Sözcü Gazetesi sahibi Burak Akbay, gazetenin Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli, internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun ve muhabir Gökmen Ulu hakkında açılan FETÖ davasının ilk duruşmasının görülmesine başlandı.

İstanbul 37’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya firari sanık Burak Akbay katılmazken, tutuklu sanık Gökmen Ulu cezaevinden getirildi. Dava kapsamında bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen sanık Mediha Olgun ile tutuksuz sanık Yonca Yücekaleli ve sanık avukatları da salonda hazır bulundu.
Seyirciler arasında köşe yazarları Uğur Dündar, Yılmaz Özdil, İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, Organize Suçlarla Mücadele ve Kaçakçılık Şube Müdürü Adil Serdar Saçan ve Cumhuriyet Gazetesi İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven, CHP Milletvekilleri Barış Yarkadaş, Mustafa Balbay ve Umut Oran da yer aldı.
Sanıkların kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin okunması bekleniyor.

Duruşma öncesi aralarında CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ve Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş, TGS Genel Başkanı Gökhan Durgun ile İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, DİSK Başkanı Kani Beko, Birleşik Kamu İş Genel Başkanı Hasan Kütük’ün de yer aldığı bir grup adliye önünde tutuklu sanık Gökmen Ulu için 3 dakikalık sessiz eylem gerçekleştirdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosu savcılarından Asım Ekren tarafından hazırlanan 73 sayfalık iddianamede, hakkında yakalama kararı bulunan gazetenin sahibi Burak Akbay’ın “Silahlı Terör Örgütünü Yönetme, Silahlı Terör Örgütü Propagandası Yapma” suçlarından 16,5 yıldan 30 yıla,gazetenin muhabiri Gökmen Ulu ile gazetenin Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli ve internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun’un ise “Silahlı Terör Örgütü içindeki Hiyerarşik Yapıya Dahil Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek isteyerek Yardım Etme” suçlarından 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti.

Burak Akbay’ın FETÖ / PDY’nin amaçları, bilgi ve talimatları doğrultusunda Sözcü Gazetesi’ni faaliyete geçirdiği, örgütün özelliği gereği farklı görünüm ve kamuoyuna bu şekilde imaj vermek için gerçekte örgüte karşı olduğu bilinen, çalışan – yazarların bir kısmını uygulamadaki imkan ve usuller çerçevesinde gazeteye aldığı anlatılmıştı.

Başak Akbulut

Sözcü Gazetesi sahibi Burak Akbay, gazetenin Mali İşler Müdürü Yonca Yücekaleli, internet sitesinin sorumlu müdürü Mediha Olgun ve muhabir Gökmen Ulu’nun yargılandığı davanın ilk duruşmasında sanık ifadelerine geçildi.

İstanbul 37’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve sabah saatlerinde başlayan duruşmada, sanıkların kimlik tespitleri yapılarak iddianame okundu. İlk olarak tutuklu sanık Gökmen Ulu’nun savunması alındı.
Hakkındaki suçlamaları reddeden Ulu, “Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de liderlerin attığı her adım haberdir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da birçok yerde yaptığı tatiller birçok mecrada haber olmuştur” dedi. Buna örnek olarak bazı haberleri de mahkeme huzurunda okuyan Ulu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tatiline ilişkin ilk haberi bizden 4 gün önce Doğan Haber Ajansı yaptı. Ajansın geçtiği haber bazı sitelerde de yayınlandı. Ben de görünce haber yaptım. Sosyal medyada, Cumhurbaşkanı ile aynı otelde kaldığını paylaşan vatandaşlar da vardı. Bunlar hep doğal. Ben de bu haberleri görünce iki gün sonra İzmir’den Marmaris’e gittim. Marmaris’te turizmcilere, esnafa gittim. Otelin önüne gittim. Üzerinde Sözcü logosu bulunan arabayla otel önünde açıkça bekledim. Otele gidip yetkililerle görüştüm. Onlar da Cumhurbaşkanlığı yetkililerine söylediler. O yetkililer de biliyordu benim orada olduğumu. Bu bir tatil haberidir. Ben Cumhurbaşkanı’nın Marmaris tatilini, hayatın olağan akışında yaptım. Haber saat 16.25’te yayımlandı. 17 Temmuz’da bazı gazeteler algı operasyonu yaptılar. Bir savcı harekete geçti 166 gündür tutukluyum” diye konuştu.

