15 Temmuz FETÖ/PDY’nin hain darbe girişimi nedeniyle Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmalar kapsamında örgütün yöneticisi ve bunlara bağlı üyelerin bulunduğu 44 kişi hakkındaki çatı iddianamesi hazırlanmasının ardından açılan dava 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. 483 sayfa iddianame hazırlanan davada örgütün sözde il imamı Mehmet Durakoğlu ile birlikte 10 şüpheli terör örgütü yöneticisi olmak, 34 şüpheli ise örgüt üyesi olmak suçundan yargılanıyor.
Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutukla sanıklar ile avukatları katıldı. Şehir dışındaki cezaevinde kalan bazı tutuklular ise duruşmaya SEGBİS ile bağlandı. Sanıkların bir kısmının dinlenmesinin ardından sözde il imamı Mehmet Durakoğlu’na geçildi. Durakoğlu ifadesinde, “Ben düğün salonlarında, öğretmen evlerinde sohbet veriyordum. 15 Temmuz’u yapanları milletime ve devletime ihanet olarak görüyorum” dedi.
Mahkeme heyetinin ‘Darbeyi kim yaptı’ sorusuna karşılık cevap veren sanık Durakoğlu, “Allah korkusundan uzak olanlar yaptı” diye cevap verdi. Savunmasına devam eden Durakoğlu, “Çocuklarımla konuşmak için bir kaç defa ‘ByLock’ kullandım. ByLock programını ticaret yapanlarda görüyordum. ByLock kullandığımı kabul ediyorum. ByLock programını hanımıma başkası getirdi.15 Temmuz’dan sonra Kakao programı kullandım. Hanım ve çocuklarla sesli görüştüm. Kullandığım programlar mektup zarfı şeklindeydi” diye konuştu.

“Erdoğan’ı değiştireceğiz” demiş
Hakim, Durakoğlu’na 17/25 Aralık sürecinde FETÖ’den ayrılacaklara ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı değiştireceğiz’ diye söyleyip söylemediğini sordu. Bunun üzerine sanık, “Hatırlamıyorum. Ben il imamı değilim. İl imamı diye bir şey yok. Ben kimseden talimat almadım talimat vermedim. Cemaat gönül işidir” diye cevap verdi.

Örgütün elebaşına hoca efendi dedi, mahkeme heyeti tepki gösterdi
Yurt dışı gezileri hakkındaki soruya da cevap veren Durakoğlu, “Bazıları ticaret, bazıları gezi için ABD, Suriye, Irak, Hindistan, Azerbaycan, Tanzanya’ya gittim. Oralardaki müesseseleri ziyaret ettim. ABD’ye gitmek için 3 sene bekledim. Fetullah Gülen’den 3 sefer ziyaret randevusu aldım. Sıra gelmediğinden randevularım iptal oldu. 3’üncüsünde O.Ş. ile ABD’ye gittim hoca efendiyi (FETÖ Lideri Fetullah Gülen) göremedim” diye konuştu.
Bunun üzerine hakim, “Sen hala hoca efendi diyorsun” diyerek tepki gösterdiği Durakoğlu, “Hoca efendi diyorum, bu süreçten sonra daha fazla seviyorum. İnkar mı edeceğim. Yok yok mu diyeceğim. Hoca efendinin arkasından giderim” diyerek cevap verdi.

