1. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Cephesi’nde şehit olan Mehmetçiklerin anısına her yıl düzenlenen Çanakkale Milli Bilinç İzci Kampı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi izcileri başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanından ve yurtdışından gelen 5 bin izci, Eceabat’ın Kocadere mevkiinde bir araya geldi. 22 Nisan’da başlayan Milli Bilinç Kampı’nda izciler eğitim faaliyetlerinin yanı sıra 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı da burada kutladı.

ABİDEDE VE ŞEHİTLİKTLERDE ANMA PROGRAMLARI DÜZENLENDİ

İzciler, 5 günlük kamp süresi boyunca uluslararası anma etkinliklerine katıldılar ve şehitlik ziyaretleri gerçekleştirdiler. 24 Nisan’da Şehitler Abidesi’ndeki Çanakkale Zaferi’nin 103. Yılı Anma Töreni’ne katılan izciler daha sonra 57. Alay Şehitliği’nde düzenlenen anma etkinliğinde hazır bulundu. 

Şehitlikleri tek tek gezen izciler tüm şehitliklere karanfil bırakarak şehitler için dua etti. İzciler törenlerin ardından Prof. Dr. Mehmet Çelik’in Çanakkale Savaşları’nı ve Çanakkale Destanı’nı içeren konferansına katıldı. 

DEDELERİNİN İZİNDEN YÜRÜDÜLER

Çanakkale Milli Bilinç İzci Kampı’nın üçüncü gününde izciler dedelerinin yaptığı gibi 04.00’te top sesleriyle uyandılar. Saçlarına kına yakılan izciler, 57. Alay askerlerinin son yediği yemek olan kırık buğday çorbasını içip, hamur lokmalarını yedi. Askerlerin o dönem giydiği enveriye kabalağı şapkalarını giyen izciler, 57. Alay Şehitliği’ne gitmek için kamp alanından başlayarak Conkbayırı’na doğru 10 kilometrelik mesafeyi yürüdü. 

İBB, 200 PERSONEL VE 100 ARAÇLA 24 SAAT HİZMET VERDİ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Milli Bilinç Kampı süresi boyunca boyunca izcilerin tüm ihtiyaçlarını karşıladı. İBB, 23 birim, 200 personel ve 100 araçla yemekten barınmaya, ulaşımdan sağlığa kadar tüm izcilere 24 saat hizmet verdi.
 

İstanbul trafiği hakkında değerlendirmelerde bulunan İstanbul Aydın Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan, trafiğe yapılan bazı müdahalelerin geçici rahatlama sağladığını, ancak genel tablonun iç açıcı olmadığını söyledi. 

İstanbul trafiğinde yaşanan sorunların uzun yılların birikimi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Altan, “Bu sorunların çözümü için birçok büyük karar alındı, projeler gerçekleştirildi. Bu hamleler yapılmasaydı muhtemelen bugünkünden daha karmaşık bir durumla karşı karşıya kalacaktık” dedi. 

Ulaşımla kentleşmenin eşgüdümlü yürütülmesi gerekliliğinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Altan, kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar yapılmasının zorunlu olduğunu ifade etti. 

Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan “Uzun vadede trafik tıkanıklığı katlanılabilir düzeylere çekilmiş bir İstanbul hedeflenmeli. Bunun çözümü ise çok aşamalı. Uzun, orta ve kısa vadeli öneriler sunulabilir. Tüketim kültüründe değişimlerin oluşturulması en uzun vadelilerden birisi mesela. Projeler otomobil odaklı geliştirilmemeli ama otomobilin merkezi konumunu da inkâr etmemeli. Toplu taşıma mutlaka iyileştirilmeli. Birbirine entegre ve güvenli, konforlu bir toplu taşıma olmazsa olmaz. Karayolu kapasitesi mutlaka arttırılmaya devam etmeli. Ancak metro yatırımları da planlı ve bütüncül bir şekilde sürdürülmeli” dedi.  

İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerin Cuma namaz vakitlerini ve Cuma namazının kaçta olduğunu sizler için araştırdık. Diğer il ve ilçeler için namaz vakitlerini ve Cuma saatlerini sorgulamak ise çok basit… Tek yapmanız gereken buraya tıklamak. Gelen sayfada bulunan ‘Lütfen Şehri yazınız!’ butonuna ikamet ettiğiniz şehri yazarak beş vakit namazın saatlerini, Cuma namazı kaçta, Cuma namazı ne zaman kılınacak gibi soruların cevaplarını öğrenebilirsiniz. (http://www.turktakvim.com)

Cuma namazı saat kaçta? Cuma namazı ne zaman? İstanbul için Cuma Namazı Vakti

Cuma namazı saat kaçta? Cuma namazı ne zaman? Ankara için Cuma Namazı Vakti

Cuma namazı saat kaçta? Cuma namazı ne zaman? İzmir için Cuma Namazı Vakti

Diğer şehirler için Cuma Namazı vakti için tıklayınız:  http://www.turktakvim.com/ Cuma namazı nasıl kılınır? Sual: Cuma namazı kaç rekattır ve nasıl kılınır?

