Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin aralarında Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın bulunduğu 20 şüphelinin “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi. Duruşmada sanık Yusuf Emre İper’in savunmasının ardından tanık beyanları alındı. Ardından savcı, mütalaasını açıklayarak tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper, Ahmet Kemal Aydoğdu, Murat Sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Bunun üzerine sanık avukatları savcının mütalaasına ilişkin söz alarak müvekkilleri tahliyelerini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper, Ahmet Kemal Aydoğdu, Murat Sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Diğer yandan üye hakimlerden birinin sanıklardan Kadri Gürsel’in tahliye edilmesi yönünde görüş bildirdiğini de salonda açıklayan mahkeme heyeti, duruşmanın 25 Eylül’de Çağlayan’da görülmesine karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “Silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti. 

Gamze Erdemir – Alper Korkmaz

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının Gölcük Donanma Komutanlığındaki 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili hazırladığı iddianame kapsamında 92 sanıklı davanın ilk günü tamamlandı. Duruşmanın bir numaralı şüphelisi örgütün elebaşısı Fetullah Gülen oldu. Sanıklar arasında ise Tuğamiral Nazmi Ekici, Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık, Tuğamiral Hayrettin İmren, Tuğamiral Tezcan Kızılelma, örgütün “mahrem abileri”, subaylar ve astsubaylar yer aldı. Sanıklar, Kocaeli F Tipi Cezaevi’nin bulunduğu alanda oluşturulan Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktılar. Emekliye ayrılan ve davada müşteki sıfatıyla hakim karşısına çıkacak olan eski Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele ise İzmir’de ikamet etmesinden dolayı davaya dilekçe gönderdi.

Davada tutuklulardan bazılarının avukatları, dosya kapsamasında tutuklanan sanıkların aynı hakimin tutukladığını gerekçe göstererek mahkeme heyetinin değişmesi gerektiğini öne sürüp reddi hakim talebinde bulundular. Mahkeme heyeti ise avukatların reddi hakim taleplerini reddetti. Ayrıca mahkeme heyeti sanık avukatlarından gelen talep üzerine örgütün mahrem abileri hariç, diğer sanıkların taşınmaz ve ulaşım araçları hariç diğer mal varlıkları üzerindeki tedbiri de kaldırdı. Duruşma, sanıkların kimlik tespitinin tamamlanmasının ardından sona erdi.

Davanın 29 Eylül cuma gününe kadar 18 ve 26 Eylül günleri hariç mesai gün ve saatleri içerisinde devam edeceği bildirildi. 

Uğur Konuk

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin 486 sanık hakkında açılan davanın 21. celsesi görüldü. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Duruşmanın öğleden sonraki kısmında savunmasını tamamlayan, şehit ve gazilerin kanlarının itfaiye aracıyla yıkanması talimatını veren pilot eski Kurmay Binbaşı Murat Bicil’in çapraz sorgusuna geçildi.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, sanık Bicil’e tam olarak görev tanımı sordu. “Harekat kısım amirliğinde harekat plan subayıyım” diyen Bicil, sniper pot yazışmalarına ilişkin de, “Kursiyerlerin uçma zamanı gelmişti, ama sniper potlar gelmemişti. 1 buçuk ay önce muharip hava komutanlığına yazı yazdım, ret cevabı geldi. Hava Kuvvetleri Komutanı 141. filoya sık sık gelirdi. Bir gelişinde bu durum söylendi. O da mutlaka getirilsin, sözlü emir veriyorum dedi. Normalde yazı yazmam gerekirdi, ama sözlü talimat verdiği için yazmadım, sözlü istendi. Perşembe günü de bunun görüşmelerini yaptım” iddiasında bulundu.

Müşteki avukatlarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vekili Hüseyin Aydın, MASAK kayıtlarına göre, Hakan Karakuş gibi kendisinin de aynı miktarda Mustafa Mete Kaygusuz’la para transferi olduğunu vurguladı. Bicil, bunun 2015 yılında Pakistan’da yapılan ortak tatbikat sonrasında ödenen harcırah olduğunu söyledi. Avukat Aydın, harcırahı kurumun yatırması gerekip gerekmediğini sorunca Bicil, “Hayır, kurum bir mutemet görevlendirir, o tüm filoya yatırır. Aksi halde herkesin tek tek uğraşması gerekir” ifadesinde bulundu.

