Ulaşılabilir ev, ulaşılabilir sanat anlayışını benimseyen MİNT, Mert Aslan Presents tarafından hayata geçirilen ‘Spring Break’ etkinliğinde, Küratör Özlem Ünsal’ın ‘Unique & Limited’ sergisine sponsor oldu. Etkinlikte modern seyyah Özlem Avcıoğlu ve MİNT Genel Müdürü Özgür Doğan ulaşılabilir sanat ve ev konseptiyle ilgili bir sohbet gerçekleştirdi. 

Her kuşağın kendine ait özellikleri, talepleri olduğunu söyleyen MİNT Genel Müdürü Özgür Doğan; “Genç insanlar artık lüksten çok sanat ve deneyimin birleştiği evleri tercih ediyor. Bir şeyin mülkiyetine sahip olmak yerine onun yaşattığı deneyimi önemsiyorlar. Bizde MİNT olarak sakinlerimize kendi deneyimlerini özgürce yaşayabilecekleri mekanlar sunuyoruz. Bizim binalarımızda yaşayanlar birbirinin yaşam tarzına saygı duyarlar. İnsanların dahil olmaktan mutlu oldukları evler üretmek istiyoruz” dedi.

Seyahat danışmanı Özlem Avcıoğlu ise deneyimlerini paylaştığı konuşmasında sosyal medyanın etkisiyle lüks kavramının değiştiğine dikkat çekerek, “Günümüzde insanlar 3+1 evde oturmak yerine 1+1 evlerde oturmayı tercih ediyorlar. Artık lüks konsept yerine ulaşılabilir lüks kavramı ön plana çıktı. Artık lüks pahalılıktan çok deneyim ve keyif almaya dayanıyor’’ şeklinde konuştu.

Mint’in sosyal medya ve etkinlik katılımcılarıyla gerçekleştirdiği çekilişle, küratör Özlem Ünsal tarafından seçilen Brancusi’nin ‘Muse’ heykel mumunu bir takipçisine hediye etti.  

Medya takibinin önemli kurumu Ajans Press, Türkiye’de üniversite okuyan gençlerin en çok hangi alanlarda çalışmak istediğini inceledi. Ajans Press’in online kariyer platformutoptalent co ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, mühendislik veya sosyal bilimler bölüm ayrımı olmaksızın genç yeteneklerin en çok çalışmak istedikleri alanın yüzde 20 ile pazarlama olduğu belirlendi. Ar-Ge departmanında çalışmak isteyenlerin oranı da yüzde 14 olurken, finans ve mühendislik bölümü yüzde 10, satış ise yüzde 7 olarak kaydedildi. Kadın erkek oranlarına bakıldığında da insan kaynakları, kurumsal iletişim ve reklam gibi alanların kadınlar tarafından daha çok tercih edildiği görüldü. 

Mühendisler, mühendislik yapma konusunda kararlı 

Ajans Press ve PRNet’in gerçekleştirdiği medya incelemesine göre, gençler hakkında 2017-2018 yılları içerisinde 193 bin 811 haber yansıması tespit edildi. Medyaya yansıyan haber başlıkları incelendiğinde, gençlerin en çok işsizlikle konuşulduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye’nin önde gelen 50 üniversitesinin 4 yıllık bölümlerinde okuyan veya yeni mezun olmuş 18 ila 25 yaş arası 5 bin 130 kişi baz alınarak hazırlandı. Raporun başlığı ise ‘Türkiye’de En Çok Çalışılmak İstenen İş Alanları’ olurken, cinsiyet, okul, not ortalaması ve okunulan bölümün farklılık göstermesi dikkate alındı. Böylelikle mühendislik okuyan yeteneklerin yüzde 66’sının çalışmak istedikleri ilk alanın yine mühendislik olduğu tespit edildi. Dolasıyla mühendislerin, mühendislik yapmak konusunda net bir çizgileri olduğu görüldü. Mühendislik dışında yapmayı en çok istedikleri alan ise yüzde 7 ile pazarlama olarak saptandı. Sosyal ve fen bilimleri okuyan yeteneklerin ise en çok çalışmak istediği alanın yüzde 19 ile insan kaynakları olduğu belirlendi. İnsan kaynaklarını yüzde 16 ile pazarlama, yüzde 13 ile finans, yüzde 8 ile de dış ticaret takip etti.

