Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Hava Kuvvetlerine ait uçaklar tarafından PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütüne ait 782 hedefin imha edildiğini, harekat kapsamında, en az bin 931 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği tespit edildiğini ve bugüne kadar 32 kahraman askerin şehit olduğunu, 183 askerin ise yaralandığını açıkladı.

TSK’dan yapılan açıklamada, 17 – 23 Şubat 2018 tarihleri arasında PKK/KCK terör örgütünün barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergahı olarak kullandığı Irak’ın kuzeyinde ve yurt içinde yürütülen orta ve küçük çaplı operasyonlara aralıksız devam edildiği belirtilerek, icra edilen operasyonlarda; 28 teröristin etkisiz hale getirildiği, 20 adet piyade tüfeği, 1 adet keskin nişancı tüfeği, 9 adet tabanca olmak üzere toplam 30 adet hafif silah, 825 adet muhtelif hafif silah mühimmatı, 16 adet el bombası, 1 adet top mühimmatı, 3 adet bomba atar mühimmatı, 1 adet roketatar mühimmatı, 2 adet antipersonel mayın, 640 kilogram amonyum nitrat, 8 adet fünye, 67 adet muhtelif şarjör, 2 adet telsiz ve 75 adet EYP yapımında kullanılacağı değerlendirilen LPG tüp ele geçirildiği, 23 adet EYP’nin tespit edilerek imha edildiği bildirildi.

” 3 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 2 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır”
Teröristler tarafından kullanılan 4 adet silah mevzi, sığınak, barınak, mağara ve depo bulunarak kullanılamaz hale getirildiği kaydedilerek, “3 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 2 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Etkili hudut güvenliği ve hizmetleri kapsamında icra edilen denetim ve kontroller sonucunda sınırlardan yasa dışı geçiş yapmaya çalışan 6 bin 864 kişi yakalanmıştır. PKK/KCK terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından olan kaçakçılık ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar neticesinde 103 bin 610 paket kaçak sigara, 0,4 kilogram uyuşturucu madde, 52 litre kaçak akaryakıt ve 2 adet kaçak cep telefonu ele geçirilmiştir. Azim ve kararlılıkla icra edilen operasyonlarla PKK/KCK terör örgütü üzerinde oluşturulan baskı neticesinde, örgütün serbest hareket etmesi ve eylem kabiliyeti kısıtlanmıştır” denildi.

Suriye’nin kuzeyinde icra edilen harekat kapsamında; hudut güvenliğini sağlamak, DEAŞ terör örgütünün tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak, sivilleri korumak/yaşanan terör olaylarından zarar görmelerini engellemek maksadıyla icra edilmekte olan Fırat Kalkanı Harekatında, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından desteklenen Özgür Suriye Ordusunun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azez-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskun mahal ve 2 bin 15 kilometrekarelik alanın kontrol altına alındığı kaydedildi.

Bab bölgesinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK/KCK/PYD/YPG ve DEAŞ terörist unsurlarının Afrin’den doğuya, Münbiç’ten batıya doğru gerçekleşen saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edildiği belirtilerek, bu kapsamda özellikle Azez-Mare ve zaman zaman da Münbiç bölgesinden yapılan taciz ve saldırılara meşru müdafaa kapsamında karşılık verildiği, bölgede yürütülen normalleşme altyapı, üstyapı, yerel yönetimlerin desteklenmesi gibi çalışmalarına katkı sağlandığı ifade edildi.

İdlib Bölgesinde, Astana görüşmeleri kapsamında ateşkesin etkinliğinin artırılması, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönüşü için uygun şartların sağlanması ve ihtilafın barışçıl yollarla çözülmesi için uygun koşulların oluşturulmasına destek sağlamak maksadıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü olarak görev yaptığı kaydedilerek, bu kapsamda; 13 Ekim 2017 tarihinde 1 Numaralı Gözlem Noktası, 23 Ekim 2017 tarihinde 2 Numaralı Gözlem Noktası, 19 Kasım 2017 tarihinde 3 Numaralı Gözlem Noktası, 05 Şubat 2018 tarihinde 6 Numaralı Gözlem Noktası, 09 Şubat 2018 tarihinde 7 Numaralı Gözlem Noktası, 15 Şubat 2018 tarihinde ise 8 Numaralı Gözlem Noktasının tesis edildiği ve diğer gözlem noktalarının açılarak faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalara devam edildiğini, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının bölgedeki görevlerini Astana görüşmelerinde garantör ülkelerce mutabık kalınan angajman kuralları çerçevesinde sürdürdüğü bildirildi.

“Bin 931 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği tespit edilmiştir”
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek, dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, 20 Ocak 2018 saat 17.00’den itibaren “Zeytin Dalı Harekatı” nın başlatıldığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

“Harekatın başlangıcından itibaren Hava Kuvvetlerimize ait uçaklar tarafından PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütüne ait 782 hedef imha edilmiştir. Harekat kapsamında, şu ana kadar bölgeden elde edilen bilgilere göre; en az bin 931 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği tespit edilmiştir. Terör örgütü mensupları ile girilen çatışmalarda Türk Silahlı Kuvvetlerinden bugüne kadar 32 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 183 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Hava harekatı ve kara ateş destek vasıtaları ile desteklenen kara harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen tüm faaliyetler, geçmişte olduğu gibi bugün de kendisine duyduğu özgüven ile şeffaf bir şekilde yürütülmektedir., Zeytin Dalı Harekâtı bölgede barış ve istikrarı sağlamak üzere tüm teröristlere karşı, ahlaki değerler ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar aynı azim ve kararlılıkla sürdürülecektir.”

TSK ve ÖSO, Zeytin Dalı harekatı kapsamında Dünbenli köyünü teröristlerden temizledi. 

