Batuhan Yaşar’ın “İşte FETÖ’nün AK Parti ve MHP’ye kurduğu tuzak” başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:

“Önümüzde zorlu günler var..
Az kaldı ama..
Cumhuriyet tarihi boyunca hep aynı oldu..
Her cumhurbaşkanlığı seçimi zorlu geçti..
Şimdi de kolay olacak değil..
FETÖ “Tamam” işiyle pis yüzünü gösterdi..
Cumhur İttifakı hedefinde..
Başbakan Yıldırım grup toplantısında açık açık söyledi:
-“24 Haziran’da Erdoğan’a ‘Evet’ AK Parti’ye ‘Hayır’ dedikodusu yayıyorlar”
Evet bu önemli..
Yine sosyal medyada boy gösteriyorlar..
Sahte hesaplar “Tamam” olayındaki gibi tam kapasite çalışıyor..
Bu söylem üzerinden tam da altın vuruş beklentileri var:
AK Parti ile MHP arasına nifak sokmak..
O ittifak çok sağlam temeller üzerine kuruldu..
Kulağa üfürmelerle bir şey olacağı filan yok..

DÜZMECE OLAYLAR, KUMPASLAR

Olaylar çok yönlü..
FETÖ’ye tekrar yol verecek kişilerin değirmenine su taşıma işi hızlandı..
FETÖ’nün gerçek yüzünü artık çok daha iyi biliyoruz..
Engel görülen ne varsa, kim varsa yok etmek en iyi yaptıkları iş..
Mutlak iktidara giden yol için her şey mubah..
Düzmece olaylar, kumpaslar, ters manipülasyonlar, kısaca hayal dahi edilemeyen her şey..
“Darbe Komisyonu Raporunu” internetten bulabilirsiniz..
FETÖ’nün propaganda gücü çok iyi anlatılmış..

HİTLER’İN PROPAGANDA BAKANI

Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’i bilenler bilir..
FETÖ de aynı yoldan gidiyor..
Hatta Joseph Goebbels bugünleri görseydi çok gerilerde kaldığı için çoktan istifa ederdi..
FETÖ tam bir “propaganda makinesine” dönüştürüldü:
-2009’da Erdoğan’ın “One minute” çıkışından beri Türkiye hedefe konuldu..
Hafızaları tazeleyelim:
Balyoz, Ergenekon, Kozmik Oda, Askerî Casusluk, 7 Şubat, MİT Tırları, Şike Davası, 17-25 Aralık, Selam Tevhit ve Kudüs Ordusu..
Neler gördük, ne kumpaslar kuruldu..
Hatta bunlar karşıt görüşlü siyasiler ve gruplarca da desteklendi..
FETÖ yönlendirdi hepsini..
O günleri unutmayalım..
Geri döndürüverirler..
Tıpkı 7 Haziran 2015 sonrasındaki gibi..

MUHALEFET VE FETÖ ARGÜMANLARI

Her seçim öncesinde olduğu gibi..
Film başa sarılıyor..
FETÖ tarafından tabii ki..
Büyük ölçüde tasfiye edilse de FETÖ’nün bıraktığı mirası kullananlar hemen yanı başımızda..

“ADİL ÖKSÜZ YAKALANDI” YALANI

Devlet içeride dışarıda bütün gücüyle FETÖ mücadelesi yapıyor..
Bu mücadele yine FETÖ tarafından sulandırılmaya, sekteye uğratılmaya çalışılıyor..
Manşeti gördünüz:
“Adil Öksüz yakalandı, seçimlere 15 gün kala açıklanacak..”
Araştırınca kuyruklu yalan olduğu ortaya çıktı:
-“Böyle bir şey yok..”
-“Yakalansa hemen kamuoyuna açıklanır.. Niye bekletilsin?”
Bakalım devamında ne gelecek derken FETÖ fazla bekletmedi:
Bir başka gazetede;
-Hükûmetin bazı eski bakanlarının PKK’ya yakın STK ile İngiltere’de buluştuğu yazıldı..
Ama haberin içeriğinde akıllara ziyan iddialar vardı:
-Toplantıda Abdullah Öcalan’a ev hapsi tartışılmıştı..
İşte size milliyetçi oyları başka bir partiye yönlendirmeye yönelik bir başka manipülasyon..

