98/2 B celbi 2. grubunda askere gidecek olan vatandaşlar için Milli Savunma Bakanlığı’ndan önemli açıklama yapıldı.  Peki, 98/2 B grubu için yeni sevk tarihi ne zaman olacak? İşte, detaylı bilgiler

98/2 B grubu askerlik yerleri için önemli duyuru yapıldı. Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı duyuruda, ’12 ve 6 aylık hizmet süresine tabi olup, mayıs 2018 celbi 2’nci grup olarak silahaltına alınacak yükümlülerin 18-19 haziran 2018 olan planlı sevk tarihleri 09-10 temmuz 2018 olarak değiştirilmiştir.’ ifadelerine yer verildi.

Bir ve iki buçuk aylık temel eğitime tabi tutulacak yedek subay adayları ile kısa dönem erbaş/er statüsüne ayrılanların birinci grubu 02-04 mayıs 2018, ikinci grubu ise 09-10 temmuz 2018 tarihleri arasında tertip edildikleri birliklere sevk edilecek.

Sınıflandırma sonuçları açıklandıktan sonra yükümlüler yukarıda belirtilen sevk başlangıç tarihlerinden iki iş günü öncesine kadar E-devlet kapısından ve askerlik şubelerinden sevk evrakını alabileceklerdir. Bu tarihlerden sonra sevk evrakı sadece askerlik şubesi başkanlıklarınca verilecektir.

Yol ve iaşe parası, E-devlet kapısından sevk evrakını alan yükümlülere adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde bulunan adresi ile eğitim birliği, askerlik şubesi başkanlığından sevk evrakını alan yükümlülere ise sevk evrakını aldığı askerlik şubesi ile eğitim birliği arası esas alınarak verilmektedir. Yükümlüler isimlerine yapılan ödemeleri PTT şubelerinden veya PTT kartı ile PTTMATİK’lerden alabileceklerdir.

1111 sayılı askerlik kanununun 47’nci maddesi kapsamında sevkin son gününü kapsayan istirahat raporu bulunan tıp doktorları istirahat raporlarının bitimini takip eden ilk mesai gününde sevk edilmek üzere askerlik şubesi başkanlıklarına müracaat edeceklerdir. Müracaat etmeyenler hakkında bakaya işlemi yapılacaktır. Bakaya tıp doktorlarından kendiliğinden askerlik şubesi başkanlıklarına müracaat edenler veya ele geçirilenler derhal sevk edilecektir.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞININ RESMİ DUYURUSUNA ULAŞABİLMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Soma Nakliyeciler Kooperatifinin istasyon yolundaki yeni kamyon garajında yapılan sezon açılışına Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Ali Aksoy, Ege Linyitleri İşletmesi (ELİ) Müdürü Hakkı Duran, Kooperatif Başkanı Mehmet Yağcı ve yönetimi ile nakliyeci esnafı katıldı. Soma Nakliyeciler Kooperatifi Başkanı Mehmet Yağcı, sezona İzmir, Balıkesir, Konya sevkiyatları ile başlanacağını vurgulayarak, “Allah kazasız belasız bir sezon nasip etsin inşallah” dedi.

ELİ Müessese Müdürü Hakkı Duran ise, “Geçen sezon 660 bin ton kömür 31 il, 261 ilçeye sevk edildi. Bu sene bu miktar 1 milyon tona çıktı. Bunun yüzde 40’ı demiryoluyla vagonlar marifetiyle, geri kalanı ise kamyonlarla sevk edilecek. Sevkiyatların Kasım ayı sonuna kadar bitirilmesi hedefleniyor. Bu yıl kamyoncu esnafı için bereket daha da arttı. Geçtiğimiz sezon nakliyeci esnafı çok güzel bir yıl geçirdi, bu sene daha da güzel olacak. Sadece bir tek ricam var, trafik kurallarına uyarak bu taşıma işini gerçekleştirelim” diye konuştu.
TKİ ve ELİ’ye teşekkür eden AK Parti İlçe Başkanı Mehmet Ali Aksoy da kazasız belasız ve bol kazançlı bir sezon olmasını diledi.

