AK Parti Antalya İl İstişare Danışma Toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplandıran Bakan Çavuşoğlu, doğru ile yanlışın iyi ayırt edilmesi gerektiğini belirterek “Dün akşamki müdahale rejime yönelik bir müdahaledir. Burada Suriye halkına ve Suriye’ye yönelik bir müdahale olsa buna karşı çıkarız. Kimyasal silah kullanan bir rejime yöneliktir. Daha önce defalarca kimyasal silah kullanan ve konvansiyonel silahlarda da 1 milyona yakın insanı bizzat kendisi öldüren bir rejime çoktan müdahale edilmesi gerekiyordu. Esad rejimi görevde kaldığı için tüm çabalarımıza rağmen insanları öldürmeye devam etti. Daha önceki kimyasal silahlar kullandığı zaman cezalandırılmadığı için tekrar kimyasal silah kullandı ve tekrar tekrar kullandı. Ama bu mesele sadece kimyasal silah kullanma meselesi değildir. Biz 1,5 yıldır Suriye’ye barış için ateşkes için çatışmazsızlık bölgelerinin oluşturulması için çok çaba sarf ettik ve burada en kilit ülke Türkiye oldu. En önemli aktör Türkiye oldu ve maalesef tüm anlaşmalara rağmen Rusya ve İran’ın garantör olmasına rağmen Doğu Guta’nın da çatışmasızlık anlaşması bölgesine dahil edilmesine rağmen Doğu Guta’da 10 binlerce insanı son bir ay içinde bu rejim öldürdü. Dolayısıyla bu müdahale rejime yöneliktir, umarım sonuç odaklı olmuştur. Yapılan açıklamalara göre kimyasal silahların yapıldığı araştırma merkezlerine füze ya da bomba attıklarını söylediler. Buralar hedef alındı denildi sivillerle ilgili şu ana kadar bir açıklama olmadı. Rejimden de bir açıklama gelmedi ve bizim açıklamamız ortadadır ama bu rejimin artık Suriye’nin başında kalmaması gerekiyor. Yarın bu rejim saldırıların devam ettirirse daha büyük olaylar olur, iş büyür ve Suriye’de kaos tekrar geri gelir hem de geri dönülemez şekilde gelir. Biran önce siyasi sürece geçmemiz lazım. Suriye’yi bu rejimden kurtarmamız gerekiyor” dedi.

Rusya’nın kimyasal silah açıklaması 

Rusya ve İran’ın kimyasal silah kullanılmadığı şeklindeki açıklamalarına da değinen Bakan Çavuşoğlu, “Böyle durumlarda en iyi yöntem kimyasal silah kullanılıp kullanılmadığını araştırmaktır. Güvenlik konseyindeki oylamada bu fırsat kaçırıldı ve bu çalışmanın mutlaka yapılması gerekiyor. Biz daha önce kimyasal silah kullanıldığı zaman buradan elde edilen numunelerin Lahey’e kimyasal silahın kullanılmasının önlenmesi örgütündeki başında da bizim büyükelçimiz ver Ahmet Üzümcü, buraya ulaşması için her tür desteği verdik. Uçak tahsisleri de yaptık bu tür çalışmalara bundan sonra da destek vereceğiz. Biz kimyasal ve nükleer silahlara Türkiye olarak karşıyız, dolayısıyla burada kimyasal silah kullanıldı, kullanılmadı kimin tarafından kullanıldı, kullanılmadı bunların netleşmesi için objektif ve uzmanlığı olan kişiler ve kurumlar tarafından bu araştırmaların sahada ve laboratuvarlarda yapılması gerekiyor” diye konuştu. 

Adem Akalan

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Karacabey ilçesinde cami ve sağlık ocağı açılışına katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, “Polemik yapmak istemiyorum ama bundan bir-iki hafta önce Mudanya’da Mudanyalıların yaptığı bir sahil bandı yaptık. Baya önemli bir yatırım yaptık. Bursalıların hafta sonu denizin ve suyun kokusunu içine çekmek, yürüyüş yapması için konforlu mekan yaptık. Bunun temelini attık, gerçekleştiriyoruz bakıyoruz başka partili olan belediye başkanı yanımızda yer alamıyor. Yazık değil mi. Türkiye, Mudanya hepimizin. İnsanlarımızın tercihlerine saygı duyacağız. Bizim hizmete bakış açımız, hiç kimseyi ayırmadan sadece hizmet yapmıştır. AK Parti’nin yola çıkışı, insani yaşat ki devlet yaşasındır. AK Parti’yi yaşat ki devlet yaşasın değil” şeklinde konuştu.

