Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin aralarında Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın bulunduğu 20 şüphelinin “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi. Duruşmada sanık Yusuf Emre İper’in savunmasının ardından tanık beyanları alındı. Ardından savcı, mütalaasını açıklayarak tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper, Ahmet Kemal Aydoğdu, Murat Sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Bunun üzerine sanık avukatları savcının mütalaasına ilişkin söz alarak müvekkilleri tahliyelerini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper, Ahmet Kemal Aydoğdu, Murat Sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Diğer yandan üye hakimlerden birinin sanıklardan Kadri Gürsel’in tahliye edilmesi yönünde görüş bildirdiğini de salonda açıklayan mahkeme heyeti, duruşmanın 25 Eylül’de Çağlayan’da görülmesine karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “Silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti. 

Gamze Erdemir – Alper Korkmaz

Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 20 şüphelinin “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi.
Silivri Cezaevi’nin karşısında bulunan duruşma salonunda görülen davaya tutuklu sanıklar cezaevinden getirilirken taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Duruşma, tutuklu sanık Emre İper’in savunmasıyla devam ediyor.
Öte yandan, duruşma salonu çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındığı görüldü.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.
İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.
Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.
 

Yenişafak Gazetesi İnternet Yazı İşleri Müdürü Ersin Çelik’in 7 yaşındaki kızı Ecrin Çelik, Sakarya’da meydana gelen trafik kazası sonrasında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Geri gelen bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Ecrin Çelik’in cenazesi, aile kabristanlığının bulunduğu Kocaeli’nin Başiskele ilçesi Serdar Mahallesi’ne getirildi. Ersin Çelik, Mevlana Camii’nde düzenlenen cenaze töreninde kızının tabutu başında taziyeleri kabul etti. Oldukça bitkin görünen baba Ersin Çelik’i yakınları teselli etti.

Mevlana Camii’nde öğlen namazı sonrasında kılınan cenaze namazına Ersin Çelik, eşi Yasemin Çelik ve kızları Ayşe ile Fatma Çelik, Gençlik Spor Bakan Yardımcısı Abdurrahim Boynukalın, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karasomanoğlu, Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak, Yenişafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, Albayrak Yönetim Kurulu üyeleri Mustafa ve Mesut Albayrak, Çelik ailesi yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze törenine Başbakan Binali Yıldırım da çelenk gönderdi.

Geçirdiği trafik kazası sorasında hayatını kaybeden 7 yaşındaki Ecrin Çelik’in naaşı, kılınan cenaze namazının ardından omuzlara alındı. Baba Ersin Çelik kızının tabutunu cenaze aracına kadar taşıdı. Ecrin Çelik’in cenazesi, Serdar Mahallesi’ndeki aile kabristanlığına defnedildi.

Karasu ilçesi Aziziye Mahallesi 395 Nolu Sokak üzerine meydana gelen kazada H.İ. idaresindeki 34 HH 4048 plakalı otomobil, geri gelirken, 7 yaşındaki Ecrin Çelik’e çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan küçük kız, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince Karasu Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınmış, ancak tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. 

Gürcan Yılmaz 


Bu çalışma ile bölgede bir ilke imza atan gazeteci Murat Çurku, buradaki asıl amacının halkı diyabet hastalığı ile ilgili bilgilendirmek ve belli bir bilinç düzeyi oluşturmak olduğunu söyledi. Ailece bu hastalıktan muzdarip olduklarını belirten Çurku, “15 yıldır şeker hastasıyım ve tedavi görüyorum. Bu hastalık bizde genetik olarak devam ediyor. Annem ve kardeşlerim de diyabet hastasıdırlar. Tedavi amaçlı bazen il dışına gidiyorum. Gittiğim yerlerde diyabetle ilgili dernek ve yayınlar var. Fakat Doğu ve Güneydoğu’da yoğun bir diyabet hastası olmasına rağmen, diyabet hastaları ile ilgili bir dernek ya da bir gazete yoktur. Ben de bundan yola çıkarak öncelikle ilimizde bir diyabet derneği kurmak için çalışma başlattım. Derneğimizi kurduk. Önümüzdeki pazartesi günü resmi olarak faaliyete başlıyoruz. Ayrıca bölgede bir ilk olan Van Diyabet Gazetemizi de çıkarttık” dedi.

