Osmaniye’de Amanoslar bölgesinde icra edilen hava destekli operasyonda 25 Ağustos 2016’da Artvin’in Şavşat ilçesi Yanıklı köyü yakınında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna yönelik saldırı gerçekleştiren terörist grubun lideri olduğu ileri sürülen ‘Delil Teman’ kod adlı Yusuf Buldağ’ın ölü ele geçirildiği öğrenildi. 

Osmaniye’de Amanos Dağları kırsalında 31 Mart’ta, güvenlik güçlerinin hava destekli düzenlediği operasyonda öldürülen 6 PKK’lıdan birinin, İçişleri Bakanlığı tarafından gri listede aranan sözde üst düzey sorumlulardan biri olan ‘Delil Teman’ kod adlı Yusuf Buldağ olduğu kaydedildi. Yakalanmasını sağlayanlara 300 bin lira ödül vaat edilen 1986 Bingöl doğumlu Yusuf Buldağ, Jandarma Özel Harekat Tabur Komutanlığı tarafından, terörle mücadele harekatı kapsamında Amanoslar bölgesinde icra edilen hava destekli operasyonda ölü ele geçirildi.
Buldağ’ın 10 Ekim 2011’de Osmaniye’de Fakıuşağı Mahallesi üniversite bölgesindeki Kredi ve Yurtlar Kurumuna ait öğrenci yurdu önünde görev yapan trafik polisleri 49 yaşındaki Mehmet Ali Ünal ve 35 yaşındaki Vahap Alagöz’ün şehit olduğu saldırıyı gerçekleştirdiği ayrıca, 25 Ağustos 2016’da, Artvin’in Şavşat ilçesi Yanıklı köyü yakınında Jandarma Er Fatih Çaybaşın şehit olduğu 2 askerin de yaralandığı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna yönelik saldırıyı gerçekleştiren terörist grubun lideri olduğu ileri sürüldü.
Hava Kuvvetlerinin desteğiyle 20 Kasım 2017 tarihinde Hassa ilçesinde, 26 Mart 2018 tarihinde Arsuz ilçesinde, 31 Mart 2018 tarihinde Osmaniye’de ve 6 Nisan 2018’de Dörtyol ilçesinde gerçekleştirilen operasyonlar ile İçişleri Bakanlığı tarafından arananlar kategorisinde kırmızı listede yer alan sözde Amanoslar Genel Saha Sorumlusu ‘Wedat-Amed’ kod adlı Seyithan Sinet, mavi listede yer alan ‘Ferhat Cinda’ kod adlı Necmettin Kutum, turuncu listede yer alan ‘Rızgar Amanos’ kod adlı Ahmet Uçar, gri listede yer alan ‘Ahmet Redur’ kod adlı M. Emin Arı, gri listede yer alan ‘Demhat’ kod adlı İsmail Özdemir ve yine gri listede yer alan ‘Delil Teman’ kod adlı Yusuf Buldağ’ın da aralarında bulunduğu toplam 29 teröristin ölü olarak ele geçirildiği kaydedildi.  

Resul Özdil
 

Olay, sabah erken saatlerde Hürriyet Mahallesi 1014 Sokak’taki bir apartta meydana geldi. Uzun süredir apartta yaşadığı belirtilen Azeri asıllı Türkay İsayova isimli kadının sabah erken saatlerde dairesinden kavga sesleri geldiğini duyan çevre sakinleri durumu polise bildirdi. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri kadını kaldığı dairede hareketsiz görünce durumu 112 acil servis ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri kadının hayatını kaybettiğini tespit etti. 

Türkay İsayova’nın öldüğünün belirlenmesinin ardından olay yerinde polis ve savcılık tarafından inceleme yapıldı. Kadının cansız bedeni incelemelerin ardından kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere Pamukkale Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı. 

Kadının ölüm sebebi otopsi sonucu netlik kazanacak 

Olayın ardından polis aparttaki güvenlik kameralarını incelemeye alırken, İsayova’nın birlikte yaşadığı öne sürülen ve ismi henüz tespit edilemeyen bir şahıs ifadesine başvurulmak üzere emniyete götürüldü.
Kadının darp edildiği öne sürülürken, ölümünün de darbeler sonucu gerçekleştiği iddia edildi. Kadının kim ya da kimler tarafından dövüldüğü ise yapılacak tahkikat sonucu netlik kazanacak. 

