Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Makedonya Cumhurbaşkanı Ivanov, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın daveti üzerine YÖK’ü ziyaret etti. Bu kapsamda Ivanov, gerçekleştirdiği “Üçüncü Milenyumda, Yükseköğretime Yönelik Zorluklar, Fırsatlar” konferansı ile Türk rektörlerle YÖK’te bir araya geldi. Konferans öncesi YÖK protokol girişinde Ankara Kulübü Derneği Seymenleri ekibinin gösterisi ile karşılanan Cumhurbaşkanı Ivanov, daha sonra Başkanlık Makamı girişinde yer alan YÖK Şeref Defteri’ni imzaladı.

“Üçüncü Milenyumda Yükseköğretime Yönelik Zorluklar, Fırsatlar’’ konulu konferans öncesi bir konuşma yapan Saraç, “Bu ziyarette sizi, hem dost ülke Makedonya’nın Cumhurbaşkanı hem de alanında değerli katkılar sunmuş bir akademisyen olarak ağırlıyoruz. Makedonya, hem coğrafi yakınlığı hem de ortak bir geçmiş paylaştığımız kültürel tarihi ve manevi yakınlıkları bizim için çok önemli olan bir ülkedir. İki ülke ilişkilerinin etkin ve verimli kılınması, yükseköğretim alanında ortak bilgi üretimine ve her iki ülke toplumlarının geleceğine katkı vererek sağlam adımların atılmasını sağlayacak’’ ifadelerini kullandı.
Saraç, konuşmasında Ivanov’un akademik geçmişini de anlatarak, “İki ülke ilişkilerine hep olumlu katkı yapan düşüncelerini bugün Türk akademiyası ile paylaşmasını, iki ülke akademisin daha verimli ve etkin iş birlikleri kurabilmesini destekleyeceğine inancımız tamdır. Ayrıca Ivanov’un görüşlerinin, ülkemiz akademisinde özellikle idareci konumunda olan hocalarımıza da ufuk açıcı nitelikte olduğunu düşünmekteyim’’ şeklinde konuştu.

YÖK’te yapılan yenilikler

YÖK’te yenilikler yaptıklarını dile getiren Saraç, yenilenme kapsamında yeni projelerin de hayata geçirildiğini ifade ederek, “ 102 bin Projesi yani ülke önceliklerine dayalı doktora programlarının hayata geçirilmesi için projeler başlatıldı. Bu alanda 2 bin kişiye burs verilmekte ve bu proje sürekli tekrarlanmakta. Ayrıca YÖK, Makedonya’nın da içinde bulunduğu birçok dost ülke öğrencisine de karşılıksız yurt dışı burs programını da hayata geçirmiştir. Ülkemizin dört bir tarafında yer alan üniversitelerimizi desteklerken onların öğrenme ve bilgi üretme süreçlerinin, üniversitelerinin duvarlarının dışına çıkarmaları ise daha etkin ve dinamik bir yükseköğretim için en büyük idealimizdir. Devletimizin güçlü Türkiye hedefinin değerini anlayan yeni YÖK, bu hedefi daimi bir gerçek olacak, gençlerin önünü açacak üniversite yapıları, müfredatlar ve öğretim üyeleri hedeflemektedir. Yükseköğretimimizi yeniden yapılandırırken öğrenmenin dersin ötesine taşındığı, öğrenci odaklı ve teknolojinin getirdiği imkanları kullanan bir eğitim uygulaması yapıyoruz’’ açıklamasında bulundu.

Makedon Dili ve Edebiyatı Programı Türkiye’de lisans dersi olarak verilecek

İki ülke akademilerinin yeniye açık, dünyanın değişimini yakalayan, bu değişimin insanlığın ortak değerlerine saygı duyarak olumlu olmasını sağlamak için çalışan bir yapıda olduğunu ifade eden Saraç, “İşte bunun için farklı pencerelerden aynı coğrafyaya bakan, benzer sorunlarla mücadele eden ve ülkesi için daha iyiyi isteyen akademilerin üyeleri olarak üniversitelerimizin ortaklıkları çok kıymetlidir ve çok anlamlıdır. Bugün burada sayın rektörlerimizi, hocalarımızı, hepinizi, dost ülke Makedonya ile olan yükseköğretim alanındaki ilişkilerimizi desteklemeye çağırıyorum. Cumhurbaşkanım, bu vesile ile huzurunuzda YÖK’ün iki ülke arasında dostluğa katkı sağlayacak bir kararını da duyurmak isterim. Türkiye’nin en eski ve güçlü üniversitelerinden biri olan Ankara Üniversitesinde lisans düzeyinde eğitim verecek olan Makedon Dili ve Edebiyatı programının karar süreci bu hafta tamamlanmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Ivanov’dan “Üçüncü Milenyumda, Yükseköğretime Yönelik Zorluklar, Fırsatlar” konferansı
Makedonya Cumhurbaşkanı Ivanov ise gençlerin geleneksel olarak verilen derslerden ziyade, yeni çevrimiçi dersler ve uzaktan öğrenim ile ilgilendiğini, üniversite kütüphanelerinden ziyade, bilgi ve becerilerini küresel dijital kütüphane olan internetten daha sık edindiğini, uzun klasikleri okumak için daha az zaman harcayarak dikkatlerini, basit ve anlaşılır bir şekilde karmaşık teorik ve bilimsel kavramları açıklayan kısa ve popüler içeriklere odakladıklarını dile getirerek, bu gibi durumlarda, eğitimin ve özellikle yükseköğretimin bir dönüm noktasında olduğunun altını çizdi.

Bugüne kadar eğitimin tek yönlü yapıldığını, şimdi ise iki yönlü hale geldiğini ifade eden Ivanov, yükseköğretimin temel amacının bilginin doğrudan aktarılması değil de bilginin nasıl edinileceği ve daha sonra nasıl uygulanacağı olduğu gerçeğine yavaş yavaş dönüldüğünü söyledi.

