Hatay’da, 15 Temmuz gecesi darbe girişiminde bulundukları iddiasıyla aralarında dönemin Hatay’da 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı, 121. Serinyol Er Eğitim Alayı ile Garnizon Komutanlığında görevli askerler, görevden ihraç edilen polisler ve muhtarın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Davanın üçüncü duruşmasında haklarında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen tutuklu sanık 39.Mekanize Tugay komutanı Tuğgeneral Hasan Polat savunmasında Darbe girişimi olduğu 15 Temmuz’da hakkında “Sıkıyönetim komutanı olarak atandığı” iddialarını ve hakkındaki suçlamaları kabul etmediği ifade ederek ,”sıkıyönetim direktifinin geleceğini bilmiyorduk. Bize sadece 15 Temmuz günü kara kuvvetleri komutanlığından bir yazı geleceği söylendi. Benimde yazılı ile kafamda Türkiye’nin Suriye’ye girecek ve hazırlık yapmamız konusunda düşünceler vardı. Sıkıyönetim direktifi adı altında biz yazı geldi bende sözde direktifte yazanları dikkate almadım benim darbe girişimiyle uzaktan yakından bir alakam yok tahliyemi talep ediyorum”dedi.

Yargılanmasına devam edilen 44 sanık hakkında, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etme”, suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve “terör örgütü FETÖ/PDY üyesi olmak” suçundan da 5 ile 15 yıl hapis cezası talep ediliyor. 

Adem Karagöz

Bugün sona erecek olan çıkışlarda sabahın erken saatlerinde Cilvegözü Gümrük Kapısı’na gelen Suriyeliler için jandarma ve Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekipleri de geniş güvenlik önlemleri alıyor.

Suriyeliler, Türkiye’de kaldıklarını belgeleyen ön kayıt belgesi, geçici koruma kimlik kartı/yabancı tanıtma kartı veya pasaportlarını gösterip kayıt yaptırdıktan sonra Suriye’ye geçiyor.

Ülkelerine giden Suriyeli ailelerin yanlarına aldıkları birkaç parça eşya ile çıkış yaptıkları görüldü. Geçen Ramazan Bayramı’nda ülkesine giden yaklaşık 120 bin Suriyeliden 35 bini Türkiye’ye geri döndü.
21 Ağustos Pazartesi günü başlayan çıkışlarda Kurban Bayramını ailesi ve yakınları ile geçirmek isteyen yaklaşık 30 bin Suriyeli ise ülkesine çıkış yaptı.

Cilvegözü Gümrük Kapısı’ndan Kurban Bayramı dönüşleri ise 31 Aralık Pazar gününe kadar yapılabilecek.
Ülkelerine giden Suriyelilerden Abdullah Ahmed, “Bayramı en iyi şekilde değerlendireceğim. Suriyedeki annem ve hasta olan babamı ziyaret edeceğim onların hayır duasını alacağım. Tekrar Türkiye’ye döneceğim” dedi.
Muhammed Mansur ise, “Sağlanan bayram izni nedeniyle başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Türk yetkililerine teşekkür ediyoruz. Verilen uzun bayram tatilini geride bıraktığım akrabalarımla geçirip geri geleceğim” diye konuştu. 

Ecevit Cemiloğlu

Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 11 Ağustos’ta yapılan düğünde maganda dehşeti yaşandı. Düğüne gelen Çetin E. tarafından sıkıldığı belirlenen kurşun, 8’inci sınıf öğrencisi Eylem Ateş’in karnına isabet etti. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Eylem Ateş, acil serviste yapılan müdahalelerle yaşama döndürüldü. Omuriliğinin zedelendiği belirlenen Eylem’in, göğsünün altından itibaren felç olduğu açıklandı.

“TEKRARDAN YÜRÜMEK İSTİYORUM”

Maganda kurşunuyla hayatı kararan Eylem Ateş, düğüne gittikleri sırada sıkılan silahlardan dolayı korktuğunu belirterek, “Biz yerimize oturur oturmaz karnımda bir ağrı hissettim ve karnıma dokunduğumda kanı gördüm. Anneme vurulduğumu söyledim. Hemen beni hastaneye getirdiler. Lütfen beni tekrardan yürütün, geceleri uyku uyuyamıyorum, gece olsun hiç istemiyorum. Tekrardan yürümek istiyorum” diye konuştu.

