Yapılan son değerlendirmelere göre, kuzey ve kuzeydoğu kesimleri ile zamanla İç Anadolu’nun güneyinin parçalı yer yer çok bulutlu, sabah ilk saatlerde Orta Karadeniz kıyıları, öğle saatlerinden itibaren Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu ile Erzincan, Tunceli, Bingöl ve Muş çevreleri ve gece saatlerinden itibaren Marmara’nın kuzeybatısı ile Konya çevrelerinin aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde Marmara’nın kuzey ve doğusu ile Karadeniz kıyılarında yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı kuzey ve iç kesimlerden başlayarak hissedilir derecede (6 ila 12 derece) azalacak ve ülke genelinde mevsim normallerinin altına düşecek. Rüzgar, genellikle kuzey ve kuzeybatı, güneydoğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek.

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: 

Ankara: Az bulutlu ve açık 22
İstanbul: Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı bulutlu, gece saatlerinden itibaren Avrupa Yakası sağanak yağışlı, gece ve sabah saatlerinde yer yer sis ve puslu 20
İzmir: Az bulutlu ve açık 24
Adana: Parçalı ve az bulutlu 28
Antalya: Parçalı ve az bulutlu 26
Samsun: Parçalı çok bulutlu, ilk saatlerde kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı 15
Trabzon: Parçalı, zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinden itibaren kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı 14
Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu,öğle saatlerinden itibaren kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak yağışlı 18
Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 27  

Yapılan son değerlendirmelere göre, ülkenin genellikle parçalı ve az bulutlu, doğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, Rize, Artvin, Hakkari, Şırnak, Van’ın güneyi ve Trabzon’un doğu çevrelerinin yerel sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu sabah saatlerinde Marmara’nın kuzey ve doğusu, Doğu Akdeniz ve Batı Karadeniz kıyı kesimlerinde yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığında önemli bir değişlik olmayacak, Marmara’nın doğusu ile Karadeniz kıyılarında mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde mevsim normallerinin üzerinde seyredecek. Rüzgar, genellikle kuzeyli, Akdeniz kıyıları ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara, Kuzey Ege, Doğu Akdeniz’in iç kesimleri, Batı Karadeniz kıyıları ve Doğu Anadolu’nun batısında yer yer kuvvetlice (30-50 Km/saat) esecek. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Az bulutlu ve açık 22

İstanbul: Parçalı ve az bulutlu 21

İzmir: Parçalı ve az bulutlu 28

Adana: Az bulutlu ve açık 28

Antalya: Parçalı ve az bulutlu 27

Samsun: Parçalı bulutlu 12

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah saatlerinde doğu çevreleri hafif sağanak yağışlı 13

Erzurum: Parçalı bulutlu 13

Diyarbakır: Az bulutlu 23  

Şehzade Orhan, dizide ekrana gelmesinin ardından birçok izleyicinin merakla araştırdığı kişi oldu. Asıl adı Orhan Çelebi olan tarihi isim, Katip Çelebi’nin de oğludur. Tarih literatüründe ismi sıkça geçen Şehzade Orhan araştırılan isim oldu. İşte, Şehzade Orhan hakkında merak edilen detaylı bilgiler

Beşinci Osmanlı padişahı I. Mehmet’in (Çelebi Mehmet) ağabeyi olan ve kız kardeşi Sultan Fatma Hanım ile birlikte Bizans’a rehin olarak yollanan Şehzade Kasım Çelebi’nin oğlu Orhan Çelebi ya da Şehzade Orhan, 1412 yılında doğdu.

Bizans İmparatorluğu sürekli Orhan Çelebi’yi Anadolu’ya gönderip ayaklanma çıkartma tehdidinde bulunuyor, bunun yapılmaması karşılığında Osmanlı’dan haraç alıyordu. Fatih Sultan Mehmed, bu parayı son iktidarı döneminde kesti. Orhan Çelebi, İstanbul’un II. Mehmed tarafından kuşatılması sırasında 600 kadar adamı ile şehrin Osmanlıya karşı savunmasında yer aldı. Adamlarını Yedikule’nin deniz tarafındaki surları ile Yenikapı’ya doğru olan sur silsilesinde konuşlandırdı. Şehzade Orhan İstanbul düştükten sonra keşiş kılığında şehri terk etmeye çalışırken yakalanıp idam edildi.

Mehmed Bir Cihan Fatihi dizisinde Şehzade Orhan karakterine can veren İsmail Demirci; 13 Kasım 1984 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Üniversitede bilgisayar programcılığı okudu ve bilgisayar programcısı olarak mezun oldu. Konservatuvara girmeden önce çok başka işler yaptı.

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden 4 yılda mezun oldu.

Teheccüd vakti nedir? Teheccüd namazı nasıl kılınır? İŞTE TEHECCÜD VAKTİ İLE İLGİLİ HER ŞEY…

Sual: Seher vaktinin önemi nedir?

CEVAP

Seher vakti şer’i gecenin yani güneşin batışından imsak vaktine kadar olan zamanın son altıda biridir. Yaz ve kış bu vakit azalıp çoğalır.

Teheccüd namazının vakti ise, şer’i gecenin son üçte biridir.

Gece yarısından sonra kılınan teheccüd namazı, gündüz kılınan bin rekâttan daha faziletlidir. Müzzemmil suresinin ikinci âyetinde mealen, (Gecenin yarısında gece namaz kıl!) buyuruldu. (İslam Ahlakı)

Teheccüt namazı, gece yarısından sonra kılınabildiği gibi, gecenin son üçte birinde kılmak iyidir. Seher vaktinde kılmak ise daha iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Gecenin sonunda uyanamayacağından korkan, gecenin evvelinde vitri eda etsin! Sonra yatsın! Gece sonunda uyanacağını ümit eden, vitri o zaman kılsın! Çünkü gecenin sonundaki kalkmakta rahmet melekleri hazır olur.) [Müslim]

(Gece seher vaktinde ve namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Tirmizi]

(Seher vakti Allahü teâlâ buyurur ki: İstigfar eden yok mu, onu mağfiret edeyim. İsteyen yok mu, istediğini vereyim, duasını kabul edeyim.) [Müslim]

Seher vakti, dua ve istigfarların kabul olduğu zamandır. Ramazan ayında sahur için kalkınca seher vaktinde kalkılmış olur. Bu vakitte dua etmeyi ganimet bilmelidir! Allahü teâlâ iyileri överken, (Onlar seher vaktinde istigfar eder) buyuruyor. (Zariyat 18)

Yakub aleyhisselam, oğullarına, (Sizin için yakında [seher vakti] Rabbime istigfar edeceğim) dedi. (Yusüf 98)

Âl-i İmran suresinin 17. âyetinde, sabredenler, sadıklar [söz, iş ve niyetlerinde doğru olanlar], namaz kılanlar, zekât verenler ve seher vakitlerinde istigfar edenler övülmektedir. Hepsinden sonra, istigfar edenlerin bildirilmesi, insanın her ibadetini kusurlu görüp, daima istigfar etmesi içindir.

Fırsat ganimettir. Ömrü faydasız işlerle geçirmemeli, Hak teâlânın rızasına uygun şeylere sarf etmelidir! Beş vakit namazı, tadil-i erkan ile ve cemaat ile eda etmelidir! Teheccüd namazı kılmalı, seher vakitlerini istigfarsız geçirmemeli, gaflet uykusuna dalmamalı, ölümü ve ahireti düşünmeli, haram olan dünya işlerinden yüz çevirip, ahiret işlerine yönelmelidir! Zaruri olan dünya kazancı ile meşgul olup, diğer vakitleri, ahireti imar etmekle meşgul olmalıdır! (Mek. Masumiyye)

Sahura kalkmanın önemi
Sual: Sahura kalkmadan oruç tutmak günah mıdır?
CEVAP
Günah değildir, ancak sahura kalkmak çok sevabdır. Bir yudum su içmek için de olsa, sahura kalkmak iyi olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Sahur yemeği mübarektir. Sahurun tamamı berekettir. Bir yudum su için de olsa sahura kalkın! Allahü teâlâ ve melekleri, sahura kalkanlara salât ve selam ederler.) [İ. Ahmed] (Yani Allahü teâlâ, sahura kalkanları mağfiret eder, melekler de onlar için dua eder.)