Makedonya Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti’ndeki yeni nesillerin nasıl bir eğitim almaları gerektiği konusuna ilişkin eski Humboldt modelinin işe yaramadığını belirten Ivanov şöyle konuştu:
“Üniversitelerin dijital değişimi, 4. Sanayi Devrimi için kalifiye insanların yetiştirilmesine yardımcı olarak teknoloji parkları aracılığıyla gerçekleştirilen kişileştirilmiş çalışma programları için koşullar meydana getirmiştir. 4. Sanayi Devrimi, nesillerin bir araya gelerek yeni bir dünyayı şekillendirebilmelerine imkan verecektir. Üniversitelerin sayısının artırılması yerine, bunları çoklu üniversitelere (multiversities) dönüştürmemiz gerekmektedir. Makedonya Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin, üniversite binalarına ve kampüslere ihtiyacı olmayıp 21. ve 22. yüzyılda bütün potansiyelleriyle başarıyı yakalayabilmeleri için gençlere yardım edecek gerçek üniversiteler yapması gerekmektedir. Üniversiteler yeni, sürdürülebilir, dijitalleştirilmiş, enerji tasarruflu ve çevre dostu bir Europe 2.0 modelini yapabilecek inşalar yetiştirmelidir.”
Açılış konuşmalarının ardından YÖK Başkanı Saraç, Makedonya Cumhurbaşkanı Ivanov’a, kendisinin yayına hazırlamış olduğu, Osmanlı döneminde yaşamış ve dini ilimler, edebiyat, tarih, tıp, matematik, geometri, mimarlık, musiki gibi alanlarda eserler vermiş bilim insanlarını tanıtan Mehmet Tahir’in “Osmanlı Müellifleri” adlı üç ciltlik eseri hediye etti.

Daha sonra Ivanov’un düzenlediği “Üçüncü Milenyumda, Yükseköğretime Yönelik Zorluklar, Fırsatlar” başlıklı konferansa geçildi.

Kendisi de tarih ve siyaset bilimi profesörü olan Ivanov ve Saraç, değişen dünyada yükseköğretimde yaşanan gelişmelere ilişkin ne yapılması gerektiği ile ilgili düşüncelerini paylaşırken, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar.

Konferansın tamamlanmasının ardından Ivanov ve Saraç, Türkiye’de eğitim gören Makedon öğrencilerle bir araya gelerek sohbet etti. 

Burak Altun

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısında konuştu. Çocuk istismarına yönelik açıklamada bulunan Erdoğan, “Hepsi de masum olan çocuklarımız Rabbimizin bize emanetidir. Canımızdan birer parça olan bu masumların sadece yaşatılması, yetiştirilmesi değil her türlü tehdit ve tehlikeden korunması bizlerin sorumluluğunda. Son günlerde ardı ardına karşımıza çıkan çocuklara yönelik alçakça saldırılar ile ilgili haberler bizi bu sorumluluğumuz karşısında düşünmeye yöneltmelidir. Her ne kadar genellikle istismar sözüyle ifade ediliyor olsa da, çocuklara yönelik bu alçaklıklar istismar değil alenen izmihlaldir, toplumumuzu çöküşe götürecek birer dinamittir, alçaklıktır. Böyle bir duruma asla kayıtsız kalamayız, göz yumamayız” ifadelerini kullandı.

Beştepe’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulunda bu konunun ele alındığını kaydeden Erdoğan, “Gerek Adana’da, gerek Antalya’da cereyan eden olaylar bizim için onarılmaz yaralar açmıştır. Çocuklar konusundaki hassasiyetimizi mutlaka eğitimden, yasaların uygulanışına kadar her düzeyde ortaya koymak mecburiyetindeyiz.

Gerek kanunların kendilerinde, gerek uygulamada olan boşlukların giderilmesi, gerek ailelerden okula kadar tüm kanalları kullanarak bu konudaki bilincin arttırılması hususunda bir çalışma başlattık. Konuyla ilgili 6 bakan arkadaşımız çalışmaya başladılar. Bu heyetimiz, çok kısa bir süre içerisinde yaptıkları değerlendirmeler ışığında geliştirecekleri çözüm tekliflerini Sayın Başbakanımıza ve ardından da şahsıma getireceklerdir. Ardından meseleyi ilk Bakanlar Kurulunda tekrar görüşüp idari tedbirleri ve yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Burada caydırıcı olması bakımından en ağır cezai müeyyideler neyse alınacaktır.

Bunun adımlarını da atacağız. Aynı şekilde bu tür konuların beklemeye, uzatmaya, uzun uzun toplantılarla sürdürülmeye tahammülü yoktur. Hızlı ve etkin çözümler peşinde olmalıyız. Bu tür suçları işleyenlerin kesinlikle İnfaz sistemindeki tüm indirimlerin, tüm kolaylıkların dışında tutulması şarttır. Milletimizin gözünde bir çocuğun bedeninde ve ruhunda açılan yaralar, bir insanı taammüden öldürmekle aynıdır. Bu tür suçlara verilen cezaların ve infazının da hissiyatımıza uygun olması gerekir. En kısa sürede bu meseleyi inancımızın gerekleriyle, milletimizin değerleri ve beklentileriyle mütenasip bir şekilde çözüme kavuşturacağız” diye konuştu.  

İlker Turak – Derya Yetim – Ömer Çetin

Valilik Toplantı Salonunda gerçekleştirilen tören de, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şehit aileleri ve gazilere yönelik mesajı okundu. Şehit ve gazilerin öz geçmişinin okunmasıyla devam eden program Vali Yakup Canbolat’ın Devlet Övünç Madalyası ve Beratı’nı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adına, Gazi Jandarma Uzman Çavuş Bahattin Yaman ve 15 Temmuz Gazisi İbrahim Özen ile Mardin’de şehit olan polis memuru Ramazan Akyürek’in ailesine takdim etmesiyle devam etti.