CEVAP
Cuma günü 16 rekat namaz kılınır. [Bunun iki rekatını kılmak farzdır. Öğle namazından daha kuvvetli farzdır.] Bunlar sırası ile şöyledir:

1- Önce, Cumanın dört rekatlık ilk sünneti kılınır. Bu sünnet, öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sonra, cami içinde ikinci ezan ve hutbe okunur. Hutbe okunduktan sonra, ikamet okunup, cemaat ile Cuma namazının iki rekatlık farzı kılınır.

2- Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, dört rekatlık son sünneti kılınır. Bunun kılınışı öğle namazının ilk sünneti gibidir.

3- Bundan sonra, “Vaktine yetişip kılmadığım son öğle namazının farzını kılmaya” diye niyet ederek, öğle namazının farzı gibi zuhr-i ahir denilen bir namaz kılınır.

4- Sonra da, sabah namazının sünneti gibi iki rekat vaktin sünneti kılınır. Bundan sonra, Âyet-el-kürsi ve tesbihler okunup, dua edilir.

Cuma namazını kılarken

Sual: Cuma namazının sünnetlerini kılarken, kazaya nasıl niyet edilir?
CEVAP
Cumanın ilk sünnetini kılarken, (Cumanın ilk sünnetini ve ilk kazaya kalmış öğle [ikindi veya yatsı] namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir. Cumanın farzından sonra 10 rekât namaz kılınır. Bunun ilk dört rekâtını kılarken, (Cumanın son sünnetini ve ilk kazaya kalmış öğle [ikindi veya yatsı] namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir. İkinci dört rekâtı kılarken, (Vaktine yetişip kılamadığım son öğle namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir ve farz gibi kılınır. Buna zuhr-i ahir namazı denir, mutlaka kılmalıdır. Cuma namazı kabul olmazsa, bu namaz o günün öğle namazı yerine geçer. Sonra iki rekât daha kılınır, buna da (Vaktin son sünnetini ve ilk kazaya kalmış sabah namazının farzını kılmaya) diye niyet edilir. 

Ağaoğlu Şirketler Grubu, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nde yer alan ve tek rezidans bloku olan “A Blok’un” lansmanını gerçekleştirdi. Basın toplantısına, Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Emlak Konut GYO Genel Müdür Yardımcısı Hakan Akbulut ve Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Üyesi- Murahhas Azası Hasan Rahvalı katıldı. 

Toplantıda konuşan Ali Ağaoğlu, “Bugün, burada TOKİ ve Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ile hasılat paylaşımı modeliyle geliştirdiğimiz İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin tek rezidans bloğu olan A Blok’un lansmanını gerçekleştiriyoruz. Cumhurbaşkanımız, başbakanken Ataşehir’i münhasıran finans merkezi olarak ilan etti. 9. Kalkınma Planı ile birlikte, İstanbul’un ilk etapta bölgesel ve daha sonra küresel bir finans merkezi olması amaçlandı. Birçok kurum ve kuruluşun katılımı ile hazırlanan eylem planı da Ekim 2009’da yürürlüğe girdi. Ağaoğlu olarak, ilk kazmayı 2012 yılında vurduğumuz günden bu yana 8.5 milyon metreküp hafriyat çıkardık. Taahhüt ettiğimiz gibi projedeki diğer kurumlara ait alanları temel seviyesine getirip teslim ettik. Metro istasyonunu tamamlayıp Ulaşım AŞ’ye teslim ettik. Diğer paydaşların inşaatları da bizimi gibi tamamlanma aşamasında. Tüm hafriyat işlerini, ortak altyapılarını, metro istasyonu ulaşım yollarını, kapalı ve açık otoparklarını, proje alanının zemin iyileştirmesi ile tüm yapısal ve peyzaj işleri bize ait. Şu ana kadar kendi kaynaklarımız ile tamamladığımız işler için 400 milyon dolar harcama yaptık” dedi. 

