İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tarafından başlatılan soruşturmaya ilişkin yazılı basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada, ABD’nin Newyork Güney Bölge Mahkemesi’nde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hakkında devam eden yargılamada, avukat Cathy Fleming’in Newyork Güney Bölge Mahkemesinde 30 Ekim 2017 tarihinde vermiş olduğu yeminli ifadesinin yargılama dosyasına sunulan belge ve delillerin çalıntı, sahte içerikli ve kaynağı belli olmayacak nitelikte olduğunun tespit edildiği aktarıldı.

15 sayfadan oluşan yeminli ifadede bahsi geçen verilerin kim tarafında, ne şekilde elde edildiği ve mahiyetinin ne olduğu konusunda soruşturma başlatıldığı belirtildi.

ABD Adli Makamları’na Cumhuriyet Başsavcılığınca Adalet Bakanlığı’na yazılan 17 Kasım 2017 tarihli Adli Yardım talebini içerir resmi yazı ile ifadede bahsi geçen ve ABD’de yargılamada kullanıldığı anlaşılan belge, ses kaydı ve içeriklerin ne şekilde ve ne zaman elde edildiği, kim ya da kimlerden temin edildiği ve yazılı ifadelerin nelerden ibaret olduğunun sorulduğu vurgulandı.

Açıklamada, “Uluslararası iç hukuka açıkça aykırı olan bu eylemler nedeniyle New York Güney Bölgesi eski savcısı Preet Bharara ve savcı Joon H Kim ve diğer savcılık görevlileri hakkında soruşturma başlatılmıştır” denildi. 

Başak Akbulut

Savcı Preet Bharara, görevden alındı

Düzce Üniversitesi Sualtı Topluluğuna mensup 10 kişiden oluşan öğrenci grubu, Mersin’in Silifke ilçesi, Narlıkuyu Beldesi’nde Cumhuriyetimizin kuruluşunun 94. yılına özel dalışlar gerçekleştirdi. Yapılan dalış etkinliği hakkında bilgiler paylaşan Düzce Üniversitesi Su Altı Topluluğu Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Ahmet Bilir, “Cumhuriyet Bayramımızı kutlamak amacıyla Üniversitemiz öğrencilerinin katılımı ile 29 Ekim’de 29 metre derinliğe daldık ve ay yıldızlı şanlı bayrağımızı Akdeniz’in mavi suları altında dalgalandırdık” sözleriyle düşüncelerini dile getirdi.
Böylesine anlamlı günlerin ülke olarak bir bütün olmamız gerektiğini, bizlere bir kez daha hatırlattığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Ahmet Bilir, “Bu bilinçle Düzce Üniversitesi Su Altı Topluluğu olarak Cumhuriyet Bayramımızı derinlerde kutladık. Bunun yanı sıra dalışa yeni başlayan öğrencilerimize de üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde dalış sporunu ve sualtı zenginliklerimizi tanıtmak istedik” şeklinde konuştu.

Düzce Üniversitesi Su Altı Topluluğu Başkan Yardımcısı olan Arkeoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi Zeynep Gülaçar ise “Üniversitemiz Sualtı Topluluğu olarak 2017-2018 Akademik Yılı’nın ilk dalışlarını böylesine anlamlı bir günde Mersin’de gerçekleştirdik. Topluluğumuza üye farklı bölümlerde eğitim gören öğrenci grubumuzla Cumhuriyet Bayramımızı, cumhuriyet gençleri olarak sualtında coşkuyla kutlamanın gururunu yaşamaktayız. Bu etkinlikle birlikte aynı zamanda bröve almaya hak kazanan altı yeni arkadaşımızı da aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz” diyerek dalış etkinliklerini daha da artırmayı ve bu alanda Topluluklarını güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti.
 

