Başkan, bu sözleri ile Sayın Mustafa Elitaş’ın Kayseri’de FETÖ Borsası kurduğunu, FETÖ adıyla anılan, demokratik hukuk devletinin özelliklerini kaldırmak ve devleti ele geçirmek amacı ile tesis edilmiş, en geniş, en büyük katılımlı, silahlı ve kanlı terör örgütüne bir şekilde bulaşmış, bu nedenle soruşturma geçiren bazı varlıklı iş adamlarını Kayseri’ de milyon dolarlar karşılığında serbest bıraktırdığını iddia etmiştir” ifadesinde bulundu. 

Savruk, “Müvekkilim sayın Mustafa Elitaş’a atfedilen eylem, ahlak ve yasa kuralları karşısında çok ağır ve tahammülü gayri kabil olup, aynı zamanda suç teşkil etmektedir. Kuşkusuz ki CHP Genel Başkanına ait olan bu açıklamalar, aynı zamanda yargı gücünün otoritesini ve tarafsızlığını etkileyebilecek bir davranış biçimini bünyesinde taşır. 

Genel Başkanın iddiasına göre, Elitaş, hakkında FETÖ davası ile soruşturma başlatılmış birçok şahıslardan milyon dolarlar alarak kendisine haksız ve hukuka aykırı, büyük ölçülerde çıkar temin etmiştir. Veya yine iddiaya göre, Elitaş, Kayseri’de ‘aracılar sayesinde alıcı ve satıcının karşılaştığı bir pazar’ olarak tanımlanan borsayı kurmuş, ‘FETÖ Borsası’ olarak nitelenen bu borsada, Elitaş, adalet dağıtmakla meşgul, gece gündüz demeden büyük bir özveri ile çalışan hakim ve savcılarımız ile soruşturma geçiren şahıslar arasında rüşvet sözleşmesinde aracılık etmiştir” ifadesinde bulundu. 

Savruk, açıklamasına şu şekilde devam etti: 

“O kadar ki Genel Başkanın bu açıklamalarına göre, yargı organları, hakimler, savcılar aldıkları rüşvet karşılığı ve kaldıkları baskı sonucu varlık sahibi şüphelilerin ‘salıverilmesi’ yönünde karar vermişlerdir.
Genel Başkanın bu sözlerini bir başka şekilde yorumlamak veya açıklamak mümkün değildir. Sayın Genel Başkan, bu sözleri ile, siyasi bir çıkar uğruna, Elitaş ile birlikte. dürüst, canla başla görevini yapan hakim ve savcılarımızı da, geçirmekte olduğumuz böylesi bir dönemde töhmet altında bırakmış, böylece onların da kişilik haklarına ağır saldırılarda bulunmuştur. 

Takdir edilecektir ki ‘Hukuka güvenin bittiği yerde devlet’ de biter. Onun içindir ki, Cumhuriyetimizin kurucusu Kemal Atatürk’ün ‘Adalet mülkün temelidir’ sözü, adliyelerdeki bütün duruşma salonlarında yer alır. Siyasi çıkar sağlama amacına yönelik sayın Genel Başkanın bu açıklamaları toplumda korku, panik ve büyük bir endişe kaynağı olabilecek, Devletimizi zaafa uğratabilecek niteliktedir. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı olan bir şahsın böyle bir beyanda bulunmaya hiçbir zaman hakkı yoktur ve olmamalıdır. 

CHP Genel Başkanına ait olan bu iddialar, müvekkilim ki, hain darbe teşebbüsünün yapıldığı 15 Temmuz akşamı Cumhurbaşkanımızın çağrısı ve Başbakanımızın talimatı ile daha ilk saatlerde Kayseri’de canını hiçe sayarak milli irade ve demokrasiye sahip çıkmak için sokağa koşan Elitaş’ın kişilik haklarına da ağır bir saldırı teşkil etmektedir. Bu nedenle, tarafımızdan, Kayseri 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 2018/ 249 E. ayılı dosya ile 100 bin TL’lik manevi tazminat davası ikame edilmiştir.
Dava konusu açıklamalar ile yasama ve yargı erki temsilcilerinin büyük bir zan altında bırakıldığı ve adalete olan güveni ortadan kaldırabileceği, böylece toplumumuzda telafisi ve tamiri mümkün olmayan yaralar açabileceği düşünülerek manevi tazminata ek olarak Türk Borçlar Kanunu 58. Maddesi uyarınca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kınanmasına ve kınama kararının ülke genelinde yayın yapan tirajı yüz binden az olmayan üç ayrı gazetede, masrafı davalıya ait olmak üzere yayınlanmasına da karar verilmesi talep edilmiştir”.  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Fatih 6. Olağan Kongresine katılmak üzere Fatih Spor Kompleksi’ne geldi. Spor kompleksi önünde toplanan kalabalığı selamlayan Erdoğan, büyük coşkuyla karşılandı. Otobüs üzerinden halkı selamlayan Erdoğan, vatandaşlardan 2019 seçimleri için destek istedi.
Konuşmasında Afrin Harekatına değinen Erdoğan, yanına gelen bir Özgür Suriye Ordusu komutanı ile ilgili anısını anlatarak “Afrin’deki gazilerden komuta kademesinden yanıma geldiler. Bir tanesi çok manidardı. Arkadaşı dedi ki ‘Cumhurbaşkanım bu komutan çok farklı. Bu cephede adeta deli deşik oldu. ÖSO’dan’ dedi. ‘Karnı yok’ dediler. ‘Aç bakıyım’ dedim. Açtı. Hakikaten karnı alınmış. Ve tamamıyla dikişler. Omuzundan aldığı mermiler, kalçadan aldığı mermiler. O hali ile tekrar cepheye gitmiş ve PKK terör örgütü onun başına büyük paralar veriyor. Fakat ondaki o inanç, ondaki o iman farklı bir şey” diye konuştu.

