ABD liderliğindeki toplantıda yaptırımların, Kuzey Kore üzerindeki baskının korunması gerektiği belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Kanada Dışişleri Bakanı Chrystia Freeland ile ’Kore Yarımadası Güvenliği ve İstikrarı’ konusunda görüştüler.

Bakan Tillerson, “Rejimin davranışının maliyetini Kuzey Kore’nin inanılır görüşmeler için masaya gelmesi noktasına kadar arttırmamız gerekiyor” dedi.

Japonya Dışişleri Bakanı Taro Kono ise, “Baskıyı hafifletmenin ya da Kuzey Kore’ye ödül vermenin zamanı değil. Kuzey Kore’nin diyaloğa girmesi, yaptırımların geçerli olduğunun kanıtı olarak yorumlanabilir” dedi.

Tillerson da, Kuzey Kore’nin müttefik kararlılığı ya da dayanışma yoluyla “kürek çekmesine” izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Tillerson, Vancouver toplantısını şiddetle eleştiren ve Birleşik Devletler’in yaptırımlarını tam olarak uygulamak üzere katılamayan Çin ve Rusya’ya da çağrıda bulundu.

Tillerson, Rusya ve Çin’in Kuzey’i desteklediği 1950-53 Kore Savaşı sırasında Güney Kore’yi destekleyen ülkeler arasında grup oluşturan Vancouver topluluğunun, Pyongyang ve ABD liderliğindeki “maksimum baskı” kampanyasının etkinliğini artırmayı amaçladığını söyledi.

Güney Kore Dışişleri Bakanı Kang Kyung-wha ise yaptığı konuşmada, Kuzey Kore ile diyaloğun olimpiyatların ötesinde devam edeceğini umduğunu, ancak mevcut yaptırımların daha titiz bir şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.

Hasan Çelik 

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği İzmir’de Rumeli Balkan Buluşmasına katıldı.Burada yerel halk dansları müzikleriyle karşılanan Hakan Çavuşoğlu, bu oyuna eşlik etti. Balkan coğrafyasının bir adının da acıların, gözlerinde dinlemeyen gözyaşlarının, hasretlik coğrafyası olduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Halen buradan bir nefes oraya yöneldiğini görmek isteyen akrabalarımızın olduğu coğrafya. Türkiye böyle bir ülke. Türkiye’nin coğrafi sınırları 786 binmetrekare olabilir ama balkanlarda sorumluluklarımızı ihmal etmeyiz. Gönlün sınırı yoktur. Bir salonda çatı altında buluştuk. Burada da bir çatı altında buluşuyorsak bizde balkanlardaki kardeşlerimizi kucaklamaya devem ediyoruz. Allah bizi mücadelemizden geri bırakmasın. Türkiye’de zenginlik güven varsa orada da insanlar rahat nefes alıyor. Onun için Türkiye güçlü olmak zorunda, ayaklarının üzerinde durmak zorunda. Hepimiz beraber olarak bir olmak iri diri olmak durumundayız. Türkiye’nin sevdalısı olmak durumundayız” dedi.

Birlik ve beraberlik vurgusu

Türkiye’ye 11 yaşında geldiğini ve dernek faaliyetlerinde bulunduğunu ifade eden Hakan Çavuşoğlu, “Türkiye bir dönem yanı başındaki karındaşlarına ilgi alaka göstermemiş. Bu tamamen Türkiye’nin gücüyle alakalı bir durum. Türkiye güçlü ise balkanlara alakası artıyor. Türkiye’nin güçlü olması içinde herkes bir olmak zorunda, birlik ve beraberlik ruhunu geliştirmek zorunda. Operasyon çekmeye çalışanlara tuzak kurmaya çalışanlara gelirsek, Türkiye biliniz ki güçlü olacak. Türkiye’yi güçlendirmek isteğimiz bu. Güçlü olursak ilgili oluruz. Dertleriniz, dertlere sahip çıkarız” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, son üç yılda Türkiye’nin yaptığı insani yardımların milli gelire oranlamasında, dünya birincisi olduğunu sözlerine ekledi.

