Batı Karadeniz’in sahil şeridini büyük ölçüde etkisi altına alan şiddetli fırtına, Amasra ilçesinde de hissedildi. Şiddetli fırtına sebebiyle bazı araçlar denize sürüklenirken, direkler yıkıldı. Dün akşam saatlerinde Bartın Valiliği, Amasra Kaymakamlığı, Amasra Sahil Güvenlik Komutanlığı, Amasra Belediyesi ve Amasra ilçe Emniyet Müdürlüğü tarafından kriz masası oluşturdu. Yaşanan olumsuzluklara anında müdahale edildi.
Sabah saatlerinde havanın aydınlanması ile birlikte dev dalgaların verdiği hasar gün yüzüne çıktı. Amasra Küçük limanda karaya çekili tekneler hasar görürken, bazı tekneler alabora oldu. Amasra Büyük Limanda bir balıkçı teknesi battı.

El sallayarak kurtuldular

Sabah şiddetini devam ettiren dalgaları ve hasar gören yerleri görüntülemek için bölgede bulunan İHA muhabiri, deniz kenarında kendisine el sallayan insanları fark ederek hemen bölgeye gitti. Geceyi, sahil kenarında yaşadıkları derme çatma evde geçiren aile, dalgaların evin duvarını yıkması üzerine, yukarıda bulunan konteynere çıktı. Ancak dalgaların buraya da ulaşması üzerine mahsur kalan aile büyük panik yaşadı. İHA muhabiri hemen Amasra Kaymakamı ile görüşerek, ailenin kurtarılması gerektiğini anlattı. Hemen harekete geçen ekipler ile İHA muhabirinin yardımı ile anne, baba ve çocukları güvenli bölgeye alındı.
Korku dolu anları anlatan baba Fevzi Göçeri, “Biz burada çöp toplama sahasında yaşıyoruz. Dün fırtına ve rüzgar çıktığında da buradaydık. Dalgaların eve geleceğini tahmin etmedik. Gece dalgalar eve vurmaya başladı. Evden kaçtık, arkada bulunan konteynere saklandık. Dalgalar konteynere gelmeye başlayınca, kayalıklara sığınarak yağmur ve fırtınada bekledik. Evde battaniye, örtü ne bulursak üzerimize örttük. Sabah olduğunda dalgalar şiddetini azalttı ama çıkış yolumuz da hala yola dalgalar çıktığı için, çıkmaya cesaret edemedik” dedi.

Türk Bayrağını aradı

Baba Fevzi Göçeri, bir kısmı yıkılan evin çatısında bulunan bayrak direğinde Türk Bayrağının olmadığını görerek, uzun süre bayrağı aradı. Türk bayrağını bulan baba, öpüp sararak, kardeşi Cem Göçeri’ye verdi.
Olaydan haberdar edilen Amasra Kaymakamı Gökhan Gürbüz Erol, aileyi küçük limanda karşılayarak eksiklerinin giderilmesi için hemen talimat verdi. Polis tarafından alınan aile, sağlık kontrolünün ardından otele yerleştirildi. Kaymakam Gürbüzerol, “Bu ailemiz geçici çöp toplama sahasında kalıyor. Kaymakamlığımıza başvuruları olmuştu, bizde onlara gerekli yardımları yapıyoruz. Ailemizin her türlü ihtiyaçları karşılanarak geçici olarak otele yerleştiriyoruz. Ardından farklı bir çözüm üretmeye çalışacağız” dedi. 

Halil Tekin

Kars merkeze bağlı Halefoğlu köyünde etkili olan fırtına, yaklaşık 15 evin çatısını yerinden söktü. Direklerin kırıldığı, bazı evlerin hasar gördüğü fırtınada can kaybı yaşanmazken, Mustafa Dülgeroğlu isimli köylüyle ait atölyenin çatısı tamamen uçtu, atölyedeki malzemeler de zarar gördü.

Halefoğlu köyünde gece başlayan, yaklaşık 1 saat süren fırtına telefon direklerini kırdı, elektrik tellerini de kopardı. Fırtına, çatıları ve demirleri yerinden sökerek metrelerce uzağa savurdu. Evlerinden dışarı çıkamayan köylüler ise panik yaşadı.

