Geçtiğimiz yıl Eylül ayında 26 yaşındaki Çağlar Aşık, eşi M.A.A. tarafından ağzı bağlanarak yumruk ve tekmelerle, ardından sopa ile darp edildi. Cinnet getiren M.A.A., eşini derin bıçak darbeleri ile yaraladı. M.A.A., kanlar içerisinde kalan hamile karısına dakikalar süren işkencenin ardından pompalı tüfekle ateş etti. Çocuklarının gözü önünde işkence gören ve hem bebeğini hem de ayağını kaybeden Çağlar Aşık, hastanede geçirdiği zor günlerin ardından çocukları ile yeni bir hayata başladı. Kaybettiği bebeğinin mezarını ziyaret eden Çağlar Aşık, “Allah hiçbir anneye bunu yaşatmasın. Keşke beni bir araba çarpsaydı, bir kör kurşun vursaydı da çocuklarımın babası bu hale getirmeseydi. Benim de, çocuğumun da katili keşke o olmasaydı. O bir tek beni vurmadı, o benim karnımdaki günahsız ve yüzünü bile görmediğim çocuğuma da kıydı. Çocuğum bu Anneler Günü’nde burada yatacağına kucağımda yatsaydı. Ben başka bir şey istemezdim” dedi.

“Kızlarım ile hayata yeniden başladım“ 

Kızlarına hem annelik hem babalık ettiğini belirten Aşık, “Bütün annelere sesleniyorum. Rabbim hepimize sabır ve güç versin. Ben kızlarım ve ailem ile hayata yeniden başladım. Bizim için artık yeni günler var. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Ben ayağımın kesildiğini 6 gün sonra öğrendim. Canım o kadar yandı ki ben hiç geçmeyecek sandım. Bir daha hiç ayağa kalkamayacağım sandım. Ben ayağa kalkacağımı hayal ettim. Kızım hep parka gidelim, dışarı çıkalım diyordu, sonra ‘Sana sakat derler ben dayanamam’ deyip vazgeçiyordu. Ama artık biz parka gitmeye başladık. Beraber top bile oynuyoruz. Kızlarımın sayesinde yeniden hayata döndüm. Tek isteğim o adam bir tek bana yapmadı, karnımdaki bebeğime ve aileme yaptı. Allah onu cezaevinden çıkarmasın, ben devletimize güveniyorum. İnşallah oradan çıkamaz“ diye konuştu.  

Abdülkadir Güneş
 

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Bursa’daki gençlik kolları başkanlarıyla bir araya geldi. Doburca Sosyal Tesisleri’nde gerçekleşen toplantıya AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman ve İl Gençlik Kolları Başkanı Tarık Köse de katıldı.

24 Haziran’da gerçekleşecek olan tarihi seçimler öncesinde hazırlıkların konuşulduğu toplantıda Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, AK Parti gençlik kolları teşkilatlarının Türkiye’nin en önemli sivil hareketlerinden biri olduğunu belirtti. Çavuşoğlu, 24 Haziran’da gerçekleşecek olan seçimlerin Türkiye’nin geleceğine giden yolda önemli bir eşik olduğuna dikkat çekerek, gençlik kolları teşkilatlarının üzerine düşen görevi her zaman olduğu yerine getireceğine olan inancını dile getirdi.

AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman da seçimlere tüm teşkilatlarıyla hazır olduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Her zaman olduğu gibi halkımızla iç içe olarak, şehrimizin her noktasında insanımıza dokunuyor, taleplerini, geleceğe dair fikir ve beklentilerini dinliyoruz, cevap vermeye çalışıyoruz. İnşallah hep birlikte birkaç sonra Ramazan Ayı’nın sevincini yaşayacağız. Ramazan’ın feyz ve bereketini Bursa’mızın her noktasında insanımızla paylaşarak, İnşallah mübarek ayın ardından çifte bayram yaşayacağız. Bursa teşkilatları her zaman olduğu gibi bu önemli dönemeçte de üzerine düşeni yerine getirecektir.”  

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlediği basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

“2018 Türk ekonomisi açısından asla kayıp bir yıl değildir” 

24 Haziran seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulunan İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 kadar büyük ilde miting yapılmasını planlandığını kaydetti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Külliyede yapılan Ekonomi Koordinasyon Toplantısından bahseden Kalın, toplantıda ele alınan ekonomi başlıklarını sıralayarak, Türkiye’ye gelen turist sayısının bu sene 40 milyona ulaşmasının beklendiğini belirtti. Dövizle ilgili konunun birkaç haftadır gündemde olduğunu belirten Kalın, “Küresel hareketliliklerle ilgili olduğunu ifade etmekte fayda var. Dün ABD Başkanı Trump’ın tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından çekilmesi de piyasalara bir etki yaptı. Hükümetimizin, Cumhurbaşkanımızın başkanlığında uzun yıllardır sürdürdüğü mali disipline dayalı ekonomi politikaları aynen devam edecek. Bir seçim ekonomisi söz konusu değil. 2018 Türk ekonomisi açısından asla kayıp bir yıl değildir. Seçimlerin erkene alınmasının piyasalara katkısı oldu” diye konuştu. 