Soma Belediye Başkanı Hasan Ergene, Soma Nakliyeciler Kooperatifinin çok başarılı bir kurum olduğuna dikkat çekerek, “Kooperatifimiz bu başarısıyla da her geçen yıl işini biraz daha arttırıyor. Bu yıl geçen yıla göre yüzde 40 daha fazla Sosyal Yardımlaşma kömürü ile ilgili iş artışı gelmiş oluyor. Soma Nakliyeciler Kooperatifi ve destek olan Kınık, Kırkağaç Kooperatifleri ile kamyoncu esnafına hayırlı uğurlu olsun inşallah” diye konuştu.
Konuşmaların ardından sezonun hayırlar getirmesi temennisiyle kurban kesilip, dua edildi.  

KKTC halkı, Cumhuriyet Meclisi’ndeki 50 milletvekilinin belirleneceği erken genel seçim için 8 siyasi parti ile 9 bağımsız adaya oy verecek. Yüzde 5 seçim barajı uygulanan ülkede, 190 bin 551 seçmen, 719 sandıkta oy kullanacak.

KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen Seçim ve Halkoylaması Değişiklik Yasası ile KKTC’deki seçimlerde ilk kez çarşaf liste uygulanacak; seçmenler sadece bulundukları ilçede değil ülke genelindeki 50 milletvekiline oy verebilecek.

KKTC’de 1976’dan bugüne kadar ara seçimler dahil 14’üncü kez yapılacak olan milletvekilliği seçimlerinde, 8 siyasi partiden 379 ve 9 da bağımsız olmak üzere toplam 388 aday katılıyor. KKTC’de seçim sonucunda Lefkoşa’dan 16, Gazimağusa’dan 13, Girne’den 10, İskele’den 5, Güzelyurt’tan 4 ve Lefke’den 2 milletvekili mecliste temsil şansı bulacak.

KKTC’de seçimlere, Ulusal Birlik Partisi (UBP), Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Demokrat Parti (DP) Halkın Partisi (HP), Toplumcu Kurtuluş Partisi-Yeni Güçler (TKP-YG), Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP) katılıyor. KKTC’de seçime katılan partilerden Ulusal Birlik Partisi (UBP) “Partimiz bir, gücümüz bir”, Ana Muhalefet Partisi Cumhuriyetçi Türk Parti (CTP) “Ne demek umut yok!”, Halk Parti (HP) “Güçlü bir kadro, temiz bir geçmiş”, Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP ) “Zincirleri kırmanın zamanı geldi”, Demokrat Parti (DP) “Özgürlük, demokrasi, eşitlik”, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) “Vatanım Kıbrıs”, TKP-YG; “Değişim kurtuluştur” ve MDP “Milli devlet, güçlü iktidar” sloganlarını kullandı. 

KKTC’de sandık seçmen listelerinde kayıtlı seçmenler, 08.00-18.00 saatleri arasında kayıtlı oldukları sandıklarda oy verebilecek. Sandıklar, saat 18.00’den önce oy verme yerlerine gidip yoğunluk nedeniyle oyunu kullanamayanlar varsa onların da oy kullanmasına imkan verildikten sonra kapanacak.
Yeni seçim sistemi nedeniyle oy verme işlemlerinin ve sonuçların açıklanmasının geçmişe göre biraz daha uzun sürmesi bekleniyor. KKTC Yüksek Seçim Kurulu, seçim sonuçlarının pazartesi gününün ilk saatlerinde netleşmesini öngörüyor. KKTC’de yarın saat 19.00’a kadar radyo ve televizyonlar ile her türlü yayın organı tarafından seçim ve sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak. KKTC’de radyo ve televizyonlarda 19.00 ile 21.00 saatleri arasında seçimle ilgili olarak sadece YSK tarafından verilecek haber ve tebliğler yayınlanabilecek. Saat 21.00’den sonra ise bütün yayınlar serbest olacak. 

KKTC’de son genel seçim 28 Temmuz 2013’te yapılmış ve CTP 21, UBP 14, DP-UG 12, TDP 3 milletvekili çıkarmıştı. Yaklaşık 4.5 yıllık süreç içinde, istifaların da ardından Cumhuriyet Meclisi’nde şu anki dağılım, 20 CTP, 18 UBP, 2 TDP, 4 DP ve 6 bağımsız şeklinde olmuştu. 