“Katar Finans Merkezi ile iyi niyet anlaşması imzaladık” 

İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin uluslararası platformda da ilgi odağı olduğunu belirten Ağaoğlu, sözlerine şöyle devam etti “İstanbul Finans Merkezi projesi uluslararası oyuncuların da gözdesi halinde. Londra Finans Merkezi’nin Başkanı Lord Mayor, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin en büyük geliştiricisi olarak, bizi 4 kez ziyaret etti. Biz de gerçekleştirdiğimiz yurt dışı seyahatlerde finans merkezini, finans çevrelerine ve iş adamlarına anlatıyoruz. Bugün de ayağımızın tozuyla Katar’dan geldik. Katar Finans Merkezi’nin resmi davetlisi olarak 3 gün boyunca bizi en üst düzeyde ağırladılar. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi ve Katar Finans Merkezi arasında iş birliği imkânlarını geliştirmek amacıyla bir iyi niyet sözleşmesi imzaladık. Bunun iki ülke arasında gelişmiş ilişkilere daha da büyük katkıda bulunacağına inanıyorum”. 

“Katar ile Türkiye arasında stratejik anlamda iyi ilişkiler var” 

Katar’ın her iki finans merkezinin entegrasyonu ve regülasyonu konusunda kalıcı adımlar atmakta kararlı olduğuna dikkat çeken Ali Ağaoğlu; “Aynı şekilde biz de bu konuyu gündemimize alırsak çok daha hızlı yol alırız. Zaten iki ülke arasında stratejik anlamda iyi ilişkiler var. Türk şirketlerinin Katar’da bugüne kadar gerçekleştirdikleri 130’un üzerinde projenin toplam yatırım tutarı yaklaşık 15 milyar dolar. İki ülke arasında 2016’da gerçekleşen ticaret hacmi 710 milyon dolar. 2017’de bu rakam 913 milyon doar olarak gerçekleşmiş. Katar’ın 2018 yılında Türkiye’de 19 milyar dolarlık yatırım yapması bekleniyor” dedi. 

“İstanbul Finans Merkezi ucuz finansal kaynak için gerekli bir proje” 

İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin bir gayrimenkul projesi olmadığına değinen Ağaoğlu; “Biz buranın ihalesine girerken de burasının bir gayrimenkul projesi olmadığını, Türk ekonomisi için stratejik değere sahip bir mega proje olduğunu düşünüyorduk. Bu proje hem global hem de milli bir projedir. Büyüme hızını sürdürmek zorunda olan Türk ekonomisinin ihtiyacı olan bir projedir. Ülkemiz dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında. Bu büyümeyi sürdürmek istiyorsak ucuz ve yeni finansal kaynaklara ihtiyacımız olacak. İşte İstanbul Uluslararası Finans Merkezi de bu görevi görecek. Projede inşaatlar hızlanmaya başladı. Biz burada regülasyonlar ve teşvikler ile ilgili gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Altyapının oluşturulması ve teşviklerin sağlanması ile ilgili yerli ve yabancı yatırımcıların ilgisi daha da artacaktır. Bundan kazançlı çıkan da Türk ekonomisi olacaktır” dedi. 

Ağaoğlu sözlerine şu şekilde son verdi. “İstanbul Finans Merkezi’nde Türk ekonomisinin temel taşı olan kurumlar yer alacak. Merkez Bankası, BDDK, SPK, kamu bankaları ve özel kuruluşlar olacak. Bizim de burada rezidans ve ofis bloklarından oluşan bir alanımız var. Finans Merkezi’nin yakınında, kıyısında, köşesinde değil tam içindeyiz. Bugün lansmanını yaptığımız A Blok’u farklı düşünmemiz gerekiyor. Çünkü finans merkezinin kıyısında, köşesinde değil tam içinde. Yatırımcılarımız doğrudan Uluslararası Finans Merkezi’ne yatırım yapacak. Bu üründen başka bir alternatif bulma imkânı yok”. 

Toplantıda konuşan Emlak Konut GYO Genel Müdür Yardımcısı Hakan Akbulut, “Emlak Konut GYO’nun koordinasyonu ve güvencesi ile gerçekleşen, Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir finans merkezi olmasını sağlayacak İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesinin ilk adımını hayata geçirmek için bugün buradayız. Bildiğiniz üzere İstanbul Finans Merkezi projesi 2007-2013 yılları 9. Kalkınma Planı ile hükümetimizin öncelikli olarak takip ettiği projeler arasında yer almaktadır. Ülkemiz sermaye piyasalarının önde gelen kuruluşlarının yer alacağı, tüm yapım işlerinin tamamlanması ile İstanbul’un küresel bir finans merkezi olacağına da inancımız tamdır. Biz Ataşehir’de 13 bine yakın bağımsız bölüm geliştirdik. İstanbul Finans Merkezi ile bunu taçlandırmış olacağız. Ülkemizin yakalamış olduğu büyüme oranlarının bu yıl da devam edeceğini ve bu büyümenin de hem finans merkezini hem de sektörümüzü canlandıracağını düşünüyoruz” dedi. 