Not ortalamasına göre ayrım yapıldığında da, ortalaması 3’ün üzerinde olup mühendislik okuyan yeteneklerin yine ilk tercihlerinin yüzde 29 ile mühendislik olduğu görüldü. Ar-Ge isteyenlerin oranı da yüzde 24 olurken, üretim isteyenlerin oranı 11 olarak belirlendi. Sosyal ve fen bilimleri okuyup not ortalaması 3’ün üzerinde yer alan yetenekler ise ilk tercihini yüzde 19 ile insan kaynaklarından yana kullandı. Pazarlama diyenlerin oranı da yüzde 18 olurken, finansı tercih edenlerin oranı yüzde 12 olarak saptandı.  

AK Parti Bursa 5’inci İl Gençlik Kolları Kongresi Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapıldı. Kongreye çok sayıda partili katılırken, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu gençlere seslendi. Çavuşoğlu, AK Parti’nin diğer partilerden farklı olduğunu dile getirerek, 24 Haziran’da yapılacak olan seçimlerde Bursa’da güzel başarılar göreceklerini ifade etti. Kongrelerin tamamlandığına dikkat çeken Çavuşoğlu, “Bugün Bursa’mızda kongreler sürecini tamamlamış olacağız. Heyecanlı bir şekilde sahaya inerek önümüzdeki süreçte daha da sıcak temaslar kuracağız. 24 Haziran Türkiye açısından nelere kapı araladığını vatandaşlarımıza anlatmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin önemli bir sürecin arifesinde olduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Türkiye bugün hedeflerine yol alacağının başlangıç noktasındadır. Referandumda elde ettiğimiz başarıyı taçlandıracağımız tarihin adıdır 24 Haziran. Diğer siyasi partilere göz attığımız da bu süreç bizim için ne kadar önemli olduğu açıktır. Yük bizim omzumuzdadır. Son günlerde izliyorsunuz seçim kararı alındı. Hazırlıklı olarak yola çıkan kim var? AK Parti ve Cumhur İttifakı var. Seçime güvenmeyen, tereddütleri olan önümüzdeki siyasi partiler aday gösterme durumuyla karşı karşıya kalamadılar. CHP bugün kendince bir mücadele veriyor. Neyin mücadelesini veriyor? Mücadele verdiği yegane şey ben bu ülkeyi yönetmek için ortaya çıktım demek değil, kendini koymak adına verilen bir mücadele değil, Türkiye’ye şaha kaldıran Recep Tayyip Erdoğan’ın önünü kesmek için bir mücadele veriyor” diye konuştu.

“BUNLARIN HEDEFİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’I İTİBARSIZLAŞTIRMAKTIR”

24 Haziran seçimleri için parti meclisi ile görüştükten sonra karar vereceklerini açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenen Çavuşoğlu, “Parti Meclisinde adaylarının kararını vereceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez lafından hiçbir şeyden nefret etmiyorum bu laftan nefret ettiğim kadar’ diyenlerin yer aldığı bir Parti Meclisinden söz ediyor. Teröristlerin cenazelerine giderek gözyaşı dökenlerin Parti Meclisinden bahsediyor. Bunların tamamen hedefi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı millet nezdinde itibarsızlaştırmaktır. Kılıçdaroğlu’nun tek düşüncesi var bu aralar. Nasıl olur da 9. kez yenilmekten kurtulurum. Bir konu mankeni bulur onun yenilmesini sağlarım düşüncesi içindedir. Türkiye son yıllarda kazandığı hızla gösterdiği performansla yapmış olduğu yatırımlarla çok önemli mesafeler kat etti. 24 Haziran seçimlerinde bunları taçlandıracağız. Yönetim değişikliği ile Türkiye’de istikrarsız dönemleri sona erdireceğiz” dedi.

