Adana’da engelli Agit Acun’u dolmuşta darp ettikleri iddiasıyla 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başlandı. İlk duruşmaya tutuklu sanıklar Ahmet B., Ahmet G., Çağrı Can Ç., tutuksuz sanık İsmail K. ile mağdur Agit Acun ve avukatları katıldı. Mahkemede savunması alınan tutuklu sanıklardan Ahmet B., Agit Acun’un engelli olduğunu bilmediğini ve Agit’in Ahmet G.’ye yumruk attığını ileri sürerek, Agit Acun’un dolmuşta tahrik edici el hareketleri yaptığını, tutuksuz sanık İsmail K.’ya ‘Arkadaşa sor bir sıkıntı mı var’ dediğini, İsmail’in de Acun’un sırtına dokunmasıyla olayın gerçekleştiğini ve pişman olduklarını söyledi.
Dolmuşa binen şahısların seslerini duymadığını söyleyen Acun ise, kulağı işitmiyor diye hareket yaptığını belirterek, “Birisi omzumdan çekiştirdi. Birisi eliyle kafama bastırdı. Ondan sonra üzerime geldiler ve beni darp ettiler. Sonrasında ben de kendimi korumaya çalıştım. Onlar bana yumruk savurdu. İlk olarak seslendiler. Ben hiçbir şey yapmadım. Zaten hiçbir şey duymuyorum” dedi.

Agit Acun sanıklardan şikayetçi olduğunu dile getirdi
Mahkeme heyeti, sanıklar Ahmet B., Ahmet G. ve Çağrı Can Ç.’nin 1 yıl 10’ar ay hapis cezası ile cezalandırılarak tahliyelerine, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verdi. Tutuksuz sanık İsmail K. ise beraat etti.
Mahkemenin kararının ardından davaya müdahil olan Adana Barosu Başkanı Veli Küçük yaptığı açıklamada, “Öldüresiye yapılan saldırının davasının ilk duruşması bugün gerçekleşti. Eksiklikler olmadığı için, tüm sanıklar hazır olduğu için, tanıkla müşteki hazır olduğu için delillerin tamamı toplandı ve mahkeme bugün bir karar verdi. Verilen karar ne yazık ki ödül gibi bir ceza. Toplumumuzun vicdanını rahatlatmayan bir karar. 3 sanık hakkında alt limitten bir miktar uzaklaştırılarak 1 yıl 10’ar ay hapis cezası verildi. Verilen ceza hükmü açıklanmasının ertelenmesine karar verilerek ertelendi. Sanıklardan 1’i hakkında da beraat kararı verilerek tutuklu sanıkların tahliyesine karar verildi” diye konuştu.
Mahkemeye ayrıca Agit Acun’un vekili olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili Adana Barosu Başkanı Avukat Veli Küçük ve Aydın Barosu Engelli Hakları Komisyonu katıldı.

Elif Ayşenur Bay 

 

Maltepe’de 2013 yılında gösteri yapan gruba yönelik silahlı saldırıda Hasan Ferit Gedik’in ölümü ve 3 kişinin yaralanmasına ilişkin 5’i tutuklu 35 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.
İstanbul Anadolu 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Mert Kazan, Şahin Eren, Ferhat Keleş, Hakan Taşhan ve Zafer Turhan cezaevinden getirilirken, 8 tutuksuz sanık taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Duruşmaya Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Meray ile yakınları da katıldı.
Duruşmada söz alan sanıklar ve avukatları mahkemeden tahliyesini talep etti.

Hasan Ferit Gedik davasında 3 sanık 25’er yıl hapse çarptırıldı

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, sanıklar Şahin Eren, Hakan Taşhan ve Doğukan Çep’i “kasten öldürme’ suçundan 25’er yıl hapse çarptırdı. Ayrıca, mahkeme heyeti 3 sanık hakkında mağdurlar Gökhan Aktaş, Abdullah Kıyak ve Yalçın İleri’ye yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs” suçunu işlediği gerekçesiyle 22’şer yıl 6’şar ay hapis cezası verdi. Mahkeme, sanıklar Zafer Turhan, Mesut Turhan ve Yakup Dalkılıç hakkında örgüt yöneticiliği suçundan, kesin ve yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraatlarına karar verdi. 24 sanığı, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak” suçundan 2’şer yıl 6’şar ay hapse çarptıran mahkeme, 10 sanık hakkında aynı suçtan beraat kararı verdi.