TSK: ‘1931 terörist etkisiz hale getirildi’

TSK ve ÖSO’nun yürüttüğü Zeytin Dalı Harekâtı kapsamında etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1931 oldu.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Zeytin Dalı Harekatı kapsamında Hava Kuvvetlerine ait uçaklar tarafından PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütüne ait 782 hedefin imha edildiğini, harekat kapsamında, en az bin 931 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği tespit edildiğini ve bugüne kadar 32 kahraman askerin şehit olduğunu, 183 askerin ise yaralandığını açıkladı.

TSK’dan yapılan açıklamada, 17 – 23 Şubat 2018 tarihleri arasında PKK/KCK terör örgütünün barınma alanı ve yurt içine geçiş güzergahı olarak kullandığı Irak’ın kuzeyinde ve yurt içinde yürütülen orta ve küçük çaplı operasyonlara aralıksız devam edildiği belirtilerek, icra edilen operasyonlarda; 28 teröristin etkisiz hale getirildiği, 20 adet piyade tüfeği, 1 adet keskin nişancı tüfeği, 9 adet tabanca olmak üzere toplam 30 adet hafif silah, 825 adet muhtelif hafif silah mühimmatı, 16 adet el bombası, 1 adet top mühimmatı, 3 adet bomba atar mühimmatı, 1 adet roketatar mühimmatı, 2 adet antipersonel mayın, 640 kilogram amonyum nitrat, 8 adet fünye, 67 adet muhtelif şarjör, 2 adet telsiz ve 75 adet EYP yapımında kullanılacağı değerlendirilen LPG tüp ele geçirildiği, 23 adet EYP’nin tespit edilerek imha edildiği bildirildi.

” 3 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 2 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır”
Teröristler tarafından kullanılan 4 adet silah mevzi, sığınak, barınak, mağara ve depo bulunarak kullanılamaz hale getirildiği kaydedilerek, “3 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 2 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Etkili hudut güvenliği ve hizmetleri kapsamında icra edilen denetim ve kontroller sonucunda sınırlardan yasa dışı geçiş yapmaya çalışan 6 bin 864 kişi yakalanmıştır. PKK/KCK terör örgütünün en önemli finans kaynaklarından olan kaçakçılık ve uyuşturucu ile mücadeleye yönelik hudut hattında alınan tedbirler ve icra edilen operasyonlar neticesinde 103 bin 610 paket kaçak sigara, 0,4 kilogram uyuşturucu madde, 52 litre kaçak akaryakıt ve 2 adet kaçak cep telefonu ele geçirilmiştir. Azim ve kararlılıkla icra edilen operasyonlarla PKK/KCK terör örgütü üzerinde oluşturulan baskı neticesinde, örgütün serbest hareket etmesi ve eylem kabiliyeti kısıtlanmıştır” denildi.

Suriye’nin kuzeyinde icra edilen harekat kapsamında; hudut güvenliğini sağlamak, DEAŞ terör örgütünün tehdit ve saldırılarını önlemek, yerinden edilmiş kimselerin yurtlarına dönüşüne katkı sağlamak, sivilleri korumak/yaşanan terör olaylarından zarar görmelerini engellemek maksadıyla icra edilmekte olan Fırat Kalkanı Harekatında, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından desteklenen Özgür Suriye Ordusunun yoğun ve kararlı mücadelesi sayesinde Azez-Cerablus arasında bulunan toplam 243 meskun mahal ve 2 bin 15 kilometrekarelik alanın kontrol altına alındığı kaydedildi.

Bab bölgesinde patlayıcı ve mayın arama/temizleme çalışmaları sürdürülürken; PKK/KCK/PYD/YPG ve DEAŞ terörist unsurlarının Afrin’den doğuya, Münbiç’ten batıya doğru gerçekleşen saldırılarını durdurmaya yönelik alınan tedbirlerin uygulanmasına hassasiyetle devam edildiği belirtilerek, bu kapsamda özellikle Azez-Mare ve zaman zaman da Münbiç bölgesinden yapılan taciz ve saldırılara meşru müdafaa kapsamında karşılık verildiği, bölgede yürütülen normalleşme altyapı, üstyapı, yerel yönetimlerin desteklenmesi gibi çalışmalarına katkı sağlandığı ifade edildi.

İdlib Bölgesinde, Astana görüşmeleri kapsamında ateşkesin etkinliğinin artırılması, çatışmaların sona erdirilmesi, insani yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, yerlerinden edilenlerin evlerine dönüşü için uygun şartların sağlanması ve ihtilafın barışçıl yollarla çözülmesi için uygun koşulların oluşturulmasına destek sağlamak maksadıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri birlikleri Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü olarak görev yaptığı kaydedilerek, bu kapsamda; 13 Ekim 2017 tarihinde 1 Numaralı Gözlem Noktası, 23 Ekim 2017 tarihinde 2 Numaralı Gözlem Noktası, 19 Kasım 2017 tarihinde 3 Numaralı Gözlem Noktası, 05 Şubat 2018 tarihinde 6 Numaralı Gözlem Noktası, 09 Şubat 2018 tarihinde 7 Numaralı Gözlem Noktası, 15 Şubat 2018 tarihinde ise 8 Numaralı Gözlem Noktasının tesis edildiği ve diğer gözlem noktalarının açılarak faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalara devam edildiğini, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının bölgedeki görevlerini Astana görüşmelerinde garantör ülkelerce mutabık kalınan angajman kuralları çerçevesinde sürdürdüğü bildirildi.

