98/2 B celbi 2. grubunda askere gidecek olan vatandaşlar için Milli Savunma Bakanlığı’ndan önemli açıklama yapıldı.  Peki, 98/2 B grubu için yeni sevk tarihi ne zaman olacak? İşte, detaylı bilgiler

98/2 B grubu askerlik yerleri için önemli duyuru yapıldı. Milli Savunma Bakanlığı Askeralma Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı duyuruda, ’12 ve 6 aylık hizmet süresine tabi olup, mayıs 2018 celbi 2’nci grup olarak silahaltına alınacak yükümlülerin 18-19 haziran 2018 olan planlı sevk tarihleri 09-10 temmuz 2018 olarak değiştirilmiştir.’ ifadelerine yer verildi.

Bir ve iki buçuk aylık temel eğitime tabi tutulacak yedek subay adayları ile kısa dönem erbaş/er statüsüne ayrılanların birinci grubu 02-04 mayıs 2018, ikinci grubu ise 09-10 temmuz 2018 tarihleri arasında tertip edildikleri birliklere sevk edilecek.

Sınıflandırma sonuçları açıklandıktan sonra yükümlüler yukarıda belirtilen sevk başlangıç tarihlerinden iki iş günü öncesine kadar E-devlet kapısından ve askerlik şubelerinden sevk evrakını alabileceklerdir. Bu tarihlerden sonra sevk evrakı sadece askerlik şubesi başkanlıklarınca verilecektir.

Yol ve iaşe parası, E-devlet kapısından sevk evrakını alan yükümlülere adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde bulunan adresi ile eğitim birliği, askerlik şubesi başkanlığından sevk evrakını alan yükümlülere ise sevk evrakını aldığı askerlik şubesi ile eğitim birliği arası esas alınarak verilmektedir. Yükümlüler isimlerine yapılan ödemeleri PTT şubelerinden veya PTT kartı ile PTTMATİK’lerden alabileceklerdir.

1111 sayılı askerlik kanununun 47’nci maddesi kapsamında sevkin son gününü kapsayan istirahat raporu bulunan tıp doktorları istirahat raporlarının bitimini takip eden ilk mesai gününde sevk edilmek üzere askerlik şubesi başkanlıklarına müracaat edeceklerdir. Müracaat etmeyenler hakkında bakaya işlemi yapılacaktır. Bakaya tıp doktorlarından kendiliğinden askerlik şubesi başkanlıklarına müracaat edenler veya ele geçirilenler derhal sevk edilecektir.

MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞININ RESMİ DUYURUSUNA ULAŞABİLMEK İÇİN TIKLAYINIZ

AK Parti Sözcüsü Ünal, MKYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

23 Nisan özel oturumunda yaşanan gerginliğe değinen Ünal, “23 Nisan özel oturumunda yabancı misyon şeflerinin, büyükelçilerin önünde TBMM’nin mehabetine uygun oymayan bir dil ve üslubu ana muhalefet partisi genel başkanının kullanması son derece üzücü olmuştur. TBMM’nin 20 Temmuz’da aldığı kararı TBMM’nin çatısı altında konuşan bir Genel Başkanın sivil darbe olarak nitelendirmesi, TBMM’yi hedef alan bir işgal girişimini kontrollü darbe olarak nitelendirmesi zaten her şeyi özetleyen bir durum. Grup başkanvekilliği soytarılık yapma yeri değildir. Grup başkanvekilliği, bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına parmak sallama yeri değildir. Bir siyasi hareketin liderine, Cumhurbaşkanına birilerinin parmak sallama hakkı, haddi yoktur. Buradan herkesin kendi parmağına sahip çıkmasını öneriyoruz. O parmağın arkasındaki irade o parmağın sahibine ait değildir. Kime yaslanarak o parmağı salladıklarını biz çok iyi biliyoruz. Bu devletin başkanı olarak anayasamızın nitelendirdiği Cumhurbaşkanımıza parmak sallayanlar şunu çok iyi bilsinler ki; biz iktidar sorumluluğumuz olduğu için, aman Meclis çalışsın, istikrar bozulmasın, başka ülkelerin büyükelçilerinin önünde Meclisin mehabetine zarar gelmesin diye susuyorsak bunu birileri bir zaaf veya zayıflık zannetmesinler. Böyle bir edepsizlik, hadsizlik, terbiyesizlik olamaz, bunu asla kabul etmeyiz” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalar hakkında ise Ünal şunları söyledi: 