Mihrap Düzöz – Sinan Yeniçeri
 

Geçtiğimiz günlerde 100 yeni üyenin katıldığı Yeşilyurt İlçe Başkanlığında dün yapılan üye katılım töreninde 150 kişi daha MHP Yeşilyurt İlçe Başkanlığına üye oldu. Böylelikle son 1 ayda MHP’ye üye olan vatandaşların sayısı 250’yi buldu.

Parti binasında düzenlenen üye katılım töreninde konuşan İlçe Başkanı Mehmet Ali Kaya, MHP’nin her geçen gün büyüyerek genişlediğini dile getirdi.

MHP’nin ve Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin hiçbir zaman ayrıştırıcı olmadığını vurgulayan Kaya, “Devlet Bey ve bizim için Hakkari’de yaşayan vatandaşımız ile Edirne’de yaşayan vatandaşımızın hiçbir farkı yoktur. Vatanımıza, milletimize, bayrağımıza, ezanımıza düşman olanlar hariç herkes bizim için değerlidir. Türkiye hepimizin ortak değeri. Türk devletinin bekası bizim için her şeyden önemlidir. Milliyetçi Hareket Partisi bu ülkenin temel taşı, temel sigortasıdır. Allah birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Ben burada Milliyetçi Hareket Partisi üzerinde olumsuz algı oluşturma çabası içinde olan, acizlikte sınır tanımayan zavallılara da değinmek istiyorum: Üç kişinin istifasını 300 kişi diyerek algı oluşturmaya çalışanlar bugün burada 2.sini gerçekleştirdiğimiz büyük katılımlara karşı neden üç maymunu oynamaktadırlar. Bu algıyı oluşturmaya çalışan sahtekarlara sesleniyorum: Yüreğiniz yetiyorsa, samimiyseniz Yeşilyurt’ta şu güzel tabloya bir bakın, Milliyetçi Hareket Partisi eriyor mu, Yoksa büyüyor mu, Delikanlı gibi gerçeği yazın. İpe sapa gelmezlere taşeronluk etmeyin” diye konuştu.
Daha sonra partiye katılanların üyelikleri yapıldı. 

Selçuk Dönmez

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, Alevi İnanç Birliği Vakfı tarafından düzenlenen Dostluk ve Dayanışma Gecesine katıldı. Bakan Yılmaz, yaptığı konuşmada, “Bizler ulu bir çınarın dallarıyız. Kökümüz bir gövdemiz bir. Bu coğrafyada binlerce bayramı beraber kutladık. Sevincimizde bir oldu, acımızda bir oldu. Biz biriz, beraberiz. İstiklalimizin simgesi al bayrağımızın gölgesinde barış ve huzur içerisinde birlikte yaşamak ortak irademizdir. Dün nasıl ülkemizin bekası için mücadele ettiysek, bugün de yarınlarımızı daha aydınlık kılmak için birlikte çalışıp, ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkartacağız” ifadelerini kullandı.

