Akıllara durgunluk veren olay, İzmir ve Gaziantep’te arasında yaşandı. İddiaya göre, İzmir’in tanınmış ailelerinden R.Y. (39), Gaziantep’te yaşayan İ.B. ile internet ortamında tanıştı. R.Y.’nin ifadelerine göre İ.B., önce genç kadının güvenini kazandı, ardından bekar olduğunu ve evlenmek istediğini söyledi. Genç kadın, evlilik amaçlı olarak bir süre İ.B.’yi görmek için Gaziantep’e gidip geldi. İ.B., yakın arkadaşı C.K. aracılığıyla çeşitli işlerde kullanacağı gerekçesiyle R.Y.’den yüklü miktarda borç aldı. İ.B., R.Y.’den 700 bin lira değerindeki İzmir’deki evini aceleyle 350 bin liraya sattırıp bu evi vekalet alarak başkasına sattı, “Sana araba alacağım” diyerek genç kadından para istedi. Bir süre sonra İ.B.’nin arkadaşı C.K’nın pişmanlık duyarak “Abla, bu kişi seni dolandırıyor.

Ben vicdanen çok rahatsızım. Artık aklın başına gelsin” demesi ve kendisinin de durumu fark etmeye başlaması üzerine R.Y., şahıstan kopmak istedi ancak parasını geri alabilmek için bir süre daha durumu idare etti. İ.B.’ye kaptırdığı paranın 800 bin lirayı bulması ve bu parayı geri alınamaması üzerine R.Y., şahsa dava açtı. R.Y., İ.B.’nin dolandırdığı varlıkların 450 bin lirasının faturasının bulunduğunu, yaklaşık 350 bin lira değerindeki para ve ziynet eşyasını da şahsa elden verdiğini kaydetti. R.Y., olay sonrası, İ.B.’nin evli çıktığını da söyledi.

“Her şeyimi elimden aldı”

Yaşadığı olay üzerine maddi ve manevi olarak çöktüğünü söyleyen R.Y. yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Şahısla internet ortamında tanıştım. Arkadaşlığımız bir yıla yakın sürdü. Bana bekar olduğunu, iki yıl önce boşandığını söyledi. Bir yıl boyunca üzerimde neyim var neyim yok hepsinin sattırıp her şeyimi elimden aldı. Tüm borçları, yakın arkadaşı C.K. aracılığıyla alıyordu. Kendisi araya pek girmiyordu. Yine arkadaşı aracılığı ile çiftlik kurma gerekçesiyle benden nakit borç aldı, ardından yüklü miktarda altın verdim. Hatta çiftlik duvarlarının örülmesi sırasında bana fotoğraflar attı, fakat ortada çiftlik filan olmadığını sonradan öğrendim. Yine C.K. aracılığıyla bana araba almaları için para yolladım, bana bir sürü araba fotoğrafı yolladılar ama araba alınmadı. ‘Araba nerede?’ diye sorduğumda, parayı bir iş için kullandığını, yakında ödeyeceğini söyledi. Sürekli yalanlar söylüyordu. Bir gün yine verdiğim parayı sorduğumda teyzesinin vefat ettiğini söyledi. C.K. bana tabut fotoğrafları bile gönderdi. Ama bir teyzesinin olmadığını da sonradan öğrendim.”

“Vekaletle o evi akrabasına satmış”

İzmir’deki 700 bin lira değerindeki evini, “Gaziantep’te bulduğumuz evi hemen almamız gerekiyor” diyerek bir günde 350 bin liraya sattırdıklarını öne süren R.Y., “Gaziantep’teki evi aldım, ev ipotekliymiş ama ben bunu tapu dairesinde öğrendim. Arka arkaya yalanlar sıraladı. Daha sonra evin ipotek parasının bile ödenmediğini duyunca durumu fark etmeye başladım. O sırada yakın arkadaşı C.K. da, ‘Abla, bu kişi seni dolandırıyor. Ben vicdanen çok rahatsızım. Artık aklın başına gelsin’ dediğinde ben her şeyimi çoktan kaybetmiştim. Parayı geri alabilmek için dikkat çekmedim ve bir süre durumu idare ettim” dedi.