12 sayfadan oluşan gazetenin diyabet hastalığı ve diyabet hastaları ile ilgili çeşitli bilgiler içerdiğini ifade eden Çurku, şunları söyledi:
“İlk etapta 2 bin tane bastırarak dağıtımına başladığımız gazetemiz, ayda bir defa çıkacak ve içerik olarak şeker hastalığı ve hastalarımızın dikkat etmesi gereken konular yer alacak. Hastalığın riskleri ve hastalarımızın dikkat etmeleri gereken hususlar da ayrıca uzmanların dilinden gazetemizde yer alacak. Bölgede ciddi bir hasta potansiyeli olduğunu biliyoruz. O yüzden gazetemiz oldukça rağbet görüyor. Bu anlamda insanları bilinçlendirmede bir boşluğu dolduracağımıza inanıyorum.”

Ayrıca bölgede bir ilki teşkil eden diyabet derneğini de kurduklarını ifade eden Çurku, önümüzdeki pazartesi resmi olarak da faaliyetlerine başlayacaklarını belirterek, “Kısa bir süre önce yine bölgede bir ilk olan Van Diyabet Derneğini de kurduk. Bu sayede üniversitelerden de faydalanarak burada çeşitli konferans, seminer ve benzeri çalışmalarla hastalarımızı ve hasta yakınlarımızı bilinçlendirmeyi planlıyoruz. Sizlerin aracılığıyla diyabet hastası, hasta yakınları başta olmak üzere vatandaşlarımızı derneğimize üye olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
Van Ticaret ve Sanayi Odası (VAN TSO) Kadın Girişimciler İcra Kurula Başkanı Semra Odabaşı da, bölgede diyabet (şeker) hastalığının çocuklara kadar uzanarak ürkütücü boyutlara ulaştığını ifade ederek, Çurku’ya bu anlamda gereken desteği vereceklerini söyledi. 

Murat Dalgın

Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 19 şüphelinin yargılanmasına devam ediliyor.

İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2. celsesi görülen duruşmaya tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi. Sanık avukatları ve yakınları da salonda hazır bulundu. Dünkü duruşmada, sanıklar Kadri Gürsel, Akın Atalay ve Musa Kart savunma yapmıştı. Bugün görülecek duruşmada diğer sanıklar savunmalarını yapacak.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.

Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 19 şüpheli “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan bugün hakim karşısına çıkacak.

İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmanın 4 gün sürmesi bekleniyor.
Duruşma öncesinde, Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına destek veren meslektaş ve yakınları Çağlayan Adliye’si önündeki meydanda toplanarak açıklamalarda bulundu.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi öngörülmüştü.

Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 19 kişinin “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi. İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar cezaevinden getirilirken, sanık avukatları ve yakınları da salonda hazır bulundu. Duruşmada iddianamenin okunmasının ardından sanık savunmalarına geçildi. Tutuklu sanık Kadri Gürsel’in savunmasının ardından sanık Akın Atalay ve sanık Musa Kart savunma yaptı.Duruşma yarına ertelendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edilirken, Gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti. Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.
 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nca Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay, gazetenin Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli, internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun ve muhabir Gökmen Ulu hakkında ‘FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı.

Burak Akbay’ın yurt dışında olduğu belirtilirken, gözaltına alınan Yonca Yücekaleli, Mediha Olgun ve Gökmen Ulu bugün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilerek soruşturma savcılığına çıkarıldı. Savcılık ifadelerini aldığı 3 şüpheli tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ulaşılan delil ve yapılan yasal değişiklikler dikkate alınarak “Cumhurbaşkanına fiili saldırıyı kolaylaştırmak” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyanı kolaylaştırmak” suçlarında fezleke hazırlandığı, hazırlanan fezlekenin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği belirtildi.