EREN ERDEM SAHNEYE ÇIKTI

Eren Erdem..
Tanımayan yoktur..
CHP milletvekili
Sosyal medyadan hakaretler yağdırmaya başladı..
Yeni dönemde CHP’den aday gösterilmeyeceğini öğrendi herhâlde..
FETÖ’nün yalanlarını güncelleyip sallamaya başladı..
Hedefinde yine Millî İstihbarat Teşkilatı vardı..
Aklınca kurumu itibarsızlaştırmaya çalışıyordu..
Daha önce yaptığı gibi..
Buradan yetkilileri uyarmakta fayda var:
-“Yakında kaçacak..”

FETÖ İZİ TAŞIYAN

Muhalefet yıllardır siyaset üretemiyor..
Kimse muhalefetin ekonomi politikasını bilmiyor..
Dış politika aynı şekilde..
Ne yapacakları belli değil..
Bütün oyun planları Erdoğan karşıtlığı ve yeniden seçilmemesi üzerine kurulu..
Bir şey daha var ama..
Söylemleri ele veriyor:
-“Türkiye’nin 15 Temmuz sonrası başlattığı bağımsız ve millî politikaları sonlandırmak..”
-“Türkiye’yi tam bağımlı hâle getirmek.. 90’lı yıllardaki gibi..”
-“16 yılda elde ettiği ekonomik kazanımları elinden almak ve borçlandırmak..”
Hayır cephesi son ana kadar “sağcı ve muhafazakâr” aday aradılar..
Ellerine yüzlerine bulaştırdılar..
Dalga geçer gibi..
Tarif ettikleri profilin zıddı birini çıkarttılar..

BTK DEVREDE

ABD ve Almanya’da yuvalanan FETÖ sosyal medyadan eski argümanları yayma gayretinde..
Kafaları karıştırmak, oyları yönlendirmek için..
BTK devrede ama..
Manipülatif paylaşımları tespit ediyor..
Gereği için de savcılıklara iletiyor.
Batı’da da bilinen ta Osmanlıdan beri Türklere dair birçok ünlü deyiş var.
Ama bugünleri tam da tarif edeni şu herhâlde:
Türk milleti hesaba gelmez..” 

FETÖ mensupları, kullandıkları şifreli haberleşme ağı ByLock’un deşifre edilmesinin ardından yeni şifreli ağlar üzerinden haberleşmeye devam ediyor. Son olarak “Falcon” isimli şifreli haberleşme programını kullandıkları tespit edilen örgüt mensuplarının hesap makinesi görünümlü sisteme Peygamber Efendimizin doğum tarihi ile İstanbul’un fethinin tarihleri olan“571×1453=” kodu ile giriş yaptıkları daha sonra kişisel şifreleri ile de mesajlaştıkları ortaya çıktı. 

Fethullahçı Terör Örgütü üyeleri hakkında 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında yapılan incelemelerde, FETÖ’cülerin şifreli ByLock sistemi üzerinden haberleştikleri ortaya çıkmış ve ByLock kullanan binlerce FETÖ’cü gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Sistemleri deşifre olan FETÖ’cüler yeni arayışlar içerisine girdi ve Falcon isimli hesap makinesi görünümlü şifreli haberleşme ağını kullanmaya başladı.

“FETÖ’nün CHP’ye sızdırdığı ajan itiraf etti” 

FETÖ/PDY üyeliği kapsamında gözaltına alınan sanıkların teknolojik cihazlarında yapılan incelemelerde tespit edilen Falcon sistemi ile ilgili incelemeler devam ediyor. 31 Ekim 2017 tarihinde CHP Bursa Gençlik Kolları’na FETÖ tarafından sızdırıldığı tespit edilerek gözaltına alınan Ali Taşvuran’ın itirafları sistemle ilgili gerçekleri ortaya çıkardı. 