“Bin 931 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği tespit edilmiştir”
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla, Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek, dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, 20 Ocak 2018 saat 17.00’den itibaren “Zeytin Dalı Harekatı” nın başlatıldığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi:

“Harekatın başlangıcından itibaren Hava Kuvvetlerimize ait uçaklar tarafından PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütüne ait 782 hedef imha edilmiştir. Harekat kapsamında, şu ana kadar bölgeden elde edilen bilgilere göre; en az bin 931 PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği tespit edilmiştir. Terör örgütü mensupları ile girilen çatışmalarda Türk Silahlı Kuvvetlerinden bugüne kadar 32 kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, 183 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır. Hava harekatı ve kara ateş destek vasıtaları ile desteklenen kara harekatı planlandığı şekilde başarıyla devam etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yürütülen tüm faaliyetler, geçmişte olduğu gibi bugün de kendisine duyduğu özgüven ile şeffaf bir şekilde yürütülmektedir., Zeytin Dalı Harekâtı bölgede barış ve istikrarı sağlamak üzere tüm teröristlere karşı, ahlaki değerler ve uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar aynı azim ve kararlılıkla sürdürülecektir.”

Zeytin Dalı Harekâtı’nda yer alan en büyük gruplardan biri olan Cephe Şamiye’nin komutanı Ebu Ali Siccu operasyonun çok iyi başladığını belirterek “Biz kuzey kırsalındaki Özgür Suriye Ordusu’yuz. Zeytin Dalı operasyonuna çok şükür iyi bir başlangıç yaptık. Uzun sürecek bu operasyon fakat şu anda bazı bölgeleri temizledik. İlk mıntıka Burseya Dağı. Bu operasyon Afrin’deki ehlimizi kurtarmak için yapılıyor” dedi.

PKK ZORLA TUTUYOR
PKK’nın insanları zorla savaşmak için gitmelerine izin vermediğini ifade eden Siccu “Onlar PKK tarafından zorla tutuluyorlar. Afrin şehri Kürtler ve Araplar arasında taksim edilmiş ve onların yayınladığı gibi bir Kürt şehri değil. Afrin’de PKK insanları zorla kendine hizmet ettirmeye çalışıyor” diye konuştu. PKK’nın arasında İngiltere Amerika, Fransa ve Almanya gibi ülkelerden çok sayıda savaşçıların olduğunu ve örgütün belirten Ali Siccu bu örgütün bütün Kürtleri temsil etmediğini belirtiyor.

SİVİLLERE ZARAR VERMİYORUZ
Sosyal medya da operasyon kapsamında sivillerin katledildiği yönündeki haberlere de tepki gösteren Siccu “En son olaylarda Özgür Suriye Ordusu’ndaki insanlardan katlettiklerine dair haberler çıktı. Onlar için Avrupa’dan sosyal medyayı iyi kullananalar var. Biz bu güne kadar sadece askerî noktaları vurduk. Ama onlar sosyal medyaya siviller vuruluyor diye yansıtıyor ama herkes doğruyu biliyor” dedi.

ZULÜMDEN BIKTIK
Savaşın yaşanan zulümden dolayı Başer Esad’ a karşı başladığını belirten Ebu Ali Siccu şöyle devam etti: “Hedefimiz zulmü Suriye’de bitirmek. Bütün devletler Suriye halkı için toplandı. Avrupa, Birleşmiş Milletler, Amerika ve Arap devletleri genel olarak rejim ile birlikte. Biz savaşa başladığımızda Suriye’nin yüzde 80’nini elimize geçirmiştik. Bu savaş rejime karşıydı. Devletler işin içerisine girdiğinden bu yana bizi terörist olarak lanse etmeye başladılar. El-Kaide örgütüyle Suriye’ye soktular bu fikri. Suriye’ye onlar soktu. Daha sonra DEAŞ terör örgütünü ortaya çıkardılar. En son olarak da PKK terör örgütü çıktı. Bunların hepsi dış devletlerin işi. Yedi seneden sonra bakıyorum, nereleri kurtarabildik. Biz yüzde 80’ini kurtardıktan sonra DEAŞ geldi ve sonra Özgür Suriye Ordusu ile savaştı ve aldığı bütün bölgeleri PKK’ya devretti. PKK Amerika’dan destek alıyor bugün doğu tarafında PKK, Amerika tarafından destekleniyor.

PKK’YI İSTEMİYORLAR
Afrin’de yaşayan birçok vatandaş Fırat Kalkanı Bölgesine gelmek arzuluyor. Ama PKK onları göndermiyor ve çocuklarıyla korkutuyor. Hatta aldığımız esirler bile ‘bizi zorla savaşa aldılar’ diyor. Rakka, Menbiç, Telabyat gibi bölgelerden çok insan Fırat Kalkanı bölgesine geldi. Biz rejimden kaçtık. Sonra DEAŞ’tan kaçtık şimdi de PKK’dan kaçmak zorunda kalıyoruz.
Türkiye devletine teşekkür etmek istiyorum. Yaklaşık 4 milyon Suriyeli insan aldılar. Biz de bu bölgeleri PKK’dan temizleyerek bu 4 milyon insanın yeniden bölgelerine gelmesini istiyoruz. Herkes evine bölgesine gelmek istiyor. Afrin bölgesinden arıyorlar ve biz de o bölgelere gelmek istiyoruz diyorlar. Çünkü PKK, kızlarımızı ÖSO ile savaşmak için zorla alıyor. Gençlerimizi zorla alıyor. Biz Araplar, Türkmenler ve asıl Kürtler olarak kızlarımızı savaşa göndermeyiz. Ama onlar 13-14 yaşlarındaki kızlarımızı alıp savaşa gönderiyorlar. Bununla ilgili belge ve fotoğraflar mevcut.”