“Sağlık yatırımları konusunda kimileri dilinin ucundan eleştiriyor olabilir” diyen Çavuşoğlu, “İnsanın olduğu yerlerde aksaklıklar da olabilir. İnsandır, hata da yapabilir. Bazı aksaklıkları dilinin ucuyla da olsa eleştirenler oluyor. Yapıcı eleştiriye sonuna kadar açığız. Ama yıkıcı sadece muhalefet yapmak için yapılan eleştiri farklı bir şeydir. Güzellikleri görmezden gelmektir. Bundan 15 yıl önce SSK Hastanesi’nde sıraya giren hastalarımızın 8-10 ay sonraya ameliyat tarihi aldığını unutmadık. Bizlere unutturmaya çalışanlar var. SSK’yı batıran adam kalkmış bugün sağlık sistemiyle ilgili laf ediyor. Önce sen kapının önünü temizle. Ama böyle bir şey yok” diye konuştu.  

Ahmet Faruk Çabuk – Samet Doğru – Yasin Keskin

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bursa’nın Karacabey ilçesinde bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Programına esnaf ziyareti ile başlayan Çavuşoğlu, daha sonra AK Parti Karacabey İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Çavuşoğlu, ardından Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan’ın makamına giderek bilgi aldı. 

AK Parti Karacabey İlçe Başkanlığı’nda partililerle de bir araya gelen Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, 2019 yılında yapılacak seçimlere işaret ederek, “2019 Türkiye için bir eşiktir. 2023’e, 2053, 2071’e giden yolda bir mihenk noktasıdır. 2019’da yeni bir döneme geçiyoruz. Bu tarihten itibaren Türkiye şaha kalkacaktır, Türkiye daha hızlı yol alacaktır. Türkiye daha etkin ve hızlı kararlar alarak yoluna devam edecektir. Bugün bizim ayağımıza bağ olmaya, çakıl taşı olmaya çalışanlar hep sistemin bir takım eksiklerinden faydalanmak suretiyle Türkiye’ye patinaj yaptırdılar. Bunu 16 Nisan’da hep ifade ettik. İstikrarı zedelemek için 2015 Haziran’da neler yaşandığını biliyorsunuz. Öyle ya da böyle 2019’da istikrarlı bir iktidar ortaya çıkacak ve güçlü bir yasama ortaya çıkacaktır. Bir taraf yasama erki görevini yaparken, yürütme erki de cumhurbaşkanlığı makamı da icraat makamı olarak hamlelerine devam edecektir. Türkiye tarihinde olmadığı kadar güçlü bir dönemden geçiyor” dedi.
Suriye meselesi ortaya çıktığından bu yana Türkiye’nin duruşunun belli olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Türkiye burada evvelinden bu yana Suriye’deki istikrarsızlığın ortadan kaldırılarak, toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesine ilişkin sürekli çaba sarf etti ve etmeye devam edecek” diyerek sözlerini noktaladı.  

Samet Doğru – Ahmet Faruk Çabuk – Yasin Keskin
 

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA) düzenlediği “Avrupa İslamofobi Raporu 2017” başlıklı panele katılan Bakan Çavuşoğlu, program sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İslam İşbirliği Teşkilatı (İTT) aracılığı ile İslamofobi karşısında tüm sorunları kapsayacak bir yapı geliştirilmesi noktasındaki değerlendirmesi sorulan Çavuşoğlu, bu noktada Avrupa Müslümanları Temas Grubu’nun oluşturulmasının temel amacının bu konuda mücadele edilmesi olduğunu ifade etti. Çavuşoğlu, İİT’nin bu konularda (Arakan dahil) biraz daha hassas olması gerektiği mesajını verdi. Çavuşoğlu, İİT Dışişleri Bakanlar Toplantısının 5 Mayıs’ta Bangladeş’te yapılacağını anımsattı.

“Artık bu kişinin ülkenin başından ayrılması gerekiyor”

ABD’nin olası Suriye müdahalesine ilişkin soruları yanıtlayan Çavuşoğlu, dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yapılan oylamaların bir kriter olacağını ifade ederek, “Rusya tarafından veto edilmezse araştırma grubu kurulur ve sonuç beklenir, eğer veto edilmezse bir müdahale olabilir havası vardı. Bekleyip göreceğiz. Ayrıca Esad rejiminin Suriye’nin başından ayrılması gerekiyor. Esad rejimi ilk defa kimyasal silah kullanmıyor, havadan yaptığı bombalamalarla, varil bombalarıyla 1 milyona yakın insanı öldürdü. Artık bu kişinin ülkenin başından ayrılması gerekiyor ve siyasi sürece geçilmesi lazım. Devam eden ateşkes, çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulması, güven arttırıcı adımlar, Astana ve Soçi süreçleri, işlemeyen bir Cenevre var. Artık tüm bunların çok etkin bir şekilde işletilmesi ve ülkenin çok kısa süre içerisinde de seçime hazırlanması lazım. Şeffaf bir seçimin BM çatısı altında gerçekleştirilmesi önemlidir. Artık biz Suriye’de kan ve gözyaşı görmek istemiyoruz” şeklinde konuştu.

