İstanbul Gedik Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği ile birlikte “Üçüncü Bin Yıl Türkiye’sinden Kadınlara Sesleniş”adlı bir konferans düzenledi. İstanbul’da düzenlenen ve yaklaşık 450 kadının dinleyici olarak katıldıkları konferansta öğretmen Saadet Özkan’a “Gedik Üniversitesi Özel Ödülü”verildi. Saadet öğretmene ödülünü İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik verdi.

Saadet Özkan, İzmir’in Menderes İlçesi’nde, iki yıl önce yaşları 6 ile 11 arasında değişen 6 kız öğrencisine cinsel içerikli film izlettiren ve istismarda bulunan okul müdürü Adil Ş.’nin tutuklanmasını sağlamıştı. Özkan’ın bu mücadelesi daha önce de ABD’de ödüle layık görülmüştü. Saadet Öğretmen, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın geleneksel olarak düzenlediği Uluslararası Kadınlar Cesaret Ödülü’nü Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melanie Trump’tan aldı.

Aralarında Prof.Dr. Berin Ergin, Av. Aydeniz Alisbah Tuskan, Doç. Dr. Ayşin Şişman, Prof. Dr. Gülsevil Alpagut ve Av. Nazan Moroğlu gibi konuşmacılarında yer aldığı konferansta dinleyicilere; kadın, çocuk, toplumsal cinsiyet, ayrımcılık, mobing, psikolojik taciz, çalışma hayatında kadın ve çocuklar, kadınların karşılaştıkları insan haklarına aykırı davranışlar ve kadınların köleleştirilmesi gibi konularda ele alındı.

İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Hülya Gedik, çok anlamlı ve güzel bir etkinlik yaptıklarını belirterek konuşmasına şu şekilde devam etti: ”Bende bir kadın olarak toplumumuzda yaşamış olduğumuz kadınlara tacizin, çocuklara olan istismarın önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda duyarlılığın üst düzeye çıkarılması için böyle bir etkinlik düzenledik. Umarım Gedik Üniversitesi olarak bu farkındalığı toplumun diğer kesimlerine de yayabilmişizdir. Bugün 450 kişiye yakın bir topluluk bizi dinledi bu da bu konunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye için kadına olan önemin, kadının maruz kaldığı birçok sorunların bizler gibi üniversiteler tarafından ele alınıp o sorunun çözülmesi için büyük görev düştüğünü bize hatırlattı, bunun için bu tip toplantılara ilerleyen zamanlarda devam edeceğiz’’

”Çocuklar bizim vatanımız ve biz vatanımıza sahip çıktığımız gibi; çocuklara da sahip çıkmalıyız’

Çocuklara öz savunma eğitiminin verilmesini gerektiğini belirten Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği’nin (UCİM) Genel Başkanı Saadet Özkan, cinsel istismarın önüne ancak eğitim ile geçileceğini kaydetti. Özkan, ödülü tüm çocuklar için aldığını belirterek konuşmasına şu şekilde devam etti: ”Cinsel istismara uğrayan çocukların yanında olmalıyız, hatta bunu olduktan sonra ağlamak yerine olmadan önce önlemeliyiz. Çocuklar bizim vatanımız ve biz vatanımıza sahip çıktığımız gibi; çocuklara da sahip çıkmalıyız. Onların yaşadığı bu durumun önüne hep birlikte, birlik ve beraberlik ile geçeceğiz. Biz Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği’ni kurduk. Lütfen Türkiye’de duyarlı insanlar üyemiz olsunlar ve bu işi hep birlikte çözelim, eğitimle çözelim. ABD’ye gittiğimde bir türk kadınının çocuklar için nasıl mücadele ettiğini gösterdim. Orada ödül aldığımda ben farkındalık sağladım, çocuklar için bir farkındalık sağladım. Şu anda da bütün üniversitelere gidiyorum her alanda gençler ile konuşuyorum. Sosyal medya ve basının son derece duyarlı gazetecilik örneklerini görüyoruz bu bağlamda çocuklar artık konuşmaya başladı. 2004 yılından sonra doğan Z kuşağı gençleri mükemmeller, ihbarda bulunuyorlar, bize mesaj atıyorlar, her yere mesaj atıyorlar. Lütfen anneler babalar da susmasınlar, böyle bir durum yaşandığında lütfen bunu ihbar etsinler çünkü bizim yargımız onları yargılıyor ve onları aramızdan temizlemek zorundayız. Böyle bir durumu yaşayan çocuk varsa, onu kötü seven birini hisseden çocuk varsa lütfen o 3 haneli numaralara şikayet etsinler, yalnız değiller’’