Yaşanılan çağda düşünce ve kültür varlıklarının birer zenginlik olduğuna dikkat çeken Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Peygamberimizin yaşadığı dönemde Müslümanlar arasında ayrılık, dini anlayış hususunda farklı yorumlar yoktu. Onun vefatından sonra İslam toplumunda değişik dini yorumlar ortaya çıktı. İslam’ı inanç olarak kabul eden milletlerin kendi öz değerlerini Müslüman olduktan sonrada korumaları, yaşanılan bölgelerin coğrafi özellikleri, komşu halklarla olan ilişkileri, dinin temel kaynağı olan Kuranı Kerim’i yorumlamadaki farklılıklar zaman içerisinde değişik nitelikli kültürlerin oluşmasına da neden oldu. Türkiye’de hiçbir inanç gurubu bu değişimin dışında değildir. Bu konudaki farklılıklarımız Müslüman üst kimliğimize engel değildir. Yüz yıllardır bir arada yaşayan aleviler ve Sünniler olarak dindaş ve kardeşiz. Ülkemizde aleviler ile ilgili sorunlar sadece Alevileri, Sünniler ile ilgili sorunlar da sadece Sünnileri değil, hepimizi ilgilendirmektedir. Çünkü bizler bir vücudun parçaları gibiyiz. Bir organdaki sıkıntı diğer organları da, vücudun tamamını da etkiler. Bu gerçekten hareketle mevcut sorunları da birlikte çözeceğiz. İnanç ve düşüncelerimiz arasında aynı, benzer ya da farklı yönleri tam olarak öğrendiğimizde karşılıklı iletişim bağlarımız güçlenecek, birbirimizi olduğu gibi tanıyacağız. Ancak bu hedefe sadece okul programlarıyla ulaşılamaz. Bu konuda başta anne babalara, eğitimcilere, aydınlara, din görevlilerine, alevi vakıf ve derneklerine, medyaya kısacası milletimizin her kesimine büyük sorumluluk düşmektedir. Alevi kardeşlerimizin şikayetine konu bir çok sorunun farkındayız. Hükümet olarak bu sorunları çözmek kararlılığındayız. Herkesin inancını tam ve özgürlük içinde yaşayacağı bir iklimi sağlamanın gayreti içerisindeyiz. Hiçbir ayrım ve fark gözetmeksizin, tüm inanç ve kültürlerin yaşaması, geleceğe aktarılması bizlere vazifedir.”

Bakan Yılmaz, Alevi İnanç Birliği Vakfı tarafından düzenlenen Dostluk ve Dayanışma Gecesinde söylenen “Melullenme Deli Gönül” şarkısına eşlik etti.  

İlker Turak – Fatih Erdoğan

Çekmeköy Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız, Çekmeköy Belediye Başkan Yardımcıları Fatih Sırmacı ve Hasan Öztürk Ümraniye, Sancaktepe ve Ataşehir’in merkezinden bulunan bir AVM’de düzenlenen restoran açılışına katıldı.

Açılış kurdelesinin kesen Çekmeköy Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız “Güzel bir işletme hayırlı olsun” dedi. Kaymakam Kansız, “Çok güzel bir işletme. Allah hayırlı uğurlu etsin. Mevlam bol kazançlar nasip etsin. Bu tarz işletmelerin açılışlarına katıldığımda ben her zaman o işletmenin ülkemize kattığı değere bakıyorum. Bu gün açılışını gerçekleştirdiğimiz Keyfi Gurme sayesinde bir çok kardeşimize iş istihdamı oldu. Bölgemizde böyle güzel yerlerin açılması her zaman zenginliktir. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim” dedi.

Söz konusu restoran Keyfi Gurme’nin Kurucusu Ömer Akdoğan ise “Bizim için önemli olan müşteri memnuniyeti” diyerek “Değerli dostlarımızın katılımı ile açılışını gerçekleştirdiğimiz Keyfi Gurme Anadolu’nun eşsiz lezzetlerinin buluştuğu bir işletme” ifadelerini kullandı.