Emir Abdurrahman Bulut

KKTC halkı, Cumhuriyet Meclisi’ndeki 50 milletvekilinin belirleneceği erken genel seçim için 8 siyasi parti ile 9 bağımsız adaya oy verecek. Yüzde 5 seçim barajı uygulanan ülkede, 190 bin 551 seçmen, 719 sandıkta oy kullanacak.

KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen Seçim ve Halkoylaması Değişiklik Yasası ile KKTC’deki seçimlerde ilk kez çarşaf liste uygulanacak; seçmenler sadece bulundukları ilçede değil ülke genelindeki 50 milletvekiline oy verebilecek.

KKTC’de 1976’dan bugüne kadar ara seçimler dahil 14’üncü kez yapılacak olan milletvekilliği seçimlerinde, 8 siyasi partiden 379 ve 9 da bağımsız olmak üzere toplam 388 aday katılıyor. KKTC’de seçim sonucunda Lefkoşa’dan 16, Gazimağusa’dan 13, Girne’den 10, İskele’den 5, Güzelyurt’tan 4 ve Lefke’den 2 milletvekili mecliste temsil şansı bulacak.

KKTC’de seçimlere, Ulusal Birlik Partisi (UBP), Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP), Demokrat Parti (DP) Halkın Partisi (HP), Toplumcu Kurtuluş Partisi-Yeni Güçler (TKP-YG), Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) ve Yeniden Doğuş Partisi (YDP) katılıyor. KKTC’de seçime katılan partilerden Ulusal Birlik Partisi (UBP) “Partimiz bir, gücümüz bir”, Ana Muhalefet Partisi Cumhuriyetçi Türk Parti (CTP) “Ne demek umut yok!”, Halk Parti (HP) “Güçlü bir kadro, temiz bir geçmiş”, Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP ) “Zincirleri kırmanın zamanı geldi”, Demokrat Parti (DP) “Özgürlük, demokrasi, eşitlik”, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) “Vatanım Kıbrıs”, TKP-YG; “Değişim kurtuluştur” ve MDP “Milli devlet, güçlü iktidar” sloganlarını kullandı.

KKTC’de sandık seçmen listelerinde kayıtlı seçmenler, 08.00-18.00 saatleri arasında kayıtlı oldukları sandıklarda oy verebilecek. Sandıklar, saat 18.00’den önce oy verme yerlerine gidip yoğunluk nedeniyle oyunu kullanamayanlar varsa onların da oy kullanmasına imkan verildikten sonra kapanacak.

Yeni seçim sistemi nedeniyle oy verme işlemlerinin ve sonuçların açıklanmasının geçmişe göre biraz daha uzun sürmesi bekleniyor. KKTC Yüksek Seçim Kurulu, seçim sonuçlarının pazartesi gününün ilk saatlerinde netleşmesini öngörüyor. KKTC’de yarın saat 19.00’a kadar radyo ve televizyonlar ile her türlü yayın organı tarafından seçim ve sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak olacak. KKTC’de radyo ve televizyonlarda 19.00 ile 21.00 saatleri arasında seçimle ilgili olarak sadece YSK tarafından verilecek haber ve tebliğler yayınlanabilecek. Saat 21.00’den sonra ise bütün yayınlar serbest olacak.

KKTC’de son genel seçim 28 Temmuz 2013’te yapılmış ve CTP 21, UBP 14, DP-UG 12, TDP 3 milletvekili çıkarmıştı. Yaklaşık 4.5 yıllık süreç içinde, istifaların da ardından Cumhuriyet Meclisi’nde şu anki dağılım, 20 CTP, 18 UBP, 2 TDP, 4 DP ve 6 bağımsız şeklinde olmuştu.