Ali Yıldız
 

Girne çevre yolundan start alan 4 kilometre uzunluğundaki ‘Cumhuriyet Koşusu’na, çok sayıda sporcu katıldı. 18-24, 25-34 ve 34-55 yaş kategorilerinde düzenlenen yarışmada sporcular birinci olabilmek için ter döktü. GAU Lympic’te sona eren yarışmada dereceye giren sporculara madalyaları düzenlenen tören ile verildi.
GAÜ’nde her yıl Cumhuriyet Bayramı sebebiyle gerçekleştirilen ‘Cumhuriyet Koşusu’nun 12.’sine, GAÜ Rektörü Prof. Dr. Kutsal Öztürk, GAÜ Siyasal Bilimler Dekanı Prof. Dr. Aykut Toros, GAÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ferit Acar, akademisyenler, öğrenciler ve halk katıldı.

Koşu sonunda 18-24 yaş kategorisi bayanlarda Ayşe Küçükakça birinci olurken, Tülay Kuruçolak ikinci, Nurcan Akkaya üçüncü olarak yarışmayı tamamladı. 18-24 yaş kategorisi erkeklerde, birinci Mauhmaud Khalil, ikinci Tuncay İbrahimzade ve üçüncü Ramazan Erdem oldu. 25-34 yaş kategorisi erkeklerde birinci Ömer Aydın, ikinci Ozan Onur Erdoğan ve üçüncü Savaş Dursun olurken; 25-34 yaş kategorisi bayanlarda birinci Cansu Yıldırım Erdoğan oldu. 35-44 yaş kategorisi erkeklerde birincilik Mehmet Menek’in, ikincilik Tamer Isırgan’ın, ve üçüncülük de Yusuf Yıldırım’ın oldu.

GAÜ tarafından geleneksel olarak düzenlenen 12’inci ‘Cumhuriyet Koşusu’nda dereceye giren sporculara madalyaları GAÜ Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ferit Acar ve diğer spor eğitmenleri tarafından verildi.
 

Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarından gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 20 sanığın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi.
İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, gazeteci Ahmet Şık, muhasebe çalışanı Emre İper ve twitter’da “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu cezaevinden getirildi. Bazı tutuksuz sanıklar ile sanık yakınları da salonda hazır bulundu.

Duruşmanın başlamasının ardından mahkeme başkanı dosyaya gelen evrakları ve beklenen evrakları açıkladı. Bunlar arasında, Ahmet Kemal Aydoğdu ve Emre İper’in ByLock kullanıcısı listesinde oldukları belirtildi.

Sanık Emre İper’in avukatı söz alarak, ByLock iddiasına ilişkin Bilirkişi Adli Bilişim Mühendisi Tuncay Beşikçi’nin dinlenmesini talep etti. Talebin kabul edilmesi üzerine salona alınana Beşikçi, sanığa ait incelenen Android telefonun 9 Kasım 2013 tarihinde kullanıldığını ve bu telefonun hiç formatlanmadığını söyledi. Beşikçi, tüm yöntemleri denediğini ancak hiçbir ByLock emaresine rastlamadığını belirtti.
Sanığın telefonunda yaptığı incelemede, 3 Haziran 2014’te yüklenen bir müzik programında bir kod yer aldığını söyleyen Beşikçi “Freezy ya da Kıble programını yükleyen bilmeden Bylock IPsine bağlanıyor. O kod sayfaya giren her ziyaretçiyi ByLock sunucusuna yönlendiriyor. Siz müzik dinlemek isterken bir anda ByLock sunucusuna bağlanıyorsunuz. Bu müzik programı telefona 22 Haziran’da yüklenmiş, 3 gün sonra ByLock bu programda reklamını yapıyor, bir gün sonra ise ByLock’a bağlanıyor. Sonra da programı kaldırıyor. Bazı kıble programları da bu sunucuya yönlendirilmiş. ByLock örgüt tarafından geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Sanık hiçbir zaman ByLock kullanmadı. Sanığın telefonuna Freezy programı yüklenmiştir. Bu program örgüt üyelerince geliştirildi. Gerçek ByLock kullanıcılarıyla sunucuya yönlendirilenler kolayca ayrıştırılabilir. Bunu anlamak da çok kolay, sadece bir satır kodla anlaşılır” dedi. .