Gaziantep’te alınan evin vekaletini İ.B.’ye verdiğini, İ.B.’nin de o evi kendisinin haberi olmadan H.A. adındaki bir akrabasına sattığını belirten R.Y., “Evin vekaletini kendisine vermemi, benim yokluğumda evle ilgileneceğini söylemişti. Vekaletle o evi akrabasına satmış” diye konuştu.

“Kimliğinde ‘bekar’ yazıyordu ama o kimlik de sahteymiş”

Tüm bu olayların ardından şahıs hakkında dava açan R.Y., “Bu kişi benim dışımda birçok kadını daha bu şekilde dolandırmış. Kimliğinde ‘bekar’ yazıyordu ama o kimlik de sahteymiş. Şahıs meğer evliymiş. Şu anda o kişi yüzünden kirada oturuyorum. Maddi ve manevi olarak çöktüm, intihara teşebbüs ettim. Bunların hepsini evlilik vaadiyle yaptırdı. Benim elimde dekontlar da yazışmalar da bulunuyor. Hepsini savcılığa bildirdim. Elden verdiğim çok sayıda altın ve para da bulunuyor. Ancak ev, ev için aldığım eşyalar ve arabanın faturasını savcılığa sunduk. O kadar dostça, iyi niyetle yaklaşıyormuş gibiydi ki benim yerimde kim olsa güvenirdi. Durumu çok iyi gibi duruyordu. Nasılsa birlikte bir hayat kuracağız diye bunları yaptım. Aklıma hiçbir şekilde dolandırılacağım gelmemişti. Ne zaman ki arabam gelmeyince, evim habersiz satılınca, paralarım ve altınlarımı geri vermeyince, bir çiftliğin söz konusu olmadığını öğrenince dolandırıldığımı anladım” ifadelerini kullandı.

R.Y. ayrıca durumdan pişmanlık duyan C.K.’nın da İ.B. aleyhine ifade verdiğini belirtti.  

Ceren Atmaca – Halil Karahan
 

Kent merkezinde bir eczanede asgari ücretle çalışan 35 yaşındaki Erdeniz Dağlı, 2008 yılında eşi Ediz Dağlı (32) ile dünyaevine girdi. Çiftin evliliklerinden 3 ve 6 yaşlarında iki erkek çocuğu dünyaya geldi. Dağlı çifti, yastık altında sakladıkları düğündeki takıları ve birikimlerini ‘Eve hırsız girer’ düşüncesiyle bankaya yatırmaya karar verdi. Çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak için bankaya yatırdıkları 23 bin liranın dolandırıcılar tarafından çalındığını öğrenen çiftin dünyası karardı.

“Yastık altından korkup bankaya güvendik”

30 Temmuz 2017 günü meydana gelen olayı anlatan Erdeniz Dağlı, kredi kartı borcunu ödemek isterken hayatlarının şokunu yaşadı. Banka tarafından müşterilerine sunulan mobil bankacılık uygulaması aracılığıyla kredi kartı borcunu ödemek istediklerini anlatan Dağlı, “30 Temmuz 2017 günü oldu bu olay. Bir kredi kartı borcumuz vardı onu ödeyecektik. Arkasından normal günümüze devam edecektik. Kredi kartı borcunu ödemek için bankanın mobil bankacılık uygulamasına girmeye çalıştık. Bizi sistem ‘Mobil bankacılık uygulaması denetleme ve bakımda olduğundan dolayı erişilememektedir’ diye bir yazı geldi. Bu uygulama zaten bizim telefonumuza yüklü bir uygulamaydı. Herhangi bir sayfalardan falan yüklemedik. Biz herhalde bakım var diye işlemleri sonra yaparız düşüncesiyle odaya çocuklarla oynamaya gittik. Bir süre sonra geldik baktık ki hesaptaki paraların hepsi çekilmiş. Hemen bankaya ulaştık. Ardarda mesajlar gelmiş biz bu mesajların sesini hiç duymadık. Aramızda 1 metre vardı telefonla.