Berat takdim töreninde konuşan Konya Valisi Yakup Canbolat, “Bizim onlara karşı minnet ve saygı duygumuz sonsuz. Bu bayrağı bayrak yapıyorsak, bu hür vatanda birlikte yaşıyorsak aynı bayrağın gölgesinde şehitlerimizin ve gazilerimizin kanı ve emeği sayesinde yaşıyoruz, bunu bilmek lazım. Ülkemiz yine bir Afrin operasyonu, yurtdışı operasyonu yapıyor. Biz orada görev yapan bütün silahlı güçlerimize, Türk Silahlı Kuvvetlerimize başarılar, muvaffakiyetler diliyoruz. Allah onları korusun. Zaferi onlara nasip etsin inşallah. Memleketimizin hür, bağımsız ve güvenlikli olması noktasında onlar sınır nöbetini tutuyorlar, ülkeyi koruyorlar. Biz onlara şükranlarımızı her zaman sunuyoruz. Şehitlerimiz ve onların yakınları, gazilerimiz ve yakınları her zaman başımızın tacı, onlara şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Törene, Konya Valisi Yakup Canbolat’ın yanı sıra, İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman, Konya İl Jandarma Komutanı Albay İsmet Cansaran, şehit ve gazi yakınları katıldı 

Çağrı Yıldız
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi ziyarette bulunmak üzere Türkiye’ye gelen Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge İvanov ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Şii milis güçlerinin Afrin’e girme teşebbüsüne ilişkin sorulan soruya, “Bunlara fırsat vermemiz mümkün değil, bunun bedelini çok ağır öderler” ifadeleriyle cevap verdi.

“Makedonya’nın FETÖ ile mücadelede atacağı somut adımları görmek istiyoruz”

Konuk cumhurbaşkanı ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerde iki ülke ilişkilerini değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıymetli mevkidaşımla ilişkilerimizin tüm boyutlarını ele aldığımız, iş birliği imkanlarını değerlendirdiğimiz ikili görüşme ardından heyetler arası görüşmeyi değerlendirdik. Hali hazırdaki ikili ticaret hacmimizin ortak çabalarımızla çok daha yukarılara taşınabileceğine inanıyorum. Biz Makedonya’daki yatırımlarımızı artırmak arzusundayız” diye konuştu.

Makedonya’nın terörle mücadele konusunda işbirliğini artırmada kararlığı olduğunu ortaya koyduğunu söyleyen Erdoğan, “Özellikle FETÖ her iki ülke için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu örgütün kökünü dünyanın her tarafında kazımak noktasında kararlıyız. Makedonya’da FETÖ terör örgütünün yapılanmasını gerçekleştirdiği ülkelerden birisidir. Bu kapsamda Makedonya’nın FETÖ ile mücadelede atacağı somut adımları görmek istiyoruz. Bugün değerli dostum bu konuda atılabilecek adımları çok açık ve net bizimle paylaştı. FETÖ terör örgütünü dostlarımızın da desteği ile Balkanlar’dan söküp atacağız” şeklinde konutu.
Türkiye’nin Makedonya Cumhuriyetini bağımsızlığını ilan ettiği günden itibaren kararlı bir şekilde desteklediğini belirten Erdoğan, “Makedonya’yı anayasal ismi ve milli kimliği ile ilk tanıyan, Makedonya’ya büyükelçi atayan ilk ülke olarak net bir şekilde biz ortaya koyduk. Makedonya’nın Yunanistan ile yaşadığı isim sorununa ilişkin olarak tarafların karşılıklı iradelere ile bu sorunu aşacaklarına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Biz kararımızı verdikten sonra artık ölürüz oradan bir daha dönmeyiz”

Makedon gazetecinin “Yunanistan ile olan isim sorununda çok ilkeli bir tutuma sahipsiniz, gelecekte de bu tutumunuz devam edecek mi?” sorusuna cevap veren Erdoğan, “Burada hiçbir tereddüt söz konusu değil. Zaten anayasal ismini ilk tanıyan ülke olduk. Bugün neredeysek bundan sonra da aynı yerde olacağız. Türkiye diplomaside hiçbir zaman ikircikli tavır takınmamıştır. Biz kararımızı verdikten sonra artık ölürüz oradan bir daha dönmeyiz” diye cevap verdi.

“Bunun bedelini çok ağır öderler”

Afrin’de rejim milislerine yönelik müdahale olduğu iddialarına cevap veren Erdoğan, “Bugün akşam saatlerine doğru oradaki Şii milis güçlerinin bazı pikapları ile Afrin’e doğru bir hareketleri tespit edilmiş, top atışları yapılınca geri dönmek durumunda kaldılar. O dosyada şimdilik kapanmış vaziyette. Dün gerek sayın Putin ile gerek sayın Ruhani ile görüşmede bu konularda da mutabakatımız var. Maalesef bu tür terör örgütlerinin bazen kendilerine göre aldıkları kararla attıkları yanlış adımlar oluyor. Bunlara fırsat vermemiz mümkün değil, bunun bedelini çok ağır öderler” dedi.

“Her türlü terörizmin karşısındayız”

İki ülke arasındaki işbirliklerinden bahseden Makedonya Cumhurbaşkanı İvanov, Türkiye’nin Makedonya ordusuna maddi ve lojistik desteğine teşekkür etti. Yunanistan ile yaşadıkları isim sorununa ilişkin konuşan İvanov, “Bizim anayasal ismimize ilişkin Yunanistan’ın Makedonya ile olan sorunun çözümünde Türkiye’nin ilkesel tutumundan ötürü şükranlarımı sunarım. 21. yüzyılda BM ilkeleri ile egemenlik hakları garanti altına alınan bir ülkenin özgür iradesinin başka bir ülke tarafından engellenmesi kabul edilebilir değildir.

Makedonya’nın kimlik, dil ve anayasası gibi konulara dokunmak, böyle hassas konulara etki etmek çözümün bulunması sürecini güçlendirmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda Makedonya’nın yanında olması bizi mutlu etmektedir” dedi.

Uluslararası terörizmin önlenmesi konusunda iki ülkenin birbirine yardımcı olma konusunda mutabık kaldıklarını söyleyen İvanov, “FETÖ ve diğer terör örgütleri tarafından nasıl zarar gördüğünüzün farkındayız. Biz vakit kaybetmeden Türkiye’ye destek verdiğimizi söyledik. Her türlü terörizmin karşısındayız” diye konuştu.

Derya Yetim
 

Bahçesaray ilçesinde 2016 yılında Türkiye’nin ilk prefabrik kar tünelinin hizmete girmesiyle birlikte Gevaş-Bahçesaray yoluna maliyeti 224 milyonluk olan, 9 kilometrelik ikinci bir tünel projesi yakın zamanda ihaleye çıkıyor. Aylarca yolunun kapalı kalmasından dolayı ‘dokuzuncu gezegen’ olarak adlandırılan Bahçesaray, dev tünel projesi ile dünyaya bağlanacak.

İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Gevaş-Bahçesaray yoluna 9 kilometre uzunluğunda iki yeni tünel yapılacağını belirtti. Dev tünel projesinin kılavuz planının onaylanmasıyla birlikte Gevaş-Bahçesaray arasındaki mesafenin 100 kilometreden 29 kilometreye ineceğini belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Orhan, hayallerin gerçekleştiğini ifade etti. Orhan, “Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın hazırladığı çok önemli bir proje bu. Bahçesaray ile Gevaş arasında yeni bir güzergah belirlenmiş oldu. Bahçesaray’ın yaklaşık 100 kilometrelik yolu, Gevaş-Bahçesaray arası 29 kilometreye iniyor. Bu yolun 9 kilometresi tünel. Burada iki ayrı tünel olacak. Bu tünellerden biri yaklaşık 8 kilometre, diğeri ise bir kilometrelik olmak üzere toplam 9 kilometrelik tünel yapılıyor. Tünel projesinin çalışması bitti. Bakanlık önümüzdeki günlerde bunun ihalesini gerçekleştirecek” dedi.

“Vatandaşlarımızın istekleri artık hayal değil”

Dev projelerin hayata geçtiği Türkiye’de artık hayallerin gerçeğe dönüştüğünü söyleyen Orhan, “Vatandaşlarımızın böyle bir talebi vardı. Vatandaşlarımız bunu hayal olarak görüyordu. Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Bu proje kendilerinin talimatıyla başlamış oldu. Vatandaşlarımızın istekleri artık hayal değil. Yol, köprü, tünel, havaalanı gibi büyük projeler Türkiye için alışagelmiş. Bahçesaray yol konusunda yıllardır ıstırap çekmiş bir beldedir. Bu proje Cumhurbaşkanımızın buraya verdiği önemin bir göstergesi ve kısa sürede hayat buldu” dedi.

“Hayaldi, gerçek oldu”

Tünel projesinin bu kadar kısa sürede onaylanacağını tahmin etmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan, “Bahçesaray yolu için o kadar enteresan hikayeler anlatılıyordu ki yol nereden geçecek, hangi paralarla yapılacak şeklinde trajikomik olaylar gerçekleşiyordu. Eski hükümetlerin döneminde ‘bu kadar nüfusa, bu kadar para aktarılmaz’ deniliyordu. Ancak hükümetimizle birlikte Bahçesaray Krapet yoluna başladıktan sonra Bahçesaraylılar hayallerin gerçeğe dönüştüğünün farkına vardı.Cumhurbaşkanımızın verdiği sözleri tuttuğunu görünce de artık hayal olacak şeyleri istemeye başladılar. Bu kadar çabuk olacağını tahmin etmiyordum ama hızlı bir şekilde projeyi yaptılar. Bakanlık güzergahı inceledi. Proje hazırlandı ve vatandaşlarımıza karşı mahcup olmadık. Hayaldi, gerçek oldu” diye konuştu.

“Tüm hizmetler bir yana, tünel projesi bir yana”

Bahçesaray halkı için hayata geçirilecek en önemli hizmetin yol ile alakalı projeler olduğunu ifade eden Bahçesaray Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Mehmet Özcan ise “Bahçesaray halkını heyecanlandıracak en büyük proje yolla alakalı olur diye tahmin ediyorum. 20 dakikalık bir vakitte Gevaş’a varılması söz konusudur. Gevaş’a varınca, Van’a vardık diyorlar zaten. Gevaş ile Van arası duble yol ve çok güzel. Bahçesaray vatandaşı için yapılabilecek tüm hizmetler bir yana, tünel projesi bir yanadır. Vatandaşların gözündeki ışıltıyı ve sevinci de görüyorum. Projenin en yakın zamanda hayata geçirilmesini diliyorum” şeklinde konuştu.

“Tünel projesi düşünemeyeceğimiz bir hayaldi”

AK Parti Bahçesaray İlçe Başkanı Cumalı Sabırlı da hayal proje için somut adımların atılmasıyla heyecanlandıklarını belirterek, “Bahçesaraylılar için hayal olan şeyler atık gerçeğe dönüşüyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’ın bahsettiği tünel projesi düşünemeyeceğimiz bir hayaldi. Ama şu an hayalden çıktı ve gerçeğe doğru somut adımlar atıldı. Yakın bir zamanda ihalesi bitiyor. Bu proje köyümüzün gençliğine umut veriyor” ifadelerini kullandı.

Tünel projesini sevinçle karşıladıklarını dile getiren Bahçesaray halkı ise hayal edemedikleri bu projenin oldukça memnuniyet verici olduğunu söylediler. 

Yılmaz Sönmez

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Ankara İl Kongresi’nde konuştu. Erdoğan, 16 Nisan referandumunda Ankara’da ortalamanın altında bir netice alındığını hatırlatarak, “Şimdi Mart 2019’da, Kasım 2019’da inşallah sandıkları patlatmaya hazır mıyız? Bunun için kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Birilerinin hesaplarını bozmaya var mıyız? Selçuklu’nun iftihar merkezi Ankara’ya bu yakışır. İşte dün önce Afyonkarahisar’daydık, oradan Eskişehir’e geçtik, şimdi bugün sizlerle beraberiz ve biraz sonra partimizin 6. Olağan Kongresi’ni gerçekleştireceğiz. 6. Olağan Kongremiz ile birlikte çok daha güçlenerek, heyecanlı, diri bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan şunları kaydetti:

“Bizim Rabiamız var. Bize ayrılık yok. Bize gayrılık yok. Onun için ne diyoruz; tek millet, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Boşnakıyla, Romanıyla, Arnavuduyla 81 milyon tek millet. Çünkü biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik. Asla bize ayrılık, gayrılık yok. Tek bayrak. Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı. Hilal bağımsızlığımızın ifadesi. Yıldız şehidimizin ta kendisi. Başka bir bayrak yok. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır. Eğer bir toprağın uğrunda şehit kanı yoksa zaten bizim için vatan değildir. 780 bin kilometrekare ile tek vatan. Unutmayın biz 780 bin kilometrekareye 18 milyon kilometrekareden geldik. Neydik, ne olduk? Şimdi 780 bin kilometrekareyi ilmik ilmik dokuyoruz, dokuyacağız. Burayı bölmek, parçalamak isteyenlere mezar ederiz her yeri, mezar. Çukurlar açtılar mı? Açtılar. Gereğini yaptık mı? Yaptık. Daha da yapacağız. Tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden başka devletimiz yok. Tek devlet. Onun için yok paralel devletmiş, yok şu devletmiş, bu devletmiş böyle bir şeyi tanımıyoruz. Onun için ne yapacağız? Bu devleti çok daha güçlü hale getireceğiz. Sene 2002, sene 2018. Nereden nereye geldik? Daha da güçlü olacağız. Buna hazır mıyız? Öyleyse bir olduk, iri olduk, diri olduk, kardeş olduk, hep birlikte Türkiye olduk.” 