Taleplerin ardından görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Duruşmaya sanık avukatlarının beyanlarıyla devam ediliyor.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.
İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar , firari sanık İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar, sanıklar Güray Tekinöz ve Turhan Günay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 8,5 yıldan 22 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenmişti. Sonradan ana dosyayla birleşen iddianamede Cumhuriyet gazetesi muhasebe çalışanı Emre İper’in de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.

Başak Akbulut
 

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Serdar Ortaç konseri düzenledi. Ünlü sanatçı, Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve Tophane Parkı açılış töreni kapsamında muhteşem bir konser verdi. Konsere Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Milletvekili Mustafa Köse, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve eşi Ebru Türel, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz ve on binlerce Antalyalı katıldı.

Antalya’ya birliktelik yakışır
Konuşmasına İstiklal Marşı’nın son dörtlüğünü okuyarak başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, tüm Antalyalıların Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayıp, “94 yıl önce Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kurucu meclis üyelerini, sevgiyle saygıyla, rahmetle anıyoruz. Bu yıl Cumhuriyet Bayramımızı, her zamankinden daha büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Evvelki akşam film festivalimizin kapanış törenini yaptık. Festivalimizi bayram vesilesiyle Atatürk’e ithaf ettik. Antalya gibi bir Cumhuriyet şehrine böyle bir beraberlik yakışır” diye konuştu.

“Bizi bölemeyecekler”
Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Türel, “Dün bu meydanda Muratpaşa Belediyemizin düzenlediği kutlama törenine ben de katıldım. Bugün de milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, Muratpaşa Belediye Başkanımız ile hep birlikteyiz. Bu büyük beraberlik için bütün arkadaşlarımıza, Başkan Uysal’a ve hepinize teşekkür ediyorum. Ben senelerdir her fırsatta, Cumhuriyet ve Atatürk ile bizi bölemeyeceklerini ısrarla tekrarladım. Çünkü Cumhuriyet hepimizin, Atatürk hepimizin. Türkiye’yi senelerce Atatürk üzerinden bölmeye çalıştılar. Laik-dindar çatışması, Sünni-Alevi çatışması, Türk-Kürt çatışması çıkarmaya çalıştılar. Çok şükür bu büyük millet bütün bu oyunların üstesinden geldi. Siz de bugün şanlı bayrağımızın altında Cumhuriyeti kutlamak üzere en güzel birlik ve beraberliği gösteriyorsunuz. Hepinize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Cumhuriyet Meydanı adına yakışır hale geldi”
Cumhuriyet Meydanı ve Tophane Çay Bahçesi Düzenleme Projesini tamamladıklarını ifade eden Menderes Türel, “Sizlerden bir ricam var. Cumhuriyet Meydanı’nın eski fotoğraflarını internetten bulun inceleyin ve bugünkü haliyle karşılaştırın. Eskiden Cumhuriyet Meydanı derdik, fakat ortada meydan yoktu. Buradan yol geçerdi ve sadece küçük bir saha vardı. Burada ilk meydan düzenlemesini 10 sene önce yapmıştık. Bu yıl Mart ayından bu yana büyük bir inşaat yaptık. 15 milyon liralık yatırımla, Cumhuriyet Meydanımızı 4 bin 700 metrekareden 6 bin 700 metrekareye çıkardık. Meydana yeni alt yapı kurduk, aydınlatma sistemi yaptık, ağaçlar dikip, çevresini yeşillendirdik. Cumhuriyet Meydanı adına yakışır bir meydan oldu. Hem büyük bir meydan hem güzel bir park kazandık. Artık meydanımızda akşamları da etkinlikler yapılabilecek, ayrıca merdivenli bölümü de kazanmış olduk” ifadelerini kullandı.