“Cumhurbaşkanının açıklamasını ilk duyuran gazeteci benim”

Olay günü, Yazıcı otele gittiğini ve hazırladığı haberi haber merkezine gönderdiğini kaydeden Ulu, “Haber 16.25’de yayınlandı. Hayatın olağan akışı devam ediyordu. Hain darbe girişimi başlayınca soluğu Cumhurbaşkanı’nın yanında aldım. Marmaris’teki tüm basın mensupları da oraya davet edildi. Cumhurbaşkanı’nın açıklaması saat 00:13’te gazetenin sitesinde yayımlandı. Ben, Erdoğan’ın ‘Herkesi meydanlara bekliyorum’ açıklamasını, ilk duyuran gazeteciyim. İnsanlar, Atatürk hava alanı meydanında toplandı. Halkın darbeye karşı yürüyüş haberini de yaptım. FETÖ’nün ve darbenin karşısında durdum. FETÖ başarılı olsa belki ben burada olamayacaktım” dedi. Duruşma sanık avukatlarının beyanlarıyla devam ediyor.

Başak Akbulut

 

Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarından gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 20 sanığın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi.
İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, gazeteci Ahmet Şık, muhasebe çalışanı Emre İper ve twitter’da “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu cezaevinden getirildi. Bazı tutuksuz sanıklar ile sanık yakınları da salonda hazır bulundu.

Duruşmanın başlamasının ardından mahkeme başkanı dosyaya gelen evrakları ve beklenen evrakları açıkladı. Bunlar arasında, Ahmet Kemal Aydoğdu ve Emre İper’in ByLock kullanıcısı listesinde oldukları belirtildi.

Sanık Emre İper’in avukatı söz alarak, ByLock iddiasına ilişkin Bilirkişi Adli Bilişim Mühendisi Tuncay Beşikçi’nin dinlenmesini talep etti. Talebin kabul edilmesi üzerine salona alınana Beşikçi, sanığa ait incelenen Android telefonun 9 Kasım 2013 tarihinde kullanıldığını ve bu telefonun hiç formatlanmadığını söyledi. Beşikçi, tüm yöntemleri denediğini ancak hiçbir ByLock emaresine rastlamadığını belirtti.
Sanığın telefonunda yaptığı incelemede, 3 Haziran 2014’te yüklenen bir müzik programında bir kod yer aldığını söyleyen Beşikçi “Freezy ya da Kıble programını yükleyen bilmeden Bylock IPsine bağlanıyor. O kod sayfaya giren her ziyaretçiyi ByLock sunucusuna yönlendiriyor. Siz müzik dinlemek isterken bir anda ByLock sunucusuna bağlanıyorsunuz. Bu müzik programı telefona 22 Haziran’da yüklenmiş, 3 gün sonra ByLock bu programda reklamını yapıyor, bir gün sonra ise ByLock’a bağlanıyor. Sonra da programı kaldırıyor. Bazı kıble programları da bu sunucuya yönlendirilmiş. ByLock örgüt tarafından geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Sanık hiçbir zaman ByLock kullanmadı. Sanığın telefonuna Freezy programı yüklenmiştir. Bu program örgüt üyelerince geliştirildi. Gerçek ByLock kullanıcılarıyla sunucuya yönlendirilenler kolayca ayrıştırılabilir. Bunu anlamak da çok kolay, sadece bir satır kodla anlaşılır” dedi. .

Taleplerin ardından görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Duruşmaya sanık avukatlarının beyanlarıyla devam ediliyor.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.
İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar , firari sanık İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar, sanıklar Güray Tekinöz ve Turhan Günay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 8,5 yıldan 22 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenmişti. Sonradan ana dosyayla birleşen iddianamede Cumhuriyet gazetesi muhasebe çalışanı Emre İper’in de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.

