Dr. Kışlaoğlu, dişleri güçlendiren besinleri şu şekilde sıraladı:

“Kereviz: Kereviz dişleri iki yolla korur. Kereviz ekstra çiğnemeyi gerektiren bir yiyecektir. Bu ekstradan tükürük salgılamayı sağlar, bu da çürüklere neden olan bakterileri etkisiz kılar. Buna ilaveten lifli ya da sert yapıdaki doğal yiyecekler dişetlerine masaj yapar ve diş aralarını temizler.

Peynir: Peynir dişler için birden çok yarar sağlar. İlk olarak ağzın PH dengesini ayarlamaya yardımcı olur. Aynı zamanda çürüklere karşı koruyup, yeni çürükler oluşmasını engeller. Özellikle şekerli gıdalar alındıktan sonra yenilecek bir parça peynir, şekerin dişleri çürütme etkisini giderme açısından son derece önemli.
Yeşil çay: Yeşil çayda bulunan katesin maddesi ağızdaki bakterilerin yok olmasına yardımcı olurken aynı zamanda kansere karşıda etkili olur. Dolayısıyla ağız kanserlerine karşıda etkili bir maddedir. Bu madde aynı zamanda kötü ağız kokusuna neden olan bakterileri de ağızdan uzaklaştırmaya yardımcı olur.

Kivi: Vitamin C eksikliği dişetlerini hassaslaştırabilir, bakterilere karşı daha dirençsizleştirebilir. Bu durumda da periodontal rahatsızlığa yakalanabilirsiniz. Bu durumla karşılamamak için yeterince C vitamini almalısınız ve bunun için kiviyi seçebilirsiniz, çünkü kivi diğer meyvelere göre daha fazla vitamin C içerir.

Yoğurt: Kalsiyum açısından zengin olan yoğurdun dişlere olan faydaları saymakla bitmez. Kalsiyum periodontal rahatsızlığı olan kişilerdeki diş kökleri iltihaplı cep sayısını azaltır. Kalsiyum, periodontal rahatsızlık dolayısıyla oluşmuş sallantılı ve gevşek dişleri iyileştirmede yardımcı olur. Kalsiyum, diş kayıplarını önlemeye yardım eder. Eğer sizde diş sağlığınızı düşünüyorsanız, kalsiyum deposu olan yiyecekleri tercih edin.
Maydanoz: Ağız kokusuna neden olan yiyecekleri tükettikten sonra biraz maydanoz çiğnemek hoş bir ağız kokusuna sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Bu sayede ise kötü ağız kokusu maydanoz sayesinde hoş bir kokuya dönüşür.

Çilek: Çilek dişlere ve dişetlerine iyi gelir. Aynı zamanda diş taşlarından doğal yöntemle kurtulmanın formülünü taşımaktadır. İçinde bulunan çeşitli asitler diş diplerinde biriken taşları eritir. Diş taşlarının oluşumunu engeller.

Kuru yemişler: Kuru yemişler ve çekirdekler dişi kaplayarak bakterilere karşı koruyucu bir tabaka oluşturan doğal yağlar içerirler. Bu yağlar diş minesinin güçlenmesine yardımcı olarak çürümelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlar ve çekirdekleri de kalsiyum içerir.

Elma: Elma, kabukla yenilmesi bir yandan dişlerin kuvvetlenmesini sağlarken, diğer yandan da içerisindeki maddelerle dişleri temizler. Elma, havuç gibi meyveleri ısırarak yenilmesi tavsiye edilir.

Kuru üzüm: Şekerli bir besin yenildikten sonra bakteriler diş minesini yıpratan asitler salgılar ve zamanla dişlerin çürümesine yol açar. Kuru üzüm de tatlı ve yapışkandır. Diğer tatlı besinlerden farklı olarak ağız içindeki bakterilerin gelişimini engeller. Bu nedenle tatlı ihtiyacında güvenle tercih edilebilir.
Somon balığı: Somon balığı ve uskumru gibi yağlı balıklarda diş ve diş etini korumayı sağlayan ve kalsiyum açısından zengin bir besinlerdir. Somon balığında bulunan D vitamini ağız sağlığı için çok önemlidir. Özellikle çocuklarda diş gelişimine yardımcı olan besinlerin başında yer alır.