Büyük ihtimal bu mesajlar bize sonradan geldi. Banka hemen bizim hesabımızı bloke etti. Ama karşı tarafın hesaplarına hiçbir şey yapmamış. Ben yalvardım karşı tarafa da bloke koymalarını ancak bir işlem yapmamışlar. Suç duyurusunda bulunmamızı söyledi. Bize gereğini yapacaklarını söylediler. Arkasından 6 saat gibi bir zaman geçti. Gece saatlerinde bankanın merkez şubesinden bizi telefonla aradılar. Bir hesaba para transferi yaptığımızı ve onayımızı sordu. Ben kayıp çalıntı bildirimi yaptığımı söyleyip kesinlikle onayım olmadığını söyledim. Paranın iade olacağını söyledim. Banka ise karşı hesaba bloke koymadıklarını söyledi. Yalvardım. Eve hırsızlar girer düşüncesiyle altınlarımı bozdurdum, bankaya koydum bu sefer paramı bankadan çaldırdım. Biz burada kime güveneceğiz. Banka ödemeyi reddetti. Ben bankaya dava açtım. İkinci duruşmam oldu. Halen daha banka evrakları göndermediği için bilirkişi inceleme yapamıyor. Bunun için halen mağdurum. Param gitti. Ben asgari ücretle çalışan bir elemanım. Burada mağduriyetimi gideremiyorum. Gerekli yerlerden bu konuda yardım bekliyorum” diye konuştu.

“23 bin lirayı çalıp 90 liralık yemek yemiş”

Çalınan parasıyla İstanbul, Konya ve Antalya arasında işlemler yapıldığını anlatan Erdeniz Dağlı, “Para İstanbul Fatih ve Eminönü’nden, Konya nüfusuna kayıtlı bir şahsın kredi kartına aktarılıyor. Antalya’nın Alanya şehrinde işlemler yapılıyor. Kredi kartı ödemesi yapıyor. Telefon hattı borcunu ödüyor. Kuyumcudan işlemler yapılıyor. Üstüne bir de yemek yiyor. Para çekiyor. Toplamda 23 bin lirayı yok ediyor. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. İki mahkeme geçti, ne banka evrakları gönderiyor. Bütün biriktirdiğimiz çocuğumuzun okul masrafları için biriktirdiğimiz altınlarımız gitti. Evlendiğimiz zamandan aldığımız altınlarımız vardı. Toplamda 23 bin lira vardı” diye ifade etti.  

Onur Altındağ – Barış Doğan
 

Olay, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı İsmet Paşa Caddesi üzerinde bulunan bir bankaya ait ATM’de meydana geldi. Bankanın güvenlik kamerasına da yansıyan olayda 48 Yaşındaki Tuncay Şahinoğlu, eşiyle birlikte bankadan maaşını çekmek için işlem yaptı. Maaşının yatmadığını düşünen Şahinoğlu, bankamatik kartını alarak ATM’den uzaklaştı. Şahinoğlu’nun bankamatikten ayrılmasının hemen ardından gelen parayı ise, sırada bekleyen diğer kişi aldı. İsmi belirlenemeyen şahıs, işlem yapmak istediği sırada gelen parayı çaktırmadan cebine indirdi. Parayı alan şahıs, kartını da alarak bankanın önünden ayrılıp, kayıplara karıştı.