Amerika’nın PKK’ya silah verdiğini hatırlatan ÖSO komutanı Siccu “Bizim şu anda düşmanımız Beşar Esad ve PKK’dır. Bugün Amerika bu silahları PKK’ya veriyor. Kürt halkı bir olduğumuzu biliyor. Kandil’den ve İran’dan teröristler geldi ve Suriye arazilerini ele geçirdiler. Hepimiz biliyoruz ki Amerika bizim dostumuz değil. Kim terör örgütünü destekliyorsa o da teröristtir. Azez’de 300 bine yakın mülteci var. PKK Azez bölgesinden 7 km uzakta ve orayı füzelerle vuruyor. Orada ayağı kesilmiş yaralanmış çocuklar var Bunların fotoğrafları var” dedi.

HİTLER’İN ÇOCUKLARI!
Amaçlarının sadece Afrin’i değil bütün Suriye’yi özgürleştirmek olduğunu belirten Siccu “Biz, Allah’ın izniyle PKK’yı bu bölgeden tamamen temizleyeceğiz. Biz rejimin de düşmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Yapılan tünellerin Birinci ve İkinci Dünya savaşında Naziler tarafından kullanıldığını dile getiren Siccu sözlerini şöyle tamamladı: “Biz, I. ve II. Dünya Savaşı’nda Hitlerin bu tünelleri yaptığını gördük. Bugün de PKK aynısını yapıyor. Günümüzün Nazileri PKK’dır. Naziler gibi insanları öldürmek ve yerlerinden göndermek için çalışıyorlar. Kendileri gibi düşünmeyen kimseyi yanına kabul etmiyor.”

TÜNELLERİN PROJESİNİ ABD’LİLER ÇİZMİŞ!
PKK’nın ortaya çıkmasında Esad’ın rolünün büyük olduğunu dile getiren Ebu Ali Siccu “PKK terör örgütü aslında Esad’ın yaptığı şeydir. Öcalan’ın ve PKK’nın piştiği yer yani mutfağı Suriye’dir. Bu mutfağı büyüttüler daha sonra” ifadesini kullanıyor. Burseya’da yapılan tünelleri PKK’nın tek başına yapamayacağını da sözlerine ekleyen Siccu “Hendekleri ve tünelleri beton bloklardan yaptığı tünelleri gördük. Bunların hepsi Burseya Dağı’ndan İdlib tarafına kadar tüneller ve hendekler ile çevrilmiş durumda. Bu saf betondan yapılmış tünelleri saklanmak için yaptılar. Sadece Özgür Suriye Ordusu için değil bütün Suriye ile savaşmak için yaptılar. Biz o tünelleri gördüğümüz de bunu PKK’nın tek başına yapacağına inanmadık. Biz kesinlikle biliyoruz ki, büyük komutan ve Amerikalı mühendisler bu projeyi onlara çizdi” diye konuştu.

Türkiye Gazetesi

AK Parti MKYK toplantısı sonrasında düzenlediği basın toplantısında toplantıya ilişkin bilgi veren Mahir Ünal, ilgili bakanların toplantıda birer sunum yaptıklarını söyledi.

“Söz konusu PYD-PKK olduğunda Avrupalıların nasıl harekete geçtiğini görüyoruz”

Devam eden Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli’nin bir sunum yaptığını kaydeden Ünal, Zeytin Dalı Herakatı’na ilişkin yaptığı açıklamada Türkiye’nin sivillere yönelik hassasiyeti üzerinde durdu.

Fırat Kalkanı Harekatı’nın yaklaşık 6 ay sürdüğünü ve o süre içinde hiçbir uluslararası kuruluşun, hiçbir insan hakları izleme örgütünün ya da Avrupa Parlamentosunun sivillere dönük bir hassasiyet göstermediklerini, söz konusu PKK ve PYD olunca özellikle Avrupalıların harekete geçtiklerinin altını çizen Ünal, “Strazburg’da devam eden AP Genel Kurulunda ‘Türkiye’de insan haklarının güncel durumu’ başlıklı karar tasarısı oylandı ve kabul edilen kararda Suriye’de terör örgütlerine karşı gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekatı eleştirilerek, harekatın insani açıdan ortaya çıkabilecek sonuçlarının endişe oluşturduğu belirtildi. Hatırlarsanız Fırat Kalkanı Harekatı 6 ay sürdü, 3 bin DEAŞ’le terörist etkisiz hale getirildi. Bu esnada siz hiçbir uluslararası kuruluşunun, insan hakları izleme örgütünün ya da AP’nin bu konuda sivillere dönük hassasiyet noktasında bir açıklamasına şahit oldunuz mu? Hayır. Aynı şekilde Rakka’da Mümbiç’de, Suriye’nin birçok yerinde, geçmişte açıktan kimyasal silahlar kullanıldığı halde, çocuklar ve kadınlar katledildiği halde herhangi bir şekilde bir hassasiyet belirtilmedi. Şimdi, Türkiye Fırat Kalkanı Harekatı’nda ve Zeytin dalı Harekatı’nda azami hassasiyet gösterdiği ve bu konuda da uluslararası insan hakları izleme örgütlerine ve basın yayın kuruluşlarına dönük son derece şeffaf bir sonuç yürüttüğü halde söz konusu PYD-PKK olduğunda özellikle Avrupalı dostlarının nasıl harekete geçtiğini, karalama propagandasına başladıklarını içeride ve dışarıda görüyoruz” diye konuştu.