Terörle mücadele konusuna değinen Kalın, son yıllarda etkin bir mücadele yürütüldüğünün altını çizerek, Zeytin Dalı Harekatı’nın Afrin bölgesinde güven ve istikrarı büyük ölçüde tamamladığını belirtti. Kalın, “Biz her zaman olduğu gibi teyakkuz halindeyiz. İdlib bölgesinde potansiyel bir risk alanı olarak 12 tane gözlem noktası inşa ediyor. Bugün itibariyle 10.’su da kurulmuş durumda” şeklinde konuştu.

“ABD’nin tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmesi endişe vericidir” 

Dış politikadaki gelişmelere ilişkin açıklama yapan ve Kore’de Güney – Kuzey yakınlaşmasını değerlendiren Kalın, “Kore yarımadasında Kuzey – Güney yakınlaşmasını Türkiye tam olarak desteklemektedir. Nükleer silahsızlanma programını da tam olarak desteklediğimizi ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı. 

ABD’nin nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesini değerlendiren Kalın, “Bizim pozisyonumuz bu anlaşmanın devam etmesinden yana. ABD’nin tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmesi endişe vericidir. Bu bölgede yeni istikrarsızlıklara, gerilimlere ve çatışmalara yol açma riskini taşımaktadır” dedi. 

Anlaşmanın tek taraflı olarak iptal edilmesinin ABD’nin güvenilirliğini sarstığının altını çizen Kalın, “Biz bölgede hiçbir ülkenin nükleer silaha sahip olmasını istemiyoruz. Bölgemizin tamamen bütün nükleer silahlardan arındırılması bizim öncelikli hedefimizdir” diye konuştu. 

Almanya İçişleri Bakanının yaptığı resmi açıklamaya göre 2017 suç istatistik raporunda İslam karşıtı nefret suçlarının sayısında çok ciddi bir artışın tespit edildiğini kaydeden Kalın, “Geçen yıl sadece Almanya’da bin 75 İslam karşıtı nefret suçu işlendi. Antisemitik saldırıların da artış gösterdiğini görüyoruz. 2017 yılında Almanya’da bin 507 antisemitik suç işlenmiş. Bizim mesajımız çok açık ve net, antisemitizmin kaynağı ne İslamdır ne Müslümanlardır, Avrupa’da yükselişe geçen aşırı sağ hareketlerdir, ırkçı ve nefret söylemleridir. Bazı Avrupalılar kutsal kitabımıza ilişkin kendilerinde birtakım çağrılarda bulunmak yerine Avrupa’da yükselişe geçen aşırı sağın nereye gideceğine dair birtakım tedbirler almalıdır. Bizim kitabımızla uğraşmak yerine aşırı sağın yükselişini önlemek için çaba sarf etmelidirler“ şeklinde konuştu. 

“8 teröristten ikincisinin iltica talebinin kabul edilmesi vahim bir durum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ya da Ruhani ile bir görüşmesinin olup olmayacağının sorulması üzerine Kalın, “Yakın planladığımız bir görüşme trafiği yok ama olabilir” ifadelerini kullandı. 

Yunanistan’ın Türkiye’den kaçan darbeci askerlerin iadesine ilişkin tutumunu değerlendiren Kalın, “8 darbeci askerden, yani 8 teröristten ikincisinin iltica talebinin kabul edilmesi vahim bir durum. Bir AB ülkesinde dolaşmalarına izin verildiği gerçeği önümüzde duruyor, buna bizim tepkisiz kalmamız mümkün değil. Herkes biliyor ki bu 8 asker Türkiye’nin iki tane helikopterini çalarak Yunanistan’a. Bunlar Cumhurbaşkanımızı ve ailesini öldürmek maksadıyla Marmaris’e gitmişlerdi. Bırakın bunların iadesini, iltica taleplerinin kabul edilmesi hukuk adına da bir skandaldır. Elbette ikili ilişkilerimizi olumsuz yönde etkileyerek bir gelişmedir” açıklamasında bulundu.

“MHP ile ortak bir miting de yapılabilir” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP lideri Bahçeli ile ortak bir miting programının olup olmayacağının sorulması üzerine Kalın, “Böyle bir ihtimal var. Kesinleşmiş bir kampanya programı henüz oluşmadı, şu günlerde oluşuyor. Böyle bir ihtimal de var. MHP ile ortak bir miting de yapılabilir. Cumhur İttifakı’nın mitingi olarak, BBP’de buna katılabilir. Bu Cumhur İttifakı’nın gücünü, birlik ve beraberlik ruhunu yansıtacak önemli bir mitin olacaktır. Sokağa çıktığınız zaman Cumhur İttifakı’nın gerçek manada sahiplenildiğini görüyorsunuz. Dolayısıyla bunu bir miting ile ortak bir tamım programlarla taçlandırmak da elbette güzel olacaktır” dedi.