Başak Akbulut
 

Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin aralarında Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın bulunduğu 20 şüphelinin “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi. Duruşmada sanık Yusuf Emre İper’in savunmasının ardından tanık beyanları alındı. Ardından savcı, mütalaasını açıklayarak tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper, Ahmet Kemal Aydoğdu, Murat Sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Bunun üzerine sanık avukatları savcının mütalaasına ilişkin söz alarak müvekkilleri tahliyelerini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Emre İper, Ahmet Kemal Aydoğdu, Murat Sabuncu’nun tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Diğer yandan üye hakimlerden birinin sanıklardan Kadri Gürsel’in tahliye edilmesi yönünde görüş bildirdiğini de salonda açıklayan mahkeme heyeti, duruşmanın 25 Eylül’de Çağlayan’da görülmesine karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın ‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “Silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti. 

Gamze Erdemir – Alper Korkmaz

Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu 20 şüphelinin “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi.
Silivri Cezaevi’nin karşısında bulunan duruşma salonunda görülen davaya tutuklu sanıklar cezaevinden getirilirken taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Duruşma, tutuklu sanık Emre İper’in savunmasıyla devam ediyor.
Öte yandan, duruşma salonu çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındığı görüldü.

İddianameden
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.
İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.
Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.
 

Yenişafak Gazetesi İnternet Yazı İşleri Müdürü Ersin Çelik’in 7 yaşındaki kızı Ecrin Çelik, Sakarya’da meydana gelen trafik kazası sonrasında tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti. Geri gelen bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Ecrin Çelik’in cenazesi, aile kabristanlığının bulunduğu Kocaeli’nin Başiskele ilçesi Serdar Mahallesi’ne getirildi. Ersin Çelik, Mevlana Camii’nde düzenlenen cenaze töreninde kızının tabutu başında taziyeleri kabul etti. Oldukça bitkin görünen baba Ersin Çelik’i yakınları teselli etti.

Mevlana Camii’nde öğlen namazı sonrasında kılınan cenaze namazına Ersin Çelik, eşi Yasemin Çelik ve kızları Ayşe ile Fatma Çelik, Gençlik Spor Bakan Yardımcısı Abdurrahim Boynukalın, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karasomanoğlu, Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz, Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak, Yenişafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, Albayrak Yönetim Kurulu üyeleri Mustafa ve Mesut Albayrak, Çelik ailesi yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze törenine Başbakan Binali Yıldırım da çelenk gönderdi.

Geçirdiği trafik kazası sorasında hayatını kaybeden 7 yaşındaki Ecrin Çelik’in naaşı, kılınan cenaze namazının ardından omuzlara alındı. Baba Ersin Çelik kızının tabutunu cenaze aracına kadar taşıdı. Ecrin Çelik’in cenazesi, Serdar Mahallesi’ndeki aile kabristanlığına defnedildi.

Karasu ilçesi Aziziye Mahallesi 395 Nolu Sokak üzerine meydana gelen kazada H.İ. idaresindeki 34 HH 4048 plakalı otomobil, geri gelirken, 7 yaşındaki Ecrin Çelik’e çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan küçük kız, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince Karasu Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınmış, ancak tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. 

Gürcan Yılmaz 


Bu çalışma ile bölgede bir ilke imza atan gazeteci Murat Çurku, buradaki asıl amacının halkı diyabet hastalığı ile ilgili bilgilendirmek ve belli bir bilinç düzeyi oluşturmak olduğunu söyledi. Ailece bu hastalıktan muzdarip olduklarını belirten Çurku, “15 yıldır şeker hastasıyım ve tedavi görüyorum. Bu hastalık bizde genetik olarak devam ediyor. Annem ve kardeşlerim de diyabet hastasıdırlar. Tedavi amaçlı bazen il dışına gidiyorum. Gittiğim yerlerde diyabetle ilgili dernek ve yayınlar var. Fakat Doğu ve Güneydoğu’da yoğun bir diyabet hastası olmasına rağmen, diyabet hastaları ile ilgili bir dernek ya da bir gazete yoktur. Ben de bundan yola çıkarak öncelikle ilimizde bir diyabet derneği kurmak için çalışma başlattım. Derneğimizi kurduk. Önümüzdeki pazartesi günü resmi olarak faaliyete başlıyoruz. Ayrıca bölgede bir ilk olan Van Diyabet Gazetemizi de çıkarttık” dedi.