(Sahura kalkın, sahurda bereket vardır.) [Buhari]

(Sahurda yemek yiyerek, oruç tutmanıza yardımcı olun!) [Beyhekî]

(Sahur yemeğine kalkmak Allah’ın size bağışladığı berekettir, bunu kaçırmayın!) [Nesai]

(Yedikleri helâl olmak şartıyla hesaba çekilmeyecek üç kişi: oruçlu, sahur yemeği yiyen ve Allah yolunda nöbet tutandır.) [Nesaî]

(Sahur yemeğine kalkmak Allah’ın size bağışladığı berekettir, bunu kaçırmayın!) [Nesai]

(Bir lokma da olsa sahur yemeği yiyin, çünkü onda bereket vardır.) [Deylemî]

(Müminin sahurunun hurmayla olması ne güzeldir.) [Ebu Davud]

(Allahü teâlâ, sahura kalkanlara rahmet eder.) [Taberanî]

Teheccüd namazı

Sual: Teheccüd namazı kılmak için, önce uyuyup sonra kalkmak şart mı? Kazası olan teheccüd kılabilir mi? Gece namazı kılmanın önemi nedir?
CEVAP
Teheccüd, gecenin üçte ikisi geçtikten sonra, imsak vaktine kadar kılınan nafile bir namazdır. Teheccüd, uykuyu terk etmek demektir. Teheccüd için önce uyuyup, sonra kalkmanın şart olduğunu bildirenler de olmuştur. (Şir’a şerhi)

Nâfile namazları gece kılmak daha faziletlidir. Çünkü gece uyanmak zordur. Hadis-i şerifte, (En kıymetli ibadet zahmetli olandır) buyuruldu. (M. Felah, İbni Esir, Nihaye)

Teheccüd namazı, gündüz kılınan bin rekâttan daha faziletlidir. Bir saat ilim öğrenmek, [mesela ilmihal okumak] geceyi ibadetle geçirmekten daha çok sevabdır. (Dürr-ül-muhtar)

(Amellerin kıymetlisi, az da olsa devamlı olanıdır) hadis-i şerifi, meşakkatli ibadeti ara sıra yapmaktansa, zorluğu az olanı devamlı yapmanın daha faydalı olduğunu bildirmektedir. (Beyheki)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Gece seherde kılınan iki rekât namaz, dünyadan ve içindekilerden daha kıymetlidir. Eğer zor gelmeyeceğini bilseydim, gece namazını ümmetime farz kılardım.) [Müslim]

(Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim]

(Gündüz kaylule yaparak teheccüde, sahura kalkarak da oruca yardım edin!) [İbni Mace]

(Cennette öyle muazzam köşkler vardır ki, bunlar, tatlı dilli olan, selamı yayan, yemek yediren, çok oruç tutan ve gece namazı kılanlara verilir.) [İbni Nasr]

(Gecenin sonunda kılınan iki rekât namaz, dünyadan ve dünyadakilerden hayırlıdır. Ümmetime zor gelmeyeceğini bilseydim, onlara teheccüdü mecburi kılardım.) [Müslim]

(Cemaatle namazlarını kılan kimse, gece namazına kalkmış gibi sevab alır.) [Tirmizî]

(Yatsı veya sabah namazını cemaatle kılan gece namazı kılmış gibi sevaba kavuşur.) [Hatîb]

(Gece namazına devam edin! Bu, sizden önceki salihlerin âdetidir. Gece namazı, Allah’a yakınlaştırıcı, günahlardan uzaklaştırıcı ve onlara kefarettir. Bedene de sağlıktır.) [Hâkim]

(Cebrail aleyhisselam gece namazını o kadar çok tavsiye etti ki, pek az uyuyanların ümmetimin hayırlıları olduğunu anladım.) [Deylemî]

(Ramazanda inanarak ve sevabını umarak gece namazı kılanın günahları affolur.) [Buhârî] (Teravih kılan da gece namazı kılmış olur.)

(Deve veya koyun sağımı kadar da olsa, gece namazı kılmalı. Yatsıdan sonra yatmadan önce kılınan namaz gece namazı sayılır.) [Ebu Nuaym]

(Teheccüd kılma âdeti olup da, uyuya kalana, Allahü teâlâ kılmış gibi sevab verir; uykusu da, kendisi için bir sadaka olur.) [Nesai]

(Selamı yayar, açları doyurur, sıla-i rahimde bulunur, geceleri herkes uyurken namaz kılarsanız, selametle Cennete girersiniz.) [Tirmizi]

(Müminin şerefi gece namazı kılmasındadır.) [Hatîb]

(Teheccüd, günahları affettirir ve hastalıklara şifa verir.) [Tirmizî]

(Gece namaz kılanların yüzü güzel olur.) [Rıyad-un Nasıhîn]

(Kış, müminin baharıdır. Gündüzleri kısadır, oruç tutar; geceleri uzundur, ibadet eder.) [Beyheki]

(Gecenin sonunda uyanamayacağından korkan, gecenin evvelinde vitri eda etsin! Sonra yatsın! Gece sonunda uyanacağını ümit eden, vitri o zaman kılsın! Çünkü gecenin sonundaki kalkmakta rahmet melekleri hazır olur.) [Müslim]

(Gece seher vaktinde ve namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Tirmizi]

(Seher vakti Allahü teâlâ buyurur ki: İstigfar eden yok mu, onu mağfiret edeyim! İsteyen yok mu, istediğini vereyim, duasını kabul edeyim!) [Müslim]

Allahü teâlâ iyileri överken, (Onlar seher vaktinde istigfar eder) buyuruyor. (Zariyat 18)

Hazreti Yakub oğullarına, (Sizin için seher vakti Rabbime istigfar edeceğim) dedi. (Yusuf 98)

Âl-i İmran suresinin 17. âyetinde, sabredenler, sadıklar [söz, iş ve niyetlerinde doğru olanlar], namaz kılanlar, zekât verenler ve seherde istigfar edenler övülmektedir. Beş vakit namazı, tadil-i erkan ile ve cemaat ile eda etmeli! Teheccüd namazı kılmalı, seher vakitlerini istigfarsız geçirmemeli, gaflete dalmamalı, ölümü ve âhireti düşünmeli, haramları bırakıp, âhirete yönelmeli. (Mek. Masumiyye)

Allahü teâlâ, Musa aleyhisselama, (Benim için ibadet et!) buyurunca, Hazret-i Musa, (Yâ Rabbî, sana ne zaman ibadet edeyim ki makbul olsun?) diye sordu. Cenab-ı Hak (Gece namaz kıl!) buyurdu. (Ey Oğul İlmihali)

Teheccüd namazı çok faziletli olmasına rağmen nafile bir namazdır. Ömründe hiç Teheccüd kılmayana, âhirette hiçbir ceza verilmez, çünkü nafiledir, ama farzın kazasını kılmayan büyük cezalara maruz kalır. İmam-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: Farzın yanında nâfilenin ve sünnetin hiç kıymeti yoktur. Deniz yanında, damla bile değildir. (1/29)

Hanefi âlimlerinden Abdülhak-ı Dehlevi hazretleri buyurdu ki:
Fütuh-ul-gayb kitabındaki (Farz namaz borcu olanın nafile namazlarını, Allahü teâlâ kabul etmez) hadis-i şerifi gösteriyor ki, farz borcu olanın, sünnetleri de kabul olmaz. Çünkü sünnetler de nafiledir.

