15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi beşikteki bebeğini öperek, vatan savunması için hainlerin kapattığı 15 Temmuz Şehitler Köprüsüne giden Sabri Gündüz, hainlerin silahından çıkan kurşunla bacağından yaralanarak gazi olmuştu. Geçtiğimiz akşam da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gündüz’ü evinde ziyaret ederek bacağı hakkında bilgi almıştı. Bugün de AK Parti Ankara 6’ıncı İl Kongresinde konuşan Erdoğan, tüm müdahalelere rağmen Gazi Gündüz’ün bacağının kesileceğini açıkladı. Bunun üzerine gazi Gündüz, Erdoğan’ın ziyareti ve bacağının son durumu ile ilgili İhlas Haber Ajansına (İHA) açıklamalarda bulundu.

“DAKİKALARCA ÜZERİMİZE KURŞUN YAĞDIRDILAR”

Gaziliğin kendisi için büyük onur olduğunu söyleyen 15 Temmuz Gazisi Sabri Gündüz, “Darbe girişimi haberini alır almaz 15 Temmuz Şehitler Köprüsüne koştum. Dakikalarca üzerimize kurşun yağdırdılar. Merminin yanımızdan geçerken ki sesini duyuyorduk. O esnada yara almadım. Hain askerlerin karşı şeritte bir vatandaşı vurduğunu görünce ona yardıma giderken beni de vurdular. Bacağımdan yaralandım. Ambulansla Şişli Etfal Hastanesine götürdüler. Vurulunca benim atar damarım koptu. Aracın içerisinden çıkarken kemerimi çıkarmaya çalıştım. Çıkartamadım. Tampon yapmak için bir şey istedim. Bana bu bayrağı verdiler. Bu bayrakla çok sıkı bir turnike yaptım. Bu bayrak beni hayatta tutan bir şey oldu” diye konuştu.

“5 AYDA 46 KEZ AMELİYATA GİRDİM”

Hastanede yapılan ilk ameliyatın çok iyi geçtiğini söyleyerek konuşmasına devam eden Gündüz, “Doktorum bir dakika geç gelsen seni kaybedecektik dedi. Daha sonra ayağım enfeksiyon kaptı. İki gün sonra kangren oluyordu ayağım. Kesmemek için müdahale ettiler. O yaralarda enfeksiyon kapınca benim süreç orada başladı. Toplamda 5 ay hastanede yattım. Bu 5 ayda 46 kez ameliyata girdim. Düzeltmek için çok çaba sarf ettiler ama ayağımda ciddi bir enfeksiyon oluştuğu için olmadı. En son ayağımda ciddi bir enfeksiyon oluştu. O enfeksiyon sonrasında doktorum artık buraya kadar dedi” şeklinde konuştu.

“AYAKSIZ YAŞANIR AMA VATANSIZ YAŞANMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini ziyareti üzerine de konuşan Gazi Gündüz, “Cumhurbaşkanımız ayağıma ilk baktı. Biraz umutlanmış gibi oldu. Ben ayağımı gösterince üzüntüsünü gözünün içinden, yüzünden, bütün ifadelerinden algılayabiliyorsunuz. Allah razı olsun ameliyat konusunda bana çok dua etti. Bu süreçte en büyük destekçimiz Cumhurbaşkanımız’dı. Geçen akşam saat 01.00’da beni aradı, yeni duydum gazim dedi. Çok üzüldüm dedi. Ertesi gün Allah nasip ederse yanına geleceğim dedi. Gece saat 23.00’da kapımı çaldı. İçeriye girdi. Oturduk. Öylesine güzel bir moral oldu ki, bu ülkeye verilen en büyük nimetlerden birisi böyle halkına düşkün, insanlarını seven bir cumhurbaşkanının olması. Bacağımın dermanı kesilmekse, rabbim de onun sabrını, güzelliğini veriyor ve o kadar içinize işliyor ki kendinize üzülemiyordunuz. Gazilik çok güzel bir şey. Ayağınızın gittiğine üzülemiyorsunuz. Sebebini bilmediğiniz bir mutluluk ve gurur oluşuyor. Ayaksız yaşanır ama vatansız yaşanmaz” ifadelerini kullandı.

Ayağının kesilme sürecine ilişkin de bilgiler aktaran Gündüz, “Tabi kesilme süreci bittikten sonra 3 ile 6 ay arasında bir bekleme süresi oluyor. Vücudun kendisini toplayıp oradaki proteze hazırlanma süreci oluyor. O süreçten sonra bir protez ayak takılacağını biliyorum” dedi.