İstanbul uluslararası Finans Merkezi’nin önemine dikkat çeken Ağaoğlu Şirketler Grubu Murahhas Azası-Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Rahvalı; “Bu lansmanımız diğerlerinden farklılık arz ediyor. İstanbul Uluslararası Finans Merkezi bir gayrimenkul projesi değil. İçinde inşaat var ama bizim asıl amacımız bunları satmaktan önce ülkemizin ihtiyacı olan ucuz finans kaynağına ulaşabilmek. Makro düzeyde baktığımızda özel sektör ve kamunun dış borcunun 500 milyar doların üzerinde seyrettiğini söyleyebiliriz. Biz burada önce bölgesel daha sonra uluslararası bir finans merkezi olduğumuz takdirde reel sektörümüz daha ucuza borçlanma imkânı bulacak Geçen yıl Kredi Garanti Fonu’nun devreye girmesiyle birlikte durağan ekonomi birden şahlandı. Bu sayede son yılların en hızlı büyümesini yakalamış olduk. Piyasalara 55 milyar dolar civarında enjekte edilen para ülke ekonomisini bu derece canlandırdığına göre; dünya piyasalarından 500 milyar dolarlık bir kaynağın ülkemize girmesi halinde batı ülkeleri ile yarışabilecek ekonomik düzeye ulaşacağımıza inanıyoruz. Bugün yaptığımız lansmanda projemizdeki rezidans blokunu satmaktan önce İstanbul Finans Merkezi’nin önemine dikkat çekmek istiyoruz. Proje tamamlanma aşamasına geldi. Özellikle yerli ve yabancı yatırımcıların yoğun ilgisi var. Burada 319 rezidans dairemiz mevcut. Çoğunluğu 1+1’lerden oluşuyor. Az sayıda 2+1 seçeneklerimiz de bulunuyor. Bunların fiyat aralığı 500 bin TL ile 2 milyon TL arasında. Her kampanyamızda olduğu gibi tüketiciler için esnek ödeme planları yaptık. Rezidans blokumuz için dünyaca ünlü bir rezidans işletme markasıyla görüşmelerimiz var. Arzu eden müşterilerimiz mülklerini işletmeye verip rezidans bedelinin yüzde 6’sı kadar bir getiriye sahip olabilecek” dedi. 

Seçim sürecinin erkene alınması ile ilgilide konuşan Ağaoğlu, “Dünya sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Ülke olarak bulunduğumuz bölge zaten dünya üzerinde en sıkıntılı bölgelerden biri. Son dönemlerde seçim ile ilgili siyasi bir tartışma vardı. Seçimlerin öne alınması son derece isabetli bir karar. Çünkü en çok ihtiyacımız olan şey istikrar ve ön görebilmedir. Seçimle birlikte Türkiye’nin bu istikrarı yakalayacağına inanıyorum” dedi.  

Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen World Cities Congress Istanbul 2018’in açılışına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın yanı sıra, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Eski İspanya Başbakanı José Luis Rodríguez Zapatero, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İBB bürokratları ile yerli ve yabancı çok sayıda teknolojide öncü firmaların yetkilileri katıldı.

“Dünya Akıllı Şehirler Kongresi 2018”de konuşan Zapatero, “Akıllı şehirler konusunda bir liderliği olabilir İstanbul’un” dedi. İnsanlığın geleceğinin şehirlerin geleceğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Zapatero konuşmasını şöyle sürdürdü: “Çünkü dünya nüfusunun yüzde 70’i şehirlerde yaşıyor. Dolayısıyla bu eğilimin önüne geçmek mümkün değil. Geçen yüzyılda radikal bir değişim yaşadık. Yeni teknolojiler, aplikasyonlar, platformlar ve yeni şehirler oluşmuyor aynı zamanda şehirler baştan oluşturuluyor. Yani daha orijinal ve otantik düşünürsek, şehirler vatandaşlar için daha yaşanabilir yerlere dönüşüyorlar. Onun için gelecek için, kişiler için yayalar için şehir. Toplu taşımanın sürdürülebilirlikle konsepleştiği şehirler. Ve bütün sosyal hizmetlerin genişlediği, risklerin azaldığı kültürel etkinliklerin düzenlendiği şehirler oluşuyor. Tabii burada kültürde çok önemli. Kültür bir akıllı şehrin temelinde yer alıyor. Burada İstanbul’da akıllı şehirler yönünde bir görev bir misyon söz konusudur. Bu konuda İstanbul lider konumuna gelebilir. Dünyadaki şehirler ağı içinde kendine lider bir konum edinebilir.”