Gece kaza kılan hem kazasını öder, hem de teheccüd sevabına kavuşur. (Nevadir-i Fıkhıyye)

Kazası olan, gece kaza kılarsa, Teheccüd de kılmış olur. Eğer Teheccüde de niyet ederse, niyet sevabı da alır. Kazası olmayanın da, kaza namazı kılmasının hiç mahzuru olmaz.

Teheccüd namazının sınırı

Sual: S. Ebediyye’de, teheccüd ve kuşluk namazlarının en çoğunun, 12 rekât, evvabin namazının ise 6 rekât olduğu bildiriliyor. Bu namazlar, sınırsız değil midir?
CEVAP
Bunlar sünnet namazlardır. Peygamber efendimiz ne kadar bildirmişse o kadarı sünnettir. Sünnetlere de nafile denir. Her sünnet nafiledir; fakat her nafile, sünnet değildir. Nafileler, revatib ve regaib diye ikiye ayrılır. Revatib, farzlardan önce veya sonra kılınan müekked ve gayr-ı müekked sünnetlerdir. Regaib ise, kuşluk, teheccüd ve evvabin gibi diğer sünnetlerdir. (Nimet-i İslam)

Teravih namazı da sünnettir ve sünnet olan miktarı 20 rekâttır. Daha fazla kılınırsa nafile olur. Kuşluk, evvabin ve teheccüd namazlarının da sünnet olan miktarı bildirilen miktardır. Bir kimse kuşluk vakti 40 rekât namaz kılsa, bunun 12 rekâtı sünnet, kalanı nafile olur. Akşam namazının farzından sonra, 20 rekât nafile namaz kılınsa, bunun 6 rekâtı sünnet, kalanı nafile olur. Bir kimse gece bin rekât nafile namaz kılsa, bunun 12’si sünnet olan teheccüd namazı, diğerleri nafile olur.

Sual: Hangi nafile namaz diğerlerinden üstündür?

CEVAP
Teheccüd namazı diğer nafilelerden daha üstündür. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece kılınan teheccüd namazıdır.) [Müslim]

Kazaya da niyet edilirse, hem kaza borcu ödenmiş, hem de teheccüd sevabına kavuşulmuş olur.

Sual: Gece bir saat uyanık kalsak, bu bir saatte, kısa sure okuyarak 30 rekat kaza kılmak mı, veya, uzun sure okuyarak 2 rekat kaza kılmak mı daha iyi olur? Yoksa toplam bir saat ibadet edildiği için ikisi eşit mi olur?
CEVAP
Nafile ibadet farklıdır. Ancak kaza namazı için ne kadar çok kaza kılınırsa o evla olur. Yatsıdan sabaha kadar iki rekat kaza kılan kimse, iki rekat kaza borcunu ödemiş olur. İki dakikada iki rekat kılan da iki rekat kaza borcunu öder. Kadir gecesi yatsıdan sabaha kadar iki rekat kaza kılan da yine iki rekat kaza borcunu öder. Sevap yönü ayrıdır. O gece bir saat ibadet etmek, başka zamanki bin saatten daha kıymetlidir.

Gece namazı

Sual: Seher vakti uyanıp kaza namazı veya vitri kılan, teheccüd namazı da kılmış sayılır mı?
CEVAP
Evet, kılmış sayılır. Gece hangi namaz kılınırsa kılınsın, teheccüd namazı da kılınmış olur. Hadis-i şerifte, (Yatsı namazından sonra [seher vaktinde] kılınan namaz, gece namazındandır) buyurulmuştur. (İbni Âbidin)

Gece kaza kılan, hem kazasını öder, hem de teheccüd sevabına kavuşur. (Nevadir-i Fıkhıyye)

Demek ki, gece kaza namazı kılan, teheccüd namazı da kılmış sayılır, ancak niyet sevabına da kavuşmak için, hem kaza namazına, hem de teheccüd namazına niyet etmeli. Yeni abdest alınmışsa, Sübha namazı da kılınmış olur. Niyet sevabına da kavuşmak için Sübha namazına da niyet etmeli.
 

Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun,İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri İsmail Güneş ve beraberindeki 4 kişiyle birlikte helikopterle mitinge giderken Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesi yakınlarında meydana gelen kazanın ardından aradan geçen 9 yılın ardından her sene olduğu gibi bu 25 Mart’ta da Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve helikopter kazasında hayatını kaybeden şehitleri hasretle yâd ediyor. O dönemleri hatırlamayanlar ya da olayları bir kez daha gözden geçirmek isteyenler ise Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopter kazası, Muhsin Yazıcıoğlu nasıl vefat etti, Muhsin Yazıcıoğlu kimdir? gibi soruların cevaplarını arıyor. Haberimizden Muhsin Yazıcıoğlu helikopter kazası ile ilgili detaylara ulaşabilirsiniz…

MUHSİN YAZICIOĞLU KİMDİR?

Seçim çalışmaları sırasında helikopter kazası geçiren Muhsin Yazıcıoğlu fırtınalarla dolu bir hayat sürdü. Genç yaşta Ülkü Ocakları Genel Başkanı oldu. 12 Eylül döneminde idamdan hakkında şahitlik yapan kişinin olay olduğunda cezaevinde olması sayesinde kurtuldu. Yıllarca cezaevinde kaldıktan sonra Türk siyasetinin önemli liderleri arasına girdi.

Muhsin Yazıcıoğlu, 1954 yılında Sivas’ın Sarkışla ilçesi Elmalı köyünde bir çiftçi ailesinin oğlu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini Şarkışla’da yaptı.

Yüksek öğrenimini yapmak üzere 1972’de Ankara’ya geldi. Üniversite tahsilini, Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde tamamladı.

1968’de cemiyet (dernek) çalışmalarına başladı. Şarkışla’da Genç Ülkücüler Hareketi’ne katıldı. Ankara’ya geldikten sonra ise Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nde görev yapmaya başladı. Sırasıyla, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcılığı ve Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptı. (1977-78).

1978’de faaliyete geçen Ülkücü Gençlik Derneği’nin kurucu Genel Başkanı oldu. 1980 yılına kadar MHP’de Genel Başkan Müşavirliği görevinde bulundu.12 Eylül 1980’de yapılan askeri darbenin ardından, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası sanığı olarak cezaevine konuldu. 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi’nde kalan Muhsin Yazıcıoğlu, 7,5 yıl cezaevinde kaldığı bu davadan herhangi bir ceza almadı.
Cezaevinden çıktıktan sonra, mağdur olmuş ülkücülere ve onların ailelerine yardim amacıyla kurulan Sosyal Güvenlik ve Eğitim Vakfı’nın başkanlığını yaptı.1987’de arkadaşları ile birlikte MÇP’de siyasete girdi. MÇP’de Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulundu.1991 genel seçimlerinde üç partinin oluşturduğu ittifak bünyesinde, milletvekili adayı oldu. “O, inançlarınızı Meclis’e taşıyacak” sloganıyla, Sivas’tan milletvekili seçildi.1992 yılı Temmuz ayında, “içinde bulunduğu partinin siyasi anlayışıyla  uyuşamadığı için” bir grup arkadaşı ile birlikte MÇP’den ayrıldı. 29 Ocak 1993 tarihinde Büyük Birlik Partisi kuruldu ve bu partinin Genel Başkanlığına seçildi.24 Aralık 1995’te yapılan erken genel seçimlerde ANAP-BBP ittifakından 20. Dönem Sivas milletvekili olarak, yeniden meclise girdi. 28.02.1996 tarihinde ANAP’tan istifa ederek, BBP’ye döndü.26 Nisan 1998’de yapılan 3. Büyük Kurultay’da, 8 Ekim 2000 tarihinde yapılan 4. Büyük Kurultay’da, 2 Haziran 2002 tarihinde yapılan 1. Olağanüstü Büyük Kurultay’da, 20 Temmuz 2003 tarihinde yapılan 5. Olağan Büyük Kurultay’da, 30 Nisan 2006 tarihinde yapılan 6. Olağan Büyük Kurultay’ta ve 15 Nisan 2007 2.Olağanüstü Büyük Kurultayda tekrar BBP Genel Başkanlığına seçildi.