ByLock ve Kakao konuşmalarında operasyon bilgisi çıktı
Daha sonra duruşmada mahkeme heyeti, zanlının sadece çocuklarımla ve eşimle konuştuğum dediği “ByLock ve Kakao” mesajlarından örnekler verdi. Durakoğlu’nun Bylock ve Kakao’da geçen mesajları şöyle:
“Durakoğlu: 45 gün sonra fiziki takip sona erecek
Durakoğlu: Elazığ’da bir şerefsiz itirafçı var tespit etmeye çalışıyoruz
Durakoğlu eşine: Yarın operasyon var
Durakoğlu’nun eşi: Bizim halimiz ne olacak
Durakoğlu: Güzel olacak
Ergün kod adlı M.E. Durakoğlu’na: Yarın operasyon var mı?
Durakoğlu: Yarın operasyon olabilir, evlere de olabilir, Elazığ’da gaybubet (Saklanma, gizlenme) yapamıyorum
M.A., Durakoğlu’na: Telefonun İstanbul’da sinyal vermiş. Başka makineye ByLock yüklet
Durakoğlu: Konya’da kırdım orada sinyal vermiştir. Yanımda tablet var
Durakoğlu: Y. çıldırmış
S.A. ve O.A., Durakoğlu’na: Yarın operasyon var . Liste bilmiyoruz
Durakoğlu: Haberim var. Muş’a da sıçrayabilir
Durakoğlu’na: Abi beddua edin eli ayağı tutulsun
Durakoğlu: Okuyup bağlıyorum.”

Mesajları hakimden dinleyen sanık, ByLock ve Kakao görüşmelerinin normal olduğunu, kendisine göre bir sorun olmadığını “Okuyup sidiğini bağlarım” ifadesini espri olarak söylediğini iddia etti.
Sanık avukatının savunmasının ardından duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

Ahmet Mücahid Kantarcıoğlu-Yunus Özhanlı 

 

Malatya Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada son dönemde FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yapılan çalışmalarda toplam 73 şahıs hakkında işlem yapıldığı belirtildi. Gözaltına alınan şüphelilerden 7’sinin çıkarıldıkları mahkemece tutuklandığı belirtilirken, 25 kişinin ise adli kontrol kararı ile serbest bırakıldığı kaydedildi. 20 şüphelinin ifadelerinin ardından serbest bırakıldığının belirtildiği açıklamada 11 şüphelinin ise halen firari olarak arandığı dile getirildi.

Ayrıca farklı illerin soruşturmaları kapsamında Malatya’da 8 şüphelinin yakalandığı ve bunlardan 1’inin tutuklanarak Malatya E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildiği belirtildi. Diğer 7 şüphelinin ise haklarında soruşturma açılan illere sevk edildiği belirtildi.

Kentte ayrıca DEAŞ terör örgütü yanlısı faaliyet gösterdikleri değerlendirilen şahıslara yönelik olarak yapılan operasyonda ise gözaltına alınan iki şahıs hakkında işlem yapıldığı belirtildi. Şüphelilerden birinin ifadesinin ardından serbest bırakıldığı açıklanırken 1 şüphelinin ise tutuklanarak cezaevine gönderildiği belirtildi.
Bir diğer terör örgütü operasyonunda ise ‘Heyet Tahrir Şam (FEC/NC-HTŞ)’ terör örgütü yanlısı faaliyet gösterdiği değerlendirilen bir şahsın gözaltına alındığı açıklandı. Şahsın emniyetteki sorgusunun ardından Malatya Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildiği belirtildi.

Öte yandan, emniyetten yapılan açıklamada geçtiğimiz aylarda şehir girişindeki 2 nolu uygulama noktasında, terör örgütü üyesi olarak aranan 1 şahsın da yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı öğrenildi 

Edinilen bilgilere göre, Kocaeli merkezli 20 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) yönelik, Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde 31 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Kocaeli Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Körfez İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul, Ankara ve İzmir’inde olduğu 20 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda 22 muvazzaf asker gözaltına alındı.

İki FETÖ firarisi Kocaeli’de yakalandı

Kocaeli merkezli 20 ilde yapılan FETÖ/PDY soruşturması kapsamında firari olan 2 kişi, Kocaeli’de örgütün ‘güvenli ev’ anlamına gelen gaybubet evinde yakalandı.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında operasyonlar devam ediyor. Operasyonlar kapsamında daha önce, örgütle ilişkisi bulunduğu tespit edilen 23 TSK mensubu ve 1 polisin olduğu 33 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı. Gözaltına alınanlar adliye sevk edilirken firari olanların yakalanması için ise operasyonlar devam etmişti.