”Bizim yetişkin eğitimini devreye sokmamız gerekiyor”

İstanbul Gedik Üniversitesi İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İHUAM) Müdürü Prof. Dr. Berin Ergin, bu konferans ile asıl amacın kadınları yasalardan haberdar etmek olduğunu ifade etti. Ergin, ‘’Annelerin kendi çocukları ile iletişim kurmalarında da yardımcı olabilmek ve çeşitli psikolojik, sosyolojik sorunlarının da anlatılabilmesi için bir eğitim programı düşündük. Bu konferans bunun başlangıcıydı bunu daha küçük gruplar halinde uygulamayı düşünüyorum. Nesiller arasında büyük bir fark var yani çocuklar ebeveynler ile artık anlaşamıyorlar. Çocukların eğitim düzeyi dijital devrim dediğimiz bu dönemde farklı bir düzeye geldiği için aileler bunun gerisinde kalıyor. Aileler ile çocukların arasındaki ilişkiler kopuk hale geldi. Bizim yetişkin eğitimini devreye sokmamız gerekiyor. Kadınlar çocukları yetiştirdiği için kadınların düzeyinin yükseltilmesi sayesinde yetişecek çocuklar da daha iyi bir eğitim alacaklarından dolayı kadınlara yönelik bir çalışmayı öngördük. Hedefimiz budur’’ diye konuştu. 

Törende İhlas Medya’dan üç isim ödüle layık görüldü.

Bem-Bir-Sen tarafından her yıl geleneksel olarak verilen ve trafik kazasında yaşamını yitiren genel sekreterleri adına düzenlenen “İbrahim Keresteci Basın Ödülleri”ne bu yıl Diyarbakır ev sahipliği yaptı. Bir otelde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cumali Atilla, Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, İl Emniyet Müdürü Tacettin Arslan, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Muhammed Dara Akar, Avrupa Bağımsız Sendikalar Konfederasyonu (CESİ) temsilcileri, Bem-Bir-Sen yöneticileri ve davetliler katıldı. 8’nci düzenlenen törende İhlas Medya Ankara temsilcisi Batuhan Yaşar, TGRT Haber Genel Yayın Yönetmeni Ercan Seki ve Türkiye Gazetesi Cumhurbaşkanlığı-Başbakanlık Muhabiri İsmail Sonsuz ödüle layık görüldü.

“O kayıtlar bugün en önemli delil”

Açılış konuşmasını yapan Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, 15 Temmuz gecesi canı pahasına görevini yapmaya çalışan basın emekçilerinin sayesinde ihaneti gördüklerini belirterek, “O sayede gece meydanlara indik. haninlerin acımasızlığını ihanetlerini ve katliamlarını anbean kaydettiler ve o kayıtlar bugün mahkemelerde hesap sorulurken en önemli delil niteliğinde oldu. O ihanet gecesinde şehit olan, gazi olan gazeteci kardeşlerimiz de vardı. Bu vesile ile tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize hayırlı ömürler diliyorum. Bütün basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutluyor, katılımlarından ötürü şükranlarımı sunuyorum” dedi.

