Afrin bölgesinde icra edilen arama tarama faaliyetleri esnasında tuzaklanan el yapımı patlayıcının (EYP) patlaması sonucu şehit olan Piyade Teğmen Muhammet Kır’ın (25) naaşı tarihi Çifte Minareli Medrese önüne getirildi. Burada cuma namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından şehit Piyade Teğmen Muhammet Kır’ın naaşı omuzlarda taşınarak top arabası konuldu. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulu Cami’de cuma namazını kıldıktan sonra şehidin cenaze törenine katıldı. Erdoğan naaşa omuz vererek şehit Piyade Teğmen Muhammet Kır’ı son yolculuğuna uğurladı.
On binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninin ardından Şahit Piyade Teğmen Muhammet Kır’ın cenazesi Kars Kapı Şehitliğinde defnedildi. 

Törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Recep Akdağ, Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Erzurum Milletvekilleri İbrahim Aydemir, Mustafa Ilıcalı, Orhan Delmigöz, Kamil Aydın, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, İlçe Belediye başkanları, şehidin yakınları, askeri erkan ve on binlerce Erzurumlu katıldı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada, “Makamların sevgili peygamberimize en yakın olan bir makama uğurlayacağımız sevgili Muhammedimize öncelikle bu şehadet makamında inşallah başta ailesi olmak üzere tüm milletimize sabırlar diliyorum. İnşallah komşu olacaklar. Şehitlerimiz büyük bir mücadeleyi dinimiz için özellikle vatan millet ezanımız için verdiler veriyorlar. Şu anda Muhammedimiz bizi dinliyor. Zira Rabbimiz malum ayeti kerimesinde şöyle buyuyor: ‘Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz. Onlar diridirler. Siz bilemezsiniz.’ Dolayısıyla Muhammedimiz aslında ismini Mehmetçiğin Osmanlı Muhammedi kullanmamış. Olur ya ona uymayan bir şey yapabilir inceltmiş Mehmede, Mehmetçik demiş. Rabbim rahmetiyle inşallah tecelli etsin. Afrin savaşında Rabbim bizlere fethini yakın kılsın. İnşallah bu müjdede yaklaşıyor diye düşünüyorum” diye konuştu.  

Ahmet Akbuğa – Özge Bozo – Şahap Gürler – Sefa Tetik

Elazığ Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı, düzenlenen törenle açıldı. 30 metre genişliğinde, 5 kilometre uzunluğunda, üç gidiş ve üç geliş olmak üzere toplam 6 şeritli olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Bulvarı’nın trafiğin rahatlamasına büyük katkı sağlaması bekleniyor. Bulvarın açılışında konuşan Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, hedeflerinin kalkınmış, büyümüş ve gelişmiş bir Elazığ olduğunu belirterek, “Şehrin dört bir yanında kazandırdığımız mega projelerle bir yandan şehri geleceğe hazırlarken, bir yandan da şehir ekonomisine katkı sağlıyoruz. Yapılmış olan yatırımlar ve bu yatırımlarda çalışan kişileri göz önüne aldığımızda 4 yılda istihdam temin ettiğimiz kişi sayısı 28 bin 232’dir. İlimize yapmış olduğumuz yatırımlar 536 milyonun üzerindedir. İlimizdeki esnafımız bu yatırımlarla şehrin ekonomisine katkı sağlarken, aynı zamanda sıcak parayla da buluşmanın desteğini sağladık. Bu yatırımlarla ilimiz 2014 yılında yaşanabilir şehirler arasında 49. sırada iken, 2017 yılında 19. sıraya yükseldi. Hedefimiz 2023 yılına kadar ilk on şehir arasına sokmaktır” dedi.
Babasının yıllar boyunca Elazığlılar ile son derece kuvvetli ve derin bir manevi bağının olduğunu dile getiren Erbakan Vakfı Genel Başkanı Muhammed Ali Fatih Erbakan ise, “Elazığlılarla ayrı bir sevgisi ve muhabbetti vardı. Elazığ’ın manevi özelliğini ve değerini çok iyi biliyordu. İmanın kalesi olarak tanımlamıştı. Elazığ’a hünkar mahfili tabirini layık görmüştü. Başbakan olduğu zaman ilk ziyaretini Elazığ’a yapmıştı. Kendisine rahmet diliyorum. Bu bağ tek taraflı değil, karşılıklıydı. Yıllar boyunca Elazığlılar da kendisini bağrına bastı. Mili görüş hareketine Elazığlılar yıllar boyu en büyük desteği verdi” diye konuştu.

