Buna göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Yozgat Bölge Müdürlüğüne Tapu ve Kadastro Elazığ Bölge Müdürü Tamer Taşkıran atandı. Taşkıran’dan boşalan göreve Mahir Tuncer’in getirilmesi kararlaştırıldı. Kırşehir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ise Necmettin Şeker atandı.

Ekonomi Bakanlığı Doğu Karadeniz Bölge Müdürlüğüne Aydın Güler, Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürlüğüne Batı Karadeniz Bölge Müdürü Muzaffer Ertürk atandı. Ertürk’ten boşlan Batı Karadeniz Bölge Müdürlüğüne Batı Anadolu Bölge Müdürü Sadık Cinaz getirildi.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Türkiye Elekromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Ramazan Usta, Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine aynı yerin Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Feridun Alak, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurumu Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Yinal Yağan’ın atanması uygun görüldü. Bakanlık Müşavirliği görevine ise Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Zafer Alper getirildi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müşavirliğine İbrahim Halil Akbaş, Müsteşar Yardımcılığına Bakanlık Müşaviri Volkan Mutlu Coşkun’un atanması kararlaştırıldı

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolları Genel Müdür Yardımcılığına Mücahit Arman, Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcılığına Can Erel atandı.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Eskişehir Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sultan Murat Aydın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kilis İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Aldemir ile Maliye Bakanlığı İzmir Defterdarı Tamer Utkucu başka bir yere atanmak üzere görevlerinden alındı. 

Caner Ünver
 

Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanan kararlara göre; Başbakan Yardımcılığı Hazine Müsteşarlığı Mali Sektörle İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdür Yardımcılığına Muhammed Faruk Azkut, Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdür Yardımcılıklarına Kemal Çağatay İmirgi, İbrahim Sepici, Hazine Kontrolörleri Kurulu Başkanlığı Hazine Başkontrolörlüklerine Hazine Kontrolörü Ali Çalışkan, Akif Bülent Boyacıoğlu, Bilgehan Gökmen, Ahmet Tutal, Hazine Kontrolörlüklerine Stajyer Hazine Kontrolörü Erdem Erol, Beçlim Ergün, Ahmet Tuğrul Öztürk, Oğuzhan Herdem, Ömer Kaçaran, Semih Şahin, İsmail Halıcı, Turgut Sayılır, Selçuk Kırbaş atanırken, Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdür Yardımcılığına Satı Balcı getirildi.