3 sanık hakkında tahliye kararı

Tutuklu sanıklar Mert Kazan, Ferhat Keleş ve Zafer Turhan’a verilen hapis cezalarının miktarları ve tutuklu kaldıkları süreyi de göz önüne alarak tahliyelerine karar veren mahkeme, sanık Göksel Kesici’nin, yargılama sürecinde vefat ettiği için hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine hükmetti.

25 yıl hapse çarptırılan sanık hakkında yakalama kararı

Öte yandan, Hasan Ferit Gedik’i öldürdüğü iddiasıyla 25 yıl hapse mahkum edilen Doğukan Çep hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar verildi.

Olayın geçmişi

Maltepe Gülsuyu’da 2013 yılı Eylül ayında gösteri yapan gruba silahla ateş açılması sonucu Hasan Ferit Gedik hayatını kaybetmiş, 3 kişi de yaralanmıştı.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 5’i tutuklu 35 sanığın 11 yıl ile 269 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılmaları istenmişti. 

Cenk İşver – Gamze Erdemir

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun MİT Tırları’nın durdurulmasına ilişkin görüntüleri yayınlaması için Can Dündar’a verdiği iddiasıyla İstinaf Mahkemesi’nde yargılandığı davanın üçüncü celsesi görüldü.

BERBEROĞLU ’SEGBİS’ İLE BAĞLANDI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’inci Ceza Dairesi’nde kapalı olarak görülen duruşmaya, tutuklu sanık Enis Berberoğlu, Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanırken, avukatları Murat Ergün, Yiğit Acar ve Zeynel Öztürk, eşi Oya Berberoğlu ile kızı Dilara Berberoğlu da salonda hazır bulundu. Duruşmaya Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı (MİT) avukatı Fuat Midas, Ümit Ulvi Canik ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın avukatı Sara Kanalka ve Hatica Özay da katıldı.

25 YIL HAPİS CEZASI KARARI BOZULDU

3,5 saat süren duruşmanın ardından 2’inci Ceza Dairesi kararını açıkladı. Daire kararında, yerel mahkeme olan İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık Enis Berberoğlu’na “devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk maksadıyla açıklama” suçundan verilen 25 yıl hapis cezası kararını bozdu.

Mahkeme, sanık Enis Berberoğlu’nun eyleminin “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçunu oluşturduğunu belirterek ve sanığın geçmişi, eğitim ve bilgi düzeyi, konumu, suça konu görüntü ve bilgilerin içeriğinin yayınlanmasının meydana getireceği sonuçları öngörebilme durumuna rağmen bilgileri açıklamış olması ve buna bağlı kastının yoğunluğunu dikkate alarak sanık Berberoğlu’nun 7 yıl hapisle cezalandırılmasına hükmetti.

Ardından sanığın geçmişi, sabıkasız oluşu ve geleceği üzerinde etkisini dikkate alan mahkeme, sanığın cezasında indirime giderek 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı ve tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Ayrıca daire kararında, sanığın işlemiş olduğu eylemin terör ve terör amacı ile işlenen suçlardan olmaması nedeniyle cezada artırım yapılmasına yer olmadığını tutanağa geçirdi.

Kararın ardından duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Enis Berberoğlu, “25 yılla başladık, 5 yıla kadar düştük. Moralinizi bozmayın arkadaşlar” dedi.

OLAYIN GEÇMİŞİ

MİT Tırlarının durdurulmasına ilişkin görüntüleri yayınlaması için Can Dündar’a verdiği iddiasıyla Enis Berberoğlu hakkında “Devletin gizli kalması gereken bilgi ve belgelerini askeri ve siyasal casusluk amacıyla temin etme” ve “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından 20 yıldan 30 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucunda mahkeme önce Enis Berberoğlu’nu, “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal ve askeri casusluk maksadıyla açıklamak” suçundan müebbet hapse çarptırmış, ardından ‘cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususları, sanık lehine takdiri hafifletici sebep’ olarak niteleyerek Berberoğlu’nun cezasını 25 yıla indirmişti.