AK Parti belediyeciliğinin faaliyet yaparken ileriki kuşakların hak ve hukuklarını gözeterek çalıştığını vurgulayan AK Parti Elazığ Milletvekili Ömer Serdar da, “Bu anlayış, bu hareketin lideri olan Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994 yılında bir belediyecilik faaliyeti ile yereli tanzim edip, oradan ulusalı tanzim ve daha sonra da küresel dünyada söz sahibi yapan bir harekat haline dönüştü. Başından beri yaslanmış olduğu milli, yerli ve manevi değerleri perspektif alan bir siyasi anlayışla yoluna devam etmiş bir hareketin çalışmalarıdır. Bu kadro çalışıp yerelde büyük hizmetler ortaya koyarken, genelde de çok büyük atılımlar yaptı” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından kesilen kurdele ile bulvar ulaşıma açıldı. Programa Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, AK Parti Elazığ Milletvekili Ömer Serdar, AK Parti Adana Milletvekili Enver Ünüvar, Erbakan Vakfı Genel Başkanı Muhammed Ali Fatih Erbakan, STK temsilcileri, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.  

Esenler Belediyesi’nin, Osmanlı ecdadı eserlerinin tanıtılması ve anlaşılmasını sağlamak amacıyla hayata geçirdiği “Aheng-i Hümayûn” projesinin gala gecesi Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla gerçekleşti. Fatih Sultan Mehmed, II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Suleyman, Sultan III. Murad, Sultan I. Ahmed, Sultan II. Osman, Sultan III. Ahmed ve Sultan III. Selim gibi sultanların şiirleri, aralarında Ömer Tuğrul İnançer, İbrahim Sadri, Serdar Gökhan ve Feridun Özdemir gibi sanatçıların da bulunduğu dokuz yorumcu tarafından seslendirildi. Kültür ve Turizm Bakanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un yanı sıra, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ve çok sayıda vatandaşın katıldığı gala gecesi sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. 

‘‘Belediyecilik sadece yol yapmak değildir’’

Kültür ve sanat faaliyetlerinin önemi hakkında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, ‘‘Esenler Belediyesi bu güzel faaliyetiyle gösteriyor ki, belediyecilik sadece yol yapmak bir takım alt yapı, üst yapı faaliyetlerinden ibaret değildir. Belediyecilik aynı zamanda da kültür sanat, şehir ve söz içerir. Kültür sanata vermiş olduğu değerden dolayı Esenler Belediye Başkanı Tevfik Fikret Göksu’ya çok teşekkür ediyorum. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak belediyelerimizin kültür hayatına katkılarını yakından takip etmeye çalışıyoruz. Gönlümüz arzu eder ki, tüm belediyelerimiz kültür hayatına yapmakta oldukları katkıları arttırarak devam etsinler. Medeniyetler önce insanların gönüllerinde ve zihinlerinde ortaya çıkar. İnsanlar düşündüklerini ve hayal ettiklerini bir şekilde ortaya koyar. Bina olarak, yollar olarak, şehirler, camiler, yapıtlar, el sanatları, müzik ve sözle ortaya koyarlar’’ dedi.