Komşular apartta yaşayan kadınların dayak yediğini iddia etti 

Isayova’nın biri 7 yaşlarında erkek diğeri ise henüz yaşına girmemiş bir kız çocuğu sahibi olduğu kaydedildi.
Öte yandan, apartın çevresinde yaşayan mahalle sakinleri ise İsayova isimli kadın ile birlikte apartta kalan diğer kadınların da zaman zaman dövüldüklerini ve apartta kavganın eksik olmadığını öne sürdü.
Yaşanan olayın ardından başlatılan soruşturmanın geniş kapsamlı devam ettiği bildirildi.
 

Mardin’de resmi kayıtlarda 1998’de öldüğünü 2002 yılında öğrendikten sonra yaşadığını ispatlamak için 2012 yılına kadar mücadele veren Şeyhmus Bağış’ın (49) başına gelmeyen kalmadı. Ehliyet ve pasaportuna el konulması nedeniyle yıllarca iş bulamayan, kimliğini yıllar sonra mahkeme kararıyla alan ancak bunun ardından da asker kaçağı olarak aranmaya başlayan babası Bağış, yıllarca işsiz kalması nedeniyle derme çatma bir evde yaşam mücadelesi veriyor. İki çocuğunu ve eşini kaybeden, diğer çocukları da kimliksizlik yüzünden eğitim göremeyen Bağış’ın dramı yürek burkuyor.

Ortaköy Mahallesi’nde ikamet eden Bağış, Irak’a tır şoförlüğü yaparken 2002’de vize süresini uzatmaya gittiğinde nüfusta ölü olarak gözüktüğünü öğrendiğini belirtti. Bunun üzerine gözaltına alındığını anlatan Bağış, “Emniyet’e götürüldüğümde ölü birinin kimliğini kullandığımı söylediler. Güçlükle ikna edip kimliğimi aldım. Ancak ehliyet ve pasaportuma el koydular. İşimden gücümden oldum” dedi.

“Asker kaçağı diye gözaltına alındım”

Kimliğine verdiği hukuk mücadelesi sonucu 4 yıl önce mahkeme kanalıyla kavuştuğunu dile getiren Bağış, “Ancak daha sonra da talihsizlikler peşimi bırakmadı. Kimliğimi aldıktan bir süre sonra yol kontrolünde çevirdiler ve asker kaçağı diye beni aldılar. Askerlik şubesine gittim. Daha önce askerlik yaptığımı ispatladım. Yaşadığımı ispatlamak ve işimi geri kazanmak için mücadele ederken ağır kayıplar verdim” diye konuştu.

“Çocuklarım eğitimden mahrum kaldı”

Kimlik çıkaramadığı için çocuklarının eğitimden mahrum kaldığına dikkat çeken Bağış, “Ben çocuklarımla uğraşırken, eşim doğum yaptı. İki çocuğumu yeşil kartım olmadığı için tedavi ettiremedim vefat etti. Ardından eşim hastalandı ve bir süre sonra vefat etti. İşimi kaybettim, Hayatta kalmak için evimi sattım, arabamı sattım, ömrümü sattım” ifadelerini kullandı.

“Mağduriyetimin giderilmesini istiyorum”

20 yıldır hakkını aradığını, bir çocuğunun askerde olduğunu, diğer çocuğunu da önümüzdeki ay askere göndereceğini ifade eden Bağış, şunları kaydetti: “Benim istediğim 20 yıllık kaybım var. Çocuklarımın eğitimi var, hakları var, hukukları var. Niye beni zor duruma bırakıyorlar. Devletin hakkı oldu mu askere gönderiyorum, borcum varsa ödüyorum. Bizim hakkımız nereye gidiyor. Ben Mardin’de bu bürokrasiyi aşamadım. Bu zorlukları aşamadım. Ben bu saatten sonra evlatlarımı Cumhurbaşkanına teslim ediyorum. Herkese sesleniyorum, nereye kadar bu böyle gidecek, benim bir hakkım varsa ödensin. Hakkım yoksa beni tıkın içeri kurtulayım. Artık yeter. Ben burada Türk vatandaşıyım. Benim ve evlatlarımın hayatları harcandı. Bir imza benim hayatımda katliam yaptı. Benim hayatımın baharı gitti, çocuklarım kurtulsun. Gerekirse Mardin’den Külliye’ye kadar evlatlarım için yürüyeceğim. Yıkık ve dökük olan evimin onarılmasını, okuyamayan evlatlarıma ve bana iş bulunmasını istiyorum.”