“Lavrov endişe duymasın”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un “Erdoğan, Türkiye’nin Afrin’i işgal etmek istediğini hiçbir zaman söylemedi. Nitekim biz de Afrin’deki durumu normalleştirmede en kolay yöntemin, Türkler buradaki hedeflerine ulaştıklarını söylediklerinde, bu bölgenin kontrolünün Suriye hükümetine geri verilmesi olacağına inanıyoruz” şeklindeki açıklamasını da değerlendiren Çavuşoğlu, “Lavrov’un sözleri muhtemelen bir soruya cevaptır. Ama bunun neden söylendiğine bakmak lazım. Biz Afrin operasyonunu gerçekleştirirken, Rusya ile koordinasyon içerisinde olduk. Rus gözlemcilerin Afrin’den ayrılmasını istedik ve ayrıldılar. Hava sahasını kullandık, Rusya ile koordine içerisinde olduk. Operasyonun ikinci aşaması, insanların geri dönmesini sağlamak ve bu bölgeye istikrar getirmek. Bizim Suriye’nin toprağında gözümüz yok. Suriye istikrara kavuştuğu zaman sınır bütünlüğü konusunda bir endişesi olmaması gerekiyor. Buranın rejime teslim edilmesi olmaz. Rejim bir gün YPG ile çatışıyor, bir gün iyi geçiniyor. Suriye’de arazide o kadar ilginç şeyler var ki. Bugün birbiriyle çatışan gruplar, yarın birbirlerine silah bile satıyorlar. Böylesine karmaşık bir durumda, oraya ver buraya ver olmaz. Orası Suriye’nin toprağıdır ama benim de güvenlik endişelerim var” dedi. Suriye konusunda Fransa’dan bir görüşme talebi geldiğini dile getiren Çavuşoğlu, bugün bir görüşme ayarlanabileceğini aktardı.  

Yağmur Yıldız
 

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, “Bize atılan her iftira her itham yapışmaz. Terörist odakları ve onların yandaşları, askerimizin katliam yapıp, sivilleri vurduğunu söylediler. Ne oldu yapıştı mı? Yapışmaz. O ancak sizin geçmişinize yapışır ve size yakışır.” dedi. 

Çavuşoğlu, Osmangazi Belediyesi tarafından organize edilen 31 askerin Demirtaş Mahallesindeki uğurlama töreninde yaptığı konuşmada, Türk milletinin çok büyük olduğunu söyledi. 

Türkiye’deki asker uğurlama törenlerinin eşi benzeri olmadığını belirten Çavuşoğlu, “Hiç bir millet yok ki askere giderken, vatan nöbeti tutmak üzere yola çıkarken, bunu bir düğüne dönüştürsün ve adeta bir düğün havasıyla, halaylarla onu askere göndersin. Eğer vatan varsa özgürlük var, hürriyet var, her şey var. Biz de vatan söz konusu olunca her şey durur. Biz de bayrak söz konusu olunca dünya durur. Biz de namus mukaddesat söz konusu olunca her şey biter. Böyle bir millet dünya üstüne gelmedi.” diye konuştu.
Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin de Türk milletinin büyük bir duruş gösterdiğini ifade ederek, “Bu milleti teslim almaya, bu ülkeyi diz çöktürmeye ve uluslararası emperyalistlere peşkeş çekmeye çalışan bir hainler güruhu bu milletin karşısına kendisine milletinin savunması için, ülkenin bekası için teslim edilen topu tüfeğiyle onun karşısına geçip bombalarla mermilerle nişan aldı. Bu milletin evlatları tankın da önünde siper oldu, üzerinden geçen savaş uçağına da yumruk salladı. Bunun başka bir örneği yok.”