Avrupa’nın Türkiye’ye İhtiyacı Var

“Dünya Akıllı Şehirler Kongresi 2018”de konuşan Zapatero, İspanya’da Başbakanlık yaptığı dönemde Türkiye ile özel bir arkadaşlık ilişkisi kurduğunu ifade ederek, “İspanya ve Türkiye bazı ortak noktalara sahipler. Çok büyük tarihe sahip iki ülkedirler. Aynı zamanda bağlantıları ve büyük medeniyetler sahip ülkelerdir. Bu Yüzden Türkiye ve İspanya ilişkilere açık iki devlettirler. Bu konuda çok büyük potansiyel var. Barış içinde bir medeniyetler iş birliği söz konusudur. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte ortak bir kültürel ve medeniyetler iş birliğini ürettik. Burada radikalizme, nefrete ve şiddete ve anlayışsızlığa karşı bir mücadele başlattık” diye konuştu.

“Avrupa Birliği, Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu net bir şekilde anlamalı” diyen Zapatero şöyle devam etti: “Aksi takdirde Avrupa eksik kalacak ve sınırlanmış olacaktır. Hatta bu akıllı şehirler kapsamında da akıllı globalizmin altını çizmek istiyorum. Dünyada küresel akıl, gelecekte bizi bazı barışçıl çözümlere götürecek yöntemdir. Dolayısıyla bütün hükümetlere ve büyük şirketlere sesleniyorum. Dünyada bizi bazı şeylere zorlayan büyük data gibi kavramlar, sanal zeka, telekomünikasyon, platformlar, aplikasyonlar söz konusudur. Daha önce asla görülmemiş medeniyetler için önemli gelişmeler söz konusu oldu. Sağlık, enerji, eğitim ve daha iyi bir yaşam için yeni imkanlar oluştu. Bunların hepsi mobil teknoloji sayesinde oluyor. Elimde gördüğünüz bu akıllı telefon neredeyse bizim ailemiz kadar önemli olmaya başladı. Biz artık telefonsuz yaşayamıyoruz. Bizim hayatımızı etkiledi ve dünyayı da değiştirdi.”

Geçen Yüzyılda Radikal Bir Değişim Yaşadık

Hükümetlerin sanal zekayı ve teknolojiyi desteklemesi gerektiğinin altını çizen Zapatero bu teknolojik gelişmelerin de dünya barışına katkı sunulması için geliştirilmesi şart olduğunu kaydetti.

Aplikasyonların toleransı geliştirmek, şiddeti azaltmak için kullanılması gereken yöntemler haline gelmesi gerektiğini aktaran Zapatero, Suriye’deki iç savaşta acı çekenler başta olmak üzere herkesin yeni teknolojik yöntemlerle nefreti azaltma yönünde çaba göstermesi gerektiğinin altını çizdi.

Akıllı teknolojileri hayata geçirmek için uğraş veren şehirlerden birisinin de İstanbul olduğunu vurgulayan Zapatero, bu tarihi şehrin çok köklü ve lider doğuyu ve batıyı birleştiren bir köprü görevi yaptığını belirtti.

Konuşmaların ardından İspanya Başbakanı Zapatero konuklarla birlikte “Dünya Akıllı Şehirler Kongresi 2018’in açılış kurdelesini kesti. İETT tarafından geliştirilen elektrikli otonom aracın tanıtımında da yer alan Zapatero, basın mensuplarının yönelttiği soruları cevapladı.