Karara itiraz eden Enis Berberoğlu’nun avukatı İstinaf Kanun yoluna başvurdu. İstinaf mahkemesi, kararı bozarak Berberoğlu’nun yerel mahkeme olan İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanmasına hükmetti. İstanbul 14’cü Ağır Ceza Mahkemesi, bozma kararını usul ve yasaya aykırı bularak , dosyayı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’ne iade etti ve Enis Berberoğlu’nun yargılanmasına İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi’nde yeniden başlandı.

Gamze Erdemir – Cenk İşver 

Atalay, “Bu dava çocuk davası, para davası değil. Caner gelip oğluna sahip çıksın” diye bağırken gerginlik üzerine salonu terk eden hakim tarafların tartışmayı bitirmesi üzerine, “Yargılama gestapo gibi olmamalı” diyerek tarafları uyardı. 

Beşiktaşlı futbolcu Caner Erkin’in, oğlu Çınar Erkin’in velayetinin eski eşi Asena Atalay’dan alınarak kendisine verilmesi için açtığı davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 11’inci Aile Mahkemesi’nde görülen duruşmaya davalı Asena Atalay avukatıyla birlikte katılırken, Caner Erkin’i avukatları temsil etti.

Tanıkların dinlenildiği duruşmada zaman zaman gergin anlar yaşandı. Tanık olarak dinlenilen Asena Atalay’ın kardeşi Alican Atalay, Caner’in oğlunu ayda bir kez gördüğünü, ablasının hayatını çocuğuna göre ayarladığını ve sevgilisinin olmadığını söyledi.

“Böyle yaparsanız bu dava çocuk reşit olana kadar sürer”

Tanık dinlemesi sırasında taraflar arasında sık sık ağız münakaşı yaşanınca mahkeme hakimi, “Siz böyle yaparsanız bu dava çocuk reşit olana kadar sürer” dedi. Bunun üzerine Asena Atalay’da ‘Keşke reşit olana kadar sürse de Caner korkudan iki hafta da bir oğlunu görse” dedi.

Atalay, Caner Erkin’in duruşmalara katılmadığını söylemesi üzerine Erkin’,in avukatları ‘avukatları olarak bizler buradayız” dedi. Bu sözlere tepki gösteren Atalay yerinden kalkarak, “Bu dava çocuk davası. Para davası değil. Caner gelip davasına sahip çıksın” diye bağırdı.

Bir süre devam eden gerginlik sırasında Asena Atalay, “Caner için hiçbir zaman kötü bir şey demedim. Çocuğumun babasıdır” dedi.

“Asena anne olarak hisleriyle konuşuyor ama avukatlar saygılı olmalı”

Hakim kürsüyü defalarca yumruklayarak tarafları susturmaya çalıştı. Ancak tarafların bağırarak kavga etmeleri üzerine hakim mahkeme salonunu terk etti. Gerginliğin yatışmasının ardından salona gelen hakim taraflara nasihatte bulunarak, “Sizi tutuklama ve bir hafta yatırma yetkim var. Ama gestapo gibi yargılama istemiyorum. Ben magazini bilmem hakimim. Kararlarımla konuşurum. Asena anne olarak hisleriyle konuşuyor. Ama avukatlar saygılı olmalı” dedi.

Hakim daha sonra duruşmayı erteledi. 