Portakal (C Vitamini): Portakal ve benzeri meyveler bağ dokusunu kuvvetlendirerek diş ve diş etlerinin sağlıklı kalmasında büyük rol oynamaktadır. Turunçgiller, diş ve diş eti iltihaplarını da büyük ölçüde önleyecektir. Portakalda yüksek oranda bulundan florun maddesi, dişin sert katmanındaki yapı gelişir ve dişleri oldukça besler.” 

Her yaştan her kesimden ve her ruh halinden kullanıcısıyla çoğu kişinin hayatında başköşesine yerleşen sosyal medya, sınırsız ve sonsuz faydalarının yanı sıra hatalı ve güvensiz kullanımı ile tehlike saçıyor. Sosyal medya uzmanı Ümit Sanlav, hatalı kullanımı ile özellikle çocuklar üzerinde sosyal medya bağımlılığı ve asosyal etkiler başta olmak üzere pek çok olumsuz etkileri görünen sosyal medyanın, çocuk tacizi konusunda da büyük riskler taşıdığını söyledi.

Özel hayatla, sosyal paylaşımın çizgilerinin net bir şekilde çizilmemesinin sosyal ve psikolojik bazı olumsuzlukları beraberinde getirdiği ifade eden Ümit Sanlav, “Sosyal medyayı kullanırken dikkat etmemiz gerekenlerden biri de, günlük hayatta olduğu gibi sosyal medya konusunda da çocuklarımızı bilinçlendirmek, onları kollamaktır” dedi.

Çocukları sosyal medyanın zararlı etkilerinden korumak için, çocuğun kendi sosyal medya hesabının güvenli kullanması gerektiği kadar, ebeveynin kendi sosyal medya hesaplarını da bilinçli kullanması gerektiğinin altını çizen Sanlav şu şekilde konuştu:

ANNE VE BABALARIN KENDİ HESAPLARINDA DİKKAT ETMESİ GEREKENLER

“Sosyal medyada çocuklarımızın mahremiyeti, çocukların hesabı kadar, bilinçsiz ve güveniz bir kullanımla bizzat anne ve baba tarafından da ihlal edilebiliyor. Sosyal medya ortamlarında iyi niyetli olmayan ve sapık zihniyetli insanların rahatça gezindiğini aklından çıkartmaması gereken aileler, çocuklarının fotoğraflarını kendi hesaplarından herkese açık şekilde paylaşmamalı. Bu fotoğraflar sapık zihniyetli insanların amacına hizmet edebilir. Çeşitli fotoğraflar ve videolar hazırlanıp, değiştirip, farklı amaçlarla kullanabilirler. Çocuklarımızın resimleri ile sahte hesaplar açılabilir, bu sahte profiller ile kendisini çocuk gibi gösteren şahıslar, sosyal medya ortamlarında tehlike saçabilir.

KAPAK FOTOĞRAFINA DİKKAT!

Bilindiği gibi sosyal medya mecralarının kapak fotoğrafları herkese açıktır ve bu değiştirilemez. O yüzden çocuklarımızın fotoğraflarını kapak fotoğrafı yapmamalıyız. Profil fotoğrafları da standart olarak ilk başta ’herkese açık’ olarak paylaşılsa da ’gizliliği düzenle’ seçeneği kullanılarak sadece arkadaşlara açık hale getirilmelidir.

ÇOCUKLARIN SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Her ne kadar sosyal medya mecralarında 13 yaşın altında üyelik alınamaz denilse de, resmi belge ile müracaat edilmediği için, bu durum aslında yaş sınırı olmadığı anlamına geliyor. O halde yaşı tutmadığı halde sosyal medya kullanıcısı olan çocukları korumak ailelere düşüyor.