“15 Temmuz’da Erdoğan’ın yeri aniden haber yapıldı”

15 Temmuz’da henüz darbe girişimi olmadan, aynı gün saat 16.00 sıralarında Sözcü gazetesinde Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu yerin aniden haber yapıldığına dikkat çekilen sevk yazıda, “Bunun darbecilerle birlikte ve darbe girişimini kolaylaştırmaya yönelik lojistik destek kapsamında yapıldığı, bu amaçla Sözcü Gazetesi’nde ‘Sözcü Erdoğan’ı buldu’ haberinin yapıldığı, an itibariyle Cumhurbaşkanın bulunduğu yerin coğrafisinin ayrıntılı olarak kamuoyuyla paylaşıldığı, örgüt üyelerince birkaç saat sonra darbe girişiminde bulunulduğu, şüphelilerden Gökmen Ulu’nun Szöcü gazetesinin haberini yapan ve internet sitesinde yayınlatan muhabir olduğu, Mediha Olgun’un ise aynı gazetenin internet sitesinin sorumlu yazı işleri müdürü olduğu” ifade edildi.

Sevk yazısında, soruşturma dışında çok sayıda vatandaşın Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek ayrı ayrı şikayetlerde bulundukları, bu şekilde yapılan 6 ayrı soruşturmanın fiili ve hukuki irtibatları nedeniyle birleştirildiği anlatıldı.

“Darbe teşebbüsüne kadar FETÖ aleyhine haberler yayınlanmadı”

Soruşturma kapsamında tanık beyanlarına göre Burak Akbay’ın yurt dışında cemaat (FETÖ/PDY) ile irtibatlı olduğu ve ani yükseliş sergileyerek gazeteyi açtığı belirtilen sevk yazısında, “Darbe teşebbüsüne kadar gazetede FETÖ aleyhine eleştiri ve haberlere dair herhangi bir haber çıkmadığı, örgütün gazeteyi desteklediği, amaçları doğrultusunda hareket ettirdiği, görünürde farklı düşünceye sahip yazar kadroları oluşturduğu ancak önemli desteğin örgüt tarafından sağlandığı” belirtildi. Ayrıca gazetenin Ankara temsilcisi Saygı Öztürk’ün, tanık beyanlarına göre Brezilya örgüt sorumlusu-imamı olan Hamidullah Öztürk’ün amcasının oğlu olduğunun söylendiği vurgulandı.

Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından ilgili belge ve bilgilerin istendiği, gelen belgelerin bilirkişilere gönderilerek rapor alındığı, rapordaki tespitlerden birinde, gazetenin sahibi Burak Akbay’ın aynı zamanda sahibi de olduğu Estetik Yayıncılık Havacılık ve Hava Taşımacılığı Ticaret Ltd. Şti.’nin haklarında FETÖ kapsamında soruşturma açılan firma ve kişilerle yoğun olarak ilişkisinin bulunduğu kaydedildi.

Öte yandan “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek”, “Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırıya yardım etme” ve Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından tutuklanmaları talep edilen şüphelilerin, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde ifade verme işlemi sürüyor.

Savcılık öte yandan, yurt dışında olduğu tespit edilen Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasını talep etti. Bu talep Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince değerlendirildikten sonra karara bağlanacak. 

Başak Akbulut

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nca Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay, gazetenin Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli, internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun ve muhabir Gökmen Ulu hakkında ‘FETÖ’ye üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işledikleri” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında şüpheliler hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı.

Burak Akbay’ın yurt dışında olduğu belirtilirken, gözaltına alınan Yonca Yücekaleli, Mediha Olgun ve Gökmen Ulu bugün Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na getirilerek soruşturma savcılığına çıkarıldı. Savcılık ifadelerini aldığı 3 şüpheli tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk etti.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ulaşılan delil ve yapılan yasal değişiklikler dikkate alınarak “Cumhurbaşkanına fiili saldırıyı kolaylaştırmak” ve “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyanı kolaylaştırmak” suçlarında fezleke hazırlandığı, hazırlanan fezlekenin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği belirtildi.