“ÖSO üzerinden bir terör algısı oluşturmaya çalışan bir CHP var”

CHP’nin de ÖSO ile ilgili tartışmaları sürdürdüğünü kaydeden Ünal, “Bu konuda CHP’nin içinden bir sağduyulu, aklıselim bir ses yükseldi ve ‘emperyalist güçler mutlaka maşa kullanıyor’ dedi ve ÖSO’nun TSK ile beraber harekatta bulunmasının önemli ve faydalı olduğunu açıkladı Dursun Çiçek. CHP’nin kendi içindeki bu durum siyasi açıdan çok seslilik değil, adeta çoklu kişilik bozukluğuna dönüşmüş durumda. Bir taraftan PYD’yi terör örgütü olarak kabul etmek için istihbarat raporu isteyen, öbür taraftan ‘PYD’li arkadaşlar’ diyen, diğer taraftan Türkiye’nin zeytin Dalı Harekatı’nı uluslararası hukuk açısından sorunlu hale getirmek için ÖSO üzerinden bir terör algısı oluşturmaya çalışan bir CHP var karşımızda. Maalesef adeta uluslararası camiada PYD ve PKK’nın dostları ile birlikte aynı dili kullanan bir durum ile karşı karşıyayız. Israrla CHP’nin son 3 yıldan beri kullandığı temel argümanlardan bir tanesi de Türkiye’nin DEAŞ desteğiydi ve Türkiye’nin bölgedeki terör örgütleri ile hareket ettiğine dönük oluşturmak istediği algıydı” şeklinde konuştu.

“Bölgede kimler DEAŞ ile beraber hareket ediyor görülüyor”

Rakka’da PYD-YPG ile DEAŞ’ın ilişkisini daha önceden ortaya koyduklarını belirten Ünal, “Bu konuda yeni bir gelişmeyi paylaşmak istiyorum, özellikle Rakka, Afrin ve Deyrizor’da 400 DEAŞ’lı militanı PYD’nin hapisten serbest bıraktığı, Türkiye’ye karşı savaşma şartı ile serbest bıraktığı teyit edilmiş bilgisini sizinle paylaşmak istiyorum. Bölgede kimler DEAŞ ile beraber hareket ediyor görülüyor. Özellikle Amerika’nın ‘DEAŞ’a karşı mücadele ediyoruz’ tezini de çürüten bir ifade bu. Bölgede PYD’nin baskısı ve zulmü devam ediyor. Sincar’daki örgüt mensuplarının çatışma bölgesindeki terörist unsurlara destek için bölgedeki Yezidi halka baskı uyguladığı, maddi durumu iyi olmayan Yezidi’lere örgüt adına savaşmaları halinde aylık 250 dolar maaş, gıda, yakacak ve benzeri yardımlar teklif edildiği, Yezidi halkın büyük çoğunluğunun örgüte katılmayı kabul etmedikleri, maddi durumu iyi olmayanların ve terör örgütünün baskısına dayanamayanların da bölgeden kaçtıklarına dönük teyit edilmiş bilgileri paylaşmak isterim. PYD tarafından Rakka’dan Afrin’e takviye amacıyla örgüt mensuplarının kaydırıldığı, söz konusu faaliyetin Rakka civarında yoğun şekilde unsur ihtiyacı ortaya çıkardığı ve bu çerçevede örgüt tarafından genç kızlara, çocuk yaştaki gençlere dönük zorla askere alma çalışmaları başlatıldığı, ayrıca teşvik amacıyla gönüllü olarak örgüte katılanlara ev ve araba gibi vaatlerde bulunulduğu da teyit edilmiş bilgiler arasında. Özellikle insan hakları örgütleri ve uluslararası kurumların PYD-YPG’nin bölgedeki infazlarını, baskısını, gençlere, kadınlara, çocuklara, Türkmen, Arap ve Yezidi unsurlara dönük baskılarını ve infazlarını uluslararası örgütlerin gündemine almalarını ısrarla tavsiye ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“Milli Mutabakat Komisyonu çalışmalarına devam ediyor”

Milli Mutabakat Komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğünü açıklayan Ünal, “Seçim Kanununun bir gereği olarak seçimlerden 1 yıl önce düzenlenmesi gereken gerekli yasalarla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Yüzde 10 barajının korunması konusunda mutabakat oluştu. Seçim pusulası konusunda partilerin asıl maksadı olan, partilerin kurumsal kimliğini ve marka değerini korumak, aldıkları oy oranının belli olmasını sağlamak, alacakları milletvekilleri sayısının netleşmesini gerçekleştirecek şekilde çalışmalarımız devam ediyor. Yerel seçimlerde tek zarf, tek sandık üzerinden yapılacak seçimler. Meclise ilk olarak yerel seçimlere ilişkin düzenlemeyi düzenleyeceğiz. Yerel yönetimlerle ilgili düzenlemenin yerel seçimlerden 1 yıl önce meclisten geçmesi gerekiyor. Milli Mutabakat Komisyonu çalışmalarına devam ediyor. Sadece ittifak konusunu değil, bütün uyum yasalarının tamamına yakınını birlikte değerlendirmek ve diğer siyasi partilerin katkılarını aynı çerçevede değerlendirmek ve yapılan çalışmalar doğrultusunda komisyonun çalışmalarını genel başkanlara sunmaya devam edecektir” dedi.

İstanbul İl Başkanının görevden ayrıldığını açıkladığını belirten Ünal, “Hizmetlerinden dolayı Sayın Selim Temurci’ye teşekkürlerimizi iletiyoruz. Ataması yapılan yeni İl Başkanımız Sayın Bayram Şenocak Beye bundan sonraki görevinde muvaffakiyetler diliyoruz. Şuanda 47 il, 835 ilçede kongrelerimiz tamamlandı. Nisan ayına kadar bütün kongrelerimizi tamamlamayı düşünüyoruz. 12 Eylül 2018’de de genel olağan kongremizi düşünüyoruz” diye konuştu.