ÇOCUĞUNUZUN ARKADAŞLARINA DİKKAT

Anne baba kendi hesaplarında dikkat ettiği herkese açık paylaşımlar konusunda çocukların hesaplarında da dikkat etmeliler. Bunun dışında çocuklar tanımadığı kişilerle arkadaş olmamalı, tanımadığı kişilerden gelen arkadaşlık ve takip tekliflerini kabul etmemeliler. Çocuğun her bir arkadaşı tek, tek kontrol edilmeli, gerçekten kim olduğunu bildiği kişiler ile iletişim halinde olduğundan emin olunmalıdır. Zira her gördüğümüz çocuk, çocuk olmayabilir; erkek, erkek olmayabilir; kız, kız olmayabilir. Sosyal medyada kimin gerçekte kim ve nasıl bir ruh haline sahip biri olduğunu anlama şansımız olamayabilir. Art niyetli insanlar çocukla özel anları hakkında konuşup, daha sonra ’annene, babana şikayet ederim’ şantajı ile her istediğini yaptırabilir. Çocuğu taciz ve istismar edebilir, evden kaçmaya zorlayabilir, evden hırsızlık yapmaya zorlayabilir.

ÖZEL HAYAT ÖZELDE KALMALI

Unutulmamalıdır ki; sabah gözümüzün açıldığı andan itibaren günün her anında kullandığımız, hatta bazılarımızın adeta içinde yaşadığımız bu sanal dünyanın en önemli amacı bilgiye erişmek. Bu da internette paylaştığımız hiçbir bilginin gizli olmadığını ifade ediyor. Özel hayat özelde kalmalı, sosyal paylaşım ortamlarında paylaşılmamalı, ya da dikkatli paylaşılmalıdır”.

Olay, bugün saat 20.00 sıralarında Kadriye Mahallesi 635 sokakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 31 yaşındaki Ünal Atalayın ile kimliği belirsiz bir kişi arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede büyüyünce, iddiaya göre kimliği belirsiz şahıs evine giderek tabanca aldı. Daha sonra söz konusu adrese dönen şahıs, 35 S 00288 plakalı servis minibüsü içerisinde oturan Ünal Atalayın’a kurşun yağdırdı. Olayda, şahsın tabancasından çıkan mermilerden biri Atalayın sırtına isabet etti. Silah seslerini duyan mahalle sakinleri, durumu 112 sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. Atalayın, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan Atalayın, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Atalayın cansız bedeni, savcının incelemesinden sonra otopsi yapılmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Öte yandan, Cumhuriyet savcısı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında, polis ekipleri bir görgü tanığının ifadesine başvurdu. Görgü tanığının verdiği ifadeden yola çıkan polis ekipleri, Atalayın’nı vuran 16 yaşındaki K.K. isimli şahsın olduğunu tespit etti. Harekete geçen polis, K.K. isimli şahsı evinde saklandığı sırada yakaladı. Suç aleti ile gözaltına alınan K.K. sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. 

Halil İbrahim Karabıyık

Sosyal medya üzerinde yayınlanan ve tıklanma rekorları kıran “Oğlum bak git” videosu ile fenomen olan Yasin Karaaslan, temizlik işçisiyle yaşadığı o anları 6 yıl sonra o anları İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Yaşadığı o olaydan sonra çevredeki insanların kendisine “Oğlum bak git” diye hitap ettiğini söyleyen Karaaslan, şimdi ise o anları gülerek izliyor. Bir otomobil fabrikasında çalışan 22 yaşındaki Karaaslan, temizlik işçisinin üzerine elindeki kemerle yürüdüğü video ile ilgili insanların hala kendisine geri dönüşlerde bulunduğunu ifade ederek, “Şimdi olsa, uzlaşma yoluna giderdim” dedi.

“Benim için tatlı bir anı oldu”