‘‘Osmanlı dilin ortaya çıkarmış olduğu gücü en iyi şekilde kullanabilen medeniyettir’’

‘‘Bütün bu sanatların en öncesinde sözü en iyi söyleyebilme sanatı yatmaktadır’’ diyen Kurtulmuş, “Şiirle sözün en iyi söylendiği, arkada gördüğünüz gibi ahenk içerisinde ifade edildiği sanatın zirve formlarından biridir. Medeniyetler sözlerini güçlü olarak ortaya koyduğu taktirde güçlü bir şekilde yollarına devam ediyor. İstanbul medeniyetlerinin de en parlaklarından birisi olan Osmanlı Cihanı medeniyetini ortaya çıkaran medeniyette hiç şüphesiz sadece fiziki bazı güçlerden ibaret değildir. Osmanlı zamanın en büyük teknolojisine sahip bir medeniyet değildir. Osmanlı savaş meydanlarında savaş tekniklerini en üst noktaya çıkarmış olan bir medeniyetten de ibaret değildir. Bunların ötesinde düşüncesini, sözünü ve sözünün ortaya çıkartmış olduğu gücünü en iyi şekilde ortaya çıkarmış olduğu gücü en iyi şekilde kullanabilen bir medeniyettir’’ diye konuştu.

‘‘Bizler ecdadıyla gurur duyan bir milletin çocuklarıyız’’

Türk ordusunun büyük bir operasyon yaptığını ifade eden Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, ‘‘Askerimiz büyük bir operasyon gerçekleştiriyor. Bütün küresel oyuncuların yapma etme demesine rağmen büyük bir operasyon yapıyoruz. Bu güçlü operasyon gücünü nereden alıyor dediğinizde cevabı çok basit, milli, yerli ve kendimiz olmamızdan alıyoruz. Bize millet olarak üzerimizden öyle silindirler geçirmişler ki, geçmişimizi unutturmayı kendimize bir görev atfettiğimiz dönemler yaşamışız. Şiirimizi, sanatımızı ve hakanlarımızı unutturmuşlar. Böyle bir dönemden geçmişiz ama silkinip yeniden kendi ayakları üzerinde durmayı bilen, yiğit düştüğü yerden kalkarmış cümlesindeki gibi yeniden ayağa kalkan bir milletin çocuklarıyız. Yaşayan bir insana için en önemli iftihar meselesi geriye dönüp baktığında gurur duyacağı bir ecdadının olmasıdır. Biz geriye dönüp baktığımızda ecdadımızdan gurur duyan, iftihar eden bir milletin çocuklarıyız’’ şeklinde konuştu. 

Fethiye Mutaf
 

“Bana Aşk Ver” adlı teklisi ile müzik kariyerine başarılı adımlarla devam eden Aynur Aydın, CRI TÜRK’te Michael Kuyucu’nun programına konuk oldu. Müzik dünyasında kendisinin önünü kesmek isteyen bazı yorumcuların olduğunu söyleyen Aynur Aydın, şarkısını Youtube’a yükledikten sonra şarkının izlenmesini engellemek isteyenlerin Youtube’a 300 binin üzerinde şikayet spamı yolladığını söyledi.

Aynur Aydın, adının son yıllarda Eurovision Şarkı Yarışması ile anılmasından memnuniyet duyduğunu, 2012’de bu konuda görüşmeler yaptığını söyledi ve “Eurovision’da Türkiye’yi birinci yapacak şarkım kasamda saklı” dedi.

Aynur Aydın son günlerde Hande Yener ile Demet Akalın arasında yaşanan Telifmetre tartışması ile ilgili “Hande’nin yaptığı Messi’nin kendisini dördüncü ligdeki bir futbolcu ile kıyaslaması” değerlendirmesinde bulundu.

“Eurovision’da birinci olacak şarkı kasamda saklı”

Eurovision şarkı yarışmasında adının anılması ve Eurovision fanlarının kendisini yarışmada görmek istemesinden mutluluk duyduğunu söyleyen ünlü şarkıcı, geçmişte TRT ile bu konuda bazı görüşmeler yaptığını, Türkiye’nin Eurovision’a katılması halinde Türkiye’ye birinciliği getirecek şarkının hazır olduğunu ve bu şarkıyı kasasında sakladığını söyledi.