Emir Abdurrahman Bulut

Bakan Ağbal, 2018 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ve 2016 Yılı Merkezî Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı’nın görüşmelerine katıldı. Ağbal, Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine genel bütçe hakkında sunum yaptı. Ağbal, küresel ekonomide 2016 yılının ikinci yarısından itibaren ivme kazanan büyüme trendinin 2017 yılının ilk yarısında gelişmiş ülkelerdeki güçlenen büyüme görünümüyle genele yaygın bir görünüme kavuştuğunu belirterek, “2017 yılının ilk yarısında Amerika Birleşik Devletleri, avro bölgesi ve Çin’de büyümenin ivme kazanmasıyla Rusya ve Brezilya’daki ekonomik koşulların görece iyileşmesi küresel büyümeyi yukarı çekmektedir. Bu çerçevede, 2016 yılında yüzde 3,2’yle kriz sonrası dönemdeki en yavaş büyüme performansını gösteren küresel ekonominin 2017 yılında yüzde 3,6 büyümesi beklenmektedir. 2018 yılında ise gelişmekte olan ülkelerde daha da ivmelenecek büyüme görünümü sayesinde küresel ekonominin yüzde 3,7 büyümesi tahmin edilmektedir. Küresel kriz sonrası dönemde ivme kaybeden küresel ticaret hacmindeki artışın 2017’de güçlü bir toplanmayla yüzde 4,2 oranında büyümesi beklenmektedir” ifadelerini kullandı.

Küresel ticaret hacminin 2018’de ise yüzde 4 oranında büyümesi tahmin edildiğini belirten Ağbal, “Küresel ticaretteki ivmelenmede gelişmiş ülkelerdeki yatırım harcamalarındaki artış, gelişmekte olan ülkelerdeki ithalat talebindeki artış etkili olmuştur. Küresel faaliyetlerdeki ve dış ticaretteki canlanma ekonomilerin birbirini olumlu etkilemesine ve bu büyümenin dünya geneline yayılmasına imkân sağlamaktadır. Sayın Başkan, değerli üyeler; gelişmiş ülkelerde ekonomik canlanma genele yaygın bir hâle gelmiş görünüyor. 2016 yılında yüzde 1,7 büyüyen gelişmiş ülke ekonomilerinin 2017 yılında yüzde 2,2; 2018 yılında ise yüzde 2 büyümesi beklenmektedir” şeklinde konuştu.

Türkiye ekonomisinin küresel kriz sonrası dönemde büyüme olumlu bir görünüm gösterdiğini kaydeden Ağbal şunları söyledi: 

“2010-2017döneminde ekonomimizin sağlam temelleri, uyguladığımız doğru ekonomi politikaları, dinamik özel sektörümüz, sağlıklı bankacılık sistemi ve kamu mali dengeleriyle Türkiye ekonomisi güçlü büyüme trendini sürdürdü. 2010-2017 döneminde Türkiye ekonomisi ortalama yüzde 6,6 oranında büyüdü. Aynı dönemde, Çin ve Hindistan hariç, gelişmekte olan ülkeler ortalama yüzde 3,6 büyürken, gelişmiş ülkelerde ise büyüme oranı ortalama yüzde 1,9 seviyesinde kalmıştır. 2016 yılının ilk yarısında gelişmekte olan ekonomilerden pozitif yönde ayrışarak yüzde 4,9 büyüyen Türkiye ekonomisi, 15 Temmuz alçak darbe girişiminin etkileri, terör saldırıları, turizmdeki daralma ve zayıf dış talep nedeniyle olumsuz etkilenmiştir. Bu kapsamda üçüncü çeyrekte ekonomi yüzde 0,8 daralmıştır.”
Türkiye ekonomisinin 2017 yılının ilk altı ayında G20 ülkeleri içinde Çin ve Hindistan’dan sonra en hızlı üçüncü büyüyen ülke olduğunu işarete eden Ağbal, “Bu yılın ilk yansında toplam tüketim büyümeye 2,4 puan katkı sağlarken, yatırımlardan ve dış talepten sırasıyla 1,9 ve 2 puanlık pozitif katkı gelmiştir. Yatırım ve dış talep kanalından büyümeye gelen güçlü katkı, büyüme kompozisyonu açısından son derece önemlidir. Ekonomiye ilişkin öncü göstergeler yılın geri kalanında da büyümenin artarak devam edeceğine işaret ediyor. Kredi Garanti Fonu’nun yatırımlar ve ekonomik faaliyetleri desteklemesi, teşvik ve vergi indirimleriyle canlanan iç talep, turizmdeki toparlanma, ihracattaki olumlu seyir ile baz etkisi, hep birlikte ekonomik büyümenin ikinci yarıda da güçlü olacağını göstermektedir. Bu kapsamda sanayi üretimi, PMI, kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi gibi üretim tarafındaki öncü göstergelerde gözlemlenen rekor seviyeler de önümüzdeki dönemde büyüme tarafındaki güçlü seyrin devamını teyit etmektedir. Sanayi üretim endeksi temmuz ve ağustos aylarında ortalama yüzde 15 artarak pozitif seyrini sürdürmüştür. Kapasite kullanım oranı eylül ayında yüzde 79’la son dokuz yılın en yüksek seviyesine çıkmıştır. PMI endeksi de üst üste yedi ay eşik değer olan 50’nin üzerinde gerçekleşerek 2014 yılından beri gözlenen en uzun kesintisiz büyüme eğilimini ortaya koymuştur” diye konuştu.