Emrah Kuş

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Funda Ocak, DHMİ’nin Florya sosyal tesislerinde geleneksel olarak gerçekleştirilen yıllık değerlendirme toplantısında, Atatürk Havalimanı muhabirleriyle bir araya geldi. Türk havacılık sektörünün 2017 yılında performansına ve sivil havacılığın gelecek hedeflerine ilişkin bilgiler veren Ocak, İstanbul’da yapımı süren yeni havalimanından, DHMİ’nin küresel hedeflerine kadar çok sayıda konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

“Çalışmalar öteleme ve aksama olmayacağını açık seçik ortaya koyuyor”
İnşaatının yüzde 80’i tamamlanan İstanbul yeni havalimanının Türkiye’nin başarı öyküsünü bu proje sayesinde dünyaya göstereceğine vurgu yapan Funda Ocak, “Hedef 29 Ekim 2018. O tarihte bu havalimanımız açılacak. Bütün gelişmeler ve çalışmalar da bu konuda herhangi bir öteleme ve aksama olmayacağını açık seçik ortaya koyuyor” diye konuştu.
Yeni havalimanı seferlerinde kullanılacak modern cihaz ve haberleşme ekipmanların hazır olduğunu belirten Ocak, yer tesliminden sonra montaj ve kalibrasyon çalışmalarının tamamlanacağını kaydetti.

Hava sahalarında yeni havalimanı düzenlemesi
Hizmete girmesine bir yıldan az zaman kalan yeni havalimanı için hava sahalarında da bazı düzenlemeler yaptıklarını kaydeden Ocak, “İstanbul yeni havalimanı, sadece İstanbul hava sahasını değil, Avrupa hava sahasını da etkileyecek bir projedir. Romanya, Bulgaristan ve Orta Avrupa’ya kadar, anlaşma mektuplarıyla bizden kalkan, onlardan kalkıp bize inen, bizden kalkıp onlara inen bütün ülkelerin hava sahalarını birebir etkileyecek bir proje. Bu nedenle arkadaşlarımız İstanbul hava sahasına yönelik olarak kapasite artırımına gittiler” dedi.

“Hava sahasıyla ilgili çok yoğun bir alın teri akıtıldı”
Yeni havalimanı için personel eğitimlerinin de sürdüğünü dile getiren Funda Ocak, 100 hava trafik kontrolörünün gerekli eğitimlerini tamamladığını, 25 hava trafik personelinin de eğitimlerinin sürdüğünü belirtti. Ocak, “Sistem ve cihazları temin ettik, usul dizaynlarını yaptık, bütün Avrupa hava sahasında etkileşimde olan ülkelerle anlaşma mektuplarını hazırladık. Toplantılarımızı yaptık. ‘Eurocontrol’ raporlarımızı yaptık, personelimizi tefrik ettik. Biz, İstanbul yeni havalimanı devreye girdikten sonra bu hava sahasında artık hazırız ve varız. Bunlar hiç dile getirilmedi, hiç kamuoyunda yansıtılmadı. Bu son derece önemli bir konu. DHMİ, sadece İstanbul yeni havalimanı projeleriyle, takibiyle, denetimiyle ve kontrolüyle uğraşmadı. Asıl hava sahasıyla ilgili çok yoğun bir alın teri ve akıl teri akıttı. Bu çalışmalarımız hala devam ediyor. İnşallah, temmuz ayına kadar tüm sistem ve cihazların montajı yapıldıktan sonra uçuş kontrolleri yapılacak” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanımızın takdiridir, biz hazır hale getirdik”
Basın mensuplarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı taşıyan uçağın 26 Şubat’ta İstanbul yeni havalimanı pistine ilk kez ineceğine dair çıkan bazı haberlerle ilgili soruyu da cevaplayan Funda Ocak, konuyla ilgili her türlü hazırlıkları yaptıklarını ifade ederek, “Tabii ki, Cumhurbaşkanımızın takdiridir ama biz hazır hale getirdik” şeklinde cevapladı.

“Sabaha karşı 03.00’te taşınma işlemi başlayacak”
Atatürk Havalimanı’ndaki operasyonların yeni havalimanına taşınma aşamasına ilişkin de bilgi veren DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak, “29 Ekim oranın tören tarihi, o gün olmaz. 30 Ekim gece 03.00’te taşınma sürecine başlanılacak ve 31 Ekim gece saat 23.55’te taşınma süreci tamamlanacak” şeklinde konuştu.