Nüfus Müdürlüğü yetkilileri ise Bağış’ın babası tarafından iki kere nüfusa kaydedilmesi yüzünden hatanın meydana geldiğini belirterek, yapılan mükerrer kaydı silinerek, kendisine mahkeme kararıyla nüfus cüzdanı verildiğini bildirdi.  

Beril Solmuşgül – Selman Güneş

Olay saat 23.00 sıralarında Bayrampaşa Kartaltepe Mahallesi Fatih Caddesi üzerinde bulunan bir dekorasyon dükkanından meydana geldi. İddiaya göre Berkant Dicel babasının dekorasyon dükkanına geldi. Dükkan içerisinde iddiaya göre bir miktar uyuşturucu alan genç daha sonra ısınmak için dükkan içerisinde bulunan elektrik sobasını yaktı. Elektrik kontağının bir anda alev almasıyla genç alevlerin arasında kaldı.Kapıları kilitli olan dükkan içerisinde kalan genç yardım istedi ancak sesini duyuramadı. Dükkanın karşısında bulunan kahvehanedeki vatandaşlar dumanları görünce durumu itfaiye, sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. 

Ölüm haberini alan gencin yakınları sinir krizi geçirdi 

Dumanların etrafı sarması üzerine dükkanın camlarını kıran vatandaşlar olay yerine yakın olan belediyeye ait sulama aracıyla ilk müdahaleyi yaptı.İtfaiye ekipleri sokağın her iki tarafına güvenlik şeridi çekerek duman tahliyesine başladı.Dükkan içerisinde Berkant Dicel’e ulaşan itfaiye ekipleri genci sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerinin incelemesi sonrasında Dicel’in hayatını kaybettiğini belirledi. Berkant Dicel’in ölüm haberini alan aile yakınları sinir krizi geçirdi. Olay yerine gelen Cumhuriyet Savcının incelemeleri ardından gencin cenazesi Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. 

“Yoğun duman olduğu için giremedik” 

Olayın görgü tanığı, “ Kahveyi temizliyorum o ara yangın çıktığını söylediler, dışarıya doğru koşup dükkanın camlarını kırdık. İçeriden çok yoğun duman çıkıyordu ve müdahale etme şansımız yoktu. Belediyenin su tankeri vardı burada onla içeriye baya bir su tuttuk. Daha sonra itfaiyeye haber verdik biz içeriye giremedik yoğun duman olduğu için itfaiyeyi bekledik. İtfaiye gelince müdahale etti içeride bir kişinin olduğunu söylediler. İçeride yaşamını yitiren çocuk bizim mahallemizin çocuğu tanıyorduk. Dükkan kendilerinindi artık arka tarafta mı oturuyorlardı bilmiyoruz ama elektrik sobası da vardı o tarafta. Ondan mı çıktı bilmiyoruz. Yaklaşık bir iki ay önce de cezaevinden çıkmıştı” dedi.  

Ufuk Kıvık
 

Iğdır Tuzluca karayolu Şehit Bülent Aydın Havalimanı mevkiinde kontrolden çıkan 65 EP 701 plakalı minibüs orta refüjde bulunan elektrik direğine çarparak kaza yaptı. Çarpmanın etkisiyle alev alan minibüsün içinde bulunan yaklaşık 50 mültecinin yardımına, diğer minibüste bulunan mülteciler müdahale etti.

Haber verilmesi üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, arama kurtarma, Jandarma, Polis ve itfaiye ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler yanan minibüse hemen müdahale etti. Alev alan minibüste bulunan mültecilerin 17’si yanarak can verirken 38 mültecide yaralandı. Yaralılar 112 Acil servis ekipleri tarafından Iğdır Devlet Hastanesine kaldırıldı.