22 Temmuz Erken Genel seçimlerinde BBP’nin seçimi protesto etmesi sebebiyle partisinden istifa ederek Sivas’tan bağımsız milletvekili adayı olup 23. dönem milletvekiliğine seçildi. Daha sonra BBP’ye katılarak TBMM’de Büyük Birlik Partisi Sivas Milletvekili olarak BBP’yi Meclis’te temsil ettti. 19 Ağustos’ta yapılmış olan BBP’nin 3. Olağanüstü Büyük kurultayında tekrar Genel Başkan oldu. 

ÇOCUKLUĞUNA AİT HİÇ FOTOĞRAFI YOK

Yazıcıoğlu kendisiyle yapılan görüşmede, çocukluğuna ait hiç fotoğrafı olmadığını söylemişti. Yazıcıoğlu, bir arkadaşanın 15 yaşında çektirdiği bir fotoğrafı kendisine hediye ettiğini anlatmıştı. Nüfus kayıtlarına göre Yazıcıoğlu, 31 Aralık 1954’te dünyaya geldiğini söyleyen Yazıcoğlu, görüşmede kendisinin bunun tam tarih olup olmadığını bilmediğini anlatmıştı.

(Muhsin Yazıcıoğlu Helikopter Kazası)

Muhsin Yazıcıoğlu, yerel seçimler öncesi partisinin Kahramanmaraş mitinginin ardından Yozgat’a gitmek üzere bindiği helikopterin 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş Keş Dağı’na düşmesi sonucu 5 kişiyle birlikte hayatını kaybetti.Helikopterin enkazı ile Muhsin Yazıcıoğlu, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, pilot Kaya İstektepe ve gazeteci İsmail Güneş’in cenazesi, kazadan 48 saat sonra köylüler tarafından Keş Dağı Kuru Dere Kanlıçukur mevkisinde bulundu.Yazıcıoğlu’nun cenazesi, ölümünden 6 gün sonra 31 Mart 2009’da Kocatepe Camisi’nden son yolculuğuna uğurlandı. TBMM’de yapılan törene, binlerce kişi katıldı. Yazıcıoğlu’nun naaşı, vasiyeti üzerine Taceddin Dergahı’na defnedildi.Vefatının 9. yılında çeşitli etkinliklerle anılacak Muhsin Yazıcıoğlu’nun ismi, başta memleketi Sivas olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinde cadde, park, okul, dernek ve vakıflar gibi çeşitli yerlerde yaşatılıyor

İHLAS HABER AJANSI SİVAS MUHABİRİ İSMAİL GÜNEŞ’İN ÖZGEÇMİŞİ

15 Şubat 1975 tarihinde Sivas’ta dünyaya gelen İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri İsmail Güneş, 1994 yılında Sivas Hacı Mehmet Sabancı Lisesi’nden mezun oldu.

9 yıldır İhlas Haber Ajansı’nda Sivas muhabiri olarak görev yapan ve Yasemin Güneş ile 7 yıldır evli olan İsmail Güneş’in 5 yaşında Tuluğhan ve 3 yaşında Çağan adlı 2 oğlu bulunuyor. Meslek hayatı boyunca sayısız başarılı habere imza atan İsmail Güneş, Sarı Basın Kartı sahibiydi.

ERHAN ÜSTÜNDÜĞ’IN ÖZGEÇMİŞİ

9 Ekim 1972 tarihinde Sivas’ta dünyaya gelen Erhan Üstündağ, ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra Cumhuriyet Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1994- 2002 yılları arasında yerel televizyon kanalarının reklam ve idari bölümlerinde görev aldı. Bir medikal şirketinin ortağı olan Üstündağ 28 Aralık 2008 tarihinde yapılan kongrede tek liste olarak girdiği seçimde BBP İl Başkanı seçildi. Meryem Üstündağ ile 7 yıldır evli olan Erhağdur olmuş ülkücülere ve onların ailelerine yan
Üstündağ’ın, Senanur Azra adında 4 yaşında bir kızı bulunuyor.

YÜKSEL YANCI’NIN GÖZGEÇMİŞİ

12 Nisan 1959’da Sivas’ın Hüklüyurt köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra kentteki Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayi A.Ş.’de (TÜDEMSAŞ) 25 yıl işçi olarak çalıştıktan sonra emekli oldu. Pakize Yancı 24 yıldır evli olan Yüksel Yancı’nın 23 yaşında Selcan, 22 yaşında Mehmet Alper ve 14 yaşında Samet Furkan adında 3 çocuğu var. Yancı, 28 Aralık 2008 tarihinde yapılan kongre yönetime geldi.

MURAT ÇETİNKAYA’NIN ÖZGEÇMİŞİ

21 Temmuz 1968 tarihinde Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas’ta tamamlayan Çetinkaya, TCDD’de çalıştı, asansör teknisyenliği yaptı. Kübra Çetinkaya ile 15 yıldır evli olan Murat Çetinkaya’nın 14 yaşında Abdullah Alperen, 9 yaşında Hilal ve 2 yaşında Şevval adında 3 çocuğu var. Murat Çetinkaya, yapılacak yerel seçimlerde BBP’den Sivas Belediye Meclis üyeliğine aday gösterildi.

PİLOT KAYA İSTEKTEPE’NİN ÖZGEÇMİŞİ

Helikopterin pilotu Kaya İstektepe, 1975 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. Kara kuvvetlerinden öğretmen helikopter pilotu olarak binbaşı rütbesiyle emekli olan İstektepe, emekliliğinden sonra Zorlu Holding’e ait helikopterlerle uçmaya başladı. İstektepe, son olarak Med Air’de çalışıyordu.  

AK Parti Genel Merkezi AR-GE Başkanlığı tarafından 81 ilde yürütülen ve bu dönem ‘1919’dan 2019’a Milletin Emrinde Aydınlık Geleceğe’ sloganı taşıyan Siyaset Akademisi, Bolu’da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın katılımıyla AK Parti Bolu İl Başkanlığı Konferans Salonu’nda başladı.
Siyaset Akademisi’nde konuşmasına Afrin Harekatı ile başlayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, “Biz Afrin harekatında tıpkı Fırat Kalkanı’nda olduğu gibi dünyaya bir şeyi net gösterdik. Yakıp yıkmadık, sivil yerleşim alanlarına dokunmadan, hastaneleri yerle bir etmeden, okulları yerle bir etmeden, insanların şehirlerini bir mezarlığa dönüştürmeden sadece terörist unsurları temizleyerek, bir şehir teröristlerden nasıl temizlenir dünyaya bunu gösterdik. Bugün bakın, hem Fırat Kalkanı hem de Zeytin Dalı Harekatı’yla hiçbir bir sivilin burnu kanatılmadan insanlara yaşadıkları yerleri tertemiz, emaneti teslim eder gibi teslim ettik” dedi. 

“Rakka’yı yerle bir ettiler” 

Bugünün çok önemli olduğunu ifade eden Ünal, Amerika’nın Rakka’da yaptıklarını hatırlatarak, “Rakka’da ne oldu biliyor musunuz? Amerika, Rakka’da siviller çıksın, dedi. Çıkanlar çıktı, çıkmayan kaldı. Günlerce Rakka bombalandı. Rakka’yı yerle bir ettiler. Buna rağmen Rakka’dan IŞİD’i çıkaramadılar. Ne yaptılar; PYD ile DEAŞ orada bir anlaşma sağladı. Ve orada gizli ittifak da deşifre oldu. Demek ki, cesaret olunca, kalpte iman olunca, ölüm insana şehadet, insana bir bayram günü gibi gelince karşınızda terörist de duramıyor, düşman da dayanmıyor. O yüzden bugün çok kıymetli bir gün. Hem 18 Mart Çanakkale Zaferi’mizin yıldönümü hem de Afrin’in teröristlerden temizlendiği bir gün” şeklinde konuştu. 

“Terör koridorunu ortadan ikiye kestik” 

Konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi’ne yüklenen Mahir Ünal, “Şimdi CHP aklına da burada değinmek gerekiyor. Önce ‘Afrin’e girmeyelim, Afrin’de ne işimiz var?’ dediler. Şimdi, sanki bu işi Cumhurbaşkanımızın yüksek siyasi ferasetiyle, sağlam iradesiyle, cesareti ve karalılığıyla, aldığı yüksek riskle, buna karar verip uygulamamışız gibi davranıyorlar. 15 Temmuz’dan hemen sonra biz büyük bir tehdidi bertaraf etmek için 910 kilometre Suriye sınırı 350 kilometrenin üzerinde Irak sınırı ve bu sınırda oluşturulmak istenen terör koridorunu bertaraf etmek için, o terör koridoruna bir hançer gibi Fırat Kalkanı Harekatı ile girdik ve terör koridorunu ortadan ikiye kestik. Yılanın başı kesildi. Bugün de yılanın başı ezildi. Bunu kim yaptı? Bunu, bu milletin iradesiyle seçtiği, seçilmiş Cumhurbaşkanımız ve seçilmiş hükümetimiz yaptı” ifadelerini kullandı. 

“Bu millet devletinin kendisinin emrinde olduğunu biliyor” 

“Türk Silahlı Kuvvetlerini siyasete alet etmeyin” yönündeki eleştirilere de değinen Ünal, “Bizim kahraman ordumuz bu milletin seçtiği siyasi iradenin emrinde hareket eder. Demokrasi de budur. O düşündükleri eski Türkiye’de kaldı. Eski Türkiye’de hani ayar veriyorlardı ya. Demokrasiye ayar veriyorlardı, seçilen Cumhurbaşkanına ayar veriyorlardı. Kahraman ordumuzun içerisinde birileri kendisini bu milletin üzerinde görüyor, bu milletin seçtiklerine ayar verme hakkını kendisinde görüyordu. O günler geçti beyim. Artık bu millet devletinin kendisinin emrinde olduğunu devletin asli işinin milletin güvenliğini sağlamak ve millete hizmet etmek olduğunu biliyor ve buna göre hareket ediyor. O yüzden bu zafer, bu aziz milletin iradesinin zaferidir” dedi. 

“Her ikisi de bu milletin öz evlatlarıdır” 

Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Mustafa Kemal Atatürk ile Recep Tayyip Erdoğan’ı kavga ettirmeye çalıştığını söyleyen Ünal, “Dün Mustafa Kemal Atatürk’ün Çanakkale’de anlattığı ve Çanakkale kahramanı olarak ve daha sonra Cumhurbaşkanı olarak başkomutanlık yaptığı, bugün Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak Başkomutanlık yaptığı bu millet aziz millettir. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin bozucu aklı Mustafa Kemal Atatürk’le Recep Tayyip Erdoğan’ı kavga ettirmeye çalışır. Kavga ettiremezsiniz. Her ikisi de bu milletin öz evladıdır” şeklinde konuştu. 

“Sizin bu milletin yerli ve milli kaygılarıyla ne ilginiz var” 

Ünal, “Siz Suriye’de 5 bin tır silahın gelmesine ses çıkarmazsınız, 2 bin kargo uçağı ile gelen silahlara sesinizi çıkarmazsınız ama tırların bölgeye götürdüğü insani yardıma operasyon düzenlenmesini ister ve orada silahlar vardı” diyerek “Ülkenizin Uluslararası mahkemelerde yargılanmasını istersiniz. Sizin Mustafa Kemal Atatürk’le ne ilginiz var. Sizin Çanakkale ile ne ilginiz var. Sizin bu milletin yerli ve milli kaygılarıyla ne ilginiz var.” ifadelerini kullandı.  

Faruk Çidem
 

Binlerce AÖF öğrencisi arama motorları üzerinden sınav zamanlarında aöf genel not ortalaması hesaplama 2018,aöf not hesaplama 2018,,aöf doğru yanlış sayısına göre puan hesaplama,aöf harf notu hesaplama gibi arama sorguları yapıyorlar. Haberimizdeki bilgilerden faydalanarak aradığınız bütün bu soruların cevaplarını bulabilirsiniz…

AÖF SINAV DEĞERLENDİRMESİ NASIL YAPILIYOR?

Bir dönemde her ders için bir ara sınav ve dönem sonu sınavı gözetimli olarak yüz yüze ve/veya çevrimiçi yapılır. Sınavlar; çoktan seçmeli, açık uçlu, kısa cevaplı, doğru-yanlış ve eşleştirme gibi farklı tip sorular içerebilir. Bununla birlikte dersin özelliğine göre ara sınav; yazılı, sözlü, ödev, uygulama, proje ve benzeri ölçme-değerlendirme araçlarıyla da yapılabilir. Sadece dönem sonu sınavı yapılan proje gibi derslerde, parçalı sınav uygulanır. Parçalı sınavların birleştirilmesiyle dönem sonu sınav notu oluşturulur ve bu notun, başarı notuna katkısı %100’dür. Ara ve dönem sonu sınavlarının tarihleri ve uygulama esasları, ilgili birim yönetim kurulu tarafından belirlenir ve öğretim yılı başında akademik takvimle birlikte ilan edilir.

En fazla üç dersten başarısız olan ve Senato tarafından belirlenen Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri üç ders sınav hakkı uygulama usul ve esaslarındaki koşulları sağlayan öğrencilere; bahar dönemi dönem sonu sınavlarından sonra, bu derslerden bir kez sınava girme hakkı verilir.

AÖF BAŞARI DEĞERLENDİRMESİ NASIL YAPILIYOR?

Öğrenci başarısının değerlendirilmesinde “Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri Öğrenci Değerlendirme Sistemi” kullanılır. Bu sistemin uygulama esasları ilgili fakülte kurulunun önerisiyle Senato tarafından karara bağlanır.

Başarı notu, Senato tarafından belirlenen esaslara göre harf notuna çevrilir.

Harf notları ve katsayıları şunlardır:

         Harf Notu Katsayısı

                AA 4,00

                AB 3,70

                BA 3,30

                BB 3,00

                BC 2,70

                CB 2,30

                CC 2,00

                CD 1,70

                DC 1,30

                DD 1,00

                 FF 0,00

Bu harf notlarına ek olarak;

DZ: Devamsız,

KL: Kaldırıldı,

MU: Muaf,

SD: Sorumlu Değil,

YT: Yeterli,

YZ: Yetersiz,

harf notlu değerlendirmeler de yapılabilir.

DZ harf notu; devam zorunluluğu bulunan derslere devam koşulunu sağlamayan öğrenciye verilir. DZ notu; FF veya YZ harf notuyla eşdeğerdir.

KL harf notu; programdan kaldırılan dersler için verilir.

MU harf notu; öğrencinin bir yükseköğretim kurumunda alıp da başarmış olduğu ve ilgili birimin yönetim kurulu tarafından muaf tutulması uygun bulunan dersler için verilir.SD harf notu; yapılan ders intibakı sonucu öğrencinin sorumlu olmayacağı dersler için verilir.