Telefonunda hesap makinesi görünümlü falcon sistemi olduğu tespit edilen Ali Taşvuran, haberleşmenin nasıl gerçekleştiğini itiraf etti. Emniyete verdiği itirafta ByLock’un deşifre olmasının ardından örgüt mensuplarının haberleşme için yeni girişimlere girdiğini ve hesap makinesi görünümlü Falcon ile bu ihtiyacın giderildiğini belirtti. Sisteme “1453×571=” kodu ile giriş yapıldığını, daha sonra açılan yeni sayfada kullanıcıya ait kimlik ve şifre bilgilerinin istendiğini, kullanıcı eğer telefon sahibi ise gerçek şifre ile sisteme girilebildiğini itiraf eden Taşvuran, sistemin ele geçirilmesi durumunda verilen sahte şifre ile sistemin kendini sıfırladığını, böylelikle önceki konuşmaların ele geçirilmesinin önlendiğini kaydetti. Taşvuran telefonuna falconu yükleyen kişinin herhangi bir tehlike durumunda uzaktan erişimle de telefonu sıfırlayabileceğini itiraf ederek söz konusu yazılımın son derece iyi korunabildiği için örgüt tarafından tercih edildiğini belirtti.

İçerikler silinmesin diye TÜBİTAK devreye girdi 

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yazılım ile ilgili yapılan incelemelerde, sistemde oluşturulan biri sahte olmak üzere çift şifre işleminin sisteme girişi zorlaştırdığı ve söz konusu verilerin sıfırlanma ihtimaline karşı uzman bilişimciler aracılığıyla yazılımın çözülmeye çalışıldığı öğrenildi. Sahte şifrenin yanı sıra telefona ait imaj alınması durumunda da kendini sıfırlayabilecek şekilde oluşturulan sistemin zarar görmemesi için TÜBİTAK’tan destek alındı. TÜBİTAK tarafından yapılan çalışmalarda bir takım mesajlaşmaların kurtarıldığı öğrenilirken bu mesajlaşmadan yola çıkılarak örgüt için önemli bir isim olan ve Ali Taşvuran’ı CHP Gençlik Kollarına yerleştiren F.S. isimli şahsa ulaşıldı. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’nce yapılan araştırmalar neticesinde F.S. isimli şahıs örgütün gaybubet evlerine yapılan bir baskında üzerinde sahte kimlik, 2 bin dolar ve 18 bin lira ile yakalandı.

FETÖ abisinden motivasyon mesajı 

Öte yandan, Falcon isimli yazılımı Ali Taşvuran’ın telefonuna yüklediği de ortaya çıkan F.S’nin, Taşvuran’a motivasyonunu yükseltmek için falcon üzerinden sık sık ‘Yakalanırsanız eğer, içerisinde yatacağınız hücreler cennete açılacak kapılardır, bu dava hak davasıdır’ şeklinde mesajlar attığı ortaya çıktı. Ayrıca son günlerde FETÖ/PDY mensuplarına yönelik yapılan baskınlarda gözaltına alınan şahısların telefon ve bilgisayarlarında Falcon olup olmadığının da incelendiği öğrenildi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü sürekli yeni sürümleri ortaya çıkan falcon yazılımı ile ilgili incelemelerini, genişleterek devam ettiriyor.  

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan ve Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, FETÖ/PDY ile ilgili açılan davada tutuksuz yargılanan iş adamı S.Ş.’ye ait otomotiv firmasının üzerine kayıtlı lüks malikanenin, örgütün üst düzey toplantıları için kullanıldığı bilgisine yer verildi.

İDDİANAME 

İddianamede, FETÖ/PDY ile ilgili açılan davada tutuksuz yargılanan iş adamı S.Ş. hakkında bilgisine başvurulan gizli tanığın, “Mudanya Devlet Hastanesinden Bademli’ye giderken Çınaraltı Evleri villalarının bitişiğinde, taş duvarlarla çevrili çok büyük bir malikane var, orada araba satan firmanın sahipleri yaşıyor. Bu şahısların FETÖ’cü olduğunu biliyorum, Fetullah Gülen’in de Türkiye’ye gelince bu malikanede kalacağına dair söylentiler var” dediği bildirildi. 

Silahlı terör örgütüyle ilgili yürütülen soruşturmalar kapsamında emniyet ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadeler ve yapılan işlemler sonrasında S.Ş.’ye ait villanın örgüt elebaşı Gülen için yaptırıldığı, villanın FETÖ toplantıları ve örgütsel faaliyetleri için kullanıldığına ilişkin tüm iddia, beyan ve ihbarlarla ilgili araştırmalar tamamlandı. 

