Edinilen bilgiye göre, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden hakkında kesinleşmiş hapis cezası olan eski Boztepe Kaymakamı Cihan Kayaalp’in ve aranan örgüt üyelerinin de aralarında bulunduğu 5’i çocuk 12 kişi, yasa dışı yollarla Yunanistan’ın Sisam adasına kaçmak için fiber bir tekneye bindi. Kuşadası Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Kuşadası Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla, Güvercinada açıklarında FETÖ’cülerin içinde bulunduğu fiber tekne durduruldu. Teknedeki 5’i çocuk, 3’ü kadın 12 kişi, sahil güvenliğin teknesine alınarak karaya getirildi. Kimlik sorgusunda aileleriyle birlikte yasa dışı yollarla yurt dışına kaçmak isteyen şüphelilerin FETÖ üyesi olduğu tespit edildi. 

FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen ve hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan eski Boztepe Kaymakamı Cihan Kayaalp, FETÖ’nün kapatılan okullarında öğretmenlik yapan ve hakkında yakalama kararı olan F.H., meslekten ihraç edilen eski öğretmen S.K., meslekten ihraç edilen ve hakkında yakalama kararı bulunan eski vergi müfettişi F.T., örgüt üyesi olmak suçundan aranan ev hanımı A.D., meslekten ihraç edilen Kredi Yurtlar Kurumu eski müfettiş yardımcısı M.E. gözaltına alındı. Kuşadası Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Grup Amirliği’ne getirilen zanlıların sorgulamasına başlandı.

7 yıl 6 ay ceza almıştı 

Eski Boztepe Kaymakamı Cihan Kayaalp, Ankara 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile ilgili davada “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırmıştı. 11 Kasım 2016’da İçişleri Bakanlığınca OHAL kapsamında alınan tedbirlere ilişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ aidiyeti, iltisaki ve irtibatı olabileceği değerlendirildiği için görevden uzaklaştırılmıştı. Kırşehir’deki FETÖ/PDY soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski Kaymakam Kayaalp, 29 Kasım 2016’da tutuklanmış, daha sonra yattığı süre göz önüne alınarak yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakılmıştı.

Zafer Hacısalihoğlu

 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ’nün TSK’daki haberleşme yöntemi olan ankesör soruşturması kapsamında Jandarma Genel Komutanlığında görevli Astsubay Hakan A., hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan iddianame hazırladı. Cumhuriyet Savcısı Ali Alper Saylan tarafından hazırlanan iddianamede, FETÖ’nün mahrem imamının kendine bağlı örgüt üyesi askerleri kesinlikle kendi kullandığı cep telefonundan aramadığı belirtilerek, irtibatın ankesörlü veya kontörlü telefonlar suretiyle sağlandığı kaydedildi. Bu kapsamda yapılan araştırmalarda şüpheli Astsubay Hakan A.’nın 0850’li ankesörlü hatlardan arandığı, aramaların çaldır/kapat şeklinde 44-73 saniye arasında değiştiği tespit edildi. Bu bilgiler ışığında gözaltına alınan Hakan A.’nın 3 kez ifadesi alındı. Kolluk kuvvetlerinde alınan ifadesinde suçlamaları reddeden Hakan A., daha sonra savcılığa verdiği ifadede örgüte üye olduğunu kabul ederek, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söyledi. 

Örgütle ilk tanışmasının 2001-2003 yılları arasında Sivas-Gürün Meslek Yüksekokulunda okuduğu dönemlerde olduğunu kaydeden Hakan A., Sivas’ta örgütün yurdunda kaldığını anlattı. Örgüt mensubu Remzi Ş. isimli şahsın yurt müdürlüğünü yaptığını aktaran Hakan A., yaklaşık 6 ay sonra yurttan ayrılıp örgüte ait olan evlerde kalmaya başladığını söyledi. Hakan A. Kurban Bayramında kendilerine izin verilmediğini, bayramda kurban derisi toplamak üzere çalışmalarının istenildiğini kaydederek, “Evde kaldığımız süreler boyunca sohbetlere bölgeden sorumlu yeşil gözlü, sarışın ‘Yunus abi’ denilen kişi gelirdi. Sürekli Fettullah Gülen videoları izletilir, kitapları okutulurdu” dedi. 