YT ve YZ harf notları; ilgili birim kurulunun kararı ve Senatonun onayıyla not ortalamasına katılması uygun görülmeyen derslerde, başarının gösterilmesi için kullanılır. Başarılı öğrenciye YT, başarısız öğrenciye ise YZ harf notu verilir.

Ders bazında başarı notuna alt sınır uygulanması, “Anadolu Üniversitesi Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri Öğrenci Değerlendirme Sistemi”ne göre ilgili birim kurulunun kararı ve Senatonun onayıyla belirlenir.

AÖF DERS ORTALAMALARI HESAPLAMASI İÇİN TIKLAYINIZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Sakarya İl Teşkilatı’nın 6. Olağan Kongresi’ne katıldı. Kongreye ayrıca İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Mahir Ünal ve Ravza Kavakçı Kan da katıldı. Gece gündüz uzun ince bir yolda ilerlediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan, bu muhteşem salondan Bosna Hersek’teki, Kosova’daki, Arnavutluk’taki kardeşlerimi selamlıyorum. Makedonya’ya, Sırbistan’a, Karadağ’a, Batı Trakya’ya, Kırım’a, Romanya, Bulgaristan’daki vatandaşlarıma en kalbi selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Sakarya’nın kardeşi Saray Bosna’ya, Üsküp’e, İskeçe’ye, Kırcaali’ye, Gümülcine’ye, Piriştine’ye, Mostar’a muhabbetlerimizi iletiyoruz. Gönlünü ve gözünü ülkemize kilitlemiş yurt dışındaki tüm kardeşlerimize, bizim için, Türkiye’nin başarısı için dua eden tüm mazlum ve mağdurlara sizlerin aracılığıyla selamlar gönderiyoruz. Her zaman söylüyorum. Bizim fiziki sınırlarımız başkadır, gönül dünyamızın sınırları bambaşkadır. Türkiye’nin anlamı 780 bin kilometrekarenin kat ve kat fevkindedir. Kalbimizin bir yarısı İstanbul, Trabzon, Antalya, İzmir ise, diğer yarısı Halep’tir, Kerkük’tür, Kudüs’tür, Sancak’tır, Buhara’dır, Urumçi’dir. Biz Edirne’nin, Yozgat’ın meselesiyle ilgilendiğimiz kadar Kırım’daki, Afrika’daki, Türkistan’daki kardeşlerimizin sıkıntılarıyla da dertleniyoruz. Ülkemiz ve milletimiz için çalıştığımız kadar dünyanın dört bir yanındaki ezilenler için de mücadele veriyoruz. Biz gönül coğrafyamızın her köşesini kucaklayan bir aşkın tutkunlarıyız, sevdalıyız dünyaya” diye konuştu.

“Birileri gibi sırf çıkarları için dünyayı ayağa kaldıranlardan olmadık”
Çıkar uğruna dünyayı ayağa kaldıranlardan olmadıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Milletimizle beraber tüm insanlığın huzuru ve esenliği için mücadele eden bir davanın neferleri olan gençlik sizleri de selamlıyorum. Biz birileri gibi sırf çıkarları için dünyayı ayağa kaldıranlardan olmadık. Biz petrol, altın, elmas için coğrafyamızı kan gölüne çevirenlerden de asla olmadık. Biz binlerce kilometre öteden gelip insan hakları adına insana kıyanlardan, terörle mücadele adına teröristlere destek verenlerden olmadık. Biz insanı yaşat ki devlet yaşasın diyen bir medeniyetin temsilcileriyiz. Biz herkes için adalet istiyoruz. Hürriyet istiyoruz, herkes için emniyet, istikrar, güven istiyoruz. Sömürünün olmadığı, bebek cesetlerinin sahile vurmadığı, Akdeniz’in karanlık sularının on binlerce masum için kabristana dönüşmediği, daha merhametli bir dünyanın mücadelesini veriyoruz. Gazze’de, Doğu Guta’da top oynayan çocukların savaş uçakları tarafından vahşice katledilmediği bir bölgenin hayalini kuruyoruz. Biz hiç kimsenin ötekileştirilmediği, baskı, zulüm, işkence görmediği bir dünyaya kavuşmasının kavgasını veriyoruz. Bizim mücadelemiz ikbal değil, istikbal mücadelesidir. Bizim kavgamız çıkar değil hak ve adalet kavgasıdır. AK Parti’ye gönül veren bu kutlu çatı altında hizmet eden bir arkadaşımın hedefi, gayesi, Kızılelması budur. Unutmayın bizim Kızılelmamız sonu belli olmayan değil ilahikelimetullahtır. Son nefesimize kadar yılmadan, yorulmadan, zorluklar karşısında asla pes etmeden bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bugün neredeyiz? Afrin’de. Niye? İşgal için mi, toprak almak için mi? Hayır. Ülkemizi taciz eden teröristler var ya, işte biz o teröristleri kovalıyoruz. Zannediyorum etkisiz hale getirdiğimiz teröristler 3 bin 500’e ulaşmıştır. En son 3 bin 300’dür etkisiz hale getirdiğimiz teröristler.”

“Her şeye hazırız, ölmeye de bu teröristleri öldürmeye de”
“Reis bizi Afrin’e götür” sloganlarına yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Komutana sordum, ‘ihtiyaç var mı?’ dedim. ‘Şu anda hamdolsun iyi gidiyoruz.’ İhtiyaç olduğu anda sefer görev emri çıkartırız. Önce ben, sonra hep birlikte yola koyuluruz. Her şeye hazırız. Ölmeye de, bu teröristleri öldürmeye de. Önce ölümü korkutacağız. Ve ölümü korkuttuğunuz anda size ölüm hiçbir şey yapamaz. Şehadete yürümek niçin, neden? Rabbimiz ne buyuruyor; ‘Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler. Ancak siz bilemezsiniz. Anlamazsınız.’ Onlar bizi duyuyor, takip ediyor. Ama biz değil” diye konuştu.

“Dün beraber yürüdüklerimizden bazıları Osmanlı tokadının ne olduğunu hala anlayamamışlar”
Salonda açılan “Osmanlı tokadını unutma” yazılı pankartı gören Erdoğan, “Gençler Osmanlı tokadını iyi atıyor da ne yazık ki dün beraber yürüdüklerimizden bazıları Osmanlı tokadının ne olduğunu hala anlayamamışlar. Neyse onların anlayıp anlamamaları önemli değil. Biz işimize bakalım. Şu anda 3 bin 300 Afrin’deki terörist Osmanlı tokadını sadece onlar yemedi. Onların dışında bazıları da yedi. Bildiklerimiz çok, ama bu bildiklerimizi kağıda dökeceklerimiz zaman da olacak. Sabreden kimse zaferi yakalar. Oraya da ulaşır” şeklinde konuştu.

“18 yaşında seçme ve seçimle yaşını biz verdik”
Fatih Sultan Mehmet’in genç yaşında bir çağ kapatıp bir çağ açtığını hatırlatan Erdoğan, 18 yaşındaki gençlere seçilme hakkını getirdiklerini ifade ederek şöyle dedi:
“Gençlere 18 yaşında seçme ve seçilme yaşını biz verdik. Bunları anlatmalısınız. Çünkü biz farklı baktık. Benim ecdadım Fatih Sultan Mehmet, 18 yaşında bir çağ kapayıp bir çağ açtıysa onun torunları ise 18 yaşında seçme ve seçilmeye sahip olmalı dedik. Halbuki bu gençliğe inanmayanlar var. Kandil dağında veriyorlar 14-15 yaşındaki çocuğun eline tüfeği, nasıl adam öldürülür onu öğretiyorlar. Biz ise veriyoruz eline tableti, dünyaya nasıl yön verilir onu öğretiyoruz. Farkımız bu. Önümüzdeki Mart yerel seçimleri, ardından Kasım ayında cumhurbaşkanlığı hükumet sistemi seçimlerine çok iyi hazırlanmamız lazım.”