“Cumhurbaşkanımız Sayın İnce’yi kabul edecektir” 

Kalın, Muharrem İnce’nin randevu talebine ilişkin ise, “Önümüzdeki birkaç gün içinde bu olabilir. Cumhurbaşkanımız siyasi nezakete son derece ehemmiyet veren bir liderdir. Bu nezaket çerçevesinde elbette Sayın İnce’yi kabul edecektir. Seçim tarihinin ilan edildiği günden itibaren bu seçim kampanyasının yapıcı söylemlerle inşa edilmesi gerektiğinin hep altını çizdik. Bunun dışında yollara tevessül etmek, seviyesiz yaklaşımlar bizim kabul edebileceğimiz bir tarz değildir. Bu kabul elbette bu çerçevede gerçekleşecektir, görüş alış verişinde bulunulacaktır, ‘hayırlı olsun’ denilecektir. Randevu verilmesinde herhangi bir sıkıntı yok. Gün ve saat olarak özel kalemler bunu çalışıyorlar, önümüzdeki günlerde bu görüşme gerçekleşebilir” açıklamasında bulundu.

“Bizim ciddi endişelerimiz var” 

Trump’un İran konusunda kararını açıklamasından sonra gündeme gelen uygulanacak ambargoların neler olduğunun sorulması üzerine Kalın, “Daha önceden İran’a yönelik bu tür yaptırımlar uygulandı. Bundan İran halkı ve bölge zarar gördü. Bu tür çatışmacı yaklaşımlardan ziyade daha kucaklayışı bir yaklaşımın isabetli olacağı kanaatindeyiz. İran bizim önemli bir ticaret ortağımızdır. İran ile birçok alanda yürüttüğümüz siyasi, ekonomik ilişkilerimiz var. Prensip olarak bu karar bölgede istikrarsızlığı körükleyeceği, yeni çatışmalar yol açacağına dair bizim ciddi endişelerimiz var” diye konuştu.

“Türkiye oraya da müdahale etmekten asla kaçınmaz” 

Tel Rıfat’da PYD-YPG varlığının büyük ölçüde sıfırlandığını kaydeden Kalın, oradan kaçan insanların Azez’e gittiklerini kaydederek, bu konuyu Ruslarla görüşmeye devam ettiklerini belirtti. Kalın, “Tel Rıfat’ta herhangi bir terör riski söz konusu olması halinde Türkiye oraya da müdahale etmekten asla kaçınmaz. Bu konudaki kararlılığımız son derece net ve dünyanın malumu” şeklinde konuştu.

“ABD’nin büyükelçiliğini oraya taşıması bizim için yok hükmündedir” 

ABD’nin büyükelçiliğini Telaviv’den Kudüs’e taşıyacağının hatırlatılması üzerine Kalın, “ABD’nin büyükelçiliğini oraya taşıması bizim için yok hükmündedir. Biz Filistin yönetimi ile yakın ilişkilerimizi devam ettireceğiz. Kudüs ve çevresinde tarihi, dini kimliğin korunması için çalışmalarımızı devam ettireceğiz” dedi.  

Azerbaycan’ın son dönemde yetiştirdiği en büyük bilim insanlarından Prof. Dr. Hamlet İsahanlı’nın 70’inci doğum günü çerçevesinde “Bu Dünyaya Ne Getirdim” başlıklı bir etkinlik gerçekleştirildi. Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS) ve Hazar Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği ve İstanbul Aydın Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı etkinlikte, İsahanlı’nın şiirlerinin bestelenmesiyle üretilen eserler, Hazar Üniversitesi Oda Orkestrası ve Azerbaycan devlet sanatçıları tarafından seslendirildi.

“Sanat dolu bir gün geçirdik”

Konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na konuşan Prof. Dr. Hamlet İsahanlı şunları söyledi:  “Ben bir bilim adamıyım, matematikçiyim. Ancak aynı zamanda sosyal bilimlerle de uğraşıyorum. Şiir yazıyorum. Kitaplarım var. Azerbaycan’da eski Sovyetlerin ilk özel üniversitesi olan Hazar Üniversitesi’ni kurdum. Türkiye’de üniversiteler ile akademisyenler ile özellikle de İstanbul Aydın Üniversitesi ile birçok çalışmalarımız var. İstanbul Aydın Üniversitesi doğum günüm vesilesi ile beni davet etti. Benimle beraber Azerbaycan’ın çok önemli sanat insanları da bu etkinliğe geldiler. Üniversitemizin orkestrası da olmak üzere bu alanda güzel çalışmaları bulunan sanatçılarda benimle birlikte buradalar. Burada bu etkinlik ile birlikte bir müzik ve şiir meclisi oluşturduk. Aynı zamanda Ankara, İzmir ve Tebriz’den de davetler aldık.  Dolayısıyla bu tür etkinliklerde bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Dostlarım ile sanat dolu bir gün geçirdik.”