“Biz gittiğimiz yere adaleti götürürüz”
Çavuşoğlu, Zeytin Dalı harekatıyla beraber söz konusu bölgenin 20 Ocak’ta başlayan operasyonlarla beraber teröristlerden temizlenmiş ve arındırılmış durumda olduğunu dile getirdi.
Operasyonlara başlarken kendilerine “Afrin’e gitmeyin”, “ne işiniz var orada?” gibi söylemler yönetildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti: 

“Birileri çıkıp bizim 5 yıl önce söylediğimiz güvenli bölgeyi oluşturalım diye bize söylediler. Askerimiz gücüyle, kudretiyle, aklıyla, stralejisiyle başta başkomutanımız sayın Cumhurbaşkanımız olmak suretiyle bölgemizi bunlardan temizledi mi? Temizledi elhamdülillah. Oraya askerlerimiz gidince üzerine sevinç çığlıklarıyla koşan kadınların, çocukların muhattabı oluyor. Bize atılan her iftira her itham yapışmaz. Terörist odakları ve onların yandaşları, askerimizin katliam yapıp, sivilleri vurduğunu söylediler. Ne oldu yapıştı mı? Yapışmaz. O ancak sizin geçmişinize yapışır ve size yakışır. Biz gittiğimiz yere adaleti götürürüz, gittiğimiz yeri teröristlerden arındırırız ve orada adaletle bulunuruz.”

“Yüz yıl öncesinin öcünü almaya çalışıyorlar”
Türkiye’nin 40 yıldır çeşitli mücadeleler verdiğini anlatan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
“40 yıldan beri bu ülke bir mücadele veriyor. Aramıza dökülen nifak tohumlarıyla beraber ülkemizin insanlarını birbirine kırdırmaya çalışanlar hep bir taşeron kullandılar. Yüz yıl öncesinin öcünü almaya çalışıyorlar. Bizim geçmişte ecdadımızın öcünü almaya çalışıyorlar. Müttefik bildiklerimiz bugün tırlar dolusu silahları teröristlere teslim ediyor. Halbuki o silahları bize parasıyla vermiyorlar. ‘Benim teröristim’, ‘senin teröristin’ yaklaşımıyla beraber teröristler arasında ayrımcılığa tabi tutuluyorlar. Ne olursa olsun bizim istikametimiz hak yolundadır. Onunu için mutlaka başaracağız. Bugün değilse yarın yarın değilse ondan sonraki gün. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım.” 

Programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman da katıldı.
Konuşmaların ardından protokol üyelerine plaket takdim edildi.
Öte yandan, halay çeken asker adaylarının talebi üzerine Çavuşoğlu da halaya katılıp, oynadı.
 

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bursa’nın Orhangazi ilçesinde bir düğün salonunda düzenlenen mahalle başkan ve yönetimlerine yetki belgesi verilmesi törenine katıldı. Türkiye’nin bütün ümmetin umudu olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Onun için çok çalışmamız gerekiyor. Bu millet, bütün badirelere, tuzaklara rağmen en başta Allah’ın inayeti, Cumhurbaşkanımızın liderliği, milletimizin cesaret ve feraseti ama illa ki yanına ulaştığımız, ihtiyacımızı giderdiğimiz, gözünün yaşını sildiğimiz mazlumların duasıyla başarıyor. AK Parti’nin kaderi Türkiye’nin kaderiye örtüşüyor. Türkiye’ye zarar vermek isteyen, ülkeyi teslim almak isteyen, yeniden netameli günlerine irca ettirmek isteyenlerin yegane hedefi, Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Çünkü biliyorlar ki Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin başından uzaklaştırılırsa kurdukları tuzaklar, devreye soktukları oyunlarla bu ülkeyi teslim alacak, ülkeyi yeniden vesayet odaklarının kucağına atacaklar. Bunu biliyorlar” dedi. 

Seçim sürecinin yaklaştığını vurgulayan Çavuşoğlu, şunları söyledi: 

“Karşımızda odaklanan ülkeler, odaklar, gruplar, teröristler, terör örgütleri, 2019’u fırsata dönüştürmenin gayreti içinde ama avuçlarını yalarlar. Diriyiz, iriyiz, dimdik ayaktayız. Milletin gönlüne ulaşmak üzere her şeyi yapmaya hazırız. Türkiye, bir taraftan güneyindeki sınır ötesi operasyonları gerçekleştiriyor. Diğer taraftan içeride ne kadar hain varsa bir bir onların tepesine binmeye çalışıyor. Bunda da başarılı oluyor. Kayıplarımız, şehitlerimiz var. Onlar, gerçekten bu vatan ve mukaddesat için toprağa düşen şehitlerimiz. Onların hakkı ödenmez, onlara minnet borçluyuz. Allah, onlara cennetiyle muamele edecek. Bizi de onların şefaatine nail eylesin. Bugün Siirt’te güvenlik korucusu kardeşlerimiz şehit düştü. Onların birçoğu bizim kadın kollarımızdaki Rukiye hanımın kardeşi, amca oğlu, hala oğlu, teyze oğluydu. Allah rahmet eylesin. Büyük bir acı. Biz, şehitlerimizin kanını asla yerde bırakmayacağız. Bunları nerede olursa olsun, kime sığınırsa sığınsın bulacak ve gereğini yapacağız. Türkiye gittiği yere hakkaniyet, şefkat ve merhametle gidiyor. Hangi taşeron örgütü kullanırlarsa kullansınlar, hangi amaçla hareket ederse etsinler millet, artık gözünü açtı. Bunlara asla pabuç bırakmayacak. Bunlar nereye giderse peşinden koşacağız. Hangi çukurda kendilerini gizlemeye çalışırsa toprağı üzerine gömeceğiz.”  