Akdoğan, “Sağlıklı yaşamak için nasıl besleniyoruz sorusunu her zaman kendimize sorarız. Özellikle düzenli doktora gidenler için bir sürü doktor tavsiyelerini duyarız. Anadolu mutfağı kültürümüz bizlerde hiç bir zaman değişmedi. Kaliteyi kaynağından alıyoruz. Tarladan bulunan lezzeti sofralarımızda buluşturmaya devam ediyoruz. Bizleri tercih eden müşterilerimizin bize vermiş olduğu o güzel notlar ise bizleri fazlasıyla memnun ediyor” diyerek konuşmasını tamamladı.
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’ın başkenti Atina’daki resmi temasları kapsamında eşi Emine Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos ve eşi Vlasia Pavlopoulos tarafından onuruna verilen resmi akşam yemeğine katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yemekten önce yaptığı konuşmada, “Ülkemde 10 binleri aşan Rum vatandaşlarımız vardı. Aynı şekilde Yunanistan’da soydaşlarımız var. Bu ziyaretle birlikte bizim bütün hedefimiz, geleceği çok farklı inşa edelim ihya edelim. Burada birlik olsun dayanışma olsun. Çok kritik dönemlerden geçtiğimiz bölgede ciddi sıkıntıları yaşadığımız bir dönemde dayanışmamızın çok daha büyük önem arz ettiğine inanıyorum. Siyasi askeri ekonomik, kültürel, turizm bütün bu alanlarda iş birliğimizi önem ifade ediyor. Şuan Yunanistan da yatırımları olan bazı vatandaşlarımızla zaman zaman görüşüyorum. Onların buradaki yatırımlara ilişkin düşüncelerini alıyorum. Memnuniyetlerini duydukça da geleceğe yönelik neler yapılabilir konuşuyoruz” dedi.

“Eğer geçmişten ibret alırsak tarih tekerrür etmez”

“Geleceğe bakarken artık geçmişten ibret almanın önemli olduğuna inanıyorum” diyen Erdoğan, “Eğer geçmişten ibret alırsak tarih tekerrür etmez. Ama ibret alırsak geleceği çok daha farklı bir şekilde inşa ederiz. Şu anda gerek Yunanistan’dan gerek bizim yatırımcılarımız el ele vermek suretiyle hatta üçüncü ülkelerde yapacakları yatırımlarla her iki ülkede kazan kazan esasına göre geleceği çok farklı inşa edebiliriz” diye konuştu.

“Yunanistan’ın bize verdiği destek bir kenara konulamaz”

Türkiy’nin bölgedeki önemli konumunun altını çizen Erdoğan, “Türkiye bu noktada bir hap durumda. Bir taraftan TANAP, TAP öbür taraftan Türk Akım Projesi bütün bunlar bölgede artık doğal gazın hem ısınmada hem sanayide teknolojide nelere alt yapı oluşturabileceğini ortaya koyuyor. Siyasette Avrupa birliği süreci içerisinde Yunanistan’ın şuana kadar yanımızda olması ve bize verdiği destek bir kenara konulamaz. Geleceği inşa noktasında atacağımız adımlar da her zaman beraber olduğumuzu özelliklede terörle mücadeledeki dayanışmamızı ifade etmeden geçemeyeceğim. Dayanışmamızı çok çok önemsiyorum” şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları;

Çok kritik günlerden geçtiğimiz bir dönemde dayanışmamız çok büyük önem arz ediyor.

Geleceğe bakarken artık geçmişten ibret almanın önemli olduğunu düşünüyorum. İbret alırsak tarih tekerrür etmek. İbret alırsak, geleceği çok daha farklı bir şekilde inşaa ederiz. 

Battalgazi ve Yeşilyurt ilçelerine bağlı kız Kur’an kurslarında mezun olan 77 öğrenci için hafızlık merasimi düzenlendi. Törene katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, burada yaptığı konuşmada eğitimini tamamlayan kız öğrencileri kutlayarak hafızlık eğitimini tamamlayan genç kızlar için en büyük örneğin Hz. Ayşe olduğunu dile getirdi.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığına ilk kez bir bayan başkan yardımcısının atandığını da belirten Tüfenkci, “Prof. Dr. Huriye Martı kardeşimiz pazartesinden itibaren görevine başlayacak. Bu şunu gösteriyor, özellikle Diyanet içerisinde kadınlarımızın hem konum itibariyle hem de görev itibariyle daha etkin topluma ulaşmaları ve hemhal olmalarını sağlayacak yeni bir sistemin de bir başlangıcı olacak inşallah” dedi.

