Vali Karahan ilk olarak şantiye binasında düzenlenen tanıtım toplantısına katıldı. Toplantıda Karayolları 2. Bölge Müdür Yardımcısı Zeki Ali Yazıcıoğlu, Vali Karahan’a çalışmalar hakkında haritalar üzerinde bilgi verdi. Yazıcıoğlu, sol tüpte bin 931 metre, sağ tüpte ise bin 784 metre olmak üzere toplamda 3 bin 715 metre ilerleme sağladıklarını ve kalan tünel uzunluğunun ise toplamda bin 349 metre olduğunu kaydetti. Toplantıda ayrıca; Honaz Kaymakamı Zafer Öz, Honaz Belediye Başkanı Turgut Devecioğlu, Karayolları 2. Bölge Müdür Yardımcısı Zeki Ali Yazıcıoğlu, Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü Yol Yapım Baş Müh. Alparslan Eşlik, Karayolları 27. Şube Şefi M. Sait Arıduman ve yüklenici firma temsilcileri de hazır bulundu.

“Çalışmalar aralıksız olarak devam ediyor” 

Yapılan bilgilendirme toplantısının ardından Vali Karahan tünel içinde incelemelerde bulundu. Burada Yazıcıoğlu’ndan tünellerde yapılan çalışmaların teknik boyutları hakkında bilgiler aldı. 

Vali Karahan tünel içerisinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirterek; “Işık görme için tahmin edilen süre Kasım 2018 olarak öngörülmektedir. Kış aylarında tünelimizin faaliyette olması için gayret ediyoruz. Burada çok zahmetli bir çalışma gerçekleştiriliyor, iğne ile kuyu kazılıyor, arkadaşlarımız tüm ekipleriyle 24 saat çalışmalarını sürdürmektedir. Bu projenin ve Haziran ayında ihalesi yapılacak olan Denizli-Aydın Otobanının tamamlanması ile birlikte Denizli’nin ulaşım sorunu çözülmüş olacak. Biz de bu çalışmaların her aşamasını takip etmekteyiz” dedi.  

Gökten Ceylan

Kentte polis gerçekleştirdiği operasyonda zehir tacirlerine büyük bir darbe vurdu. Polis ekipleri uzun zamandır teknik ve fiziki takip yapılan uyuşturucu kaçakçılarına yönelik Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin ortaklaşa düzenlediği operasyonda Pamukkale ilçesinde bir depodan çıkan kamyonet durduruldu. Kamyonetin kasasında çok sayıda yorgan olduğunu gören ekipler aracı İl Emniyet Müdürlüğünün bahçesine getirerek yorganları indirip arama yaptı. Narkotik köpeklerinin de kullanıldığı aramada polis ekipleri yere serdiği yorganlarda elle yaptıkları kontrolde içlerinde paketler olduğunu fark etti. Ardından bıçakla kesilen yorganların belli bölümlerinde düzenli bir şekilde özel poşetlerle yerleştirilmiş saf eroinler bulundu. Kaçakçıların uyuşturucu paketlerini yerleştirdikleri yorganlarda denge unsurunu dahi gözettikleri ve paketleri yorganların denge noktalarına yerleştirdikleri öğrenildi. Polis kamyonet kasasındaki 100 yorganı tek tek indirerek yaptıkları kontrolde 80 yorganın içerisinde 250 gramlık paketler halinde yerleştirilmiş 80 adet eroin poşeti buldu.

“Eroini saklama için blender ve dikiş makinası kullanmışlar”

Aramaların ardından kamyonetin çıktığı depoya da giden polis ekipleri yorganlarla dolu olan deponun adeta uyuşturucu imalathanesi gibi kullanıldığını belirledi. Eroinin kalıplar halinde geldiği depoda plastik tokmak ve sanayi tipi blender kullanan kaçakçıların eroini toz haline getirdikten sonra hava ve ısı geçirmeyen özel poşetlere koyduktan sonra bir makine aracılığı ile paketlerin ağzını yapıştırdıklarını tespit etti. Zehir tacirlerinin paketledikleri eroini daha sonra dikili gelen yorganların belli noktalarını nizami bir şekilde kesip içine yerleştirdikten sonra dikişi makinası yardımıyla kesilen yeri dikip eroini gizlediklerini belirledi. Eroinin narkotik köpekleri tarafından bulunmasını engellemek için tacirlerin ayrıca deponun bir çok noktasına naftalin yerleştirdikleri de tespit edildi.