Seçilme yaşını 18’e indirdiklerini anlatan Çavuşoğlu, “Şimdi o kardeşlerimizin iradesini almak üzere onlardan oy isteyeceksiniz. Bu kardeşlerimiz bu kadar alaydan, itibarsızlaştıran kadrolara oy vermez. Kendisine inanmayan, güvenmeye, alay eden, 18 yaşında gençlerden milletvekili mi olur diyenlerin bu kardeşlerimizden oy istemeye hakkı yoktur. 18 yaşında bir kardeşimiz bu ülkede milletvekili, belediye başkanı olabilir. Bizim gençliğimizin donanımı ve Türkiye sevdası buna yeter de artar. 18 yaşında gençlerin seçilmesinin önünü kapatmak için adeta kendini paralayan Kılıçdaroğlu’na bu ülkenin tüm 18 yaşında gençleri 24 Haziran’da cevap verecektir” dedi.

CHP’nin Çanakkale’de yaptığı ‘Adalet Kurultayı’nı da eleştiren Çavuşoğlu “15 Temmuz’da 15 yaşında gençler şehadet şerbeti içerken, onlar güya adalet kurultayı yapmak için davulla zurna ile Çanakkale şehitlerimizin üstünde tepindiler. Bunların bu millete olan aidiyet duygusu yok. Hendek, çukur siyasetinin yaşandığı dönemde 2015 Haziran – Temmuz’unun yaşandığı dönemde ülkeyi savaş alanına döndüren teröristlerin olduğu süreçte bu Kılıçdaroğlu vekillerinden bir heyet oluşturarak o bölgede gerçekleri de perdeleyerek bir rapor hazırlattı. Milletimizin gözünden kaçırarak Türkiye’nin orada kardeşlerimize katliam yapıldığı yazacak kadar Türkiye’ye ait olmayan siyasi parti görünümü verdi” ifadelerini kullandı.
AK Parti Bursa Gençlik Kolları mevcut başkanı Tarık Köse tek liste ile girdiği seçimlerde tekrar başkanlık görevine getirildi.

Samet Doğru – Hakan Gönül

15 Temmuz Şehidi Ömer Halisdemir’in babası Babası Hasan Hüseyin ve kardeşi Soner Halisdemir, Diyarbakır Kayapınar ilçesinde PKK’lı teröristlere ait hücre evine düzenlenen operasyonda şehit olan Özel Harekât Polisi Ahmet Alp Taşdemir’in cenazesinde kendi oğlunun cenaze namazını kıldıran İbrahim Taşdemir, Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde PKK’lı teröristlerin keskin nişancı tüfeği kanasla açtığı ateş sonucu şehit olan 25 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Şahin’in babası Cumalı Şahin, Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde sivil kıyafetli olarak banka işlemleri için gittiği bir bankanın önünde bölücü terör örgütü mensubu bir terörist tarafından silahla başından vurularak ağır yaralanan ve kurtarılamayarak şehit olan Uzman Çavuş Ziya Sarpkaya’nın babası Salim Sarpkaya ve Trabzon’un Maçka ilçesinde PKK’lı teröristlerin erzak çaldığını ihbar eden ve girdikleri evi gösterirken teröristlerin açtığı ateşle kurşunların hedefi olarak şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül’ün abisi Çağlar Bülbül katıldı.

Gerçekleşen etkinlikte konuşan Türkiye Gençlik Vakfı Antakya İlçe Başkanı Ömer Bilgin, Çok şükür 1915 ruhu, 1453 ruhu, 1071 ruhunun halen içlerinde var olduğunu söyledi.

Bilgin konuşmasını devamında şunları söyledi: “Aslında birkaç ay önceden böyle bir program olacağından ihtimal vardı. Çok şükür nasib oldu. Burada birazdan kendilerini tanıtacak şehitlerimizin yakınları var. Çocuk yaşta şehit olan Eren Bülbül’ün abisinden, memleketimizin kurtarılmasında çok büyük bir payı olan Ömer Halisdemir’in babasına, abisine kadar, kendi çocuğunun cenaze namazını kıldıran hocamıza varana kadar burada şehit yakınlarımız var. Çok şükür 1915 ruhu, 1453 ruhu, 1071 ruhu halen içimizde var. O hiç ölmeyecek. Üniversite gençliği olarak size büyük iş düşüyor. Çalışmanı gerekiyor, 25 Bin kişilik üniversite ortamındasınız. Ve üniversite ortamınızı da biz çok iyi biliyoruz. Orada çok gayret etmeniz gerekiyor. İnşallah gayretli, dirayetli bir şekilde yolunuza devam edersiniz”

