Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti’nde şu anda en büyük problemin trafik ve trafik eğitiminde ki eksikliklerin olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Mehmet Zeki Avcı, sistemde birçok yanlışın olduğunu ve bunların düzeltilmesi için çaba sarf edilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Avcı, “Sürücü kursu eğitimi için resmi eğitim kitabı güncellenmeli ve trafikte gerekli hassasiyet sağlanmalı” dedi.

‘’Trafik, para kazanılan bir olaydır’’

Trafik kazalarına karşın, ülkemizde kurulmuş sivil toplum kuruluşu olan; “Trafik Kazalarını Önleme Derneği”nin yıllardır başkanlığı görevini sürdüren Dr. Mehmet Zeki Avcı; Sorunlara karşın, çözüm yolları önerme süreçlerinin; Menfaat gücü olarak tanımlanabilecek bazı gruplaşmalar ile tıkandığını, sonuçta yaşanılan üzüntü ve olumsuzlukların devam ettiği söyledi. Dr. Avcı, “Ülkede; trafik, para kazanılan bir olaydır. Kabullenilmiş bazı düzenler, bazılarının da işine gelir. Ancak; insan hayatı ön planda olmalıdır “dedi.

“Her gün 100 civarında, ilkokul öğrencisi trafik eğitim alıyor”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, trafik kadar ihmal edilmiş çok az başlık bulunduğunu söyleyen Dr. Avcı, ‘’Trafik aslında insan hayatını doğrudan etkileyen ve yaşam biçiminin bir parçası olan enerjidir. Bu ülkede; trafik hep göz ardı edilmiş, sorumlusunun kim olduğu belli olmayan bir süreçtir. Biz dernek olarak güncel çalışmalarımızı devam ettirmek durumundayız. Özel trafik eğitim parkında her gün 100 sayısı civarında ilkokul öğrencisi eğitim almaya devam ediyor. Önümüzdeki yıl bu eğitim biçimi liselere de aktarılacaktır. Pilot eğitim liselerini seçip, eğitim vereceğiz ve eğitim verilmeyen liseler ile karşılaştıracağımız bir çalışmamız olacak. İlgili makamlara doğru bilgilendirmeleri yapmaya çalışıyoruz. Eksiklikleri gündeme getirmeye çalışıyoruz. Yollardaki denetimlerin eksiklikleri üzerine çalışmalarımız var. Bununla birlikte yollar üzerine de çalışmalarımız var. Vatandaşlardan gelen uyarıları yetkililere iletmek gibi aracı bir görevimiz de var. Bazen menfaat gruplarına dokunduğumuz zaman canları sıkılabiliyor. Ülkede trafik para kazanılan bir olaydır. Kabullenilmiş belli düzenler bazılarının da işine gelir. Eski ticari araçların muayenesinin yapılması lazım dediğimizde sahipleri tepki veriyor. Ancak insan hayatı ön planda olmalıdır ” şeklinde konuştu.

“Mahkemeler, sadece sürücüyü yargılıyor”

“Mahkemelerde, biz sadece sürücüyü yargılıyoruz” diyen Dr. Avcı, “Işıklar yanmazdı, tabela yoktu, çizgiler bozuktu gibi mahkeme kararları oluyor. Ama bunlar, köşede tutuluyor. Örnek olarak; 2-3 yıl önce Haspolat’ta bir yaya geçidi yapıldı. Ancak tartışması devam ediyor. 4 şeritli yola yaya geçidi yapılıyor. Bu durumda biri öldüğü zaman da sürücü ‘dikkatsiz’ deniliyor. Peki; neden oraya alt geçit ya da üst geçit yapılmadı? ’’dedi.