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Yönetim Kurulu üyeliğine Mehmet İlker Haktankaçmaz, Devlet Desteklerini İzleme ve Denetleme Kurumu üyeliklerine Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Özgür Volkan Ağar ile Hazine Müsteşarlığı Daire Başkanı Kemal Çağatay İmirgi atandı.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Isparta Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne Yakup Kütük, Mardin Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne Hüsnü Bengin Efetürk, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğüne Elife Ünal, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Ankara Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne İsmail Tuna Cebecioğlu, Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüne Ömer Alan, Gaziantep Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne Hasan Alan, Hukuk Müşavirliğine Veli Böke, Kastamonu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne Oktay Marşap, Müsteşar Yardımcılığına Fatma Varank, Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler Genel Müdürlüğüne Büyükelçi Süleyman İnan Özyıldız, Uluslararası Siyasi Kuruluşlar Genel Müdür Yardımcılığına Alp Ay, Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğüne Genel Müdür Yardımcısı Özgür Volkan Ağar atandı. Ağar’dan boşalan göreve ise Musa Demir getirildi. Ürün Güvenliği Denetimi Genel Müdürlüğüne Zafer Soylu, Serbest Bölgeler Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdür Yardımcılığına Mukaddes Nur Yılmaz atandı.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcılığına Eti Maden İşletmeleri Genel Müdür Yardımcısı Hızır Ay, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Özgür Saç, Türkiye Elektromekanik Sanayi A.Ş. Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Oğuz Can, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Tabip Gülbay, Bakanlık Müşavirliğine Ahmet Adanır, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Genel Müdür Yardımcılığına Mustafa Cihangir Akbaba atandı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müşavirliğine Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ünal Yılmaz, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurlu Üyeliğine Bakanlık Müşaviri Müslüm Beyazgül getirildi.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kahramanmaraş Ticaret İl Müdürlüğüne Ahmet Uçar, Rize Ticaret İl Müdürlüğüne Osman Köseoğlu, Yalova Ticaret İl Müdürlüğüne Alparslan Tunali, Kalkınma Bakanlığı 1. Hukuk Müşavirliğine Mehmet Cüneyt Genç, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdür Yardımcılığına Yusuf Şahin, Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğüne Kudret Arslan, Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığına Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Berrin Dikmelik, Gelir Politikaları Genel Müdür Yardımcılığına Murat Üstün, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdür Yardımcılıklarına Ali Karatürk, Abdülkadir Bahadır Yıldız, Muhasebat Genel Müdür Yardımcılıklarına Arif Yıldırım, Muhammed Varol, Zeki Balta, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdür Yardımcılığına İsmet Keskin, Personel Genel Müdür Yardımcılığına Tayyar Tarı, Milli Piyango İdaresi Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurlu Üyeliğine Muhasebat Genel Müdür Yardımcısı Mustafa İlhan, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdür Yardımcılığına Uğur Sancarbaba, Milli Piyango İdaresi Yönetim Kurulu Üyeliğine Genel Müdür Yardımcısı Ergun Gürel atandı.
Milli Eğitim Bakanlığı Hakkari İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Veysel Durgun, Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Kemal Karahan, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji 11. Bölge (Trabzon) Bölge Müdürlüğüne Abdullah Ceylan, Meteoroloji 15. Bölge (Diyarbakır) Müdürlüğüne Dursun Bozkurt, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğüne Bakanlık Müşaviri Cem Murat Yıldırım getirildi.
 

Bozdağ, AK Parti Çekerek İlçe Başkanlığı’nın 6’ncı olağan kongresine katılmak üzere Yozgat’ın Çekerek ilçesine geldi. İlçedeki bir düğün salonunda saygı duruşunda bulunulması ile İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan kongrede konuşan Bozdağ, kongrenin hayırlı olması temennisinde bulundu. 

Türkiye’nin bulunduğu bölgenin zor bir bölge olduğunu söyleyen Bozdağ, “Etrafımıza baktığımızda ateş çemberi var, Suriye yanıyor. Suriye’de olup biten hadiselerin Türkiye’nin milli güvenliği ile doğrudan ilgili olduğu tartışmasızdır. Bazıları Suriye’de olup bitenlere ‘bize ne’ diyebiliyorlar. Çünkü onun omuzunda bir sorumluluk yok. Yarın bir olumsuzluk olunca ‘sen iktadardaydın niye engellemedin’ diyen, bugün ‘bize ne’ diyen yarın başka bir şey diyebilir. Ama bizim omzumuzda bu milletin, bu devletin sorumluluğu var. Emin olun bu bölgelerdeki yaşanan her olay Yozgat’ın, Ankara’nın güvenliğiyle doğrudan ilgilidir. O nedenle hükümetimiz bu bölgelerde yaşanan bütün hadiseleri çok yakından takip etmektedir. Ülkemizin, milletimizin bugün ve yarın aleyhine olmasın diye gelişmeler her daim teyakkuz halindedir ve görevinin başındadır. Milletimizin ve devletimizin aleyhine gelişmelere bugüne kadar izin vermedik bundan sonrada izin vermeyeceğiz. İşte Fırat Kalkanı Harekatı bunun somut örneklerindendir. Başka yaptığımız çalışmalar var onlar bu amaca matuftur. Milletimizin, devletimizin huzuru, güvenliği, istikrarı, istiklali ve istikbali için biz bu adımları attık bundan sonrada atmaya devam edeceğiz” dedi.