“Dünyanın en büyük taşınma işlemlerinden biri olacak”
Taşınma sürecini üç bölüme ayırdıklarını vurgulayan DHMİ Kamu-Özel Sektör İş Birliği Daire Başkanı Cengiz Kurt da, Atatürk Havalimanı’ndaki en büyük operasyonel faaliyete sahip olan Türk Hava Yolları’nın 31 Ekim saat 02.00’de uçuşlarını keseceğini ve 12 saat süreyle operasyon yapmadan taşınmayı sağlayacağını kaydetti. Kurt, “Dünyanın en büyük havalimanı olduğu için dünyanın en büyük taşınma işlemlerinden biri olacak. Bu bir de kara yolu ile olacak. İstanbul gibi son derece yoğun bir trafik üzerinden taşınma olacak. Çok ciddi bir koordinasyon gerekiyor ama herhangi bir sorun olacağını düşünmüyoruz. Güzergahı Basın Ekspres Yolu, Mahmutbey Gişeler üzerinden olacak. Yol güzergahı üzerinde görev yapan belediye, jandarma ile tüm kamu ve kuruluşlar, AKOM’dan koordine edilerek, taşınma yapılacak. Taşınmada gerekirse trafik de kesilebilecek” ifadelerine yer verdi. 

Ferhat Yasak
 

Bakanlıktan yapılan açıklamada son günlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dedesinin 1. Dünya Savaşı’ndaki Sarıkamış Harekatında şehit olduğuna dair Milli Savunma Bakanlığı arşiv kayıtlarında isminin yer almadığına ilişkin kasıtlı iddialar ortaya atıldığına dikkat çekildi.

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, “Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan arşiv taramaları sonucunda; Rize Askerlik Şubesi Başkanlığına ait 8355 Numaralı Askerde Kayıp olanlara ait Silahaltı defterinin 213’üncü sayfasında, Rize ili Ulucami köyünden Mutioğullarından lakaplı Mustafa oğlu 1882 doğumlu Kemal’in askerde meçhul 30.01.1337 (Mühür-Osman) şeklinde yazılı olduğu tespit edilmiştir” denildi.

Osmanlı imparatorluğu döneminde (1.Dünya Savaşı dönemi dahil) askerlikte vefat edenlerin işlemlerinin, Harbiye Nezareti tarafından, 1909 tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanunu’na göre yürütüldüğü belirtilerek buna göre doğrudan düşman tesiriyle (kurşun, kılıç, bomba gibi) vefat edenlerin şehit olarak kayıtlara yazıldığı, donma, güneş çarpması, boğulma veya salgın hastalık gibi nedenlerle vefatların ise, şehit olarak nitelendirilmediği ifade edildi.

Haberlere konu olan “Şehitlerimiz” adlı eserde sadece Osmanlıca kayıtlarda o dönemki kanuna göre şehit olarak nitelendirilen zayiatların yayımlandığı kaydedilerek şöyle denildi:

“Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın dedesi gibi donma nedeniyle şehit olanların, ‘1909 tarihli Askeri Tekaüt ve İstifa Kanunu’na’ göre şehit statüsünde kaydı yer almamaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dedesi Mustafa oğlu Kemal’in; söz konusu tarihlerde askere gittiği ve askerdeyken şehit olduğu, arşivlerimizde (Rize Askerlik Şubesi askerde kayıp olanlara ait silahaltı defterinde) “askerde meçhul” ifadeleriyle kesin olarak yer almaktadır. O dönemdeki silah arkadaşlarının aktardığı bilgi çerçevesinde donarak şehit olduğu bilgisine ulaşılmaktadır.” 

Bayazit Cebeci

Hakkari’de, partisinin il kongresinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ilkbahardan itibaren güvenlik nedeniyle uygulanan yayla yasaklarının kaldırılacağına ilişkin müjdesi hayvancıları sevindirdi.

Şırnak’ın Silopi ilçesinde hayvancılar, müjdenin kendilerini mutlu ettiğini belirtti. Hayvancı Hasan Mete, yasağın kaldırılmasıyla hem süt veriminin artacağını hem de etin ucuzlayacağını anlatarak, “Cumhurbaşkanımızın dediği gibi yayla yasakları kalkarsa arıcılığımızı da geliştiririz. Hem hayvancılığımız daha çok gelişir hem ülkemize de çok katkısı olur. Yasaklar olmadan önce her nüfusun binlerce hayvanı vardı. Terör belası geldi, koyunların hepsini satmak zorunda kaldık. Şimdi her evde 50 koyun var. Şimdi yasaklar kalkarsa daha çok koyun alırız. Koyunlarımız daha da çoğalır” dedi. 