Olayın üzerinden 6 yıl geçtiğini ifade eden Karaslan, “Arkadaşlarla kendi aramızda şakalaşırken, abimizin yanlış anlaması sonrasında olan bir olay. Şu an olsa uzlaşma yoluna varmaya, konuşarak meseleyi çözmeye çalışırdım. Olaydan sonra hastaneye gittim. Hastaneden akşam çıktım. Olay bir hafta sonra patladı. Baya bir hayran kitlesi oluştu. Olaydan sonra, fotoğraf çektirmek isteyenler oldu. Tabii, kırmadın onları, fotoğraf çekildik. Olayın üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen beni tanıyanlar, fotoğraf çektirmek isteyenler eskisi gibi olmasa da hala oluyor. Videoyu izledikçe kendimi tuhaf hissediyorum, gülüyorum. Arada arkadaşlarla şakalaşıyoruz. Mesela bir şey istediğimde, ‘Oğlum bak git, kendin al’ gibisinden şaka yapıyorlar. Gülüp eğleniyoruz hep aklımıza geldikçe. Benim için tatlı bir anı oldu. O temizlik görevlisiyle birkaç göz göze geldim. Arada bir kırgınlık var herhalde. Öyle hiç bakmadan, selamlaşmadan yürüdü gitti” diye konuştu.
Olaydan sonra Temizlik işçisi Selçuk Kahraman hakkında, kemeriyle üstüne yürüyen ve tüm ısrarlarına karşın yanından ayrılmayan Yasin Karaaslan’ı darp ettiği gerekçesiyle ‘kasten yaralama’ suçundan açılan davada temizlik işçisi Kahraman 740 lira para cezasına çarptırılmıştı.

Murat Kanber – Oğuzhan Eke – Uğur Konuk
 

Olay, Beylikdüzü’nde sabah erken saatlerde yaşandı. İddiaya göre, engelli küçük kız Fatma Zehra, ailesi tarafından servise bindirilerek eğitim gördüğü okula gönderildi. Servis aracı sürücüsü ve hostes okula servisteki öğrencileri bıraktıktan sonra servis sürücüsü evine geldi. Bir süre sonra evinin önünde araç park halindeyken çevredeki vatandaşlar en arka koltukta bir kız çocuğun kapalı olan araç içinde mahsur kaldığını gördü. İtfaiye ve polis ekiplerine haber verildi. Minik kız, yaklaşık 45 dakika boyunca aracın içinde çocuk mahsur kaldı. Servis şoförüne haber verilmesiyle olay yerine gelen adam, aracın kapılarını açarak çocuğu bulunduğu yerden çıkarttı.

Çocuk arabada uyuyakaldı iddiası

İhbar üzerine servisin yanına gelen polis ekipleri, çocuğun ailesine haber verdi. Paniğe kapılan aile vakit kaybetmeden araçları ile servisin bulunduğu cadde üzerine geldi, çok korktuğu görülen anne, uzun süre çocuğuna sarıldı ve öptü. Servis aracının hostesinin ise korktuğu ve ağladığı görüldü.
Aile şikayetçi olmadı
Olay yerine gelen aileden servis hostesi ve servis şoförü özür dilerken aile konu ile ilgili ilgililerden şikayetçi olmadı. Polisler tarafından tutanak tutularak minik kız ailesine teslim edildi.

Benzer olaylar yaşanmıştı

Daha önce Türkiye’nin çeşitli yerlerinde de benzer olaylar yaşanmış, İzmir’de yaşanan bir olayda ise 3 yaşındaki bir çocuk, 9 saat mahsur kaldığı araçta hayatını kaybetmişti.

Murat Delice

Edinilen bilgiye göre, Atatürk Bulvarı Köy Hizmetleri kavşağında ikamet eden Zeynep A., aniden fenalaşan 4 yaşındaki Z.S. için 112 Acil Sağlık ekiplerinden yardım istedi. Kısa sürede olay yerine gelen ve ilk müdahalesi yapılan Z.S., Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Servisine kaldırılarak tedavi altına alındı. Baygınlık ve kusma şikayetiyle hastanede tedavi edilen çocuğun yanına gelen annesi Zeynep A., iddiaya göre yanında getirdiği elbisenin kol kısmını çocuğun boğazına bağlayarak boğmaya çalıştı. Yaklaşık 15 dakika boyunca nefessiz kalan Z.S.’nin kalbi durdu. Z.S.’nin hareketsiz yatması üzerine Anne Zeynep A., bağırarak sağlık görevlilerinden yardım istedi. Sağlık çalışanlarının yaptığı müdahaleler sonucunda çocuğun kalbi yeniden çalıştırıldı. Tekrardan hayata tutunan fakat beyin ölümü gerçekleşen Z.S., yoğun bakım ünitesine alındı. Burada yaşam savaşı veren Z.S.’nin annesi Zeynep A. ile ona yardım ettiği iddia edilen N.Ç., Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı. Zeynep A. ile N.Ç., sorgulanmak üzere polis merkezine götürüldü. Emniyette ifadeleri tamamlanan Zeynep A. ile N.Ç. adliyeye sevk edildi