Yusuf Melikoğlu
 

Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın makam odasında şehit edilmesine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan bir şüpheli tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkemeye sevk edilen şüphelinin, eylem talimatını yurt dışından getiren ve başka bir terör saldırısı sırasında ölü olarak ele geçirilen Berna Yılmaz’ı, yurt dışı için vize almak maksadıyla muhasebeciliğini yaptığı şirkette çalışan olarak gösterdiği kaydedildi.
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın makamında DHKP/C’li teröristlerce şehit edilmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.
Soruşturma kapsamında şehit savcıya düzenlenen eylemin talimatını yurt dışından getiren ve sonraki bir eylemde ölü olarak ele geçirilen Berna Yılmaz’ın yurt dışı çıkış işlemleri için vize almasını sağlayan ve muhasebeciliğini yaptığı şirkette çalışmış gibi gösteren M. Ö. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sabah saatlerinde savcılığa sevk edilen M.Ö., ‘Silahlı Terör Örgütü’ne Yardım Etme’ suçundan tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan sevk yazısında şüpheli M.Ö’nün, 31 Ocak 2015 tarihinde Atatürk Havalimanı’ndan yurt dışına çıkış yapan, 14 Mart 2015 tarihinde Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan yurda giren ve yurt dışında iken DHKP/C’nin Parti Okulu Yapılanması’nda örgüt yöneticilerinden aldığı ve ağzında getirdiği SD Kart içerisinde yazılı Cumhuriyet Savcısı’nın öldürülmesi eylem talimatını örgütün yapılanmalarından Halkın Hukuk Bürosu vasıtasıyla eylemlcilere ileten Berna Yılmaz’ı, muhasebeciliğini yaptığı Tuzla’da bulunan şirkette çalışmış gibi sigortalı olarak gösterdiği kaydedildi.
Savcılık sevk yazısında, işe giriş tarihinin 16 Ekim 2014, işten çıkış tarihinin ise dikkat çekici olarak Cumhuriyet Savcısı Kiraz’ın şehit edildiği eylemin tarihi 31 Mart 2015 olduğu aktarıldı. Ayrıca Tunceli kırsalında öldürülen örgüt mensuplarından Kenan G.’nin de aynı şekilde şirkette çalışmış gibi gösterildiği aktarıldı.
Sevk yazısında, M.Ö’nün, terör örgütsel arşiv araştırma sonucunda 1992 yılında güvenlik güçlerine taşlı ve Molotof kokteyli saldırıda bulunan bir grup arasında olduğu bilgisine yer verildi. Sevk yazısında muhtelif tarihlerde kendisinin de iltisaklı olduğu örgüt mensuplarının örgütsel amaçlarla yurt dışına çıkmaları için muhasebecilik işini kullanarak sigortalı gibi göstermek suretiyle vize almalarını sağladığı belirtildi. Savcılık bu nedenlerle M.Ö’nün üzerine atılı ‘Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme’ suçundan tutuklanmasını talep etti. 

Fethullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki hain ve kanlı darbe girişimi sırasında, Isparta’daki Tugaydan çıkacak olan araçlarla Eğirdir Dağ Komando Okulu’nda eğitim gören 700 Harbiyeliyi Ankara’ya sevk edecekleri iddiasıyla, 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan 9’u tutuklu 21 sanıklı davada sanık avukatlarının esasa ilişkin savunmaları bugün tamamlandı.

Aralarında Isparta eski Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanı Tuğgeneral Mustafa Kurutmaz ile eski Erkan Başkanı Orhan Yılmaz’ın da tutuklu sanık olarak bulunduğu dava, güvenlik gerekçesiyle Isparta Adliyesi Konferans Salonu’nda görüldü. Duruşmayı takip etmek üzere adliyeye gelen sanık yakınları, polis ekipleri tarafından kapı girişinde arandıktan sonra içeri alındı.

SEGBİS ile duruşmaya katıldılar

Duruşmaya eski Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanı Tuğgeneral Mustafa Kurutmaz ile Merih Özşahin (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) SEGBİS aracılığıyla katılırken, tutuklu sanıklar İlhan Çağrı Kayaoğlu, Ahmet Nazif Şahinoğlu, Nurhan Baran, Ahmet Yıldırım, Orhan Yılmaz, Cumhur Keyik, Hüseyin Seçkin Eraslan ile tutuksuz sanıklar ve sanık avukatları da salonda hazır bulundu.

Sanıklara son sözleri sorulacak

Isparta Adliyesi’nde bugün akşama kadar devam eden oturumda, sanık avukatlarının savunmaları tamamlandı. Mahkeme Heyeti, sanık avukatlarından sonra davanın 1 numaralı sanığı konumundaki eski Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi Komutanı Tuğgeneral Mustafa Kurutmaz’a son sözünü sordular.

Sanık Kurutmaz’ın son sözü ile tamamlanan bugünkü oturuma, mahkeme heyeti tarafından yarın saat 09.00’a kadar ara verildi.