112 sağlık ekiplerine gelen ihbar sonucu olay yerine geldiğinde trafik kazasıyla ve mülteci, göçmen trajedisiyle karşılaştıklarını belirten Iğdır Valisi Enver Ünlü, “Afganistan, Pakistan ve İran uyruklu olduğunu değerlendirdiğimiz göçmen taşıyan 2 arac trafik kazasına karıştı. Öndeki araç kontrolü kaybedip refüjdeki bariyerleri geçerek elektrik direğine çarptı ve elektrik kontağından alev aldı. Alev alan minibüs içindeki sürücü ile 3 mülteci hayatını kaybetti. Bu araçtan yola savrulan diğer mülteciler de yaralandı. Yola savrulan yaralıların bir kısmına arkadan gelen diğer araç çarptı. Kazada 17 kişinin hayatını kaybettiğini şu an hastanede tedavi gören 38 yaralı var. Bunların yaklaşık 8’iameliyata alındı. Bütün doktorlarımız şu anda hastanedeler. Ağır yaralılar Erzurum, Kars ve Van’a sevk ediliyor” dedi.

Iğdır-Kars karayolu kaza nedeniyle çift şeritli olarak trafiğe kapandı. Minibüsün olay yerinden kaldırılması ve yolun yeniden ulaşıma açılması için çalışma başlatılırken, Cumhuriyet savcısı, olay yeri inceleme ekipleri bölgede inceleme yaptı.

 

Kaçan Minibüs şoförü Mehmet Kayahan, Emniyet müdürlüğü ekiplerince yakalanarak gözaltına alınırken kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.  

Edinilen bilgilere göre, sabah saat 09.30 sıralarında Polatlı ilçesi Yeni Köseler’den Yassıhöyük’e giden plakası öğrenilemeyen Halil K.’nın kullandığı minibüs, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlandı. Olay yerine Ankara ve Polatlı’dan çok sayıda ambulans sevk edilirken, Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri minibüste sıkışan yaralıları çıkartarak sağlık görevlilerine teslim etti. Mevsimlik tarım işçilerinden AliAlnazah olay yerinde hayatını kaybederken, 1 Türk, 24’ü Suriyeli yaralandı. 

Kazada yaralanan Mecid Şevkan (40), Esma Haci A. (17), Mıhdi İ. (4), Ahmed İsmihan (30), Ahmed Elhıleyf (26), Ragad Elhileyf (31), Bessam Hammud (26), Abdulhakim H. (5), Sewsen Haci Abid (26), Ragad Hajabid (19) Temam H. (15), Halil Kara (36), Nur Apud (29), D. (13), Şehed Elabdullah (28), Rağd Elabdullah (33) Mahmud N. (16), Abdullah Elşreyda (18), Bdur Elşreyda (32) Nur Elşreyda (25), Ahmed El Abbud (28), Meddeh El Abbud (20), Muhammed El Abbud (32), Muhammed Mehdi (33), ve Dalal İ. (13) Polatlı Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. 

Polatlı Kaymakamı Mahmut Nedim Tuncer kazayla ilgili yaptığı açıklamada, “Sabah saat 09.30’da meydana gelen minibüs kazasında 1 Suriye uyruklu kardeşimiz hayatını kaybetti. 1’i Türk vatandaşımız olmak üzere toplam 24 Suriyeli kardeşimiz ise yaralı olarak Polatlı Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştır. Gerekli tahkikat sürüyor” dedi. 
Yaralıların 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenilirken, jandarma kazayla ilgili inceleme başlattı.  

Kaza, Samsun-İstanbul karayolu meydana geldi.
Edinilen göre Trabzon’dan İstanbul’a gittiği öğrenilen Özcan Abanoz yonetimindeki 61 S 1991 plakalı yolcu otobüsü Danişment köyü Pınarlıtaş mevkiinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak önce yol kenarında bulunan ağaçlara ardından leblebi satışı yapılan tesisin çevre duvarına çarpıp durdu. 

Kazayı gören vatandaşlar polis ve jandarma ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Kazada otobüs sürücüsü Özcan Abanoz ve muavin Hakan Ercanlı hayatını kaybetti. Yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Çorum ve Amasya daki hastanelere sevk edildi.  

Çorum’un Osmancık ilçesinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan yolcuların isimleri belli oldu

Bu gece saat 02.00 Trabzon’dan İstanbul’a gittiği öğrenilen Özcan Abanoz yönetimindeki 61 S 1991 plakalı yolcu otobüsü Osmancık ilçesine 10 kilometre kala Danişment köyü Pınarlıtaş mevkiinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak önce yol kenarında bulunan ağaçlara ardından leblebi satışı yapılan tesisin çevre duvarına çarpmıştı. 