“İstanbul hakkında ne düşünüyorsunuz?” şeklindeki bir soruya Zapatero şu cevabı verdi: “Eğer dünyada bir başkent seçmek gerekirse bu kesinlikle İstanbul olurdu. Çok derin tarihi olan bir şehir, kıtalar arasında bir geçit, kültürler arasında bir köprü oluşturuyor İstanbul. Eğer Türkiye’de İstanbul olmasaydı, dünya şu anda olduğu gibi olmazdı. Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacı vardır. Türkiyesiz bir Avrupa çok çok daha güçsüz olacaktır. İstanbul her şeyden önce akıllı şehirlerin lideri olmalıdır, teknoloji devriminde lider olmalıdır. İstanbul’un yapay zeka ile birlikte ilk önce barışın ve arkasından hoşgörünün başkenti olmasını istiyoruz. Ve bunu hep birlikte yapmamız gerekiyor. Türkiye ve İspanya birlikte.”

Konuğuyla birlikte fuar alanını gezen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’da konuğunun bu sözlerine karşılık, “Geçmişte İstanbul zaten bunu yapmıştı. Barışın ve hoşgörünün başkenti olmuştu. İnşallah bundan sonra da böyle olacak” dedi.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Yerleşkesinde geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Uluslararası Çocuk ve Bilgi Güvenliği Kongresi’nde Crytek İstanbul ekibi de yer aldı. BTK’nın Güvenli İnternet TIR’ında kurulan Crytek standına ek olarak, Crytek’i temsilen Oğuz Orkun Doma, ‘Gençlik Gelişim Ortamları Olarak Video Oyunu Mekanları’ isminde bir sunum gerçekleştirerek kongreye katkıda bulundu. 

Crytek İstanbul açıklamasına göre bilgi ve teknoloji çağının getirdiği ve hayatın büyük bir parçası haline gelen İnternet, gün geçtikçe kontrol edilmekte zorlanıyor. Özellikle kötü amaçlı yazılımların, bilgisayarlara ve internete bağlanan diğer cihazlara bulaştığı milyonlarca kaynağı belirsiz internet sitesi yüzünden kişisel bilgiler ele geçiriliyor. Bütün bunların farkındalığı adına, BTK güvenli bir interneti çocuklara sunmak adına bir süredir bu tür etkinliklere devam etmekte. Crytek İstanbul ekibi de bütün bu süreçte BTK’nın yanında yer alıp, çeşitli etkinliklerde onlara eşlik etmeye devam ediyor. Ekibin sıradaki durağı ise Uluslarası Çocuk ve Bilgi Güvenliği Kongresi oldu. 

Gençleri güvenli internet konusunda bilgilendirmek yola çıkan BTK Güvenli İnternet TIR’ı, kongre boyunca BTK yerleşkesinde ziyaretçilerin ilgisiyle karşılaştı. TIR’daki Crytek İstanbul standına gelen katılımcalar, firmanın geliştirdiği The Climb ve Robinson: The Journey isimli oyunları oynayarak, sanal gerçeklik teknolojisi ile tanıştılar. Çocuklar ve gençler kadar kongreye katılan yetişkinlerin de ilgisini çeken sanal gerçeklik teknolojisi, katılımcılara eğlenceli ve şaşırtıcı anlar yaşattı. 

Şirketten yapılan açıklamaya göre İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi ve Crytek İstanbul ekibinin de VR ve bölüm tasarımı AR-GE danışmanı olan Yüksek Mimar Oğuz Orkun Doma, kongrede gerçekleştirdiği ‘Gençlik Gelişim Ortamları Olarak Video Oyunu Mekanları’ sunumu ile, kongreye katılanlara bir konuşma gerçekleştirdi. Ayrıca Crytek ekibi, BTK ile birlikte Dijital Oyunlar ve İnternet Güvenliği ile ilgili her konu ve etkinlikte, uzun zamandır olduğu gibi birlikte çalışmaya devam edeceğini açıkladı.  

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Maltepe 6. Olağan İlçe Kongresi’ne katıldı. Kongrede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne yönelik eleştirilere değinerek, “Referandumda bölgedeydim. Baktım ki bizim teşkilatımızın orada seçim kampanyası ile ilgili çadırı var. Selam vermek için indim. Arka tarafta baktım ki ana muhalefetin çadırı var. Dedim onlara da bir selam vereyim. Çıktım onlara da selam verdim. Ne deseler beğenirsiniz, ‘Bu köprüye niye Yavuz Sultan Selim Köprüsü adını verdiniz.’ ‘Ne olacaktı’ dedim. ‘Kendi adını verseydin’ dedi. O Yavuz ki Hicaz demir yolu için adımları attı. Enteresandır hutbede, cumada hoca Yavuz Sultan Selim’i Hakim-ül Harameyn diye takdim eder. Elini kaldırdı ve dedi ki ‘Ben Hakim-ül Harameyn değil, hadim-ül harameyn’im. Yani hakimi değil hizmetkarıyım dedi. Böyle bir padişahın adını vermekten daha güzel bir görev olur mu? Onların o şanına yakışır böyle bir isimle orayı isimlendirmek bu torunlarının en büyük görevidir. Ama bu soruyu soran mezhepçi bir yaklaşım ile soruyordu. Biz hiçbir zaman mezhepçi olmadık. Biz bu ülkede şurada şu mezhepten olanlar var, buradan şu mezhepten olanlar var ayrımını yapmayacağız. Hizmet götürürken Alevi-Sünni ayrımı yapmadık” diye konuştu.