12 sayfadan oluşan gazetenin diyabet hastalığı ve diyabet hastaları ile ilgili çeşitli bilgiler içerdiğini ifade eden Çurku, şunları söyledi:
“İlk etapta 2 bin tane bastırarak dağıtımına başladığımız gazetemiz, ayda bir defa çıkacak ve içerik olarak şeker hastalığı ve hastalarımızın dikkat etmesi gereken konular yer alacak. Hastalığın riskleri ve hastalarımızın dikkat etmeleri gereken hususlar da ayrıca uzmanların dilinden gazetemizde yer alacak. Bölgede ciddi bir hasta potansiyeli olduğunu biliyoruz. O yüzden gazetemiz oldukça rağbet görüyor. Bu anlamda insanları bilinçlendirmede bir boşluğu dolduracağımıza inanıyorum.”

Ayrıca bölgede bir ilki teşkil eden diyabet derneğini de kurduklarını ifade eden Çurku, önümüzdeki pazartesi resmi olarak da faaliyetlerine başlayacaklarını belirterek, “Kısa bir süre önce yine bölgede bir ilk olan Van Diyabet Derneğini de kurduk. Bu sayede üniversitelerden de faydalanarak burada çeşitli konferans, seminer ve benzeri çalışmalarla hastalarımızı ve hasta yakınlarımızı bilinçlendirmeyi planlıyoruz. Sizlerin aracılığıyla diyabet hastası, hasta yakınları başta olmak üzere vatandaşlarımızı derneğimize üye olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
Van Ticaret ve Sanayi Odası (VAN TSO) Kadın Girişimciler İcra Kurula Başkanı Semra Odabaşı da, bölgede diyabet (şeker) hastalığının çocuklara kadar uzanarak ürkütücü boyutlara ulaştığını ifade ederek, Çurku’ya bu anlamda gereken desteği vereceklerini söyledi. 

Murat Dalgın

Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 19 şüphelinin yargılanmasına devam ediliyor.

İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2. celsesi görülen duruşmaya tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi. Sanık avukatları ve yakınları da salonda hazır bulundu. Dünkü duruşmada, sanıklar Kadri Gürsel, Akın Atalay ve Musa Kart savunma yapmıştı. Bugün görülecek duruşmada diğer sanıklar savunmalarını yapacak.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.

Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına ilişkin Cumhuriyet Gazetesi Eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 19 şüpheli “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan bugün hakim karşısına çıkacak.

İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmanın 4 gün sürmesi bekleniyor.
Duruşma öncesinde, Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarına destek veren meslektaş ve yakınları Çağlayan Adliye’si önündeki meydanda toplanarak açıklamalarda bulundu.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep edilirken, gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmişti.

Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi öngörülmüştü.

Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı Kadri Gürsel ve Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu 19 kişinin “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan yargılanmasına devam edildi. İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar cezaevinden getirilirken, sanık avukatları ve yakınları da salonda hazır bulundu. Duruşmada iddianamenin okunmasının ardından sanık savunmalarına geçildi. Tutuklu sanık Kadri Gürsel’in savunmasının ardından sanık Akın Atalay ve sanık Musa Kart savunma yaptı.Duruşma yarına ertelendi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Mehmet Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenirken, gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 11,5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. İddianamede, Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme” ve “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçlarından ayrı ayrı 9,5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edilirken, Gazeteci Ahmet Şık’ın ayrıca “PKK ve DHKP/C” silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenmişti. Twitter’daki “jeansbiri” hesabının sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu’nun “silahlı terör örgütünün yöneticisi olmak” suçundan 15 yıldan 22,5 yıla kadar hapsi istenen iddianamede, firari şüpheli İlhan Tanır’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edilmişti.