Hafızlığın önemine de değinen Bakan Tüfenkci, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“15 Temmuz’da baktığımızda sapkın dini inanca sahip insanların ülkemizi ne hale getirdiğini, kardeşi kardeşten nasıl ayırdığını hep beraber yaşayarak gördük. Bugün İslam ülkelerinde Müslümanlar kanla, gözyaşıyla mücadele ediyorsa buna şahit olmakla da esasında hepimiz sorumluluk taşıyoruz. Sahip olduğumuz ilmi, Allah’ın bize lütuf ettiği bilgiyi, makamları Allah yolunda Müslümanların iyiliği için çalışarak geçirmek mecburiyetindeyiz.”

İslam dünyasında savaşların eksik olmadığını belirten Bakan Tüfenkci, “Batı’nın şiddet üreten politikaları dünyadaki dengeleri alt üst etmiştir. İslam korkuyla, anarşiyle anılır hale geldi. Din adına terör yapılıyor, maalesef insanlık katlediliyor. Böyle bir vasatta doğru bir din eğitiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Yıllardır ülkemizdeki samimi insanlarımızın dini duygularını sömürerek kendi kirli amaçlarını zorla hakim kılmaya çalışan din tüccarlarının 15 Temmuz’da ülkemizi nasıl bir felakete sürüklediğini hepimiz gördük. Doğru ve gerçek dini bilgiye, samimi bir inanca sahip insanlar tankları masum insanların üzerine sürer miydi hiç? Amaçları neydi? Kendi sapkın dini inançlarını hakim kılarak bu ülkeyi birilerine peşkeş çekmekti. Allah’a hamd olsun doğru dini bilgiyle donatılan insanlar ve milletimiz buna dur dedi.”
Malatya İl Müftüsü Ümit Çimen ise konuşmasında 77 kız öğrencinin hafız olmasında emeği geçenlere ve ailelerine teşekkür etti.

Yapılan konuşmaların ardından Bakan Tüfenkci, Vali Ali Kaban, AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin ve İl Müftüsü Ümit Çimen hafız olmaya hak kazanan 77 kız öğrenciye başarı belgelerini takdim etti. 

Selçuk Dönmez
 

Türk Amerikan İşadamları Derneği’nin (TABA) düzenlediği Türk – Amerikan Sanayi ve Ticaret İşbirliği Zirvesi’nde konuşan Bakan Elvan, ABD ile Türkiye arasındaki siyasi ve ekonomik gelişmeler hakkında bilgiler aktardı. Türkiye’nin ABD ile uzun yıllara dayanan köklü bir işbirliği bulunduğunu kaydeden Bakan Elvan, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu terör ve mülteci krizi sorunlarını hatırlattı. Başta Suriye ve Irak olmak üzere terörle mücadelede işbirliğinin derinleştirilmesi, PKK ve DEAŞ terörüne karşı ortak mücadele verilmesinin öncelikli olduğunu söyleyen Bakan Elvan, “ABD ile gündemimizdeki meselelerin çözümü ancak PYD/YPG ve FETÖ konularında birlikte daha yakın çalışarak mümkün olabilir. ABD’den beklentilerimiz Türkiye’nin mili güvenliğine tehdit oluşturan bu meselelerde gerekli dayanışmayı göstermesidir. Müttefikliğe uygun olmayan adımlar atmak hiçbir zaman da doğru değildir. Bu çerçevede de FETÖ’nün ABD’deki faaliyetlerinin sonlandırılması ve terörle mücadelede daha fazla işbirliği yapılması, örgütün finansal kaynaklarının kesilmesi ve istihbarat paylaşımının yoğunlaştırılması ABD tarafından beklentimizdir” diye konuştu.