Polis yaptığı başarılı ve büyük operasyonu baklava yiyerek kutladı

Ele geçirilen 20 kilogram eroinin İsveç, Hollanda ve Belçika gibi bir çok Avrupa ülkesine sevk edileceği ayrıca piyasa değerinin ise yaklaşık 10 milyon euro olduğu kaydedildi. Operasyonun ardından kamyonette bulunan B.A., (53) ve Z.D., (40) ve M.E., isimli şahıs gözaltına alındı.

Polis ekipleri gerçekleştirdikleri büyük ve başarılı operasyonu ise baklava yiyerek kutladı. Operasyonda yapılan arama çalışmalarını İl Emniyet Müdürü Mevlüt Demir ve şube müdürleri de bizzat yerinde görerek, operasyonu anbean takip ettiler.
Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü ve gözaltına alınan şahısların işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecekleri bildirildi. 

 

Gökten Ceylan

Edinilen bilgilere göre kaza, Denizli-Muğla karayolu üzeri Tavas ilçesinde meydana geldi. Sürücüsü henüz belirlenemeyen 20 YF 082 plakalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu
Sarıabat Mahallesinde su birikintisine uçtu. Aracın içerisinde yaralı olarak kurtulmayı başaran Muharrem Çineli’nin durumu haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda polis, 112 Acil servis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Araç itfaiye ekiplerinin yaptığı uzun uğraşlar sonucu düştüğü su birikintisinden vinç ile çıkarıldı. Ardından inceleme yapan ekipler araç içerisinde Emin Çotul, Mehmet Bayraktar, Uğur Hepgül, Süleyman Tahancalıoğlu ve Kamil Kocamanoğlu’nun cesetlerine ulaştı. 

Kazada ölenlerin cesedi yapılan incelemelerin ardından Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesi morguna kaldırıldı. 

Denizli’de 5 kişinin hayatını kaybettiği kaza

Denizli’nin Tavas ilçesinde meydana gelen ve 1 kişinin yaralandığı, 5 kişinin de hayatını kaybettiği trafik kazası sonrası hayatını kaybedenlerin otopsi işlemleri devam ediyor. Kazada hayatını kaybedenlerin en küçüğü 17, en büyüğü ise 19 yaşında olduğu belirtildi. 

Dün gece geç saatlerde yaşanan kazada, Mehmet Anıl Bayraktar (18) idaresindeki 20 YF 082 plakalı araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak yol kenarındaki su birikintisine devrildi. Araç içerisinde bulunan Muharrem Çineli (19), kendi imkanlarıyla çıktığı araçtan olayı jandarmaya bildirerek yardım istedi. Kısa sürede olay yerine giden jandarma ekipleri durumu hemen 112 Acil servis ve itfaiyeye bildirerek yardım istedi. Olay yerine giden ekipler yaklaşık yarım saatlik bir çalışmanın ardından aracı vinç yardımıyla düştüğü su birikintisinden çıkardı. Çıkarılan araçta sürücü Bayraktar ile birlikte Uğur Hepgül (19), Emin Çotul (18), Kamil Kocaosmanoğlu (17) ve Süleyman Tahancalıo (18) cenazelerine ulaşıldı. Yapılan ilk belirlemelere göre, gençlerin su birikintisine düşen araçta boğularak hayatlarını kaybettikleri belirlendi. 
Kazanın ardından Tavas Devlet Hastanesi morguna kaldırılan gençlerin cenazelerinin otopsi işlemleri devam ediyor. Hastane önünde çocuklarının cenazelerini teslim almak için bekleyen ailelerin feryatları ise yürekleri dağladı. Kaza ile ilgili soruşturma başlatıldığı bildirildi.  
 

Gökten Ceylan
 

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki Süleyman Çalışır, 57. Alay’ın sancaktarlarından Süleyman Tatlıcı’nın torunu olduğunu söyleyerek, dedesinin Çanakkale Savaşı’nda büyük destan yazan 57. Alay’ın çoğunluğu ölüp dağıldıktan sonra sancağı düşmanın eline geçmemesi için alarak Denizli’ye getirdiğini iddia etti. 57. Alay’da savaşan dedesinin sancağı İngilizler’den kaçırmayı başardığını söyleyen Çalışır, sancağın 1918’den 1990’lı yıllara kadar dedesinin vasiyeti üzerine Kurtluca Camii’nde saklandığını ifade etti. Sancağın ortaya çıkması öyküsünü de anlatan Çalışır, kendisine ait tarlanın kamulaştırma yapılmasına kızdığını ve dedesinin ‘sancaktar’ olduğunu dönemin yetkililerine söylemesi ile sancağın ortaya çıktığını, sancağı dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e eski Doğru Yol Partisi (DYP) Denizli Milletvekili Haluk Müftüler, muhtar ve gazeteciler eşliğinde Çankaya Köşkü’nde teslim ettiklerini ifade etti.