“BİZ TARİHİMİZİ YİĞİTLERİMİZE BİRLİKTE DESTAN YAZARAK ÖĞRENEN BİR MİLLETİZ”

15 Temmuz 2016’da hain terör örgütü FETÖ tarafından Özel Kuvvetler Komutanlığını ele geçirmek isteyen darbeci Tuğgeneral Semih Terzi’yi gözünü kırpmandan vurarak darbenin engellenmesinde büyük rol oynayan ve darbeci askerler tarafından vurularak şehit olan Ömer Halisdemir’in Kardeşi Soner Halisdemir, kendilerinin buraya gelmelerinde sebebinin dün sancağın şehitlerde olduğunu bugün ise sancağın kendilerinde olduğunu belirtti.

Soner Halisdemir, abisinin kendisine “geçmişinizi iyi bilin ki, geleceğinizde başarılı olun” dediğini belirterek: “ Hamd olsun bu zamana kadar ne vatanımızı, ne sancağımızı böldürmedik, bayrağımızı indirmedik, bundan sonrada indirmeyeceğiz. Burada üzerine vazife düşen en büyük kişiler sizlersiniz. Rahmetli abim bizlere hep şunu derdi,” geçmişinizi iyi bilin ki, geleceğinizde başarılı olun” ülkemiz üzerinde tarihimizden bu yana oyun üzerine oyun oynandı. Biz Türk milleti ne felsefe veririz, nede tarih dersi veririz. Biz tarihimizi yiğitlerimize birlikte destan yazarak öğrenen bir milletiz. Biz tarihimizi sağdan soldan birilerinin anlatmasıyla öğrenen bir millet değiliz. Bizim burada sizlerden tek bir isteğimiz, biz evlatlarımızı kardeşlerimizi kaybettik. Ama hamd olsun vatanımızı kaybetmedik. Biz bayrağımızı her öptüğümüzde şehitlerimizin elini, yüzünü öpmüş gibi oluyoruz. Ezanlarımız her okundukça biz onların sesini duyuyoruz. Biz şehit aileleri diyoruz ki, eğer ezanlarımız dinecekse, bayraklarımız inecekse düşmandan önce gelin önce bizi vurun. Çünkü biz şehit aileleri olarak bunu kaldıramayız. Vatanımıza, milletimize, sancağımıza sahip çıkalım” dedi.

“ŞANLI BİR ECDADA SAHİBİZ”

Diyarbakır Kayapınar ilçesinde PKK’lı teröristlere ait hücre evine düzenlenen operasyonda şehit olan Özel Harekat Polisi Ahmet Alp Taşdemir’in cenazesinde kendi oğlunun cenaze namazını kıldıran İbrahim Taşdemir, şanlı bir tarih ve şanlı bir ecdada sahip olduklarını kaydetti.
İbrahim Taşdemir, Türk Milletinin Allah’ın yeryüzünde çok önemli bir görev yüklediği necib bir millet olduğunu da vurgulayarak: “Ben bir caminin garip bir imamıyım. Rabbimize hamd olsun bizede şehit babalığını lütfetti. 3 Kasım 2017’de Diyarbakır merkezde polis özel harekâtçı evladım şehit oldu. Şanlı bir tarih sahibiyiz. Şanlı bir ecdada sahibiz. Ve biz allahın yeryüzünde çok önemli bir görev yüklediği necib bir milletiz. Bunu anlamak için uzman olmaya gerek yok. Ecdada bakın, yaptıklarına bakın bizden beklenen ortaya çıkar. Şuan milleti, ümmeti ayağa kaldırmak için var gücüyle çalışan yiğitler var. başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere allah onlardan razı olsun. Bir ümmet, bir millet uyanıyor. Biz bu uyanışın neresindeyiz. Biz elimizi değil kendimizi taşın altına koyacağız. Mazlumlar bizden medet bekliyor. Şuan ordumuz mazlumlara ilaç olmak ekmek olmak için orada. Dünya Müslümanları bize bakıyor, herkes bizi işaret ediyor. Onun için gerçekten biz büyük bir sorumluluğa sahibiz” kelimelerini kullandı.