Aynı zamanda yüzde 51 engeli de olan Şahinoğlu ise, tekrar gittiği bankamatikte, maaşının halen hesabında bulunmadığını görmesi üzerine bankaya girerek, durumu sordu. Banka yetkililerinin parayı çektiğini söylemesi ile şok olan Şahinoğlu parayı almadığını söyledi. Paranın çekildiği saat ve bankamatikteki güvenlik kameralarını izleyen görevliler, olayı ortaya çıkardı. Şahinoğlu, parasının ne bankaya ne de kendisine iade edilmemesi nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bir aylık maaşının çalınmasıyla mağdur olduğunu ifade eden Şahinoğlu, parasını alan kişiye seslenerek, aldığı parayı getirmesi durumunda şikayetini de geri çekeceğini söyledi.  

Erdal Akbuğa
 

Olay, 23 Ekim 2017 tarihinde Van’da meydana geldi. Sınıf öğretmeni Özkan Çörek, 10 bin lira değerindeki fotoğraf makinesini internet üzerinde satılığa çıkardı. Fotoğraf makinesini satın almak için anlaşan şahıs, Özkan öğretmenden cihazın özellikle özel bir kargo şirketiyle göndermesini istedi.

Şahsın isteği üzerine Özkan öğretmen, İstanbul Avcılar civarında oturan Z.G. isimli polis arkadaşının adına kargoyu gönderdi. Ancak kargoyu Özkan öğretmenin polis arkadaşı değil, kargonun takip numarasına ulaşan dolandırıcı teslim aldı.

Polis arkadaşının kargoyu almadığını söylemesi üzerine İstanbul’a giden öğretmen, özel kargo şirketinin Avcılar’daki şubesine uğradı. Burada güvenlik kamerası görüntülerini izleyen öğretmen, dolandırıldığını fark etti.

Dolandırıcı güvenlik kamerasında
Özel kargo şubesinin Avcılar’daki şubesinde meydana gelen dolandırıcılık olayı saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. 10 bin lira değerindeki fotoğraf makinesinin takip numarasına ulaşarak kargo şubesinden teslim alan dolandırıcı, daha sonra kayıplara karıştı. Kamera kayıtlarında dolandırıcının kargo görevlisine kimliğini göstererek, fotoğraf makinesini teslim aldığı görünüyor.

15 kişi aynı şekilde dolandırılmış
Van’da görev yapan Özkan Çörek isimli öğretmen, yaşadığı tahlisiz olayla ilgili yaptığı açıklamada, olayı sosyal medyada paylaştıktan sonra kendisi gibi 15 şahsın da aynı şekilde dolandırıldığını ifade etti. Vatandaşların internet üzerinde satışa çıkardığı ürünler hakkında dikkat etmesi konusunda uyarıda bulunan Çörek, söz konusu özel kargo şirketi ile dolandırıcıya dava açtığını belirtti.

Yılmaz Sönmez

İzmir’in Aliağa ilçesinde bir rafineri fabrikasında işçi olarak çalışan Onur Sönmez (34), 2017 model 35 NAY 56 plakalı motorunu satmak için bir internet sitesine ilan verdi. Motoruna 22 bin lira isteyen Sönmez’e yolladığı mesajda kendisini müşteri olarak tanıtan ve isminin Ahmet olduğunu söyleyen kişi, motoru çalarak kayıplara karıştı. 