‘’Sürücü okullarının kullandığı kitaplar; korsan kitaptır’’

KKTC’de ana eğitim kitabı güncellenmediği için; şu anda sürücü okullarının kullandığı kitapların korsan kitap olduğunu da kaydeden Dr. Avcı, “ Devletin resmi kitabı güncellenmediği için dağıtılmıyor. 2003 yılında; devlet, ilk defa resmi kitabını çıkardı. Ne yazık ki, o da kullanılmadı. Çünkü yazılı sınav uygulamasına geçilmesini kimse istemedi. Sürücü okullarının kitabı yok, müfredatı yok. Peki, insanlar bu kuralları korsan kitapçıklardan öğreniyor. Eğitmen olmak için; 25 yaşını doldurmak gerekir. 50 sorudan yüzde 60’ını yaparsanız, yazılı sınavı da geçmiş oluyorsunuz. Bu eğitimlerde bir saat araba sürüyorsunuz, onu da başarılı sürerseniz eğitmen oluyorsunuz. Bu durum dünyada yok artık. Müfettiş olmak için; Sadece, Kamu Hizmeti Komisyonu’nda sınava giriyorsunuz ve ertesi gün müfettiş oluyorsunuz “diyerek sözlerini sonlandırdı.

Kariyer Günleri ve Kariyer Fuarı’nın açılışında konuşan GAÜ Kariyer Merkezi Koordinatörü Halide Koca, etkinliğin amacının çalışma hayatında turizm sektörünü düşünen öğrencilerin şirketlerle buluşması ve iş deneyimlerini birinci ağızdan dinlemeleri olduğunu söyledi.

KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler de, bakanlık olarak bu yıl turizmle ilgili ciddi atılımlar gerçekleştirmeyi düşündüklerini belirterek, Turizm Bakanlığı ile istişare halinde bu konuyu daha da ileriye götürebileceklerini söyledi. Çeler, “Turizm sektörü KKTC’de sürdürülebilir bir kalkınma ve rekabet edilebilirlik açısından ekonominin en önemli zincirlerinden biridir. KKTC’nin en önemli gelirinden olan turizm gelirlerinin arttırılması, ancak o sektördeki iyileştirmeleri yaparak ve geleceğe dair stratejileri belirleyerek gerçekleşebilir. Gençler geleceğinizden kaygı duymayın. Geleceğiniz için küçük adımlarla başlayacaksınız. Önünüze çok engeller çıkacak ama bilin ki bir gün kurduğunuz hayalin gerçek olması kaçınılmaz değildir” dedi.

KKTC Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu da, “Bugün burada GAÜ’nün farklılığını görmekteyiz. Turizm alanında eğitim alan öğrencilerimizin yanında, gastronomi öğrencileri de son beş yıldır hızlı bir şekilde trend haline geldi. Turizm sektörüne yönelik eğitim veren üniversite sayısında ciddi artışın olduğunu da görmekteyiz. Biz bakanlık olarak desteklemeye çalışıyoruz. Atacağınız adımlardan eminseniz, önünüzde hiçbir engel kalmayacaktır. Bugünü düzenleyen GAÜ ailesine de tekrardan teşekkür ediyorum” dedi.

Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, Girne’nin 1974’ten itibaren turizm ile anıldığını belirterek, şuanda dünya ile yarışabilecek düzeyde çok önemli turistlik tesislere sahip olduklarını ifade etti. Güngördü, “GAÜ, Girne’nin kaderini değiştirdi. Girne kentinin marka değerini arttırdı. Girne nasıl anılmalıdır dediğimizde üniversite kenti ve turizm kenti olmalıdır ve bunlar yarışır halde olmamalıdır. Girne Amerikan Ünivertesinin Girne kentine yaptığı katkılardan dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

GAÜ Rektörü Prof. Dr. Kutsal Öztürk, konuşmasına katılımcılara desteklerinden dolayı teşekkür ederek başladı. Öztürk, fuar etkinliğini Turizm Haftası ile birlikte gerçekleştirdiklerini belirterek, 26 Nisan’da da işletme fakültesi öğrencileri için “İşletme ve İnovasyon” konulu bir etkinlik düzenleyeceklerini ifade etti. Etkinliklerin öğrencilerin şirketlerle buluşarak, kariyer planlaması yapmasında büyük fayda sağlayacağına inandığını vurgulayan Öztürk, geçtiğimiz ay İstanbul’da düzenlenen 16. Uluslararası Mutfak Sanatları Yarışması’nda birçok madalya kazanan gastronomi öğrencilerini tebrik etti.