“Bugün ana muhalefet partisinin Genel Başkanı, her zaman olduğu gibi, öyle bir siyasi profil var ki karşımızda kasetle gelmiş, yalan söylemekten imtina etmeyen bir profille karşı karşıyayız. Bugün kalkmış Hz. Musa olmaktan bahsediyor, firavun diye bizi nitelendiriyor. Firavunu bilmez, Musa’yı bilmez, Musa olmak ne demektir bunu bilmez. Kendisinden Musa olmaz, kendisinden firavun da olmaz. Çünkü firavun da bir şahsiyettir. Kendisinden olsa olsa Musa’nın kavmine ihanet eden Samira olur. Biz hiçbir zaman kavmimize ihanet etmedik. Biz hiçbir zaman buzağıya tapmadık. Biz Musa’yı da biliriz, firavunu da biliriz, Samira’yı da biliriz, lideri de biliriz, sadakati de biliriz, lidere gösterilen ve liderle yapılan istişarenin onların anladığı şekilde bir teslim olmak değil; aynı istikamete, aynı derde, aynı davaya talip olanların ve aynı yolda yürüyenlerin yol arkadaşlığı anlamına geldiğini biliriz ama onlar yol arkadaşlığını da bilmezler. Bunların bizimle ilgili konuşmaya başladıklarında öncelikli olarak kendilerinin farkında olmaları gerekiyor.Bugün, faiz, tefecilik, İngiltere’de faiz lobilerine bizim verdiğimiz faizlerden bahsetti. Sürekli aynı yalanları tekrar etmekten vazgeçmiyor. Bundan dolayı da bir rahatsızlık hissetmiyor. Biz iktidara geldiğimizde toplanan her 100 liralık verginin 86 lirası faize gidiyordu. Şimdi toplanan her 100 liralık verginin 12 lirası faize gidiyor. Kendisinin bugüne kadar yaptığı işlere baktığımızda kendisine bizim bir değerlendirme yapabileceğimiz bir husus olmuş mudur diye düşünüyorum ama yok, ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Bunun eseri var mı? Var. Ne var? SSK. SSK Genel Müdürlüğü döneminde insanlar hastaneye girebilmek için 25 bin lira ödeyip galoş alıyorlardı. Şimdi o dönemde durum buyken kalkmış utanmadan bizim dönemimizi faizcilikle itham ediyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Kasetle gelen, 15 Temmuz kaçkını, her seçimde millet tarafından yenilgiye uğratılmış birisinin kayığından bahsediyoruz. Birileri bu kayığa binmek istiyorsa onlara da hayırlı olsun diliyoruz.” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan MKYK’nın gündemi ve alınan kararlar hakkında da bilgi veren Ünal, “Bugün Seçim İşleri Başkanlığının sunumunda Merkez Karar Yönetim Kurulu, bazı yetkilerini Seçim İşleri Başkanlığına devretmiştir. Partimiz listesinden gösterilecek adayların tespiti ve sıralamasının bütün seçim çevrelerinde merkez yoklaması usulüyle yapılmasına ki bunu da biz 3 ve 4 Mayıs’ta temayüllerimizi gerçekleştireceğiz. 2 Mayıs Çarşamba, 3 Mayıs Perşembe, 4 Mayıs Cuma günü temayül sonuçlarının tasnifini gerçekleştireceğiz. Partimize adaylık başvurularının 24 Nisan 2018 (bugün) itibariyle başlaması ve 29 Nisan’da sona ermesini kararlaştırdık. Milletvekili adaylık başvurusunun doğrudan genel merkezdeki ilgili birime veya il başkanlıklarımıza başvuru formu ve eklerini teslim etmek suretiyle bizzat yapılmasına, milletvekili adaylık başvurusu yapacak olan erkek aday adaylarından 6 bin, kadın ve 18-25 arası aday adaylardan 3 bin, engelli aday adaylarından engellilik halini belgelemeleri şartıyla bin lira özel aidat alınmasına ve bu konularda da MYK’nın yetkili kılınmasına karar verildi” dedi. 

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ile yapılacak görüşmenin sorulması üzerine Ünal, “Daha önce hem genel başkanımız tarafından hem de sözcüler tarafından defalarca görüşmeler konusunda kapımızın herkese açık olduğunu ifade ettik. BBP’nin bu konuda Cumhurbaşkanımızı ve cumhur ittifakını desteklediği yönünde açık beyanı oldu. Bu açıklamalarından itibaren BBP ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bugün Mustafa Destici ile Mustafa Elitaş ve benim bir görüşmemiz gerçekleşecek. Şu anda henüz netleşmiş bir ittifak çerçevesi yok. Bu süreçte MHP ile de oturup bir ittifak çerçevesi oluşturacağız. Bugüne kadar karşılıklı görüşmelerimiz, niyetlerimizi kamuoyu ile paylaşmamızın yanı sıra ittifak protokolü dediğimiz protokol oturulup üzerinde çalışılıp konuşulacak teknik bir detay. Henüz daha o teknik detay noktasında bir çalışma gerçekleşmedi. Şu anda HÜDAPAR ve Demokrat Parti ile bir görüşme söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
CHP’li 15 milletvekilinin istifa ederek İYİ Parti’ye geçmesine ilişkin de bir değerlendirmede bulunan Ünal, “Güneş Motel vakası mahşeri vicdanda büyük bir yara açtı. Unutulmadı. Böyle bir şey olduğunda herkes aynı anda travmatik etki gibi Güneş Motel’i hatırladı. İnsan kendi iradesinin herhangi bir şekilde kendi temsilcisinin, kendi iradesiyle seçilmiş bir milletvekilinin böyle bir pazarlığın içerisinde olmasından rahatsızlık duyuyor. Pazarlık parayla olduğu zaman kirli bir pazarlık, parasız olduğu zaman bu tür pazarlıklar kirli olmayan mıdır? Güneş Motel pazarlığı parayla oldu belki ama bugün bu pazarlığın niteliği, şekli, içeriği hangi çerçevede hangi nüfuzları içerdiğini görüyoruz. Biz burada ahlaki bir sorun gördüğümüz için sert bir tepki verdik. Siyasetin içerisinde bulunan ve siyasetin ahlakını korumanın siyasetçinin bir sorumluluğu olduğuna inanan bir insan olarak buna sert bir tepki verdik. Birilerinin ifade ettiği gibi bir panik durumu varsa bu panik durumu erken yakaladık yangından mal mı kaçırıyorlar diyen ana muhalefetin bir panik durumu var. Biz son derece rahatız. Bizim her şeyimiz hazır. Zaten biz sahadan yeni gelmişiz, biz hep sahadayız. Biz her şeyi kamuoyunun önünde yaptık. Yaptığımız her iş şeffaf. Bunlar eski kirli alışkanlıkları, bunların eski kapı arkasında iş görme alışkanlıkları, gizli kapaklı işlerden hoşlanmaları hala gizli kapaklı bir takım işler çeviriyorlar. Bizim milletten kaçıracak bir şeyimiz yok. Siz neden gizli kapaklı yapıyorsunuz bu işleri. İstifa ettiler de ne oldu. Dün mecliste gidip İYİ Parti’nin sıralarına oturmadılar. O istifa ettiği söylenen milletvekillerinin sosyal hesaplarına girin hala CHP’de gözüküyorlar. Kiraya verildi deyince kızıyorlar. Bunu söylediğimiz zaman neden kızıyorsunuz. Burada çok ahlaki bir sorun varken sessiz mi kalalım. Siyasetin namusunu, ahlakını, milletin iradesinin gereği olan temsilin etiğini korumak siyasetçi olarak tabi ki bize düşüyor. Burada mesele siyasi bir ahlak meselesidir. Bizim tepkimiz de siyasi ahlaksızlığadır. Bu tepki gösterilmesi gereken bir şeydir. Bunu o milletvekillerinin o gün gözyaşlarında gördünüz. Hangi tehditle oraya gönderildiler bilmiyorum ama bazı milletvekilleri sessiz ve derinden ağlıyorlardı” açıklamasında bulundu.  