“Fırtına vurdu, söktü”

Akşamüzeri rüzgarın etkili olduğunu ifade eden Aziz Bozkurt, “Akşam hafif bir rüzgar oldu. İlerleyen saatlerde kıyamet koptu. Ben dedim zelzele oldu. Deprem olacak, dışarı çıkamıyorum. Birden çatılar uçtu. İçeri kaçtık. Tarif edemem fırtına, vurdu, söktü, betonları söktü attı” dedi.

Evi hasar gören Adem Kaskurt, “Tarif edilemez bir korku yaşadık. Ne oluyor, kıyamet kopuyor. Anlayamadık, çocuklar bize sarıldı. Baba anne diye ağladılar. Bütün demirleri hepsini savurdu buralara. Sabaha kadar uyuyamadık. Valimize sesleniyorum halkımız şuanda, köylümüz mağdur bir durumda, kışın ortasında eli kolu bağlanmış bir şekilde kalmışız. Toplam 10-15 evin çatısı uçtu” şeklinde konuştu.

Gece yarısı atölyesinin çatısının uçtuğunu belirten Mustafa Dülgeroğlu, “Fırtına çatının hepsini uçurdu. Malzemeler zarar gördü, kablolar koptu işte bu halde görüyorsunuz. Geçimimi atölye ile sağlıyorum. 5 kız çocuğuna bakıyorum. Köyün en fakiri benim” şeklinde konuştu.

Merkeze bağlı Halefoğlu köyünde etkili olan ve hızı saatte 150 kilometreyi bulan fırtına önüne ne geldiyse yıktı geçti. Çatıların uçtuğu, direklerin kırıldığı köyde can kaybı olmaması ise teselli oldu.
Kışın ortasında evlerinin çatıları uçan köylüler yetkililerden yardım bekliyor. 

Işık Çapanoğlu – Serkan Erkoç

Saatte 160 kilometre hıza ulaşan rüzgarlarla gelen şiddetli fırtına Almanya’da hayatı olumsuz etkiledi, çok sayıda kişinin yaralanmasına sebep oldu. Fırtına sonucunda, Köln, Wuppertal ve Stuttgart şehirlerinde binaların çatıları uçarken, nehir sularında yükselme görüldü.

Nehir taşkınlarına karşı önlemler alınıyor

İtfaiye ve kurtarma ekipleri, gece boyunca fırtınadan etkilenen ev ve iş yerlerinde kurtarma çalışmaları gerçekleştirdi. Stuttgart şehrinde tren rayları sokaklara dağıldı. Duisburg ve Juelich yakınındaki otoyolların belli bölümleri devrilen ağaçlar nedeniyle kapandı. Münih ve Augsburg’daki hayvanat bahçeleri ve Almanya’nın en yüksek dağı Zugspitze’e giden demiryolu da fırtına nedeniyle kapatıldı. Schaumburg’da 70 metre yüksekliğinde rüzgar türbini devrildi.

Birçok şehirde trafik kazaları meydana gelirken, fırtınaya bağlı bazı binalarda yangınlar meydana geldi. Şehir merkezlerindeki ağaçlar da fırtına sonucu yollara ve binaların üzerine devrildi. Köln’de Ren Nehri’nde sel taşkınına karşı önlemler alındığı belirtilirken, su yüksekliği 6 metreyi geçti. Düsseldorf şehrinde de gemilerin kanaldan geçmesi yavaşlatıldı. Bu hafta içerisinde su yüksekliğinin 7 metreyi bulacağı tahmin ediliyor. Wuppertal şehrinde ise şehir merkezindeki bazı banka şubeleri ile bisiklet yollarını su bastı. Fırtına nedeniyle bazı şehirlerde tren seferleri de iptal edilirken, çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi.