Derya Yetim – İlker Turak
 

Canikli, Özgür Suriye Ordusu ile ilgili TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerine açıklama yaptı. Canikli, Özgür Suriye Ordusu’nun Suriye halkının temsilcisi olduğunu belirterek, bütün Özgür Suriye Ordusu mensuplarının nasıl belirlendiğini, nasıl Suriye halkını temsil ettiği noktasındaki bütün ayrıntılara, bilgilere sahip olduklarını ifade etti. Canikli, “Özgür Suriye Ordusu, Suriye halkının, Türkiye’deki mülteciler de dahil olmak üzere onların temsilcisidir. Bu açıdan bakıldığında Türkiye ile Suriye halkının bu bölgeye yönelik politikalarda hedefleri ve menfaatleri örtüşüyor. Biz Suriye’nin kuzeyinde terör örgütünü ciddi bir tehlike ve tehdit olarak görüyoruz ve bu terör örgütünü temizlemek için uluslararası hukukun bize verdiği yetkileri, hakkı kullanarak mücadele ediyoruz ve bir operasyon yapıyoruz şu an da, daha önce de yaptık. Aynı şekilde Özgür Suriye Ordusu da kendilerini kendi topraklarından çıkaran işgalcilere karşı mücadele ediyor. Bunlar aynı kesim, aynı terör örgütü. Bunları topraklarından edenler ile Türkiye’ye büyük tehdit oluşturan, Türkiye’nin toprak bütünlüğüne, egemenliğine karşı ciddi bir tehdit oluşturan örgüt aynı örgüt” ifadelerini kullandı.

Özgür Suriye Ordusu’yla birlikte Türkiye Cumhuriyeti devletinin aynı hedefte birleştiğine dikkat çeken Canikli, “Özgür Suriye Ordusu, tamamen legal, kendi halklarının hakkını koruyan ve kendilerini topraklarından süren terör örgütünün işgalini ortadan kaldırmak için hareket eden bir örgüttür, bir organizasyondur. O, bir ordudur” dedi.

“YPG TERÖR ÖRGÜTÜDÜR”

Canikli şöyle konuştu: “’YPG’ diye bir şey yok aslında, yani o şekilde sunulmaya çalışılan aslında bir yapı var, o yapı PKK’nın kendisi. YPG, PYD, PKK’nın kendisi, aynen öyle. Yani bütün sözde yöneticileri ortak, bütün teröristler ortak, aynı terörist havuzunu kullanıyorlar. Hep söylüyoruz, bugün de söyledik; ben, bütün herkes söylüyor: Terör örgütüdür. Ayrıca, onun yani formel yöntemlerle terör örgütü ilan edilmesi süreci gibi bir formaliteye ihtiyaç yok. Çünkü YPG, PYD her şeyiyle organik olarak PKK’nın bir parçasıdır, bir şubesidir, yani Suriye şubesidir. O nedenle, dolayısıyla ismine ne derseniz deyin, ismini nasıl çevirirseniz çevirin, nasıl pazarlamaya çalışırsanız çalışın; alttan da baksanız, üstten de baksanız, yandan da baksanız YPG bir terör örgütüdür, PKK’nın kendisidir. Dolayısıyla, yani onu terör örgütü tanımıyorsunuz gibi söylemlerin bu anlamda, çok fazla bir, herhangi bir geçerliliği yok.”

Canikli, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sivilleri öldürüyormuş gibi gösterilmeye çalışıldığının altını çizerek, “Bu da onlardan bir tanesi, söyledikleriniz de onlardan bir tanesi, kesinlikle. Yani, ha, yanlış yapılmaz mı? Yanlış yapılabilir, olabilir. İnsanlar özellikle bu tür dönemlerde hata yaparlar ama önemli olan şu: Hata yapıldığı zaman üzerine gidilmesi ve onunla ilgili hata yapanın da gerekli kurallar çerçevesinde cezalandırılması. Bunlardan kesinlikle taviz verilmiyor, bakın, kesinlikle taviz verilmiyor ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu operasyon sırasında uluslararası hukuku ve genel değerleri, insani değerleri ihlal eden ispat edilmiş bir tane örnek uygulama yoktur. Onun dışındakilerin tamamı, maalesef, terör örgütünün dezenformasyon çabalarının birer yansımasıdır, bundan ibarettir. Zaten, o söylediğiniz örneklerle ilgili de aslında açıklamalar yapıldı. Onların da daha önce başka dönemlerde, başka tarihlerde yaşanmış hadiseler olduğu ortaya konuldu, evet, konuldu” şeklinde konuştu.

Ahmet Umur Öztürk

Ele geçirilen Bülbül kasabasında her yerde Abdullah Öcalan posteri ve PKK ile ilgili birçok dökümanın ele geçirildiğini belirten komutan, “İlçe olarak kabul ediyorlar, belediyeler karakollar hastaneler her şey vardı ilçede. Belediye binasında, her yerde Abdullah Öcalan resimleri vardı. İnsanlardan para toplamışlar onlarla ilgili makbuzlar vardı. Aslında şunu bilmek lazım senelerdir PYD’nin PKK olduğunu ispat etmek için devletimiz liderlerimiz her şeyi söyledi. Ama kendini bilmeyen vatan hainleri bunları söyletmemek için herşeyi yaptılar. Şehrin içinde kongre salonlarında Meryem ana fotoğrafları ve dilek ağaçları var” dedi.

Özgür Suriye Ordusu terörist değil

Özgür Suriye Ordusun da savaşanların terörist olmadığını belirten komutanlar, “Hala memleketin içerisinde Özgür Suriye Ordusuna terörist diyen orada savaşan her vatan evladına terörist muamelesi yapmak isteyen bazı siyasi zihniyetlere sesleniyorum, başaramayacaksınız. Özgür Suriye Ordusundaki Arap ve Türkmen kardeşlerimize laf söyletmedik, söyletmeyiz. Sıcak koltuklarından konuşanları bir gün bir saatliğine cepheye davet ediyoruz. Görsünler bakalım terörist mi yoksa gerçekten vatan evlatları mı. Paçavralarını heryere çekmişler biz gönderde bir tek Türk bayrağını biliriz başka bayrak olmaz. Gördüğümüz yerden de o paçavrayı indirmek bizim vatan borcumuz. Çıktık ne kadar bayrak ve Abdullah Öcalan posteri gördüysek onları indirdik ve Türk bayrağını göndere astık. Bunu her vatan evladı yapardı. Herkes vatanını korumanın peşinde biz PKK ve PYD’den buraları temizlemek istiyoruz. Ordumuza, mücahitlere ve Özgür Suriye Ordusuna güvenin biz bu pislikleri buradan nereye kadar sürmek gerekiyorsa sürelim” dedi.

