Denizli-Uşak karayolunun Çivril içinden geçen bölümünde yolun karşısına geçmek isteyen vatandaşlar için tehlike oluşturuyor. Yaya geçidi için işaret ve levhası, trafik ışığı ve üst geçidi bulunmayan yoldan geçmek isteyen vatandaşlar, tehlike ile karşı karşıya kalıyor. Şehirler arası yol statüsü de bulunan ve trafiğin hızlı aktığı ana yolda, karşı tarafa geçmek isteyen vatandaşlar, zor anlar yaşıyor.

Yapımı yeni tamamlanan ve daha önce 4 kavşağın bulunduğu 2 kilometrelik şehir içinden geçen yolda tek kavşak konulması araç sürücülerinin de işini zorlaştırıyor. Özellikle okul giriş çıkış saatleri ile ilçe pazarının kurulduğu Perşembe günleri yolun üst kısmında kalan vatandaşlar ve öğrencilerin yüksek hızla seyreden araçların önünden karşıya geçmeye çalışması, tehlikeli anların yaşanmasına neden oluyor.

Akpınar ve Şehitler mahallelerinden araçları ile gelen vatandaşların ilçe merkezine geçmek için ana yolda, ters yönden gitmek zorunda kaldığı yolda yaya ve öğrencilerde ışık ile yaya geçidi olmadığı için kontrolsüz bir şekilde yoldan karşıya geçmek zorunda kalıyor.

Yetkililerin olaya duyarsız kaldığını ileri süren vatandaşlar yaşanacak bir kazadan önce önlem alınmasını istedi. Şehitler mahalle Muhtarı Cemil Aksoy konuyu BİMER aracılığı ile Karayolları Müdürlüğüne ilettiklerini, diğer yetkili mercilere defalarca yolun çok tehlikeli olduğunu ve plansız bir çalışma yapıldığını söylediklerini kaydetti. Aksoy, “BİMER’e 8 defa dilekçe yazdık. Diğer yetkili mercilere durumu anlattık bir gün burada kötü bir olay yaşayacağız. Yeni yol yaptılar yanında servis yolu da yaptılar ama sitelerde yaşayan ve okula gelen giden insanlar, nerden nasıl karşıya geçer. Evlerine, okullarına nasıl gider gelir, düşünmediler. Yolda bulunan kavşakların kapanması, yukarı sanayide bulunan esnafın işini de bitirdi. Yol olmayınca kimse geçemiyor” dedi.

Bülent Çakır

Yangın, dün saat 22.00 sularında Denizli’nin Merkeefendi ilçesi Eskihisar Mahallesi eski arı kiremit fabrikasındaki iş yerlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Eskihisar mahallesindeki eski arı kiremit fabrikasında Osman Balkan’a ait çelik kapı üretimi yapan iş yerinde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Çıkan yangın yandaki faaliyet gösteren halı yıkama dükkanına sıçradı. Alevlere dönen yangın daha sonra yandaki diğer iki dükkana daha sıçradı. Yangını gören vatandaşların haber vermesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ekipleri sevk edildi. Yangın yerine gelen Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, yangına müdahale etmeye başladı. Yangın nedeniyle, iş yerlerinin çatıları çöktü, makineler ve iş yerleri malzemeleri kullanılamaz hale geldi. Yangında herhangi bir can kaybı olmazken, 4 iş yerinde büyük çaplı maddi hasar meydana geldi.

Yangın büyüyünce takviye itfaiye ekipleri istendi, yaklaşık bir buçuk saatlik çalışmanın ardından söndürülen yangına 14 araçla 35 itfaiye eri müdahale etti.

“Mahsur kalan köpek kurtarıldı”

Çıkan yangın nedeniyle halı yıkama işi yapan bir dükkan çalışan Nejdet Çil’e ait ‘pitbul’ cinsi köpek mahsur kaldı. İtfaiye köpeği kurtarmak istedi ancak, köpeğin itfaiye erlerine saldırdı. Bunun üzerine köpeğin sahibi Çil, iş yerine girerek köpeği kurtarmak istedi. Bunun üzerine itfaiye ekipleri Çil’e, itfaiye elbisesi giydirerek, güvenliği sağladıktan sonra köpeği kurtarmaya gitti. İtfaiye yardımıyla köpeği bulunduğu yerden kurtaran sahibi Çil, onu kucağına alarak dumanlar içinden kurtardı. Bunun üzerine herkes derin bir nefes aldı.