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, İhlas Haber Ajansı (İHA) Samsun Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret etti. İHA Bölge Müdürü Ali Yılmaz Ergen ile görüşen Erhan Usta, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Usta, “16 Nisan referandumunda MHP ve AK Parti ‘evet’ yönlü oy kullanmış, onun karşısında da bir ‘hayır’ cephesi oluşmuştu. Şu anda da aynı hayır cephesinin Cumhurbaşkanlığı seçiminde de birlikte hareket etme eğiliminde olduğunu görüyoruz. Bu hafta genel kurulda görüşülecek ‘İttifak Yasası’ ile geçmişte örtülü, hileli bir şekilde yapılmış ittifakların yasal zeminde olmasını sağlayacak bir kanun görüşülecek. Bu kanun inşallah geçecek. Örtülü ve gizli ittifaklar yerine açık bir şekilde siyasi partilerin birbirleriyle ittifak etmesi, böyle zorlu günlerde birlikte hareket etmesi normaldir, olması gereken bir şeydir. Bu ittifakımızın karşısında da CHP’nin başını çektiği HDP’nin, İP’in ve bazı diğer partilerin de içerisinde olacağı bir bloklaşma, ittifak var. Onların ifade ettikleri gibi ilkesel anlamda ya da birlikte hareket etme anlamında karşı tarafta bir ittifak var. Çok acıdır ki bu ittifakı FETÖ’de destekliyor. Şu anda Türkiye’de FETÖ’ye karşı ciddi bir mücadele var. Bu mücadele de devlet ve iktidar tarafından sürdürülüyor. Bizler de bu mücadeleyi destekliyoruz. Dolayısıyla FETÖ’nün böyle bir mücadelenin aksaması yönünde bir gayret göstermesini normal karşılamak lazım. Örgütü çökertmeye yönelik bir çaba var. FETÖ de bugün, bu mücadeleyi yapan siyasi iktidarı ve onu destekleyen MHP’nin gelecek ilk seçimlerde kaybetmesi yönünde oyluyor. Kaybetmesi yönünde oylarken de bizim karşımızdaki oluşum referandumdan gelen hayır cephesini destekliyor” dedi.

“CHP, örtülü ittifak görüşmeleri yaptı” 

CHP’nin talep ettiği randevuyu neden kabul etmediklerini de açıklayan Erhan Usta, “CHP, birçok konuda olduğu gibi bu konuda da amacı üzüm yemek değil. 16 Nisan referandum sürecinde de biz bunu yaşadık. Şimdi de aynı şeyi yaşıyoruz. CHP, katkı vereceğini söyledi. Yasa teklifi Meclise geldiğinde CHP katkı verecek diye görüşmeler 1 hafta geciktirildi fakat komisyonda herhangi bir şekilde işi düzeltmeye yönelik bir katkıları olmadı. Sürekli, ‘çıkartılsın’ yönünde bir eleştirisi oldu. Hep aynı şeyler söylendi. Bizden talep edilen görüşmede bunları tekrarlayan bir görüşmeydi. CHP’nin AK Parti’den önce diğer partilerle görüştüğü konu, seçim güvenliğinden çok örtülü ittifak konusu görüşüldü. Örtülü ittifak görüşmelerini perdelemek için Cumhur ittifakının tarafı olan AK Parti ve MHP’den randevu talep edildi. Böyle bir randevuya olumlu karşılık vermek AK Parti’nin kendi takdiridir. Bu da ülkeyi yöneten bir parti için olumlu da olmuştur. Biz, CHP’nin işi oyalamaya yönelik olduğunu ve kendilerinin diğer partilerle kurmaya çalıştıkları ittifaka yönelik örtülü ittifak görüşmelerini perdelemek amacına geldiğini düşünmek için randevu taleplerine olumlu karşılık vermedik” diye konuştu. 