Musa Öztürk
 

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “ABD’nin Afrin operasyonundan endişe duymasına gerek yok operasyon zaten tamamlandı. Ayrıca ÖSO’nun yağmalamaya tevessül etmesini beklemeyiz” dedi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ile görüştü. Görüşmenin ardından ikili Resmi Konut’ta ortak basın açıklamasında bulundu. Özersay’ı ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Çavuşoğlu, baş basa ve heyetler arası verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. İki ülke arasındaki bağları nasıl güçlendirebileceklerini, temsilcilik sayılarının arttırılması gibi konuları değerlendirdiklerini aktaran Çavuşoğlu, “Özellikle Rum tarafının tek taraflı hidro karbon çalışmalarına da hangi tedbirleri alacağımızı, nasıl ele alacağımızı değerlendirme fırsatı bulduk. Yine taşınmaz mal komisyonu dahil adada devam eden bazı mekanizmalar var, bu mekanizmaları daha etkin hale nasıl getirebileceğimizi de değerlendirdik” şeklinde konuştu.

Kıbrıs sürecini de ele aldıklarının altını çizen Çavuşoğlu, Cenevre’de yapılan müzakerelerde Rum tarafının bir sonuca varmak istemediklerini gördüklerini dile getirdi. Çavuşoğlu, önümüzdeki günlerde Türkiye ve KKTC olarak neler yapılabileceği ve hangi yöntemle bir çözüme gidilebileceği konusunda bir yol haritası olacağı bilgisini verdi. Çavuşoğlu, “Eğer bir şey müzakere edilecekse Rum kesiminin ve Yunanistan’ın da tutumları önemli. Biz her zaman kalıcı ve sürdürülebilir adil bir çözümden yana olduk. Bugüne kadar bizim bu tutumu sürdürmemize rağmen maalesef KKTC üzerindeki haksız izolasyonlar devam ediyor. Çözümsüzlüğü isteyen ödüllendirildi, çözüm isteyen Kıbrıs Türk halkı cezalandırıldı. Bundan sonraki süreçte artık bunlara etmeyeceğimizi bir kere daha vurgulamak istiyorum. Rum tarafının hidro karbon çalışmalarını durdurması gerekiyor. Tek taraflı çalışmalara izin vermeyeceğiz. KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının ada etrafındaki var olan rezevlerde hakkı vardır, bu hak garanti altına alınmalıdır. Bu konudaki mesajlarımızı BM’ye, AB’ye ve Kıbrıs ile ilgilenen tüm kurum ve ülkelere ilettik. Rum halkının seçimlerden sonra ‘sıfır asker, sıfır garanti’ yaklaşımı ham bir hayalden bile ötedir. Böyle ham hayaller peşinde koşmak yerine, adadaki gerçekleri daha iyi idrak etmelerini tavsiye ederiz” mesajını verdi.

“Türkiye bölgede önemli bir ülke”

Konuk Bakan Özersay ise, KKTC olarak kendilerini şanslı hissettiklerini dile getirerek, “Türkiye gibi bir garantörümüz, stratejik bir ortağımız var. Türkiye kararlı duruşunu örneğin bir Suriye’de net şekilde göstermiş bir ülkedir. Bu da Türkiye’nin bu bölgede dikkate alınmak zorunda olan büyük güçlü önemli bir devlet olduğunu gösteriyor. Bizler de bugüne kadar Kıbrıs’ın her zaman yanında olan Türkiye’nin yanında olduğumuzu vurgulamak isterim” diye konuştu. Özersay, deniz yetki alanları ve doğalgaz konusunda Türkiye ile tam bir mutabakat olduğunu söyledi.

Doğu Akdeniz’deki hidro karbon çalışmalarını nasıl değerlendirdiği sorulan Özersan, “Rumlar eğer ısrarla çalışmalara devam ederlerse, Türkiye ile istişare halinde kazı aşmasına da geçecek. Bu uzak bir gelecek değildir. Diplomasi yolları bu anlamda kapatılmış değildir” karşılığını verdi.