“BAŞKASININ BAŞINA GELMESİN”

Baba Erol Ateş ise artık düğünlerde silah atılmamasını isteyerek, “Bizim başımıza gelen herkesin başına gelebilir. Kızımı bu hale sokan şahıs şu an mahkemece serbest bırakıldı. Onu serbest bırakanlara soruyorum, kendi çocuklarının başına böyle bir şey gelmiş olsa yinede bu kişiyi serbest bırakırlar mıydı? Bunun neresi adalet, ben gereken kişilere gereken cezayı verilmesini istiyorum” şeklinde konuştu.

“EYLEM BİZİM İÇİN SEMBOL OLDU”

Kırıkhan Belediye Başkanı Ayhan Yavuz ise Kırıkhan ilçesinde artık düğünlerde silah atılmaması için çeşitli kampanyalar başlaştıklarını belirterek , “Eylem kızımız artık bizim için bir sembol oldu. Başka Eylem’lerin hayatı kararmasın diye Kırıkhan’da düğünlerde silah sıkılmasın” ifadelerini kullandı.

Adem Karagöz – İsmet Biçen

Edinilen bilgiye göre, İskenderun’da kuyumculuk ve emlakçılık yapan, İzzettin Orhan, 25 Haziran 2009 tarihinde kayboldu. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Dairesi ile Hatay Emniyeti, liderliğini Huluk Kırcı ve Alaattin Çakıcı ile bağlantısı olduğu Ali Güner’in yaptığı ve daha önce “Omerta” ve “Tarzanlar” adlarıyla kamuoyu gündemine gelen çetenin İzzet Orhan’ı fidye için kaçırdığını belirledi.

Güner ve adamlarının dikkat çekmemek amacıyla Trabzon’dan bir grupla “taşeron” olarak anlaştığı, taşeron grubun Orhan’ın evini belirlediği, bu sırada Güner ve adamlarının kaçırma işini kolaylaştırmak amacıyla genç bir Rus uyruklu kadınla para karşılığı anlaştığı saptandı.

Rus uyruklu kadının emlak alacak müşteri gibi görüştüğü Orhan ile evinde yemek için randevulaştığı, ilerleyen saatlerde Trabzon’dan gelen gruba kapıyı açtığı ve zanlıların iş adamını kaçırdığı belirlendi.
Elleri kelepçelenerek Ankara yakınlarına getirilen Orhan’ın üç gün boyunca aç ve susuz bırakıldığı, kalıtsal bir hastalığı olduğu için çok güçsüz düşerek rahatsızlandığı ve rehinken yaşamını yitirdiği, 2 milyon dolar fidye istemeyi planlayan çetenin Orhan’ın cesedini Ankara Mühye’de gömdüğü anlaşıldı. Yapılan kazıda ise Orhan’ın elleri kelepçeli ve elbiseli halde gömülmüş cesedi bulundu.

Hatay’da 46 ayrı çete eylemine karışan 43 zanlı haksız kazanç temin etme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama, azmettirme, tehdit, rüşvet alıp verme, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, tarihi eser kaçakçılığı gibi suçlardan gözaltına alındı. Rus uyruklu kadın da yakalandı. Operasyonda, toplam 13 tabanca ile çok sayıda çek-senet ele geçirildi. Yakalanan zanlıların yargılanmasına başlandı. Zanlılardan çete liderine adam kaçırmaya, fidye istemeye ve adam öldürmeye teşebbüsten 30 yıl hapis cezası verildi. Hükümlü kararı Yargıtay’a götürdü. Bu arada tutukluluk süresi zaman aşımına uğradığı için hükümlü tutuksuz yargılanmaya başladı.