ABD ile vize sorununa ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Elvan, “2 ülkedeki temsilciliklere 6 Kasım’dan itibaren kısıtlı şekilde Türk ve ABD vatandaşlarının vize başvuruları alınmaya başlandı” ifadelerini kullandı.
Kalkınma Bakanı Elvan, ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Adalet ve Kalkınma Partisi Adana Milletvekili Fatma Güldemet Sarı, CHP Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer, Amerikan Konsolosu Linda Stuart Specht, Türk Amerikan İşadamları Derneği yöneticileri, kent protokolü ve iş adamlarının katıldığı zirve daha sonra basına kapalı devam etti.

Nuri Pir – Erdal Can İçelli
 

Merkez İlçe Kongresinin açılışında konuşan AK Parti Uşak İl Başkanı Mehmet Çakın, AK Parti teşkilatlarıyla 2019 seçimlerine hazırlanmak için yeni bir sürece başladıklarını ifade ederek şunları söyledi: 

“Bugün de merkez ilçe teşkilatımızı belirleyerek kongre sürecini tamamlayacağız. 2019 seçimlerine doğru giderken geçmişimizde AK Parti hükümeti 16 yıl boyunca çok önemli hizmetler geçekleştirdi. Şu günlerde ise AK Parti hükümeti ilk hizmete gelmeden önceki Türkiye’nin halini unuttuklarını gözlemliyoruz. Bizler teşkilat olarak öncelikle başta Uşak olmak üzere kapı kapı gezerek 16 yıl sonunda gelinen noktaları anlatmamız gerekiyor. Hiçbir mazeret göstermeden bu davanın sonuna kadar emek sarf etmemiz gerekiyor. Aramızda fitne ve fesada yer vermeyeceğiz. Rantın bizim partimizde yeri olmadığını göstereceğiz. AK Parti büyük Türkiye davasıdır. Biz bunları aklımızdan çıkarıp rehavete kapılırsak, memleketimiz üzerinde karanlık emelleri olanlar 15 Temmuz darbesi gibi fırsat kollayacaktır” dedi.

Diğer konuşmalardan sonra kürsüye gelen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, partilileri selamladıktan sonra konuşmasına, “Her ne kadar 16 yıllık parti isek, bu bayrak asırlardır bölgede dalgalanan bayraktır. Bizlerde AK Parti hükümeti olarak bu sorumluluğu alarak bayrağımıza sahip çıkıyoruz” diyerek başladı. 

Arslan, konuşmasının devamında şunları dile getirdi

“Bu coğrafya uğrunda şehit olanlar olduğu için vatan. Bizler de bunun bilincindeyiz. Uşak’ta bugünkü kongremizde gördüğüm bu manzara ziyadesiyle beni memnun etti. Uşak ziyaretinden edindiğim izlenim çok önemliydi. Tüm birimler bu ülkenin hizmetkarı gibi çalışıyor. Herkes bir makam, mevki edinmeden ziyade nefer gibi çalışıyorlar. Bu bilinçte olmamız çok önemli. Fakat düşman hiç boş durmuyor. Zaman zaman içimizde hep hainler, maşalar çıkmıştır. İstiklal Harbinde yaptığımız gibi 15 Temmuz’da tüm halkımız bu hainleri tarihe gömmüştür. Bunlar bundan sonra da olacak. Fakat bunların tek unuttuğu bu milletin, millet olma şuurudur. Yaşlısı, genci 80 milyon millet olma şuuru ile reisinin çağrısına kulak verdi ve meydanları hainlerden geri aldılar. Bombalara, tanklara, uçaklara aldırmaksızın, ülkesinin bekası için meydanlara inan vatandaşlarımız o hainlere gerekli dersi verdi. Onlarca şehidimiz ve gazimiz oldu. Kısaca davamız bu kadar değerli ve anlamlıdır” diye konuştu.