KKTC Ticaret Odası Yöneticiler Kurulu Üyesi Serhan Kombos ise, yaptığı konuşmada kendi hayat ve başarı hikayesini anlattı. Kombos, “GAÜ’nün bugünlere gelmesi ve başarıları bizleri onure etmektedir. Kıbrıs Türk Ticaret Odası, uluslararası tanınmış statüsü ve 60 yıllık birikimi ile ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişimini kalkındırması ve dünya ile birleşmesi için çalışmalar yapmaktadır. Sizler bizlerin umudusunuz. İyi bir eğitim her zaman önemli ancak, günümüzde fark oluşturmak için yeterli değildir. Gençler, akademik çalışmanın yanında da kendilerini geliştirmelidirler. Eğitim sürecinde staj ve sosyal sorumluluk projelerinde yer almanız gerekmektedir” dedi.

GAÜ Turizm ve Konaklama Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Bozdağlar, turizmin tüm dünyada, özellikle KKTC’de ekonomik anlamda katma değeri yüksek olan sektörlerin başında geldiğini belirterek, “Bizler gibi ada ülkelerinde sosyal ve ekonomik açıdan gelişme gösteren ülkelerin turizme daha da fazla önem vermesi gerektiğini düşünmekteyim. Turizm Kariyer Fuarı ile öğrencilerimizi sektörle buluşturmak ve ilerideki yaşantılarında kariyer seçimlerini yaparken destek olmak için düzenledik” dedi.

Turizm Kariyer Fuarı’na KKTC Çevre ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, Türk Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Serhan Kombos, Turizm Bakanlığı Müsteşarı İsmet Esenyel, GAÜ Kurucu Rektörü Serhat Akpınar, GAÜ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cemile Esenyel, GAÜ Rektörü Prof. Dr. Kutsal Öztürk, KAÜ Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker, akademisyenler, firma yetkilileri ve öğrenciler katıldı. Konuşmaların ardından Akpınar, Esenyel, Öztürk ve Özgöker, konuşma gerçekleştiren devlet yetkililerine plaket takdim etti. 

Girne Amerikan Üniversitesi Kurucu Rektörü Serhat Akpınar’ın öncülüğünde bir süredir devam eden, “bayrak taşıyıcı” yeni bir hava yolu oluşumuna yönelik çabaların devam ettiği bildirildi. KKTC ve Türkiye asarındaki ulaşım zorluğuna da dikkat çeken Akpınar, “Anavatan Türkiye’ye yolları daha da kısaltacağız. Bu çıkışı ‘hava taksi’ hizmetleri ile alabiliriz” dedi.

KKTC ile Türkiye arasındaki hava ulaşımındaki kriterler konusundaki değerlendirmelere katkıda bulunan birçok analist ise, sorunlara stratejik açıdan bakarak; ulaşım ile sorunların çözümü konusunda, “artık bir dakika bile kaybedilmemesi” gerektiği yönünde görüş belirterek, çözümün ‘tam sırası’ olduğunu belirtti.

Hava ulaşımı sorununa “Hava Taksi” çözümü

Hava yolu ulaşımındaki aciliyet isteyen sorunların çözümü konusunda; açıklamalarda bulunan GAÜ Kurucu Rektörü Serhat Akpınar, özellikle Türkiye ile bağlantı noktalarına erişimindeki zorlukların çözümüne yönelik, ulusal bir arayış içerisinde olunması gerektiği konusunda zaruretin altını çizerek; “ Havacılık ve pilotaj okulumuzun başarı ve istikrarlı gelişiminden almış olduğumuz enerji ile uzun bir süredir konu üzerinde çalışıyoruz. Önümüzdeki günlerde, halkımızın karşısına bir seri cevaplandırılması gereken soru ile çıkacağız. Bu sorular, işlerliğe kavuşturacağımız, gelecekteki organizasyonumuzun kurumsal adından, olası misyonlarına kadar ayrıştırılmış bir yelpazede yer alacak. Geçmişte bayrak taşıyıcı olan Kıbrıs Türk Hava Yolları ve onun türevlerini ‘İngilizce’ söyleniş ve isimleri ile birlikte KKTC halkına bir öngörü olarak sunup, fikirlerini alacağız. Hangi ismin kullanılmak istendiği konusunu, halkımıza sorup, uygulamak gibi düşünceler ile başlayacak bu misyon; hava taksi hizmetleri ile çıkış alabilir diye değerlendiriyoruz. Hava taksi ile özellikle Akdeniz ve Ege üzerinden, Anavatan Türkiye’ye yolları daha da kısaltacağız. Ayrıca bu uygulama Charter uçuşlar ile devam edilebilir. Yol haritasının bu şekilde bir safhaya sahip olması ise, tamamen bizim arzu ettiğimiz bir deneyimsel süreçtir. Yoksa başından itibaren; tarifeli uçuşlar için hazırlığımızı tamamladığımız anda, projeyi hayata geçirmiş olabilirdik. Ancak, belirttiğim üzere, hava taksi olayını denemiş olmak istiyoruz. Charter uçuşları da özellikle üniversitelerimizde öğrenim gören öğrencilerimiz için düşünüyoruz. Ada’daki tüm öğrencilerin ihtiyaç duyduğu; ulaşım kolaylığını ve bağlı gerekliliklerini olması gereken düzeye çekmeyi düşünüyoruz. Bunun ilk kriteri; taşınacak bagajın ağırlığından, elbette biletleme ücretlerine kadar, en ekonomik ve olumlu yaklaşıma haiz olmalıdır. Bunun için de şu anda charter uçuş programı için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“İlk rota Türkiye ve İngiltere” 