57. Alay sancağının Çankaya Köşkü’ne teslimi sırasında fotoğraf çekildiklerini belirten Süleyman Çalışır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile de görüşmek istediğini ifade etti. Annesinden dedesi hakkında hep anılar dinlediklerini anlatan Çalışır, “Annemiz bize anlatırdı, annem çocukmuş sancak geldiğinde. Annemin babası tarafından getirilen sancak camiye bırakıldı. Ordu (alay) dağılmış, İngilizlerin elinden kaçırıyorlar. Sancak yere düşünce İngilizler’in eline geçmemesi için sancağı alıp köyümüze kadar getiriyor. Annem hep bize anlatırdı, dedem ona ‘Kızım Buldan dağlarında çarıklarımı attım, yalınayak geldim’ diyerek sancağı getirdiğini anlatırmış. Biz küçüğüz bilmiyoruz tabii, anlamıyoruz. Benim tarla hazineye geçtiğinde gelen yetkililere ben ‘şehit torunuyum’ dedim. Dedem sancak getirdi deyince basın peşimize takıldı. O zamanlar Denizli’de tugay yoktu. Sonra beni aradılar ‘hazır ol Çankaya Köşkü’ne gideceksin’ dediler. Ne işim var orada dedim? ‘Sancağı Demirel istiyormuş’ dediler” şeklinde konuştu.

Davet üzerine dönemin milletvekili, muhtarı ve 2 basın mensubu ile Süleyman Demirel’in yanına gittiklerini kaydeden Çalışır, sancağı teslim sırasında Demirel’in kendilerine bir ihtiyaçlarının da olup olmadığını sorduğunu ve onların da köylerine yol istediklerini söylediklerini belirtti. Çalışır, “Bana ilk sorduklarında yani sancağı camide demiştim. Ertesi gün jandarma geldi, sancağı çıkardı. Annemin babası tekrar geri cepheye gidince bir daha geri dönmemiş. Künyesini getirivermişler dedemin. Kaç seneler o camide direğe sarılı durdu sancak, 57’nci Alayın sancağı. Annem hep anlatırdı ‘O sancağı babam’ getirdi, camide sarılı sancağı’ diye ama biz hiç kaale almadık. Böylelikle bizi götürdüler Demirel’in yanına, yoksa biz köylüyüz Demirel’in yanına sokarlar mı bizi? Sancağın hürmetine gittik, dedem getirdiği için bana teslim ettirdiler. ‘Senin bu sancak dedenden sana intikal etmiş’ dediler. Bu yüzden sancağı götürenler arasında ben de vardım” dedi.
Öte Süleyman Çalışır, kahraman dedesinin isminin kendisine de verildiğini sözlerine ekledi.  

Bayram Coşkun

Denizli İl Jandarma Komutanlığı tarafından kazanın ardından yapılan açıklamada, Çivril ilçesi ve öncesinde Cankurtaran Mahallesi’nde meydana gelen benzer bir kazada lise öğrencilerinin tamamının emniyet kemeri takmadıklarının ortaya çıktığı kaydedildi. Açıklamada Çivril’de lise öğrencilerini taşıyan 90 servis aracının denetlenerek, şoförlerine eğitim verileceği belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Denizli İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü tarafından Çivril ilçesinde lise öğrencilerini taşıyan 90 servis aracı denetlenecek ve şoförlerine eğitim verilecektir. Özellikle öğrencilerin emniyet kemeri takma alışkanlığı kazandırılmasına yönelik bilgilendirme yapılacaktır. Tüm servis araçlarına kemer takma zorunluluğu ile ilgili yazı asılacaktır. Çivril ilçesinde yaklaşık bin 500 öğrenci, servis ile okula ulaşım sağlamaktadır. Emniyet kemeri takmanın önemi ve yasal bir zorunluluk olduğu öğrencilere de anlatılacaktır. Bilgilendirme süreci sonunda ise denetimlere başlanacak ve okul servisinde emniyet kemeri takmayan lise öğrencilerine idari para cezası uygulanacaktır. Ekiplerimiz konu hakkında velileri de bilgilendirmeyi planlamaktadır. Bu çalışma ile okul servis aracı kazalarını azaltmak ve lise öğrencilerinin taşındığı servis kazalarında öğrencilerin tamamının yaralanmasını önlemek amaçlanmaktadır. Ayrıca Çivril ilçesinde başlatılan çalışma diğer ilçelere de yaygınlaştırılacaktır.” 