Aranan iki şahsın İzmit Bayındırlık kalıcı konutlarındaki gaybubet evinde olduğunu tespit eden Kocaeli İl Emniyeti Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi (KOM) tarafından operasyon düzenlendi. Yapılan operasyonda firari olarak aranan 2 kişi ve 1 öğrenci gözaltına alındı.

Aranan iki şahsın, örgüte eleman kazandırmak için evlerine aldıkları öğrenciye kendilerini kod adlarıyla tanıttıkları tespit edildi. Gözaltına alınan öğrencinin emniyetteki ilk ifadesinde evdeki şahısların aranan şahıs olduklarını bilmediğini söylediği öğrenildi.  

Edinilen bilgiye göre, İzmir genelinde yasa dışı yollardan Avrupa ülkelerine deniz yoluyla kaçmaya çalışan yabancı uyruklu göçmen şahıslara yönelik yapılan çalışmalar kapsamında Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, geçtiğimiz 30 Ağustos günü İzmir-Menderes yolu üzerinde operasyon yaptı. Polis ekipleri, 3 adet araç içerisinde göçmenleri yasa dışı yollardan yurt dışına çıkarmaya çalışan Ü.Ç. (26), M.Y. (39), R.Ö. (32), İ.Ç. (26), B.K. (42) ve O.K. (28) ile 52 yabancı uyruklu göçmen şahsı yakaladı. Araçta yapılan aramada 23 adet can yeleği, 21 adet can simidi ve 4 adet şişirme pompası ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ü.Ç., M.Y., R.Ö., İ.Ç., B.K. ve O.K. çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı.

Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, geçtiğimiz Salı günü Çiğli ilçesi çevreyolu üzerinde de operasyon yaptı. Polis ekipleri, 2 adet araç içerisinde göçmenleri yasa dışı yollardan yurt dışına çıkarmaya çalışan H.A. (58), V.Ö. (32), M.Ç. (34), H.E. (42) ve Suriye vatandaşı M.H. (41) ile 48 Suriye uyruklu göçmen şahsı yakaladı. Araçta yapılan aramada 1 adet bot motoru, 7 adet bot tahtası, 2 adet kürek, 2 adet benzin bidonu, 8 adet can yeleği, 8 adet can simidi ve 1 adet şişirme pompası ele geçirildi. Suriye vatandaşı M.H. alınan ifadesinin ardından Cumhuriyet Savcılığından, H.A., V.Ö., M.Ç. ve H.E. ise çıkarıldığı mahkeme tarafından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yürütülen operasyon tamamlandı. Operasyonda biri ağır yaralı olma üzere 2 terörist etkisiz hale getirilirken, teröristlerle işbirliği içerisinde olan 2 şahsın da yakalandığı belirtildi. Konuyla ilgili Diyarbakır Valiliği’nden yapılan yazılı açıklama, 2 kaleşnikof piyade tüfeği, çok sayıda mühimmat ve kubar esrar maddesinin ele geçirildiği belirtildi.

Lice ilçesinin güneyindeki Bağlan ve Çavundur köylerinin kırsal alanında 3 Eylül pazar günü saat 20.00’dan itibaren operasyon başlatıldığı belirtilen açıklamada, operasyonel faaliyetlerin bugün saat 10.00 itibariyle başarıyla tamamlandığı kaydedildi. Açıklamada, “İcra edilen temas ve adli arama faaliyetleri neticesinde, 1’i ölü, 1’i ağır yaralı olmak üzere 2 terörist, 1 adet AK-47 Kaleşnikof Piyade Tüfeği, 1 adet Glock marka tabanca, 5 adet şarjör, 133 adet 5.45 milimetre çapında fişek, 2 adet el bombası, 1 adet boş tabanca şarjörü, 1 adet ses kayıt cihazı ve 1 adet şemsiye ile birlikte etkisiz hale getirilmiştir. 1’i ayağından yaralı olmak üzere 2 terörist işbirlikçisi, 1 adet el bombasıyla birlikte sağ olarak yakalanmıştır. Bağlan köyü içerisinde ölü olarak ele geçirilen teröristin bulunduğu mevkiide, 10 kilogram toz esrar, 50 gram kubar esrar, 200 gram kenevir tohumu ve 1 adet hassas terazi ele geçirilmiştir” ifadelerine yer verildi. Konuyla ilgili Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda soruşturmanın devam ettiği belirtildi. 