Hayvancı İrfan Timur, eskiden hep yaylara gittiklerini ancak son yıllarda yasak nedeniyle gidemediklerini anlatarak, “Cumhurbaşkanımız, ‘Yaylalar serbest olacak’ dedi. Yayla serbest olursa çok güzel olur. Hayvancılık iyi bir şeydir. Hayvan yoksa, et çok pahalı oluyor. Çok memnun olduk” diye konuştu. 

Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı Hüseyin İnal ise, ailelerin geçimlerini hayvancılıkla sağladığını kaydederek, “Yayla yasağının kalkmasını faydalı görüyorum. Dışardan et, süt ve peynir ithal edeceğimize kendi peynirimizi, etimizi ve sütümüzü üretiriz. Hem halkımız faydalanır hem de devletimiz faydalanır” ifadelerinde bulundu.  

Ayaz Müldür

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin milletvekilleriyle parti genel merkezinde bir araya geldi. Yaklaşık 3 saat süren toplantıya Adıyaman, Ağrı, Amasya, Antalya, Artvin, Bartın, Bingöl, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Düzce, Giresun, Iğdır, Kırıkkale, Konya, Trabzon, Mersin, Zonguldak illerindeki 51 AK Partili vekil katıldı. Toplantıda 21 vekil söz istedi, 8 vekil konuştu. Söz alamayan 13 vekil ise bir sonraki toplantıya dahil edildi. Vekiller, illeriyle ilgili sorunları Erdoğan’a aktardı.

Vekillere önemli mesajlar veren Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında açıkladığı belgelerle ilgili olarak da değerlendirmede bulundu. Erdoğan, bu konuya ilişkin olarak, “Kılıçdaroğlu bu hamlesinin bedelini ödeyecek” dedi.

İran ile ticari ve enerji ilişkilerinin de olduğunu kaydeden Erdoğan, ambargoyu ihlal etmediklerini söyledi. Erdoğan, davadan ne çıkarsa çıksın gereğini yaptıklarını ifade etti.

Erdoğan’ın “Beyefendi şunu söyledi, bunu söyledi” yönündeki duyumlarının ardından yaptığı uyarıların da toplantıda ele alındığı kaydedildi. Erdoğan’ın bu konuya ilişkin söylediği sözlere toplantıda açıklık getirdiği öğrenildi. Toplantıda, Erdoğan’ın ‘herkesin kendi görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladığı, başka makamlara sorumlululuk atarak yapılacak bir bahanenin asla dikkate değer bulunmaması gerektiği’ yönünde bir değerlendirme yaptığı kaydedildi.

Enise Vural

Ödülü Katar Vakfı Başkanı Şeyha Moza Bint Nasser, Doha’da 100 ülkeden 2 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen ve Emine Erdoğan’ın açılışını yaptığı 8’inci Dünya Eğitim İnovasyonu Zirvesi (WISE)’nin açılışında Ashesi Üniversitesi’nin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı’na Patrick Awuah’a takdim etti. WISE Eğitim Ödülü, eğitime dünya çapında katkıda bulunmuş bir kişiyi veya en çok 6 kişiden oluşan takımları destekleyen kendi türünün ilk örneği olduğu belirtildi. Ödül sahibinin, WISE Eğitim Ödülü altın madalyasını ve 500 bin dolar kazandığı bildirildi.

Törende konuşma yapan WISE CEO’su Stavros N. Yiannouka, ”6.’ıncı WISE Eğitim Ödülü’nün sahibi Patrick Awuah’ı tebrik ediyorum. Eğitim yoluyla toplumu güçlendirme tutkusunu paylaşan çok seçkin bir grubun arasına katılıyor. WISE Ödülü sahipleri kendilerini hareket geçiren toplumsal ihtiyacı fark ettiler. Her biri, başkalarını belli bir vizyon çerçevesinde harekete geçiren bir yol açtı. Patrick Awuah’ın hikayesi özellikle Afrika’da etik liderliğin sosyal dönüşümü canlandırması açısından özeldir. Ashesi Üniversitesi, onun liderliğinde beşeri bilimler temelinde güncel ve esnek bir müfredat uyguluyor. Bilgiyi edindiğimiz ve yorumladığımız araçların da bilginin kendisi kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Topluma taahhüdünün odağına liderlik yeteneğini ortaya koyan Patrick Awuah, eğitim yoluyla gelişmeye inanan hepimiz için bir örnek teşkil ediyor” dedi