İstihdamın artmasına rağmen işgücüne katılımında arttığına dikkat çeken Ağbal, “İstihdamın artmasına rağmen iş gücüne katılım oranının da artması nedeniyle işsizlik oranındaki azalış sınırlı kalmaktadır. işsizlik oranının bu çerçevede 2017 yılında ortalama yüzde 10,8 civarında olması öngörülmektedir. Sayın Başkan, değerli üyeler; 2016 yılında yüzde 8,5 olarak gerçekleşen enflasyon 2017 yılında genel olarak artış eğilimini korumuştur. Bu seyirde gıda fiyatları, Türk lirasındaki değer kaybının birikimli ve gecikmeli etkileri, ithalat fiyatlarında yükseliş ile baz etkisi belirleyici olmuştur. Enflasyonun yıl sonunda baz etkisinin de desteğiyle yüzde 9,5 olarak gerçekleşmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

2016 yılı bütçe gerçekleşmelerini anlatan Ağbal, “2016 Yılı Kesin Hesap Kanun Tasarısı’na göre, bütçe giderleri 584,1 milyar lira, bütçe gelirleri 554,1 milyar lira, bütçe açığı 29,9 milyar lira, faiz dışı fazla ise 20,3 milyar lira olacaktır. 2017 yılı merkezî yönetim bütçe gerçekleşmelerine ilişkin yıl sonu beklentimiz ise şu şekildedir: 2017 yıl sonunda, merkezî yönetim bütçe giderlerinin 673,7 milyar lira, merkezî yönetim bütçe gelirlerinin 612 milyar lira, bütçe açığının 61,7 milyar lira, faiz dışı dengeni ise eksi 4,2 milyar lira olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. 2017 yıl sonu bütçe açığının 61,7 milyar lirayla bütçe başlangıç hedefinin 14,8 milyar lira üzerinde gerçekleşeceği tahmin ediyoruz. Bu açığın millî gelire oranı ise yüzde 2 civarında olacaktır” şeklinde konuştu.

2018 bütçesi, hakkında bilgi veren Ağbal, “2018 yılı bütçesi, AK parti hükümetleri tarafından hazırlanan on altıncı bütçedir. Çok partili dönemde arka arkaya 16 defa bütçe hazırlama görevini bizlere veren milletimize şükranlarımızı arz ediyoruz. 2018 yılı bütçemizi, konuşmamın önceki bölümlerinde sizlerle paylaştığım, orta vadeli hedefler, ekonomik, mali ve sosyal çerçeveye uygun olarak hazırladık. 2018 yılı bütçemizde, bütçe giderleri 762,8 milyar lira, faiz hariç giderler 691,1 milyar lira, bütçe gelirleri 696,8 milyar lira, vergi gelirleri 599,4 milyar lira, bütçe açığı 65,9 milyar lira, faiz dışı fazla ise 5,8 milyar lira olarak öngörülmüştür. 2018 yılı bütçesi, bundan önceki bütçelerde olduğu gibi ekonomik büyümeyi, istihdamı ve vatandaşlarımıza hizmeti esas alan bir bütçe olacaktır. AK Parti hükümetlerinin uygulamaya koyduğu bütçelerin en önemli özelliklerinden bir tanesi, bütçeden faize harcanan kaynakları azaltırken doğrudan vatandaşlarımıza hizmet olarak yansıyacak kaynakları artırmak olmuştur. Nitekim, AK Parti 2002 yılında iktidara geldiğinde bütçenin yüzde 43,2’si doğrudan faiz harcamalarına gidiyordu. Hükümetlerimiz döneminde bu oran sürekli olarak aşağıya indi; bütçeler faiz bütçesi olmaktan çıktı, hizmet bütçesine dönüştü. 2018 yılında bu oran yüzde 10’un altına kadar düşürülmüş. 2002 yılında toplanan her 100 lira verginin 86 lirası faize giderken 2018 yılında toplayacağımız her 100 liralık verginin sadece 12 lirası faize gidecek. Ekonomide yakaladığımız sürekli ve güçlü büyüme trendi, ekonomik ve siyasi istikrar ve güçlü kamu maliyesi dengeleri birbirlerini desteklemek suretiyle bir taraftan borçlanma ihtiyacını düşürürken diğer taraftan kamunun reel borçlanma maliyetlerini de önemli ölçüde aşağı çekmektedir” dedi.  