Mustafa Tığlı
 

TARSİM Genel Müdürü Yusuf Cemil Satoğlu, yaşanan sel ve hortum sonrası Kumluca, Finike ve Kaş ilçelerinde incelemelerde bulundu ve üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Satoğlu, bölgeden 400 tane hasar ihbarı geldiğini, bu sayının artabileceğini ifade etti. Maliyetin 10 milyon lirayı bulmasını beklediklerini ve hasarın artabileceğini belirten Satoğlu, “Antalya’nın özellikle Kumluca ilçesine bağlı Mavikent Yalı ve Çanakçı, Finike ilçesine bağlı Merkez ve Turunçova, Demre ilçesine bağlı Beymelek mahalleleri ile Kaş’a kadar uzanan geniş bir alanda etkili olan hortum, tarım alanlarında ve seralarda ciddi bir kayıp oluşturmuş durumdadır. Tarım sigortasının tek temsilcisi TARSİM olarak, sigortalı üreticilerimizden, arazilerini kontrol etmek suretiyle ve zaman kaybetmeden acenteleri aracılığıyla TARSİM’e ihbarda bulunmalarını istiyoruz. Bugünden itibaren alınan hasar ihbarlarına istinaden, Genel Müdürlüğümüz ve Bölge Müdürlüğümüz tarafından hasarlar incelenmekte ve eksperlerimiz hasar tespit çalışmalarına başlamış bulunmaktadır. Üreticilerimizin hiçbir mağduriyet yaşamadan bu durumu atlatması bizim için çok önemli. Yaşanan durum, bir kez daha tarım sigortasının önemini ve gerekliliğini ortaya koymuştur. 11 yıldır üreticimizin yanında olduğumuz gibi bu talihsiz olayda da üreticimizin yanında yer alarak, güveni boşa çıkarmayacağız” dedi. 

Ramazan Sarıkayalı
 

Suriye hattında sıcak günler yaşanıyor. Bir süredir sınır karakollarına yığınak yapan Türk Silahlı Kuvvetleri, İdlib harekâtı için emir bekliyor. El-Kaide teröristleri, 138 kilometrelik İdlib sınır hattının 120 kilometresini elinde tutuyor. Silahlı gruplarının hareket kabiliyetinin en zayıf olduğu yedi bölge tespit edildi. Mehmetçik, en stratejik nokta olarak gördüğü, Kafr Luseyn bölgesini dün sabah saatlerinde vurdu. Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Oğulpınar Karakolundan Fırtına obüsleriyle 7 kez atış yapıldı. Söz konusu bölgede bin civarında El-Kaide militanın olduğu tahmin ediliyor. Rus uçakları El-Kaide’nin uzantıları olan Heyet Tahrire’ş-Şam (HTŞ) ile Ahraru’ş-Şam’a ait hedefleri bombaladı. Bu adımlarla birlikte Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) 15 kilometrekarelik alan açıldı. 08.15 sularında ÖSO’nun içindeki bir istihbarat taburu bölgeye sokuldu. ÖSO güçlerine bağlı aralarında Hamza Bölüğü’nün de bulunduğu gruplar da Hatay’ın Cilvegözü Sınır Kapısından ve Fırat Kalkanı Operasyonu’yla terör örgütü DEAŞ’tan temizlenen Azez bölgesinden İdlib’e doğru harekete geçti.

KOMUTANLAR BÖLGEDE

İkinci adım olarak TSK’nın bölgeye hareket etmesi bekleniyor. İdlib, Reyhanlı’ya kara yolu ile 45, kuş uçuşu 38 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Operasyonu Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulûsi Akar ve kuvvet komutanları bizzat bölgeden yönetiyor. TSK, İdlib için Hatay’a 6 bine yakın askerini sevk etti.
Askerî ve diplomatik kaynakların verdiği bilgiye göre İdlib operasyonu, Fırat Kalkanı gibi gerçekleşmeyecek. TSK unsurlarının eyleminin harekât değil, intikal olduğunun altı çiziliyor. İntikal sırasında ve sonrasında yerel unsurlar veya Esad rejimiyle çatışma istenmiyor. Bu yüzden intikal için en uygun şartların oluşması bekliyor. Ancak, muhtemel saldırılara karşı da en güçlü cevabın verileceği ifade ediliyor.

GÖÇ DALGASI

Ateşkesin korunamaması durumunda Esad rejimi, İran destekli güçler ve Rusya’nın İdlib’e büyük bir saldırı düzenlemesine kesin gözüyle bakılıyor. Böyle bir durumda milyonlarca kişinin Türkiye’ye girmek üzere sınıra yığılacağı tahmin ediliyor. Zaten sınıra sıfır sayılabilecek bölgedeki 400 civarında kampta yaklaşık 700 bin insan barınıyor. İdlib’de 2 milyon 400 bin civarında yerli nüfus; 1,3 milyon da iç göçle gelmiş Suriye vatandaşı bulunuyor.