Bakan Ahmet Arslan, konuşmasının devamında ana muhalefet partisi genel başkanına atıfta bulunarak, “Ecdat bize bu cennet vatanı emanet ettiyse biz de bu emaneti kalkındırıp geliştirmemiz lazım. Kılıçdaroğlu gibi kendi ülkesini dış mihraklara şikayet ederek değil” ifadesini kullandı. 

“Sorumluğunun bilincinde olarak taş üstüne taş koyarak, gece gündüz çalışarak yapacağız” diyen Bakan Arslan, “Dış mihraklar bundan sonra ülkemiz üzerinde daha büyük oyun oynayacaklar. Bizlerde birlik ve beraberliğimizle bunlara yine derslerini vereceğiz. Her şeyi deneyecekler, her yola başvuracaklar. 15 Temmuz’dan sonra şimdi de algı operasyonları ve ekonomik kaos yöntemleriyle devam ediyor. Bu istikrarın 2019 seçimleriyle devam edip, büyük Türkiye hedeflerine ulaşmamız için önümüzdeki seçimler çok çok önem taşıyor. Gevşemeden, bıkmadan tüm gücümüzle çalışmamız gerekiyor. Teşkilatlarımız köy köy, mahalle mahalle, sokak sokak gezerek yapılan işleri doğru şekilde anlatmalı. Bizler bu güne kadar çözüm ürettik, yine çözüm ve iş üreterek Türkiye’yi hedeflerine taşıyacağız. Sayın Cumhurbaşkanımız dünyaya meydan okurcasına, dimdik durarak cümleler kuruyorsa, sizlerin desteği ve kesintisiz verilen 15 yıllık hizmetin sonucudur. Bu kongreler bayrak değişimi gibi görense de yeni neferlerin görev başına gelmesi bu gücümüzü artırıyor” dedi.

Dış güçlerin, hainlerin tek derdinin Türkiye olmadığını söyleyen Bakan Arslan, “Komşularımızda da yangın çıkarıp bize sıçramasını istiyorlar. PKK, DEAŞ gibi maşaları kullanarak Orta Doğu’yu da karıştırıp menfaat sağlamaya çalışıyor. Bunun için biz de dün yaptığımız gibi bugün de oradaki terör bataklığını kurutmamız gerekiyor. Oradaki sineğin başını ezmemiz gerekiyor. Mehmetçiğimiz gerekli müdahaleyi bölgenin huzuru için yapmaktan vazgeçmeyecektir” diye konuştu.

Konuşmasında yapılan hizmetlere de değinen Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, ülkenin her yerini hızlı trenlere bağlamak için seferberlik içinde olduklarını dile getirdi. Bakan Arslan, şöyle devam etti: 

“AK Parti hükümetimiz döneminde Uşak’a 940 milyon TL Bakanlığımız tarafından hizmet yapıldı. Bugün de Uşak’ta hızlı tren proje alanı ziyaret ettik. 2019 sonunda bunu tamamlayarak Uşak’a eşsiz bir hizmet sunacağız. Mevcut demiryolu hattını da hızlı tren hattı yanına çekerek şehir içindeki hemzemin geçit sıkıntılarını ortadan kaldıracağız. Bununla birlikte Uşak’a 140 bin metrekarelik alana lojistik merkez yapacağız. AK Parti hükümeti döneminde toplam 19 bin 500 kilometre bölünmüş yol yaptık. Uşak’a ise 143 kilometre bölünmüş yol yapıldı. Ve Uşak çevre yolunda ise 3 geliş 3 gidiş olarak devam eden projede kamulaştırma ve yasal sorunlar tamamlandı. Yine bu projemiz de 2019 sonuna kadar tamamlanarak konforlu bir geçiş sağlayacağız. Bununla beraber Uşa