Uçak alımları için de hazırlıklara başladıklarını da belirten Akpınar, “Olası uçuş rotaları; İlk önce Türkiye ve İngiltere olacaktır. Örneğin; ilk önce Antalya ve Adana ile başlanabilir. Akabinde; İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya dâhil olacaktır. Refleksimiz; rekabet koşullarına bağlı. Tabii ki; şu anda tüm çalışmaları yapıyoruz. Ancak, karşımızda nasıl ve aksine bir rekabet göreceğimizi bilemiyorum. Çünkü karşımızda çok ciddi havacılık kuruluşları var. Onlar ile belli prensiplerde ve ne yönde faaliyete ortak olacağımızı şu anda belirlemek zordur. Biz ne yapmak istediğimizi biliyoruz. Gelişmeler karşısında onların ortaya ne koyacakları konusunda, şu anda yorum yapabilmemiz zor” değerlendirmesinde bulundu.

  

KKTC’nin ilk Modern Sanat Müzesi olma özelliğini taşıyan projenin, Yakın Doğu coğrafyasının en büyük güzel sanatlar müzesi olarak tasarlandığı belirtildi. Ayrıca müzenin, toplumda sanatın birçok kişi tarafından tanınmasını ve izlenmesini sağlayacağı da ifade edildi.

Temeli 20 Temmuz’da atılacak

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi projesinin temellerinin, 20 Temmuz 2018 tarihinde atılacağı bildirildi. Koleksiyonunda sanat değeri yüksek eserlerin yer alacağı Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, modern ve çağdaş alandaki tüm yapıtların sergilenmesine fırsat verebilecek bir alt yapıyla ve mimariyle inşa edilecek.

Modern mimariyle tasarlandı

Mimari Projesi hazır olan müze, 12 bin metrekare kapalı alan, 1500 kişilik fuaye alanı, 4 kalıcı koleksiyon salonu, 3 heykel-enstelasyon sergi salonu, 2 fotoğraf sergi salonundan oluşacak. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nde, sanat dünyasıyla ilgili konferans ve sempozyumların gerçekleştirileceği 120’er kişilik konferans ve sinevizyon salonu, ender eserlerin analiz ve restorasyonlarının yapılacağı stüdyo ve laboratuarlar, foto stüdyo ve uzman ofisleri, toplantı odaları, tamir ve bakım atölyeleri, özel eserlerin korunması için iklimlendirilmiş depo sistemi, tam donanımlı sanat kütüphanesi ve arşivi ile hizmet verecek. Müzede ayrıca hatıra eşya, basılı yayın, katalog ve sayış üniteleri de yer alacak.

“Gelecek nesillere ilham kaynağı olacak izler bırakılacak”

KKTC’nin bu projeyle önemli bir eksikliğinin giderilmesi konusunda girişimler başlattıklarını dile getiren Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, sanat müzesinin oluşturulması için yeni bir misyon üstlenildiğini belirtti. Doç. Dr. Günsel, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Suat Günsel’in vizyonu ve girişimi ile başlatılan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ile ülke sanatımızın dünya ile buluşmasının sağlanacağını ifade etti. Özellikle gençlerin çağdaş ve modern sanata, tasarıma, mimariye olan ilgisini önemsediklerini anlatan Doç. Dr. Günsel, modern, çağdaş ve yerel kültürle bütünleşen bir sanat anlayışıyla sürdürülebilir ve gelecek nesillere ilham kaynağı olacak izler bırakmak istediklerini söyledi.