“CHP Belediyesi var yapmayalım dedik mi?”

Hükümetin önemli birçok yatırımı CHP belediyelerinin görev yaptığı bölgelere yaptığını hatırlatan Erdoğan, “İstanbul-İzmir otoyolunu CHP belediyesi var diye yapmayalım dedik mi? Osmangazi Köprüsü’nü yaptık, oraya milyarlarca dolarlık bir yatırım yapıyoruz. CHP belediyesi var dedik mi? Önemli olan bu hizmetler milletimedir. Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir otoyolu çalışmaları devam ediyor. Çanakkale, Tekirdağ CHP belediyesi var. Bu hizmetleri götürmeyelim dedik mi? Bizden öncesi CHP iktidarlarında buralara hizmet gitti mi?” şeklinde konuştu.

“İsteseler de istemeseler de Kanal İstanbul’u yapacağız”

İstanbul Boğazı’nda Vitaspirit adlı geminin Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı’na çarptığı kazayı hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bazıları Kanal İstanbul ile ilgili konuştu. Boğazda olan kazayı gördünüz, duydunuz. Bunun ne kadar önemli olduğunu çok açık, net her şey ortaya koydu. İsteseler de istemeseler de Kanal İstanbul’u yapacağız” ifadelerini kullandı.

“Afrin’de etkisiz hale getirdiğimiz terörist sayısı 4 bin 163”

Türkiye’nin terörle mücadelesinin tüm hızıyla sürdüğüne dikkat çeken Erdoğan, “Afrin ne oldu. Şu anda salona girerken rakamları aldım. Etkisiz hale getirdiğimiz terörist sayısı 4 bin 163 oldu. Bu Afrin’de. Kuzey Irak’ta 337 terörist etkisiz hale getirildi. Yurt içinde Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te 190 terörist etkisiz hale geldi. Durmak yok yola devam. Onlar kaçacak, biz kovalayacağız” dedi.  

İSKİ tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bahçelievler Ana İsale Hattı ve Terfi Merkezinde gerçekleştirilecek olan yenileme çalışmaları nedeniyle; 16 Nisan 2018 Pazartesi günü 10:00 ile 17 Nisan Salı günü 06:00 saatleri arasında 20 saat süreyle aşağıda belirtilen bölgelere su verilemeyecektir. Su alamayacak bölgeler şöyle:

Güngören: Güneştepe, Güven, Haznedar, Mareşal Çakmak ve Merkez Mahallelerinin tamamı ile Akıncılar, Gençosman ve Sanayi Mahallelerinin bir kısmı 

Esenler: Fatih ve Tuna Mahalleleri

Bakırköy: Yeşilköy, Yeşilyurt, Ataköy 7-8-9-10. Kısım,Osmaniye ve Zuhuratbaba Mahalleleri.

Bahçelievler: Cumhuriyet, Hürriyet, Bahçelievler, Fevzi Çakmak, Kocasinan, Merkez Mahallesi, Çobançeşme,

Siyavuşpaşa, Soğanlı, Yenibosna Merkez ve Zafer Mahalleleri

Bağcılar: Çınar, Barbaros, Güneşli, Fevzi Çakmak, İnönü, Kemalpaşa, Sancaktepe, Yenigün ve Yıldıztepe Mahalleleri.” 

İSKİ İSTANBUL SU KESİNTİSİ SORGULAMA İÇİN TIKLAYINIZ

İSKİ ALO 185 Çağrı Merkezi ile;
– Fatura Sorgulama

– Fatura Ödeme

– Arıza / Şikayet

– Su Kesintisi Öğrenme

– Tarife Ücretleri Öğrenme

– T.C. Kimlik No Güncelleme gibi konularda kısa sürede hizmet alabilirsiniz.

Ayrıca Alo 185 servisine ALO 153 İBB Beyaz Masa hattı aracılığı ile de ulaşılabilmektedir.