Aynur Aydın, “Benim kafamda zaten tasarladığım, ülkem adına doğru bir seçim olduğunu düşündüğün bir takım sembol, hayaller var. Biliyorsunuz 2012’de TRT ile Eurovision ile ilgili görüşmeler yapıldı. O günden bugüne kadar zaten kasamda o şarkı, o imaj duruyor. O kadar özel bir şarkı ki hiçbir şey olmaz, eskimez. İddialı konuşmayı sevmiyorum; ama ülkemi çok güzel temsil ederim diye düşünüyorum” dedi.

“Hande’nin yaptığı Messi’nin dördüncü ligdeki futbolcu ile kendini kıyaslaması”

Şarkıcı Aydın, Hande Yener’in telifmetre verilerine göre 2017 yılında Türkiye radyolarında şarkıları en çok yayınlanan yorumcusu olmasına Demet Akalın’ın gösterdiği tepkiye de göndermede bulundu. Aynur Aydın, “Hande Yener’in canlı yayınını izledim Instagram’da. İki tane canlı şarkı söyledi. Böyle bir yorum, böyle bir ses yok. Bir defa Hande Yener kim, onlar kim? Ben çok kızıyorum Hande’ye, tartıştığı şarkıcılar onun muhatapları değil. Messi’nin dördüncü ligdeki futbolcularla kendini kıyaslaması gibi bir şey bu. Onlar gitsin önce şarkı söylemeyi öğrensinler. Hande Yener çabalamış, çalışmış, senelerce bunun için nelerden vazgeçmiş. Bu bir bedeldir bunun için ödediğin. Sonra bir takım insanlar oturup, bence değildir diyor. Çok ayıp. Onu oraya oturtan da kabahat” şeklinde konuştu. 

ABD liderliğindeki toplantıda yaptırımların, Kuzey Kore üzerindeki baskının korunması gerektiği belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland ile ’Kore Yarımadası Güvenliği ve İstikrarı’ konusunda görüştüler.

Bakan Tillerson, “Rejimin davranışının maliyetini Kuzey Kore’nin inanılır görüşmeler için masaya gelmesi noktasına kadar arttırmamız gerekiyor” dedi.

Japonya Dışişleri Bakanı Taro Kono ise, “Baskıyı hafifletmenin ya da Kuzey Kore’ye ödül vermenin zamanı değil. Kuzey Kore’nin diyaloğa girmesi, yaptırımların geçerli olduğunun kanıtı olarak yorumlanabilir” dedi.

Tillerson da, Kuzey Kore’nin müttefik kararlılığı ya da dayanışma yoluyla “kürek çekmesine” izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Tillerson, Vancouver toplantısını şiddetle eleştiren ve Birleşik Devletler’in yaptırımlarını tam olarak uygulamak üzere katılamayan Çin ve Rusya’ya da çağrıda bulundu.

Tillerson, Rusya ve Çin’in Kuzey’i desteklediği 1950-53 Kore Savaşı sırasında Güney Kore’yi destekleyen ülkeler arasında grup oluşturan Vancouver topluluğunun, Pyongyang ve ABD liderliğindeki “maksimum baskı” kampanyasının etkinliğini artırmayı amaçladığını söyledi.

Güney Kore Dışişleri Bakanı Kang Kyung-wha ise yaptığı konuşmada, Kuzey Kore ile diyaloğun olimpiyatların ötesinde devam edeceğini umduğunu, ancak mevcut yaptırımların daha titiz bir şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.

Hasan Çelik 

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği İzmir’de Rumeli Balkan Buluşmasına katıldı.Burada yerel halk dansları müzikleriyle karşılanan Hakan Çavuşoğlu, bu oyuna eşlik etti. Balkan coğrafyasının bir adının da acıların, gözlerinde dinlemeyen gözyaşlarının, hasretlik coğrafyası olduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Halen buradan bir nefes oraya yöneldiğini görmek isteyen akrabalarımızın olduğu coğrafya. Türkiye böyle bir ülke. Türkiye’nin coğrafi sınırları 786 binmetrekare olabilir ama balkanlarda sorumluluklarımızı ihmal etmeyiz. Gönlün sınırı yoktur. Bir salonda çatı altında buluştuk. Burada da bir çatı altında buluşuyorsak bizde balkanlardaki kardeşlerimizi kucaklamaya devem ediyoruz. Allah bizi mücadelemizden geri bırakmasın. Türkiye’de zenginlik güven varsa orada da insanlar rahat nefes alıyor. Onun için Türkiye güçlü olmak zorunda, ayaklarının üzerinde durmak zorunda. Hepimiz beraber olarak bir olmak iri diri olmak durumundayız. Türkiye’nin sevdalısı olmak durumundayız” dedi.