“Organizasyonun Diyarbakır’da olması çok anlamlı”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, düzenlenen organizasyonun Diyarbakır’da olmasının çok anlamlı olduğunu ifade ederek, “Bugün bu toplantıya Avrupa’dan, Afrika’dan, Asya’dan gelen çok sayıda misafirimizin olduğunu biliyorum ve şunu söylemek istiyorum; Şehirlerin televizyonlar ve medya yoluyla tanıtılmaya başlandığı son 40 yıl içerisinde bu kadim Diyarbakır şehri terörle boğuşuyor. Gündemindeki tek madde bu oldu. Tek madde olması sebebiyle de televizyonlarda ve gazetelerde Diyarbakır’ın güzellikleri ve evrensel değerleri, medeniyetlere beşik olmuş özelliği ön plana çıkmadı. Bugün umuyorum ki bu toplantı vesilesi ile çok sayıda medeniyeti emzirmiş bu kadim şehir Diyarbakır az da olsa tanınma imkanı bulunur. Bu nedenle toplantının burada düzenlenmiş olmasını ben çok önemsiyorum. Diyarbakır’ı eğer yeryüzündeki kadim şehirlerle eşleştireceksek, ona bir kardeş arayacaksak inanın bu kardeş Kudüs olur. Tıpkı kudüs gibi burası da tarih boyunca bir çoğunluğun barış içerisinde yaşadığı bir şehirdir” diye konuştu.
Vali Hasan Basri Güzeloğlu da, böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmanın verdiği mutluluğu yaşadığını dile getirerek, şunları kaydetti:

“Böylesi buluşmalar Diyarbakır’ın tanıtılmasına çok önemli katkılar sağlayacaktır. Hakka hizmet eden ve bu doğrultuda dik duruşu ve imanıyla bu tavrı sergileyen herkesin bu yürüyüşe hem katkısı hem de hiç şüphesiz emeği vardır. Bu ülkenin birlik ve beraberliğine herhangi bir kast olduğunda dimdik ayakta duran bir büyük camia olarak Memur-Sen’in ve özelde deBem-Bir-Sen’in tüm üyeleriyle gurur duyuyoruz. Onların varlığından büyük bir mutluluk duyuyoruz.”

Tören sonunda İhlas Medya adına ödülleri İhlas Haber Ajansı (İHA) Diyarbakır Bölge Müdürü Abdulkerim Kantarcıoğlu aldı. 

Adıyaman Faal Gazetecileri Cemiyeti (AGAD) tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle düzenlediği gecede 2017 yılı Gazetecilik Ödülleri dağıtıldı. Törende, İhlas Haber Ajansı (İHA) Adıyaman Muhabiri Ahmet Arslantaş, “Çocukları Karışan Aile” haberiyle “En İyi Haber” dalında birincilik ödülüne layık görüldü. Ahmet Arslantaş’ın ödülünü Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı’nın elinden aldı.

Validen Arslantaş’a övgü

Vali Nurullah Naci Kalkancı, Ahmet Arslantaş’ı tebrik ederek, yaptığı haberin gazetecilik açısından çok önemli bir haber olduğunu belirterek, “Ahmet Arslantaş’a ödül vermek benim için bir onurdur. Haberi de haber gibi habermiş. Ahmet Arslantaş gazetecilik kimliği yanında gördüğümüzde mutluluk duyduğumuz bir arkadaşımızdır. Kendisini tebrik ediyorum başarılarının devamını diliyorum” dedi. Vali Kalkancı, gazeteciliğin fedakarlık ve meşakkatli bir meslek olduğunu belirterek, “Basın yayın başladığı günden itibaren etrafını aydınlatan, bilgilendiren, hatayı fark ettiren, eksiği hissettiren bir fonksiyon görevi yürütüyor. Gazeteci arkadaşlarımıza aileleriyle birlikte sağlıklı hayırlı bir ömür diliyorum” dedi.

Törenin açılışında konuşan AGAD Başkanı İbrahim Aslan, Adıyaman’da faal olarak görev yapan yerel ve ulusal basın temsilcilerinin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Aslan, “Türkiye Gazeteciler Federasyonunu Adıyaman’daki tek temsilcisi olan cemiyetimiz Adıyaman’daki mesleğini faal olarak yürüten 65 üyesi ve 12 yönetim kurulu üyesiyle çalışmalarını sürdürmektedir. Cemiyetimiz Adıyaman’da ki faal olarak çalışan gazetecileri tek çatı altında toplamak gayesindedir” dedi.

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Bayram Ekici ise konuşmasında, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde bile gazetecilerin çalıştığını belirterek, özellikle yerel medyaya destek çıkılması gerektiğine işaret etti.

Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu ise konuşmasında, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ne katılmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, tüm gazetecilerin gününü kutladı.