İTO Başkanı Avdagiç: “Yeni bir heyecan ve enerjiyle çalışmalara devam edeceğiz”
 

Şekip Avdagiç, oy birliğiyle İstanbul Ticaret Odası’nın yeni yönetim kurulu başkanı oldu. Avdagiç, “Yeni bir heyecanla ve enerjiyle yönetim kurulumuz İstanbul Ticaret Odası’nda bir yandan devam eden projeleri tamamlamak üzere çalışmalarına devam edecek, bir taraftan da kendi ajandasını hayata geçirmek konusunda çalışmalar yapacak” dedi.

İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) İstanbul’daki 81 Meslek Grubu’nu temsil eden 261 Meclis Üyesi, yeni dönemin Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerini belirledi. Saat 17.00’de sona eren seçim sonuçlarına göre Şekib Avdagiç, 136 yıllık bir geçmişe sahip olan İTO’nun 24’üncü Yönetim Kurulu Başkanı oldu.

“Yeni bir heyecan ve enerjiyle çalışmalara devam edeceğiz”

İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Başkan Avdagiç, yeni bir heyecan ve enerjiyle görevlerine devam edeceklerini ifade ederek, “Öncelikle seçim sürecinde bize güç veren katkı sağlayan tüm İstanbul Ticaret Odası üyelerine, seçilen meclis üyelerimize, komite üyelerimize ve bugün seçilen yönetim kurulu üyelerine tebriklerimi ifade etmek istiyorum. İnşallah İTO’nun önümüzdeki 4 dönem görev yapacak yönetim kurulu bugün tek liste halinde seçime girdi ve seçildi. Ümit ediyorum ki önümüzdeki dönemde yeni bir heyecanla ve enerjiyle yönetim kurulumuz İstanbul Ticaret Odası’nda bir yandan devam eden projeleri tamamlamak üzere çalışmalarına devam edecek, bir taraftan da kendi ajandasını hayata geçirmek konusunda çalışmalar yapacak” dedi.

İTO’nun yeni başkanı seçilen Şekib Avdagiç’in listesinde şu isimler yer alıyor:

İsrafil Kuralay, Servet Samsama, İbrahim Doğan Salman, Dursun Topçu, Ahmet Özer, Yakup Köç, Burhan Polat, Levent Taş, Bahadır Yaşık, Adil Coşkun

Yedek üyeler:

Mehmet Akif Özyurt, Murat Dursun, Zeki Paşalı, Mehmet Metin Korkmaz, İlhami Demir, Mehmet Ünsal Ulukır, Münür Üstün, Şevket Aksoy, Abdülkadir Yıldız, Nesim Ayyıldız  

Rıfat Fırat – Fırat Aksoy
 

Medya takip ve raporlama ajansı PRNet, 81 ilden İstanbul’a yapılan göç istatistiklerini inceledi. PRNet’in Türkiye İstatistik Kurumu’ndan (TÜİK) ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, 2017 yılında Türkiye genelinden toplam 416 bin 587 kişi İstanbul’a göç etti. İstanbul’a en çok göç eden il ise 17 bin 740 kişiyle Ankara oldu. Ankara’yı 17 bin 452 kişiyle Ordu, 16 bin 291 kişiyle de Tokat takip etti.

Ajans Press ve PRNet’in konuyla ilgili gerçekleştirdiği medya incelemesinde, İstanbul’a göç başlığı altında geçtiğimiz yıl 8 bin 206 haber çıkışı tespit edildi. Medyaya yansıyan başlıklarda, iş imkânı başta olmak üzere daha iyi bir yaşam ümidi, İstanbul’a göçün başlıca nedenleri arasında yer aldı. İstanbul 416 bin 587 kişiyle göç almasına rağmen geçtiğimiz yıl 422 bin 559 kişinin İstanbul’u terk ettiği belirlendi.

En az göç Karaman’dan

Geçen yıl İstanbul’a göç eden kişi sayısı 15 binden fazla olan iller;15 bin 975 kişiyle Giresun, 15 bin 496 kişiyle de Kocaeli olarak görüldü. Türkiye’nin her yerinden göç alan İstanbul’a, en fazla göç eden diğer iller de 13 bin 816 kişiyle İzmir, 12 bin 505 kişiyle Van, 11 bin 082 kişiyle Bursa, 10 bin 896 kişiyle Tekirdağ şeklinde belirlendi. Buna karşın, İstanbul’a en az göç veren il 593 kişiyle Karaman oldu. Karaman’ı 605 kişiyle Kilis, 638 kişiyle Burdur, 690 kişiyle Kırşehir izledi.