Feti Kılıç
 

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Davanın bugünkü celsesinde esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmayan bazı sanıkların beyanları alındı. Daha sonra Mahkeme Başkanı Zikrullah Özbağ, sanıkların son sözlerini sordu. Suçsuz olduklarını öne süren sanıklar, beraat talebinde bulundu. Duruşmaya verilen 2 saatlik aranın ardından mahkeme heyeti nihai kararını açıkladı. Mahkeme, sanıklar Ahmet Balaban, Halit Kabil, Ümüt Arif Bağ, Dursun Varlı, Mehmet Sağlam, Murat Güler, Hüseyin Çakıroğlu, Burak Erhan, İzzet Henek, Fatih Ceylan, Harun Yıldız, Ramazan Gürkaynak, Fikret Girgin ve Özalp Yeşil’in “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Sanıklar Türkay Bilge, Soner Erol, Umut Taşçı, Süleyman Ektaş, Veli Tüven, Murat Yeşilyurt ve Emre Demir’i de aynı suçtan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptıran mahkeme, takdir indirimine giderek cezayı müebbet hapse çevirdi. Sanık Mustafa Güngör’e anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren heyet, takdir indirimine giderek cezayı 12 yıl 6 ay hapis cezasına çevirdi. Mahkeme ayrıca sanıklar Ahmet Balaban, Halit Kabil, Ümüt Arif Bağ, Dursun Varlı, Mehmet Sağlam, Murat Güler, Hüseyin Çakıroğlu, Burak Erhan, İzzet Henek, Fatih Ceylan ve Ramazan Gürkaynak’a “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan 12 yıl, sanık Emre Demir’e ise aynı suçtan 10 yıl hapis cezası verdi.

Mahkeme, dijital materyallerin çözümlerinin gelmemiş olmasından dolayı sanıklar Temel İlter Pala, Emre Kahraman, Eray Hazır, Mustafa Çokangın ve Yücel Fındık’ın dosyasının ayrılmasını kararlaştırdı. Söz konusu 5 sanığın yargılanmalarına devam edilecek.

Savcı ayrıca bu sanıklardan, darbe girişimi esnasında İstanbul’da şehit düşen vatandaşların ölümünden sorumlu olduğunu değerlendirdiği 5 sanığın ise 88’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. 

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimine ilişkin, aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, 6 general ve 17 subayın bulunduğu, 9’u firari 14’ü tutuklu 24 sanığın yargılandığı İstanbul’daki “ana darbe” davasına devam edildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri’de görülen duruşmada Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı.

Savcı mütalaasında tutuklu sanıklar Tümgeneral Fethi Alpay, Tuğgeneral Eyyüp Gürler, Tuğgeneral Özkan Aydoğdu, Tuğgeneral Yüksel Durak, Kurmay Albay Ahmet Gümüş, Kurmay Albay Mehmet Kapan, Kurmay Albay Muzaffer Düzenli, Kurmay Albay Müslüm Kaya, Kurmay Albay Nebi Gazneli, Kurmay Albay Ömer Faruk Özköse, Kurmay Albay Sadık Cebeci, Kurmay Yarbay Şakir Çınar, Kurmay Yarbay Fatih Karakaya ve Kurmay Binbaşı Murat Yanık’ın “cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.

88 kereye kadar ağırlaştırılmış müebbet istemi

Mütalaada bazı sanıkların “terör örgütüne üye olma”, “konut dokunulmazlığını ihlali teşebbüs”, “hava ulaşım araçlarının alıkonulmasına teşebbüs”, “kamu malına zarar verme” suçlarının da aralarında olduğu bazı suçlarda değişen oranlarda hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıkların darbe girişimi esnasında İstanbul’da şehit düşen vatandaşların ölümünden sorumlu olduğunu değerlendiren savcı mütalaasında, tutuklu sanıklar Fethi Alpay 88 kez, Eyyüp Gürler 88 kez, Özkan Aydoğdu 88 kez, Murat Yanık’ın 88 kez, Muzaffer Düzenli 88 kez, Mehmet Kapan 44,Müslüm Kaya 3 kez, Nebi Gazneli 3 kez , Sadık Cebeci 14 kez ve Fatih Karakaya 44 kez ” tasarlayarak öldürme”, “çocuğa karşı öldürme” ve “kasten öldürme” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi.

Tutuksuz sanık eski 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Erdal Öztürk’ün dosyasının ayrılmasını talep eden savcı, davanın bir numaralı sanığı FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in yanı sıra, eski askerler Tuğgeneral Mehmet Nail Yiğit, Albay Ahmet Zeki Gerehan, Kurmay Albay Onur Özden, Kurmay Albay Rıfkı Keser, Kurmay Albay Uzay Şahin, Kurmay Yarbay İrfan Arat, Kurmay Yarbay Engin Durmaz ve Kurmay Binbaşı Mehmet Murat Çelebioğlu hakkındaki dosyanın tefrik edilerek haklarındaki yakalama kararının devamını ve yakalandıkları takdirde gereğinin yapılmasını talep etti.