Duruşma sanık Bicil’in çapraz sorgusuna yarın devam edilmek üzere sonlandırıldı.  

Yağmur Yıldız

Muğla 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden Cumhurbaşkanına suikast girişimi davasında MAK timinde görevli eski Astsubay Ömer Faruk Göçmen önceki gün başladığı esasa ilişkin savunmasını ikinci gün de sürdürdü. Sanık Göçmen savunmasında, kendilerinden önce Marmaris’te başka bir timin olduğunu, iddia makamının delilleri kararttığını ileri sürdü. Göçmen, “01.13’te elinde silahlı sivil bir polis otelin çevresinde koşuyor. Bu da bizden önce orada bir çatışmanın olduğunu gösteriyor” dedi.
Bunun üzerine araya giren duruşma savcısı Ali Cenk Düzgün, “Orada bir darbe yaşanıyor. Polis ne yapacak önlem almayacak mı” dedi. Duruşma savcısının konuşmasının ardından mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ, “Hepiniz esasa ilişkin savunma yapıyorsunuz. Siz delil tartışması yapıyorsunuz. Savcıya yanıt veriyorsunuz. İddia makamını zan altında bırakıyorsunuz” dedi. Savcı Düzgün, “Sanıklar savunma yaparken iddia makamını ve mahkemeyi delilleri karartmakla suçluyor” dedi. Savcının bu sözü üzerine sanıklardan Özel Kuvvetlerde görevli eski Üsteğmen Enes Yılmaz savcıya “Zaten delilleri kararttınız” cevabını verdi. Enes Yılmaz mahkeme başkanına, “Mahkeme başkanı gibi davranın. Müşteki avukatı gibi davranmayın mahkeme başkanı gibi davranın” diye bağırdı.
Bunun üzerine duruşma salonunda bulunan sanıklar ayağa kalkarak her birlikte bağırmaya başladı. Sanıkların ayağa kalkması ve bağırmasının ardından çevik kuvvet ve jandarma ekipleri duruşma salonuna girdi. Mahkeme Başkanı Emirşah Baştoğ sanık Enes Yılmaz’ın karar duruşmasına kadar duruşmalardan men edilmesine karar verdi ve duruşmaya 2 saat ara verildi.

Bekir Tosun 

 

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin 486 sanık hakkında açılan davanın dokuzuncu celsesi devam ediyor. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada eski Kara Kuvvetleri Harekat Başkanlığı Teşkilat Şube Müdürü Kurmay Albay Bilal Akyüz’ün çapraz sorgusuna geçildi. Olayların emir komuta zinciri içerisinde gerçekleştiğini zannettiğini ifade eden Akyüz, FETÖ’yle bir bağlantısı olmadığını savunarak, varsa delillerin mahkemeye getirilmesini talep etti. Mahkeme Başkanı Selfet Giray, “Yoğun bir şekilde telefon trafiği yapıyorsunuz, darbeyi hiçbir şekilde anlamadınız ve kendinizi bir odaya mı izole ettiniz?” diye sordu. Akyüz de, “Akıncı Üssü’nde curcunalı bir ortam vardı, harekat olsa harekat merkezinden gerçekleştirilirdi. Ben de kendimi bir odaya kapattım, arada sırada lavaboya ve bahçeye çıktım ama genel olarak odadaydım. Olayların yatışmasını bekledim” yanıtını verdi.

Bir müşteki avukatının sanığın kamera kayıtlarındaki koridorlarda şapkayla görüntülendiğini hatırlatarak, “Neden kapalı alanda şapka taktınız, yüzünüzü mü gizlemek istediniz?” diye sorması üzerine Akyüz, “O gün hava sıcaktı, dışarıda takmıştım, sonra kaldı öyle” dedi.