6 Eylül’de kendisini arayarak motoruna talip olduğunu, gelip göreceğini söyleyen şahsın “Kardeşim TIR şoförü, her gün Aliağa’ya gelip gidiyorum. Gece geç saatte de olsa gelip seni ararım” dediğini ifade eden Onur Sönmez, “Gece 00.30-00.45 gibi aradı. Geldiklerini, liman kapısında olduklarını söyledi. Ben de çıkardım motoru gittim. Motorumu inceledi ve çantası kalsın, üzerine farkı neyse veririm dedi. Sonra bir tur atıp motoru denemek istedi. Ben de müsaade ettim. 10 dakika zaman geçtikten sonra fark ettim motorumu alıp gittiğini. Geleceğini beklerken çalındığını anladım. Polisi aradım. Beni farklı numaralardan aramıştı. Aradığı numaralardan ulaşmaya çalıştım. Aradığım numaralardan biri taksici, diğeri güvenlik görevlisi çıktı. O zaman netleşti zaten hırsız olup yalan söylediği. En son Biga’da telefon hırsızlığı yapmış benim motorumla. Telefon sahibi de aynı internet sitesinden telefonunu satmak için ilan vermiş. Bu zanlı da bir kahvehanede telefon sahibi ile buluşmuş. Telefonu görüp satın almayı kabul etmiş. Üzerinde parasının olmadığını ve motorundan alması gerektiğini söyleyerek kahvehaneden dışarı çıkıp, benim motoruma binerek oradan uzaklaşmış” şeklinde konuştu.

Telefon hırsızlığıyla ilgili güvenlik kamerası görüntülerini de aldığını anlatan Sönmez, “En son perşembe Biga’dan köyün birindeki benzinlikten benzin almış. Güvenlik kamerası olmadığı için görüntü alamadık. Ondan sonra da bir haber yok. Şuan nerede bilinmiyor. Bir an önce bulunmasını istiyorum” dedi.

Aracını satmak isteyen vatandaşlara uyarılarda bulunan Sönmez, “Aracını satacak arkadaşlar, araçlarını almaya gelen şahıslara anahtarı teslim etmemelerini ve deneme sürüşü yapılması gerektiğinde ise satılacak olan araç ise yan koltuğa, motor ise arkaya oturmalarını tavsiye ediyorum. Benim yaşadığım bu durum herkesin başına gelebilir” diye konuştu. 

Nimet Ergün
 

Büyükçekmece’de yaşayan bir çocuk annesi Nurayet Şahsıvar’ı ev telefonundan arayan dolandırıcılar, “FETÖ mensupları şuanda sahte kimlik ile aracınızı noterde satıyor” diyerek kandırdı. Kendisini “Başkomiser Hakan Bulut” olarak tanıtan dolandırıcı, Şahsuvar’a operasyon için üç ay önce 120 bin TL’ye aldığı sıfır kilometre otomobilini bir galeriye giderek satmasını söyledi. Dolandırıcıların söylediklerini harfiyen yerine getiren Şahsıvar, hemen bir galeriye giderek otomobilini 95 bin liraya sattı. Parayı alan Şahsuvar içerisinde 95 bin lira bulunan para dolu poşetle noterden ayrıldı.

Şahsuvar, sürekli telefonda konuştuğu dolandırıcının yönlendirmesiyle para dolu poşeti bir ara sokakta bırakarak uzaklaştı. Arkadan gelen dolandırıcı ise parayı alarak kayıplara karıştı. Parayı ara sokakta bıraktıktan sonra evine gelen Şahsıvar, başından geçenleri eşine anlatmasıyla dolandırıldığını anladı. Bunun üzerine Şahsıvar en yakın polis karakoluna giderek şikâyette bulundu. Şikayet üzerine polis ekipleri, güvenlik kameralarından parayı alan dolandırıcının eşkalini belirleyerek çalışma başlattı. Dolandırıcıları arama çalışmaları devam ederken Şahsıvar’ın galerici hakkında savcılığı yaptığı şikâyet üzerine de otomobile “satılamaz” şerhi koyuldu. 