“ÇÜNKÜ BENİM 15 YAŞINDAKİ KARDEŞİM ORADA GİDİP ABİLİK YAPACAK”

Trabzon’un Maçka ilçesinde PKK’lı teröristlerin erzak çaldığını ihbar eden ve girdikleri evi gösterirken teröristlerin açtığı ateşle kurşunların hedefi olarak şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül’ün abisi Çağlar Bülbül, konuşmasında şu kelimeleri kullandı: “Bazen şehit olduğu zaman birileri üzülüyor ama ben seviniyorum. Çünkü benim 15 yaşındaki kardeşim orada gidip abilik yapacak. Askerliğimi Isparta’da yaptım ama kardeşimin bana herzaman söylediği “şehitlik mertebesi sana yakışmaz. Gerçekten de bana yakışmaz ona yakıştığı gibi”
Mardin’in Nusaybin İlçesi’nde PKK’lı teröristlerin keskin nişancı tüfeği kanasla açtığı ateş sonucu şehit olan 25 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Şahin’in babası Cumalı Şahin ve Hakkari’nin Şemdinli İlçesi’nde sivil kıyafetli olarak banka işlemleri için gittiği bir bankanın önünde bölücü terör örgütü mensubu bir terörist tarafından silahla başından vurularak ağır yaralana ve kurtarılamayarak şehit olan Uzman Çavuş Ziya Sarpkaya’nın babası Salim Sarpkaya’da birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından gençlerle sohbet eden şehit aileleri gençlerin sorularını yanıtlayarak salından ayrıldı. 

Satuk Buğra Güney

Sovyetler döneminden sonra Kafkasya coğrafyasında gençlerin tıp eğitimi görme alışkanlığı oluştuğunu söyleyen Abhazya Eğitim Bakan Yardımcısı Dimitri Gvaramiya, Abhazya’nın birçok mesleki alanda sorunlar yaşadığını söyledi. 1992 – 1993 yılında yaşanan Abhazya – Gürcistan savaşından sonra bu açığın daha da açıldığını söyleyen Gvaramiya, “Gençlerimiz Sovyetler döneminden sonra tıp okumaktan vazgeçmedi. Yeni eğitim alanlarına yönelim olmayınca 90’lı yıllardan sonra Abhazya olarak büyük oranda hissettik. Hala ülkede gençlerin okuduğu bölüm yüzde 60 ile tıp oluyor. Diğer mesleki alanlarda boşluklar olmasına rağmen bu alanlara tercih olmuyor” dedi.

“Demiryollarında, hava ulaşımda yetersizlik var”
Abhazya Eğitim Bakan Yardımcısı Dimitri Gvaramiya, 90’lı yıllardan sonra özellikle bilişim sektöründeki eksikliklerin ülkece hissedildiğini söyleyerek, “Abhazya’nın öncelikle iş gücü yetersizliğini başında demiryolları ulaşımı için teknisyen, mühendis ve personel yetersizliği, havaalanı ulaşımı için başta pilot ve mühendis, teknisyen ve uzman personel, enerji alanı için mühendisler ve bilgisayar mühendisleri için ihtiyaçlarımız oluyor. Bu alanlarda ki istihdamlarda çalışanlar çok yüksek maaşlarla çalışabiliyor. Hukuk fakülteleri ve ekonomi fakültelerine talep yüksek. Bu alanlarda eğitim görenler daha az para kazanabileceği yerlerde istihdam ediliyor” diyerek gençlerin farklı bölümleri tercih etmesi gerektiğini söyledi. 

Erhan Altıparmak
 

Türkiye’nin sınır güvenliği için Afrin’e yönelik operasyon sinyalini vermesiyle birlikte Türkiye-Suriye sınırında sıcak gelişmeler yaşanmaya başladı.

El- Bab’tan yola çıkan Suriyeli muhalifler Afrin operasyonuna hazırlanıyor. 

Terör örgütü Afrin’den ayrılmak isteyen sivillere izin vermiyor

Bölgedeki kaynaklardan alınan bilgilere göre, PKK/PYD-YPG terör örgütü Afrin’den ayrılmak isteyen sivillere izin vermiyor.