Çocuğunu öldürmeye çalışan kadının adliye çalışanı olduğu ortaya çıktı

4 yaşındaki çocuğunu boğarak öldürmeye çalışan Zeynep A.’nın yaklaşık 1,5 ay önce Mardin’den Adıyaman Adliyesine atandığı, memur olarak 45 gündür Adıyaman Adliyesinde görev yaptığı ve yaklaşık birkaç gün önce ise Ankara’ya tayininin çıktığı öğrenildi.

Eşinden 3 yıl önce boşanmış

Çocuğunu tedavi gördüğü Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde hasta yatağında boğarak öldürmeye çalışan Zeynep A.’nın 3 yıl önce eşinden boşandığı ve eşiyle aynı şehirde yaşamamak için tayin isteyerek Adıyaman’a geldiği belirtildi.

Konuyla ilgili soruşturma sürüyor. 

Cihan Kizir
 

14 yaşında ailesi tarafından kendisinden 10 yaş büyük M.A.E.İ. ile zorla evlendirilen ve düğünü yapılan D.K., saatler süren operasyonla gelin olarak gittiği evden kurtarılıp devlet korumasına alındı. 

Mardin’in Kızıltepe ilçesi Yenimahalle’de Cumartesi günü 14 yaşında bir kız çocuğunun evlendirildiği ihbarını alan Mardin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ile Kızıltepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı çocuk şube polisleri, 14 yaşında evlendirilen ve düğün salonunda yüzlerce kişinin katılımıyla düğünü yapılan D.K.’yı çocuk gelin olmaktan kurtarmak için seferber oldu.

Dedektif gibi çocuk gelin aradılar

Ellerinde sadece bir telefon numarası olan ve dedektif gibi 14 yaşındaki çocuk gelini arayan ekipler, 5 saat süren çalışmanın ardından çocuk gelinin yerini tespit ederek operasyon düğmesine bastı. Ekipler ellerindeki numaradan ve kuaför adresinden yola çıkarak başlattıkları çalışma ile Kızıltepe ilçesindeki tüm düğün salonlarını takip etti. Çocuk gelinin profiline uygun bir düğün salonunda yapılan düğün merasimini inceleyen ekipler, olay çıkmaması için saatlerce düğünün bitmesini bekledi.

Mardin ASP’de kriz masası oluşturuldu 

Mardin ASP İl Müdürü Hüsnü Bengin Efetürk, bakanlık yetkilileri, Mardin Valiliği ve emniyeti ile birlikte kriz masası oluşturarak bir çocuğu gelin olmaktan kurtarmak için saatlerce süren mücadeleyi anlattı. ASP İl Müdürü Hüsnü Bengin Efetürk, akşam saat 20.00 sıralarında gelen ihbar üzerine 12 kişilik bir ekiple harekete geçtiklerini belirterek, “Bakanlığımız, Mardin Valisi Mustafa Yaman ve Mardin İl Emniyet Müdürüne konuyu iletmemizin ardından 14 yaşında ailesi tarafından zorla verildiğini tespit ettiğimiz kızımızı kurtarmak için dakikalar ile yarıştık” dedi.

Kuaför teyzesiymiş

Ellerinde sadece telefon numarası olduğunu belirten Efetürk, “Aradığımız numara kuaföre aitti, telefonda böyle bir gelin olmadığını iddia etti. Ama işin peşini bırakmadık ve takibe devam ettik. O kuaför kızın teyzesi çıktı” diye konuştu.