Hakan A., 2006 yılında Malatya’nın Arapgir ilçesinde bulunan örgüte ait bir yurtta çalışmaya başladığını, burada kaloriferden ve öğrencilerden sorumlu olduğunu anlatarak, “Arapgir ilçe abisi ‘Adnan hoca’ isimli kişiydi. İsim kendi ismiydi ancak soyadını hatırlamıyorum. Bana, 8-9 ay süreyle herhangi bir ücret vermediler. Daha sonra bana bir çek verdiler, çekin karşılığı çıkmadı. Bu nedenle bozuştuk ve Arapgir’den ayrıldım. İş buldukça inşaat işlerinde çalışmaya başladım ve 2008 yılına kadar bu şekilde yaşamımı sürdürdüm. 2008 yılında astsubaylık sınavını kazandım” diye konuştu.

“Dinini kurtarmak için bizimle devam et” 

2008 yılının sonunda örgütün kendisiyle tekrar iletişime geçtiğini kaydeden Hakan A., şunları anlattı:
“Benimle Ankara’da irtibat kuran kişi öğretmendi. Kızılay’da bir kafede buluştuk. Bana ‘dinini kurtarmak için bizimle beraber devam et’ dedi. 3-4 kere bu kişiyle görüştüm. 2009-2013 yılları arasında Çorum, 2013-2015 yılları arasında da Ağrı-Patnos’ta görev yaptım. Buralarda da örgütle irtibatım devam etti.”

“İletişimi Kakao Talk üzerinden yapmamız istendi” 

Kendisinden sorumlu mahrem imamlarla ankesörlü telefondan irtibat kurduğunu kabul eden Hakan A., “Bir dönem Ağrı’da görev yaptığım sırada Eşref isimli şahısla 1 ay boyunca iletişimimizi ankesörlü telefondan değil, kendisinin yüklediği Kakao Talk programı üzerinden yapmamızı istedi. ‘Neden?’ diye sorduğumda ‘cemaatle bağlantılı olduğun çıkarsa, meslekten ihraç ederler’ dedi” ifadelerini kullandı.

“Davadan ayrılırsan iki büklüm olursun” 

Ankara’da aynı hücrede bulunduğu kişilerin isimlerini sayan şüpheli Hakan A., “Ö.Y., 17/25 Aralık sürecinden dolayı görüşmek istemiyordu. Görüşmeye gelmesi için çok baskı yapıyorlardı. ‘Davadan ayrılırsan çocuklarından çekersin, iki büklüm olursun’ gibi şeyler söylüyorlardı” şeklinde konuştu.

“TSK yönetime el koymuştur, birliklerinize gidin” 

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden 3 gün önce kendisinden sorumlu “Ömer” isimli örgüt üyesinin evine geldiğine dikkat çeken Hakan A., şunları kaydetti:
“Telefonumu alarak aşağıya inmemi istedi. Evimin önünde arabada buluştuk, arabada telefonuma Line programını kurdu ve ‘bir ablamız rüya görmüş büyük deprem olacakmış’ dedi. Bana bu program üzerinden dua göndereceğini bunları okumamı istedi. 15 Temmuz 2016 tarihinde Line programı üzerinden telefonuma ‘TSK yönetime el koymuştur, birliklerinize gidin’ şeklinde mesaj geldi. Beynimden vurulmuşa döndüm ve programı telefonumdan sildim. Bunalıma girdim ve 3 gün boyunca evden hiç çıkmadım. Pazartesi günü de işe gittim örgütle irtibatım bu tarihten sonra koptu.” 

Darbe girişiminden 11 gün önce Balyoz davası bilirkişilerinin yargılandığı davaya ilişkin kararında FETÖ elebaşısı Fetullah Gülen’e ”mehdi” diyen eski hakim İrfan Karagöz’ün “anayasayı ihlal”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “TBMM’yi ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi. İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada tutuklu sanık İlhan Karagöz savunmasını yaptı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirten Karagöz, “Benim kararımla Fetullah Gülen’in mehdiliği ilan edildi. Sadece cemaat liderinin suçsuz olduğunu dile getiriyorum. Hakkımda olmayan delillerle dava açılıp tutuklandım. Birini mehdi ilan etmek nasıl suç olur. Bu dini bir şeydir. Mehdi ilan etmek suç olamaz, bu dini bir söylemdir” dedi. 