Müşteki avukatının sorusu üzerine babasının köy imamı ve ailesinin muhafazakar olduğunu dile getiren Akyüz, FETÖ’yle bir bağlantısı olmadığını da ekledi. Bunun üzerine müşteki avukatı, “Fetullah Gülen’in kitaplarını okumadığınızı söylediniz. Ama arabanızdan Gülen’in kitapları çıkıyor. Ayrıca kendi kitaplarınızda başka hiçbir kitapta olmayan, sadece Fetullah Gülen’in kitaplarında açıkça zikredilen örnekler yer alıyor. Madem okumadınız, o örnekleri kitabınızda nasıl yazdınız?” diye sordu. Sanık Akyüz, bu soruya, “Size ha-ha-ha diye gülüyorum” yanıtını vererek itiraz etti. Akyüz’ün cevabının ardından salonda bulunan şehit ve gazi yakınları sinirlenerek tepki gösterince sözlü tartışma çıktı. Mahkeme Başkanı Selfet Giray ve polislerin uyararak araya girmesi ile salondakiler sustu. Sanık Akyüz, ardından 6 cilt İslam ansiklopedisini okuduğunu ifade etti.
Müşteki ve sanık avukatlarının soruları ile sanık Bilal Akyüz’ün çapraz sorgusu tamamlanarak, duruşmaya iki saat ara verildi. Aradan sonra sanık Mehmet Dişli’nin savunmasına geçilecek. Duruşmayı Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi Şeref Malkoç ve beraberindeki heyet de izliyor.

Yağmur Yıldız
 

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından organize edilen 15 Temmuz darbe girişiminde Afet Koordinasyon Merkezinin işgal edilmesine ilişkin 7’si tutuklu 17 sanığın 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi. İstanbul 25’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar cezaevinden getirilirken, bir sanık tutuklu bulunduğu cezaevinden Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi(SEGBİS) ile bağlandı. Bazı mağdur ve müştekilerin de katıldığı duruşmada TBMM, Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı, İETT, İSPARK ve İBB Kültür AŞ adına söz alan avukatlar davaya katılma talebinde bulundu.
Ara karar oluşturan mahkeme heyeti, İETT, İSPARK ve İBB Kültür AŞ’nin katılma taleplerini suçtan zarar gördüklerini belgeledikten sonra değerlendireceğini belirtirken, TBMM, Başbakanlık ve Milli Savunma Bakanlığının davaya katılma talebini kabul etti.
Mahkeme başkanı SEGBİS yöntemiyle duruşmaya bağlanan sanık Ramazan Sezer’e, hakkında bir dava daha açıldığını hatırlatarak, “Sen ve sanık Levent Aksoy, olay gecesi ihtiyaçlarını gidermek üzere binaya girmek isteyen iki polis memurunu tehdit etmişsiniz. Sen müşteki polislerden birine engel olarak ‘Vurayım mı komutanım’ demişsin. Bu nedenle dosyamızla birleşen bir davadaki suçtan da yargılanıyorsun” dedi.
Sanık Sezer ise “Böyle bir hadise yaşanmadı. Komutanım onlara sadece gitmelerini söyledi. Ben yanımdaki komutanın adını bile bilmiyordum” şeklinde yanıt verdi.
Mahkeme heyeti daha sonra sanıkların taleplerini aldı. Söz alan sanıklar ve avukatları tahliye talebinde bulunurken, bir sanık mektup yasağının kaldırılmasını istedi. Cumhuriyet savcısı ise tutuklu tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Ara kararını açıklayan heyet, sanıklardan Ömer Faruk Çimen’in tahliyesine, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Sanıkların mektuplaşma yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, birleşen dosyadaki müştekilerin ve ana dosyadaki tanıkların ifadelerinin alınması için duruşmayı 2 Ekim 2017’ye erteledi.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tüm sanıkların “anayasayı ihlal, TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütü üyeliği” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması isteniyor. İddianamede 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapsin yanı sıra, 5 sanığın 7 kez “kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçundan 63’er yıldan 105’er yıla kadar, 11 sanığın “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan 5’er yıldan 10’ar yıla kadar, 14 sanığın ise “kamu malına zarar vermek” suçundan 1’er yıldan 4’er yıla kadar hapsi talep ediliyor.

Başak Akbulut 

 

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ile müştekiler katıldı. Bazı siyasi parti üyeleri ile sivil toplam örgütleri de davayı takip ediyor. Bugünkü celsede dün savunması yarım kalan FETÖ’nün sivil imamı Nurettin Oruç’un savunmasına devam ediliyor.