Özel harekat polisi ile girildi sahte kimlikle yakalandı

Bir süre sonra ise Yargıtay 30 yıl hapis cezasını onayınca Güner’in aranması çıktı. Adana Emniyet Müdürlüğü Seyhin İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Araştırma ekipleri Güner’i bulmak için çalışma başlattı. Polis Güner’in Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde bir evde saklandığını belirledi. Polis herhangi bir çatışma çıkması ihtimaline karşılık eve özel harekat polisiyle birlikte baskın yaptı. Yapılan baskında evde Güner ile birlikte 3 kişi daha yakalandı. Polis hükümlü ve 3 kişiyi polis merkezine geçirdi. Üzerinde sahte kimlik bulunan Güner kendisinin Ali Güner olmadığını ileri sürdü ancak yapılan parmak izi örneğinde şahsın Ali Güner olduğu tespit edildi. Güner’in bir kaç suçtan daha da arandığı belirlendi. Güner işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. 

Fatih Keçe

Edinilen bilgiye göre, Antakya istikametinden İskenderun yönüne gitmekte olan Hüseyin Tuncay (59) yönetimindeki 01 DK 668 plakalı asit yüklü tanker, Belen ilçesinde freninin boşalmasının ardından önünde seyir halindeki Recep Tezcan (54) yönetimindeki 42 JK 685 plakalı tıra çarptı. Çarpmanın etkisiyle şoförün kontrolünü kaybettiği tır yolun alt kısmında bulunan inşaat malzemeleri deposuna uçtu. Tır, uçtuğu yerde Belen Sarımazı Aile Sağlığı Merkezi doktorlarına ait olduğu öğrenilen 31 B 3699 ve 31 GU 044 plakalı iki motosikleti de altına aldı. Motorlara ciddi zarar veren tır, yolun alt kısmında bulunan mobilya yapım atölyesinin duvarına da çarparak çalışanlara korku dolu anlar yaşattı.

Freni boşalan asitli yüklü tankerin şoförü, tıra çarptıktan sonra yaklaşık 1 kilometre daha yol alarak boş bir alan aradı ve kırmızı ışıkta bekleyen araçlara çarpmamak için yoldan çıkarak bariyerlere ve ardından ağaçlara çarptı. Aracın üzerindeki asit yüklü tanker araçtan ayrılarak uçurumun kenarında durdu.

“Tanker şoförü faciayı önledi”

Kazada yaralanan tırın şoförü Recep Tezcan’a ilk müdahaleyi Belen Sarımazı Aile Sağlığı Merkezi doktorları Mustafa Ertunç ve İsmail Seler yaptı. Ertunç, “Araçta sıkışmıştı onu çıkarttık. Şoföre ilk müdahaleyi biz yaptık. Yaralının göğüs travması vardı. Konuşuyordu, bilinci açıktı. Serum taktık gerekli müdahaleleri yaptıktan sonra ambulans ile hastaneye gönderdik” dedi.

Enes Yalçın adlı temizlik görevlisi ise önce bir gümleme sesi duyduğunu ve ardından bir toz bulutu oluştuğunu tankerin o sırada yanından geçerek bariyerlere ve ardından ağaçlara çarparak durduğunu söyledi.

Mustafa Kayaförü adlı bir vatandaş ise tankerin ışığa girmemek için yoldan çıkarak bariyerlere çarptığını belirterek tanker şoförünün bu hareketiyle faciayı önlediğini belirtti.

Belen Belediye Başkanı Adnan Vurucu, Belen’de yine bir faciadan dönüldüğünü belirterek, yaşanan kazaların büyük bir çoğunluğunun büyük araçların şehir merkezinden geçmesi olduğunu söyledi. Başkan Vurucu bunu önlemek içinde otobana bağlanacak 19 kilometrelik yolun yapılması işini yatırım programına alındığını belirtti.

Tırın uçurumdan yuvarlanması güvenlik kameralarına yansıdı

Tırın uçurumdan aşağı yuvarlanması bölgedeki güvenlik kameralarına yansırken, kazaya tanıklık edenler de yaşadıklarını anlattı.