Ödülü almasının ardından konuşan Patrick Awuah, ”WISE Eğitim Ödülü’nü aldığım için büyük onur duydum. Afrika için çok önemli bir dönemden geçiyoruz. Şu an her 6 insandan 1’i Afrika’da yaşıyor. 2050 yılında bu oran her 4 insandan 1’ine yükselecek. Bu değişimin kıtayı güçlendirmesini sağlamak için Afrika’daki eğitim sistemini hızla dönüştürmeliyiz. WISE Ödülü’nü kazanmış olmamız Ashesi Üniversitesi’nde Afrika’nın mevcut ekonomik büyümesindeki karmaşıklıkları eğitim ve ilhamla çözen ve dünyaya örnek olacak bir nesil için yürüttüğümüz faaliyetleri güçlendirecek” ifadelerini kullandı. 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde düzenlenen Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 14’üncü dönem açılış töreni öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. İdlib operasyonuyla ilgili soruya Bahçeli, “Anlaşılıyor ki Cumhurbaşkanı çok yönlü olayları takip ediliyor. Olaylara vakıf hale gelmiş ve kararlı bir davranış içerisinde bulunuyor. Bu bakımdan kendilerine başarılar diliyoruz. MHP olarak bu tutarlı politikalar devam ettiği sürece ve terörle mücadelede herhangi bir yılgınlığa düşmemek kaydıyla MHP Cumhurbaşkanının yanındadır” ifadelerini kullandı.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in istifasının istendiği yönündeki iddialarla ilgili soruya ise Bahçeli, “MHP ilkeli, kararlı, tutarlı bir siyasi kurumdur. Hiçbir siyasi partinin iç işlerine karışmaz. Herhangi bir kişi ve kuruluşun veya bir partinin MHP’nin iç işlerine karışmasına da müsaade etmez. O bakımdan Ankara Belediye Başkanı ile AK Parti arasında gelişmektedir. Bize düşen basın yoluyla da olsa olayları takip etmektir” şeklinde konuştu.
Vatan Partisi Doğu Perinçek’in MHP ile ilgili yaptığı açıklamalarının hatırlatılması üzerine Bahçeli, “Doğu Perinçek’i muhatap alıp cevaplandırmak MHP’ye yakışmaz. Sabah akşam kim adına konuşur, Rusya adına, Amerika adına konuşur. Bir gün de Türkiye adına konuşursa memnun oluruz” dedi.

Pelin Üzek Kılıç – Ömer Çetin 

 

Erdoğan’dan İdlib açıklaması! Harekat başladı

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Camşid Koçkarov ve Turizm Kalkınması Devlet Komitesi Başkanı Aziz Abduhakimov’un da yer aldığı Özbekistan heyeti ile görüşmesi öncesinde basın mensuplarının sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İran ziyareti hatırlatılarak, Irak’ta yaşanan gayrimeşru referandum başta olmak üzere Irak’taki gelişmelerle ilgili soruya Kurtulmuş, “Hem zamanlaması hem içeriği itibariyle önemli bir görüşmeydi, önemli bir ziyaretti. Cumhurbaşkanımızın İran Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşme ve ardından heyetlerarası görüşme Cumhurbaşkanımızın da basın mensubu arkadaşlara yaptığı açıklamadan anlaşılacağı üzere son derece olumlu geçti” diye konuştu.

“KUZEY IRAK’TAKİ BİZİM İÇİN GAYRİMEŞRU OLAN BU REFERANDUMA KARŞI HER İKİ ÜLKENİN ORTAK BİR TAVIR GELİŞTİRMİŞ OLMASI ÖNEMLİDİR”

Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Öncelikle Kuzey Irak’taki bizim için gayrimeşru olan bu referanduma karşı her iki ülkenin, bölgenin önemli gücü olan iki büyük ülkenin, ortak bir tavır geliştirmiş olması önemlidir. Ayrıca sadece Kuzey Irak’taki gelişmelere karşı değil bölgedeki diğer gelişmeler çerçevesinde de Türkiye ve İran’ın müşterek noktalarda buluşması bölge barışının sağlanması ve bölgedeki sorunların çözülmesi bakımından fevkalade değerlidir, önemlidir. Dolayısıyla bu açıdan toplantı son derece yapıcı ve önemli bir toplantı oldu. Tabii ki bölgede uzunca bir süredir devam eden mezhep ve etnik köken temelinde çatışmaların, ayrışmaların, parçalanmaların söz konusu olduğu bir siyasal süreç yaşıyoruz. Tam tabiriyle bir siyasi altüst oluş süreci yaşıyoruz 90’lı yılların başından itibaren. Dolayısıyla burada iki büyük kültürü, İslam dünyasının iki büyük akımını temsil eden Türkiye ve İran’ın bölgede daha fazla toplanma, daha fazla birleşme, sorunları daha fazla çözme iradesini ortaya koymasının gerçekten bölge barışına büyük katkısı olacaktır. Sadece bu açıdan dahi değerlendirilse dünkü Tahran ziyaretinin önemli bir mutabakat oluşturduğu en azından bakış açılarını yakınlaştırdığı ortadadır. Ayrıca birçok konuda, ekonomide, enerjide, ticarette, kültür ve turizmde, gümrük kapılarının daha işlevsel olarak kullanılması konularında önemli görüşmeler yapıldı.”

“BİZ ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE EMİR HAN’I TÜRKİYE’NİN TANITIM YÜZLERİNDEN BİRİSİ OLARAK DEĞERLENDİRMEYİ ÜMİT EDİYORUZ”

Bollywood’un dünyaca ünlü starı Aamir Khan’ın Türkiye’de olduğunun hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, “Türkçesi ile Emir Han, İngilizce Aamir Khan diye telaffuz ediyorlar. Emir Han’ın Türkiye’ye gelmiş olması son derece güzel sevindirici bir gelişme. Bakanlığımızın misafiri olarak buradadır, Türkiye’de bir takım temaslarda bulunacak. Biz önümüzdeki dönemde Emir Han’ı Türkiye’nin tanıtım yüzlerinden birisi olarak değerlendirmeyi ümit ediyoruz. Bu çerçevede çalışmalarımız yoğunlaşacak. Türkiye maalesef uzunca bir süredir, özellikle Batı dünyasındaki bazı çevreler tarafından kasıtlı bir olumsuz propagandanın etkisi altında, algı operasyonunun etkisi altında bırakılmaya çalışılıyor. Türkiye böylece yeni bir tanıtım atağına, Türkiye’nin yeniden güçlü bir şekilde tanıtılmasına ihtiyaç var. Emir Han’ın bu anlamda Türkiye’nin tanıtılmasına büyük katkıları olacak. Eğer program müsait olursa yarın Cumhurbaşkanımız tarafından da kabul edilecek, kendisini burada ağırlayacağız. İnşallah ondan sonra güzel hatıralarla buradan uğurlayacağız” ifadelerini kullandı.

Basın mensuplarının sorularını cevaplamasının ardından Bakan Kurtulmuş, Özbekistan heyetiyle öğle yemeğine geçti. Ankara Palas’taki görüşme görüntü almasının ardından basın mensuplarına kapalı gerçekleştirildi.

Pelin Üzek Kılıç – Fatih Erdoğan

Cumhurbaşkanlığı, Aşure Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Van başta olmak üzere 13 il, 14 camide aşure dağıttı. Hz. Ömer Camiinde öğlen namazı sonrası dağıtılan aşure programına Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanı Ramazan Bal, Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Murat Zorluoğlu, Van İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yavuz Özfidan, İl Emniyet Müdürü Suat Ekici, İpekyolu Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Cemil Öztürk, Edremit Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Atıf Çiçekli, Tuşba Belediye Başkanı Fevzi Özgökçe, Gürpınar Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Osman Doğramacı, AK Parti Van İl Başkanı Zahir Soğanda, Van Müftüsü Nimetullah Arvas, siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. 3 büyük tencerede hazırlanan aşurenin üzeri nar taneleri ile kaplandıktan sonra aşçılar tarafından fındık ezmesi ile ay ve yıldız oluşturuldu. Cumhurbaşkanlığını temsilen Koruma Daire Başkanı Ramazan Bal, Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Murat Zorluoğlu ve beraberindekiler, kaselere doldurdukları aşureyi çevredekilere ikram etti. 