“Düğünde olay çıkmasın diye saatlerce bekledik”

ASP Mardin İl Müdürü Efetürk, düğün çok kalabalık olduğun için kızı almak için düğünün bitmesini beklediklerini söyledi. Efetürk, şunları söyledi: 

“İhbarı aldıktan sonra nöbetçi müdürümüz, kuruluş müdürümüz, meslek elemanlarımız ile birlikte bu ihbarı değerlendirdik. Sadece elimizde çocuk gelinin gittiği kuaförün numarası vardı. Biz bundan yola çıktık. Bu numarada ‘yanlış ihbar’ dedi. Biz de Kızıltepe ilçesi olunca Valimiz ve Bakanımızın talimatları gereği tüm düğün salonlarını dolaştık. Şahsın eşkaline uygun bir yer tespit edildi. Çocuk şube ekiplerince düğün kontrol altına alındı. Düğünden kızı almamız çok riskliydi. Düğünün bitmesini bekledik. Düğünden eve doğru giderken yaşı küçük kızı ve damadı aldık. Sabah 06.00’ya kadar çalışmalarımız sürdü. Kızımız devlet koruması altına alındı. Kızımızın sağlığı çok iyi. 13 yaşını bitirmiş 14 yaşına girmiş kızımız. Şuan gayet iyi daha da iyi olacak. Devletimiz korumasında.”

Konuyla ilgili damat M.A.E.İ. (24) ve aileler polisler tarafından gözaltına alınırken, çocuk yaşta zorla evlendirilen 14 yaşındaki D.K. devletin koruması altına alındı. Çocuk gelinin evlendirilmesi ile ilgili aileler ve damat hakkında geniş çaplı soruşturma sürüyor. 

Beril Solmuşgül – Murat Akgül
 

Yaşları 7 ile 12 arasında değişen toplamda 13 çocuk, 14 hafta süren eğitimler boyunca ‘düşünme becerileri, duygusal ve sosyal gelişim, liderlik programları’ gibi ana derslerin tamamını, ‘mekatronik, robotik, kodlama, akıl oyunları’ gibi seçmeli derslerden ise iki tanesi aldı. Üniversitenin hocaları tarafından verilen eğitimler sonunda çocuklar, üniversitede düzenlenen törenle diplomalarını aldı.

Maltepe Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ümit Davaslıgil, PİSA (Uluslararası öğrenci değerlendirme programı) sonuçlarının pek iç açıcı olmadığını vurgulayarak, “Çocukların bu programla sistemli düşünmeleri, duygusal ve sosyal gelişim programlarıyla bir bütün olarak gelişmeleri sağlanmış oluyor. Çocuklarımızın öğrenim sonrası yaşama çekirdekten alıştırmış oluyoruz. Düşünme tembeli olarak yetişmeleri yerine sistemli düşünen üreten duygusal ve sosyal uyum gösteren bireyler olmasını için takviyelerde bulunuyoruz. Bir yerde de mesleğe yöneltmek için bir başlangıç olmuş oluyor” dedi.

Maltepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, “Çocuk üniversite üçüncü mezunlarını verdi. Çocuklar dünyanın geleceği ve kaderidir. Bizim insanlarımızın gelecekte var olma bilincidir. Çocuklarımızı geliştirmeli ve onlara destek olmalıyız. Çocuk üniversitenin en önemli amacı buydu. Çocuklarımızda araştırma merakını geliştirmek. Amacımız onların bilinçli birer dünya vatandaşı olmalarını sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

Yapılan açıklamada, Çocuk Üniversitesi’nin dördüncü dönem kayıtları internet sitesi üzerinden devam ediyor. Başvuruların ardından sınava tabi tutulacak öğrencilerden seçilenler, 10 Şubat-12 Mayıs tarihleri arasında üniversitede eğitim görecek. 

İstanbul Valisi Şahin, 115 çocuğun hamileliğiyle ilgili konuştu

İstanbul Valisi Vasip Şahin, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ortaya çıkan 18 yaş altı gebelik vakaları ve bu vakaların adli mercilere bildirilmediği iddiaları ile ilgili yaptığı açıklamada; ” Kim ne kadar sorumluysa sorumluluğunun karşılığını görür”dedi.

İstanbul Valisi Vasip Şahin , Kadıköy’de katıldığı karne dağıtım töreninin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bir basın mensubunun Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ortaya çıkan 18 yaş altı gebelik vakaları hakkında valiliğin soruşturma izni vermediği iddialarını sorması üzerine İstanbul Valisi Vasip Şahin, “Birçok şey birbirine karıştırılıyor. Bunlar idari ve hukuki süreçler. Bu konuyla ilgili hem valilik hem hastane idaresi ciddi araştırma yapmışlar . Bizim önümüze çıkan tablo şu şekilde. 15 yaş altı gebelikler kanunen bildirilmek zorundayız. Tamamı bildirilmiş. 15 yaş üstü 18 yaş altı gebeliklere cebir, şiddet bir takım başka türlü baskılar söz konusuysa bunları bildirimi zorunlu. Diğerleri şikayete tabi. Dosyalarımızda tüm evraklar tamamlanmış. Biz de ona göre karar vermişiz.