“Yangın çıkış sebebi araştırma sonucu belli olacak”

Yangın ile ilgili açıklama yapan Denizli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Murat Başlı, “Yangınımız Eskihisar Mahallesinde başladı. Olay yerine ekpilerimiz vardıktan sonra takviye ekiplerimiz de intikal etti. 14 aracımız, 35 personelimiz olaya müdahale etti. daha sonra içerde mahsur kalan bir köpeğimiz vardı, gerekli güvenlik tedbirlerini alarak sahibi ile birlikte sağ bir şekilde kurtardık. Akabinde şuan arkadaşlar soğutma çalışmalarına devam ediyor. 4 işletmemiz zarar gördü, herhangi bir can kaybımız yok, maddi hasar mevcut. Arkadaşlarımız çıkış sebebi ile ilgili araştırmalara devam edecek” dedi.
Olay ile ilgili soruşturma başlatıldı.  

Medeni Topaloğlu-Bayram Coşkun

Olay, dün saat 10.00 sularında Denizli’nin Çal ilçesi Akkent Mahallesi Oturak Sokak’taki, bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, kimliği belirsiz bir kişi evde tek başına yaşayan 74 yaşındaki 5 çocuk annesi, 17 torunu olan Ümmü Coşdan’ın kapısını çalarak, ‘senin oğullarının arkadaşıyım’ diyerek önce su istedi. Kadın, su verdikten sonra kimliği belirsiz kişi, etrafı kontrol etmek amacıyla aşağı ve yukarıya çıktı. Şahıs ikinci sefer su isteyince, 74 yaşındaki kadın içeriye su şişesini alarak kapıya gelmeye çalıştı. Kimliği belirsiz gaspçı o sırada, yanındaki spreyi yaşlı kadının yüzüne sıktı daha sonra kadının yüzüne vurarak, feci şekilde darp etti. Yaşlı kadın, gaspçıdan kurtulmak için parmaklarını ısırdı. İki parmağı ısırılan gaspçı, yaşlı kadının boynundaki beşi bir yerde denilen altını kolyesini çalarak evin arkasındaki odanın penceresinden kaçtı.

Darp edilerek, gasp edilen kadın, mutfaktaki ekmek bıçağını alıp, elindeki ve kolundaki bandı keserek muhtara haber verdi. Muhtarın haber vermesi üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi. Yaşlı kadın önce Çal Devlet Hastanesi daha sonra Denizli Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yırtılan dudağına 15 dikiş atılan kadın daha sonra taburcu edildi.

“Ölümden döndüm”

Şahsın kendini oğlunun arkadaşı olarak tanıttığını belirten 74 yaşındaki Ümmü Coşdan, “Önce geldi su istedi, verdim. Bir daha geldi su istedi. sonra bir aşağıya gitti, bir yukarı gitti. Su istedikten sonra arkamdan içeri girdi. Sonra kapıdayken beni içeri soktu ve burnuma sprey sıktı. sonra yüzüme vurmaya başladı. Sonra elime ayağımı koli bandı ile bağladı, odanın penceresinden atladı, gitti. Sonra ben de, mutfaktan bıçağı aldım. Elimdeki ve ayağımdaki bantları kestim. Gidip muhtara haber verdim. Koli bandı onun yanında vardı. Benim dişlerim sağlam, onun elini ısırdım, öyle kurtuldum. O da vurdu bana, ‘bağırma’, ‘öldüreceğim’ dedi. Muhtara haber verdim, muhtar da jandarmaya haber verdi. Sonra doktora gittim. Ölümden döndüm” diye konuştu.
Ümmü Coşdan’ın oğlu Himmet Coşdan, “Benim ailem rahatsızdı, Denizli’de hastaneye gittim, olayı orada duydum. Üzüldüm, hakikaten annem kötü olmuş. Böyle insanların yeri Türkiye Cumhuriyetinde yok. Benim anam yaklaşık 80 yaşında, benim anam dişinden tırnağından arttırmış, 5’i birlik bir altın boynuna takmış. Bunu aldın, 80 yaşındaki kadına el kalkarsa, benim başka diyeceğimi bir şey yok. Demek ki, böyle insanın da annesi babası var ki, böyle cani yetişmiş. Gelmiş, su istemiş, verince ikinci sefer gelip istemiş. Sonra yüzüne sprey sıkmış. Sonra annemi evin arkasına doğru itmiş ve elini ayağını koli bandı ile bağlamış. Baya bir çarpışmışlar. Varsa bir muhtaçlığın gelirsin erkek gibi dersin. Madem aldın altını kadını niye dövdün. O altın da anamın ölümlüğü. Öldükten sonra onu hayrederiz, tüm çocukların haberi vardı. Annem onun parmağını ısırmış, kurtulmuş” şeklinde konuştu.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.  