“Cumhuriyet meydanı bizi birleştirdi”
Büyükşehir Belediye Başkanı Türel, “Engelli kardeşlerimizi de düşündük ve meydanımızı engelsiz meydan haline getirdik. Tophane kısmını geleneğimize uygun olarak muhafaza ettik. Çalışmalar sırasında Antalyamızı Türk yurdu yapan Gıyasettin Keyhüsrev zamanında yapılan burç temeli de ortaya çıktı. Tarihimize sahip çıktık, tarihi burç temelini koruduk, görülsün diye üzerini cam yaptık. İşte Cumhuriyet Meydanımız, Antalya’nın fatihi Selçuklu Sultanı Keyhüsrev ile Çanakkale kahramanı Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ü birleştirmiştir Cumhuriyet Meydanımız bugün bizi birleştirmiştir. Cumhuriyet Türkiye’yi birleştirmiştir” dedi.

“Yaşasın Cumhuriyet yaşasın Antalya”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hiç şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel yeridir” sözünü hatırlatan Türel, “Antalya ile gurur duyun, Antalyalı olmaktan, Antalya’da yaşamaktan, çalışmaktan gurur duyun. Antalya Roma şehri olarak kurulmuş, Selçuklu şehri olmuş, Osmanlı şehri olmuştur. Antalya büyük bir Cumhuriyet şehridir. Antalya’nın geleceği de büyük olacaktır. Atatürk’ün, ‘Antalya dünyanın en güzel yeridir’ sözü bizim için büyük bir görev ve hedeftir. Antalya çağdaş uygarlık hedefine yürüyen, dünyanın en güzel yeri olma hedefine yürüyen bir şehirdir. Hep birlikte Antalya’yı dünyanın en güzel şehri yapacağız. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Antalya” diye konuştu.

Türel piyano başında
Konserde, Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Antalya Milletvekili Mustafa Köse, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve eşi Ebru Türel, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz sahneden Antalyalıları Türk bayraklarıyla selamladı. Ardından Başkan Menderes Türel piyano başına geçti ve Serdar Ortaç’la memleketim şarkısını söyledi. Başkan Türel ve Ortaç’a Antalyalıların oluşturduğu dev koro eşlik etti.
 

Cumhuriyet Bayramı töreni Valilik makamında Vali Vekili Mehmet Halis Aydın’ın, tebrikleri kabulüyle başladı.
Tören daha sonra Valilik önünde devam etti. Vali Vekili Mehmet Halis Aydın, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Turan İnan, Belediye Başkan Vekili Ferit Yenice ile birlikte tören alanını araçla dolaşarak öğrencilerin ve vatandaşların bayramı kutladı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Vali Vekili Mehmet Halis Aydın yaptı.

Vali Vekili Mehmet Halis Aydın, “Bugün Cumhuriyetimizin 94’üncü yıldönümüne ulaşmanın onurunu ve mutluluğunu bir kez daha millet olarak birlikte yaşıyoruz. Cumhuriyetimiz; büyük bir çınarın küllerinden filizlenmiştir. Ecdadımız, Kurtuluş Savaşı’nda insanlık tarihinin en haksız işgallerinden birini bertaraf etmiştir. Memleketin dört bir yanında insanımızın başlattığı kurtuluş mücadelesi destansı bir başarıyla sonuçlanmıştır. Cumhuriyet, evlatlarını savaşlarda şehit vermiş bir milletin azim ve kararlılığının sonucudur. Milletin yeniden ayağa kalkışının, şahlanışının, vatandaşlığa geçişinin eseridir” dedi.