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Sahne Sanatları Yüksekokulu, Drama ve Oyunculuk bölümü tarafından bu yıl 5.’si gerçekleşen 5. Tiyatro Günleri, ünlü sanatçı Deniz Çakır ve Derya Alabora’nın üstün performası ile sergilediği “Beyaz” oyunu ile sona erdi.

GAÜ 5. Tiyatro Günleri Kapsamında; Zuhal Olcay, Burak Sergen, Deniz Çakır, Derya Alabora, Selçuk Yöntem, Haldun Dormen, Kerem Atabeyoğlu, Ruhsar Öcal,Cihan Ünal, Can Gürzalp ve Mutlu Güney gibi usta oyuncular sahne aldı.

GAÜ 5. Tiyatro Günleri’nin final oyunun ardından, GAÜ Kurucu Rektörü Serhat Akpınar teşekkür plaketlerini takdim etti. Oyun hakkında açıklama yapan Derya Alabora, “Beyaz bir Fransız oyunu. Emanuel Mari tarafından yazılmış anneleri ölmek üzere olan iki kardeşin hesaplaşmasını anlatıyor. Benim oyunculuğa bakışım aslında hem tiyatroda hem sinemada. Artık sinema dünyanın her yerinde çok gerçek karakterler üzerine kuruluyor. Birşey yapıyorsak o duyguyu derinlemesine yaşamak çok önemli. Benim oyuncu olmak isteyenlere tavsiyem bir karakteri canlandırırken o karakterin ruhunu içinde yaşamaları” dedi.

Deniz Çakır da, “Yaptığın işle beraber sevilmek çok güzel bir duygu. Kıbrıs’ı çok seviyorum ve burada olmaktan çok mutluyum. Ben oyunculuğu, işimi severek yapıyorum. Sahnede kendimi çok iyi hissediyorum. Seyirciyi karşımızda gördüğümüzde heyecanlanıyoruz. “Beyaz” oyununun bir şiiri var, bir dili var. Kolay bir oyun değil. Gergin anlar var biraz oyunun içinde ama bu tarz oyunları Derya Alabora ile beraber seviyoruz biz. Tiyatro mesaj vermek için yapılmaz ama seyirci oyunu izlediğinde seyirciyi düşündürebilmeli” dedi.

Gecenin sonunda, GAÜ Kurucu Rektörü Serhat Akpınar ve ailesi, Rektör Prof. Dr. Kutsal Öztürk, sanatçılar ve sponsorlar ile birlikte anı fotoğrafı çekildi.

GAÜ tarafından bu yıl 5’.si düzenlenen, halkın ve GAÜ ailesinin de yoğun katılım gösterdiği “Sanat” oyununda ayrıca, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Eşi Meral Akıncı ile birlikte, Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, GAÜ Rektörü Prof. Dr. Kutsal Öztürk ile Turizm Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. İsmet Esenyel’de katılım gösterdi.

Tiyatronun bitiminde açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Akıncı, GAÜ 5. Tiyatro Günlerinden hep birlikte bulunmaktan duyduğu sevinci belirterek, “Bu akşam ki oyunda, kimi anlarda güldük; kimi anlarda yoğun olarak düşündük. Bu akşam pek çok mesaj alarak ayrılıyoruz. Bu oyunun karakterlerinden olan Ivon gibi diliyorum ki; hepimiz her zaman iyilikten doğruluktan demokrasiden ve sanattan yana olalım” dedi.