Cumhurbaşkanı tarafından Genel Sekreterlerin ve yardımcılarının görevlendirildiğini ifade eden Ramazan Bal, “Cumhurbaşkanımız Muharrem ayı sebebiyle Türkiye’nin değişik illerinde, değişik camilerde külliyedeki genel sekreterimizi, genel sekreter yardımcılarımızı görevlendirerek halka selamını iletmek üzere bizleri görevlendirdi. Aşureyi dağıttık vatandaşla birlikte olduk. Bu aşuredeki farklı sebzenin, meyvenin, nimetin bir araya gelip çok güzel bir tat meydana getirdiği gibi bu hizmetin birliğe, beraberliğe, kardeşliğe, kaynaşmaya vesile olmasını diliyorum” dedi.

Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ise Muharrem ayının, Müslümanlar için çok önemli bir ay olduğunu söyledi. Bütün Müslümanların ve milletimizin Muharrem ayını tebrik eden Vali Zoruoğlu, “Bugün Van için özel bir gün çünkü Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından tespit edilen 13 ilden biri Van. Muharrem ayı bizim dinimizde çok önemli, Ramazan ayından sonra da en çok önem arz eden ay. Bu ay vesilesiyle inşallah birliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun” dedi.

İl Müftüsü Nimetullah Arvas’ın dua etmesinin ardından program sona erdi.
 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Sıfır Atık Projesi’nin tanıtım programı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirildi. Emine Erdoğan, toplantıda yaptığı konuşmada “Öncelikle kamu kurumlarında ama nihai olarak tüm Türkiye’de yaygınlaşmasını umduğumuz Sıfır Atık Projesi sadece bir çevre duyarlılığı çalışması değil, insanlığın geleceği adına bir zorunluluk hareketidir. Bize emanet edilen tabiatı gelecek nesillere layıkıyla devredebilmek boynumuzun borcudur. Ne yazık ki kimyasalların çevremizi kuşattığı doğallığın nostaljik bir mevzu haline geldiği günümüzde insanoğlunun attığı neredeyse her adım yerkürenin dengesini bozmakta” dedi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA ANCAK ATIKLARIN KONTROLÜ İLE MÜMKÜNDÜR”

Dünya Bankası raporlarına göre yılda 1.3 milyar ton evsel atık miktarlarının 2025 yılında 2.2 milyar tona ulaşmasının beklendiğini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Oysa eskiden üretim fikrinin içinde çöpe yer yoktu. Her şeyin kendine has bir faydası vardı ve hemen her şey tekrar kullanılıyordu. Organik atıklar hayvan yemi veya gübre olarak yaşama geri dönüyordu. Fakat bugün üretim için harcadığımız çaba kadar tükettiklerimizin verdiği zararı bertaraf etmek için uğraşıyoruz. Çevre yönetimi tüm dünyanın en büyük sorunu haline gelmiştir. Teknoloji hayatımıza yeni imkanlar getirse de bizden çok şeyi alıp götürdü. İsraf gündelik hayatı kuşattı. Üretim ve tüketim ahlakını dönüştürdü maalesef. Bu bağlamda çevre dostu bir yaşam modeli artık tüm dünyanın arayışıdır. Bunun ilk adımı sıfır atıktır. Sürdürülebilir kalkınma ancak atıkların kontrolü ile mümkündür. Zira atıklar kılık değiştirmiş enerji kaynaklarıdır. Ülkemizde oluşan evsel atıkların yüzde 52’sini organik atıklar, yüzde 20’sini plastik atıklar oluşturmaktadır. Bu oranlara baktığımızda atıkların büyük kısmının değerlendirebilir olduğu görülür. Bu noktada atık yönetiminin en temel unsurunun atıkların kaynağında ayrışması olduğunu söylemeliyiz. Yani her şey evimizde iş yerimizde başlıyor. Bireysel bilinç son derece önemli.”

“Bireysel bilinç çok önemlidir. Ama kurumsal kararlılık da en az onun kadar önemli” diyen Erdoğan, “Dünyadaki başarılı atık yönetim örnekleri de bunu gösteriyor. Sıfır atık yaklaşımını kurum kültürünün bir parçası haline getirmek bu işin özünü oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

“ÜLKE ÇAPINDA BİR SEFERBERLİK BAŞLATALIM”