“Halk oylaması gayri meşrudur”

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin aldığı referandum kararı ve yaptığı halk oylamasının gayrimeşru olduğunu söyleyen Bozdağ, “Referandum Türkiye bakımından yok hükmündedir. Orada olup biten hadiseler Türkiye’nin milli güvenliğiyle doğrudan ilgilidir. Milli güvenliğimizle ilgili bugün de gelecekte de tehdit oluşturmaktadır. Aynı şekilde Irak’ın, aynı şekilde İran’ın milli güvenliğiyle doğrudan ilgili ve onlar için tehdit oluşturan gelişmeler yaşanmıştır. Türkiye bu gelişmeleri engellemek için elinden gelen her türlü çabayı milletimizin ve devletimizin üstün yararını korumak için ortaya koymuştur. Bir yandan Irak merkezi hükümetiyle ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ile görüşerek bu işin durdurulması için çalışırken öte yandan uluslararası toplumla bu işi durdurmak için mücadele etmiştir. İsrail dışında hiçbir ülke buradaki referanduma onay vermemiştir. Türkiye kararlılığını göstermek bakımından tezkereyi erkene çekti. Milli Güvenlik Kurulu’nu öne çekti. Milli Güvenlik Kurulu’nda konuşulan kararları Bakanlar Kurulu’nda ele aldı ve bu noktada meseleyi parlamento da görüşerek somut adımlar attı. Arkasından sınırda bir askeri tatbikat başlatıldı. Olabilecek her türlü gelişmelere karşı hazırlık yapıldı, tedbir alındı. Buna rağmen referandum gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyeti devletinin hükümetinin politikaları bu konuda açıktır, nettir bir kafa karışıklığı kesinlikle söz konusu değildir” diye konuştu.

“Yeni çatışmaların çıkması Türkiye’nin aleyhinedir”

Türkiye’nin, referandumunun gerçekleşmesi halinde neler yapabileceğini, hangi adımları atacağını kendi yetkili organlarında görüşüp, karara bağladığını ifade eden Bozdağ, “Irak merkezi hükümeti, İran, bölge ülkelerin, uluslararası toplumun bütün hassasiyetleri dikkate alınarak bunlar yapılmıştır ve bundan sonra Irak’la ilgili bütün konularda Irak merkezi hükümetiyle işbirliği ve koordinasyon içerisinde olmaya ve ayrıca İran ile istişare içerisinde olmaya devam edeceğiz. Uluslararası toplumla birlikte hareket etmeye devam edilecek. Hem ekonomik, hem siyasi, hem askeri her türlü alternatif görüşülmüş ve hangi alternatifin öncelikle ne zaman devreye sokulacağı karara bağlanmıştır. Bunlar vakti geldikçe hayata geçirilecektir. Yani Türkiye Cumhuriyeti devleti, hükümeti bu konuda ne yapacağını ve neyi ne zaman yapacağını gayet iyi bilmektedir. Onun için bu konudaki adımlarını da zamanlama, takvim içerisinde kendisi takdir ederek atacaktır. Hiç kimsenin bu konuda bir endişesi olmamalıdır. Bunların tek tek açıklanması yerine vakti gelince bir bir gerçekleştirilmesi daha önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Onun için aklı selim ile, sağduyuyla milletimizin ve devletimizin hukukunu koruyacak şekilde politikalarımızı uygulamaya devam edeceğiz. İnşallah bu noktada atacağımız adımlar netice verir. Dileğimiz odur çünkü bölgenin ateşe atılması istikrarsızlığın çoğalması, güvensiz ortamların artması ve yeni çatışmaların, yeni ateşlerin yanması hem bölgenin hem de Türkiye’mizin aleyhinedir. Biz bölgede yeni çatışmalar, yeni alevler, yeni yangınlar, yeni acılar istemiyoruz. Onun için de diyoruz ki aklı selim ile herkes hareket etmelidir. Türkiye aklı selimle hareket edecek ama milletin hukukunu, devletin hukukunu korumak için atması gereken bir adım olduğunda en ufacık bir tereddüt göstermeden bu adımını atacaktır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmamalıdır” şeklinde konuştu.