Ahmet Umur Öztürk – İbrahim Berat Yılmaz
 

 Başbakan Binali Yıldırım, Kuzey Irak’a yönelik gerçekleştirilen yaptırımlar ile ilgili, “Irak ile bizim askerlerimiz ortak tatbikat yapıyorlar ve bundan sonra alınacak tedbirlerimiz de var. Bunların hazırlıkları tamamlandıkça kademe kademe devreye girecek” dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Kocatepe Camii’nde kıldığı cuma namazının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Irak Başbakanı Haydar İbadi’den gelen davet üzerine yakın zamanda Irak’a bir ziyaret gerçekleştirmesi planlanan Başbakan Yıldırım, konuya ilişkin olarak şunları söyledi:

“Irak ziyaretiyle ilgili Irak Başbakanı Haydar İbadi’den böyle bir davet gelmiştir. Bu konuda arkadaşlarımız içeriği ve zamanlaması konusunda çalışıyorlar. Yapılacak bu ziyaret önemli bir ziyarettir. Hazırlıklarının dikkatli bir şekilde yapılması gerekir.”

Başika meselesinin olduğundan fazla gündeme getirildiğini kaydeden Yıldırım, “Başika’daki askerlerimiz, DEAŞ ile mücadeleye katılacak olanlara eğitim vermek üzere oradalar. Irak’ta, DEAŞ ile mücadele ettiğine göre burada eğitilen Ninova mücahitleri de bu işte önemli görev ifa ettiğine göre, aramızda bu konunun mesele olmaması gerektiğini düşünüyorum. Bölgede daha büyük sorunlar var. Kuzey Irak’ın gayrimeşru referandumu var. Ondan sonra yaşanacak muhtemel gelişmeler var. PKK ile bizim etkin mücadelemiz var. Hem yurt içinde, hem Kuzey Irak’ta, hem de Suriye’nin kuzeyinde. Bu konularda çok daha yakın bir iş birliği içerisinde olmamız lazım. Özellikle bizim açımızdan kabul edilemez, yok hükmündeki bu referandumdan sonra biz ilişkilerimizi Irak Merkezi Yönetimiyle daha da geliştirmek istiyoruz. Bu anlamda neler olabilir. Kapsamlı ekonomik bir iş birliği olabilir, kapsamlı savunma, güvenlik iş birliği ve ayrıca bölgedeki sorunlar hakkında siyasi anlamda iş birliği olabilir” diye konuştu.