Afrin’de devam eden Zeytin Dalı Operasyonu hakkındaki görüşlerini de bildiren Usta, şunları söyledi:
“Bugün Zeytin Dalı Harekatı’nın 50’nci günü. Türkiye, başarılı bir operasyon yürütüyor. Operasyonun yavaş ilerlemesi sivillere karşı olan hassasiyetimizdendir. 1 tane dahi sivil kaybı yaşanmasın diye TSK hassasiyet içerisinde mücadele veriyor. Operasyon başarı ile sonuçlanacaktır. Bunu kısa sürede de beklememek lazım. Afrin terör unsurlarından tamamen temizleninceye kadar bu operasyon sürülecek. Bundan sonraki süreçte de hemen Menbiç’e yönelmelidir. Çünkü oradan da ciddi bir terör tehdidi vardır.” 

Erhan Usta’nın İHA’ya yaptığı ziyarete ayrıca MHP Samsun İl Başkanı Taner Tekin, MHP İlkadım İlçe Başkanı İkram Erdemir ve il yöneticileri katıldı.  

Erdi Demür-Kenan Akyüz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun söylediği belgelerin daha önceden FETÖ tarafından dile getirildiğini söyleyen AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı belgeleri, Twitter’dan FETÖ’nün Fuat Avni’si Said Sefa altı buçuk ay önce açıkladı. Bunlar yeni değil. Belgeler zaten yanlış. Kılıçdaroğlu, FETÖ’den besleniyor. Açıkladığı belgelerde para akışı yurt içinde. Halk Bankası ile Albaraka Türk Katılım Bankası arasında. Yurtdışına giden veya gelen para yok. CHP, şu anda bambaşka bir parti. Mustafa Kemal’in, İnönü’nün, Ecevit’in CHP’si çok farklı bir durumda. Kimse, CHP’nin beş tane genel başkan yardımcısını sayamaz. Kılıçdaroğlu geldi, CHP çok değişti. ABD’deki kumpas davasını takip ettikleri kadar Sincan’daki 15 Temmuz davalarını takip etmiyorlar. Baykal dönemi çok daha farklıydı. ABD’den evrak alacağım, FETÖ’nün tweetinden evrak alacağım şeklinde bir siyaset yoktu” dedi.

“Kandil’de kedi olup, Ankara’da aslanlar”

HDP’li milletvekillerinin, Selahattin Demirtaş’ın görüşüne gidemediklerine dair şikayetlerini değerlendiren Bülent Turan, “Bir mahkumun olduğu yerde her gün görüşme olmaz. Bakanlık, belli sayıda vekilin görüşmesine izin veriyor. Buna HDP değil, bakanlık karar verir. Bu işin esası şudur; HDP, silah siyasetine devam ediyor. Maalesef silahlara susturucu oluyorlar. Bu grup, demokratik siyaseti takip etmiyor. Örneğin 6 – 7 Ekim olaylarında tweetler atarak insanları sokağa davet ettiler. Kandil’de kedi olup, Ankara’da aslan olmaya çalışıyorlar. Birçok medya grubu Demirtaş’ı parlatmaya çalıştı. PKK, HDP’ye oy vermeyen birçok insanı katledecek kadar gözü dönmüş. HDP, Türkiye’nin partisi değil, Kandil’in partisidir” dedi.

“BM’nin ambargosu delinmedi”

ABD’de devam eden dava hakkında konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, “Burada, BM’nin ticaretine yönelik veya ambargosuna yönelik bir suç yok. ABD, İran’la ticaret yapabiliyor. Burada ABD’nin ticari derdi var. Bu davalarla ilgili Türkiye’de bir yargılama oldu, karar verildi. Aynı iddialarsa, bir şarlatanın iddiası ise ciddiye alınmaz. Eğer CHP, yolsuzluklara karşıyım diyorsa önce Ataşehir Belediyesi’ne bir bakmalı. O Adalet Yürüyüşünü, Ataşehir’e kadar yapmalıydılar. Bu ABD’deki dava yolsuzluk davası değil. Bir kumpas davasıdır” diye konuştu.

Kavga edenler herkes değil

Bütçe görüşmeleri esnasında yaşanan gerilimleri değerlendiren Turan, “Her partinin dokunulmaz kırmızı çizgileri var. Bunlar ihlal edilince bazen böyle görüntüler yaşanıyor. Keşke yaşanmasa. Aslında sürekli kavga olmuyor. O kavgalara karışanların sayısı çok az” ifadelerine yer verdi.