Vali Vekili Aydın, “Cumhuriyetin ilanı, sadece bir yönetim değişikliğinden ibaret değil, milletimizin sahibi olduğu coğrafyadaki bin yıllık asil duruşunun, yeni ve çağdaş zihniyetinin de bir tezahürüdür. Cumhuriyet, eşit vatandaşlığı ve hukukun üstünlüğünü temel almış, milli egemenliği esas alan bir modelleme oluşturmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün veciz sözünde ifadesini bulduğu gibi, “Türk milletinin karakterine ve âdetlerine en uygun olan yönetim, cumhuriyet yönetimidir. Cumhuriyet, aklı rehber edinen vatandaşlık anlayışıdır. Kişisel hakların olabildiğince genişlemesidir. Sağlıklı bir üretim, atılım ve kalkınmanın da anahtarıdır. Cumhuriyet, bizlere emanet edilmiş hayati önemde bir değer ve vazgeçilmez bir mirastır. Bu ülkenin temelindeki önemli bir harçtır. Bağımsızlık yolunda kenetlenmiş ellerin tarihi ve ortak bir var oluşun ortak yaşama kararlılığıdır. Birlik ve beraberlik içerisinde top yekün milletçe büyük fedakarlıklarla kurduğumuz Cumhuriyetimizin ulaştığı seviye, gurur vericidir. Bugün Türkiye, demokratikleşme, insan hakları ve kalkınma konusunda attığı cesur adımlarla birçok coğrafyaya örnek olmuştur. Milletlerin tarihlerinde önemli kader anları vardır. Bu kader anları aynı zamanda birer sınavdırlar. Tarih serüveni boyunca birçok sınavdan geçmiş olan milletimiz, 15 Temmuz’da da bu anlardan birini yaşamıştır.

Milletimizin sağduyusu, birlik ve beraberliği, tek vücut olmasıyla, demokrasi ve Cumhuriyete sahip çıkmasıyla, bu badire çok şükür atlatılmıştır. Aziz milletimiz bugün 15 Temmuz’daki dik duruşuyla eskisinden daha da güçlüdür. Türkiye Cumhuriyeti’nin birliğine, dirliğine ve bütünlüğüne kasteden hainler şunu çok iyi bilmelidirler ki; bu anlayış sahipleri ne yaparsa yapsın, karşılarında “Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” düşüncesini özümsemiş milletimizin, birlik-beraberlik içerisindeki dik duruşunu bulacaklardır. Devletin gücünü hukukun üstünlüğü ile tanımlayan ve tüm vatandaşlara yönetimde eşit söz ve temsil hakkı tanıyan Cumhuriyet rejimi, bu yönüyle devlet-millet bütünleşmesini tam manasıyla sağlamıştır. Cumhuriyetin verdiği güç sayesinde Türkiye, uluslararası camiada önemli bir yere sahip olmuştur. Bugün olduğu gibi gelecekte de Cumhuriyetimizi, bağımsız ve güçlü bir dünya devleti olarak yaşatmak için hepimize büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu kutsal topraklar üzerinde bizlere hür ve bağımsız yaşama onuru kazandıran, günümüzde de mücadele etmeye devam eden ve bu uğurda her türlü fedakarlığa katlanarak canlarını feda eden Aziz Şehitlerimizi ve Gazilerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum” diye konuştu.

Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri daha sonra öğrencilerin şiir okuması ile devam etti. Etkinlikte Cumhuriyet Koşusunda dereceye giren öğrencilere Vali Vekili Mehmet Halis Aydın, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Turan İnan ve Belediye Başkan Vekili Ferit Yenice tarafından madalyaları verildi. Cumhuriyet Bayramı töreni, müzik sunumu, öğrencilerin folklor gösteri ve resmigeçit töreniyle son buldu.