“Gecede En İyi Görüntü” ödülü Mercan TV Muhabiri Ömer Karakuş, “En İyi Köşe Yazarı” ödülü Şehirde Bu Hafta Gazetesi Sahibi Ferhat Vural, “En İyi Fotoğraf” ödülü Anadolu Ajansı Muhabiri Emin Tezerdi, “En İyi Mizanpaj” ödülü Yeniyol gazetesinden Abdurrahman Erdil ve “Jüri Özel Ödülü” Mustafa İlik’e verildi.
Adıyaman Harfhane gurubu müzikleriyle geceye renk kattı. 

Cihan Kizir
 

Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Radyo, Televizyon ve Yazılı Basında iletişim uygulamaları geliştirmesine yönelik “Aklıma Bir Fikir Geldi” İletişim Fikirleri Yarışması ödül töreni Harbiye’deki TRT Radyosu Mesut Cemil Salonu’nda yapıldı. Fikri mülkiyet haklarının önemi, korunması ve korsanla mücadelede kamuoyu bilinci oluşturma amacıyla düzenlenen yarışmada Televizyon, Radyo, Gazete ve Dergi olmak üzere üç ayrı kategoride ödüller verildi. Başkanlığını Prof. Dr. Aysel Aziz’in yaptığı “Aklıma Bir Fikir Geldi” yarışmasının seçici kurulunda; Veyis Ateş, Dr. İrfan Barut, Dr. Kenan Bölükbaş, Yrd. Doç. Dr. Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Ali Eyüboğlu, Hilal Kabacıoğlu, Yeşim Koçyiğit, Ender Merter, Günseli Özen, Aşkın Tuna ve Derviş Zaim yer aldı.

“Korsan Alma, Geleceğin Sayfalarını Boş Bırakma”

Türkiye’nin dört bir yanından üniversite öğrencilerinin çalışmalarının değerlendirildiği yarışmada, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 3. sınıf öğrencisi Mehmet Orhan Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Mehmet Orhan’ın ödüle layık görüldüğü afiş çalışmasında boş ve buruşuk bir kâğıt görseli yer alırken, bu görselin alt kısmında ise eser korsanlığına dikkat çekmek amacıyla “Korsan Alma, Geleceğin Sayfalarını Boş Bırakma” sözleri bulunuyor.

Avrupa’nın 6’ncı büyük yazılım firması Asseco Grup altında faaliyetlerini sürdüren Asseco SEE (ASEE) yaptığı açıklamada, Türkiye Finans Katılım Bankası’nın ödüle layık görüldüğü kategoride, bankanın altyapısında InACT Kurumsal Sahtekarlık İzleme ve Önleme çözümünün çalıştığını bildirdi.

InACT Kurumsal Sahtekarlık Yönetimi’nin banka ve finansal kurumlardaki, ana bankacılık, otorizasyon switch, kart yönetim uygulaması, internet bankacılığı, telefon bankacılığı, mobil bankacılık, CRM, SMS, e-mail, çağrı merkezi gibi tüm uygulamalar ile entegre olduğu belirtildi. Aynı zamanda, olası sahtekarlık ataklarına otomatik veya manuel aksiyonların alınmasını sağladığı, tüm issuer ve acquirer sahtekarlık işlemlerini de kapsayacak şekilde, internet bankacılığı, mobil bankacılık, şube operasyonları, ATM, POS, ve sanal POS gibi çoklu kanallardan yapılan finansal ve finansal olmayan işlemleri gerçek zamanlı ve yakın gerçek zamanlı olarak takip edilmesine ve sahtekarlık ataklarının önlenmesine yardımcı olduğu bildirildi. Çözümün, erişim yetkileri kurum ve organizasyon bazlı olarak tanımlanabildiği için, tek bir kurulum ile çoklu kurum ve çoklu-organizasyon desteği de verdiği ifade edildi. Onay Mekanizması (‘Maker-Checker’) özelliği sayesinde, senaryo tanımı değişikliği gibi bazı kritik süreçlerde, ekipteki kullanıcıların yaptığı işlemlerin, yetkili kullanıcılar tarafından onaylanmasını sağladığı söylendi.