Ahmet Umur Öztürk
 

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Funda Ocak, DHMİ’nin Florya sosyal tesislerinde geleneksel olarak gerçekleştirilen yıllık değerlendirme toplantısında, Atatürk Havalimanı muhabirleriyle bir araya geldi. Türk havacılık sektörünün 2017 yılında performansına ve sivil havacılığın gelecek hedeflerine ilişkin bilgiler veren Ocak, İstanbul’da yapımı süren yeni havalimanından, DHMİ’nin küresel hedeflerine kadar çok sayıda konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

“Çalışmalar öteleme ve aksama olmayacağını açık seçik ortaya koyuyor”
İnşaatının yüzde 80’i tamamlanan İstanbul yeni havalimanının Türkiye’nin başarı öyküsünü bu proje sayesinde dünyaya göstereceğine vurgu yapan Funda Ocak, “Hedef 29 Ekim 2018. O tarihte bu havalimanımız açılacak. Bütün gelişmeler ve çalışmalar da bu konuda herhangi bir öteleme ve aksama olmayacağını açık seçik ortaya koyuyor” diye konuştu.
Yeni havalimanı seferlerinde kullanılacak modern cihaz ve haberleşme ekipmanların hazır olduğunu belirten Ocak, yer tesliminden sonra montaj ve kalibrasyon çalışmalarının tamamlanacağını kaydetti.

Hava sahalarında yeni havalimanı düzenlemesi
Hizmete girmesine bir yıldan az zaman kalan yeni havalimanı için hava sahalarında da bazı düzenlemeler yaptıklarını kaydeden Ocak, “İstanbul yeni havalimanı, sadece İstanbul hava sahasını değil, Avrupa hava sahasını da etkileyecek bir projedir. Romanya, Bulgaristan ve Orta Avrupa’ya kadar, anlaşma mektuplarıyla bizden kalkan, onlardan kalkıp bize inen, bizden kalkıp onlara inen bütün ülkelerin hava sahalarını birebir etkileyecek bir proje. Bu nedenle arkadaşlarımız İstanbul hava sahasına yönelik olarak kapasite artırımına gittiler” dedi.

“Hava sahasıyla ilgili çok yoğun bir alın teri akıtıldı”
Yeni havalimanı için personel eğitimlerinin de sürdüğünü dile getiren Funda Ocak, 100 hava trafik kontrolörünün gerekli eğitimlerini tamamladığını, 25 hava trafik personelinin de eğitimlerinin sürdüğünü belirtti. Ocak, “Sistem ve cihazları temin ettik, usul dizaynlarını yaptık, bütün Avrupa hava sahasında etkileşimde olan ülkelerle anlaşma mektuplarını hazırladık. Toplantılarımızı yaptık. ‘Eurocontrol’ raporlarımızı yaptık, personelimizi tefrik ettik. Biz, İstanbul yeni havalimanı devreye girdikten sonra bu hava sahasında artık hazırız ve varız. Bunlar hiç dile getirilmedi, hiç kamuoyunda yansıtılmadı. Bu son derece önemli bir konu. DHMİ, sadece İstanbul yeni havalimanı projeleriyle, takibiyle, denetimiyle ve kontrolüyle uğraşmadı. Asıl hava sahasıyla ilgili çok yoğun bir alın teri ve akıl teri akıttı. Bu çalışmalarımız hala devam ediyor. İnşallah, temmuz ayına kadar tüm sistem ve cihazların montajı yapıldıktan sonra uçuş kontrolleri yapılacak” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanımızın takdiridir, biz hazır hale getirdik”
Basın mensuplarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı taşıyan uçağın 26 Şubat’ta İstanbul yeni havalimanı pistine ilk kez ineceğine dair çıkan bazı haberlerle ilgili soruyu da cevaplayan Funda Ocak, konuyla ilgili her türlü hazırlıkları yaptıklarını ifade ederek, “Tabii ki, Cumhurbaşkanımızın takdiridir ama biz hazır hale getirdik” şeklinde cevapladı.

“Sabaha karşı 03.00’te taşınma işlemi başlayacak”
Atatürk Havalimanı’ndaki operasyonların yeni havalimanına taşınma aşamasına ilişkin de bilgi veren DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak, “29 Ekim oranın tören tarihi, o gün olmaz. 30 Ekim gece 03.00’te taşınma sürecine başlanılacak ve 31 Ekim gece saat 23.55’te taşınma süreci tamamlanacak” şeklinde konuştu.

“Dünyanın en büyük taşınma işlemlerinden biri olacak”
Taşınma sürecini üç bölüme ayırdıklarını vurgulayan DHMİ Kamu-Özel Sektör İş Birliği Daire Başkanı Cengiz Kurt da, Atatürk Havalimanı’ndaki en büyük operasyonel faaliyete sahip olan Türk Hava Yolları’nın 31 Ekim saat 02.00’de uçuşlarını keseceğini ve 12 saat süreyle operasyon yapmadan taşınmayı sağlayacağını kaydetti. Kurt, “Dünyanın en büyük havalimanı olduğu için dünyanın en büyük taşınma işlemlerinden biri olacak. Bu bir de kara yolu ile olacak. İstanbul gibi son derece yoğun bir trafik üzerinden taşınma olacak. Çok ciddi bir koordinasyon gerekiyor ama herhangi bir sorun olacağını düşünmüyoruz. Güzergahı Basın Ekspres Yolu, Mahmutbey Gişeler üzerinden olacak. Yol güzergahı üzerinde görev yapan belediye, jandarma ile tüm kamu ve kuruluşlar, AKOM’dan koordine edilerek, taşınma yapılacak. Taşınmada gerekirse trafik de kesilebilecek” ifadelerine yer verdi. 