“Soysuzlardan işledikleri cinayetlerin sebebini muhakkak soracağız”
Şehitlere rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta şehit kaymakamımız Muhammed Fatih Safi Türk olmak üzere şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Şehitlerimizin gerçekten vakur aileleri var. Onların bu ortaya koydukları asalet hakikaten bizlere örnek teşkil ediyor. Gazilerimize sıhhat ve afiyet temenni ediyorum. Millet olarak ne yaparsak yapalım şehitlerimize olan minnet borcumuzun çok daha ötesi can borcumuzu ödeyemeyeceğimizin farkındayız. Fakat onların kanlarını yerde bırakmamakta kararlıyız. Nasıl şehit kaymakamımızın kanını yerde koymadıysak, soysuzlardan işledikleri cinayetlerin hesabını muhakkak soracağız ve soruyoruz” dedi.

“Sakarya Meydan Muharebesi’nde salamura olmaktan nasıl kurtulduklarını, denize dökülerek buraları nasıl terk ettiklerini çok iyi öğrensinler”

1071’den bu yana şehitlerin kanıyla bu toprakların vatan kılındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Nasıl ki Türkiye tüm imkansızlıklara rağmen hatırlayın bekasına yönelik senaryoları Meydan Muharebesi’nde, Çanakkale’de paçavraya çevirmişse bugün de aynı güce sahiptir. Biz bu ülkeyi ihsanla, lütufla birilerinin kanatları altında kurmadık. Biz bu toprakları 1071’den beri şehitlerimizin kanlarıyla bu toprakları vatan kıldık. Hafıza tazelemek isteyenler gitsinler yakın tarihlerine baksınlar. Boylarından büyük laflar edenler gitsinler tarih masal yerine önce iyi bir tarih kitabı okusunlar. Sakarya Meydan Muharebesi’nde salamura olmaktan nasıl kurtulduklarını, denize dökülerek buraları nasıl terk ettiklerini çok iyi öğrensinler. Bizim hiç kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Hiçbir zaman komşularımıza ne de diğer ülkelere hiçbir zaman husumetle yaklaşmıyoruz. Hiçbir hükümetle ilişkilerimizi zedelemek istemiyoruz. Türkiye’nin dostluğunun kıymeti ancak kaybedilince anlaşılır. Biz her zaman komşularımızın, kardeşlerimizin kendinden emin olduğu, sırtını dayadığı, itimat ettiği bir ülke olduk. Vatandaşlarımızın hak ve hukukunu koruma noktasında nasıl tavizsiz olmuşsak diğer ülkelerle işbirliğimizi geliştirmekte de o derece titiz davrandık. Önümüzdeki dönem de aynı şekilde devam edeceğiz. Kendimizle beraber bölgemizin de güvenliği için çalışmayı sürdüreceğiz. Sakarya daima şanına yakışır şekilde bize sahip çıktı. AK Parti’nin en güçlü destekçilerinden birisi oldu. Geçen sene Sakarya’ya geldiğimizde cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi için sandıkları patlatmasını istemiştim. Sakarya Demokrasi Meydanı’nda bize söz vermiştiniz. Maşallah Sakarya sözünün eri olduğunu 16 Nisan’da bir kez daha gösterdi. Yüzde 68 oy oranıyla cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine ‘evet’ dedi. Geleceğine sahip çıkan tüm Sakaryalı kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Rabbim muhabbetimizi daha da artırsın. İnşallah 2019 seçimlerinde de Sakarya’dan benzer bir tablo bekliyoruz. Sakarya’dan rekor çıkarmamız gereken oy var. İnşallah AK Parti Sakarya İl Kongresi’yle bu yönde çok önemli bir adım atıyoruz. Sizler bu yolda hiçbir zaman yalnız bırakmadınız. Sizlerle gurur duyuyorum. Bir taraftan şehrimizi 2019’a taşıyacak kadroları belirlerken, diğer taraftan sizlerle yüreklerimizi kenetliyoruz. Her kongremizi ayrı bir coşkuyla idrak ettik. Gittiğimiz tüm şehirlerimizde çok farklı bir heyecana dahil olduk.”

“Sakarya’da son 15 yılda 19 katrilyon liralık yatırım yaptık”
AK Parti Sakarya İl Kongresi’nin hayırlara vesile olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sakarya’ya son 15 yılda yapılan hizmetleri de şöyle sıraladı:
“Sakarya’da son 15 yılda 19 katrilyon liralık yatırım yaptık. Laf ola beri gele değil, icraat. Eğitimde 2 bin 900 derslik inşa ettik. 9 bin 400 yatak kapasiteli yurtları kazandırdık. Önümüzdeki yıl Pamukova’da yurt açıyoruz. Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden biri olan Sakarya’ya ikinci bir devlet üniversitesini kuruyoruz. Stadyumu sporseverlere armağan ettik. 43 adet tesisi sağlıkta hizmetinize sunduk. 7 sağlık tesisimizin inşası sürüyor. Bin yataklı bir şehir hastanesi inşası için çalışmalarımız sürüyor. Toplu konutta 7 bin 400 konut projesini hayata geçirdik. 2002 yılına kadar 133 kilometre bölünmüş yol yapılmıştı. Biz 15 yılda buna 211 kilometre daha ilave ettik. 7 adet projemizin de inşası sürüyor. Ülkemize kazandırılan Kuzey Marmara Otoyolu’nu da 2020 yılında tamamlıyoruz. Sadece hızlı treni değil Sakarya’ya hızlı tren fabrikasını kurmak da bize nasip oldu. Bu fabrika hızlı tren setlerini ve metro araçlarını üretiyor. Şu ana kadar 166 adet tren setinin üretimi burada tamamlandı. Uzunluğu 124 kilometre olan bu hat ipek demiryolu güzergahının ülkemizden geçen bölümünün Avrupa bağlantısını oluşturan kısımlarından birisi. Maliyeti 8.5 katrilyon olan bu hattı 2023 yılında açmayı hedefliyoruz. Karasu limanının biten kesimlerini hizmete aldık. Tamamını birkaç aya kadar işletmeye açıyoruz. Adapazarı’nı tesislere bağlayacak olan demiryolu ağı 2021 yılında tamamlanacak. Karasu’ya BMC inşa ediliyor. Son 15 yılda Sakarya’da toplam 1,2 katrilyon tutarındaki tarımsal desteği de hatırlatmak isterim.”

“Ana muhalefet gibi istismar siyaseti yapmıyoruz”
Ana muhalefet partisine yüklenen Erdoğan, “Biz ana muhalefet gibi istismar siyaseti değil, hizmet, proje, eser siyaseti yapıyoruz. Ana muhalefet FETÖ’ye destek vermekten, bölücü terör örgütüne payende olmaktan vaktini ne yazık ki çok lüzumsuz işlerle harcıyor. Hep söylüyorum. Bunların Türkiye’de dikili bir ağaçları dahi yok. Çünkü bunların millete hizmet gibi bir dertleri yok. Her fırsatta gerilimi artırarak milletimizi birbirine düşürerek bugüne kadar gelmeyi başardılar. Ancak denizin bittiğini, yalan ile bir yere varamayacaklarını elbette anlayacaklardır. Atalarımızın güzel bir lafı var. Huylu huyundan vazgeçmez. Bunlar da alışkanlıklarından bir türlü vazgeçmiyorlar. FETÖ’cülerin kulaklarına fısıldadıkları üzerinden milletimizi oyalamaya, ülkeyi kendi kısır çekişmelerine hapsetmeye çalışıyorlar. Bizler elbette bunlara prim vermeyeceğiz. Kendi gündemimize yoğunlaşacak Sakarya’ya yaptığımız hizmetlerin daha da iyisini vermenin mücadelesini vereceğiz. Şunu unutmayın millet en büyük hakemdir. Kendine hizmet edenle sabah akşam Türkiye düşmanlığına yancılık yapanları bu millet görüyor. Kimin ne yaptığını, hangi partinin kendisi için çalıştığını insanımız çok iyi biliyor. Herkesin notunu da seçim sandığı önüne geldiğinde veriyor. 2019 seçimlerinde milletimiz basiret ile feraset hareket edecek kendisi için doğru olanı verecektir. Bizim de görevimiz o zamana kadar çalışmak ve gayret sarf etmektir. Ben bu konuda sizlere güveniyorum” dedi.  