Gökten Ceylan
 

Kentte Mehmet Kaya’ya ait restoranda geçtiğimiz yıl bir erkek müşterinin ‘ben 190 çöp şiş yerim’ iddiasıyla başlayan gelenek ilginç görüntülere sahne oluyor. Restoran yönetimi, söz verdiği miktarı yiyebilen müşteriyi çeyrek altınla ödüllendirirken, sözünde duramayan ise yediği yemeğin faturasını ödeyerek restorandan ayrılıyor.

Restoranın son müşterisi ‘ben 151 çöp şiş yiyebilirim’ diyen Elif İşeri isimli kadın oldu. İşeri’nin 151 çöp şişi yeme anı ise Kaya tarafından başından sonuna kadar cep telefonu ile kayıt altına alındı. İşeri’nin oturduğu masaya salata, ayran, lavaş ekmek ve içerisinde onlarca çöp et şişin olduğu tabak getirildi. İşeri tabaktaki çöp et şişleri önce lavaş ile dürüm yaparak yemeğe başladı. Sonra bunun zor ve zaman aldığını görünce çöp et şişleri kopardığı bir parça lavaş ekmek ile önünde servis tabağına çıkarıp önce çatal sonrasında ise kaşık ile yemeğe başladı. İlk tabağı bitiren İşeri’nin önüne daha sonra ikinci çöp et şiş dolu bir başka tabak getirildi. İşeri ilk tabakta olduğu gibi ikinci tabakta da tıpkı aynı taktikle etleri yemeğe başladı. İşeri et şişleri yerken arada bir salata, acı biber yiyip ayran ve sudan da içmeyi ihmal etmedi. Bazı müşterilerin ise İşeri’yi şaşkın gözlerle izlemesi de dikkatlerden kaçmadı. 

Rekor denemesinin sonuna doğru İşeri bir ara ayağı kalkıp yürüyerek ağzındaki lokmaları bitirmeye çalışırken bu arada çalışanlar sürenin dolmasına yakın geri sayım yaptı. İşeri, belirtilen süreden 10 saniye geç sürede 151 adet çöp şişi yedi.

Şakanın sonunda çeyrek altın verildi

İşyeri sahibi Kaya ise İşeri’ye şaka yaparak geç bitirdiği için çeyrek altını veremeyeceğini ancak rekordan dolayı 220 TL tutan yemek parasını da almayacağını söyledi. Buna hüzünlendiği gözlenen İşeri’ye şaka yaptığını söyleyen Kaya çalışanlara İşeri’ye çeyrek altını yakasına takma talimatı verdi. Bunun üzerine bir anda yüzü gülen İşeri’ye ödülü alkışlar arasında verildi. İşeriye daha sonra da maden suyu ve çay ikram edildi. İşeri’nin rekor denemesini sosyal medya hesabına yükleyen Kaya’nın paylaşımı yüzlerce yorum aldı.

Rekor denemesi ve çeyrek altın ödülü bir müşteri ile girilen iddia ile başlamış

İşyeri sahibi Mehmet Kaya, çöp et şiş yeme rekor denemesinin işletme tarafından geçen yıl restorana gelen bir müşteri ile girilen ‘190 çöp et şiş yiyebilirim’ iddiası üzerinde başladığını ve bunun sosyal medyada büyük ilgi görmesinin ardından zaman zaman bu tür etkinlikleri gerçekleştirdiğini ifade etti. Sosyal medyada rekor ve ödül duyurusunu gören ve kendine güvenen müşterilerin restorana geldiğini kaydeden Kaya, İşeri’den bir süre önce bir başka kadın müşterinin 150 çöp et şiş yediğini, İşeri’nin de ben 151 tane yerim diyerek işyerlerine geldiğini ve önceki rekoru kırarak çeyrek altını almaya hak kazandığını dile getirdi. Kaya ayrıca sosyal medyadan İşeri’nin yeni rekorunu duyurduklarını ve yeni rekorların kırılması için müşterileri beklediklerini de sözlerine ekledi. Kaya rekor denemesinde başarılı olan müşterilerden yemek ücretinin de alınmadığını sözlerini ekledi.  