Freni boşalan tankerin çarpmasıyla yoldan çıkarak düşen tırın mobilya atölyelerine çarpmasıyla deprem olduğunu zannettiklerini ve hala şokta olduklarını söyleyen mobilyacı Mahmut Sürmeli, “Babamla birlikte burada çalışıyorduk. Zelzele mi oldu acaba diye dışarı çıktık baktık ki tır duvarımıza çarpmış. Allah yüzümüze baktı buna şükür” dedi.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık görevlileri, ilk müdahalenin ardından tanker şoförü Tuncay ile tır şoförü Tezcan’ı İskenderun Devlet Hastanesine kaldırdı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi. 

Mustafa Mert

Dörtyol Yeniyurt Mahallesi’nde Atatürk Çiftliği alanında Devlet Ocak, Fizyoterapist Ali Ergin ve Celal Ceren adlı üç girişimci, at sevgisini gelecek kuşaklara aktarmak ve biniciliğe olan ilgiyi arttırmak için kurdukları binicilik tesislerinde bulunan atlar ile ilk kez sahilde atlı sörf yaptılar. Paylaştıkları video ile ilgi odağı olan girişimci arkadaşlar, hobi olarak ilk defa yaptıkları sörf sporunu geliştirmek istiyor.

Yaklaşık 18 aydır atlı spor yaptıklarını belirten Celal Ceren, “Geçtiğimiz günlerde sahilde at binerken farklı bir şeyler denemek istedik. Sörf yapan arkadaşlarla birlikte konuşurken at ile sörf nasıl olur diye düşündük, bunu denemeye karar verdik ve denedik. Çektiğimiz videoyu da sosyal medyada paylaştık ama bu kadar yoğun talep olacağını bilmedik. Çok yoğun ilgi gördü, çok güzel geri dönüşler aldık. Denemek isteyen birçok kişiden talep aldık” dedi.

Fizyoterapist Ali Erkin, binicilik aktivitelerine hobi olarak başladıklarını belirterek, “Daha önce Adana’da Atlı Spor Kulübünde biniş yapıyorduk. Belediye başkanımızın da yer tahsisi desteği ile burada tesisimizi kurarak atlarımızı Hatay’ın Dörtyol ilçesine getirdik. Halktan gelen talep üzerine sahilde at bindiriyoruz, binicilik eğitimi veriyoruz. Şuan yeni aktivite olarak atla sörf yapıyoruz. Bunu kendimiz ilk kez yaptık ve başardık” diye konuştu.
İşletme ortağı Devlet Ocak ise, “At çiftliği binicilik sporunu ve Türk tarihinde büyük bir yeri olan ve bize unutturulan bu sporu yeniden insanlara hatırlatalım diye böyle bir karar aldık. Aslını, dokusunu bozmadan kurduğumuz at çiftliğimizde Avrupa’da özellikle son bir yıldır büyük ilgi gören ‘horse surfing’ olarak bilinen sörf çalışmalarına başladık. Şuan bu konuda kendimizi geliştiriyoruz. İleriki zamanlarda atlı sörf sporunu geliştirmeyi, yaygınlaştırmayı istiyoruz” diye konuştu. 

Necati İvgin-Ferit Savaş
 

Kıyıya vuran ölü balinayla ilgili incelemelerde bulunan İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, balinanın avlanmasından dolayı nesli tehdit altında olan İspermeçet Kaşolot türünden olduğunu söyledi. Avrupa’da sperm balinası olarak da bilinen balinanın ticari anlamda çok değerli olduğu için aşırı avlanmasından dolayı neslinin tehdit altında olduğunu söyleyen Turan, balinanın Akdeniz ve dünyada yaygın olarak bulunduğunu belirtti.