5. Alay’ın Türkmen komutanları, Türkiye’nin kendilerine kucak açtığını belirterek, “Allah Türkiye Cumhuriyetinden razı olsun bize kucak açtı. Bütün dünya bilsin dünyada ucunda şehadet olan bir mücadelenin peşinden sevgiyle koşan tek milletiz. Şükür inancımızı kaybetmedik. Sayın Cumhurbaşkanımız ne demiş inancını kaybeden yeşil iken çöle döner bizde bunu mesaj olarak herkese gösteriyoruz. Allah’ın izniyle orada her yer yeşil olacak” diye konuştu.

Volkan Kayalar – İsmail Coşkun

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Erzurum’da düzenlenen “Gençlerle Başbaşa” adlı programa konuşmacı olarak katıldı. Konuşmasında CHP’nin hala yanlışlar içerisinde olduğunu ifade eden Akdağ, “Hala CHP bu yanlışı yapıyor. Yani bu millet ortak değerleri söz konusu olduğunda ortak hareket etmesini bilen bir millet. Sen bunun dışında kalırsan millet sana kırmızı kart gösterir. Zeytin Dalı Harekâtı yapılan anket çalışmalarında milletin kahir ekseri tarafından onaylandığını gösteriyor. CHP’li bazı milletvekilleri öylesine fikir yanılması içerisindeler ki, HDP ile kol kola girip PKK’yı savunur duruma geliyorlar” dedi.

Akdağ, isim vermeden CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’a “İpliğin pazara çıktı” diyerek şöyle konuştu:

“CHP Genel Başkan Yardımcılarından biri çıktı, ‘PYD, YPG terör örgütü için bizim elimizde bilgi yok’ diyor. Bunlara terör örgütü, diyemiyor. Hepimiz bunların terör örgütü olduğunu biliyoruz. Sen bilmiyor musun, bunu. Kendi ülkesini korumak, kurtarmak için tıpkı Kuvayı Milliyecilerin Türkiye’de yaptığı gibi yapmaya çalışan oradaki ÖSO’ya terörist diyorsun. Onu nereden bildin. Ağza alınmayacak ifadelerle çıkıp CHP Milletvekilleri ÖSO için çok ağır cümleler kurtarmaktan çekinmediler. İşte battaniyenin altına sığınan bir başka milletvekili kahraman olarak Türkiye’ye gelen ipliği pazara çıktı, aynı ifadeleri kullanabildi, İşte CHP’nin problemi bu. Milletle derdi var, derdi. Milletle problemi var. Milletin değerleriyle problemi var. Öyle olduğu müddetçe de millette CHP’nin başında ister Kemal Kılıçdaroğlu olsun ister başka birisi gelsin ebedi muhalefete mahkum edecektir.”

Sefa Tetik – Şahap Gürler

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekatı’nın üçüncü gününde devam ediyor.

Dün bazı köyleri ele geçirdiğini duyuran Özgür Suriye Ordusu bölgede ilerleyişini sürdürüyor. Türk ordusunun Afrin’e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı’nda ilk 48 saatinde 7.5 kilometre içeri girildi. Kırıkhan-Hassa hattının karşısındaki Afrin’e bağlı Raco, Şedia ve Surki bölgelerinde teröristlerle çatışmalar yaşandı. Terör örgütünün kontrolünde bulunan 21 nokta kullanılamaz hale getirildi. Terör örgütü tarafından yollara döşenen 17 bombalı tuzak etkisiz hale getirildi.

TSK ve ÖSO, ilk iki gününde 3 koldan girdiği Afrin’in PYD-YPG’nin elinde bulunan 11 köyünü fazla bir direniş görmeden kontrol altına aldı. Bu köylerde bulunan bazı teröristleri sağ olarak ele geçirildi. Afrin’in içine doğru 7.5 kilometre girildi.

Tük Silahlı Kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu, Azez-Gülbaba hattında yer alan Afrin’in Raco, Bülbül kasabalarına bağlı Şenkal, Kurni, Bali, Edamanlı köyü, Kita, Kordo ve Bibno mezralarını ve bölgedeki dört tepeyi ele geçirdi.

Kurni köyüne giren bir ÖSO askeri köyü ele geçirdiğini ve ilerlemeye devam ettiklerini söyledi. Köylülerle görüşme yapan ÖSO askeri “Bizim düşmanımız Kürtler değil PKK. Düşmanımızı bir. Biz sizi kurtarmaya geldik” diye konuştu.

Köylüler ÖSO askerlerine teşekkür ederek, durumlarından memnun olduklarını söyledi. 

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Afrin’de başlattığı Zeytin Dalı Harekatı ikinci gününde devam ediyor. Bölgeye giren Özgür Suriye Ordusu, operasyon başlattı. ÖSO, Afrin topraklarında ilerlemeye çalışıyor.