“ÖSO’nun yağmalamaya tevessül etmesini beklemeyiz”

Açıklamaların ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, Amerika’dan gelen Afrin operasyonundan kaygı duyulduğu ve Münbiç’ten çekilmeyecekleri konusundaki iddialara ilişkin, “Afrin operasyonundan endişe duymaya gerek yok zaten operasyon tamamlandı. Afrin şehir merkezi ele geçirildi. Afrin şehrinde bir yıkılma, yakılma yok. Musul’da Rakka’da olduğu gibi bir bombalama olmadı, son derece dikkatli ve titiz bir operasyon sürdürüldü. Özellikle şehirler yıkılmasın, siviller zarar görmesin dedik. Afrin şehir merkezinde siviller bu operasyonundan ve Türk askerinin orada olmasından çok mutluyken, neden rahatsızlık duyuyorlar. Sadece ABD değil, bazı ülkeler. PKK lobisi ve PKK’yı destekleyen siyasi partiler ve siyasetçiler var. ABD neden rahatsız çünkü YPG ile iç içe, YPG’den adeta medet umuyor. Bir terör örgütüyle, başka bir terör örgütüyle mücadele etmek için bu kadar iç içe girersen sonra bu terör örgütünün esiri haline gelirsin. Şimdi bu terör örgütü ABD’yi tehdit ediyor. ‘Afrin’de bizi yalnız bıraktın, ben bundan sonra seninle beraber olmayacağım’ diyorlar. ABD de onları destekleyici açıklamalar yapmak zorunda kalıyor. Kimin rahatsız olup olmadığı bizi ilgilendirmez. Yağmalama konusunda da çok hassasız, Türk askerinin böyle bir şey yapmayacağını tüm dünya bilir, ÖSO’nun da böyle bir yola başvurmasını etmesini beklemeyiz. Kimsenin bir yağmalama yapmasına müsaade etmeyiz” açıklamasında bulundu.

Çavuşoğlu, Tillerson ile oluşturulan ortak çalışma grubununun yapacağı çalışmanın YPG’nin elinde tuttuğu tüm şehirler için geçerli olduğunu belirterek, “Tam bu süreçte görev değişikliği oldu. Yeni atanacak Bakan ile göreve başladığı zaman görüşeceğiz” dedi.  

Yağmur Yıldız – Fatih Erdoğan

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bursa’da AK Parti Osmangazi İlçe Gençlik Kollarının 5. Olağan Kongresi’ne katıldı. Burada konuşan Çavuşoğlu, “Bursamızın lokomotif ilçesi Osmangazi her kurumu ile yüzümüzü ağartan teşkilatımız olmuştur. Bu teşkilatlarda hangi kademelerde olursa olsun, hangi görevi yapan olursa olsun onların emekleri ile partimiz buralara kadar gelmiştir. Bugün 81 milyona ulaşan nüfusumuz ile yüzde 30.5 oranla en geç nüfusa sahibiz. Geleceğe yürümek konusunda güç, dinamizm ve heyecan diğer ülkelerde yok” dedi.

1,5 milyon üye sayısına sahip olan AK Parti Gençlik Kollarının davanın neferleri olarak çalışmaya devam ettiklerini belirten Çavuşoğlu, “Bugün bulunduğum yerde konuya vakıf olarak mütevellit yaptım, bizim gençlerden alacağımız çok şey var. Güney sınırlarımızda ülkemizi kuşatma altına almak isteyen teröristlere karşı Mehmetçiklerimiz büyük bir başarı sergiliyor. İnanıyorum bundan sonra bunların elini kolunu bağlayıp gömdüysek, Türkiye’nin arkamızda bulunan gücü ile bunları kökünden yok edeceğiz. Bir yandan operasyon gerçekleştirirken, diğer yandan da hiçbir değişiklik yok sivil hayatta, sanayide, eğitimde, sağlıkta. Geldiğimiz bu nokta bile çok önemli.

Akıl verenlere karşı Mehmetçiğimizin verdiği mücadeleyi halkımız hissederek daha çok oraya gidip, orada mücadele vermek istiyor. Bu çok güzel bir şey. Bunu diğer ülkelerin anlaması mümkün değil. Aklımıza koyduğumuz işleri yapıp, geri adım atmadan, geri vites yapmadan yapacağımızı yapıyoruz” diye konuştu.  