Sanıkların mütalaaya karşın savunmalarını hazırlamaları için süre veren mahkeme heyeti, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. 

Mehmet Yusuf Melikoğlu
 

Örgütün öğrenci ablası olduğunu söyleyip, telefonuna ByLock’u yükleyeni anlatıp, örgütle ilgili bilgi vermesine rağmen yargılandığı davanın son duruşmasında verdiği ifadeleri baskı altında verdiğini iddia edip çark eden Ebru Demirtaş, 8 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılıp tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülen FETÖ davasında 3’u tutuklu 10 kişinin yargılanması sona erdi. Tutuksuz olarak yargılanan 23 yaşındaki Ebru Demirtaş, daha önceki duruşmada hakimin ve savcının “Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanmak ister misin” sorusuna pişmanlık yasasından yararlanmak istediğini belirterek, kendisinin örgütün öğrenci ablası olduğunu söyleyip telefonuna da ByLock’u kimin yüklediğini anlatıp örgüt ile ilgili bilgiler verdi. Ancak, bugün görülen davanın son duruşmasında Ebru Demirtaş ifade değiştirerek, Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yaralanmak istediğini söyleyip daha önceki ifadelerinin baskı altında verdiğini iddia etti. Mahkeme, Ebru Demirtaş’ı “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 8 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırarak tutuklanmasına karar verdi. Duruşma salonunda adliye polisi tarafından gözaltına alınan Demirtaş, mahkeme tarafından tutuklanma müzekkeresinin yazılmasının ardından Samsun Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edilerek akşam saatlerinde Samsun Kapalı Cezaevine gönderildi.

Demirtaş’ın, FETÖ elebaşının itirafçılar ile ilgili yaptığı açıklamadan sonra ifade değiştirdiği iddia edildi.
Aynı davada tutuklu olarak yargılanan Nursal Karaca 7 yıl 5 ay 3 gün, Serdar Çetin 8 yıl 3 ay ve Uğur Sezer 7 yıl 5 ay 3 gün hapis cezasına çarptırılarak tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, tutuksuz yargılanan Ömer Faruk Çeken 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı ve Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanan Ferdi Ulaş ise 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılıp ‘Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması’na karar verilerek cezası ertelendi. Tutuksuz olarak yargılanan Şaban Kara, Ömer Erol, Harun Yıldız ve Halil Acar ise beraat ettiler. 

Muhammer Ay
 

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 13 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 15 sanığa ise müebbet hapis cezası verildi. Ayrıca, sanıklara “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan toplamda bin 519 yıl hapis cezası verildi. 

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi içinde inşa edilen duruşma salonunda görülen davaya sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Davanın bugünkü celsesinde bazı sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmaları alındı. Savunmaların tamamlanmasının ardından duruşmaya saat 14.30’a kadar ara verildi.

13 sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Verilen aranın tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, sanıklar Yahşi Ekici, Samet Tanrıverdi, Rıfat Çalık, Melih İsa Aktaş, Ömer Karayoluk, Şahin Çağlayan, Mehmet Aslan, Hakan Özer, Semih Kuvvet, Aykan Kılıçarslan, Hasbi Eray Karaaslan, Süleyman Arif Varol ve Uğur Yılmaz’ı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

15 sanığa müebbet hapis

Mahkeme, Abbas Güngören, Bilal Ergen, Erdoğan Gezer, Fatih Karaaslan, Fikret Erdoğan, Güngör Gürcan, İbrahim Çok, İsa Akgül, Mert Erdi Kurtoğlu, Mustafa Kılıç, Selami Yıldırım, Zinnur Çetin, Adil Cumhur İpekçi, Sadık Emre Oral ve Mehmet Ali Bulazar’ı “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Cezada indirime giden mahkeme, cezayı “müebbet hapis cezasına” çevirdi. Mahkeme, ayrıca ceza alan 28 sanığa “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan toplam bin 519 yıl hapis cezası verdi.
Davanın firari sanığı eski Yarbay Ömer Ergenekon’un dosyasının ayrılmasına hükmeden mahkeme, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında vatani görevini yapan sanık er Orçun T.’nin beraatine karar verdi. 

Abdullah Sarica