Ferhat Yasak
 

Erdoğan, partisinin Eskişehir Kongresi öncesi toplanan kalabalığa hitap etti. Konuşmasının bir bölümünde eğitim öğretim hizmetlerine değinen Erdoğan, “Nüfusumuz 81 milyon oldu. Arka arkaya atamalar geliyor. Bizim dönemimizde yapılan atamalar hiçbir dönemde yapılmadı. Bakın 75 kişilik sınıflarda okuduk. Ah kızım ah. 75 kişilik sınıflarda ve şimdi 30 kişilik sınıflar neredeyse yok gibi. Bütün bunlara bu dönemde biz öğretmenlerimizi atayarak yola devam ediyoruz. Şu anda Türkiye genelinde ortalama ne biliyor musunuz? Sınıfların doluluk oranı 23. Nereden nereye. Artık sıralarımızın üzerinde kitaplarımız var mı? Ücretsiz olarak var mı? Biz kitap kırtasiyelerinin önünde sıraya girerdik kitabımızı bulamazdık. Teksir kağıtları ile biz ders okuduk. Nereden nereye geldik. Görevimizi yaptık ve daha iyisini yapacağız” ifadelerini kaydetti.

“BU MİLLETİ PARÇALAMAYA MUAFFAK OLAMAYACAKLAR”

Erdoğan, “Sevgili kardeşlerim bunun yanında tek bayrak, şu bayrağı görüyorsunuz değil mi? Eşi benzeri eyvallah yok. Rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin ta kendisi. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer üstünde ölen varsa vatandır. İşte şehidimizin kanıyla bu topraklar ne oldu? Vatan oldu. Türkiye Cumhuriyeti Devletinden başka devlet tanımıyoruz. Ne diyorlar, paralel devlet. Hale bak, rezilliğe bak. Senin devletin herhalde Pensilvanya. Gelsene. Gelsene vatana. Niye gelemiyorsun? Orada besleme, orada besleme. Arkalarında duranlar da belli. Ama ne demiştik, inlerine gireceğiz. Girdik mi? Girdik. PKK’nın girdik mi? Girdik, giriyor muyuz? Giriyoruz. Gireceğiz. Niye? Bu milletin huzurunu kaçıramazlar. Bu milleti parçalamaya çalıştılar. Bu ümmeti parçalamaya çalıştılar. Muaffak olamayacaklar. Biz biriz, iriyiz, diriyiz. Daha iyi olacağız. Değerli kardeşlerim, 780 bin kilometre kare ile tek vatanız. Ve tek devlet. Bundan taviz vermeyeceğiz. Şimdi bütün bu Rabia ile birlikte hep beraber coşkuyla bir şey söyleyelim. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “2019 seçimleri ülkemizin en kritik tarihi önemi en yüksek seçimlerinden biri olacak”

AK Parti Eskişehir 6’ncı Olan Kongresine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 2019 kavşağını başarılı bir şekilde dönmekten başka şansı olmadığını belirterek, “Onun kadroları da burada. Sizler hazır olduktan sonra bizim aşamayacağız engel yoktur. Bu seçimle ülkemizin sadece 15 yıllık başarısı değil, demokrasi tarihimiz boyunca elde ettiğimiz tüm kazanımlarının da oylaması yapılacaktır” dedi.
Yenikent Kapalı Spor Salonunda düzenlenen 6’ıncı Olağan Kongreye katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partililerin Aşık Veysel’in sözleri olan “Yürüyorum gündüz gece”sine karşılık “Dünya ne ki iki kaplı bir han/Bir kapıdan girer bir kapıdan gideriz” diye cevap verdi.

Konuşmasında Adnan Menderes’i anan Erdoğan, “Demokrasinin şehri Eskişehir’de bundan 70 sene önce 1948 senesinde ilk mitingini Çifteler ilçesinde yaparak demokrasi mücadelesini başlatan, ömrünü millete, hizmete adayan Adnan Menderesi de şükranla yad ediyorum. Bu millet Menderes’i ve hizmetlerini unutmadı, unutmayacak. Bu millet darbe günü sevinç naraları ile sokaklarda nümayiş yapanları da unutmayacak. Bu millet siyasetçilerini ülkeyi hizmet aşkı ile yanan idarecilerini bir daha darbeye kurban vermeyecek. 15 Temmuz gecesi olduğu gibi gerekirse canı pahasına 251 evladı pahasına meydanı cuntacılara bırakmayacak. Vatanımız bağımsızlığımız ve demokrasimiz için beden ödeyen tüm Eskişehirli kahramanlarımız için şahsım, ülkem ve milletim adına minnettarlarımız özellikle ifade ediyorum. Terörle mücadele de kaybettiklerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimize yüce Mevla’dan rahmet diliyorum. Gelin ruhlarına birer Fatiha gönderelim” diye konuştu.

“2019 seçimleri en kritik tarihi en yüksek seçim”