“Silahlı kuvvetlerimiz tehlikeleri bertaraf edecek güçtedir”

Milliyetçi Hareket Parti Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kerkük için yaptığı ‘5 biz ülkücü hazır’ açıklamasını hatırlatan Bozdağ şunları söyledi: 

“Esasiyetinde bu bir hassasiyetin ifadesidir. Ama şunu bilmemiz lazım Türkiye Cumhuriyeti devletinin silahlı kuvvetleri bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin karşı karşıya olduğu bütün tehlike, tehdit ve saldırıları aşacak, alt edecek güce ve kudrete sahiptir. Bundan hiç kimsenin endişesi olmamalıdır. Polis teşkilatımız, istihbarat teşkilatımız, ordumuzun imkan ve kabiliyetleri Türkiye’nin karşı karşıya olacağı her türlü, tehlike ve tehdidi bertaraf edecek güçtedir. O yüzden hiç kimsenin durumdan vazife çıkarmasına gerek yoktur, ihtiyaç yoktur. Devletimizin, anayasamızın, yasalarımızın emriyle yetkilendirilmiş kurumlarımızın, kuruluşlarımızın organları görevini başındadır. Onlar devletimizin aleyhine olacak gelişmelere izin vermemek için teyakkuz halindedir. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Eğer bir gün Türk milletinin ve Türkiye devletinin bugünü ve geleceği ile ilgili sıkıntı olur da bu ülkenin güvenlik güçleri, silahlı kuvvetleri, istihbaratı ve diğer birimleri bu tehlikeleri karşılamaya gücü yetmezse o zaman ordu, millet olmanın gereğini bu millet yapar.”
Bozdağ, kongrenin ardından Kadışehir ilçesine geçti. 

Uğur Yiğit – Veysel Korkmaz
 

Basın Kartı Komisyonu toplantısının açılış konuşmasını yapan Basın Yayın ve Enformasyon (BYEGM) Genel Müdürü Mehmet Akarca, Batı medyasında Türkiye aleyhinde yürütülen algı operasyonlarına karşı BYEGM’nin gerçekleri duyurmak için olağanüstü çaba gösterdiğini ifade etti. Akarca, medya sektörünün ve çalışanlarının standartlarını belirlemek üzere ilgili devlet kurumlarıyla işbirliği içinde yürüttükleri çalışmaların son aşamaya geldiğini belirterek, “Muhabir kimdir, editör kime denir, haber kameramanı kimdir, genel tarifleri yapıldı. Bu tariflerin hemen ardından bu alanda görev alacaklar için yeterlilikler ortaya konulacak” dedi.

Akarca, yürütülen çalışmalarla dünyanın belki de en zor ve meşakkatli işleri arasında yer alan basın sektörünün belirli bir seviyeye çıkartılmasının amaçlandığını vurguladı. BYEGM olarak 15 Temmuz haftasında yaptıkları etkinlikleri de hatırlatan Akarca, 340 yabancı gazetecinin Türkiye’de ağırlandığı ziyaretlere değindi.

Gerçekleştirilen etkinliklerin ardından söz konusu yabancı basın mensuplarının ülkelerine bilgiyle donanmış olarak gittiklerine işaret eden Akarca, basın mensuplarının ülkelerine döndüklerinde yazdıkları makaleleri de iki büyük ciltlik kitapta topladıklarını aktardı. Akarca, yabancı basın mensuplarının Türkiye ziyaretlerinin ardından binlerce makale kaleme aldıklarına işaret ederek, “Bunların genel bir analizini yaptırdık. Yüzde 80’i olumluydu bu yazıların, yüzde 20’si de tarafsızdı. Türkiye aleyhine yazılmış bir yazı yoktu” bilgisini paylaştı.

Dünyada 15 Temmuz’a ilişkin çıkan tüm yazıları da 5 cilt halinde derlediklerini ifade eden Akarca, bunların incelenmesinin, devlet kütüphanesi ve bazı kurum kütüphanelerinde bulunmasının yararlı olacağını dile getirdi.
BYEGM-AFAD işbirliği ile gerçekleştirilen “Yüreğimize Sığınanlar” isimli sergiye de değinen Akarca, programa Başbakan Yardımcıları Recep Akdağ ve Hakan Çavuşoğlu’nun da katıldığını, konuklar arasında yer alan AB ve BM yetkililerinin Türkiye’ye mültecilere yönelik çalışmaları dolayısıyla bir kez de BYEGM kürsüsü aracılığıyla teşekkürlerini ilettiklerini belirtti.