“15 Temmuz’da Erdoğan’ın yeri aniden haber yapıldı”

15 Temmuz’da henüz darbe girişimi olmadan, aynı gün saat 16.00 sıralarında Sözcü gazetesinde Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu yerin aniden haber yapıldığına dikkat çekilen sevk yazıda, “Bunun darbecilerle birlikte ve darbe girişimini kolaylaştırmaya yönelik lojistik destek kapsamında yapıldığı, bu amaçla Sözcü Gazetesi’nde ‘Sözcü Erdoğan’ı buldu’ haberinin yapıldığı, an itibariyle Cumhurbaşkanın bulunduğu yerin coğrafisinin ayrıntılı olarak kamuoyuyla paylaşıldığı, örgüt üyelerince birkaç saat sonra darbe girişiminde bulunulduğu, şüphelilerden Gökmen Ulu’nun Szöcü gazetesinin haberini yapan ve internet sitesinde yayınlatan muhabir olduğu, Mediha Olgun’un ise aynı gazetenin internet sitesinin sorumlu yazı işleri müdürü olduğu” ifade edildi.

Sevk yazısında, soruşturma dışında çok sayıda vatandaşın Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek ayrı ayrı şikayetlerde bulundukları, bu şekilde yapılan 6 ayrı soruşturmanın fiili ve hukuki irtibatları nedeniyle birleştirildiği anlatıldı.

“Darbe teşebbüsüne kadar FETÖ aleyhine haberler yayınlanmadı”

Soruşturma kapsamında tanık beyanlarına göre Burak Akbay’ın yurt dışında cemaat (FETÖ/PDY) ile irtibatlı olduğu ve ani yükseliş sergileyerek gazeteyi açtığı belirtilen sevk yazısında, “Darbe teşebbüsüne kadar gazetede FETÖ aleyhine eleştiri ve haberlere dair herhangi bir haber çıkmadığı, örgütün gazeteyi desteklediği, amaçları doğrultusunda hareket ettirdiği, görünürde farklı düşünceye sahip yazar kadroları oluşturduğu ancak önemli desteğin örgüt tarafından sağlandığı” belirtildi. Ayrıca gazetenin Ankara temsilcisi Saygı Öztürk’ün, tanık beyanlarına göre Brezilya örgüt sorumlusu-imamı olan Hamidullah Öztürk’ün amcasının oğlu olduğunun söylendiği vurgulandı.

Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından ilgili belge ve bilgilerin istendiği, gelen belgelerin bilirkişilere gönderilerek rapor alındığı, rapordaki tespitlerden birinde, gazetenin sahibi Burak Akbay’ın aynı zamanda sahibi de olduğu Estetik Yayıncılık Havacılık ve Hava Taşımacılığı Ticaret Ltd. Şti.’nin haklarında FETÖ kapsamında soruşturma açılan firma ve kişilerle yoğun olarak ilişkisinin bulunduğu kaydedildi.

Öte yandan “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek”, “Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırıya yardım etme” ve Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlarından tutuklanmaları talep edilen şüphelilerin, Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nde ifade verme işlemi sürüyor.

Savcılık öte yandan, yurt dışında olduğu tespit edilen Sözcü gazetesinin sahibi Burak Akbay hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmasını talep etti. Bu talep Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince değerlendirildikten sonra karara bağlanacak. 

Başak Akbulut

 2001 yılında Fransa’ya giden ve burada 2004 yılında Zaman Avrupa adlı gazetede muhabir olarak başlayan Yakup O., daha sonra 2013 yılında Diyanet İşleri Başkanlığının açtığı sınavı kazanarak imam oldu. Samsun’a dönen Yakup O., imam olarak görev yaparken 2014 yılında Fransa’ya imam olarak atandı. 2 yıl görev yapıp yeniden Samsun’a dönen Yakup O., burada bir camide imam olarak görev yaparken Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılarak hakkında soruşturma açılıp yaklaşık 3 ay önce tutuklandı. 

Yakup O. hakkında Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinde “silahlı terör örgütüne üye olmak, terörizmin finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet” suçlarından dava açıldı. Yakup O., “Fransa’da Zaman gazetesinde çalıştığım dönemde kamuoyunda cemaat olarak bilinen yapı, dernek adı altında faaliyet veriyordu. Ben Türkiye aleyhine olan hiçbir haber yapmadım. Türkiye’de hiçbir bağlantım olmadı. Sohbete gitmedim, yardım, bağış yapmadım. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

Mahkeme heyeti Yakup O.’yu “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca “terör örgütüne finansman sağlamak” suçundan da delil yetersizliğinden beraatına karar verdi. Tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurulan Yakup O.’nun tahliyesine karar verildi. 

Muammer Ay