Sözlerine “Dünya 5’ten büyüktür. Bunu bilen biliyor. Bilmeyenlerde bilecek” diye devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskişehir 2019 için ben hazırım diye haykırıyor. Mart 2019, Kasım 2019’a hazır mıyız? Bana sizler gibi yol arkadaşları dava arkadaşları, lütuf ettiği için Rabbime ne kadar hamd etsem azdır. Aşık Yunus ne güzel söylemiş ‘Haktan gelen serveti içtik elhamdülillah, Şol kudret denizini geçtik elhamdülillah. Kuru idik, yaş olduk. Kanatlan kuş olduk. Birbirimize eş olduk. Uçtuk elhamdülillah. Balım Sultan ilinden Şeker damlar dilinden, Dost bağının yolundan Geçtik elhamdülillah. Dirildik pınar olduk. İrkildik ırmak olduk. Aktık denize dolduk. Taştık elhamdülillah.’ Bizlerde dilinden şeker damlayan siz gönül dostlarımızla birlikte olduğumuz için elhamdülillah diyoruz. Kongremizin teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Eskişehir teşkilatımızın tüm mensuplarını gayretlerinden ve fedakarlıklarından ötürü kutluyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Bu kutlu çatı altında mücadele etmiş ancak bugün vefat etmiş tüm kardeşlerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bugün Eskişehir ile birlikte Büyükşehir İl Kongrelerimizi de başlatmış bulunuyoruz. Şuana kadar 54 il kongresini başarı ile icra ettik. Kongreler sayesinde hem kadroları yeniliyoruz. Hem kardeşliğimizi tahkim ediyoruz. Kongreleri kısa sürede tamamlayacağız sonra büyük kongremizin hazırlıklarına başlayacağız. AK Parti kadroları her zamankinden daha güçlü. Daha organize bir şekilde 2019 yılında yapılacak seçimlere hazırlanıyor. Her bir dava arkadaşım artık şu gerçeği iyi biliyor. 2019 seçimleri ülkemizin en kritik tarihi önemi en yüksek seçimlerinden biri olacak. Türkiye 2019 alacağı kuvvet cesaret, özgüven ile 2023’e daha sonra 2053 ve 2071’e yürüyecektir. Türkiye’nin 2019 kavşağını başarılı bir şekilde dönmekten başka şansı yoktur. Onun kadroları da burada. Sizler hazır olduktan sonra bizim aşamayacağız engel yoktur. Bu seçimle ülkemizin sadece 15 yıllık başarısı değil, demokrasi tarihimiz boyunca elde ettiğimiz tüm kazanımlarının da oylaması yapılacaktır. Üzerimizde taşıdığımız bu yükü ve sorumluluğu bilinci ile hazırlıklarımızı yürütmemiz gerekiyor. Şuandan itibaren 2019’a kadar kapı kapı dolaşacak, hizmetlerimizi, projelerimizi Eskişehirli kardeşlerimize anlatacağız. Bu süreçte, durmak, duraksamak ve rehavete kapılma lüksümüz yok. Şunu diyebilirsiniz, ‘Sayın Cumhurbaşkanım bunları bilmeyen mi var?’ Hafıza-i beşer, nisyan ile maluldür. Siz herkes bilir zannedersiniz. YHT’nin AK Parti hükümeti tarafından yapıldığını bilmeyenler var” dedi.
Partililerin “Kemal, pabucu yarım çık dışarıya oynayalım” söylemi üzerine Cumhurbaşkanı “Siz oynayacak başka kimse bulamadınız mı?” diye cevap verdi.

“Yan gelip yatmadık, azmettik”

Yapılacak işlerinin çok olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi:
“Bizim çok yapacak işimiz var. 25 havalimanı 57 oldu. Bu kadar havalimanını biz yaptık. Hala yapıyoruz. Türkiye’yi bu hale biz getirdik. Bütün bunlar yapılırken, modern Türkiye için gerekli idi yaptık. Modern Türkiye inşa edeceksek, hani bunlar ‘Atatürkçüyüz’ diyorlar. Eğer Atatürkçü isen muasır medeniyetler seviyesine yükselmek için neden yaptın? Bunların dikili bir taşı var mı? Yok. Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak böyle olur. Buradan dünyaya sesleniyorum. Sadece onlara değil. Dünyanın 1 numaralı havalimanını biz yapıyoruz. Bu yılın sonuna kadar yılda 150 milyon yolcu kapasiteli havalimanı inşallah açılıyor. 2023’de bu sayı 200 milyona çıkacak. Buralarda durup dururken gelmedik. Yan yatıp gelmedik. Çalıştık azmettik koşturduk.”

Kongreye, Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eskişehir Milletvekili Harun Karacan, AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Nabi Avcı ve Prof Dr. Emine Nur Günay’ın yanı sırada, eski il ilçe ve teşkilat başkanları ile partililer katıldı.

Aydın Sarıoğlu – Enes Tahir Bay – Oğuzhan Demir – Mustafa Kaplan – Barış Gençyılmaz
 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Afyonkarahisar İl Kongresine katıldı. Kongre öncesi dışarıda bulunan kalabalığa seslenen Erdoğan, daha sonra Atatürk Kapalı Spor Salon’una geçti. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, “Afyonkarahisar’a halk oylamasında yüzde 65’lik ‘evet’ oyundan dolayı teşekkür ediyorum. Milli mücadelenin şehri, kuruluşun şehri Afyon. Yola çıktığımızdan beri bizi hiç yalnız bırakmadı. 16 Nisan’da Afyon bir kez daha kendisine yakışanı yaptı. AK Parti’nin temellerini burada, Afyonkarahisar’da atmıştık. İmaret Camii’nde cuma namazını kılıp çıktığımızda bizi ‘Başbakan Erdoğan’ sloganları ile karşılamıştınız. Biz de seçimlerden 1’inci parti olarak çıkmıştık. Ülkemize hizmet etme şerefine nail olduk. Bunun için Afyonkarahisar’ın gönlümüzde ayrı bir yeri var. Afyon Türküsünde ne diyor, ‘Karahisar Kalesi yıkılır gelir, bir yiğitte sevdiceğin alamazsa, yaşları gözünden dökülür gelir. Yayladan gel allı gelin yayladan, kesme ümidini kadir Mevla’dan. Ver elini bayramlaşalım, karlı dağlar aşalım.’ Biz de nice karlı dağları aştık.