Medeni Topaloğlu

Olay, yılbaşı gecesi Denizli’nin Merkezefendi ilçesi Sümer Mahallesi’ndeki 2245 Sokakt’aki bir evde yaşandı. İddiaya göre, 38 yaşındaki Ü.G.’nin, kendisine şiddet uyguladığını ve aldattığını gerekçe göstererek eşi Osman G.’nin alkol dolu bardağına tarım ilacı koyarak zehirlediği ileri sürüldü. Koca Osman G.’nin rahatsızlanması üzerine sağlık ekiplerine haber verildi. Eve gelen sağlık ekipleri, Osman G.’nin bilincinin kapandığını belirledi. Bunun üzerine sağlık ekipleri ilk müdahalenin ardından Osman G.’yi ambulansla Denizli Devlet Hastanesine sevk etti.

“Müdahalenin ardından ortaya çıktı”

Doktorların yaptığı müdahalenin ardından Osman G.’nin zehirlendiği belirlendi. Bunun üzerine Ü.G., kocasının içtiği içkiden sonra rahatsızlandığını ileri sürdü. Ancak durumdan şüphelenen doktorlar durumu polise bildirdi. Yapılan incelemede Osman G.’nin içeceğine karışan tarım ilacından zehirlediği tespit edildi. Bu durum üzerine gözaltına alınan bir çocuk annesi Ü.G., emniyete götürüldü. Burada ifadesi alınan kadın mahkemeye sevk edildi. İfadesi alınan Ü.G., çıkarıldığı mahkemece ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

“Hastanede gözümü açtım”

48 saat yoğun bakımda kalan ve geçtiğimiz Salı günü taburcu edilen koca Osman G., o gece yaşadıklarını anlattı. Aralarında hiçbir sorunun olmadığını öne süren Osman G., “Hiçbir şey yaşanmadı. Pazar sabahı işten geldim. Sonra kahvaltımı yaptım, saat 11.00’da ablam geldi. Sonra biraz gezmeye gittim. Sonra eşim beni aradı, gel acıktık, yemek yiyelim dedi. Yemeğimizi yedik. Zaten işten geldiğim için uykusuzdum, köşede uyuyakalmışım. Sonra saat gece 23.00 gibi kalktım azıcık muhabbet ettik. Sonra biraz içtim. Birincisini içtim, ikincisinden az biraz aldım. Birden istifra ettim. Sonra yerde kalmışım, ne oldu hatırlamıyorum. Hastanede gözümü açtım” dedi.

Eşinin kendisini zehirlediğini hastanede öğrendiğini belirten Osman G., eşinden şikayetçi olmadığını söyledi. Eşinin kendisine attığı suçlamaları kabul etmediğini belirten Osman G., “Birama tarım ilacı koymuş. Eşim beni zehirledi, ben ölümden döndüm. Üzüldüm ama eşimi çok severim, şikayetçi değilim, çocuğumun anası. Suçlamaları hiçbir zaman kabul etmiyorum. Varsa böyle bir şey ispatlasın. Telefon numaram belli, gitsin savcılık aracılığıyla araştırsın. Kıskançlıktan olabilir, çünkü beni çok seviyordu. Biz seve seve evlendik. Cezaevinden çıksa gelse, yine kapım açık. İşte evim” ifadelerini kullandı.