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul’da iki farklı noktada yaptıkları operasyonlarda uyuşturucu tacirlerine ağır darbe vurdu. Piyasa değeri milyonlarca lirayı bulan uyuşturucu maddeyi ele geçiren ekipler, toplamda 8 kişiyi gözaltına aldı.

Narkotik polisi ilk operasyonunu Fatih ilçesi Balat sahilinde yaptı. Burada bir tekneyi ve şahısları teknik takibe alan emniyet ekipleri, teslimatın yapılacağı saati beklemeye başladı. Balkan ülkelerinden tekneye binen uyuşturucu satıcıları Yunan adalarına uğrayarak kendilerine tatilci süsü verdi. Yunan adalarından sonra İstanbul’a gelen uyuşturucu satıcıları Balat sahilinde alıcıya teslim etmek durdu. Bunun üzerine Narkotik polisleri harekete geçti ve uyuşturucu satıcılarına operasyon düzenledi.

Yapılan operasyonda 7 kişi gözaltına alınırken Teknede ve alıcının otomobilinde yapılan aramada 280 kilogram skank olarak tabir edilen esrar maddesi bulundu. Operasyon anı polis kamerası tarafından görüntülendi. Görüntülerde polisin tekneye baskın düzenleyerek şüphelileri gözaltına alması ve uyuşturucu maddeleri bulması yer alıyor.7 şüphelinin emniyetteki sorguları devam ediyor.

Narkotik polisi ikinci operasyonunu ise Doğu illerinden gelen bir otomobile yaptı. Otomobilden şüphelenen narkotik polisleri aracı takibe aldı. Sultanbeyli’de durdurulan araçta portatif x-ray cihazı ile arama yapıldı. X-ray cihazı otomobilin taban kısmına zulalanmış uyuşturucuları ortaya çıkardı. Tabanı açan ekipler 48 kilo 500 gram eroini ele geçirildi. Otomobil sürücüsü gözaltına alındı. Uyuşturucu tacirleri, polise yakalanmasaydı uyuşturucuyu önce İstanbul’a getirip ardından Avrupa ülkelerine gönderecekti.

(Mehmet Altunışık/İHA)

 Daha önce silah kaçakçılığından yakalanan şarkıcı Günter Bayraktar’ın da bağlantılı olduğu ileri sürülen çeteyi çökerten polis, operasyonlarda 22 şüpheliyi gözaltına aldı.

Alınan bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, aldıkları bir istihbarat doğrultusunda silah kaçakçılığı yapan bir şebekeyi ortaya çıkardı. İstanbul başta olmak üzere, Ankara, Tekirdağ, Edirne, Gaziantep, Çorum, Trabzon, Bursa, Mersin, Konya ve Giresun’da tespit edilen 15 farklı depoyu izlemeye alan polis, uzun süren teknik ve fiziki çalışmaların ardından harekete geçerek, belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonlarda 22 şüpheliyi gözaltına alınırken, aramalarda 80 tabanca, 22 tüfek, parça halinde 5 tabanca, 43 adet şarjör, 5 susturucu cihazı, 84 namlu, 193 silah parçası, 2 pointer (işaretleyici), silah imalatında kullanılan 3 adet makine, 10 adet yiv-set açma aleti ve bin 100 adet değişik çapta fişek ele geçirildi.