Böyle bir şeyden dolayı suçlanamayacağını savunan Karagöz’ün 17/25 Aralık sürecine değinerek siyasetçilerle ilgili ithamlarda bulunması üzerine mahkeme heyeti başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, “Savunma adı altında her şeyi söyleyemezsiniz. Savunma dışına çıkarsan müdahale ederim” diyerek sanığı uyardı. 

Savunmasına bir süre daha devam eden sanık İlhan Karagöz, gelecek celse savunmasına devam etmek istediğini söyledi. Mahkeme heyeti, sanık İlhan Karagöz’ün tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.  

Yusuf Melikoğlu

Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bir devlet ilkokuluna yaptığı operasyonda sınıf öğretmenliği yapan 5 çocuk babası Necdet A.’yı FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına aldı. Polis zanlının evinde yaptığı aramada terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in ‘İnancın Gölgesi’nde adlı yasak kitabını, özel bir kutu içinde 400 CD, okul çocuğu porno dergisi, oyun kartları ve 500 GB hafızaya sahip harici hard disk ele geçirdi.

Sorgusunda FETÖ’ye üye olmadığını ve Fetullah Gülen’in kitabından bilgisinin bulunmadığını belirten Necdet A., “Kitap benim kolilerimin arasına haberim olmadan konulmuş” diyerek suçlamaları reddetti.

Adliyeye sevk edilen zanlı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Terör polisi şüphelinin evinde ele geçirdiği CD’leri ve hard diski incelemesi için Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne teslim etti. Polis, CD’lerin porno film olduğunu tespit ettikten sonra harici hard diski inceleme altına aldı.

500 GB kapasitesi bulunan harici hard diski inceleyen polis, yaklaşık 4 bine yakın çocuk pornosu filminin bulunduğu hard diskte 19 bin farklı yaşlarda bulunan kız ve erkek çocuğun internet üzerinden indirilmiş cinsel içerikli fotoğrafına ulaştı. Harekete geçen polis, 31 yıllık öğretmeni tekrar gözaltına aldı.

15 yılda biriktirildiği tespit edilen pornografik arşivin kendisine ait olmadığını söyleyen Necdet A. “İkinci el bir hard disk almıştım. Hard diskin içinde vardı. Fotoğraflar benim değil” diyerek suçlamaları kabul etmedi.
Çıkarıldığı mahkeme tarafından Türk Ceza Kanununun 226’ncı maddesini düzenleyen ‘çocuk pornografisi’ suçundan tutuklanan öğretmen meslekten de ihraç edildi.

Fatih Keçe – Serkan Çetinkaya
 

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) yurt içi yapılanmasına yönelik operasyonlar hız kesmeden devam ederken, yurtdışındaki FETÖ’cüler de kâbus dolu günler yaşamaya başladı. Edinilen bilgiye göre, FETÖ’nün yurt dışı yapılanmasına ağır darbe indiren istihbarat birimleri, önümüzdeki 30 gün içerisinde 11 örgüt imamını daha ülkeye getirmek için harekete geçti. Kaynaklardan edinilen bilgiye göre, FETÖ tarafından ülkelerden sorumlu olarak görevlendirilen ve örgütsel faaliyetler yürüten imamlar, istihbarat birimleri tarafından takip ediliyor. Bu kapsamda örgütün yurt dışı yapılanmasını mercek altına alan istihbarat birimleri, bulundukları ülkelerdeki FETÖ mensuplarını tek tek tespit ediyor.

160 ülkede faaliyet gösteren FETÖ’nün imamlarının, teröristbaşı Fetullah Gülen’e bağlı olarak hareket ettiği belirtiliyor. Yerleri tespit edilen FETÖ imamlarının bulundukları ülkelerde, Türkiye aleyhine örgütsel faaliyetlerini sürdürdükleri aktarıldı. Bu kapsamda istihbarat birimleri ilk aşamada 11 örgüt imamının bağlantılarını mercek altına aldı. Bu kişilerin isimleri gizli tutulurken, örgütün yurt dışı yapılanması açısından üst düzey ve etkili görevlerde oldukları belirtiliyor.