BİR TAŞLA ÜÇ KUŞ

TSK’nın ateşkesin korunması amacıyla başlatacağı harekâtla hem siviller korunacak hem de muhtemel göç dalgasının önüne geçilecek hem de terör örgütü PYD’nin önüne güvenlik duvarı örülecek. Nitekim, İdlib ilinin kuzeydoğu ucunda yer alan Halep’e bağlı Afrin bölgesi, 2011’den beri PKK’nın uzantısı PYD’nin işgalinde bulunuyor. Örgüt, Irak sınırından başlayarak Akdeniz’e çıkabileceği bir koridora kavuşmak için İdlib’in bir bölümünü ele geçirmeyi hedefliyor.

Çetiner Çetin / Ünsal Ergel – Türkiye Gazetesi

Karadeniz’de hava muhalefeti nedeniyle balıkçılık yapan tekneler denize açılamadı. Bu nedenlel önceki gün 5 liradan satılan hamsinin kilosu ise bugün 15 liradan satılmaya başlandı.

Giresun Belediyesi Balık Pazarı’nda balıkçılık yapan Savaş Güdük, hava muhalefetinin balıkçıları olumsuz etkilediğini ve bu nedenle fiyatların yükseldiğini söyledi. Balıkçı Güdük “Dün akşam etkili olan fırtına nedeniyle tekneler limandan ayrılamadı. Sabahın erken saatlerinde fırtınanın etkisini kaybetmeye başlamasıyla bazı tekneler şansını denedi az miktarda hamsi avı yapıldı. Kasası dün 50 lira olan hamsiyi bugün kasasını 150 liradan aldık. Vatandaşa yansıması ise dün kilosu 5 lira olan hamsiyi bugün 15 liradan satmak zorunda kaldık” dedi.

“Denetimler yetersiz”

Balık avlanamaması nedeniyle fiyatların yükselişe geçtiğini belirten Balıkçı Çağlayan Saka ise fırtınadan dolayı teknelerinin Giresun Limanı’nda beklediğini söyledi. Balık sezonunu da değerlendiren Saka “Sezona çok iyi başladığımızı söyleyemeyiz. Büyük balıkçı tekneleri ne getirirse biz onu satıyoruz. Deniz hoyratça bir avlanma nedeniyle kurudu diyebiliriz. Denetimler yetersiz. Denetleyenler de biz tezgah balıkçılarını denetliyor. Oysaki denetlenmesi gereken denizdeki teknelerdir. Denizde balık tutulup getirildikten sonra biz satsak ne olur satmasak ne olur. Bunun satışı değil avlanılması yasaklanmalı ve denetlenmelidir. Biz geçen seneki balık bolluğunu arıyoruz. İlk başta trolle avlanma mutlaka yasaklanmalıdır. Biz bunu yasaklamayarak kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz” ifadelerini kullandı. 

Tosya’da akşam saatlerinde etkisini arttıran ve zaman zaman hızı saatte 90 kilometreyi bulan fırtına, yaşamı olumsuz etkiledi. Fırtına nedeniyle Bahçelievler Mahallesi, Harsat Mahallesi’nde çok sayıda binanın çatısı uçtu. Yine çok sayıda araç, fırtınanın sürüklediği ya da kopardığı malzemelerden dolayı hasar gördü. Tosya Belediyesi İtfaiye ekipleri çatısı uçan ya da çöken evleri kontrol etti.

ALIŞVERİŞ MERKEZİNİN ÇATISI UÇTU

Bahçelievler Mahallesi’nde bulunan bir alışveriş merkezinin çatısındaki kiremit ve tahtaların fırtına nedeniyle uçması sonucu karşı binanın 6. katında bulunan evin oturma odasına ve balkonundan içeri girdi. Fırtınada uçan kiremit ve tahta parçalarının girdiği dairenin duvarının çökmesi sonucu apartman girişinde park halinde bulunan otomobil ve motosikletler ağır hasar gördü.