“Afrin’de etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4 bin 200 oldu”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ÖSO’ya terörist dediğini hatırlatan Erdoğan, “Bay Kemal ‘onlar terör örgütü terör’ diyor. Bay Kemal onlar benim Mehmetçiğim ile birlikte Afrin’de savaşan yiğitler. Sen terör örgütü mensupları ile kol kola gidebilirsin. Ama onlar terör örgütü ile değil benim Mehmet’im ile kol kola Afrin’de savaşıyorlar. Şu anda Afrin’de etkisiz hale getirilen sayısı 4 bin 200 oldu” şeklinde konuştu.

“Hani sanatçılarla falan dalganı geçiyordun”

CHP liderinin Hatay ziyaretine de değinen Erdoğan, “Hani gitmiyordu ne oldu? Şimdi Hatay’a falan gitmiş. Hani sanatçılarla falan dalganı geçiyordun. ‘O adamın yanında ne iş in var’ diyordun. Niye. Hesaba çektiler, ‘yanlış oluyor gitmen lazım’ dediler. Bu adam aynısını 15 Temmuz sonrasında 7 Ağustos Yenikapı mitinginde yaptı. Ben mitingde ona da davet gönderdim. Sayın Bahçeli anında cevabını verdi ve geldi. Ama beyefendi bay Kemal, cuma akşamına kadar gelmeyeceğini söylüyordu. Son cuma akşamı baskılar neticesinde geleceğini bildirdi. O bizi 7 Ağustos’taki barış ve dayanışma mitingimize leke getirdi. Niye çünkü sonraki süreçte 7 Ağustos’un bir barış mitingi olmadığı istikametinde açıklamalar yaptı. Ne söylersen söyle biz milletle barışığız. Biz demokrasiyi yeniden inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Yurt dışından 80 tane FETÖ’yü aldık geldik”

Terörle mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Erdoğan, “Yurt dışında Kovova’dan aldık geldik mi 6 tanesini. 3 tanesini de Gabon’dan aldık mı. Yurt dışından 80 tane FETÖ’yü aldık geldik. Almaya devam. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayacağız” dedi.  

Oğuzcan Yazar

Kanal D’nin merakla beklenen dizisi Mehmed Bir Cihan Fatihi’nde heyecan gittikçe artıyor. Peki Mehmed Bin Cihad Fatihi canlı nasıl izleriz? Mehmed Bin Cihad Fatihi izlemek için ne yapmalıyız? Mehmed Bin Cihad Fatihi 5.bölüm fragmanı yayınlandı mı?

Mehmed Bir Cihan Fatihi İZLE İÇİN TIKLAYINIZ

Mehmed Bir Cihan Fatihi 4. Bölüm Fragmanı yayınlandı! Çandarlı Halil Paşa, köşeye sıkışıyor!

Mehmed Bir Cihan Fatihi 4. Bölüm Fragmanı yayında! Mehmed, arkasından çevrilen kirli oyunları öğrenebilecek mi?

Çandarlı Halil Paşa, Mehmed’in ne işler peşinde olduğunu anlamaya çalışmaktadır. Konstantinos, bütün şehrin kapılarını kapatarak yoluna çıkacak kişilere engel olmaya çalışmaktadır.

Mara Hatun, büyük bir tehlike nedeniyle Teodara tarafından uyarılır. Fakat Mara Hatun tanımadığı Teodara’nın boğazına hançer getirerek olan biteni öğrenmeye çalışır.

Mehmed, Osmanlı sarayındaki hain ile ilgili bilgi alır. Şehzade Orhan’a yüksek mertebeli bir kişinin yardım ettiğini öğrenen Mehmed, büyük merak ve kuşku içerisine girer. 

Mehmed Bir Cihan Fatihi 4. Bölümde Mehmed, Konstantiniyye’den nasıl çıkacak?