Bizim karar idari karardır. Yasa gereği hem taraflar yani mağdur ya da şikayetçi ya da şikayet edilen tarafından hem de cumhuriyet savcılarımız tarafından bölge idare mahkemelerine tekrar itirazen götürülür ve orada incelenir. Bizim verdiğimiz karar bölge idare mahkemesi tarafından inceleniyor. Oradan çıkan neticeye göre tabii ki tekrar bu bir daha hukuki bir nitelik kazanacak ya bizim kararımı onanacaktır ya da kararımız kaldırılarak yargılamanın önü açılacaktır. Bu konuyla ilgili cumhuriyet savcılığımız re’sen memur yargılanması hukukuna tabi olmadığını düşünerek Ekim ayında konuyla ilgili soruşturma açmış durumda. Devletimizin bir bütündür. İdari ve yargısıyla. En yetkili olan yargı harekete geçmiş durumda. Kamuoyunda böyle bir düşünce ortaya çıkmasın. Bunların takibi yapılmıyor peşi bırakılıyor. İnsanlar görevini yapmıyor diye. Hayır orada dosyalarına baktığımızda arkadaşlar gerçekten gayretle görev yapmaya çalışmışlar. Bir takım eksikler varsa yanlışlar varsa gereği yapılır.Kim ne kadar sorumluysa sorumluluğunun karşılığını görür mutlaka” dedi. 

Metin Başar

‘Berfu’nun Rüyası’nı Anadolu turnesi kapsamında eczacı odaları işbirliği ile çocuklarla buluşturmayı hedefleyen Berko Çocuk Tiyatrosu, ilk davetini 50’nci Bölge Karaman Eczacı Odası Başkanı Ecz. Azime Kağnıcı’dan aldı. Gerçekleştirilen işbirliği kapsamında, Berfu’nun Rüyası oyunu Karaman Güzel Sanatlar Lisesi’nde gösterime sunuldu. Aynı gün sahnelenen iki oyunla toplam 700 çocuğa ulaşan Berko Çocuk Tiyatrosu, çocukların yoğun ilgisi ile karşılaştı. Tiyatro ekibi, oyun sonrasında güzel sanatlar lisesi öğrencileri ile sanat üzerine bir de söyleşi gerçekleştirdi ve bu doğrultuda çocuklarda farkındalık oluşturulmasına aracı oldu. Topluma ve sanata katkı sağlayan projeler üreten Berko İlaç, bu yaklaşımından yola çıkarak kurduğu tiyatro ile 4 sezondur çocuklar ve aileleriyle buluşuyor. Deniz Yeşil Mavi’nin yönetmenliğini yaptığı ‘Berfu’nun Rüyası’ tek perdelik gösterimde; Aykut İspir, Çağla Buldak, Deniz Özbay ve Mukaddes Kurmuş rol alıyor.

Sanata ve topluma katkı sağlıyor

İlk olarak seyircisiyle 2014-2015 tiyatro sezonunda buluşan ‘Berfu’nun Rüyası’nın, Türkiye’de bütün iller kapsamında okullarda, belediyelerde, kültür merkezlerinde ve çeşitli sahnelerde oynandığı belirtildi. Şimdiye kadar 54 farklı sahnede toplamda 100 oyun oynandığı ve on binden fazla çocuğa eriştiği belirtilen tiyatronun, çocuklara ve ailelerine ücretsiz olarak ulaştığı ve ulaşmaya devam edeceği bildirildi.

2016 yılında Junior Chamber International’ın (JCI) ikincisini düzenlediği ‘Uluslararası Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ödülleri’ (ICSR) kapsamında Berko Çocuk Tiyatrosu’nun kültür ve sanat kategorisinde ödüle layık görülmüştü.