“Neden yaptığını bilmiyorum, çok seviyordu, aşırı kıskançtı”

Eşini asla dövmediğini ileri süren Osman G. , eşinin ‘çocuğu satarım’ iddialarını ise reddetti. Osman G., “İnsan sevdiğini, karısını çoluk çocuğunu döver mi? Akıl mantık alır, 6 yıldır evlendik. Ben onu çalıştırmadım dahi, işe giderdim haberi bile olmazdı. İnsan sevdiğine böyle yapar mı? Bağırmalar, çağırmalar olur. Ama insan öz evladını satar mı? Çocuğum kaynanamın evinde. Canlarım gidiyor. Onu asla aldatmadım. Evlendikten sonra 6 yıldır, ondan başka bir tek kadının eline elim değmedi. Aramızda bir sorun yoktu. Sadece kıskanıyordu, çok seviyordu. Neden böyle bir şey yaptı bilmiyorum. Sadece çok kıskanıyordu” diye konuştu.

“Yuvam dağıldı, hüngür hüngür ağlıyorum”

İçinin yandığını belirten Osman G., eşinin kendisine zehirlediğine inanmadığını söyleyerek, “Şuan işe dahi gidemiyorum. Ama bu haldeyken bile ondan şikayetçi değilim. Gelse yine kabul ederim. Çok üzgünüm, sabaha kadar yatamadım, yatakta hüngür hüngür ağladım. Kızım gözümün önüne geliyor, şuan yuvam dağıldı. İşe gidemiyorum, ölümden döndüm. Karımın böyle bir şey yapacağını asla düşünmedim. Öğrendiğimde bile aklıma böyle bir şey gelmedi. Şuan kendi ağzıyla ben seni zehirledim dese yine inanmam. Biri, bu zamanda eşine güvenmese kime güvenecek. Her gün benim önüme yemek koyuyor” dedi.

“Beni öldü biliyordu, o yüzden böyle ifade verdi”

“O gece ifade verirken beni öldü biliyordu” diyen Osman G. “Ondan kendini böyle aklamaya çalışıyor. O iftiraları o yüzden atıyor. Ama ne yapsın ben şikayetçi değilim. Hiçbir sorun yoktu. Ben eve gelirken kızım ‘baba baba’ diye bağırdı, eşim ‘aşkım’ diyordu. Ben gelirken her şey önümde hazır oluyordu. Ben aldığım parayı eşime veriyordum. Ev almak için 10 bin TL kredi çektim, parayı eşimin hesabına yatırdım. Çal ilçesinden ev alacaktık. Krediyi ödedikten sonra kalan hayatımı Çal’da sürecektik” diye konuştu.

Medeni Topaloğlu

Olay, yılbaşı gecesi Denizli’nin Merkezefendi ilçesi Sümer Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 38 yaşındaki Ü.G., yılbaşı gecesi eşi Osman G.’nin, kendisine şiddet uyguladığını ve aldattığını gerekçe göstererek tartıştı. Tartışmanın ardından Ü.G.’nin alkol alan eşinin bardağına tarım ilacı koyarak zehirlediği ileri sürüldü. Koca Osman G.’nin rahatsızlanıp, “Ben kötüyüm” demesi üzerine sağlık ekiplerine haber verildi. Eve gelen sağlık ekipleri, zehirlendiği ileri sürülen koca Osman G.’nin bilincinin kapandığını belirledi. Bunun üzerine sağlık ekipleri ilk müdahalenin ardından Osman G.’yi ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına aldı.

“Müdahalenin ardından ortaya çıktı”

Doktorların yaptığı müdahalenin ardından Osman G.’nin zehirlendiği belirlendi. Bunun üzerine eşi Ü.G., kocasının içtiği biradan sonra rahatsızlandığını ileri sürdü. Ancak durumdan şüphelenen doktorlar durumu polise bildirdi. Yapılan inceleme üzerine 38 yaşındaki Ü.G’nin, eşi Osman G.’nin alkolün içine karışan tarım ilacından zehirlediği tespit edildi. Bu durum üzerine gözaltına alınan 38 yaşındaki bir çocuk annesi Ü.G., gözaltına alınarak, emniyete götürüldü. Burada ifadesi alınan kadın mahkemeye sevk edildi. 