Birlik ve beraberlik vurgusu

Türkiye’ye 11 yaşında geldiğini ve dernek faaliyetlerinde bulunduğunu ifade eden Hakan Çavuşoğlu, “Türkiye bir dönem yanı başındaki karındaşlarına ilgi alaka göstermemiş. Bu tamamen Türkiye’nin gücüyle alakalı bir durum. Türkiye güçlü ise balkanlara alakası artıyor. Türkiye’nin güçlü olması içinde herkes bir olmak zorunda, birlik ve beraberlik ruhunu geliştirmek zorunda. Operasyon çekmeye çalışanlara tuzak kurmaya çalışanlara gelirsek, Türkiye biliniz ki güçlü olacak. Türkiye’yi güçlendirmek isteğimiz bu. Güçlü olursak ilgili oluruz. Dertleriniz, dertlere sahip çıkarız” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, son üç yılda Türkiye’nin yaptığı insani yardımların milli gelire oranlamasında, dünya birincisi olduğunu sözlerine ekledi.

Mihrap Düzöz – Sinan Yeniçeri
 

Geçtiğimiz günlerde 100 yeni üyenin katıldığı Yeşilyurt İlçe Başkanlığında dün yapılan üye katılım töreninde 150 kişi daha MHP Yeşilyurt İlçe Başkanlığına üye oldu. Böylelikle son 1 ayda MHP’ye üye olan vatandaşların sayısı 250’yi buldu.

Parti binasında düzenlenen üye katılım töreninde konuşan İlçe Başkanı Mehmet Ali Kaya, MHP’nin her geçen gün büyüyerek genişlediğini dile getirdi.

MHP’nin ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin hiçbir zaman ayrıştırıcı olmadığını vurgulayan Kaya, “Devlet Bey ve bizim için Hakkari’de yaşayan vatandaşımız ile Edirne’de yaşayan vatandaşımızın hiçbir farkı yoktur. Vatanımıza, milletimize, bayrağımıza, ezanımıza düşman olanlar hariç herkes bizim için değerlidir. Türkiye hepimizin ortak değeri. Türk devletinin bekası bizim için her şeyden önemlidir. Milliyetçi Hareket Partisi bu ülkenin temel taşı, temel sigortasıdır. Allah birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Ben burada Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde olumsuz algı oluşturma çabası içinde olan, acizlikte sınır tanımayan zavallılara da değinmek istiyorum: Üç kişinin istifasını 300 kişi diyerek algı oluşturmaya çalışanlar bugün burada 2.sini gerçekleştirdiğimiz büyük katılımlara karşı neden üç maymunu oynamaktadırlar. Bu algıyı oluşturmaya çalışan sahtekarlara sesleniyorum: Yüreğiniz yetiyorsa, samimiyseniz Yeşilyurt’ta şu güzel tabloya bir bakın, Milliyetçi Hareket Partisi eriyor mu, Yoksa büyüyor mu, Delikanlı gibi gerçeği yazın. İpe sapa gelmezlere taşeronluk etmeyin” diye konuştu.
Daha sonra partiye katılanların üyelikleri yapıldı. 

Selçuk Dönmez

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, Alevi İnanç Birliği Vakfı tarafından düzenlenen Dostluk ve Dayanışma Gecesine katıldı. Bakan Yılmaz, yaptığı konuşmada, “Bizler ulu bir çınarın dallarıyız. Kökümüz bir gövdemiz bir. Bu coğrafyada binlerce bayramı beraber kutladık. Sevincimizde bir oldu, acımızda bir oldu. Biz biriz, beraberiz. İstiklalimizin simgesi al bayrağımızın gölgesinde barış ve huzur içerisinde birlikte yaşamak ortak irademizdir. Dün nasıl ülkemizin bekası için mücadele ettiysek, bugün de yarınlarımızı daha aydınlık kılmak için birlikte çalışıp, ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkartacağız” ifadelerini kullandı.