2009 yılından bu yana çözümün uluslararası banka ve finansal kurumlar tarafından tercih edildiğini dile getiren Asseco SEE Ülke Müdürü Hatice Ayas, ”İş ortağımız Türkiye Finans ile kurumsal sahtekarlık izleme ve önleme konusunda 2014’ten beri çalışıyoruz ve iş ortağımızın bu konuda ödül alması bizi gururlandırdı. InACT Kurumsal Sahtekarlık Yönetimi ile tüm bankacılık kanallarında bankanın müşterilerini olabilecek sahtekarlık ataklarına karşı korumasına destek oluyoruz. Konusunda uzman ekibimiz ile 2018’de de çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

Batman’da disiplin suçu işleyen öğrencilere verilecek cezanın onların faydasına olmasını isteyen Mevlana Anadolu Lisesi yönetimi, farklı bir uygulamaya imza attı. Okulda, disiplin suçu işleyen öğrencilere kitap okuma cezası verilmeye başlandı. Ödül gibi ceza öğrencilerin kitap okuma oranını arttırırken, okuldaki olayları da azalttı. Okul Müdür Yardımcısı Poyraz Yaşar, “Biz bu projeye son yıllarda okullarda artan disiplin olayları ve disiplin olaylarına karşı öğrencilerin bağışıklığı öğrencilerin duyarsızlığı üzerinden bu projeye başladık. Öğrencilerde ’suçumu işlerim cezamı çekerim’ diye bir anlayış vardı. Biz bunu nasıl değiştirebiliriz, okul idareleri öğretmenlerimizle bir çalışma yaptık ve en sonunda onların ‘Z’ kuşağına uygun nasıl bir çalışma yapılacağı ile ilgili bir fikir birliğine vardık. Biz burada suç işleyen öğrencilere direk disiplin cezası verilmesi yerine önceden teşhisi yapıp onları bir araya getirip kitap kardeşliği oluşturduk. Bu oluşturduğumuz kitap kardeşliği ile beraber şuanda her öğrenci kitabını okuyup daha sonra bize özetini geçiyor. Özetini getirdikten sonra kitabını kütüphaneye veriyor ve diğer arkadaşları bundan faydalanıyor” dedi.

“OKUL İÇİNDEKİ OLAYLAR AZALDI”

Yaşar, “Maalesef 21’inci yüzyılda bu öğrencilere yaklaşmamız çok büyük bir şans tanımıyor. 140 karakterle kendilerini ifade etmeye çalışan öğrenciler ve biz bu 140 karakterle kendilerini ifade etmeye çalışan öğrencilerden kitap okuyan, kitap yazan, çalışmalarını sürekli güncelleyen öğrenciler oluşturmaya çalıştık. Bu okulda kesinlikle biz öğrencilere disiplin cezasıyla değil, onları ödüllendirerek, kitapla ödüllendirerek, kitap okumaya teşvik ederek bu çalışmayı başlattık. İlk pilot uygulamasını yaptıktan 2 ay sonra okul içerisinde disiplin olaylarının ciddi anlamda azaldığını gördük ve biz şuanda bu projeyi daha da yaymaya başladık. Artık çok okuyan mı bilir çok gezen mi bilir sorunu bir tarafa bırakarak, çok geziyorum, çok okuyorum, çok biliyorum projesini başlatmaya karar verdik. Bu projenin içerisinde büyük şehirlerde bulunan işadamları, belediyeler ya da valilikler bünyesinde sponsorluk anlamında herhangi bir destek verilirse çok okuyan öğrencilerimizi çok görmeleri, çok bilmeleri, arkadaşlarını, yeni kültürleri tanımaları için onları farklı şehirlere götürmeyi planlıyoruz. Şuanda okul içerisinde çok güzel bir atmosfer, öğrencilerin okuduğu bir atmosfer kurduk. Bu kitap kardeşliği projesi yakın zamanda daha büyük projelere vesile olur” diye konuştu.

“ÖĞRENCİLER İÇİN FAYDALI BİR PROJE”

Öğrenci Aleyna İstan, çalışmanın öğrenciler için faydalı bir proje olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Çünkü öğrencilere verilen cezalar bir yerden sonra etki etmemektedir. Bu projenin uygulama sürecine bakıldığında suç oranlarında bir azalma fark ediyoruz. Çünkü kitap okuyan insan sorgular. İnsanlar arasında anlaşmazlık düşünmeden konuşma ve empati kurmadan konuşma üzerine olur ve kitap okuyan insanlarda bu görünmez.”