Hakan Gönül
 

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Ankara Düşünce ve Araştırma Merkezi 2. Dönem açılış dersine katıldı. Çavuşoğlu, Türk tipi kalkınma yardımı modeli ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) çalışmaları hakkında bilgi verdiği konuşmasında, “Türkiye’nin 81 milyona yaklaşan nüfusuyla 30,5 yaş ortalamasına sahip genç ve dinamik bir ülke. Dolayısıyla bugün yaş ortalaması 50 olan, her gün doğum oranı azalan gelişmiş ülkelere nazaran güçlü bir gelecek inşasında çok büyük bir avantaja sahip” diye konuştu.
Batılı ülkelerin “Kalkınma modeli” adı altında sömürge düzenlerini devam ettirdiğini aktaran Çavuşoğlu, Afrika’daki ülkelerin 34’ünün az gelişmiş ülke olduğunu, her türlü kaynağa sahip olmalarına karşın insanların günlük geçim kaynağının 2 doların altında bulunduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yıllardan beri devam ettirilen kalkınma yardımlarının somut göstergesi işte budur. Yardım ve kalkınmaya dönük bir amaç olmadığını bize göstermesi bakımından bir örnek. Bugün Birleşmiş Milletler’deki 193 ülkenin 47’si az gelişmiş ülke olarak isimlendiriliyor. Bu ülkelerin de günlük geçimi 2 doların altında. Burada ortaya çıkan görüntü maalesef bize yıllardan buyana kalkınma yardımı olarak ifade edilen amacın karşılıklı olarak iş birliği çerçevesinde ülkelerin kalkınmasını, yaşam standardının daha iyi olmasını sağlamaya yönelik değildir. Açık ve net bir şekilde pazar arayışına yönelik olduğunu görüyoruz.”

Çavuşoğlu, Türkiye’nin milli gelirine oranla 3 sene üst üste dünyadaki en cömert ülke olduğunu söyledi. TİKA’nın kalkınma yürüyüşünün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla başka bir boyuta taşındığını aktaran Çavuşoğlu, “Türkiye bugün 150 ülkede projede yapıyor. 58 ülkede 60 koordinasyon merkezimiz var. TİKA ya da Türk tipi kalkınma yardımı modelinin çıkış noktası, gittiği ülkenin hem beşeri hem tabii kaynaklarını kendi adlarına kullanılmasını sağlayacak bir altyapının teşekkülünü sağlamak, iki ülke arasındaki iş birliğini sürekli hale getirmek, insanı merkeze almak, adil bir ortaklığa dayanmak ve samimiyettir. Bu noktalardan kalkınma yardımı gerçekleştirmeye başladığımızda gittiğiniz ülkede başka bir şey oluyor. Her şeyden önce diğerinden ayrışıyorsunuz. Ya diğeri hiç yok orada çünkü oradan bir beklentisi, pazarı yok. Gitmişse de oranın kaynaklarını sömürmek amacıyla gidiyor. Esas farkımız burada ortaya çıkıyor” diye konuştu.  

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Almanya ziyareti kapsamında bir basın kuruluşuna mülakat verdi. Çavuşoğlu, Türk-Alman ilişkileri ve Zeytin Dalı Harekatı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Donma noktasına gelen Türk-Alman ilişkilerini yeniden harekete geçiren nedenleri açıklayan Çavuşoğlu, “Tarihimizde, Almanya’yla ilgili sorunumuz olmadı. Son zamanda ise, talihsiz bir retorik yaşandı. Bu gelişmeyi tersine çevirmek zorunda olduğumuzu anladık. Konu, yalnızca bir gazeteciyle ilgili değil” diye konuştu.

“Deniz Yücel, bizim için tali bir konuydu. Yücel’i Türkiye’de hiç kimse tanımıyordu, hapishaneye girdikten sonra tanındı” 

Bakan Çavuşoğlu, Türk-Alman ilişkilerinin yeniden canlanmasında Deniz Yücel’in serbest bırakılmasının etkili olup olmadığı yönündeki soru üzerine, “Hayır, bu bizim için tali bir konuydu. Yücel’i Türkiye’de hiç kimse tanımıyordu, hapishaneye girdikten sonra tanındı” dedi.
Afrin Harekatı’nı protesto eden kişilerin ve Türk Tabipler Birliği mensuplarının gözaltına alınmalarının hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
“Düşünce özgürlüğü olabilir. Fakat bu bağlamda kullanılan dil ve duygular önemlidir. Savaşa ‘hayır’ diyebilirsiniz. Fakat Türk Ordusu’nu masum insanları öldürmekle suçlamak başka bir şeydir. Bu yanlıştır. Teröristlere karşı savaşan askerleri masum insanları öldürmekle suçlayamazsınız.”
Türk ordusunun Afrin Harekatı’ndaki hedeflerini sıralayan Çavuşoğlu, “Hedef, tehlikeyi ortadan kaldırmaktır. Tehlike son olarak Afrin’den gelmekteydi. Afrin’den Türkiye’ye yaklaşık 700 civarında roket atıldı. Çok sayıda sivil kaybımız var. Bunlardan bazıları, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerdi; bazıları ise Türklerdi. Başka seçeneğimiz yoktu. PKK ve YPG’den kaynaklanan tehlikeyi ortadan kaldırmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Artık Türkiye’ye 20 yıl öncesi gibi muamele edilemez”