Yaşanılan çağda düşünce ve kültür varlıklarının birer zenginlik olduğuna dikkat çeken Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Peygamberimizin yaşadığı dönemde Müslümanlar arasında ayrılık, dini anlayış hususunda farklı yorumlar yoktu. Onun vefatından sonra İslam toplumunda değişik dini yorumlar ortaya çıktı. İslam’ı inanç olarak kabul eden milletlerin kendi öz değerlerini Müslüman olduktan sonrada korumaları, yaşanılan bölgelerin coğrafi özellikleri, komşu halklarla olan ilişkileri, dinin temel kaynağı olan Kuranı Kerim’i yorumlamadaki farklılıklar zaman içerisinde değişik nitelikli kültürlerin oluşmasına da neden oldu. Türkiye’de hiçbir inanç gurubu bu değişimin dışında değildir. Bu konudaki farklılıklarımız Müslüman üst kimliğimize engel değildir. Yüz yıllardır bir arada yaşayan aleviler ve Sünniler olarak dindaş ve kardeşiz. Ülkemizde aleviler ile ilgili sorunlar sadece Alevileri, Sünniler ile ilgili sorunlar da sadece Sünnileri değil, hepimizi ilgilendirmektedir. Çünkü bizler bir vücudun parçaları gibiyiz. Bir organdaki sıkıntı diğer organları da, vücudun tamamını da etkiler. Bu gerçekten hareketle mevcut sorunları da birlikte çözeceğiz. İnanç ve düşüncelerimiz arasında aynı, benzer ya da farklı yönleri tam olarak öğrendiğimizde karşılıklı iletişim bağlarımız güçlenecek, birbirimizi olduğu gibi tanıyacağız. Ancak bu hedefe sadece okul programlarıyla ulaşılamaz. Bu konuda başta anne babalara, eğitimcilere, aydınlara, din görevlilerine, alevi vakıf ve derneklerine, medyaya kısacası milletimizin her kesimine büyük sorumluluk düşmektedir. Alevi kardeşlerimizin şikayetine konu bir çok sorunun farkındayız. Hükümet olarak bu sorunları çözmek kararlılığındayız. Herkesin inancını tam ve özgürlük içinde yaşayacağı bir iklimi sağlamanın gayreti içerisindeyiz. Hiçbir ayrım ve fark gözetmeksizin, tüm inanç ve kültürlerin yaşaması, geleceğe aktarılması bizlere vazifedir.”

Bakan Yılmaz, Alevi İnanç Birliği Vakfı tarafından düzenlenen Dostluk ve Dayanışma Gecesinde söylenen “Melullenme Deli Gönül” şarkısına eşlik etti.  

İlker Turak – Fatih Erdoğan

Çekmeköy Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız, Çekmeköy Belediye Başkan Yardımcıları Fatih Sırmacı ve Hasan Öztürk Ümraniye, Sancaktepe ve Ataşehir’in merkezinden bulunan bir AVM’de düzenlenen restoran açılışına katıldı.

Açılış kurdelesinin kesen Çekmeköy Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız “Güzel bir işletme hayırlı olsun” dedi. Kaymakam Kansız, “Çok güzel bir işletme. Allah hayırlı uğurlu etsin. Mevlam bol kazançlar nasip etsin. Bu tarz işletmelerin açılışlarına katıldığımda ben her zaman o işletmenin ülkemize kattığı değere bakıyorum. Bu gün açılışını gerçekleştirdiğimiz Keyfi Gurme sayesinde bir çok kardeşimize iş istihdamı oldu. Bölgemizde böyle güzel yerlerin açılması her zaman zenginliktir. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim” dedi.