Utku Yaşar Cüce
 

AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Çanakkale’de Gelibolu AK Parti ilçe binasının açılış törenine katıldı. ABD’de görülen dava ile ilgili ana muhalefet partisinin tutumunu eleştiren Turan, “Mesela meşhur bir dava var biliyorsunuz. Türkiye’den bir vatandaş, başka bir ülkeye altın ihracatı yapmış, konu bu. Bakın altını çiziyorum, ihracat yapmış adam. Üçüncü bir ülke ‘yapamazsın’ diyor. Arkadaş, ihracat yapılan sen değilsin, ithalat yapan sen değilsin, biz şu ülkeyle bunu yapmışız. Sana ne? Biz eyaletin miyiz? Biz senin altında yaşayan bir ülke miyiz? Biz, Gazi Mustafa Kemal’in şu topraklarda gazi olduğu, şehitler verdiği bağımsız bir ülkeyiz. Bu konuda hiç kimseye hesap verecek halimiz yok. Biz Tayyip Erdoğan’ın yüreğini biliyoruz, yürüyüşünü biliyoruz. O yüzden bir defa daha söylüyorum. Biz bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’yiz, ticaretimizi yaparız. Yanlışımız varsa bu mahkemeye hesap veririz. Ona göre beraat eder, ya da cezasını alır. Ama iki ülke arasındaki ticarete, üçüncü bir ülke karışmaz” dedi.

Rıza Sarraf ile ilgili davada ana muhalefet partisinin tutumunu da eleştiren Turan, “Ne yaptığımızı iyi bileceğiz. Bu mesele gündeme geldiğinde şunu beklerdik, biz bütün partilerin, bütün örgütlerin şunu demesini beklerdik; ‘Kendi kavgamızı biz burada yaparız. Türkiye’de yaparız. Başka ülke ile hesaplaşma kendi haysiyetimiz olur, bunu yapmayız’, bunu beklerdik. Ama ne oldu, adeta duruşma öncesi ana muhalefet lideri bayram edecek. Kendi beceremiyor, oyunu arttıramıyor. 25’i on yıldan beri 26 yapamadı. Oradan gelecek mahkeme kararına bel bağladı. Bu doğru bir şey değil, bu milli muhalefet değil, gel burada kavga edelim, mecliste kavga edelim. Burada polemik yapalım, ama Amerika’nın sesi radyosu gibi çalışmak Gazi Mustafa Kemal’in partisine yakışmadı, yakışmıyor. O yüzden bir daha söylüyorum. Kimin hatası varsa, kimin yanlışı varsa bunun hesabını sorsunlar. Ama bizim vatandaşımıza, bizim bankamızın genel müdür yardımcısına üçüncü ülkeden hesap sorulmasının bizden çok ana muhalefeti rahatsız etmesi lazımdı. Demesi lazımdı ki, ‘Ey iktidar, gel beraber Amerika’ya gidelim, bu yanlışı ortaya koyalım’ demesi lazımdı. Halk Bankası bu devletin malıdır. AK Parti bugün var, yarın yok. Ama bu devletin bankası başka bir ülkeye ihracatta yardımcı olduğu için üçüncü ülke tarafından yargılanamaz arkadaşlar” diye konuştu. 

Utku Yaşar Cüce

MHP Grup Başkanvekili ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Atakum Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Metin Sinecek’in davetlisi olarak ‘Ahiler Haftası’ programına katıldı. MHP’li Usta, esnafların derdini dinlerken, gündeme dair de önemli açıklamalarda bulundu.

“Kuzey Irak için çıkacak tezkereye destek vereceğiz”

Kuzey Irak’taki referandum konusuyla ilgili açıklamalarda bulunan Milletvekili Erhan Usta, “Bizim bu konudaki tavrımız en başından beri net. Konu, Barzani’nin o bölgede referandum yapmak istemesi. Özgürlüğünü ve özerkliğini ilan edecek. Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak Irak’ın toprak bütünlüğü konusundaki hassasiyetimizi ifade ettik. Bu referandum konusu gündeme geldiğinde liderimiz Devlet Bahçeli, ‘Bu bir savaş sebebidir’ diyerek en sert tepkiyi koymuştu. O gün Türkiye bunu çok fazla anlayamadı. Hükümet de bunu anlamakta zorlandı. Bugün geldiğimiz noktada hükümetin de olması gereken yerde olduğunu görüyoruz. Bu anlamda bir ‘tezkere’ önümüze gelecek. Cumartesi günü Meclis olağanüstü toplanacak. Meclise gelen tezkereye de en başından söylediğimiz gibi destek vereceğiz. Dosta ve düşmana kararlılığımızı göstermek açısından tezkere, sınır tatbikatları ve MGK’dan çıkacak net kararların önemli olduğunu görüyoruz. Bütün uluslararası camia Türkiye’nin tavrını görmek zorundadır” diye konuştu.