Şiirlerinde İstanbul ve Azerbaycan sevgisini yansıtan İsahanlı’nın eserlerinden başka, Azerbaycanlı ünlü halk ozanı Aşık Cihangir de mini bir konser verdi.

Hamlet İsahanlı kimdir?

1 Mart 1948’de, bugün Gürcistan’da yer alan Gardabani (Karayazı) kentinin Kosalı köyünde doğan Prof. Dr. Hamlet İsahanlı, 1965’te lise eğitimini “altın madalya” ile bitirip Azerbaycan Devlet Üniversitesinin (şimdiki Bakü Devlet Üniversitesi) mekanik-matematik bölümünü kazandı. 1970 yılında buradan takdirname ile mezun oldu. 1970-1973 yılları arasında doktora eğitimi için Moskova’ya  gönderildi ve 1973 yılında matematik bilimleri doktoru (Ph.D) unvanını aldı. 1973-1983 yılları arasında SSCB’nin köklü üniversitelerinde öğretim üyeliği yaptı. Bu yıllarda bilimsel çalışmaları SSCB, ABD, Birleşik Krallık, Kanada ve Almanya gibi ülkelerin saygın bilim dergilerinde Hamlet İsayev imzası ile yer aldı. Daha sonra Sovyet Komitesi tarafından kendisine Profesör unvanı verildi. 1991 yılında Azerbaycan’ın ilk özel üniversitesi olan Hazar Üniversitesi’ni kurdu. Hazar Üniversitesi’nde 2010 yılına kadar kurucu rektör olarak görev yapan İsahanlı, halen üniversitenin Mütevelli Heyet Başkanlığı’nı yürütmektedir.

Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri dolayısıyla vatandaşların iş ve işlemlerinin yürütülebilmesi için hafta sonu il ve ilçe nüfus müdürlüklerinin hizmet vereceğini belirten Balıkesir İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürü Reis Demir “Pasaport ve sürücü belgelerinin teşkilatımıza devredilmesinden sonra nüfus idarelerimiz de bir yoğunluk yaşanmaktadır. Özellikle 24 Haziran’da seçimlerin yapılacak olmasından dolayı bazı vatandaşlarımız ellerinde kullandıkları eski nüfus cüzdanlarının seçimlerde geçerli olmayacağı düşünerek kimlik kartlarını değiştirmeleri gerektiği gibi bir yanlış algı içindeler. Eski nüfus cüzdanları halen geçerlidir ve değiştirilmesi için daha zaman vardır. ,

Vatandaşlarımızın bu konuda tedirgin olmalarına gerek yoktur. Zaten ana hizmetlerimiz ve yerleşim yerleri adres değişikliği işlemlerinden dolayı yoğunluk yaşanmaktadır. Bizim özellikle kamu oyuna duyuyarak söylemek istediğimiz vatandaşlarımız lütfen rahat olsunlar ellerinde ki eski nüfus cüzdanlarının seçime kadar değiştirmeleri gerektiği gibi bir kural yoktur. Özellikle ilimizde ve körfez ilçelerimizde yazlıkların bulunması nedeniyle vatandaşların özellikle tatil beldelerinde oyunu kullanabilmek için yerleşim yeri müracaatları yapmaktadır buda kendilerinin en doğal hakkıdır ve bu nedenle ilçelerimizde de aşırı derecede bir yoğunluk yaşamaktadır”dedi.

İş yükümüz arttı ama üstesinden geliriz

Pasaport ve sürücü belgesi işlemlerinin nüfus müdürlüklerine devrilmesi hakkında da bilgiler veren Reis Demir “Pasaport ve sürücü belgesi işlemlerinin bize geçmesi, gayet normaldir. Esasında kişi kaydına dayalı tanzim edilen belgelerdir. Bizde nüfus idaresi olarak bu belgeleri tanzim eden bir kuruluşuz. Tabi ki bir geçiş süreci yaşıyoruz bu süre içerisinde nasıl ki Türkiye’nin en büyük bilişim projesi MERSİS başarıyla hayata geçirildiyse buda aynı şekilde olacaktır. Geçiş döneminde bazen kurumlarla entegrasyonda bazı sıkıntılar yaşıyoruz. Bu aksaklıklar geçici olan şeylerdir. İş yükümüz artmıştır ama biz biz bununda üstesinden geliriz. Yaşadığımız bu yoğunluk içerisinde vatandaşlarımızın hoş görüsünü çok net bir şekilde görüyoruz”şeklinde konuştu.