Sivil halk terör örgütü tarafından kalkan olarak kullanılmak üzere bölgede kalmaya zorlanırken, PKK/PYD-YPG terör örgütü üst düzey yöneticileri kendi ailelerini ve yakınlarını Halep bölgesine kaçırma telaşı içinde olduğu belirtiliyor.

Halkın isyanı ve örgüte olan tepkisini daha da artıran gelişme, örgütün gerçek niyetini gözler önüne seriyor. Çocukları PKK/PYD-YPG terör örgütünün elinde rehin olan ailelerin, çocuklarını örgütün elinden almaya çalıştığı ifade ediliyor.

TSK’dan Afrin açıklaması: Terör yuvaları yerle bir edildi

Köyün en yüksek tepesine astılar… Afrin sınırına dev Türk bayrağı!

Olası Afrin operasyonu öncesi sınır birliklerine zırhlı askeri araç sevkiyatı devam ederken, Türkiye’ye Afrin’den taciz atışı yapan PYD/YPG birliklerine de Türk askeri tarafından obüs ve havan toplarıyla saldırılar devam ediyor.

Sınırın sıfır noktasındaki Hassa ilçesinin Sugediği Mahallesi’nde yaşayan köylüler de mahallenin tepe noktasına Afrin’den görünecek büyüklükte dev Türk bayrağı astı.

Köylüler adına konuşan Hüseyin Hasan (48), “Daha önce karşımızdaki Afrin mevzilerine kendi bayraklarını asmışlardı ancak daha sonra askerimiz oraları bombalayınca indirdiler. Biz de rengimizi belli etmek için Türk bayrağımızı köyün tepesine kendi imkanlarımızla astık. Bayrak demek namus demektir” diye konuştu.

Özel Uğur Anadolu Lisesi öğrencileri okullarında düzenledikleri kermesin geliri ile 150 kilo köpek maması satın aldı. Belediyeye ait köpek barınağına giden liseli gençler, köpekleri severken, öğretmen Çiğdem Zengin, hayvan sevgisini geliştirmek istedikleri söyledi. Veteriner Hekimi Emrah Güleç tarafından bilgilendirilen öğrenciler ise, hayvanları çok sevdiklerini anlattı.

Veteriner Hekimi Emrah Güleç, ziyaretten memnun olduklarını anlatırken, Belediye Sağlık İşleri Müdürü Murat Bektaş’da köpekleri sahiplendirmek istediklerini kaydetti ve her sokakta bir köpek projesini başlattıklarını söyledi. Ziyaretin çok yararlı olduğunu anlatan Öğretmen Çiğdem Zengin, ”Bütün okul olarak öncelikle bir kermes düzenledik. Kermeste yemek yaptık ve bunları sattık.

Bunlardan kazandığımız para ile çeşitli mamalar satın aldık. Buraya da, köpeklerimize bunları vermek ve onları görmek için geldik. Buradaki amacımız öğrencilerimizin duyarlılıklarını artırmaktı. Buna da başardığımızı düşünüyoruz” dedi. Öğrencilerden Onur Karacan da,” Bize burada, hayvanlara gereken sevgiyi göstermemiz gerektiği konusunda bilgi verildi.

Her hayvana aşı yapıldığı ve kısırlaştırıldığı anlatıldı. Hayvanlar evsiz kalıyorlar aç kalıyorlar. O yüzden barınak faydalı ve verimli” dedi. Melisa Turhan ise ”Burada köpekleri gördük. Ziyaret ettik. Herkese sesleniyorum. Bu hayvanları sahiplenin” dedi. Yiğit Tarkan da, ”Okulumuz da kermes düzenleyip mama alıp hayvanlara getirdik. Hayvanları çok seviyorum. Herkes hayvanları sevmeli ve korumalı” dedi. Gamze Elbasan ise ”Hayvanları seviyorum. Sokaktaki hayvanlara sahip çıkalım. Hayvanlara eziyet etmeyelim. Hayvanları sevelim” dedi. Ziyaretçilere teşekkür eden Veteriner Hekimi Emrah Güleç de ”Bugün Uğur Okulları geldi. Tabii bu şekilde genç arkadaşların barınağı ziyareti bizi mutlu ediyor. Bu şekilde, toplumda, yeni yetişen nesillerde sokak hayvanları ve hayvan sevgisi bilincini oluşturuyoruz. Bu şekilde ziyaretlerin devamı için öğretmenlerimizle görüşmelerimize devam ediyoruz” dedi. Belediye Sağlık İşleri Müdürü Murat Bektaş ise ”Bir hedef uğruna çalışıyoruz. Her sokağın bir köpeği olsun, her sokakta o sokağı sahiplenen bir köpek olsun istiyoruz. Biz, bu köpeklerin bakımlarını, aşılarını ve kışırlaştırmalarını yapıyoruz. Hemen her sokakta da sahiplenilmiş, bölge halkı tarafından kabul görmüş köpeklerimiz var. Yalnız, yazlık bir bölgede olduğumuz için bir köpek alıp giderken de sokağa bırakılan köpeklerimiz oluyor. Çok da güzel köpeklerimiz var. Bu köpekleri evlerinde bakmak isteyen vatandaşlarımızın da bu köpekleri sahiplenmelerini istiyoruz” dedi. 

Fatma Talay

Ankette gençlerin yüzde 75,4’ü hastalığın bağışıklık sistemini etkilediğini, yüzde 95,9’u hastalığın bulaşma yollarında korunmasız cinsel ilişkinin yer aldığını, yüzde 92,3’ü kan yoluyla bulaştığı cevabını verdi.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Abacıoğlu, 1 Aralık Dünya Aids Günü kapsamında İEÜ Tıp Öğrencileri’nin farkındalık oluşturmak amacıyla çeşitli programlar hazırladığını belirtti. Prof. Dr. Abacıoğlu, “Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu (Aids), İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü (Hiv) ile bulaşan bir hastalık ve bağışıklık sistemi hücrelerini hedef alarak onları yok ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2015 yılı sonunda Hiv ile enfekte olmuş 37 milyon kişi bulunuyor. Bunların 1,8 milyonu ise 15 yaşından küçük çocuklar. Bugüne dek 78 milyon kişiye Hiv bulaşmış ve 35 milyon kişi Aids bağlantılı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmiştir. Öğrencilerimiz de bu denli dikkat çeken hastalığın bilinirliğini araştırmak ve farkındalık oluşturmak istedi” dedi.

Prof. Dr. Abacıoğlu, Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 1985–2016 yılları arasında 2 bin 936’sı Aids’li, 10 bin 222’si Hiv taşıyıcısı olduğu bilenen 13 bin 158 kişinin bu hastalıktan etkilendiğini söyledi.

Hiv virüsünün kan, cinsel ilişki ve anneden bebeğe geçiş ile bulaştığını, bulaşanların yaklaşık yüzde 80’inin korunmasız cinsel ilişki yoluyla olduğunu belirten Prof. Dr. Abacıoğlu, anket sonuçlarını yorumladı. Prof. Dr. Abacıoğlu, “Anketi değerlendirdiğimizde katılımcıların dörtte üçü Hiv/Aids’in bağışıklık sistemini etkilediğini biliyor. Anketi yanıtlayanların yaklaşık yüzde 90’ı korunmasız cinsel ilişki ve kan yolu ile bulaştığını, neredeyse tamamı tokalaşma, aynı ortamda bulunma gibi bulaşma açısından riskli olmayan durumlar konusunda doğru bilgiye sahip.

Gençlerin temel bilgi kaynağını televizyon ve internet gibi medya kaynakları oluşturmaktadır. Araştırmanın bu bulgusu Hiv/Aids’den korunma konusunda medyanın önemli olduğunu göstermektedir. Yanıtlarda yüzde 90 oranında kondom kullanımının korunmada yüksek olduğu verilmiş. Gençlerimizin toplum gruplarına göre göreceli daha iyi olmakla birlikte eksik bilinen konularda eğitim verilmesi gerektiği ortaya çıkıyor” diye konuştu.
Son yıllarda Hiv/Aids’in Türkiye’de gençler arasında görülme sıklığının arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Abacıoğlu,

“Bu hastalık ağırlıklı olarak gençler arasında görülüyor. Yükselen bir grafik görülüyor. Bu nedenle toplumumuzda, yeniden Hiv/Aids konusunda farkındalık oluşturulması gerekir. Bu enfeksiyonun yayılımını sınırlamaya yönelik etkin politikalar hayata geçirilmelidir” dedi. 

Yangın, saat 02.00 sıralarında merkez Meram ilçesi Çaybaşı Mahallesi Taşcami Uzunharmanlar Caddesi üzerinde bulunan müstakil bir evde çıktı. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde bulunan kimliği öğrenilemeyen yaşlı bir kadına ait evde elektrik kontağından çıktığı tahmin edilen yangın kısa sürede büyüdü. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar durumu hemen itfaiye ekiplerine bildirdi. O sırada içeriden gelen sesleri fark eden gençler, evin bahçesine atladı ve evin içerisinde yaşlı kadın olduğunu fark etti. Evin kapısını kırarak içeriye giren gençler, yaşlı kadını kurtararak dışarıya çıkarttı. Olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekipleri yaşlı kadına ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. İtfaiye ekipleri ise yangına kısa sürede müdahale ederek söndürdü. Dumandan etkilenen yaşlı kadın, sağlık ekipleri tarafından kontrol amaçlı Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Yaşlı kadını alevlerin içinden kurtaran gençlerden İbrahim Vural (20), “Arkadaşlarımla gezerken bir anda alev çıkmaya başladı. Ne oluyor falan derken, yangına doğru gittik. Daha sonra bağırdık içeriden teyzenin sesi gelmeye başladı. Sonra duvardan atladık, kapıyı kırmaya çalıştık, kapıyı kırdıktan sonra teyzeyi çıkarttık. Daha sonra itfaiye ekipleri gelerek yangını söndürdü” dedi.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

İbrahim Yetkin
 

AK Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasının hep birlikte çok çalışmaktan geçtiğinin altını çizerek, “Gençlere çok çalışın” mesajı verdi.
AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal sosyal medya kullanımı ile ilgili salondaki gençlere sorular sorarak başladığı konuşmasında, sosyal medyadaki tehlikelere dikkat çekti. Ünal, “Sosyal medyada kötü niyetli kişiler tarafından dolandırılma, terör örgütlerine üye yapılma, yalan propagandaya maruz kalma gibi birçok illegal durumla karşılaşabilirsiniz. Ayrıca internetteki her bilgi doğru değil. Dikkatli olun, bilinçli kullanın, sanal alem geçici, onun yerine kitap okuyun. Seçilme yaşı 18’e düştü. Çok birikimli ve donanımlı olmanız lazım. Çocukluğum Keçiören’de geçti. Bizim zamanımızda televizyon her evde yoktu” ifadelerini kullandı.
903 bin nüfusun çoğunu gençlerin oluşturduğunu belirten Keçiören Kaymakamı Uğur Bulut ise gençlik ve halk eğitim merkezleriyle gençlere özel faaliyetler düzenlediklerini söyledi.

“Kitap bağımlısı olun”
Sosyal medyanın hem bir imkan hem bir tehdit olduğunu söyleyen Gençlik ve Spor Bakan Müşaviri Selim Cerrah, “Hayatımızın büyük bir parçası haline gelen internet bağımlılığına karşı dikkatli olmalıyız. En mutlu bağımlılık kitap bağımlılığıdır. Bağımlılıktan kitap bağlılığına geçelim ve günde en az 100 sayfa okuyalım” şeklinde konuştu.

Programda Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Biriminden Sosyal Medya Takip ve Analiz Uzmanı Orhan Yorulmaz güvenli internet kullanımını, Sosyal Hizmet Uzmanı Birsen Dalbastı da internet bağımlılığını anlatan bir sunum yaptı.

Neşet Ertaş Sanat ve Gösteri Merkezi’nde Keçiören Belediyesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Keçiören Kaymakamlığının ortaklaşa düzenlediği programa Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak’ın yanı sıra AK Parti Ankara Milletvekili Aydın Ünal, Keçiören Kaymakamı Uğur Bulut, Gençlik ve Spor Bakan Müşaviri Selim Cerrah ve gençler katıldı.
Gençlerin büyük dikkatle takip ettiği program birlikte çekilen fotoğrafla sona erdi.