Kazayı gören vatandaşlar polis ve jandarma ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edilirken, kazada otobüs sürücüsü Özcan Abanoz ve muavin Hakan Ercanlı hayatını kaybetmiş, 33 kişi de yaralanmıştı. 

Kazada yaralanan çocuklar anne ve babalarının kucağında hastaneye getirildi 

Kazada yaralanan yolcular Çorum, Osmancık ve Amasya’daki hastanelerde tedavi altına alındı. Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen yaralı çocuklardan Zeynep Tuna ve Kardelen Şahin adlı çocuklar anne ve babalarının kucaklarında sedyeyle hastaneye getirildi. 

Kazada yaralananların isimleri şöyle; Sündüs Şahintürk, Ersin Şahintürk, Leman Hüner, Pınar Alev Şahintürk, Kardelen Şahintürk, İsmail Hakkı Topal, Mikail Yıldırım, Kemal Uzun, Akın Bayram, Hatice Bayram, Mehmet Irmak, Türkan usta, Fehmi Eren, Barbaros Daşkın, Lale Öziş, Ahmet usta, Halil İbrahim Top, Ali Osman Ulus, Murat Yandı, Miyiser kırımlı, Asiye Yeter, Havva Tosun, Emine Aytaç, Aliye Erdoğan, Nermin Acar, Yücel Küçükyıldız, Mehmet Yazıcı, Ali Kara, Hasan Gür, Zehra Aykaç, Bahtiyar Kılıç, Oğuzhan Çaykıran, Gökhan Şenyürek. 

Yaralı yolcu sürücülere tepki gösteri

Öte yandan kazadan yaralı olarak kurtulan Ahmet Usta isimli yolcu kaza sonrası yoldan geçen sürücülere isyan etti.Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan gazetecilere açıklamada bulundu.
Kazanın nasıl olduğuna dair bir fikrinin olmadığını, Merzifon yakınlarında uyuya kaldığını dile getiren Usta, “Gürültüyle uyandım. Kalktığımda otobüs içerisinde otobüsler birbirine girmişti. Otobüs Trabzon’dan kalkan bir otobüs. Ben Giresun’dan bindim otobüse. Normal seyir halinde gidiyordu. Nasıl oldu, ne oldu hiçbir fikrim yok. Aşırı bir gürültüyle uyandık. Biz aralardaydık. Dışarı çıktık” dedi. 

Kazanın ardından yoldan geçen sürücülerin hiçbir yaralıyı almadığını dile getiren Usta, “Osmancık oraya 10 kilometre uzaklıkta. Hiç kimse bir yaralı almadı. Ölen var mı bilmiyorum. Yoldan geçen insanlar müdahale etse orada insanlar ölmeyecekti belki. Üzücü olan bu. Ben kendim yola atladım. Sürücüler bırakıp gitti. En son İstanbul’dan bir belediyenin hizmet aracı durdu. 5-/6 kişiyi hastaneye getirdi” 

Kazanın ardından İl Sağlık Müdürü Ömer Sobacı hastaneye gelerek yaralıların sağlık durumları hakkında bilgi aldı.  

İsmail Kabakdere
 

Edinilen bilgiye göre, olay 71 Evler Mahallesi Aşinalık Sokakta gerçekleşti. Gece saatlerinde 06 FL 9106 plakalı aracıyla evine gelen Orhan Çelik (43), aracını kaldığı ikametin önüne park etmek için durdu. Bu sırada kimliği belirlenemeyen kişi veya kişiler, Çelik’in arabasının kapısını açarak iki el ateş etti. Ardından şahıs veya şahıslar olay yerine geldikleri araçla kaçtı. Bu esnada açılan iki el ateşin vücuduna isabet ettiği Orhan Çelik, ağır yaralandı. Aracından çıkan Çelik birkaç adım attıktan sonra kaldırımın üzerine yığılarak hayatını kaybetti.
Açılan ateşin sesiyle durumu fark eden çevredeki vatandaşlar ise, polis ekiplerine durumu bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, geniş çaplı incelemede yaptı. Silahlı saldırıyı yapıp ardından kaçan şahıs veya şahıslar için ekipler Eskişehir-Ankara, Eskişehir-Bursa ve Eskişehir-Kütahya karayollarındaki giriş ve çıkışlarında önlem aldı.
Öte yandan olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eskişehir’de silahlı saldırı gerçekleştiren şüpheli yakalandı

Eskişehir’de Orhan Çelik isimli şahsın evinin önüne aracını park ettiği sırada silahlı saldırıya bulunan şüpheli yakalandı.