TSK’dan yapılan açıklamada, “Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından hudutlarımızda ve bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamak maksadıyla Suriye’nin kuzeybatısında Afrin bölgesinde, PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ’a mensup teröristleri etkisiz hale getirmek ve dost ve kardeş bölge halkını bunların baskı ve zulmünden kurtarmak üzere, ‘Zeytin Dalı Harekâtı’ 20 Ocak 2018 saat 17.00’de başlatılmıştır. Harekat, ülkemizin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları, BMGK’nin terörle mücadeleye yönelik özellikle 1624 (2005), 2170 (2014) ve 2178 (2014) sayılı kararları ve BM sözleşmesinin 51’inci maddesinde yer alan Meşru Müdafaa Hakkı çerçevesinde Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olarak icra edilmektedir. Tespit edilen hedefler, kara ateş destek vasıtaları ile ateşle taarruz edilerek etkisiz hale getirilmeye devam edilmektedir. Bu kapsamda şu ana kadar PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütleri tarafından kullanılan sığınak, barınak, mühimmat deposu vb. 153 hedef ateş altına alınmış olup ‘Zeytin Dalı Harekâtı’ planlandığı şekilde devam etmektedir. Harekatın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzii, silah, araç ve gereçler hedef alınmakta olup, sivil/masum kişilerin zarar görmemesi için her türlü dikkat ve hassasiyet gösterilmektedir” denildi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’nin yeni seçilen İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Twitter paylaşımlarına sert tepki gösterdi. Partisinin dünkü grup toplantısında Kaftancıoğlu’na ait tweet ve görüntüleri paylaşan Erdoğan “Marksist terminoloji ile ülkemizin değerlerine saldırmıştır. Eşi de övünerek 7 dakikada çeyrek domuzu nasıl yediğini anlatıyor. Bu kafa ile CHP, bırakınız iktidara gelmeyi, kendi birliğini dahi koruyamaz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şunları söyledi:

Şimdi İstanbul’a bir il başkanı seçmişler ki tam bir facia… Gezi olayları sırasında insanları, ‘Ananı da al haydi Taksim’e’ diyerek provokasyonların her yerinde bu kişinin bizzat bulunduğu anlaşılıyor. CHP ile HDP’nin ortak hareket etmesini kutlayan mesajlar yayınlıyor. Bu konuda tepkiler almış olacak ki hemen ‘CHP’yi BDP ile aynı yola girdi diye eleştiren gerzekler, yol doğru yol ona bak sen’ diyerek karşı saldırıya geçiyor. PKK’nın güdümündeki BDP’liler ülkemizi kaosa sürüklemek için sokakları kana ve ateşe boğarken bu kişi ‘Kürtler Gezi’de yok, bahane bulma sen, Kobani’de ne yapıyorsun, nasıl davranıyorsun, ona bak’ diyerek, yapılan ihanete ortak oluyordu. ‘İnandığınız Allah’ınız, sizin de belanızı versin’ diyor. Kılıçdaroğlu gibi karikatür bir tipin başında bulunduğu partiye de tencere kapak misali herhâlde böyle bir il başkanı yakışır.

Dün Irak’ta oynanan oyunu bozduk, Suriye’de oynanan oyunun kalbine Fırat Kalkanı ile âdeta bir hançer sapladık. İnşallah yarın öbür gün, Afrin ve Menbiç’ten başlayarak Suriye’deki diğer terör yuvalarını da birer birer dağıtacağız. Buna ne müttefikimiz gibi gözüküp de bizi sırtımızdan vurmaya kalkanlar, ne de siyasetçi görünümlü marjinal terör destekçileri engel olabilir. Hâlâ bu uğurda neler yapabileceğimizi göremeyenlerin olduğu anlaşılıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Grup Toplantısı ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. “Afrin’e yönelik operasyonun ne zaman yapılacağı” sorusu üzerine Erdoğan “Ben her zaman ne diyorum? ‘Bir gece ansızın.’ Çünkü savaş stratejisinde geceler biliyorsunuz sayısızdır. Bir gece…” dedi. “Afrin operasyonuna Suriyeli muhaliflerin dâhil olup olmayacağı” sorusuna karşılık Erdoğan “Tabii olacak. Onlar için veriliyor bu mücadele, bizim için değil. Biz onlara, topraklarına sahip çıkmaları için, bu kardeşlerimize orada yardımcı oluyoruz. Amerika 11-12 bin kilometreden gelecek, burada kendisine bir ordu oluşturacak ve adını da ne koyacak? ‘Sınır güvenliği.’ Neyin sınır güvenliği? Bakın şu anda Suriye’de rejim, ‘bu bizim için bir tehdit oluşturur’ diyor ve kesinlikle böyle bir oluşuma onlar da sıcak bakmıyor” diye konuştu.

Erdoğan, “MHP ile ittifakta Kürt vatandaşların küseceği” iddiasının hatırlatılması üzerine de, “Onlara inanmayın. Bu millet o oyunları artık aştı” ifadesini kullandı.

YPG gücü kabul edilemez

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile telefonla görüştü. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarına göre telefon görüşmesinde, DEAŞ’la Mücadele Küresel Koalisyonu Sözcüsü’nün “Suriye Sınır Güvenliği Gücü” tesis edileceği sözleri ele alındı. Erdoğan, PYD/YPG terör örgütü güdümündeki SDG komutasında faaliyet göstermesi öngörülen söz konusu türden bir güç oluşturulmasının asla kabul edilemeyeceğini vurguladı. Bu tür bir teşebbüsün Suriye’nin birliğine ve istikrarına hizmet etmeyeceğini belirten Erdoğan, bazı müttefiklerin terör örgütleriyle iş birliği yapmalarını anlamanın mümkün olmadığına da işaret etti.

Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan hakları kapsamında milli güvenliğini muhafaza için gerekli her türlü tedbiri alacağını kaydetti. Türkiye’nin sınırının hemen ötesinde bir terör gücü oluşturulmasına seyirci kalamayacağını belirtti.

STOLTENBERG: SİZ HAKLISINIZ

Konuyla ilgili endişelere hak verdiklerini belirten NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ise Türkiye’nin kendini terör saldırılarından korumasının en doğal hakkı olduğuna vurgu yaptı. Türkiye’nin NATO için önemli bir ülke olduğunu belirten Stoltenberg, Suriye’nin kuzeyinde sözü edilen türden bir güç oluşturulması hususunda kendilerine danışılmadığını bildirdi.

Türkiye Gazetesi