k’ın çevresinde devam eden ve yeni yol projelerimiz olacak ve tamamlanacak.”
Bakan Arslan, dünyanın en büyük havalimanı projesi olacak olan ve İstanbul’da yapımına başlanılan 3. Havalimanı için ‘dengeleri değiştirecek bir proje’ ifadesini kullanarak şöyle devam etti:
“Bunun olmasını istemeyen güçler ve maşalar biliyor ki bu hava taşımacılığında büyük bir pasta var. Bizler bu havalimanı ile dünyada söz sahibi olacağız. Bunu bilen maşalar her platformda dünyanın en büyük havalimanı projesinin önüne geçmeye çalışıyorlar. Laf olsun diye en büyük havalimanı yapmıyoruz. Ticareti ve yolcu kapasitesini arttırarak ülkemize ciddi anlamda girdi sağlayacak ve hava taşımacılığında söz sahibi olmamız için bu projeyi önemsiyoruz.”
“Uşak’ta bir türlü istikrar sağlanamayan uçuşlara artık kesin bir çözüm getirmek istiyoruz” diyen Arslan, “Belirli dönemlerde uçuşların olduğu Uşak’ta havayolu şirketleri yeterli talebin olmamasından kaynaklı maalesef seferleri geri aldılar. Bununla beraber son yaptığımız çalışmalarla Uşak-İstanbul karşılıklı olarak haftada 3 gün olmak üzere 22 Ocak 2018’de yeniden uçuşları başlatacağız” ifadelerini kullandı.

Yapılan AK Parti Merkez İlçe Kongresinde tek liste ile giren Mehmet Bayar, yeni AK Parti Merkez İlçe Başkanı seçildi.
Bakan Arslan, kongre sonrası Uşak Valiliği, Uşak Belediyesi ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret edecek. 

Ertunç Öztürk – Ferhat Bal

Kapaklı Belediyesi Meclis Salonunda gerçekleşen toplantıda Başkan Kadir Albayrak’ın yanı sıra Kapaklı Belediye Başkanı İrfan Mandalı, Büyükşehir Belediyesi ile Kapaklı Belediyesinin teknik ve idari personeli yer aldı.
Toplantıda, termik santralin neden olabileceği zararlar ile ilgili bir konuşma gerçekleştiren Çerkezköy Eski Belediye Başkanı Mehmet Uz, “Termik santraller gaz, sıvı ve katı yakıtla çalışan santrallerdir. Bu yakıtların kimyasal enerjisini önce ısı enerjisine daha sonra da mekanik enerjiye ve elektrik enerjisine çeviren santraller Termik santrallerdir. Biz Kapaklı ve Çerkezköy olarak termik santrallere yabancı değiliz. Daha önce de bölgemizde doğalgaz kullanan 3 tane santral vardı. Sorun kömür yakan bir termik santral planlanıyor olması. Umarız bu plan iptal olur” dedi. 

Mehmet Uz’un konuşmasının ardından Çevre Mühendisi Hüseyin Özel tarafından termik santrallerde kullanılan yakıt cinsleri, santrallerin sağlığa, çevreye olan zararları ile ilgili sunum gerçekleştirildi. Sunumun ardından toplantı katılımcıları tarafından santralden etkilenecek bölgeler ve ilçe merkezlerine ne kadar mesafede olduğu görüşüldü.

Toplantıda bir diğer konuşmayı gerçekleştiren Kapaklı Belediye Başkanı İrfan Mandalı ise termik santral yerine güneş ya da rüzgar enerjili sistemlere geçilmesi gerektiğini, termik santrallerin ciddi sorunlara yol açacağını ileri sürdü.

Toplantıda son konuşmayı gerçekleştiren Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ise, Tekirdağ’ın doğal kaynaklar bakımında Türkiye’nin en güzel bölgelerinden birinde yer aldığını belirterek, bu kaynakların yok olmasına izin vermeyeceklerini, insan sağlığının ve doğanın korunmasının her şeyin üstünde olduğunu, termik santralin yapılmamasına yönelik mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi.