Yapılan son değerlendirmelere göre; Marmara, Ege, Akdeniz, İç Anadolu, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Orta Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun batısı ile Zonguldak, Bingöl, Muş, Batman, Diyarbakır ve Mardin çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Ege ve Batı Akdeniz kıyı kesimlerinde yer yer gök gürültülü sağanak şeklinde olmak üzere Muğla’nın Marmaris ve Datça ilçelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacağı, kuzeybatı kesimlerde mevsim normalleri civarında diğer yerlerde mevsim normallerin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgar, genellikle güney yönlerden, kuzeybatı kesimlerde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinden sonra aralıklı hafif yağmurlu 12

İstanbul: Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 11

İzmir: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 15

Adana: Çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı 18

Antalya: Çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 18

Samsun: Çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde aralıklı yağmurlu 10

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 12

Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu 2

Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren yağmurlu 13 

Genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek yağışların Van, Ağrı ve Hakkari çevrelerinde yoğun kar, Iğdır çevrelerinde kuvvetli yağmur ve karla karışık yağmur şeklinde olması bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde Marmara’nın doğusu ile iç ve doğu bölgelerde yer yer sis ve pus hadisesi görüleceği tahmin ediliyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı kuzeybatı kesimlerinde mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Rüzgar, genellikle kuzey ve kuzeybatı yönlerden orta kuvvette, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Doğu Anadolu’nun batısında kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı ve çok bulutlu 9

İstanbul: Parçalı bulutlu 11

İzmir: Az bulutlu ve açık 16

Adana: Parçalı ve çok bulutlu 21

Antalya: Parçalı bulutlu 26

Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde yağmurlu 9

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 11

Erzurum: Parçalı çok bulutlu, aralıklı kar yağışlı 2

Diyarbakır: Çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 10 

Genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu, Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek yağışların; bugün öğle saatlerinden sonra Hatay, Gaziantep , Kilis, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır’ın güneyi ile yarın sabah saatlerinden itibaren Şırnak, Van ve Hakkari çevrelerinde kuvvetli (21-50 kg/metrekare) olması bekleniyor. Bugün Doğu Akdeniz’in doğusu ile Güneydoğu Anadolu’nun batısında; Hatay, Osmaniye, Adana, Kilis, Gaziantep ve Şanlıurfa çevrelerinde toz taşınımı bekleniyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığının ülkenin kuzey kesimlerinde 2 ila 4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle doğu ve kuzeydoğu yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Doğu Akdeniz’in doğusunda kuvvetli (30-50 km/sa) olarak eseceği tahmin ediliyor.

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı ve çok bulutlu 13

İstanbul: Çok bulutlu, bugün Anadolu yakası kısa süreli olmak üzere yer yer hafif yağmurlu 9

İzmir: Az bulutlu ve açık 16

Adana: Parçalı zamanla çok bulutlu, bugün öğle saatlerinden sonra kısa süreli olmak üzere yer yer hafif yağmurlu geçecek. Rüzgarın doğu yönlerden kuvvetli (30-50 km/saat) olması, il genelinde toz taşınımının görülmesi bekleniyor 20

Antalya: Parçalı zamanla az bulutlu 22

Samsun: Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu, bu gece saatlerinden itibaren yağmurlu 11

Trabzon: Parçalı ve az bulutlu, zamanla çok bulutlu, bu gece saatlerinden itibaren yağmurlu 12

Erzurum: Parçalı zamanla çok bulutlu 5

Diyarbakır: Çok bulutlu, bugün öğle saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı geçecek. Yağışların bugün güney çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor 11 

Yapılan son değerlendirmelere göre, ülke genelinin çok bulutlu, Marmara’nın güney ve doğusu, Ege, Doğu Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeybatı ve güneydoğusu, Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu, Sivas, Gaziantep ve Kilis çevreleri ile Antalya’nın doğu kesimlerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; Adana ve Osmaniye’nin kuzeyi ile Kahramanmaraş’ın batısında öğle saatlerinde kuvvetli olmak üzere genellikle yağmur ve sağanak, Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Çankırı, Nevşehir, Kayseri ve Sivas çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları azalarak kuzey, batı ve iç kesimlerde mevsim normalleri civarında, doğu kesimlerde mevsim normallerinin 2 ila 5 derece üzerinde seyredecek. Rüzgar, genellikle güney ve güneybatı yönlerden hafif kuvvette esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Çok bulutlu, sabah ve öğle saatlerinde yağmurlu 9

İstanbul: Çok bulutlu, gece saatlerinde Anadolu yakası hafif yağmurlu 8

İzmir: Çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde sağanak yağışlı 14

Adana: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı (Yağışların; öğle saatlerinde kuzey ilçelerinde kuvvetli olması bekleniyor.) 19

Antalya: Çok bulutlu, öğle saatlerinde doğu kesimleri sağanak yağışlı 18

Samsun: Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu 14

Trabzon: Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu 10

Erzurum: Çok bulutlu, aralıklı hafif kar yağışlı 1

Diyarbakır: Çok bulutlu, gece saatlerinde yağmurlu 10 

Op. Dr. Bilgehan Sonbahar, kıl dönmesinde doğru bilinen yanlışları anlattı. Sonbahar, bu yanlışlardan birinin, “Kıl dönmesi sadece erkeklerde olur” sanılması olduğunu söyledi.

Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr. Bilgehan Sonbahar, “Kıl dönmesi veya tıp dilinde pilonidal sinüs olarak bilinen hastalık son 100 yıldır bilimsel olarak incelenen ve her ne kadar önemsiz bir hastalık olarak görülse de hastaların yaşam kalitesini etkilemesi, toplumda oldukça yaygın olması ve yüksek tekrarlama riski nedeniyle önemini halen korumakta olan bir hastalıktır. Kıl dönmesi hastalığının etkenleri arasında birçok sebep suçlanmaktadır fakat en yaygın kabul edilen genetik faktörler ve vücuttan kopan kılların, tekrar deri altına girerek burada kist oluşturması teorisidir. Kopup dökülen veya o bölgede çıkan kıllara ek olarak giyilen kıyafetlerden kopan iplik parçaları veya saç telleri de derinin altına girerek kıl dönmesine neden olabilir” dedi.

Kıl dönmesi hastalığının ve tedavi yöntemleri ile ilgili doğru olarak bilinen birçok yanlış bilginin olduğunu ifade eden Op.Dr. Bilgehan Sonbahar, bu yanlıları şöyle sıraladı:

“Yanlış: Kıl dönmesi sadece erkeklerde olur

Doğru: Çoğunlukla erkeklerde olmak üzere her iki cinsiyette de görülmektedir.

Yanlış: Kıl dönmesi kılın ciltten ters dönüp içeride büyümesiyle olur.

Doğru: Dökülen saç kırıkları, sırt kılları veya giysi kumaşlarının iplik parçalarının ciltten içeri girerek deri altında oluşan bir boşlukta (kistte) birikmesi sonucu oluşur. Genetik faktör çok etkilidir.

Yanlış:30 yaşından sonra kıl dönmesi olmaz

Doğru: Kıl dönmesi her yaşta görülebilir, en sık 17-35 yaş arasında görülür.

Yanlış: Kıl dönmesi sadece kuyruk sokumunda olur

Doğru: Vücutta her bölgede olabilir fakat en sık kuyruk sokumunda görülür.

Yanlış: Pilonidal sinüs oluştuğu bölgeden farklı bölgelere sıçrayabilir

Doğru: Oluştuğu bölge en sık kuyruk sokumudur ve buradan başka bir bölgeye sıçrama yapmaz fakat o bölgede enfeksiyon ve apse yaparak lokal yayılım gösterebilir.

Yanlış: İlaçla veya bitkisel kürlerle tedavi edilebilir

Doğru: Kıl dönmesinin tedavisi Cerrahi Yöntemlerdir, ağız yoluyla alınan ilaçları ancak enfeksiyon ve apse dönemlerinde tercih ederiz.

Cerrahi yöntemler dışında tedavi seçeneği yoktur.

Yanlış: Kıl dönmesi zamanla kendiliğinden kaybolabilir

Doğru: Kesinlikle zamanla kendiliğinden kaybolmaz tam aksine zamanla enfekte olarak ve apse yaparak lokal yayılım gösterir ve kist büyür.

Yanlış: Kıl dönmesinin tek tedavisi açık ameliyattır

Doğru: Günümüzde kıl dönmesi ameliyatlarının neredeyse hiçbirini açık bırakma yöntemiyle yapmıyoruz, hatta minimal invaziv cerrahi yöntemleri olan mikrosinüsektomi ve fenol uygulama gibi yöntemlerle 10dk süren ameliyatlarla hastalarımızı tedavi ediyoruz.

Yanlış: Kıl dönmesi ameliyatı sonrası uzun süre yürümekte ve oturmakta zorluk çekilir

Doğru: Günümüzde kullandığımız özel teknikler sayesinde ameliyatın hemen sonrasında bile hastalar oturabilir, yürüyebilir, işine dönebilir.”

Yapılan son değerlendirmelere göre, ülke genelinin çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeybatısı, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Rize, Artvin, Bayburt, Elazığ, Diyarbakır, Batman ve Siirt çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Marmara’nın batısı ve Kıyı Ege’de kuvvetli olmak üzere genellikle yağmur ve sağanak, batı kıyılarda yer yer gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Edirne ve Kırklareli çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Rüzgarın; Marmara’nın kuzeyinde kuzey ve kuzeydoğu, Marmara’nın güneyi, Ege, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu ile Karadeniz’in iç kesimlerinde güney yönlerden kuvvetli (30-60 km/sa) olarak eseceği tahmin ediliyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığının kuvvetli güneyli rüzgarla birlikte kuzey ve iç kesimlerde 2 ila 8 derece artacağı, Marmara’nın kuzeyinde kuvvetli kuzeyli rüzgar, Kıyı Ege’de kuvvetli yağışla birlikte 2 ila 5 derece azalacağı tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle güney ve güneybatı, Marmara’nın kuzeyinde kuzey yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara, Ege, Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimlerinde yer yer kuvvetli (30-60 km/sa) olarak eseceği tahmin ediliyor.

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra hafif yağmurlu 13

İstanbul: Çok bulutlu, aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçecek. Yağışların öğle saatlerinden sonra batısında yer yer kuvvetli olması bekleniyor. 14

İzmir: Çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların akşam saatlerine kadar aralıklarla kuvvetli olması bekleniyor. 16

Adana: Çok bulutlu 22

Antalya: Çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 21

Samsun: Çok bulutlu ve aralıklı yağmurlu 14

Trabzon: Çok bulutlu 14

Erzurum: Çok bulutlu, akşam saatlerinde hafif kar yağışlı 4

Diyarbakır: Çok bulutlu, öğleden sonra hafif yağmurlu 16 

Batuhan Yaşar’ın “Ulusalcılar nasıl nefes alacak şimdi?” başlıklı yazısının tamamı ise şöyle:
“Kemal Kılıçdaroğlu bilmem kaçıncı kez CHP kurultayına damgasını vurdu..
Vurdu vurmasına ama bu kez işler biraz sıkıntılı..
Kemal beyin damgaları sadece CHP çerçevesi ile sınırlı kaldı, kalıyor..
Baş ağrıtacak gelişmeler kapıda..
Eleştirilecek çok şey var..
Kurultay konuşması mesela..
İçi o kadar boştu ki..
Heyecansız ve ruhsuzdu:
-“Boş da konuşsam dolu da konuşsam nasıl olsa beni seçeceksiniz kardeşim” der gibiydi..
Daha da önemlisi;
-Arena’ya gelen bir kişide bile “2019’da Cumhurbaşkanlığını biz alırız, milletvekilliği seçimlerini kazanırız” inancı yoktu..
Asık ve sinirli yüzlerle karşılaştık..
Moralli kimse yoktu etrafta..

CHP=UMUTSUZLAR KULÜBÜ

Eskiden, yani Kemal Bey öncesinde her lafın başına “Atatürk” ve “laiklik” eklenirdi..
Son kurultayda bu iki kelime neredeyse hiç kullanılmadı..
Kemal Kılıçdaroğlu hatırlayın “yeni CHP” demişti..
Neyin kastedildiğini şimdilerde daha iyi anlıyoruz..
Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Baykal’ın CHP’si sadece 7 yılda dönüştürüldü..
-Kemal Kılıçdaroğlu 6 oku aldı attı..
-Tekin Bingöl de delegeleri..

FETÖ DEMEDİ, SALON ALKIŞLAMADI..

Kemal Kılıçdaroğlu teşekkür konuşmasına çıktığında terör örgütlerinin isimlerini sayarken çok ilginçtir ki FETÖ’yü atladı..
Hadi tamam heyecanlandı ve unuttu diyelim..
Ama daha önemlisi kurultay konuşmasını yaparken yaşandı:
PKK ve FETÖ’yü kastederek “Bu salonda bugün bu terör örgütleriyle ilişkili kimse yok” dedi ve alkış bekledi..
Salondan çıt sesi bile çıkmadı..
Devam etmek zorunda kaldı..
Herkes biliyordu ki o salonda

CHP’NİN LÜTFULLAH KAYALAR’I

Muharrem İnce 400 küsur oy aldı..
2014’teki Olağanüstü Kurultay’da da benzeri yaşanmıştı..
Hatırlayın ANAP’ta da her kongre öncesinde Mesut Yılmaz’ın karşısına Lütfullah Kayalar çıkardı..
CHP’liler de aynı şekilde Muharrem İnce’yi Kemal Kılıçdaroğlu ile danışıklı dövüş içinde “tavşan aday” görüyor..
Muharrem İnce’nin sesi ancak kurultaydan kurultaya çıkıyor..
Zaten Deniz Baykal susturulmuştu..
Kendisine çizilen çerçevenin dışına çıkmasına izin verilmemişti..
Bakın kaset davasında artık sona yaklaşılıyor..
Davanın bir an evvel sonuçlanmasını en çok kim istemeli..
Deniz Baykal..
-“Beni genel başkanlıktan eden, dünya âleme rezil eden suçlular bir an evvel cezalandırılsın..”
Doğalı da bu zaten..
Ama öyle değil.. Sanki Deniz Beyin davadan sonuç çıkmasını istemiyormuş gibi bir hâli var..
Buradan kendisine şifalar diliyoruz..
En kısa sürede sıhhatine kavuşur ve gerçekleri bir bir açıklar..
Bu köşenin kendisine açık olduğunu tekrar belirtmek isteriz..

ULUSALCILAR, SOLCULAR NE YAPSIN?

Cumhuriyetle yaşıt CHP’de artık başka bir durumla karşı karşıyayız..
Adı aynı ama içeriği çok farklı bir CHP..
Ulusalcı kanat her dönem CHP’nin temel taşı olmuştur..
Şimdilerde öyle değil..
3-5 kişi kaldılar..
“Solcular” da öyle..
Peki şimdi ne olacak..
Ulusalcılar artık CHP’de nefes alamıyor..
“Bu böyle gitmez” yorumları yapılıyor..

DSP, SODEP GİBİ..

CHP için “marjinal parti” desek yanlış olmaz..
Yeri geldi FETÖ ile yeri geldi PKK ile aynı dili kullandı..
Yola da bu şekilde devam ediyor zaten..
Yapılan bir ciddi eleştiri de CHP’nin artık sosyal demokrasiyi temsil etmediği..
Canan Kaftancıoğlu yetmedi şimdi bir de Sera Kadıgil çıktı..
İğrenç iğrenç laflar..
Birdenbire televizyon ekranlarında gördüğümüz Selin Sayek Böke mesela..
Hoop aldılar CHP’ye Genel Başkan Yardımcısı yaptılar..
Kemal Beyi yerden yere vurdu ama yine anahtar listesinde yer aldı..
Nasıl iş bunlar?
Biri açıklasa da biz de aydınlansak!
Ne kadar marjinal adam, terör örgütleriyle ilişkili, iltisaklı adam var hepsi PM’de..
Hesap belli..
-“Sokağı hareketlendirmek için bu adamlar yetkili kılındı..”
CHP, Gezi’den beri aynı yolu deniyor..
Ama içerideki 3-5 solcu, ulusalcı, sosyal demokrat çok rahatsız..
“Yeni parti” filan diyorlar ama devamı gelmiyor..
Bazen kazanırsınız ama aslında kaybetmişsinizdir..
2010’da da Deniz Baykal en az sizin kadar güçlüydü Kemal Bey…” 

Yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun kuzey ve batı kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı, Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile Zonguldak ve Çorum çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde yer yer sis ve pus hadisesi ile birlikte don olayı bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığının kuzey, iç ve batı kesimlerde 2 ila 6 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgar, genellikle güney ve güneybatı, Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu’da kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren aralıklı yağmurlu 14

İstanbul: Parçalı, zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı sağanak yağışlı 15

İzmir: Çok bulutlu, zamanla aralıklı sağanak yağışlı 17

Adana: Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu 21

Antalya: Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden itibaren aralıklı sağanak yağışlı 23

Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 13

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 12

Erzurum: Parçalı bulutlu, sabah saatlerinde sisli 5

Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 16 

4 Şubat Dünya Kanser Günü dolayısıyla Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, kanserle mücadele konusunda açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sağlam, bilinen risk faktörlerinin en başında sigaranın geldiğini, kanserle mücadelede beslenmenin önemi, radyasyon onkolojisinin kanser tedavisindeki yeri, D vitamini eksikliğinin kansere etkisi ve diğer konularda bilgiler verdi.

“BİLİNEN RİSK FAKTÖRLERİNİN EN BAŞINDA SİGARA GELİYOR”

4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle kanserde farkındalık konusunda konuşan Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, ’’Uluslararası Kanser Kontrol Örgütü ve ortak kuruluşlar kanser konusunda çalışmalar yapmaktalar. Önemli olan halkın kanser konusunda farkındalığını ve bilincini arttırmak. Bu senenin sloganı ’’Yapabiliriz ve Yapabilirim’’. Yapabiliriz aşamasında en önemli unsurlardan bir tanesi, kanser ile ilgili algıları değiştirmek. Kanser hastalığı çözümsüz değildir ve doğru tedavilerle pek hasta tamamen hastalıktan kurtulabilir. Bu bilincin yerleştirilmesi önemlidir.

İkinci en önemli unsur, bilinen risk faktörlerini ortadan kaldırmak. Bilinen risk faktörlerinin en başında sigara geliyor. Sigara ile savaşa devam etmek ve dumansız hava sahalarını arttırmak en önemlilerinden bir tanesi. Düzenli ve uygun beslenme rejimleri ve egzersiz ile kanser hastalarında da daha yüksek kontrol oranları elde etmek mümkün. Güneş enerjisinden faydalanalım ama fazlasından korumakta önemli. Hastaların kendileri için yapacakları ’’Yapabilirim’’in en önemlilerin bir tanesi kontrollerini yaptırmak ve erken dönemlerde doktora başvurmak’’ ifadelerini kullandı.

’’PROTEİN İLE YOĞUN VE DÜZENLİ BESLENMEK ÖNEMLİ’’

Kanserle savaşmada düzenli ve doğru beslenmenin önemine değinen Prof. Dr. Sağlam, ’’Düzenli ve doğru beslenmek, kanser hastaları ve diğer hasta olmayan kişiler içinde önemli. Kanser hastalarında vurgulamak istediğimiz süreç, kanser tedavileri sırasında vücuttaki yıkıma paralel olarak yapım ve onarım oranlarını arttırmamız lazım. Yani protein ile yoğun ve düzenli beslenmek önemli. Daha az tatlı ve şekerli gıdalar, daha az yağlı gıdalar tüketilebilir. Karbonhidratlardan uzak durmak önemlidir. Daha az tuzlu gıdalar tüketilebilir. Hastalarda en sık gördüğümüz ise çok fazla bitkisel ve doğal ürünlere yer vermeleri. Asıl ve esas olan tedavide kür ve hastalarda sağ kalımın sürelerini arttıran onkolojik tedavilerdir’’ dedi.

’’BİR TAKIM BİTKİSEL ÜRÜNLERDEN, DOĞAL GIDALARDAN YA DA ALTERNATİF TIBBİ UYGULAMALARDAN FAYDALANABİLİRİZ’’

Prof. Dr. Sağlam, sözlerine şöyle devam etti: ’’Bu onkolojik tedavilerin yan etkileriyle baş etmekte ya da bu süreci daha rahat geçirmekte bir takım bitkisel ürünlerden, doğal gıdalardan ya da alternatif tıbbi uygulamalardan faydalanabiliriz. Ancak bunlar ana tedavinin tamamlayıcısıdır. Özellikle radyoterapi ve kemoterapi sırasında alınmaması gereken ürünler vardır. Örneğin; ısırgan gibi kanı çok fazla sulandıran, kanamaya neden olan ve trombosit dediğimiz pıhtılaşma hücreleri düşüren hücreleri çok fazla kullanmak tedavi sırasında başka sorunlar da çıkarabilir. Pek çok ot-bitkisel gıdaları bilinçsizce karıştırmak yararlarından çok zararlı ve toksik olabilir. Bazı ürünler tedavilerin yan etkilerini azaltmaya yönelik kullanılırken, radyoterapi tedavisinin etkinliğini de azaltabilir. Bu tip ürünleri kullanırken de mutlaka onkolojideki doktorlarınızla konuşmanız lazım’’.

D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNİN KANSERE ETKİSİ

D vitamini eksikliğinin kansere etkisini de değerlendirilen Prof. Dr. Sağlam, ’’Ülkemiz, Akdeniz ülkesi olmasına rağmen halkımızda D vitamini düşüklüğü oldukça yüksek oranda. Bu vitaminin düşüklüğü meme kanseri, kolon ve barsak kanseri gibi bazı kanserlerle ilintilileştirilebiliyor. Dolayısıyla D vitamini düşüklüğü olan hastaların, bu düşüklüğün dozlarını tespit edip tamamlamalarını önermekteyiz. Gerek damlalarla gerek ampullerle doktor kontrolünde tamamlamak önemlidir. Çünkü aşırı yüksek dozlarda toksik olup hastaya zarar verebilir. Kan sulandırıcı olarak aspirin doktor kontrolünde önerilebilir. Özellikle barsak kanserlerinden ve poliplerin kontrolünde etkili olabilmektedir. Bunları mutlaka doktor kontrolünde planlamak şart’’ diye konuştu.

’’RADYASYON ONKOLOJİSİNİN KANSER TEDAVİLERİNDEKİ EN ÖNEMLİ BİRİMLERDEN BİR TANESİ’’

Radyasyon onkolojisinin kanser tedavilerindeki en önemli birimlerden bir tanesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sağlam, ’’Günümüzde gerek erken dönemli hastalarda gerekse ileri dönem kanserlerde, mutlaka tedavilerinin bir aşamasında radyasyon ile tedavi yapmamız gerekiyor. Buradaki en önemli hususlardan bir tanesi erken dönemdeki hastalarda radyasyon onkolojisindeki gelişmelere paralel olarak çok iyi lokal kontrol sağlayan radyasyon tedavileri söz konusu. Bundan 5-10 sene öncesine kadar erken evre akciğer tümörlerinde; özellikle ameliyat olamayan hastalarda farklı bir tedavi seçeneği yokken, radyasyon onkolojisindeki nokta atışı yoğun tedavi yaklaşımı ile erken dönemdeki hastalarda cerrahisiz kontrol sağlayabiliyoruz. Türkiye’de birçok merkezde bu tedavi yapılabiliyor. Erken evre akciğer hastalarında standart olan tedavi birinci olarak cerrahi. Ama cerrahinin herhangi bir riski olduğu ve tıbbi olarak tedavi edilemez hastalara radyoterapiyle de çok kısa sürede aynı oranda kontrol sağlayabiliyoruz. Kendi serimizde bu oran yüzde 90’lar ve üzerinde. Bu tip hastaların tedavisinde göğüs cerrahları kadar radyasyon onkologları da etkin bir şekilde rol oynuyor. Gastrointestinal Sistem tümörleri çok sık gördüğümüz ve radyasyon onkolojisinin üzerinde çok emeği olan hastalıklar. Bir kolon tümörü ve rektum tümöründe hastanın kalıcı torba takmadan hayatına devem etmesi, hastalığın küçülerek daha iyi ameliyatlar yapılabilmesi hatta onkolojik tedaviler sonrasında cerrahi olmadan hastalığın kontrol edilebilmesi için bu hastaların mutlaka radyoterapi görmesi ve bazen beraberinde kemoterapi ilaçları kullanmaları gerekiyor. Bu şekilde tedavi yaptığımız rektum tümörlü hastalarımızı, 5 yıl ve üzerinde kontrol ve sağ kalım oranlarımız yüzde 70 ve üzerine çıkıyor’’ şeklinde konuştu.

Kanserin oluşumunda çevresel faktörler, yaşam tarzı, beslenme gibi etkenlerin ne kadar önemli olduğu biliniyor. Bununla birlikte yapılan yanlışların olumsuz etkileri olduğu gibi, doğru davranışlar da kansere karşı korunma sağlıyor. Örneğin, hareketsiz yaşam risk oluştururken, hareket etmek riski azaltıyor. Ya da sağlıksız beslenme alışkanlığının oluşturabiceği riski de yine doğru besin seçimleriyle düşürmek mümkün olabiliyor. Dolayısıyla kansere karşı durabilmek için önce alışkanlıkları gözden geçirmek gerekiyor. Tüm kanser ölümlerinin üçte birinin beslenme ile ilişkili olduğunun altını çizen Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzman Gözde Gence, “Doğru beslenme, fiziksel aktivite ve uygun kilo ile kanser
sıklığı yüzde 30-40 oranında azaltılabilir” dedi.

“Akdeniz tarzı beslenmeyi alışkanlık haline getirin”
Kansere karşı 9 öneride bulunan Gence, günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmesinin önemine değindi. Kansere karşı Akdeniz tarzı beslenmenin yararlı olacağını aktaran Gence, “Kansere karşı sebze ve meyve miktarını artırıp lif içeriği yüksek beslenmenin koruyucu olduğunu biliniyor. Bu nedenle, her gün en az 2 porsiyon meyve, 3 porsiyon sebze tüketmek beslenme düzeninin olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Ancak, ürünlerin çeşitliliğine ve en önemlisi mevsiminde sebze ve meyve tüketmeye özen göstermeniz gerekiyor. Ayrıca sebzenin yarısının da çiğ olmasına çalışın. Genel olarak kansere karşı korunabilmek için Akdeniz tarzı beslenmeyi alışkanlık haline getirirken, rafine şeker içeren pasta, bisküvi gibi basit karbonhidratları kısıtlayın” dedi.

“D vitamini alınması kanserden koruyucu olacaktır”
A vitamininden zengin besinlerin tercih edilmesinin gerektiğini vurgulayan Gence, “Vücudumuzun dış yüzeyi ve organların da iç yüzeyi epitel doku olarak tanımlanan koruyucuyla kaplı. Bu dokunun normal büyüme ve gelişmesinde A vitamini önemli bir rol oynuyor. A vitamini eksikliğinde ise kanserojen maddelere karşı duyarlılık artıyor. A vitamininin kanseri önlemedeki rolüyle ilgili çalışmalar hala devam etmekle birlikte önemi de biliniyor. En çok sarı, yeşil ve turuncu sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini ihtiyacınızı karşılamak için, havuç, kaysı, ıspanak, yeşil biber, domates, portakal en iyi bitkisel kaynaklardır. Ancak bu sebze ve meyvelerden tam olarak yararlanabilmek için serin ve oksijensiz ortamda saklamaya özen gösterin. D vitamini için her gün yarım saat güneşle temas edin. D vitaminiyle ilgili yeterli çalışma olmamasına karşılık, eksiklik durumunda kolon kanserine yakalanma riskini artırır. Yaz ayları için her gün yarım saat el,kol, ayak ve bacakların güneşle doğrudan temas ettirilmesi ve gün içinde 1 yumurta, 2 su bardağı süt veya ürünleri, haftada 2 kez balık tüketimi ile ihtiyaç karşılanabiliyor. Ancak kış aylarında güneşten aldığımız D vitamini azalıyor. Eksiklik durumunda ek olarak hekimin önerdiği dozlarda D vitamini alınması kanserden koruyucu olacaktır” diye konuştu.

“Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye özen gösterin”
Tüketilen yağ miktarının düşürülmesini öneren Beslenme ve Diyet Uzman Gözde Gence, “Tercih edilmesi gereken Akdeniz tipi beslenmenin yanında yağ oranı düşük bir beslenme programı oluşturulması da kansere karşı koruyor. Bu nedenle günlük beslenmenin yüzde 30’unu kapsaması gereken yağın ancak yüzde 10’unu doymuş yağlardan sağlamaya özen gösterin. Ayrıca, hayvansal kaynaklı yağ tüketimini kısıtlayın. Kırmızı et yerine balık, av eti, organik tavuk tüketiminizi artırmanızda fayda var. Bununla birlikte işlenmiş, yüksek ısıda pişirilmiş, kızartılmış ve kömürde ızgara şeklinde pişirilmiş ürünleri tercih etmeyin. Obezite ve fazla kiloyla birçok kanser türü arasındaki ilişki birçok araştırmayla ortaya konmuş durumda. Bu nedenle boyunuza göre kilonuzun normal sınırlar içerisinde olmasına dikkat edin. Yüzde 5-10’luk kilo kaybı bile kanser dahil bir çok hastalığa karşı korunma sağlayabiliyor. Bu nedenle günlük toplam kalori alımını sınırlandırabilmek için sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeye özen gösterin” şeklinde konuştu.

“Sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durmak oluyor”
Egzersiz yapımının kolon kanseri başta olmak üzere bir çok hastalığı engellediğine dikkat çeken Gence, sözlerini şu şekilde tamamladı;
“Haftada en az 1-2 gün egzersiz yapın. Hangi yaşta olunursa olunsun egzersize başlamak için hiçbir zaman geç değil. Bu nedenle günlük egzersiz programlarını uygulayamasanız bile haftada en azından 1-2 gününüzü orta tempoda fiziksel aktiviteye ayırın. Hatta haftada 1 gün daha ağır tempolu bir egzersiz de kas ağırlığınızı artırmanıza yardımcı olacaktır. Bu tarz bir yaşam biçimiyle başta kolon kanseri olmak üzere birçok kanser türünden korunmanıza yardımcı olacaktır. Alkol tüketmeyin ya da sınırlandırın. Düzenli alkol tüketiminin larinks, özofagus kanseri riskini artırır. Alkol tüketimi ile diğer kanserler arasında da ilişki olduğu biliniyor. Bu nedenle alkol tüketilmemeli ya da mutlaka miktar sınırlandırılmalı. Tuz ve tuzlu ürünlerden uzak durun. Özellikle son yıllarda sadece kanserden korunmada değil genel sağlık açısından da tuz tüketiminin azaltılmasının önemi üzerinde duruluyor. Bu nedenle günlük tuz tüketiminin 6 gram yani silme çay kaşığından az olmasına özen gösterin. Aynı zamanda salamura, konserve, soslar, kuruyemişler ve maden suyu gibi tuz yönünden zengin ürünleri tüketirken dikkatli olun. Bugün başta akciğer olmak üzere sigaranın birçok kanser türü için en önemli risk faktörü olduğu biliniyor. Bu nedenle kanserden korunma söz konusu olduğunda ilk yapmanız gereken sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durmak oluyor.”