Balinanın yaklaşık 20 metre uzunluğunda ve erkek olduğunu belirten İSTE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan, ölüm nedeninin tam olarak şu an için bilinmediğini, otopsiden sonra ortaya çıkacağını ifade ederek, “Ticari anlamda çok değerli balinalar olduğu için çünkü başlarındaki ispermeçet yağından dolayı avcılıktan nesli tehdit altında olan balina türüdür. Başlarında yaklaşık bin 900 litre yağ bulunmaktadır. Bu yağ da bu balinaları aşırı dibe indiklerinde basınca karşı koruma görevi görüyor. Beslenmek için İskenderun Körfezi’ne giriş yapmış olduğunu düşünüyorum. Büyük erkek görünümünde 20 metre uzunluğundadır. Atlantik Okyanusu’nda olsun Akdeniz’de olsun yaygın olarak dolaşan ve göç eden bir türdür. Hatta Kuzey Denizi’ne belirli mevsimlerde gittiğini biliyoruz. Neden öldüğünü kestirmek şuan için zor bunun için otopsi gerekiyor.”

İskenderun Körfezi’nde balina ölümlerinin giderek yaygınlaştığını da söyleyen İSTE Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, nesli tehlike altında bulunan bu türler için Hatay’daki kıyı sahilleri boyunca kurtarma ekiplerinin oluşturulması gerektiğini özellikle vurguladı. Balinanın tehlikeli bir tür olduğunu da söyleyen Prof. Dr. Turan, hırçınlaşması ve sinirlenmesi durumunda da önüne gelen tekneleri dahi yutabileceğini sözlerine ekledi. Balinayı bulunduğu yerden çıkartarak İSTE Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi’nin bahçesine gömeceklerini söyleyen Turan, gömüldükten yaklaşık bir yıl sonra kemiklerinin ortaya çıktığını, daha sonra çıkan kemiklerini müzede sergilemeyi düşündüklerini belirtti.

Mustafa Mert
 

3 sene önce açılan ve her yıl 25 mezun veren Koza Evi’nde kursiyerler usta öğreticiler nezaretinde ipek böceklerinin yetiştirilmesinden, kozalardan elde edilen iplerle kumaş dokumacılığına kadar mesleğin en ince ayrıntılarını öğreniyorlar. Kursiyerler, mesleği öğrendikten sonra da KOSGEB ile yapılan işbirliğiyle açılan girişimcilik kurslarına katılarak girişimcilik belgelerini alarak iş yeri sahibi oluyorlar.
Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman, ipek böcekçiliği ve ipek dokuma mesleğinin Hatay’ın en eski mesleklerinden birisi olduğunu belirterek, “İpek dokuma anlamında yeniden bu mesleği canlandırmak özellikle bu meslekle uğraşmak isteyen vatandaşlara bu mesleği öğretmek, kendi başlarına bir işletme kurabilmeleri noktaya gelecek derecede eğitim vermek amacıyla kuruldu. Bu koza evini önce sezon başında ipek böcekçiliği yetiştiriciliği öğretiliyor” dedi

Sarı kozanın 1950 yıllarında Hatay’da çok yaygın olduğunu belirten Yaman, ”Hatay sarısı dediğimiz sarı ipek nedense tamamen yok olmuştu. Sadece beyaz koza üretiliyordu. Bir şekilde onun izini sürerek tekrar bulduk. Çok az miktarda başladık. Ve bu sene çok ciddi bir miktar elde ettik. Seneye burada sadece sarı koza üretmeyi düşünüyoruz. Hem bu mesleği daha çok kişiye öğreterek hem de bu insanlara bu işi sevdirerek yapabileceklerini anlatacağız. Bir kadın, evinin odası uygunsa evinde dahi bu işi yapabilir. Hatta bir odada ciddi bir ekonomik gelir sağlayacak miktarda koza da üretebilir. Koza ürettiği zaman herkesin illa dokuma yapması gerekmiyor. Onu Koza Birlik’e de satabilir. Üreticilere satabilir. Yani her yönüyle ekonomik getirisi olabilir bu meslek. Bu işi bu noktaya getirmekten gerçekten onur duyuyoruz” diye konuştu.
Koza Evi Sorumlusu ve Usta Öğretici Tülay Genç ise yaptığı açıklamada, “Hedefimiz buranın ticari boyutu değil de eğitim merkezi olması ve kadınlara istihdam yaratmamız. İkinci senemizde yine 25 öğrenci mezun ettik. Ve istihdam yaratıyoruz. Defne Belediyesi olarak da girişimcilik dersi aldırdık KOSGEB’ten ve 50 bin TL’lik hibe alabilecek kapasitede oldular. Yaklaşık 10 tane öğrencimiz bu işle uğraşmak istiyor” dedi.
3 yıl önce Koza Evini açtıklarında hedeflerinin mesleği yaygınlaştırmak ve sarı kozayı üretmek ve bulmak olduğunu ifade eden Genç, şunları kaydetti: ”Geçen sene az miktarda sarı koza ürettik. Bu sene daha fazla ürettik ve ciddi boyutta yumurta ürettik. Seneye Defne Belediyesi olarak biz sadece sarı kozayı üretmek istiyoruz. Bu mesleği öğrenmek isteyen herkesi kursumuza bekliyoruz.”