Cumartesi ve Pazar nüfus daireleri açık

Nüfus müdürlüklerinin çalışma saatlerinde değinen Reis Demir “Balıkesir İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü olarak bizim Eylül ayına kadar fazla mesaimiz devam ediyor, Cumartesi günleride sabah 09.00’dan 17.30’a kadar mesaimizi sürdürüyoruz ama 12 Mayıs tarihine kadar Pazar günleri de çalışacağız. Hafta içinde de zaten öğlen ara vermeksizin çalışıyoruz. Vatandaşlarımız bu mesai saatlerimizde dikkate alarak ilçlerimizde dahil olmak üzere lütfen müracat etsinler. Bazı ilçelerimizde dairelerimizi hafta sonları açık olduğu halde vatandaşlar müracat etmiyor”dedi.

Hasan Otağ Fırıncıoğulları 

 

Uluslararası Demiryolları Birliğinin (UIC) 10. Dünya Yüksek Hızlı Demiryolu Kongresi ve Yüksek Hızlı Demiryolu Fuarı, TCDD ev sahipliğinde Ankara’da başladı.

ATO Congresium’da 3 gün sürecek kongre ve fuara, 30 ülkeden 150 konuşmacı ve 900’ün üzerinde davetli katıldı. “Sürdürülebilir ve Rekabetçi İşletimlere Yönelik Bilgilerin Paylaşımı” temalı kongrede, teknik, ekonomik ve sosyal konularda birçok oturum ve yuvarlak masa toplantısı yapılacak, davetliler teknolojik yenilikleri yakından görme şansına sahip olacak. 

Kongrenin açılış töreninde konuşan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye’nin, konumu itibarıyla Asya, Avrupa, Akdeniz ve Karadeniz havzasının da içinde bulunduğu bölgenin kesişme noktası olduğunu ifade ederek, “Bulunduğu coğrafya, sosyal, kültürel ve ekonomik dokusu, Türkiye’yi Avrupa ve Asya’nın doğal merkezi haline getiriyor. Tarihi ipek yolunun da kalbi konumundaki Türkiye, 3-3,5 saatlik uçuşla yaklaşık 60 ülkeye erişebilen bir ülkeden bahsediyoruz. Doğu-Batı ve Kuzey-Güney akslarının en önemli santral ülkesi durumundayız. Karayolu ve demiryolu koridorları, Asya-Avrupa bağlantısının en önemli ulaşım seçeneklerini oluşturmakta. Türkiye’nin yüksek hızlı demiryolları ve demiryolları endüstrisi yapısı gereği, küresel karakter arz etmekte. Bu kongreyi, bu coğrafyanın ihtiyaçlarının tespitinde, yüksek hızlı demiryolu teknolojilerinin teknik ve uygulamalarının sürdürülebilir paylaşımında bir platform olarak da görüyoruz. Sürdürülebilir ve rekabetçi işletimlere yönelik bilgilerin paylaşılması kongrenin önemli çıktılarından biri olacak” şeklinde konuştu.

“Türk insanını YHT ile tanıştırdık” 

Türkiye için vazgeçilmez derecede önemli olan demiryollarının, 50 yıl boyunca ihmal edildiğini belirten Arslan, 2003’ten sonra demiryollarının Türkiye’de devlet politikası haline geldiğini ve ciddi yatırımlar yapıldığını anlattı. Demiryollarına yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren Arslan, “Türk insanının yüksek hızlı trenle tanışmasına da vesile olduk. Bu kapsamda TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ve elbette Başbakanımız Binali Yıldırım’a teşekkür ediyorum. Türkiye’de, bugüne kadar yaklaşık 40 milyon kişiyi yüksek hızlı trenle taşıdık. Bu sene sonu itibariyle de Haydarpaşa Garı’na ulaşmış olacağız. Ankara-Sivas hattında da çalışmalarımız son hızıyla sürüyor. Ege’ye bağlanmak üzere de Ankara-İzmir yüksek hızlı demiryolu hatlarının inşası başladı. Böylece küçük Asya ile İpek yolu güzergahındaki Asya ülkelerini birleştiren demiryolu koridorunun en önemli akslarından birini tamamlamayı hedefliyoruz” diye konuştu

“Gebze – Sabiha Gökçen – Yavuz Sultan Selim Köprüsü – 3. Havalimanı – Halkalı projesi tamamlanıyor” 