Ülkemizi, yolsuzluktan, yokluktan kurtardık. Ülkemizi, fersah fersah ilerilere taşıdık. Gezi dediler başaramadılar, 15 Temmuz dediler başaramadılar. Onlar bozmak için yaptılar, milletim inşa için yaptı, ihya için yaptı. Siyasetin dengeleri 3-5 demeçle bozulan, vesayet güçlerinin pençesinde inim inim inleyen, vatandaşın hizmeti mumla arayan ama bulamadığı bir ülkeydi Türkiye. Biz bu ülkeyi dünyanın 17’ncisi yaptık. Sadece bölgemizi değil, dünyanın en önemli güçlerinden biri olma yolunda ilerliyoruz. Tüm haksızlıklara, adaletsizlikleri, tüm saldırılara rağmen sadece kendimiz dimdik ayakta durur hale gelmedik. Dostlarımız içinde güvence haline geldik. Gönül coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza el uzatmaya çalışıyoruz. Çünkü biz kendisiyle birlikte tüm dostlarının, tüm insanlığının iyiliğini, huzurunu, refahını isteyen bir ülkeyiz. Çünkü biz Türkiye’yiz, bilerek bir masuma zarar vermektense, kendi hayatımızı tehlikeye atmaya göze alırız. Onun için maziden atiye giden bu uzun yolcuğun asla sonu yoktur. Rabbime bana böyle bir milleti nasip ettiği için ne kadar hamd etsem azdır. Bu ülke tıpkı sizlerin istediği gibi 15 yıl boyunca çok büyük başarılara imza attı. Biz kerameti kendinden görenlerden değiliz. Milletle birlikte çıktığımız bu yolda. Her başarının ardında milletimizin desteği ve duası olduğunu çok iyi biliyoruz. Bugün Afyon büyükşehir olma sınırına gelmiştir. Elbet bir sonraki seçimde Afyonkarahisar büyük şehir olma statüsüyle yoluna devam edecek. Geçtiğimiz 15 yılda eski parayla 18 katrilyon biz Afyonkarahisar’a yatırım yaptık” dedi.

Erdoğan, açılan bir pankartı okuyarak “‘Ölü dünya dirilmeyi bekliyor’ diyor Afyonlu gençler. İncir burada da var, zeytin burada da var. Bizler Mehmedimizle beraber Afrin’de yürüyoruz. Reis bizi Afrin’e götür sloganlarına korkaklar zafer anıtı dikemez. Mehmedimiz ‘düğüne gidiyoruz, düğüne’ diyor. Mehmedim aynı zamanda ne diyor ‘hedef Kızılelma’ Kızılelma belirli bir nokta değildir. Sonsuzluktur. İşte o sonsuzluğa doğru yürüyor. Bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Son nokta Allah’ın izniyle şahadettir. Şuanda sıkıntı yok olduğu anda bizler Başkomutan olarak hareket ettiğimiz anda beraber yürüyeceğiz” dedi.

Hayati Kanat – Ahmet Bilal Hamzaçebi – Ali Bayar – Mehmet Sıddık Yeşilırmak – Çağatay Gür
 

AK Parti Grubu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Bizi vururlarsa karşılık veririz” diyen Amerikalılara “Bunu diyenlerin ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş olmadıkları da çok açık” diyerek sert tepki verdi.

KILIÇDAROĞLU’NA…

 “Göğsünü gere gere, ağız dolusu bir ‘Evet, PKK da, YPG de, FETÖ de, DEAŞ da bir terör örgütüdür’ diyememektedir Bay Kemal. Eğer senin yüreğin varsa, ahlak noktasında siyasi ahlakın varsa, açıkça dersin ki, bunlar birer terör örgütüdür. Utanmadan şahsımla ilgili yalan söylüyor. ‘Hiçbir zaman Nusra’ya terör örgütüdür diyemedi’ diyor. Bir daha söyleyim, Nusra ve El Kaide bir terör örgütüdür. Ama senin kulağın var duymazsın, senin gözün var görmezsin, dilin, ağzın var ama sen hakikati söyleyemezsin. Kendine çekidüzen vermek yerine terör örgütlerinin elinde oyuncağa dönüştün.”

 HDP’YE SİVİL CEVABI

 “CHP’nin âdeta izini takip ettiği HDP adında bir de ikizi var. Son kongrelerinde İstiklal Marşı çaldırmadılar yine. Kahraman Mehmetçik hayatı pahasına çocuklara, kadınlara zarar gelmesin diye şehit olurken, HDP yandaşları her fırsatta, Türkiye’yi sivillere saldırmakla suçluyor. Eğer Türkiye’nin sivillere, mazlumlara zarar vermeme hassasiyeti olmasaydı, Afrin’i Allah’ın izniyle tek bir şehit vermeden, taş üstünde taş, omuz üzerinde baş bırakmadan şimdiye kadar çoktan almıştık. Bu zalimliği yapan pek çok ülkenin olduğunu da biliyoruz. Biz zalim değiliz. Asla olmadık, asla olmayacağız.”

KIBRIS’I UNUTMADIK

“Bu Yunanlılar gene şaşırdı maalesef. Ayrıca, Kıbrıs açıklarında faaliyet gösteren yabancı şirketlere, Rum tarafına güvenerek hadlerini ve güçlerini aşan işlere alet olmamalarını tavsiye ediyoruz. Bunların efelikleri, bizim ordumuzu, gemilerimizi, uçaklarımızı görene kadardır. Güney sınırlarımızda yanlış hesap yapanların senaryolarını nasıl Fırat Kalkanıyla, Zeytin Dalı operasyonuyla çok yakında Menbiç’te ve diğer bölgelerde atacağımız adımlarla bozuyorsak, onların hesabını da bozarız ve bozacağız. Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur.”

Kör müsün Amerika?

Bu nasıl NATO üyeliğidir, bu nasıl NATO’da beraber ortaklıktır. Eğer biz NATO’da berabersek, NATO’nun kendi yürüyen maddeleri, hükümleri ne ise Türkiye buna ne kadar uyması gerekiyorsa Amerika’nın da o kadar uyması gerekir, bunun da böyle bilinmesi lazım. Şunun da bilinmesini istiyorum Türkiye’de Cumhurbaşkanı olarak NATO eşittir ABD değildir. NATO’da tüm ülkelerin her biri Amerika ile eşittir. Bölücü örgütün mensuplarıyla yan yana poz verip de ‘Biz bunların PKK olduklarına dair bir işaret görmedik’ diyenler, kendileri kör veya aptal değillerse art niyetlidirler. ‘Bizi vururlarsa sert karşılık veririz diyenlerin’ ömürlerinde hiç Osmanlı tokadı yememiş oldukları da çok açıktır. Biz elbette onları kasıtlı olarak hedef almayacağız ama şimdiden ilan ediyoruz ki hemen yanı başlarında duranlardan başlayarak gördüğümüz her teröristi de imha edeceğiz, yok edeceğiz. O zaman sırtlarını sıvazladıkları teröristleri yanlarında bulunmasalar kendileri için daha iyi olduğunu anlayacaklar. Çünkü, teröristlerin yanlarında ne işleri olduğunun izahını en başta kendi kamuoylarına yapmaları oldukça zor olacaktır.

Türkiye Gazetesi