Işık Çapanoğlu
 

Valilikten yapılan açıklamaya göre, Cumhuriyetin 94. yıldönümü kutlama programları kapsamında; 29 Ekim Pazar günü aralıklarla etkinlikler sona erene kadar, Cumhuriyet Caddesi, Tren Garı Kavşağı ve yan varyantları, Dögol Caddesi, Celal Bayar Bulvardan Kazım Karabekir Caddesine dönüş ve tüm varyantları, GMK Bulvarı, Fevzi Çakmak Caddesi, Anıt Caddesi, Gençlik Caddesi, Akdeniz Caddesi, Ulus Meydanı, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Meydanı, Baruthane Kavşağı, Sıhhiye Meydanı, 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı, Akay Kavşağı, Genelkurmay Kavşağı ve açılan tüm cadde ve sokaklar, Atatürk Bulvarı (Ulus Meydanından Kavaklıdere Polonya Caddesi kesişimine kadar ve ayrıca açılan tüm cadde ve sokaklar), Cumhuriyet Caddesi (Ulus Meydanı ile Talatpaşa-Hipodrom Caddesi kesişimine kadar), İstanbul Caddesi (Kazım Karabekir Caddesi kesişiminden Prof. Dr. Necmettin Erbakan Meydanına kadar açılan tüm cadde ve sokaklar), Çankırı Caddesi ve açılan tüm cadde ve sokaklar, Necatibey Caddesi, Sezenler Sokak, Ziya Gökalp Caddesi (15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı ile Kolej Meydanı arası ve açılan tüm cadde ve sokaklar), GMK Bulvarı (15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı ile Anadolu Meydanı arası ve açılan tüm cadde ve sokaklar), Meşrutiyet Caddesi (Atatürk Bulvarı ile Mithatpaşa Caddesi arası açılan tüm sokaklar), Olgunlar Caddesi (Atatürk Bulvarı ile Kızılırmak Caddesi arası açılan tüm sokaklar), Milli Müdafaa Caddesi ve açılan tüm cadde ve sokaklar, Dikmen Caddesi (Genel Kurmay Kavşağı ile Çetin Emeç Bulvarı kesişimi arası açılan tüm cadde ve sokaklar), İsmet İnönü Bulvarı (Akay kavşağı ile Necatibey Caddesi arası), Esat Caddesi (Akay Kavşağı ile Atatürk Bulvarı arası alt geçit dahil) ve Tunus Caddesinin (Atatürk Bulvarı ile John F. Kennedy Caddesi arası açılan tüm sokaklar) çift yönlü olarak araç trafiğine kapatılacak.
 

Türkiye Klasik Otomobil Kulübü gerçekleştirilen 2017 yılının son rallisi olan ’29 Ekim Cumhuriyet Rallisi’ Sakarya’nın Sapanca İlçesinde başladı. Yaklaşık iki gün sürecek olan yarışmaya çevre illerden 30 araç katılırken, 17 araç ise şampiyonluk için yarıştığı belirtildi. Yarış hakkında kısaca bilgi veren Türkiye Klasik Otomobil Kulübü Genel Başkanı Aydın Harezi, “Türkiye Klasik Otomobil Kulübü’nün düzenlemiş olduğu Cumhuriyet Bayramı Rallisi’ne başlıyoruz. Bu ralli her sene 3 tane yaptığımız rallisinin en sonuncusudur. Ama en önemli rallisi diyebiliriz. Hem Cumhuriyet rallisi olması açısından FBA sınıfının rallisi olduğu için Türkiye Şampiyonası’na en yüksek puanı verecek olan rallidir. Hava başlangıç için harika. İlerleyen saatlerde de güzel olmasını ümit ediyoruz. Yarışmacılarımızın çoğu çok tecrübelidir. Herkese mutlu, sağlıklı, kazasız bir ralli olsun diliyorum. Ralliye yaklaşık 30 araç katılıyor. Bunların 17 tanesi şampiyonluk için yarışıyor. Pazar günü sonunda belli olacak kimlerin şampiyon olduğu” dedi.

Sakarya’dan yarışmaya katılan Ayhan Arslan ise, “Sakarya’dan bu güzel yarışmaya katılıyorum. İlimizi temsilen geldik. Yarış esnasında inşallah güzel görüntüler göreceğiz. Bakalım sonucu güzel olur inşallah” diye konuştu.

Konuşmaların ardından yarışmacılar gerekli kontrolleri yapıldıktan sonra tek tek yarışa başladı.

Remzi Şimşek

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, geçtiğimiz haftalarda tutuklanan ve ABD-Türkiye krizine neden olan ABD Konsolosluğu çalışanı Metin Topuz’un ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmediği iddialarına ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, 17-25 Aralık yargısal darbe girişimini gerçekleştiren şüpheliler ve irtibatlarının tespitine yönelik soruşturma kapsamında, 25 Eylül 2017 tarihinde Metin Toğuz hakkında yakalama, gözaltına alma, arama ve el koyma kararı verildiği hatırlatıldı. Şüphelinin bu doğrultuda aynı gün gece saatlerinde Kadıköy’deki evinde yakalandığı, yapılan aramada 1 adet iphone, Samsung, Blackberry marka cep telefonları, 1 adet sim kart, 3 adet flash bellek, 1 adet Samsung harici hard disk, 1 adet fotoğraf makinesi, 1 adet CD, 1 adet DVD ve 1 adet tablet bilgisayara el konulduğu, bu cihazların incelemesinin devam ettiği bildirildi.