Halkalı’dan Kapıkule’ye kadar olan yaklaşık 230 kilometrelik hızlı tren hattında ihale süreçlerinin devam ettiğini ifade eden Arslan, İstanbul’daki banliyö hatlarının, metro standartlarına getirilmesi ve yüksek hızlı trenler için bir hat daha yapılması işlemini bu sene sonunda bitireceklerini bildirdi. Arslan, Asya ile Avrupa arasında artacak yük hareketine hizmet edecek İstanbul’da ikinci bir koridor olan Gebze – Sabiha Gökçen – Yavuz Sultan Selim Köprüsü – 3. Havalimanı – Halkalı demiryolu yapımı proje hazırlama çalışmalarında son aşamaya gelindiğini söyledi. Türkiye’de bin 213 kilometre işletmede olan yüksek hızlı tren hattının olduğunu kaydeden Arslan, “3 bin 798 kilometre demiryolunun inşası, 11 bin 582 kilometrelik demiryolu hattında da yapım, ihale ve proje hazırlama çalışmaları sürüyor. Ülkenin dört bir yanını hızlı tren ağlarıyla örüyoruz ve ülkenin iki yakasını demiryolu ağlarıyla bağlıyoruz. Ayrıca Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı ve hızlı tren hatlarıyla kıtalararası köprü konumumuz da pekişecek. Türkiye’de uluslararası koridorlar potansiyeli ortaya çıkarılırken tüm projeleri bir potada kullanabilmeyi sağlayacağız. Lojistik sektörünün ihtiyaç duyduğu bütün hizmetleri verebilecek lojistik köyleri de hayata geçirdik, bu anlamda planlanan 21 lojistik merkezden 8’i işletmeye açıldı, 5’inde inşaat çalışması devam ediyor” ifadelerini kullandı. 

Açılış töreninin ardından Bakan Ahmet Arslan ve beraberindeki heyet, fuar alanını gezdi. Arslan, simülator treni kullandı ve şirket temsilcileriyle sohbet etti.  

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Özel Harekat (JÖH), Polis Özel Harekat (PÖH), Jandarma Komando Birlikleri ile iç güvenlik operasyonları çerçevesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin hava ve kara unsurlarınca bin 495 operasyon yapıldı. Terör örgütlerine yardım ve yataklık yaptığı ve örgütlerle irtibatlı olduğu değerlendirilen 857 Terör (PKK/KCK 150, aşırı sol 26, DEAŞ 94, FETÖ/PDY 587), 3 bin 198 uyuşturucu ve kaçakçılık suçlarından ve 245 düzensiz göçle mücadele kapsamında olmak üzere toplam 4 bin 300 kişi gözaltına alınmıştır. Son bir haftada gerçekleştirilen operasyonlarda (1 ölü, 16 sağ, 5 teslim) aralarında İçişleri Bakanlığı terörden arananlar listesinde gri kategoride Adil (K) Muhdi Başçı adlı sözde üst düzey teröristin de bulunduğu toplam 22 terörist etkisiz hale getirildi. Yapılan operasyonlar neticesinde 7 ilde (Diyarbakır 1, Erzurum 1, Hakkari 5, Van 1,) toplam 8 sığınak/barınak/mağara kullanılamaz hale getirilirken, 4’ü ağır ve uzun namlulu toplam 8 silah, 24 adet el bombası, 3 bin 58 adet muhtelif mühimmat ele geçirildi. 115 kilo patlayıcı madde, 13 adet el yapımı patlayıcı/mayın imha edildi. 

Uyuşturucu ve kaçakçılık ile mücadeleye yönelik gerçekleştirilen 2 bin 356 operasyonda ise 422 kilo esrar, 252 kilo eroin, 15,20 kilo kokain, 1 kilo afyon sakızı, 6,7 kilo sentetik kannabinoid, 4 kilo metamfetamin, 28 bin 886 adet ectasy hap, 488 adet captagon, bin 4 adet sentetik ecza, 118 bin 529 kök kenevir bitkisi ele geçirildi. Ayrıca 357 bin 388 paket kaçak sigara, 61 bin 746 litre kaçak akaryakıt ele geçirilirken, bu operasyonlar kapsamında 3 bin 198 kişi gözaltına alındı. Sokak satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda, okul çevreleri, parklar ve gençlerin yoğun olarak bulunduğu yerlerde yapılan kontrol ve gerçekleştirilen çalışmalarda 382 şüpheli gözaltına alındı. 33 kilo esrar, 10 kilo eroin, 1 kilo afyon sakızı, 1 kilo kokain, 1,6 kilo sentetik kannabinoid, 3,6 kilo metamfetamin, 28 bin 886 adet uyuşturucu hap, 358 kök kenevir ve 23 tabanca/tüfek ele geçirildi. 

1 MAYIS ÖNCESİ HUZUR OPERASYONLARI 

Düzenlenen asayiş uygulamalarında ise 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün huzur ve güven ortamında kutlanmasının sağlanması, bu etkinlikleri provoke edebilecek, suç işleyebilecek kişileri tespit ederek yakalamaya yönelik 30 Nisan’da ülke genelinde eş zamanlı olarak 58 bin 337 personel, 10 bin 380 kara, 6 deniz ve 2 hava aracı ile toplamda 10 bin 388 ekip, 221 dedektör köpeğin görev aldığı “Türkiye Güven Huzur Uygulaması 2018-3” yapıldı. Uygulama sonucunda, 486 bin 328 kişi kontrol edilerek bin 102 aranan şahıs yakalanmış, 116 bin 889 aracın sorgu ve incelemesi gerçekleştirilerek 52 aranan araç ve 544 trafikten men edilmesi gereken araç tespit edildi.