Öte yandan polisin silah kaçakçılığı yapan şebekeye yönelik operasyonda ilginç ayrıntı da ortaya çıktı. Araştırmalarda, şarkıcı Günter Bayraktar’ın da bu çeteye üyesi olduğu iddia edildi. 12 Nisan’da Silivri’de düzenlenen operasyonda Bayraktar silahlarla birlikte yakalanmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Yakalanan şüpheliler Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Zanlılar, emniyetteki sorgularının ardından bu sabah Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. 

Sadık Kahraman
 

Bursa’dan Adana’ya atanan Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Bursa’da 3 bin 400 FETÖ üyesi hakkında işlem yapıldığını 1685 kişinin tutuklandığını belirterek, “2,5 yıllık görev süremizde son 15 yılın en büyük terör ve uyuşturucu operasyonları yapıldı. PKK ve FETÖ ile ciddi mücadele ettik. 250 PKK mensubu tutuklandı. Uyuşturucu ve terör konusunda girilmedik mahalle ve sokak bırakmadık. FETÖ’nün mahrem polis ve askeri yapılanması konusunda büyük ve önemli mesafeler aldık. Operasyonlar devam edecek. Bursa’daki görev süremizde Çocuk Şube Müdürlüğü çalışmalarıyla yılın ödülünü aldı. Büyük otomotiv fabrikalarında da iş dünyasının gezi olaylarını engelledik. Tedbir almasaydık büyük otomotiv fabrikaları yatırımlarını yurt dışına taşıyacaktı. Sadece 15 gündeki otomotiv sektörünün zararı 500 milyon doları buldu” dedi.

Kültürpark’taki polis evinde basın mensuplarıyla vedalaşan Selami Yıldız, Bursa gibi milletimizin kadim bir şehrine Osmanlı’nın ilk başkentine 2,5 yıl hizmet etme şerefine nail olduğu için kendisini mutlu hissettiğini ifade ederek, “Şimdi daha stratejik bir şehre görevlendirildim. Bu bir takdir ve tercih meselesidir. Gittiğimiz yer de Bursa kadar önemli. Motivasyonumuz çok iyi. Huzurlu ve alnımız açık bir şekilde görevi devrediyorum. Bakanımıza, devlet büyüklerimize ve Bursa halkına müteşekkirim. Bursa ile bağımız kopmayacak. Bursa’dan ayrılmanın burukluğunu yaşıyorum. Adana’da da şerefli bir görev yapacağız. Kamu hizmetini şerefini nasip ettiği için Allah’a şükrediyorum” diye konuştu

“17-25 Aralık’ta darbeyi engelleyen bürokrat olma şerefini yaşıyorum”

17-25 Aralık darbe girişiminde İstanbul’da görev yaptığını ve o dönemde az sayıda bürokratla FETÖ’cülerin karşısında kamu hizmetini yapma şerefine kavuştuğunu hatırlatan Selami Yıldız, “18 Aralık’ta vekaleten İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görevi devraldım. FETÖcülerin hain darbe girişimi o dönemde birkaç bürokratla engellendi. O zaman ve sonrasında soruşturmalardan sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı olarak görev yaptım. Bu çocuklarıma bırakacağım en büyük miras oldu. Fetöcü faşistlerin rejim değişikliğine çok şükür birkaç bürokratla izin vermedik. 15 Temmuz’da da milletimizin iradesiyle hain darbe girişimine de dur denildi. 15 Temmuz’da 700 kilometre uzaktaydım. Ama eşim ve çocuklarımla vedalaşarak Bursa’ya doğru yola çıkarak, telefonla talimatları vererek ekibimi yönlendirdim. Darbecilerden ilk ele geçen cuntacıların listesini anında Ankara’ya ilettik. O gece Jandarma Bölge Komutanımız da bu konuda büyük katkı sağladı ve ilk andan itibaren darbenin karşısında yer aldığını ifade ederek destek verdi. Ben arkadaşlarıma üç talimat verdim. Uzun namlulu silahlarla kamu binalarının konunması, askeri araçların dışarı çıkarılmaması ve muhtemel bir harekette bulunacakların gözaltına alınması talimatını verdim. Nihayetinde Bursa’da ele geçen belgeler darbenin çözülmesinde çok büyük rol oynadı” dedi.