“Sömürge bir Kürdistan kurulmasına müsaade etmememiz lazım”

Ankara Anlaşması ile birlikte o bölgede söz söyleme yetkilerinin olduğunun altını çizen Erhan Usta, “Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün bizim açımızdan önemi ortada. Irak’ta yapılacak referandumun nedeni nihai bir ‘Kürdistan’ kurmaktır. Bu sadece Kuzey Irak’la ilgili olan bir Kürdistan değil. Yarın Kuzey Suriye ve daha sonrasında Türkiye ve İran’ı kapsayacak şekilde bir hedefi var olayların. Bunu başından beri kesmek Türkiye açısından önemlidir. Uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımız var. Haziran 1926’da yapılan ‘Ankara Anlaşması’ndan doğan haklarımız var. Musul ve Kerkük ‘Misak-i Milli’ sınırları içerisindedir. Burayla ilgili herhangi bir problem olduğunda Türkiye’nin müdahil olma hakkı var. MHP olarak, hükümetin bu konuda kararlı olması gerektiğini ve bu işin sonunun nereye gidecekse oraya kadar giderek müdahale etmemiz gerektiğini ifade ediyoruz. Burada göstereceğimiz en küçük esneme Türkiye’ye çok pahalıya mal olacaktır. MHP bütün kritik anlarda önemli müdahaleler yapmıştır. Bu kararlılığı gördüklerinde de caydırıcı olacağını düşünüyorum. Sadece Musul ve Kerkük değil, biz orada hiçbir şekilde sömürge bir Kürdistan kurulmasına müsaade etmememiz lazım. Türkmen bölgelerinin de Kürdistan içerisinde yer alması hiçbir şekilde kabul edilemez. Türkiye bütün gücünü kullanarak buraya müdahale etmek zorundadır” şeklinde konuştu.

“Fındığı ham olarak bile ihraç edemez hale geldik”

Son zamanlardaki fındık tartışması hakkında da konuşan MHP’li Usta, şunları söyledi:
“Fındık stratejik bir üründür. Türkiye, fındığı natürel olarak bile satamayan bir ülke konumuna geldi. Burada hükümeti şiddetle eleştiriyorum. Geçmişte hiç olmazsa ihracatını düzgün yapabiliyorduk. Fiyatlarına belirli ölçüde bir katkımız oluyordu. Şu anda ham madde olaraktan dahi düzgün bir fiyattan fındığın satışını beceremeyen bir Türkiye devleti var. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Çiftçi mağdur ediliyor. Fındığı işleyecek tesisleri Karadeniz’e kurmamız lazım. Karadeniz’de ciddi istihdam sorunu var. Karadeniz’in çayla fındıktan başka gelir kaynağı yok. Burada tesisler kurulmuş olsa, fındığı 8-10 liradan satmak yerine çok daha katma değerle satabiliriz. Almanya’dan bana çikolata geldi. Bizim fındık çikolatanın içerisinde bütün bütün duruyor. 10 liradan bizden gidiyor belki de 10 katı fiyatla bize geri geliyor. Bunları biz burada üretebiliriz. Bunların da yolunu araştırmak lazım. TMO 2B arazilerinin fındığını da almıyor. Bununla ilgili de ciddi bir sorun var. O konuda tapudaki işlemlerin gecikmemesi ve vatandaşın mağdur olmaması lazım. 2B arazisini almak için müracaatı olan fındık üreticisinin fındığını almak için TMO’nun ivedi bir çalışma yapması lazım.”
Metin Sinecek, konuşmanın ardından Erhan Usta’ya kaftan figürlü bir tablo hediye etti. 

Erdi Demür

AK Parti Hatay Milletvekili Hacı Bayram Türkoğlu’nun, Hatay’ın Dörtyol ilçesinde onuruna verdiği yemekte konuşan Bakan Soylu, Türkiye’nin kalkınmasına engel olmak isteyenlere karşı çetin bir mücadele yürütüldüğüne değinerek, “Mezhep, etnik köken, inanç ve değerlerimiz konusunda bizi bölmeye çalışıp elini güçlendirmeye çalışanlarla karşı karşıyayız” diye konuştu.

Özellikle Türkiye gelişmeye adım attığı süreç içerisinde Türkiye’yi sıkıştırma ve bu tablonun içerisinde zafiyete düşürmek için ellerinden gelen her şeyin yapıldığını aktaran Bakan Soylu, Gezi olayları, 17/25 Aralık darbesini, 6-7 Ekim olaylarını, 15 Temmuz darbe girişimini işaret etti.

Türkiye’nin büyümesini istemeyen güçlerin adeta birlik olduğu mesajını veren Soylu, Türkiye’nin ürettiği milli silahlı insansız hava araçları sayesinde askeri açıdan dışa bağımlılığın ortadan kalktığını kaydetti. ABD ve İsrail’in heronlarına artık gerek kalmadığının altını çizen Soylu, “Elimizdeki bir takım imkanların Türkiye’de olmasını istemiyorlar. Terörle mücadeleyi bu kadar kesin ve kararlı yapmayalım istiyorlar. İnsansız hava aracımız nedeniyle terör örgütü mensupları 8 kişilik 10 kişilik gruplar halinde gezemiyorlar. Bizim evlatlar Bingöl’de, Karacehennem bölgesinde 6-7 teröristi daha hakladılar az önce. Nasıl gördük? İnsansız hava aracıyla gördük. Ya silahlı insansız hava aracı ya da hava kuvvetleri marifetiyle etkisiz hale getiriyoruz. Yine Şırnak’ta aynı şekilde 2 terörist daha bugün etkisiz hale getirildi. Bunu keşif, gözetleme ve istihbari kabiliyetimizin artmasıyla sağlıyoruz. Biz PKK ile uğraşacağız, DEAŞ ile uğraşacağız, FETÖ ile uğraşacağız, DHKP-C veya dünya terör örgütleriyle uğraşacağız. Onlar üretecek, zenginleşecekler, Türkiye’yi kendi ürettiklerinin pazarı haline getirecekler ve biz buna teslim olacağız? Peki, kim buna itiraz ediyor? BBC. Kim BBC? Kimin temsilcisi? Türkiye’nin temsilcisi mi? Bu milletin temsilcisi mi? BBC’ye bu malzemeleri veya bu sözlerin söylenmesini kim talep ediyor? Bunların buradaki uzantıları. Bizatihi Kılıçdaroğlu” dedi.