Basın Kartı Komisyonu Başkanı Nazmi Bilgin de Akarca’yı başarılı çalışmalarından dolayı kutladı.

Konuşmaların ardından komisyon, 472 başvuruya ait dosyayı değerlendirmeye aldı. Komisyon, ilk kez basın kartı alacaklara ait 392 başvurudan 348’ine onay, 5’ine şartlı onay, 39’una da ret kararı verdi. Sürekli Basın Kartı başvurularının ise 77’sine onay, 1’ine şartlı onay, 1’ine ret, 1’ine de iade kararı çıktı. Komisyon kararları http://basinkartlari.byegm.gov.tr/BK/Pages/Basvuru/KomisyonSonuclari.aspx ve e-devlet üzerinden kişi bazında sorgulanabilliyor.  

İstanbul Valiliği tarafından 2017-2018 eğitim-öğretim döneminde öğrencilerin ve okulların güvenliğini en üst seviyede sağlamaya yönelik olarak 7 Eylül 2017 günü İçişleri Bakanı Süleyman Soylu başkanlığında yapılan “Uyuşturucu ve Güvenli Eğitim” konulu toplantı gerçekleştirildi. Vali, 39 ilçede kaymakamlar başkanlığında; emniyet müdürlerinin, jandarma komutanlarının, milli eğitim müdürlerinin, muhtarların yanı sıra ilgili diğer birim ve kurum temsilcilerinin iştirakiyle toplantı yapıldı. Toplantı sonucunda ise okullarda güvenliğin azamî seviyeye çıkarılması, okul güvenlik kameralarının tamamlanması ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi’ne entegrasyonu, uyuşturucu maddelerle mücadele, çocukların güvenli bir şekilde servislerle taşınması, öğrencilerin günışığından daha fazla istifade etmeleri gibi konular görüşüldü. Toplantıda geçen yıl okul güvenliğine yönelik alınan tedbirlerin gözden geçirilerek genişletilmesine karar verildi.

Görevlendirilen kolluk ekipleri okul idarecileriyle birebir irtibat kuracak

İstanbul Valiliğinden alınan kararlar ilişkin yapılan açıklamada, “Toplantı kapsamında; polis sorumluluk sahasında bulunan 3 bin 182 okuldan 814’ü, jandarma sorumluluk sahasında bulunan 258 okuldan tamamı olmak üzere toplamda 3 bin 440 okulda bin 72 kolluk ekibi görevlendirildi. Görevlendirilen ekipler okul idareleriyle birebir irtibat halinde olarak okul civarında suç ve suçlularla mücadelede etkin görev yapacak. Ekipler özellikle okulların giriş ve çıkış saatlerinde denetim ve kontrol görevini yapacaklar.

Mobil okul timleri kurulacak

Alınan bu tedbirlere ilaveten bu yıl uygulamaya girecek olan mobil okul timleri; okul ve öğrenci güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra öğrencileri, öğretmenleri, okul yöneticilerini, okul aile birliklerini, velileri, servis işletmelerini eğitici ve bilgilendirici çalışmalar da yapılması kararlaştırıldı. Ayrıca narkotik suç ve suçlularla mücadele kapsamında öncelikle okul çevrelerinde narkotik suçlarla mücadele şubesinin uzman polisleri tarafından yapılan denetim ve kontrollerin artırılmasına karar verildi. Bahsi geçen bu tedbirlerin hassasiyetle uygulanması için gerekli denetimler ilgili birim ve kurumlar tarafından icra edilecektir” denildi.