Söz konusu restoran Keyfi Gurme’nin Kurucusu Ömer Akdoğan ise “Bizim için önemli olan müşteri memnuniyeti” diyerek “Değerli dostlarımızın katılımı ile açılışını gerçekleştirdiğimiz Keyfi Gurme Anadolu’nun eşsiz lezzetlerinin buluştuğu bir işletme” ifadelerini kullandı.

Akdoğan, “Sağlıklı yaşamak için nasıl besleniyoruz sorusunu her zaman kendimize sorarız. Özellikle düzenli doktora gidenler için bir sürü doktor tavsiyelerini duyarız. Anadolu mutfağı kültürümüz bizlerde hiç bir zaman değişmedi. Kaliteyi kaynağından alıyoruz. Tarladan bulunan lezzeti sofralarımızda buluşturmaya devam ediyoruz. Bizleri tercih eden müşterilerimizin bize vermiş olduğu o güzel notlar ise bizleri fazlasıyla memnun ediyor” diyerek konuşmasını tamamladı.
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’ın başkenti Atina’daki resmi temasları kapsamında eşi Emine Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos ve eşi Vlasia Pavlopoulos tarafından onuruna verilen resmi akşam yemeğine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yemekten önce yaptığı konuşmada, “Ülkemde 10 binleri aşan Rum vatandaşlarımız vardı. Aynı şekilde Yunanistan’da soydaşlarımız var. Bu ziyaretle birlikte bizim bütün hedefimiz, geleceği çok farklı inşa edelim ihya edelim. Burada birlik olsun dayanışma olsun. Çok kritik dönemlerden geçtiğimiz bölgede ciddi sıkıntıları yaşadığımız bir dönemde dayanışmamızın çok daha büyük önem arz ettiğine inanıyorum. Siyasi askeri ekonomik, kültürel, turizm bütün bu alanlarda iş birliğimizi önem ifade ediyor. Şuan Yunanistan da yatırımları olan bazı vatandaşlarımızla zaman zaman görüşüyorum. Onların buradaki yatırımlara ilişkin düşüncelerini alıyorum. Memnuniyetlerini duydukça da geleceğe yönelik neler yapılabilir konuşuyoruz” dedi.

“Eğer geçmişten ibret alırsak tarih tekerrür etmez”

“Geleceğe bakarken artık geçmişten ibret almanın önemli olduğuna inanıyorum” diyen Erdoğan, “Eğer geçmişten ibret alırsak tarih tekerrür etmez. Ama ibret alırsak geleceği çok daha farklı bir şekilde inşa ederiz. Şu anda gerek Yunanistan’dan gerek bizim yatırımcılarımız el ele vermek suretiyle hatta üçüncü ülkelerde yapacakları yatırımlarla her iki ülkede kazan kazan esasına göre geleceği çok farklı inşa edebiliriz” diye konuştu.

“Yunanistan’ın bize verdiği destek bir kenara konulamaz”

Türkiy’nin bölgedeki önemli konumunun altını çizen Erdoğan, “Türkiye bu noktada bir hap durumda. Bir taraftan TANAP, TAP öbür taraftan Türk Akım Projesi bütün bunlar bölgede artık doğal gazın hem ısınmada hem sanayide teknolojide nelere alt yapı oluşturabileceğini ortaya koyuyor. Siyasette Avrupa birliği süreci içerisinde Yunanistan’ın şuana kadar yanımızda olması ve bize verdiği destek bir kenara konulamaz. Geleceği inşa noktasında atacağımız adımlar da her zaman beraber olduğumuzu özelliklede terörle mücadeledeki dayanışmamızı ifade etmeden geçemeyeceğim. Dayanışmamızı çok çok önemsiyorum” şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;

Çok kritik günlerden geçtiğimiz bir dönemde dayanışmamız çok büyük önem arz ediyor.

Geleceğe bakarken artık geçmişten ibret almanın önemli olduğunu düşünüyorum. İbret alırsak tarih tekerrür etmek. İbret alırsak, geleceği çok daha farklı bir şekilde inşaa ederiz.