Remzi Şimşek-Burak Can Tokyürek-Uğur Konuk-Murat Kanber-Metin Nişancık
 

GSS, yani Genel Sağlık Sigortası; Türkiye’de yaşayan tüm vatandaşları sağlık güvencesine almak amacı ile 01 Ocak 2012 tarihinde devlet tarafından açıklanan bir sistemdir. Bu sistemde devlet, muhtaç olan vatandaşlara ve bebeklikten yaşlılığa kadar herkese sağlık desteği sağlamaktadır. 2018 yılında Genel Sağlık Sigortası borçlarını sildirmek isteyen vatandaşlar intenet üzerinden bu sorunun cevabını arıyorlar. Bu haberimizde gss borcu sildirme 2018,gss borcu sildirme son tarih,gss prim borcu sorgulama,gss borcu sildirme dilekçe örneği,genel sağlık sigortası yapılandırma gibi konuların cevaplarına ulaşabileceksiniz. İşte detaylar…

Kimler GSS Borç Sildirme İşlemini Yapabilir?

18 yaş altı kişiler, hala okumakta olan öğrenciler, dul, yetim ve %40 özürlü ve işsiz grubunda olan kişilerin dışında kalan kişiler için birçok düzenleme yapılmıştır. Yapılan bu düzenlemeler ile de 4 yıldır gelir testi yaptırmadıkları için veya ödemeyecekleri durumda oldukları için GSS borç sildirme işlemi ile ilgili düzenlemeler yapılmaktadır. Torba Yasa ile GSS borç sildirme işlemi de gündemde.

Gelir testi yaptırmadıkları için primleri biri ödemeyen kişiler ve primlerini ödemeye gücü yetmeyen kişiler için GSS borç sildirme işlemi ile birlikte borçlarını taksitlendirme işlemi de yapılmaktadır.

Genel Sağlık Sigortası Borcunu Nasıl Silebilirim ?

Borcu silmek için başvuru yapmanız gereklidir, başvurudan sonra itirazınız geçerli görünürse sizden itaraz dilekçesi istenecektir. Yazdığınız dilekçe SGK’ya gider ve 1 ay içinde sonuçlandırılır. Borcunuz ile ilgili itirazınız kabul olmassa taksitlendirme yapmanızda mümkündür. Borcunuzun siline bilmesi için zamanında gelir testini mutlaka yaptırmış olmanız gereklidir. Taksitlendirme yapmak için gelir testine gerek yoktur. Evde yaşayan kişilere göre gelir asgari ücretin 3/1’inden düşük ise primlerinizi devlet ödemekte. Gelir testi yaptırmayan vatandaşlar ise aylık 395 lira prim borçlusu olarak gözükmekteler. Son yapılan açıklamaya göre prim borçları 25 yaş altı için otomatik silinecektir.

30 NİSAN 2018 GSS BORÇLARINI ÖDEMEK İÇİN SON GÜN!

Gelir Testi borçları için 6824 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile Genel Sağlık sigortasında farklı gelir seviyesi uygulaması getirildi ve tek prim sistemine geçildi, gelir testi zorunluluğu kaldırıldı ve 2017/04 dönemi öncesi GSS borçları yeniden güncellendi.

6824 sayılı yasa kapsamında yeniden hesaplanan borcunuzu Ziraat Bankası,Vakıfbank ve PTT şubesinden TC Kimlik numaranız üzerinden ““GSS 6824 Prim Tahsilatı” menüsünden ödeyebilirsiniz. Yapılandırma haricindeki GSS borcunuzu T.C. numaranız ile herhangi bir banka ve PTT şubesinden “GSS Prim” olarak ödeyebilirsiniz. Bu borcu ödemek için 30 Nisan 2018 tarihine kadar zamanınınz var. GSS borcunuzu ödeğiniz takdirde 2017/04 dönemi ve sonrası için sağlık güvenceniz açılır. 2017/04 öncesi borçlar ertelendiği için sağlıktan yararlanmanıza engel değil.

E-devlet sistemi her geçen gün hayatı kolaylaştırmaya devam ediyor… Sisteme giriş yaptığınız zaman Telefon, internet ve TV abonelikleri ile ilgili geçmiş yıllara ait borcun yanı sıra yapılan fazla ve hatalı ödemelerden kaynaklı ortaya çıkan alacaklar da artık sistem üzerinden görülebiliyor. Geçmiş yıllara ait aboneliklerinizden alacak çıkması halinde ise vereceğiniz hesap numarasına 15 gün içinde söz konusu ödeme gerçekleştirilebiliyor. 

Son zamanlarda soy ağacı, sefer görev emri, miras sorgulama gibi işlemlerle gündeme gelerek yaşanan yoğunluktan ötürü erişim sıkıntısı yaşanan e-devlet üzerinden milyonlarca tüketiciyi yakından ilgilendiren bir sorgulamanın daha yapıldığı ortaya çıktı. 

Yenişafak gazetesinde yer alan habere göre, “Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar” kapsamında 22/09/2014 tarihli ve 2014/DK-THD/466 sayılı Kurul Kararı gereği abone sayısı 200 binin üzerindeki işletmecilere ait borç ve alacak bilgileri e-devlet üzerinden sorgulanabiliyor.

BORÇ VE ALACAK GÖRÜLEBİLİYOR

3 yıldan fazladır uygulamada olan düzenleme ile mobil ve sabit hat telefonlar ile internet ve Kablolu TV gibi uydu sağlayıcılarına yapılan aboneliklerle ilgili geçmiş döneme ait borç sorgusunun yanı sıra ortaya çıkan alacaklar da görülebiliyor.

Telefon, internet ve uydu aboneliklerinde fazladan yapılan ödemeler, hatalı faturalar, cihaz bedelleri gibi çeşitli nedenlerle tüketiciler bilmeden aldıkları hizmetlerden ötürü her ay düzenli ödeme yaptıkları işletmeciler karşısında alacaklı konumuna geçiyor.

15 GÜN SÜRESİ VAR

Tüketiciler e-Devlet üzerinden ‘Mobil/Sabit/İnternet/Kablo Tv/Uydu İşletmecilerinden Borç/Alacak Sorgulama ve Ödeme/iade işlemleri’ başlığı ile yapılan sorgulamada tarafına iade işlemi olup olmadığını görebiliyor.

Yapılan sorgulamada alacak çıkması halinde tüketiciler sorgulama ekranın sağında bulunan ‘İade al’ butonuna tıklayarak ilgili kurum ile iadenin yapılacağı hesap numarasını paylaşması gerekiyor. İade işlemleri kurumlara göre değişirken bu süre 3 ile 15 iş gününü bulabiliyor. Bazı işletmeciler iade işlemi ile ilgili bilgilendirme mesajı da gönderiyor.

ALACAK SORGULAMASI YAPMAK İÇİN TIKLAYINIZ