Darbe girişiminin bir numaralı sanığı Fetullah Gülen ile iki numaralı sanığı Adil Öksüz’ün de arasında bulunduğu bazı sanıkların “Anayasayı ihlal”, “Cumhurbaşkanına suikast”, “Yasama organını ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “silahlı terör örgütü yönetmek”, “askeri komutanlıkların gasbı”, “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye teşebbüs etme”, “mala zarar verme”, “kamu malına zarar verme”, “ibadethanelere zarar verme”, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından cezalandırılmaları isteniyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 15 Temmuz darbe girişiminin yönetim merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlerle ilgili hazırlanan iddianamede, darbe girişiminin FETÖ/PDY tarafından yapıldığının anlaşıldığı vurgulandı. Yapılan incelemeler neticesinde darbeye teşebbüs eylemini yönetip organize eden “sivil yönetici” Adil Öksüz başta olmak üzere diğer sivil yöneticiler Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş’in FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olması, gizli tanıklar “Şapka” ve “Kuzgun”un beyanları, Adil Öksüz’ün yaptığı toplantılar, toplantı sırasında örgüt lideri Fetullah Gülen ile yaptığı konuşmalar, darbe faaliyetinden hemen önce Kemal Batmaz ile ABD’ye gitmesi ve darbe planının Gülen’e onaylatılması, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın beyanları, itirafçı olan şüphelilerin anlatımları ve darbe girişimi yönetip organize eden üst rütbeli asker yönetici şüphelilerin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatları dikkate alındığında, darbe girişimi eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı ifade edildi.

Davanın konusunu ve kapsamını oluşturan başlıklar

Akıncı 4. Ana Jet Üst Komutanlığında darbeye teşebbüs eyleminin yönetilmesi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı karargahında darbeye teşebbüs eyleminin yönetilmesi, Kayseri 12. Hava Ulaştırma Üst Komutanlığından Gören ve askeri kargo uçaklarıyla darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi, Diyarbakır 8. Ana Jet Üst Komutanlığından F-16 uçaklarıyla darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi, Adana/İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığından tanker uçaklarıyla yakıt ikmali yapmak suretiyle darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi, Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı Muhabere Arama Kurtarma (MAK) timinden İstanbul’a giden darbe karşıtı komutanların Ankara Akıncı Üssü’ne kaçırılması suretiyle darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi ve İstanbul Sualtı Taarruz (SAT) Komutanlığından, Hava Kuvvetleri Komutanlığı karargahından, Kara Kuvvetleri Komutanlığından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından, Jandarma Genel Komutanlığından, İnsani Yardım Tugayından, Özel Kuvvetler Komutanlığından, Kara Kuvvetleri MEBS Komutanlığından ve diğer askeri birliklerden darbenin yönetim merkezi Akıncı Üssü’ne gelerek darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi eylemleri soruşturmanın konusunu ve kapsamını oluşturan başlıklar arasında yer aldı. 

Abdullah Sarıca

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezaevi Kampüsündeki duruşma salonunda görülen davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ile müştekiler katıldı. Bazı siyasi parti üyeleri ile sivil toplam örgütleri de davayı takip ediyor. Bugünkü celsede dün savunması yarım kalan FETÖ’nün sivil imamı Hakan Çiçek’in savunmasına devam ediliyor.

İddianameden

Darbe girişiminin bir numaralı sanığı Fetullah Gülen ile iki numaralı sanığı Adil Öksüz’ün de arasında bulunduğu bazı sanıkların “Anayasayı ihlal”, Cumhurbaşkanına suikast”, “Yasama organını ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “silahlı terör örgütü yönetmek”, “askeri komutanlıkların gasbı”, “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye teşebbüs etme”, “mala zarar verme”, “kamu malına zarar verme”, “ibadethanelere zarar verme”, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından cezalandırılmaları isteniyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 15 Temmuz darbe girişiminin yönetim merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlerle ilgili hazırlanan iddianamede, darbe girişiminin FETÖ/PDY tarafından yapıldığının anlaşıldığı vurgulandı. Yapılan incelemeler neticesinde, darbeye teşebbüs eylemini yönetip organize eden “sivil yönetici” Adil Öksüz başta olmak üzere, diğer sivil yöneticiler Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Nurettin Oruç, Harun Biniş’in FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olması, gizli tanıklar “Şapka” ve “Kuzgun”un beyanları, Adil Öksüz’ün yaptığı toplantılar, toplantı sırasında örgüt lideri Fetullah Gülen ile yaptığı konuşmalar, darbe faaliyetinden hemen önce Kemal Batmaz ile ABD’ye gitmesi ve darbe planının Gülen’e onaylatılması, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın beyanları, itirafçı olan şüphelilerin anlatımları ve darbe girişimini yönetip organize eden üst rütbeli asker yönetici şüphelilerin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatları dikkate alındığında, darbe girişimi eyleminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı ifade edildi.