“Tiyatro oyuncusu olmak için çok çalışmak gerekir”

Usta oyuncu Cihan Ünal oyun sonrasında yaptığı açıklamada, “Burada olmaktan, burada oynamaktan dolayı çok mutluyum. “Sanat” tiyatro oyunu 20 yıl önce yazılmış ve o dönem başta Paris ve İngiltere olmak üzere bütün Avrupa’da oynandı ama Paris ve Londra temsilleri çok sükse yaptı. Hatta 5 seneye yakın oyun devam etti. Fransa’da Moliere, Londra’da Olivier ödülünü aldı. Çok entelektüel ve akıllıca yazılmış. ‘20 yıl önce sevgili, rahmetli büyük sanatçı Cüneyt Türel ile birlikte oynamıştık. Onun anısına bu oyunu yapmak istedik ve tekrarladık.”
Ünal konuşmasının devamında, “Tiyatro oyuncusu olmak için çok çalışmak gerekir. Birincisi yetenek olacak. Bazıları der ki ‘’benim evladım çok iyi taklit yapar. Taklit değildir tiyatro, tiyatro bir gerçektir ve başka bir şeydir. Taklit etme yeteneği bir sanat değildir bence. Ancak tiyatro için bir yetenek olmalıdır. Burada bazı arkadaşlar ünlü olmaya özeniyorlar. Ünlü olabilmek içinde tiyatro okulunu basamak olarak kullanıp televizyonlara geçmek gerekir. Bu yüzden meşakkatli bir yoldur ve çok çalışmak gerekir” şeklinde konuştu.

“Tiyatro güzel sanatlarda 6. sanat dalı”

Mutlu Güney ise yaptığı açıklamada, “20 yıl önce Can Gürzap, Cihan Ünal ve Cüneyt Türel oynamışlardı. Cüneyt ağabeyimiz vefat ettikten sonra 20 yıl sonra yerine beni seçtiler. Cihan Ünal ve Can Gürzap benim hocalarımdır. Bu benim ikinci Yasmina Reza oyunum. Daha önce Ahmet Levendoğlu ile beraber “Yaşamın 3 Yüzü” oyunda oynadım. Oyunda kara mizaha ve birçok farklı duyguya yer veriliyor. Çok eğlenceli çok düşündürücü bir oyun.” Güney konuşmasının devamında tiyatrocu olmak isteyen tiyatroya gönül veren kişilere, “Tiyatro güzel sanatlarda 6.sanat dalı olarak bilinir. Başta yer alan 5 ana sanat dalı hakkında mutlaka birazcık bilgileri olmalılar. Resim, edebiyat, mimari, fonetik (bale ve opera) sonrasında tiyatro ve sinema yer alır. Tiyatro ile ilgilenenler sinemayı daha rahat yapar. Onun için bu 5 ana sanat dalını oldukça iyi bir şekilde öğrenmeleri gerekiyor. Alt yapıyı kuvvetlendirdikten ve tekniklerini de geliştirdikten sonra kimse tutamaz “ dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi kampusünde gerçekleşen kan bağışı etkinliğine çok sayıda gönüllü kan bağışçısının katıldığı, 451 kişinin ise kan bağışı yapabilme kriterlerini karşıladığı belirtildi.

Türk Kızılayı tarafından KKTC’ye gönderilen kan bağışı otobüsü ile etkinliğin ilk iki günü üniversitesi kütüphanesi önünde, diğer üç günü ise İrfan Günsel Kongre Merkezi önünde gerçekleştirildi. Kurulan Kızılay çadırları eşliğinde gün boyu devam eden etkinliğe üniversite öğrencileri ve üniversitede çalışan personelin ilgisi yüksek oldu.

“Kızılay Kampüste” Projesi meyvelerini vermeye başladı

Açıklamada, “Kızılay Kampüste” projesinin temel amacı olan sürekli, gönüllü kan bağışçısı bilincinin geliştirilmesi için yapılan etkinlikler meyvelerini vermeye başladığı belirtildi. Ayrıca, 02 Ekim 2017 tarihinden bu yana faaliyet gösteren kulüp her hafta Salı günleri saat 17.00 de toplantılarını gerçekleştirmekte, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarını sürdürmekte olduğu vurgulandı.