Olayın ardından başlatılan soruşturmada MOBESE kameraları incelemeye alındı. Kentin giriş ve çıkış noktaları konrol edilerek Irmak S.’nin kaçış güzergahı tespit edildi. Cinayet şüphelisi, Afyon’un Emirdağ ilçesinde olduğu tespit edildi ve ekipler hemen harekete geçti. Emirdağ ilçesine giden ekipler burada Irmak S.’yi yakaladı. Daha sonra sağlık kontrolü için şüpheliyi Eskişehir Devlet Hastanesine getirdi. Yapılan doktor kontolü akabinde Irmak S. polis merkezine götürüldü.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.  

Mustafa Kaplan

Olay saat 20.00 sıralarından merkez Selçuklu İlçesi Büyükkayacık Mahallesi 16810 Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, boş zamanlarında hobi olarak kullandığı bahçeye gelen Ahmet Dural (40) öğle saatlerinde arıları kontrol etmek istedi. Bu sırada Ahmet Dural arıların saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli yerlerinden arılar tarafından sokulan Dural bir yakınını arayarak yardım istedi. Bunun üzerine yakınları Ahmet Dural’ı tekrar telefonla arayarak durumunu öğrenmek istedi ancak Dural’a ulaşamadı. Bahçeye gelen yakınları Ahmet Dural’ı hareketsiz şekilde yatarken buldu. Dural’ın yakınları durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve 112 Acil Sağlık Ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk kontrollerinin ardından Ahmet Dural’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Polis ekipleri ise olay yerinde incelemelerde bulundu. 

Yakını arayıp yardım istemiş
Ahmet Dural’ın aradığı yakını Hanifi M. ”Beni saat 13.15 sıralarında aradı beni arılar soktu diye. Bende köydeyim dedim. Daha sonra da ben aradım iki üç defa ama cevap vermedi. Biraderi aradım oda Konya’da olduğunu söyledi. Çocuklarımı aradım Ahmet’e bir bakın diye. Çocuklarım da evde yoktu, benimde yakın zamanda haberim oldu” dedi. 

Ahmet Dural’ın cansız bedeni incelemelerin ardından otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı. Ahmet Dural’ın kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından belirlenecek. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Olay, Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Konuksever Mahallesi 791 Sokak üzerindeki bir iş yerinde saat 21:00 sırlarında meydana geldi. İddiaya göre Hayati Ö. iş yerindeki arkadaşlarıyla sohbet eden 40 yaşındaki Uğur Kaplan ve arkadaşlarını gürültü yaptığı gerekçesiyle uyardı. Daha önce aralarında yine gürültü konusunda tartışma yaşandığı ileri sürülen Hayati Ö. ile gürültü yapmadıklarını söyleyen Uğur Kaplan arasında sözlü münakaşa çıktı. Tartışmanın ardından yan binada bulunan evine giden Hayati Ö., silahını alarak tekrar iş yerinin önüne geldi. Burada yine bir süre tartışan ikilinin sözlü münakaşası kavgaya döndü. Yaşanan arbede sırasında Hayati Ö., tabancasıyla ateş etti. Bu sırada dükkan içerisine kaçmaya çalışan ve Hayati Ö’nün Uğur Kaplan’a ateş açmasına mani olmaya çalışan 18 yaşındaki Hasan K., sağ eline isabet eden iki kurşunla yaralandı. Sırtına iki kurşun isabet eden Uğur Kaplan ise ağır yaralandı. Silah seslerini duyan vatandaşlar durumu hemen polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Kaplan’ı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne, sağ eline iki kurşun isabet eden 18 yaşındaki Hasan K.’yı ise özel bir hastaneye götürdü. 

Ağır yaralı olarak Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırılan Uğur Kaplan yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Polis olayla ilgili inceleme başlatırken, şüpheli Hayati Ö. ise olayda kullandığı tabancasıyla birlikte olaydan 30 dakika sonra Meydan Polis Merkezi’ne giderek teslim oldu.