SİBER SUÇLARLA MÜCADELE 

Siber suçlarla mücadelede kapsamında terör örgütü propagandası yapan, bu örgütleri öven, terör örgütleri ile iltisaklı olduğunu alenen beyan eden, halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevk eden, devlet büyüklerine hakaretlerde bulunan, devletin bölünmez bütünlüğüne ve toplumun can güvenliğine kast eden, nefret söylemleri içeren 530 sosyal medya hesabı ile ilgili çalışma yapılarak, tespit edilen 242 kişi hakkında yasal işlem yapıldı. Ayrıca düzensiz göçle mücadelede bin 5’i denizlerde olmak üzere toplam 2 bin 941 düzensiz göçmen yakalanarak, düzensiz göçmenlerin yasa dışı yollarla yurt içine girmesine ve yurt dışına çıkmasına aracılık eden 245 organizatör gözaltına alındı.  

6 Ağustos 2013’te temelleri atılan Çamlıca Camii inşaatında sona gelindi. Caminin dev kubbesinin iç süslemeleri için kurulan iskelelerin bir bölümü söküldü. İskelelerin bazılarının kaldırılmasıyla tamamı el işçiliği süslemeler de ortaya çıktı. Muhteşem mimari içeriden drone ile görüntülendi. Görüntülerde dev kubbe ve iç süslemeleri görülürken, cami inşaatının neredeyse tamamının bittiği görülüyor. Kadir Gecesi’nde ibadete açılacak Çamlıca Camii 63 bin kişinin aynı anda ibadet edebileceği şekilde planlandı. 6 minareli camide, 11 bin metrekare büyüklüğünde Türk İslam eserlerinin yer alacağı bir müze ile 3 bin 500 metrekare büyüklüğünde bir sanat galerisi olacak. Kompleksin içinde ayrıca sanat atölyeleri, kütüphaneler ve konferans salonları bulunacak. Kompleksin altında ise 3 bin 500 araç kapasiteli katlı bir otopark bulunuyor. 

İstanbul Cami ve Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Ana kubbemizin altında bulunuyoruz, sıfırdan 72 metre yükseklikte 34 metre çapında tam ortasında Esma’ül Hüsna’dan 16 tane olduğu, Allah’ımızın güzel isimlerinden 16 tanesini nakşettiğimiz ana kubbe yazımız ve desenimiz. Yazımız ve süslememiz nanoteknoloji ile paslanmaz çelikten üretilip, boşlukta duruyor imajını vermek üzere kubbeden 40 santimetre boşlukta yerine takılmış durumda. Ana kubbemizi taşıyan dört büyük kemerin altında Fetih Suresi’nin tamamı buradaki metrajı 220 metre boyunda. Cumhuriyet tarihinde ilk kez Fetih Suresi’ni buraya nakşettik. Şu andaki programımızı Kadir Gecesi’nde açılmak için uğraşıyoruz. Takdir Sayın Cumhurbaşkanımızın olacaktır” dedi.  

Mustafa Biçer
 

Milli imkanlarla tasarlanan ve üretilen 302 mm füze ve silah sistemi Kasırga, yüksek isabet ve tahrip gücüne sahip. Sisteme K+ Projesi ile güdüm ve pod kabiliyeti de eklendi ve menzil 120 kilometreye çıkarıldı. Bu sayede Kasırga, 30 kilometreden 120 kilometre mesafeye kadar kritik nokta hedeflerini yoğun ve etkili biçimde vurma imkanına kavuştu. 

Yüzde yüz yerli ve milli bir sistemle geliştirilen Kasırga, Türk Silahlı Kuvvetlerinin vurucu yeteneğini de önemli ölçüde artırdı. Kasırga ile Türkiye, hem kendi ihtiyaçlarını yerli ve milli imkanlarla karşılarken, hem de bu teknolojiyi dost ve kardeş ülkelere de satan bir ülke konumuna geldi.

KASIRGA HAKKINDA 

Derinlikteki kritik bölge hedefleri oldukça başarılı şekilde vuran Kasırga, katı kompozit yakıt teknolojisine sahip.
Kasırga roketleri sabit çelik tüpten fırlatılabildiği gibi kötü hava ve çevre koşullarına karşı yüksek koruma ve daha kolay ve süratli doldurma ve boşaltma imkanı sağlayan izoleli pod içerisinden de fırlatılabiliyor.