Mehmed Bir Cihan Fatihi’nin 10 Nisan 2018 Salı akşamı yayınlanacak yeni bölümünde Mehmed, kapıları kapatılan Konstantiniyye’de kalıyor; orayı fethedebilmek için gizli planlarını devreye sokuyor! Çandarlı Halil Paşa, Mehmed’in planlarını öğrenmek isterken, Teodora’nın şaşırtan kimliği olayların seyrini değiştiriyor.

Mehmed Bir Cihan Fatihi son bölümde neler oldu?

Mehmed’i daha henüz bir çocukken, yeniçerilerle birleşip tahttan indiren Çandarlı Halil Paşa, intikam için geri döndüğünün farkındadır. Başta kendisi ve İshak Paşa’nın hedef olduğunu düşünen Çandarlı Halil Paşa, Mehmed’in en büyük hayali Konstantiniyye için harekete geçeceğini düşünür. Üstelik sarayda Mehmed’e ulaşmak zorlaşmıştır. Kendisine türlü bahaneler sunulduğunu düşünen Çandarlı Halil Paşa, Mehmed’in duvarlar arkasında ne yaptığını merak eder.

Mehmed ise İslam dünyasının kalbindeki yara olan Konstantiniyye için harekete geçmiştir. Keşiş Gennadios’un çağrısıyla Konstantiniyye’ye giden Mehmed ve Delibaş, Haçlı Birliği’nin toplanmasını engeller. Bizans İmparatoru Konstantinos, Mehmed’in tahta çıktıktan sonra Konstantiniyye’yi fethetmek istediğini bilmektedir. Oluşacak Haçlı Birliği ile güçlenmek isteyen Konstantinos, Gennadios’un planı sonrası bunu başaramaz ve Katolik Kilisesi ile anlaşma sağlanamaz. Konstantinos, bunun sorumlularını bulmaya çalışır ve Konstantiniyye’nin kapılarını kapattırır. Böylelikle herkes sorguya çekilecektir ve kendisinden gizlenen gerçekleri öğrenebilecektir.

Konstantinos, Osmanlı Devleti ile barış sağlamak adına Mara Hatun ile evlenmeyi teklif eder. Mehmed’in karşı geldiği bu hadise, Mara Hatun ile yaptıkları stratejik plan sonucu devreye sokulur. Mara Hatun, Konstantiniyye topraklarında ve Bizans sarayındadır. Mara Hatun’un gelişi, büyük sırlar taşıyan Pontus Prensesi Teodora’yı da harekete geçirir. Teodora, Mara Hatun ile görüşüp kim olduğunu açıklamak ister. Teodora’nın gizemli kimliği, Mehmed ile de karşı karşıya gelmelerine sebep olacaktır.

Demokratik Sol Parti’nin (DSP) eski genel başkan adayı Erol Özavcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 2019 seçimlerinde destek olmak için 5. kez Türkiye turuna çıktı. Türk bayrağı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraflarının yanı sıra “Dünya Lideri”, yazılarıyla donatılan otomobiliyle kente gelen Özavcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan için şu ana kadar 81 ili gezdiğini ve 200 bin kilometre yol kat ettiğini dile getirdi. Elazığ’dan sonra Tucenli’ye giden ve ardından Malatya’ya hareket edecek olan Özavcı, başkent Ankara’da yolculuğunu noktalayacağını söyledi.

Tura Şırnak’ta başladığını belirten Erol Özavcı, “Bu 5. kez Türkiye turum. Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu Afrin operasyonunu başarıyla sağlandığı ve 2109 seçimlerine destek için Türkiye turu yapıyorum. Şu ana kadar 200 bin kilometre yaptım, hiç yorulmadım. Çünkü Cumhurbaşkanımız ‘ Yorulan varsa çekilsin’ dedi. Cumhurbaşkanımız ne zaman yorulursa bende o zaman yorulmuşumdur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sevgisini dile getiren Özavcı, “Bizler Allah’a inanıyor ve güveniyoruz. Bu kutlu yolun tüm insanlarına inanıyoruz. Bu yolda gitmeye kararlıyız. Cumhurbaşkanımız ve dava arkadaşları Allah’a inanarak bu zorlu yola çıktı. Bu sadece kendi halkı için değil, tüm mazlumların kurtuluşu için yılmadan usanmadan koşturuyorlar. O yüzden cumhurbaşkanıma destek vermek amacıyla Türkiye’yi dolaştım. Irakta 1 milyonun üzerinde yetim ve dul kalan kadınlar kirletildi. Bugün Suriye’de aynı vahşet ve zulme tanık oluyoruz. Ne yazık ki bir o kadar sessiz kalınıyor. Tam bu noktada cumhurbaşkanımız tüm dünyayı eli kanlı güç ve otoriteleri karşısına alarak haykırıp kükrercesine dik duruşunu gördük. Bizim yapmamız gereken de bu vatana bayrağa millete sahip çıkmaktır”dedi.  

Kamil Can Kılıç