Gökten Ceylan
 

1972 Denizli doğumlu olan Güleç, 17 yaşında yaptığı evliliği 15 yıl sonra bitirdi. Daha sonra butik işine girerek hayatını devam ettirmeye çalışan Güleç, ticari nedenlerle ile 2009 yılında girdiği cezaevinden 2016 yılında ‘denetimlik serbestlik hükümleri’nden yararlanarak tahliye oldu. Hayatı tutunmaya çalışan Güleç, cezaevindeki konferanslarda tanıştığı girişimcilik kursları bilgisi ile tahliye olduktan sonra aldığı belge ile hayatını değiştirdi. Tahliye olduktan bir hafta sonra Çalışma ve İş Kurumu’na başvuran Güleç, gördüğü kurs sonrası Girişimcilik Eğitim Sertifikası aldı. Ardından Güleç, ‘Organik Solucan Gübresi Üretmek’ tesisi kurma projesi hazırlayarak 2017 yılı Mart ayında ‘Proje Destek Hibesi’ için İŞKUR’a başvurdu. Projesinin onaylanmasının ardından hibe kapsamında 160 bin adet solucan, solucan gübre eleği makinesi, solucan üretim kasalarını aldı ve M&U adındaki işletmesini kurdu. 1.5 yıl içinde 160 bin olan solucan sayısı 3 milyona ulaşan Güleç, geçen sürede 10 tonu aşkın organik solucan gübresi üretimi yaptı. Ürünlerini kamu firmalarına ve kendi işini yapan çiftçilere satan Güleç, kazandığı para ile 4 büyükbaş hayvan aldı. Aldığı büyükbaş hayvanların gübresini de solucan maması olarak kullandı. Solucan maması ve solucan satışı yaparak kazancını artıran Güleç, 4 bin TL’lik liralık vergi borcunu da ödedi. Ardından organik gübre kullanarak sebze üretimine başlayan Güleç, ayrıca katma değeri en yüksek olan organik sıvı solucan gübresi üretimine başladı. Güleç’e şuanda Antalya, Manavgat, Serik bölgelerinden siparişleri geldiği ve Aydın’ın Söke ilçesindeki pamuk üreticilerine de satış yaptığı belirtildi.

“İŞKUR yetkilileri Güleç’i yalnız bırakmadı”

Denizli İŞKUR yetkilileri, işletmesini kuran Mükerrem Güleç’i, firmasında ziyaret etti. Yetkililer ile görüşme yapan ve çalışmaları hakkında bilgi veren Güleç, “Cezaevinden çıktığımda ne yapacağımı bilmiyordum. Aklıma cezaevinde aldığımız eğitimler ve İŞKUR geldi. Projemi sundum. İŞKUR bana destek çıktı. Aldığım hibe destek sayesinde işletmemi kurdum. Çalışmalarımız sonuç verdi ve işletmemi büyüttüm. İlerleyen dönemde daha da büyüyerek ihracata başlamayı düşünüyorum. Ayrıca cezaevinde kalan kişiler için solucan gübre üretimi kursları düzenlenmesi ve uygulama alanı oluşturulması için proje hazırlamak, Ekonomi Bakanımız Nihat Zeybekçi ve Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan’ın da desteği ile bu projeyi hayata geçirmek istiyorum’’ dedi. 

Gökten Ceylan

Olay, bu sabah Denizli’nin Sarayköy ilçesi Cumhuriyet Mahallesi Osman Akça Caddesi üzerindeki bakkalda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eşiyle boşanma davası olan ve evden uzaklaştırma kararı olduğu belirtilen Oktay Şahin (51), eşi Ayşe Şahin’e ait bakkala gidip kadınla tartıştı. Kızı Nurdan Şahin’in de olduğu bakkalda, tartışma büyüdü. Tartışma sırasında cinnet getiren Oktay Şahin yanındaki pompalı tüfeğiyle, eşine ve kızına ateş etti. Eşi ve kızını vuran Oktay Şahin, daha sonra intihar girişiminde bulundu. 