“Eşimi öldürmek gibi bir planım yoktu”

Ü.G., ifadesinde olayı şöyle anlattı: “6 yıl önce Osman’la evlendik. 4 yaşında bir kızımız var. Osman sürekli beni başka bir kadını eve getirerek beni göndermekle tehdit ederdi. Görüştüğü farklı bayanların olduğunu da biliyorum. Sürekli şiddet uyguluyordu. Eğer polise gidersem, beni ve anne babamı öldürmekle tehdit ediyordu, kızımızı satacağını söylüyordu. Osman’ın bunu yapabilecek kapasitesinin olduğunu bildiğim için korktum. Eşimi öldürmek gibi bir planım yoktu. Tarım ilacı aldım. Yılbaşı günü ilk birasını içtikten sonra ikinci birasını istediğinde içine tarım ilacını koydum. Biranın yarısına geldiğinde eşim ‘Ben kötüyüm. Şu birayı dök içmeyeceğim’ dedi. Sonra eşimin arkadaşı Yasin K.’yi aradım. Kendileri bize geldi. O sırada eşimin telefonundan sağlık ekiplerine haber verdim. Ekipler geldiğinde eşimin bilinci kapanmıştı. Eşimi hastaneye kaldırdılar. Doktor hemen kendisini yoğum bakıma aldı. Bana ne içtiğini sordular. Bira içtiğini söyleyince şişeleri istediler. Şişeleri getirince her şey ortaya çıktı. Onu öldürmek istemedim. Planlamadım, sadece gözünü korkutmak istedim. Zaten pişman olunca hemen komşulara, sağlık ekiplerine haber verdim”
İfadesi alınan Ü.G., çıkarıldığı mahkemece ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlamasından tutuklanarak ceza evine gönderildi. 

Medeni Topaloğlu
 

Olay, Denizli’nin Pamukkale ilçesi Hacıkaplanlar Mahallesi Barış Caddesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, , bir asansör firmasının bayiliğini yapan Bekir Gümüş, akşam saatlerinde iş yerini kapatmaya çalıştığı sırada, motosiklet kasklı iki kişi, iş yerinin önüne geldi. İki şahıs ilk önce işyerinin elektrik şalterini kapattı, ardından Gümüş’ün ağzını kapatarak, ellerini kelepçeledi.

Gümüş, daha sonra iş yerinin arka tarafındaki mutfak bölümüne götürüldü ve burada kasklı iki şahıs tarafından demir çubukla feci şekilde dövüldüğü ileri sürüldü. Kimliği belirsiz iki saldırgan daha sonra Gümüş’ün cüzdanını ve cep telefonunu alıp, iş yerindeki güvenlik kamera kayıt cihazını alarak, iş yerinden kaçtı.

Vücuduna ve başına aldığı darbeler sonucu ağır yaralanan 52 yaşındaki Gümüş, yerde sürünerek işyerinin kapısına çıkarak, komşularından yardım istedi. 

Durumun haber verilmesi üzerine olay yerine ambulans sevk edildi. Gümüş, gelen ambulansla Denizli Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay yerinde parmak izi incelemesi yapan polis ekipleri, saldırganların yakalanması için çevredeki diğer işyerlerinin güvenlik kamera kayıtlarını da inceledi.

Polis ekipleri kasklı iki saldırganın yakalanması için geniş çaplı bir çalışma başlattı. 

İş yerinde saldırıya uğrayan Gümüş’ün hayati tehlikesinin olmadığı belirtilirken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.  

Olay, dün saat 17.00 sularında Denizli’nin Pamukkale ilçesi Bağbaşı Mahallesindeki Teleferiğin bulunduğu ormanlık alanda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yaşları 14 ila 17 arasında bulunan 6 arkadaş Kervarsaray Mahallesinin üstünde yer alan Bağbaşı teleferiğe çıktı. Gençler, buradan Çamlık Mahallesindeki Seyir Tepesine doğru patika yoldan yürümeye başladı. Bir süre yürüdükten sonra Zeytinköy Kanyonu mevkisindeki patika yoldan çıkan gençlerden Hasan D’nin dengesini kaybederek, yaklaşık 50 metrelik bir uçuruma düştüğü ileri sürüldü. Arkadaşlarını kurtarmaya çalışan gençler, başarılı olamayınca, Pamukkale Üniversitesi Hastanesine gelerek, durumu Acil Servise bildirdi. Bunun üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, AFAD, AKUT, UMKE ve polis ekiplerinden oluşan yaklaşık 30 personel sevk edildi.