Okul servisleri ve denetimlerle ilgili kararlar alındı

Toplantılarda ayrıca okul servisleri ve denetimleri konularının da görüşüldüğü belirtilen açıklamada, “Bu bağlamda; okul servis araçlarının nasıl icra edileceğine ilişkin mevzuat gereğince öğrencilerin okullara taşınmasında, firma ve araç seçimlerinde Valiliğimizin ya da Milli Eğitim Bakanlığının herhangi bir belirleyici yetkisi bulunmamaktadır. Bu yetki; okul aile birliği yönetim kurulu başkanının başkanlığında, okul aile birliği yönetim kurulunca belirlenen bir temsilci, okul aile birliği yönetim kurulunca çocuğu servisle taşınan veliler arasından 4 veli, varsa okul eğitim vakfı yönetim kurulunca belirlenen bir temsilcinin katılımıyla oluşturulan bir komisyon tarafından kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra aynı mevzuat; öğrenci velilerinin istemeleri halinde, çocuklarını herhangi bir okul servisi aracı işleteni ile anlaşarak taşıtabileceğini de hüküm altına almıştır.
Mezkûr mevzuat; daha önce okul idareleri tarafından yapılan öğrenci taşıma ihale ve sözleşmelerinden kaynaklanan sorun ve şikâyetlerin önlenmesi amacıyla sivil bir oluşum olan Okul Aile Birliği yönetimlerine, istenmesi halinde yeterli sayıdaki velinin bir araya gelerek okul servisi taşımacılığı niteliğini haiz işletmelerle de öğrenci taşıma sözleşmesi yapma imkânı getirmiştir. 06.09.2017 tarihinde Ümraniye İlçemizde yaşanan müessif olay, velilerle öğrenci taşıma sözleşmesi yapmak amacıyla okul çevresinde bulunan servis işletmecilerinin aralarındaki tartışma neticesinde gerçekleşmiştir. Valiliğimizce okul servis araçlarının denetim ve takibi, bundan sonra da artan bir hassasiyetle sürdürülecektir” ifadelerine yer verildi. 

Çavuşolu, ” Ondan sonra da benim canım İncirlik’e gitmek istiyor, İncirlik’e geleceğim. Yok öyle bir şey. Hem her istediğini yapacaksın hem de her istediğini alacaksın, Türkiye artık böyle bir ülke değil. Türkiye kararlarını kendisi verir. ‘Efendim benim parlementom var’ diyor. Benim de 80 milyon Türk milletim var, sende parlamento ne diyorsa odur diyorsun, Türkiye’de 80 milyon Türk milleti ne derse odur. Bu ülkede kararları millet alır. O yüzden tüm yanlışlıklara, hatalara karşı 80 milyonun hakkını savunmaya doğruları söylemeye devam edeceğiz.” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) tarafından Clup Park Alanya’da bu yıl 4. düzenlenen iftar programına katıldı.

İftar sonrası konuşma yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyulan ramazan ayında bir araya gediklerini belirterek, burada birlik ve beraberliğin temsil edilmesini görmekten mutlu olduğunu söyledi.

Her zaman dik durduklarını ancak diklenmediklerini belirten Çavuşoğlu, mazlumun hakkını savunduklarını ifade etti. Önceliklerinin, birliği, dirliği korumak, güçlendirmek olduğunun söyleyen Çavuşoğlu, “İşte bu birlik ve beraberliğin temsil edilmesinde her zaman öncü olan liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın selamlarını getirdim. Başbakanımız Binali Yıldırım da selamlarını iletti.

“Türkiye olarak her zaman haklıyı savunduk”

Bölgede ciddi sıkıntılar olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu,”Zor şartlar altında yaşayan, evini terketmek zorunda kalan insan sayısının çok. 60 milyon insanın çeşitli sebeplerle evini terketmek durumunda kaldı. Bakıyoruz Türkiye’ye insan hakları, demokrasi dersi vermeye çalışan zalim rejimler kendi çıkarları için destek veriyor, zulümlerini meşru göstermeye çalışıyor. Biz Türkiye olarak her zaman haklıyı savunduk. Suriye’de ateşkesin tesis edilmesi, barışın sağlanması, siyasi çözümün yine tesis edilmesi için en çok çaba gösteren biz olduk” dedi.