Bakan Soylu, insansız hava araçları marifetiyle bugüne kadar 276 teröristin öldürüldüğünü kaydetti. 

Nuri Pir – Umutcan İşledici – Necati İvgin

Olay, Seyhan ilçesindeki Denizli Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Denizli Polis Merkezi yakınlarındaki 52028 sokak ile 27128 sokağın kesiştiği noktada kimlikleri tespit edilemeyen 2 grup arasında pompalı tüfek ve tabancalarla çatışma çıktı. Çatışma nedeniyle sokakta bulunan bir otomobilin ön camı tuzla buz olurken mermilerden birkaçı da bir evin elektrik sayacına isabet etti. Çatışma sırasında çevrede bulunan bir polis ekibinin saldırının kendilerine yönelik olduğunu zannetmesi üzerine mahalleye çok sayıda zırhlı polis ekibi ve terörle mücadele ekipleri takviye edildi. Ablukaya alınan mahallede saldırganların yakalanması için çalışma başlatıldı.
Bu sırada saldırganların motosikletle kaçmış olabileceği ihbarı yapılması üzerine çevredeki atıl vaziyette bulunan motosikletler dahil tüm motosikletler sürücüleriyle birlikte didik didik incelendi. Saldırganların kaçmış olabileceği evler ve metruk binalar da el fenerli polis ekipleri ve özel harekat timleri tarafından incelendi. Boş kovan ve fişeklerin bulunduğu sokaklar emniyet şeridiyle güvenlik altına alınarak olay yeri inceleme ekipleri tarafından çalışma yapıldı.

Mahallede görülen şüpheli şahısların üstleri ve araçları aranıp kimlik sorgulaması yapıldı, bazıları ise gözaltına alındı.

Polisin saldırganları arama çalışmaları devam ediyor. 

Nuri Pir – Fatih Keçe

İlçe merkezleri ve mahallelerde sağlıklı ve kesintisiz su hizmeti için yürüttüğü çalışmalara devam eden Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, 26 yerleşim birimini kapsayan Kadınhanı Grup Suyu Projesi’nin yapımını tamamladı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, ilçe ve mahallelerde sağlıklı ve kesintisiz su ihtiyaçlarını aciliyet sırasına göre giderdiklerini belirterek, Kadınhanı ilçesinde yürüttükleri grup suyu çalışmalarının sona erdiğini, proje sayesinde 26 yerleşim biriminin su hasretine son verildiğini belirtti.

Projeye ihtiyaç duyulmasının nedenleri

Toplam 137 bin metre uzunluğundaki grup suyu projesiyle mahallelerin sağlıklı, güvenilir ve kesintisiz su hizmetine kavuştuğunu kaydeden Başkan Akyürek, “Proje kapsamında söz konusu yerleşim yerlerinin bir kısmı yaklaşık 15 yıl önce aktif olan Bakırpınar Grup Suyu’ndan su almışlar. Ancak, Bakırpınar Grup Suyu işletmede yaşanan sorunlar nedeniyle sonlandırılmış. Daha sonra her yerleşim yerinde kuyular açılarak su sorunu çözülmeye çalışılmış. Kuyuların içme suyu kalitesi oldukça düşük olduğundan, buralarda yaşayan vatandaşlarımız içme suyu ihtiyacını en yakın ilçe merkezlerinden su getirerek çözmeye başlamış. Bu sorunlar göz önünde bulundurularak Kadınhanı Grup Suyu Projesi’nin yapılmasına karar verilmiştir” şeklinde konuştu.

35 yıl boyunca kesintisiz hizmet verecek

Nüfuslar ve hayvan sayıları dikkate alınarak değerlendirilen yerleşim yerlerinin mevcut içme suyu ihtiyaçlarının 119 litre/saniye, 35 yıllık içme suyu ihtiyaçlarının ise 194 litre/saniye olarak belirlendiğini dile getiren Başkan Akyürek, “Büyükşehir Yasası ile KOSKİ Genel Müdürlüğümüz, atıl hale gelen Bakırpınar kaynağını tekrar aktif hale getirmiştir. Böylece tatlı suya eşdeğer, nitelikli kaynak suyunu kuyuların bulunduğu yerin yakınındaki tepenin en yüksek noktasına inşası yapılan 5 bin metreküplük depodan tüm yerleşim yerlerine cazibeyle ulaştırmaya başladı. Suyun depoya iletilmesi amacıyla bir de terfi hattı yapan KOSKİ Genel Müdürlüğümüz, Kadınhanı Grup Suyu Projesi ile mahallelerimizi hem kaliteli hem de kesintisiz suya kavuşturmuş oldu” ifadelerini kullandı.