“Fetö’den 500 polis uzaklaştırıldı”

Bursa’da geçen yıl canlı bomba saldırısının alınan polisiye tedbirlerle önlendiğini hatırlatan Emniyet Müdürü Selami Yıldız, “Çok ciddi istihbari çalışmalarla tedbirlerimizi arttırmıştık. Türbelerde, terminallerdeki xray cihazlarını gördüğünüzde, sokaklarda, cami avlusu, çarşılar ve AVM’lerde polisi görünce korkmayın. Bunların hepsi vatandaşımızın can ve mal güvenliği ile ilgili. Alınan duyumların değerlendirilmesi sonucu tedbirleri arttırdık. Bunun sonucunda da Ulucami ve Çarşı Bölgesi’ndeki canlı bomba polisi karşısında görünce kendisini patlattı. Çok şükür can kaybı olmadan olayı atlattık. Çok ciddi kazanımlar elde ettik. Görev süremizde emniyet teşkilatına 300 yeni araç kazandırdık. FETÖ soruşturmaları dolayısıyla 500 polis uzaklaştırıldı. Ancak tüm teşkilat mensubu arkadaşlarım normalinden çok daha fazla çalışarak bu açığı ve eksiği kapatmaya çalıştılar. Onlara ve ailelerine bu zorlu süreçte devletin ve milletin hizmetinde daha fazla çalıştıkları için teşekkür ediyorum” dedi.

İş dünyasında yeni bir gezi kalkışmasını önledik

Bursa’nın dünyadaki yaşanabilir şehirler sıralamasına ve güven endeksine göre son 3 yılda Türkiye çapında birinci olduğunu, dünya çapında 48.sıradan 21.sıraya yükseldiğini hatırlatan Emniyet Müdürü Selami Yıldız, “Bursa, Kopenhag’ın bile önünde yer aldı. Bursa’yı güvenli ve huzurlu bir şehir yapmak için gece gündüz çalıştık. Uyuşturucu konusunda da çoğu zaman tüm mesai arkadaşlarımla tebdili kıyafet ile sokaklardaydık. Biz çocukların o bataklıktan kurtulması için annelere söz vermiştik. Bu sözü de tuttuğumuzu düşünüyorum. Çünkü ele geçen uyuşturucular ve bir çok mahallede yaptığımız operasyonlar bunun en güzel sonucu” diye konuştu.

Terör örgütlerinin, sosyal medya ve aşırı siyasi grupları kullanarak geçen yıl Bursa’da otomotiv sanayisinde iş dünyasının gezi kalkışmasını planladıklarını hatırlatan Selami Yıldız, “Otomobil fabrikalarında binlerce işçiyi kışkırtmak isteyen bu terör grupları yeni bir gezi olayını hazırlamak istediler. 15 gün boyunca bu süreci iyi yönettik. Bursa sanayisi sıkıntıya girerse, ülke sanayisi sıkıntıya girecekti. Terör grupları Görükle’de bir ev kiralamışlar, yanlarında bol miktarda para, sosyal medyayı kullanarak işçileri sokağa dökmek istediler. Fabrikalar 15 gün çalışmadı. Bu sürede şehir ekonomisine 500 milyon dolar zarar verdiler. Otomobil fabrikasının üst düzey yetkilileri, neredeyse yatırımlarını başka ülkeye taşımaya niyetlendiler. Provokasyona izin vermedik ve valimizin de desteğiyle süreci iyi bir şekilde yürüterek tüm otoriteleri harekete geçirdik. Bu terör gruplarına da operasyon yaptık ve etkisiz hale getirdik. Milli sanayi kazandı.İş dünyasındaki yeni gezi olayı burada devreye giremedi. Türkiye kazandı” diye konuştu. 