Yerleri tespit edilen 11 FETÖ imamının Türkiye’ye getirilmesi için istihbarat birimleri harekete geçti. 11 FETÖ imamının yapılacak operasyonla 30 gün içerisinde ülkeye getirilmesi bekleniyor. MİT tarafından son olarak FETÖ’nün para kasası olarak bilinen Memduh Çıkmaz ülkeye getirilmişti. Şüpheli Çıkmaz, Çorum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla tutuklanmıştı.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin komuta merkezi olan Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin 486 sanık hakkında açılan davanın yedinci celsesi başladı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen davaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Duruşma, dün savunma yapan eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık’ın çapraz sorgusuyla başladı. “Darbeyi kim yaptı?” sorusu üzerine Harmancık, TSK içinde hiçbir grubun tek başına yapamayacağını, operatif seviyede grupların ve sempatizanların olduğunu, bunların da darbe sonrası hakkında anlaşamadıkları için desteklerini çektiklerinden dolayı darbenin gerçekleştirilemediğini iddia etti. Harmancık, “Stratejik azmettiriciler vardır. Bunları da ne biz, ne siz ne de bu mahkeme heyeti hiçbir zaman bilemeyecektir” diye konuştu.

Müşteki avukatlarından birinin Fetullah Gülen’in terörist olup olmadığı sorusuna ise Harmancık, “Ben onu terörist başı ilan edersem kendimi de terörist ilan etmiş olurum. Çünkü aynı dosyadayız, kendisi bu dosyadan ayrılsın” cevabını verdi. 

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, Harmancık’ın çapraz sorgusu sırasında sanıklardan Mustafa Özel’i ayağa kaldırarak, “Edirne’den yurt dışına çıkmaya çalışırken yakalandınız. İfadenizi aldıktan sonra tek başınıza ifade vermek istediniz. 17 Mayıs’ta SEGBİS ile mahkememize ifade verdiniz. Bu ifadede Çengelköy’de bir eve geçtiğinizi, burada toplantı yapıldığını, Ömer Faruk Harmancık’ın da orada olduğunu söylediniz” ifadelerini kullandı. Sanık Özel ise, “Sistematik işkence gördüm. Bu ifademi kabul etmiyorum” dedi. Başkan Giray yakalandıktan hemen sonra bu ifadenin verildiğini hatırlatınca sanık Özel, “Şu an daha fazla bu konuda konuşmak istemiyorum. O ifadeyi sağlıklı şekilde vermedim” diye konuştu.
Harmancık’ın çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Öğleden sonra eski Kurmay Albay Mustafa Barış Avıalan’ın savunmasıyla duruşma devam edecek.  

Yağmur Yıldız

Hatay’da MİT tırlarının durdurulması ve aranmasında görev alan ve bu kapsamda tutuklanan eski Cumhuriyet Savcısı Özcan Şişman hakkında dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıktı.

Hakimler ve Savcılar Kurulu Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Şişman hakkında hazırlanan rapor tamamlandı. Reyhanlı’da 11 Mayıs 2013’te gerçekleştirilen ve 53 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bombalı terör saldırısına ilişkin soruşturmayı yürüten Şişman’ın FETÖ’nün amaçları doğrultusunda örgüt mensuplarıyla hareket ettiği raporda yer aldı.

Terör saldırısının planlayıcısı olan Anas Asalieh ve bağlantılarına yönelik operasyon kararı alınmasına rağmen Şişman’ın operasyonu ertelediği ortaya çıktı. MİT’in daha önceden Suriye kaynaklı olarak eylem yapılacağı bilgisini emniyete vermesine rağmen Şişman’ın operasyona izin vermediği belirtildi.

Terör saldırısını gerçekleştirecek kişilerin ellerinde patlayıcı veya benzeri malzemelerin bulunmadığını savunan Şişman’ın operasyondan gerekli verimin alınamayacağını bahane ederek teröristlere yapılması planlanan operasyonu ertelediği kaydedildi. Şişman’ın Türkiye’yi ve hükümeti zor durumda bırakmak amacıyla Reyhanlı’daki terör saldırısını MİT ile ilişkilendirerek sözde Selam Tevhid-Kudüs Ordusu’nun şiddet eylemi olarak sunmayı planladığı tespit edildi.