Davanın konusunu ve kapsamını oluşturan başlıklar

Akıncı 4. Ana Jet Üst Komutanlığında darbeye teşebbüs eyleminin yönetilmesi, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargahında darbeye teşebbüs eyleminin yönetilmesi, Kayseri 12. Hava Ulaştırma Üst Komutanlığından GÖREN ve Askeri Cargo uçaklarıyla darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi, Diyarbakır 8. Ana Jet Üst Komutanlığından F-16 uçaklarıyla darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi, Adana/İncirlik 10. Tanker Üs Komutanlığından tanker uçaklarıyla yakıt ikmali yapmak suretiyle darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi, Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı Muhabere Arama Kurtarma (MAK) timinden, İstanbul’a giden darbe karşıtı komutanların Ankara Akıncı Üssü’ne kaçırılması suretiyle darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi ve İstanbul Sualtı Taarruz (SAT) Komutanlığından, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargahından, Kara Kuvvetleri Komutanlığından, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından, Jandarma Genel Komutanlığından, İnsani Yardım Tugayından, Özel Kuvvetler Komutanlığından, Kara Kuvvetleri MEBS Komutanlığından ve diğer askeri birliklerden; darbenin yönetim merkezi Akıncı Üssü’ne gelerek darbeye teşebbüs eylemine iştirak edilmesi eylemleri soruşturmanın konusunu ve kapsamını oluşturan başlıklar arasında yer aldı. 

Abdullah Sarıca

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Sütlüce’deki AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nı işgal eden 8’i tutuklu 75 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya 5 tutuklu sanık cezaevinden getirildi. Duruşmada söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk “müşteki” sıfatıyla savunma yaptı. Ardından Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla 3 tutuklu sanığın ifadesi alındı.
Mahkeme heyeti, hakkında yakalama kararı bulunan sanıklardan Şahin Kurt, İbrahim Tıraş, Cem Karaaslan, Hüseyin Can Çatal, Berkay Demir, Arif Emre Esen ve Ali Aydoğan hakkında tutuklama kararı verdi. Duruşma ertelendi.

İddianameden
İddianamede 1 binbaşı, 2 yüzbaşı ve 60 erin de arasında olduğu şüpheliler hakkında “Anayasayı ihlal”, “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs” ve “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmişti. İddianamede, bir kısım şüpheliler hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan, diğer bazı şüpheliler hakkında ise “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.
 

Sarıyer Uskumruköy’de 26 Aralık 2015’te bankacı annesi Belgin Hızal’ı boğarak öldüren ve psikolojik sorunları bulunduğu iddia edilen Aslı Sönmezler’in yargılanmasına devam edildi.
İstanbul 20’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanık Aslı Sönmezler cezaevinden getirilirken, taraf avukatları da salonda hazır bulundu.

Duruşma savcısının değişmesi nedeniyle yeni savcı, mütaalasını açıkladı. Önceki duruşmada mütaalasını açıklayan savcı, sanık Sönmezler’in “kasten öldürme” suçunu haksız tahrik altında işlediği gerekçesiyle cezada indirime giderek 24 yıl hapisle cezalandırılmasını istemişti.
Mahkeme heyetine atanan duruşma savcısı, bir önceki savcının mütaalasını değiştirdi. Savcı, sanığın “kasten öldürme” suçunu haksız tahrik altında işlemediğini gerekçe göstererek ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmasını istedi.

Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

Olayın Geçmişi

Sarıyer Uskumruköy’deki Bizim Vadi Sitesi’nde yaşayan, özel bir bankanın üst düzey yöneticisi Belgin Hızal (57), psikolojik rahatsızlıkları bulunan kızı Aslı Sönmezler (34) tarafından boğularak öldürülmüştü. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Aslı Sönmezler hakkında iddianame hazırlayan savcılık, Sönmezler’e hastalığı nedeniyle ceza verilmemesi talebiyle dava açmıştı.