Öğrenci Ömer Akat, “Hocamızın uygulamasından sonra okuldaki öğrenicilerin disiplin anlayışı arttı ve kütüphanemizdeki kitap sayısı arttı, zenginleşti ve daha güncel kitaplar bulunmaya başladı. Bu uygulama için hocamıza teşekkür ediyoruz” dedi.

Öğrenci Ayşe Nisa Çalışkan, “Cezalarımız adeta bir mükafat oldu. Okulumuzda yeni bir akım söz konusu. Artık kişisel gelişim kitapları daha çok dünyaya yönelmemize ve bu da sorunların daha çok azalmasına yol açtı. O yüzden çok teşekkür ediyoruz hocamıza” diye konuştu.

“KİTAP SAYISI 550’DEN BİN 500’E ÇIKTI”

Kütüphane sorumlusu Yücel Işık ise, “Poyraz hocanın başlatmış olduğu bu projeden önce okuma kitap sayımız 550 iken şuan bin 500’e çıktı. Şuan okuma kitap sayımız 2 bin 700’dür. Kütüphanemizdeki mevcut kitap sayısı ise 4 bin 119 adettir” ifadelerini kullandı.

Özellikle yurt dışında ülkeye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik saldırıların artmasında ABD’li ajanların ve onun FETÖ gibi taşeronların olduğunu söyleyen Avukat Özgür Çelebi “E.E isimli mükellefimiz bana senet ve taahhütnameyi teslim etti. Ülkesine, bayrağına ve milletine aşık bu insanın isteğini biz de kamuoyu ile paylaşıyoruz” dedi.

Taahhütnamede;FETÖ başta olmak üzere ihanet çetelerinin Cumhurbaşkanı olmak üzere onun nezdinde Türkiye Cumhuriyeti’ne alçakça saldıran iki ABD vatandaşını Türk Makamlarına teslim eden,yakalanması için önemli bilgi veren kişiye yardım karşılığı 3 milyon teslim edilecek” ifadeleri yer aldı. Avukat Özgür Çelebi, ödülü bizzat kendilerinin teslim edeceğini söyledi.

“İMZALADIĞI SENET VE TAAHHÜTNAMEYİ TESLİM ETTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik saldırıların artmasında ABD’li ajanların ve onun FETÖ gibi taşeronlarının olduğunun ortaya çıkması toplumda ciddi rahatsızlık yaşattığını ifade eden Avukat Özgür Çelebi “Aslen Yozgat Yerköylü,varlıklı bir aileden gelen ve Bursa’da eğitim işleriyle uğraşan E.E isimli mükellefimiz, ülkeyi karıştırmak isteyen bu hainlerin yakalanması için 3 milyon ödül vereceğini söyledi. Sonra imzaladığı senet ve taahhütnameyi teslim etti. Ülkesine, bayrağına ve milletine aşık bu insanın isteğini kamuoyu ile paylaşıyoruz” dedi.

Bilindiği gibi şüpheli Graham Fuller; ’’Anayasayı ihlal’’, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme’’, ’’Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme’’ gibi suçlamalardan aranıyor.

Aynı soruşturma kapsamında, daha önce tutuklanan işadamı Osman Kavala’nın Temmuz 2016’da Büyükada Splendid Otel’de yapılan toplantıya katıldığı ve darbenin organizatörlerinden olduğu ifade edilen Hanry Jak Barkey, ABD Konsolosluk görevlisi Metin Topuz ve eski CHP’li Bursa milletvekili Aykan Erdemir gibi bir çok isim yer alıyor.

GRAHAM FULLER KİMDİR?

Graham E.Fuller CIA’in eski Türkiye ve Ortadoğu İstasyon Şefi olarak görev yaptı. Almanya, Türkiye, Lübnan, Suudi Arabistan, Yemen, Afganistan gibi ülkelerde çalıştı. CIA’de Ulusal İstihbarat Konseyi Başkan Yardımcılığı’ndan emekli oldu. Fuller, ABD hükümetine, milli güvenlik konularıyla ilgili strateji üreten Rand Corporation adlı düşünce kuruluşunda danışman olarak çalıştı.