Silah sesini duyan vatandaşların haber vermesinin ardından olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bakkala gelen sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrolde 15 yaşındaki lise öğrencisi Nurdan Şahin’in öldüğü, karı kocanın durumunun ise ağır olduğunu belirledi. Sağlık ekipleri, ağır yaralı karı kocayı hastaneye kaldırırken, Ayşe Şahin hastanede hayatını kaybetti. Ağır yaralı Oktay Şahin ise Denizli Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
İncelemenin ardından kızın cesedi otopsi yapılmak üzere Sarayköy Devlet Hastanesi Adil Tıp Morguna kaldırıldı.
Öte yandan öldürülen Ayşe Şahin’in kocasından tehdit aldığı ve bunun için şikayette bulunduğu öğrenilirken, mahkemenin daha önce Oktay Şahin hakkında uzaklaştırma cezası verdiği belirtildi. 

Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.  

Medeni Topaloğlu-Bayram Coşkun
 

Denizli’nin Pamukkale ilçesi Zeytinköy Mahallesi 5020 Sokak üzerinde bir apartın 4’üncü katında dün akşam saatlerinde meydana gelen patlamanın boyutları gündüz ortaya çıktı. Patlama nedeniyle, ev adeta savaş alanına dönerken odanın duvarlarının ikiye ayrılarak yerinden oynadığı, kapıların yandığı ve yan dairelerin kapılarının bile hasar gördüğü belirlendi.
Dairelerin camlarının kırıldığı olayda herhangi bir can kaybının olmaması teselli oldu.

Olay

Apart olarak kullanıldığı öğrenilen evde doğalgaz sıkışması nedeniyle patlama meydana geldi. Evde bulunan Mikail Şentürk (22) ve alt kattaki dairede bulunan Kadriye Gökmen (30), kırılan camlar nedeniyle yaralandı.
Patlamada yaralanan Mikail Şentürk, alevler içinde kalan 4. katın camından kendini aşağıda açılan battaniyenin üzerine attı. Vücudunda yüzde 80’in üzerinde yanık oluşan Mikail Şentürk, Denizli Devlet Hastanesine, kırılan camlar nedeniyle yaralanan Kadriye Gökmen ise Özel Cerrahi Hastanesine kaldırıldı. Yaralıların tedavilerine devam edilirken, Şentürk’ün durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. 

Olayda can kaybının olmamasına sevindiklerini belirten apart yetkilisi Murat Ulutaş, faciadan dönüldüğünü belirterek, “Doğalgaz ocağından direkt içeri vuruyor. Allah’a çok şükür verilmiş sadakamız varmış. Bilinçsiz kullanımından dolayı meydana gelen bir şey. Çok şükür ölüm falan yok, sadece maddi hasar var, o da çok önemli değil. Duvar yerinden oynamış” dedi.  

Medeni Topaloğlu-Bayram Coşkun
 

Denizli EGS Kültür ve Kongre Merkezi’ndeki 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, 55 tutuklu ile bazı tutuksuz sanıklar, avukatları ve sanık yakınları katıldı. Sanıklara ait olduğu ileri sürülen, terör örgütünün şifreli haberleşme programı ‘ByLock’a ait içerik yazışma tutanakları ile IP adreslerinin kayıtları okundu. Hakkında iddiaları ret eden ve eski Bugün gazetesi temsilcisi ile kanun hükmünde kararname ile kapatılan Denizli Medya Derneğinin Başkanı Mahmut A., savunma yaptı. Mahmut A., savunmasında “Gelen ‘ByLock’ içerik kayıtları, içi boş şekilde gelmiştir. Bana 10 mail geldiği gösterilmiş ancak benim bu mailleri açmadığım ortadadır. IP kayıtları da gelmiştir. 14 bin IP kaydının nasıl olduğunu anlayamadım. Bu bağlantının cep telefonumdan yapıldığı belirtilmiş. Baz istasyonu kayıtları da benim olmadığım yerden gelmiştir” ifadesini kullandı.
Husumetli olduğu eski ortağının beyanı üzerine 15 aydır tutuklu olduğunu ileri süren sanıklardan Nezih A., örgüt üyeliği iddialarını reddetti. 

Sanık savunmaları ile avukatların tahliye taleplerinden sonra mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı. Verilen ara kararda mahkeme heyeti, 1’i etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere toplamda 23 tutuklu sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verirken, duruşmayı 10 Mayıs 2018’ erteledi. Davada, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan sanıklar hakkında 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.