BİRÇOK MAHALLENİN ELEKTRİKLERİ KESİLDİ

Saatteki hızı 90 kilometreyi bulan fırtına nedeniyle ilçe merkezindeki birçok mahallede ve köyler elektrik kesintileri meydana geldi. Şiddetli rüzgâr nedeniyle onlarca evin çatısı, kiremit ve güneş panelleri uçtu. Binaların çatısından uçan demir parçaları ise müstakil evlerin çatısına zarar verdi. Evleri zarar gören vatandaşlar, yağmurda çocuklarıyla birlikte sokağa çıkmak zorunda kaldı.

YILDIRIM DÜŞEN KAVAK AĞACI YANDI

Cumhuriyet Mahallesi’nde bir evin bahçesinde bulunan kavak ağacına yıldırım düştü. İtfaiye ekipleri yanan kavak ağacına müdahale ederek çevreye zarar vermeden söndürdü. Yaklaşık 15 dakika süren şiddeti yağmur ve dolu olayı sonrası ilçede evlerde ve merkez şehir içi yollarda hasar olayları meydana geldi. Tosya Kaymakamı Deniz Pişkin ve İlçe Belediye Başkanı Kazım Şahin evleri zarar gören vatandaşları ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu. 

Sedat Ağacıkoğlu
 

Olay, Küçükçekmece Kanarya Mahallesi’nde bir camide dün akşam saatlerinde meydana geldi. İstanbul’da etkili olan şiddetli yağış ve fırtınada mahalledeki caminin minaresi yıkıldı. Minareden düşen parçalar ise cami çatısının delinmesine sebep oldu. Cami içerisindeki aydınlatmaların ve namazgahların zarar görmesiyle cami kullanılamaz hale geldi. Olayda can kaybı yaşanmazken, caminin yanı başında bulunan bazı ev ve iş yerleri zarar gördü.

Yıkılan minarenin parçaları dairelere doldu

Fırtına sonrasında yıkılan minare caminin ön kısmı ve cami merdivenlerine parça parça döküldü. Fırtınanın da etkisiyle savrulan parçalar, caminin yakınında bulunan daire içlerine zarar verdi. Bazı iş yerlerinin depo kısmına dolan moloz parçaları aksaklıklar yaşanmasına neden oldu.

Camideki çay ocağını işleten Ferit Sevinç, “İkindi namazından sonra 15-20 dakika sonra oldu. Cemaatten kalan arkadaşlarla caminin avlusunda oturuyorduk. Şimşek ve hortumla gelen hava minareyi bu tarafa düşürdü. Çok şükür ölü ve yaralımız olmadı o bizi sevindiriyor. Burası 50 senelik bir cami olay olduğunda herkes korkmaya başladı minarenin taşları üzerimize yıkıldı. Avluda oturan birkaç kişi vardı çay içiyorlardı onlar biraz darbe gördü çok büyük bir sıkıntı olmadı” dedi.

“Mecbur yere kapaklandık”

Olay sırasında caminin avlusunda bulunan Avni Eryılmaz ise “Cami avlusunda tek başıma oturuyordum daha sonra iki tane amca geldi onlara çay almak için çay ocağına girdim. Çayları tam onlara verdiğim sırada büyük bir gürültüyle taşlar üzerimize döküldü. Mecbur yere kapaklandık. Ondan öncesinde kıyamet gibi yağmur yağıyordu yıldırımın düşmesiyle minare parçalandı, daha sonra büyük bir ses geldi caminin içinde devasa bir avizemiz vardı o düşmüş. Cami tamamen üzerimize yıkılacak sandık” şeklinde konuştu. 

Ufuk Kıvık

Bugün hava durumu nasıl olacak? Meteoroloji uyardı. Yapılan değrelendirmelere göre Marmara’ya bir son dakika uyarısı geldi. Tahminlere göre Marmara’da yer yer kısa süreli fırtına bekleniyor.

Yapılan son değerlendirmelere göre, yurtta hava durumu bugün şöyle. Kıyı Ege ile Batı Akdeniz kıyılarının hafif sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde sis ve pus hadisesi ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığının yurt genelinde 1 ila 3 derece artacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın ise genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Ege, Batı ve Orta Karadeniz’de kuvvetli (40-60 km/sa), Marmara’da yer yer kısa süreli fırtına (70 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

5 Günlük hava tahmini öğrenmek için tıklayınız

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Az bulutlu 15

İstanbul: Az bulutlu 14

İzmir: Parçalı bulutlu ve hafif sağanak yağışlı 16

Adana: Parçalı ve az bulutlu 20

Bursa: Az bulutlu 21

Antalya: Parçalı çok bulutlu ve hafif sağanak yağışlı 18

Samsun: Parçalı ve az bulutlu 22

Trabzon: Parçalı ve az bulutlu 18

Erzurum: Az bulutlu 4

Diyarbakır: Az bulutlu 17

Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Resim Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Mehmet Kavukçu, sanatıyla fırtınaya meydan okudu.