İddianamede, “Soruşturma evrakı kapsamında ve terör örgütüne yönelik yürütülen diğer soruşturmalarda, firmaya ait Çağrışan Mahallesi’nde bulunan taşınmazın, FETÖ/PDY’nin örgütsel faaliyetlerinde kullanıldığı ve üst düzey örgüt toplantılarının yapıldığına dair yeterli şüphenin oluştuğu, şüpheli hakkında FETÖ/PDY’ye üye olma suçundan yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Müsadere talebinin şüphelinin yargılandığı dosyayla birleştirilerek değerlendirilmesinin yapılarak belirtilen taşınmazın, müsaderesine karar verilmesi iddia ve talep olunur” denildi.  

Adana Emniyet Müdürülüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Mücadele Müdürlüğü ekipleri 29 Nisan günü merkez Seyhan ilçesi Döşeme Mahallesi ve Çukurova ilçesine bağlı Huzurevleri Mahallesi’ndeki gaybubet evlerine operasyon düzenledi. Yapılan operasyonlarda Döşeme Mahallesindeki hücre evinde ByLock kullanıcısı oldukları ileri sürülen Muzaffer Ö. (38) ve Erdoğan Y. (32) gözaltına alındı. Kağıt üzerinde sigorta şirketinde çalıştığı görülen ancak iş yapmadığı tespit edilen Muzaffer Ö.’nün Adana eş imamı olduğu ve örgütün üst düzey yöneticisi olduğu tespit edildi. Ayrıca zanlının Adana’da örgütün başka imamlar da atadığı için eş imam olarak tabir edildiği belirlendi. Zanlının ev arkadaşı Erdoğan Y.’nin Ceyhan İlçe İmamı olduğu ileri sürüldü.
Sorgularında suçlamaları kabul etmeyen şüphelilerin aynı evde gözaltına alınan ev arkadaşı için “Tanımıyorum. Kim olduğundan haberim yok” demeleri üzerine polis tarafından beraber takip fotoğraflarının gösterildiği ancak fotoğraflardaki görüntüleri de inkar ettikleri dikkat çekti. Zanlıların ayrıca başkasının üzerine birden fazla ByLock kullandığı ileri sürüldü. Zanlıların hala örgüte elaman kazandırmak için faaliyet içinde bulunduğu eş imamın Adana’daki bütün FETÖ elamanlarından sorumlu olduğu öğrenildi.

Askerlerin mahrem imamları 

Huzurevleri Mahallesindeki gaybubet evinde ise Mustafa İ. (30) ve Ekrem S. (33) gözaltına alındı. Bu zanlıların ise diğer zanlılar ile bağlantıları olduğu ancak bu iki zanlının askerin mahrem imamı oldukları ileri sürüldü. Zanlıların da hala çok gizli olarak çalıştıkları kendi aralarında ByLock kullanarak iletişim kurdukları muvazzaf askerler ile ankesörlü telefonla arayıp ileşitim kurdukları tespit edildi. Bu zanlılarında başkasının adına birden fazla ByLock kullandığı belirlendi. Sorgulanan zanlılar suçlamaları kabul etmeyip konuşmadı. Örgüt yöneticiliği suçlamasıyla adliyeye sevk edilen zanlılar çıkarıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.  

Fatih Keçe – Serkan Çetinkaya
 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ’nün sözde Deniz Kuvvetleri yapılanmasında yürütülen soruşturmada, örgüte mensup bazı askerlerden sorumlu olan ve yakalanana kadar bir devlet okulunda öğretmen olan Engin kod adlı E.K.’dan ele geçirilen örgütsel doküman ve dijital verilerde önemli bir delile rastlandı. TÜBİTAK tarafından yapılan dijital delillerin incelemesi sonucunda, örgüt mensuplarının, yeni bir kriptografik haberleşme programı daha kullandığı belirlendi. Yapılan incelemelerde, bazı örgüt mensuplarınca Andorid ve İOS işletim sistemlerinin kurulu bulunduğu cep telefonlarına ’’2048 Fun and Relaxing Puzzle Game’’ oyunu görünümlü yeni kriptografik haberleşme programının indirilerek kullanıldığı tespit edildi.

70 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI 

Başsavcılıkça yürütülen soruşturmada FETÖ/PDY sözde Deniz Kuvvetleri yapılanması bünyesinde, Yarbay, Binbaşı ve Yüzbaşı rütbelerindeki 2’si ihraç, 2’si açığa alınmış, 11’i halen görevde olan toplam 15 Deniz Kuvvetleri mensubu ile 37’si asker şahıslardan sorumlu olan ve “öğretmen, müdür yardımcısı ve müdür” kademelerinde tabir edilen sivil yönetici ile sivil yöneticilerle birlikte örgütsel işlerde görev yaptığı anlaşılan 18 sivil yönetici eşi kadın şahıstan oluşan toplam 70 örgüt mensubu hakkında gözaltı kararı verildi. 

Yusuf Melikoğlu 

Fetöcülerin yeni haberleşme programı 2048 fun and relaxing puzzle game’ nedir? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ’nün sözde Deniz Kuvvetleri yapılanmasında yürütülen soruşturmada örgütün ”2048 Fun and Relaxing Puzzle Game” oyunu görünümlü yeni kriptografik haberleşme programını kullandığını tespit etti. Başsavcılık soruşturma kapsamında 70 şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ’nün sözde Deniz Kuvvetleri yapılanmasında yürütülen soruşturmada, örgüte mensup bazı askerlerden sorumlu olan ve yakalanana kadar bir devlet okulunda öğretmen olan Engin kod adlı E.K.’dan ele geçirilen örgütsel doküman ve dijital verilerde önemli bir delile rastlandı. TÜBİTAK tarafından yapılan dijital delillerin incelemesi sonucunda, örgüt mensuplarının, yeni bir kriptografik haberleşme programı daha kullandığı belirlendi. Yapılan incelemelerde, bazı örgüt mensuplarınca Andorid ve İOS işletim sistemlerinin kurulu bulunduğu cep telefonlarına ”2048 Fun and Relaxing Puzzle Game” oyunu görünümlü yeni kriptografik haberleşme programının indirilerek kullanıldığı tespit edildi.

70 şüpheli hakkında gözaltı kararı 

Başsavcılıkça yürütülen soruşturmada FETÖ/PDY sözde Deniz Kuvvetleri yapılanması bünyesinde, Yarbay, Binbaşı ve Yüzbaşı rütbelerindeki 2’si ihraç, 2’si açığa alınmış, 11’i halen görevde olan toplam 15 Deniz Kuvvetleri mensubu ile 37’si asker şahıslardan sorumlu olan ve “öğretmen, müdür yardımcısı ve müdür” kademelerinde tabir edilen sivil yönetici ile sivil yöneticilerle birlikte örgütsel işlerde görev yaptığı anlaşılan 18 sivil yönetici eşi kadın şahıstan oluşan toplam 70 örgüt mensubu hakkında gözaltı kararı verildi.  

2048 OYUNU NEDİR, NASIL ÇALIŞIR?

İtalyan uygulama geliştiricisi Gabriele Cirulli tarafından geliştirilen 2048, akıllı telefonlar için yapılan tek oyunculu çevrimiçi bir oyun. Eğer 16 karenin hepsi dolmuş ve yan yana aynı sayılar gelmiyorsa oyun kaybediliyor. 2048’i kazanmak için ise yapılacaklar şunlar: Klavyenizdeki ok tuşlarını kullanarak kareleri dört yöne hareket ettirebilirsiniz. Eğer aynı değere sahip iki kare üst üste gelirse birleşerek iki katı değerdeki bir rakama dönüşürler. Bu şekilde 2048 rakamına ulaşan oyuncu oyunu kazanır.

2048, iPhone ve Android platformları üzerinden telefonlardan oynanabildiği gibi, web tarayıcı üzerimden bilgisayar başından da oyunu oynayabiliyorsunuz. Yani oyunun pek çok üreticisi var; her yerde oynanabiliyor; ancak oyunun ilk çıkışı Cirulli tarafından oldu.

FETÖ’nün Doğan Medya Center’ı işgaline ilişkin davada tutuklu 3 eski subay ‘anayasayı ihlal’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı. Kararda 11 sanık er 7 yıl 6 ay hapse çarptırırken, mahkemenin bu kararıyla İstanbul’da görülen darbe davalarında ilk kez sanık olan erlere hapis cezası verilmiş oldu.
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ), 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde Doğan Medya Center’ın işgal edilip yayınının kesilmesi ve çıkan olaylarda bir kişinin şehit edilmesine ilişkin 3’ü tutuklu 19 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu eski yüzbaşılar Erdal Şeker, Süleyman Ahmet Kaya ve Mehmet Akif Aslan ile bazı tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Duruşmada, ayrıca davanın müdahili olan Doğan Medya Center, Başbakanlık, TBMM ve Milli Savunma Bakanlığı ile bazı müşteki avukatları yer aldı. 

Sanıkların son savunmalarını yapmalarının ardından mahkeme kararını açıkladı.
Mahkeme heyeti, eski yüzbaşı tutuklu sanıklar Erdal Şeker, Süleyman Ahmet Kaya ve Mehmet Akif Aslan’ın “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. 

Bu sanıkların haberleşmenin engellenmesi suçundan ayrıca 5’er yıl hapse çarptırdı. Mahkeme heyeti, Vedat Barceğci’nin ölümü nedeniyle sanıklardan Süleyman Ahmet Kaya’yı ayrıca “kasten öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırdı. 

Sanık astsubaylardan Muhammed Orhan Kaya’nın beraat, ne karar veren mahkeme heyeti, sanık astsubay Muhammet Çınar’ı, ”silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi.

11 er hakkında hapis cezası 

Sanık erler Osman Pekdoğan, Bünyamin Baki Çiçek ve Üzeyir Erol’un tüm suçlardan beraatine hükmeden mahkeme heyeti sanık erlerden Vakkas İlker Söyler, Şevket Kök, Ahmet Mülayim, Feyyaz Okan Ak, Ferdi Irmak, Numan Burak Altınbaş, Harun Ayan, Harun Darı, Abdullah Akar, Yıldırım Erdem ve Sertaç Kara’yı ”haberleşmenin engellenmesi” ve ”silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlarından 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırdı. 

Mahkemenin bu kararıyla İstanbul’da görülen darbe davalarında ilk kez sanık olan erlere hapis cezası verilmiş oldu.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Erdal Şeker, Süleyman Ahmet Kaya ve Mehmet Akif Aslan’ın bu hallerinin devamını da kararlaştırdı.
 

Yusuf Melikoğlu
 

SAHTE SENET DÜZENLEYİP, ERÜ’DEN 646 BİN ALACAKMIŞ 

19 Nisan 2017’de Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı FETÖ/PDY operasyonuyla, FETÖ’ye finans sağladığı gerekçesiyle tutuklu bulunan Mehmet O.’nun kayınbabası Mustafa B., damadının 646 bin TL’lik alacağını tahsil etmek için ilginç bir yola başvurdu. Damadının şirketini kendisine borçlu olarak gösteren Mustafa B. senet düzenleyerek icra yoluna gitti. Olayın ortaya çıkmasının ardından yapılan soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan ardından çıkarıldığı adli mercilerce tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Mustafa B., 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandı. 

Sanık Mustafa B.’nin katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulunurken, avukatlar Mustafa B.’nin avukatları, basında M. O. isimli kişinin gözaltına alınacağını duyan Mehmet O.’nun panikle gözaltına alınacağı düşüncesiyle yıllarca biriktirdiğini kurtarmak için kayınbabası Mustafa B. ile birlikte böyle bir yola başvurduğunu, 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Mehmet O.’nun mal varlığı tedbirlerinin kaldırıldığı için bu suçun da oluşmadığını söylediler.
Mahkeme heyeti yapılan yargılama sonucu duruşmaya gelmeyen tutuksuz sanık Mustafa B.’ya, FETÖ hükümlüsü Mehmet O.’ya bilerek ve isteyerek yardım ettiği gerekçesiyle ‘örgüte yardım’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Ayrıca suça konu senetlerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildi. Mehmet O.’ya da 28 Şubat’ta 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 8 yıl 9 ay hapis cezası verilmişti.  

Şeref Kahraman
 

Şüpheli Kadir A., örgütten kendisi ile irtibat kurmak isteyen şahısların kontörlü veya sabit hatlar üzerinden kendisini aradığını söyledi. Kadir A., “Ahmet” kod adlı örgüt sorumlusunun eşi ile kendisine “Gerekirse içki için, açık saçık giyinin, ilerde çocuğunuz olursa modern isim koyun” dediğini belirtti. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu Savcısı Velihattin Eldemir, FETÖ’nün TSK’daki mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen “Ankesörlü telefon” soruşturması kapsamında itirafçı 4 asker hakkında iddianame hazırladı. İddianamede şüpheli Kadir A.’nın Mardin Cumhuriyet Başsavcılığına e-mail gönderdiği belirtildi. Kadir A.’nın gönderdiği e-mailde, “Vatanını ve milletini seven bir Türk askeri olarak ihbar ediyorum, ailemin can güvenliğine zarar vermelerinden çekindiğim için şu an için kimliğimi açıklamayacağım, Mardin ilinde daha önce cemaat denilen ancak şimdi terör örgütü olduğu herkesçe malum olan bu yapının içerisinde bulunanları tanıyorum. Özellikle 15 Temmuz gecesi yaptıkları ihanet benim gözümü iyice açtı. Örgütteki asker elemanları yakalamanız için bildiklerimi anlatacağım. Öncelikle bilmenizi isterim ki, asker içerisinde halen bu örgüt mensubu bir çok kişi bulunmaktadır” ifadelerini kullandığı kaydedildi.

“Bizim kaçak bu mu?”
Kadir A.’nın gönderdiği e-mailde ayrıca, Mardin’de görev yaptığı dönemde “FETÖ imamları”nın kendilerine bağlı askerleri aradıkları numaraları verdiği belirtildi. İddianamede, Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara’ya gönderdiği anlatıldı. Kadir A. İfadesinde, 2001-2005 yılları arasında Ankara’da Kara Harp Okulunu okuduğunu, Harp Okulunda başladığında örgütten şahıslarla görüşmediğini söyledi. Birinci sınıfın sonlarında “Ahmet” kod adlı şahsın kendini arayarak görüşmeye zorladığını belirten Kadir A., “Ben buluşmayınca hafta sonu evin önünde beklerken gördüm. Görüşmek istediğini söyledi, arabaya binerek beni ev gibi bir yere götürdü. İsmini bilmediğim bir şahıs geldi Ahmet isimli şahsa ‘Bizim kaçak bu mu?’ dedi. Bana ‘Neden bizimle görüşmüyorsun?’ dedi, bende görüşmek istemediğimi söyledim” diye konuştu.

“Gerekirse içki için, açık saçık giyinin”
Ahmet kod adlı şahsın kendini sürekli ev ve cep telefonundan aradığını anlatan Kadir A., “Şu anki eşim olan Yeliz A. ile çıkıyorduk, durumu nişanlıma söyledim Ahmet kod adlı şahıs arabasıyla bizi aldı. Araçta bize, ‘Gerekirse içki için, açık saçık giyinin, ilerde çocuğunuz olursa modern isim koyun’ gibi şeyler söyledi. Eşim, ‘Ben ilerde kapanmak istiyorum, sizin söyledikleriniz saçmalık. Dinde içki içme, açık saçık giyinme yoktur’ dedi. Şahıs evine götürdü yemek yedik evinde de aynı şeyleri söyledi. Biz itiraz edince rahatsız oldu ama yumuşak davranmaya devam ediyordu, Bu şahısla bir daha Harp okulu bitene kadar görüşmedim” şeklinde konuştu.

“Kontörlü veya sabit hatlar üzerinden aradılar”
2016’da Ankara’ya tayininin çıktığını ifade eden Kadir A., “Örgütten irtibat kurmak isteyen şahıslar kontörlü veya sabit hatlar üzerinden beni aradı. Örgütteki şahıslarla görüşmemek için elimden geleni yaptım” dedi.
Şüpheli Serdar Ş., örgüt içinde “Yusuf” kod adını kullandığını söyledi. 2015 yılında Ankara’ya geldiğinde mahrem abiliğini örgüte ait Kaynak Holding’e bağlı bir şirkette bilgisayar mühendisi olarak çalışan Mürteza isimli bir örgüt mensubunun yaptığını kaydetti. Ankara’da Mürteza isimli şahıs haricinde kimse ile görüşmediğini aktaran Serdar Ş., “Bu şahıs benim evimi kendisine tarif ettiğim için biliyordu ve darbe girişiminden 1 ay kadar sonra evime geldi ve görüşmek istedi. Ben şahsı hoş karşılamadım, yaptıklarının büyük ve vahim bir hata olduğunu söyledim. ‘Biz bunlar için gelip gitmedik’ dedim. Kendisi bu girişimi kendilerinin yapmadığını söyledi. Bende yalanlarınıza daha fazla devam etmeyin bizi hep bu şekilde kandırdınız diyerek sert çıktım ve şahsı kovdum. Benim sert tavrım karşısında şahıs daha fazla konuşmayarak gitti” ifadelerini kullandı.

“Şevkat tokadı yedin artık anla bunu”
Şüpheli Mehmet K., örgütün evlerine orta okulda ders çalışmak için gittiğini, Salih isimli örgüt imamının kendisine ders verdiğini anlattı. Salih isimli mahrem imamın kendini sürekli ankesörlü telefondan aradığını belirten Mehmet K., kendisinin telefonları açmadığını kaydetti. Mehmet K., “Bir buluşmamızda benimle ilgilenen mahrem sorumlu Erkan bana ‘Bak sen bizden uzaklaştın sınıfta kaldın, bizden uzaklaşanlar başarılı olamazlar. Şevkat tokadı yedin artık anla bunu, yanlış yaptığının farkına var’ diyerek tehdit etti” diye konuştu. 

Abdullah Sarica

4’Ü TUTUKLU 28 SANIK

Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu kadın sanıklar A.D., G.Ö., L.K., S.H., ile tutuksuz kadın sanıklar G.Y., H.K., H.B., F.D., F.E.S., F.S., H.N., E.B.Y., E.Ö., F.M.B., G.G., G.Y., S.Ü. Y.Ç. S.S.Y., Y.B. ve Z.B. ile erkek tutuksuz sanıklar A.Ö. ve E.K. ile avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Erkek tutuksuz sanıklar A.Ö. ve E.K.’nin dosyalarının bu dosya ile birleştiği, bu nedenle sanık sayısının 28’e çıktığı öğrenildi.
Davada, etkin pişmanlıkta bulunan 3 tutuksuz sanık bulunurken, diğer sanıklar ise üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, terör örgütü üyesi olmadıklarını söylediler.

Cumhuriyet Savcısı verdiği mütalaasında 2 erkek sanığın beraatına, bir kısım sanıkların ise ‘silahlı terör örgütü üyesi olma’ suçundan cezalandırılmalarını talep etti.

MAHKEME SANIKLARA CEZA YAĞDIRDI

Savcının mütalaasına karşı tutuklu sanıkların dinlenilmesinin ardından mahkeme heyeti yapılan yargılama sonucu tutuklu sanık S.H.’ye, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün, tutuklu sanıklar G.Ö.,L.K. ve A.D.’ye aynı suçtan ayrı ayrı 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası vererek yurt dışı yasağı ile 4 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.

Tutuksuz sanıklardan Y.B.’ye ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ suçundan 7.5 yıl hapis, F.E.T., G.T., H.B., S.S.Y., H.T., H.B., S.Ü., G.G., F.M.B., S.Y. ve G.Y.’ye aynı suçtan ayrı ayrı 6 yıl 10 ay 15 gün hapis, R.A., E.B.Y., H.N., F.S., E.Ö., Z.B. ile F.D.’ye 6’şar yıl 3’er ay hapis cezası veren mahkeme, etkin pişmanlıkta bulunan sanıklar H.Ş.B. ve N.B.’ye ayrı ayrı 1 yıl 8 ay, Y.Ç.’ye ise 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ile cezalandırdı. Sanıklar H.Ş.B., Y.Ç. ve N.B.’nin cezası hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, erkek sanıklar A.Ö. ve E.K.’ye delil yetersizliğinden beraat kararı çıktı.