MİCHAEL RUBİN KİMDİR?

PKK ve FETÖ’cülerin büyük sempati duyduğu ve her sözünü önemseyip, destek verdikleri biri.

Öncelikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a twitter hesabı üzerinden, hakaretler ve tehditler yağdıran bir neo-con tetikçisi. 7 Aralık sürecinde sıkı bir FETÖ hayranı olduğunu gizlemedi.

FETÖ yayın organı Zaman gazetesinden alıntılarla Erdoğan düşmanı yazılar yazdı.

Dünyanın en iyi havayolu şirketlerinden biri olma hedefiyle yatırımlarına devam eden Atlasglobal, Skytrax’tan Online Rezervasyon Kolaylığı, Koltuk Konfigürasyonu, Uçak İçi İkramları ve Ürünleri, Servis Sistemi gibi pek çok konu başlığında tam not aldı.

Atlasglobal’in küresel prestijli havayolu şirketlerinden biri olduğu, kısa-orta menzil Business/Ekonomi Sınıf kategorilerinde kuvvetli bir ürün/hizmet performansı gösterdiği Skytrax tarafından yapılan denetlemelerle tescillenmiş oldu. Havacılık sektörünün en saygın havacılık derecelendirme şirketi Skytrax’ten pek çok alanda tam not alan havayolu şirketi, ‘4 Yıldızlı Havayolu Şirketi Sertifikası’na layık görüldü. Atlasglobal aynı zamanda bu ödülle Türkiye’de ilk denemede 4 yıldız alan ilk kurum olma özelliği de taşıyor.

İstanbul’da Raffles Otel’de düzenlenen ödül töreninde Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ersoy, Skytrax CEO’su Edward Plaisted’ten sertifikasını aldı. Yurt içi ve yurt dışından çok sayıda basın mensubunun katıldığı ödül töreninde katılımcılar uçak içinde sunulan menülerini de tatma fırsatı buldu.

Murat Ersoy, “Bugün Atlasglobal olarak, Skytrax tarafından “4 Yıldızlı Havayolu şirketi sertifikası ile ödüllendirilmekten onur duyduk. Yer hizmetlerimizden kabin ekiplerimize kadar hepimiz markamızı en üst seviyelere taşımak için çalışıyoruz. Biz ‘yolcusunu en çok seven’ ve ‘yolcularımızın da en çok sevdiği’ havayoluyuz. Bu özelliğimizi sürdürmek için yolcularımıza sunduğumuz ürün ve hizmetleri her zaman bir üst seviyeye çıkararak yolumuza devam ediyoruz. Küresel tarifeli pazarlara açıldığımız 3 yıl içinde ve ilk denetimimizde bu kadar önemli bir ödüle layık görülmek, uluslararası hava sahalarında ülkemizin konukseverliğini temsil etmek, bunun devamlılığını sağlamak aynı zamanda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir. Mükemmelliğe giden yolda birlikte ilerlediğimiz başta Sancak İkram Firması ve Çelebi Yer Hizmetleri firması olmak üzere tüm paydaşlarımızın bu başarıda katkısı büyüktür, kendilerine işbirlikleri ve çabalarından dolayı teşekkür ederim” dedi.

“En iyisi olmak için elimizden geleni yapacağız”

Müşteri deneyimi ve beklentileri konusunda sürekli gelişme kaydediyoruz diyen Ersoy, “Bu süreç boyunca Skytrax, iç ve dış uçuşlarımızda ürün ve hizmetlerimizi yakından takip etti. Bizi rakiplerimizden ayıran en temel özelliğimiz, misafirlerimize sunduğumuz ayrıcalıklı hizmet anlayışımızdır. Türkiye’nin 4 yıldızlı havayolu olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu alandaki standartlarda en iyisi olmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Skytrax Hakkında

1989’dan bu yana havacılık sektörüne yönelik araştırma ve değerlendirmeleri ile saygı gören İngiltere merkezli bağımsız bir denetleme kurumu olan Skytrax, dünyadaki havayolu ve havaalanı şirketlerini, ürün ve hizmetlerini uluslararası kalite standartlarına göre değerlendirerek, derecelendirmektedir.