KKTC kan bağışı rekoru kırıldı

Yakın Doğu Üniversitesi Kızılay Kulübü’nden yapılan açıklamada, bir haftalık süreç içinde Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü içerisinde 451 ünite kan bağışı ile ülkedeki kan bankaların doluluk oranının en üst seviyeye çıktığını, Ocak 2018 tarihinden günümüze kadar olan süreçte ise YDÜ Hastanesi kan bankasına 208 gönüllü kan bağışçısının ayrıca kan bağışında bulunduğu belirtildi. Ülkenin yıllık kan ihtiyacının yaklaşık 24.000 ünite olduğu belirtilen açıklamada, YDÜ Kızılay Kulübünün hedefinin ise düzenli, gönüllü kan bağışçı sayısının her geçen gün arttırmak olduğu vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, bu etkinlikte kulübümüz ile birlikte görev alan KKTC Kızılayı ve Türk Kızılayı yetkililerine, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörlüğü’ne, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ’a, Öğrenci Dekanlığına, Kızılay Kulübü Danışmanı Doc. Dr. Kaya Süer’e, ilgi için tüm öğrenci ve çalışanlara “Kızılay Kampüste “ etkinliğinin gerçekleşmesine katkı sağladıkları için teşekkürlerimizi sunarız denildi.
 

GAÜ İşletme Fakültesi Kulübü tarafından düzenlenen söyleşide, dünya ve KKTC’nin doğal kaynaklarının nasıl kullanıldığı ve gelecekte ne gibi sorunlarla karşılaşılabileceği konularına ışık tutuldu. Moderatörlüğünü İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Vildan Esenyel’in gerçekleştirdiği söyleşiye, “Kaynakların Efektif Kullanımı” konusunda konuşmacı olarak Greenwise Environment Direktörü Ali Şah, Yüksel Ahmet Raşit Solar Enerji Sistemleri Proje Yöneticisi Mahir Karakuş katılım gösterdi.

“KKTC 365 günün 330 günü güneş alıyor”

Solar Enerji Sistemleri Proje Yöneticisi Mahir Karakuş, yenilenebilir enerji kaynaklarının bitmesi söz konusu olmadığını ifade ederek, “Bir güneş enerjisi paneli hücrelerden oluşur. Hücrenin üst ve alt tabakaları vardır. Güneşten gelen ışınların üst tabakaya çarpıp oradaki bir elektronu koparıp oradaki tabakayı götürmesi sonucu orda bir voltaj farkı oluşur. Bu voltaj farkından kendi devresini tamamlaması gerekiyor buda elektriği oluşturuyor. Nitekim KKTC 365 günün 330 günü güneş alıyor. Dolayısıyla potansiyel elektrik üretimi açısından önü çok açık” şeklinde konuştu.

“Hiçbir ambalaj atığı çöpe atılmamalı”

Geri dönüşüm doğal kaynaklardan üretilen malzemelerin çöpe gitmeden tekrar ekonomiye kazandırılması gerektiğini ifade eden Greenwise Environment Direktörü Ali Şah ise, bu durum doğal kaynakların daha az kullanılmasını sağladığının altını çizerek, “Geri dönüşüm sahasında en çok yer tutan ambalaj malzemeleridir. Hiçbir ambalaj atığı çöpe gitmemeli geri dönüştürmelidir. Kıbrıs’ta bir kartonu topladıktan sonra tekrar karton yapmanız mümkün değil. Ancak ihraç ederek değerlendirebiliyoruz ”dedi.

Aynı zamanda Şah, Geri dönüşümü bir market alışverişine benzeterek, “Nasıl her ürünü tek tek alıyorsak, geri dönüşüm için de o ürünleri tek tek istiflemeliyiz. Aksi takdirde ayrıştırma işlemi çok pahalı bir işlemdir. Geri dönüşümün faydasını azaltır” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Etkinlik sonrası GAÜ İşletme Fakültesi binasının önümde fidan dikimi etkinliği gerçekleştirildi.

KKTC Başbakanı Tufan Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “İskele Piknik alanındaki Nevruz kutlamaları sırasında çıkan olaylar konusunda gün boyu Polis Genel Müdürümüz Süleyman Manavoğlu ile irtibat halinde olduk.” diyerek “Saat 18.00 itibarıyla da Sayın Manavoğlu ile Başbakanlık’ta yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdik. Gün içinde biri KKTC vatandaşı olmak üzere sekiz kişi çeşitli sebeplerle gözaltına alınarak İskele Polis Karakolu’na götürüldü. Bunlardan kitap dağıtma gerekçesiyle gözaltına alınan iki kişi, aleyhlerinde herhangi bir dava okunmaksızın serbest bırakıldı. Geriye kalan altı kişi polise çeşitli derecelerde mukavemet ettikleri gerekçesiyle gözaltına alındı. Bunlardan daha hafif derecede mukavemet ettiği saptanan üçünün, aleyhlerinde dava okunarak bu akşam itibarıyla serbest bırakılması bekleniyor.” ifadesini kullandı.
Başbakan Erhürman, şunları kaydetti: 