Zorlu hava şartları kurtarma çalışmalarını olumsuz etkiledi

Haber alan ekipler, yaklaşık bir buçuk saatlik zorlu tırmanışın ardından yaralı gencin düştüğü noktaya ulaşıldı. Olay yerine gelen ekipler havanın kararması sebebiyle gencin önce yerini tespit etti, daha sonra kurtarma çalışması başladı. Ardından halatların yardımıyla gence ulaşmayı başaran ekipler, yapılan ilk kontrolün ardından gencin yuvarlanması nedeniyle sol kolunun kırıldığı ve yüzünde hafif yaraların oluştuğu belirlendi. Ancak hem havanın kararmasıyla, aşırı rüzgar ve yağmurun yağması kurtarma çalışmalarını olumsuz etkilerken, yağış nedeniyle zeminin kayganlaşması nedeniyle ekipler, yön değiştirerek yaralıya ulaşmaya çalıştı. 8 saat sonra kurtarıldı

AKUT, itfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekiplerinden oluşan yaklaşık 30 kurtarma ekibi, halatların yardımıyla yaralanan genci bulunduğu yerden kurtararak ambulansa aldı. 8 saatlik operasyonun ardından kurtarılan 14 yaşındaki genç ilk müdahalenin ardından Pamukkale Üniversitesi Hastanesinde tedavi altına alındı. Kaza ihbarının kendilerine gelir gelmez yola çıktıklarını ve yaralıya ilk önce ulaştıklarını belirten AKUT Denizli Ekip Lider Yardımcısı ve Operasyon Sorumlusu Serdar Dinç, toplu kırık olmaması kurtarma çalışmalarının kolaylaştırıldığını söyledi. Dinç, “6 arkadaş teleferiğe çıktıktan sonra Seyir Tepesine yürüyerek gitmeye çalıştıkları sırada, gençlerden birinin ayağını burktuğunu ve kolunu kırdığını bize belirttiler. Biz saat 18.30 civarı olay yerine ulaştık fakat kazazede yaklaşık 45-50 metre aşağıdaydı. Dolayısıyla iple inmemiz gerekiyordu ve arkadaşımla iple indik. Saat 20.00 gibi kazazedenin yanına ulaştık. Üşüyordu, daha sonra UMKE ulaştı ve kazazedenin üstünü termal battaniye ile örttük. Kazazedeyi yukarı çıkartmaya çalıştık ancak aşırı rüzgar ve yağmur nedeniyle rota değiştirdik ve bir saatlik bir zaman kaybımız oldu. rüzgar dinince kazazedeyi saat 24.00 gibi yukarıya çıkarttık. Gelen diğer ekiplerle birlikte yaralıyı ambulansa teslim ettik. Hasta Pamukkale Üniversitesi Hastanesine sağ salim olarak kaldırıldı” dedi. Gencin genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili olarak soruşturma başlatıldı.

Olay, akşam saat 21.30 sularında Denizli’nin Honaz İlçesi Gürlek Mahallesi girişinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara’da psikolojik tedavi gören Cem Baran Doğan (27), yakını olan Hasan B. idaresindeki 20 DR 119 plakalı otomobille Denizli’ye seyir halindeyken Gürlek Mahallesi girişinde araçtan atladı. Doğan, yine aynı yönde seyir halinde olan Sadık A. yönetimindeki 20 DG 406 plakalı tırın altında kaldı. Yaklaşık 20 metre tırın altında sürüklenen genç feci şekilde hayatını kaybetti. Haber verilmesi üzerine jandarma, polis ve sağlık ekipleri olay yerine sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler yolda güvenlik önlemi alırken, Denizli yönündeki trafik tek şeritten sağlandı. Sağlık ekipleri, yaptıkları ilk incelemede gencin hayatını kaybettiğini belirledi.

Babası olay yerinde gözyaşı dökerek, ağıt yaktı

Olay yerine gelen gencin doktor ve özel bir fizik tedavi kliniği sahibi olan babası Hasan Doğan, “Herkese yardım ettim, sahip çıktım, oğluma sahip çıkamadım” diyerek feryat etti. Gözyaşlarına hakim olamayan Doğan, yakınları tarafından sakinleştirildi.

Gencin yoldayken birkaç kez arabadan inmek istediği ancak yanındaki akrabası tarafından engellendiği, araçtan inmeden önce de babasını telefonla arayarak helallik istediği öğrenildi. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından gencin cesedi otopsi yapılmak üzere Pamukkale Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.  

Medeni Topaloğlu-Bayram Coşkun

Denizli’nin Çivril ilçesi Gürpınar Mahallesi’nde Çivril Halk Eğitim Merkezinde açılan açık lise programına devam eden Sevilay Yavuz, üç dönem aldığı kredilerden girdiği sınavların tamamından en yüksek notu alarak mezun oldu.

2006 – 2007 eğitim öğretim döneminde devam ettiği Çivril Kadir Kameroğlu Kız Meslek Lisesini ailesinin maddi durumu bozuk olduğu için bırakmak zorunda kalan Sevilay Yavuz, yarım bıraktığı eğitimini eşinin de desteğiyle tamamladı. Okulu bıraktıktan 3 yıl sonra Ahmet Yavuz ile evlenen Sevilay Yavuz eşine, okulunu tamamlamak ve lise diploması almak istediğini söyledi. Küçük çocukları olmasına rağmen eşinin okuma isteğine destek veren Ahmet Yavuz, eşinin Çivril Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan açık liseye kaydını yaptırdı. 550 öğrencinin eğitim aldığı açık liseye 3 dönem devam eden Sevilay Yavuz dönem sonu yapılan sınavlardan en yüksek notları alarak lise diploması almaya hak kazandı.

“Okuma aşkım bitmedi, hedefim üniversite”
Liseyi derece ile bitirmesi nedeniyle Çivril Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ödüllendirilen Sevilay Yavuz, üniversite sınavlarına hazırlandığını belirterek, “Liseyi bitirdim ama okuma aşkım bitmedi. Amacım üniversite sınavlarında başarılı olarak hayalimdeki eğitimi almak” dedi. Hukuk okumak istediğini sözlerine ekleyen Sevilay Yavuz, “Ama iki çocuğum ve eşim var onların sorumluluğu ile hukuk okumam çok zor olur onun için ileride Çivril’de iş imkanı da bulabileceğim tıbbi dokümantasyon ve sekreterlik okuyacağım” dedi.

Bülent Çakır

 

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesine bağlı 80 ekip, Pamukkale ilçesi Kınıklı, İstiklal, Değirmenönü ve İncilipınar mahallelerindeki günlükbirlik kullanılan apart ve evlere ani baskınlar düzenledi. Huzur ve güvenliğin sağlanması ve öğrencileri olumsuz etkileyecek faaliyetlerden korunması amacıyla il genelinde birçok adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Emniyetin Asayiş Bürosu’na bağlı çok sayıda sivil ve resmi personel katılırken, Yunus ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi Müdürlüğü ekipleri destek verdi.

Ekipler, saat 20.00 ila 24.00 arasında yaptıkları şok baskınlarda, günlük kullanılan 50 apartı denetledi. Uygulama kapsamında 12’si yabancı olmak üzere toplam 130 kişinin Genel Bilgi Toplama (GBT) sistemiyle kimlikleri sorgulandı. Uygulamada, bir miktar uyuşturucu madde ele geçirilirken, 5 kişi göz altına alındı.
Asayiş ekipleri, kapıları tek tek çalarak kimlik kontrol yaptı, günlük olarak kullanılan apartların kanuni gerekliliğini ve otel sisteminde olduğu gibi kimlik bilgilerinin emniyet yetkilileri ile paylaşılması konusunda tek tek uyarılar yaptı.

Uygulama kapsamında, emniyet birimleri, günlük kullanılan apartlarda güncel kayıt tutmayan, sistemde kaydı bulunmayan ve kaçak olarak apart işleten şahıslara toplamda 210 bin TL para cezası kesti.
Vatandaşların huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla uygulamalarını devam edeceği bildirildi.