Programa katılan Türkiye’nin seçkin kurumlarının başkanlarına, yöneticilerine, belediye başkanlarına, yazarlara, akademisyenlere seslenen Erdoğan, “Sizlerden özellikle rica ediyorum; sıfır atık kültürünü yaygınlaştıralım. Sizlerin kararlılığı binlerce insanda bilinç uyandıracak, sizlerin gayreti tonlarca atığı ekonomiye kazandıracaktır. Kamu kurumlarımız, hastanelerimiz, okullarımız, fabrikalarımız, üniversitelerimiz bu işin öncüsü olsun. Ülke çapında bir seferberlik başlatalım. Alışveriş merkezlerini, restoranları bu sürece katalım. Sonra bireylere ulaşalım, toplumu teşvik edelim. Sıfır atık farkındalığı dalga dalga evlere de yayılsın. ’Ayrıştırmak bilinçtir’ diyerek evde, okulda, iş yerinde, fabrikada kağıdı gıdadan, camı metalden ayrıştıralım. Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde biz bu çalışmayı etkin bir şekilde başlattık. Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın rehberliğinde bir sistem kurduk personelimizi eğittik. Tabiatı bekçiyle değil, bilinçle koruyacağız inşallah. Her türlü ürünü tasarım aşamasından paketleme aşamasına kadar tekrar kullanılabilirlik ilkesine göre üretelim. Organik atıkları kompost gübreye dönüştürerek tabiata düzen katalım. Öncelikle kurumlarımızda sonra tüm hastanelere tüm hanelere ayrıştırma bilincine ulaşmayı temenni ediyorum” açıklamasında bulundu.

“YAPILAN BU ÇALIŞMAYLA 766 AĞAÇ KURTULMUŞ OLDU”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki ise “Eskiler derlerdi ki hayat 4 şey üzerine kaim. Toprak, su, hava ve enerji. Aman ha bunu kirletmeyin, bozmayın, tahrip etmeyin. Eğer bunları tahrip ederseniz tabiat sizden intikamını alır. Nasıl alır afetlerle, kimi yerde kuraklıkla, kimi yerde sellerle. Bu felaketlerden kurtulabilmek için bizim dışarıya attığımız atıkları böyle projelerle değerlendirip tabiatı tahrip etmemek gibi büyük bir sorumluluğumuz var” değerlendirmesinde bulundu.

Hava kalitesini izleme ağı bakımından eskiden neredeyse birkaç yerde istasyon varken, şimdi 81 ilde 253 yerde 24 saat tüm ülkenin hava kalitesinin izlendiğini anlatan Özhaseki, gürültü haritalarının da çıkarıldığını 2019’a kadar Türkiye’nin her köşesindeki gürültü haritalarının çıkarılmış olacağını bildirdi.

Bakan Özhaseki, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“2023 yılında da evlerimizden dışarıya attığımız ne kadar sıvı atık varsa hepsini temizlemiş olarak tabiata dönecek. Bugün bir seferberlik başlatıyoruz. Önce kendimizden başlayarak sonra tüm kamu kurumlarını dalga dalga yayılarak topluca insanların bulundukları yerlerde okullar, yurtlar, hastaneler, askeri birlikler ve kamu kurumlarında belli sayıdan yüksek miktarda insan çalıştıran tüm iş yerlerinde bu projemizi tamamıyla yaygınlaştırıp 2018 yılı itibariyle Ankara’ya tamamıyla bu konuda hakim olmak istiyoruz. Belediyelerimize vereceğimiz teşviklerle yerinde ayrıştırma projesini hızlandırmak istiyoruz. böylelikle hem çevreyi kirletmemiş olacağız hem de o atıklarımız ekonomik bir değer olarak karşımıza çıkacak. Sadece Bakanlığımızda yapılan 4 aylık çalışmanın neticesini vermek istiyorum. 4 aylık yaptığımız çalışmalarda tam 45 ton kağıt ayrıştırmış olduk. Aynı zamanda 11 ton plastik, 2,5 ton cam, 1 ton metal ayrıştırmış olduk. Sadece kağıttan elde ettiğimiz karımız şu, 766 tane ulu ağacı kesilmekten kurtarmış olduk. Yapılan bu çalışmayla 766 ağaç kurtulmuş oldu. 8 ton sera gazı salınımını azalttık. 165 varil petrol kullanımını engelledik.”

Programda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Mühendisi Hülya Çakır da ‘Sıfır Atık Projesi’yle ilgili sunum yaptı.

Konuşmaların ardından Bakan Özhaseki eşi Neşe Özhaseki ile birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a atıkların geri dönüşümüyle yapılan bir hediye takdim etti.

Pelin Üzek Kılıç – Ömer Çetin – Nurullah Geylani