Koza Evi’nde yumurtalarından çıkan ipek böcekleri, taze dut yapraklarıyla besleniyor. Tüm evrimlerini burada geçiren ve ördükleri kozaların içinde kelebeğe dönüşen ipek böceklerinin ördüğü kozalardan çıkarılan iplikler, dokuma makinelerinde el emeği göz nuru dökülerek elde edilen yüzde 100 ipek kumaşlardan şal, kravat, gömlek, elbise gibi giyim eşyalarından süs eşyalarına kadar birçok ürün üretiliyor. 

Adem Karagöz

Hatay’ın Antakya ilçesi Saraykent mahallesi Birkent Sitesi önünde araç kontrolünü kaybeden sürücü, yedekte bekletilen ve içerisinden akım geçmeyen elektrik direğine çarptı. Çarpmanın etkisiyle elektrik direği Ekrem Doğan isimli vatandaşın evinin balkonuna doğru yan yattı.

Kaza sonrasında araç sürücüsü yaralandı. Kaza sırasında balkonda kimsenin olmaması olası bir faciayı önledi.
TEDAŞ yetkililerinin kaza mahalline gelerek gerekli önlemleri almasının ardından direk, vinç yardımı kaldırıldı.
Polis ekiplerinden edinilen bilgiye göre, otomobil sürücüsünün neden olduğu kaza ile ilgili soruşturmanın başladığı belirtildi.

Vatandaşlar, vinç gelene kadar yan yatmış vaziyette her an yıkılacakmış gibi duran devrik direği korkulu gözlerle izledi. Direğin onarılmasının ardından cadde sakinleri de rahat bir nefes alırken, kabloların kopmaması ve direğin yola devrilmemesi ise olası bir faciayı önledi.

Ev sahibi Ender Doğan, direğin büyük bir gürültü ve sarsıntıyla balkona düştüğünü söyledi. Şans eseri kurtulduklarına inandıklarını kaydeden Doğan, “Şehrin ortasından giden yüksek gerilim hattı yıl 2017 hala böyle bir zarara sebebiyet verebiliyor. Bizim için bu olaydaki en önemli şey aşağıda beyaz araba var, orada iki tane gencimizin sağ salim hayatta kalmış olması. Ayrıca eşimin salonda olması ve diğer komşularımın da aynı şekilde bu bölgede yer almaması. Ben dışarıdaydım. Eşim aradı ağlıyordu. Onu sakinleştirdim” dedi. 

Buğra Güney

Yağışların genellikle yağmur ve sağanak, öğle saatlerinden sonra Marmara’nın güney ve batısı, Ege, Akdeniz, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güney ve batısı ile Kırıkkale ve Yozgat çevrelerinde gök gürültülü sağanak şeklinde olması bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı Trakya ile iç ve doğu kesimlerde 2 ila 5 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Rüzgar, genellikle güney ve güneybatı, Güneydoğu kesimlerde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek.

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve kısa süreli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 19
İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra kısa süreli ve hafif yağmurlu 16

İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı ve kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 20

Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı ve kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 25

Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, ilk saatlerde iç kesimleri ve öğle saatlerinden sonra il geneli aralıklı ve kısa süreli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 22

Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı 12

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı 15

Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı 12

Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak yağışlı 19 

5 günlük hava durumu raporu için tıklayınız…