T-300 KASIRGA TOPÇU ROKETİ 

T-300 Kasırga Topçu Roketi, 65 ila 100+ kilometre menzile sahip ve 525 kilogram-590 kilogram ağırlığında. Harp başlığı ağırlığı 150 kilogram olan T-300 Kasırga Topçu Roketi, 70 metre etki yarı çapına sahip.

KASIRGA K+ 

Kasırga K+ ise 35 ila 120+ kilometre menzile sahip ve 585 kilogram ağırlığında. Harp başlığı ağırlığı 105 kilogram olan Kasırga K+, 60 metre etki yarı çağına sahip.  

Bu yıl 9’uncusu düzenlenen Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği’ kongresinin açılışı bugün yapıldı. İş birliği konulu tematik toplantılar, sempozyumlar, iş sağlığı ve güvenliği fuarı, teknik eğitimler, iş yerlerine teknik ziyaretler gibi aktivitelerin yapılacağı kongrenin açılışına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu ile İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Orhan Koç da katıldı. Açılış konuşmasında söz alan Bakan Sarıeroğlu, önemli mesajlar verdi.

“100 bin işçide ölümlü iş kazasını yüzde 38 oranına azaltmış durumdayız”

Ölümlü iş kazası oranını azalttıklarını dile getiren Bakan Jülide Sarıeroğlu, “İstihdam oranımız 28 milyon 189 bine ulaştı. İş gücü piyasamızın bu denli yükselmesinin elbetteki iş sağlığı ve güvenliği açısından riskleri de beraberinde getirmesi beklenir normal şartlarda. Ancak biz bu riskleri bertaraf edecek çok güçlü adımları attık. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatımızı gelişmiş ülkeler seviyesinde uyumlaştırdık. Denetim ve rehberlik faaliyetlerimizi etkinleştirdik ve toplumumuzdaki sağlık ve güvenlik kültürünü geliştirdik. Bu sayede 2002 yılına göre 2017 yılında iş yeri sayımız yüzde 157 oranında çalışan sayımız yüzde 177 oranında artmasına rağmen 100 bin işçide ölümlü iş kazası oranımızı yüzde 38 oranında azaltmış durumdayız” dedi.

“Çalışanların işsizlik sigortasını, işverenin payını önümüzdeki yıl itibariyle 3 yıl boyunca yüzde 1’e düşürüyoruz”

Önemli teşvikleri hayata geçireceklerini dile getiren Bakan Sarıeroğlu, “Çok tehlikeli sınıfta yer alan orta ve büyük ölçekli işletmelerimize de iş sağlığı ve güvenliği açısından önemli teşvikleri hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda 3 yıl boyunca ölümlü ve sürekli iş görmezlikle sonuçlanan iş kazası ve meslek hastalığı yaşanmayan iş yerlerimizde çalışanların işsizlik sigortası işveren payını bir sonraki takvim yılından geçerli olmak üzere 3 yıl boyunca yüzde 1 oranına düşürüyoruz. İş sağlığı ve güvenliği etkinliğini arttırmak için sanal gerçeklik merkezini kurarak gelecek dönemde eğitim çalışmalarımızda yenilikçi bir bakış açısını ortaya koyacağız. 6331 sayılı kanunun yayımlanması ile birlikte iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinden faydalanan sözleşme yapan iş yeri düzeyinde yüzde binlere varan bir değişim yaşanmıştır. Kanunun uygulamaya başladığı günden bugüne 111 eğitim kurumu, 2 bin 623 ortak sağlık güvenlik birimi ve toplum sağlığı merkezi, 110 bin 815 iş sağlığı güvenliği uzmanı, 13 bin sağlık personeli, 34 bin 340 işyeri hekimi, 3 bin 87 eğitici ile toplam sertifikalı kişi sayımız 161 bin 577’yi bulmuştur” diye konuştu.

“İş sağlığı güvenliği kuruluşlarının üst düzey yöneticileri tematik toplantı yapacaklar’’

Düzenlenen kongrenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda katkı sağlayacağına inanan İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Orhan Koç, “4 gün devam edecek kongre programı süresince G-20 üye ülkeleri, İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkeleri ve uluslararası iş sağlığı güvenliği kuruluşlarının üst düzey yöneticileri ile birlikte tematik toplantılar yapılacaktır. Ayrıca yerli ve milli üreticiler ile uluslararası firmaların katıldığı 3. Türk İş Sağlığı Güvenliği Fuarı’ da eş zamanlı olarak devam edecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın himayeleri, sayın Başbakanımızın ve sayın Bakanımızın destekleri ile düzenlediğimiz 9. Uluslararası İş Sağlığı Güvenliği Kongremizin iş sağlığı ve güvenliği alanında hedeflerimize katkı sağlayacağına inanıyor ve kongremizin hayırlara vesile olması dileğiyle saygılarımla arz ediyorum” şeklinde konuştu.  

Alper Suat Tutaşı