Çavuşoğlu, ‘ABD’de bazıları, müttefik olarak Ankara’ya şüpheyle yaklaşıyor. Türkiye’nin NATO üyeliğinin tehlikede mi?’ sorusu üzerine şunları söyledi:
“Biz NATO’nun kurucu üyesi olup, ittifaka birçok katkılar sağladık. Afganistan ve başka ülkelerde etkiniz. Biz, kilit müttefiklerden biriyiz. Bu, bizim stratejik tercihimizdir. Hiç kimse bizi NATO’dan çıkaramaz, bu teknik açıdan mümkün değildir. Burada, Türkiye karşıtı duygular söz konusudur. Ancak NATO üyeliğimizin sorgulanmasına izin vermiyoruz. NATO bizim evimizdir. Birisi gelip, NATO’nun evimiz olmadığını kim söyleyebilir? Bazı Batı ülkeleri, Türkiye gibi ülkelere karşı nasıl davranıldığını maalesef halen bilmiyorlar. Artık Türkiye’ye 20 yıl öncesi gibi muamele edilemez. Türk milleti bunu reddediyor. ABD ve AB, Türkiye’nin eşit ortak olduğunu anlamalıdır.”

Rusya’dan S-400 füze savunma sisteminin alınmasının gerekçelerini sıralayan Çavuşoğlu, “Kendi füze savunma sistemimiz olmaması nedeniyle, buna acilen ihtiyacımız vardı. Kongrenin çekincesi nedeniyle, ABD’den basit tüfek almakta dahi zorluk çektik. Birisinden almak zorundaydık. ABD yönetimi, Kongre’nin bunu onaylayacağına dair güvence verirse, onların Patriot sistemlerini alırız” dedi.

Sınırdan kaçak yollarla geçmeye çalışırken yakalanarak tutuklanan Yunan askerlerinin ülkelerine ne zaman döneceği yönündeki soru üzerine Çavuşoğlu, “Bilmiyorum, yasadışı bir şekilde sınırdan geçtiler. Bu konu, şimdi olayın arkasında neyin olabileceğini öğrenmesi gereken savcı ve mahkemelere bağlıdır. Bu, bir hata mı yoksa kasıt mıydı? Bu konuda emin olmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

Yunan askerlerini, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra Yunanistan’a iltica başvurusunda bulunan helikopter pilotlarıyla takas edileceği iddialarını yalanlayan Çavuşoğlu, “Böyle bir pazarlık istemiyoruz. Sonuçta Yunan askerlerini, Yunanistan’da değil, Türk topraklarında tutukladık. Söz konusu pilotların iadesini, bundan uzun zaman önce Yunanistan’dan resmi olarak talep ettik” dedi.

“Ateşkes kararının, adı geçmeyen Afrin’le alakası yoktur. Guta ve İdlib’ten söz edilmektedir”

Birleşmiş Milletler’in Suriye’de ateşkesi öngören kararının Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Harekatı’nı kapsamadığını belirten Çavuşoğlu, “Söz konusu kararın, adı geçmeyen Afrin’le alakası yoktur. Guta ve İdlib’ten söz edilmektedir. Söz konusu olan rejim ile muhalefet arasındaki çatışmadır, terör örgütlerine karşı mücadele değildir. Teröristler, bu kararın dışında tutulmaktadır. PKK, terör örgütü olarak tanınmaktadır. Terör örgütünün adının PKK veya YPG olmasının önemi yoktur, zira bunlar aynı örgüttür. Askeri harekatımız, bir terör örgütünü hedef almaktadır. Bu nedenle, söz konusu terör örgütünü yok etmeliyiz” açıklamalarında bulundu.

Zeytin Dalı Harekatı’nın ne zaman sona ereceğini açıklayan Çauşoğlu, “Harekatın zor kısmı sona ermiştir, zira önümüzde dağ ve tepeler vardı. Şimdi, Afrin şehrine yönelmekteyiz. Orada, teröristlerle, şehirde mücadele etme konusunda tecrübeli olan başka güçlerimizle başka bir stratejimiz var. Söz konusu güçler, Türkiye’nin Diyarbakır gibi şehirlerinde tecrübe kazanmıştır. Bu şehirleri, PKK’lı teröristlerden temizlemişlerdir. Suriye’de birçok insan, geldiğimiz için mutlu ve kendilerini güvende hissetmektedir” diye konuştu.  

Caner Ünver