Halep’te 45 bin insan ölüme mahkum edildiği zaman Türkiye’den başka, o insanları kurtarmak için kılını kıpırdatan başka ülke olmadığını aktaran Çavuşoğlu, “Ama Türkiye Rusya ile beraber Halep etrafında ateşkesi sağlayarak 45 bin insanı kurtarmıştır. Ondan sonra ateşkesi Suriye geneline yaydık. Şimdi ise Suriye’de siyasi çözüm için çalışıyoruz, çatışmasız bölgeler oluşturuyoruz. Mücadeleye devam edeceğiz, bir taraftan Astana, bir taraftan Cenevre. Aynı şekilde Irak. Irak’tan DEAŞ terör örgütünün temizlenmesi için çaba sarfediyoruz, destek veriyoruz. Eğit-donat programlarımız sürüyor. Fakat şunun da altını çizmek isterim, Türkiye Cumhuriyeti olarak hem Irak’ın hem Suriye’nin sınır bütünlüğünü, toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Buna halel getirecek her adıma da karşıyız ve Suriye içinde bir terör devleti kurulmasına müsaade etmeyeceğiz. Bunun için de ne gerekiyorsa yapacağız” diye konuştu.

“Bazı dost ve kardeş ülkeler maalesef bir yaptırım içine girdiler”

Tüm bu sorunlarla uğraşırken Körfez bölgesinde Katar krizi olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Katar’a karşı Körfez’deki bazı dost ve kardeş ülkeler maalesef bir yaptırım içine girdiler. Biz esasen bu kararları doğru bulmuyoruz. Kardeşler arasında sorun olabilir, itilaf olabilir ama kardeşler arasında itilafın çözüm yeri diyalogtur, istişaredir. Bir araya gelinir, konuşulur, neyse sorun ortaya konulur. Ondan sonra sorunun çözülmesi için hangi adımlar atılacak beraber karar verilir. Hele hele ramazan ayında, kardeşliğin en çok pekiştirilmesi, dayanışmanın en çok güçlendirilmesi gereken bir ayda, biz bu krizi doğru bulmuyoruz, bu adımları doğru bulmuyoruz. Hele hele yönetimlere değil de insanlara yönelik alınan kararları doğru bulmuyoruz. Şu ramazan ayında gıda, ilaç ambargosunu doğru bulmuyoruz, insani, İslami bulmuyoruz. İnsanların ne suçu var. Niye oraya, insanlara gidecek gıdayı, ilacı engellemeye çalışıyorsunuz? Onlar bizim kardeşimiz değil mi? ” şeklinde konuştu.

“Bu ülkede kararları millet alır”

15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümüne doğru gidildiğini hatırlatan Çavuşoğlu,Türk milletine, şehitlere, gazilere ne kadar hizmet edilse bunun yetmeyeceğini söyledi.

Çavuşoğlu,” İşte ülkeler FETÖ mensuplarını bize iade etmeşe başladılar. Ama bazı Avrupa ülkeleri sahip çıkıyorlar, FETÖ’ye sahip çıkıyor, FETÖ’den kaçan askerlere statü veriyor. FETÖ’den dolayı kaçan bizim diplomatlarımıza sığınma hakkı veriyor. PKK’ya sahip çıkıyor. PKK’lıları kendi ülkesinde barındırıyor, destekliyor. DHKP-C’ye adeta lojistik, maddi destek ne varsa veriyor. PKK’nın uyuşturucu kaçakçılığı, zorla para toplama dahil her türlü faaliyetlerini göz yumuyor. İşte referandum dönemi gördünüz bizlere engel çıkarmaya çalışıyorlar. Ondan sonra da benim canım İncirlik’e gitmek istiyor, İncirlik’e geleceğim. Yok öyle bir şey. Hem her istediğini yapacaksın hem de her istediğini alacaksın, Türkiye artık böyle bir ülke değil. Türkiye kararlarını kendisi verir. ‘Efendim benim parlementom var’ diyor. Benim de 80 milyon Türk milletim var, sende parlamento ne diyorsa odur diyorsun, Türkiye’de 80 milyon Türk milleti ne derse odur. Bu ülkede kararları millet alır. O yüzden tüm yanlışlıklara, hatalara karşı 80 milyonun hakkını savunmaya doğruları söylemeye devam edeceğiz.” 

Erdal Anak – Rıza Yanık