GÖZALTINDAYKEN 3 KEZ AVUKATIYLA GÖRÜŞTÜRÜLDÜ

25 Eylül 2017 tarihinde 7 günlük gözaltı kararı alınarak emniyete götürülen şüphelinin durumunun eşi Ayşe Öznur Topuz’a iletilidği, suçlamanın “FETÖ Silahlı Terör Örgütüne üye olmak” olması nedeniyle ilgili KHK gereği gözaltı sürecinde 5 gün avukatlarıyla görüşmesinin kısıtlandığı ifade edildi. Şüpheli hakkında 2 Ekim 2017 tarihinde 3 günlük ek gözaltı kararı alındığı, bu durumun da avukatına iletildiği, gözaltındaki şüphelinin 30 Eylül, 2 Ekim ve 3 Ekim tarihlerinde avukatlarıyla görüştürüldüğü ve bu hususun tutanakla kayıt altında olduğu vurgulandı.

HAKİMLİK SORGUSU DA AVUKATI EŞLİĞİNDE YAPILDI

Şüpheli Topuz’un 3 Ekim 2017 tarihinde emniyet sorgusunun avukatı eşliğinde alındığı, bu sorgunun saat 23.50’de tamamlandığı, 4 Ekim 2017 tarihinde İstanbul Adalet Sarayı’na gönderilen şüphelinin, “Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya teşebbüs, devletin gizli kalması gereken bir kısım siyasal ve askeri bilgilerini temin etmek, FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından hakimliğe sevk edildiği anlatıldı. Hakimlikte yine avukatları eşliğinde alınan ifadesi alınan şüphelinin tutuklanarak önce Metris Kapalı ceza İnfaz Kurumu’na, oradan da Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakledildiği, şüphelinin hala Silivrii Cezaevi’nde tutuklu olduğu belirtildi.

Tüm terör suçlarında olduğu gibi şüpheli Metin Topuz’un da cezaevinde bulunduğu süre içerisinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 6’ıncı maddesi uyarında aile efradı ve müdafileri haricinde diğer kişiler ile görüşme hakkının kısıtlandığı ancak haftada bir olan müdafii ve ailesiyle görüşme hakkı tanındığı anlatıldı.

AVUKAT BUGÜN METİN TOPUZ İLE GÖRÜŞECEK

Gerek aile fertleri gerekse avukatları tarafında herhangi bir görüşme isteğinin gerçekleşmemesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile 11 Ekim 2017 tarihinde eşi Ayşe Öznur Topuz ve avukatının Silivri Cezaevi idaresi tarafından aranarak gerekli bilgilendirme yapıldığı vurgulanan açıklamada, yapılan görüşme sonucu şüpheli avukatının bugün müvekkiliyle görüşeceği şeklinde yanıt alındığı ifade edildi.

Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin aralarında Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın bulunduğu 20 şüphelinin “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi. Duruşmada sanık Yusuf Emre İper’in savunmasının ardından tanık beyanları alındı. Ardından savcı, mütalaasını açıklayarak tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper, Ahmet Kemal Aydoğdu, Murat Sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Bunun üzerine sanık avukatları savcının mütalaasına ilişkin söz alarak müvekkilleri tahliyelerini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper, Ahmet Kemal Aydoğdu, Murat Sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Diğer yandan üye hakimlerden birinin sanıklardan Kadri Gürsel’in tahliye edilmesi yönünde görüş bildirdiğini de salonda açıklayan mahkeme heyeti, duruşmanın 25 Eylül’de Çağlayan’da görülmesine karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “Silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti. 

Gamze Erdemir – Alper Korkmaz