Serkan Akkuş

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı Sokak Suçlarıyla Mücadele Narkotimleri, İstanbul’un başta Beylikdüzü, Avcılar ve Bağcılar ilçelerinde olmak üzere son zamanlarda artan hırsızlık olaylarının önüne geçilmesi amacıyla özel harekat polislerinin de desteğiyle operasyon için düğmeye bastı. Hırsızlık çetesinin Sarıyer Rumeli Hisarı Mahallesi 5. Sokak’ta olduğunu tespit eden Sokak Suçlarıyla Mücadele Narkotimleri, hazırlıklarını tamamladı.

Hırsızlık çetesine özel harekat polisi destekli operasyon
Bunun üzerine öğle saatlerinde harekete geçen ekipler, özel harekat polislerinin de desteğiyle önceden belirlenen adrese operasyon düzenlendi. Operasyonda evde yapılan aramada çetenin hırsızlık olaylarında kullandığı çok sayıda suç aleti ele geçirilirken, hırsızlık suçlarından cezası ve aranması olan 2 kişi de kıskıvrak yakalandı.

Suç aletleri ve tabanca mermileri ele geçirildi
Öte yandan evin depo olarak kullanılan diğer bir bölümüne ise koçbaşıyla kırılıp girildi. Yapılan aramalarda 85 adet tabaca mermisi ele geçirildi. Çetenin hırsızlık yaparken kullandığı sırt çantasından ise kapı göbeklerini patlatmakta kullanıldığı öğrenilen ve ruhsatlı çilingirlerde olması gereken araçla birlikte çok sayıda tornavida, anahtar gibi gereçler ele geçirildi.

Hem kapıdan hem de pencereden içeriye girdiler
Baskın yapılan evi dört bir yandan kuşatan ekipler, özel harekat polisleriyle eş zamanlı olarak pencereden de içeriye girdi. Çatıda da aramalarını sürdüren ekipler bölgede kuş uçurtmadı. Çete üyelerinin gözaltına alınmasının ardından “Gold” isimli K-9 narkotik köpeği tarafından evin içerisinde uyuşturucu arandı. Gözaltına alınan şahıslar ifadeleri alınmak üzere Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine götürüldü.

Doğan Can Cesur

 

İstihbarat kaynaklarına dayanan bilgilere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Savcılarından Ufuk Can Gazezoğlu’nun yürüttüğü soruşturma kapsamında 3 Ağustos’ta İstanbul, Ağrı ve Hatay’da Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Terör polisi, DEAŞ adına Suriye ve Irak’taki çatışma bölgelerine gidip geldiği tespit edilen örgüt üyelerine yönelik soruşturma kapsamında, 1’i çoçuk olmak üzere M.A., M.P., A.B., E.E., S.F., H.E. ve D.İ. adlı 7 kişiyi gözaltına aldı. Hatay’da yakalanan DEAŞ şüphelisi A.B.’nin, Hatay’ın Hassa İlçesindeki bir ilköğretim okulunda ‘Müdür Yardımcısı’ olarak görev yaptığı öğrenilirken, aynı şüphelinin Türkiye’deki örgüt mensuplarına yardım ve yataklık yaptığı ortaya çıktı.

Gözaltına alınan Ş.F. adlı zanlının ev ve araçlarında yapılan aramalarda, çok sayıda dijital malzeme ve örgütsel doküman ile yüklü miktarda para ele geçirildi. Suriye’deki çatışma alanlarına gidip geldiği de tespit edilen S.F.’nin, örgütün üst düzey yöneticileri tarafından sözde “Cihadı Türkiye’de sürdürme talimatı” aldığı öğrenildi. Aynı zanlının evinde yapılan aramalarda DEAŞ’ın eylem talimatlarını içeren “Yalnız Kurt” isimli el kitapçığının dijital versiyonu da ele geçirildi.

Gözaltına alınan zanlılar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne götürüldüğü kaydedildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor 

Sadık Kahraman