Başından geçenlerin büyük bir talihsizlik olduğunu söyleyen Nurayet Şahsıvar, ” “155 olarak tanıttıklarında ben onlara nasıl güveneceğimi söyledim. Telefonu kapattırdılar,siz kendiniz arayın dediler. Ben kendim aradım 155’i, 155 asayiş olduğunu söyledi. Bu sefer Hakan Bulut olarak sordum. Kendisinin bağlanması için 2’yi tuşladım. Ben Hakan Bulut diyerek bütün yaka numarasını kendi söyledi. Bundan sonra ben onlara güvendim. Orada kandırıldım. FETO terör örgütünde arabamın işleme sokulduğu, satıldığını söylediler. Hemen satış yapmam gerektiğini söylediler. Bende onların gerektiği şekilde hareket ettim yaptım” şeklinde konuştu.
Nasıl dolandırıldığını anlatan, Şahsıvar, “ Galeriye gittim. Galeri içerisinde adres verdiler. Adrese gittim. Fiyatının biraz aşağısında fiyat verildi. Değeri 120 bindi 95 bine aldı. Parayı noterden aldım çıktım. Arayan kişiler paranın sahte olduğunu, orada değiştirdiğini söylediler. Telefonu 6 saat kapattırmadılar. Evim ve cep telefonumun kilitlediğini ve onların dinlediklerini söylediler bana. Konuşmadığım zamanda çantama koydurdular. Altı saat bunlarda mücadele ettim. Paranın sahte olduğunu ve parmak izim olacağı için paraya hiç dokunmamamı kaldırıma bırakmamı söylediler. Ben bıraktım. Daha sonra eve geldim. Oğlumu aramak istedi. Oğlum okuldaydı. ‘biz emniyete aldık, eşin ve oğlunda emniyette’ dedi. Bu sefer oğlumu aradığımda oğlum’anne biz emniyete gittik bizi kimse almadı’ dediğinde onlar tekrar ısrarlı, orada eşim geldi kapıyı açtım. Ben şoktaydım. Eşim diyor seni dolandırdılar. Biliyorum ama can güvenliğim için hiç bir şey yapamadım diyorum ve şuanda da dinleniyoruz dedim. Sonra telefonu kapatmışlar” ifadelerini kullandı. 

Dolandırıcılık anları kamerada
Öte yandan yaşlı kadının dolandırılması saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde yaşlı kadın telefonla konuşarak parayı bırakacağı yere gidiyor.Bu sırada dolandırıcı yaşlı kadını takip ediyor ve telefondan direktifler veriyor .Daha sonra yaşlı kadın parayı kaldırıma bırakıyor.Ardından dolandırıcı parayı alıp kayıplar karışıyor.
 

Emrah Kuş

Karabük’de yaşayan 57 yaşındaki Hasan Demir yaklaşık 1 yıl önce bir şantiyede çalışırken sol ayağını makineye kaptırdı. Yürümekte zorluk çeken Demir, birkaç hastane gezdikten sonra Konya Hospital’e geldi. Burada gerçekleştirilen ameliyat ve sonrasındaki fizik tedavinin ardından tekrar sağlığına kavuştu. Karabük’e bağlı Navsaklar Köyünde bir şantiyede çalışırken makine taşımak için makinenin üzerine çıktığını belirten Hasan Demir, “Makinenin üzerinden inerken makine ayağıma vurarak kırdı ve dışarı attı. Ayriyeten sağ ayağımı da makinenin arasına sıkıştırdım. Başka bir hastaneye götürdüler. Orada iki hafta durdum. Ayağıma tedavi yapmadılar. Ayağıma iğne batırdılar hiç hissetmedim. Sonra Konya Hospital’e gönderdiler. Burada tedavi oldum. Sonra fizik tedavinin ardından çok şükür yürümeye başladım. Şimdi rahatım ve gezebiliyorum” dedi.

“Hastamız şu an gayet iyi durumda”

Ameliyatı gerçekleştiren Konya Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Tunç Cevat Öğün ise, hastanın sol bacağında kopma şikayetiyle kendilerine başvurduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Öğün, “İş kazası sonucu bize başvuran hastamızda bir seri ameliyatları tamamladık. Şuan hastamız gayet iyi durumda. Yürüyebiliyor ve ayağının üzerine basabiliyor. Ayağında hareket var. Fizik tedaviyle durumunun daha da iyiye gitmesi için çalışıyoruz” diye konuştu. 

Barış Gök – Uğur Sarı