Güzergah toplam uzunluğu 137 kilometre

Toplam güzergah uzunluğu 137 bin metre olan Kadınhanı Grup Suyu Projesi kapsamında; Kadınhanı ilçesi merkez mahalleler ile Küçükkuyu, Kızılkuyu, Kabacalı, Karahisarlı, Kökez, Karayürüklü, Bayramlı, Pusat, Hacımehmetli, Kolukısa, Atlantı, Mahmudiye, Çavdar, Kurthasanlı, Hacıpirli, Afşarlı, Konurören, Karakurtlu, Yaylayaka, Tosunoğlu, Kamışlıöz mahalleleri, Sarayönü ilçesi merkez mahalleleri, Gözlü ve Yenicekaya mahalleleri, Ilgın ilçesine bağlı Düğer Mahallesi yer alıyor. 

TBMM Genel Kurulu’nda HDP grup önerisi görüşmelerinde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Turan, CHP grubunu eleştirdi. Turan, yargının bir kararından ana muhalefet partisinin talihsiz söylemine ve Meclis’i terk etmesine şahitlik ettiklerinin belirterek, ”Her yargı kararından sonra siyasal rekabetimize, siyasal kavgamıza yargını alet edilmesi, yargı merkezli meseleye bakılması, toplumu bu konuda tahrik etmesi çok vahimdir. Az önce Grup Başkanvekili’nin konuşmasına baktığımızda, ‘yüzde 49’a karşı alınmış bir karar’, ‘saray darbesi’, ’20 Temmuz darbesi’ gibi akla ziyan ifadelerle beraber ilgili milletvekilinin tutuklanmasını almasını değerlendirdi. Öncelikle şunu söylemek isteriz ki, yüzde 49 ‘hayır’ diyen vatandaşlarımız bizim vatandaşlarımız. ‘Bu toplumda ‘evet’ diyen de, ‘hayır’ diyen de saygındır’ dedik, ‘birinci sınıf vatandaştır’ dedik,’hatta demokratik görevini yerine getirdiğinden dolayı da takdire şayandır’ dedik. Bir yargı kararını ‘yüzde 49’a karşı yapılan bir kararmış’ gibi değerlendirmek siyasi ahlaktan uzak, siyasi söylemin sorunlu olduğu ifadedir diye düşünüyorum” ifadesini kullandı.

”Milletin bize görev verdiği milletin Meclisi’ni terk etmek, gerekçesi ne olursa olsun, kabul edilebilir bir yaklaşım değil” diyen Turan şunları kaydetti:

“Şu sıralara bakıyorsunuz, tek bir tane ana muhalefet partisi milletvekili yok. Neden yok? Yargı bir karar vermiş, o kararı beğenmemişler, o yüzden. Bizim de yargının kararlarında beğenmediklerimiz var, beğendiklerimiz var. Ama her zaman demiyor muyuz, ‘Yasama kendi işini yapacak, yürütüme kendi işini yapacak, mahkemeler kendi işini yapacak’. Çok örneği var. Tutuklanan milletvekilleri oldu, sonra bırakılanlar oldu. bırakılınca ‘iyi yargı’, tutuklanınca ‘kötü yargı’. Siz buradan yola çıkarak 15 yılda 12 seçim kazanmış, Gençlik Kolları’ndan Başbakanlığa Cumhurbaşkanlığı’na her dönemde seçilerek gelmiş bir lidere hakaret etmeye kalkarsanız, sittin sene böyle yüzde 25’lerde kalırsınız. CHP’nin iktidar olamamasının en önemli sebeplerinden bir tanesi zehirli dilidir, yanlış ifadeleridir. Çünkü Tayyip Erdoğan’a hakaret ona oy verene hakarettir. Yargı kararını ‘sarayın darbesi’, ‘sarayın kararı’ ifade etmek akla ziyan bir yaklaşımdır.”
CHP milletvekillerinin dokunulmazlıkların hepsini kaldırmayı teklif ettiklerinin hatırlatan Turan, ”Dokunulmazlıkları kaldırdık, oy verdiniz. AK Parti’nin tek başına Anayasa değiştirme yetkisi yok, tek başına dokunulmazlıkları kaldırma imkanı yok. Biz ‘kaldıralım’ dedik, siz destek verdiniz. Dokunulmazlıkları kaldırdık, dokunulmazlıkları kaldırılan bir vekille, herhangi bir vatandaşın farkı olabilir mi? İlgili şahsın davada sanık arkadaşı uzun yıllardır kaçak, yurtdışında. Her türlü ihaneti yapan, her türlü söylemi zehirli haliyle ifade eden kişi yurtdışında. Demek ki tutuklama mahkeme açısından değerlendirilebilir bir konu hale gelmiş. Biz hiç kimsenin tutuklanmasından mutlu olmayız. Yargının farklı tedbirlerle beraber bu konuları ifade etmesini, bu konuların gereğini yapmasını bekleriz. Ne oldu da isyan ediyorsunuz? Meclis’i terk etmek, size görev veren millete haksızlık yapmak demektir. Önce siyasetçi ağzına dikkat edecek. İyi düşünün, taşının, milletin verdiği görevi sorumsuzca davranmak yerine en sorumlu haliyle burada görev yapmak çok daha kıymetli diye düşünüyorum. Dokunulmazlıkları kaldırırken ‘evet’ diyeceksiniz, ondan sonra Meclisi terk edeceksiniz. Bu samimi bir yaklaşım değildir” şeklinde konuştu.  

Ahmet Umur Öztürk