İnsanların hayatında da bazen fırtınalı günler olabileceği ve zor iklim koşullarında sanat tarafından hayatı yeniden yorumladığına vurgu yapan Prof.Dr. Mehmet Kavukçu, “Fırtınayı Yaşamak” adlı performans çalışması yaptığını belirtti.

“Fırtınayı Yaşamak” adlı performans çalışmasının üçlemeden oluştuğunu kaydeden Prof. Dr. Kavukçu, şu bilgileri verdi:

“Birincisi fırtınaya durmak, ikincisi renkli fırtına, üçüncüsü ise fırtına sessizliği ismini taşımaktadır. Birinci performansta fırtınanın en yalın hali verilirken, fırtınanın doğayla yalın bir şekilde bütünleşmesi, insanın içindeki saflığıyla doğanın saflığını birleştirmek amacı yatmaktadır. İkinci performansta ise boyalarla ağaca giydirilen plastik malzeme üzerine müdahalelerle yapılan bir iş vardır.

Yalın çevrede fırtınanın hareketliliğine uygun bir müdahale arayışı amaçlanmaktadır. Üçüncü performansta ise fırtına sonrası çöken doğanın sessizliği ve her şeyi örten karın dinginliğinin getirdiği bir huzur için çabalayan bir sanatçı yer almaktadır. Adeta bir çocuk sevinciyle, saflığı, temizliği, masumiyeti temsilen eden kartopu ağaca atılmaktadır. Bu fırtına üçlemesinde görsel bir etkiyle insanın iç ve dış doğasındaki yaşanılan fırtınalar anlatılmaya çalışılmaktadır.

Aynı zamanda geçmiş ve günümüz ilgisinde toplum olarak içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanılanların doğa olayları üzerinde ifadesi de aranmaktadır. Ülkemizin ve dünyanın maruz kaldığı şiddet ve terör olayları fırtına diliyle anlam kazanmaktadır.

Bu çalışma, doğanın korunması amaçlı çalışmalardaki çelişkilere, yanlışlıklara göndermeyi de içermektedir. İnsan iç ve dış doğayla bütünleşik bir yaşam sergilemektedir.”

Mehmet Kavukçu bu performansla fırtınaları yaşam ile ilişkilendirerek birey ve toplum üzerinde soyut-somut ilgiler kurmak düşüncesine görsellik kazandırdığını ifade ederek, “Silip süpüren, görünmeden yaşamını sürdüren sonsuz boşluğun varlığını hissettiren bu doğa olayı ile insan doğa ilişkisine gönderme yapılmaktadır. Fırtına çırpınışı, titremesi ve sarsıntısı ile tüm doğayı saran boşluğun dili olmasıyla insanlığı her anlamda etkilemiştir. Belirli bir sürede yaşam bulmasına rağmen yıkıcı ve kalıcı izler bırakmasıyla insan yaşamıyla örtüşmektedir.

Sert, dokunaklı ve büyüdükçe yıkımını artıran fırtına giderek felakete dönüşebilir. Sanat tarihi bu olayların ifade bulduğu yüzey ya da gerçek mekânda uygulanan sayısız eserlerle doludur. Bu çalışmayla da çevre-doğa ilgisindeki üretimlerine bir yenisini daha eklemiştir. Performansa yaptığı katkılardan ötürü Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’ya ve yönetimine teşekkür ederim” diye konuştu.

Öte yandan Mehmet Kavukçu, bu performansının 16 Şubat Perşembe günü İstanbul’da Bubi, İsmet Doğan, Bedri Baykam ve Gürbüz Doğan Ekşioğlu gibi sanatçıların eserlerinin yer aldığı “Kaygan” konseptli karma sergisinde yer alacağını belirtti. 

Ahmet Akbuğa