Dünyada sadece 10 havayolu 5 yıldıza sahiptir. Yıldızlar, her yıl gerçekleştirilen denetlemelerle yenilenmektedir.

Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) destekleriyle düzenlenen 26’ncı Kalite Kongresi, 2017 yılı Türkiye Mükemmellik Ödülleri’nin sahiplerini bulmasıyla sona erdi. Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde düzenlenen ödül törenine Türkiye Kalite Derneği üyeleri, firma yetkilileri ve çok sayıda yerel yönetim temsilcisi katıldı. Törende yapılan değerlendirmeler sonucu alanlarında başarı sağlayan birçok firma ve yerel yönetime ödülleri takdim edildi. Törende ÇEDAŞ da “Mükemmeliyette Yetkinlik 5 Yıldız” ödülüne layık görüldü. Ödülü ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa alırken ödülün kurumsal kültürün ve kaliteli hizmet verildiğinin göstergesi olduğuna dikkat çekti.

“Kaliteli hizmet verdiğimizin göstergesi”
Aldıkları ödülün kaliteli hizmet ve müşteri memnuniyetine önem veren bir kuruluş olmalarının önemli bir göstergesi olduğunu söyleyen ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, “Yapılan dış değerlendirmede Mükemmellikte Yetkinlik 5 yıldızı alan ilk dağıtım şirketi olarak bizim için gurur verici bir olay. Şimdiye kadar dağıtım şirketi içinde 5 yıldızı alan başka bir şirket yok. Bu yönden de takım arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bundan sonraki hedefimiz inşallah önümüzdeki yıllarda Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanımızın belirttiği Avrupa’daki kalite ödülünü almak. Bununla ilgili çalışmalarımızda devam edecek inşallah. Kurumsal kültürü oluşturduğumuzun, kaliteli hizmet verdiğimizin göstergesidir. Avrupa’da da inşallah Türkiye’mizi iyi bir şekilde temsil ederek ödül alacağız” diye konuştu.

Hasibe Karadağ – Serdal Altıntepe 

 

KADEM Antalya Temsilciliği’nin düzenlediği “Yaşamın İçinde Kadın” temalı fotoğraf yarışmasına fotoğrafçılar; Türkiye’de farklı alanlarda ve farklı sosyal kültürel ortamlardaki dezavantajlı kadınları kendi objektiflerinden yansıttılar. Yurdun dört yanından fotoğrafçıların katıldığı yarışmada jüri üyeleri kazanan eserleri belirledi. Dereceye giren eserler için ise bir otelde ödül töreni düzenlendi.

Ak Parti Antalya Milletvekili Gökcen Özdoğan Enç, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal ile AK Parti Antalya Kadın Kolları Başkanı Tülay Özçay’ın da katıldığı ödül töreninde konuşan KADEM Antalya İl Temsilcisi Zeynep Ayşe Taş, 1500 eserin titizlikle değerlendirildiğini ve dereceye girenlerin belirlendiğini söyledi. Gelecek yıl hedeflerinin 3 bin eser olduğunu aktaran Taş, yarışmaya giren tüm katılımcılara teşekkür ettiğini söyledi.

AK Parti Antalya Milletvekili Enç ise, KADEM’in Antalya’nın yüzünü ağartacak projelere imza attığını söyledi. Yarışmada yer alan eserlerin profesyonel fotoğraflar olduğuna dikkat çeken Enç, projeye destek veren kuruluşlara teşekkür ettiğini söyledi.

Konuşmaların ardından ise ödül törenine geçildi. Yarışmanın birinciliğini, “Zor Şartlar” adlı eseriyle Alev Özcan elde ederken, “Köfteci” adlı fotoğrafıyla Yılmaz Dinçer ikinci, “İş Dönüşü” fotoğrafıyla Sema Mermertaş üçüncü oldu. Mansiyon ödüllerini ise Belma Arslan, Fatma Bayko ve Mehmet Aslan kazandı. Yarışmaya katılan 39 fotoğraf ise sergilenmeye layık görüldü. Yarışmanın birincisine 3 bin, ikinciye 2 bin, üçüncüye bin, mansiyona layık görülen eserlere ise500 TL ödül verildi.
Törenin ardından eserlerin yer aldığı serginin açılışı gerçekleştirildi. 

Suat Metin