“Daha ağır fiili mukavemet dolayısıyla gözaltına alınan üç kişinin ise yarın sabah mahkemeye çıkarılıp teminatla serbest bırakılması gündemde. Polis Genel Müdürlüğümüz konuyla ilgili değerlendirmelerini olay yerinden aldığı bant kayıtlarını da dikkate alarak yapmaya devam ediyor. Daha ayrıntılı açıklamayı hafta içinde yapacağım. Ancak kamuoyunun konuyla ilgili doğrudan bilgi eksikliği yaşamaması için bu akşam itibarıyla bu açıklamayı bu ortamdan yapmayı gerekli gördüm.” 

6 kişiyi gözaltına almıştı
KKTC’nin İskele ilçesinde gerçekleşen Nevruz etkinliklerinde bazı kişilerin etkinliği provokasyona dönüştürmesi nedeniyle polis müdahalede bulundu. Polis, İskele Piknik alanında Nevruz kutlamalarında propaganda içerikli müzik çalındığı ve sloganlar atıldığı gerekçesiyle ikaz etmiş, uyarılara uymayan 6 kişiyi gözaltına almıştı.  

Ziyarete ilişkin yapılan açıklamada; Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof.Dr. Şenol Bektaş ve Prof. Dr. Fahrettin Sadıkoğlu’nun da hazır bulunduğu ziyarete, Sivas Belediye Başkan Yardımcıları Abdurrahim Ceyhan ve Ahmet Özaydın ile Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Mustafa Hızal başkanlığında bir heyet katıldı.

“KKTC’de ağırlamak mutluluk verici”

Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan Günsel kabulde yaptığı konuşmada; “Sizleri bunca yıl sonra değişmiş bir Kıbrıs’ta ağırlamak bizler için mutluluk vericidir. 44 yıl önce buraya savaşmak, bir milletin özgürlüğünü tesis etmek için geliyordu gençlerimiz. Bugün ise aynı yaşlardaki gençlerimiz burada tahsil almak, doktor olmak, mühendis olmak için geliyor. Yapılanlar 44 yıl önce dökülen kanın, emeğin karşılığında olmuştur. Biz de bu geçen 44 yılda, bu intibaya sahip olmanız için çok çalıştık. KKTC kendi ayakları üzerinde durabilen ve dünyaya örnek olan bir eğitim adası oldu” dedi.

“44 yıl sonra yeniden buradalar”

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Bektaş ise; “Bugün anavatan Sivas’tan Kıbrıs gazilerini ağırlıyoruz. Çok mutluyuz. 44 yıl önce Kıbrıs Barış Harekâtı’na komando olarak, er olarak katılan gazilerimizi 44 yıl sonra bugün ne kadar güzel bir iş yaptıklarını göstermek için davet ettik. YDÜ Kampüsünün kurulduğu alan başlı başına 20 Temmuz sabahı paraşütlerin indiği bölgeydi. YDÜ olarak bizler son 5 yıldan beri Kıbrıs Gazileri’ni üniversitemizde ve ülkemizde ağırlamak üzere bir proje geliştirdik.” dedi.

“Millet olarak çok vefalıyız”

Sivas Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Özaydın ise; “Yakın Doğu Üniversitesi’nin böyle güzel bir projeyi hayata geçirmesi millet olarak, özelde de Sivas olarak bizleri çok müteahasis etti. O dönemde şehit, gazi olanları burada hatırlamak ayrı bir duygu ayrı bir özellik. Çünkü millet olarak çok vefalı bir milletiz. Bugünleri yeniden hatırlamak ve yaşamak adına güzel bir proje. Bundan dolayı gerek mütevelli heyeti başkanına gerek bu projeye katkısı olan Şenol hoca gibi diğer hocalara teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.

Ziyaretin sonunda Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel günün anısına Kıbrıs işi lefkara hediye takdimi yaptı.