Irak toprak bütünlüğünün Türkiye için çok önemli olduğuna dikkat çeken Yıldırım, IKBY’de yapılan referandum ve Habur sınırında gerçekleştirilen tatbikata ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Sınırlarımızda statü değişikliği bizim kabul edilemez önceliğimizdir. Referandum sonrası bölgede herhangi bir ayrımcı hareketin başlaması Türkiye’nin milli güvenlik meselesidir. Irak bu referandumdan sonra Erbil’e, Süleymaniye’ye uçuşları durdurdu. Biz de buna paralel olarak uçuşlarımızı durdurduk. KDP’nin buradaki temsilcisinin geri gelmemesini istedik. Ayrıca Irak ile bizim askerlerimiz ortak tatbikat yapıyorlar ve bundan sonra alınacak tedbirlerimiz de var. Bunlar hazırlıkları tamamlandıkça kademe kademe devreye girecek. Bu konuda İran’a, Cumhurbaşkanımızın bir ziyareti oldu. İran ile Kuzey Irak’taki bu gelişmeler üzerinde iş birliği ve koordinasyon konusunda mutabakata varıldı. İran ile mutabakatımız PKK’ya yönelik ortak mücadeleyi de içeriyor. İran’ın Kuzey Irak ile Merkezi Irak ile kapısı var. Bu kapıların sadece 4 tanesi Kuzey Irak’a açılıyor, 5 tanesi Irak Merkezi Yönetiminin kontrolündeki bölgeye açılıyor. Bizim ise sadece bir kapımız var. Bir kapımız daha var Üzümlü ama oradaki yerel ihtiyaçlar için son zamanlarda açtığımız kapı. Habur’da hem Kuzey Irak hem de Merkezi Hükümetin kontrolündeki alana hitap eden bir kapı. Bunun tabi ki Irak burayı kapatma hakkına sahiptir. Bu konuda Irak’ın hükümranlığı altında bütün kapıların kapatılmasına biz saygı gösteririz. Bizim teklifimiz, gerek Kuzey Irak’ta yaşayan Türkmen, Kürt, Arap kardeşlerimizin gerekse Irak ile olan bütün ticari ve taşımacılık faaliyetlerimizin zarar görmemesi için Habur’un biraz batısında Ovaköy dediğimiz sınır kapısının faaliyete geçirilmesidir. Bunu teklif ettik ve bu konuda da Irak’tan destek istiyoruz. Bütün bu konuları kapsamlı bir şekilde ele almak için İbadi ile bir araya gelmekten memnuniyet duyacağım. Bizim derdimiz oldubittiyle, burnunun doğrultusunda, kişisel ihtirasları için karar alanların bu kararın karşılığını görmesidir. Onun dışında başka bir amacımız yoktur.”

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in istifası iddiaları değerlendiren Başbakan Binali Yıldırım, “Kim söylüyor? Dedikoduya göre amel edilir mi?” dedi.  

İlker Turak – Ömer Çetin – Mustafa Apaydın
 

Avukat Halit Çokan yaptığı açıklamada, “47 sanık yargılanıyor idi. Bunların üçü kaçak vaziyette. Birisi de terör elebaşısı Fethullah Gülen. Bu üç kişi ile ilgili dosya tetkik (ayrıldı) edildi. 43 sanıktan 41’i ile ilgili müebbet cezası verildi. Muhtelif sayılarda başka cezalar da verildi. Biz bu cezalarla ümit ediyoruz ve temenni ediyoruz ki, Türkiye demokrasisi teminat altına alınmış olsun. Şehit olan iki polis kardeşimizin ruhlarının şad olmasını temenni ediyoruz. İnşallah bugün mezarlarında rahat etmişlerdir. Biz suçüstü yakalanmış bu canileri son derece medeni bir ülkeye yakışır bir şekilde hukuk devletinin ilke ve kurallarına uygun bir çerçevede dünya kamuoyunun da izlediği bir şeffaflıkta yargılama yaptık. Bu yargılama neticesinde böyle bir sonuç ortaya çıktı. Ne acıdır ki sanıklar zaman zaman ülkemizin Avrupa standartları dışında olduğunu ifade ederek ülkemizi geri kalmışlıkla itham etmeye çalışmışlardır. Ancak bugün görüldü ki Türkiye’de birinci sınıf yargılama vardır. Şayet kendileri çok ileri gördükleri Avrupa’da böyle bir teşebbüse girselerdi nasıl bir netice ile karşı karşıya kalacaklarını tahmin etmek güç değildir. Çünkü ben inanıyorum ki bu yargılamayı dahi orada kendilerine imkan olarak sunmazlar idi. 15 Temmuz çerçevesinde şöyle ifadeler duyduk sanıklar tarafından. İşte ‘biz milletimizin o gece mukavemet etmesine anlayabilmiş değiliz’. Onlar kendileri gibi boyun eğdikleri güçlere ülkemiz insanının da boyun eğeceğini zannederek ülkemiz insanını dahi tanımadığını ortaya koymuştur. Bazı sanıkların da nasıl küstahlık yaptıklarını, nasıl seviyesizleştiklerini gördük. Cumhurbaşkanını öldürmeye teşebbüs etmişlerdir, polisleri şehit etmişler, önüne gelene kurşun sıkmışlar, fakat dediler ki, ‘Benim bilgisayarıma el konulurken bilgisayarım bozulmuş, bu bilgisayarı bozanlardan hem bu dünyada, hem ahrette hesap soracağım’ diyerek pişkinliklerini, küstahlıklarını görmüş olduk” dedi.

Ali Yazıcı kararı temyiz edilecek

Cumhurbaşkanının Avukatı Halit Çokan, eski Cumhurbaşkanı Başyaveri Ali Yazıcı ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, “Bizim kanaatimize göre Ali Yazıcı’nın asli fail olarak yargılanması gerekirdi. Yüce mahkeme bunu yardım etme boyutunda kaldığını düşünerek ağırlaştırılmış müebbetten 18 yıla indirim yaptığı için biz bunu temyiz edeceğiz. Dolayısı ile Ali Yazıcı’nın asli fail olarak cezalandırılması gerekir” dedi. 

Bekir Tosun – Mehmet Barlas – Mihrap Düzöz – Ali Gözeten – Sinan Yeniçeri

ABD, Kanada, İtalya ve Fransa baştan olmak üzere eğitimde dünyanın en iyi liselerine dağılacak olan başarılı öğrenciler, yoğun bir hazırlık programı almak üzere Antalya’da eğitim kampındaydı. Geçtiğimiz hafta ISEWorld Amerika Eğitim Vakfı yöneticileri ve eğitim uzmanları ile bir araya gelen kültürlerarası lise değişim programı öğrencileri, bu heyecanlı deneyimleri boyunca ve sonrasında ihtiyaç duyacakları bilgilerle donatılmanın sevincini yaşadılar.

31 yıldır yurtdışında kültürlerarası değişim programlarını yöneten ISEWorld Amerika Eğitim Vakfı’nın Türk ve Amerikalı yetkilileri, öğrencilerin farklı kültürlere bu denli kolay adapte olmasında küresel dünyanın ortak kültürel değerler oluşturmasının öneminden bahsetti. Programa katılan öğrencilerin ve ailelerinin birbirinden oldukça farklı olan kültürlere ilgi ve saygısının, gençlerin geleceği için büyük artılar oluşturacağından bilgisini veren yetkililer, Türk öğrencilerin yurtdışındaki eğitim hayatlarında başarılı olmalarının ne büyük nedenlerinden birinin bu bakış açısı olduğundan bahsettiler.

Vakıf, program boyunca öğrencileri birbirinden etkin ve eğlenceli seminer, eğitim ve aktivitelerle yurtdışındaki heyecanlı yolculuklarına hazırladı. Öğrenciler kültürlerarası psikolojik adaptasyon eğitimini çorap renklerine göre ayrılarak gerçekleştirirken oldukça eğlenceli anlar yaşarken, Kriz Yönetimi ve Çatışma Yönetimi eğitiminde yurtdışında başlarına gelebilecek belirli olayları çözümlemeye çalışarak son derece ciddi ve sonuç odaklı çalışmalar yaptılar. ISEWorldX paneli, öğrencilerin Avrupa, Kanada ve Amerika’da eğitim ve kültürleri üzerine fikirlerini paylaştıkları özgür bir iletişim platformu oldu.

Her yıl Türkiye’den yüzlerce, dünyadan binlerce lise öğrencisini Amerika, Kanada ve Avrupa’nın eğitim alanında önde gelen ülkelerinde eğitim almak üzere hazırlayan; tüm eğitim yolculukları boyunca ve sonrasında yanlarında olan ISEWorld Amerika Eğitim Vakfı, başarılı Türk öğrencilerinin hayatlarında ışık olma amacıyla düzenlenen programa yeni dönem başvuruları başladı. Öğrenciler başvuru sürecinin ilk adımı olan KUDEP’e (Tescilli Kültürlerarası Öğrenci Değişim Programı Sınavı) 18 Ağustos tarihine kadar başvurup, 19 Ağustos’ta İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Bursa, İzmir ve Samsun’da, kurumun web sitesinde açıklanan lokasyonlarda saat 10.00’da girebilecekler.